Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tüsi̇ad

Kapsül Haber Ajansı - Tüsi̇ad haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüsi̇ad haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye ve Almanya İş Dünyası COP31 Yol Haritasını Masaya Yatırdı Haber

Türkiye ve Almanya İş Dünyası COP31 Yol Haritasını Masaya Yatırdı

TÜSİAD ve Alman Sanayi Federasyonu (BDI) işbirliğiyle 22 Temmuz tarihinde “COP31 Outlook & Industry Perspectives: A German-Turkish Business Dialogue” başlıklı webinar gerçekleştirildi. Webinar'da Türkiye’nin bu yıl ev sahipliğini ve başkanlığını üstlendiği Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) hazırlıkları ile ilgili bilgi verildi; Eylem Gündemi'nde öne çıkan tematik başlıklar ele alındı. COP31 sürecinde Türkiye ve Almanya iş dünyasının karbonsuzlaşma gündemine yönelik değerlendirmeleri iş dünyası temsilcileri tarafından paylaşıldı. Etkinliğin açılış konuşmaları TÜSİAD Çevre ve Net Sıfır Politikaları Çalışma Grubu Başkanı Fatih Özkadı ve BDI Avrupa Eş Direktörü Fabian Wendenburg tarafından gerçekleştirildi. Açılış konuşmalarının ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı Sera Gazı Azaltım Politikaları Dairesi Başkanı Abdurrahim Durmuş ve Almanya Federal İklim Eylemi, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı Uluslararası İklim Eylemi ve Küresel Enerji Dönüşümü/Eylem Gündemi Birimi Başkanı Lutz Morgenstern tarafından COP31 önceliklerine ve hazırlıklarına ilişkin değerlendirmeler paylaşıldı. Türkiye ve Almanya’dan iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen panel oturumunda Beko Resmi ve Sektörel İlişkiler Direktörü Canan Ergün Tavukçu, Borusan EnBW Enerji Santralleri Genel Müdür Yardımcısı Evren Aktaş, thyssenkrupp Decarbon Technologies Küresel Kamu İlişkileri Başkanı Dr. Martin Eckert ve SAP SE Kamu İlişkileri, Stratejik Girişimler ve Dış İlişkiler Kıdemli Direktörü Michael Pittelkow konuşmacı olarak yer aldı. BDI Enerji, Ulaştırma ve Çevre Eş Direktörü Dr. Carsten Rolle’nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde iş dünyasının COP31’e yönelik beklentileri ve sürece sunabileceği katkılar, temiz teknolojilerin ölçeklendirilmesi, enerji ve altyapı ihtiyaçları, karbonsuzlaşma yatırımları ve kamu ile iş dünyası arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi çerçevesinde değerlendirmeler paylaşıldı. Soru-cevap bölümüyle devam eden etkinlik Fatih Özkadı ve Fabian Wendenburg’un kapanış değerlendirmeleriyle tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enda Enerji'de Yönetim Değişti: Yeni İsim Göreve Geldi Haber

Enda Enerji'de Yönetim Değişti: Yeni İsim Göreve Geldi

Borsa İstanbul’da (BIST) ENDAE koduyla işlem gören Enda Enerji Holding A.Ş.’de Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde bayrak değişimi gerçekleşti. Görevi 2015 yılından bu yana yürüten Cem Bakioğlu, 22 Temmuz 2026 itibarıyla Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı Serdar Dağıstan’a devretti. Bakioğlu, şirkette Yönetim Kurulu Üyesi olarak görevini sürdürecek. Eylül 2018’den bu yana Enda Enerji Holding Yönetim Kurulu’nda görev yapan, 2021 yılından itibaren Yönetim Kurulu Başkanvekilliği ve İcra Kurulu Üyeliği görevlerini üstlenen Serdar Dağıstan, yeni dönemde şirketin büyüme stratejisine, sermaye piyasaları iletişimine ve yeni iş alanlarındaki yatırımlarına liderlik edecek. Kökleri 30 yılı aşkın bir geçmişe dayanan Enda Enerji Holding, Cem Bakioğlu’nun başkanlığındaki son 11 yılda yenilenebilir enerji yatırımlarını büyütürken, hidroelektrik, rüzgâr, güneş ve jeotermal kaynaklardan oluşan üretim portföyünü güçlendirdi. Şirket ayrıca, Şubat 2025’te gerçekleştirdiği halka arz ile sermaye piyasalarında da yeni bir döneme adım attı. Yönetimdeki bayrak değişimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cem Bakioğlu, 2015 yılından bu yana Enda Enerji Holding’in büyüme yolculuğuna katkı sunmaktan gurur duyduğunu vurguladı. Halka arzın şirket için önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Bakioğlu, “Bugün ulaştığımız güçlü yapı, Enda Enerji’nin önünde önemli fırsatlar bulunduğunu gösteriyor. Görevi Serdar Dağıstan’a devrederken, şirketimizin yeni dönemde de güçlü bir ivmeyle yoluna devam edeceğine inanıyorum. Ben de Yönetim Kurulu Üyesi olarak bu yolculuğa katkı vermeyi sürdüreceğim” diye konuştu. Enda Enerji’nin yeni Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Dağıstan ise dört farklı yenilenebilir enerji kaynağından oluşan dengeli üretim portföyüyle güçlü bir altyapıya sahip olduğuna dikkat çekti. Dağıstan, “Yeni dönemde önceliğimiz, yenilenebilir enerji kapasitemizi yurt içi ve yurt dışındaki yatırımlarla kademeli olarak büyütmek, sermaye piyasalarındaki konumumuzu güçlendirmek ve hissedarlarımız için uzun vadeli değer yaratmayı sürdürmektir. Cem Bakioğlu’nun Yönetim Kurulu’ndaki tecrübesi de bu süreçte şirketimiz için önemli bir değer olmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı. Enda Enerji Holding, yeni yönetim yapısıyla birlikte yenilenebilir enerji alanındaki büyüme stratejisini ve uzun vadeli değer yaratma vizyonunu sürdürmeyi hedefliyor. Cem Bakioğlu Hakkında Cem Bakioğlu, 1945 yılında İzmir’de doğdu. İzmir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde eğitim gördü. Esnek ambalaj sektöründe dikey entegre yapıda faaliyet gösteren şirketlerinden ilki olan Bak Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş.’yi 1973 yılında kurdu. Cem Bakioğlu; çoğunluğu İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan ve ağırlıklı olarak ambalaj sektöründe faaliyet gösteren kuruluşların yanı sıra, inşaat, sigortacılık, bilişim ve taşımacılık alanlarında faaliyet gösteren şirketlerin ve 2017 ve 2023 yıllarında kurulan Freshbak ve MeyV kuruluşlarının sahibidir. Ege TV ve Radyo Ege ile medya sektöründe uzun yıllar faaliyet gösteren Cem Bakioğlu, daha sonra bu sektörden çekilerek Ege TV ve Radyo Ege’ye ait tüm donanımı Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne bağışladı. Ticari girişimlerinin yanı sıra çevre duyarlılığıyla da öne çıkan Cem Bakioğlu, 1995 yılında İzmir Adnan Menderes Havalimanı çevresinde kurduğu Bakioğlu Ormanı’na 70.000 ağacın dikimini gerçekleştirdi ve aynı yıl Ege Orman Vakfı’nı kurdu. Bugüne kadar yapılan bağışlarla Ege Orman Vakfı aracılığıyla 14 milyondan fazla fidanın dikilmesine katkı sunarak Ege Bölgesi’nin ağaçlandırılmasında önemli rol oynadı; eğitim faaliyetleri ve kalıcı projelerle de ulusal düzeyde çevre bilincinin geliştirilmesine katkı sağladı. Sosyal sorumluluk alanında çevre kadar eğitime de önem veren Cem Bakioğlu, toplumsal fayda yaratma amacıyla 1995 yılında Bornova’da 24 derslikli Cem Bakioğlu Anadolu Lisesi’nin inşasını üstlenerek okulu eğitime kazandırdı. İlerleyen yıllarda okulun ilave dersliklerinin ve spor salonunun inşasını da gerçekleştirerek eğitim kurumunun ihtiyaçlarına katkı sunmaya devam etti. Eğitime ve çevreye gösterdiği duyarlılıkla, 2025 yılında Cem Bakioğlu’nun destekleri ve Karşıyaka Belediyesi iş birliğiyle Bakioğlu Can Dostlarımız Yaşam Merkezi ve Bakım Evi faaliyete geçti. Cem Bakioğlu, 2002 yılında Çiğli Kent Hastanesi’ni kurdu; 2008 yılında Kent Alsancak ve 2018 yılında Kent Bayraklı Tıp Merkezi’nin açılmasında öncülük etti. TÜSİAD ve ESİAD’ın aktif üyesi olan Bakioğlu, Kipa, ASAD ve Güçbirliği Holding’in yönetimlerinde de bulundu. Çok ortaklı şirketlerden Egenda’nın Yönetim Kurulu Başkanı olan Cem Bakioğlu, aynı zamanda Bakioğlu Holding Kurucu ve Onursal Başkanlığı görevini sürdürmektedir. Evli ve iki erkek çocuk babası olan Cem Bakioğlu, İngilizce ve Fransızca bilmektedir Serdar Dağıstan Hakkında Serdar Dağıstan, Eylül 2018’den bu yana Enda Enerji Holding Yönetim Kurulu’nda görev yapmakta olup 2021 yılından itibaren Yönetim Kurulu Başkanvekilliği ve İcra Kurulu Üyeliği görevlerini yürütmektedir. Şirketin Şubat 2025’te tamamlanan halka arz sürecine liderlik eden Dağıstan, kurumsal yönetim, yatırımcı ilişkileri ve büyüme stratejisi alanlarındaki çalışmalarda aktif rol üstlenmiştir. 1973 yılında İzmir’de doğan Dağıstan, İzmir Bornova Anadolu Lisesi’nin ardından Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. MBA ve MPM derecelerini ABD’de Northwestern University’de tamamladı. 1997-2006 yılları arasında Chicago’da Valenti Builders firmasında yöneticilik yaptı. 2006 yılında Türkiye’ye dönerek CDS Yapı A.Ş.’yi kuran Dağıstan, GoyaHub Paylaşımlı Ofis’in kurucusudur. Deren A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeliği’nin yanı sıra İzmir Bornova Anadolu Lisesi Eğitim Vakfı (BALEV) bünyesinde de yöneticilik görevlerinde bulunmuştur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mustafa Karabağlı Kimdir? EBSO Başkan Adayı Mustafa Karabağlı'nın Hayatı, Kariyeri ve "Yeni Nesil Sanayicilik" Vizyonu Haber

Mustafa Karabağlı Kimdir? EBSO Başkan Adayı Mustafa Karabağlı'nın Hayatı, Kariyeri ve "Yeni Nesil Sanayicilik" Vizyonu

Ege Bölgesi Sanayi Odası'nda seçim süreci yaklaşırken başkanlık yarışına katılan isimler iş dünyasının gündeminde öne çıkmaya başladı. EBSO Meclis Üyesi Mustafa Karabağlı, "Yeni Nesil Sanayicilik" vizyonuyla EBSO Yönetim Kurulu Başkanlığına aday olduğunu açıkladı. Elektrik-elektronik mühendisliği geçmişi, teknoloji odaklı sanayi yatırımları ve uzun yıllara yayılan sivil toplum çalışmalarıyla tanınan Karabağlı, üretim, dijital dönüşüm ve yüksek katma değerli sanayi hedeflerini merkeze alan yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Ege sanayisinin gelecek dönem yol haritasının şekilleneceği süreçte adaylığını açıklayan Mustafa Karabağlı'nın eğitim hayatından girişimcilik yolculuğuna, sanayi yatırımlarından sosyal sorumluluk çalışmalarına kadar uzanan kariyeri kamuoyunun da merak ettiği başlıklar arasında yer alıyor. Mustafa Karabağlı kimdir? Mustafa Karabağlı, 1966 yılında İzmir'in Tire ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Tire'de tamamladıktan sonra 1980 yılında Kuleli Askeri Lisesi'ni kazanarak yatılı eğitim hayatına başladı. Henüz 15 yaşındayken babasını kaybetmesi, yaşamında önemli bir dönüm noktası oldu. Bu süreçte yaşadığı zorlukların kendisini erken yaşta hayata hazırladığını ifade eden Karabağlı, lise eğitiminin ardından askeri öğrencilikten kendi isteğiyle ayrılarak üniversite eğitimine yöneldi. Üniversite sınavında elde ettiği başarıyla Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü'ne yerleşen Karabağlı, mühendislik eğitimi boyunca araştırma ve teknoloji odaklı bir bakış açısı geliştirdi. 1989 yılında Elektrik-Elektronik Mühendisi olarak mezun olduktan sonra özel sektörde araştırma ve geliştirme laboratuvarında görev aldı. Aynı dönemde Dokuz Eylül Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü'nde yüksek lisans eğitimine başlayan Karabağlı, çalışma hayatını sürdürürken akademik eğitimini de tamamladı. Girişimcilik yolculuğunu teknoloji üzerine inşa etti Yaklaşık iki yıllık profesyonel iş deneyiminin ardından kendi şirketini kurma kararı alan Mustafa Karabağlı, 1991 yılında Star Elektronik'i hayata geçirdi. Bir yıl sonra ise kurucu ortakları arasında yer aldığı AR Elektronik Ltd. Şti.'ni kurarak sanayi ve teknoloji alanındaki yatırımlarını büyütmeye başladı. İlk yıllarda güç elektroniği, kontrol sistemleri, elektronik devre tasarımı, yazılım geliştirme ve üretim alanlarında faaliyet gösteren Karabağlı, ilerleyen süreçte akıllı sayaç teknolojilerine odaklandı. Özellikle enerji yönetimi alanındaki yatırımlarıyla dikkat çeken şirketleri, Türkiye'nin teknoloji üreten sanayi kuruluşları arasında yer aldı. LUNA markasını küresel ölçekte büyüttü Mustafa Karabağlı'nın sanayi kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri, 2008 yılında LUNA markasının oluşturulması oldu. Akıllı elektronik sayaç üretimine kendi markasıyla başlayan şirket, geliştirdiği yeni teknolojiler ve üretim kapasitesini artıran yatırımlarla kısa sürede Türkiye'de sektörün en yüksek pazar payına ulaşan firmalarından biri haline geldi. Zaman içinde ürün gamını genişleten LUNA, yalnızca Türkiye'de değil Orta Doğu ve Balkanlar'da da güçlü bir oyuncu konumuna yükseldi. Şirket, 2022 yılında İsviçre merkezli ve 1896 yılından bu yana faaliyet gösteren, entegre enerji yönetimi çözümleri alanında faaliyet gösteren küresel bir sanayi kuruluşuyla güçlerini birleştirerek uluslararası büyüme sürecinde yeni bir aşamaya geçti. Farklı sektörlerde yatırımlarını sürdürüyor Mustafa Karabağlı, bugün Karabağlı Holding bünyesinde faaliyet gösteren çok sayıda şirketin yönetiminde yer alıyor. Aydınlatma teknolojileri, otomotiv sanayi, yenilenebilir enerji, enerji depolama sistemleri, inşaat, kompozit teknolojileri ve hazır yemek üretimi gibi farklı sektörlerde yatırımlarını sürdüren Karabağlı, sanayide çeşitlendirilmiş üretim modeliyle faaliyet gösteriyor. Bu yatırımların ortak noktasını ise teknoloji, mühendislik ve katma değerli üretim anlayışı oluşturuyor. Özellikle enerji teknolojileri, üretim verimliliği ve sanayide dijital dönüşüm başlıkları, Karabağlı'nın iş dünyasındaki çalışmalarının temelini oluşturuyor. Sivil toplum kuruluşlarında aktif görev aldı İş dünyasındaki çalışmalarının yanı sıra uzun yıllardır çeşitli sivil toplum kuruluşlarında da görev üstlenen Mustafa Karabağlı, sanayinin gelişimine yönelik birçok platformda aktif rol aldı. Türkiye Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) üyeliğinin yanı sıra Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu (BASİFED) Yönetim Kurulu Üyeliği görevini sürdüren Karabağlı, Ege Sanayici ve İş İnsanları Derneği'nde (ESİAD) daha önce Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de üstlendi. Bunun yanında İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığı, Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Üyeliği, Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclis Üyeliği ile EBSO Yapay Zeka Çalışma Grubu Başkanlığı görevlerini de yürütüyor. "Yeni Nesil Sanayicilik" vizyonuyla adaylığını açıkladı EBSO Yönetim Kurulu Başkanlığı için adaylığını açıklayan Mustafa Karabağlı, seçim sürecine "Yeni Nesil Sanayicilik" vizyonuyla hazırlanıyor. Bu yaklaşımın merkezinde dijitalleşme, yapay zekâ uygulamaları, yüksek teknoloji üretimi, sürdürülebilir sanayi, enerji verimliliği, ihracat odaklı büyüme ve genç girişimcilerin desteklenmesi gibi başlıkların yer alması bekleniyor. Özellikle sanayinin küresel rekabet gücünü artıracak dönüşüm projeleri ile Ege Bölgesi'nin üretim kapasitesinin daha ileri seviyeye taşınmasına yönelik çalışmaların seçim sürecinde öne çıkması öngörülüyor. Aile yaşamı ve sosyal yönüyle de dikkat çekiyor 1995 yılında Yüksek Ekonomist Şule Karabağlı ile evlenen Mustafa Karabağlı, iki çocuk babası. İş yaşamının yanında sosyal sorumluluk çalışmalarına önem veren Karabağlı, toplumun gelişiminin bireysel başarının önünde geldiğini savunan anlayışıyla çeşitli sosyal projelerde de yer alıyor. Boş zamanlarında briç ve bilardo oynamayı seven Karabağlı'nın ilgi alanları arasında futbol karşılaşmalarını takip etmek ve kitap okumak da bulunuyor. EBSO seçimlerinde dikkat çeken isimlerden biri oldu Ege Bölgesi Sanayi Odası seçimleri yaklaşırken Mustafa Karabağlı'nın adaylığı, iş dünyasında yakından takip edilen gelişmeler arasında yer alıyor. Mühendislik altyapısı, teknoloji yatırımları, üretim odaklı girişimcilik deneyimi ve uzun yıllardır sanayi kuruluşlarında üstlendiği görevlerle öne çıkan Karabağlı, "Yeni Nesil Sanayicilik" vizyonunu EBSO yönetimine taşımayı hedefliyor. Sanayide dijital dönüşüm, yapay zekâ, yüksek katma değerli üretim ve sürdürülebilir büyüme ekseninde şekillenen yaklaşımıyla Mustafa Karabağlı'nın önümüzdeki dönemde EBSO başkanlık yarışının en çok konuşulan adayları arasında yer alması bekleniyor.

Teknosa’nın Yeni Genel Müdürü Öget Kantarcı Oldu Haber

Teknosa’nın Yeni Genel Müdürü Öget Kantarcı Oldu

Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, teknoloji perakendeciliği ve dijital dönüşüm alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Öget Kantarcı’nın, 1 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla Genel Müdür olarak göreve başlayacağını duyurdu. Koç Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü mezunu olan Öget Kantarcı, 25 yılı aşkın kariyeri boyunca otomotiv, telekomünikasyon, e-ticaret, dijital ticaret ve yönetim danışmanlığı alanlarında üst düzey yöneticilik görevleri üstlendi. Profesyonel kariyerine Peugeot Otomotiv’de başlayan Kantarcı, Turkcell’de satış, operasyon ve e-ticaret alanlarında yöneticilik yaptıktan sonra Otto Group Türkiye’ye katıldı. Burada Limango, Arabulvar ve OGLI şirketlerinin ticari stratejilerine liderlik ederek dijital ticaret alanında önemli projelere imza attı. 2014 yılında eBay Türkiye’ye katılan Kantarcı, önce Ticari Direktör, ardından eBay Türkiye ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) Bölgesi Ülke Müdürü olarak görev yaptı. Bu dönemde şirketin büyüme stratejileri, dijital ticaret operasyonları ve bölgesel organizasyonunun gelişiminde aktif rol üstlendi. 2023-2025 yılları arasında PwC Türkiye’de Kıdemli Danışman olarak görev yapan Kantarcı; dijital dönüşüm, e-ticaret, yapay zekâ, büyüme stratejileri ve teknoloji odaklı dönüşüm projelerinde çok sayıda kuruma danışmanlık verdi. Son olarak Alghanim Industries bünyesinde faaliyet gösteren Xcite Kuwait’te Kıdemli Genel Müdür olarak görev yapan Kantarcı; şirketin omni-channel operasyonlarını, bölgesel büyüme stratejilerini ve yeni nesil marketplace dönüşümünü yönetirken, yapay zekâ destekli dijital dönüşüm projelerine liderlik etti. Teknosa Genel Müdürü olarak görev yapacak olan Öget Kantarcı’nın öncelikleri arasında müşteri deneyimini daha da ileri taşımak, omni-channel yapıyı güçlendirmek, yapay zekâ destekli dijitalleşmeyi hızlandırmak ve Teknosa’nın sürdürülebilir büyüme stratejisini yeni nesil perakende anlayışıyla desteklemek yer alıyor. Evli ve iki çocuk babası olan Öget Kantarcı, 2018 yılından bu yana TÜSİAD üyesi olup Galatasaray Spor Kulübü Kongre üyesidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın En Büyük Çevre Raporlama Platformu CDP’nin 2025 Türkiye Sonuçları ve Lider Şirketler Açıklandı Haber

Dünyanın En Büyük Çevre Raporlama Platformu CDP’nin 2025 Türkiye Sonuçları ve Lider Şirketler Açıklandı

Garanti BBVA’nın ana sponsorluğunda Türkiye faaliyetlerini gerçekleştiren CDP Türkiye, 2025 yılına ait analiz ve bulguları içeren “CDP Türkiye 2025 İklim Değişikliği ve Doğa Raporu”nun sonuçlarını ve CDP’nin Global Derecelendirme Metodolojisine göre belirlenen CDP Liderleri’ni, 15 Mayıs’ta gerçekleştirilen 16. Türkiye konferansında açıkladı. Bu yıl, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesi çevresel verinin kalitesi, karşılaştırılabilirliği ve karar alma süreçlerine entegrasyonu iş dünyasının dönüşümünde belirleyici bir rol oynuyor. Bu noktada CDP, yalnızca bir raporlama platformu olmanın ötesinde, şirketlerin uygulama kapasitesini görünür kılabilecek ve hesap verebilirliği güçlendirebilecek önemli bir araç olarak öne çıkıyor. “CDP Türkiye 2025 İklim Değişikliği ve Doğa Raporu”, Türkiye’deki şirketlerin çevresel raporlamayı rekabet gücüne dönüştürebilme kapasitesini ortaya koyuyor. Rapor, COP31 öncesinde şirketlerin raporlamadan uygulamaya geçişteki hazırlık seviyesini ortaya koyan güçlü bir çerçeve sunuyor. Türkiye çevresel raporlamada güçlü bir konuma ulaştı CDP aracılığıyla 2025 yılında 22.100’den fazla şirket, çevresel verilerini raporlarken bu sürece 1.000’den fazla şehir ve bölge de eklendi. 2025 yılında, neredeyse 900 şirket CDP’nin en yüksek derecelendirme seviyesi olan Küresel A Listesi’ne girdi. Türkiye’den ise toplam 45 şirket en az bir Küresel A Listesi’nde yer aldı. İklim, su ve ormansızlaşma kategorilerinin üçünde birden en yüksek liderlik seviyesi olan “Triple A” listesine giren dünyadaki 27 şirketten 5’i ise Türkiye’den. Diğer 17 şirket şirket ise iki ayrı kategoride liderlik sergileyerek “Double A” statüsü elde etti. Türkiye bu başarısıyla, CDP ekosisteminde çevresel raporlama ve performans alanında küresel ölçekteki en güçlü pazarlardan biri haline geldi. Türkiye’nin liderlik performansı ortalamaların üzerinde CDP Türkiye 2025 İklim Değişikliği ve Doğa Raporu’na göre, Türkiye’den raporlama yapan şirketler Avrupa ve küresel ortalamaların üzerinde performans göstererek “Yönetim” ve “Liderlik” seviyelerinde iklim değişikliğinde %82, su güvenliğinde %87 ve ormansızlaşma temasında %70’e ulaştı. Bu tablo, çevresel yönetimin artık yalnızca öncü şirketlere özgü bir alan olmadığını, giderek daha geniş bir şirket grubunun kurumsal sistemlerine entegre edildiğini gösteriyor. Çevresel liderlik ile finansal performans arasındaki ilişki giderek güçleniyor Bu yılki raporun bir kısmı, A ve A– notu alan lider şirketlerin çevresel risk ve fırsatları finansal açıdan nasıl yönettiğini, daha düşük derecelendirme notlarına sahip şirketlerle karşılaştırmalı olarak analiz ediyor. Bu fark özellikle fırsatlar tarafında daha net görülüyor. Lider şirketler, çevresel girişimler kapsamında yaptıkları her 1 dolarlık yatırımın yaklaşık 4 dolar finansal değer yaratma potansiyeli olduğunu raporlarken, daha düşük performans gösteren şirketlerde bu değer yaklaşık 0,07 dolar seviyesinde. Bu durum, fırsatların belirlenmesi ve finansal değere dönüştürülmesi konusunda ciddi bir verimlilik farkına işaret ediyor. Benzer bir ayrışma risk yönetiminde de görülüyor. Lider şirketlerde maliyet-risk oranına bakıldığında, maliyeti 1 dolar olan bir riski yönetmek için yaklaşık 0,43 dolar harcamanın yeterli olacağı görülüyor. Buna karşılık, daha düşük performans gösteren şirketlerde aynı riski yönetmek için yaklaşık 5,9 dolar harcamak gerektiği görülmekte. Bu durum, lider şirketlerin finansal açıdan önemli riskleri görece daha düşük maliyetle yönetebildiğini ve potansiyel olarak daha hedefli bir risk yönetimi yaklaşımına sahip olduğunu gösteriyor. Raporlamaların derinlik ve uygulama düzeyi artırılmalı Temel iklim raporlama göstergeleri açısından bakıldığında, Türkiye’deki şirketler yüksek ve tutarlı bir olgunluk düzeyi sergiliyor. Ancak taahhütlerin derinliği ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş araçlarının uygulanma düzeyi incelendiğinde daha farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Şirketlerin %70’i 1,5°C ile uyumlu bir iklim geçiş planı raporlarken, yalnızca %33’ü fosil yakıtlardan çıkışa yönelik açık bir taahhütte bulunuyor. Net-sıfır hedefleri yaygın olmakla birlikte (%62), bunların yalnızca %12’si Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından doğrulanmış vaziyette. Bu durum, hedef koyma ile bilim temelli uyum arasında önemli bir fark olduğunu gösteriyor. Benzer şekilde, dahili karbon fiyatlandırması giderek yaygınlaşsa da uygulama kapsamı halen sınırlı; çoğu zaman tüm karar süreçlerini kapsayan zorunlu bir mekanizma olarak kullanılmıyor. Yenilenebilir enerji kullanımı önemli ölçüde artmış olsa da toplam enerji tüketimi içinde yenilenemeyen kaynaklar hala baskın durumda. Genel olarak bu tablo, iklim yönetimi için gerekli temel yapıların kurulduğunu; ancak bu yapıların karar alma süreçlerine tutarlı, kapsamlı ve bağlayıcı şekilde yansıtılması için daha fazla ilerlemeye ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. İklim teması şirket yönetim sistemlerine entegre edilirken doğa ile ilgili konularda ilerleme sınırlı kaldı Rapor genelinde ortaya çıkan en önemli yapısal bulgulardan biri, iklim değişikliği konusundaki olgunluk ile diğer doğa temelli konular arasındaki belirgin fark. İklim değişikliği için riskleri belirleme ve yönetmeye yönelik yaklaşımlar tüm şirketlerde (%100) yerleşmiş durumdayken, bu oran su yönetimi alanında %78’e, biyoçeşitlilikte %36’ya, plastiklerde %24’e ve ormansızlaşmada %11’e kadar düştü. Benzer bir ayrışma değer zinciri etkileşiminde de görüldü. Bu oran iklimde %98 iken, plastiklerde %18 ve ormansızlaşmada %10 seviyesinde kaldı. Bu tablo, iklim konularının şirket sistemlerine derinlemesine entegre edildiğini, buna karşılık doğa ile ilgili konuların halen sınırlı bir kapsamda ele alındığını gösterdi. Genel olarak doğa temelli raporlamalar farkındalık aşamasından daha yapılandırılmış bir yönetime doğru ilerliyor. İklim ve su alanlarında görülen olgunluk seviyesine ulaşabilmek için özellikle veri altyapısının güçlendirilmesi, hedef belirleme yaklaşımlarının geliştirilmesi ve doğa ile ilgili konuların stratejik karar alma süreçlerine daha fazla entegre edilmesi gerekiyor. Türkiye’deki şirketlerin zorunlu raporlama çerçeveleriyle uyumu giderek artıyor Türkiye’de CDP kapsamında yapılan raporlamalar, zorunlu sürdürülebilirlik çerçeveleriyle yüksek ve artan bir uyuma işaret ediyor. 2025 itibarıyla Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlaması Standartları (TSRS) ile uyum %83’e, Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlaması Standartları (ESRS) ile uyum ise %71’e ulaştı. Zorunlu raporlama çerçevelerine hazırlık açısından Türkiye iyi bir konumda, ancak şirketlerin önünde üç temel gelişim alanı bulunuyor: üretilen bilgiyi finansal sistemlerle ilişkilendirmek, karar alma süreçlerine dahil etmek ve geçiş planlarıyla bağlantılı hale getirmek. Bu aşamalar raporlamadan uygulamaya geçiş için kritik önem taşıyor. CDP verileri COP31 öncesinde güçlü bir referans Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31’e yaklaşırken, kurumsal çevresel raporlamaların önemi daha da artıyor. CDP verileri, şirketlerin uygulama kapasitesini değerlendirmek için güçlü ve güvenilir bir referans sunuyor. Enerji dönüşümü, su, doğa, döngüsel ekonomi, geçiş planlaması ve iklim finansmanı gibi CDP raporlamasında öne çıkan başlıklar, COP31 eylem gündeminin temel öncelikleriyle doğrudan örtüşüyor. Bulgular, Türkiye’den raporlama yapan şirketlerin yalnızca raporlama ölçeğini büyütmekle kalmayıp, bunu istikrarlı biçimde güçlü bir performansa dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Bu çerçevede CDP verileri, şirketlerin uygulamaya ne ölçüde hazır olduğunu değerlendirmek, ulusal ve küresel iklim hedefleriyle uyum düzeyini analiz etmek açısından somut ve pratik bir referans niteliği taşıyor. Ana konuşmacılar ve Rapor Sunumu “COP31’e Doğru: Raporlama İvmesini Küresel Rekabet Avantajına Dönüştürmek” temasıyla düzenlenen konferansın açılışında konuşan Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran “Garanti BBVA’da sürdürülebilirlik, iş modelimizin ayrılmaz bir parçası. 2025 CDP değerlendirmesinde iklim değişikliği, su güvenliği ve ormansızlaşma alanlarının tamamında A notu alarak Triple A seviyesine ulaşmamız bu yaklaşımın bir sonucu. İklim, su ve doğa artık ekonomik dayanıklılığın belirleyicisi. Bu doğrultuda finansman gücümüzle dönüşümü desteklemeyi sürdürüyoruz.” dedi. COP30 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Dan Ioschpe konferansa video mesajla katıldı. Ioschpe mesajında “25 yıl önce niş olan çevresel raporlama, bugün iş dünyası için küresel bir standart ve temel gereklilik haline gelmiş; veri, şeffaflık ve raporlama sürdürülebilir kalkınmayı ve etkili karar almayı mümkün kılmıştır. Bu yapı sayesinde, bugün CDP tarafından ödüllendirilen kuruluşlar yalnızca bir standardı karşılamıyor, aynı zamanda uygulamanın nasıl hayata geçtiğini gösteren öncüler olarak öne çıkıyor.” ifadelerini kullandı. Deloitte Global Sürdürülebilir Finans Lideri Hans-Juergen Walter konuya küresel bir perspektiften bakarak “Şirketler yalnızca mevzuata uyumla sınırlı kalmamalı. Raporlamayı bir zorunluluk olarak değil, rekabet avantajı yaratmanın bir aracı olarak görmeliler. Nitelikli çevresel raporlama; sermayeyi cezbeden, pazardaki konumu güçlendiren ve hızla dönüşen küresel ortamda gerçekten dayanıklı, geleceğe hazır iş modelleri inşa etmeyi mümkün kılan stratejik bir kaldıraçtır.” dedi. CDP Politika ve Büyüme Direktörü Pietro Bertazzi ise, “Yaklaşan COP31’in uygulama odağıyla birlikte, Türkiye’deki şirketlerin CDP aracılığıyla yaptığı raporlamalar, lider şirketlerin çevresel performans konusunda yüksek bir standart belirlerken aynı zamanda ticari kazanımlar da elde ettiğini gösteriyor. Hızla değişen küresel ekonomide geleceğe en güçlü şekilde hazırlanan şirketler; şeffaflığı somut aksiyona dönüştürebilen, çevresel verileri stratejik karar alma süreçlerine entegre eden ve dünyamız için olumlu büyümeyi yönlendiren şirketler olacak.” dedi. CDP Türkiye 2025 İklim ve Doğa Raporu’nun sonuçlarını paylaşan CDP Türkiye Ülke Yöneticisi Mirhan Köroğlu Göğüş şu değerlendirmede bulundu: “Raporun sonuçlarına baktığımızda, Türkiye’de çevresel yönetim yapılarının güçlü bir kurumsal temele oturduğu açıkça görülmekte, fakat bu yapının tüm çevresel temalar ve şirketler genelinde henüz dengeli ve bütüncül bir şekilde yaygınlaşmadığı görülüyor. Önümüzdeki dönemde şirketlerin önceliği, mevcut raporlama altyapısını daha derin entegrasyon, daha geniş çevresel kapsama ve daha tutarlı uygulama çıktılarıyla güçlendirmek olmalı.” 2026 Triple A Liderler Paneli Konferans kapsamında Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Türkiye Direktörü Ozan Duygulu moderatörlüğünde “2026 Triple A Liderler Paneli” düzenlendi. Panele, Garanti BBVA Yönetim Kurulu Üyesi Mevhibe Canan Özsoy, Akbank CFO’su Türker Tunalı ve CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu katıldı. Sürdürülebilir finansman ve sürdürülebilirliğin stratejik yönetimi konularının ele alındığı panelde Mevhibe Canan Özsoy, iklim krizinin yalnızca çevresel bir sorun değil; fiziksel, finansal ve itibara yönelik riskler barındıran küresel bir dönüşüm meselesi olduğunu belirtti. Türker Tunalı, düşük karbonlu ekonomiye geçişte finans sektörü, reel sektör ve teknoloji ekosisteminin birlikte hareket etmesinin kritik önem taşıdığını söyledi. Kutay Kartallıoğlu ise konuşmasında gıda perakendesinin iklim değişikliğinden kaynaklanan risklerden doğrudan etkilendiğine dikkat çekerek Türkiye’nin Akdeniz havzasındaki konumu nedeniyle gıda güvenliği ve tedarik zincirleri açısından önemli çevresel risklerle karşı karşıya olduğunu vurguladı. CDP Türkiye 2026 Ödül Töreni Programın sonunda gerçekleştirilen CDP Türkiye 2026 Ödül Töreni’nde CDP Global A listelerine girmeyi başaran 45 şirket ödüllerini aldı. Ödül töreninde TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Fatih Kemal Ebiçlioğlu, ve Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’ndan Başkan Yardımcısı Murat Yünlü birer konuşma gerçekleştirdi ve şirketlere ödüllerini takdim etti. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Fatih Kemal Ebiçlioğlu konuşmasında “Jeopolitik gelişmelerin yoğunlaştığı bu dönemde iklim krizinin bilimsel bir gerçek olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor. Önümüzdeki COP31 sürecini Paris Anlaşması kapsamında gündeme getirilen başlıkların yeniden canlandırılması açısından kıymetli görüyoruz. Bu süreçte, iş dünyasının sürdürülebilirlik raporlamalarına güçlü biçimde eğilmesini ve odağına almasını kritik önemde görüyoruz. Bugün bu önemli gelişmelere tanıklık etmemizi sağlayan CDP Türkiye’ye ülkemizde sürdürülebilirlik raporlaması konusunda bilinçlendirme ve iş dünyasının dönüşümü alanında sağladığı katkılar için teşekkür ediyorum” dedi. Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’ndan Başkan Yardımcısı Murat Yünlü ise "Sürdürülebilirlik raporlaması, finansal raporlama ile sürdürülebilirlik yönetimi disiplinlerinin entegrasyonu sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu entegrasyonun temelinde, çevresel ve sosyal faktörlerin operasyonel riskler ve finansal fırsatlar üzerindeki belirleyici rolü yatmaktadır. Bu perspektifle hazırlanan raporlar, yatırımcıların sermaye tahsisi kararlarında kullandığı 'önemlilik' arz eden bilgilere odaklanmaktadır." dedi. Triple A ödülleri (5 şirket) Double A ödülleri (17 şirket) Global A ödülleri (23 şirket) CDP Şehirler A Liderleri ödülleri Konferans kapsamında ayrıca “CDP Cities A List”e girmeyi başaran iki belediyeye de ödülleri takdim edildi. Ödüllerini almak üzere törene, Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Serhat Taşkınsu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Prof. Dr. Ayşen Erdinçler katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Kadın Zirvesi'ne Geri Sayım Başladı Haber

Küresel Kadın Zirvesi'ne Geri Sayım Başladı

Dünya genelinde "Kadınlar için Davos" olarak anılan Küresel Kadın Zirvesi (Global Summit of Women) için geri sayım başladı. 4–6 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek zirve, bu yıl yalnızca prestijli bir uluslararası buluşma değil; Türk iş dünyası için küresel rekabetin yeni kurallarını okumak ve pozisyon almak adına kritik ve stratejik bir buluşma olarak öne çıkıyor. 35 yılı aşkın geçmişe sahip zirvenin bu yılki teması olan "Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Ku rmak", küresel ekonominin yeniden şekillendiği bir dönemde kadın liderliğinin dönüştürücü rolüne güçlü bir vurgu yapıyor. Bu Bir Konferans Değil, Küresel İş Platformu Küresel Kadın Zirvesi, klasik bir konferans formatının ötesinde; kadınlar arasında doğrudan iş bağlantılarının kurulduğu, yatırım fırsatlarının konuşulduğu ve yeni ortaklıkların temellerinin atıldığı bir küresel platform olarak konumlanıyor. Borsa İstanbul'da Piyasa Açılışı ile start verilerek; 2026 Küresel Kadın Direktörler Raporu'nun kamuoyu ile paylaşılacağı Zirve, yalnızca oturumlarla değil; yüksek düzeyli temaslar ve somut çıktılar üreten özel programlarla dikkat çekiyor: 60'tan fazla ülkeden üst düzey katılım ile global karar vericiler İstanbul'da olacak.Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın ev sahipliğinde, 3 0'dan fazla kadın bakan ve üst düzey temsilcinin katılımıyla "Bakanlık Yuvarlak Masa Toplantısı" düzenlenecek.Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Başkanı Pamir Karagöz'ün katılımıyla gerçekleşecek "Türkiye ile İş Yapmak" oturumunda yatırım fırsatları ele alınacak.Kazakistan, Meksika ve İspanya başta olmak üzere farklı ülkelerden gelen girişimcilerle gerçekleşecek B2B görüşmeler ile şirketler doğrudan yeni pazarlara açılma fırsatı yakalayacak.Siemens, Nestlé ve Unilever gibi küresel markaların üst düzey yöneticilerinin, kapsayıcı büyüme konusunda ortak olarak yer aldığı bir Erkek CEO'lar Forumu düzenlenecek.Boeing Türkiye, Hepsiburada, Halyk Bank ve Velcro şirketlerinin CEO'larının katılımıyla "Türbülanslı Dönemlerde Liderlik" konulu Kadın CEO'lar Forumu gerçekleştirilecek.Yapay zekâ, dijital para birimleri , sürdürülebilir liderlik ve yeni nesil iş modelleri masaya yatırılacak. Türkiye İçin Stratejik Bir Eşik 15 yıl aradan sonra yeniden Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek zirve, yalnızca bir organizasyon değil; Türkiye'nin küresel ekonomideki konumunu güçlendiren stratejik bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Zirve ile Türkiye, Doğu ile Batı arasında ekonomik bir köprü rolünü güçlendiriyor. Kadın girişimciliği ve liderliği alanındaki potansiyel, küresel yatırımcıların radarına taşınıyor. İstanbul, uluslararası iş dünyasının buluşma noktası olarak konumlanıyor. Zirveye; TOBB, TÜSİAD ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği gibi Türkiye'nin önde gelen iş kurumlarının desteği, bu platformun iş dünyası açısından taşıdığı önemin altını çiziyor. Türk Şirketleri İçin "Kaçırılmaması Gereken" B ir Fırsat Küresel Kadın Zirvesi, Türkiye'deki şirketler için yalnızca bir katılım değil; doğrudan büyüme, uluslararası genişleme, liderlik geliştirme ve stratejik konumlandırma fırsatı sunuyor. Zirveye katılan şirketler; 60'tan fazla ülkeden karar vericilerle doğrudan network kurma imkânı elde ediyor. Küresel trendleri yerinde gözlemleyerek stratejik vizyon kazanıyor. B2B görüşmeler sayesinde yeni pazarlara açılma fırsatı yakalıyor. Küresel Kadın Zirvesi, ayrıca şirketlerin kadın liderliği ve kapsayıcılık alanındaki duruşunu uluslararası platformda görünür kılmalarına da aracılık ediyor. Haziran'da İstanbul'da Olmayan, Bu Dönüşümün Dışında Kalacak Küresel Kadın Zirvesi 2026, Türkiye iş dünyası için bir tercih değil; küresel rekabette yer almak isteyenler için kaçırılmaması gereken bir eşik olarak nitelendirilirken, 4–6 Haziran 2026'da İstanbul'da gerçekleşecek bu kritik buluşmada yer almak için kayıtların devam ettiği açıklandı. İstanbul'da kurulacak bu küresel ağın parçası olmanın, yalnızca bugünü değil, şirketlerin gelecekteki konumunu da belirleyeceği vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri’nde İkinci Göksan Dönemi Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nde İkinci Göksan Dönemi

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığı görevini de sürdüren Jak Eskinazi, mayıs ayındaki koordinatör başkanlık seçimine kadar bu görevini sürdürecek. Turan Göksan’ın babası Ahmet Bilge Göksan, 1994-97 yılları arasında Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı olarak görev yapmıştı. Turan Göksan’ın birlik başkanı seçilmesiyle Ege İhracatçı Birlikleri’nde ikinci Göksan dönemi başladı. Turan Göksan, 2018 yılından bu yana ETHİB Başkan Yardımcılığı görevini sürdürüyordu. 42 yaşındaki Turan Göksan, Ege İhracatçı Birlikleri’ndeki 12 ihracatçı birliği başkanı arasında en genç birlik başkanı olarak dikkat çekti. Genel kurulda konuşan Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, “Pamuk bizim tedarik zincirimizin başında bir ürün. Daha fazla desteklenmesi gerekiyor. Devlet destekleri konusunda üyelerimizi daha fazla bilgilendirmeliyiz. Finansman en büyük sorunların başında geliyor, bankalarla daha fazla iletişime geçeceğiz. Döviz dönüşüm desteğinin, istihdam desteğinin artmasını istiyoruz. Yeşil dönüşüm konusunda çalışmalara devam edeceğiz. Yeni URGE başvurularımız var, yapay zeka üzerine çalışıyoruz. İhracatımız için ekip halinde çok çalışacağız ve başaracağız” dedi. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, 8 yllık başkanlığı döneminde sürdürülen projeleri özetledi. Ulusal Pamuk Konseyi’nde “GMO Free Turkish Cotton” markasıyla pamuğa katma değer kattıklarının altını çizen Eskinazi, İzmir Ticaret Borsası’yla pamuk rekoltesi çalışmalarında yer aldıklarını, Uluslararası Alanda: EURATEX’te AB politikalarına doğrudan katkı sunduklarını, Uluslararası Pamuk İstişare Konseyi’nde Türkiye’yi temsil ettiklerini dile getirdi. Sürdürülebilirlik konusunda yoğun mesai verdiklerinin altını çizen Eskinazi, “ İyi Pamuk Uygulamaları Derneği Better Cotton Standardı, kenevir çalıştayı, Tekstil ve deri teknolojileri sempozyumları, “Tekstil Sektöründe Sürdürülebilir Rekabetin Geliştirilmesi” URGE projesi sürdürülebilirlik alanında attığımız adımlar oldu. LCA Danışmanlığı faaliyetimiz Bakanlık tarafından en iyi uygulama örneği seçildi. Almanya Techtextil, Texprocess ve Heimtextil fuarları, ITMA Milano, Fashion Prime alım heyetleri, Hollanda ziyaretleri gerçekleştirdik” dedi. Halı URGE Projesiyle; Halı Firmaları için Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere ticaret heyetleri yaptıklarına değinen Eskinazi, önümüzdeki Mayıs ayında Malezya’ya heyet düzenleyeceklerini aktardı. Yoğun mesai verdikleri konu başlıklarından birisinin geri dönüşüm olduğunun altını çizen Eskinazi sözlerini şöyle tamamladı; “Uşak geri dönüşümün başkenti konumunda. Uşak’la yoğun ilişkiler kurduk. Uluslararası projelerle Avrupa fonları GREENTEX, MEDinCHAMBERS ve Ufuk Avrupa Projesi, “Tercihim Tekstil Mühendisliği” için mesai harcadık. Ticaret Bakanlığı, TİM, İzmir Ticaret Odası, İzmir Ticaret Borsası, EBSO gibi kurumlarla güçlü iş birlikleri kurduk. Üye firma ziyaretleriyle üyelerimizin yanında olduk.” Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programı kabul edildikten sonra seçimlere geçildi. Seçimlere tek aday olarak giren Turan Göksan Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı seçilirken Yönetim Kurulu’nda; “Muzaffer Turgut Kayhan, Onur Uçak, İshak Aydın Öztürk, Serdar Sağıroğlu, Ferruh Mehmet Uz, Tolga Uskuç, Jak Eskinazi, Mehmet Ünsal Gürhan Kanlı ve Murat Halıcıoğlu” yer aldı. Denetim Kurulu ise; “Mustafa Sabri Ünlütürk, Laurent Lochner ve Tevfik Aksu” isimlerinden oluştu. Turan Göksan kimdir? 1984 yılında İzmir’de doğan Turan Göksan, orta ve lise eğitimini İzmir Amerikan Koleji’nde tamamlamıştır. 2006 yılında Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun olan Turan Göksan, 2006-2008 yılları arasında Amerika’da New York Pace Üniversitesi'nde Finans Yüksek Lisansını tamamlayıp 2008 yılında aile şirketleri olan Akça Holding bünyesinde çalışmaya başlamıştır. Tekstil, kuru meyve, yenilenebilir enerji, araç muayene istasyonları işletmeciliği, seracılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Akça Holding’in Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörü olan Göksan, sektörel sivil toplum kuruluşlarında da aktif roller üstlenmiştir. 2014 yılında Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyesi olarak görev almıştır ve TİM delegesi olmuştur. 2018’den bu yana Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nde (ETHİB) Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmektedir. TÜSİAD, EGİAD ve TAİDER üyelikleri bulunmaktadır. Turan Göksan evli ve üç çocuk babasıdır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konya Büyükşehir’e Dijital Dönüşümde İki Ödül Daha Haber

Konya Büyükşehir’e Dijital Dönüşümde İki Ödül Daha

Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Akıllı Şehir alanındaki çalışmaları ulusal düzeyde takdir görmeye devam ediyor. Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ile Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) tarafından düzenlenen 16’ncı eTR Dijital Devlet Uygulamaları Ödülleri’nde Konya Büyükşehir Belediyesi iki önemli projesiyle başarı sertifikası almaya hak kazandı. “ERİŞİLEBİLİR KONYA” PROJESİ VE “KONYA AKILLI ŞEHİR STRATEJİSİ VE YOL HARİTASI 2030” ÇALIŞMASI BAŞARI BELGESİ ALDI Türkiye genelinde kamu kurumlarının dijital dönüşüm alanındaki projelerinin değerlendirildiği organizasyonda, farklı kategorilerde birçok sayıda başvuru arasından öne çıkan Konya Büyükşehir Belediyesi; “Erişilebilir Konya” projesi ve “Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası 2030” çalışması ile önemli bir başarı elde etti. Bu yıl 4 ana ve 3 özel olmak üzere toplam 7 kategoride düzenlenen eTR Dijital Devlet Uygulamaları Ödülleri’nde Konya Büyükşehir Belediyesi, “En İyi Strateji” ve “Vatandaş Memnuniyeti Etkisi” olmak üzere iki ayrı kategoride başarı sertifikası aldı. “AKILLI ŞEHİR UYGULAMALARINDA ÖNCÜ ŞEHİRLERDEN BİRİ OLMA HEDEFİYLE ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ” Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’yı her alanda daha yaşanabilir ve herkes için erişilebilir bir şehir haline getirmek için yoğun gayret gösterdiklerini ifade ederek, “Akıllı Şehircilik konusunda 5 yıldır Türkiye'de zirvede olan belediyemiz 200’den fazla Akıllı Şehir uygulamasını hayata geçirdi. Alanında en prestijli ödül olan, eTR Dijital Devlet Uygulamaları Ödülleri kapsamında bu yıl da iki önemli projemizin ödül almasından büyük mutluluk duyuyoruz. Bu süreçte emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. “ERİŞİLEBİLİR KONYA” “Erişilebilir Konya” projesi, engelli bireyler başta olmak üzere dezavantajlı vatandaşların kentsel hizmetlere erişimini kolaylaştırmayı amaçlayan dijital çözümleriyle öne çıkıyor. Şehir genelindeki erişilebilirlik verilerinin dijital ortamda sunulması, yönlendirme ve bilgilendirme sistemlerinin geliştirilmesi projenin öne çıkan unsurları arasında yer alıyor. Şehir genelinde Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen başta toplu ulaşım hizmetleri olmak üzere hayata geçirilen tüm hizmetlerin tüm kesimler için erişilebilir hâle getirilmesi amacıyla birçok proje hayata geçirildi. “Erişilebilir Konya” adıyla ortaya koyulan konsept proje kapsamında ATUS, Refakatçi KONYAKART, KONYAKART Kiosklar, Engelsiz Duraklar, Bisiklet Yolları ve Sistemleri, Toplu Ulaşım Anons Sistemi, Engelli Araç Şarj İstasyonları, Durak QR Kod Uygulaması, Skuter ve Engelsiz KİOSK projeleri hayata geçirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hayata geçirilen TRKART ve yakın zamanda tamamlanması planlanan TROTA projelerinde de pilot şehir olarak seçilen Konya’da erişilebilirlik adına çok önemli adımlar atıldı. “KONYA AKILLI ŞEHİR STRATEJİSİ VE YOL HARİTASI-2030” ÇALIŞMASI Konya’nın dijital dönüşüm vizyonunu ortaya koyan önemli bir çalışma olarak dikkat çeken “Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası-2030” çalışması ise veri temelli yönetim anlayışı, akıllı şehir uygulamalarının yaygınlaştırılması, çevresel sürdürülebilirlik ve vatandaş odaklı hizmetleri kapsayan bütüncül bir yol haritası sunuyor. Konya’ya özgü akıllı şehir çözümlerinin planlanması, Konya özelinde akıllı şehircilik alanında vizyonun, stratejinin, stratejik hedeflerin ve gerçekleştirilmesi, önerilen eylemlerin belirlenmesi ve bu doğrultuda çalışmalara rehberlik edecek 2022-2030 Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası hazırlandı. Türkiye’de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yayımladığı Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı’na uyumlu, yerli ve milli kaynakların kullanıldığı ilk Yerel Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası, Konya Büyükşehir Belediyesi ve ASELSAN iş birliğinde ortaya çıkarılmıştır. Bu bağlamda öncü ve örnek olan bu belge, Konya’da yaşayan herkes için 2030 yılına kadar Akıllı Şehircilik alanında yapılması planlanan uzun vadeli, kapsayıcı, uygulanabilir ve sürdürülebilir eylemler içeriyor. Kamu kurumlarının dijitalleşme alanındaki başarılı projelerinin değerlendirildiği organizasyonda elde edilen bu başarı, Konya’nın akıllı şehircilik alanındaki öncü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakım Eşitliği Şirketler Ağı Kuruluyor Haber

Bakım Eşitliği Şirketler Ağı Kuruluyor

Özyeğin Üniversitesi’nin yürütücülüğünde TÜSİAD iş birliği ile kurulacak Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, veri temelli araçlar ile şirketlere bu konuda kurumsal politika geliştirme, eğitim ve deneyim paylaşımı desteği sunacak. Türkiye’nin etki gücü yüksek araştırma üniversitesi Özyeğin Üniversitesi, TÜSİAD işbirliğiyle, bakım emeği ve zihinsel iş yükünün çalışma yaşamına etkilerini görünür kılmak ve şirketlere somut çözüm araçları sunmak amacıyla “Bakım Eşitliği Şirketler Ağı”nı kuruyor. Ağ, şirketlerin kendi ihtiyaçlarına uygun, bakım sorumluluklarının eşit paylaşımını destekleyen politikalar geliştirmesine destek verecek. Ağ, dijital araçlarla anonim veri toplama, ölçümleme ve etki analizi yanında, bu alanda oluşturulacak ulusal veri setiyle şirketlerin kendi mevcut durumunu gözden geçirmesine imkân sunacak. Ağ aynı zamanda, eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla şirketler arasında ortak bir öğrenme ve deneyim paylaşımı zemini oluşturmayı hedefliyor. Bakım Eşitliği Şirketler Ağı’nın ana destekçiliğini Fiba Grubu üstleniyor. Stratejik Değer Yaratacak Aksiyonlar Belirlendi Şirketlerin bu sürece katılımlarının teşvik edilmesi amacıyla hayata geçirilen Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, bakım ve zihinsel iş yükünün eşitlikçi paylaşımı konusunda farkındalık artırıcı ve veriye dayalı birçok çalışmayı da kapsıyor. Bu kapsamda, düzenlenecek zirve ve etkinliklerin yanı sıra bakım sorumluluklarının eşit paylaşılmasını destekleyen politikaların kurumsal performans üzerindeki etkilerinin ölçümlenmesini sağlayacak araçlar geliştirilecek. Bu alanda geliştirilen çözüm araçlarının iş dünyasında yaygınlaştırılması ve bu konuda bilimsel araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi sağlanacak. Konunun iş dünyası gündeminde kalıcı bir yer edinmesi de Ağ’ın planları arasında yer alıyor. “Bakım Eşitliği, iş yaşamına kadınların eşit katılımını doğrudan etkiler” Kadınların çalışma hayatına katılımı önündeki en önemli engellerden biri olan bakım sorumluluğunun bir ekonomik altyapı konusu olduğunu vurgulayan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, “Kadınların başta ekonomi ve karar alma mekanizmaları olmak üzere her alanda eşit haklar ve fırsatlarla yer alması hem bir insan hakları meselesi hem de ekonomik ve toplumsal kalkınmanın temel bir unsurudur. Ancak kadınların ekonomik hayata katılımında özellikle bakım sorumluluklarının eşitsiz dağılımı etkili oluyor. Türkiye’de 3 yaşın altında çocuğu olan 25–49 yaş grubundaki kadınların yalnızca %27,1’i istihdamda kalabilirken, erkeklerde bu oran %90,6’dır. [i] Bu tablo, bakımın yalnızca bireysel ya da aile içi bir mesele değil; işgücü piyasalarından sosyal güvenlik sistemlerine uzanan bir ekonomik altyapı meselesi olduğunu ortaya koyuyor. İş yaşamında eşitliğin sağlanması için haklar ve fırsatlarla birlikte sorumlulukların da eşit paylaşılması gerekiyor. Bakım eşitliği kadınların iş yaşamına eşit katılımını doğrudan etkiler. Bu kapsamda “eşit ebeveynlik” yaklaşımının benimsenmesi, çalışanların bakım yükünü azaltan kurumsal mekanizmaların hayata geçirilmesi kritik önem taşıyor. Bu yaklaşımla Özyeğin Üniversitesi yürütücülüğünde hayata geçen Bakım Eşitliği Şirketler Ağı’nın iş dünyasında yaygınlaşmasını ve bu alandaki iş birliğimizi çok kıymetli görüyoruz. Akademi ve özel sektör perspektiflerini bir araya getiren bu yapı ile kurumsal farkındalığı artıracak, veriye dayalı politikalarla şirketler nezdinde somut bir kurumsal dönüşümü destekleyecek adımlar atacağımıza inanıyoruz” dedi. ‘Eşitsiz yük bir kalkınma meselesi’ Ağın bilimsel temelli ve uygulamaya dönük yapısına vurgu yapan Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan ise şu değerlendirmede bulundu: “2025 yılında Türkiye genelinde gerçekleştirdiğimiz araştırma, eşitsizliğin, kadınların kariyer yolculuğunda somut kayıplara yol açtığını gösteriyor. Kadınların yüzde 31’i hayatlarının bir noktasında işinden ayrılıyor, evli ve çocuklu kadınların yüzde 14,5’i ise terfi tekliflerini reddediyor. Dolayısıyla sorumlulukların eşitsiz paylaşımı sadece bireysel ya da sosyal bir konu değil aynı zamanda bir kalkınma meselesi olarak öne çıkıyor. TÜSİAD gibi iş dünyasını geniş bir çerçevede bir araya getiren bir kuruluşun bu çabayı sahiplenmesi, konunun özel sektör gündemine güçlü biçimde girmesi açısından çok önemli bir hamledir. Kalıcı bir dönüşüm yaratabilmek için kurumların önce mevcut tabloyu ölçebilmesi, ardından somut politika ve uygulamaları hayata geçirmesi gerekiyor. Bakım Eşitliği Şirketler Ağı ile iş dünyasına bu dönüşümü veriye dayalı ve kalıcı adımlarla hayata geçirebileceği güçlü bir zemin sunmayı hedefliyoruz.” Kurumsal farkındalık beklentisi öne çıkıyor Özyeğin Üniversitesi’nin 2025 yılında yayınladığı “Bakım Emeği ve Zihinsel İş Yükünün Beyaz Yakalı Çalışanlar Üzerindeki Etkisi Araştırma Raporu” çalışanların kurumlardan beklentilerine yönelik önemli veriler sunuyor. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 85,26’sı, bakım emeği ve zihinsel iş yükü odaklı iş yeri politikalarının iş tercihlerine ve motivasyonlarına olumlu katkı sunduğunu belirtiyor. Ayrıca kadınların yüzde 77’si kurumlarından bu konuda farkındalık yaratmalarını bekliyor. Veri temelli kurumsal dönüşüm desteği Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, özel sektöre veriye dayalı kurumsal dönüşüm yaklaşımıyla çok boyutlu destek sağlamayı hedefliyor. Bu kapsamda şirketlere çocuk, yaşlı veya engelli bakımından gündelik hane içi sorumluluklara kadar geniş bir alanı kapsayan bakım sorumluluklarının eşit paylaşılmasını destekleyen politika ve uygulamalar geliştirmeleri için danışmanlık sağlanırken, Bakım Emeği ve Zihinsel İş Yükü Analiz Aracı (CML Kit) ile anonim veri toplama, etki analizi ve ulusal veri setiyle kıyaslama imkânı sunulacak. Ağ ayrıca kaynak ve yapay zekâ destekli araçlara erişim ile hedef kitleye göre tasarlanan eğitim programları sağlayacak. Ağın odağında iyi uygulamaların paylaşılması, kamusal farkındalık ve etki odağının güçlendirilmesi çalışmalarının yanı sıra ulusal veri setinin periyodik güncellenmesi ve tematik araştırmalarla bilgi üretiminin sürdürülmesi de yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.