Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tusaş

Kapsül Haber Ajansı - Tusaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tusaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TURKCOMPOSITE 2026 Kompozit Sektörünü Küresel Vitrine Taşıyacak Haber

TURKCOMPOSITE 2026 Kompozit Sektörünü Küresel Vitrine Taşıyacak

Türkiye’nin kompozit malzeme ve teknolojileri alanındaki en kapsamlı organizasyonu olan Uluslararası Kompozit Fuarı TURKCOMPOSITE 2026, çok daha güçlü bir organizasyon yapısıyla sektöre ve dünyaya kapılarını açmaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin destekleriyle gerçekleştirilecek fuar, 21-23 Ekim2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi 9 ve 10. salonlar ile fuaye alanında, 15 bin m²’lik alanda düzenlenecek. TURKCOMPOSITE2026 kapsamında yüzde 30’u yabancı katılımcı olmak üzere 500’den fazla markanın yine yüzde 30’u yabancı ziyaretçi olmak üzere 4 bini aşkın uluslararası ziyaretçi ile bir araya gelmesi bekleniyor. “Meet4Composite” sloganıyla hayata geçirilecek etkinlik, katılımcılara hammadde, yarı mamul, nihai ürünler, laboratuvar sistemleri ve üretim teknolojileri gibi birçok alanda kapsamlı bir platform sunacak. Yeni Organizasyon, Yeni Vizyon Kompozit Sanayicileri Derneği desteğiyle düzenlenen; Türk Havacılık Uzay Sanayii(TUSAŞ), Roketsan, Baykar Teknoloji gibi önde gelen kurumların da katılım göstereceği fuar, önceki yıllardan farklı olarak 20 yılı aşkın sektörel deneyime sahip CNG Expo tarafından organize ediliyor. Bu iş birliği ile fuarın organizasyon yapısı tamamen yenileniyor. Bu değişim sayesinde hem ziyaretçi deneyimi hem de uluslararası tanıtım stratejileri büyük ölçüde güçlendirilerek, Türk kompozit sektörünün uluslararası bilinirliği ve prestijinin artırılması hedefleniyor. Kompozit Sanayicileri Derneği ve Türk firmalarının her yıl Fransa’daki JEC World ve ABD’deki CAMX gibi dünyanın önde gelen fuarlarında başarıyla yer aldığını söyleyen CNG Expo Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Cengiz Yaman, artık hedefin bu global etkiyi TURKCOMPOSITE Fuarı ile Türkiye’ye taşımak ve ülkemizi kompozit alanında bölgesel bir merkez haline getirmek olduğunu söyledi. TURKCOMPOSITE 2026’nın yalnızca bir ürün sergileme platformu değil; aynı zamanda bilgi paylaşımı, teknoloji transferi ve uluslararası iş birliği fırsatlarının buluşma noktası olduğunu kaydeden Yaman, “Yenilenen organizasyon yapısıyla fuar, bu yıl Türk kompozit sektörünü küresel vitrine taşıma yolunda güçlü bir adım olarak konumlanıyor” dedi. Türk Kompozit Sektörü Güçleniyor Türk kompozit sektörü, son yıllarda inşaat, otomotiv, havacılık ve savunma sanayi başta olmak üzere birçok stratejik alanda güçlü bir büyüme sergiliyor.2024 itibarıyla 2 milyar doları aşan pazar büyüklüğünün önümüzdeki beş yıl içinde 7 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Uluslararası standartlarda üretim yapan sektör, yüksek mühendislik ve tasarım kabiliyetleri sayesinde Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya pazarlarında rekabet gücünü artırıyor. Geleneksel kompozit ürünlerin yanı sıra karbon fiber takviyeli polimerler (CFRP), aramid fiberler ve nano-kompozitler gibi ileri teknoloji ürünlere yönelen sektör; hafiflik, dayanıklılık ve yüksek performans özellikleriyle öne çıkıyor. Kompozit ürünlerin ihracatı 2024’te 2 milyar doları aşarak Türkiye’nin yüksek teknolojili ihracatında önemli bir paya ulaştı. Türk kompozit sektörü, artan teknoloji yatırımlarıyla Kuzey Amerika, Batı Avrupa, Hindistan, Güneydoğu Asya ve MENA bölgesindeki varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Takip Edilmesi Gereken Savunma Yayınları Haber

Takip Edilmesi Gereken Savunma Yayınları

Bir savunma ihalesinin sonucu, yeni bir platformun ilk uçuşu ya da ihracat sözleşmesi yalnızca sektör haberi değildir. Tedarik zincirinden sermaye piyasalarına, dış politikadan teknoloji yatırımlarına kadar uzanan etkiler yaratabilir. Bu nedenle takip edilmesi gereken savunma yayınları, hızlı bilgi tüketiminin ötesinde; doğrulanmış veri, teknik bağlam ve stratejik okuma sunabilmelidir. Savunma sanayii haberlerinde en sık yapılan hata, ürün lansmanını operasyonel kabiliyetle eş tutmaktır. Bir prototipin sergilenmesi, seri üretime geçildiği anlamına gelmez. İmza atılan bir niyet mektubu da kesinleşmiş ihracat geliri değildir. Profesyonel okur için değerli yayın, bu ayrımları görünür kılan; açıklamanın arkasındaki takvim, bütçe, sertifikasyon, teslimat ve kullanıcı ihtiyaçlarını sorgulayan yayındır. Savunma yayınını değerli kılan nedir? Nitelikli savunma gazeteciliği, güvenlik gündemini heyecan diliyle değil, kanıt zinciriyle ele alır. Haberde kurum açıklaması ile bağımsız değerlendirme ayrışır; teknik özellikler, yalnızca pazarlama metninden alınmaz. Platformun menzili, faydalı yükü veya vuruş hassasiyeti kadar bakım ihtiyacı, entegrasyon kabiliyeti, mühimmat bağımlılığı ve yaşam döngüsü maliyeti de dikkate alınır. Bu yaklaşım özellikle karar vericiler açısından kritiktir. Bir savunma şirketinin sipariş hacmi artabilir; ancak kritik alt sistemlerde dışa bağımlılık, ihracat lisansı riski ya da finansman sınırlaması varsa büyüme beklentisi yeniden değerlendirilmelidir. Yayının niteliği, haberi ilk veren olmasından çok, haberi ne kadar doğru çerçevelediğiyle ölçülür. Savunma alanında iyi bir yayın üç soruya yanıt verir: Ne oldu, neden şimdi oldu ve bunun sonraki etkisi ne olabilir? İlk soru gündemi taşır. İkinci soru siyasi, askeri ve ticari motivasyonu açıklar. Üçüncü soru ise editörler, yatırımcılar, sektör yöneticileri ve kamu paydaşları için asıl karar değerini üretir. Takip edilmesi gereken savunma yayınları nasıl seçilmeli? Tek bir yayın seti, her kurumun ihtiyacını karşılamaz. İhracat fırsatlarını izleyen bir şirket ile savunma politikası çalışan bir araştırmacının öncelikleri farklıdır. Buna karşın sağlıklı bir takip düzeni, dört ayrı kaynağı birlikte okumayı gerektirir: uzman uluslararası haber platformları, düşünce kuruluşları, resmi kurum açıklamaları ve şirketlerin yatırımcı ya da kurumsal duyuruları. Uzman uluslararası yayınlar, büyük programları ve pazar hareketlerini izlemek için güçlü bir başlangıç noktasıdır. Defense News, Breaking Defense, Defense One, Janes, Naval News ve Shephard gibi yayınlar; kara, deniz, hava, uzay ve savunma teknolojilerindeki gelişmeleri düzenli biçimde ele alır. Her birinin editoryal odağı farklıdır. Bazıları Washington merkezli politika ve bütçe kararlarına yoğunlaşırken, bazıları deniz platformları, havacılık programları veya küresel tedarik projeleri hakkında daha derin teknik dosyalar üretir. Bu kaynaklar okunurken coğrafi ağırlık dikkate alınmalıdır. ABD ve NATO gündeminin küresel savunma haberleri üzerindeki etkisi büyüktür; fakat bu yoğunluk, diğer bölgelerdeki kabiliyet gelişimlerini arka plana itebilir. Orta Doğu, Asya-Pasifik, Afrika ve Latin Amerika pazarlarını değerlendiren kurumlar, yerel kaynaklarla ve bölgesel uzman analizleriyle bu kör noktayı kapatmalıdır. Düşünce kuruluşları ise habere stratejik katman ekler. IISS, SIPRI, RUSI ve CSIS gibi kurumların raporları; savunma harcamaları, kuvvet yapısı, silah transferleri, caydırıcılık, çatışma dinamikleri ve doktrin değişimleri için referans niteliği taşır. Bu raporlar günlük haber akışından daha yavaş üretilir, ancak bir gelişmenin yapısal anlamını kavramada güçlüdür. Yine de raporların metodolojisi, veri tarihi ve kurumun çalışma çerçevesi mutlaka okunmalıdır. Her analiz, yazarının erişebildiği veri ve seçtiği varsayımlar kadar güçlüdür. Türkiye odağında resmi veri ve sektör nabzı Türkiye savunma sanayiini takip edenler için resmi açıklamalar temel kaynaktır. Savunma Sanayii Başkanlığı, Millî Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri ve ilgili kamu kurumlarının duyuruları; program takvimi, teslimat, kabul faaliyeti, iş birliği ve ihracat gündemi açısından birincil veri sağlar. Ancak resmi açıklamanın doğal olarak kurumsal öncelikleri yansıttığı unutulmamalıdır. Bu nedenle aynı gelişme, teknik uzmanların yorumları, sektör şirketlerinin açıklamaları ve bağımsız haberlerle birlikte değerlendirilmelidir. ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, STM, ASFAT ve diğer savunma şirketlerinin faaliyet raporları, finansal sunumları ve proje duyuruları; yalnızca yeni ürünleri değil, kapasite artışını, Ar-Ge yönelimini ve uluslararasılaşma hedeflerini de gösterir. Özellikle halka açık şirketlerde ciro, sipariş bakiyesi, ihracat payı ve yatırım harcamaları, başlıkların ötesinde bir görünüm sunar. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, ticari duyuru ile program başarısını birbirine karıştırmamaktır. Bir ürünün fuarda ilgi görmesi ile sözleşmeye dönüşmesi farklı aşamalardır. Aynı şekilde ihracat duyurusunda miktar, teslimat dönemi, kapsam ve yerelleştirme şartları paylaşılmıyorsa haberin ekonomik etkisi hakkında kesin yargıya varmak erken olabilir. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörler arası yayın yapan kaynakların katkısı da bu noktada öne çıkar. Savunma programını enerji, lojistik, yapay zeka, finansman, insan kaynağı ve sürdürülebilirlik başlıklarıyla ilişkilendiren içerikler; kurumların daha geniş iş ekosistemini görmesine yardımcı olur. Savunma sanayii artık yalnızca ana yüklenicilerden ibaret değildir. Yazılım, elektronik, kompozit malzeme, siber güvenlik, test altyapısı ve nitelikli iş gücü, haberin ekonomik çerçevesini doğrudan belirler. Haber akışında doğrulama disiplini Açık kaynak istihbaratı, uydu görüntüleri, sosyal medya paylaşımları ve saha videoları savunma haberciliğinde önemli hale geldi. Buna rağmen ilk görüntü her zaman ilk gerçek değildir. Görüntünün tarihi, konumu, platformun varyantı ve bağlamı doğrulanmadan yapılan yorumlar, özellikle çatışma dönemlerinde hızla yanlış bilgiye dönüşebilir. Profesyonel takip için basit bir kontrol disiplini yeterlidir: Kaynağın olayla doğrudan ilişkisi var mı, iddia ikinci bir güvenilir kaynakla destekleniyor mu, kullanılan görsel güncel mi ve açıklamada ölçülebilir veri bulunuyor mu? Bu sorular, hem editoryal hata riskini hem de kurumların itibar riskini azaltır. Terminoloji de doğrulamanın parçasıdır. İHA ile silahlı İHA, konsept tasarım ile prototip, test atışı ile envantere giriş, mutabakat zaptı ile tedarik sözleşmesi aynı şey değildir. Savunma yayınlarını düzenli izleyen ekiplerin ortak bir terim sözlüğü oluşturması, haberlerin kurum içinde doğru aktarılmasını kolaylaştırır. Okuma rutini, bilgi yükünü azaltabilir Savunma gündemi yüksek hacimlidir. Gün boyunca tüm kaynakları izlemeye çalışmak, kritik gelişmeyi yakalamayı garanti etmez. Daha verimli yöntem, takip hedefini belirlemektir. İhracat ve şirket gelişmeleri için günlük tarama yapılabilir; bütçe, doktrin ve kuvvet modernizasyonu için haftalık analizler yeterli olabilir. Büyük fuarlar, tatbikatlar, savunma zirveleri ve bütçe dönemleri ise özel izleme gerektirir. Editörler açısından da yayın seçimi yalnızca içerik kalitesi meselesi değildir. Haberin telif durumu, görsel kullanım hakkı, güncelleme hızı ve yeniden yayımlanabilir formatı operasyonel değer taşır. Kurumsal iletişim ekipleri içinse hangi başlıkların piyasa algısını, kamuoyunu veya yatırımcı ilgisini etkilediğini ayırmak gerekir. Her teknik gelişme geniş kitle haberi olmayabilir; fakat stratejik bağımlılığı azaltan bir alt sistem, sektörel açıdan büyük önem taşıyabilir. Savunma yayınlarını izlemek, daha fazla başlık biriktirmek değildir. Doğru kaynakları karşılaştırarak hangi gelişmenin gerçekten kabiliyet, ticaret ve güvenlik dengelerini değiştireceğini ayırt edebilmektir. Bu ayrımı düzenli yapan kurumlar, gündemi yalnızca takip etmez; gündemin kendi sektörleri için ne ifade ettiğini daha erken görür.

TASECS’ten Dijital Dönüşüm Hamlesi Haber

TASECS’ten Dijital Dönüşüm Hamlesi

Dassault Systèmes, Türk havacılık ve savunma sanayisi tedarikçisi TASECS'in İklimlendirme Sistemleri (ECS) tasarım ve geliştirme süreçlerini iyileştirmek için 3DEXPERIENCE platformunu kullandığını duyurdu. 2019 yılında kurulan bir TUSAŞ iştiraki olan TASECS, askeri ve sivil hava platformları için milli ve yenilikçi çözümler kullanarak iklimlendirme sistemleri tasarlayıp üretmeye odaklanıyor. Küresel çapta havacılık ve savunma sanayisi tedarikçilerine ECS sunma konusunda uzmanlaşan şirket için 3DEXPERIENCE platformunu kullanmak, inovasyon ve sürdürülebilirlik yolculuğunda atılmış büyük bir adımı temsil ediyor. Platform tabanlı tasarıma geçişini hızlandırmak amacıyla Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi (PLM) yetenekleri ve tek bir veri kaynağı sunan entegre bir çözüm arayan TASECS, bu doğrultuda 3DEXPERIENCE platformunu kullanmaya başlayarak kurum içindeki bilgi akışını standart hale getirdi. Havacılık ve savunma sanayisi tedarikçilerine özel olarak tasarlanan platform sayesinde şirket, teklif aşamasından teslimata kadar uzanan süreçte verimliliğini artırmak için Dassault Systèmes’in "Engineered to Fly" (Uçmak İçin Tasarlandı) endüstri çözümünden yararlanıyor. Bu yeni sistem, şirketin önceki çalışma yöntemlerine kıyasla %30 zaman tasarrufu elde etmesini ve operasyonel verimliliğini gözle görülür biçimde artırmasını sağlıyor. TASECS, platformun sunduğu iş birliği ortamından yararlanarak sektörün yasal gereksinimlerine tam uyum sağlarken iklimlendirme sistemlerinin konseptten teslimata kadar olan geliştirme sürecini de kolaylaştırıyor. Kabin içi hava sirkülasyonu, sıcaklık kontrolü ve basınçlandırma gibi işlevleri barındıran bu sistemler, havacılık uygulamalarında hem yolcu konforunu hem de operasyonel güvenliği sağlamak için büyük önem taşıyor. 3DEXPERIENCE platformunun entegre tasarım, simülasyon ve yaşam döngüsü yönetimi yetenekleri TASECS'e operasyonel verimliliği artırmak, maliyetleri düşürmek ve inovasyonu teşvik etmek için gereken tüm araçları sunuyor. TASECS Ürün Müdürü Gülden Şenaltun konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Dassault Systèmes’in 3DEXPERIENCE platformuna geçerek tasarım ve geliştirme süreçlerimizi hızlandırıyor, ekipler arası iş birliğini güçlendiriyor ve en yüksek güvenlik ve sürdürülebilirlik standartlarına uyum sağlıyoruz. 3DEXPERIENCE platformu, havacılık ve savunma sanayisindeki müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarını karşılayan yeni nesil İklimlendirme Sistemleri tasarlamamız için bize güç veriyor." Dassault Systèmes Türkiye Ülke Müdürü Hakan Kul ise şunları söyledi: "TASECS’in 3DEXPERIENCE platformunu bu denli başarılı bir şekilde kullanması, Türkiye'nin havacılık ve savunma sanayisinde giderek büyüyen rolünü de gözler önüne seriyor. Türkiye'deki müşterilerimizi her zaman desteklemeye ve çözümlerimiz aracılığıyla yepyeni inovasyon ve verimlilik seviyelerine ulaşmalarına yardımcı olmaya kararlıyız." TASECS artık 3DEXPERIENCE platformuyla sistem tasarımında yepyeni olasılıkları keşfedebiliyor. Şirket, sunduğu çözümlerin hem en ileri teknolojiye sahip hem de çevre dostu olmasını güvence altına almak için iklimlendirme sistemlerinin geliştirilme biçimini baştan aşağı iyileştiriyor ve performanslarını optimize ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ARMSTO’ya ASELSAN’dan “En Hızlı Ürün Geliştiren Firma” Ödülü Haber

ARMSTO’ya ASELSAN’dan “En Hızlı Ürün Geliştiren Firma” Ödülü

Savunma sanayisinde küresel ölçekte rekabet edecek bir ekosistem kurmasıyla kısa sürede tüm dikkatleri üzerine çeken ARMSTO, sahip olduğu ileri teknoloji ve güçlü mühendislik altyapısıyla yenilikçi çözümler sunmayı sürdürüyor. Milli ve yerli üretim odaklı çalışmalarıyla ülkemizin stratejik hedeflerine katkıda bulunmayı amaçlayan şirket, küresel ölçekte rekabet gücünü de artırmayı hedefliyor. ‘Teknolojiye Hükmet, Geleceği Şekillendir’ mottosuyla kapılarını açan SAHA 2026, İstanbul Fuar Merkezi'nde, 100.000 metrekareden fazla bir alanda ziyaretçilerini ağırladı. 120'yi aşkın ülkeden 1.700'den fazla firma ve heyetin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, insansız sistemler, uzay teknolojileri, yapay zekâ destekli kara, hava ve deniz platformları gibi yenilikçi ürünler sergilendi. “Küresel savunma sanayisini dönüştürmeyi hedefliyoruz” Türkiye’nin savunma sanayisinde küresel bir aktör haline geldiği bu dönemde bağlantı teknolojileri alanında ülkemizi temsil ettiklerini belirten ARMSTO Yönetim Kurulu Başkanı Vefa Kuzu, “Ülkemizin küresel ölçekte artan rolünün en büyük kanıtlarından biri olan SAHA 2026’da yer almak bizler için büyük bir onur. 1000 Ürünle Millileştirme Yolculuğu ödül töreninde ‘En Hızlı Ürün Geliştiren Firma’ ödülünü almamız bizler için büyük bir anlam taşıyor. Bir savunma ürününü tasarımdan sahaya en kısa sürede taşımak; operasyonel bir kabiliyet olduğu kadar stratejik bir üstünlük. Bu ödül, kısa karar zinciri ve disiplinli mühendislikle çalışan ekibimizin yansıması. Hızdan ödün vermeden, sahanın ihtiyacına uygun çözümler üretmeye devam edeceğiz. ARMSTO olarak savunma, havacılık ve uzay sanayisinde Türkiye’nin en kritik eksikliklerinden birini gidermeyi amaçlıyoruz. Bağlantı teknolojileri alanında küresel ölçekte rekabet edecek bir ekosistem kurduk ve Türkiye’de bulunmayan bir komponent ailesi geliştirdik, dünyanın en ileri teknolojik konnektör üretim tesislerinden biri konumundayız. Kısa sürede 200 kişilik güçlü bir organizasyona ulaştık. 2026’da yeni üretim tesisimizi faaliyete geçirerek üretim kapasitemizi ve operasyonel kabiliyetimizi daha da artırmayı hedefliyoruz. Dünyanın farklı bölgelerinden iş birliği ve distribütörlük talepleri almaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemdeki en büyük hedefimiz küresel rekabette yerimizi sağlamlaştırmak. Bağlantı teknolojileri alanında sadece Türkiye’yi değil, küresel savunma sanayisini de dönüştürmek için çalışmayı sürdürüyoruz.” açıklamasını yaptı. “Ciro hedefi: 3 yıl içinde 250 milyon dolar” Vefa Kuzu, “Şirket değerlememiz bugün 200 milyon doları aşmış durumda. Roketsan, Aselsan, TUSAŞ ve Baykar gibi şirketler bizler tarafından üretilen ürünleri kullanıyor. Üç yıl içinde 250 milyon dolar hacminde bir ciroya ulaşmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki üç yıl için koyduğumuz bu ciro hedefimizin temelinde, bugün ürettiğimiz MIL-DTL-83513 serisi konnektörler, backshell’ler, board tipleri ve müşteri özel çözümleri yer alıyor. Genç bir girişimci olarak ülkemizin kendi küresel markalarını yaratması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye, Avrupa ve bölgesel pazarlarda güçlü bir tedarik merkezi olma fırsatına sahip. Bu potansiyelimizi değerlendirmeliyiz.” şeklinde sözlerine devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TUSAŞ İnsan Kaynaklarında Dijital Dönüşüm İçin Milli Yazılım KOVAN'ı Seçti Haber

TUSAŞ İnsan Kaynaklarında Dijital Dönüşüm İçin Milli Yazılım KOVAN'ı Seçti

Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı gerçekleştiriliyor. Global İletişim Ortağı olduğu fuar kapsamında HAVELSAN ile TUSAŞ arasında sözleşme imzalandı. Sözleşmeye göre, TUSAŞ'ın insan kaynakları süreçleri HAVELSAN tarafından geliştirilen yeni nesil iş yönetim sistemi KOVAN altyapısıyla yönetilecek. İşbirliğiyle operasyonel verimliliğin artırılması, süreçlerin daha entegre, hızlı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması amaçlanıyor. HAVELSAN'ın 25 yılı aşkın kurumsal kaynak planlama tecrübesine sahip mühendisleri tarafından geliştirilen KOVAN Yeni Nesil İş Yönetim Sistemi, kurumların iş süreçlerini uçtan uca dijitalleştiren bir dönüşüm platformu olarak öne çıkıyor. Daha önce Azerbaycan'a da ihraç edilen sistem, Savunma Sanayii Başkanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, BOTAŞ, Yüksek Seçim Kurulu, Teknopark İstanbul ve DeltaV tarafından aktif olarak kullanılıyor. TUSAŞ bünyesinde yaklaşık 16 bin personelin performans ve kariyer yönetimi süreçleri ile yeni personelin işe alım süreçleri, KOVAN üzerinden entegre şekilde yönetilecek. Böylece insan kaynakları operasyonlarında hız, şeffaflık ve izlenebilirliğin artırılması, karar alma mekanizmalarının ise veri odaklı bir yapıya dönüştürülmesi hedefleniyor. HAVELSAN Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif Nacar, milli yazılımların stratejik önemine dikkati çekerek, "HAVELSAN, güvenli altyapıları ve milli yazılımları geliştirerek dijital dönüşümle ülkemizin bugününü ve geleceğini inşa ediyor. Kritik öneme sahip KOVAN Yeni Nesil İş Yönetim Sistemimizi tercih ettiği için TUSAŞ'a teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. TUSAŞ Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu ise Türk savunma sanayisinde platformlar kadar yazılımların da milli imkanlarla geliştirilmesinin kritik önemde olduğunu vurgulayarak, "HAVELSAN'ın geliştirdiği KOVAN Yeni Nesil İş Yönetim Sistemi'nin süreçlerimize entegre edilmesiyle verilerimizi milli bir yazılım ile yönetmiş olacağız. Bu değerli adımın savunma sanayimize, TUSAŞ ve HAVELSAN'a hayırlı olmasını dilerim." şeklinde konuştu. Kovan Yeni Nesil İş Yönetim Sistemi’nin özellikleri Büyük ölçekli organizasyonlar için vazgeçilmez bir araç haline gelen Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP), farklı departmanlarda gerçekleşen iş süreçlerinin entegrasyonu ile bilgi paylaşımını ve iş birimleri arasındaki koordinasyonu artırıyor. HAVELSAN’ın kamu kurumları, askeri kurumlar ve özel sektör için geliştirdiği yeni nesil iş yönetim sistemi KOVAN, kurum içi iş süreçlerinin bütünleşik bir sistem altında güvenilir, kolay ve izlenebilir olarak yönetilmesini sağlıyor. Güvenli ve kullanıcı dostu arayüzü, kamu mevzuatı ile tam uyumluluğu, sürdürülebilir altyapısı, ihtiyaçları önceden tanımlama özellikleriyle KOVAN, HAVELSAN’ın milli ve güvenilir yazılım çözümlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bulut tabanlı çalışan sistem, platform ve veri tabanından bağımsız görev yeteneğine sahip. Modüler, ölçeklenebilir ve süreç odaklı yapısıyla KOVAN, kurumsal kaynak yönetimi alanında çözümler sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GE Aerospace ve TUSAŞ HÜRJET Programı İçin F404 Motorları Anlaşmasını Duyurdu Haber

GE Aerospace ve TUSAŞ HÜRJET Programı İçin F404 Motorları Anlaşmasını Duyurdu

GE Aerospace (NYSE:GE) ve Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) bugün, HÜRJET uçaklarına güç vermek üzere GE Aerospace F404 motorları için bir anlaşma yapıldığını duyurdu. HÜRJET platformu için önemli bir dönüm noktasını temsil eden bu anlaşma; programın etki alanını genişletmesi ve gelecekteki varyantlarını geliştirmesi sürecinde teknik ve operasyonel desteğin devamlılığını güvence altına alırken, GE Aerospace’in gelişmiş askeri hava aracı programları için güvenilir bir itki sistemi ortağı olma rolünü güçlendiriyor. Türk Havacılık Uzay Sanayii Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu yaptığı açıklamada “HÜRJET Jet Eğitim Uçağı, TUSAŞ’ın havacılık ve savunma kabiliyetleri açısından ileriye dönük önemli bir eşiği temsil ederken, bu anlaşma da program açısından kritik bir dönüm noktası niteliği taşımaktadır. GE Aerospace ile uzun yıllara dayanan iş birliğimiz, HÜRJET’in modern, güvenilir ve küresel ölçekte rekabetçi bir eğitim platformu olarak başarısını destekleyen kritik itki kabiliyetlerini sağlamaya devam etmektedir. Bu anlaşma, vizyonumuzu ve endüstriyel yetkinliklerimizi daha da pekiştirmektedir,” dedi. Anlaşmanın stratejik önemine vurgu yapan GE Aerospace Savunma ve Sistemler Küresel Satış ve İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Rita Flaherty, “Türk Havacılık Uzay Sanayii'nin gelişmiş askeri hava araçları için bir itki sistemi ortağı olarak GE Aerospace'e duyduğu güvenden ve HÜRJET programının kazandığı giderek artan ivmeden onur duyuyoruz. HÜRJET küresel sahnede yerini alırken Türk Havacılık Uzay Sanayii'ni desteklemekten ve Türkiye'nin savunma ve havacılık ekosisteminde kilit bir aktör olarak süregelen yükselişine katkıda bulunmaktan gurur duyuyoruz,” dedi. HÜRJET, dünya çapında ileri seviye eğitim ve muharip uçaklarında yaygın olarak kullanılan, muharebe şartlarında kendini kanıtlamış ve son derece yüksek güvenilirliğe sahip bir platform olan GE Aerospace F404 motorundan güç almaktadır. Bu uçak; gelişmiş aviyonikler, yüksek performans ve yeni nesil çözümler arayan hava kuvvetleri için operasyonel esneklik sunarak modern eğitim görevi gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanmıştır. F404 motorlu uçakların on altı ulusun envanterinde bulunması ve halihazırda sipariş durumunda olması, bu turbofan motorunun kendi sınıfındaki çok yönlü motorlardan biri olarak konumunu ve dünya genelinde hava kuvvetleri uygulamaları için rüştünü ispatlamış bir tercih olduğunu yansıtmaktadır. 1985 yılında GE Aerospace ve Türk Havacılık Uzay Sanayii arasında kurulan bir ortak girişim şirketi olan TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI), bölgenin en başarılı havacılık ortaklıklarından biri olarak öne çıkıyor. Bu güçlü temelin üzerine inşa edilen süreçte Türk Havacılık Uzay Sanayii, HÜRJET’in sektörde rekabetçi, ileri seviye jet eğitim uçağı platformuna dönüşmesinde merkezi bir rol oynamıştır. 2024 Farnborough Airshow ve 2025 IDEF’te imzalanan iki Mutabakat Zaptı, bu genişleyen iş birliğinin zeminini hazırlamış ve bu sözleşmenin imzalanmasına doğrudan katkıda bulunmuştur. GE Aerospace ile TUSAŞ, Türk Hava Kuvvetleri’nin F-16 filosuna güç veren F110 motorlarına kadar uzanan yaklaşık kırk yıllık stratejik bir ortaklığa sahiptir. Bu güçlü ortaklık, GE Aerospace F110 motorlarıyla güçlendirilen KAAN ve F404 motorlarıyla güçlendirilen HÜRJET dahil olmak üzere birçok havacılık ve savunma programını kapsamaktadır. GE Aerospace, 60 yıldır Türkiye’nin güvenilir bir ortağıdır. İstanbul, Ankara ve Gebze’deki ofis ve tesisleriyle GE Aerospace’in Türkiye’deki 500’den fazla çalışanı ile ülke genelindeki 3100’den fazla ticari ve savunma motorundan oluşan kurulu filoyu desteklemektedir. Türkiye Teknoloji Merkezi’ndeki yüksek nitelikli mühendisler, GE Aerospace’in yeni motor programları, yazılım geliştirme ve katmanlı imalat gibi küresel mühendislik çalışmalarına katkıda bulunarak ülkenin gelişmiş bir havacılık merkezi olma konumunu desteklemektedir. GE Aerospace’in Türk Havacılık Uzay Sanayii ile ortak girişimi olan TEI, GE Aerospace ve ortakları için yüzlerce motor bileşeni üreterek küresel tedarik zincirine önemli katkılar sağlamaktadır. --- Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otonom Sistemlerde Yeni Çağ: Hava ve Kara Araçları Artık Birlikte Düşünüyor Haber

Otonom Sistemlerde Yeni Çağ: Hava ve Kara Araçları Artık Birlikte Düşünüyor

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) yürütücülüğünde gerçekleştirilen yarışma, geleceğin operasyonel kabiliyetlerini şekillendirecek teknolojilerin geliştirilmesini hedefliyor. Hava ve Kara Araçları Arasında Akıllı İş Birliği Yarışmanın merkezinde, havadan keşif yapan insansız hava araçları ile sahada görev alan insansız kara araçlarının eş zamanlı ve entegre çalıştığı senaryolar yer alıyor. Katılımcılardan, insansız hava aracının topladığı çevresel verileri analiz ederek bu verileri kara aracına aktaran, ardından kara aracının bu bilgiler doğrultusunda rota planlama, görev yönetimi ve hedefe yönelme gibi kritik kararları otonom şekilde alabildiği sistemler geliştirmeleri bekleniyor. Bütüncül Otonom Sistem Yaklaşımı Yarışma süreci, yalnızca tek bir teknolojiye değil, birbirini tamamlayan dört temel aşamaya odaklanıyor. Algılama, veri paylaşımı, karar verme ve görev icrası süreçlerinin bir bütün olarak ele alındığı bu yapı, katılımcıların uçtan uca çalışan, entegre ve akıllı sistemler geliştirmesini gerektiriyor. Bu yaklaşım, otonom sistemlerin gerçek hayattaki kullanım senaryolarına daha yakın çözümler üretilmesini sağlıyor. Gerçek Dünya Koşullarına Uygun Çözümler Öncelikli Yarışma kapsamında geliştirilecek projelerin, yalnızca teorik başarı değil, aynı zamanda sahada uygulanabilirlik açısından da güçlü olması bekleniyor. Zorlu çevre koşullarına uyum sağlayabilen, güvenilir veri iletişimi kurabilen ve dinamik görev değişikliklerine hızlı yanıt verebilen sistemler, değerlendirme sürecinde öne çıkacak. Bu yönüyle yarışma, otonom sistemlerin operasyonel yetkinliğini artırmaya yönelik önemli bir platform sunuyor. Genç Yeteneklere Uluslararası Katılım Fırsatı Yarışmaya Türkiye ve yurt dışında öğrenim gören ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrenciler takım halinde başvuru yapabiliyor. Disiplinler arası çalışmayı teşvik eden organizasyon, mühendislik ve teknoloji alanlarında eğitim gören gençleri bir araya getirerek yenilikçi fikirlerin gelişmesine katkı sağlıyor. Yüksek Ödüllerle Desteklenen Rekabet Yarışmada dereceye giren takımlar önemli ödüllerin sahibi olacak. Birinci olan takım 750 bin, ikinci takım 600 bin ve üçüncü takım 500 bin Türk Lirası ödül kazanacak. Bu destekler, katılımcıların projelerini geliştirmeye devam etmeleri için güçlü bir motivasyon kaynağı oluşturuyor. Başvurular İçin Son Tarih Yaklaşıyor Başvurular 1 Nisan tarihine kadar devam ediyor. Otonom sistemler alanında fark yaratmak ve geleceğin teknolojilerinde söz sahibi olmak isteyen tüm öğrenci takımları bu önemli organizasyona davet ediliyor. TEKNOFEST kapsamında düzenlenen yarışma, Türkiye’nin milli teknoloji vizyonuna katkı sunarken, genç mühendislerin küresel ölçekte rekabet edebilecek yetkinlikler kazanmasına da olanak tanıyor. İleri otonom sistemler alanında geliştirilecek projeler, geleceğin savunma, güvenlik ve sivil teknolojilerinin temelini oluşturma potansiyeli taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PLASFED Üyelerinden Ankara Çıkarması Haber

PLASFED Üyelerinden Ankara Çıkarması

Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED), Türkiye sanayisinin stratejik geleceğine ışık tutan kapsamlı bir program kapsamında Ankara’da iki gün süren yoğun bir dizi temas gerçekleştirdi. Savunma sanayi, yüksek teknoloji, sanayi politikaları ve ticaret başlıklarının odağında şekillenen programda; savunma sanayinin öncü kuruluşları TUSAŞ, HAVELSAN ve ASELSAN ile sanayi ve ticaret dünyasının çatı kurumları TOBB, ASO ve ATO ziyaret edildi. Program boyunca yerli ve milli üretim anlayışı, güçlü tedarik zincirleri, Ar-Ge odaklı büyüme ve sürdürülebilir sanayi politikaları öne çıktı. PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz başkanlığında gerçekleştirilen Ankara programı, federasyonun sanayinin tüm bileşenlerini kapsayan bütüncül yaklaşımını ve yüksek temsil kabiliyetini bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin savunma ve teknoloji alanındaki dönüşümünün merkezinde yer alan kurumlarla yapılan görüşmelerde; sektörler arası iş birliği imkanları, sanayinin geleceği ve üretim ekosisteminin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Program kapsamında savunma sanayinin küresel ölçekte başarılarıyla öne çıkan üç öncü kurumu TUSAŞ, HAVELSAN ve ASELSAN’a gerçekleştirilen ziyaretler, PLASFED’in yüksek katma değerli üretim ve stratejik sektörlerle kurduğu güçlü bağın somut bir göstergesi oldu. Ziyaretlerin ardından ev sahibi kurumların yönetimlerine PLASFED tarafından günün anısına plaket takdim edildi. “Savunma sanayimiz göz bebeğimiz” Ziyaretlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, savunma sanayinin Türkiye’nin sanayi ve teknoloji yolculuğundaki kritik rolüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Savunma sanayimiz, bugün yalnızca teknolojik kapasitesiyle değil, yerli ve milli üretim anlayışıyla da Türkiye’nin göz bebeğidir. TUSAŞ, HAVELSAN ve ASELSAN; ülkemizin mühendislik gücünü, Ar-Ge yetkinliğini ve sanayi vizyonunu dünyaya gösteren öncü kuruluşlardır. PLASFED olarak, bu güçlü ekosistemin bir parçası olmaktan ve sanayimizin tüm bileşenleriyle birlikte üretim gücünü büyütmekten büyük gurur duyuyoruz.” Karadeniz, sanayi kuruluşları, odalar ve çatı kurumlarla kurulan temasların, sektörler arası iş birliğini güçlendirdiğini ve üretim ekosisteminin sürdürülebilir şekilde gelişmesine katkı sunduğunu vurguladı. Anıtkabir ile başlayan anlamlı program PLASFED heyeti, Ankara programına Anıtkabir ziyareti ile başladı. Yoğun katılımla gerçekleştirilen ziyarette, PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine çelenk sundu. Saygı duruşunun ardından Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Karadeniz, Cumhuriyetin çağdaşlaşma ve kalkınma hedefleri doğrultusunda üretimi ve sanayiyi merkeze alan bir anlayışla çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti. PLASFED heyetinde; BAPSİD Başkanı Mehmet Hakan Atalay, KAYPİDER Başkanı Yunus Tarla, DEPSİAD Başkanı Ömer Özkul ile çok sayıda PLASFED Yönetim Kurulu üyesi ve delegesi yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.