Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Turmepa

Kapsül Haber Ajansı - Turmepa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turmepa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çeşme Kıyılarından 1,5 Ton Atık Çıkarıldı Haber

Çeşme Kıyılarından 1,5 Ton Atık Çıkarıldı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin kıyılarını ve deniz ekosistemini korumaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Uluslararası Kıyı Temizliği (International Coastal Cleanup-ICC) etkinlikleri kapsamında bu kez Çeşme’de kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda, Çeşme Belediyesi ve Yıldızburnu Balıkçı Barınağı ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe TURMEPA ve Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi de destek verdi. Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Banu Ayhan da çalışmaya katıldı. Yörük: Denizlerimizin çöp alanına dönüşmesine izin vermemeliyiz İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Deniz Koruma Şube Müdürlüğü Bölge Sorumlusu Saygın Yörük, deniz kirliliğinin önemli bölümünün insan faaliyetlerinden kaynaklandığına dikkat çekti. Yörük, “Bugün kıyıdan ve deniz tabanından plastik şişelerden metal parçalara kadar çok farklı türde atık çıkardık. Kısa bir çalışma sonucunda yaklaşık 1,5 ton atık toplanması, aslında bize önemli bir mesaj veriyor. Denizlerimizin çöp alanına dönüşmesine izin vermemeliyiz. Denizlere ulaşan atıklar yalnızca görüntü kirliliğine yol açmıyor, deniz canlılarını ve kıyı ekosistemini de tehdit ediyor. Ekiplerimizle temizlik çalışmalarını sürdürüyoruz ancak kalıcı çözüm, atıkların denize ulaşmasını önlemek. Yurttaşlarımızdan da kıyılarımızı ve denizlerimizi koruma konusunda daha duyarlı olmalarını istiyoruz” dedi. Dalgıçlar deniz tabanını temizledi Çalışmalar karada ve denizde eş zamanlı yürütüldü. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri kıyıda temizlik yaparken, İzmir İtfaiyesi AKS dalış ekipleri de deniz tabanındaki atıkları çıkardı. Çalışmalarda plastik şişeler, ambalaj atıkları, metal parçaları ve çeşitli evsel nitelikli atıkların da aralarında bulunduğu yaklaşık 1,5 ton atık toplandı. Deniz tabanından çıkarılan atıklar kıyıda bir araya getirilerek kirliliğin boyutuna dikkat çekildi. Toplanan atıklar, ayrıştırılmak ve uygun şekilde bertaraf edilmek üzere ilgili birimlere teslim edildi. Temiz deniz için güç birliği Dünyanın farklı ülkelerinde eş zamanlı çalışmalarla gerçekleştirilen Uluslararası Kıyı Temizliği etkinlikleri, denizlere ulaşan atıkların azaltılmasına ve kıyı kirliliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasına katkı sağlıyor. Çeşme’deki çalışma da yerel yönetimleri, meslek kruluşlarını ve sivil toplum örgütlerini temiz hedefinde buluşturdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı Şadan Kaptanoğlu Kimdir? “Denizde Yeni Rota” ile Başkanlığa Talip Haber

İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı Şadan Kaptanoğlu Kimdir? “Denizde Yeni Rota” ile Başkanlığa Talip

Türk denizciliğinin uluslararası alanda tanınan isimlerinden Şadan Kaptanoğlu, İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığına adaylığını açıkladı. Kaptanoğlu, seçim sürecindeki yol haritasını ise “Denizde Yeni Rota” yaklaşımı üzerine kurdu. Armatörlük ve tersanecilik geçmişinin yanı sıra uluslararası denizcilik kuruluşlarında üstlendiği görevlerle tanınan Kaptanoğlu'nun adaylığı, DTO seçimlerinin dikkat çeken gelişmelerinden biri oldu. Özellikle dünyanın önde gelen denizcilik kuruluşlarından BIMCO'nun başkanlığını yapan ilk Türk ve ilk kadın olması, Kaptanoğlu'nun kariyerindeki önemli dönüm noktaları arasında bulunuyor. Peki, Şadan Kaptanoğlu kimdir, hangi görevlerde bulundu ve İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanlığına neden aday oldu? İşte denizcilik dünyasının yakından tanıdığı ismin kariyeri ve yeni dönem hedefleri... Şadan Kaptanoğlu kimdir? Şadan Kaptanoğlu, Türkiye'nin köklü denizcilik ailelerinden Kaptanoğlu ailesinin temsilcilerinden biri. Denizcilik sektörünün içerisinde yetişen Kaptanoğlu, profesyonel kariyerinde armatörlükten tersaneciliğe, denizcilik eğitiminden uluslararası sektör temsilciliğine kadar geniş bir alanda görev üstlendi. Kaptanoğlu Denizcilik'te uzun yıllar yöneticilik yapan Şadan Kaptanoğlu, Ocak 2014'e kadar aile şirketinde Genel Müdürlük görevini yürüttü. Kariyerini daha sonra Kaptanoğlu Denizcilik Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi olarak sürdürdü. Denizcilik sektöründeki özel sektör tecrübesinin yanında meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarında da aktif rol alan Kaptanoğlu, özellikle Türk denizciliğinin uluslararası platformlarda temsil edilmesi konusunda öne çıkan isimlerden biri haline geldi. Şadan Kaptanoğlu'nun eğitim hayatı Şadan Kaptanoğlu'nun kariyerinde denizcilik sektöründeki saha deneyiminin yanı sıra akademik eğitimi de önemli bir yer tutuyor. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nden mezun olan Kaptanoğlu, eğitimine İngiltere'de devam etti. London City College'da denizcilik eğitimi aldıktan sonra bugün Bayes Business School adıyla faaliyet gösteren City University Cass Business School'da Shipping, Finance and Trade alanında yüksek lisans yaptı. Doktora eğitimini ise İngiltere'deki De Montfort Üniversitesi'nde tamamladı. Böylece denizcilik sektöründe edindiği uygulamalı deneyimi finans, ticaret ve akademik çalışmalarla bir araya getiren Kaptanoğlu, kariyerini hem ulusal hem de uluslararası ölçekte sürdürdü. BIMCO'nun ilk Türk ve ilk kadın başkanı oldu Şadan Kaptanoğlu'nun kariyerindeki en önemli uluslararası görevlerden biri Baltık ve Uluslararası Denizcilik Konseyi (BIMCO) Başkanlığı oldu. Kaptanoğlu, 2019 yılında Atina'da gerçekleştirilen genel kurulun ardından BIMCO Başkanlığı görevini devraldı. Böylece kuruluşun tarihinde bu göreve gelen ilk Türk ve ilk kadın başkan olarak önemli bir başarıya imza attı. İki yıl boyunca yürüttüğü BIMCO Başkanlığı sırasında dünya denizciliğinin karşı karşıya kaldığı çevresel dönüşüm, dijitalleşme ve uluslararası düzenlemeler gibi birçok başlıkta çalışmalar yürüttü. Görev döneminin önemli bir bölümü küresel salgın koşullarına denk gelirken, deniz çalışanlarının yaşadığı mürettebat değişimi sorunları da uluslararası denizcilik gündeminin öncelikli konularından biri oldu. Kaptanoğlu, BIMCO Başkanlığı görevini 2021 yılında Sabrina Chao'ya devretti. İMEAK Deniz Ticaret Odası'nda uzun yıllar görev aldı Şadan Kaptanoğlu için İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanlığı adaylığı, kuruma dışarıdan başlayan yeni bir süreç değil. Kaptanoğlu daha önce DTO yönetiminde uzun yıllar görev üstlendi ve İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı yaptı. Günümüzde ise İMEAK DTO Meclis Üyesi olarak yer alıyor. Oda içerisindeki deneyimi boyunca stratejik karar süreçleri, uluslararası temsil ve sektör paydaşları arasındaki ilişkiler gibi farklı alanlarda sorumluluk üstlenen Kaptanoğlu, şimdi bu birikimini Yönetim Kurulu Başkanlığına taşımak istiyor. Şadan Kaptanoğlu İMEAK DTO Başkanlığına adaylığını açıkladı Şadan Kaptanoğlu, 24 Haziran 2026'da kamuoyuna duyurduğu açıklamayla İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığına aday olduğunu ilan etti. Adaylık açıklamasının ardından 25 Haziran'daki İMEAK DTO Meclis toplantısında da başkanlık hedefini sektör temsilcileri ve meclis üyeleri önünde dile getirdi. Kaptanoğlu'nun seçim çalışmasının merkezinde “Denizde Yeni Rota” söylemi bulunuyor. Adaylık mesajında Türk denizciliğinin yeni bir döneme hazır olduğunu belirten Kaptanoğlu; daha güçlü iş birlikleri, temsil kapasitesi ve ortak akıl üzerinde duran bir yönetim yaklaşımı ortaya koyuyor. Denizcilik sektörünün bütün paydaşlarını ortak hedefler çevresinde buluşturmayı amaçladığını belirten Kaptanoğlu, DTO'nun sektörde yaşanan hızlı dönüşüme öncülük etmesi gerektiğini savunuyor. “Denizde Yeni Rota” ne anlama geliyor? Şadan Kaptanoğlu'nun başkanlık kampanyasında kullandığı “Denizde Yeni Rota” yaklaşımı, seçim sürecinin ana mesajını oluşturuyor. Kaptanoğlu'nun açıklamalarında ortak akıl, birlik, güçlü temsil ve sektörün geleceğine hazırlanması öne çıkıyor. Küresel denizcilik sektörü bugün yeşil dönüşümden alternatif yakıtlara, dijitalleşmeden yeni uluslararası düzenlemelere kadar kapsamlı bir değişim sürecinden geçiyor. Kaptanoğlu da İMEAK Deniz Ticaret Odası'nın yalnızca mevcut sorunlara çözüm arayan değil, değişimi öngören ve sektörün geleceğine yön veren bir yapı olması gerektiği görüşünü öne çıkarıyor. Bu yaklaşımın armatörlerden tersanelere, liman işletmelerinden acentelere, deniz turizminden balıkçılığa kadar DTO çatısı altındaki farklı faaliyet alanlarının temsilini kapsaması hedefleniyor. TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapıyor Şadan Kaptanoğlu'nun denizcilik kariyerindeki önemli görevlerinden biri de DenizTemiz Derneği/TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanlığı. 2016 yılında TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenen Kaptanoğlu, denizlerin korunması, deniz kirliliğiyle mücadele ve sürdürülebilir denizcilik konularındaki çalışmalarını bu çatı altında sürdürüyor. Kaptanoğlu aynı zamanda Akdeniz ülkelerindeki deniz çevresi kuruluşlarını bir araya getiren INTERMEPA'da Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyor. Denizcilik eğitimi alanında da görevler üstlendi Şadan Kaptanoğlu'nun kariyerinde denizcilik eğitimi de önemli bir yer tutuyor. Geçmiş dönemlerde Türk Deniz Eğitim Vakfı (TÜDEV) Yönetim Kurulu Üyesi ve Piri Reis Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi olarak görev yapan Kaptanoğlu, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine yönelik çalışmalarda yer aldı. Uluslararası denizcilik deneyimi, akademik geçmişi ve sektör temsilciliğini aynı kariyer çizgisinde buluşturması, Kaptanoğlu'nun DTO Başkanlığı adaylığında öne çıkan unsurlar arasında bulunuyor. Şadan Kaptanoğlu'nun halen yürüttüğü görevler neler? Şadan Kaptanoğlu, Kaptanoğlu Denizcilik Yönetim Kurulu Üyeliğinin yanı sıra TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanlığı ve INTERMEPA Başkan Yardımcılığı görevlerini sürdürüyor. Ayrıca TÜPRAŞ Yönetim Kurulu'nda görev yapıyor. Kaptanoğlu'nun geçmiş kariyerinde ise BIMCO Başkanlığı, İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı, TÜDEV Yönetim Kurulu Üyeliği ve Piri Reis Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyeliği gibi görevler bulunuyor. İMEAK Deniz Ticaret Odası seçimlerinde dikkat çeken aday İMEAK Deniz Ticaret Odası seçimleri yaklaşırken Şadan Kaptanoğlu'nun adaylığı, Türk denizcilik sektöründeki başkanlık yarışını daha da hareketlendirdi. Uzun yıllara dayanan armatörlük ve tersanecilik deneyiminin yanı sıra İMEAK DTO yönetimindeki geçmişi ve BIMCO'da elde ettiği uluslararası tecrübeyle seçime hazırlanan Kaptanoğlu, “Denizde Yeni Rota” hareketiyle ortak akıl ve daha güçlü temsil mesajı veriyor. Şadan Kaptanoğlu'nun başkan seçilmesi halinde ayrıca İMEAK Deniz Ticaret Odası tarihinde Yönetim Kurulu Başkanlığı koltuğuna oturan ilk kadın olması da seçim sürecine ayrı bir önem kazandırıyor. Denizcilik sektörünün farklı kesimleriyle temaslarını sürdüren Kaptanoğlu'nun seçim programı, projeleri ve DTO'nun gelecek dönemine ilişkin açıklamalarının önümüzdeki süreçte sektörün en yakından takip edeceği başlıklar arasında yer alması bekleniyor.

Garanti BBVA ve TURMEPA’dan Denizlere Mavi Nefes Haber

Garanti BBVA ve TURMEPA’dan Denizlere Mavi Nefes

Garanti BBVA’nın DenizTemiz Derneği/ TURMEPA iş birliğiyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Eylül 2021’de başlattığı Mavi Nefes Projesi, deniz ve kıyı ekosistemlerinin korunmasına yönelik çalışmalarını genişletiyor. Marmara Denizi’ndeki müsilaj krizine yanıt olarak başlayan ve ardından Adrasan ve Van Gölü’ne uzanan proje bugün İstanbul Boğazı, Antalya, Göcek, Saros Körfezi ve Marmara Denizi’ndeki Prens Adaları’nda atık toplama, habitat restorasyonu, bilimsel izleme ve eğitim çalışmalarını bir arada yürütüyor. Temmuz 2026 itibarıyla proje kapsamında ulaşılan sonuçlar, Mavi Nefes’in acil temizlik ihtiyacına yanıt veren bir çalışmadan deniz ekosistemlerinin korunmasını, onarılmasını ve bilimsel verilerle izlenmesini odağına alan çok boyutlu bir programa dönüştüğünü ortaya koyuyor. Deniz süpürgeleri ve sıvı atık alım tekneleriyle yürütülen temizlik çalışmalarına deniz çayırı transplantasyonu, mercan ve gorgon kolonilerinin korunması, biyoçeşitlilik araştırmaları ve farklı yaş gruplarına yönelik eğitim programları eşlik ediyor. Mahmut Akten: “Denizleri korumak, uzun soluklu ve ölçülebilir bir dönüşüm gerektiriyor” Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, projenin ulaştığı noktaya ilişkin şunları söyledi: “Mavi Nefes’i bir temizlik çalışmasının ötesinde bilimsel veriye dayalı, etkisi ölçülebilen ve farklı paydaşların katkısıyla büyüyen uzun soluklu bir dönüşüm programı olarak ele alıyoruz. Bugün ulaştığımız sonuçlar, denizleri korumak için sahadaki müdahaleyi bilimsel araştırma ve eğitimle birlikte yürütmenin önemini ortaya koyuyor. Garanti BBVA olarak sürdürülebilirliği iş stratejimizin merkezinde konumlandırıyor; deniz ekosistemlerinin kendini yenileme kapasitesini destekleyen, toplumsal farkındalığı güçlendiren çalışmalara TURMEPA ile devam ediyoruz. BBVA ile birlikte ‘Küresel Bankacılık Partneri’ olarak yer aldığımız COP31, Mavi Nefes kapsamında yıllar içinde oluşan bilimsel birikimi, saha deneyimini ve ekosistemlerin korunmasına yönelik yaklaşımımızı uluslararası ölçekte görünür kılmak için önemli bir fırsat sunuyor. Mavi Nefes’in beş yıllık yolculuğunu Antalya’da dünya kamuoyuyla buluştururken, ‘Denizlerimiz için birlikte çalışır, birlikte yaparız’ mesajını bir kez daha vurgulayacağız.” Şadan Kaptanoğlu: “Bilimsel veriyi sahadaki deneyimle buluşturuyoruz” TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu ise, “Denizler ve okyanuslar korunması gereken eşsiz yaşam kaynaklarımızdır. TURMEPA olarak ‘Deniz Varsa, Hayat Var’ diyerek kirliliği kaynağında önlemek, deniz çayırları ve mercanlar gibi hassas habitatları bilimsel yöntemlerle korumak ve çocuk ve gençlerimizde deniz koruma bilincini güçlendirmek için çalışıyoruz. Mavi Nefes’le atık toplama faaliyetlerini bilimsel araştırmalar, ekosistem restorasyonu, kesintisiz eğitim ve izleme çalışmalarıyla bir araya getirerek bütüncül bir koruma modeli oluşturduk. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, Garanti BBVA’nın uzun soluklu desteğiyle farklı bölgelerde edindiğimiz bilgi ve saha deneyimizi kalıcı çözümlere dönüştürüyoruz. Ülkemizin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek COP31’de de Mavi Nefes’in ortaya koyduğu bu birikimi dünya ile paylaşarak denizlerin ve okyanusların sesi olacağız. Denizleri korumak geleceği korumaktır ve bunu ancak tıpkı Mavi Nefes’teki gibi el ele vererek başarabiliriz” diye konuştu. 335 bin tonu aşan katı atık, 6,4 milyon litre sıvı atık Mavi Nefes deniz süpürgeleri aracılığıyla İstanbul Boğazı’nda proje başlangıcından Temmuz 2026’ya kadar 311 bin 820 kilogram katı atık toplandı. TÜİK’in belediyelerde kişi başı günlük ortalama atık miktarını 1,03 kilogram olarak hesapladığı 2022 verisi esas alındığında, bu miktar 302 bin 737 kişinin bir günde ürettiği atığa karşılık geliyor. Mayıs 2023-Aralık 2025 döneminde Van Gölü’nde çalışan Ahtapot 6 deniz süpürgesi ise 23 bin 368 kilogram atık topladı. Bu miktar da 22 bin 687 kişinin günlük atık üretimine eşdeğer. Garanti BBVA desteğiyle Mayıs 2024’ten bu yana Göcek’te hizmet veren TURMEPA 3 sıvı atık alım teknesi, üç yaz sezonunda 4 bin 133 tekneden 1 milyon 912 bin 982 litre atık teslim aldı. Böylece 15 milyon 303 bin 856 litre deniz suyunun temiz kalmasına katkı sağlandı. Projenin 2022 ve 2023 yaz sezonlarında Adrasan-Kemer hattında yürütülen çalışmalarında da 4 milyon 500 bin litre siyah ve gri su teknelerden alındı. İki sahadaki çalışmalarla teslim alınan sıvı atık miktarı toplam 6 milyon 412 bin 982 litreye ulaştı. Eğitimlerle 150 bini aşkın kişiye ulaşıldı Mavi Nefes’in çevrim içi eğitimleri, Eğitim Otobüsü ve Mavi Dedektifler programıyla bugüne kadar 143 bin 408 öğrenci ve 7 bin 446 öğretmen olmak üzere toplam 150 bini aşkın kişiye ulaşıldı. İklim Değişikliği Eylem Planı ile Çevre Eğitimi ve İklim Değişikliği Dersi Öğretim Programı esas alınarak hazırlanan çevrim içi eğitimlerden 143 bin 759 kişi yararlandı. İçeriklerde iklim değişikliğinin etkileri ve yol açabileceği afetlerin yanı sıra enerji ve su verimliliği, hava, su ve toprak kirliliği, geri dönüşüm, sıfır atık ve halk sağlığı konuları ele alındı. Beş yıldır ekim aylarında yola çıkan Mavi Nefes Eğitim Otobüsü, 5 bin 956 öğrenci ve 406 öğretmen olmak üzere 6 bin 362 kişiyi robotik kodlama ve üretim becerileri atölyeleriyle buluşturdu. Öğrenciler blok tabanlı kodlamayı çevre sorunlarının çözümünde kullanmayı öğrenirken, ahşap tasarımı atölyesinde çevre bilincini destekleyen el yapımı yelkenliler üretti. Lise çağındaki gençlerin gönüllü olarak katıldığı Mavi Dedektifler programına ise 689 öğrenci ve 44 mentor öğretmen dahil oldu. Üç interaktif buluşmadan oluşan programda gençler, Sıfır Atık Mavi eğitimini geliştirmeye yönelik proje fikirleri hazırladı. Göcek’te üç “Oksijen Üretim Noktası” Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde yürütülen deniz çayırı izleme, koruma ve transplantasyon çalışmaları kapsamında Tersane Adası, Darboğaz ve Kille Koyu’nda yapılan restorasyon ile ekilen fide sayısı 14 bin 800’e ulaştı. Bilimsel takiplerde fidelerin canlılık oranının yüzde 70’in üzerinde olduğu teyit edildi. Bu sonuç üzerine üç istasyon özel işaret şamandıralarıyla koruma altına alınarak “Oksijen Üretim Noktası” ilan edildi. İzleme ve deniz suyu analizlerinin yanı sıra deniz çayırları üzerindeki baskılar, yabancı türler ve karbon tutma kapasitesi de bilimsel olarak değerlendirildi. Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen yaş tayini çalışmasında yaklaşık 2 bin yaşında olduğu belirlenen deniz çayırı da araştırma raporunda yer aldı. Saros’ta 44 bin çevresel ölçüm kaydı oluşturuldu Saros’ta 5 farklı derinlikte sıcaklık ölçümleri yapıldı ve bir sene boyunca 44 bin ölçüm kaydı toplandı. Saros Körfezi’ndeki çalışmalar kapsamında yapılan görüşmelerle 150’ye yakın balıkçıyla birebir temas kuruldu; Gelibolu çevresinde düzenlenen iki paydaş toplantısıyla bölgedeki dalıcı kulüpleri, balıkçılar, yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumları proje hakkında bilgilendirildi. 2024 yılında 20 günü aşan saha programında 14 uzman dalıcıyla 52 dalış gerçekleştirildi ve ekip toplam 60 saatin üzerinde su altında kaldı. Mecidiye bölgesine yerleştirilen sekiz sualtı sıcaklık ölçer ile bir pH ölçerden, saatlik aralıklarla toplam 44 bin ölçüm kaydı elde edildi. Biyoçeşitlilik çalışmalarında bine yakın canlı gözlenip kayda alınırken, 700 mercan ve gorgon kolonisi temizlendi. Proje çıktıları ayrıca bir belgesel ve tür fotoğraflarından oluşan rehber kitapla görünür kılındı. Prens Adaları’nda 112 bin 627 metrekarelik deniz çayırı alanı kayda alındı Mavi Nefes Marmara Denizi İyileştirme Projesi kapsamında Nisan 2026’da başlayan saha çalışmalarında bugüne kadar 18 dalış gerçekleştirildi. Dalışlarda Cymodocea nodosa, Zostera marina ve Nanozostera noltii olmak üzere üç deniz çayırı türü kaydedildi. Büyükada, Heybeliada, Kaşıkadası ve Burgazada’da toplam 112 bin 627 metrekarelik alanda deniz çayırı varlığı belirlendi. Büyükada’daki alanların neredeyse yarısının sağlığını kaybettiği, Heybeliada’daki yatağın ise yaklaşık üçte ikisinin sağlıklı olduğu ölçüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA ve TURMEPA’dan Deniz Çayırlarına Mavi Nefes Haber

Garanti BBVA ve TURMEPA’dan Deniz Çayırlarına Mavi Nefes

Garanti BBVA, DenizTemiz Derneği/ TURMEPA iş birliğiyle 2021 yılından bu yana sürdürdüğü Mavi Nefes Projesi ile deniz çayırlarının korunmasına yönelik çalışmaları ve ulaşılan somut sonuçları 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü vesilesiyle kamuoyuyla paylaştı. Denizlerin oksijen üretiminde, karbon tutumunda ve biyolojik çeşitliliğin devamlılığında kritik rol üstlenen deniz çayırları, Mavi Nefes Projesi’nin ana odak alanlarından birini oluşturuyor. Halen bu bitki odağında Fethiye-Göcek, Marmara Denizi Prens Adaları ve Saros’ta çalışmalara devam ediliyor. Proje kapsamında Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde yürütülen çalışmalarla bugüne kadar ekilen deniz çayırı fidesi sayısı 14 bine ulaştı. Ekilen alanlarda canlılık oranı yüzde 70’in üzerinde seyrediyor. 2025 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında Göcek’te gerçekleştirilen 14 bin deniz çayırı ekimi, işaret şamandıralarıyla “oksijen üretim noktası” olarak koruma altına alındı. Bu alanlar, denizlerin doğal karbon yutakları ve oksijen kaynakları olarak kritik bir işlev üstleniyor. Mavi Nefes Marmara Denizi İyileştirme Projesi kapsamında, Marmara Denizi’nin ekolojik açıdan en hassas bölgelerinden biri olan Prens Adaları çevresinde de müsilajın deniz altı habitatları üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik saha çalışmaları başlatıldı. Proje ile geliştirilen yenilikçi temizleme tekniğinin sahada test edilmesiyle Marmara Denizi’nin ekolojik dayanıklılığını artırmaya yönelik bilim temelli çözümler üretilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda geliştirilen ve Venturi sistemiyle çalışan yenilikçi temizleme cihazı da sahada test ediliyor; hava basıncı kullanılarak müsilajın mercanlar, algler ve deniz çayırları gibi hassas canlıların üzerinden zarar vermeden uzaklaştırılması sağlanıyor. Denizlerin Sessiz Kahramanları Deniz çayırları yalnızca oksijen üretmekle kalmıyor; atmosferdeki karbonu tutarak iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir rol oynuyor. Bir kilometrekare deniz çayırı, ortalama 1.000 insanın yıllık oksijen ihtiyacını karşılıyor. Aynı zamanda balıklar ve pek çok deniz canlısı için yaşam ve üreme alanı oluşturuyor; dalga enerjisini azaltarak kıyı erozyonunu önlüyor. Ayrıca, sediment tabakalarında geçmiş yüzyılların izlerini saklayarak ekosistemin hafızasını oluşturuyor. Türkiye’de Bir İlk: Göcek’te 2.000 Yaşında Deniz Çayırı Keşfedildi Mavi Nefes Projesi kapsamında Göcek’te gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar, Türkiye deniz araştırmaları açısından da önemli bir kilometre taşı oldu. Geçtiğimiz yıl Kızılada açıklarında tespit edilen bir deniz çayırının yaklaşık 2.000 yaşında olduğunun belirlenmesi, ülkemizde bu alanda gerçekleştirilen ilk yaş tayini çalışması olarak kayda geçti. Bu veri, Türkiye deniz araştırmaları tarihinde bir ilk ve bölgede yürütülen tüm deniz çayırı ekim çalışmalarının geleceğini etkileyecek önemli bir unsur. Mahmut Akten: “Deniz çayırları, denizlerin ve gezegenimizin geleceği için kritik önemde” Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Deniz çayırları, denizlerin ve gezegenimizin geleceği için kritik öneme sahip doğal varlıklar. Oksijen üretiminden karbon tutumuna, biyolojik çeşitliliğin korunmasından kıyıların güvenliğine kadar çok boyutlu bir ekosistem hizmeti sunuyorlar. Mavi Nefes Projesi ile 2021’den bu yana bilimin rehberliğinde attığımız adımlarla denizlerimizin yalnızca yüzeyini değil, deniz altı yaşamını da korumayı hedefliyoruz. Göcek’te 14 bine ulaşan deniz çayırı ekimi ve bu alanların ‘oksijen üretim noktası’ olarak koruma altına alınması, uzun vadeli ve kalıcı etki yaratma kararlılığımızın yansıması. Şimdi önümüze yeni bir hedef daha koyduk ve 20 bin deniz çayırına ulaşmak istiyoruz. Garanti BBVA olarak sürdürülebilirliği iş stratejimizin merkezinde konumlandırırken, denizlerimizin nefes alması için bilimi, sivil toplumu ve gönüllüleri bir araya getirmeye devam edeceğiz.” Şadan Kaptanoğlu: “Deniz çayırlarını korumak, denizlerin geleceğini korumaktır” TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu, “Deniz çayırları, deniz ekosisteminin temelini oluşturan ve iklim krizine karşı en güçlü doğal müttefiklerimizden biri olan hassas habitatlardır. Mavi Nefes Projesi ile bilimsel veriler ışığında yürüttüğümüz koruma ve restorasyon çalışmaları sayesinde yalnızca bugünü korumayı değil, gelecek nesillere sağlıklı ve dirençli denizler bırakmayı amaçlıyoruz. Bölge halkının bilgi ve deneyimini sürece dahil ederek, bakanlıklar, kamu kurumları ve tüm paydaşlarımızla katılımcı bir anlayışla sahada birlikte çalışıyor, yerel sahiplenmeyi güçlendirerek kalıcı çözümler üretmeye devam ediyoruz,” diye konuştu. Mavi Nefes’in Çok Boyutlu Etkisi 2021 yılında Marmara Denizi’ndeki müsilaj krizine yanıt olarak doğan Mavi Nefes Projesi ile yalnızca temizlik değil, deniz altı yaşamını onaran bilim temelli ve uzun vadeli çözümler üretmek hedefleniyor. Bugüne kadar Marmara’dan Göcek’e, Saros Körfezi’nden Van Gölü’ne uzanan proje, denizlerde atıkların toplanmasından bilimsel araştırmalara, eğitim programlarından biyoçeşitlilik haritalamasına kadar uzanan kapsamlı çalışmalarıyla deniz ekosistemine kalıcı fayda sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA ve TURMEPA’dan 2025’te Denizlerimizde Dönüştürücü Etki Haber

Garanti BBVA ve TURMEPA’dan 2025’te Denizlerimizde Dönüştürücü Etki

Proje ile atık temizliğinden deniz çayırı restorasyonuna, mercan ekosistemlerinin korunmasından farkındalık eğitimlerine pek çok faaliyet eş zamanlı devam ediyor. Garanti BBVA’nın, DenizTemiz Derneği (TURMEPA) iş birliğiyle 2021 yılından bu yana sürdürdüğü Mavi Nefes Projesi kapsamında, 2025 yılında deniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik somut ve bilim temelli çalışmalar yürütüldü. Marmara Denizi, Van Gölü, Göcek ve Saros Körfezi’nde yürütülen çalışmalarla, denizlerin nefes almasına katkı sağlayan çevresel, bilimsel ve toplumsal etki yaratıldı. Bilimi, teknolojiyi, sivil toplumu bir araya getiren yaklaşım Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, projenin 2025 yılında ulaştığı etkiyi şu sözlerle dile getirdi: “Mavi Nefes ile denizlerimizin bugününü olduğu kadar, geleceğini de korumayı hedefliyoruz. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla denizlerin nefes almasına katkı sağlayan somut sonuçlar elde ettik. Bilimi, teknolojiyi ve sivil toplumu bir araya getiren yaklaşımın, gelecek nesillere daha sürdürülebilir bir dünya bırakmada güçlü bir yol olduğuna inanıyoruz. Ayrıca, bu süreçte yalnızca finansman sağlamanın değil, deniz ekosistemlerini koruyan, kalıcı ve uzun vadeli etki yaratan projeleri kararlılıkla sürdürmenin kritik olacağı bilinciyle çalışmalarımıza devam edeceğiz.” TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu, “Aldığımız her iki nefesten birini denizler sayesinde alıyoruz. Bu gerçek, denizlerin korunmasına yönelik kararlı ve sürekli adımlar atılmasını gerektiriyor. Garanti BBVA iş birliğiyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda oluşturulan Marmara Denizi Eylem Planı kapsamında, müsilaj krizine yanıt olarak 2021 yılında başlattığımız Mavi Nefes Projesi ile bilimin rehberliğinde güç birliğiyle somut çözümler üretmeye devam ediyoruz,” diye konuştu. 60 ton katı ve 613 bin litre sıvı atık denizlerden uzaklaştırıldı 2025 yılı boyunca Mavi Nefes Projesi kapsamında 60 tonun üzerinde katı atık ve 613 bin litre sıvı atık denizlerden uzaklaştırıldı. Marmara Denizi, Van Gölü ve Göcek’te gerçekleştirilen temizlik faaliyetleriyle su altı ekosistemleri üzerindeki baskılar azaltılırken, Saros Körfezi ve Göcek’te yürütülen koruma ve izleme çalışmalarıyla biyolojik çeşitliliğin devamlılığı desteklendi. Göcek’te Oksijen Üretim Noktaları Koruma Altında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Mavi Nefes Göcek projesi kapsamında 2025 yılında, 14 bin deniz çayırı ekimi gerçekleştirilerek bu alanlar işaret şamandıralarıyla “oksijen üretim noktası” olarak koruma altına alındı. Bilimsel ölçümlerle canlılığı yüzde 70’in üzerinde teyit edilen bu alanlar, denizlerin doğal karbon yutakları ve oksijen kaynakları olarak kritik bir rol üstleniyor. Saros’ta Mercanlara Yeniden Nefes Mavi Nefes Saros Projesi kapsamında ise, yaklaşık 160 hektarlık alanda ekosistem tarama ve müdahale çalışmaları yürütüldü. Kuzey ve güney bölgelerde toplam 600 mercan kolonisinin temizliği ve sağlık taraması yapılırken, ekosisteme ciddi zarar veren 200 metrekarelik hayalet ağ denizden çıkarıldı. Bu müdahalelerle mercan ve gorgon kolonilerinin ışığa erişimi, beslenme kapasitesi ve yaşam sürekliliği güçlendirildi. Mavi Nefes ile Farkındalık da Yayılıyor Mavi Nefes Projesi, yalnızca ekosistemleri değil, toplumsal farkındalığı da odağına alıyor. 2025 yılında gezici Mavi Nefes Eğitim Otobüsü ve çevrim içi eğitimler aracılığıyla 36.800 öğrenciye ve 1.730 öğretmene ulaşıldı. Eğitim faaliyetleriyle genç nesillerde çevre bilinci güçlendirilirken, denizlerin korunmasına yönelik kalıcı bir dönüşüm hedeflendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sapro’dan Kıyı Temizliğine Destek! Haber

Sapro’dan Kıyı Temizliğine Destek!

TURMEPA Gönüllü Bölümü koordinasyonunda, köy halkı ve çocukların katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte 120 kg plastik, kâğıt, metal ve cam atık toplandı. Çevreye duyarlı üretim anlayışını ve sürdürülebilir ürünlere olan bağlılığını teyit eden Sapro, bu konudaki faaliyetlerini sürdürüyor. DenizTemiz Derneği / TURMEPA tarafından gerçekleştirilen kıyı temizliği etkinliğine sponsor olan marka, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusundaki projelere destek vermeye devam ediyor. Sapro’nun sponsorluğunda gerçekleştirilen kıyı temizliği etkinliğinde toplamda 120 kg plastik, kâğıt, metal ve cam atık toplandı. Toplanan atıklar geri dönüşüm sistemine kazandırılmak üzere belediyeye teslim edildi. Sapro Genel Müdürü Murat Gönül, “Öncelikle bu önemli etkinliği gerçekleştirdikleri için DenizTemiz Derneği / TURMEPA’ya teşekkürlerimizi sunuyoruz. Sapro olarak herkesi hem bireysel hem de kurumsal olarak çevresel ayak izini nasıl azaltabileceğine dair düşünmeye davet ediyoruz. Bu kapsamda; TURMEPA tarafından düzenlenen kıyı temizliği etkinliğine sponsor olmak bizler için büyük bir anlam taşıyor.” dedi. Sapro, gereksiz ambalaj kullanımını azaltıyor Amaçlarının plastik kullanımını sınırlandırarak çevre kaynaklarını gelecek için korumak, ekosistemi koruma altına alarak gelişimini sağlamak ve ürün ile hizmetlerinin çevreye olan etkisini minimize etmek olduğunu belirten Murat Gönül, “Sapro olarak ürünlerimizde yüzde 30 geri dönüştürülmüş plastik ve yüzde 100 geri dönüştürülebilir özellikli plastik ambalajların kullanımını artırarak atıkları azaltmaya odaklanıyoruz. Kurumumuz, 2020’dan beri üretimde geri dönüştürülebilir LDPE folyo ve yüzde 30 geri dönüştürülmüş folyo ambalajlı ürünlerini müşterilerine sunmayı sürdürüyor. Hedefimiz, 2030’a kadar tüm plastik ambalajların geri dönüştürülebilir veya yeniden kullanılabilir olması. Ayrıca, plastik kirliliğinin çevreye etkileri hakkında tüm paydaşlarımızı bilinçlendirmek için çeşitli eğitim ve farkındalık programları düzenliyoruz. Çalışanlarımıza plastik kirliliği konusunda eğitimler vererek, sorumlu tüketim alışkanlıkları hakkında bilinçlendirme sağlıyor, ürün tasarımı ve paketleme süreçlerimizi gözden geçirerek, gereksiz ambalaj kullanımını azaltıyoruz. Geri dönüştürülebilir ambalaj üretimi için, tedarikçilerimiz ile yaptığımız iş birlikleri ile yenilikçi teknolojileri araştırıyor ve uyguluyor, müşterilerimizin de bu konuda bilinçlenmesi için çalışmalar yürütüyoruz.” açıklamasında bulundu.

Akbank Şehrin İyi Hali’nin 11. Yılında Gençleri Gönüllülükle Buluşturdu Haber

Akbank Şehrin İyi Hali’nin 11. Yılında Gençleri Gönüllülükle Buluşturdu

9 sivil toplum kuruluşunun iş birliğiyle yürütülen program kapsamında 615 gönüllü genç çevre ve sosyal kapsayıcılık alanlarında sahada aktif rol alarak toplumsal dayanışmaya katkı sağladı. Şehrin İyi Hali, 3 Kasım’da gerçekleşen Madrigal konseriyle sona erdi. Akbank’ın gençlerin topluma aktif katılımını teşvik eden, gönüllülüğü bir yaşam biçimine dönüştürmeyi ve daha geniş bir etki alanı yaratmayı amaçlayan Şehrin İyi Hali programı yeni dönemini tamamladı. Bu dönemde de gençleri çevreden sosyal kapsayıcılığa, afet dayanıklılığından hayvan haklarına uzanan farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla buluşturan Şehrin İyi Hali, gençlerin gönüllülük yoluyla toplumsal konularda farkındalık kazanmasına ve sahada aktif rol almasına olanak tanıdı. Toplam 6623 başvurunun yapıldığı 25 etkinliğe 215 üniversiteden 18–22 yaş arası 615 gönüllü genç katıldı. Projeleri tamamlayan gençlere gönüllülük sertifikaları verildi. Şehrin İyi Hali, 3 Kasım’da IF Beşiktaş’da düzenlenen ve 1000 kişinin katıldığı Madrigal konseriyle keyifli bir finale ulaştı. Şehrin İyi Hali programına bu yıl oyuncu Serenay Sarıkaya ve sevilen müzik grubu Madrigal destek verdi. Gençlerle sahada buluşarak onlara ilham veren sanatçılar, gönüllülüğün gücünü paylaşarak farkındalığın artmasına katkı sağladı. Sarıkaya, Kurtaran Ev Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, gönüllü gençlerle birlikte çalışarak korunmaya muhtaç hayvanların yaşam koşullarının iyileştirilmesine katkı sağladı, gençlerle kendi deneyimlerini paylaştı. Madrigal üyeleri ise Türkiye Down Sendromu Derneği ile düzenlenen atölyelerde gönüllü gençler ve Down sendromlu bireylerle bir araya gelerek ihtiyaç sahibi aileler için “Hayata Merhaba” paketleri hazırladı ve pizza atölyesinde mutfağa girerek gönüllülük deneyimini paylaştı. Grup ayrıca, Çorbada Tuzun Olsun Derneği etkinliğine katılarak gönüllülerle birlikte yemek dağıtımında yer aldı ve toplumda evsizlik konusuna dikkat çekti. Akbank Marka ve İletişim Başkanı Beril Alakoç, “2015 yılından bu yana aralıksız devam eden Şehrin İyi Hali, on binlerce genci gönüllülükle tanıştırdı ve gençlerin gönüllülük aracılığıyla topluma değer kattığı, aynı zamanda kendilerini keşfettikleri güçlü bir platform haline geldi. Her yıl daha fazla gence ulaşarak gönüllülüğü yaygınlaştırmak ve bu bilinci kalıcı bir kültüre dönüştürmek için çalışıyoruz. Gençlerin enerjisi, katılımı ve yarattıkları etki, geleceğe dair en büyük umudumuz” dedi. Bu yıl Şehrin İyi Hali kapsamında gençler, farklı sosyal sorumluluk alanlarında faaliyet gösteren 9 sivil toplum kuruluşuyla bir araya geldi. Akbank gönüllüleri de sahada gençleri yalnız bırakmadı ve deneyimlerini onlarla paylaştı. Çorbada Tuzun Olsun Derneği ile evsiz bireyler için yemek hazırlanması ve dağıtımına destek olundu. Kurtaran Ev Derneği ile korunmaya muhtaç hayvanların yaşam koşullarının iyileştirilmesine, TURMEPA iş birliğiyle gerçekleştirilen kıyı temizliği etkinliklerinde ise deniz ekosisteminin korunmasına katkı sağlandı. Buğday Derneği iş birliğiyle ekolojik çiftlikte gerçekleştirilen fidan dikimi, üretim ve hasat çalışmalarıyla sürdürülebilir yaşam konusunda farkındalık oluşturuldu. Türkiye Down Sendromu Derneği ile düzenlenen atölyelerde gönüllüler, Down sendromlu bireylerle bir araya gelerek “Hayata Merhaba” paketleri hazırladı, birlikte mutfağa girip pizza yaptı ve fırsat eşitliği konusunda farkındalık kazandı. Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) aracılığıyla afet dayanıklılığı ve psikolojik sağlamlık eğitimleri gibi bir çok eğitim düzenlendi, DEM Derneği ile işaret dili eğitimleri verildi ve Hayat Tamircisi etkinliklerinde hayvanlar için özel yürüteçler tasarlandı. Akbank, “Sürdürülebilirlik hepimiz için” anlayışıyla, insanı merkezine alan bir yaklaşımla toplumsal fayda üretmeye devam ediyor. Şehrin İyi Hali de bu yaklaşımın en güzel örneklerinden biri olarak, gençlerin gönüllülük yoluyla yarattığı etkiyi geleceğe taşıyor.

Garanti BBVA ve TURMEPA’dan Müsilajla Mücadelede Yeni Adım Haber

Garanti BBVA ve TURMEPA’dan Müsilajla Mücadelede Yeni Adım

Proje kapsamında İstanbul Üniversitesi’nin geliştirdiği yeni bir müsilaj temizleme tekniği de kullanıldı. Doç. Dr. Cem Dalyan liderliğinde Burgazada açıklarında gerçekleştirilen Mavi Nefes Marmara Denizi İyileştirme Projesi’nin ilk dalışına Garanti BBVA Su Altı Dalış Kulübü, TURMEPA ve paydaş bilim insanları katıldı. Garanti BBVA’nın, DenizTemiz Derneği/ TURMEPA iş birliğiyle 2021 yılından bu yana yürüttüğü Mavi Nefes Projesi’nde, deniz altı ekosistemini korumaya yönelik bilimsel çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen projenin Marmara ayağında, müsilajı su altı ekosisteminden uzaklaştırmaya yönelik geliştirilen temizleme tekniğinin ilk saha denemeleri Burgazada açıklarında gerçekleştirildi. TURMEPA koordinasyonunda ve Mavi Nefes Marmara Denizi İyileştirme Projesi kapsamında gerçekleştirilen dalışta, tekniğin su sütunu ve deniz tabanı üzerindeki etkileri gözlemlendi; elde edilen bulgular bir sonraki fazın bilimsel değerlendirmelerine temel oluşturmak üzere kayıt altına alındı. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Dalyan ve ekibinin liderliğinde gerçekleştirilen deneme dalışına Garanti BBVA Su Altı Dalış Kulübü, Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, TURMEPA Genel Müdürü Semiha Öztürk ve İstanbul Üniversitesi TTO Genel Müdürü Mehmet Besim Müftüoğlu yerinde eşlik etti. Müsilajı Kaynağında Temizleyen Yenilikçi Teknoloji TURMEPA ve İstanbul Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen cihaz müsilajı venturi sistemiyle hava basıncıyla temizliyor. Böylece mercanların, alglerin, deniz çayırlarının ve diğer hassas canlıların üzerini kaplayan müsilaj tabakasının fiziksel olarak uzaklaştırılması sağlanıyor. Cihaz, ekosisteme zarar vermeden biyolojik çeşitliliğin korunmasına yardımcı olacak şekilde tasarlandı. İlk denemelerde, cihazın Burgazada çevresindeki habitat üzerinde kayda değer temizlik sağladığı gözlemlendi. Mahmut Akten: “Denizlerimizin nefes alması için bilimi, teknolojiyi ve sivil toplumu bir araya getiriyoruz.” Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, projenin geldiği noktayı şu sözlerle değerlendirdi: “Mavi Nefes projemizle 2021’den bu yana denizlerin sağlığı için bilim insanları, sivil toplum ve gönüllülerle birlikte çalışıyoruz. TURMEPA’yla birlikte kararlılıkla yürüttüğümüz bu projede pek çok noktada doğaya somut katkı sağlıyor, aynı zamanda gelecek nesillerde çevre farkındalığı yaratıyoruz. Ancak amacımız yalnızca yüzeydeki atıkları temizlemek değil; deniz altı yaşamını da onaracak uzun vadeli, bilim temelli çözümler üretmek. Mavi Nefes, bu yönüyle yalnızca bir temizlik hareketi değil; veriye dayalı, ölçülebilir ve sürdürülebilir etkiyi hedefleyen bütüncül bir program. Bugün geldiğimiz noktada, yalnızca farkındalık değil, çözüm üreten teknolojiler de geliştiriyoruz. Geliştirilen cihaz, Marmara Denizi’nde müsilajın temizlenmesine ve su altı yaşamını korumaya katkı sağlayacak önemli bir adım. Garanti BBVA olarak sürdürülebilirliği iş stratejimizin merkezine koyarken bir yandan da denizlerimizin nefes alması için bilimi, teknolojiyi ve sivil toplumu bir araya getirmeye devam edeceğiz.” DenizTemiz Derneği Derneği/ TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu, “TURMEPA’da hep söylediğimiz gibi aldığımız iki nefesten biri denizden geliyor. Okyanuslar ve denizler yaşamın kaynağı ve geleceğimizin teminatı. Bu nedenle onları korumak, yalnızca bugünün değil yarının da sorumluluğu. Garanti BBVA iş birliğiyle yürüttüğümüz Mavi Nefes Projesi, bu sorumluluğun bilinciyle bilimi, teknolojiyi ve toplumsal farkındalığı bir araya getiriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından oluşturulan Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Kurulu’nda tek sivil toplum kuruluşu olarak yer alan TURMEPA’nın, Garanti BBVA ile el ele müsilaj krizine yanıt olarak 2021 yılında başlattığı bu çalışma, yalnızca müsilajla mücadele değil; aynı zamanda deniz ekosisteminin yeniden canlanmasına yönelik bir umut adımıdır. Bilimin ışığında, sürdürülebilir çözümlerle denizlerimize nefes olmaya devam edeceğiz.” dedi. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Dalyan ise projeye ilişkin şunları söyledi: “Marmara Denizi, tümüyle bize ait olan eşsiz bir iç deniz. Onu korumak hem sorumluluğumuz hem de geleceğe bırakacağımız en değerli miras. Zostera ve Cymodocea türü deniz çayırları, Cystoseira yosunları ve Gorgon kolonileri gibi önemli canlı topluluklarıyla Marmara, hâlâ nefes alan bir ekosistem. Bu ekosistemin kalbi sayılan adaları ve özellikle Prens Adaları ise yüksek biyoçeşitliliğiyle Marmara’nın incisi konumunda. Projemiz, koruma temelli ve bilimsel verilerle yönlendirilen bir girişim olarak bu hassas dengeyi güçlendirmeyi amaçlıyor. Son zamanlarda yapılan çalışmalar, Marmara’nın oksijen bakımından fakirleştiğini açıkça ortaya koyuyor. Su altı ormanları bu denizin doğal oksijen kaynaklarını oluşturuyor. Dolayısıyla Prens Adaları’nı ve su altı ormanlarını korumak, yalnızca bölgesel bir çaba değil; Marmara Denizi’nin tamamını korumak anlamına geliyor.” Mavi Nefes Yolculuğundan Satır Başları Garanti BBVA ve TURMEPA’nın 2021’de başlattığı Mavi Nefes Projesi, Marmara Denizi’ndeki müsilaj krizine yanıt olarak doğdu. Bugüne kadar Marmara’dan Göcek’e, Saros Körfezi’nden Van Gölü’ne uzanan proje, denizlerde atıkların toplanmasından bilimsel araştırmalara, eğitim programlarından biyoçeşitlilik haritalamasına kadar uzanan kapsamlı çalışmalarıyla deniz ekosistemine kalıcı fayda sağlamayı sürdürüyor. Proje kapsamında bugüne dek Marmara Denizi’nde 287 tonun üzerinde, Van Gölü’nde ise 20 tondan fazla katı atık toplandı. Göcek’te faaliyet gösteren sıvı atık alım teknesi, yüzlerce tekneden 860 bin litre atık toplayarak yaklaşık 6,8 milyon litre deniz suyunun kirlenmesini önledi. Saros Körfezi’nde 35 istasyonda yapılan 45 dalışta 382 deniz türü tespit edilerek bölgenin habitat haritası çıkarıldı. Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde 3 farklı istasyonda yaklaşık 10 bin deniz çayırı fidesi ekimi gerçekleştirilerek yüzde 70 başarı sağlandı. Göcek’te 2.000 yaşında olduğu belirlenen deniz çayırının yaş tayini çalışması, Türkiye deniz araştırmaları tarihinde bir ilk olarak kayda geçti. Mavi Nefes aynı zamanda toplumsal farkındalığın artırılmasını hedefliyor. TURMEPA’nın Milli Eğitim Bakanlığı protokolleri kapsamında yürüttüğü çevrim içi eğitimler ve gezici Mavi Nefes Eğitim Otobüsü ile bugüne kadar 100 bini aşkın öğrenci ve 5 binden fazla öğretmene ulaşıldı. Ayrıca lise öğrencilerine yönelik “Mavi Dedektifler” programıyla gençler, çevre bilinci kazanmanın yanı sıra kendi projelerini geliştirme fırsatı buluyor. Mavi Nefes Marmara Denizi İyileştirme Projesi ise insan kaynaklı pek çok sorunla yüz yüze kalan Prens Adaları’nın bulunduğu bölgede müsilajın yıkıcı etkilerinin azaltılması, tür çeşitliliğine etkilerinin belirlenmesi ve tür envanterlerinin ortaya koyulması hedefiyle hayata geçirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.