Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye Ekonomisi

Kapsül Haber Ajansı - Türkiye Ekonomisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Ekonomisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akbank’tan Alanında İlk Dijital E-İhracat Kredisi Haber

Akbank’tan Alanında İlk Dijital E-İhracat Kredisi

Ürün, %5 BSMV avantajı ve uygun faiz oranlarına tamamen dijital süreçlerle erişim sağlayarak e-ihracatçıların nakit akışını güçlendiriyor. Akbank, bu adımla KOBİ’lerin ihracat kapasitesini artırmayı ve dijital ihracat ekosistemini desteklemeyi hedefliyor. Akbank, Türkiye’nin ihracat potansiyelini büyüten en dinamik alanlardan biri olan e-ihracata özel dijital kredi çözümünü devreye aldı. Banka, e-ihracat kredisi süreçlerini uçtan uca dijitalleştirerek sektörde bir ilke imza attı. Yeni ürünle birlikte KOBİ’ler, e-ihracatçı firmalara sağlanan %5 BSMV avantajından ve Akbank’ın sunduğu uygun faiz oranlarından Akbank Mobil üzerinden, hızlı ve kolay bir şekilde yararlanabiliyor. Bu çözümle Akbank, hem finansmana hızlı erişim sağlıyor hem de KOBİ’lerin nakit akışını güçlendiriyor. Akbank’ın geliştirdiği dijital ürün, özellikle operasyonlarını kendi olanaklarıyla finanse eden küçük işletmeler için önemli bir kolaylık sunuyor. Banka, dijital kanallar üzerinden tasarlanan süreçle işletmelerin başvurudan kredi kullanımına kadar tüm aşamalarda zaman ve operasyon maliyetinden de tasarruf sağlamasını hedefliyor. “E-ihracatı güçlendirmek hedefiyle finansmana erişimi tamamen dijitalleştirdik.” Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, dijital e-ihracat kredisine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “E-ihracat Türkiye ekonomisi için güçlü bir değer üretim alanı. Bugün farklı platformlar ve pazaryerleri üzerinden ihracat yapan yaklaşık 120 bin KOBİ ölçekli işletme bulunuyor. Buradaki gelişmenin sürmesi için işletmelerin uygun maliyetli finansmana hızlı ve kolay şekilde ulaşması kritik önem taşıyor. Bu bilinçle Akbank olarak, dijital e-ihracat kredisi ile ihracatçı KOBİ’lerimizi desteklemek üzere sektörde bir ilki hayata geçirdik. Müşterilerimiz e-ihracatçılara sağlanan %5 BSMV avantajı ve kendilerine özel uygun faizli kredi imkanlarımızdan Akbank Mobil üzerinden zahmetsizce faydalanabiliyor. Türkiye’nin dijital ihracat kapasitesini yukarı taşımak için yenilikçi çözümlerimizle işletmelerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz.”

Otomotivde 41,5 Milyar Dolarlık Rekor: 20 Yılın 19'unda İhracat Şampiyonu! Haber

Otomotivde 41,5 Milyar Dolarlık Rekor: 20 Yılın 19'unda İhracat Şampiyonu!

Türkiye ihracatının "değişmez şampiyonu" otomotiv endüstrisi, 2025 yılında bir önceki yıla göre %11,6’lık büyüme kaydederek toplam 41,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Bu sonuçla otomotiv sektörü, son 20 yılın 19’unu lider olarak tamamlayarak kırılması güç bir rekora imza attı. 2025 Yılı İhracat Karnesi: Segment Bazlı Performans Sektörün başarısında sadece binek otomobiller değil, ağır vasıta ve tedarik endüstrisindeki devasa ivme de etkili oldu. Özellikle çekici ihracatındaki %54'lük artış, sektörün katma değerli üretim gücünü ortaya koydu. Ürün Grubu 2025 İhracat Tutarı Değişim Oranı (%) Tedarik Endüstrisi 15,7 Milyar $ +%6 Binek Otomobiller - +%4 Eşya Taşımaya Mahsus Araçlar - +%28 Otobüs-Minibüs-Midibüs - +%30 Çekiciler - +%54 Pazar Analizi: Almanya Zirvede, Suudi Arabistan Sürprizi Türkiye'nin otomotiv ihracatında en büyük rotası yine Avrupa Birliği oldu. 2025 yılında AB ülkelerine yapılan ihracat 30,1 milyar dolar seviyesine ulaşarak toplam ihracattan %72,5 pay aldı. Almanya Liderliğini Korudu: Almanya'ya yapılan ihracat %36 artarak 6,6 milyar dolara ulaştı. Aralık Ayının Yıldızı Fransa: 2025'in son ayında en fazla ihracat 690 milyon dolarla Fransa'ya yapıldı. Dikkat Çeken Artışlar: Aralık ayında Suudi Arabistan'a yapılan ihracat %461, Avusturya'ya ise %55 oranında arttı. Düşüş Yaşanan Pazarlar: Rusya (%52) ve Hollanda (%16) pazarlarında ise yıl genelinde gerileme görüldü. OİB Başkanı Baran Çelik: "Yeşil Dönüşüme Adaptasyon Başarıyı Getirdi" Başarıyı değerlendiren OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, Avrupa pazarındaki değişimlere dikkat çekti: "En büyük pazarımız olan Avrupa Birliği'ndeki yeşil ve dijital dönüşüme hızlı adaptasyonumuz, bu başarının temel taşını oluşturdu. Katma değeri yüksek üretim gücümüzle küresel ticaretteki rekabetçi yapımızı koruyoruz. 2026 yılında da ülke ekonomisine en büyük katkıyı sağlamaya devam edeceğiz." Aralık 2025: Yılın "Altın" Kapanışı Yılın son ayında otomotiv ihracatı %8 artarak 3 milyar 761 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ülke genel ihracatından %16,2 pay alan sektör, Aralık ayını da şampiyonluk kürsüsünde tamamladı. Aralık ayında tedarik endüstrisi %18, otobüs grubu ise %35 artış göstererek yılın genel trendini destekledi.

Ocak 2026’da Enflasyon Yüksek Gelirse Faiz İndirim Kararları Pas Geçilebilir Haber

Ocak 2026’da Enflasyon Yüksek Gelirse Faiz İndirim Kararları Pas Geçilebilir

İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Özdurak, 2026 yılının ekonomik görünümünü değerlendirdi. Özdurak’a göre, faiz politikalarının tek başına enflasyonu kalıcı biçimde düşürme gücü zayıflarken, Türkiye ekonomisi düşük katma değerli büyüme ve fiyat yapışkanlığı sorunlarıyla karşı karşıya. Hizmet sektöründeki kontrolsüz artışlar, kur baskısı ve küresel sermaye koşulları enflasyonla mücadeleyi zorlaştırıyor. İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Özdurak, yeni yılın ekonomik görünümünü değerlendirdi. Doç. Dr. Özdurak’a göre, 2026’ya girerken asıl ihtiyaç, para politikasının ötesine geçen nitelikli bir ekonomik dönüşüm. “Kontrolsüz fiyat artışları enflasyonla mücadeleye darbe vuruyor” Enflasyonla mücadelede mevcut faiz politikasının etkisinin zayıfladığını belirten Doç. Dr. Caner Özdurak, şöyle devam etti: “Eğer 2026 yılında da enflasyonla mücadele sadece faiz kararları gibi para politikası araçlarıyla yürütülmeye devam ederse, enflasyonun yüzde 20'nin altına inmesi pek mümkün görünmüyor. Bu durum, ekonomi yönetiminin hedefine ulaşmasının zor olacağını gösteriyor. Burada, kalıcı bir başarı için ekonominin kurgusunun, sanayi politikalarının ve makro ekonomik stratejilerin değişmesi gerektiğini vurgulamak isterim. Türkiye ekonomisinin giderek düşük katma değerli hizmet sektörüne yaslandığı dikkat çekiyor. Özellikle hizmet sektöründeki kontrolsüz fiyat artışları enflasyonda bir yapışkanlık yaratıyor ve mücadeleye darbe vuruyor. Konut ve eğitim harcamalarında da acil reform ihtiyacı bulunuyor. Bu olumsuz etkenlere rağmen, temkinli de olsa faiz indirimlerinin devam edebileceğini, ancak 2026 Ocak ayında beklenenin çok üzerinde bir enflasyon gelmesi durumunda indirim kararlarının pas geçilebileceğini öngörüyorum.” “Düşük nitelikli büyüme modeli kur istikrarını tehdit ediyor” Düşük nitelikli büyüme modelinin sürdürülebilir döviz girişi yaratma potansiyelini ve kur istikrarını tehdit ettiğini belirten Doç. Dr. Özdurak, “Yüksek enflasyonun devam etme beklentisi ve faiz indirimlerinin sürme ihtimali, reel faizin cazibesini azaltarak kur üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturuyor. Türkiye ekonomisinin 3. çeyrek büyüme verilerini yorumlarken en büyük sorunu şöyle açıklayabiliriz: Büyümenin lokomotiflerinin inşaat ve finans gibi düşük verimli, düşük katma değerli alanlar olması, kaynakların inovasyona değil, spekülatif kazançlara yönlendirildiğini gösteriyor. Bu yapı, topluma sadece ‘karnını doyurup barınabildiğine şükreden’ bir durumu empoze ediyor. Bu düşük nitelikli büyüme modeli, güçlü ve sürdürülebilir döviz girişi yaratma potansiyelini düşürüyor ve kur istikrarını tehdit ediyor” dedi. “Fed üyelerinin faiz beklentileri, küresel sermaye akışını etkiliyor” Doç. Dr. Özdurak, “ABD Merkez Bankası (Fed) üyelerinin faiz beklentileri (FOMC), küresel sermaye akışını etkiliyor” diyerek sözlerine şöyle sürdürdü: “FOMC beklentilerine göre, faiz indirim döngüsü yaklaşıyor olsa da ABD faizleri 2025 boyunca yüksek kalacaktır (2025 medyan beklenti yüzde 3.6). Bu durum, küresel sermayenin ABD gibi güvenli limanlara akışını sürdüreceği anlamına gelir ki, bu da Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı baskısını korur. Orta vadede faizlerin yüzde 3 civarındaki nötr seviyeye inmesi beklenirken, bu durum küresel likiditeyi artırsa bile, yabancı yatırımcının Türkiye'ye gelmesi büyük ölçüde ülkenin kendi iç dinamiklerine ve makroekonomik stratejisine bağlı olacaktır.” “2026'dan beklenti nitelikli bir mücadelenin başlatılması” 2026'dan temel beklentinin mevcut duruma karşı nitelikli bir mücadelenin başlatılması olduğunu belirten Doç. Dr. Özdurak, “Öte yandan, TÜİK’in Ocak 2026’dan itibaren AB standartlarına uyum amacıyla yapacağı metodolojik değişiklikler (Ulusal Hesaplar verisiyle ağırlık yapısının belirlenmesi gibi) teknik olarak uluslararası uyumu sağlasa da Türkiye'deki gelir dağılımı bozukluğu ve konut/kira gibi temel ihtiyaçlardaki fahiş artışlar nedeniyle hissedilen enflasyon ile resmi enflasyon arasındaki makası açabilir ve veriye olan güveni azaltabilir. Sonuç olarak, Türkiye ekonomisinin temel sorunu, sadece para politikasıyla çözülemeyecek kadar derin olan, katma değeri düşük bir büyüme modeli ve enflasyondaki yapısal yapışkanlıktır. 2026'dan temel beklenti, bu duruma karşı nitelikli bir mücadelenin başlatılmasıdır” diyerek sözlerini tamamladı.

Lojistik Planlama ve Teknoloji, E- Ticaretteki Büyümenin En Önemli Destekçisi Haber

Lojistik Planlama ve Teknoloji, E- Ticaretteki Büyümenin En Önemli Destekçisi

İş ortaklarına yenilikçi ve kişiselleştirilmiş lojistik çözümler sunan Akca Lojistik, Kasım ayında geçen yılın aynı dönemine göre sipariş adedinde %80’lik artış kaydetti. Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, “Bugün e-ticaretin genel ticaret içindeki payının yaklaşık %20 seviyelerine gelmiş olması, bu alanın artık çok daha planlı ve güçlü altyapılarla ele alınmasını zorunlu kılıyor.” dedi. Türkiye’de ve dünyada tüketici alışveriş alışkanlıklarının hızla dijitalleşmesiyle artık ticarette tüm süreçler dönüşüyor. Bu dönüşümde e-ticaret artık Türkiye ekonomisinde büyümenin önemli itici güçlerinden biri olarak konumlanıyor. Resmi verilere göre, 2024 yılı sonunda Türkiye’de e-ticaret hacmi toplamda 3 trilyon TL’ye ulaşırken, bu toplam büyüklükte perakende ticaretin payı ise 1,6 trilyon TL’ye gelmiş durumda. Türkiye’de internet üzerinden mal ve hizmet siparişi verenlerin oranı 2024 yılında %51,7 iken, 2025’te bu oran yaklaşık %8’lik büyüme ile %55,7’ye yükseldi. Bu artış eğiliminin önümüzdeki dönemde de devam etmesi bekleniyor. Akca Lojistik, tüketicinin hız ve kolaylık beklentisini dijital çözümlerle karşılıyor İş ortaklarına yenilikçi ve kişiselleştirilmiş lojistik çözümler sunan Akca Lojistik ise müşterilerinin online siparişlerini uçtan uca yöneten hizmet modeliyle 2025’te dikkat çekici bir ivme yakaladı ve 2024 yılının tüm sipariş hacmine 2025’in Eylül ayında ulaştı. Toplam sipariş adedi ise 2025’in tamamında %55 arttı. Özel kampanya dönemlerinin etkisiyle Kasım ayı ise bu yıl da e-ticaretin en yoğun dönemi olmaya devam etti. Akca Lojistik Kasım ayında geçen yılın aynı dönemine göre sipariş adetlerinde %80’lik bir artış kaydetti. Akca Lojistik’in e-ticaret operasyonu yürüttüğü sektörler baz alındığında Türkiye genelinde e-ticaret platformlarından en fazla sipariş verilen il İstanbul oldu. E-ticaretin büyümesi, lojistikte rekabetin çerçevesini yeniden şekillendiriyor Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, e-ticarette ulaşılan büyüklüğün lojistik sektörü açısından yeni bir çerçeve oluşturduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “E-ticaret, Türkiye ekonomisi içinde her geçen yıl payını artırarak, ticaretin geneline etki eden yapısal bir ölçeğe ulaşıyor. Bugün e-ticaretin genel ticaret içindeki payının yaklaşık %20 seviyelerine gelmiş olması, bu alanın dijital altyapıdan insan kaynağına, teknolojiden operasyonel kapasiteye kadar uzun vadeli ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Ölçek büyüdükçe rekabetin doğası da değişiyor. Firmalar için fark yaratan unsur yalnızca fiyat değil, artan sipariş hacminin, işlerini emanet ettikleri lojistik hizmet sağlayıcısı tarafından ne kadar hızlı, ne kadar izlenebilir ve ne kadar sorunsuz yönetildiği oluyor. Çünkü e-ticaret operasyonlarını taşıyan lojistik altyapı, doğrudan müşteri deneyimini ve marka algısını etkileyen önemli bir unsur konumunda. Akca Lojistik olarak, operasyonlarımızı bu sorumluluğun da bilinciyle yönetiyoruz. İş ortaklarımızın lojistik süreçlerine uçtan uca destek oluyor; filo ağımızdaki çeşitli boyutlardaki araçlarımızla mikro dağıtım alanında son kullanıcıya kadar uzanan teslimatları hızlı ve sorunsuz bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Perakende ve e-ticaret operasyonlarını da kapsayan bu hizmet yapısını, birbirine entegre çalışan WMS ve TMS altyapılarımız ile anlık olarak izliyor ve raporlanabilir hale getiriyoruz.”

Ekonomi Haberleri: Türkiye ve Dünyada Piyasaları Etkileyen Son Gelişmeler Haber

Ekonomi Haberleri: Türkiye ve Dünyada Piyasaları Etkileyen Son Gelişmeler

Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmeler, küresel piyasalardaki dalgalanmalar, faiz kararları, enflasyon verileri ve döviz kurları günlük hayatı doğrudan etkiliyor. Güncel ekonomi haberleri, doğru ve hızlı bilgiye ulaşmak isteyenler için kritik öneme sahip. Türkiye Ekonomisinde Son Durum Türkiye ekonomisi 2025 yılı itibarıyla para politikası, enflasyonla mücadele ve büyüme dengesi ekseninde şekilleniyor. Merkez Bankası’nın faiz kararları, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın attığı adımlar ve bütçe politikaları piyasalar tarafından yakından izleniyor. Öne çıkan başlıklar arasında: Enflasyon rakamları (TÜFE – ÜFE) Merkez Bankası faiz kararları Döviz kuru (dolar, euro, sterlin) Asgari ücret ve maaş düzenlemeleri Vergi ve teşvik politikaları yer alıyor. Bu başlıklar, son dakika ekonomi haberleri arasında en çok aranan konuların başında geliyor. Küresel Piyasalar ve Dünya Ekonomisi Sadece Türkiye değil, küresel gelişmeler de ekonomi gündemini doğrudan etkiliyor. ABD Merkez Bankası (FED) faiz kararları, Avrupa Merkez Bankası politikaları, enerji fiyatları ve jeopolitik riskler dünya ekonomisinin yönünü belirliyor. Özellikle: FED faiz kararları Altın ve petrol fiyatları Küresel resesyon beklentileri Çin ve ABD ekonomisindeki gelişmeler Dünya ekonomi haberleri başlığı altında en çok takip edilen konular arasında yer alıyor. Piyasalar, Yatırım ve Finans Haberleri Ekonomi haberleri denildiğinde yatırımcılar için piyasa verileri büyük önem taşıyor. Borsa İstanbul’daki hareketlilik, kripto para piyasaları, faiz ve mevduat oranları yatırım kararlarını doğrudan etkiliyor. Yatırımcıların en çok aradığı konular: Borsa haberleri ve hisse analizleri Altın fiyatları (gram, çeyrek, ons) Kripto para haberleri Mevduat faiz oranları Gayrimenkul ve konut piyasası Bu başlıklar, ekonomi gündemi aramalarında yüksek trafik potansiyeline sahip. Ekonomi Haberlerini Takip Etmek Neden Önemli? Güncel ekonomi haberlerini düzenli takip etmek; Alım gücünü korumaya, Yatırım kararlarını doğru vermeye, İş dünyasındaki riskleri önceden görmeye, Kişisel ve kurumsal finans yönetimini güçlendirmeye yardımcı olur. Bu nedenle güvenilir ve hızlı kaynaklardan alınan ekonomi haberleri büyük önem taşır. Kapsül Haber Ajansı’nda Ekonomi Gündemi Kapsül Haber Ajansı, Türkiye ve dünyadaki ekonomi gelişmelerini; hızlı, tarafsız ve anlaşılır bir dille okuyucularına sunmayı hedefler. Son dakika ekonomi haberleri, analizler, piyasa değerlendirmeleri ve özel dosyalarla ekonomi gündemini tek noktadan takip edebilirsiniz.

“ASO, hayata geçirdiği projelerle, Ankara'nın marka değerini artırıyor” Haber

“ASO, hayata geçirdiği projelerle, Ankara'nın marka değerini artırıyor”

Ankara'nın savunma sanayisinden sağlık teknolojisine iş ve inşaat makinelerinden yüksek teknoloji üretimine kadar her alanda adından söz ettiren, dünyanın her köşesine ve 190'dan fazla ülkeye sanayi ürünleri ihraç eden bir şehir olduğunu anlatan Hisarcıklıoğlu, ASO'nun buradaki emeklerine dikkati çekti. Otellerdeki "yıldız" sistemi gibi dünyada odalar için de benzer bir standart olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu "Çok şükür bugün Türkiye'de neredeyse 367 odadan 290 tanesi bu akrediteye ve 5 yıldızlı konuma geldi." diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, uluslararası akredite kuruluşlarınca odaların denetlendiğini belirterek, "Bu denetlemenin sonucunda, Ankara Sanayi Odamız tam 5 yıldızlı hizmet verdiğinin somut göstergesini teyit etmiş oldu." ifadesini kullandı. ASO'nun her yıl geliştirdiği, artırdığı faaliyetleriyle kurumsal kapasitesiyle iş insanlarının temsil mekanizması olma sorumluluğunu yerine getirdiğine işaret eden Hisarcıklıoğlu, "ASO, hayata geçirdiği projelerle, çalışmalarla Ankara'nın marka değerini artırıyor ve şehrimizi geleceğe taşıyor. Hem bir sanayici hem de TOBB başkanı olarak ASO'nun köklü geçmişiyle icraatlarıyla iftihar ediyorum." değerlendirmelerinde bulundu. -Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise konuşmasında, "Yeniden ana eğilimine, düşüş eğilimine girmiş durumda enflasyon. Bu ayın enflasyonunun da iyi bir noktada geleceğini öncü göstergelerden tahmin edebiliyoruz." dedi. Yılmaz, dünya ekonomisinin büyümesinin tarihsel ortalamalarının altında seyrettiğini, dünya ticaretinin bunun da altında büyüdüğünü, savaşların yanı sıra ticaret savaşlarının da yaşandığını söyledi. ABD, Çin ve Avrupa Birliği gibi büyük ekonomik aktörlerin politikalarının ciddi şekilde yakından takip edilmesi ve Türkiye'nin buna göre stratejik olarak konumlandırılması gerektiğine işaret eden Yılmaz, "Dünyanın bu hali içinde Türkiye ekonomisi son 22-23 yılda dünyadan çok daha hızlı bir şekilde büyüdü. Dünya ortalama yüzde 3,5 büyürken, bizim ekonomimiz yıllık ortalama yüzde 5,4 büyüme kaydetti. Dünyadan 1,9 puan her yıl daha fazla büyüdük. Bu önemli bir başarı." ifadelerini kullandı. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,3 büyümesini beklediklerini dile getirerek, şunları kaydetti: "Bu yıl ekonomimiz 1,5 trilyon dolar seviyesini aşmış olacak. Bundan 22-23 yıl önce 238 milyar dolarlık bir ekonomimiz vardı. Bu sene inşallah 1,5 trilyon doları aşan bir ekonomik büyüklüğü görmüş olacağız. Geçen yıl itibarıyla nominal dolar bazında dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz. Satın alma gücüne göre 12. büyük ekonomisiyiz. Bu yıl IMF'nin dünyadaki ülkelerle ilgili tahminlerinin gerçekleşmesi halinde Türkiye nominal dolar bazında dünyanın 16. büyük ekonomisi olacak. Satın alma gücü paritesiyle ise 11. büyük ekonomi olacağız, IMF'nin tahminlerinin gerçekleşmesi halinde. Diğer taraftan Dünya Bankasının sınıflandırması var. Ülkeleri dört gruba ayırıyorlar, düşük gelirli ülkeler, alt orta gelirli ülkeler, üst orta gelirli ülkeler ve yüksek gelirli ülkeler şeklinde. 'Son çeyrek asırda Türkiye neyi başardı?' diye soracak olursanız, Türkiye alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi ise bu yıl özellikle tam bu kritik eşikteyiz. Bu yılki gerçekleşmeler ışığında Türkiye, tarihinde ilk defa yüksek gelirli ülkelerden biri haline gelecek Dünya Bankası hesaplamalarına göre. İlk defa yüksek gelirli ülkeler ligine alt basamaktan da olsa bir adım atmış olacak. Ama bu daha zorlu bir dönem. Burada kalıcı olmak önemli olan ve ilerlemek. Bu da rakamsal dönüşümlerin ötesinde niteliksel bir değişimi gerektiriyor. Sadece rakamları büyüterek bu ligde kalamazsınız. Kurumlarınızı dönüştürmeniz lazım. Reformlar yapmanız lazım. Sadece devlet olarak değil, firmalar, kamu, sivil toplum bütün unsurlarıyla, ülkemizin bir dönüşüm sürecinden geçmesi gerekiyor." - "İhracatımızın yüzde 90'ından fazlası sanayi ürünlerinden oluşuyor" ASO Başkanı Ardıç ise Ankara'nın OSTİM, Sincan, Temelli bölgesi, İvedik, Kahramankazan, Akyurt ve Siteler başta olmak üzere, savunma ve havacılık sanayisini de kapsayan geniş üretim ekosistemiyle, ülkenin bilgi ve teknoloji üretiminin üssü olduğuna işaret etti. Sanayi ekosisteminin etkin işlerliği ve istikrarlı gelişimi için 40 meslek grubunda 10 bini aşan üye firmasıyla ASO'nun, Türkiye'nin büyüme ve kalkınma sürecine en fazla katkıyı sağlamayı vizyon edindiğini belirten Ardıç, "Onun için bu akşamı sadece bir ödül takdim töreni olarak değil, Ankara'nın ve ülkemizin rekabetçilik, yenilikçilik ve kapsayıcılık ekseninde daha müreffeh bir geleceğe ilerleyişinin güçlü beyanı olarak görüyoruz." dedi. Ardıç, Ankara'nın bugün, savunma sanayisinden yazılıma, medikalden makineye, kimyadan elektroniğe uzanan geniş üretim zinciriyle ülkenin ihracat ve istihdamında en stratejik merkezlerden biri haline geldiğine dikkati çekerek, "Şehrimiz sadece bir başkent değil, aynı zamanda üretimin, teknolojinin ve ihracatın merkezi olma iddiasını her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriyor." dedi. ASO 62. Kuruluş Yılı Ödül Organizasyonu kapsamında, ihracat, istihdam, karlılık, AR-GE ve yenilik, ikiz dönüşüm olmak üzere 5 kategoride 28 sanayi firması ödüllendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.