Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye Müteahhitler Birliği

Kapsül Haber Ajansı - Türkiye Müteahhitler Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Müteahhitler Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TMB, 2026 Yılının İkinci Çeyreğine Ait İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu Yayımladı Haber

TMB, 2026 Yılının İkinci Çeyreğine Ait İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu Yayımladı

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), 2026 yılının ikinci çeyreğine ait İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayımladı. Raporda, inşaat sektörünün ekonominin büyümesini destekleyen sektörlerden biri olmayı sürdürdüğü belirtilirken, büyüme hızındaki yavaşlamanın sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimde yaşanan güçlüklerden kaynaklandığı ifade edildi. Kamu yatırımlarının büyümeyi desteklemeyi sürdürdüğü, buna karşın özel sektör yatırımlarındaki zayıflama ile yüksek finansman maliyetlerinin büyüme üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiği vurgulandı. Ekonominin genelinde 200’ün üzerinde alt sektöre yarattığı talep ve istihdam gücüyle lokomotif rol üstlenen inşaat sektörünün önde gelen kuruluşlarını temsil eden Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), ekonomi çevreleri ve sektör tarafından yakından takip edilen İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nun Temmuz 2026 sayısını yayımladı. “Küresel Ekonominin Dayanıklılık Testi” başlıklı analizde, küresel ekonomik görünüm, yurt içi ekonomik gelişmeler ve inşaat sektörüne ilişkin temel göstergeler birlikte değerlendirilerek sektörün mevcut görünümü ile önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler ele alındı. Raporda, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde %2,5 büyüdüğü, aynı dönemde inşaat sektörünün %3,2, gayrimenkul faaliyetlerinin ise %3,0 oranında büyüme kaydettiği belirtildi. Böylece sektörün 2022 yılının ikinci yarısında başlayan büyüme eğilimini 14 çeyrektir kesintisiz sürdürdüğü ifade edilirken, önceki dönemlerde %8'in üzerinde gerçekleşen büyüme performansına kıyasla ivme kaybının belirginleştiğine dikkat çekildi. Büyümedeki yavaşlamada sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimde yaşanan güçlüklerin etkili olduğu değerlendirilirken, deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetleri ile kamu altyapı yatırımlarının sektörü desteklemeyi sürdürdüğü, buna karşın özel sektör yatırımlarındaki zayıflamanın büyüme hızını sınırladığı kaydedildi. Öte yandan, 2026 yılının ilk çeyreğinde zincirlenmiş hacim endeksine göre gayrisafi sabit sermaye oluşumu içerisinde sektörel yatırımların payının %3,3, mevsim etkilerinden arındırılmış istihdamdaki payının ise %6,7 seviyesinde gerçekleştiği belirtilen raporda, sektörün ekonomik faaliyetler ve istihdam açısından önemini koruduğu vurgulandı. Raporda, yılın ilk yarısında 2,7 milyar ABD Doları ile geçmiş yıllardaki performansının gerisinde kalan yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin küresel finansman koşulları ve jeopolitik gelişmelerden olumsuz etkilendiği belirtildi. Uluslararası proje hacmindeki yavaşlama, özellikle Orta Doğu'da artan gerilimler ve yatırım kararlarının ertelenmesiyle ilişkilendirilirken, Türk inşaat sektörünün sahip olduğu teknik yetkinlik ve uluslararası deneyim sayesinde küresel pazardaki rekabet gücünü koruduğunun altı çizildi. Türkiye Müteahhitler Birliği’nce 2026 yılının ikinci çeyreğinin değerlendirildiği raporda, inşaat sektörüne ilişkin özetle şu tespitlere yer verildi: İNŞAAT SEKTÖRÜNDE BÜYÜME DEVAM EDERKEN İVME KAYBI DİKKAT ÇEKİYOR: 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisi %2,5 büyürken inşaat sektörü %3,2, gayrimenkul faaliyetleri ise %3,0 büyüme kaydetmiştir. Böylece sektör, 2022 yılının ikinci yarısından itibaren yakaladığı büyüme eğilimini 14 çeyrektir kesintisiz sürdürmüştür. Bununla birlikte, sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimde yaşanan güçlükler büyüme hızında belirgin bir yavaşlamaya neden olmuştur. ÜRETİM GÖSTERGELERİ KAPASİTENİN KORUNDUĞUNA İŞARET EDİYOR: Ciro endeksi ve yapı ruhsatı verileri sektörün üretim kapasitesini koruduğunu göstermektedir. Özellikle yapı ruhsatlarındaki artış, önümüzdeki dönemde yeni projelerin devreye girebileceğine işaret ederken, inşaat güven endeksinin ikinci çeyrek boyunca eşik değer olan 100'ün altında kalması sektör temsilcilerinin geleceğe ilişkin beklentilerinde temkinli duruşun sürdüğünü ortaya koymaktadır. İnşaat maliyetlerindeki artış hızının yavaşlaması olumlu bir gelişme olmakla birlikte, işçilik maliyetleri ve finansman giderleri sektörün kârlılığı üzerinde baskı oluşturmaya devam etmektedir. KONUT SATIŞLARINDA KISA VADELİ TOPARLANMA: Türkiye genelinde ilk el konut satışları Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %23,1 artarak 43 bin 406 adet olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde ikinci el konut satışları da %12,5 oranında artışla 86 bin 573 adede yükselmiştir. Böylece toplam konut satışları içinde ilk el satışların payı %33,4, ikinci el satışların payı ise %66,6 olarak gerçekleşmiştir. Mayıs ayında gözlenen zayıf satış performansının ardından Haziran ayında her iki segmentte de kaydedilen artış, konut piyasasında kısa vadeli bir toparlanmaya işaret etmiştir. Bununla birlikte yılın ilk yarısı itibarıyla ilk el satışların yalnızca sınırlı bir toparlanma sergilemesi, yeni konut üretimini destekleyecek talep koşullarının henüz kalıcı biçimde güçlenmediğini ve finansman koşullarının konut talebi üzerindeki belirleyici etkisini koruduğunu göstermiştir. KONUT PİYASASINDA FİNANSMAN BASKISI SÜRÜYOR: Konut satışlarının finansman yapısı incelendiğinde, ipotekli satışlar Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre %72,1 artarak 25 bin 993 adet olurken, diğer satışlar %7,1 artışla 103 bin 986 adet olarak gerçekleşmiştir. Toplam satışlar içerisinde ipotekli satışların payı %20,0, diğer satışların payı ise %80,0 olmuştur. Haziran ayında ipotekli satışlarda belirgin bir canlanma yaşansa da bu artış, önceki aylarda oldukça düşük seviyelerde seyreden kredi kullanımının ardından gerçekleşmiştir. İpotekli satışların toplam satışlar içerisindeki payının hâlen beşte bir düzeyinde kalması, finansman koşullarında kalıcı bir normalleşmeden ziyade sınırlı bir toparlanmaya işaret etmektedir. Konut kredisi maliyetleri, satın alma kararları üzerindeki belirleyici etkisini sürdürmüştür. YAPI RUHSATLARINDAKİ ARTIŞ YENİ YATIRIMLAR İÇİN OLUMLU SİNYAL VERİYOR: 2026 yılının ilk çeyreğinde yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinde kaydedilen artış, sektörün üretim kapasitesini koruduğunu ve önümüzdeki dönemde yeni projelerin devreye alınabileceğini göstermiştir. YURT DIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİNDE JEOPOLİTİK BELİRSİZLİKLER ETKİLİ OLUYOR: Ocak-Haziran 2026 dönemi itibarıyla Türk inşaat sektörü tarafından yurt dışında 2,7 milyar ABD Doları tutarında 57 proje üstlenilmiştir. Böylece sektörün 1972 yılında Libya ile yurt dışı pazara açılmasından bu yana ulaştığı uluslararası proje portföyü büyüklüğü üstlenilen 12.931 projeyle toplam 566,1 milyar ABD Doları olmuştur. Yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin 2026 yılının ilk yarısındaki performansı, savaşlar ve küresel jeopolitik gerilimlerin de etkisiyle zayıf seyrini sürdürmüştür. İNŞAAT ZİRVESİ TÜRKİYE 2026 SEKTÖRÜN GELECEK VİZYONUNU ORTAYA KOYDU: Raporda, Türkiye Müteahhitler Birliği tarafından T.C. Ticaret Bakanlığı'nın destekleriyle düzenlenen İnşaat Zirvesi Türkiye (Construction Summit Türkiye-CST) 2026'nın, Türk inşaat ve yapı malzemeleri sektörlerinin küresel rekabet gücünü artırmaya yönelik en kapsamlı uluslararası platformlardan biri olduğu belirtildi. Küresel ölçekte yaşanan teknolojik dönüşüm, sürdürülebilirlik odaklı yeni düzenlemeler, değişen finansman modelleri ve jeopolitik gelişmelerin sektör üzerindeki etkilerinin ele alındığı Zirve'nin, kamu, özel sektör, uluslararası kuruluşlar ve finans çevrelerini ortak bir platformda buluşturduğu kaydedildi. Yaklaşık 1.400 sektör temsilcisinin katıldığı Zirve'de uluslararası pazarda faaliyet gösteren 81 firmanın stant açtığı ve iki gün boyunca 350'nin üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirildiği belirtilen raporda, Birleşik Krallık, Güney Kore, Finlandiya, Almanya, İsveç, Japonya, Fransa ve Çin başta olmak üzere çok sayıda ülkeden kamu ve özel sektör temsilcisinin etkinlikte yer aldığı ifade edildi. Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren'in değerlendirmelerine de yer verilen raporda, küresel rekabet ortamında mühendislik ve uygulama kapasitesinin yanı sıra dijitalleşme, sürdürülebilirlik, yapay zekâ ve uluslararası iş birliklerinin sektörün geleceğini belirleyen temel unsurlar haline geldiği ifade edildi. Mevcut küresel koşullar dikkate alındığında, İnşaat Zirvesi Türkiye 2026'nın yalnızca bir sektör buluşması değil, aynı zamanda Türk inşaat ve yapı malzemeleri sektörlerinin gelecek vizyonunu ortaya koyan stratejik bir platform niteliği taşıdığı değerlendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnşaat Sektörünün Gündeminde Yeşil Dönüşüm ve COP31 Var Haber

İnşaat Sektörünün Gündeminde Yeşil Dönüşüm ve COP31 Var

Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinden inşaat sektörünün temsilcilerini Ankara’da buluşturan İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026 ikinci gün programıyla devam ediyor. Kamu kurumlarından özel sektöre, yatırımcılardan teknoloji sağlayıcılarına, finans kuruluşlarından akademi dünyasına kadar geniş bir katılımcı profiline ev sahipliği yapan Zirve’de, sektörün geleceğine yön verecek başlıklar kapsamlı şekilde ele alınıyor. “Dirençli ve sürdürülebilir şehirler artık bir zorunluluk” Zirve’nin ikinci gününde katılımcılara hitap eden T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, Türkiye Müteahhitler Birliği’nin 1952 yılından bu yana ülkenin kalkınmasına önemli katkılar sunduğunu belirterek, Türk müteahhitlik sektörünün sahip olduğu bilgi birikimi ve tecrübenin uluslararası alanda önemli başarılara dönüştüğünü söyledi. Yeni dönemde şehirlerin yalnızca büyümesinin yeterli olmadığını ifade eden Suver, şehirlerin daha dirençli, daha güvenli ve daha sürdürülebilir hale getirilmesinin öncelikli hedef olması gerektiğini vurguladı. Deprem güvenliği ve yaşam kalitesini birlikte ele alan bütüncül yaklaşımın artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Suver, 6 Şubat depremlerinin bu gerçeği bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Dirençli şehirlerin ekonomik açıdan güçlü, sosyal açıdan kapsayıcı, çevresel açıdan sürdürülebilir ve afetlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini söyleyen Suver, yatırım kararlarının da giderek daha fazla sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda şekillendiğini kaydetti. Yeşil dönüşümün yalnızca çevre politikalarının bir başlığı olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Suver, bunun kapsamlı bir ekonomik dönüşüm süreci olduğunu ifade etti. Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in bu açıdan kritik önem taşıdığını vurgulayan Suver, organizasyonu yalnızca bir iklim zirvesi değil, şehirlerin geleceğinin ve yeni finansman fırsatlarının konuşulacağı küresel bir buluşma olarak değerlendirdiklerini söyledi. “Ankara, sektörün geleceğinin şekillendiği bir platforma dönüştü” Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren ise ikinci gün açılışında yaptığı konuşmada, Zirve’nin sektörün karşı karşıya olduğu fırsatların değerlendirilmesi ve zorlukların aşılması açısından uluslararası iş birliğinin önemini ortaya koyduğunu söyledi. Başkent Ankara’nın yalnızca bir zirveye ev sahipliği yapmadığını belirten Eren, aynı zamanda fikirlerin, teknolojilerin ve ortaklıkların buluştuğu, inşaat sektörünün geleceğinin şekillendiği önemli bir platforma dönüştüğünü ifade etti. Eren ayrıca, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31), Türkiye açısından sürdürülebilir kalkınma ve yeşil dönüşüm alanlarında önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Enerji verimli binalar, düşük karbonlu yapı malzemeleri, döngüsel ekonomi uygulamaları ve iklim dirençli altyapıların, inşaat sektörünün önümüzdeki dönemdeki en önemli gündem maddeleri arasında yer alacağını vurgulayan Eren, bu yılki Zirve temasının da bu doğrultuda “İnşaat Teknolojileri ve Yenilikçi Yapı Malzemeleri” olarak belirlendiğini hatırlattı. Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sektöre etkileri değerlendirildi Zirve kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda Emlak Konut Asansör Sistemleri Genel Müdürü Kurtuluş Erdem Bayraktar, yapıların inşa sürecinde teknolojik gelişmelerle birlikte binalardaki asansör sistemlerinin de giderek daha fazla önem kazandığını belirterek, burada fiyatın değil zamanında teslimin öne çıktığını vurguladı. Zirvede "İş Sağlığı Güvenliğinde Yapay Zeka Tabanlı Kontrol ve Dijitalleşme" başlıklı özel bir sunum gerçekleştiren ERN Holding İSG ve Çevre Müdürü Özlem Gözütok ise yapay zekânın iş süreçlerini sanal simülasyon eğitimleri, giyilebilir teknolojiler, ekipman ve makine güvenliği ile tahmine dayalı risk analizi olmak üzere dört temel eksende dönüştürdüğünü ifade etti. Şehirleşmenin geleceği masaya yatırıldı “Şehirleşmenin Geleceği: Sürdürülebilir, Dirençli ve Akıllı Kentler” başlıklı panelin moderatörlüğünü ise Doğuş İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Erdem Tavas yaptı. Panelde GYODER Başkanı Neşecan Çekici, Zaha Hadid Architects Grup Lideri Takehiko Iseki, Connected Places Catapult İnşaat ve Altyapı Birimi Başkanı Gavin Summerson ve Polat Gayrimenkul İcra Kurulu Üyesi Kaan Yücel ve Bilgili Holding Yönetim Kurulu Üyesi Levent Abay konuşmacı olarak yer aldı. Panelde konuşmacılar, şehirleşmenin yalnızca yapı üretmekten ibaret olmadığına dikkat çekerek, geleceğin şehirlerinde çevresel entegrasyonun ve insan odaklı yaklaşımın belirleyici olacağını vurguladı. Dirençli şehirlerin yalnızca afetler karşısında ayakta kalan değil, kriz anlarında da işleyişini sürdürebilen kentler olması gerektiği ifade edildi. Oturumda ayrıca sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel boyutuyla değil, kültürel hafızanın, tarihî değerlerin ve yaşanmışlıkların gelecek nesillere aktarılması perspektifiyle ele alınması gerektiği görüşü öne çıktı. Finansman mekanizmaları, kamusal politikalar ile performans ve şeffaflık kriterlerinin de şehirlerin geleceğini şekillendiren temel unsurlar arasında yer aldığı değerlendirildi. İki gün boyunca paneller, özel oturumlar, sergi alanları ve ikili iş görüşmelerine ev sahipliği yapan İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’da, inşaat sektörünün geleceğine ilişkin kritik başlıklar değerlendirilmeye devam ediyor. Kamu, özel sektör, finans ve teknoloji dünyasından temsilcileri bir araya getiren Zirve, sektörün dönüşümüne yön verecek fikirlerin ve iş birliği fırsatlarının paylaşılmasına olanak sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Uraloğlu, İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’da Sektör Temsilcileriyle Buluştu Haber

Bakan Uraloğlu, İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’da Sektör Temsilcileriyle Buluştu

İnşaat Zirvesi Türkiye 2026 kapsamında düzenlenen özel oturumda dijitalleşme, yapay zekâ ve akıllı sistemlerin inşaat ve altyapı sektörünün geleceğini şekillendirdiğini vurgulayan Uraoğlu, “Dijital bağlantılar, yapay zekâ ve akıllı sistemler artık rekabetin ve ulusal gücün belirleyicileri haline geldi. İnşaat sektörü de bu dönüşümün ön saflarında yer alıyor” dedi. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) tarafından, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle düzenlenen İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026, kamu, özel sektör ve uluslararası paydaşları Ankara’da bir araya getirmeye devam ediyor. Zirve kapsamında gerçekleştirilen “Geleceğin Altyapısı: Dijitalleşme, Entegrasyon ve Mega Projelerin Dönüşümü” başlıklı özel oturumda T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Zirve’deki konuşmasında dijital bağlantılar, yapay zekâ ve akıllı sistemlerin artık rekabetin ve ulusal gücün belirleyicileri haline geldiğini belirten Bakan Uraloğlu, “İnşaat sektörü de bu rekabetin ön saflarında yer alan sektörlerden biri. Sensör verileri ve gerçek zamanlı analizlerle desteklenen akıllı inşaat modelleri, sektörün yeni standardı haline geldi. Türk müteahhitlik sektörü dijital dönüşümü en üst düzeyde benimseyerek, küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedefliyor” dedi. Uraloğlu, yurt dışı faaliyetlerine 1972 yılında Libya’da başlayan Türk müteahhitlerinin, 2025 yılı itibarıyla 138 ülkede binlerce projeye imza attığını hatırlattı. Son 24 yılda çok önemli altyapı yatırımlarının hayata geçirildiğini hatırlatan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, demiryolu ağının önemli ölçüde genişletildiğini, Marmaray’ın ise Türkiye’nin son yıllarda ortaya koyduğu küresel vizyonun en önemli göstergelerinden ve somut adımlarından biri haline geldiğini ifade etti. Küresel trendler ve değişen rekabet koşulları masaya yatırıldı İnşaat Zirvesi Türkiye 2026 kapsamında gerçekleştirilen “Türkiye’de ve Dünyada İnşaat Sektörünün Geleceği: Küresel Trendler, Dijitalleşme, Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik ile Değişen Rekabet Koşulları” başlıklı panelde sektörün karşı karşıya olduğu dönüşüm süreçleri ele alındı. ITC Yatırım Ticaret ve Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kantur’un moderatörlüğünde düzenlenen panelde küresel ekonomik görünümden teknoloji dönüşümüne, finansmandan yeni pazar fırsatlarına kadar birçok konu değerlendirildi. Pinsent Masons Küresel İş Danışmanı Graham Robinson, dünya ekonomisi ve inşaat sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak nüfus artış hızlarının yavaşlamasıyla birlikte birçok bölgede inşaat sektörünün milli gelir içerisindeki payında istikrarlı düşüşler gözlemlendiğini söyledi. Avrupa'nın 2025 yılı itibarıyla dünya ekonomisindeki güçlü konumunu koruduğunu belirten Robinson, Türkiye'nin ise altyapı yatırımları açısından önemli bir kaynak oluşturma kapasitesine sahip olduğuna dikkat çekerek, "Türkiye, Balkan ülkeleriyle kıyaslandığında büyüme açısından daha güçlü bir performans sergiliyor” dedi. Panelde konuşan Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Yavrucu ise, “Müteahhitlik sektöründe teknoloji dönüşümü beklenen hızda ilerlemiyor. Türkiye geneline baktığımızda hâlâ büyük ölçüde konvansiyonel yöntemlerle çalışmaya devam ediyoruz. Kaynaklar kısıtlanıyor, şehirleşme artıyor ve afetlerin etkileri giderek daha fazla hissediliyor. Buna rağmen inşaat sektörü dünya genelinde önemli bir ivme kazanıyor. Proje bazında baktığımızda, proje sayısı fazla olmasına rağmen projelerin ölçeği görece küçük kalıyor. Bu sektörde yerimizi sağlamlaştırabilmek için teknolojik bir dönüşüme girmemiz gerekiyor. Dünyada özellikle Rusya, Orta Doğu’nun bir kısmı ve Orta Asya gibi bölgelerde önemli fırsatlar bulunuyor. Gelişmiş ülkelerle daha fazla iş yapabilmemiz için iş yapış yöntemlerimizi değiştirmemiz gerekiyor. İkinci temel sorunumuz finansman. Bugünün fiyatlarıyla geleceği inşa etmeye çalışıyoruz” diye konuştu. TAV Yönetim Kurulu Başkanı Sani Şener de paneldeki konuşmasında, “Türk müteahhitleri olarak birlikte çalıştığımız ülkelerin kültürlerine uyum sağlama konusunda ciddi bir uzmanlığa sahibiz. Kültürel bağlar kurmayı ve farklı kültürlerle bütünleşmeyi çok iyi başarıyoruz. Bu da bizim önemli avantajlarımızdan biridir. Gittiğimiz her yere adapte olabiliyoruz. Bu da Türk müteahhitlik sektörünün güçlü yönlerinden biridir” ifadelerini kullandı. Üçüncü ülkelerdeki iş birliği fırsatları konuşuldu Zirve kapsamında gerçekleştirilen panellerden biri de “Uluslararası İş Birliği: 3. Ülkelerde Sürdürülebilir Altyapı Alanında İş Birliği” adıyla düzenlendi. Birleşik Krallık İşletmeler ve Ticaret Bakanlığı Ticaret Başmüsteşarı ve Türkiye Ülke Direktörü Katherine Attwood’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelin konuşmacıları ise; Türkiye Müteahhitler Birliği Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Ümit Özdemir, Infrastructure Exports UK Eş Başkan Stuart Senior, UK Exports Finance Küresel Kaynak Yaratma ve Müşteri İlişkileri Başkanı Vomic Nur Shah, Türk Eximbank Proje Finansmanı ve Uluslararası İlişkiler Direktörü Hatice Ürkmez, Standard Chartered Genel Müdür ve Avrupa Bölge Başkanı Yoshi Ichikawa ve Doğuş İnşaat Finans ve Mali İşler Müdürü Akın Tolga Kocakalay oldu. Panelde müteahhitlikte iş birliğinin önemi ve finansmana ulaşmanın 3. ülkelerde alınacak işlere yapacağı katkı anlatıldı. Panel kapsamında üçüncü ülkelerdeki iş birliği fırsatları da ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ESTA Construction’a Yurt Dışı Müteahhitlikte Bir Başarı Ödülü Daha Haber

ESTA Construction’a Yurt Dışı Müteahhitlikte Bir Başarı Ödülü Daha

27 Ocak 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen törende, ESTA Construction Yönetim Kurulu Başkanı Bahattin Demirbilek, ödülünü T.C. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Bu anlamlı takdim, ESTA’nın uluslararası pazarlardaki sürdürülebilir başarısının ve Türkiye’yi küresel ölçekte temsil eden güçlü konumunun altını bir kez daha çizdi. Küresel Gücün Uluslararası Tescili Türkiye Müteahhitler Birliği tarafından, Engineering News-Record (ENR) kriterleri esas alınarak verilen Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Ödülleri; ENR’nin “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” ve “Dünyanın En Büyük 225 Uluslararası Teknik Müşaviri” listelerinde yer alan Türk firmalarına sunuluyor. ESTA Construction, bu prestijli ödülü 2016 yılından bu yana aralıksız olarak alarak, uluslararası arenadaki güvenilirliğini ve kurumsal sürekliliğini güçlü biçimde ortaya koyuyor. ENR’nin 2025 Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi listesinde Türkiye’den 45 firma yer alırken; ESTA Construction, dünya genelinde 72’nci, Türkiye’de ise 5’inci sırada konumlanarak sektör liderliğini bir kez daha tescilledi. Dünya Çapında İmza Projeler Ödül değerlendirme sürecinde firmaların yurt dışı ciroları, üstlendikleri projelerin ölçeği, teknik yeterlilikleri ve küresel pazarlardaki sürdürülebilir başarıları dikkate alınıyor. ESTA Construction’ın farklı coğrafyalarda hayata geçirdiği yüksek profilli projeler; şirketin yalnızca mühendislik gücünü değil, aynı zamanda karmaşık süreçleri yönetme, çoklu regülasyonlara uyum sağlama ve uzun soluklu projeleri başarıyla tamamlama kabiliyetini de ortaya koyuyor. Krasnodar Stadyumu ve Galitsky Park, Amur Gaz Kimya Kompleksi, Gagarin Uluslararası Havalimanı, Mercedes-Benz Sirius Otomobil Fabrikası, Irak Crude Oil Export Facility Reconstruction Project, , Severstal Pelet Üretim Tesisi, Kazakistan Ammonia and Urea Plant, Romanya DN71 Karayolu Projesi ve Irkutsk Akıllı Okulu, ESTA’nın uluslararası portföyünde öne çıkan ve referans niteliği taşıyan projeler arasında yer alıyor. Küresel Birikimden Yerel Değere: Benesta Uluslararası arenada edindiği bu güçlü birikimi Türkiye’ye taşıyan ESTA Construction, global mühendislik ve proje yönetimi deneyimini Benesta markasıyla İstanbul’da hayata geçiriyor. Benesta Benleo Acıbadem ve Benesta Center Bahçelievler projeleri; yalnızca birer gayrimenkul yatırımı değil, İstanbul’un gelişen yeni merkezlerinde konumlanan bütüncül yaşam alanları olarak öne çıkıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.