Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye Ekonomisi

Kapsül Haber Ajansı - Türkiye Ekonomisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Ekonomisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

PLASFED’den Sanayi Büyümesine İlişkin Değerlendirme Haber

PLASFED’den Sanayi Büyümesine İlişkin Değerlendirme

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre Türkiye ekonomisi 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 büyüdü. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 arttı. Ekonomik faaliyetler içinde sanayi yüzde 2,4 büyüme kaydederken, ilk çeyrekte yüzde 0,8 daralan sanayinin yeniden büyümeye dönmesi dikkat çekti. Büyüme verilerini değerlendiren Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, sanayinin yeniden büyüme ivmesi kazanmasının Türkiye ekonomisinin üretim gücü açısından önemli olduğunu söyledi. Karadeniz, “Sanayi sektörünün yılın ilk çeyreğinde yaşadığı yüzde 0,8'lik daralmanın ardından ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesi, üretim cephesinde yeniden hareketlenme başladığını göstermesi açısından umut verici. Ancak Türkiye'nin sürdürülebilir ve yüksek kaliteli bir büyüme patikasına girebilmesi için sanayideki bu toparlanmanın kalıcı hale gelmesi gerekiyor” dedi. “Sanayinin büyümesi tek başına yeterli değil” Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinin ancak üretim ve sanayinin güçlendirilmesiyle mümkün olabileceğine dikkat çeken Karadeniz, büyümenin niteliğinin de en az büyüme oranı kadar önemli olduğunu vurguladı. Karadeniz, “Sanayinin yüzde 2,4 büyümesi önemli ve değerli bir gelişme. Ancak sanayicimizin bugün karşı karşıya olduğu yüksek finansman maliyetleri, enerji ve hammadde giderleri, işçilik maliyetleri ve küresel rekabet baskısı devam ediyor. Bu koşullar altında elde edilen büyümeyi kalıcı hale getirmek için üretim maliyetlerini aşağı çekecek ve yatırımları destekleyecek politikaların güçlendirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. “Plastik sektörü sanayi üretiminin temel taşı” Plastik sektörünün otomotivden ambalaja, inşaattan sağlığa kadar çok geniş bir üretim zincirine girdi sağladığını hatırlatan Karadeniz, sektörün Türkiye'nin sanayi ve ihracat kapasitesi açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. Plastiğin artık neredeyse tüm sektörlerde kullanılan, teknoloji ve inovasyon açısından da önemli bir üretim alanı olduğuna dikkat çekti. Karadeniz, “Plastik sanayisi, Türkiye'nin üretim ekosisteminin temel sektörlerinden biri. Dolayısıyla sanayideki toparlanmanın plastik sektörüne de güçlü biçimde yansımasını istiyoruz. Bunun için sektörümüzün yüksek oranda dışa bağımlı olduğu hammaddede, finansmanda ve enerji maliyetlerinde yaşanan sorunların çözülmesi gerekiyor. Üretim kapasitemizi koruyarak daha yüksek katma değerli ve rekabetçi bir yapıya geçmeliyiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnşaat Sektörü 14 Çeyreğin Ardından Küçüldü Haber

İnşaat Sektörü 14 Çeyreğin Ardından Küçüldü

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin büyüme rakamları ile ilgili yaptığı yazılı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “2026 yılının ikinci çeyreğinde Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verilerine göre Türkiye ekonomisi büyümesini sürdürürken, sektörümüz açısından tablo tersine dönmüştür. 14 çeyrektir aralıksız büyüyen sektörümüz, bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 1,9 küçülmüştür. Son dönemde sektörümüzün büyüme ivmesindeki yavaşlamaya dikkat çekmiş ve çözüm bekleyen sorunları dile getirmiştik. Bir önceki çeyrekte de ifade ettiğimiz üzere, sektörümüzdeki büyüme ivmesinin tersine dönmesinde sıkı finansman koşulları, yüksek kredi maliyetleri ve özel sektör yatırımlarındaki temkinli seyir belirleyici olmuştur. 2023 ve takip eden yıllarda deprem bölgesine yönelik yeniden inşa faaliyetleri ve kamu kaynaklı altyapı yatırımları sektörü güçlü biçimde desteklemiş; ancak, 2026 yılı itibarıyla göreceli olarak daha sınırlı hale gelen bu katkı, özel sektör kaynaklı inşaat faaliyetlerindeki yavaşlamayı telafi etmede yetersiz kalmıştır. İnşaat sektöründe kamu yatırımlarındaki ödenek kısıtlamalarının, finansmana erişimin zorluğunun, yüksek maliyetlerin yaratmış olduğu baskıları sıklıkla kamuoyunun gündemine taşımıştık. Bu konularda devam eden sorunlar, sektörümüzün 14 çeyrek sonra küçülmesine yol açmıştır. Bu konularda yapılacak düzenlemeler, sektörümüzün tekrar pozitif büyümeye dönmesini ve ülke ekonomisinin büyümesine sunduğu katkıyı devam ettirmesini sağlayacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DYO Bayileriyle Yeni Dönemin Ekonomisini ve Büyüme Fırsatlarını Değerlendirdi Haber

DYO Bayileriyle Yeni Dönemin Ekonomisini ve Büyüme Fırsatlarını Değerlendirdi

Türkiye boya sektörünün öncü markası DYO, toptancı bayileriyle gerçekleştirdiği buluşmada sektörün bugünü ve geleceğini kapsamlı bir şekilde ele aldı. Yaşar Holding ve DYO Boya Fabrikaları Yönetim Kurulu Başkanı Feyhan Yaşar, Yaşar Holding ve DYO Boya Fabrikaları Yönetim Kurulu Başkan Vekili İdil Yiğitbaşı ve Yaşar Holding İcra Başkanı Mehmet Aktaş’ın da katıldığı buluşmada, ekonomik görünüm, pazar dinamikleri, değişen müşteri beklentileri ve yeni dönemde büyümeyi destekleyecek uygulamalar değerlendirildi. Toplantıda DYO’nun önümüzdeki döneme ilişkin satış ve pazarlama yaklaşımı, sahadaki rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmalar ve bayi kanalını destekleyecek yeni uygulamalar paylaşıldı. Değişen pazar koşullarında hız, doğru ürün ve müşteriye yakınlık başlıklarının önemine dikkat çekilirken, DYO’nun güçlü bayi ağıyla pazardaki etkinliğini daha da artırma hedefi vurgulandı. Ekonomi gündemi bayilerin perspektifinden değerlendirildi Toplantının önemli başlıklarından biri de Türkiye ekonomisi ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler oldu. DYO Genel Müdürü Yakup Benli, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC) Başkanı Vahap Munyar ile gerçekleştirdiği söyleşide Türkiye ekonomisinin mevcut görünümünden enflasyon ve faiz beklentilerine, iç talebin seyrinden inşaat ve tüketici piyasalarına kadar iş dünyasının gündemindeki başlıkları ele aldı. Söyleşide makroekonomik gelişmelerin reel sektör ve ticaret üzerindeki etkileri değerlendirilirken, belirsizliklerin yüksek olduğu bir ortamda şirketlerin ve bayilerin değişen koşullara hızlı uyum sağlama becerisinin önemi üzerinde duruldu. “Büyümeyi bayilerimizle birlikte gerçekleştireceğiz” Toplantıda değerlendirmelerde bulunan DYO Genel Müdürü Yakup Benli, DYO’nun güçlü bayi yapılanmasının şirketin en önemli rekabet avantajlarından biri olduğuna dikkat çekti. Benli, “DYO’nun geniş ürün gamı ve kalitesini ispatlamış ürün gruplarına rağmen, gücü yalnızca ürünlerinden ve markasından değil, Türkiye’nin dört bir yanında yıllardır birlikte yol yürüdüğümüz iş ortaklarımızdan geliyor. Pazarın değiştiği, rekabetin yeniden şekillendiği bir dönemden geçiyoruz. Böyle dönemlerde sahaya daha yakın olmak, daha hızlı hareket etmek ve doğru fırsatlara birlikte odaklanmak her zamankinden daha önemli. Önümüzdeki dönemde hedefimiz net: Bayilerimizin rekabet gücünü artıran, ticaretlerini destekleyen ve DYO’nun pazardaki varlığını büyüten adımları birlikte atmak. Çünkü bizim için sürdürülebilir büyümenin yolu, bayilerimizle birlikte gelişmekten geçiyor.” dedi. Toplantıda ayrıca DYO’nun bayi ticaretini desteklemeye yönelik yeni dönem uygulamaları ve kampanyaları da paylaşıldı. Bayilerin finansal ve ticari koşullarını desteklemeyi amaçlayan çalışmaların yanı sıra satış noktasındaki hareketliliği ve DYO ürünlerinin pazardaki erişimini artıracak uygulamalar hakkında bilgi verildi. DYO, güçlü dağıtım ağı, köklü marka mirası ve sahadan beslenen yaklaşımıyla önümüzdeki dönemde de bayileriyle kurduğu uzun soluklu iş birliğini güçlendirmeyi ve Türkiye boya pazarındaki konumunu ileri taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Efor Yatırım ve Efor Gübre’den İSO İkinci 500’de Çifte Başarı Haber

Efor Yatırım ve Efor Gübre’den İSO İkinci 500’de Çifte Başarı

İstanbul Sanayi Odası’nın Türkiye sanayisinin en kapsamlı araştırmaları arasında yer alan “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025” sonuçları açıklandı. Araştırmada, Efor Yatırım geçen yılın ardından listede yer alma başarısını 284’üncü sıra ve 173 basamaklık yükselişle sürdürürken, bağlı ortaklığı Efor Gübre de bu yıl ilk kez listeye girdi. Bu sonuç, Efor Yatırım ve bağlı ortaklığı Efor Gübre’nin üretim ve sanayi alanındaki performansını bir kez daha ortaya koydu. Enerji, tarım, gıda ve sanayi alanlarında faaliyetlerini sürdüren Efor Yatırım ve bağlı ortaklığı Efor Gübre; üretim kapasitesi, tedarik gücü, lojistik kabiliyeti ve katma değerli ürün yaklaşımıyla Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyor. Efor Yatırım’ın listede yükselmesi ve Efor Gübre’nin ilk kez listeye dahil olması, entegre büyüme modelinin sanayi performansına yansıması açısından önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. “Üretim gücümüzü Türkiye ekonomisi için değere dönüştürüyoruz” Efor Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Akkuş, İSO İkinci 500 sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Efor Yatırım ve Efor Gübre olarak büyüme yolculuğumuzu yalnızca finansal göstergelerle değil; üretim, istihdam, yatırım ve ülkemize sağladığımız katma değerle ele alıyoruz. İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasında Efor Yatırım’ın yükselişini sürdürmesi ve Efor Gübre’nin bu yıl ilk kez listeye dahil olması, bu yaklaşımımızın somut bir sonucudur. Tarımdan sanayiye, gıdadan enerjiye uzanan faaliyet alanlarımızda daha verimli, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir yapı kurmak için çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde de üretim gücümüzü Türkiye ekonomisi için değere dönüştürmeye devam edeceğiz.” Tarım ve sanayide verimlilik odaklı büyüme Bu yıl ilk kez İSO İkinci 500 listesine dahil olan Efor Gübre, gübre sektöründe verimlilik, sürdürülebilirlik ve etkin tedarik yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı listesinde 34’üncü sırada yer alan Efor Gübre, tarımsal üretimin stratejik öneminin arttığı bir dönemde, çiftçinin ihtiyaçlarına yanıt veren ürün ve hizmet yapısıyla tarımsal değer zincirine katkı sunuyor. Sanayi, üretim ve yatırım odaklı büyüme stratejisinin önemli taşıyıcılarından Efor Yatırım ise İSO İkinci 500’de 284’üncü sıraya yükselirken, gıda ürünleri imalatı sektör kategorisinde 66’ncı oldu. Efor Yatırım ve Efor Gübre, sürdürülebilir büyüme, güçlü tedarik yapısı, verimlilik odaklı üretim anlayışı ve katma değerli ürün yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimsa, CAC Kapasitesini Son 2 Yılda 3 Katına Çıkardı Haber

Çimsa, CAC Kapasitesini Son 2 Yılda 3 Katına Çıkardı

Türkiye’deki yatırımlarına kararlılıkla devam eden Sabancı Topluluğu şirketlerinden Çimsa, Mersin’deki yeni kalsiyum alüminat çimento (CAC) üretim hattı yatırımını tamamlayarak devreye aldı. 31,8 milyon dolarlık yatırımla hayata geçen ve yıllık 66 bin ton üretim kapasitesine sahip yeni hatla birlikte Çimsa’nın yıllık CAC klinkeri üretim kapasitesi 131 bin tondan 197 bin tona yükseldi. Dünya'nın en büyük üç CAC üretici arasında yer alan Çimsa, bu gelişmeyle birlikte küresel ölçekteki bu konumunu daha da güçlendirmiş oldu. Çimsa aynı zamanda bugün çimentodan yapı malzemelerine geçişte bir köprü görevi gören ve malzeme dönüşümünün sektördeki en önemli örneklerinden olan CAC’ta Türkiye’deki tek üretici olarak yer alıyor. İKİ ÜRETİM TESİSİ İÇİN YAKLAŞIK 75 MİLYON $’LIK YATIRIM Küresel ölçekte faaliyet gösteren bir yapı malzemeleri şirketine dönüşümünü başarıyla sürdüren Çimsa, 2024 yılında gerçekleştirdiği yatırım ile CAC üretim kapasitesini yıllık 65 bin tondan 131 bin tona çıkarılmıştı. Söz konusu yatırımın hemen ardından, CAC’ta yeni bir kapasite artırım kararı alınmıştı. Son yatırımla birlikte Çimsa’nın CAC kapasitesi son 2 yılda 3 katına çıkmış oldu. Mersin tesisinin, küresel yapı malzemeleri sektöründeki yerini de sağlamlaştıran bu iki tesis için yapılan yatırım miktarı 75 milyon doları aştı. “DÜNYADA ÇİN DIŞI TÜKETİMİN %20’SİNİ KARŞILAYABİLİYORUZ” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, “Her fırsatta söylediğimiz gibi; dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiğimiz yatırımla küresel yetkinliklerimizi artırırken, Türkiye’deki yatırımlarımıza da kararlılıkla devam ediyoruz. Şubat 2024’te tamamladığımız ilk CAC kapasite artırımı yatırımından sadece 9 ay sonra, bu alandaki yeni yatırım kararımızı duyurmuştuk. Bugün 200 bin tona yaklaşan CAC üretim kapasitemizle, Çin hariç pazarlardaki küresel tüketimin yaklaşık yüzde 20’sini tek başımıza karşılayabilir hale geldik. Bu yatırım, Çimsa’nın küresel yapı malzemeleri vizyonu için attığımız kritik adımlardan bir tanesi” dedi. “15 KATLIK KATMA DEĞER ARTIŞI SAĞLIYORUZ” CAC’ın sadece Çimsa için değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisi için de çok önemli bir ürün olduğunu sözlerine ekleyen Umut Zenar, “CAC bizim sektörümüzde, katma değeri en yüksek ürünlerden bir tanesi. Ülkemizin doğal kaynağını, Mersin tesisimizde gerçekleştirdiğimiz yüksek teknolojili üretim teknikleriyle CAC ürünlerine dönüştürerek, neredeyse 15 katlık bir katma değer artışı sağlıyoruz. Bundan da gurur duyuyoruz. Diğer yandan bu yatırım, yüzünü tamamen ihracata dönmüş bir yatırım. CAC yatırımı ile Mersin’deki kapasitenin yaklaşık yüzde 90’ı dünya pazarlarına ihraç ediliyor. Tüm bunlar ülkemizin katma değerli ihracat seferberliğine yaptığımız katkının da çok net bir göstergesi” ifadelerini kullandı. “CAC, ‘GRİDEN YEŞİLE’ DÖNÜŞÜM STRATEJİMİZ İÇİN ÇOK DEĞERLİ BİR ÜRÜN” Çimsa’nın bir ‘yapı malzemeleri şirketi’ne dönüşümünde sürdürülebilirliğin çok önemli olduğunu belirten Umut Zenar, “Sürdürülebilirlik perspektifinde iki ayaklı düşünüyoruz. Bir yandan üretim teknolojilerimizi sürdürülebilirlik odaklı şekilde iyileştiriyor; diğer yandan da karbon emisyonu daha düşük ürünlerle portföyümüzü zenginleştiriyoruz. CAC ayrıca sürdürülebilirlik hedeflerimiz ve ‘griden yeşile’ dönüşüm stratejimiz için de çok değerli bir ürün” dedi. NERELERDE KULLANILIYOR? İleri malzeme teknolojilerinde Çimsa’nın öncü rolünü ortaya koyan CAC’ın en büyük özelliği, yüksek sıcaklığa direnç göstermesi ve çok hızlı dayanım kazanması.CAC genel olarak yapı kimyasalları sektöründe kuru karışım yöntemiyle üretilen teknik harçlarda, yüksek sıcaklıkta çalışan endüstriyel fırınların yapımında, dökümhanelerde metal eritme işlemlerinde, çelik ve demir üretiminde ve yangına dayanıklı yapı malzemeleri üretiminde, otoyol ve uçak pisti tamiratı gibi hızlı dayanım kazanımı gerektiren üstyapı projelerinde sıklıkla kullanılıyor.CAC ürünleri başta Kuzey Avrupa ülkeleri olmak üzere, Amerika ve Asya-Pasifik gibi pazarlarda katma değerli endüstriler tarafından kullanılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sektöründen Cumhuriyet Tarihinin İhracat Rekoru Haber

Kimya Sektöründen Cumhuriyet Tarihinin İhracat Rekoru

Toplam ihracattan yüzde 12,6 pay alan sektör, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,6 artış kaydederken, Haziran ayında 3,29 milyar dolarlık ihracatla yılın en güçlü aylık performansını ortaya koydu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan Haziran ayı ihracat verileriyle birlikte Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörünün 2026 yılı ilk yarı performansı netleşti. Sektör, yılın ilk 6 ayında 17,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek Cumhuriyet tarihinin en yüksek ilk yarı ihracat seviyesine ulaştı. 2024 yılının ilk 6 ayında 15,78 milyar dolar, 2025 yılının aynı döneminde ise 15,75 milyar dolar ihracat gerçekleştiren Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörü, 2026 yılının ilk yarısında güçlü bir toparlanma grafiği ortaya koydu. Sektör ihracatı, 2025 yılının ilk yarısına göre yüzde 8,6, 2024 yılının aynı dönemine göre ise yüzde 8,4 artış gösterdi. Yılın ilk aylarında daha sınırlı bir seyir izleyen sektör ihracatı, Nisan ayı itibarıyla toparlanma sürecine girdi. Nisan ayında 3,10 milyar dolar, Haziran ayında ise 3,29 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, yılın ikinci çeyreğinde ihracat performansını belirgin şekilde yukarı taşıdı. Haziran ayı yılın en güçlü performansı oldu Kimya sektörü açısından yılın en dikkat çekici verisi haziran ayında kaydedildi. Haziran 2026’da 3,29 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, 2026 yılının en yüksek aylık ihracat rakamına ulaştı. Bu rakam, aynı zamanda ilk yarı ihracat rekoruna giden süreçte yılın en güçlü aylık performansı olarak öne çıktı. Haziran ayındaki ihracat performansı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26,9, 2024 yılının haziran ayına göre ise yüzde 48,5 artışa işaret etti. Böylece sektör, yılın ikinci yarısına daha güçlü bir ihracat zeminiyle girdi. Türkiye’nin 2026 yılı ilk 6 ay toplam ihracatı 136 milyar dolar olarak gerçekleşirken, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörü 17,1 milyar dolarlık ihracatıyla toplam ihracattan yüzde 12,6 pay aldı. Sektör, bu performansıyla Türkiye ihracatının ana taşıyıcı sektörlerinden biri olma konumunu sürdürürken, en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektör konumunu da korudu. Aracı: “Kimya sektörümüz ilk yarıda tarihi bir ihracat seviyesine ulaştı” 2026 yılı ilk yarı ihracat performansını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, kimya sektörünün Türkiye ihracatındaki stratejik ağırlığını koruduğunu belirterek şunları söyledi: “Kimya sektörümüz, 2026 yılının ilk yarısında 17,1 milyar dolarlık ihracata ulaşarak bugüne kadarki en yüksek ilk 6 ay ihracat performansını ortaya koydu. Özellikle Nisan ayı itibarıyla başlayan toparlanmanın Nisan ve Haziran aylarında yüksek ihracat rakamlarıyla desteklenmesi, sektörümüz açısından önemli bir gösterge. Haziran ayında ulaştığımız 3,29 milyar dolarlık ihracat, yılın ikinci yarısına daha güçlü bir moralle başlamamızı sağladı.” Aracı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göreve geldiğimiz Nisan ayından bu yana kimya sektörünün alt gruplarını ilgilendiren 7 komite toplantısı gerçekleştirdik. Bu toplantılarla sektörümüzün sahadaki ihtiyaçlarını doğrudan dinleyen, sorunları ilgili Bakanlıklarımızla güçlü bir diyalog içinde ele alan bir çalışma anlayışıyla ilerliyoruz. Ticaret Bakanlığımız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız başta olmak üzere kamu kurumlarımızla kurduğumuz yakın temas, sektörümüzün çözüm bekleyen başlıklarının daha hızlı gündeme taşınması açısından büyük önem taşıyor.” Kimya sektörünün üretim gücü, pazar çeşitliliği ve sanayinin farklı alanlarına sağladığı girdiyle Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir rol üstlendiğini ifade eden Aracı, ihracatçıların rekabet gücünü artıracak başlıklara odaklandıklarını belirtti. Kimya Teknoloji Merkezi yeniden ele alınıyor İKMİB’in sektöre yönelik teknik kapasiteyi güçlendirme hedefiyle hayata geçirilen Kimya Teknoloji Merkezi’ne ilişkin çalışmaların da gündemlerinde önemli bir yer tuttuğunu belirten Aracı, merkezin mevcut yapısını kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini söyledi. Aracı, “Göreve geldiğimizde Kimya Teknoloji Merkezi’nin mevcut fizibilitesi, kullanım kapasitesi ve sürdürülebilirlik yapısı açısından yeniden ele alınması gereken bir tabloyla karşılaştık. Bu nedenle merkezi, sektörümüze gerçek anlamda fayda sağlayacak, görünürlüğü artmış ve finansal sürdürülebilirliği güçlendirilmiş bir yapıya kavuşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreçte Bakanlıklarımız, kamu kurumlarımız ve üniversitelerimizle istişare halinde ilerliyoruz” dedi. “İlk yarıdaki rekor tablo yılın kalanı için güçlü bir motivasyon sağlıyor” Küresel ticarette belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde kimya sektörünün rekor ilk yarı performansı sergilediğine dikkat çeken Aracı, yılın ikinci yarısında mevcut ivmeyi korumak için ihracatçı firmalarla yakın temas içinde çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Aracı, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Bugün ulaştığımız rakamlar, sektörümüzün üretim gücünü, ihracat refleksini ve küresel pazarlardaki konumunu bir kez daha ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, bu ivmeyi kalıcı hale getirmek, ihracatçılarımızın önündeki engelleri azaltmak, ihracata dönük yabancı yatırımların ülkemize kazandırılmasına yönelik çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürmek ve kimya sektörünün Türkiye ihracatındaki stratejik payını daha da güçlendirmek olacak. Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan ve ihracatçılarımızın finansmana erişimini destekleyen yeni adımların da sektörümüz için önemli bir moral oluşturacağına inanıyoruz. İlk yarıdaki rekor tablo, yılın kalanı için bize güçlü bir motivasyon sağlıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sektörü İlk Yarıda İhracat Rekoru Kırdı Haber

Kimya Sektörü İlk Yarıda İhracat Rekoru Kırdı

Toplam ihracattan yüzde 12,6 pay alan sektör, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,6 artış kaydederken, Haziran ayında 3,29 milyar dolarlık ihracatla yılın en güçlü aylık performansını ortaya koydu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan Haziran ayı ihracat verileriyle birlikte Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörünün 2026 yılı ilk yarı performansı netleşti. Sektör, yılın ilk 6 ayında 17,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek bugüne kadarki en yüksek ilk yarı ihracat seviyesine ulaştı. 2024 yılının ilk 6 ayında 15,78 milyar dolar, 2025 yılının aynı döneminde ise 15,75 milyar dolar ihracat gerçekleştiren Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörü, 2026 yılının ilk yarısında güçlü bir toparlanma grafiği ortaya koydu. Sektör ihracatı, 2025 yılının ilk yarısına göre yüzde 8,6, 2024 yılının aynı dönemine göre ise yüzde 8,4 artış gösterdi. Yılın ilk aylarında daha sınırlı bir seyir izleyen sektör ihracatı, Nisan ayı itibarıyla toparlanma sürecine girdi. Nisan ayında 3,10 milyar dolar, Haziran ayında ise 3,29 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, yılın ikinci çeyreğinde ihracat performansını belirgin şekilde yukarı taşıdı. Haziran ayı yılın en güçlü performansı oldu Kimya sektörü açısından yılın en dikkat çekici verisi haziran ayında kaydedildi. Haziran 2026’da 3,29 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, 2026 yılının en yüksek aylık ihracat rakamına ulaştı. Bu rakam, aynı zamanda ilk yarı ihracat rekoruna giden süreçte yılın en güçlü aylık performansı olarak öne çıktı. Haziran ayındaki ihracat performansı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26,9, 2024 yılının haziran ayına göre ise yüzde 48,5 artışa işaret etti. Böylece sektör, yılın ikinci yarısına daha güçlü bir ihracat zeminiyle girdi. Türkiye’nin 2026 yılı ilk 6 ay toplam ihracatı 136 milyar dolar olarak gerçekleşirken, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörü 17,1 milyar dolarlık ihracatıyla toplam ihracattan yüzde 12,6 pay aldı. Sektör, bu performansıyla Türkiye ihracatının ana taşıyıcı sektörlerinden biri olma konumunu sürdürürken, en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektör konumunu da korudu. Aracı: “Kimya sektörümüz ilk yarıda tarihi bir ihracat seviyesine ulaştı” 2026 yılı ilk yarı ihracat performansını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, kimya sektörünün Türkiye ihracatındaki stratejik ağırlığını koruduğunu belirterek şunları söyledi: “Kimya sektörümüz, 2026 yılının ilk yarısında 17,1 milyar dolarlık ihracata ulaşarak bugüne kadarki en yüksek ilk 6 ay ihracat performansını ortaya koydu. Özellikle Nisan ayı itibarıyla başlayan toparlanmanın Nisan ve Haziran aylarında yüksek ihracat rakamlarıyla desteklenmesi, sektörümüz açısından önemli bir gösterge. Haziran ayında ulaştığımız 3,29 milyar dolarlık ihracat, yılın ikinci yarısına daha güçlü bir moralle başlamamızı sağladı.” Aracı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Göreve geldiğimiz Nisan ayından bu yana kimya sektörünün alt gruplarını ilgilendiren 7 komite toplantısı gerçekleştirdik. Bu toplantılarla sektörümüzün sahadaki ihtiyaçlarını doğrudan dinleyen, sorunları ilgili Bakanlıklarımızla güçlü bir diyalog içinde ele alan bir çalışma anlayışıyla ilerliyoruz. Ticaret Bakanlığımız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız başta olmak üzere kamu kurumlarımızla kurduğumuz yakın temas, sektörümüzün çözüm bekleyen başlıklarının daha hızlı gündeme taşınması açısından büyük önem taşıyor.” Kimya sektörünün üretim gücü, pazar çeşitliliği ve sanayinin farklı alanlarına sağladığı girdiyle Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir rol üstlendiğini ifade eden Aracı, ihracatçıların rekabet gücünü artıracak başlıklara odaklandıklarını belirtti. Kimya Teknoloji Merkezi yeniden ele alınıyor İKMİB’in sektöre yönelik teknik kapasiteyi güçlendirme hedefiyle hayata geçirilen Kimya Teknoloji Merkezi’ne ilişkin çalışmaların da gündemlerinde önemli bir yer tuttuğunu belirten Aracı, merkezin mevcut yapısını kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini söyledi. Aracı, “Göreve geldiğimizde Kimya Teknoloji Merkezi’nin mevcut fizibilitesi, kullanım kapasitesi ve sürdürülebilirlik yapısı açısından yeniden ele alınması gereken bir tabloyla karşılaştık. Bu nedenle merkezi, sektörümüze gerçek anlamda fayda sağlayacak, görünürlüğü artmış ve finansal sürdürülebilirliği güçlendirilmiş bir yapıya kavuşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreçte Bakanlıklarımız, kamu kurumlarımız ve üniversitelerimizle istişare halinde ilerliyoruz” dedi. “İlk yarıdaki rekor tablo yılın kalanı için güçlü bir motivasyon sağlıyor” Küresel ticarette belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde kimya sektörünün rekor ilk yarı performansı sergilediğine dikkat çeken Aracı, yılın ikinci yarısında mevcut ivmeyi korumak için ihracatçı firmalarla yakın temas içinde çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Aracı, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “Bugün ulaştığımız rakamlar, sektörümüzün üretim gücünü, ihracat refleksini ve küresel pazarlardaki konumunu bir kez daha ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, bu ivmeyi kalıcı hale getirmek, ihracatçılarımızın önündeki engelleri azaltmak, ihracata dönük yabancı yatırımların ülkemize kazandırılmasına yönelik çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürmek ve kimya sektörünün Türkiye ihracatındaki stratejik payını daha da güçlendirmek olacak. Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan ve ihracatçılarımızın finansmana erişimini destekleyen yeni adımların da sektörümüz için önemli bir moral oluşturacağına inanıyoruz. İlk yarıdaki rekor tablo, yılın kalanı için bize güçlü bir motivasyon sağlıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulls GSYO’dan Dikkat Çeken Hamle: Birlik Mensucat’a Milyonluk Ortaklık Haber

Bulls GSYO’dan Dikkat Çeken Hamle: Birlik Mensucat’a Milyonluk Ortaklık

Türkiye’de reel sektöre yönelik yatırımlar hız kesmeden devam ederken, sermaye piyasalarının dikkat çeken oyuncularından Bulls Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı (Bulls GSYO) önemli bir yatırım kararıyla gündeme geldi. Şirket, tekstil sektörünün köklü kuruluşlarından Birlik Mensucat Ticaret ve Sanayi İşletmesi A.Ş.’ye ortak olmak üzere anlaşmaya vardığını duyurdu. Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapılan açıklamaya göre Bulls GSYO, Birlik Mensucat sermayesinin yüzde 10,73’ünü temsil eden payları devralarak şirkette önemli bir ortaklık pozisyonu elde edecek. Gerçekleşecek işlem, hem yatırım dünyasında hem de sanayi sektöründe dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı. Bulls GSYO’dan 92 Milyon TL’yi Aşan Stratejik Yatırım Açıklanan bilgilere göre yatırım kapsamında, Birlik Mensucat’ın sermayesinin yüzde 10,73’üne karşılık gelen 9 milyon 576 bin adet halka kapalı hamiline pay mevcut ortaklardan Yaşar Küçükçalık’tan satın alınacak. Pay devrinin toplam bedeli ise 92 milyon 410 bin TL olarak belirlendi. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ardından işlemin tamamlanması için gerekli kapanış şartlarının yerine getirilmesi bekleniyor. Sürecin sonuçlanmasıyla birlikte Bulls GSYO, Türkiye tekstil sektörünün köklü markalarından biri olan Birlik Mensucat’ın önemli hissedarlarından biri haline gelecek. Bu yatırım, girişim sermayesi tarafında yalnızca teknoloji ve yenilikçi girişimlere değil, güçlü üretim altyapısına sahip sanayi şirketlerine yönelik ilginin de arttığını ortaya koyuyor. Birlik Mensucat’ın Köklü Geçmişi Yatırım Kararında Etkili Oldu Tekstil sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren Birlik Mensucat, üretim kapasitesi ve sanayi tecrübesiyle sektörün önemli şirketleri arasında gösteriliyor. Bulls GSYO yönetimi tarafından yapılan değerlendirmelerde, şirketin güçlü operasyonel yapısı ve büyüme potansiyelinin yatırım kararında belirleyici olduğu vurgulandı. Uzmanlar, Türkiye’nin üretim gücünü temsil eden köklü sanayi kuruluşlarının yatırımcıların radarına girmesinin, reel ekonomiye olan güvenin önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ediyor. Kemal Akkaya: Türkiye’nin Üretim Gücüne Güveniyoruz Bulls GSYO Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akkaya, yatırım kararına ilişkin yaptığı değerlendirmede, sürdürülebilir büyüme potansiyeline sahip şirketlerin her zaman öncelikleri arasında bulunduğunu belirtti. Akkaya, Birlik Mensucat’ın yeni dönemde operasyonel kapasitesini daha da güçlendireceğine inandıklarını ifade ederken, yatırımın yalnızca finansal bir ortaklık olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin sanayi gücüne ve üretim kapasitesine duyulan güvenin somut bir göstergesi olduğunu vurguladı. Şirket yönetimi, önümüzdeki dönemde de reel sektörde büyüme potansiyeli yüksek işletmelere yatırım yapmayı sürdüreceklerinin altını çizdi. Sanayi ve Tekstil Sektörüne Güçlü Destek Son dönemde ekonomik dönüşümün merkezinde yer alan üretim ve ihracat odaklı şirketler, yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Özellikle tekstil sektörü, küresel pazarlardaki rekabet gücü ve üretim kapasitesi sayesinde stratejik sektörler arasında yer alıyor. Birlik Mensucat’a gerçekleştirilecek ortaklık hamlesi, üretim odaklı yatırımların önemini bir kez daha ortaya koyarken, sektörün büyüme potansiyeline yönelik beklentileri de güçlendiriyor. Ekonomi çevreleri, bu tür yatırımların yalnızca şirketlerin finansal yapısını desteklemekle kalmayıp aynı zamanda istihdam, üretim ve ihracat performansına da olumlu katkı sağladığını değerlendiriyor. Bulls GSYO’nun Büyüme Stratejisinde Yeni Sayfa Son yıllarda yatırım portföyünü çeşitlendiren Bulls GSYO, farklı sektörlerdeki büyüme fırsatlarını değerlendirmeye devam ediyor. Birlik Mensucat yatırımı ise şirketin sanayi ve üretim odaklı büyüme stratejisinin önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Piyasa uzmanları, yatırımın tamamlanmasının ardından iki şirket arasında oluşacak sinerjinin yeni büyüme fırsatları yaratabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle üretim kapasitesinin artırılması, operasyonel verimlilik ve yeni yatırımların desteklenmesi gibi alanlarda ortaklığın önemli katkılar sağlaması bekleniyor. Türkiye ekonomisinin üretim ve katma değer odaklı dönüşüm sürecinde gerçekleşen bu yatırım, sermaye piyasaları ile reel sektör arasındaki iş birliğinin güçlenmeye devam ettiğini gösteriyor. Bulls GSYO’nun Birlik Mensucat ortaklığı, önümüzdeki dönemde yatırım dünyasının yakından takip edeceği gelişmeler arasında yer almaya aday görünüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Kurumlar Vergisi İndirimi Şirketleri Yeni Yatırımlara Yönlendirecek” Haber

“Kurumlar Vergisi İndirimi Şirketleri Yeni Yatırımlara Yönlendirecek”

Yalçıntaş, kararın özellikle üretim yapan büyük ölçekli ve halka açık şirketler açısından önemli olduğunu belirterek, düzenlemenin yatırımı ve istihdamı teşvik edeceğini, şirketlerin finansal yapısını güçlendireceğini ve kredi ihtiyacını azaltacağını ifade etti. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen vergi düzenlemesiyle, sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim yapan kurumlar ile zirai üretim faaliyeti yürüten kurumların üretimden elde ettikleri kazançlara uygulanan Kurumlar Vergisi oranı yüzde 25’ten yüzde 12,5’e indirildi. Düzenlemeyi değerlendiren OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, özellikle büyük ölçekli şirketler, İSO 500 kuruluşları ve halka açık şirketler açısından kararın önemli bir eşik olduğunu belirterek, “Bu adım, sermayenin şirket içinde kalmasına, yeniden yatırıma dönüşmesine, kredi yükünün azaltılmasına ve finansal yapıların güçlenmesine önemli katkı sağlayacaktır” dedi. Yeni yatırım ve istihdam için kıymetli bir karar Yalçıntaş, “Vergisini düzenli ödeyen üretici şirketler açısından düzenlemenin yatırımı ve istihdamı teşvik eden, kredi ihtiyacını azaltan yönüyle Türkiye ekonomisi için oldukça kıymetli bir karar olduğu düşüncesindeyim. Son yıllarda kamu maliyesi yönetiminde kullanılmaya başlanan teknoloji ve yapay zeka destekli uygulamalar sayesinde vergi adaletinde önemli gelişmeler kaydedildi. Bu gelişmeler, vergisini doğru hesaplayan ve düzenli şekilde ödeyen şirketlerimizi önemli ölçüde rahatlatırken, vergi tahsilatlarının artmasına da katkı sağladı. İmalat sanayisine yönelik bu indirimin, üretici şirketlerimize önemli bir destek sağlayacağına inanıyorum. Aynı zamanda şirketlerin yeni yatırımlara yönelmesine, sermayelerini daha verimli kullanmalarına ve finansal yapılarını güçlendirmelerine katkı sunacaktır” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.