Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Turquality

Kapsül Haber Ajansı - Turquality haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turquality haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Turkish Tastes, ABD’de Mutfak Profesyonellerine Ulaşıyor Haber

Turkish Tastes, ABD’de Mutfak Profesyonellerine Ulaşıyor

"Turkish Tastes” markası altında oluşturulan yemek tadım alanında Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 6 tarım ve gıda sektörünün ürünleri; Türk, Modern Amerikan ve Latin Amerikan mutfaklarında hazırlanan menülerle sektör profesyonellerinin beğenisine sunuldu. Başta Miami ve ABD Doğu Yakası olmak üzere Amerika kıtasının farklı bölgelerinden alıcıları, distribütörleri, şefleri ve restoran işletmecilerini buluşturan fuarda Turkish Tastes tadım alanı, Türk gıda ürünlerinin kullanım alanlarını doğrudan mutfak profesyonellerine anlatan bir tanıtım platformu oldu. Türk ürünlerine üç farklı mutfaktan yorum Etkinlik kapsamında üç farklı mutfak kültüründen esinlenen menüler canlı olarak hazırlandı. 2026 yılında Texas Chefs Association tarafından “Yılın Şefi” seçilen Şef Kubilay Önder Türk mutfağını, Şef Greg Matchett Modern Amerikan mutfağını, Şef Melissa Zuniga ise Latin Amerikan mutfağını yorumladı. Canlı yemek demolarında Türk gıda ürünlerinin farklı mutfak kültürleri, damak zevkleri ve menü konseptleri içerisindeki kullanım olanakları sektör profesyonellerine uygulamalı olarak gösterildi. Turkish Tastes tadım etkinliğini Türkiye Cumhuriyeti Washington Büyükelçisi Sedat Önal, Türkiye Cumhuriyeti Miami Başkonsolosu Yeşim Kebapçıoğlu ve Miami Ticaret Ataşesi Erdinç Erbay da ziyaret etti. Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde yürütülen Turkish Tastes Projesi ile ABD pazarına uzun vadeli bir bakış açısıyla yaklaştıklarını belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, projenin özellikle HoReCa sektörüne erişim açısından önemli bir zemin oluşturduğunu söyledi. Başkan Öztürk, “Amerika Birleşik Devletleri, dünya gıda ticaretinin en büyük ve rekabetin en yoğun olduğu pazarlardan biri. Böyle bir pazarda sürdürülebilir başarı elde etmek için kaliteli ürün sunmanın yanında o ürünün hikâyesini, kullanım alanlarını ve farklı mutfaklara nasıl entegre edilebileceğini de doğru anlatmamız gerekiyor. Turkish Tastes ile tam olarak bunu yapıyoruz. Türk gıda ürünlerini şeflere, satın almacılara, distribütörlere ve restoran profesyonellerine bu ürünlerle hangi menülerin oluşturulabileceğini uygulamalı olarak gösteriyoruz” dedi. Miami’de Türk ürünlerinin Türk mutfağının yanı sıra Modern Amerikan ve Latin Amerikan mutfakları içerisinde kullanıldığına dikkati çeken Öztürk şöyle devam etti: “Bir gıda ürününün uluslararası pazarlardaki gücünü artıran unsurlardan biri farklı mutfak kültürlerine uyum sağlayabilmesidir. Miami’de gerçekleştirdiğimiz canlı demolar da Türk gıda ürünlerinin yalnızca geleneksel Türk yemeklerinde değil, dünyanın farklı mutfaklarında rahatlıkla kullanılabileceğini ortaya koydu. Bu yaklaşım ürünlerimizin kullanım alanını genişletirken satın almacılar ve profesyonel mutfaklar açısından da yeni fırsatlar oluşturuyor.” “Hedefimiz sürdürülebilir ticari ilişkiler kurmak” Turkish Tastes Projesi’nin 2019 yılında başladığını ve ikinci dönem çalışmalarının devam ettiğini aktaran Öztürk, projenin tanıtım faaliyetlerinin ötesinde kalıcı ticari bağlantılar oluşturmayı hedeflediğini vurguladı. Öztürk, “Turquality Projemizin temel amacı Türk gıda ürünlerinin ABD’deki bilinirliğini artırmak, başta otel, restoran ve kafe sektörü olmak üzere profesyonel satın almacılarla uzun vadeli ilişkiler kurmak ve Türk mutfağının uluslararası gastronomi dünyasındaki görünürlüğünü güçlendirmek. ABD’de fuarlardan üniversitelere, şef organizasyonlarından gala yemeklerine ve üretim tesisi ziyaretlerine kadar birbirini tamamlayan çok geniş bir faaliyet zinciri oluşturduk. Her etkinliği bir öncekinin üzerine yeni bir temas ve yeni bir iş birliği alanı ekleyecek şekilde planlıyoruz” diye konuştu. New York’tan Miami’ye uzanan tanıtım zinciri Turkish Tastes Projesi kapsamında ABD’de bugüne kadar çok sayıda etkinliğe imza atıldı. Projenin önemli kilometre taşlarından biri 2022 yılında New York’ta düzenlenen Summer Fancy Food Show’da Turkish Tastes Referans Kitabı’nın lansmanı oldu. Ardından 16-19 Temmuz 2023 tarihlerinde New Orleans’ta Amerikan Aşçılık Federasyonu (ACF) Ulusal Kongresi’ne katılım sağlandı. 24 Şubat 2024’te Florida’da gala yemeği düzenlenirken, 18-21 Mayıs 2024 tarihlerinde Chicago’da NRA Show’a katılım gerçekleştirildi. 8 Haziran 2024’te Seattle’da Turkish Tastes Şef Yarışması düzenlendi, 24 Haziran 2024’te ise New York Türkevi’nde tadım ve tanıtım etkinliği gerçekleştirildi. Proje, akademi ve sektör arasındaki bağın güçlendirilmesine yönelik çalışmalarla da desteklendi. 3 Aralık 2024’te Las Vegas’ta University of Nevada, Las Vegas’ta (UNLV) seminer düzenlendi. 2024 yılının Ağustos-Aralık döneminde US Foods bünyesindeki şefler İzmir ve Manisa’daki üretim tesislerini ziyaret ederek Türk gıda ürünlerini kaynağında inceleme fırsatı buldu. 22 Şubat 2025’te Virginia’da gala yemeği gerçekleştirilirken, 2025 ve 2026 yıllarının Mayıs aylarında Chicago’da düzenlenen NRA Show’a Turkish Tastes standıyla katılım sağlanarak profesyonellere yönelik tadım etkinlikleri yapıldı. Aynı dönemde Ege İhracatçı Birlikleri tarafından gerçekleştirilen Türkiye milli katılım organizasyonu kapsamında New York’taki Summer Fancy Food Show’da Türk gıda ürünleriyle hazırlanan yemekler ziyaretçilere sunuldu; New York Türkevi’nde düzenlenen resepsiyonlarla sektör profesyonelleriyle temaslar güçlendirildi. Miami’deki Americas Food & Beverage Show kapsamında gerçekleştirilen son etkinlikle Turkish Tastes, Türk gıda ürünlerini ABD’nin farklı bölgelerindeki profesyonel mutfaklara ulaştırmaya yönelik çalışmalarına yeni bir halka ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Interfresh Eurasia Fuarı 80 Ülkeden Alıcıları İzmir’de Buluşturdu Haber

Interfresh Eurasia Fuarı 80 Ülkeden Alıcıları İzmir’de Buluşturdu

Fuarın açılışında konuşan Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Dr. Mehmet Ali Kılıçkaya, 2026 yılının 8 aylık döneminde tarım ürünleri ihracatımızın, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,8 artarak 21,7 milyar dolara ulaştığını dile getirdi. Taze meyve sebze ve mamul ihracatı 8 ayda 4 milyar doları aştı Tarım sektöründeki güçlü yapının önemli bileşenlerinden birini yaş meyve ve sebze sektörünün oluşturduğunu paylaşan Kılıçkaya, “2025 yılında yaş meyve ve sebze ihracatımız 3,2 milyar dolar, meyve ve sebze mamulleri ihracatımız ise 2,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılının ilk sekiz ayında ise yaş meyve ve sebze ihracatımız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artarak 2,3 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde meyve ve sebze mamulleri ihracatımız 1,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece yaş meyve ve sebze ile mamullerini birlikte değerlendirdiğimizde, yılın ilk sekiz ayında yaklaşık 4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşmış durumdayız. Bizim açımızdan asıl fırsat da burada. Yaş üründeki güçlü üretim kapasitemizi; işleme, ambalaj, teknoloji, marka ve yenilikçi ürünlerle daha yüksek katma değere dönüştürmek” diye konuştu. “Önümüzdeki dönemde hedefimiz yalnızca daha fazla ürün ihraç etmek değil; birim değeri yükselen, pazarda süreklilik sağlayan ve daha fazla katma değerin ülkemizde kaldığı bir ihracat yapısını güçlendirmek” diyen Kılıçkaya sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu dönüşümün en güçlü merkezlerinden biri de kuşkusuz İzmir. Tarih boyunca Anadolu’nun dünyaya açılan önemli ticaret kapılarından biri olan İzmir, bugün de üretim kültürü, liman altyapısı ve güçlü ihracat ekosistemiyle ülkemizin dış ticaretinde öncü şehirlerimiz arasında yer alıyor. 2025 yılında İzmir’in toplam ihracatı 23,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, bunun yaklaşık 4,3 milyar dolarlık bölümünü tarım ürünleri oluşturdu. Biz de Ticaret Bakanlığı olarak firmalarımızın yalnızca ürünlerini üretmelerini değil; dünyaya açılmalarını, yeni pazarlara girmelerini ve girdikleri pazarlarda kalıcı olmalarını sağlayacak güçlü bir destek ekosistemi oluşturuyoruz. Fuar desteklerinden ticaret ve alım heyetlerine, UR-GE projelerinden markalaşma ve TURQUALITY programlarına kadar çok geniş bir alanda ihracatçılarımızın yanındayız. Tarım sektöründe 1.225 firmamızın yer aldığı 48 aktif UR-GE projesi yürütüyoruz. Tarım ve gıda alanında 48 markamız Marka ve TURQUALITY programlarımız kapsamında destekleniyor. Fuarları da yeni pazarlara açılmanın en etkili araçlarından biri olarak görüyoruz. 2026 yılında tarım, gıda ve gıda teknolojileri alanında 200 fuarı bireysel katılım, 56 fuarı ise milli katılım kapsamında destekliyoruz. Ülkemizde düzenlenen 6 fuar da destek kapsamımızda bulunuyor. Bütün bu çalışmalar için ihracatçılarımıza ayırdığımız kaynağı 2025 yılındaki 33 milyar TL seviyesinden 2026 yılında 45 milyar TL’ye yükselttik.” Öztürk: “Ege Bölgesi dünyanın gıda ambarı” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin 36,5 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatının 7,5 milyar dolarlık diliminin Ege Bölgesi’nden yapıldığını, Ege Bölgesi’nin dünyanın gıda ambarı konumunda olduğunu söyledi. “Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından yüzde 21 pay alıyoruz” diye konuşan Öztürk; “Yaş meyve sebze, meyve sebze mamulleri ve kuru meyve sektörlerimiz Türkiye genelinde son bir yıllık dönemde 8,5 milyar dolarlık ihracata imza attı. Ege Bölgesi bu ihracattan 2 milyar 300 milyon dolarlık pay aldı. Kuru meyve ve meyve sebze mamulleri ihracatında Türkiye’nin lideri konumundayız. Taze meyve sebze üretiminde ve ihracatında da güçlü bir üretim ve ihracat merkeziyiz. İzmir’de Dikili, Bayındır ve Kınık’ta tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerine yönelik çalışmalar hızla ilerliyor. Bu üç bölgemizin sağlayacağı itici güçle önümüzdeki beş yılın sonunda Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatında 10 milyar dolara ulaşacak potansiyele ulaşacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. Fuar üretim ve ihracat potansiyelinin artmasına katkı sağlayacak Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık ise yaş meyve ve sebze sektörünün üretimden ihracata, istihdamdan kırsal kalkınmaya kadar Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Ege Bölgesi ve İzmir’in güçlü üretim yapısı, ürün çeşitliliği, lojistik altyapısı ve ihracat tecrübesiyle bu yapının en önemli merkezleri arasında yer aldığını belirten Balık, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren uluslararası organizasyonların İzmir’de düzenlenmesini son derece değerli bulduklarını ifade etti. Balık, “Interfresh’in yeni ticari bağlantıların kurulmasına ve özellikle Ege Bölgesi’nin üretim ve ihracat potansiyelinin uluslararası alıcılara daha güçlü şekilde tanıtılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu. Yıldır; “Tarım Master Planı için çalışmalarımız sürüyor” Açılışta konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, tarımın çok geniş ve yaşamsal bir alan olduğunu belirterek, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretimin her aşamasında destek sağladıklarını ve Tarım Master Planı için çalışmaların sürdüğünü söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretim sürecinin her aşamasında yer aldıklarını ifade eden Yıldır, “Tarımsal hizmetler dediğimiz zaman sudan tutun da verilen ekipman ve malzemelere kadar üretimin her aşamasında bulunuyoruz. Böyle olduğu için bu konuda bir çalışma gerçekleştirdik. Tarım Master Planı raporu hazırladık. Şu anda taslak aşamasında. Katılımcılarımızın da bu taslaktan haberdar olmasını ve düşüncelerini bizlerle paylaşmasını istiyoruz. Her şeyin master planı var ama tarımın master planının bütün bunların içerisinde en önemlilerinden biri olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. Tarımda sürdürülebilirliğin önemine de dikkat çeken Dr. Zafer Levent Yıldır, her alana sürdürülebilirlik bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini ifade etti. Tarımsal planlama çalışmaları kapsamında kırsalda yaşayan gençlere yönelik bir araştırma da yaptıklarını belirten Yıldır, “Kırsalda yaşayan gençliğin yaşam ve gelecek planları üzerine bir anket raporu hazırlattık. Tarım alanında ciddi bir iş gücü sorunumuz var. Bu konuda birtakım önlemlerin alınmasını ve desteklerin sağlanmasını en kısa sürede başarmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi. “Destek olan herkese yürekten teşekkür ediyorum” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) önemli bir tarımsal üretim potansiyeline sahip olduğunu belirten KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Interfresh Eurasia Fuarı’nın büyük emeklerle gerçekleştirildiğini söyledi. Tatar, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 7 milyar doları aşmakta olan bu sektördeki ihracatının yanı sıra hala ambargo altında bulunan ve kolay kolay ticaret yapamayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin narenciyesini, portakalını ve her türlü yaş meyve sebzesini buradan dünyaya pazarlamak için destek olan herkese yürekten teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. KKTC’nin üretim ve girişimcilik potansiyelinin her geçen gün arttığını ifade eden Tatar, “Potansiyelimiz ve girişim yeteneklerimiz artmıştır. Elbette birtakım zorluklar vardır, ancak bu sektör önemlidir. Üreticimizin, sanayicimizin ve sektör paydaşlarının ekonomik olarak ayakta durmaları, istihdam yaratmaları ve ekonomiye katkı sağlamaları için sektörü büyütüp geleceğe taşıyabilmemiz adına yatırıma ihtiyaç vardır” diye konuştu. Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz da Interfresh Eurasia Fuarı’nın Türkiye’nin yaş meyve sebze sektörünün üretim ve ihracattaki gücünü uluslararası platformda ortaya koyan önemli bir buluşma olduğunu söyledi. Kaçmaz, fuar kapsamında kurulacak yeni iş bağlantıları ve ticari anlaşmaların üreticiye, ihracatçıya ve ülke ekonomisine katkı sağlayacağına inandığını ifade etti. “Yabancı alıcı sayısı yüzde 300 arttı” Interfresh Eurasia Fuarı Genel Koordinatörü Murat Özer de fuarın uluslararası etkinliğini her geçen yıl artırarak yoluna devam ettiğini söyledi. 2018 yılından bu yana özellikle yurt dışından gelen alıcı sayısını bu yıl yüzde 300 artırdıklarını ifade eden Özer, fuar alanında 80’in üzerinde ülkeden 580’i aşkın kayıtlı yabancı alıcıyı ağırlayacaklarını belirtti. Fuar boyunca bin 300’ün üzerinde ikili iş görüşmesinin gerçekleştirilmesinin planlandığını ifade eden Özer, “Amacımız Interfresh’i her yıl üzerine koyarak geliştirmek, uluslararası etkinliğini artırmak ve yurt dışında sektörümüzün önemli bir vitrini haline getirmek. Bugün itibarıyla Türkiye’nin tek yaş meyve sebze fuarı olarak büyüyerek yolumuza devam ediyoruz” dedi. Bu yıl Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin fuarın partner ülkesi, Denizli’nin ise partner şehri olduğunu belirten Özer, Denizli’nin üretim gücünü fuara taşımasından ve gösterdiği güçlü katılımdan duydukları memnuniyeti dile getirdi. İnterfresh Eurasia Fuarı 8-10 Eylül 2026 tarihleri arasında Gaziemir Fuar İzmir alanında ziyaretçileri ağırlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ORKA Banyo, 2026’nın İlk Yarısında Güçlü Performansını Sürdürdü Haber

ORKA Banyo, 2026’nın İlk Yarısında Güçlü Performansını Sürdürdü

Şirket, yılın kalan bölümünde yeni koleksiyonlarını tüketiciyle buluşturmaya, Türkiye’deki satış ağını genişletmeye ve Avrupa’daki etkinliğini artırmaya odaklanacak. Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) verilerine göre Türkiye mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörünün ihracatı, 2026’nın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,8 gerileyerek 3,75 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Küresel talepteki yavaşlama ve maliyet baskılarının hissedildiği bu dönemde, banyo mobilyaları sektöründe global ölçekte faaliyet gösteren ORKA Banyo; ciro, satış hacmi ve pazar etkinliğinde geçen yılın aynı dönemine göre ilerleme kaydetti. Yurt içi ve ihracat kanallarındaki dengeli gelişimin katkısıyla yılın ilk yarısını büyüme hedefleriyle uyumlu, güçlü bir performansla tamamladı. Büyümeyi özellikle farklı bütçelere hitap eden banyo mobilyası koleksiyonları ve proje kanalına özel geliştirilen ürün grupları destekledi. Fiyat, ölçü, hızlı termin ve standartlaşma avantajı sunan modüler çözümlerin konut, otel ve ticari projelerine gerçekleştirilen satış hacmi içindeki payı arttı. Dönemsel kampanyalarda erişilebilir fiyatlı, hızlı teslimata uygun ürünler öne çıkarken, yurt içinde bayiler ana satış gücünü korudu; proje ve yapı market kanallarında da ivme yakalandı. İlk yarı performansını değerlendiren ORKA Banyo Genel Müdürü Nalan Yılmaz, şirketin başarısında farklı yönlerde hareket eden talebi doğru okuyabilmenin belirleyici olduğunu söyledi: “Yılın ilk yarısında dış pazarlardaki talebin bölgelere göre farklılaştığı bir tabloyla karşılaştık. Türkiye’de farklı bütçelere uygun ürünler ile proje kanalına hızlı termin sunan çözümler öne çıkarken, ihracatta Avrupa ile Kuzey Afrika’daki performans, Orta Doğu ve CIS ülkelerindeki yavaşlamayı dengeledi. Ürün ve pazar önceliklerimizi talebin yönüne göre şekillendirerek büyüme ivmemizi sürdürdük.” Avrupa’da teslimat süreleri kısaldı ORKA Banyo, yılın ilk yarısında mevcut pazarlardaki ticari hacmini artırırken yeni müşteriler ve iş ortaklıklarıyla ihracat ağını genişletti. Almanya’daki Orka Badmöbel lojistik merkezi, bölgesel stok yönetimi sayesinde Avrupa siparişlerinin daha hızlı ve düzenli teslim edilmesini sağladı. Kısalan teslimat süreleri mevcut ilişkileri pekiştirdi; yeni iş birliklerinde daha çevik hareket edilmesine olanak tanıdı. ORKA Banyo, İngiltere’de müşteri ve kanal geliştirme çalışmalarını 2026’ nın ilk altı ayında da sürdürdü. Turquality kapsamında hedef pazar analizi, marka konumlandırması, kurumsal yapılanma ve stratejik yol haritasına ilişkin hazırlıklara devam edildi. 20’ye yakın ORKA Corner hayata geçirildi ORKA Corner ağı, yılın ilk altı ayında Türkiye genelinde devreye alınan 20’ye yakın uygulamayla genişledi. Mevcut satış noktalarındaki teşhir alanları yenilenirken bayi ekiplerine yönelik eğitimler ve mağaza içi standartlar geliştirildi. Konut, ticari proje ve kentsel dönüşüm alanlarında kurulan yeni iş birlikleri de bu kanaldaki etkinliği artırdı. Eskişehir’de vitrifiye üretimi başladı, SAP geçişi tamamlandı ORKA’nın Eskişehir vitrifiye tesisinde seçili ürün grupları üretim ve ticari satış aşamasına geçti. Ürün geliştirme, deneme üretimleri, kalite doğrulama ve pazara hazırlık adımlarının ardından devreye alınan süreç, talep ve operasyonel gerekliliklere göre kademeli biçimde genişletilecek. Seri üretimin artmasının ardından, tesis kapasitesi ve üretilen ürün gamının planlanan takvim doğrultusunda genişletilmesi planlanıyor. ORKA Banyo, SAP S/4HANA geçişiyle finans, satış, üretim planlama, bakım, malzeme ve depo yönetimini tek bir dijital altyapıda buluşturdu. Üretim sahasındaki makine ve sensörlerden alınan veriler, kestirimci bakım çalışmalarında kullanılmaya başlandı. Depodaki barkod sistemleri ile operatör terminalleri de SAP sistemine entegre edildi. Karanlık fabrika yatırımı kapsamında otomasyon, veri takibi ve üretim akışının dijitalleştirilmesine yönelik çalışmalar da hız kesmeden sürdü. Üretim süreleri, hata ve fire oranları ile enerji ve iş gücü verimliliğinde ilk iyileşmeler elde edildi. Hedeflenen kapasite artışının tam etkisinin ise hatların devreye girmesiyle belirginleşmesi bekleniyor. ORKA Banyo’nun gelecek dönem önceliklerine de değinen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Yılın ikinci yarısında yeni koleksiyonlarımızı pazara sunacağız. Yurt içinde bayi ve ORKA Corner ağımızı genişletirken Avrupa’daki çalışmalarımıza hız vereceğiz. Mevcut görünüm doğrultusunda yıl sonu hedeflerimizi koruyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Egeli Yaş Meyve Sebze Sektörü İhracatını 572 Milyon Dolara Taşıdı Haber

Egeli Yaş Meyve Sebze Sektörü İhracatını 572 Milyon Dolara Taşıdı

Egeli yaş meyve sebze ihracatçıları Japonya ve Güney Kore'ye düzenleyeceği ticaret heyetiyle Uzak Doğu açılımını hızlandırıyor. Sektör, Çin pazarının yeniden açılmasıyla Türk kirazı için önemli bir fırsat doğmasını bekliyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2025 yılını sektörümüz adına başarılı bir yıl olarak değerlendiriyoruz. Üyelerimizin emeği ve alın teriyle, 128 ülkeye 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve, sebze ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdik. Bu performansla Birliğimiz, Ege Bölgesi'nde bitkisel ürün ihracatının lideri konumunu korumuştur. Türkiye'nin toplam yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatının yaklaşık beşte biri Birliğimiz üyeleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar yüzü aşkın ürünümüz dünya pazarlarına ulaşmıştır. Bu tablo, Ege topraklarının bereketini ve üyelerimizin küresel rekabet gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Üreticisinden ihracatçısına kadar bu zincirde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” dedi. En fazla ihraç edilen ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali 2026 yılına da güçlü bir başlangıç yaptıklarını vurgulayan Başkan Balık, 2025 yılının Ocak–Haziran döneminde 559 milyon dolar olan ihracatın 2026 yılının aynı döneminde 572 milyon dolara yükseldiğini söyledi. Cengiz Balık, “Küresel ekonomideki tüm belirsizliklere ve lojistik zorluklara rağmen elde edilen bu artış, sektörümüzün dayanıklılığının ve üyelerimizin azminin en somut göstergesidir. Bu dönemde yaş meyve ve sebze grubunda en fazla ihraç ettiğimiz ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali olmuştur. Özellikle kirazda ulaştığımız kalite ve pazar çeşitliliği, Türk kirazını dünya sofralarının aranan ürünü haline getirmiştir. Meyve sebze mamulleri grubunda ise kuru domates, kornişon turşusu, biber turşusu, sebze konserveleri ve elma suyu ihracatımızın lokomotif ürünleri olmuştur.” diye konuştu. Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş ülke Başkan Balık, “En fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler sıralamasında Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş sırada yer almaktadır. Bu tablo, hem geleneksel pazarlarımızdaki güçlü konumumuzu koruduğumuzu hem de okyanus ötesi pazarlarda kalıcı bir varlık oluşturduğumuzu göstermektedir. Pazar çeşitlendirme stratejimiz kapsamında fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına ağırlık veriyoruz. 2025 yılı ve 2026 yılının ilk çeyreğinde fuar ve heyet katılımlarımız kesintisiz devam etmiştir. Birliğimizce yürütülen UR-GE projesi kapsamında İngiltere, Norveç ve Kanada'ya ticaret heyetleri düzenledik. Turkish Tastes Turquality projemiz kapsamında ise ürünlerimizin Amerika Birleşik Devletleri'nde prestijli ortamlarda tanıtılması için yoğun bir çalışma yürüttük.” dedi. Japonya ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyeti Pazar çeşitlendirmede bir sonraki adımın Uzak Doğu olacağı bilgisini veren Balık sözlerine şöyle devam etti: “20-29 Kasım 2026 tarihleri arasında Japonya ve Güney Kore'ye yönelik sektörel bir ticaret heyeti düzenleyeceğiz. Yüksek alım gücüne ve kaliteli ürüne değer veren tüketici profiline sahip bu iki önemli pazarda, üyelerimizin potansiyel alıcılarla ikili iş görüşmeleri gerçekleştirmesini ve ürünlerimizin tanıtımını en etkin şekilde yapmasını hedefliyoruz. Uzak Doğu pazarlarında kalıcı bir varlık oluşturmanın, sektörümüzün uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz.” Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz Kiraz özelinde önemli bir gelişmeyi de paylaşan Başkan Balık, Türkiye'den Çin Halk Cumhuriyeti'ne kiraz ihracatının yeniden başlatılmasına yönelik çalışmalar kapsamında şunları anlattı: “Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi'nden teknik uzmanlardan oluşan bir heyet, 22-28 Haziran 2026 tarihleri arasında ülkemizi ziyaret ederek kiraz bahçelerinde, paketleme tesislerinde ve soğuk işlem ile fumigasyon uygulama merkezlerinde incelemelerde bulunmuştur. Heyete, kirazımızın bahçeden sofraya uzanan izlenebilirlik süreci ve gıda güvenliği uygulamalarımız yerinde aktarılmıştır. Heyetin hazırlayacağı rapor doğrultusunda Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz. Yılda yaklaşık 600 bin ton kiraz ithal eden ve dünyanın en büyük kiraz ithalatçısı konumundaki Çin pazarının açılması sürecinin olumlu sonuçlanmasının, Türk kirazına yepyeni bir ufuk açacağına inanıyoruz.” Cengiz Balık, “Bu güzel performansın asıl sahibi, üreticisinden ihracatçısına kadar emek veren tüm üyelerimizdir. Kendilerine, Birliğimizin değerli çalışanlarına, desteklerini her zaman yanımızda hissettiğimiz Ticaret Bakanlığımıza, Tarım ve Orman Bakanlığımıza, ve iş birliği yaptığımız tüm kurumlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EİB'nin İhracatçılara Ulaştırdığı Devlet Desteği Altı Ayda 1,6 Milyar TLye Ulaştı    Haber

EİB'nin İhracatçılara Ulaştırdığı Devlet Desteği Altı Ayda 1,6 Milyar TLye Ulaştı  

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2025 yılı ilk yarısında ihracatçı firmalar ve iş birliği kuruluşlarının bin 704 dosyasını sonuçlandırarak 1 milyar 60 milyon liralık devlet desteğinin ihracatçılarımıza ulaşmasını sağladıkları bilgisi verdi. 2026 yılının ilk yarısında devlet desteklerinde daha yüksek seviyelere ulaştıklarının altını çizen Öztürk, “2026 yılının ilk yarısında İhracata Yönelik Devlet Destekleri kapsamında 2 bin 325 firma veya iş birliği kuruluşuna, 1 milyar 575 milyon TL hakediş verilmesine aracılık ettik. İhracatçılarımıza ulaştırdığımız devlet destekleri tutarında yüzde 49’luk artışa ulaştık. Firmalarımızın devlet desteklerinden daha çok yararlanmaları için 2025 yılında görev sahamızdaki 7 ilde 8 bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdik ve devlet desteklerini ihracatçı firmalarımıza anlattık” şeklinde konuştu. Küresel ticarette rekabet koşullarının her geçen gün ağırlaştığını belirten Başkan Öztürk, devlet desteklerinin ihracatçı açısından artık bir teşvikten öte stratejik bir rekabet enstrümanı haline geldiğini ve ihracatçılar için can suyu hüviyetinde olduğunun altını çizdi. Yurt dışı fuar katılımları, TURQUALITY ve Küresel tedarik zinciri destekleri ilk üçte 2026 yılının ilk yarısında en yüksek destek tutarının 523,7 milyon TL ile yurt dışı fuar katılımı desteklerinde olduğu bilgisini veren Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü; “TURQUALITY Programı kapsamında 301,4 milyon TL, Küresel tedarik zinciri desteği 190,8 milyon TL, yurt içi fuar katılım desteği 162 milyon TL, pazara giriş belgeleri için 107,8 milyon TL, birim kira desteğinde 89,1 milyon TL, e-ihracatta ise 45,3 milyon TL destek sağladık. Firmaların kümelenerek ihracat yetkinliklerini artırdıkları, katma değerli ihracata katkı sağlayan UR-GE Proje Desteklerinin 2,5 milyon TL'den 45,1 milyon TL'ye yükselmesi memnuniyet verici. Türkiye'nin küresel pazarlarda daha güçlü konuma gelebilmesi için destek bütçesinin de ihracatla paralel büyümesini istiyoruz. Günümüzde 278 milyar doları mal ihracatı olmak üzere hizmet ihracatıyla birlikte yıllık 400 milyar dolar dövizi ülkemize kazandırıyoruz. İhracat gelirimizin yüzde 1’i oranında ihracata destek verilmesini istiyoruz. Devlet destekleri bütçesinin Türkiye'nin toplam ihracatının en az yüzde 1'i seviyesine yükseltilmesi, ihracatçımızın uluslararası rekabet gücünü önemli ölçüde artıracaktır." Döviz dönüşüm desteği yüzde 5’e yükseltilmeli Finansmana erişim maliyetlerinin yüksek seyrettiği mevcut dönemde ihracatçının nakit akışını destekleyecek yeni uygulamalara ihtiyaç bulunduğunu da vurgulayan Öztürk, TCMB’nin ihracatçılar için yüzde 3 olarak uyguladığı döviz dönüşüm desteğinin mevcut seviyesinin yeterli olmadığını belirterek, döviz dönüşüm desteğinin yüzde 5'e yükseltilmesi ve yıllık ilan edilmesi çağrısını yineledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Egeli Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçılarından 2026’nın İlk Yarısında 949 Milyon Dolar İhracat  ​​​​​​​ Haber

Egeli Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçılarından 2026’nın İlk Yarısında 949 Milyon Dolar İhracat  ​​​​​​​

Türkiye'nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının yarısını tek başına gerçekleştiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, sektörün ihracattaki lokomotif gücü olmayı sürdürdü. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Türkiye su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün 2025 yılında 4,04 milyar dolarlık ihracata ulaştığını açıklayarak, “Birliğimiz ise 1,84 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek Türkiye toplam ihracatının yaklaşık %45,5'ini tek başına gerçekleştirdi. 2026 yılının ilk altı ayına baktığımızda da bu güçlü performansın devam ettiğini görüyoruz. Türkiye genelinde sektörümüz 1 milyar 904 milyon dolar ihracat gerçekleştirirken, Birliğimiz yüzde 16 artışla 949 milyon dolar ihracata ulaştı. Böylece ülkemiz sektör ihracatının yarısı yine Ege İhracatçı Birlikleri tarafından gerçekleştirildi.” dedi. Türkiye geneli su ürünleri ihracatı yükselişini sürdürdü Türkiye geneli su ürünleri ihracatının ihracat birim fiyatlarındaki artışın da etkisiyle %14 artarak 1 milyar 110 milyon dolara ulaştığını söyleyen Başkan Demir, “Yumurta sektörümüz, kota artışı ve kuş gribi kaynaklı ihracatta yaşanan kısıtlamaların kalkmasıyla birlikte %70 artışla 287 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Buna karşılık kanatlı eti ihracatı uygulanan kısıtlamalar nedeniyle %41 azalarak 200 milyon dolara, süt ve süt ürünleri ihracatı ise artan maliyetler nedeniyle dünya fiyatları ile rekabet şansımız azaldığından %19 düşüşle 153 milyon dolara geriledi. Bal ihracatımız da %5 düşüşle 15 milyon dolar olarak gerçekleşti.” diye konuştu. Ege’de yumurta ihracatı sıçrama yaptı: yüzde 131 artış Ufuk Atakan Demir, “Birliğimiz özelinde ise; su ürünleri ihracatımız %14 artışla 755 milyon dolara ulaştı ve Türkiye'nin toplam su ürünleri ihracatının %68'i Birliğimiz üyeleri tarafından gerçekleştirildi. Yumurta ihracatımız %131 artışla 98 milyon dolara yükselirken; Kanatlı eti ihracatımız %19 azalışla 53 milyon dolar, süt ve süt ürünleri ihracatımız %31 azalışla 17 milyon dolar, bal ihracatımız ise %3 düşüşle 7 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Sektörümüz uzun yıllardır birçok önemli sorunla mücadele ediyor. Buna rağmen sektörümüz üretmeye, ihracat yapmaya ve yeni pazarlara ulaşmaya devam ediyor. Bu süreçte özellikle veteriner sağlık sertifikası bulunmayan ülkelere ihracatın önünün açılması amacıyla diplomatik ve teknik girişimlerimizi sürdürüyoruz.” dedi. Hedef 2026 sonunda 2 milyar dolar ihracat Başkan Demir, Türkiye genelinde su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün 2026 yılı ihracat hedefinin 4,3 milyar dolar, 2030 hedefinin ise 5 milyar dolar olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Birliğimiz olarak 2026 yılı sonunda 2 milyar dolarlık ihracata ulaşmayı hedefliyoruz. Su ürünleri özelinde ise Türkiye'nin ihracat hedefi 2027 yılında 2,7 milyar dolar, 2030 yılında ise 3,5 milyar dolar olarak belirlenmiştir. Bu hedeflere ulaşabilmek için yılın ikinci yarısında da yoğun bir uluslararası tanıtım programı yürütmeye devam edeceğiz. Eylül ayından itibaren Singapur'da düzenlenecek Dünya Yumurta Konferansı'nda, İspanya'daki Conxemar Fuarı'nda, Fransa'daki SIAL Paris Fuarı'nda, Çin Fisheries & Seafood Expo ve China International Import Expo'da sektörümüzü temsil edeceğiz. Bunun yanında Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi'nde, ülkemizi temsil ettiğimiz FEAP Genel Kurulu'nda, Türkiye'nin tek su ürünleri ihtisas fuarı olan Future Fish'te ve 7. Yumurta Zirvesi'nde de aktif olarak yer alacağız.” Turkish Seafood markası dünya sofralarında güçleniyor Ufuk Atakan Demir, “Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle yürüttüğümüz TURQUALITY projeleri kapsamında Türk gıda ürünlerinin küresel marka değerini artırmaya yönelik faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Özellikle ABD pazarında düzenlediğimiz etkinliklerle Türk lezzetlerini şeflere, satın almacılara, sektör profesyonellerine ve tüketicilere tanıtıyoruz. Ege, İstanbul ve Akdeniz İhracatçı Birlikleri iş birliğiyle yürüttüğümüz Turkish Seafood TURQUALITY Projesi kapsamında da yalnızca Türk su ürünlerinin tanıtımına odaklanan kapsamlı çalışmalar gerçekleştiriyoruz.” dedi. Seafood Expo Global Barcelona, Seafood Expo North America Boston ve Amsterdam Private Label Show gibi dünyanın en prestijli fuarlarında tadım etkinlikleri düzenlediklerini vurgulayan Demir, dünyaca ünlü şefler ve influencer'larla iş birlikleri gerçekleştirdiklerini dijital iletişim çalışmaları yürüttüklerini ve uluslararası sektör yayınlarında Turkish Seafood markasını görünür kıldıklarını sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Gıda Sektörü ABD'de 5 Milyar Dolar İhracat Hedefi İçin Atağını Sürdürüyor Haber

Türk Gıda Sektörü ABD'de 5 Milyar Dolar İhracat Hedefi İçin Atağını Sürdürüyor

Ege İhracatçı Birlikleri koordinasyonunda ve Ticaret Bakanlığı'nın onayıyla gerçekleştirilen Türkiye Milli Katılım Organizasyonu kapsamında, 28-30 Haziran 2026 tarihleri arasında New York'ta düzenlenen Summer Fancy Food Show 2026 Fuarında Türk gıda ürünleri yoğun ilgi gördü. Bu yıl 70'incisi düzenlenen ve ABD'nin en prestijli uluslararası gıda fuarlarından biri olarak kabul edilen Summer Fancy Food Show’da Türkiye, 49 firmanın yer aldığı milli katılım organizasyonuyla, İHBİR UR-GE Kümesi'nden katılan 13 firma ile birlikte toplam 62 katılımcıyla güçlü bir şekilde temsil edildi. Türkiye pavilyonu, Javits Center'da iki ayrı katta toplam 836 metrekarelik alanda ziyaretçileri ağırlarken, Turkish Tastes Projesi kapsamında oluşturulan 74 metrekarelik canlı mutfak ve tadım alanı, fuarın en yoğun ilgi gören bölümlerinden biri oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, ABD’nin yıllık 240 milyar dolarlık gıda ithalatı yapan dünyanın en büyük pazarlarından biri olduğunu söyleyerek, “Türk gıda sektörü olarak bu dev pazardan aldığımız payı daha da artırmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin ABD’ye Ocak-Haziran döneminde su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 79 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu ihracatın yüzde 70’ini temsil eden 56 milyon dolarlık kısmı ise yüzde 5 artışla Birliğimiz tarafından gerçekleştirildi. Hedefimiz ABD'ye Türkiye geneli gıda ihracatımızı 5 milyar dolar seviyesine taşımak. 2019 yılından bu yana Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altında faaliyet gösteren altı Gıda Birliğimizle yürüttüğümüz Turkish Tastes Projemiz başlamasından bu yana proje kapsamındaki ürün gruplarında ABD'ye ihracatımız her yıl artış gösterdi. Son beş yılda ABD'ye toplam gıda ihracatımızı yüzde 121 artırarak 781 milyon dolardan 1 milyar 727 milyon dolara çıkardık. Bu başarı, doğru tanıtım stratejileri ve sürdürülebilir pazarlama faaliyetlerimizin sonucudur." dedi. Turkish Tastes deneyimi büyük ilgi gördü Başkan Demir, fuarda Türk mutfağını deneyimleten kapsamlı bir tanıtım organizasyonu gerçekleştirdiklerini ifade ederek şöyle değerlendirdi; "Turquality desteğiyle yürüttüğümüz Turkish Tastes Projemiz kapsamında beş ünlü şef, bir şarap uzmanı ve bir zeytinyağı uzmanıyla üç gün boyunca canlı mutfak gösterileri düzenledik. Türk kahvesinden zeytinyağına, kuru meyvelerden deniz ürünlerine, bakliyattan baharatlara kadar geniş ürün yelpazemizi profesyonel alıcılara tattırdık. Tadım etkinliklerinin firmalarımızın yeni ticari bağlantılar kurmasında son derece etkili olduğunu memnuniyetle gözlemledik. Turkish Tastes Projemiz kapsamında ABD pazarında gerçekleştirilen tanıtım faaliyetleri önümüzdeki dönemde de artarak devam edecek. Türk gıda ürünlerinin kalite, sürdürülebilirlik ve güvenilir tedarik gücüyle ABD pazarında daha güçlü bir konuma ulaşacağına inanıyoruz.” Türkevi'nde Türk lezzetleri buluşması Summer Fancy Food Show ile eş zamanlı olarak New York Türkevi'nde düzenlenen özel resepsiyonda; üst düzey şefler, satın alma yöneticileri, ithalatçılar, distribütörler, brokerlar, sektör temsilcileri ve uluslararası basın mensupları ağırlandı. New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Nazal ile Ticaret Ataşeleri de Türkiye pavilyonunu ziyaret ederek katılımcı firmalarla bir araya geldi ve ABD pazarı hakkında değerlendirmelerde bulundu. "Ne yaparsanız yapın, nasıl yaparsanız yapın Türk gıda ürünlerini kullanın" Turkish Tastes Projesi kapsamında altı Gıda İhracatçı Birliğini temsilen New York Türkevi'nde konuşan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Bedri Girit, projenin temel felsefesini "Ne yaparsanız yapın, nasıl yaparsanız yapın Türk gıda ürünlerini kullanın." sözleriyle özetledi. Girit, "Turkish Tastes ile hedefimiz yalnızca Türk gıda ürünlerini tanıtmak değil, onları dünya mutfaklarının doğal ve vazgeçilmez bir parçası haline getirmektir. Şeflerden restoran zincirlerine, otellerden perakende sektörüne kadar gıda ekosisteminin tüm paydaşlarına Türk ürünlerinin kalite, güvenilirlik ve sürdürülebilir üretim gücünü anlatıyoruz. Dünyanın neresinde olursa olsun, hazırlanan her tabakta Türk gıda ürünlerinin yer almasını istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki Türk ürünleri yalnızca lezzetiyle değil; izlenebilir üretim altyapısı, zengin ürün çeşitliliği ve uluslararası kalite standartlarıyla da fark yaratıyor." dedi. Fuar süresince gerçekleştirilen şarap, zeytinyağı ve Türk kahvesi tadımları ile canlı mutfak gösterileri, sosyal medya üzerinden #TurkishTastes etiketiyle influencer iş birlikleri sayesinde on binlerce kişiye ulaştı. Türkiye'nin zengin ürün çeşitliliği sergilendi Türkiye pavilyonunda; Zeytin ve zeytinyağı, Kuru meyveler, Kuruyemiş, Deniz ürünleri, Bakliyat, Konserve ürünler, Meyve suları, Makarna, Dondurulmuş gıdalar, Baharatlar, Tatlı ve pastacılık ürünleri başta olmak üzere geniş ürün gamı uluslararası alıcılara tanıtıldı. Canlı mutfak gösterilerinde hazırlanan özel menüler sayesinde ziyaretçiler Türk ürünlerini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı bulurken, katılımcı firmalar çok sayıda yeni iş görüşmesi gerçekleştirdi. 62 firma Türkiye'yi temsil etti Türkiye Milli Katılım Organizasyonu kapsamında 49 firma fuarda yer aldı. Ayrıca İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin UR-GE Kümesi'nden katılan 13 firmayla birlikte toplam katılım 62'ye ulaştı. Fuarda Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Başkan Yardımcısı Bedri Girit, Yönetim Kurulu Üyeleri Mesut Ergül, Keskin Keskinoğlu, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Moiz Hemsi, Yönetim Kurulu Üyeleri Burak Hucuptan, Efe Beşe ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Davut Er, Türk gıda sektörünü uluslararası ziyaretçilere aktardı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Seranit TURQUALITY Programı’na Kabul Edildi Haber

Seranit TURQUALITY Programı’na Kabul Edildi

2021 yılından bu yana Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Marka Destek Programı’nı başarıyla yürüten Seranit, kurumsal gelişim sürecindeki bu disiplinli çalışmasının sonucunda dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olan TURQUALITY Programı kapsamına alındı. Dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olan TURQUALITY, Türkiye’nin küresel ölçekte rekabet edebilir markalar yaratma vizyonunun en stratejik halkasını oluşturuyor. Sadece üretim gücüyle değil; finansal performans, kurumsal yönetişim, inovasyon kapasitesi ve marka gücü gibi farklı alanlarda gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme süreçlerinden başarıyla geçen markaların kabul edildiği bu platform, Seranit’in uzun vadeli stratejik planlamasının bir ürünü olarak öne çıkıyor. Bu gelişme, şirketin sadece üretim gücüyle değil, aynı zamanda kurumsal altyapısı, tasarım vizyonu ve marka yönetimi süreçleriyle de dünya standartlarında olduğunu tescil ediyor. Yaklaşık beş yıl süren Marka Destek Programı döneminde ihracat pazarlarındaki etkinliğini artıran ve uluslararası rekabet gücünü yükselten Seranit, TURQUALITY ile bu başarıyı sürdürülebilir bir küresel liderliğe dönüştürmeyi hedefliyor. Marka Destek Programı’ndan TURQUALITY’ye: Planlı Bir Büyüme Hikayesi Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Seranit Genel Müdürü Bayram Nadir Erze, TURQUALITY Programı’na kabul edilmenin marka için tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı: “TURQUALITY Programı’na kabul edilmemiz, Seranit için sadece bir teşvik mekanizmasına dahil olmak değil, yıllardır titizlikle sürdürdüğümüz kurumsallaşma ve markalaşma yatırımlarımızın en üst düzeyde teyit edilmesidir. 2021 yılında dahil olduğumuz Marka Destek Programı ile başlayan bu nitelikli dönüşüm süreci, bugün bizi küresel arenada çok daha rekabetçi bir noktaya taşıdı. Seranit olarak artık Türkiye’nin sınırlarını aşan, uluslararası pazarlarda tercih edilen ve Türk kalitesini temsil eden bir dünya markası olma yolunda yeni ve çok daha güçlü bir döneme giriyoruz. Bu destekle birlikte yeni pazarlardaki büyüme ivmemizi hızlandıracak ve küresel marka yatırımlarımızı stratejik bir yaklaşımla artıracağız. Türk markasının uluslararası gücünü tüm dünyaya göstermeye kararlıyız.” Uluslararası Arenada Nitelikli Temsil Seranit, yeni dönemde odağını “Türkiye’de güçlü bir marka olmanın ötesine” taşıyarak, Türk seramik sektörünü küresel arenada en yüksek kalitede temsil etmeye odaklanıyor. TURQUALITY Programı’nın sağladığı ivmeyle birlikte, faaliyet gösterdiği tüm pazarlarda marka bilinirliğini artırmaya ve yüksek katma değerli ürünleriyle Türk seramik sektörünün küresel temsiline katkı sunmaya devam edecek olan Seranit, bu yeni dönemde tasarım, inovasyon ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle dünya pazarlarındaki payını artırmayı hedefliyor. Bu başarı, Seranit’in planlı büyüme ve sürdürülebilir küreselleşme ilkelerinin bir sonucu olarak konumlanırken, şirketin dünya genelindeki satış noktalarında, prestijli projelerde ve uluslararası fuarlarda sahip olduğu güçlü imajı bir üst seviyeye taşıması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TURQUALITY Uzmanları İhracata Omuz Verecek Haber

TURQUALITY Uzmanları İhracata Omuz Verecek

İhracat Akademisi tarafından, Ege İhracatçı Birlikleri ve İzmir Ticaret Odası iş birliğiyle düzenlenen “5. TURQUALITY® Uzmanı Eğitim Programı” İzmir Ticaret Odası’nda başladı. Eğitim programına katılan 172 isim önümüzdeki süreçte Ege Bölgesi’nin markalı ihracat yolculuğunda firmalara uzman olarak destek verecek. TURQUALITY Uzmanı Eğitim Programı açılışında konuşan İhracat Genel Müdür Yardımcısı Bülent Tuncer, 2025 yılının küresel belirsizliklerin arttığı ve korumacılığın güç kazandığı bir dönem olduğunu, buna rağmen, 2025’te mal ihracatımız 273,4 milyar dolarla rekor kırdığını, hizmetler ihracatımız ise 122,6 milyar dolara yükseldiğini vurguladı. Ticaret Bakanlığı olarak ülkemizin yatırım – istihdam – üretim – sürdürülebilir kalkınma politikasının en önemli bileşenlerinden olan ihracatın, tabana yayılması ve artırılmasına yönelik çok çeşitli faaliyetler yürüttüklerini dile getiren Tuncer, “2022 yılında 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar ile mal ticaretine yönelik tüm desteklerimizi bir çatı altına aldık ve mal ihracatçısı şirketlerimizin yurt dışı operasyonlarının neredeyse her aşamasının desteklenmesi hedefiyle çok kapsamlı bir destek paketi kurguladık. Bu karar içinde yurt dışı fuar katılımlarından, yurt dışı tanıtım faaliyetlerine; yurt dışında yer alan birimlerin kira ödemelerinden markalaşmaya yönelik gerçekleştirecekleri faaliyetlere, kurumsal kapasitenin geliştirilmesinden bilişim altyapısının yönetilmesine kadar çok geniş bir yelpazede destek mekanizmalarını yürütüyoruz. 2025 yılında 33 milyar TL’lik desteğimizi ihracatçılarımızın kullanımına sunduk. 2026 yılı için ise bu miktarı daha da artırarak 45 milyar TL’ye yükseltecek ve ihracatçılarımıza çok daha yüksek bir kaynakla buluşturacağız” şeklinde konuştu. Öztürk: “Devlet destekleri can suyu” TURQUALITY® Programını küresel marka olmak isteyen ihracatçı firmalar için hazırlanmış terzi işi stratejik bir destek programı olarak tanımlayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, devlet desteklerini de küresel rekabetin yoğunlaştığı bu dönemde ihracatçılarımız için adeta can suyu niteliği taşıdığını vurguladı. TURQUALITY Programının odağında; firmalarımızın markalaşma süreçlerini güçlendirmek, katma değerli üretim ve ihracatı artırmak ve Türk markalarını dünya pazarlarında daha güçlü bir konuma taşımanın yer aldığına dikkati çeken Öztürk; firmaların TURQUALITY® desteklerinden azami ölçüde yararlanmaları ve süreçleri sağlıklı şekilde yönetebilmeleri için uzman insan kaynağının önemine dikkat çekti. Öztürk, “Bu nedenle TURQUALITY® Uzmanı Eğitim Programı’nın İzmir’de düzenlenmesini son derece kıymetli buluyoruz. Marka ve TURQUALITY® Desteğine İlişkin Genelge kapsamında firmalarımıza tanıtımdan fuarlara, kurumsal altyapıya yönelik danışmanlık desteğinden istihdam desteğine, hedef pazara yönelik danışmanlık desteğinden birim desteğine, franchise desteğinden, Pazar araştırma raporları desteğine çok farklı destekler sunuluyor. Son dönemde destek kapsamına alınan sürdürülebilirlik danışmanlığı desteği de firmalarımızın kurumsal sürdürülebilirlik seviyelerini yükseltmeleri açısından son derece önemli katkılar sağlıyor” şeklinde konuştu. Türkiye’nin 282 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması ve ihracatçı firmaların uluslararası pazarlarda rekabetçi olabilmesi için devlet desteklerinin gerekliliğinin altını çizen Öztürk şöyle konuştu; “Ege İhracatçı Birlikleri olarak devlet desteklerinin ihracatçılarımıza daha etkin şekilde ulaşması adına yoğun bir çalışma yürütüyoruz. 2025 yılında 2,4 milyar TL tutarındaki devlet yardımının ihracatçılarımıza ulaşmasına aracılık ettik. 2024 yılında aracılık ettiğimiz 1 milyar 261 milyon TL’lik destek tutarına göre yaklaşık yüzde 90’lık bir artış anlamına geliyor. Bu desteklerden 2025 yılında Ege İhracatçı Birlikleri üyesi 2 bin 612 firma ve iş birliği kuruluşu yararlandı. 2025 yılında en fazla destek verilen başlıklar; 754,5 milyon TL ile yurt dışı fuar katılımları, 454,5 milyon TL ile TURQUALITY® projeleri ve 426 milyon TL ile tarım destekleri oldu” diyerek sözlerini noktaladı. Arıkan: “Stratejik bir destek mekanizması” Günümüz dünyasında ihracatın miktarının yanında, niteliğinin de önem taşıdığına vurgu yapan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan Arıkan, “Katma değerli üretim, markalaşma ve teknolojik dönüşümün, sürdürülebilir ihracat başarısının temel unsurları haline geldiğini görüyoruz. Bu kapsamda, ülkemizin en stratejik destek mekanizmalarından biri olan Turquality programı, Türk firmalarının küresel marka yolculuğunda kritik bir rol üstleniyor. Bu program sayesinde birçok Türk markamız, bugün dünyanın farklı coğrafyalarında önemli başarılara imza atıyor. Markalarımız sadece ürün ihraç eden değil, aynı zamanda küresel ölçekte değer yaratan, marka algısı oluşturan ve tüketici tercihlerini etkileyen güçlü oyuncular haline geliyor” dedi. Arıkan sözlerini şöyle sürdürdü: “İzmir Ticaret Odası olarak KOBİ’lerimizin küresel pazarlardaki direncini artırmayı öncelikli sorumluluğumuz görüyoruz. İhracatçı sayısını artırmak ve mevcut ihracatçılarımızın doğru ve hızlı bilgiye erişimini güçlendirmek amacıyla, Ticaret Bakanlığı ile TOBB arasında imzalanan protokol çerçevesinde, Odamız bünyesinde “İhracat Destek Ofisi” kuruldu. Üyelerimize hedef pazar analizi ve ihracat destekleri konularında birebir danışmanlık sağlanıyor, çok sayıda seminer ve eğitim düzenliyoruz. Turquality Uzmanı Eğitimi Programı’nı düzenleyen İhracat Akademisi, Ticaret Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında hayata geçirilen son derece değerli bir girişim. Ülkemizin dış ticaret alanında ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmek amacıyla çalışmalarına devam eden İhracat Akademisinin verimli çalışmalara imza atmasından memnuniyet duyuyoruz. Ticaret Bakanlığımız başta olmak üzere bu değerli organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyoruz.” Programın açılışına, T.C. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Bülent TUNCER, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet ÖZTÜRK, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan ARIKAN, T.C. Ticaret Bakanlığı Markalaşma ve Tasarım Destekleri Daire Başkanı Ebru GÜLSOY ROJAS ATENCIO ve Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Coşkun katılım sağladı. İhracat Akademisi bünyesinde bugüne kadar birçok ilde düzenlenen eğitim programlarından 900’ü aşkın katılımcının faydalandığı belirtilirken, program sonunda başarılı katılımcılara katılım/başarı belgesi verileceği aktarıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.