Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye Ekonomisi

Kapsül Haber Ajansı - Türkiye Ekonomisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Ekonomisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vodafone Business ve BSH Ev Aletlerinden Akıllı Fabrika Hamlesi Haber

Vodafone Business ve BSH Ev Aletlerinden Akıllı Fabrika Hamlesi

Türkiye’de 2,1 milyon KOBİ’nin ve 6 bin büyük kurumun teknoloji ortağı olduklarını belirten Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, “1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla 5 kıtadaki 5G deneyimini Türkiye’ye taşıyacak ve hem ülkemizin hem de sanayimizin dijitalleşmesini hızlandıracağız” dedi. BSH Türkiye CEO’su Alper Şengül de 5G’nin sanayi dönüşümüne yön veren bir örnek olduğunu belirtirken “Küresel ağımızda bir ilki daha Türkiye'de gerçekleştirmek, ülkemizin referans merkezi konumunu pekiştiriyor” dedi. Vodafone Türkiye ve BSH Ev Aletleri Türkiye dijital dönüşüm vizyonları doğrultusunda önemli bir projeyi hayata geçirdi. Türkiye üretim sektöründe bir ilk olma özelliği taşıyan iş birliği kapsamında, 5G SA MPN (Standalone - Mobile Private Network) altyapısı ve görüntü işleme teknolojileri kullanılarak BSH’nin Çerkezköy Çamaşır Makinesi Fabrikası operasyonlarının önemli bir bölümü dijital ortama taşındı. Bu özel teknolojinin sağladığı faydaları kamuoyuyla paylaşmak için düzenlenen basın toplantısına Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, BSH Türkiye CEO’su Alper Şengül, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu ve BSH Türkiye CTO/COO’su Hakan Mandalı katıldı. BSH Global Üretim Ağı İçin Türkiye’den Bir İlk Toplantının açılış konuşmasını yapan BSH Türkiye CEO’su Alper Şengül, iş birliğine dair şunları söyledi: “Vodafone Business ile hayata geçirdiğimiz 5G projesi, Türkiye’de sanayinin dönüşümüne yön veren örneklerden biri olmasının yanı sıra ihracat odaklı büyüme vizyonumuzu da güçlendiriyor. 5G'nin sunduğu yüksek güvenilirlikteki bağlantı, ihracatın temel taşları olan stok doğruluğunu, sevkiyat hazırlık sürelerini ve siparişe cevap verme hızını iyileştiriyor. Küresel ağımızda bir ilki daha Türkiye'de gerçekleştirmek, ülkemizin referans merkezi olarak konumunu pekiştiriyor ve bizi gururlandırıyor. Bu yaklaşımımızla Türkiye’den dünyaya değer üretmeye devam ediyoruz.” Üretimde 5G çağı başladı Basın toplantısında konuşma yapan Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, Vodafone Türkiye’nin 20 yıl içinde 480 milyar TL’yi aşkın yatırım yaptığını belirterek, “Bugün ülkemizde 2,1 milyon KOBİ’nin ve 6 bin büyük kurumun teknoloji ortağıyız ve dijitalleşmenin sunduğu faydaları bu işletmelerle buluşturarak büyümelerine ve ülkemizin ekonomisini büyütmelerine destek oluyoruz” dedi. BSH ile hayata geçirilen projenin Türkiye ekonomisi açısından bir ilk olduğunu belirten Aksoy, sözlerine şöyle devam etti: “1 Nisan 2026 tarihiyle birlikte bireysel ve kurumsal tüm abonelerimiz ve iş ortaklarımızı bu eşsiz teknolojiyle tanıştıracağız. Özellikle iş dünyasına sunacağımız özel çözümlerle verimliliği artırıp ülkemizin dijital yolculuğuna desteğimizi sürdüreceğiz.” Türkiye üretim sektöründe bir ilk Vodafone Business ve BSH iş birliğiyle hayata geçirilen bu projeyle Türkiye’de üretim sektöründe, ilk kez 5G Standalone mimarisine sahip özel mobil şebeke altyapısının kullanıldığı belirten Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, “Vodafone Business olarak, iş ortaklarımıza 5G teknolojisinin sağladığı fırsatları sunuyoruz. BSH Çerkezköy tesislerinde, BTK’nın özel iznini alarak altyapısını kurduğumuz MPN teknolojisi sayesinde sanayide 5G teknolojileriyle yeni bir dönemi başlattık. Türkiye’de ticari kullanım anlamında bir ilk olan 5G tabanlı görüntü işleme çözümü ile üretim hattındaki verilerin gerçek zamanlı analizi mümkün hale geldi. BSH ile birlikte gerçekleştirdiğimiz bu proje, Türkiye’de üretim sektöründe 5G’nin potansiyelini gerçeğe dönüştüren ilk adım oldu. Vodafone Business olarak bu tip öncü projeleri çok önemsiyoruz. Dijital dönüşüme sadece ilave bir yatırım diye bakan, tereddütlü yaklaşan birçok işletmeye cesaret vermesi adına önemli buluyoruz. Teknoloji ile kendi işini başarıyla dönüştürmüş ve ciddi tasarruf sağlamış örneklerin tüm işletmelere ilham olmasını bekliyoruz.” dedi. BSH Türkiye teknolojide öncü uygulamalara devam edecek BSH Türkiye CTO & COO’su Hakan Mandalı ise şu değerlendirmelerde bulundu: "5G Bağımsız Mobil Özel Şebeke gibi geleceğin teknolojilerini üretim hatlarımıza entegre ederek verimliliği artırırken inovasyon kapasitemizi de katlayan bir altyapı inşa ediyoruz. 5G'nin sunduğu güvenli bağlantı sayesinde, üretim süreçlerimiz gerçek zamanlı yönetilebiliyor ve küresel pazarların dinamiklerine anında uyum sağlanabiliyor. Çamaşır Makinesi fabrikamızda kurulan teknik mimari ve elde edilen operasyonel kazanımlar doğrultusunda, 5G uygulamasının diğer üretim tesislerimizde de ölçeklenmesini planlıyoruz. BSH olarak teknolojide öncü uygulamalar geliştirmeye devam edeceğiz.” Gerçek zamanlı stok yönetimi %100 sağlandı BSH Türkiye, proje kapsamında, Vodafone Business’ın sunduğu 5G tabanlı özel ağ çözümüyle bu sistem dijitalleştirilerek daha hızlı, güvenli ve düşük gecikmeli bir iletişim altyapısı oluşturuldu. Yeni sistem sayesinde stok sahası operasyonlarında kayda değer iyileşme sağlandı. CRM entegrasyonu ile üretim, lojistik ve forklift yönetimi süreçleri gerçek zamanlı olarak izlenebilir hale geldi. Gerçek zamanlı veri akışı sayesinde stok doğruluğu en üst seviyeye çıkarılırken, yanlış yönlendirmeden kaynaklanan üretim duruşları ortadan kaldırıldı. İş birliğiyle forklift hareketleri yüzde 100 doğrulukla yönlendirilmeye başlandı. Üretim süreçleri anlık olarak izlenebilir hale geldi, görüntü işleme sayesinde yanlış yerleştirme ve kayıt hataları tamamen elimine edildi. Ayrıca bu teknoloji sayesinde kesintisiz performans sağlandı ve veri güvenliği de kapalı MPN altyapısı sayesinde üst seviyeye taşındı. Sanayide dijital dönüşümün önünü açıyor Vodafone Business tarafından geliştirilen proje, Türkiye’de sanayinin dijitalleşme yolculuğuna öncülük ediyor. 5G’nin yüksek hız ve düşük gecikme avantajı sayesinde üretim tesisleri, artık daha esnek, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşuyor. Vodafone Business, bu projeyle birlikte üretimden lojistiğe, enerjiden perakendeye kadar birçok sektörde 5G çözümlerini hayata geçirmeyi sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk İhracatçıları için "Hindistan Tehdidi" Kapıda Haber

Türk İhracatçıları için "Hindistan Tehdidi" Kapıda

Dış ticaret ve dijitalleşme alanında eğitim ve danışmanlık hizmetleri veren İnovakademi'nin kurucusu Gökhan Erol, AB ile Hindistan arasındaki yeni ticaret anlaşmasının Türkiye ekonomisi üzerindeki olası etkilerini, son ticaret verileri ışığında değerlendirdi. Erol, sürecin Türkiye için bir "çifte kıskaç" yarattığını vurguladı. "Oyunun Kuralları Değil, Oyunun Kendisi Değişti" Anlaşmanın Türkiye için "soğuk duş" etkisi yaratabileceğini belirten Gökhan Erol, şu ifadeleri kullandı: "Biz yıllardır Gümrük Birliği sayesinde AB pazarında 'bizden biri' muamelesi görüyor, gümrüksüz ticaretin konforunu yaşıyorduk. Ancak bu anlaşma ile AB, 1.42 milyar nüfuslu Hindistan'a da aynı VIP giriş kartını verdi. Artık rafta yanımızda, işçilik maliyeti bizden çok daha düşük, üretim kapasitesi devasa bir rakip var. Oyunun kuralları değişmedi, oyunun kendisi değişti." " 5.5 Milyar Dolarlık Otomotiv İhracatımız Risk Altında" Kamuoyunda sadece tekstil sektörünün etkileneceğine dair yanlış bir algı olduğunu belirten Erol, 2024 verilerine dikkat çekerek asıl tehlikenin sanayide olduğunu vurguladı: "Rakamlar duygusal değildir, gerçeği söyler. Türkiye, 2024 yılında AB'ye 5.57 Milyar Dolar değerinde otomotiv yedek parçası sat tı. Bu bizim kalemiz. Ancak Hindistan, gümrük duvarlarına rağmen şimdiden aynı kalemde 1.71 Milyar Dolar ihracat yapıyor. Gümrükler sıfırlandığında, aradaki %10-15'lik maliyet avantajı Hintli üretic inin lehine dönecek. Bir Alman otomotiv devi için %10 maliyet farkı, tedarikçi değiştirmek için yeterli bir sebeptir. Yan sanayicimizin acilen bu senaryoya hazırlanması gerekiyor." "İç Pazarda da 'Arka Kapı' Tehlikesi Var" Gökhan Erol, tehlikenin sadece ihracatla sınırlı kalmayacağını, Türkiye iç pazarının da tehdit altında olduğunu şu sözlerle açıkladı: "Gümrük Birliği'nin teknik yapısı gereği, AB'ye gümrüksüz giren bir Hint malı, 'Serbest Dolaşım' ilkesiyle Türkiye'ye de gümrüksüz girebilecek. Yani Bayrampaşa'daki tekstilci veya Konya'daki parçacı, sadece Almanya'da değil, kendi evinde de Hint mallarıyla rekabet edecek. Biz Hindistan'a mal satarken gümrük ödeyeceğiz, onlar bize satarken ödemeyecek. Bu, sürdürülebilir bir denklem değil." Çıkış Yolu: "Hız, Güven ve Dijital Markalaşma" Türk ihracatçısının "ucuzluk" yarışına girmemesi gerektiğini savunan Erol, ç ıkış reçetesini ise şöyle özetledi: "Hindistan ile fiyat rekabetine girersek kaybederiz. Bizim kazanacağımız alan 'Hız ve Güven'. Hindistan'dan gelen bir konteynerin Avrupa'ya ulaşması haftalar sürerken, biz 48-72 saatte teslimat yapabiliyoruz. Avrupalı satın almacıya şunu anlatmalıyız: 'Tedarik zincirini riske atma, yeşil lojistikle malını kapına indireyim.' Bunun için de klasik pazarlamayı bırakıp, LinkedIn ve B2B platformlarında dijital markalaşmaya yatırım yapmalıyız. Artık sadece malı değil, güveni pazarlama devrindeyiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2025 İhracatının Yıldızları Ödüllerine Kavuştu Haber

2025 İhracatının Yıldızları Ödüllerine Kavuştu

Ege İhracatçı Birlikleri, düzenlediği “İhracatın Yıldızları Ödül Töreni”nde 17 kategoride 51 ödül verdi. Türkiye ekonomisi 2025 yılında çok katmanlı bir sınavdan geçti Ödül töreninde konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “2025 yılı dünya ekonomisi açısından “ılımlı ama kırılgan büyüme” ile yüksek jeopolitik ve finansal risklerin birlikte seyrettiği bir yıl oldu. Bu küresel ortamda Türkiye ekonomisi de 2025 yılında çok katmanlı bir sınavdan geçti. Euro bölgesine ihracat yapan sektörler kısmen avantaj sağlarken, dolar bazlı ihracat yapan sektörler daha fazla zorlandı. Finansman maliyetlerinin yüksek seyri, özel sektörün döviz cinsi borçlanmasını artırmış; bu durum olası kur şoklarında ciddi kırılganlık yaratmaktadır.” dedi. Parite etkisi olmasaydı, EİB ihracatı 2024’e göre daha düşük olacaktı Özellikle tekstil ve hazır giyim gibi emek yoğun sektörlerde istihdam kayıplarının yaşandığını anlatan Başkan Eskinazi sözlerine şöyle devam etti: “Bazı firmalar üretimlerini maliyet avantajı olan ülkelere taşımaya devam etmiştir. Ege İhracatçı Birlikleri olarak 2025 yılı ihracatımız 18,5 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. EİB’nin 2025 yılı toplam ihracatı 2024 yılına göre %1 oranında artmasına karşın, bunu parite etkisinden arındırdığımızda aslında ihracatımız 2025 yılında 2024 yılına göre %1,7 oranında azalmıştır. Parite etkisi olmasaydı, muhtemelen EİB ihracatı 2024’e göre daha düşük olacaktı.” Ege Bölgesi, 2025’te Türkiye’nin ihracat artışından payına düşeni alamadı Başkan Eskinazi, “Ticaret Bakanlığı 2025 yılına ait faaliyet illerine göre ihracat istatistiklerine göre Ege Bölgesi, 2025 yılında Türkiye’ye 43,7 milyar dolar kazandırırken Türkiye’nin ihracat artışından payına düşeni alamadı. Türkiye’nin ihracatı 2025 yılında yüzde 4,5’luk artışla 261,7 milyar dolardan 273,4 milyar dolara çıkarken, Ege Bölgesi’nin ihracat artış hızı yüzde 0,6’da kaldı. İzmir, 2025 yılında 23 milyar 614 milyon dolarlık ihracatla Türkiye genelinde en çok ihracat yapan üçüncü şehir oldu. Ege Bölgesinde ikinci sırada Manisa 2025 yılında ihracatta yüzde 3,5 azalış yaşasa da 7,4 milyar dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Üçüncü sıradaki Denizli’nin ihracatı yüzde 6,4’lük artışla 4,5 milyar dolara ulaştı.” diye konuştu. Bu ihracat hangi maliyetle, hangi kârlılıkla ve ne kadar sürdürülebilir şekilde yapılmıştır? Jak Eskinazi, “2025 yılındaki ihracatımızda 8 binden fazla firmamızın emeği var. İlk 100 firmamız toplam ihracatın yüzde 59’unu yaptılar. Bugün 17 kategoride 51 ödül takdim edeceğiz. İhracatımızın yüzde 38’ini yapan ödül alacak firmalarımızın 7 milyar dolar ihracatı var. Bütün firmalarımızın her birine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Ancak şunu açıkça ifade etmek isterim: Toplam ihracat rakamı, sahadaki gerçekliği tek başına anlatmaya yetmemektedir. Asıl sorulması gereken soru şudur: Bu ihracat hangi maliyetle, hangi kârlılıkla ve ne kadar sürdürülebilir şekilde yapılmıştır?” Öngörülebilirliğin olmadığı yerde uzun vadeli plan yapılmaz, yatırım ertelenir, risk alınmaz Birçok sektör için 2025 yılının bir büyüme yılı değil; ayakta kalma ve direnme yılı olduğunu anlatan Başkan Eskinazi şu değerlendirmelerde bulundu: “Enflasyonu düşürme programının en büyük yan etkisi, emek yoğun ihracat sektörlerinde karlılık ve özsermaye erimesi olmuştur. 2026 yılına girerken en büyük sorunumuz öngörülebilirliğin zayıflamasıdır. Öngörülebilirliğin olmadığı yerde uzun vadeli plan yapılmaz, yatırım ertelenir, risk alınmaz. Biz inanıyoruz ki; üretimi merkeze alan, uzun vadeyi ödüllendiren ve sanayiyi güçlendiren bir yaklaşım mümkündür ve artık zorunludur.” 2026 yılı beklentileri Başkan Eskinazi 2026 yılı için beklentilerini şöyle özetledi; “Para politikasında sıkı duruşun süreceğini, Türk Lirası’nın reel değerinin korunacağını, Enflasyonla mücadelede değerli TL politikasının devam edeceğini, Euro/Dolar paritesinde Euro lehine hareketin sürebileceğini, Kredi kanallarında belirgin bir rahatlama beklemediğimizi, Emek yoğun sektörlerde sıkıntıların devam edeceğini öngörüyoruz.” dedi. İhracatçılarımız bugüne kadar büyük fedakârlıklar yaptı 2026’nın, birçok sektör için dayanıklılığın sınandığı bir yıl olmaya devam edeceğini söyleyen Eskinazi, “İhracatçılarımız bugüne kadar büyük fedakârlıklar yaptı. Ancak bu fedakârlığın sürdürülebilir politikalarla desteklenmesi artık zorunludur. 2026 yılının; Üretenin ödüllendirildiği, Yatırım yapanın cesaretlendirildiği, Beklemenin değil harekete geçmenin yılı olmasını diliyorum.” diyerek sözlerini noktaladı. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, “İhracatımız için 2024 zor bir yıldı. 2025 daha da zor bir yıl oldu. Tüm güçlüklere rağmen geçen yıl ihracatımızı yüzde 4,5 artırarak 273,4 milyar dolara çıkardık. Böylece yıllık ihracatta en yüksek değere ulaştık. Aralıkta da 26,4 milyar dolarla bugüne kadarki en yüksek aylık ihracat performansımızı gerçekleştirdik. 2025’te değer olarak 11,6 milyar dolarlık bir ihracat artışı gerçekleştirdik. Bu farkın 7,7 milyar dolarlık kısmı otomotiv, savunma sanayi ve mücevher sektörlerindeki sadece beş firmanın ihracatından geldi.” dedi. Parite ve beş firmanın katkısı olmasaydı 2025’i ekside tamamlayabilirdik 2025 yılındaki ihracatta 5,4 milyar dolarlık parite kaynaklı artıya dikkat çeken Gültepe, “Parite ve beş firmanın katkısı olmasaydı 2025’i ekside tamamlayabilirdik. Net ihracat dört çeyrektir, büyümeyi aşağı çekiyor. Çünkü maliyetlerle kur arasındaki denge bozuldu. Ocak 2022’den Ocak 2026’ya dört yılda; Asgari ücret yüzde 560, Enflasyon yüzde 367, Dolar kuru yüzde 217, Euro kuru ise yüzde 228 arttı. Mevcut koşullarda kuru rekabetçi seviyeye çıkaracak bir ortam görünmüyor. Dolayısıyla rekabetçiliğimizi kazandıracak farklı destek mekanizmalarını devreye almak durumundayız.” diye konuştu. Taleplerimizin hasar daha fazla büyümeden karşılık bulacağını umuyoruz Başkan Gültepe, emek yoğun sektörlerde rekabetçiliğin yeniden kazanılabilmesi için yapılması gerekenlere değindi. “İstihdam desteğinin 6 bin liraya, asgari ücret desteğinin 2 bin 500 liraya çıkarılması; döviz dönüşüm desteğinin daha etkin ve verimli bir şekilde uygulanacak düzenlemelerin yapılması; ihracatçımızın uzun vadeli ve düşük faizli finansmana erişimini sağlayacak politikaların devreye alınması gerekiyor. Dört başlık altında topladığımız ve Cumhurbaşkanımıza da arz ettiğimiz taleplerimizin hasar daha fazla büyümeden karşılık bulacağını umuyoruz. Bizim temel sorunumuz yüksek üretim maliyetleri… Son 2-3 yıldır, dünyaya sadece ürün satmıyoruz. Ürünün yanında enflasyonumuzu da ihraç etmeye çalışıyoruz.” Bu şartlar altında küresel arenada rekabet edemeyiz Mustafa Gültepe, “Dünya ticaret savaşlarını konuşuyor. Ülkeler birbirlerine gümrük duvarları örüyor, ek vergiler getiriyor. Bize ek vergi koymalarına gerek kalmıyor. Çünkü hiç vergi ödemesek bile gittiğimiz pazarlarda rakiplerimize göre yine pahalı kalabiliyoruz. Bu şartlar altında küresel arenada rekabet edemeyiz. Ancak en zor dönemlerde bile fırsatların olabileceğini biliyoruz. Geçen yıl EİB çatısı altında 6 bin 800’ü aşkın firmamız ihracat yaptı. İhracat ekosistemimize değer katan tüm firmalarımıza teşekkür ediyorum.” diyerek sözlerini noktaladı. 2026 yılında toplamda 45 milyar TL’yi ihracatçılarımıza sunacağız Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, “2025 yılında, Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kapsamında 25,5 milyar TL’si mal, 7,3 milyar TL’si hizmet ihracatına yönelik olmak üzere yaklaşık 33 milyar TL’lik bir destek sağladık. 2026 yılında da 32,8 milyar TL’si mal, 12,2 milyar TL’si hizmet olmak üzere, toplamda 45 milyar TL’yi ihracatçılarımızın istifadelerine sunmayı planlıyoruz. İzmir ilimizin değerli ihracatçıları örnek bir tablo ortaya koymuşlardır. İzmir ilimizde de 2026 yılı içerisinde EİB ile İzmir Ekonomi Üniversitesi iş birliğiyle İhracat Akademisi İhracat Uzmanlığı Eğitim Programı gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz.” dedi. En fazla ihracat gerçekleştiren 3. İl İzmir Kılıçkaya, “Ülkemiz ihracatında da her zaman ilk sıralarda yer alan İzmir, 2025 yılında 23,6 milyar dolar1 (2024: 23,8 milyar dolar) ile en fazla ihracat gerçekleştiren 3. il olmuştur. İzmir’in ihracatçı sayısı 2025 yılında 15 bine yaklaşmıştır. İzmir’den ulaşılan ülke sayısı 200’ü, ürün sayısı ise 7.400’ü aşmıştır. Her adımda, küresel arenada daha güçlü bir Türkiye hedefiyle yürüyen İzmirli ihracatçılarımıza sağlanan devlet yardımları, bu hedefin somut bir göstergesi olarak sürekli artmaktadır. Nitekim, 2024 yılında İzmir ilimize verilen yaklaşık 1,2 milyar TL tutarındaki devlet yardımları, 2025 yılına gelindiğinde 2 milyar TL’ye ulaşmıştır.” diye konuştu. EGE İHRACATÇI BİRLİKLERİ ÜYELERİ ARASINDA EN ÇOK İHRACAT YAPAN FİRMALAR İLK ÜÇ FİRMA; Birincilik ödülü PETKİM PETROKİMYA HOLDİNG ANONİM ŞİRKETİ, İkincilik ödülü KILIÇ DENİZ ÜRÜNLERİ ÜRETİMİ İHRACAT İTHALAT VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Üçüncülük ödülü PERGAMON STATUS DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Ege Demir ve Demir Dışı Metaller İhr. Bir. SIRALAMA İHRACATÇI FİRMA Üçüncü İsminin Açıklanmasını İstemeyen Firma İkinci İZMİR DEMİR ÇELİK SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ Birinci BAŞAK METAL TİC.VE SAN.A.Ş. Ege Deri ve Mamulleri İhracatçıları Birlikleri SIRALAMA İMALATÇI FİRMA Üçüncü NARİNBEBE AYAKKABI VE TEKSTİL SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İkinci MARC CHANTAL DERİ VE TEKSTİL ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Birinci LİDER DERİ ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birlikleri SIRALAMA İMALATÇI FİRMA Üçüncü ROTEKS TEKSTİL İHRACAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ İkinci SUN TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Birinci ÜNİTEKS TEKSTİL GIDA SANAYİ DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Ege Hububat,Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birlikleri SIRALAMA İMALATÇI FİRMA Üçüncü İsminin açıklanmasını istemiyor İkinci YONCA GIDA SANAYİ İŞLETMELERİ İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Birinci ABALIOĞLU YAĞ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birlikleri SIRALAMA İMALATÇI FİRMA Üçüncü OSMAN AKÇA TARIM ÜRÜNLERİ İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ İkinci IŞIK TARIM ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Birinci ÖZGÜR TARIM ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Ege Maden İhracatçıları Birlikleri SIRALAMA İMALATÇI FİRMA Üçüncü CTC ENERJİ MADENCİLİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ İkinci KALTUN MADENCİLİK SANAYİ NAKLİYE VE AKARYAKIT TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Birinci TÜPRAG METAL MADENCİLİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Ege Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birlikleri SIRALAMA İMALATÇI FİRMA Üçüncü MM GRAPHIA İZMİR KARTON SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ İkinci EUROPAP TEZOL KAĞIT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Birinci TETRA PAK PAKETLEME SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birlikleri SIRALAMA İMALATÇI FİRMA Üçüncü NOORDZEE SU ÜRÜNLERİ İHRACATI SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ İkinci GÜMÜŞDOĞA SU ÜRÜNLERİ ÜRETİM İHRACAT VE İTHALAT ANONİM ŞİRKETİ Birinci KILIÇ DENİZ ÜRÜNLERİ ÜRETİMİ İHRACAT İTHALAT VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birlikleri SIRALAMA İMALATÇI FİRMA Üçüncü BALTA FLOORCOVE RING YER DÖŞM. SAN. VE DIŞ TİC. AŞ İkinci EKOTEN TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Birinci UÇAK TEKSTİL TURİZM İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Ege Tütün İhracatçıları Birlikleri SIRALAMA İMALATÇI FİRMA Üçüncü PHILIP MORRIS TÜTÜN MAMULLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ İkinci İsminin açıklanmasını istemiyor Birinci JTI TÜTÜN ÜRÜNLERİ SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birlikleri SIRALAMA İMALATÇI FİRMA Üçüncü YONCA GIDA SANAYİ İŞLETMELERİ İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ İkinci İsminin açıklanmasını istemiyor Birinci UÇAK KARDEŞLER GIDA ANONİM ŞİRKETİ Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birlikleri SIRALAMA İMALATÇI FİRMA Üçüncü KOZAKLI TARIM ÜRÜNLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İkinci KOZMOPOLİTAN GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Birinci VERDE YAĞ BESİN MADDELERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Elektrik/Elektronik SIRALAMA İMALATÇI FİRMA Üçüncü UĞUR SOĞUTMA MAKİNALARI SANAYİ VE TİCARET A.Ş. İkinci SCHNEIDER ELEKTRİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. Birinci ELTAŞ TRANSFORMATÖR SANAYİ VE TİCARET A.Ş. İklimlendirme SIRALAMA İMALATÇI FİRMA Üçüncü PEKSA PROFİL SANAYİ VE TİCARET A.Ş. İkinci UĞUR SOĞUTMA MAKİNALARI SANAYİ VE TİCARET A.Ş. Birinci İsminin açıklanmasını istemiyor Kimya SIRALAMA İMALATÇI FİRMA Üçüncü POLİBAK PLASTİK FİLM SANAYİ VE TİCARET A.Ş. İkinci AKDENİZ CHEMSON KİMYASAL ÜRÜNLER PAZARLAMA İÇ VE DIŞ TİCARET A.Ş. Birinci PETKİM PETROKİMYA HOLDİNG A.Ş. Otomotiv SIRALAMA İMALATÇI FİRMA Üçüncü KRONE TİCARİ ARAÇLAR SANAYİ VE TİCARET A.Ş İkinci JANTSA JANT SANAYİ VE TİCARET A.Ş. Birinci CMS JANT VE MAKİNA SANAYİİ A.Ş.

Akbank’tan Alanında İlk Dijital E-İhracat Kredisi Haber

Akbank’tan Alanında İlk Dijital E-İhracat Kredisi

Ürün, %5 BSMV avantajı ve uygun faiz oranlarına tamamen dijital süreçlerle erişim sağlayarak e-ihracatçıların nakit akışını güçlendiriyor. Akbank, bu adımla KOBİ’lerin ihracat kapasitesini artırmayı ve dijital ihracat ekosistemini desteklemeyi hedefliyor. Akbank, Türkiye’nin ihracat potansiyelini büyüten en dinamik alanlardan biri olan e-ihracata özel dijital kredi çözümünü devreye aldı. Banka, e-ihracat kredisi süreçlerini uçtan uca dijitalleştirerek sektörde bir ilke imza attı. Yeni ürünle birlikte KOBİ’ler, e-ihracatçı firmalara sağlanan %5 BSMV avantajından ve Akbank’ın sunduğu uygun faiz oranlarından Akbank Mobil üzerinden, hızlı ve kolay bir şekilde yararlanabiliyor. Bu çözümle Akbank, hem finansmana hızlı erişim sağlıyor hem de KOBİ’lerin nakit akışını güçlendiriyor. Akbank’ın geliştirdiği dijital ürün, özellikle operasyonlarını kendi olanaklarıyla finanse eden küçük işletmeler için önemli bir kolaylık sunuyor. Banka, dijital kanallar üzerinden tasarlanan süreçle işletmelerin başvurudan kredi kullanımına kadar tüm aşamalarda zaman ve operasyon maliyetinden de tasarruf sağlamasını hedefliyor. “E-ihracatı güçlendirmek hedefiyle finansmana erişimi tamamen dijitalleştirdik.” Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, dijital e-ihracat kredisine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “E-ihracat Türkiye ekonomisi için güçlü bir değer üretim alanı. Bugün farklı platformlar ve pazaryerleri üzerinden ihracat yapan yaklaşık 120 bin KOBİ ölçekli işletme bulunuyor. Buradaki gelişmenin sürmesi için işletmelerin uygun maliyetli finansmana hızlı ve kolay şekilde ulaşması kritik önem taşıyor. Bu bilinçle Akbank olarak, dijital e-ihracat kredisi ile ihracatçı KOBİ’lerimizi desteklemek üzere sektörde bir ilki hayata geçirdik. Müşterilerimiz e-ihracatçılara sağlanan %5 BSMV avantajı ve kendilerine özel uygun faizli kredi imkanlarımızdan Akbank Mobil üzerinden zahmetsizce faydalanabiliyor. Türkiye’nin dijital ihracat kapasitesini yukarı taşımak için yenilikçi çözümlerimizle işletmelerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz.”

Otomotivde 41,5 Milyar Dolarlık Rekor: 20 Yılın 19'unda İhracat Şampiyonu! Haber

Otomotivde 41,5 Milyar Dolarlık Rekor: 20 Yılın 19'unda İhracat Şampiyonu!

Türkiye ihracatının "değişmez şampiyonu" otomotiv endüstrisi, 2025 yılında bir önceki yıla göre %11,6’lık büyüme kaydederek toplam 41,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Bu sonuçla otomotiv sektörü, son 20 yılın 19’unu lider olarak tamamlayarak kırılması güç bir rekora imza attı. 2025 Yılı İhracat Karnesi: Segment Bazlı Performans Sektörün başarısında sadece binek otomobiller değil, ağır vasıta ve tedarik endüstrisindeki devasa ivme de etkili oldu. Özellikle çekici ihracatındaki %54'lük artış, sektörün katma değerli üretim gücünü ortaya koydu. Ürün Grubu 2025 İhracat Tutarı Değişim Oranı (%) Tedarik Endüstrisi 15,7 Milyar $ +%6 Binek Otomobiller - +%4 Eşya Taşımaya Mahsus Araçlar - +%28 Otobüs-Minibüs-Midibüs - +%30 Çekiciler - +%54 Pazar Analizi: Almanya Zirvede, Suudi Arabistan Sürprizi Türkiye'nin otomotiv ihracatında en büyük rotası yine Avrupa Birliği oldu. 2025 yılında AB ülkelerine yapılan ihracat 30,1 milyar dolar seviyesine ulaşarak toplam ihracattan %72,5 pay aldı. Almanya Liderliğini Korudu: Almanya'ya yapılan ihracat %36 artarak 6,6 milyar dolara ulaştı. Aralık Ayının Yıldızı Fransa: 2025'in son ayında en fazla ihracat 690 milyon dolarla Fransa'ya yapıldı. Dikkat Çeken Artışlar: Aralık ayında Suudi Arabistan'a yapılan ihracat %461, Avusturya'ya ise %55 oranında arttı. Düşüş Yaşanan Pazarlar: Rusya (%52) ve Hollanda (%16) pazarlarında ise yıl genelinde gerileme görüldü. OİB Başkanı Baran Çelik: "Yeşil Dönüşüme Adaptasyon Başarıyı Getirdi" Başarıyı değerlendiren OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, Avrupa pazarındaki değişimlere dikkat çekti: "En büyük pazarımız olan Avrupa Birliği'ndeki yeşil ve dijital dönüşüme hızlı adaptasyonumuz, bu başarının temel taşını oluşturdu. Katma değeri yüksek üretim gücümüzle küresel ticaretteki rekabetçi yapımızı koruyoruz. 2026 yılında da ülke ekonomisine en büyük katkıyı sağlamaya devam edeceğiz." Aralık 2025: Yılın "Altın" Kapanışı Yılın son ayında otomotiv ihracatı %8 artarak 3 milyar 761 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ülke genel ihracatından %16,2 pay alan sektör, Aralık ayını da şampiyonluk kürsüsünde tamamladı. Aralık ayında tedarik endüstrisi %18, otobüs grubu ise %35 artış göstererek yılın genel trendini destekledi.

Ocak 2026’da Enflasyon Yüksek Gelirse Faiz İndirim Kararları Pas Geçilebilir Haber

Ocak 2026’da Enflasyon Yüksek Gelirse Faiz İndirim Kararları Pas Geçilebilir

İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Özdurak, 2026 yılının ekonomik görünümünü değerlendirdi. Özdurak’a göre, faiz politikalarının tek başına enflasyonu kalıcı biçimde düşürme gücü zayıflarken, Türkiye ekonomisi düşük katma değerli büyüme ve fiyat yapışkanlığı sorunlarıyla karşı karşıya. Hizmet sektöründeki kontrolsüz artışlar, kur baskısı ve küresel sermaye koşulları enflasyonla mücadeleyi zorlaştırıyor. İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Özdurak, yeni yılın ekonomik görünümünü değerlendirdi. Doç. Dr. Özdurak’a göre, 2026’ya girerken asıl ihtiyaç, para politikasının ötesine geçen nitelikli bir ekonomik dönüşüm. “Kontrolsüz fiyat artışları enflasyonla mücadeleye darbe vuruyor” Enflasyonla mücadelede mevcut faiz politikasının etkisinin zayıfladığını belirten Doç. Dr. Caner Özdurak, şöyle devam etti: “Eğer 2026 yılında da enflasyonla mücadele sadece faiz kararları gibi para politikası araçlarıyla yürütülmeye devam ederse, enflasyonun yüzde 20'nin altına inmesi pek mümkün görünmüyor. Bu durum, ekonomi yönetiminin hedefine ulaşmasının zor olacağını gösteriyor. Burada, kalıcı bir başarı için ekonominin kurgusunun, sanayi politikalarının ve makro ekonomik stratejilerin değişmesi gerektiğini vurgulamak isterim. Türkiye ekonomisinin giderek düşük katma değerli hizmet sektörüne yaslandığı dikkat çekiyor. Özellikle hizmet sektöründeki kontrolsüz fiyat artışları enflasyonda bir yapışkanlık yaratıyor ve mücadeleye darbe vuruyor. Konut ve eğitim harcamalarında da acil reform ihtiyacı bulunuyor. Bu olumsuz etkenlere rağmen, temkinli de olsa faiz indirimlerinin devam edebileceğini, ancak 2026 Ocak ayında beklenenin çok üzerinde bir enflasyon gelmesi durumunda indirim kararlarının pas geçilebileceğini öngörüyorum.” “Düşük nitelikli büyüme modeli kur istikrarını tehdit ediyor” Düşük nitelikli büyüme modelinin sürdürülebilir döviz girişi yaratma potansiyelini ve kur istikrarını tehdit ettiğini belirten Doç. Dr. Özdurak, “Yüksek enflasyonun devam etme beklentisi ve faiz indirimlerinin sürme ihtimali, reel faizin cazibesini azaltarak kur üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturuyor. Türkiye ekonomisinin 3. çeyrek büyüme verilerini yorumlarken en büyük sorunu şöyle açıklayabiliriz: Büyümenin lokomotiflerinin inşaat ve finans gibi düşük verimli, düşük katma değerli alanlar olması, kaynakların inovasyona değil, spekülatif kazançlara yönlendirildiğini gösteriyor. Bu yapı, topluma sadece ‘karnını doyurup barınabildiğine şükreden’ bir durumu empoze ediyor. Bu düşük nitelikli büyüme modeli, güçlü ve sürdürülebilir döviz girişi yaratma potansiyelini düşürüyor ve kur istikrarını tehdit ediyor” dedi. “Fed üyelerinin faiz beklentileri, küresel sermaye akışını etkiliyor” Doç. Dr. Özdurak, “ABD Merkez Bankası (Fed) üyelerinin faiz beklentileri (FOMC), küresel sermaye akışını etkiliyor” diyerek sözlerine şöyle sürdürdü: “FOMC beklentilerine göre, faiz indirim döngüsü yaklaşıyor olsa da ABD faizleri 2025 boyunca yüksek kalacaktır (2025 medyan beklenti yüzde 3.6). Bu durum, küresel sermayenin ABD gibi güvenli limanlara akışını sürdüreceği anlamına gelir ki, bu da Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı baskısını korur. Orta vadede faizlerin yüzde 3 civarındaki nötr seviyeye inmesi beklenirken, bu durum küresel likiditeyi artırsa bile, yabancı yatırımcının Türkiye'ye gelmesi büyük ölçüde ülkenin kendi iç dinamiklerine ve makroekonomik stratejisine bağlı olacaktır.” “2026'dan beklenti nitelikli bir mücadelenin başlatılması” 2026'dan temel beklentinin mevcut duruma karşı nitelikli bir mücadelenin başlatılması olduğunu belirten Doç. Dr. Özdurak, “Öte yandan, TÜİK’in Ocak 2026’dan itibaren AB standartlarına uyum amacıyla yapacağı metodolojik değişiklikler (Ulusal Hesaplar verisiyle ağırlık yapısının belirlenmesi gibi) teknik olarak uluslararası uyumu sağlasa da Türkiye'deki gelir dağılımı bozukluğu ve konut/kira gibi temel ihtiyaçlardaki fahiş artışlar nedeniyle hissedilen enflasyon ile resmi enflasyon arasındaki makası açabilir ve veriye olan güveni azaltabilir. Sonuç olarak, Türkiye ekonomisinin temel sorunu, sadece para politikasıyla çözülemeyecek kadar derin olan, katma değeri düşük bir büyüme modeli ve enflasyondaki yapısal yapışkanlıktır. 2026'dan temel beklenti, bu duruma karşı nitelikli bir mücadelenin başlatılmasıdır” diyerek sözlerini tamamladı.

Lojistik Planlama ve Teknoloji, E- Ticaretteki Büyümenin En Önemli Destekçisi Haber

Lojistik Planlama ve Teknoloji, E- Ticaretteki Büyümenin En Önemli Destekçisi

İş ortaklarına yenilikçi ve kişiselleştirilmiş lojistik çözümler sunan Akca Lojistik, Kasım ayında geçen yılın aynı dönemine göre sipariş adedinde %80’lik artış kaydetti. Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, “Bugün e-ticaretin genel ticaret içindeki payının yaklaşık %20 seviyelerine gelmiş olması, bu alanın artık çok daha planlı ve güçlü altyapılarla ele alınmasını zorunlu kılıyor.” dedi. Türkiye’de ve dünyada tüketici alışveriş alışkanlıklarının hızla dijitalleşmesiyle artık ticarette tüm süreçler dönüşüyor. Bu dönüşümde e-ticaret artık Türkiye ekonomisinde büyümenin önemli itici güçlerinden biri olarak konumlanıyor. Resmi verilere göre, 2024 yılı sonunda Türkiye’de e-ticaret hacmi toplamda 3 trilyon TL’ye ulaşırken, bu toplam büyüklükte perakende ticaretin payı ise 1,6 trilyon TL’ye gelmiş durumda. Türkiye’de internet üzerinden mal ve hizmet siparişi verenlerin oranı 2024 yılında %51,7 iken, 2025’te bu oran yaklaşık %8’lik büyüme ile %55,7’ye yükseldi. Bu artış eğiliminin önümüzdeki dönemde de devam etmesi bekleniyor. Akca Lojistik, tüketicinin hız ve kolaylık beklentisini dijital çözümlerle karşılıyor İş ortaklarına yenilikçi ve kişiselleştirilmiş lojistik çözümler sunan Akca Lojistik ise müşterilerinin online siparişlerini uçtan uca yöneten hizmet modeliyle 2025’te dikkat çekici bir ivme yakaladı ve 2024 yılının tüm sipariş hacmine 2025’in Eylül ayında ulaştı. Toplam sipariş adedi ise 2025’in tamamında %55 arttı. Özel kampanya dönemlerinin etkisiyle Kasım ayı ise bu yıl da e-ticaretin en yoğun dönemi olmaya devam etti. Akca Lojistik Kasım ayında geçen yılın aynı dönemine göre sipariş adetlerinde %80’lik bir artış kaydetti. Akca Lojistik’in e-ticaret operasyonu yürüttüğü sektörler baz alındığında Türkiye genelinde e-ticaret platformlarından en fazla sipariş verilen il İstanbul oldu. E-ticaretin büyümesi, lojistikte rekabetin çerçevesini yeniden şekillendiriyor Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, e-ticarette ulaşılan büyüklüğün lojistik sektörü açısından yeni bir çerçeve oluşturduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “E-ticaret, Türkiye ekonomisi içinde her geçen yıl payını artırarak, ticaretin geneline etki eden yapısal bir ölçeğe ulaşıyor. Bugün e-ticaretin genel ticaret içindeki payının yaklaşık %20 seviyelerine gelmiş olması, bu alanın dijital altyapıdan insan kaynağına, teknolojiden operasyonel kapasiteye kadar uzun vadeli ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Ölçek büyüdükçe rekabetin doğası da değişiyor. Firmalar için fark yaratan unsur yalnızca fiyat değil, artan sipariş hacminin, işlerini emanet ettikleri lojistik hizmet sağlayıcısı tarafından ne kadar hızlı, ne kadar izlenebilir ve ne kadar sorunsuz yönetildiği oluyor. Çünkü e-ticaret operasyonlarını taşıyan lojistik altyapı, doğrudan müşteri deneyimini ve marka algısını etkileyen önemli bir unsur konumunda. Akca Lojistik olarak, operasyonlarımızı bu sorumluluğun da bilinciyle yönetiyoruz. İş ortaklarımızın lojistik süreçlerine uçtan uca destek oluyor; filo ağımızdaki çeşitli boyutlardaki araçlarımızla mikro dağıtım alanında son kullanıcıya kadar uzanan teslimatları hızlı ve sorunsuz bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Perakende ve e-ticaret operasyonlarını da kapsayan bu hizmet yapısını, birbirine entegre çalışan WMS ve TMS altyapılarımız ile anlık olarak izliyor ve raporlanabilir hale getiriyoruz.”

Ekonomi Haberleri: Türkiye ve Dünyada Piyasaları Etkileyen Son Gelişmeler Haber

Ekonomi Haberleri: Türkiye ve Dünyada Piyasaları Etkileyen Son Gelişmeler

Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmeler, küresel piyasalardaki dalgalanmalar, faiz kararları, enflasyon verileri ve döviz kurları günlük hayatı doğrudan etkiliyor. Güncel ekonomi haberleri, doğru ve hızlı bilgiye ulaşmak isteyenler için kritik öneme sahip. Türkiye Ekonomisinde Son Durum Türkiye ekonomisi 2025 yılı itibarıyla para politikası, enflasyonla mücadele ve büyüme dengesi ekseninde şekilleniyor. Merkez Bankası’nın faiz kararları, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın attığı adımlar ve bütçe politikaları piyasalar tarafından yakından izleniyor. Öne çıkan başlıklar arasında: Enflasyon rakamları (TÜFE – ÜFE) Merkez Bankası faiz kararları Döviz kuru (dolar, euro, sterlin) Asgari ücret ve maaş düzenlemeleri Vergi ve teşvik politikaları yer alıyor. Bu başlıklar, son dakika ekonomi haberleri arasında en çok aranan konuların başında geliyor. Küresel Piyasalar ve Dünya Ekonomisi Sadece Türkiye değil, küresel gelişmeler de ekonomi gündemini doğrudan etkiliyor. ABD Merkez Bankası (FED) faiz kararları, Avrupa Merkez Bankası politikaları, enerji fiyatları ve jeopolitik riskler dünya ekonomisinin yönünü belirliyor. Özellikle: FED faiz kararları Altın ve petrol fiyatları Küresel resesyon beklentileri Çin ve ABD ekonomisindeki gelişmeler Dünya ekonomi haberleri başlığı altında en çok takip edilen konular arasında yer alıyor. Piyasalar, Yatırım ve Finans Haberleri Ekonomi haberleri denildiğinde yatırımcılar için piyasa verileri büyük önem taşıyor. Borsa İstanbul’daki hareketlilik, kripto para piyasaları, faiz ve mevduat oranları yatırım kararlarını doğrudan etkiliyor. Yatırımcıların en çok aradığı konular: Borsa haberleri ve hisse analizleri Altın fiyatları (gram, çeyrek, ons) Kripto para haberleri Mevduat faiz oranları Gayrimenkul ve konut piyasası Bu başlıklar, ekonomi gündemi aramalarında yüksek trafik potansiyeline sahip. Ekonomi Haberlerini Takip Etmek Neden Önemli? Güncel ekonomi haberlerini düzenli takip etmek; Alım gücünü korumaya, Yatırım kararlarını doğru vermeye, İş dünyasındaki riskleri önceden görmeye, Kişisel ve kurumsal finans yönetimini güçlendirmeye yardımcı olur. Bu nedenle güvenilir ve hızlı kaynaklardan alınan ekonomi haberleri büyük önem taşır. Kapsül Haber Ajansı’nda Ekonomi Gündemi Kapsül Haber Ajansı, Türkiye ve dünyadaki ekonomi gelişmelerini; hızlı, tarafsız ve anlaşılır bir dille okuyucularına sunmayı hedefler. Son dakika ekonomi haberleri, analizler, piyasa değerlendirmeleri ve özel dosyalarla ekonomi gündemini tek noktadan takip edebilirsiniz.

“ASO, hayata geçirdiği projelerle, Ankara'nın marka değerini artırıyor” Haber

“ASO, hayata geçirdiği projelerle, Ankara'nın marka değerini artırıyor”

Ankara'nın savunma sanayisinden sağlık teknolojisine iş ve inşaat makinelerinden yüksek teknoloji üretimine kadar her alanda adından söz ettiren, dünyanın her köşesine ve 190'dan fazla ülkeye sanayi ürünleri ihraç eden bir şehir olduğunu anlatan Hisarcıklıoğlu, ASO'nun buradaki emeklerine dikkati çekti. Otellerdeki "yıldız" sistemi gibi dünyada odalar için de benzer bir standart olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu "Çok şükür bugün Türkiye'de neredeyse 367 odadan 290 tanesi bu akrediteye ve 5 yıldızlı konuma geldi." diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, uluslararası akredite kuruluşlarınca odaların denetlendiğini belirterek, "Bu denetlemenin sonucunda, Ankara Sanayi Odamız tam 5 yıldızlı hizmet verdiğinin somut göstergesini teyit etmiş oldu." ifadesini kullandı. ASO'nun her yıl geliştirdiği, artırdığı faaliyetleriyle kurumsal kapasitesiyle iş insanlarının temsil mekanizması olma sorumluluğunu yerine getirdiğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, "ASO, hayata geçirdiği projelerle, çalışmalarla Ankara'nın marka değerini artırıyor ve şehrimizi geleceğe taşıyor. Hem bir sanayici hem de TOBB başkanı olarak ASO'nun köklü geçmişiyle icraatlarıyla iftihar ediyorum." değerlendirmelerinde bulundu. -Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise konuşmasında, "Yeniden ana eğilimine, düşüş eğilimine girmiş durumda enflasyon. Bu ayın enflasyonunun da iyi bir noktada geleceğini öncü göstergelerden tahmin edebiliyoruz." dedi. Yılmaz, dünya ekonomisinin büyümesinin tarihsel ortalamalarının altında seyrettiğini, dünya ticaretinin bunun da altında büyüdüğünü, savaşların yanı sıra ticaret savaşlarının da yaşandığını söyledi. ABD, Çin ve Avrupa Birliği gibi büyük ekonomik aktörlerin politikalarının ciddi şekilde yakından takip edilmesi ve Türkiye'nin buna göre stratejik olarak konumlandırılması gerektiğine işaret eden Yılmaz, "Dünyanın bu hali içinde Türkiye ekonomisi son 22-23 yılda dünyadan çok daha hızlı bir şekilde büyüdü. Dünya ortalama yüzde 3,5 büyürken, bizim ekonomimiz yıllık ortalama yüzde 5,4 büyüme kaydetti. Dünyadan 1,9 puan her yıl daha fazla büyüdük. Bu önemli bir başarı." ifadelerini kullandı. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,3 büyümesini beklediklerini dile getirerek, şunları kaydetti: "Bu yıl ekonomimiz 1,5 trilyon dolar seviyesini aşmış olacak. Bundan 22-23 yıl önce 238 milyar dolarlık bir ekonomimiz vardı. Bu sene inşallah 1,5 trilyon doları aşan bir ekonomik büyüklüğü görmüş olacağız. Geçen yıl itibarıyla nominal dolar bazında dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz. Satın alma gücüne göre 12. büyük ekonomisiyiz. Bu yıl IMF'nin dünyadaki ülkelerle ilgili tahminlerinin gerçekleşmesi halinde Türkiye nominal dolar bazında dünyanın 16. büyük ekonomisi olacak. Satın alma gücü paritesiyle ise 11. büyük ekonomi olacağız, IMF'nin tahminlerinin gerçekleşmesi halinde. Diğer taraftan Dünya Bankasının sınıflandırması var. Ülkeleri dört gruba ayırıyorlar, düşük gelirli ülkeler, alt orta gelirli ülkeler, üst orta gelirli ülkeler ve yüksek gelirli ülkeler şeklinde. 'Son çeyrek asırda Türkiye neyi başardı?' diye soracak olursanız, Türkiye alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi ise bu yıl özellikle tam bu kritik eşikteyiz. Bu yılki gerçekleşmeler ışığında Türkiye, tarihinde ilk defa yüksek gelirli ülkelerden biri haline gelecek Dünya Bankası hesaplamalarına göre. İlk defa yüksek gelirli ülkeler ligine alt basamaktan da olsa bir adım atmış olacak. Ama bu daha zorlu bir dönem. Burada kalıcı olmak önemli olan ve ilerlemek. Bu da rakamsal dönüşümlerin ötesinde niteliksel bir değişimi gerektiriyor. Sadece rakamları büyüterek bu ligde kalamazsınız. Kurumlarınızı dönüştürmeniz lazım. Reformlar yapmanız lazım. Sadece devlet olarak değil, firmalar, kamu, sivil toplum bütün unsurlarıyla, ülkemizin bir dönüşüm sürecinden geçmesi gerekiyor." - "İhracatımızın yüzde 90'ından fazlası sanayi ürünlerinden oluşuyor" ASO Başkanı Ardıç ise Ankara'nın OSTİM, Sincan, Temelli bölgesi, İvedik, Kahramankazan, Akyurt ve Siteler başta olmak üzere, savunma ve havacılık sanayisini de kapsayan geniş üretim ekosistemiyle, ülkenin bilgi ve teknoloji üretiminin üssü olduğuna işaret etti. Sanayi ekosisteminin etkin işlerliği ve istikrarlı gelişimi için 40 meslek grubunda 10 bini aşan üye firmasıyla ASO'nun, Türkiye'nin büyüme ve kalkınma sürecine en fazla katkıyı sağlamayı vizyon edindiğini belirten Ardıç, "Onun için bu akşamı sadece bir ödül takdim töreni olarak değil, Ankara'nın ve ülkemizin rekabetçilik, yenilikçilik ve kapsayıcılık ekseninde daha müreffeh bir geleceğe ilerleyişinin güçlü beyanı olarak görüyoruz." dedi. Ardıç, Ankara'nın bugün, savunma sanayisinden yazılıma, medikalden makineye, kimyadan elektroniğe uzanan geniş üretim zinciriyle ülkenin ihracat ve istihdamında en stratejik merkezlerden biri haline geldiğine dikkati çekerek, "Şehrimiz sadece bir başkent değil, aynı zamanda üretimin, teknolojinin ve ihracatın merkezi olma iddiasını her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriyor." dedi. ASO 62. Kuruluş Yılı Ödül Organizasyonu kapsamında, ihracat, istihdam, karlılık, AR-GE ve yenilik, ikiz dönüşüm olmak üzere 5 kategoride 28 sanayi firması ödüllendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.