Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye Yüzyılı

Kapsül Haber Ajansı - Türkiye Yüzyılı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Yüzyılı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin nisan ayı ihracatı 25,4 milyar dolar oldu Haber

Türkiye'nin nisan ayı ihracatı 25,4 milyar dolar oldu

Türkiye nisan ayında 25,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. 2026 yılında ilk dört aylık ihracat 88,6 milyar dolara, son 12 aylık ihracat ise 275,8 milyar dolara ulaştı. Nisan ayı ihracat verileri Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe tarafından Ordu'da açıklandı. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, 2026'nın ilk çeyreğinde arzu ettikleri başarıyı sergileyemediklerini hatırlattı. İhracat ailesi olarak nisan ayında çok güçlü bir performans ortaya koyduklarını belirten Gültepe, şöyle devam etti: "Genel Ticaret Sistemi (GTS) kayıtlarına göre, nisan ayında 25,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. 2025'in aynı ayına göre yüzde 22,3 artıdayız. Böylece bugüne kadarki en yüksek nisan ayı ihracatına imza atmış olduk. Aynı zamanda tüm zamanların en yüksek ikinci aylık ihracat performansını gerçekleştirdik. İlk dört aylık ihracatımız 88,6 milyar dolara, 12 aylık ihracatımızsa 275,8 milyar dolara yükseldi. Dört aylık ihracatta yüzde 3, 12 aylık ihracatta yüzde 4,2 artıdayız. Takvimin de etkisiyle nisan ayında 26 sektörümüzün tamamı ihracatını artırdı. Sektörler sıralamasında otomotiv, 3,9 milyar dolarla liderliğini sürdürdü. Otomotivi 3,1 milyar dolarla kimyevi maddeler, 1,8 milyar dolarla elektrik elektronik, 1 milyar 451 milyon dolarla hazır giyim ve 1 milyar 438 milyon dolarla çelik sektörümüz takip etti. TİM verilerine göre, geçen ay 61 ilimiz ihracatını artırdı. En çok ihracat yapan 5 ilimiz İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara ve İzmir şeklinde sıralandı. Nisan ayında bin 18 firmamız ilk kez ihracat yaptı. Bu firmalarımızın ihracatımıza katkısı yaklaşık 122 milyon dolar oldu. Parite ise ihracatımıza geçen ay 435 milyon dolar katkı verdi." NİSAN AYINDA KÖRFEZ ÜLKELERİNE İHRACAT YÜZDE 15,6 ARTTI Mustafa Gültepe geçen ay 166 ülke ve bölgeye ihracatın arttığını, 54 ülke ve bölgede ise düşüş olduğunu bildirdi. En çok ihracat yapılan ülkelerin Almanya, ABD, İtalya, Birleşik Krallık ve İspanya şeklinde sıralandığını belirten Gültepe, "Almanya, İspanya ve Endonezya'nın aralarında bulunduğu 13 ülkede bugüne kadarki en yüksek ihracat hacmimize ulaştık. Elbette gözümüz, İran savaşı nedeniyle ihracatımızın mart ayında yüzde 37 daraldığı Körfez ülkelerindeydi. Çok şükür Körfez Bölgesinde ibre nisanda yeniden yukarı döndü. Geçen ay bölge ülkelerine ihracatımız yüzde 15,6 artışla 2 milyar 365 milyon dolara yükseldi. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri'ne ihracatımızda 300 milyon dolarlık artışın altını çizmek istiyorum." dedi. 2026'YI 282 MİLYAR DOLARLIK HEDEFİN ÜZERİNDE TAMAMLAYACAĞIMIZA İNANIYORUM Güncel gelişmeleri de değerlendiren Mustafa Gültepe, firmaları yeni pazarlarla buluşturmak için ticaret heyeti organizasyonlarına hız kesmeden devam ettiklerini söyledi. TİM ve ihracatçı birlikleri olarak nisan ayında 17 ülkede ticaret heyeti gerçekleştirdiklerini bildiren Gültepe, şunları söyledi: "En son Romanya'nın Başkenti Bükreş'te önemli görüşmeler yaptık. Tüm pazarlarda güçlü bir Made in Türkiye algısı olmasından gurur duyuyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programını memnuniyetle karşıladık. Yabancı yatırımların Türkiye'ye çekilmesi konusundaki kararlılığı son derece kıymetli buluyoruz. Kurumlar vergisi indirimi başta olmak üzere üretim ve ihracat için sağlanan destekler nedeniyle Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyorum. Bu pozitif adımların yanı sıra rekabetçiliğimizi ön plana çıkaracak hamleleri de hızla hayata geçirmemiz gerekiyor. Bunları gerçekleştirdiğimizde üretim ve ihracatta yeniden hızlı bir çıkış yakalayabiliriz. Öte yandan, döviz dönüşüm desteğinde sürenin uzatılması da bizim için önemliydi. Desteği üç ay daha uzatan karar için Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'a teşekkür ediyorum. Her zaman yanımızda olan Ticaret Bakanımız Ömer Bolat'a ve Bakan yardımcılarımıza ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Biz tüm gücümüzle üretmeye ve ihracata devam ediyoruz. Tüm zorluklara rağmen 2026'yı 282 milyar dolarlık hedefin üzerinde tamamlayacağımıza inanıyorum."

MİA Teknoloji’den Türkiye’nin Enerji Geleceğine Stratejik Adım Haber

MİA Teknoloji’den Türkiye’nin Enerji Geleceğine Stratejik Adım

Dört yıllık kapsamlı bir geliştirme takvimi, en az %51 yerli katkı hedefi ve güçlü yatırım vizyonuyla şekillenen proje; yalnızca bir enerji yatırımı olmanın ötesinde, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığına ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yön veren stratejik bir adım niteliği taşıyor. MİA Teknoloji, “Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda enerji teknolojileri alanında güçlü ve kalıcı bir konum elde etmeyi hedeflerken, SMR yatırımı ile küresel ölçekte şekillenen yeni nesil enerji ve teknoloji değer zincirinde erken konumlanmayı amaçlıyor. Bu girişim, Türkiye’nin ileri teknoloji üretim kapasitesini artırırken aynı zamanda yerli sanayinin küresel rekabet gücünü de destekleyecek bir kaldıraç görevi görüyor. Küresel iş birliği ile ileri nükleer teknoloji MİA Teknoloji, ileri nükleer teknolojiler alanında uluslararası ölçekte öncü konumda bulunan bir teknoloji sağlayıcı ile teknik iş birliği sürecini başlattı. Bu iş birliği kapsamında geliştirilen çözümler; entegre basınçlı su reaktörü (iPWR) temelli, modüler yapıya sahip ve farklı kurulum senaryolarına uyum sağlayabilecek esneklikte tasarlanıyor. Bu yaklaşım, hem teknolojik derinliği hem de uygulama çeşitliliğini artırarak projeyi küresel standartlara taşıyor. Yapay zeka çağının enerji altyapısı Dijitalleşmenin hız kazandığı, yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarının katlanarak arttığı günümüzde, kesintisiz ve düşük karbonlu enerji arzı stratejik bir gereklilik haline geldi. MİA Teknoloji’nin geliştirdiği SMR modeli; organize sanayi bölgeleri ve yüksek işlem gücü gerektiren veri merkezleri için yerinde, ölçeklenebilir ve güvenilir enerji üretimi sağlayarak Türkiye’nin dijital ekonomisini destekleyecek güçlü bir altyapı sunuyor. Yerli sanayi, teknoloji transferi ve entegre ekosistem Proje, yalnızca enerji üretimini değil, aynı zamanda Türkiye’de kapsamlı bir SMR ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. Bu doğrultuda yerli sanayinin değer zincirine entegrasyonu, teknoloji transferi süreçlerinin etkin şekilde yönetilmesi ve mühendislik kapasitesinin geliştirilmesi öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Planlanan çalışmalar kapsamında üniversitelerle akademik iş birliklerinin geliştirilmesi, nükleer enerji alanındaki kurum ve kuruluşlarla teknik koordinasyonun sağlanması ve uluslararası uzmanlarla bilgi ve deneyim paylaşımına dayalı ortak çalışmaların yürütülmesi hedefleniyor. Ayrıca proje, çok paydaşlı ve entegre bir yapı içerisinde ilerliyor. Lider Sistem Teknolojileri A.Ş. tarafından kritik tesis güvenliği ve akıllı tehdit tespiti, Global X A.Ş. tarafından regülasyon, lisanslama ve mevzuat süreçleri, Link Bilgisayar A.Ş. tarafından dijital altyapı, entegre yönetim sistemleri ve enerji yazılımları geliştirilecek. Bu bütünleşik yaklaşım ile nükleer enerji projelerine özgü güvenlik, regülasyon, dijitalleşme ve operasyonel süreçlerin uçtan uca, sürdürülebilir ve yüksek standartlarda yönetilmesi hedefleniyor. Düşük karbonlu gelecek ve enerji bağımsızlığı SMR teknolojileri, küresel iklim hedefleri ve enerji arz güvenliği açısından her geçen gün daha stratejik bir rol üstleniyor. MİA Teknoloji’nin bu yatırımı, Türkiye’nin karbon emisyonlarını azaltma hedeflerine doğrudan katkı sağlarken, aynı zamanda enerji alanında dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik güçlü bir adım olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin enerji geleceğinde yeni sayfa MİA Teknoloji’nin başlattığı bu stratejik süreç ileri teknoloji kazanımı, yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir enerji altyapılarının geliştirilmesi açısından kritik bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Şirket, bu vizyoner yatırımla Türkiye’nin enerji dönüşümünde aktif rol almayı ve küresel ölçekte rekabetçi bir teknoloji oyuncusu olmayı kararlılıkla sürdürüyor. “En yüksek güvenlik ve kalite standartlarında yürüteceğiz” MİA Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Ali Gökhan Beltekin konuya ilişkin değerlendirmesinde, “SMR teknolojileri, küresel enerji dönüşümünün en stratejik bileşenleri arasına girmiş durumda. MİA Teknoloji olarak bu alana yaptığımız yatırım, sektörel bir tercihten öte, ülkemizin teknoloji bağımsızlığına ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine duyduğumuz sorumluluğun somut ifadesidir. Uluslararası iş birliklerimiz ve entegre ekosistem yapımızla bu süreci en yüksek güvenlik ve kalite standartlarında yürüteceğiz. Bu yaklaşım, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin enerji ve teknoloji dinamiklerine de yanıt verecek şekilde tasarlanmıştır” ifadelerini kullandı. “Bu proje mühendislik kabiliyetlerimizi ileri taşıyacak” Beltekin konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hayata geçirdiğimiz SMR projesi, Türkiye’nin enerji üretim paradigmasını dönüştürme potansiyeline sahip bütüncül bir vizyonun ürünüdür. Yerli sanayimizin bu sürece aktif katılımını sağlayarak, sadece bir enerji yatırımı değil, aynı zamanda yüksek katma değerli bir teknoloji ekosistemi inşa ediyoruz. Bu proje ile mühendislik kabiliyetlerimizi ileri taşıyacak, bilgi birikimimizi derinleştirecek ve ülkemizi nükleer teknolojiler alanında söz sahibi ülkeler arasına taşıyacak güçlü bir zemin oluşturuyoruz. Önümüzdeki dönemde enerji, teknoloji ve dijitalleşmenin kesişim noktasında şekillenecek yeni dünya düzeninde, güçlü altyapılara sahip ülkeler öne çıkacak. MİA Teknoloji olarak biz, bu dönüşümün yalnızca bir parçası değil, aynı zamanda yön vericilerinden biri olmayı hedefliyoruz. Attığımız bu adım; sürdürülebilirlik, güvenlik ve verimlilik ekseninde Türkiye’nin geleceğine yapılan uzun vadeli ve stratejik bir yatırımdır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Girişimcilere 125 Milyar TL’lik Güçlü Destek! Haber

Kadın Girişimcilere 125 Milyar TL’lik Güçlü Destek!

Halkbank, kadınların girişimcilik ekosisteminde daha etkin rol almalarını ve üretime katılımlarını desteklemeyi sürdürüyor. Bu kapsamda Halkbank tarafından beşincisi düzenlenen “Üreten Kadınlar Yarışması”nın kazananları belli oldu. İstanbul Finans Merkezi’ndeki Halkbank Kulelerinde gerçekleştirilen ödül törenine; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Valisi Davut Gül, Aile ve Sosyal Hizmetler ile Millî Eğitim Bakan Yardımcıları, Ümraniye Kaymakamı Yüksel Çelik, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı. Halkbank, kadın girişimcilere yönelik projeleri kararlılıkla hayata geçiriyor Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, törende yaptığı konuşmada, “Kadınlar toplumun manevi mimarı olduğu kadar ekonomimizin de en dinamik aktörlerindendir. Girişimci kadınların güçlenmesiyle ailemiz daha da kökleşecek; ailemiz kökleştikçe de ülkemiz Türkiye Yüzyılı hedeflerine daha hızlı ve kararlı bir şekilde ulaşacaktır. Biz Halkbank olarak bu vizyonu 2021 yılından bu yana öncelikli çalışma alanlarımızdan biri olarak konumlandırdık. Bugüne kadar 267 bini aşkın kadın girişimciye yaklaşık 125 milyar TL finansman desteği sağladık. Gururla ifade edebilirim ki; ülkemizde kadın girişimcilere kullandırılan her üç krediden birinde bankamızın imzası var” diye konuştu. “2026-2035 Aile ve Nüfus On Yılı” vizyonunun da kadın girişimciliğini desteklemeye yönelik çalışmaları için önemli bir temel oluşturduğunu aktaran Arslan, verilen desteklerin yalnızca finansal alanla sınırlı kalmadığını belirterek, şunları kaydetti: “Kadın girişimcilere finansman haricinde de destek verebilmek için hayata geçirdiğimiz projelerden biri olan Halkbank Üreten Kadınlar Buluşmaları, bugün ülkemizin yedi bölgesini ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kapsayan dev bir ekosisteme dönüşmüştür. Bugüne kadar 21 farklı ilde yapılan 25 buluşma ile farklı meslek gruplarından kadın girişimciler ve kooperatiflerle doğrudan temas kurmuş olduk.” ifadelerini kullandı. Bu kapsamda kadın girişimcileri yalnızca sahada değil, eğitim ve gelişim yolculuklarında da desteklediklerini ifade eden Arslan, “Üreten Kadınlar Akademisi ve MasterClass Marka Eğitim Programlarımızla 6 binden fazla girişimci kadına Marka Yönetimi, Dijital Pazarlama, Yapay Zekâ ve Sürdürülebilirlik gibi alanlarda eğitimler verdik. Ayrıca geleceğe yönelik kadın girişimcilik ekosistemini desteklemek için ‘BİGE: Bilim Kızlarla Gelecek’ projemizi başlattık. Bu ay içerisinde ikincisini gerçekleştireceğimiz proje ile lise ve üniversite çağındaki genç kızların, teknoloji ve bilim odaklı gelişimlerini desteklemekteyiz.” dedi. Ödüller ve Kategoriler Kadın girişimcilik ekosisteminin en prestijli organizasyonlarından biri haline gelen ödül töreninde; Yılın Üreten Kadın Girişimcisi, Teknoloji Tabanlı Kadın Girişimci, Sıfır Atık ve Sürdürülebilirlik, Yükselen Yıldız ve Kadın Kooperatifi kategorilerinin yanı sıra, ülkemizin yetiştirdiği önemli yazarlardan Alev Alatlı’nın anısını yaşatmak amacıyla verilen Alev Alatlı Özel Ödülü de sahibini buldu. Kazananlara nakdi ödüllerin yanı sıra, reklam ve tanıtım desteği kapsamında ayni ödüller de takdim edildi. Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurul Üyesi ve Sosyal Gastronomi Şefi Ebru Baybara Demir, Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü İpek Coşkun Armağan, AJK Tekstil Kutnia Markası Kurucu Ortağı Jülide Konukoğlu, Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Başkanı ve TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Emine Erdem, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkan Yardımcısı ve Usturlab Kurucu Genel Müdürü Sümeyye Ceylan, Şölen Çikolata Yönetim Kurulu Üyesi Elif Çoban, TeacherX & Eğitim Teknolojileri Zirvesi Kurucusu Işıl Boy Ergül, Taşyapı İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ezgi Turanlı ve Halkbank Girişimci Bankacılık Daire Başkanı Didem Dilara Alp’ten oluşan jüri; başvuruları ekonomiye sağlanan katkı, sürdürülebilir finansman yapısı, istihdam artışı ve toplumsal fayda gibi temel kriterler ışığında değerlendirdi. Jürinin kapsamlı değerlendirmeleri neticesinde, ödül alanlar ve kategorileri şöyle sıralandı: Yılın Üreten Kadın Girişimcisi Kategorisi NeuFarm - Aslı Güven Şahin Teknoloji Tabanlı Kadın Girişimci Kategorisi Nkap - Şenay Şanlıer Sıfır Atık ve Sürdürülebilirlik Kategorisi Kybele’s Garden - Aygen Savaş Alkan Yükselen Yıldız Kategorisi Pacha Natural Collagen - Aslı Zuluğ Kadın Kooperatifi Kategorisi Hemdem - Yasemin Sayılgan Alev Alatlı Özel Ödülü Prof. Dr. Hülya Tezcan Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Asgari Ücret 28 Bin 75 Lira Olarak Belirlendi Haber

Yeni Asgari Ücret 28 Bin 75 Lira Olarak Belirlendi

Bakan Işıkhan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun yeni yılda geçerli olacak asgari ücret rakamını belirleme çalışmalarında varılan sonucu, Bakanlıkta düzenlenen toplantıyla kamuoyuna duyurdu. Toplantıda 2026 yılı için geçerli olacak asgari ücreti açıklayan Bakan Işıkhan, şunları aktardı: “Milyonlarca çalışanımızı ilgilendiren; asgari ücrete ilişkin, Asgari Ücret Tespit Komisyonu; 12 Aralık’ta başlattığı müzakere sürecini bugün itibariyle tamamlamış ve 1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olacak yeni Asgari Ücret miktarını tespit etmiştir. Yoğun çaba gösteren her bir Komisyon üyemize özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bakanlık olarak; çalışma hayatımızda, sosyal diyaloğun bir gereği olarak, tüm istişare mekanizmalarını aktif bir şekilde işlettik. Tabi bu süreçte, sizin de; çok yakından takip ettiğiniz gibi, bakanlık olarak biz, her iki taraf arasındaki hakemlik rolümüzün gerektirdiği şekilde, hem işçi temsilcilerimizle hem de işveren temsilcilerimizle görüşmelerimizi kararlılıkla sürdürdük.” Işıkhan, bu süreçte; işçi konfederasyonlarıyla da, işveren temsilcileriyle de görüşmelerini yaparak, fikirlerini aldıklarını ve onları, karar alma sürecine dahil ettiklerini kaydederek, “Şartlar ne olursa olsun, nihai karar nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, bizim devlet olarak; sosyal paydaşlarımızla iletişimi kesme, talep ve tekliflere kulaklarımızı kapatma lüksümüz bulunmamaktadır. Ortak hareket, uzlaşı ve istişare kültürü yaratan sosyal diyalogun; çalışma hayatımızın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesinin, ön şartı olduğuna inanıyorum” diye konuştu. “23 Yıldır, Türkiye’yi Her Şartta Büyütme, Her Koşulda Ayakta Tutma Vizyonuyla Yol Yürüyen Bir Yönetim Anlayışına Sahibiz” İşçilerin de işverenlerin de çalışma hayatının asli unsurları olduğuna değinen Bakan Işıkhan, “Bugüne kadar ülkemizin ve milletimizin istikbali için, nasıl birlikte çalışıp; birlikte alın teri döktüysek, Türkiye’yi, nasıl el ele verip birlikte büyüttüysek; bundan sonra da aynı birlik ve beraberlik ruhuyla aynı hedeflere yürümeye devam edeceğiz. Şunu unutmamalıyız ki; bizler, karşı karşıya gelerek, zıtlaşarak, değil ancak yan yana durduğumuzda, birlikte olduğumuzda, yol alabiliriz” değerlendirmelerinde bulundu. Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde AK Parti olarak, 23 yıldır, Türkiye’yi her şartta büyütme, her koşulda ayakta tutma vizyonuyla yol yürüyen bir yönetim anlayışına sahip olduklarına vurgu yaparak, “Bu ülke; çok kısa süreler içinde ekonomik saldırılar, büyük depremler yaşadı, dünya çapında pandemi yaşadı, küresel krizler yaşadı, bölgemizdeki savaşların, enerji krizlerinin ve tedarik zinciri kırılmalarının tam ortasında kaldı. Ancak şunu; açık ve net bir şekilde ifade etmek istiyorum: bunca musibete rağmen; bugün her alanda büyük bir oranda toparlanmayı yaşıyoruz. Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe, ekonomisi sağlamlaştıkça, her zaman olduğu gibi bundan en büyük faydayı da elbette vatandaşlarımız görecektir” ifadelerini kullandı. “Her Büyüme ve Kalkınma Vatandaşımıza Refah Artışı Olarak Dönmeye Devam Edecektir” Geçmişte nasıl olduysa, bundan sonra da; her iyileşme, her ilerleme, her büyüme ve kalkınmanın, vatandaşa refah artışı olarak dönmeye devam edeceğine dikkati çeken Bakan Işıkhan, “Bu bizim en temel anlayışımız, en temel yaklaşımımızdır. Asgari ücrette de, diğer meselelerde de esas olan, yapılan artışların; çarşıda, pazarda, market raflarında, etiketlerde eriyip gitmemesidir. Yapılan artışlarla; vatandaşımızın satın alma gücünün korunması ve yaşam kalitesinin geliştirmesini hedeflemekteyiz” şeklinde konuştu. Işıkhan, popülist olmadıklarını söyleyerek, şöyle devam etti: “Hiçbir zaman muhalefetin popülist yaklaşımlarını da ciddiye almadık. Biz işimize baktık, çalıştık, ve projelerimizle, eserlerimizle vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına en uygun, en reel politikaları geliştirdik ve hayata geçirdik. Biz 23 yıldır, AK Parti olarak, günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir anlayışla hareket ediyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı; emeğin kıymet gördüğü, çalışanın hakkının korunduğu, büyümenin tabana yayıldığı bir yüzyıl yapmakta da kararlıyız. Bakanlık olarak gerçekleştirdiğimiz; tüm çalışmalarımızda, hedef ve önceliklerimizde; Türkiye’nin küresel dönüşümde; güçlü, rekabetçi, üretim odaklı ve aynı zamanda ‘kimseyi dışarıda bırakmayan’ bir çalışma hayatı vizyonu inşa etme çabamız vardır. İşgücü piyasalarımızı daha dayanıklı kılacak, sosyal koruma ve sosyal güvenlik sistemimizi yarınlara hazırlayacak, çalışanlarımızın beceri dönüşümünü hızlandıracak politikaları hazırlama ve uygulama noktasında, bunu bir mecburiyet olarak görüyoruz.” “Türkiye’nin Yarınları; Ancak Bugünün, Emek Ve Üretim Gücünü, Daha Nitelikli Hâle Getirerek Güvence Altına Alınabilir” Bakanlık olarak; çalışma hayatının tüm ekosistemini; daima değişen şartlara uyum sağlayan, ihtiyaçlara hızla cevap verebilen, dinamik ve güçlü bir yapıya oturtmak için kararlı bir şekilde çalıştıklarının altını çizen Bakan Işıkhan, “Çünkü biliyoruz ki; Türkiye’nin yarınları; ancak bugünün, emek ve üretim gücünü, daha nitelikli hâle getirerek güvence altına alınabilir. Bu anlayışla, Asgari Ücrette de; çalışanlarımızın hakkını ve emeğini enflasyona ezdirmeyecek, işverenlerimizi mağdur etmeyecek; en doğru ve en makul, ortak noktada fikir birliğine varmak, sadece mali kazanımlar için değil aynı zamanda toplumsal barış ve dayanışma şuurumuz bakımından da hayati bir öneme sahiptir” ifadelerini kullandı. Işıkhan, temel hedefin işçileri de, işverenleri de memnun edecek, bir denge seviyesinin tespit edilmesi olduğuna işaret ederek, “Bu sebeple bugün açıklayacağımız kararın; bu dengeyi gözetecek nitelikte olması için yoğun çaba harcadığımızı özellikle vurgulamak isterim. Bu süreçte olumlu yaklaşımları dolayısıyla tüm sosyal paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Komisyon çalışmalarımıza görüş ve tavsiyeleriyle katkı veren, destek olan tüm sendikalarımıza, kurumlarımıza ve ilgili bakanlıklarımıza; çalışmaların sağlıklı bir şekilde icra edilmesini sağlayan komisyon üyelerimize ve süreci an be an takip eden, siz değerli basın mensuplarına da ayrıca teşekkür ediyorum” diye konuştu. Sosyal diyalog sürecinde, Asgari Ücret Komisyonu’nda işveren kesimini temsil eden ve toplantıya aktif bir şekilde görüş ve önerilerini dile getiren Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’na teşekkür eden Bakan Işıkhan, “Güçlü iradeleriyle; gece gündüz demeden çalışan, her koşulda ülkemizin ve milletimizin geleceği için arkamızda duran, bizleri destekleyen ve yolumuzu açan Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız; Recep Tayyip Erdoğan’a, tüm emekçiler adına huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum” dedi. Bakan Işıkhan, Asgari Ücret Komisyonu tarafından belirlenen ve 2026 yılı için geçerli olacak asgari ücrete ilişkin şu bilgileri paylaştı: “1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere; net asgari ücret 28 bin 75 lira 50 kuruş, brüt asgari ücret tutarı ise 33 bin 30 lira olarak belirlenmiştir. Yapılan bu artışla asgari ücreti; geçtiğimiz yıla göre yüzde 27 oranında artırmış oluyoruz. Asgari ücrette 2002 yılına göre; nominal olarak 171 kat, reel olarak ise 251’lik bir artış sağlamış bulunuyoruz. Ayrıca geçtiğimiz yıl 1.000 TL olarak uyguladığımız asgari ücret desteğini önümüzdeki yıl 1270 lira olarak uygulamaya devam edeceğiz. Yeni ücret ile birlikte çalışanlarımızı; enflasyona ezdirmeme sözümüzün arkasında olduğumuzu bir kez daha vurgulamak isterim. Devletimiz; tüm kurum ve kuruluşlarıyla işçimizin, işverenimizin ve vatandaşımızın yanında olmaya devam edecektir.” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı yatırım-üretim-istihdam vizyonuyla şekillendirmeye devam edeceklerine vurgu yapan Işıkhan, “Bugüne kadar olduğu gibi; bundan sonra da, çalışma hayatının tüm ihtiyaçlarını; paydaşlarımızla istişare, ortak akıl ve güç birliği içerisinde karşılamayı sürdüreceğiz. Yeni asgari ücretin çalışan, üreten ve büyüyen ülkemiz için ve aziz milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Toplantıda, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol da yer aldı.

“Mustafa Kemal” ile 81 İldeki Sinema Salonlarında İstiklal Marşı Yankılandı Haber

“Mustafa Kemal” ile 81 İldeki Sinema Salonlarında İstiklal Marşı Yankılandı

“Mustafa Kemal”, TME Films dağıtımıyla 10 Ekim 2025 tarihinde sinemaseverlerle buluştu. Türkiye’nin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını konu alan ve büyük beğeni toplayan "Mustafa Kemal" filminin gösterimleri devam ederken, filmin sonunda yer alan İstiklal Marşı sahnesi, Türkiye’nin dört bir yanında duygusal anlara sahne oldu. Filmi izlemek için sinemalara gelen öğrenciler, marş başladığında ayağa kalkarak saygı duruşunda bulundu ve hep birlikte İstiklal Marşı’nı coşkuyla okudu. Sinema salonlarını dolduran milli coşku, öğretmenler ve veliler tarafından da büyük takdir topladı. 10 Kasım haftasında bu coşkunun daha da artması, salonların Atatürk’e duyulan sevgi ve minnetle dolması bekleniyor. Filmin konusu Yavuz, Mine ve Nihat'ın uluslararası teknoloji yarışmasında geliştirdikleri "Miniya" adlı robotla Türkiye'yi temsil etmesiyle başlayan filmin konusu şöyle: "Ancak dışarıdan bir müdahale sonucu kontrolden çıkan Miniya, kendine bir robot ordusu kurup Yavuz ve arkadaşlarının peşine düşer. Robotlardan saklanmak ve onlarla mücadele edebilmek için bir lidere ihtiyaç duyan ekip, zaman makinesiyle geçmişe giderek Mustafa Kemal'in Selanik Askeri Rüştiyesinden Trablusgarp Savaşı'na uzanan yolculuğuna tanıklık eder. Ondan aldıkları ilhamla liderlik özelliklerini geliştiren Yavuz ve arkadaşları, kendi zamanlarına dönerek robot ordusuna karşı büyük bir mücadeleye hazırlanır." Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin kazanımlarını yansıtıyor Pedagojik açıdan zengin bir içerik sunan ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin temel kazanımlarını yansıtan filmin yönetmenliğini H. Orkun Eser gerçekleştirirken, senaryosunu Ali Hakan Kaya ve Sinem Doğangönül kaleme aldı. 75 dakikalık 3D animasyon filmde, prodüksiyon süreci son teknoloji yapay zekâ araçlarıyla desteklendi. Seri kapsamında, Atatürk’ün yetişkinlik yıllarını konu alan “Mustafa Kemal Atatürk” filmi 3 Kasım 2028’de; “Gazi Mustafa Kemal Atatürk” filmi ise 1 Kasım 2030’da vizyona girecek. Serinin ilk filmi büyük ilgi görmüştü Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukluğunu anlatan dört filmlik animasyon serisinin ilk ayağı olan ‘Mustafa’ filmiyle çocuklar, Atatürk’ü ilk kez animasyonla izleme fırsatı bulmuş ve film büyük yankı uyandırmıştı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş BTSO Meclisi’nin Konuğu Oldu Haber

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş BTSO Meclisi’nin Konuğu Oldu

BTSO Ekim Ayı Meclis Toplantısı Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantının özel oturumuna Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Refik Özen ve Emine Yavuz Gözgeç, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ve protokol üyeleri ile BTSO Meclis Üyeleri katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasına Cumhuriyetin 102’nci yaşını kutlayarak başladı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında birkaç küçük atölyeyle başlayan üretim yolculuğunun bugün bu topraklardaki emeğin 200’den fazla ülkeye taşındığı güçlü bir kalkınma öyküsüne dönüştüğünü belirten Başkan Burkay, “Bu yükselişte Bursa her zaman öncü bir rol üstlendi. Ekonomi tarihimizin birçok dönüm noktası, Bursa’nın ufku, girişimci ruhu ve çalışkan insanlarının gayretiyle şekillendi. Bizler de bu büyük mirası çok daha güçlü bir geleceğe taşımak için çalışıyoruz.” dedi. “Türkiye Yüzyılı Şehirlerin Enerjisiyle Yükselecek” Türkiye Yüzyılı olarak tanımlanan dönemin devletlerden çok şehirlerin enerjisiyle yükselecek bir çağ olduğunu ifade eden Başkan Burkay, “Bu çağın üretim gücü, teknoloji üssü ve yenilik merkezi ise işte burada, Bursa gibi şehirlerden yükselecektir. Bu çatı altında aldığımız kararlarla Bursa’da üretim gücümüzün, ticaret kültürümüzün ve sanayimizin köklü birikimini yeni ufuklara taşıyoruz. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak biz, geleceği bugünden inşa eden bir anlayışla çalışıyoruz. Bütün bu çabalarımızın tek bir amacı var, geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimize güçlü bir Türkiye bırakmak.” ifadelerini kullandı. “Hepimizin Ortak Sorumluluğu Var” Araştıran, sorgulayan, milli ve manevi değerlerine bağlı, aynı zamanda yeniliğe açık bir nesil yetiştirmenin en büyük sorumluluk olduğunu kaydeden Burkay, 2000 yılında nüfusun neredeyse yarısının 25 yaşın altında olduğunu, bugün bu oranın yüzde 38’lere kadar gerilediğini vurguladı. Bu tablonun aslında geleceğe dair çok ciddi bir uyarı anlamına geldiğine dikkat çeken Başkan Burkay, “Bu eğilim tersine çevrilmezse, üretimden eğitime, istihdamdan sosyal politikalara kadar her alanda önemli zorluklarla karşı karşıya kalabiliriz. Gençlerimiz bilgiye ulaşmanın kolaylığını yaşarken, kimlik algılarını zedeleyen ve değer dünyalarını aşındıran içeriklerle de karşı karşıyadır. Bu sessiz tehlike, toplumumuzun en derin damarlarını hedef almaktadır. Bu nedenle güçlü bir gelecek inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğu.” dedi. “Aile Olmadan Güçlü Bir Gelecekten Söz Edemeyiz” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, güçlü aile olmadan güçlü bir gelecekten de söz etmenin mümkün olmadığını belirterek, şunları kaydetti: “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde ilan edilen “Aile Yılı” ülkemizin toplumsal direncini güçlendiren, değerlerimizi merkeze alan önemli bir bakış açısıdır. Aile, bizim için bir kavramdan çok daha fazlasıdır. Aile, milletimizin en sağlam kalesi, kültürümüzün en derin köküdür. Aile güçlü olursa toplum da güçlü olur; aile zayıflarsa toplum da zayıflar. Bakanlığımızın bu alanda attığı adımlar, çocuklarımızdan yaşlılarımıza kadar uzanan güçlü bir dayanışma yapısı oluşturmuştur. İş dünyası olarak bizler de bu kapsamda üzerimize düşen her sorumluluğu almaya hazır olduğumuzu da özellikle ifade etmek istiyorum.” dedi. “Tüm Politikaların Odağında Aile Var” Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise toplantıda yaptığı konuşmada, "Bursa, sadece Türkiye’nin değil bölgenin de kalkınma vizyonunu taşıyan bir şehir. Otomotivden tekstile, makineden gıdaya uzanan üretim zinciriyle ülkemizin ekonomisine güç kazandırıyor. Aynı zamanda sosyal kalkınmanın, dayanışmanın ve girişimci ruhun da örnek şehirlerinden biri olmayı sürdürüyor." dedi. Türkiye’nin ekonomik dinamizmini besleyen sosyal zemini güçlendirmek için çalıştıklarını söyleyen Bakan Göktaş, “İstihdamda, üretimde ve ihracatta başarı hikâyeleri yazan Bursa’mızın sosyal kalkınmada da öncü olmasını istiyoruz. Kadınların, gençlerin ve dezavantajlı grupların istihdamda yer almasını ve sosyal refahın kalıcı hâle gelmesini önemsiyoruz." ifadelerini kullandı. Aileyi ekonomik ve kültürel dayanıklılığın da temeli olarak gördüklerini belirten Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın takdirleriyle ilan edilen ‘2025 Aile Yılı’nda, tüm politikaları kalkınmanın öznesi olan aileyi güçlendirecek biçimde şekillendirdiklerini vurguladı. “Genç Nüfusta Alarm Seviyesindeyiz” Türkiye’nin genç nüfusunun tüm dünya ile benzer biçimde azaldığını ifade eden Bakan Göktaş, şunları kaydetti: “Ülke nüfusumuzun yaş ortalaması 34 oldu. Artık yaşlanan bir nüfusumuz var. Dolayısıyla gelecek dönemde farklı sınamalardan geçme ihtimalimiz çok yüksek. Aile ve dinamik nüfus yapımızı korumak artık savunma sanayii kadar stratejik bir konu haline geldi. Böyle devam edersek çalışabilecek durumda olan gencimiz kalmayacak. Özellikle sanayicilerimiz bu sınamalardan en çok etkilenenler olacak. Bizler bu yüzden aileyi çok önemsiyoruz. Genç ve dinamik nüfus yapısı sağlam ve güçlü ailelerde oluşur. Bunun için elverişli çalışma ortamları da sağlamak zorundayız. Bu konuda artık alarm seviyesindeyiz.” Aileyi ve Toplumu Güçlendiren Yatırım İş dünyası ile sosyal sorumluluğu uzun vadeli bir değere dönüştürmek istediklerini ifade eden Mahinur Özdemir Göktaş, “Bu kapsamda kurumsal hayırseverliği bir sosyal dayanışma kültürü olarak yaygınlaştırmak için çalışmalar yürütüyoruz. Öncü kurumlarımız ve hayırseverlerimiz, yeni huzurevi, rehabilitasyon ve bakım merkezlerinin açılmasına öncülük ediyor. Sizlerle de benzer alanlarda çalışmalar yürütmek istiyoruz. Çalışanların çocuklarına yönelik kurumsal kreşlerin yaygınlaştırılmasını değerlendirebiliriz. Yaşlı ve engelliler için bakım evi ve gündüzlü destek merkezlerinin artırılması yönünde iş birlikleri kurabiliriz. Birlikte atacağımız her adım hem aileyi güçlendiren hem de toplumun geleceğine yapılan bir yatırım olacak." diye konuştu. “BTSO’yu Vizyoner Çalışmalarından Dolayı Tebrik Ediyorum” Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Sosyal refahın kalıcı olabilmesi için üretimle dayanışmanın el ele yürümesi gerekir. Bizler de kamu ve özel sektör arasında bu güçlü iş birliğini büyütmek istiyoruz. Bursa’nın köklü sanayi kültürü, yenilikçi girişimcilik anlayışı ve toplumsal duyarlılığıyla bu dönüşümde öncü bir rol oynayacağına inanıyoruz." dedi. Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "Bugün dünyada rekabet sadece üretimle değil, insan kaynağının niteliğiyle, aile yapısının direnciyle ve toplumun sosyal bütünlüğüyle kazanılıyor. Bu nedenle biz, üretimi desteklerken aynı zamanda sosyal adaleti, fırsat eşitliğini ve toplumsal kapsayıcılığı da güçlendirmeyi sürdüreceğiz. Kadın istihdamını teşvik eden, gençlerin mesleki becerilerini artıran, sosyal sorumluluk bilincini güçlendiren her girişimin yanındayız. Bu vesileyle, ülkemizin kalkınmasına emek veren tüm iş insanlarımıza, sanayicilerimize ve girişimcilerimize teşekkür ediyorum. Bursa Ticaret ve Sanayi Odamızın kıymetli yöneticilerini, vizyoner çalışmaları dolayısıyla tebrik ediyorum." “Türkiye 85 Milyonluk Büyük Bir Aile” Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bakan Göktaş’ı Bursa’da ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Türkiye’nin 85 milyonluk büyük bir aile olduğunu belirten Ayyıldız, "Bursa geçmişte evlerdeki tezgâhlardan sanayiye katkı yapan bir şehirken bugün devasa bir ekonomi haline geldi. Ekonomi anlamında büyük bir aileyiz. 'Bursa büyürse Türkiye büyür' anlayışında da esas olan bu." dedi. Vali Ayyıldız, "Geçmişte 'En iyi patron devlettir' anlayışı vardı. Şimdi bizler evin patronunu ekonominin patronu haline getirirsek çok daha parlak bir geleceğe kavuşabiliriz. En iyi patron hanımefendilerdir." şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Meclis Başkanı Ali Uğur, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a hediye takdim etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yargıya Taze Kan: Adalet Bakanı Tunç, 1000 Hâkim ve Savcı Yardımcısı Alımı Müjdesini Duyurdu! Haber

Yargıya Taze Kan: Adalet Bakanı Tunç, 1000 Hâkim ve Savcı Yardımcısı Alımı Müjdesini Duyurdu!

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla yargı teşkilatının insan kaynağını güçlendirmeye yönelik önemli bir adımı duyurdu: 1000 hâkim ve savcı yardımcısı alınacak. Bakan Tunç, bu alımın yargı hizmetlerini vatandaşlara daha etkin ve verimli sunma vizyonunun bir parçası olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Kabine Toplantısı sonrası müjdesini verdiği alımla ilgili sınav ilanının yayımlandığını belirten Bakan Tunç, “Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı yapacağız,” dedi. Detaylar Belli Oldu: Hangi Kategoride Kaç Alım Yapılacak? ÖSYM tarafından 20-21 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilecek sınavla yapılacak 1000 kişilik alımın dağılımı şu şekilde: Adli Yargı Hâkim ve Savcı Yardımcısı: 850 kişi Avukatlık Mesleğinden Adli Yargı Hâkim ve Savcı Yardımcısı: 100 kişi İdari Yargı Hâkim Yardımcısı: 50 kişi Bakan Tunç, bu alımlarla birlikte hayata geçirilen hâkim ve savcı yardımcılığı müessesesinin, yargının hem niteliğini hem de niceliğini artırdığını belirtti. Kürsüye Çıkmadan Önce 36 Aylık Kapsamlı Eğitim Sınavı kazanıp mülakat aşamasını da başarıyla tamamlayan hâkim ve savcı yardımcıları, kürsüye çıkmadan önce kapsamlı bir eğitim sürecinden geçecekler. Bu süreç 36 ay (3 yıl) olarak belirlendi: 1 Yıl: Türkiye Adalet Akademisi’nde eğitim. 2 Yıl: Tecrübeli hâkim ve savcıların yanında, usta-çırak ilişkisi içerisinde fiili çalışma ve tecrübe edinme. Bakan Tunç, bu eğitim modelinin amacını, "Kutsal bir mesleği icra edecek olan hâkim ve savcı yardımcılarımız böylece kürsüye daha donanımlı ve güçlü bir şekilde çıkacaklar," sözleriyle özetledi. Adalet Bakanlığı, bu alımla hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi vizyonu doğrultusunda kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini bildirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.