Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Turquality

Kapsül Haber Ajansı - Turquality haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turquality haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Seranit TURQUALITY Programı’na Kabul Edildi Haber

Seranit TURQUALITY Programı’na Kabul Edildi

2021 yılından bu yana Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Marka Destek Programı’nı başarıyla yürüten Seranit, kurumsal gelişim sürecindeki bu disiplinli çalışmasının sonucunda dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olan TURQUALITY Programı kapsamına alındı. Dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olan TURQUALITY, Türkiye’nin küresel ölçekte rekabet edebilir markalar yaratma vizyonunun en stratejik halkasını oluşturuyor. Sadece üretim gücüyle değil; finansal performans, kurumsal yönetişim, inovasyon kapasitesi ve marka gücü gibi farklı alanlarda gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme süreçlerinden başarıyla geçen markaların kabul edildiği bu platform, Seranit’in uzun vadeli stratejik planlamasının bir ürünü olarak öne çıkıyor. Bu gelişme, şirketin sadece üretim gücüyle değil, aynı zamanda kurumsal altyapısı, tasarım vizyonu ve marka yönetimi süreçleriyle de dünya standartlarında olduğunu tescil ediyor. Yaklaşık beş yıl süren Marka Destek Programı döneminde ihracat pazarlarındaki etkinliğini artıran ve uluslararası rekabet gücünü yükselten Seranit, TURQUALITY ile bu başarıyı sürdürülebilir bir küresel liderliğe dönüştürmeyi hedefliyor. Marka Destek Programı’ndan TURQUALITY’ye: Planlı Bir Büyüme Hikayesi Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Seranit Genel Müdürü Bayram Nadir Erze, TURQUALITY Programı’na kabul edilmenin marka için tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı: “TURQUALITY Programı’na kabul edilmemiz, Seranit için sadece bir teşvik mekanizmasına dahil olmak değil, yıllardır titizlikle sürdürdüğümüz kurumsallaşma ve markalaşma yatırımlarımızın en üst düzeyde teyit edilmesidir. 2021 yılında dahil olduğumuz Marka Destek Programı ile başlayan bu nitelikli dönüşüm süreci, bugün bizi küresel arenada çok daha rekabetçi bir noktaya taşıdı. Seranit olarak artık Türkiye’nin sınırlarını aşan, uluslararası pazarlarda tercih edilen ve Türk kalitesini temsil eden bir dünya markası olma yolunda yeni ve çok daha güçlü bir döneme giriyoruz. Bu destekle birlikte yeni pazarlardaki büyüme ivmemizi hızlandıracak ve küresel marka yatırımlarımızı stratejik bir yaklaşımla artıracağız. Türk markasının uluslararası gücünü tüm dünyaya göstermeye kararlıyız.” Uluslararası Arenada Nitelikli Temsil Seranit, yeni dönemde odağını “Türkiye’de güçlü bir marka olmanın ötesine” taşıyarak, Türk seramik sektörünü küresel arenada en yüksek kalitede temsil etmeye odaklanıyor. TURQUALITY Programı’nın sağladığı ivmeyle birlikte, faaliyet gösterdiği tüm pazarlarda marka bilinirliğini artırmaya ve yüksek katma değerli ürünleriyle Türk seramik sektörünün küresel temsiline katkı sunmaya devam edecek olan Seranit, bu yeni dönemde tasarım, inovasyon ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle dünya pazarlarındaki payını artırmayı hedefliyor. Bu başarı, Seranit’in planlı büyüme ve sürdürülebilir küreselleşme ilkelerinin bir sonucu olarak konumlanırken, şirketin dünya genelindeki satış noktalarında, prestijli projelerde ve uluslararası fuarlarda sahip olduğu güçlü imajı bir üst seviyeye taşıması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TURQUALITY Uzmanları İhracata Omuz Verecek Haber

TURQUALITY Uzmanları İhracata Omuz Verecek

İhracat Akademisi tarafından, Ege İhracatçı Birlikleri ve İzmir Ticaret Odası iş birliğiyle düzenlenen “5. TURQUALITY® Uzmanı Eğitim Programı” İzmir Ticaret Odası’nda başladı. Eğitim programına katılan 172 isim önümüzdeki süreçte Ege Bölgesi’nin markalı ihracat yolculuğunda firmalara uzman olarak destek verecek. TURQUALITY Uzmanı Eğitim Programı açılışında konuşan İhracat Genel Müdür Yardımcısı Bülent Tuncer, 2025 yılının küresel belirsizliklerin arttığı ve korumacılığın güç kazandığı bir dönem olduğunu, buna rağmen, 2025’te mal ihracatımız 273,4 milyar dolarla rekor kırdığını, hizmetler ihracatımız ise 122,6 milyar dolara yükseldiğini vurguladı. Ticaret Bakanlığı olarak ülkemizin yatırım – istihdam – üretim – sürdürülebilir kalkınma politikasının en önemli bileşenlerinden olan ihracatın, tabana yayılması ve artırılmasına yönelik çok çeşitli faaliyetler yürüttüklerini dile getiren Tuncer, “2022 yılında 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar ile mal ticaretine yönelik tüm desteklerimizi bir çatı altına aldık ve mal ihracatçısı şirketlerimizin yurt dışı operasyonlarının neredeyse her aşamasının desteklenmesi hedefiyle çok kapsamlı bir destek paketi kurguladık. Bu karar içinde yurt dışı fuar katılımlarından, yurt dışı tanıtım faaliyetlerine; yurt dışında yer alan birimlerin kira ödemelerinden markalaşmaya yönelik gerçekleştirecekleri faaliyetlere, kurumsal kapasitenin geliştirilmesinden bilişim altyapısının yönetilmesine kadar çok geniş bir yelpazede destek mekanizmalarını yürütüyoruz. 2025 yılında 33 milyar TL’lik desteğimizi ihracatçılarımızın kullanımına sunduk. 2026 yılı için ise bu miktarı daha da artırarak 45 milyar TL’ye yükseltecek ve ihracatçılarımıza çok daha yüksek bir kaynakla buluşturacağız” şeklinde konuştu. Öztürk: “Devlet destekleri can suyu” TURQUALITY® Programını küresel marka olmak isteyen ihracatçı firmalar için hazırlanmış terzi işi stratejik bir destek programı olarak tanımlayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, devlet desteklerini de küresel rekabetin yoğunlaştığı bu dönemde ihracatçılarımız için adeta can suyu niteliği taşıdığını vurguladı. TURQUALITY Programının odağında; firmalarımızın markalaşma süreçlerini güçlendirmek, katma değerli üretim ve ihracatı artırmak ve Türk markalarını dünya pazarlarında daha güçlü bir konuma taşımanın yer aldığına dikkati çeken Öztürk; firmaların TURQUALITY® desteklerinden azami ölçüde yararlanmaları ve süreçleri sağlıklı şekilde yönetebilmeleri için uzman insan kaynağının önemine dikkat çekti. Öztürk, “Bu nedenle TURQUALITY® Uzmanı Eğitim Programı’nın İzmir’de düzenlenmesini son derece kıymetli buluyoruz. Marka ve TURQUALITY® Desteğine İlişkin Genelge kapsamında firmalarımıza tanıtımdan fuarlara, kurumsal altyapıya yönelik danışmanlık desteğinden istihdam desteğine, hedef pazara yönelik danışmanlık desteğinden birim desteğine, franchise desteğinden, Pazar araştırma raporları desteğine çok farklı destekler sunuluyor. Son dönemde destek kapsamına alınan sürdürülebilirlik danışmanlığı desteği de firmalarımızın kurumsal sürdürülebilirlik seviyelerini yükseltmeleri açısından son derece önemli katkılar sağlıyor” şeklinde konuştu. Türkiye’nin 282 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması ve ihracatçı firmaların uluslararası pazarlarda rekabetçi olabilmesi için devlet desteklerinin gerekliliğinin altını çizen Öztürk şöyle konuştu; “Ege İhracatçı Birlikleri olarak devlet desteklerinin ihracatçılarımıza daha etkin şekilde ulaşması adına yoğun bir çalışma yürütüyoruz. 2025 yılında 2,4 milyar TL tutarındaki devlet yardımının ihracatçılarımıza ulaşmasına aracılık ettik. 2024 yılında aracılık ettiğimiz 1 milyar 261 milyon TL’lik destek tutarına göre yaklaşık yüzde 90’lık bir artış anlamına geliyor. Bu desteklerden 2025 yılında Ege İhracatçı Birlikleri üyesi 2 bin 612 firma ve iş birliği kuruluşu yararlandı. 2025 yılında en fazla destek verilen başlıklar; 754,5 milyon TL ile yurt dışı fuar katılımları, 454,5 milyon TL ile TURQUALITY® projeleri ve 426 milyon TL ile tarım destekleri oldu” diyerek sözlerini noktaladı. Arıkan: “Stratejik bir destek mekanizması” Günümüz dünyasında ihracatın miktarının yanında, niteliğinin de önem taşıdığına vurgu yapan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan Arıkan, “Katma değerli üretim, markalaşma ve teknolojik dönüşümün, sürdürülebilir ihracat başarısının temel unsurları haline geldiğini görüyoruz. Bu kapsamda, ülkemizin en stratejik destek mekanizmalarından biri olan Turquality programı, Türk firmalarının küresel marka yolculuğunda kritik bir rol üstleniyor. Bu program sayesinde birçok Türk markamız, bugün dünyanın farklı coğrafyalarında önemli başarılara imza atıyor. Markalarımız sadece ürün ihraç eden değil, aynı zamanda küresel ölçekte değer yaratan, marka algısı oluşturan ve tüketici tercihlerini etkileyen güçlü oyuncular haline geliyor” dedi. Arıkan sözlerini şöyle sürdürdü: “İzmir Ticaret Odası olarak KOBİ’lerimizin küresel pazarlardaki direncini artırmayı öncelikli sorumluluğumuz görüyoruz. İhracatçı sayısını artırmak ve mevcut ihracatçılarımızın doğru ve hızlı bilgiye erişimini güçlendirmek amacıyla, Ticaret Bakanlığı ile TOBB arasında imzalanan protokol çerçevesinde, Odamız bünyesinde “İhracat Destek Ofisi” kuruldu. Üyelerimize hedef pazar analizi ve ihracat destekleri konularında birebir danışmanlık sağlanıyor, çok sayıda seminer ve eğitim düzenliyoruz. Turquality Uzmanı Eğitimi Programı’nı düzenleyen İhracat Akademisi, Ticaret Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında hayata geçirilen son derece değerli bir girişim. Ülkemizin dış ticaret alanında ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmek amacıyla çalışmalarına devam eden İhracat Akademisinin verimli çalışmalara imza atmasından memnuniyet duyuyoruz. Ticaret Bakanlığımız başta olmak üzere bu değerli organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyoruz.” Programın açılışına, T.C. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Bülent TUNCER, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet ÖZTÜRK, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan ARIKAN, T.C. Ticaret Bakanlığı Markalaşma ve Tasarım Destekleri Daire Başkanı Ebru GÜLSOY ROJAS ATENCIO ve Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Coşkun katılım sağladı. İhracat Akademisi bünyesinde bugüne kadar birçok ilde düzenlenen eğitim programlarından 900’ü aşkın katılımcının faydalandığı belirtilirken, program sonunda başarılı katılımcılara katılım/başarı belgesi verileceği aktarıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Yeni Başkanı Cengiz Balık Oldu Haber

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Yeni Başkanı Cengiz Balık Oldu

Ege İhracatçı Birlikleri’nde genel kurul maratonu, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin seçimli olağan genel kuruluyla tamamlandı. EYMSİB’in genel kuruluna yoğun katılım dikkat çekti. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanlığını 8 yıl sürdüren ve kanun gereği aday olamayan Hayrettin Uçak yaptığı konuşmada 8 yıllık başkanlığı döneminde gerçekleştirdikleri projeleri aktardı. 16 Nisan 2018 tarihinde Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Genel Kurulunun büyük bir teveccüh göstererek kendisini şerefli bir görev olan Yönetim Kurulu Başkanlığına seçtiğini dillendiren Uçak, “Bizler, 8 yıl boyunca bize verdiğiniz sorumluluk bilinciyle kendimizi hizmete adadık ve başımız dik, alnımız ak olarak bugün yine sizlerin huzurundayız. 2018 yılında bu salondaki konuşmamda ben değil, biz olacağız demiştim. 8 yıl boyunca da bunu gerçekleştirdik, ben değil biz olduk” şeklinde konuştu. 2018 yılında göreve geldiklerinde 700 milyon dolar seviyelerinde olan ihracatı yüzde 100’e yakın oranda artırarak 1 milyar 300 milyon dolara yükseltmeyi başardıklarının altını çizen Uçak şöyle devam etti; “İhracatımıza yeni pazarlar kazandırdık, var olan pazarlarımızda daha güçlü konuma geldik. Ticaret Heyetleri, URGE faaliyetleri, fuarlar, Turquality projeleri sizlerin ürünlerini yurtdışında tanıtmamızdaki en büyük araçlar oldu 8 yıl boyunca… Özellikle URGE projesini en etkili kullanan Birliklerden biri durumuna geldik ve Hindistan, Endonezya, Singapur, İngiltere, Norveç ve Kanada ülkelerine yönelik heyetler gerçekleştirdik. Hindistan Heyetimiz, Ticaret Bakanlığımız tarafından en başarılı URGE örneklerinden biri seçildi ve Sayın Bakanımızın elinden ödülümüzü sizler adına aldık. Ticaret Bakanlığımıza da tüm projelerimize verdikleri destek için tüm Hazirun önünde teşekkür etmek istiyorum.” “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz Projesi”yle Ege Bölgesinin kalıntı haritasını çıkardıklarının altını çizen Uçak, “Göreve geldiğimizden bu yana düzenli olarak Bölgemizdeki ihraç ürünlerinden numuneler alarak analizleri gerçekleştirdik. Kalıntı bakımından problem teşkil eden bölgelerde eğitici toplantılar düzenledik. Gençlerimizi tarıma teşvik etmek için 3.Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programını hayata geçirdik. 150’den fazla potansiyel üretici ve ihracatçımıza uzman kadro ile A’dan Z’ye tarımı anlattık. Üyelerimizi ziyaret etmeyi hiç aksatmadık, belki aranızda 4-5 defa ziyaret ettiğimiz üyelerimiz vardır. Her koşulda onların yanında olmaya gayret ettik, bu ziyaretler için özel bir ekip oluşturduk, üyelerimizin sorunlarını dinledik, çözüm bulmaya çalıştık. İhracat kısıtlamaların her zaman karşısında durduk, her fırsatta, her toplantıda bu tür kısıtlamaların ihracatımıza zarar verdiğini anlattık” diyerek sözlerini noktaladı. Balık: “Birlikte güçlü olabiliriz” Genel kurulda konuşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 35 yılı aşkın süredir yaş meyve sebze sektörünün içinde yer aldığını, tarladan başlayan yolculuğun, paketleme tesislerinden geçip uluslararası pazarlara uzanan zorlu ama bir o kadar da değerli bir süreç olduğunu, bu süreçte güçlü olmanın yolunun birlikte hareket etmekten geçtiğini vurguladı. “Geride bıraktığımız dönemde, özellikle artan maliyetler, rekabet koşulları, kalite beklentileri ve uluslararası pazarlardaki değişken talepler hepimizi zorladı” diyen Balık, “Tüm bu zorluklara rağmen Ege Yaş Meyve Sebze ve Mamul sektörü olarak ayakta kalmayı ve büyümeyi başardık. Bu başarı hepimizin ortak emeğidir. Şahsıma ve ekibimize duyduğunuz güven için sizlere gönülden teşekkür ediyorum. Bu bir görevden öte, büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun bilinciyle hareket edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın” diye konuştu. 2026-30 dönemiyle ilgili hedeflerini de anlatan Başkan Balık şöyle devam etti; “Üreticiden ihracatçıya kadar tüm paydaşlarımızın daha güçlü olduğu, kalite ve sürdürülebilirliğin ön planda tutulduğu, yeni pazarlara açılan ve rekabet gücünü artıran bir sektör yapısı için çalışmaya devam edeceğiz. Kapımız her zaman sizlere açık olacak. Sorunları birlikte konuşacak, çözümleri birlikte üreteceğiz. Çünkü bu birlik, hepimizin ortak evidir.” Hayrettin Uçak’a teşekkür plaketi Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanlığı’nda iki dönemini tamamlayan Hayrettin Uçak’a, yeni Başkan Cengiz Balık tarafından 8 yıllık emekleri nedeniyle teşekkür plaketi takdim edildi. Listede 8 isim yenilendi Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programı kabul edildikten sonra seçimlere geçildi. Cengiz Balık tek aday olarak girdiği seçimde Yönetim Kurulu Başkanı seçilirken, Yönetim Kurulu’nda şu isimler yer aldı; Hayrettin Uçak, Sadık Demircan, Makbule Çiftçi, Emin Sercan Göçeren, Muhammed Elçiboğa, Veysel Ali Bahadır, Martin Erdemir Sanford, Kenan Unat, Deniz Celep ve Tolga Selim Kağan” “Veysel Güldoğan, Muhammet Mustafa Deniz ve Recep Çöpten” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu’nu oluşturdu. 14 kişilik yönetim ve denetim kurulu listesinde 6 isim yerini korurken, 8 isim değişti. Cengiz Balık kimdir? Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık 1962 yılında Alaşehir’de doğdu. Cengiz Balık, Ege Üniversitesi Matematik Bölümü’nden mezun oldu. İş hayatına 1989 yılında kurduğu Cengiz Balık Tarım Ürünleri Ticareti isimli şahıs firması ile adım atan Balık, 1992 yılına kadar Migros Ticaret A.Ş.’nin tedarikçisi olarak faaliyet gösterdi. 1992 yılında Cena Dış Ticaret ve Tarım Ürünleri Sanayi A.Ş.’yi kurarak ihracat alanına yönelen Cengiz Balık, taze meyve ve sebze sektöründe uluslararası pazarlara açılmış, yıllar içerisinde güçlü bir ihracat ağı ve müşteri portföyü oluşturmuştur. 2006 yılında kurduğu Beyobası Ltd. Şti. ile tarım ve ticaret faaliyetlerini daha da genişletmiştir. Aynı zamanda aileden gelen çiftçilik geleneğini sürdüren Balık, üretimden ihracata kadar sektörün tüm aşamalarında aktif rol almaktadır. Ulusal market zincirlerine taze meyve ve sebze tedariki sağlamaya devam etmektedir. Sektörel temsilde de önemli görevler üstlenen Cengiz Balık, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği bünyesinde 2001, 2003 ve 2006 yıllarında üç dönem Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. 2018 yılında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı seçilen Balık, 2022 yılında bu göreve ikinci kez seçildi. İzmir Tarım Grubu’nun kurucu üyelerinden olan Cengiz Balık, 30 Nisan 2026 tarihinde yapılan genel kurulda Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. 35 yılı aşkın tecrübesiyle üretim, tedarik, lojistik ve ihracat süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla yöneten Cengiz Balık, Türk yaş meyve sebze sektörünün gelişimi ve uluslararası rekabet gücünün artırılması için çalışmalarına aktif olarak devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı Haber

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Türk su ürünleri sektörünün; Levrek, Çipura, Türk Somonu, Orkinos, Alabalık, Kaya Levreği ve Diğer Su Ürünleri kategorilerinin tamamında ihracat artış başarısı gösterdiğini dile getirdi. Levrek liderliğini sürdürdü Levrek ihracatının yüzde 29’luk artış ve 185 milyon dolarlık tutarla ilk sıradaki yerini koruduğu bilgisini veren Demir, “Çipura ihracatımız yüzde 18’lik artışla 140 milyon dolara ilerledi. Türk su ürünleri sektörümüzün son 10 yıllık süreçte dünya sofralarına ikramı olan Türk somonu yüzde 8’lik ihracat artışıyla 84 milyon dolardan 91 milyon dolara yükseldi. Orkinos ihracatımız yüzde 155’lik rekor artışla 18,5 milyon dolardan 47 milyon dolara sıçradı. Alabalık ihracatından 29,3 milyon dolar, kaya levreğinden 7 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Diğer su ürünleri ihracatımız 45 milyon dolardan 52 milyon dolara çıktı” şeklinde konuştu. Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin 552 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 370 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği üyesi ihracatçıların gerçekleştirdiğini vurgulayan Başkan Demir şöyle devam etti: “Egeli ihracatçılar Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini yaptı. Bir başka ifadeyle her üç balık ihracatımızın ikisinin altında Egeli ihracatçıların imzası vardı. Egeli ihracatçılar levrek ve çipura ihracatında daha parlak bir başarı hikayesi yazdılar. Türkiye’nin levrek ihracatında Egeli ihracatçıların payı yüzde 90’a ulaştı. Çipura ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 84’ü temsil etti.” 21-23 Nisan 2026 tarihlerinde Barcelona’da dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarından biri olan Seafood Expo Global’de Türk su ürünleri sektörünün gücünü ve potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen satın almacılara gösterdiklerini paylaşan Demir, “Türkiye pavilyonu, fuar boyunca gerçekleştirdiği tanıtım ve tadım etkinlikleriyle öne çıkarken, ünlü şeflerin Türk su ürünleriyle hazırladığı özel menüler katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Fuar ile eş zamanlı olarak 21 Nisan 2026 tarihinde Barcelona Marina’da yer alan Velissima Restaurant’ta gerçekleştirilen “Mediterranean Taste of Turkish Seafood” temalı tadım etkinliği, Ege, İstanbul ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri tarafından ortaklaşa yürütülen Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edildi. Söz konusu etkinliğe Türk su ürünleri ihracatçı firma temsilcileri, yerli ve yabancı basın mensupları, potansiyel yabancı alıcı ve distribütörler, sektörün önde gelen kurum ve kuruluşları ile yabancı sosyal medya etkileyicileri katıldı. Dünyaca ünlü şefler Francesco Mattana ve Thomas Straker da Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edilen bu tadım etkinliğine katılarak Türk su ürünlerinin eşsiz lezzetlerini deneyimledi ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi aldı. Etkinlikte yabancı şefler tarafından Türk balıklarıyla hazırlanan özel pişirim ve sunumlar gerçekleştirilirken, Türk su ürünlerinin yüksek kalitesi, çeşitliliği ve dünya mutfağına entegrasyonu vurgulandı. Bu kapsamlı tanıtım faaliyetleriyle Türk su ürünlerinin özellikle Akdeniz gastronomisindeki güçlü konumunun uluslararası alanda daha da pekiştirilmesi hedeflendi” ifadelerini kullandı. İhracatta ilk üç ülke Rusya, İtalya ve Hollanda oldu Türk su ürünleri sektörünün en çok ihracat yaptığı ülkeler hakkında da bilgi veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Rusya’nın 88 milyon dolarlık taleple zirvedeki yerini koruduğunun altını çizdi. İkinci sıradaki İtalya’ya ihracatımızın yüzde 12’lik artışla 64 milyon dolardan 72 milyon dolara çıktığını ifade eden Demir, “Zirvenin üçüncü basamağında 57 milyon dolarlık ihracatla Hollanda yer aldı. Yunanistan’a ihracatımız yüzde 30’luk artışla 43,4 milyon dolardan 56,4 milyon dolara ilerledi. İngiltere 52,7 milyon dolarlık Türk su ürünleri talep etti. En dikkat çekici ihracat artışımız yüzde 151’le Japonya’ya oldu. 2025 yılı ilk çeyreğinde 13,5 milyon dolarlık su ürünleri gönderdiğimiz Japonya’ya 2026’nın ocak-mart döneminde 33,7 milyon dolarlık ihracat yaptık. ABD 32 milyon dolarlık, Almanya 19 milyon dolarlık İspanya 13 milyon dolarlık, Güney Kore 11,5 milyon dolarlık su ürünleri talebiyle ilk 10 ülke arasında yer aldılar. Su ürünleri ihraç ettiğimiz ülke sayısı 72’ye ulaştı” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Muratbey, Yeni Pazarlar için 2026’da Uzak Doğu’ya Ağırlık Veriyor Haber

Muratbey, Yeni Pazarlar için 2026’da Uzak Doğu’ya Ağırlık Veriyor

Muratbey, peynire olan ilginin son yıllarda arttığı Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli stratejiyle yayılmayı hedefliyor. Türkiye’nin yenilikçi peynir markası Muratbey, 2008 yılından bu yana 300’ün üzerinde ürün çeşidini beş kıtada onlarca ülkeye ulaştırıyor. İhracatının yaklaşık yüzde 87’sini Avrupa ve Orta Doğu ülkelerine yapan Muratbey, Uzak Doğu ve Amerika’ya yönelik satışlarda da güçlü bir ivme yakaladı. 2026 yılına yönelik ihracat hedeflerini büyüttüklerini ifade eden Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol “Halihazırda Avrupa Birliği ve Ortadoğu ülkeleri, ABD ve Türk Cumhuriyetleri ağırlıklı olmak üzere 5 kıtaya ihracat yapıyoruz. Tüm dünyayı Muratbey’in sağlıklı, inovatif, kaliteli ve leziz peynirleriyle buluşturmayı hedefliyoruz. Peynir kategorisinde ilk marka olduğumuz Turquality programının kattığı güçle 2018’den bu yana Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, Bulgaristan, Romanya ve İsveç başta olmak üzere Avrupa’ya peynir ihracatımız yükselen bir grafikle sürüyor. Amerika ve Avrupa pazarlarında sürdürdüğümüz istikrarlı büyümeyi Asya’da da inovasyon odaklı ürün stratejilerimizle destekliyoruz.” değerlendirmesini yaptı. “Uzak Doğu yolculuğumuzu, Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz” Muratbey olarak 2026 hedeflerini, 2026–2028 Orta Vadeli Programı’nda öngörülen ihracat ve sektörel hedeflerle uyumlu olarak şekillendirdiklerini ifade eden Necmi Erol, “Ülkemizdeki, çiğ süt arzı, kalite ve üretimin yanı sıra soy kütüğü/süt işletmeciliği destekleri, sektörde 2026’ya dönük iyimserliği artırdı. Yeni pazarlara erişmek amacıyla son dönemde Uzak Doğu’ya ağırlık veriyoruz. Çin’de ihracat izni alan ilk Türk süt ve süt ürünleri firmalarından biri olarak başladığımız Uzak Doğu yolculuğunu, Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz. Bu doğrultuda peynire olan ilginin son dönemde arttığı Japonya hedeflediğimiz pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Çin ve Güney Kore’de olduğu gibi Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli bir strateji izliyoruz. Well-being, sağlıklı yaşam ve modern beslenme trendleriyle uyumlu zengin ürün portföyümüzü, farklı gramaj ve ambalaj seçenekleriyle yerel tüketicinin talebine göre oluşturuyoruz.” şeklinde konuştu. “İhracatta katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz” Büyümede Ar-Ge yatırımlarının stratejik önem taşıdığını vurgulayan Erol, “İhracatta hacimle birlikte katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz. Uluslararası fuarlarda elde ettiğimiz güçlü temaslar ve ürünlerimize yönelik büyük ilgi, Muratbey’in bilinirliğine önemli katkılar sağladı. Hedeflediğimiz pazarları, toplumu ve kültürel yapıyı derinlemesine inceliyoruz. Geleneksel Türk peynirlerinin yanı sıra inovatif peynirlerimizle yerel kültürle bağ kurmanın yollarını geliştiriyoruz. Bunu bazen yerel mutfak kültürüne uygun peynir bazlı tarifleri öne çıkararak bazen de kültürel uyumu gözeten iletişim diliyle sağlıyoruz. Tüm bu adımları, Türk peynirlerini küresel gıda sahnesinde farklılaştıracak önemli bir adım olarak görüyoruz. Böylelikle sektörümüzün uluslararası pazarlara açılmasına ve katma değerli ürün payının artırılarak Türk ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlıyoruz.” dedi. Necmi Erol; ABD, AB ve Uzak Doğu pazar paylarını genişletirken enerji verimliliği, sürdürülebilirlik, inovatif ürün geliştirme odaklı Ar-Ge ve üretim yatırımlarıyla marka yatırımlarını artırmayı önceliklendirdiklerini vurgulayarak, “2025’de yüzde 30 olan istihdam artışını 2026’da yeni ürün projeleriyle yaklaşık yüzde 20 artırmayı öngörüyoruz.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Santa Farma'ya Global Yolculukta TURQUALITY Desteği Haber

Santa Farma'ya Global Yolculukta TURQUALITY Desteği

1944 yılında Edirnekapı’da temelleri atılan ve bugün üçüncü kuşağın yönetiminde “sağlık alanında, dünya pazarlarındaki yerel ihtiyaçları global standartlarla buluşturan, referans şirket olmak” vizyonuyla ilerleyen Santa Farma, Türk ilaç sanayisinin gücünü dünya pazarlarına taşımaya hazırlanıyor. 80 bin metrekarelik alan üzerine kurulu 40 bin metrekarelik modern üretim tesisi ve T.C. Sağlık Bakanlığı onaylı Ar-Ge merkezine sahip olan Santa Farma, TURQUALITY destek programına dahil edilerek uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü perçinliyor. Şirket, akut ürünlerden kardiyometabolik hastalıkların tedavisine uzanan geniş uzmanlık alanını ve Türkiye’yi ilk biyoteknolojik ilaçla tanıştıran öncü kimliğini, küresel arenada daha da etkili bir şekilde konumlandıracak. TURQUALITY destek programı dahilinde hazırlanan 5 yıllık "Gelişim Yol Haritası", Santa Farma’nın 2020 yılında Avrupa’da başlattığı stratejik iş birliklerini ve uluslararası genişleme planlarını bir üst seviyeye taşıyacak. Bu süreç, şirketin yerel ihtiyaçları global standartlarla buluşturma vizyonuna stratejik bir ivme kazandıracak. Sami Kiresepi: "Vizyonumuz referans şirket olmak" Santa Farma CEO’su Sami Kiresepi, TURQUALITY başarısını şu sözlerle değerlendirdi: "Bizim yolculuğumuz 80 yılı aşkın süre önce 'sağlığa sağlıklı hizmet verme' sözümüz ile başladı ve bu söz bugün hala yolumuzu aydınlatıyor. TURQUALITY programına kabul edilmemiz, üç kuşaktır titizlikle koruduğumuz etik değerlerimizin ve üretim gücümüzün küresel ölçekte kabul görmesinin bir yansımasıdır. Bu programın sunduğu vizyoner destekle; kendi topraklarımızdan doğan bilgi birikimimizi, yurt dışında büyüme stratejilerimizle birleştiriyoruz. Santa Farma’yı dünya pazarlarında güvenin ve bilimin simgesi bir 'referans şirket' yapma hedefimize her zamankinden daha yakınız." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF) 2026 kapılarını açtı Haber

Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF) 2026 kapılarını açtı

Dünya mobilya sektörünü İstanbul’da bir araya getiren, sektörünün en prestijli ilk 3 buluşmasından biri olan ve heyecanla beklenen Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF 2026) düzenlenen tören ve yoğun katılımla kapılarını açtı. Fuarın açılış töreni Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç ev sahipliğinde Ticaret Bakanı Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat ve İstanbul Valisi Sayın Davut Gül’ün teşrifleri, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Sayın Mustafa Gültepe ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Sayın Şekib Avdagiç’in katılımları ile gerçekleşti. Modern ve modüler mobilyalardan lüks tasarımlara, ofis-otel ve dış mekân mobilyalarından yatak, çocuk ve genç odası koleksiyonlarına kadar sektörün tüm ürün gruplarını tek çatı altında buluşturan fuarın açılış töreninde konuşan MOSFED Başkanı Ahmet Güleç; dünya yeni bir döneme girerken, ticaret dengeleri değişirken ve tedarik zincirleri yeniden şekillenirken; İstanbul ve Türkiye’nin sahip olduğu üretim kapasitesi, esnekliği ve coğrafi avantajlarıyla önemli fırsatlar sunduğunun altını çizdi. Güleç, “Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı, işte bu fırsatların somutlaştığı, ticaretin, tasarımın ve vizyonun aynı zeminde buluştuğu güçlü bir platform. IIFF 2026’da Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan gelen toplam 3.000 marka, en yeni ürün ve koleksiyonlarını 150’yi aşkın ülkeden gelen alıcılar ve sektör profesyonelleriyle buluşturuyor. Bu tablo bize çok net bir gerçeği gösteriyor: Bugün dünya mobilyasının ticareti, iş birlikleri ve vizyonu İstanbul’da şekilleniyor” dedi. Küresel pazarlarda söz sahibi olan bir sektör Türkiye mobilya sektörünün sürdürülebilirlik odağında dönüştüğünün ve ihracatta güçlenerek yoluna devam ettiğini belirten MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, “IIFF 2026’da sergilenen her ürün; yalnızca ahşap, metal ya da kumaştan değil, tasarımdan, emekten, bilgi birikiminden ve vizyondan üretildi. Dünya büyük bir dönüşümden geçiyor. Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, bir zorunluluk. Doğaya saygılı üretim, sorumlu kaynak kullanımı ve uzun ömürlü tasarım anlayışı; bugün Türk mobilya sektörünün küresel rekabet gücünün temel unsurları arasında. Türk mobilya sektörü; geleneğinden aldığı ilhamı modern tasarımla buluşturan, el işçiliğini ileri üretim teknolojileriyle birleştiren çok güçlü bir noktaya ulaştı. Artık yalnızca üreten değil; tasarlayan, yenilik geliştiren ve küresel pazarlarda söz sahibi olan bir sektörden söz ediyoruz. Hedefimiz net: Türk mobilyasını; tasarımıyla, kalitesiyle ve sürdürülebilirliğiyle dünyada referans alınan bir marka hâline getirmek. Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı, bu vizyonun en güçlü vitrini olmaya devam ediyor” dedi. İhracatçılarımızın yanındayız Türkiye’nin her geçen gün ihracat başarısını artırdığını ve bu başarıda mobilya sektörünün önemli bir söz sahibi olduğunu belirten Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat: “Mobilya sektörümüz, ürettiği nihai ürünlerle ekonomimize önemli bir katma değer kazandırmakta ve 20 yılı aşkın süredir net ihracatçı konumunu başarıyla sürdürmektedir. 2025 yılında mobilya ihracatımız, bir önceki yıla göre yüzde 1,8 oranında artış göstererek yaklaşık 4,6 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Ülkemiz, dünyada en fazla mobilya ihracatı gerçekleştiren ilk 10 ülke arasına girmeyi başarmıştır. Mobilya sektörümüz özelinde bugüne kadar 42 farklı iş birliği kuruluşu tarafından yürütülen toplam 68 UR-GE projesini destek kapsamına almış bulunuyoruz. Bu projelerden, 17 tanesi ise halihazırda aktif olarak yürütülüyor. Her bir sektörün ve hedef pazardaki ithalatçı ülkelerin kendine özgü dinamikleri dikkate alınarak, Türk malı ve hizmeti imajını daha da güçlendirmek amacıyla titizlikle tasarlanan Turquality® tanıtım projelerimizden biri, mobilya sektörüne yönelik “Heartmade Furniture” Turquality® Tanıtım Projesi’dir. Bu proje, sektörümüzün “kalbiyle ürettiği Türk mobilyasını dünyaya tanıtma” vizyonunu yansıtmaktadır. Diğer taraftan, “Yeşil Mutabakata Uyum Projesi” (Responsible®️ Programı) desteğimiz ile firmalarımız tarafından alınan danışmanlık hizmeti giderlerini destekliyor, söz konusu desteğimizi önümüzdeki dönemde de ihracatçılarımızın dönüşüm ihtiyaçları doğrultusunda daha etkin ve kapsayıcı hâle getirmeyi hedefliyoruz. Responsible® Programı kapsamında halihazırda 134 firma yer almakta olup bu firmalarımızdan 10’u mobilya sektöründe iştigal etmektedir” dedi Dünya mobilyasının kalbinin attığı şehir: İstanbul Fuarla ilgili değerlendirmelerde bulunan İstanbul Valisi Davut Gül: “İstanbul’umuz ticaretin merkezi, dünyaya açılan kapımız. Türkiye’nin her tarafında dünyanın her tarafında üretenler İstanbul’da görücüye çıkıyor. Türkiye açısından mobilya sektörü özellikle; ihracatın fazla olmasının ötesinde, emek yoğun bir sektör olması, hammaddesinin yerli malzemeler olması açısından da çok kıymetli. İnanıyorum ki fuarımızın ilave alanları da yapıldığında dünyadaki sayılı fuarlardan bir tanesi olacak” dedi. Mobilyanın yeni ticaret başkentinin İstanbul olduğunu belirten TİM Başkanı Mustafa Gültepe: “Bugün Köln Fuarı zayıflarken, Milano yerinde sayarken; İstanbul Mobilya Fuarı büyüyorsa, Koleksiyonlarımızı sergilemeye salonlar yetmiyorsa, dünyanın dört bir yanından binlerce alıcı buraya geliyorsa bunun tek bir anlamı var: “Mobilyanın yeni ticaret başkenti İstanbul’dur.” Kaliteli bir ürün üretmek işin sadece yarısı. O ürünü hak ettiği şekilde tanıtabildiğimizde, doğru alıcıyla buluşturduğumuzda işi tamamlamış oluyoruz. İstanbul Mobilya Fuarı’nda işte tam da bunu yapmaya çalışıyoruz. Türk mobilya sektörünün üretim ve tasarım gücünü, kalitesini dünyanın dört bir yanından gelen alıcılara tanıtıyoruz” derken, İTO Başkanı Şekib Avdagiç: “Verimliliğiyle, kalitesiyle ve ihracat kapasitesiyle “Türk mobilya sektörü” adından söz ettiriyor. Bunun önemli bir nedeni var: Mobilya sektörümüz çağın gereklerine adapte olmayı başaran sektörlerin başında geliyor. Kamu–özel sektör ve tasarım ekosistemimiz birlikte hareket ettiğinde ve ayrıca dijital ve yeşil dönüşümü gerçekleştirdiğimizde mobilya sektörümüz, Türk tarzını tüm dünyada yaygınlaştıracaktır. Mobilyada rekabetin sadece fiyata odaklandığını düşünmüyorum. Fiyatla birlikte, nitelikli ürün, hızlı teslimat, güçlü tasarım ve daha da önemlisi ‘güvenilir tedarikçi’ kimliği de önemlidir. Bu özellikler bizde var ve bizim sektördeki en büyük avantajlarımızdır. Son rakamlar gösteriyor ki, Kuzey Amerika ve Avrupa pazarları dünya mobilya ticaretindeki yüksek talep düzeylerini koruyor. Yani bizim gibi ihracatçı ülkeler açısından “stratejik hedef pazarlar” olmayı sürdürüyorlar. Türk firmalarının bu fırsatı da değerlendirmesi gerekiyor. Bu fuarın ziyaretçileri görecektir ki, biz bu fırsatları değerlendirecek güçteyiz. İstanbul Mobilya Fuarı’nı bu hedeflere ulaşılacağının müjdecisi olarak görüyorum. Bu fuarın, Türk mobilya sektörünün küresel pazarlardaki algısını şekillendiren, markalaşma sürecini hızlandıran ve uzun vadeli ihracat stratejilerine zemin hazırlayan önemli bir kaldıraç işlevi gördüğüne inanıyorum” dedi. 150’den fazla ülkeden 150 bini aşkın profesyonel ziyaretçi “Sürdürülebilirlik” temasıyla kapılarını açan IIFF 2026, 150’den fazla ülke ve bölgeden 150 bini aşkın profesyonel ziyaretçiyi ağırlayacak. İç mimarlar, dekoratörler, zincir mağaza yöneticileri, ithalat ve ihracat profesyonelleri, otel satın alma yöneticileri ve tasarımcıların yoğun ilgi gösterdiği fuar, yeni iş birliklerine ve ihracat fırsatlarına kapı aralayacak. Sürdürülebilir üretim anlayışı, yenilikçi tasarımlar ve ihracat odaklı yaklaşımı bir araya getiren fuar; modern ve modüler mobilyalardan lüks tasarımlara, ofis-otel ve dış mekân mobilyalarından yatak, çocuk ve genç odası koleksiyonlarına kadar sektörün tüm ürün gruplarını tek çatı altında buluşturuyor.

Kalyon PV’den Bir İlk Daha Haber

Kalyon PV’den Bir İlk Daha

Türkiye’nin global markalar oluşturma vizyonuna katkı sağlamak amacıyla Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen TURQUALITY Destek Programı kapsamına alınan Kalyon PV, yüksek katma değerli üretim gücünü ve uluslararası pazarlardaki marka potansiyelini daha da ileri taşımayı hedefliyor. Bu kapsamda Kalyon PV; tanıtım, fuar katılımı, hedef pazara yönelik danışmanlık ve pazar araştırması gibi alanlarda birçok destekten yararlanabilecek. Kalyon PV; TURQUALITY kapsamına alınmasıyla birlikte küresel büyüme stratejilerini daha güçlü bir zeminde hayata geçirme fırsatı yakalayacak. Programın sunduğu hedef pazar bazlı ve uzun vadeli destek mekanizmaları, Kalyon PV’nin uluslararası pazarlarda sürdürülebilir bir marka olmasına katkı sağlayacak. Özellikle kurumsal altyapının güçlendirilmesi, marka yönetimi yetkinliklerinin geliştirilmesi ve küresel rekabet gücünün artırılması, bu sürecin temel odak alanları arasında yer alıyor. Gelişim Yol Haritası Desteği ile şirketin uluslararasılaşma sürecinin sistematik, ölçülebilir ve stratejik bir çerçevede ilerlemesi hedefleniyor. Tüm dünyada ülkemizi temsil edecek Yerli ve milli üretim anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren Kalyon PV, yüksek verimliliğe sahip ingot, wafer, güneş hücresi ve panel üretimi yapması, ileri teknoloji yatırımları gerçekleştirmesi ve entegre üretim altyapısıyla Türkiye’nin yanı sıra, küresel güneş enerjisi sektörünün de iddialı oyuncuları arasında yer almayı amaçlıyor. Bu bağlamda TURQUALITY Programı, Kalyon PV’nin uluslararası pazarlarda marka bilinirliliğini artırmasına, güvenilir ve yüksek teknolojiye sahip bir Türk markası algısını pekiştirmesine olanak sağlayacak. “Ülkemizin ekonomik kalkınmasına somut katkılar sağlayacağız.” Kalyon PV Genel Müdürü Dr. İhsan Kulalı konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kalyon PV olarak kurumsallaşma ve büyüme yolculuğumuza ivme kazandıracak her fırsatı değerlendiriyoruz. TURQUALITY Programı’na dahil olmamız, Kalyon PV’nin kurumsal altyapısının, yönetim yetkinliklerinin ve uluslararası pazarlara yönelik büyüme stratejisinin güçlü bir temele dayandığının somut bir göstergesi. Yüksek teknolojili üretim kabiliyetimiz, sürdürülebilirlik odağımız ve yerli üretim gücümüzle, güven veren ve uzun vadeli değer yaratan bir marka olduğumuzu uluslararası arenada da göstermeyi hedefliyoruz. Bu program kapsamında sağlanan desteklerle, hedef pazarlardaki marka bilinirliğimizi artırmayı, yeni pazarlara giriş süreçlerimizi hızlandırmayı ve global ölçekte istikrarlı bir büyüme yakalamayı amaçlıyoruz. Kalyon PV olarak, Türkiye’yi güneş teknolojileri alanında uluslararası pazarlarda güçlü bir şekilde temsil etmeye ve TURQUALITY’nin gücü ile ülkemizin ekonomik kalkınmasına somut katkılar sağlamaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İhracatta Hedef Ülke Sayısı 60’a Yükseldi Haber

İhracatta Hedef Ülke Sayısı 60’a Yükseldi

2025 yılındaki hedef ülkeler; Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Azerbaycan, Bahreyn, Bangladeş, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, Bosna Hersek, Brezilya, Cezayir, Çekya, Çin Halk Cumhuriyeti, Endonezya, Etiyopya, Fas, Fildişi Sahili, Filipinler, Fransa, Gana, Güney Afrika Cumhuriyeti, Güney Kore, Hindistan, Irak, İspanya, İtalya, Japonya, Kamboçya, Kanada, Katar, Kenya, Kolombiya, Kuveyt, Libya, Malezya, Meksika, Mısır, Nijerya, Özbekistan, Pakistan, Peru, Portekiz, Romanya, Rusya Federasyonu, Senegal, Sırbistan, Suudi Arabistan, Şili, Tanzanya, Tayland, Tunus, Umman, Ürdün, Venezuela ve Vietnam 2026 yılında da yerlerini korurken, Filistin, Suriye, Slovakya, Macaristan ve Kuzey Makedonya listeye yeni giren ülkeler oldu. Ticaret Bakanlığı’nın Türk ihracatçılarının uluslararası arenada rekabetçiliklerinin artması adına her yıl 16 kalemde devlet destekleri verdiğini dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, yurtdışı fuar, TURQUALITY, sektörel ticaret heyetleri, tarım, URGE, yurt içi fuar katılımı, pazara giriş, birim kira ve E-İhracat desteğinin öne çıktığını vurguladı. Hedef ülkeler EİB'nin ihracatından yüzde 73 pay aldı Hedef ülkelere yönelik düzenlenen fuar katılımı ve sektörel ticaret heyetlerinde Ticaret Bakanlığı’nın 20 puan ilave destek verdiğini, hedef sektörlerdeki firmaların ilave 5 puan daha destek aldığını vurgulayan Eskinazi, “Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2025 yılının 11 aylık döneminde gerçekleştirdiği 16 milyar 860 milyon dolarlık ihracatın 12 milyar 250 milyon dolarlık yüzde 73’lük büyük dilimi hedef ülkelere yapıldı. 2026 yılında bu çizgiyi sürdürmek istiyoruz” dedi. Ticaret Bakanlığı’nın devlet destekleri için 2025 yılında bütçesinde 33 milyar TL kaynak ayırdığı bilgisini veren Eskinazi, Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yılı için destek tutarını 45 milyar TL’ye çıkardığını, ihracatçılar olarak beklentilerinin Türkiye’ye kazandırdıkları döviz tutarının yüzde 1’inin ihracata destek olarak kanalize edilmesi olduğunu ifade etti. EİB 2025 yılında 30 fuar ve sektörel ticaret heyetine imza attı Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2025 yılı etkinlikleri hakkında da bilgi veren Eskinazi, 2025 yılında 17 fuara milli katılım organizasyonu ve 13 sektörel ticaret heyeti gerçekleştirdiklerini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.