Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tusaş

Kapsül Haber Ajansı - Tusaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tusaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Ay Yolculuğunda Geri Sayım Başladı Haber

Türkiye’nin Ay Yolculuğunda Geri Sayım Başladı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ay Araştırma Programı’nda gelinen son aşamaya ilişkin yaptığı açıklamada, Ay Uzay Aracı’nın çevresel testlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla TUSAŞ bünyesindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’ne (USET) gönderildiğini açıkladı. Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki Ay Uzay Aracı, yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla geliştirildi. Türkiye’nin İMECE ve TÜRKSAT 6A gibi uydu projelerinde elde ettiği mühendislik tecrübesi; uçuş bilgisayarı, haberleşme, güç, ısıl kontrol, yönelim ve yörünge operasyonları gibi kritik alanlarda Ay Uzay Aracı’na aktarıldı. Görevin önemli unsurlarından biri olan hibrit itki sistemi de milli imkânlarla geliştirildi. USET’te gerçekleştirilecek testlerle uzay aracının fırlatma sırasında ve uzay ortamında karşılaşacağı zorlu koşullara dayanıklılığı doğrulanacak. Test sürecinin ve nihai kontrollerin tamamlanmasının ardından Ay Uzay Aracı’nın fırlatma amacıyla Kennedy Uzay Merkezi’ne gönderilmesi planlanıyor. 2027 yılının ilk aylarında fırlatılması hedeflenen Ay Uzay Aracı’nın yaklaşık iki aylık yolculuğun ardından Ay yüzeyinden 100 kilometre irtifada bulunan kutupsal ve dairesel görev yörüngesine ulaşması öngörülüyor. Uzay aracının bu yörüngede en az üç ay boyunca görev yapması, görev performansına bağlı olarak operasyon süresinin bir buçuk yıla kadar uzatılabilmesi hedefleniyor. Görev süresince Güneş rüzgârlarının Ay yüzeyiyle etkileşimi, Ay yüzeyindeki suyun oluşum mekanizmaları, Ay’ın manyetik alanları ve yüzeyin ısıl özellikleri incelenecek. Ayrıca yerli olarak geliştirilen bilimsel ekipmanlarla Ay çevresindeki radyasyon ortamına ilişkin ölçümler gerçekleştirilecek. Bilimsel çalışmaların tamamlanmasının ardından uzay aracının kontrollü manevralarla Ay yüzeyine ulaştırılması planlanıyor. Türkiye’nin ilk derin uzay görevi niteliğindeki Ay Araştırma Programı; ülkemizin uzay teknolojilerindeki mühendislik kabiliyetlerinin geliştirilmesi, kritik teknolojilerin yerli imkânlarla kazanılması ve Türkiye’nin derin uzay araştırmalarındaki yetkinliğinin ileri taşınması açısından önemli bir adım olma özelliği taşıyor.

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması Açıklandı Haber

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması Açıklandı

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması, her yıl olduğu gibi bu dönemde de bir önceki yılın Türkiye ihracat sıralamasındaki ilk 500 şirket, Kamuoyu Aydınlatma Platformu’nda Ar-Ge datalarını açıklayan şirketler ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge merkezi olan şirketlere iletilen anketlere verilen yanıtlar ile hazırlandı. Şirketlerin 2025 yılında Ar-Ge harcamaları, 2026 yılı için planlanan Ar-Ge harcamaları, Ar-Ge personel sayısı, 2025 yılında Ar-Ge merkezlerinde alınan patent sayısı, faydalı model sayısı, tasarım tescil sayısı ve marka sayısı Ar-Ge 500 Araştırmasının temel datalarını oluşturdu. 500 şirketin verilerinin analiz edildiği araştırma, 2025 yılında Ar-Ge için harcanan toplam bütçenin 257 milyar 875 milyon 205 bin TL olduğunu ortaya koydu. Türkiye’nin en yüksek Ar-Ge harcaması yapan 500 firmasını ortaya koyan araştırma ayrıca Tasarım Merkezleri arasında en yüksek harcama yapan ilk 50 firmayı da ayrı bir sıralama olarak belirliyor. TUSAŞ, 65 milyar 207 milyon 978 bin 740 TL’lik Ar-Ge yatırımıyla liderliğini sürdürerek, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da zirvedeki yerini korudu. Senelerdir ilk üç sırada yer alan TUSAŞ, ASELSAN ve ROKETSAN bu yıl da geleneği bozmadı. Ekonomi ve İş Dünyası Portalı Turkishtime, bu yıl 13. kez imza attığı prestijli “Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması” ile ülkenin inovasyon haritasını gözler önüne sererken, Türk iş dünyasının geleceğine stratejik bir pusula olmaya devam ediyor. Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin Ar-Ge harcamaları, yenilikçi projeleri, teknolojik gelişim süreçleri ve fikri mülkiyet performanslarını analiz eden araştırma, sektör profesyonelleri için referans niteliği taşıyor. Bu yıl 13’üncüsü hazırlanan raporda, Ar-Ge yatırımları ve çalışmalarında yine savunma sanayinin yükseliş gösterdiği gözlendi. TUSAŞ 65 milyar 207 milyon 978 bin 740 TL’lik Ar-Ge harcamasıyla birincilik koltuğundaki yerini bu sene de bırakmadı. ASELSAN, 48 milyar 182 milyon 526 bin 55 TL’lik Ar-Ge harcamasıyla Türkiye’nin Ar-Ge ve yüksek teknoloji ekosistemindeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koyarak ikinci sırada yer aldı. Üçüncülük koltuğunda ise yine savunma ve havacılık sanayiinin önemli oyuncularından ROKETSAN 21 milyar 409 milyon 818 bin 299 TL’lik harcaması ile yer aldı. Listenin dördüncü sırasında 9 milyar 540 milyon 715 bin 484 TL’lik harcama ile HAVELSAN bulunurken, beşinci sırasında 8 milyar 300 milyon 55 bin TL’lik Ar-Ge harcamasıyla otomotiv sektörünün önemli şirketlerinden Ford Otomotiv yer almayı başardı. Listenin ilk 5 sırasında yer alan şirketlerin toplam Ar-Ge harcaması, 2025 yılında 500 şirketin yaptığı toplam harcamanın yüzde 59,19’unu oluşturdu. AR-GE ARAŞTIRMASI HER SENE KAPSAMINI GENİŞLETİYOR Ekonomi ve iş dünyasına 13 yıldır ayna tutan “Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması”, geçtiğimiz yıl dahil edilen Tasarım Merkezleri odağını bu yıl daha da güçlendirerek sürdürüyor. Bu anlamda çalışma, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylı Tasarım Merkezlerini de markajına alıyor. Söz konusu merkezlerin harcama ve istihdam verilerini de kapsayarak tasarım temelli inovasyon süreçlerini ve ürün geliştirme yetkinliklerini gözler önüne seriyor. Bu sene ilk defa Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması kapsamında “Ar-Ge Ürünleriyle En Fazla İhracat Gerçekleştiren İlk 100” listesi hazırlandı. Şirketlerin Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirilen ürünlerinden 2023, 2024 ve 2025 yıllarında elde ettiklerini beyan ettikleri toplam ihracat tutarları esas alınarak listelendi. Araştırma bu yönüyle şirketlerin Ar-Ge faaliyetlerini ihracata ne ölçüde dönüştürebildiğini ortaya koyuyor. TÜRKİYE’NİN AR-GE YILDIZLARI KÜRESEL ARENADA FARK YARATIYOR Türkiye Ar-Ge 500 Araştırmasına katılan şirketler; Ar-Ge bütçelerinden uzman kadrolara, merkez yapılanmalarından fikri mülkiyet tescillerine kadar uzanan geniş veri havuzu sunarak, Türkiye’nin inovasyon ekosistemindeki yükselişini ve küresel rekabet gücünü somutlaştırıyor. Ülkemizin Ar-Ge görünürlüğünü uluslararası arenada pekiştiren bu kapsamlı rapor aynı zamanda katılımcı şirketlere kendi başarılarını dünya sahnesinde sergileme fırsatı sunuyor. Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan rapor, uluslararası basın ve küresel fikir liderleriyle paylaşılıyor. Bugüne kadar binlerce şirketin dahil olduğu araştırma, 13’üncü sayısı yayınlanırken “Türkiye’de Ar-Ge” bilincini oluşturan bir almanak niteliği taşıyor. ÜÇ YILDA AR-GE ÜRÜNLERİYLE YAPILAN 843,9 MİLYAR TL’LİK İHRACAT DİKKAT ÇEKİYOR Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması kapsamında bu sene ilk defa listede yer alan “Ar-Ge Ürünleriyle En Fazla İhracat Gerçekleştiren İlk 100” sıralamasında, şirketlerin 2023-2025 döneminde Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirilen ürünlerden elde ettikleri toplam ihracat 843,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Sıralamanın ilk sırasında 337,8 milyar TL ile Oyak Renault yer alıyor. Oyak Renault’u 154,2 milyar TL ile ASELSAN ve 58,9 milyar TL ile TUSAŞ izliyor. İlk üç şirketin toplamı 550,8 milyar TL’ye, ilk 100 içerisindeki payı ise yüzde 65,3’e ulaşıyor. Araştırmaya göre ilk 10 şirketin toplam Ar-Ge ürünleri kaynaklı ihracatı 653,4 milyar TL. Böylece ilk 10 şirket, ilk 100 toplamının yüzde 77,4’ünü oluşturuyor. İhracatın sektörel dağılımı incelendiğinde, otomotiv endüstrisi 404,2 milyar TL ile öne çıkarken, savunma ve havacılık sanayii 245,1 milyar TL ile ikinci sırada yer aldı. İki sektör, ilk 100’de yer alan şirketlerin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 76,9’unu oluşturuyor. EN ÇOK PATENT ALAN ŞİRKET MERCEDES-BENZ TÜRK OLDU 2025 yılı TÜRKPATENT tescilli kesin patent sayılarına göre Mercedes-Benz Türk 105 patentle ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 98 patentle Tırsan Treyler yer alırken onu 82 patentle ASELSAN izledi. Savunma ve havacılık şirketlerinden TUSAŞ 66 patentle listenin dördüncü sırasında yer alırken, beşinci sırada ise 42 patentle ROKETSAN boy gösterdi. Araştırmaya göre ilk 10 şirketin toplam tescilli patent sayısı 527. İLAÇ SEKTÖRÜ MARKALAŞMAYA AĞIRLIĞINI KOYUYOR Bu yılki ilk 500 şirketin marka sayısı incelendiğinde listenin ilk beş sırasında ilaç sektörünün ağırlığı görülüyor. Abdi İbrahim İlaç Sanayi 163 marka ile birinci sırada yer alırken, ASELSAN 128 marka ile ikinci, World Medicine 125 marka ile üçüncü, Sanovel 122 marka ile dördüncü ve Ali Raif İlaç 119 marka ile beşinci sıradaki yerini alıyor. Listede yer alan ilk 10 şirketin toplam 967 markasının yüzde 66,08’inin ilaç sektöründeki şirketlere ait olduğu ortaya çıkıyor. TASARIM TESCİLİNDE MOBİLYA SEKTÖRÜ VARLIĞINI HİSSETTİRİYOR 2025 yılında tasarımlarını tescil eden şirketler incelendiğinde ilk 10 şirketin toplam 1.341 tasarımını tescil ettiği görülüyor. İlk 10 şirket arasında yer alan Doğanlar Mobilya, Çilek Mobilya ve Yataş toplam 667 tasarım tesciline ulaşırken, bu üç mobilya şirketinin listenin ilk 10’unda yer alan şirketlerin toplam 1.341 tasarım tescilinin yüzde 49,74’ünü oluşturduğu gözleniyor. Doğanlar Mobilya 328 tasarım tesciliyle listenin ilk sırasında yer alırken, Çilek Mobilya 209 tescille ikinci sırada yer alıyor. FAYDALI MODELDE TUSAŞ LİDER Faydalı model tescillerinde otomotiv sektörü ağırlığını ortaya koydu. İlk 10’da yer alan şirketlerin 4’ü otomotiv sektöründen olurken, MAN Türkiye, Koluman Otomotiv, TürkTraktör ve Oyak Renault toplam 68 faydalı modelle ilk 10’daki 182 tescilin yüzde 37,36’sını gerçekleştirdi. Sıralamanın zirvesinde 43 faydalı modelle TUSAŞ yer alırken, onu 38 faydalı modelle MAN Türkiye ve 35 faydalı modelle ASELSAN takip etti. İlk üç şirketin toplam 116 faydalı modeli, ilk 10 şirketin toplam faydalı modellerinin yüzde 63,74’ünü oluşturdu. BİTKİ ISLAHÇI HAKKI TESCİLLERİNDE ZİRVENİN SAHİBİ MULTİ TOHUM Bitki Islahçı Hakkı tescillerinde zirvenin sahibi Multi Tohum Tarım Sanayi Ticaret A.Ş. oldu. Şirket, 2025 yılında gerçekleştirdiği 5 tescille ilk sırada yer aldı. Onu 4 tescille Anamas Tarım takip ederken, Antalya Tarım ve İstanbul Tarım 2’şer tescille sıralamada yer aldı. Söz konusu dört şirket, 2025 yılında toplam 13 Bitki Islahçı Hakkı tesciline imza attı. AR-GE İSTİHDAMINDA ASLAN PAYI SAVUNMA VE HAVACILIKTA 2025 yılında Ar-Ge merkezlerinde çalışan personel sayısında savunma ve havacılık sanayii şirketleri öne çıkıyor. ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI, 22 bin 71 kişilik Ar-Ge istihdamıyla ilk 10 şirketin toplam 25 bin 513 kişilik istihdamının yüzde 86,51’ini oluşturdu. Ar-Ge merkezlerinde çalışan toplam personel sayısında 9 bin 691 kişiyle ASELSAN ilk sırada yer alırken, TUSAŞ 5 bin 100, ROKETSAN 3 bin 390, HAVELSAN 2 bin 169 ve TEI 1.721 kişiyle ilk beşte yer almayı başardı. Kadın Ar-Ge istihdamında da yine savunma ve havacılık sanayii şirketlerinin ağırlığı dikkat çekiyor. İlk 10 şirketin Ar-Ge merkezlerindeki kadın çalışan sayısı toplam 6 bin 65 kişi olurken, listenin ilk beş sırasında 2 bin 121 kadın çalışanıyla ASELSAN birinci, 1.190 kadın çalışanla TUSAŞ ikinci ve ROKETSAN 722 kadın çalışanla üçüncü oldu. Listede HAVELSAN 535 kadın çalışanla ve TEI 305 kadın çalışanla yer aldı. İlk beş şirketin toplam kadın Ar-Ge istihdamı 4 bin 873 kişiye ulaşırken, bu sayı ilk 10 şirketin toplam kadın Ar-Ge istihdamının yaklaşık yüzde 80,35’ini oluşturuyor. PROJE LİDERİ ASELSAN Bu yılki araştırmada proje üretme sayıları incelendiğinde ASELSAN 1.253 proje ile liste başındaki yerini alıyor. İkinci sırada 611 proje ile World Medicine, 263 proje ile de Deva Holding üçüncü oldu. Listenin dördüncü sırasında 200 proje ile Arçelik yer alırken, beşinci sırasında Vem İlaç olduğu görülüyor. Listenin ilk 10 sırasında yer alan şirketlerin toplam Ar-Ge proje sayısı 3.235 olurken, ilk 10’da 5 ilaç şirketinin yer alması dikkat çekiyor. İlaç şirketlerinin toplam proje sayısı 1.308’e ulaşarak ilk 10’daki projelerin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. TASARIM MERKEZLERİ HARCAMALARINDA FLO İLK SIRADA Tasarım merkezi harcamalarında FLO Mağazacılık 434,8 milyon TL ile listenin zirvesinde yer aldı. Tasarım merkezi istihdamında da liderliğini sürdüren şirket, 173 çalışanla birinciliği kimseye kaptırmadı. Tasarım merkezlerinde hem harcama hem de istihdam sıralamalarında perakende, tekstil ve mobilya sektörlerinin ağırlığı dikkat çekti. Tasarım merkezleri harcamalarında moda ve perakende sektörünün güçlü temsili öne çıkarken, ilk beşte FLO Mağazacılık’ın yanı sıra BEYMEN, KOTON ve Ay Marka gibi Türkiye’nin önde gelen moda ve perakende markaları yer aldı. Tasarım harcamalarında ikinci sırada TUSAŞ Motor Sanayii 227,3 milyon TL ile yer alırken, BEYMEN 164,7 milyon TL ile üçüncü, KOTON 132,9 milyon TL ile dördüncü ve Ay Marka 123,2 milyon TL ile beşinci oldu. YÜKSELİŞE GEÇENLER Araştırma incelendiğinde dikkat çeken başlıklardan biri de sıçrama gösteren şirketler oldu. Bu anlamda Bimed Teknik Aletler 208 sıra, Trex Dijital 201, Mobiliva 188, Endüstriyel Elektrik Elektronik 173, Aymas Makina 168, Sun Chemical 153, IHI Dalgakıran Makina 139, Sirena Marine 137, Mamur Teknoloji 130 ve BVS Bülbüloğlu 128 basamak yükselerek dikkat çeken şirketler arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HAVELSAN SUIT Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

HAVELSAN SUIT Ödülleri Sahiplerini Buldu

Akademik yıl boyunca devam eden program kapsamında yapılan 275 proje başvurusu arasından seçilen 80 proje, HAVELSAN bünyesinde başarıyla geliştirilerek tamamlandı. Bu süreçte HAVELSAN bünyesinden 60 gönüllü mentör, bilgi ve tecrübeleriyle genç mühendis adaylarına rehberlik etti. Sektörün ve ekosistemin değerli temsilcilerini bir araya getiren törene; HAVELSAN Genel Müdür Yardımcısı Kemal Kaptaner, HAVELSAN İnsan Kaynakları Direktörü Oğuzhan Coşkunyürek, HAVELSAN İç Denetim Başkanı Recep Biçer, SSTEK Genel Müdür Yardımcısı Alper Köse, SSB Akademi Öğrenme ve Gelişim Direktörü Kürşad Akpınar, Ankara TEKMER Genel Müdürü İmran Gürakan, Garaj X TEKMER Genel Müdürü Başak Özcan, Türkiye İş Bankası Ankara Girişimcilik Şubesi Müdürü Pınar Baran, THK Orion Tekmer Yöneticisi Ozan Koşar, TUSAŞ Teknoloji Yönetim Lideri Dr. Naime Akbaşoğlu Ünlü ve TUSAŞ Teknoloji Geliştirme Mühendisi Nisa Ay yer aldı. Dereceye Giren Projeler ve Mentörleri Törende, yıl boyunca yürüttükleri yenilikçi çalışmalarla dereceye giren projeler, öğrenciler ve projelere rehberlik eden HAVELSAN mentörleri ödüllerine kavuştu: Birincilik Ödülü: Proje Adı: Non-Invaziv Kan Glikozu İzleme ve Ölçüm Cihazı Öğrenciler: Samet Ayaz, İbrahim Ethem Demirel, Bedirhan Bergöz, Musa Çetiner (Gazi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği) İkincilik Ödülünü 2 farklı öğrenci grubu paylaştı; İkincilik Ödülü Proje Adı: DAB Fırsat Sinyalleri ile Yapay Zeka Destekli Otonom Konumlandırma Sistemi Öğrenciler: Mustafa Furkan Beker, Abdullah Tan (Medipol Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği) İkincilik Ödülü Proje Adı: İHA İletişim Protokolleri ile Link-16 Arasında Adaptör Katmanı Tasarımı Öğrenci: Berkant Ağur (Çukurova Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği) Üçüncülük Ödülü Proje Adı: İnfinite-Hil X1 Öğrenciler: Bilal Özkahraman, Azad Arıboğa, Mustafa Alan, Bilal Gökdere (Kocaeli Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği) Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Havacılık Motorlarında Yeni Dönem: TEI TEKNOLOJİ Çatısı Kuruluyor Haber

Havacılık Motorlarında Yeni Dönem: TEI TEKNOLOJİ Çatısı Kuruluyor

Türkiye'nin havacılık motorları alanındaki mühendislik kapasitesini daha etkin değerlendirmek, geliştirme süreçlerini hızlandırmak ve uzmanlaşmayı güçlendirmek amacıyla önemli bir yeniden yapılanma hayata geçiriliyor. TEI bünyesinde yürütülen, fikri ve sınai hakları Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığına (SSB) ait olan TF35000, TS3000 motor projeleri, malzeme geliştirme çalışmaları ile TRMOTOR bünyesinde yürütülen yardımcı güç ünitesi ve motor programları, TRMOTOR'un yeni ünvanı olan "TEI TEKNOLOJİ" çatısı altında yeniden yapılandırılacak. Bugüne kadar TEI bünyesinde TF35000 ve TS3000 programlarında görev yapan mühendislik ve diğer teknik ekipler de kurumsal bilgi birikiminin ve proje sürekliliğinin korunması amacıyla çalışmalarını, TEI TEKNOLOJİ bünyesinde sürdürecek. - Motor geliştirme çalışmaları TEI TEKNOLOJİ'de buluşacak Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ), GE Aerospace, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) ve Türk Hava Kurumu (THK) ortaklığında 1985'te kurulan TEI, Türkiye'nin havacılık motorları alanındaki en köklü mühendislik ve üretim kuruluşlarından biri olarak öne çıkıyor. Kuruluşundan bu yana üretim, montaj, test ve mühendislik altyapısını sürekli geliştiren TEI, bugün CFM LEAP, GE Aerospace GEnx ve GE9X başta olmak üzere, dünyanın en yaygın sivil ve askeri havacılık motoru programlarının önemli tedarikçileri arasında yer alıyor, 50'den fazla motor programı için üretim gerçekleştiriyor. Uluslararası programlarda kazandığı üretim kültürü ve mühendislik tecrübesini milli projelere de taşıyan TEI, Türk savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu kritik motor teknolojilerinin geliştirilmesi ve üretilmesinde önemli sorumluluk üstleniyor. Havacılık motorları ve güç sistemleri alanında yerli ve milli çözümler geliştirmek amacıyla 2017 yılında kurulan TRMOTOR da gaz türbinli motorlar ve yardımcı güç ünitesi sistemlerine yönelik yürüttüğü çalışmalarla, Türkiye'nin özgün motor geliştirme ekosisteminin önemli aktörlerinden biri haline geldi. Şirket, güçlü teknoloji altyapısı, yetişmiş insan kaynağı ve geliştirdiği mühendislik yetkinlikleriyle son yıllarda yürütülen özgün motor projelerine önemli katkılar sağladı. SSB'ye ait fikri ve sınai haklarla yürütülen motor ve malzeme geliştirme çalışmaları, TRMOTOR'un yardımcı güç ünitesi ve motor programlarıyla birlikte, TEI TEKNOLOJİ çatısı altında buluşacak. Yeni yapılanmayla birlikte, özgün motor geliştirme faaliyetleri tek bir organizasyon yapısı olacak TEI TEKNOLOJİ içinde yürütülerek mühendislik kaynaklarının daha etkin değerlendirilmesi, proje yönetiminde çevikliğin artırılması ve geliştirme süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor. - Geliştirme faaliyetlerinin ana omurgası olacak TEI TEKNOLOJİ bünyesinde yürütülecek programlar, Türkiye'nin yeni nesil havacılık motorları alanındaki geliştirme faaliyetlerinin ana omurgasını oluşturacak. Yeni organizasyon modeliyle birlikte, mühendislik ekipleri ortak teknik hedefler doğrultusunda çalışacak. Bilgi paylaşımı, proje koordinasyonu ve geliştirme süreçleri de tek bir yapı içinde daha etkin şekilde yönetilecek. Yeni yapılanma kapsamında, TS1400 ve PD170 motor programları TEI bünyesinde yürütülmeye devam edecek. Böylece söz konusu motorların üretim, teslimat, platform entegrasyonu ve kullanıcı ihtiyaçlarının kesintisiz şekilde karşılanması sağlanacak. TEI'nin Parça ve Modül İmalatı, Servis ve Ürün Desteği başta olmak üzere, mevcut ana faaliyet alanlarında da herhangi bir değişiklik olmayacak. Taraflar, SSB tarafından yürütülen TF35000 ve TS3000 programlarının, TEI TEKNOLOJİ'ye sorunsuz ve zamanında devredilmesi konusunda mutabakata varırken, geçiş süreci boyunca proje takvimlerinin, teknik faaliyetlerin ve mevcut yükümlülüklerin kesintisiz şekilde yürütülmesi esas alınacak. Yeni organizasyon modeliyle birlikte TEI, üretim, teslimat, ürün desteği, olgunlaşmış motor programları ve uluslararası iş birliklerine odaklanacak. TEI TEKNOLOJİ ise özgün motor geliştirme, yardımcı güç üniteleri, malzeme geliştirme ve ileri AR-GE faaliyetlerinde uzmanlaşacak. - GE Aerospace ortaklığı aynı şekilde devam edecek Yeni yapılanma, TEI'nin mevcut ortaklık yapısını veya uluslararası faaliyetlerini etkilemeyecek. TEI ile GE Aerospace arasında 41 yıldır başarıyla sürdürülen stratejik ortaklık, aynı yapıyla devam edecek. Bu doğrultuda TEI, uluslararası sivil ve askeri motor programlarındaki üretim sorumluluklarını sürdürürken, küresel tedarik zincirindeki güçlü konumunu koruyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TURKCOMPOSITE 2026 Kompozit Sektörünü Küresel Vitrine Taşıyacak Haber

TURKCOMPOSITE 2026 Kompozit Sektörünü Küresel Vitrine Taşıyacak

Türkiye’nin kompozit malzeme ve teknolojileri alanındaki en kapsamlı organizasyonu olan Uluslararası Kompozit Fuarı TURKCOMPOSITE 2026, çok daha güçlü bir organizasyon yapısıyla sektöre ve dünyaya kapılarını açmaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin destekleriyle gerçekleştirilecek fuar, 21-23 Ekim2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi 9 ve 10. salonlar ile fuaye alanında, 15 bin m²’lik alanda düzenlenecek. TURKCOMPOSITE2026 kapsamında yüzde 30’u yabancı katılımcı olmak üzere 500’den fazla markanın yine yüzde 30’u yabancı ziyaretçi olmak üzere 4 bini aşkın uluslararası ziyaretçi ile bir araya gelmesi bekleniyor. “Meet4Composite” sloganıyla hayata geçirilecek etkinlik, katılımcılara hammadde, yarı mamul, nihai ürünler, laboratuvar sistemleri ve üretim teknolojileri gibi birçok alanda kapsamlı bir platform sunacak. Yeni Organizasyon, Yeni Vizyon Kompozit Sanayicileri Derneği desteğiyle düzenlenen; Türk Havacılık Uzay Sanayii(TUSAŞ), Roketsan, Baykar Teknoloji gibi önde gelen kurumların da katılım göstereceği fuar, önceki yıllardan farklı olarak 20 yılı aşkın sektörel deneyime sahip CNG Expo tarafından organize ediliyor. Bu iş birliği ile fuarın organizasyon yapısı tamamen yenileniyor. Bu değişim sayesinde hem ziyaretçi deneyimi hem de uluslararası tanıtım stratejileri büyük ölçüde güçlendirilerek, Türk kompozit sektörünün uluslararası bilinirliği ve prestijinin artırılması hedefleniyor. Kompozit Sanayicileri Derneği ve Türk firmalarının her yıl Fransa’daki JEC World ve ABD’deki CAMX gibi dünyanın önde gelen fuarlarında başarıyla yer aldığını söyleyen CNG Expo Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Cengiz Yaman, artık hedefin bu global etkiyi TURKCOMPOSITE Fuarı ile Türkiye’ye taşımak ve ülkemizi kompozit alanında bölgesel bir merkez haline getirmek olduğunu söyledi. TURKCOMPOSITE 2026’nın yalnızca bir ürün sergileme platformu değil; aynı zamanda bilgi paylaşımı, teknoloji transferi ve uluslararası iş birliği fırsatlarının buluşma noktası olduğunu kaydeden Yaman, “Yenilenen organizasyon yapısıyla fuar, bu yıl Türk kompozit sektörünü küresel vitrine taşıma yolunda güçlü bir adım olarak konumlanıyor” dedi. Türk Kompozit Sektörü Güçleniyor Türk kompozit sektörü, son yıllarda inşaat, otomotiv, havacılık ve savunma sanayi başta olmak üzere birçok stratejik alanda güçlü bir büyüme sergiliyor.2024 itibarıyla 2 milyar doları aşan pazar büyüklüğünün önümüzdeki beş yıl içinde 7 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Uluslararası standartlarda üretim yapan sektör, yüksek mühendislik ve tasarım kabiliyetleri sayesinde Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya pazarlarında rekabet gücünü artırıyor. Geleneksel kompozit ürünlerin yanı sıra karbon fiber takviyeli polimerler (CFRP), aramid fiberler ve nano-kompozitler gibi ileri teknoloji ürünlere yönelen sektör; hafiflik, dayanıklılık ve yüksek performans özellikleriyle öne çıkıyor. Kompozit ürünlerin ihracatı 2024’te 2 milyar doları aşarak Türkiye’nin yüksek teknolojili ihracatında önemli bir paya ulaştı. Türk kompozit sektörü, artan teknoloji yatırımlarıyla Kuzey Amerika, Batı Avrupa, Hindistan, Güneydoğu Asya ve MENA bölgesindeki varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Takip Edilmesi Gereken Savunma Yayınları Haber

Takip Edilmesi Gereken Savunma Yayınları

Bir savunma ihalesinin sonucu, yeni bir platformun ilk uçuşu ya da ihracat sözleşmesi yalnızca sektör haberi değildir. Tedarik zincirinden sermaye piyasalarına, dış politikadan teknoloji yatırımlarına kadar uzanan etkiler yaratabilir. Bu nedenle takip edilmesi gereken savunma yayınları, hızlı bilgi tüketiminin ötesinde; doğrulanmış veri, teknik bağlam ve stratejik okuma sunabilmelidir. Savunma sanayii haberlerinde en sık yapılan hata, ürün lansmanını operasyonel kabiliyetle eş tutmaktır. Bir prototipin sergilenmesi, seri üretime geçildiği anlamına gelmez. İmza atılan bir niyet mektubu da kesinleşmiş ihracat geliri değildir. Profesyonel okur için değerli yayın, bu ayrımları görünür kılan; açıklamanın arkasındaki takvim, bütçe, sertifikasyon, teslimat ve kullanıcı ihtiyaçlarını sorgulayan yayındır. Savunma yayınını değerli kılan nedir? Nitelikli savunma gazeteciliği, güvenlik gündemini heyecan diliyle değil, kanıt zinciriyle ele alır. Haberde kurum açıklaması ile bağımsız değerlendirme ayrışır; teknik özellikler, yalnızca pazarlama metninden alınmaz. Platformun menzili, faydalı yükü veya vuruş hassasiyeti kadar bakım ihtiyacı, entegrasyon kabiliyeti, mühimmat bağımlılığı ve yaşam döngüsü maliyeti de dikkate alınır. Bu yaklaşım özellikle karar vericiler açısından kritiktir. Bir savunma şirketinin sipariş hacmi artabilir; ancak kritik alt sistemlerde dışa bağımlılık, ihracat lisansı riski ya da finansman sınırlaması varsa büyüme beklentisi yeniden değerlendirilmelidir. Yayının niteliği, haberi ilk veren olmasından çok, haberi ne kadar doğru çerçevelediğiyle ölçülür. Savunma alanında iyi bir yayın üç soruya yanıt verir: Ne oldu, neden şimdi oldu ve bunun sonraki etkisi ne olabilir? İlk soru gündemi taşır. İkinci soru siyasi, askeri ve ticari motivasyonu açıklar. Üçüncü soru ise editörler, yatırımcılar, sektör yöneticileri ve kamu paydaşları için asıl karar değerini üretir. Takip edilmesi gereken savunma yayınları nasıl seçilmeli? Tek bir yayın seti, her kurumun ihtiyacını karşılamaz. İhracat fırsatlarını izleyen bir şirket ile savunma politikası çalışan bir araştırmacının öncelikleri farklıdır. Buna karşın sağlıklı bir takip düzeni, dört ayrı kaynağı birlikte okumayı gerektirir: uzman uluslararası haber platformları, düşünce kuruluşları, resmi kurum açıklamaları ve şirketlerin yatırımcı ya da kurumsal duyuruları. Uzman uluslararası yayınlar, büyük programları ve pazar hareketlerini izlemek için güçlü bir başlangıç noktasıdır. Defense News, Breaking Defense, Defense One, Janes, Naval News ve Shephard gibi yayınlar; kara, deniz, hava, uzay ve savunma teknolojilerindeki gelişmeleri düzenli biçimde ele alır. Her birinin editoryal odağı farklıdır. Bazıları Washington merkezli politika ve bütçe kararlarına yoğunlaşırken, bazıları deniz platformları, havacılık programları veya küresel tedarik projeleri hakkında daha derin teknik dosyalar üretir. Bu kaynaklar okunurken coğrafi ağırlık dikkate alınmalıdır. ABD ve NATO gündeminin küresel savunma haberleri üzerindeki etkisi büyüktür; fakat bu yoğunluk, diğer bölgelerdeki kabiliyet gelişimlerini arka plana itebilir. Orta Doğu, Asya-Pasifik, Afrika ve Latin Amerika pazarlarını değerlendiren kurumlar, yerel kaynaklarla ve bölgesel uzman analizleriyle bu kör noktayı kapatmalıdır. Düşünce kuruluşları ise habere stratejik katman ekler. IISS, SIPRI, RUSI ve CSIS gibi kurumların raporları; savunma harcamaları, kuvvet yapısı, silah transferleri, caydırıcılık, çatışma dinamikleri ve doktrin değişimleri için referans niteliği taşır. Bu raporlar günlük haber akışından daha yavaş üretilir, ancak bir gelişmenin yapısal anlamını kavramada güçlüdür. Yine de raporların metodolojisi, veri tarihi ve kurumun çalışma çerçevesi mutlaka okunmalıdır. Her analiz, yazarının erişebildiği veri ve seçtiği varsayımlar kadar güçlüdür. Türkiye odağında resmi veri ve sektör nabzı Türkiye savunma sanayiini takip edenler için resmi açıklamalar temel kaynaktır. Savunma Sanayii Başkanlığı, Millî Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri ve ilgili kamu kurumlarının duyuruları; program takvimi, teslimat, kabul faaliyeti, iş birliği ve ihracat gündemi açısından birincil veri sağlar. Ancak resmi açıklamanın doğal olarak kurumsal öncelikleri yansıttığı unutulmamalıdır. Bu nedenle aynı gelişme, teknik uzmanların yorumları, sektör şirketlerinin açıklamaları ve bağımsız haberlerle birlikte değerlendirilmelidir. ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, STM, ASFAT ve diğer savunma şirketlerinin faaliyet raporları, finansal sunumları ve proje duyuruları; yalnızca yeni ürünleri değil, kapasite artışını, Ar-Ge yönelimini ve uluslararasılaşma hedeflerini de gösterir. Özellikle halka açık şirketlerde ciro, sipariş bakiyesi, ihracat payı ve yatırım harcamaları, başlıkların ötesinde bir görünüm sunar. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, ticari duyuru ile program başarısını birbirine karıştırmamaktır. Bir ürünün fuarda ilgi görmesi ile sözleşmeye dönüşmesi farklı aşamalardır. Aynı şekilde ihracat duyurusunda miktar, teslimat dönemi, kapsam ve yerelleştirme şartları paylaşılmıyorsa haberin ekonomik etkisi hakkında kesin yargıya varmak erken olabilir. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörler arası yayın yapan kaynakların katkısı da bu noktada öne çıkar. Savunma programını enerji, lojistik, yapay zeka, finansman, insan kaynağı ve sürdürülebilirlik başlıklarıyla ilişkilendiren içerikler; kurumların daha geniş iş ekosistemini görmesine yardımcı olur. Savunma sanayii artık yalnızca ana yüklenicilerden ibaret değildir. Yazılım, elektronik, kompozit malzeme, siber güvenlik, test altyapısı ve nitelikli iş gücü, haberin ekonomik çerçevesini doğrudan belirler. Haber akışında doğrulama disiplini Açık kaynak istihbaratı, uydu görüntüleri, sosyal medya paylaşımları ve saha videoları savunma haberciliğinde önemli hale geldi. Buna rağmen ilk görüntü her zaman ilk gerçek değildir. Görüntünün tarihi, konumu, platformun varyantı ve bağlamı doğrulanmadan yapılan yorumlar, özellikle çatışma dönemlerinde hızla yanlış bilgiye dönüşebilir. Profesyonel takip için basit bir kontrol disiplini yeterlidir: Kaynağın olayla doğrudan ilişkisi var mı, iddia ikinci bir güvenilir kaynakla destekleniyor mu, kullanılan görsel güncel mi ve açıklamada ölçülebilir veri bulunuyor mu? Bu sorular, hem editoryal hata riskini hem de kurumların itibar riskini azaltır. Terminoloji de doğrulamanın parçasıdır. İHA ile silahlı İHA, konsept tasarım ile prototip, test atışı ile envantere giriş, mutabakat zaptı ile tedarik sözleşmesi aynı şey değildir. Savunma yayınlarını düzenli izleyen ekiplerin ortak bir terim sözlüğü oluşturması, haberlerin kurum içinde doğru aktarılmasını kolaylaştırır. Okuma rutini, bilgi yükünü azaltabilir Savunma gündemi yüksek hacimlidir. Gün boyunca tüm kaynakları izlemeye çalışmak, kritik gelişmeyi yakalamayı garanti etmez. Daha verimli yöntem, takip hedefini belirlemektir. İhracat ve şirket gelişmeleri için günlük tarama yapılabilir; bütçe, doktrin ve kuvvet modernizasyonu için haftalık analizler yeterli olabilir. Büyük fuarlar, tatbikatlar, savunma zirveleri ve bütçe dönemleri ise özel izleme gerektirir. Editörler açısından da yayın seçimi yalnızca içerik kalitesi meselesi değildir. Haberin telif durumu, görsel kullanım hakkı, güncelleme hızı ve yeniden yayımlanabilir formatı operasyonel değer taşır. Kurumsal iletişim ekipleri içinse hangi başlıkların piyasa algısını, kamuoyunu veya yatırımcı ilgisini etkilediğini ayırmak gerekir. Her teknik gelişme geniş kitle haberi olmayabilir; fakat stratejik bağımlılığı azaltan bir alt sistem, sektörel açıdan büyük önem taşıyabilir. Savunma yayınlarını izlemek, daha fazla başlık biriktirmek değildir. Doğru kaynakları karşılaştırarak hangi gelişmenin gerçekten kabiliyet, ticaret ve güvenlik dengelerini değiştireceğini ayırt edebilmektir. Bu ayrımı düzenli yapan kurumlar, gündemi yalnızca takip etmez; gündemin kendi sektörleri için ne ifade ettiğini daha erken görür.

TASECS’ten Dijital Dönüşüm Hamlesi Haber

TASECS’ten Dijital Dönüşüm Hamlesi

Dassault Systèmes, Türk havacılık ve savunma sanayisi tedarikçisi TASECS'in İklimlendirme Sistemleri (ECS) tasarım ve geliştirme süreçlerini iyileştirmek için 3DEXPERIENCE platformunu kullandığını duyurdu. 2019 yılında kurulan bir TUSAŞ iştiraki olan TASECS, askeri ve sivil hava platformları için milli ve yenilikçi çözümler kullanarak iklimlendirme sistemleri tasarlayıp üretmeye odaklanıyor. Küresel çapta havacılık ve savunma sanayisi tedarikçilerine ECS sunma konusunda uzmanlaşan şirket için 3DEXPERIENCE platformunu kullanmak, inovasyon ve sürdürülebilirlik yolculuğunda atılmış büyük bir adımı temsil ediyor. Platform tabanlı tasarıma geçişini hızlandırmak amacıyla Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi (PLM) yetenekleri ve tek bir veri kaynağı sunan entegre bir çözüm arayan TASECS, bu doğrultuda 3DEXPERIENCE platformunu kullanmaya başlayarak kurum içindeki bilgi akışını standart hale getirdi. Havacılık ve savunma sanayisi tedarikçilerine özel olarak tasarlanan platform sayesinde şirket, teklif aşamasından teslimata kadar uzanan süreçte verimliliğini artırmak için Dassault Systèmes’in "Engineered to Fly" (Uçmak İçin Tasarlandı) endüstri çözümünden yararlanıyor. Bu yeni sistem, şirketin önceki çalışma yöntemlerine kıyasla %30 zaman tasarrufu elde etmesini ve operasyonel verimliliğini gözle görülür biçimde artırmasını sağlıyor. TASECS, platformun sunduğu iş birliği ortamından yararlanarak sektörün yasal gereksinimlerine tam uyum sağlarken iklimlendirme sistemlerinin konseptten teslimata kadar olan geliştirme sürecini de kolaylaştırıyor. Kabin içi hava sirkülasyonu, sıcaklık kontrolü ve basınçlandırma gibi işlevleri barındıran bu sistemler, havacılık uygulamalarında hem yolcu konforunu hem de operasyonel güvenliği sağlamak için büyük önem taşıyor. 3DEXPERIENCE platformunun entegre tasarım, simülasyon ve yaşam döngüsü yönetimi yetenekleri TASECS'e operasyonel verimliliği artırmak, maliyetleri düşürmek ve inovasyonu teşvik etmek için gereken tüm araçları sunuyor. TASECS Ürün Müdürü Gülden Şenaltun konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Dassault Systèmes’in 3DEXPERIENCE platformuna geçerek tasarım ve geliştirme süreçlerimizi hızlandırıyor, ekipler arası iş birliğini güçlendiriyor ve en yüksek güvenlik ve sürdürülebilirlik standartlarına uyum sağlıyoruz. 3DEXPERIENCE platformu, havacılık ve savunma sanayisindeki müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarını karşılayan yeni nesil İklimlendirme Sistemleri tasarlamamız için bize güç veriyor." Dassault Systèmes Türkiye Ülke Müdürü Hakan Kul ise şunları söyledi: "TASECS’in 3DEXPERIENCE platformunu bu denli başarılı bir şekilde kullanması, Türkiye'nin havacılık ve savunma sanayisinde giderek büyüyen rolünü de gözler önüne seriyor. Türkiye'deki müşterilerimizi her zaman desteklemeye ve çözümlerimiz aracılığıyla yepyeni inovasyon ve verimlilik seviyelerine ulaşmalarına yardımcı olmaya kararlıyız." TASECS artık 3DEXPERIENCE platformuyla sistem tasarımında yepyeni olasılıkları keşfedebiliyor. Şirket, sunduğu çözümlerin hem en ileri teknolojiye sahip hem de çevre dostu olmasını güvence altına almak için iklimlendirme sistemlerinin geliştirilme biçimini baştan aşağı iyileştiriyor ve performanslarını optimize ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ARMSTO’ya ASELSAN’dan “En Hızlı Ürün Geliştiren Firma” Ödülü Haber

ARMSTO’ya ASELSAN’dan “En Hızlı Ürün Geliştiren Firma” Ödülü

Savunma sanayisinde küresel ölçekte rekabet edecek bir ekosistem kurmasıyla kısa sürede tüm dikkatleri üzerine çeken ARMSTO, sahip olduğu ileri teknoloji ve güçlü mühendislik altyapısıyla yenilikçi çözümler sunmayı sürdürüyor. Milli ve yerli üretim odaklı çalışmalarıyla ülkemizin stratejik hedeflerine katkıda bulunmayı amaçlayan şirket, küresel ölçekte rekabet gücünü de artırmayı hedefliyor. ‘Teknolojiye Hükmet, Geleceği Şekillendir’ mottosuyla kapılarını açan SAHA 2026, İstanbul Fuar Merkezi'nde, 100.000 metrekareden fazla bir alanda ziyaretçilerini ağırladı. 120'yi aşkın ülkeden 1.700'den fazla firma ve heyetin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, insansız sistemler, uzay teknolojileri, yapay zekâ destekli kara, hava ve deniz platformları gibi yenilikçi ürünler sergilendi. “Küresel savunma sanayisini dönüştürmeyi hedefliyoruz” Türkiye’nin savunma sanayisinde küresel bir aktör haline geldiği bu dönemde bağlantı teknolojileri alanında ülkemizi temsil ettiklerini belirten ARMSTO Yönetim Kurulu Başkanı Vefa Kuzu, “Ülkemizin küresel ölçekte artan rolünün en büyük kanıtlarından biri olan SAHA 2026’da yer almak bizler için büyük bir onur. 1000 Ürünle Millileştirme Yolculuğu ödül töreninde ‘En Hızlı Ürün Geliştiren Firma’ ödülünü almamız bizler için büyük bir anlam taşıyor. Bir savunma ürününü tasarımdan sahaya en kısa sürede taşımak; operasyonel bir kabiliyet olduğu kadar stratejik bir üstünlük. Bu ödül, kısa karar zinciri ve disiplinli mühendislikle çalışan ekibimizin yansıması. Hızdan ödün vermeden, sahanın ihtiyacına uygun çözümler üretmeye devam edeceğiz. ARMSTO olarak savunma, havacılık ve uzay sanayisinde Türkiye’nin en kritik eksikliklerinden birini gidermeyi amaçlıyoruz. Bağlantı teknolojileri alanında küresel ölçekte rekabet edecek bir ekosistem kurduk ve Türkiye’de bulunmayan bir komponent ailesi geliştirdik, dünyanın en ileri teknolojik konnektör üretim tesislerinden biri konumundayız. Kısa sürede 200 kişilik güçlü bir organizasyona ulaştık. 2026’da yeni üretim tesisimizi faaliyete geçirerek üretim kapasitemizi ve operasyonel kabiliyetimizi daha da artırmayı hedefliyoruz. Dünyanın farklı bölgelerinden iş birliği ve distribütörlük talepleri almaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemdeki en büyük hedefimiz küresel rekabette yerimizi sağlamlaştırmak. Bağlantı teknolojileri alanında sadece Türkiye’yi değil, küresel savunma sanayisini de dönüştürmek için çalışmayı sürdürüyoruz.” açıklamasını yaptı. “Ciro hedefi: 3 yıl içinde 250 milyon dolar” Vefa Kuzu, “Şirket değerlememiz bugün 200 milyon doları aşmış durumda. Roketsan, Aselsan, TUSAŞ ve Baykar gibi şirketler bizler tarafından üretilen ürünleri kullanıyor. Üç yıl içinde 250 milyon dolar hacminde bir ciroya ulaşmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki üç yıl için koyduğumuz bu ciro hedefimizin temelinde, bugün ürettiğimiz MIL-DTL-83513 serisi konnektörler, backshell’ler, board tipleri ve müşteri özel çözümleri yer alıyor. Genç bir girişimci olarak ülkemizin kendi küresel markalarını yaratması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye, Avrupa ve bölgesel pazarlarda güçlü bir tedarik merkezi olma fırsatına sahip. Bu potansiyelimizi değerlendirmeliyiz.” şeklinde sözlerine devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.