Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türksat 6A

Kapsül Haber Ajansı - Türksat 6A haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türksat 6A haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Ay Yolculuğunda Geri Sayım Başladı Haber

Türkiye’nin Ay Yolculuğunda Geri Sayım Başladı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ay Araştırma Programı’nda gelinen son aşamaya ilişkin yaptığı açıklamada, Ay Uzay Aracı’nın çevresel testlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla TUSAŞ bünyesindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’ne (USET) gönderildiğini açıkladı. Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki Ay Uzay Aracı, yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla geliştirildi. Türkiye’nin İMECE ve TÜRKSAT 6A gibi uydu projelerinde elde ettiği mühendislik tecrübesi; uçuş bilgisayarı, haberleşme, güç, ısıl kontrol, yönelim ve yörünge operasyonları gibi kritik alanlarda Ay Uzay Aracı’na aktarıldı. Görevin önemli unsurlarından biri olan hibrit itki sistemi de milli imkânlarla geliştirildi. USET’te gerçekleştirilecek testlerle uzay aracının fırlatma sırasında ve uzay ortamında karşılaşacağı zorlu koşullara dayanıklılığı doğrulanacak. Test sürecinin ve nihai kontrollerin tamamlanmasının ardından Ay Uzay Aracı’nın fırlatma amacıyla Kennedy Uzay Merkezi’ne gönderilmesi planlanıyor. 2027 yılının ilk aylarında fırlatılması hedeflenen Ay Uzay Aracı’nın yaklaşık iki aylık yolculuğun ardından Ay yüzeyinden 100 kilometre irtifada bulunan kutupsal ve dairesel görev yörüngesine ulaşması öngörülüyor. Uzay aracının bu yörüngede en az üç ay boyunca görev yapması, görev performansına bağlı olarak operasyon süresinin bir buçuk yıla kadar uzatılabilmesi hedefleniyor. Görev süresince Güneş rüzgârlarının Ay yüzeyiyle etkileşimi, Ay yüzeyindeki suyun oluşum mekanizmaları, Ay’ın manyetik alanları ve yüzeyin ısıl özellikleri incelenecek. Ayrıca yerli olarak geliştirilen bilimsel ekipmanlarla Ay çevresindeki radyasyon ortamına ilişkin ölçümler gerçekleştirilecek. Bilimsel çalışmaların tamamlanmasının ardından uzay aracının kontrollü manevralarla Ay yüzeyine ulaştırılması planlanıyor. Türkiye’nin ilk derin uzay görevi niteliğindeki Ay Araştırma Programı; ülkemizin uzay teknolojilerindeki mühendislik kabiliyetlerinin geliştirilmesi, kritik teknolojilerin yerli imkânlarla kazanılması ve Türkiye’nin derin uzay araştırmalarındaki yetkinliğinin ileri taşınması açısından önemli bir adım olma özelliği taşıyor.

Uzay Ekonomisi Büyüyor, Sigortacılık Yeni Risklere Hazırlanıyor Haber

Uzay Ekonomisi Büyüyor, Sigortacılık Yeni Risklere Hazırlanıyor

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi, “Uzay artık yalnızca teknolojik bir yatırım alanı değil; finansal olarak da korunması gereken kritik bir ekonomi. Uzay ekonomisi büyüdükçe sigorta sektörü de bu büyümenin vazgeçilmez güvence mekanizmalarından biri oluyor” dedi. Son yıllarda devletlerin yanı sıra özel şirketlerin de uzay yatırımlarını hızlandırmasıyla birlikte, küresel uzay ekonomisinin önümüzdeki dönemde 1 trilyon doları aşacağı öngörülüyor. Haberleşme, navigasyon, savunma, meteoroloji, afet yönetimi ve veri hizmetleri gibi kritik alanlarda uzay tabanlı sistemlerin kullanımı giderek artarken, bu yatırımların korunması da stratejik bir konu başlığı haline geliyor. Bu kapsamda sigorta sektörü, uzay ekonomisinin görünmeyen ancak vazgeçilmez güvence mekanizmalarından biri olarak öne çıkıyor. Uzay görevlerinin yalnızca bir fırlatmadan ibaret olmadığını belirten IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “Bir uydu projesi; üretim, entegrasyon, taşıma, fırlatma, yörüngeye yerleşme, operasyonel ömür ve gelir üretimi gibi birçok aşamadan oluşuyor. Bu nedenle uzay görevleri pre-launch, launch ve in-orbit olmak üzere farklı aşamalarda sigortalanıyor. Ayrıca üçüncü şahıs sorumluluk, gelir kaybı, siber riskler ve görev iptali gibi ek teminatlar da gündeme gelebiliyor. Burada temel mesele yalnızca poliçe düzenlemek değil; mühendislik, hukuk, jeopolitik risk, finansman ve operasyonel sürekliliği birlikte değerlendirebilmek” dedi. Anti-uydu sistemleri ve siber saldırılar yeni risk başlıkları oluşturuyor Uzayın artık ekonomik olduğu kadar jeopolitik bir alan haline geldiğini belirten Murat Çiftçi, “Haberleşme, navigasyon, istihbarat, savunma ve afet yönetimi gibi kritik fonksiyonların uzay varlıklarına bağlı hale gelmesi, bu sistemleri stratejik hedef konumuna getiriyor. Anti-uydu sistemleri, sinyal bozma faaliyetleri, siber saldırılar, yörünge manevraları ve uzay enkazı oluşturabilecek askeri testler sigorta piyasasının dikkatle takip ettiği riskler arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı. Murat Çiftçi, "Bugün bir uyduyu sigortalamak, artık yalnızca teknolojiyi değil; jeopolitiği, siber güvenliği ve küresel ticaretin sürekliliğini de sigortalamak anlamına geliyor" dedi. Bu gelişmelerin sigorta sektöründe yeni bir dönemi başlattığını vurgulayan Murat Çiftçi, “Risk modellemesi giderek zorlaşıyor. Çünkü teknik arıza risklerinin yanına politik şiddet, savaş, yaptırım, devlet müdahalesi ve kasıtlı saldırılar gibi daha karmaşık başlıklar ekleniyor. Bu nedenle sigortacılar artık yalnızca uydunun teknolojik güvenilirliğine değil; operatörün risk yönetimi kapasitesine, görev planına, çarpışma önleme kabiliyetine, siber güvenlik altyapısına ve acil durum prosedürlerine de bakıyor. Asıl değişim sadece primlerde değil, teminat disiplininde yaşanıyor” dedi. Ay görevleri ve uzay turizmi, yeni sigorta ürünleri doğuracak Önümüzdeki dönemde uzay ekonomisinin yeni alanlara genişleyeceğini belirten Murat Çiftçi, “Ay görevleri, ticari uzay istasyonları, uzay lojistiği, yörüngede servis hizmetleri, yakıt ikmali, uydu tamiri, uzay turizmi ve gelecekte uzay madenciliği gibi faaliyetler sigorta sektörünün ürün mimarisini yeniden şekillendirecek” dedi. Bu kapsamda görev iptali, fırlatma gecikmesi, yörüngede servis sorumluluğu, uzay istasyonu operasyonel sorumluluğu, mürettebat ve yolcu sorumluluğu, veri kaybı, gelir kaybı ve siber operasyon riskleri gibi daha özel teminatların gündeme geleceğini ifade eden Murat Çiftçi, “Ayrıca uzay enkazı yönetimi ve sürdürülebilir yörünge kullanımı da sigortalanabilirlik açısından kritik kriterler haline gelecek. Uzay sigortacılığında yeni dönemin ana kavramı ise görev bazlı risk yönetimi olacak. Sigortacılar yalnızca varlığı değil, görevin tüm yaşam döngüsünü değerlendirecek” diye konuştu. Türkiye’de uzay sigortacılığı stratejik önem kazanacak Türkiye’nin de son yıllarda uzay alanında önemli adımlar attığını belirten Murat Çiftçi, “Bugün Türkiye’de uzay sigortacılığı henüz çok niş bir alan gibi görülebilir. Ancak uydu teknolojileri, savunma sanayi, haberleşme, veri merkezi altyapıları, iklim gözlem sistemleri, tarım teknolojileri ve afet yönetimi gibi birçok sektör uzay tabanlı hizmetlerle daha fazla entegre oldukça, bu alandaki sigorta ihtiyacı da artacaktır. TÜRKSAT 6A gibi yerli haberleşme uydusu alanında elde edilen kazanımlar ve Milli Uzay Programı kapsamındaki hedefler de uzay sigortacılığını ülkemiz açısından da giderek daha stratejik hale getiriyor” değerlendirmesinde bulundu. “IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği olarak hedefimiz, yalnızca mevcut risklere çözüm üretmek değil; kurumlarımızı geleceğin risklerine bugünden hazırlamak” ifadelerini kullanan Murat Çiftçi, “UIB ve uluslararası brokerlik ağlarımız üzerinden küresel reasürans piyasalarındaki kapasiteyi, teknik uzmanlığı ve ürün gelişmelerini yakından takip ediyoruz. Türkiye’de bu alanda farkındalığın artması, doğru risk analizi yapılması ve uluslararası standartlarda sigorta çözümlerinin geliştirilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Uzay ekonomisi büyüdükçe, sigorta sektörü bu büyümenin görünmeyen ama vazgeçilmez güvence mekanizmalarından biri olacak. Çünkü uzay yatırımlarının sürdürülebilirliği, yalnızca teknolojik başarıya değil, bu teknolojinin finansal olarak korunabilir hale gelmesine de bağlı” diye de ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.