Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Turquality

Kapsül Haber Ajansı - Turquality haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turquality haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Egeli Yaş Meyve Sebze Sektörü İhracatını 572 Milyon Dolara Taşıdı Haber

Egeli Yaş Meyve Sebze Sektörü İhracatını 572 Milyon Dolara Taşıdı

Egeli yaş meyve sebze ihracatçıları Japonya ve Güney Kore'ye düzenleyeceği ticaret heyetiyle Uzak Doğu açılımını hızlandırıyor. Sektör, Çin pazarının yeniden açılmasıyla Türk kirazı için önemli bir fırsat doğmasını bekliyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2025 yılını sektörümüz adına başarılı bir yıl olarak değerlendiriyoruz. Üyelerimizin emeği ve alın teriyle, 128 ülkeye 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve, sebze ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdik. Bu performansla Birliğimiz, Ege Bölgesi'nde bitkisel ürün ihracatının lideri konumunu korumuştur. Türkiye'nin toplam yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatının yaklaşık beşte biri Birliğimiz üyeleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar yüzü aşkın ürünümüz dünya pazarlarına ulaşmıştır. Bu tablo, Ege topraklarının bereketini ve üyelerimizin küresel rekabet gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Üreticisinden ihracatçısına kadar bu zincirde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” dedi. En fazla ihraç edilen ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali 2026 yılına da güçlü bir başlangıç yaptıklarını vurgulayan Başkan Balık, 2025 yılının Ocak–Haziran döneminde 559 milyon dolar olan ihracatın 2026 yılının aynı döneminde 572 milyon dolara yükseldiğini söyledi. Cengiz Balık, “Küresel ekonomideki tüm belirsizliklere ve lojistik zorluklara rağmen elde edilen bu artış, sektörümüzün dayanıklılığının ve üyelerimizin azminin en somut göstergesidir. Bu dönemde yaş meyve ve sebze grubunda en fazla ihraç ettiğimiz ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali olmuştur. Özellikle kirazda ulaştığımız kalite ve pazar çeşitliliği, Türk kirazını dünya sofralarının aranan ürünü haline getirmiştir. Meyve sebze mamulleri grubunda ise kuru domates, kornişon turşusu, biber turşusu, sebze konserveleri ve elma suyu ihracatımızın lokomotif ürünleri olmuştur.” diye konuştu. Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş ülke Başkan Balık, “En fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler sıralamasında Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş sırada yer almaktadır. Bu tablo, hem geleneksel pazarlarımızdaki güçlü konumumuzu koruduğumuzu hem de okyanus ötesi pazarlarda kalıcı bir varlık oluşturduğumuzu göstermektedir. Pazar çeşitlendirme stratejimiz kapsamında fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına ağırlık veriyoruz. 2025 yılı ve 2026 yılının ilk çeyreğinde fuar ve heyet katılımlarımız kesintisiz devam etmiştir. Birliğimizce yürütülen UR-GE projesi kapsamında İngiltere, Norveç ve Kanada'ya ticaret heyetleri düzenledik. Turkish Tastes Turquality projemiz kapsamında ise ürünlerimizin Amerika Birleşik Devletleri'nde prestijli ortamlarda tanıtılması için yoğun bir çalışma yürüttük.” dedi. Japonya ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyeti Pazar çeşitlendirmede bir sonraki adımın Uzak Doğu olacağı bilgisini veren Balık sözlerine şöyle devam etti: “20-29 Kasım 2026 tarihleri arasında Japonya ve Güney Kore'ye yönelik sektörel bir ticaret heyeti düzenleyeceğiz. Yüksek alım gücüne ve kaliteli ürüne değer veren tüketici profiline sahip bu iki önemli pazarda, üyelerimizin potansiyel alıcılarla ikili iş görüşmeleri gerçekleştirmesini ve ürünlerimizin tanıtımını en etkin şekilde yapmasını hedefliyoruz. Uzak Doğu pazarlarında kalıcı bir varlık oluşturmanın, sektörümüzün uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz.” Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz Kiraz özelinde önemli bir gelişmeyi de paylaşan Başkan Balık, Türkiye'den Çin Halk Cumhuriyeti'ne kiraz ihracatının yeniden başlatılmasına yönelik çalışmalar kapsamında şunları anlattı: “Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi'nden teknik uzmanlardan oluşan bir heyet, 22-28 Haziran 2026 tarihleri arasında ülkemizi ziyaret ederek kiraz bahçelerinde, paketleme tesislerinde ve soğuk işlem ile fumigasyon uygulama merkezlerinde incelemelerde bulunmuştur. Heyete, kirazımızın bahçeden sofraya uzanan izlenebilirlik süreci ve gıda güvenliği uygulamalarımız yerinde aktarılmıştır. Heyetin hazırlayacağı rapor doğrultusunda Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz. Yılda yaklaşık 600 bin ton kiraz ithal eden ve dünyanın en büyük kiraz ithalatçısı konumundaki Çin pazarının açılması sürecinin olumlu sonuçlanmasının, Türk kirazına yepyeni bir ufuk açacağına inanıyoruz.” Cengiz Balık, “Bu güzel performansın asıl sahibi, üreticisinden ihracatçısına kadar emek veren tüm üyelerimizdir. Kendilerine, Birliğimizin değerli çalışanlarına, desteklerini her zaman yanımızda hissettiğimiz Ticaret Bakanlığımıza, Tarım ve Orman Bakanlığımıza, ve iş birliği yaptığımız tüm kurumlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EİB'nin İhracatçılara Ulaştırdığı Devlet Desteği Altı Ayda 1,6 Milyar TLye Ulaştı    Haber

EİB'nin İhracatçılara Ulaştırdığı Devlet Desteği Altı Ayda 1,6 Milyar TLye Ulaştı  

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2025 yılı ilk yarısında ihracatçı firmalar ve iş birliği kuruluşlarının bin 704 dosyasını sonuçlandırarak 1 milyar 60 milyon liralık devlet desteğinin ihracatçılarımıza ulaşmasını sağladıkları bilgisi verdi. 2026 yılının ilk yarısında devlet desteklerinde daha yüksek seviyelere ulaştıklarının altını çizen Öztürk, “2026 yılının ilk yarısında İhracata Yönelik Devlet Destekleri kapsamında 2 bin 325 firma veya iş birliği kuruluşuna, 1 milyar 575 milyon TL hakediş verilmesine aracılık ettik. İhracatçılarımıza ulaştırdığımız devlet destekleri tutarında yüzde 49’luk artışa ulaştık. Firmalarımızın devlet desteklerinden daha çok yararlanmaları için 2025 yılında görev sahamızdaki 7 ilde 8 bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdik ve devlet desteklerini ihracatçı firmalarımıza anlattık” şeklinde konuştu. Küresel ticarette rekabet koşullarının her geçen gün ağırlaştığını belirten Başkan Öztürk, devlet desteklerinin ihracatçı açısından artık bir teşvikten öte stratejik bir rekabet enstrümanı haline geldiğini ve ihracatçılar için can suyu hüviyetinde olduğunun altını çizdi. Yurt dışı fuar katılımları, TURQUALITY ve Küresel tedarik zinciri destekleri ilk üçte 2026 yılının ilk yarısında en yüksek destek tutarının 523,7 milyon TL ile yurt dışı fuar katılımı desteklerinde olduğu bilgisini veren Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü; “TURQUALITY Programı kapsamında 301,4 milyon TL, Küresel tedarik zinciri desteği 190,8 milyon TL, yurt içi fuar katılım desteği 162 milyon TL, pazara giriş belgeleri için 107,8 milyon TL, birim kira desteğinde 89,1 milyon TL, e-ihracatta ise 45,3 milyon TL destek sağladık. Firmaların kümelenerek ihracat yetkinliklerini artırdıkları, katma değerli ihracata katkı sağlayan UR-GE Proje Desteklerinin 2,5 milyon TL'den 45,1 milyon TL'ye yükselmesi memnuniyet verici. Türkiye'nin küresel pazarlarda daha güçlü konuma gelebilmesi için destek bütçesinin de ihracatla paralel büyümesini istiyoruz. Günümüzde 278 milyar doları mal ihracatı olmak üzere hizmet ihracatıyla birlikte yıllık 400 milyar dolar dövizi ülkemize kazandırıyoruz. İhracat gelirimizin yüzde 1’i oranında ihracata destek verilmesini istiyoruz. Devlet destekleri bütçesinin Türkiye'nin toplam ihracatının en az yüzde 1'i seviyesine yükseltilmesi, ihracatçımızın uluslararası rekabet gücünü önemli ölçüde artıracaktır." Döviz dönüşüm desteği yüzde 5’e yükseltilmeli Finansmana erişim maliyetlerinin yüksek seyrettiği mevcut dönemde ihracatçının nakit akışını destekleyecek yeni uygulamalara ihtiyaç bulunduğunu da vurgulayan Öztürk, TCMB’nin ihracatçılar için yüzde 3 olarak uyguladığı döviz dönüşüm desteğinin mevcut seviyesinin yeterli olmadığını belirterek, döviz dönüşüm desteğinin yüzde 5'e yükseltilmesi ve yıllık ilan edilmesi çağrısını yineledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Egeli Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçılarından 2026’nın İlk Yarısında 949 Milyon Dolar İhracat  ​​​​​​​ Haber

Egeli Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçılarından 2026’nın İlk Yarısında 949 Milyon Dolar İhracat  ​​​​​​​

Türkiye'nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının yarısını tek başına gerçekleştiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, sektörün ihracattaki lokomotif gücü olmayı sürdürdü. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Türkiye su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün 2025 yılında 4,04 milyar dolarlık ihracata ulaştığını açıklayarak, “Birliğimiz ise 1,84 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek Türkiye toplam ihracatının yaklaşık %45,5'ini tek başına gerçekleştirdi. 2026 yılının ilk altı ayına baktığımızda da bu güçlü performansın devam ettiğini görüyoruz. Türkiye genelinde sektörümüz 1 milyar 904 milyon dolar ihracat gerçekleştirirken, Birliğimiz yüzde 16 artışla 949 milyon dolar ihracata ulaştı. Böylece ülkemiz sektör ihracatının yarısı yine Ege İhracatçı Birlikleri tarafından gerçekleştirildi.” dedi. Türkiye geneli su ürünleri ihracatı yükselişini sürdürdü Türkiye geneli su ürünleri ihracatının ihracat birim fiyatlarındaki artışın da etkisiyle %14 artarak 1 milyar 110 milyon dolara ulaştığını söyleyen Başkan Demir, “Yumurta sektörümüz, kota artışı ve kuş gribi kaynaklı ihracatta yaşanan kısıtlamaların kalkmasıyla birlikte %70 artışla 287 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Buna karşılık kanatlı eti ihracatı uygulanan kısıtlamalar nedeniyle %41 azalarak 200 milyon dolara, süt ve süt ürünleri ihracatı ise artan maliyetler nedeniyle dünya fiyatları ile rekabet şansımız azaldığından %19 düşüşle 153 milyon dolara geriledi. Bal ihracatımız da %5 düşüşle 15 milyon dolar olarak gerçekleşti.” diye konuştu. Ege’de yumurta ihracatı sıçrama yaptı: yüzde 131 artış Ufuk Atakan Demir, “Birliğimiz özelinde ise; su ürünleri ihracatımız %14 artışla 755 milyon dolara ulaştı ve Türkiye'nin toplam su ürünleri ihracatının %68'i Birliğimiz üyeleri tarafından gerçekleştirildi. Yumurta ihracatımız %131 artışla 98 milyon dolara yükselirken; Kanatlı eti ihracatımız %19 azalışla 53 milyon dolar, süt ve süt ürünleri ihracatımız %31 azalışla 17 milyon dolar, bal ihracatımız ise %3 düşüşle 7 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Sektörümüz uzun yıllardır birçok önemli sorunla mücadele ediyor. Buna rağmen sektörümüz üretmeye, ihracat yapmaya ve yeni pazarlara ulaşmaya devam ediyor. Bu süreçte özellikle veteriner sağlık sertifikası bulunmayan ülkelere ihracatın önünün açılması amacıyla diplomatik ve teknik girişimlerimizi sürdürüyoruz.” dedi. Hedef 2026 sonunda 2 milyar dolar ihracat Başkan Demir, Türkiye genelinde su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün 2026 yılı ihracat hedefinin 4,3 milyar dolar, 2030 hedefinin ise 5 milyar dolar olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Birliğimiz olarak 2026 yılı sonunda 2 milyar dolarlık ihracata ulaşmayı hedefliyoruz. Su ürünleri özelinde ise Türkiye'nin ihracat hedefi 2027 yılında 2,7 milyar dolar, 2030 yılında ise 3,5 milyar dolar olarak belirlenmiştir. Bu hedeflere ulaşabilmek için yılın ikinci yarısında da yoğun bir uluslararası tanıtım programı yürütmeye devam edeceğiz. Eylül ayından itibaren Singapur'da düzenlenecek Dünya Yumurta Konferansı'nda, İspanya'daki Conxemar Fuarı'nda, Fransa'daki SIAL Paris Fuarı'nda, Çin Fisheries & Seafood Expo ve China International Import Expo'da sektörümüzü temsil edeceğiz. Bunun yanında Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi'nde, ülkemizi temsil ettiğimiz FEAP Genel Kurulu'nda, Türkiye'nin tek su ürünleri ihtisas fuarı olan Future Fish'te ve 7. Yumurta Zirvesi'nde de aktif olarak yer alacağız.” Turkish Seafood markası dünya sofralarında güçleniyor Ufuk Atakan Demir, “Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle yürüttüğümüz TURQUALITY projeleri kapsamında Türk gıda ürünlerinin küresel marka değerini artırmaya yönelik faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Özellikle ABD pazarında düzenlediğimiz etkinliklerle Türk lezzetlerini şeflere, satın almacılara, sektör profesyonellerine ve tüketicilere tanıtıyoruz. Ege, İstanbul ve Akdeniz İhracatçı Birlikleri iş birliğiyle yürüttüğümüz Turkish Seafood TURQUALITY Projesi kapsamında da yalnızca Türk su ürünlerinin tanıtımına odaklanan kapsamlı çalışmalar gerçekleştiriyoruz.” dedi. Seafood Expo Global Barcelona, Seafood Expo North America Boston ve Amsterdam Private Label Show gibi dünyanın en prestijli fuarlarında tadım etkinlikleri düzenlediklerini vurgulayan Demir, dünyaca ünlü şefler ve influencer'larla iş birlikleri gerçekleştirdiklerini dijital iletişim çalışmaları yürüttüklerini ve uluslararası sektör yayınlarında Turkish Seafood markasını görünür kıldıklarını sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Gıda Sektörü ABD'de 5 Milyar Dolar İhracat Hedefi İçin Atağını Sürdürüyor Haber

Türk Gıda Sektörü ABD'de 5 Milyar Dolar İhracat Hedefi İçin Atağını Sürdürüyor

Ege İhracatçı Birlikleri koordinasyonunda ve Ticaret Bakanlığı'nın onayıyla gerçekleştirilen Türkiye Milli Katılım Organizasyonu kapsamında, 28-30 Haziran 2026 tarihleri arasında New York'ta düzenlenen Summer Fancy Food Show 2026 Fuarında Türk gıda ürünleri yoğun ilgi gördü. Bu yıl 70'incisi düzenlenen ve ABD'nin en prestijli uluslararası gıda fuarlarından biri olarak kabul edilen Summer Fancy Food Show’da Türkiye, 49 firmanın yer aldığı milli katılım organizasyonuyla, İHBİR UR-GE Kümesi'nden katılan 13 firma ile birlikte toplam 62 katılımcıyla güçlü bir şekilde temsil edildi. Türkiye pavilyonu, Javits Center'da iki ayrı katta toplam 836 metrekarelik alanda ziyaretçileri ağırlarken, Turkish Tastes Projesi kapsamında oluşturulan 74 metrekarelik canlı mutfak ve tadım alanı, fuarın en yoğun ilgi gören bölümlerinden biri oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, ABD’nin yıllık 240 milyar dolarlık gıda ithalatı yapan dünyanın en büyük pazarlarından biri olduğunu söyleyerek, “Türk gıda sektörü olarak bu dev pazardan aldığımız payı daha da artırmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin ABD’ye Ocak-Haziran döneminde su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 79 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu ihracatın yüzde 70’ini temsil eden 56 milyon dolarlık kısmı ise yüzde 5 artışla Birliğimiz tarafından gerçekleştirildi. Hedefimiz ABD'ye Türkiye geneli gıda ihracatımızı 5 milyar dolar seviyesine taşımak. 2019 yılından bu yana Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altında faaliyet gösteren altı Gıda Birliğimizle yürüttüğümüz Turkish Tastes Projemiz başlamasından bu yana proje kapsamındaki ürün gruplarında ABD'ye ihracatımız her yıl artış gösterdi. Son beş yılda ABD'ye toplam gıda ihracatımızı yüzde 121 artırarak 781 milyon dolardan 1 milyar 727 milyon dolara çıkardık. Bu başarı, doğru tanıtım stratejileri ve sürdürülebilir pazarlama faaliyetlerimizin sonucudur." dedi. Turkish Tastes deneyimi büyük ilgi gördü Başkan Demir, fuarda Türk mutfağını deneyimleten kapsamlı bir tanıtım organizasyonu gerçekleştirdiklerini ifade ederek şöyle değerlendirdi; "Turquality desteğiyle yürüttüğümüz Turkish Tastes Projemiz kapsamında beş ünlü şef, bir şarap uzmanı ve bir zeytinyağı uzmanıyla üç gün boyunca canlı mutfak gösterileri düzenledik. Türk kahvesinden zeytinyağına, kuru meyvelerden deniz ürünlerine, bakliyattan baharatlara kadar geniş ürün yelpazemizi profesyonel alıcılara tattırdık. Tadım etkinliklerinin firmalarımızın yeni ticari bağlantılar kurmasında son derece etkili olduğunu memnuniyetle gözlemledik. Turkish Tastes Projemiz kapsamında ABD pazarında gerçekleştirilen tanıtım faaliyetleri önümüzdeki dönemde de artarak devam edecek. Türk gıda ürünlerinin kalite, sürdürülebilirlik ve güvenilir tedarik gücüyle ABD pazarında daha güçlü bir konuma ulaşacağına inanıyoruz.” Türkevi'nde Türk lezzetleri buluşması Summer Fancy Food Show ile eş zamanlı olarak New York Türkevi'nde düzenlenen özel resepsiyonda; üst düzey şefler, satın alma yöneticileri, ithalatçılar, distribütörler, brokerlar, sektör temsilcileri ve uluslararası basın mensupları ağırlandı. New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Nazal ile Ticaret Ataşeleri de Türkiye pavilyonunu ziyaret ederek katılımcı firmalarla bir araya geldi ve ABD pazarı hakkında değerlendirmelerde bulundu. "Ne yaparsanız yapın, nasıl yaparsanız yapın Türk gıda ürünlerini kullanın" Turkish Tastes Projesi kapsamında altı Gıda İhracatçı Birliğini temsilen New York Türkevi'nde konuşan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Bedri Girit, projenin temel felsefesini "Ne yaparsanız yapın, nasıl yaparsanız yapın Türk gıda ürünlerini kullanın." sözleriyle özetledi. Girit, "Turkish Tastes ile hedefimiz yalnızca Türk gıda ürünlerini tanıtmak değil, onları dünya mutfaklarının doğal ve vazgeçilmez bir parçası haline getirmektir. Şeflerden restoran zincirlerine, otellerden perakende sektörüne kadar gıda ekosisteminin tüm paydaşlarına Türk ürünlerinin kalite, güvenilirlik ve sürdürülebilir üretim gücünü anlatıyoruz. Dünyanın neresinde olursa olsun, hazırlanan her tabakta Türk gıda ürünlerinin yer almasını istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki Türk ürünleri yalnızca lezzetiyle değil; izlenebilir üretim altyapısı, zengin ürün çeşitliliği ve uluslararası kalite standartlarıyla da fark yaratıyor." dedi. Fuar süresince gerçekleştirilen şarap, zeytinyağı ve Türk kahvesi tadımları ile canlı mutfak gösterileri, sosyal medya üzerinden #TurkishTastes etiketiyle influencer iş birlikleri sayesinde on binlerce kişiye ulaştı. Türkiye'nin zengin ürün çeşitliliği sergilendi Türkiye pavilyonunda; Zeytin ve zeytinyağı, Kuru meyveler, Kuruyemiş, Deniz ürünleri, Bakliyat, Konserve ürünler, Meyve suları, Makarna, Dondurulmuş gıdalar, Baharatlar, Tatlı ve pastacılık ürünleri başta olmak üzere geniş ürün gamı uluslararası alıcılara tanıtıldı. Canlı mutfak gösterilerinde hazırlanan özel menüler sayesinde ziyaretçiler Türk ürünlerini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı bulurken, katılımcı firmalar çok sayıda yeni iş görüşmesi gerçekleştirdi. 62 firma Türkiye'yi temsil etti Türkiye Milli Katılım Organizasyonu kapsamında 49 firma fuarda yer aldı. Ayrıca İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin UR-GE Kümesi'nden katılan 13 firmayla birlikte toplam katılım 62'ye ulaştı. Fuarda Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Başkan Yardımcısı Bedri Girit, Yönetim Kurulu Üyeleri Mesut Ergül, Keskin Keskinoğlu, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Moiz Hemsi, Yönetim Kurulu Üyeleri Burak Hucuptan, Efe Beşe ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Davut Er, Türk gıda sektörünü uluslararası ziyaretçilere aktardı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Seranit TURQUALITY Programı’na Kabul Edildi Haber

Seranit TURQUALITY Programı’na Kabul Edildi

2021 yılından bu yana Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Marka Destek Programı’nı başarıyla yürüten Seranit, kurumsal gelişim sürecindeki bu disiplinli çalışmasının sonucunda dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olan TURQUALITY Programı kapsamına alındı. Dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olan TURQUALITY, Türkiye’nin küresel ölçekte rekabet edebilir markalar yaratma vizyonunun en stratejik halkasını oluşturuyor. Sadece üretim gücüyle değil; finansal performans, kurumsal yönetişim, inovasyon kapasitesi ve marka gücü gibi farklı alanlarda gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme süreçlerinden başarıyla geçen markaların kabul edildiği bu platform, Seranit’in uzun vadeli stratejik planlamasının bir ürünü olarak öne çıkıyor. Bu gelişme, şirketin sadece üretim gücüyle değil, aynı zamanda kurumsal altyapısı, tasarım vizyonu ve marka yönetimi süreçleriyle de dünya standartlarında olduğunu tescil ediyor. Yaklaşık beş yıl süren Marka Destek Programı döneminde ihracat pazarlarındaki etkinliğini artıran ve uluslararası rekabet gücünü yükselten Seranit, TURQUALITY ile bu başarıyı sürdürülebilir bir küresel liderliğe dönüştürmeyi hedefliyor. Marka Destek Programı’ndan TURQUALITY’ye: Planlı Bir Büyüme Hikayesi Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Seranit Genel Müdürü Bayram Nadir Erze, TURQUALITY Programı’na kabul edilmenin marka için tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı: “TURQUALITY Programı’na kabul edilmemiz, Seranit için sadece bir teşvik mekanizmasına dahil olmak değil, yıllardır titizlikle sürdürdüğümüz kurumsallaşma ve markalaşma yatırımlarımızın en üst düzeyde teyit edilmesidir. 2021 yılında dahil olduğumuz Marka Destek Programı ile başlayan bu nitelikli dönüşüm süreci, bugün bizi küresel arenada çok daha rekabetçi bir noktaya taşıdı. Seranit olarak artık Türkiye’nin sınırlarını aşan, uluslararası pazarlarda tercih edilen ve Türk kalitesini temsil eden bir dünya markası olma yolunda yeni ve çok daha güçlü bir döneme giriyoruz. Bu destekle birlikte yeni pazarlardaki büyüme ivmemizi hızlandıracak ve küresel marka yatırımlarımızı stratejik bir yaklaşımla artıracağız. Türk markasının uluslararası gücünü tüm dünyaya göstermeye kararlıyız.” Uluslararası Arenada Nitelikli Temsil Seranit, yeni dönemde odağını “Türkiye’de güçlü bir marka olmanın ötesine” taşıyarak, Türk seramik sektörünü küresel arenada en yüksek kalitede temsil etmeye odaklanıyor. TURQUALITY Programı’nın sağladığı ivmeyle birlikte, faaliyet gösterdiği tüm pazarlarda marka bilinirliğini artırmaya ve yüksek katma değerli ürünleriyle Türk seramik sektörünün küresel temsiline katkı sunmaya devam edecek olan Seranit, bu yeni dönemde tasarım, inovasyon ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle dünya pazarlarındaki payını artırmayı hedefliyor. Bu başarı, Seranit’in planlı büyüme ve sürdürülebilir küreselleşme ilkelerinin bir sonucu olarak konumlanırken, şirketin dünya genelindeki satış noktalarında, prestijli projelerde ve uluslararası fuarlarda sahip olduğu güçlü imajı bir üst seviyeye taşıması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TURQUALITY Uzmanları İhracata Omuz Verecek Haber

TURQUALITY Uzmanları İhracata Omuz Verecek

İhracat Akademisi tarafından, Ege İhracatçı Birlikleri ve İzmir Ticaret Odası iş birliğiyle düzenlenen “5. TURQUALITY® Uzmanı Eğitim Programı” İzmir Ticaret Odası’nda başladı. Eğitim programına katılan 172 isim önümüzdeki süreçte Ege Bölgesi’nin markalı ihracat yolculuğunda firmalara uzman olarak destek verecek. TURQUALITY Uzmanı Eğitim Programı açılışında konuşan İhracat Genel Müdür Yardımcısı Bülent Tuncer, 2025 yılının küresel belirsizliklerin arttığı ve korumacılığın güç kazandığı bir dönem olduğunu, buna rağmen, 2025’te mal ihracatımız 273,4 milyar dolarla rekor kırdığını, hizmetler ihracatımız ise 122,6 milyar dolara yükseldiğini vurguladı. Ticaret Bakanlığı olarak ülkemizin yatırım – istihdam – üretim – sürdürülebilir kalkınma politikasının en önemli bileşenlerinden olan ihracatın, tabana yayılması ve artırılmasına yönelik çok çeşitli faaliyetler yürüttüklerini dile getiren Tuncer, “2022 yılında 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar ile mal ticaretine yönelik tüm desteklerimizi bir çatı altına aldık ve mal ihracatçısı şirketlerimizin yurt dışı operasyonlarının neredeyse her aşamasının desteklenmesi hedefiyle çok kapsamlı bir destek paketi kurguladık. Bu karar içinde yurt dışı fuar katılımlarından, yurt dışı tanıtım faaliyetlerine; yurt dışında yer alan birimlerin kira ödemelerinden markalaşmaya yönelik gerçekleştirecekleri faaliyetlere, kurumsal kapasitenin geliştirilmesinden bilişim altyapısının yönetilmesine kadar çok geniş bir yelpazede destek mekanizmalarını yürütüyoruz. 2025 yılında 33 milyar TL’lik desteğimizi ihracatçılarımızın kullanımına sunduk. 2026 yılı için ise bu miktarı daha da artırarak 45 milyar TL’ye yükseltecek ve ihracatçılarımıza çok daha yüksek bir kaynakla buluşturacağız” şeklinde konuştu. Öztürk: “Devlet destekleri can suyu” TURQUALITY® Programını küresel marka olmak isteyen ihracatçı firmalar için hazırlanmış terzi işi stratejik bir destek programı olarak tanımlayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, devlet desteklerini de küresel rekabetin yoğunlaştığı bu dönemde ihracatçılarımız için adeta can suyu niteliği taşıdığını vurguladı. TURQUALITY Programının odağında; firmalarımızın markalaşma süreçlerini güçlendirmek, katma değerli üretim ve ihracatı artırmak ve Türk markalarını dünya pazarlarında daha güçlü bir konuma taşımanın yer aldığına dikkati çeken Öztürk; firmaların TURQUALITY® desteklerinden azami ölçüde yararlanmaları ve süreçleri sağlıklı şekilde yönetebilmeleri için uzman insan kaynağının önemine dikkat çekti. Öztürk, “Bu nedenle TURQUALITY® Uzmanı Eğitim Programı’nın İzmir’de düzenlenmesini son derece kıymetli buluyoruz. Marka ve TURQUALITY® Desteğine İlişkin Genelge kapsamında firmalarımıza tanıtımdan fuarlara, kurumsal altyapıya yönelik danışmanlık desteğinden istihdam desteğine, hedef pazara yönelik danışmanlık desteğinden birim desteğine, franchise desteğinden, Pazar araştırma raporları desteğine çok farklı destekler sunuluyor. Son dönemde destek kapsamına alınan sürdürülebilirlik danışmanlığı desteği de firmalarımızın kurumsal sürdürülebilirlik seviyelerini yükseltmeleri açısından son derece önemli katkılar sağlıyor” şeklinde konuştu. Türkiye’nin 282 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması ve ihracatçı firmaların uluslararası pazarlarda rekabetçi olabilmesi için devlet desteklerinin gerekliliğinin altını çizen Öztürk şöyle konuştu; “Ege İhracatçı Birlikleri olarak devlet desteklerinin ihracatçılarımıza daha etkin şekilde ulaşması adına yoğun bir çalışma yürütüyoruz. 2025 yılında 2,4 milyar TL tutarındaki devlet yardımının ihracatçılarımıza ulaşmasına aracılık ettik. 2024 yılında aracılık ettiğimiz 1 milyar 261 milyon TL’lik destek tutarına göre yaklaşık yüzde 90’lık bir artış anlamına geliyor. Bu desteklerden 2025 yılında Ege İhracatçı Birlikleri üyesi 2 bin 612 firma ve iş birliği kuruluşu yararlandı. 2025 yılında en fazla destek verilen başlıklar; 754,5 milyon TL ile yurt dışı fuar katılımları, 454,5 milyon TL ile TURQUALITY® projeleri ve 426 milyon TL ile tarım destekleri oldu” diyerek sözlerini noktaladı. Arıkan: “Stratejik bir destek mekanizması” Günümüz dünyasında ihracatın miktarının yanında, niteliğinin de önem taşıdığına vurgu yapan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan Arıkan, “Katma değerli üretim, markalaşma ve teknolojik dönüşümün, sürdürülebilir ihracat başarısının temel unsurları haline geldiğini görüyoruz. Bu kapsamda, ülkemizin en stratejik destek mekanizmalarından biri olan Turquality programı, Türk firmalarının küresel marka yolculuğunda kritik bir rol üstleniyor. Bu program sayesinde birçok Türk markamız, bugün dünyanın farklı coğrafyalarında önemli başarılara imza atıyor. Markalarımız sadece ürün ihraç eden değil, aynı zamanda küresel ölçekte değer yaratan, marka algısı oluşturan ve tüketici tercihlerini etkileyen güçlü oyuncular haline geliyor” dedi. Arıkan sözlerini şöyle sürdürdü: “İzmir Ticaret Odası olarak KOBİ’lerimizin küresel pazarlardaki direncini artırmayı öncelikli sorumluluğumuz görüyoruz. İhracatçı sayısını artırmak ve mevcut ihracatçılarımızın doğru ve hızlı bilgiye erişimini güçlendirmek amacıyla, Ticaret Bakanlığı ile TOBB arasında imzalanan protokol çerçevesinde, Odamız bünyesinde “İhracat Destek Ofisi” kuruldu. Üyelerimize hedef pazar analizi ve ihracat destekleri konularında birebir danışmanlık sağlanıyor, çok sayıda seminer ve eğitim düzenliyoruz. Turquality Uzmanı Eğitimi Programı’nı düzenleyen İhracat Akademisi, Ticaret Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında hayata geçirilen son derece değerli bir girişim. Ülkemizin dış ticaret alanında ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmek amacıyla çalışmalarına devam eden İhracat Akademisinin verimli çalışmalara imza atmasından memnuniyet duyuyoruz. Ticaret Bakanlığımız başta olmak üzere bu değerli organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyoruz.” Programın açılışına, T.C. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Bülent TUNCER, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet ÖZTÜRK, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan ARIKAN, T.C. Ticaret Bakanlığı Markalaşma ve Tasarım Destekleri Daire Başkanı Ebru GÜLSOY ROJAS ATENCIO ve Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Coşkun katılım sağladı. İhracat Akademisi bünyesinde bugüne kadar birçok ilde düzenlenen eğitim programlarından 900’ü aşkın katılımcının faydalandığı belirtilirken, program sonunda başarılı katılımcılara katılım/başarı belgesi verileceği aktarıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Yeni Başkanı Cengiz Balık Oldu Haber

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Yeni Başkanı Cengiz Balık Oldu

Ege İhracatçı Birlikleri’nde genel kurul maratonu, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin seçimli olağan genel kuruluyla tamamlandı. EYMSİB’in genel kuruluna yoğun katılım dikkat çekti. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanlığını 8 yıl sürdüren ve kanun gereği aday olamayan Hayrettin Uçak yaptığı konuşmada 8 yıllık başkanlığı döneminde gerçekleştirdikleri projeleri aktardı. 16 Nisan 2018 tarihinde Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Genel Kurulunun büyük bir teveccüh göstererek kendisini şerefli bir görev olan Yönetim Kurulu Başkanlığına seçtiğini dillendiren Uçak, “Bizler, 8 yıl boyunca bize verdiğiniz sorumluluk bilinciyle kendimizi hizmete adadık ve başımız dik, alnımız ak olarak bugün yine sizlerin huzurundayız. 2018 yılında bu salondaki konuşmamda ben değil, biz olacağız demiştim. 8 yıl boyunca da bunu gerçekleştirdik, ben değil biz olduk” şeklinde konuştu. 2018 yılında göreve geldiklerinde 700 milyon dolar seviyelerinde olan ihracatı yüzde 100’e yakın oranda artırarak 1 milyar 300 milyon dolara yükseltmeyi başardıklarının altını çizen Uçak şöyle devam etti; “İhracatımıza yeni pazarlar kazandırdık, var olan pazarlarımızda daha güçlü konuma geldik. Ticaret Heyetleri, URGE faaliyetleri, fuarlar, Turquality projeleri sizlerin ürünlerini yurtdışında tanıtmamızdaki en büyük araçlar oldu 8 yıl boyunca… Özellikle URGE projesini en etkili kullanan Birliklerden biri durumuna geldik ve Hindistan, Endonezya, Singapur, İngiltere, Norveç ve Kanada ülkelerine yönelik heyetler gerçekleştirdik. Hindistan Heyetimiz, Ticaret Bakanlığımız tarafından en başarılı URGE örneklerinden biri seçildi ve Sayın Bakanımızın elinden ödülümüzü sizler adına aldık. Ticaret Bakanlığımıza da tüm projelerimize verdikleri destek için tüm Hazirun önünde teşekkür etmek istiyorum.” “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz Projesi”yle Ege Bölgesinin kalıntı haritasını çıkardıklarının altını çizen Uçak, “Göreve geldiğimizden bu yana düzenli olarak Bölgemizdeki ihraç ürünlerinden numuneler alarak analizleri gerçekleştirdik. Kalıntı bakımından problem teşkil eden bölgelerde eğitici toplantılar düzenledik. Gençlerimizi tarıma teşvik etmek için 3.Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programını hayata geçirdik. 150’den fazla potansiyel üretici ve ihracatçımıza uzman kadro ile A’dan Z’ye tarımı anlattık. Üyelerimizi ziyaret etmeyi hiç aksatmadık, belki aranızda 4-5 defa ziyaret ettiğimiz üyelerimiz vardır. Her koşulda onların yanında olmaya gayret ettik, bu ziyaretler için özel bir ekip oluşturduk, üyelerimizin sorunlarını dinledik, çözüm bulmaya çalıştık. İhracat kısıtlamaların her zaman karşısında durduk, her fırsatta, her toplantıda bu tür kısıtlamaların ihracatımıza zarar verdiğini anlattık” diyerek sözlerini noktaladı. Balık: “Birlikte güçlü olabiliriz” Genel kurulda konuşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 35 yılı aşkın süredir yaş meyve sebze sektörünün içinde yer aldığını, tarladan başlayan yolculuğun, paketleme tesislerinden geçip uluslararası pazarlara uzanan zorlu ama bir o kadar da değerli bir süreç olduğunu, bu süreçte güçlü olmanın yolunun birlikte hareket etmekten geçtiğini vurguladı. “Geride bıraktığımız dönemde, özellikle artan maliyetler, rekabet koşulları, kalite beklentileri ve uluslararası pazarlardaki değişken talepler hepimizi zorladı” diyen Balık, “Tüm bu zorluklara rağmen Ege Yaş Meyve Sebze ve Mamul sektörü olarak ayakta kalmayı ve büyümeyi başardık. Bu başarı hepimizin ortak emeğidir. Şahsıma ve ekibimize duyduğunuz güven için sizlere gönülden teşekkür ediyorum. Bu bir görevden öte, büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun bilinciyle hareket edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın” diye konuştu. 2026-30 dönemiyle ilgili hedeflerini de anlatan Başkan Balık şöyle devam etti; “Üreticiden ihracatçıya kadar tüm paydaşlarımızın daha güçlü olduğu, kalite ve sürdürülebilirliğin ön planda tutulduğu, yeni pazarlara açılan ve rekabet gücünü artıran bir sektör yapısı için çalışmaya devam edeceğiz. Kapımız her zaman sizlere açık olacak. Sorunları birlikte konuşacak, çözümleri birlikte üreteceğiz. Çünkü bu birlik, hepimizin ortak evidir.” Hayrettin Uçak’a teşekkür plaketi Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanlığı’nda iki dönemini tamamlayan Hayrettin Uçak’a, yeni Başkan Cengiz Balık tarafından 8 yıllık emekleri nedeniyle teşekkür plaketi takdim edildi. Listede 8 isim yenilendi Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programı kabul edildikten sonra seçimlere geçildi. Cengiz Balık tek aday olarak girdiği seçimde Yönetim Kurulu Başkanı seçilirken, Yönetim Kurulu’nda şu isimler yer aldı; Hayrettin Uçak, Sadık Demircan, Makbule Çiftçi, Emin Sercan Göçeren, Muhammed Elçiboğa, Veysel Ali Bahadır, Martin Erdemir Sanford, Kenan Unat, Deniz Celep ve Tolga Selim Kağan” “Veysel Güldoğan, Muhammet Mustafa Deniz ve Recep Çöpten” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu’nu oluşturdu. 14 kişilik yönetim ve denetim kurulu listesinde 6 isim yerini korurken, 8 isim değişti. Cengiz Balık kimdir? Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık 1962 yılında Alaşehir’de doğdu. Cengiz Balık, Ege Üniversitesi Matematik Bölümü’nden mezun oldu. İş hayatına 1989 yılında kurduğu Cengiz Balık Tarım Ürünleri Ticareti isimli şahıs firması ile adım atan Balık, 1992 yılına kadar Migros Ticaret A.Ş.’nin tedarikçisi olarak faaliyet gösterdi. 1992 yılında Cena Dış Ticaret ve Tarım Ürünleri Sanayi A.Ş.’yi kurarak ihracat alanına yönelen Cengiz Balık, taze meyve ve sebze sektöründe uluslararası pazarlara açılmış, yıllar içerisinde güçlü bir ihracat ağı ve müşteri portföyü oluşturmuştur. 2006 yılında kurduğu Beyobası Ltd. Şti. ile tarım ve ticaret faaliyetlerini daha da genişletmiştir. Aynı zamanda aileden gelen çiftçilik geleneğini sürdüren Balık, üretimden ihracata kadar sektörün tüm aşamalarında aktif rol almaktadır. Ulusal market zincirlerine taze meyve ve sebze tedariki sağlamaya devam etmektedir. Sektörel temsilde de önemli görevler üstlenen Cengiz Balık, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği bünyesinde 2001, 2003 ve 2006 yıllarında üç dönem Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. 2018 yılında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı seçilen Balık, 2022 yılında bu göreve ikinci kez seçildi. İzmir Tarım Grubu’nun kurucu üyelerinden olan Cengiz Balık, 30 Nisan 2026 tarihinde yapılan genel kurulda Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. 35 yılı aşkın tecrübesiyle üretim, tedarik, lojistik ve ihracat süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla yöneten Cengiz Balık, Türk yaş meyve sebze sektörünün gelişimi ve uluslararası rekabet gücünün artırılması için çalışmalarına aktif olarak devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı Haber

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Türk su ürünleri sektörünün; Levrek, Çipura, Türk Somonu, Orkinos, Alabalık, Kaya Levreği ve Diğer Su Ürünleri kategorilerinin tamamında ihracat artış başarısı gösterdiğini dile getirdi. Levrek liderliğini sürdürdü Levrek ihracatının yüzde 29’luk artış ve 185 milyon dolarlık tutarla ilk sıradaki yerini koruduğu bilgisini veren Demir, “Çipura ihracatımız yüzde 18’lik artışla 140 milyon dolara ilerledi. Türk su ürünleri sektörümüzün son 10 yıllık süreçte dünya sofralarına ikramı olan Türk somonu yüzde 8’lik ihracat artışıyla 84 milyon dolardan 91 milyon dolara yükseldi. Orkinos ihracatımız yüzde 155’lik rekor artışla 18,5 milyon dolardan 47 milyon dolara sıçradı. Alabalık ihracatından 29,3 milyon dolar, kaya levreğinden 7 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Diğer su ürünleri ihracatımız 45 milyon dolardan 52 milyon dolara çıktı” şeklinde konuştu. Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin 552 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 370 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği üyesi ihracatçıların gerçekleştirdiğini vurgulayan Başkan Demir şöyle devam etti: “Egeli ihracatçılar Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini yaptı. Bir başka ifadeyle her üç balık ihracatımızın ikisinin altında Egeli ihracatçıların imzası vardı. Egeli ihracatçılar levrek ve çipura ihracatında daha parlak bir başarı hikayesi yazdılar. Türkiye’nin levrek ihracatında Egeli ihracatçıların payı yüzde 90’a ulaştı. Çipura ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 84’ü temsil etti.” 21-23 Nisan 2026 tarihlerinde Barcelona’da dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarından biri olan Seafood Expo Global’de Türk su ürünleri sektörünün gücünü ve potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen satın almacılara gösterdiklerini paylaşan Demir, “Türkiye pavilyonu, fuar boyunca gerçekleştirdiği tanıtım ve tadım etkinlikleriyle öne çıkarken, ünlü şeflerin Türk su ürünleriyle hazırladığı özel menüler katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Fuar ile eş zamanlı olarak 21 Nisan 2026 tarihinde Barcelona Marina’da yer alan Velissima Restaurant’ta gerçekleştirilen “Mediterranean Taste of Turkish Seafood” temalı tadım etkinliği, Ege, İstanbul ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri tarafından ortaklaşa yürütülen Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edildi. Söz konusu etkinliğe Türk su ürünleri ihracatçı firma temsilcileri, yerli ve yabancı basın mensupları, potansiyel yabancı alıcı ve distribütörler, sektörün önde gelen kurum ve kuruluşları ile yabancı sosyal medya etkileyicileri katıldı. Dünyaca ünlü şefler Francesco Mattana ve Thomas Straker da Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edilen bu tadım etkinliğine katılarak Türk su ürünlerinin eşsiz lezzetlerini deneyimledi ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi aldı. Etkinlikte yabancı şefler tarafından Türk balıklarıyla hazırlanan özel pişirim ve sunumlar gerçekleştirilirken, Türk su ürünlerinin yüksek kalitesi, çeşitliliği ve dünya mutfağına entegrasyonu vurgulandı. Bu kapsamlı tanıtım faaliyetleriyle Türk su ürünlerinin özellikle Akdeniz gastronomisindeki güçlü konumunun uluslararası alanda daha da pekiştirilmesi hedeflendi” ifadelerini kullandı. İhracatta ilk üç ülke Rusya, İtalya ve Hollanda oldu Türk su ürünleri sektörünün en çok ihracat yaptığı ülkeler hakkında da bilgi veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Rusya’nın 88 milyon dolarlık taleple zirvedeki yerini koruduğunun altını çizdi. İkinci sıradaki İtalya’ya ihracatımızın yüzde 12’lik artışla 64 milyon dolardan 72 milyon dolara çıktığını ifade eden Demir, “Zirvenin üçüncü basamağında 57 milyon dolarlık ihracatla Hollanda yer aldı. Yunanistan’a ihracatımız yüzde 30’luk artışla 43,4 milyon dolardan 56,4 milyon dolara ilerledi. İngiltere 52,7 milyon dolarlık Türk su ürünleri talep etti. En dikkat çekici ihracat artışımız yüzde 151’le Japonya’ya oldu. 2025 yılı ilk çeyreğinde 13,5 milyon dolarlık su ürünleri gönderdiğimiz Japonya’ya 2026’nın ocak-mart döneminde 33,7 milyon dolarlık ihracat yaptık. ABD 32 milyon dolarlık, Almanya 19 milyon dolarlık İspanya 13 milyon dolarlık, Güney Kore 11,5 milyon dolarlık su ürünleri talebiyle ilk 10 ülke arasında yer aldılar. Su ürünleri ihraç ettiğimiz ülke sayısı 72’ye ulaştı” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Muratbey, Yeni Pazarlar için 2026’da Uzak Doğu’ya Ağırlık Veriyor Haber

Muratbey, Yeni Pazarlar için 2026’da Uzak Doğu’ya Ağırlık Veriyor

Muratbey, peynire olan ilginin son yıllarda arttığı Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli stratejiyle yayılmayı hedefliyor. Türkiye’nin yenilikçi peynir markası Muratbey, 2008 yılından bu yana 300’ün üzerinde ürün çeşidini beş kıtada onlarca ülkeye ulaştırıyor. İhracatının yaklaşık yüzde 87’sini Avrupa ve Orta Doğu ülkelerine yapan Muratbey, Uzak Doğu ve Amerika’ya yönelik satışlarda da güçlü bir ivme yakaladı. 2026 yılına yönelik ihracat hedeflerini büyüttüklerini ifade eden Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol “Halihazırda Avrupa Birliği ve Ortadoğu ülkeleri, ABD ve Türk Cumhuriyetleri ağırlıklı olmak üzere 5 kıtaya ihracat yapıyoruz. Tüm dünyayı Muratbey’in sağlıklı, inovatif, kaliteli ve leziz peynirleriyle buluşturmayı hedefliyoruz. Peynir kategorisinde ilk marka olduğumuz Turquality programının kattığı güçle 2018’den bu yana Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, Bulgaristan, Romanya ve İsveç başta olmak üzere Avrupa’ya peynir ihracatımız yükselen bir grafikle sürüyor. Amerika ve Avrupa pazarlarında sürdürdüğümüz istikrarlı büyümeyi Asya’da da inovasyon odaklı ürün stratejilerimizle destekliyoruz.” değerlendirmesini yaptı. “Uzak Doğu yolculuğumuzu, Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz” Muratbey olarak 2026 hedeflerini, 2026–2028 Orta Vadeli Programı’nda öngörülen ihracat ve sektörel hedeflerle uyumlu olarak şekillendirdiklerini ifade eden Necmi Erol, “Ülkemizdeki, çiğ süt arzı, kalite ve üretimin yanı sıra soy kütüğü/süt işletmeciliği destekleri, sektörde 2026’ya dönük iyimserliği artırdı. Yeni pazarlara erişmek amacıyla son dönemde Uzak Doğu’ya ağırlık veriyoruz. Çin’de ihracat izni alan ilk Türk süt ve süt ürünleri firmalarından biri olarak başladığımız Uzak Doğu yolculuğunu, Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz. Bu doğrultuda peynire olan ilginin son dönemde arttığı Japonya hedeflediğimiz pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Çin ve Güney Kore’de olduğu gibi Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli bir strateji izliyoruz. Well-being, sağlıklı yaşam ve modern beslenme trendleriyle uyumlu zengin ürün portföyümüzü, farklı gramaj ve ambalaj seçenekleriyle yerel tüketicinin talebine göre oluşturuyoruz.” şeklinde konuştu. “İhracatta katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz” Büyümede Ar-Ge yatırımlarının stratejik önem taşıdığını vurgulayan Erol, “İhracatta hacimle birlikte katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz. Uluslararası fuarlarda elde ettiğimiz güçlü temaslar ve ürünlerimize yönelik büyük ilgi, Muratbey’in bilinirliğine önemli katkılar sağladı. Hedeflediğimiz pazarları, toplumu ve kültürel yapıyı derinlemesine inceliyoruz. Geleneksel Türk peynirlerinin yanı sıra inovatif peynirlerimizle yerel kültürle bağ kurmanın yollarını geliştiriyoruz. Bunu bazen yerel mutfak kültürüne uygun peynir bazlı tarifleri öne çıkararak bazen de kültürel uyumu gözeten iletişim diliyle sağlıyoruz. Tüm bu adımları, Türk peynirlerini küresel gıda sahnesinde farklılaştıracak önemli bir adım olarak görüyoruz. Böylelikle sektörümüzün uluslararası pazarlara açılmasına ve katma değerli ürün payının artırılarak Türk ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlıyoruz.” dedi. Necmi Erol; ABD, AB ve Uzak Doğu pazar paylarını genişletirken enerji verimliliği, sürdürülebilirlik, inovatif ürün geliştirme odaklı Ar-Ge ve üretim yatırımlarıyla marka yatırımlarını artırmayı önceliklendirdiklerini vurgulayarak, “2025’de yüzde 30 olan istihdam artışını 2026’da yeni ürün projeleriyle yaklaşık yüzde 20 artırmayı öngörüyoruz.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.