Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tüsi̇ad

Kapsül Haber Ajansı - Tüsi̇ad haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüsi̇ad haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege İhracatçı Birlikleri’nde İkinci Göksan Dönemi Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nde İkinci Göksan Dönemi

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığı görevini de sürdüren Jak Eskinazi, mayıs ayındaki koordinatör başkanlık seçimine kadar bu görevini sürdürecek. Turan Göksan’ın babası Ahmet Bilge Göksan, 1994-97 yılları arasında Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı olarak görev yapmıştı. Turan Göksan’ın birlik başkanı seçilmesiyle Ege İhracatçı Birlikleri’nde ikinci Göksan dönemi başladı. Turan Göksan, 2018 yılından bu yana ETHİB Başkan Yardımcılığı görevini sürdürüyordu. 42 yaşındaki Turan Göksan, Ege İhracatçı Birlikleri’ndeki 12 ihracatçı birliği başkanı arasında en genç birlik başkanı olarak dikkat çekti. Genel kurulda konuşan Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, “Pamuk bizim tedarik zincirimizin başında bir ürün. Daha fazla desteklenmesi gerekiyor. Devlet destekleri konusunda üyelerimizi daha fazla bilgilendirmeliyiz. Finansman en büyük sorunların başında geliyor, bankalarla daha fazla iletişime geçeceğiz. Döviz dönüşüm desteğinin, istihdam desteğinin artmasını istiyoruz. Yeşil dönüşüm konusunda çalışmalara devam edeceğiz. Yeni URGE başvurularımız var, yapay zeka üzerine çalışıyoruz. İhracatımız için ekip halinde çok çalışacağız ve başaracağız” dedi. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, 8 yllık başkanlığı döneminde sürdürülen projeleri özetledi. Ulusal Pamuk Konseyi’nde “GMO Free Turkish Cotton” markasıyla pamuğa katma değer kattıklarının altını çizen Eskinazi, İzmir Ticaret Borsası’yla pamuk rekoltesi çalışmalarında yer aldıklarını, Uluslararası Alanda: EURATEX’te AB politikalarına doğrudan katkı sunduklarını, Uluslararası Pamuk İstişare Konseyi’nde Türkiye’yi temsil ettiklerini dile getirdi. Sürdürülebilirlik konusunda yoğun mesai verdiklerinin altını çizen Eskinazi, “ İyi Pamuk Uygulamaları Derneği Better Cotton Standardı, kenevir çalıştayı, Tekstil ve deri teknolojileri sempozyumları, “Tekstil Sektöründe Sürdürülebilir Rekabetin Geliştirilmesi” URGE projesi sürdürülebilirlik alanında attığımız adımlar oldu. LCA Danışmanlığı faaliyetimiz Bakanlık tarafından en iyi uygulama örneği seçildi. Almanya Techtextil, Texprocess ve Heimtextil fuarları, ITMA Milano, Fashion Prime alım heyetleri, Hollanda ziyaretleri gerçekleştirdik” dedi. Halı URGE Projesiyle; Halı Firmaları için Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere ticaret heyetleri yaptıklarına değinen Eskinazi, önümüzdeki Mayıs ayında Malezya’ya heyet düzenleyeceklerini aktardı. Yoğun mesai verdikleri konu başlıklarından birisinin geri dönüşüm olduğunun altını çizen Eskinazi sözlerini şöyle tamamladı; “Uşak geri dönüşümün başkenti konumunda. Uşak’la yoğun ilişkiler kurduk. Uluslararası projelerle Avrupa fonları GREENTEX, MEDinCHAMBERS ve Ufuk Avrupa Projesi, “Tercihim Tekstil Mühendisliği” için mesai harcadık. Ticaret Bakanlığı, TİM, İzmir Ticaret Odası, İzmir Ticaret Borsası, EBSO gibi kurumlarla güçlü iş birlikleri kurduk. Üye firma ziyaretleriyle üyelerimizin yanında olduk.” Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programı kabul edildikten sonra seçimlere geçildi. Seçimlere tek aday olarak giren Turan Göksan Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı seçilirken Yönetim Kurulu’nda; “Muzaffer Turgut Kayhan, Onur Uçak, İshak Aydın Öztürk, Serdar Sağıroğlu, Ferruh Mehmet Uz, Tolga Uskuç, Jak Eskinazi, Mehmet Ünsal Gürhan Kanlı ve Murat Halıcıoğlu” yer aldı. Denetim Kurulu ise; “Mustafa Sabri Ünlütürk, Laurent Lochner ve Tevfik Aksu” isimlerinden oluştu. Turan Göksan kimdir? 1984 yılında İzmir’de doğan Turan Göksan, orta ve lise eğitimini İzmir Amerikan Koleji’nde tamamlamıştır. 2006 yılında Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun olan Turan Göksan, 2006-2008 yılları arasında Amerika’da New York Pace Üniversitesi'nde Finans Yüksek Lisansını tamamlayıp 2008 yılında aile şirketleri olan Akça Holding bünyesinde çalışmaya başlamıştır. Tekstil, kuru meyve, yenilenebilir enerji, araç muayene istasyonları işletmeciliği, seracılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Akça Holding’in Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörü olan Göksan, sektörel sivil toplum kuruluşlarında da aktif roller üstlenmiştir. 2014 yılında Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyesi olarak görev almıştır ve TİM delegesi olmuştur. 2018’den bu yana Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nde (ETHİB) Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmektedir. TÜSİAD, EGİAD ve TAİDER üyelikleri bulunmaktadır. Turan Göksan evli ve üç çocuk babasıdır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konya Büyükşehir’e Dijital Dönüşümde İki Ödül Daha Haber

Konya Büyükşehir’e Dijital Dönüşümde İki Ödül Daha

Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Akıllı Şehir alanındaki çalışmaları ulusal düzeyde takdir görmeye devam ediyor. Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ile Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) tarafından düzenlenen 16’ncı eTR Dijital Devlet Uygulamaları Ödülleri’nde Konya Büyükşehir Belediyesi iki önemli projesiyle başarı sertifikası almaya hak kazandı. “ERİŞİLEBİLİR KONYA” PROJESİ VE “KONYA AKILLI ŞEHİR STRATEJİSİ VE YOL HARİTASI 2030” ÇALIŞMASI BAŞARI BELGESİ ALDI Türkiye genelinde kamu kurumlarının dijital dönüşüm alanındaki projelerinin değerlendirildiği organizasyonda, farklı kategorilerde birçok sayıda başvuru arasından öne çıkan Konya Büyükşehir Belediyesi; “Erişilebilir Konya” projesi ve “Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası 2030” çalışması ile önemli bir başarı elde etti. Bu yıl 4 ana ve 3 özel olmak üzere toplam 7 kategoride düzenlenen eTR Dijital Devlet Uygulamaları Ödülleri’nde Konya Büyükşehir Belediyesi, “En İyi Strateji” ve “Vatandaş Memnuniyeti Etkisi” olmak üzere iki ayrı kategoride başarı sertifikası aldı. “AKILLI ŞEHİR UYGULAMALARINDA ÖNCÜ ŞEHİRLERDEN BİRİ OLMA HEDEFİYLE ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ” Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’yı her alanda daha yaşanabilir ve herkes için erişilebilir bir şehir haline getirmek için yoğun gayret gösterdiklerini ifade ederek, “Akıllı Şehircilik konusunda 5 yıldır Türkiye'de zirvede olan belediyemiz 200’den fazla Akıllı Şehir uygulamasını hayata geçirdi. Alanında en prestijli ödül olan, eTR Dijital Devlet Uygulamaları Ödülleri kapsamında bu yıl da iki önemli projemizin ödül almasından büyük mutluluk duyuyoruz. Bu süreçte emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. “ERİŞİLEBİLİR KONYA” “Erişilebilir Konya” projesi, engelli bireyler başta olmak üzere dezavantajlı vatandaşların kentsel hizmetlere erişimini kolaylaştırmayı amaçlayan dijital çözümleriyle öne çıkıyor. Şehir genelindeki erişilebilirlik verilerinin dijital ortamda sunulması, yönlendirme ve bilgilendirme sistemlerinin geliştirilmesi projenin öne çıkan unsurları arasında yer alıyor. Şehir genelinde Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen başta toplu ulaşım hizmetleri olmak üzere hayata geçirilen tüm hizmetlerin tüm kesimler için erişilebilir hâle getirilmesi amacıyla birçok proje hayata geçirildi. “Erişilebilir Konya” adıyla ortaya koyulan konsept proje kapsamında ATUS, Refakatçi KONYAKART, KONYAKART Kiosklar, Engelsiz Duraklar, Bisiklet Yolları ve Sistemleri, Toplu Ulaşım Anons Sistemi, Engelli Araç Şarj İstasyonları, Durak QR Kod Uygulaması, Skuter ve Engelsiz KİOSK projeleri hayata geçirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hayata geçirilen TRKART ve yakın zamanda tamamlanması planlanan TROTA projelerinde de pilot şehir olarak seçilen Konya’da erişilebilirlik adına çok önemli adımlar atıldı. “KONYA AKILLI ŞEHİR STRATEJİSİ VE YOL HARİTASI-2030” ÇALIŞMASI Konya’nın dijital dönüşüm vizyonunu ortaya koyan önemli bir çalışma olarak dikkat çeken “Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası-2030” çalışması ise veri temelli yönetim anlayışı, akıllı şehir uygulamalarının yaygınlaştırılması, çevresel sürdürülebilirlik ve vatandaş odaklı hizmetleri kapsayan bütüncül bir yol haritası sunuyor. Konya’ya özgü akıllı şehir çözümlerinin planlanması, Konya özelinde akıllı şehircilik alanında vizyonun, stratejinin, stratejik hedeflerin ve gerçekleştirilmesi, önerilen eylemlerin belirlenmesi ve bu doğrultuda çalışmalara rehberlik edecek 2022-2030 Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası hazırlandı. Türkiye’de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yayımladığı Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı’na uyumlu, yerli ve milli kaynakların kullanıldığı ilk Yerel Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası, Konya Büyükşehir Belediyesi ve ASELSAN iş birliğinde ortaya çıkarılmıştır. Bu bağlamda öncü ve örnek olan bu belge, Konya’da yaşayan herkes için 2030 yılına kadar Akıllı Şehircilik alanında yapılması planlanan uzun vadeli, kapsayıcı, uygulanabilir ve sürdürülebilir eylemler içeriyor. Kamu kurumlarının dijitalleşme alanındaki başarılı projelerinin değerlendirildiği organizasyonda elde edilen bu başarı, Konya’nın akıllı şehircilik alanındaki öncü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakım Eşitliği Şirketler Ağı Kuruluyor Haber

Bakım Eşitliği Şirketler Ağı Kuruluyor

Özyeğin Üniversitesi’nin yürütücülüğünde TÜSİAD iş birliği ile kurulacak Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, veri temelli araçlar ile şirketlere bu konuda kurumsal politika geliştirme, eğitim ve deneyim paylaşımı desteği sunacak. Türkiye’nin etki gücü yüksek araştırma üniversitesi Özyeğin Üniversitesi, TÜSİAD işbirliğiyle, bakım emeği ve zihinsel iş yükünün çalışma yaşamına etkilerini görünür kılmak ve şirketlere somut çözüm araçları sunmak amacıyla “Bakım Eşitliği Şirketler Ağı”nı kuruyor. Ağ, şirketlerin kendi ihtiyaçlarına uygun, bakım sorumluluklarının eşit paylaşımını destekleyen politikalar geliştirmesine destek verecek. Ağ, dijital araçlarla anonim veri toplama, ölçümleme ve etki analizi yanında, bu alanda oluşturulacak ulusal veri setiyle şirketlerin kendi mevcut durumunu gözden geçirmesine imkân sunacak. Ağ aynı zamanda, eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla şirketler arasında ortak bir öğrenme ve deneyim paylaşımı zemini oluşturmayı hedefliyor. Bakım Eşitliği Şirketler Ağı’nın ana destekçiliğini Fiba Grubu üstleniyor. Stratejik Değer Yaratacak Aksiyonlar Belirlendi Şirketlerin bu sürece katılımlarının teşvik edilmesi amacıyla hayata geçirilen Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, bakım ve zihinsel iş yükünün eşitlikçi paylaşımı konusunda farkındalık artırıcı ve veriye dayalı birçok çalışmayı da kapsıyor. Bu kapsamda, düzenlenecek zirve ve etkinliklerin yanı sıra bakım sorumluluklarının eşit paylaşılmasını destekleyen politikaların kurumsal performans üzerindeki etkilerinin ölçümlenmesini sağlayacak araçlar geliştirilecek. Bu alanda geliştirilen çözüm araçlarının iş dünyasında yaygınlaştırılması ve bu konuda bilimsel araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi sağlanacak. Konunun iş dünyası gündeminde kalıcı bir yer edinmesi de Ağ’ın planları arasında yer alıyor. “Bakım Eşitliği, iş yaşamına kadınların eşit katılımını doğrudan etkiler” Kadınların çalışma hayatına katılımı önündeki en önemli engellerden biri olan bakım sorumluluğunun bir ekonomik altyapı konusu olduğunu vurgulayan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, “Kadınların başta ekonomi ve karar alma mekanizmaları olmak üzere her alanda eşit haklar ve fırsatlarla yer alması hem bir insan hakları meselesi hem de ekonomik ve toplumsal kalkınmanın temel bir unsurudur. Ancak kadınların ekonomik hayata katılımında özellikle bakım sorumluluklarının eşitsiz dağılımı etkili oluyor. Türkiye’de 3 yaşın altında çocuğu olan 25–49 yaş grubundaki kadınların yalnızca %27,1’i istihdamda kalabilirken, erkeklerde bu oran %90,6’dır. [i] Bu tablo, bakımın yalnızca bireysel ya da aile içi bir mesele değil; işgücü piyasalarından sosyal güvenlik sistemlerine uzanan bir ekonomik altyapı meselesi olduğunu ortaya koyuyor. İş yaşamında eşitliğin sağlanması için haklar ve fırsatlarla birlikte sorumlulukların da eşit paylaşılması gerekiyor. Bakım eşitliği kadınların iş yaşamına eşit katılımını doğrudan etkiler. Bu kapsamda “eşit ebeveynlik” yaklaşımının benimsenmesi, çalışanların bakım yükünü azaltan kurumsal mekanizmaların hayata geçirilmesi kritik önem taşıyor. Bu yaklaşımla Özyeğin Üniversitesi yürütücülüğünde hayata geçen Bakım Eşitliği Şirketler Ağı’nın iş dünyasında yaygınlaşmasını ve bu alandaki iş birliğimizi çok kıymetli görüyoruz. Akademi ve özel sektör perspektiflerini bir araya getiren bu yapı ile kurumsal farkındalığı artıracak, veriye dayalı politikalarla şirketler nezdinde somut bir kurumsal dönüşümü destekleyecek adımlar atacağımıza inanıyoruz” dedi. ‘Eşitsiz yük bir kalkınma meselesi’ Ağın bilimsel temelli ve uygulamaya dönük yapısına vurgu yapan Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan ise şu değerlendirmede bulundu: “2025 yılında Türkiye genelinde gerçekleştirdiğimiz araştırma, eşitsizliğin, kadınların kariyer yolculuğunda somut kayıplara yol açtığını gösteriyor. Kadınların yüzde 31’i hayatlarının bir noktasında işinden ayrılıyor, evli ve çocuklu kadınların yüzde 14,5’i ise terfi tekliflerini reddediyor. Dolayısıyla sorumlulukların eşitsiz paylaşımı sadece bireysel ya da sosyal bir konu değil aynı zamanda bir kalkınma meselesi olarak öne çıkıyor. TÜSİAD gibi iş dünyasını geniş bir çerçevede bir araya getiren bir kuruluşun bu çabayı sahiplenmesi, konunun özel sektör gündemine güçlü biçimde girmesi açısından çok önemli bir hamledir. Kalıcı bir dönüşüm yaratabilmek için kurumların önce mevcut tabloyu ölçebilmesi, ardından somut politika ve uygulamaları hayata geçirmesi gerekiyor. Bakım Eşitliği Şirketler Ağı ile iş dünyasına bu dönüşümü veriye dayalı ve kalıcı adımlarla hayata geçirebileceği güçlü bir zemin sunmayı hedefliyoruz.” Kurumsal farkındalık beklentisi öne çıkıyor Özyeğin Üniversitesi’nin 2025 yılında yayınladığı “Bakım Emeği ve Zihinsel İş Yükünün Beyaz Yakalı Çalışanlar Üzerindeki Etkisi Araştırma Raporu” çalışanların kurumlardan beklentilerine yönelik önemli veriler sunuyor. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 85,26’sı, bakım emeği ve zihinsel iş yükü odaklı iş yeri politikalarının iş tercihlerine ve motivasyonlarına olumlu katkı sunduğunu belirtiyor. Ayrıca kadınların yüzde 77’si kurumlarından bu konuda farkındalık yaratmalarını bekliyor. Veri temelli kurumsal dönüşüm desteği Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, özel sektöre veriye dayalı kurumsal dönüşüm yaklaşımıyla çok boyutlu destek sağlamayı hedefliyor. Bu kapsamda şirketlere çocuk, yaşlı veya engelli bakımından gündelik hane içi sorumluluklara kadar geniş bir alanı kapsayan bakım sorumluluklarının eşit paylaşılmasını destekleyen politika ve uygulamalar geliştirmeleri için danışmanlık sağlanırken, Bakım Emeği ve Zihinsel İş Yükü Analiz Aracı (CML Kit) ile anonim veri toplama, etki analizi ve ulusal veri setiyle kıyaslama imkânı sunulacak. Ağ ayrıca kaynak ve yapay zekâ destekli araçlara erişim ile hedef kitleye göre tasarlanan eğitim programları sağlayacak. Ağın odağında iyi uygulamaların paylaşılması, kamusal farkındalık ve etki odağının güçlendirilmesi çalışmalarının yanı sıra ulusal veri setinin periyodik güncellenmesi ve tematik araştırmalarla bilgi üretiminin sürdürülmesi de yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnci Vakfı’ndan Sürdürülebilir Geleceğe Katkı Haber

İnci Vakfı’ndan Sürdürülebilir Geleceğe Katkı

İnci Vakfı, sürdürülebilirlik stratejisiyle uyumlu olarak bu sene dördüncüsünü düzenlediği “Hasat Hibe Programı” ile lisansüstü öğrencilerin hava, su ve toprak odağında; doğaya verilen zararı teknolojik çözümlerle onarmayı amaçlayan sürdürülebilirlik projelerini desteklemeyi sürdürüyor. IV. Hasat Hibe Programı’nın ana temaları, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda belirlenen 12. Sorumlu Üretim ve Tüketim ile 13. İklim Eylemi amaçları çerçevesinde şekilleniyor. Program temaları, tasarımdan üretim süreçlerine kadar sürdürülebilir ve teknolojik uygulamaların entegrasyonunu kapsıyor. Yenilikçi ve sürdürülebilir projeler geliştiren lisansüstü düzeyindeki öğrenciler, bu program sayesinde çalışmalarını daha geniş kitlelere ulaştırma fırsatı buluyor. İlk döneminden bu yana 18 şehirde, 25 üniversiteden, enerji ve endüstriyel verimlilikten iklim ve karbon yönetimine; nanoteknoloji ve çevre sensörlerinden gıda ve tarım teknolojilerine uzanan yaklaşık 100 projeye ulaşan program, akademi, sivil toplum ve özel sektör arasında güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği zemini oluşturdu. Başvurular 31 Mart 2026’ya Kadar Devam Ediyor Hasat Hibe Programı'na başvurular 31 Mart tarihine kadar www.incivakfi.org web sitesinde yer alan başvuru bağlantısı üzerinden alınıyor. Başvurular, öncelikle alanında uzman ve akademisyen jüri üyelerinden oluşan ön jüri tarafından değerlendirilecek ve ardından programa katılmaya hak kazananlar eğitim, mentorluk ve gelişim sürecinde dahil edilecekler. Sürdürülebilirlik Projelerine Nakdi, Geliştirici Destekler ve Özel Ödüller IV. Hasat Hibe Programı paydaşlarının desteğiyle, sürdürülebilirlik alanında kalıcı etki yaratmayı hedefleyen bir ekosistemi de güçlendirmeye devam ediyor. Program 1.500.000 TL’ye yakın nakdi destekle birlikte projelerin gelişimini güçlendiren bütüncül bir hibe yapısı sunuyor. Ön jüri değerlendirmelerini geçen projelere mentorluk, eğitim, webinar, ekosistem buluşmaları gibi geliştirici destekler ve program paydaşlarının sağladığı özel ödüller sağlıyor. Bu yılki özel ödüller arasında; Art Brand Atelier tarafından bir projeye sunulacak Girişim Markası Danışmanlığı, Bermuda Medya Ajansı tarafından bir projeye sunulacak Sosyal Medya Danışmanlığı, Erdem Kaya Patent tarafından bir projeye sağlanacak Patent Desteği ve farklı paydaşların tarafından sunulacak çeşitli katkılar yer alıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürlüğü ise Hasat Zamanı Sürdürülebilirlik Sponsorluğu’nu üstleniyor. Geçtiğimiz yıl programda yer alan eğitim, mentorluk, girişim ve liderlik koçluğu, patent ve sosyal medya danışmanlığı ile katılımcılara yaratılan toplam değer yaklaşık 850.000 TL oldu. İnci Vakfı Güç Kaynağı Ece Elbirlik Ürkmez “Geçtiğimiz yıl Vakfımızın 40. Yılını kutladık. Cevdet İnci Eğitim Vakfı olarak, kurulduğumuz günden bu yana, geleceği düşünen, topluma, çevreye fayda sağlayan, üreten bireyler yetiştirmeyi ve bilimin ışığında yenilikçi çözümlerin geliştirilmesine destek olmayı kendimize ilke edindik. Üç yıldır Hasat Hibe Programı sayesinde birbirinden değerli, yenilikçi ve ilham verici projelere ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyuyoruz. Programımız sayesinde bugüne kadar yüze yakın projeye yol arkadaşlığı yaptık. Proje sahipleriyle sürekli iletişim halinde kalarak gelişim süreçlerini yakından takip ediyoruz. Ne mutlu bize ki programımızla yolu kesişen gençler, aldıkları hibelerin yanı sıra TÜBİTAK, TÜSİAD ve EIT gibi ulusal-uluslararası ekosistem paydaşlarından da çeşitli destekler ve ödüller alarak projelerini büyütmeye devam ediyor. Bizler, bu projelerin her birinin arkasındaki bilimsel düşüncenin ve eğitimin gücüne inanıyoruz. Geçtiğimiz yıl bu yolculukta bizlerle olarak gençleri destekleyen ve ödülleriyle programımızı zenginleştiren Erdem Kaya Patent, Bermuda Medya Ajansı, ReSkills Training, özel ödül desteği için Sürdürülebilir1İzmir'e, sürdürülebilirlik sponsorumuz olan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve tüm paydaşlarımıza da teşekkür ederiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank ve  TurkishWIN’den Kadın KOBİ’lere Güçlü Destek Haber

Akbank ve TurkishWIN’den Kadın KOBİ’lere Güçlü Destek

Akbank ve TurkishWIN iş birliğiyle düzenlenen BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı’nın üçüncü dönemi için başvuru süreci 19 Aralık 2025 tarihine kadar devam ediyor. Program, girişimci kadınları alanında deneyimli mentorlarla bir araya getirerek sürdürülebilir bir gelişim yolculuğu sunmayı hedefliyor. Başvurular arasından seçilecek 50 kadın KOBİ, bu ağa katılarak çalışmalarına güç katacak. BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı; yıllık cirosu en az 1 milyon TL olan girişimci kadınları, ihracat, yatırım, büyüme, insan kaynağı, liderlik, pazarlama, kriz yönetimi, networking, dijitalleşme gibi alanlarda ücretsiz ve 6 ay sürecek bire bir mentorluk desteğiyle buluşturuyor. Program kapsamında Akbank ve TurkishWIN’in güçlü liderliği ve Arya Kadın Yatırım Platformu, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Ege İhracatçı Birlikleri, Endeavor Türkiye, EY (Ernst & Young), Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği (GYİAD), İstinye Garage Incubation Hub, İzmir İş Kadınları Derneği, JCI İstanbul, Kadir Has Üniversitesi, Silivri Teknokent, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Wings, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), Ankara TEKMER, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu, Treeo VC, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED), Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Van Teknokent, Women in Games Türkiye, Yönetim Kurulunda Kadın Derneği, Viveka ve 10.000 Kadın Girişimciler Derneği mentorları ile kadın KOBİ’lerin işlerini geleceğe taşımalarına destek sunulurken; yatırım, yeni pazarlar, insan kaynakları gibi konularda tüm girişimcilere açık etkinlikler de düzenlenecek. Hedeflerinin kadın KOBİ’lere bütüncül bir destek ağı sunmak olduğunu belirten Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş; “Türkiye’de kadın girişimcilik oranı %18 bandına ulaşmış durumda. Ancak potansiyelin hâlâ çok altında. Kadın KOBİ’lerimizin büyüme iştahı, dijitalleşmeye açıklıkları ve markalaşma kabiliyetleri reel sektörde ciddi bir değer yaratıyor; buna karşın finansmana erişim, mentorluk, görünürlük ve kurumsallaşma gibi kritik alanlarda desteğe ihtiyaç duyuyorlar. Akbank olarak biz, bütüncül bir yaklaşımla kadın KOBİ’lerin tüm ihtiyaçlarına yanıt veren çözümler geliştirmeye, büyüme yolculuklarında yanlarında yer almaya odaklanıyoruz. Bu kapsamda bir yandan kadın KOBİ’lere özel finansman çözümleri sunarken bir yandan da ihtiyaç duydukları eğitim, mentorluk desteğine ve iş ağına erişimlerini kolaylaştırıyoruz. 2021 Aralık ayında uluslararası finans kuruluşlarıyla hayata geçirdiğimiz Kadın KOBİ Paketini müşterilerimizin hizmetine sunmuştuk. Paketin lansman tarihi itibarıyla Kadın KOBİ’lere yönelik sağladığımız finansman tutarı 7,5 katına, hizmet verdiğimiz kadın KOBİ sayısı ise 2 katına ulaştı. Ayrıca uluslararası fon kuruluşları aracılığıyla sağladığımız toplam 240 milyon USD tutarındaki fon ile de kadın KOBİ’lerimizi destekledik. BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı ise bu çabanın önemli bir tamamlayıcısı niteliğinde. Üçüncü yılında da bu programla girişimci kadınları, büyüme, yatırım, ihracat, liderlik gibi alanlarda onlara rehberlik edecek mentorlarla buluşturuyoruz. Biz bu mentorluk sürecini Türkiye ekonomisinin uzun vadeli rekabet gücüne yapılan stratejik bir katkı olarak değerlendiriyor, bu etkiyi artırmak üzere TurkishWIN gibi bu alanda önde gelen kurumlarla el ele ilerlemeye devam ediyoruz” dedi. TurkishWIN Kurucusu Melek Pulatkonak ise “TurkishWIN olarak 2010 yılından bu yana kadınların iş hayatındaki hedeflerine ulaşmalarını desteklemek için mentorluk, networking ve sosyal öğrenme programları tasarlıyor ve hayata geçiriyoruz. Amacımız, kadınların iş dünyasında daha görünür, daha etkin ve daha güçlü bir şekilde yer almasını sağlamak. İngiltere merkezli Sage grubu tarafından yayınlanan rapora göre, girişimcilerin %93’ünün mentorluk desteğinin başarılarını artırdığına inandığını; mentorluk alan işletmelerin ise %70’inin beş yıl ve daha uzun süre ayakta kaldığını ortaya koyuyor. Bu oran, mentorluk almayan işletmelere kıyasla neredeyse iki kat daha yüksek. Bu nedenle kadın girişimciliğini destekleyen finansal araçlar ile finansal olmayan desteklerin, eğitim, danışmanlık, hibeler ve güçlü mentorluk ekosisteminin hem sosyal hem de ekonomik açıdan stratejik bir yatırım olduğuna inanıyoruz. Akbank’ın bu alandaki bütünsel yaklaşımını son derece kıymetli buluyoruz. Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) 2025 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre Türkiye’nin 148 ülke arasında 135 sırada yer alması, fırsat eşitliğini güçlendirmek ve kadınların ekonomik hayata katılımında gerçek bir sıçrama yaratmak için sivil toplum–özel sektör iş birliklerine olan ihtiyacın ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösteriyor. Akbank iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz BinYaprak Kadın Girişimci Mentorluk Programı da bu güç birliklerinin en etkili örneklerinden biri. Üçüncü yılında programımız, girişimcilik ekosisteminin liderlerinden 20 sivil toplum kuruluşu ve 50 gönüllü iş lideri mentoru bir araya getirerek kadın KOBİ’lerin büyüme yolculuğuna somut katkı sağlıyor. Birlikte güçlüyüz.” şeklinde konuştu.

TÜSİAD Yönetim Kurulu New York ve Boston'da Temaslarda Bulundu Haber

TÜSİAD Yönetim Kurulu New York ve Boston'da Temaslarda Bulundu

Heyet; yatırım bankaları, özel sermaye yatırımcıları ve teknoloji şirketlerini ziyaret ederek yatırım ortamı ve teknoloji trendleri konusunda fikir alışverişinde bulundu. Heyet ziyaret kapsamında T.C. New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal ile görüştü. TÜSİAD New York Ağı Resepsiyonu, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, Yönetim Kurulu üyeleri ve TÜSİAD New York Ağı üyelerinin katılımıyla gerçekleşti. Etkinlikte, TÜSİAD New York Ağı'nın oluşturduğu güçlü topluluğun, Türkiye ve ABD arasında diyalog, iş birliği ve yenilik köprüleri kurmadaki rolü vurgulandı. Ziyaret kapsamında New York'ta düzenlenen panelde, yapay zekâ teknolojileri geliştiren şirketlerin kurucu ve yöneticileri büyüme yolculuklarını paylaştı. Trio Mobil CEO'su Nevzat Ataklı, Insider Ortağı ve Başkan Yardımcısı Suad Özgün ve Eva CEO'su Murat Önen, yapay zekanın iş modelleri üzerindeki etkilerini ve girişimcilik ekosistemine getirdiği fırsatları tartıştı. Etkinlikte TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve TÜSİAD New York Ağı Başkanı Müjdat Altay açılış konuşması yaptı. Orhan Turan, konuşmasında, “Rekabette geride kalmamak, yerimizde saymamak için en çok ihtiyaç duyduğumuz kaynaklardan biri dünyaya yayılmış olan gençlerimiz, girişimcilerimiz ve profesyonellerimizin enerjisi, yaratıcılığı ve tutkusudur. Türkiye'nin küresel entegrasyonunun ve rekabetçiliğinin artmasına katkı sağlamak amacıyla ‘küresel ilişkiler', çalışmalarımızda önemli bir yer tutuyor. ABD, Avrupa, Körfez Bölgesi ve Çin'de yer alan ağlarımızla yeni teknolojiler ve girişimcilik odağında kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. TÜSİAD New York Ağı bu çalışmalarda çok önemli bir konumda yer alıyor,” diye konuştu. TÜSİAD New York Ağı Başkanı Müjdat Altay ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Son bir yıldır TÜSİAD New York Ağı, yapay zeka, sürdürülebilir liderlik, girişim sermayesi, eğitim, sanat ve yatırım gibi alanları kapsayan paneller, yuvarlak masa toplantıları ve ufuk açıcı tartışmalara ev sahipliği yaptı. Bu girişimlerin her biri, yalnızca diyaloğumuzu derinleştirmekle kalmadı; aynı zamanda Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında inşa ettiğimiz köprüyü de güçlendirdi. İleriye baktığımızda, misyonumuz net: Atlantik'in her iki yakasında da değer yaratan yenilik, iş birliği ve diyaloğu teşvik etmeye devam etmek. Burada yaptığımız çalışmalar, iki ülke arasındaki ekonomik, kültürel ve entelektüel bağları güçlendiren daha büyük bir amaca hizmet ediyor.” TÜSİAD heyeti Boston'da ise Türk akademisyenler ve Türk öğrenciler ile bir araya geldi. Harvard Üniversitesi, Dartmouth ve Boston College'da görevli akademisyenlerle düzenlenen yuvarlak masa toplantısında farklı akademik disiplinlerde yapay zekâ uygulamaları ele alındı. Toplantıya Dr. Güven Güzeldere, Dr. Can Erbil, Dr. Mehmet Dokucu, Dr. Edip Gürol katıldı. TÜSİAD heyeti ayrıca Harvard Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil ile bir araya geldi. Hotamışlıgil Laboratuvarı'nı da ziyaret eden heyet son bilimsel araştırmalar hakkında bilgi aldı. TÜSİAD heyetinde TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, Yönetim Kurulu Üyesi ve Küresel Ekonomik İlişkiler Yuvarlak Masası Başkanı Çağatay Özdoğru, Yönetim Kurulu Üyesi ve Dijital Türkiye Yuvarlak Masası Başkanı Perihan İnci, Yönetim Kurulu Üyesi ve Enerji, Çevre ve İklim Değişikliği Yuvarlak Masası Başkanı Azmi Gümüşoğlu, Yönetim Kurulu Yedek Üyesi ve Küresel Ekonomik İlişkiler Yuvarlak Masası Başkan Yardımcısı Meltem Akol, TÜSİAD New York Ağı Başkanı Müjdat Altay, TÜSİAD Washington Temsilcisi Barış Ornarlı ve TÜSİAD Araştırma Asistanı İpek Harris yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mansur Yavaş iş insanları ile buluştu Haber

Mansur Yavaş iş insanları ile buluştu

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, OSTİM Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin (OSİAD) 34. Seçimli Olağan Genel Kurul Toplantısına katıldı. OSTİM Organize Sanayi Bölgesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen toplantıda sanayici ve iş insanlarına seslenen Yavaş, “Biraz önce Süleyman (Ekinci) Bey taleplerini de belirtti. Bu taleplerini basına da vermiş. Hem yaptıkları işleri vermiş, hem de OSTİM’li sanayici ve iş adamları için hükümetten beklediklerini de yazmış. Şimdi bunun içerisinde eleştiri de olabilirdi değil mi Süleyman Bey? Şunu yanlış yapıyorsunuz da olabilirdi. Peki, siz bunu söylediğiniz zaman hemen savcılık size soruşturma açar, bunu da basına verirse siz bundan sonra hiçbir şekilde kime derdinizi anlatabilirsiniz, hiç kimseye anlatamazsınız. Oysa biraz önce Fethi Başkan’ımızın söylediği gibi herkes eleştirilebilir, tenkit edilebilir. Böylelikle doğru yolu bulacağız. Hatta zaman zaman ben bazen şunu söylerim siyasetçi arkadaşlarımıza… Bir kahveye gittiğiniz zaman bazen oradaki vatandaş size bir şeyi şikâyet eder. Şikâyet eden aslında genellikle çözümünü de bilir. O şikâyet eden kişiye peki ne yapmalıyız diye sorduğunuz zaman o size cevabını da verir. Bazen dinlersiniz ki; en pratik en kolay o anda aklınıza gelmeyen çözümdür. Dolayısıyla bugün elbette sivil toplum kuruluşlarının ifade hürriyeti, talepleri ve eleştirileri belirtmeleri bir haktır” dedi.    “SİYASETÇİLER EN AĞIR ELEŞTİRİLERE KATLANMAK ZORUNDADIR” Yavaş, “Biz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni imzaladık. Orada ifade hürriyeti, basın hürriyeti hepsi var. Ve biz madem ona imza attık, uyacağız. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ilgili maddesi gereğince toplumun önünde olan insanlar, özellikle siyasetçiler, sanatçılar bu şekilde gelen eleştirilere, en ağır eleştirilere katlanmak zorundadır. Kararlarının hepsi böyle, suç değildir diyor ve bizim yaptığımız şikâyetlerin hepsi takipsizlikle sonuçlanıyor. Biz artık bunu benimsedik, madem bu sözleşmeye bizim hükümetimiz imza attı, biz de bunu benimsedik, katlandık, katlanmaya da devam ediyoruz. Yapacak bir şey yok” ifadelerini kullandı. “KARİYER MERKEZİMİZLE ORGANİZE SANAYİLERİN BAĞLANTISINI KURDUK” İstihdam sorunu hakkında da konuşan Yavaş, “Birisi iş bulamıyor, birisi işçi bulamıyor. Bununla ilgili daha önceki yıllarda ben söylemiştim. 300 bin kadar özgeçmiş var. Bizim Kariyer Merkezimizle organize sanayilerin bağlantısını kurduk. Oradan istediğiniz elemanı seçip bizim üzerimizden talep edebiliyorsunuz. Özellikle organize sanayilerle sık sık toplanıyoruz. Çünkü en fazla özgeçmiş bize geliyor. Bunların iş bulması için yardımcı olmaya çalışıyoruz. Birlikte kurs açalım. Hangi dalda elemana ihtiyacınız varsa o kursu beraber açalım. Ben otobüs biletini vereyim o kursa katılanların, öğlen yemeğini de vereyim. Yeter ki bu insanlara iş bulalım diye özellikle söylemiştim. Bu kentte yaşadığımız insanlar bir başkasının desteğine ihtiyaç duymamasının yolu da bu. Çalışması, alın teriyle parasını kazanıp istediği gibi harcaması…” dedi. “FUAR ALANINDA BAYAĞI BİR MESAFE KAT ETTİK” Fuar alanlarıyla da ilgili bilgi aktaran Yavaş, “Fuar alanında bayağı bir mesafe kat ettik. Akyurt Belediyesi ile beraber oradaki bir şirketle ben onu şimdiden size de duyuruyorum. Onunla beraber hem konut hem fuar alanı projesini biraz sonra bana sunum yapacaklar. Epey bir seviyeye getirdik. İnşallah fuar alanını Ankara'mıza kazandıracağız” diye konuştu. METRO BORÇLARI BİTİYOR Mansur Yavaş metro ihaleleriyle ilgili sürece ilişkin bilgi verdi. “Mevcut metroların borcu bitiyor, o metroları da biz yapmış oluyoruz” ifadelerini kullandı. Yavaş, şöyle devam etti: “Malum Mamak Metrosunun ihalesini yapmıştık. Seçim öncesi yapmıştık. Adeta bizi sıkıştırır gibi 200 milyon Euro fazla beklediğimizden fiyat vermişlerdi. İhaleyi biz iptal ettik. Seçimi kaybetme pahasına... Çünkü Mamak bunu çok bir heyecanla bekliyordu. Daha sonra 187 milyon Euro daha ucuza ihale ettik. Şu anda en yakın teklif olan 50 milyon Euro veren ikinci teklif sürekli itiraz ediyor. Mahkeme yoluyla önümüz kesilmezse hep beraber inşallah oranın temelini Mamak Metrosunun temelini atacağız. Bu arada biz Çayyolu metrosunun borcunu bitirdik. Her zaman gelip de size şikâyet ediyordum. Geçen ay metronun borcunu da bitirdik. Batıkent’in de borcunu inşallah Şubat ayında bitiriyoruz. Nasıl bitiriyoruz? Bizden önceki dönemde bilet paralarının belli bir yüzdesi üzerinden tahsil edilecek para, 28 Nisan'da yani biz seçildikten sonra Nisan ayının sonra bir kararnameyle bize gelen payın yüzde 5’ini kesilmek üzere her ay gelen paranın yüzde 5’ini kesme suretiyle tahsil etmeye başladılar ve inşallah Şubat en geç Mart ayında metro borçlarımız bitiyor. O metroları biz yapmış olacağız. Ulaştırma Bakanlığı değil. Çünkü biz Mamak metrosu için çok uzun vadeli kredi bulduk. Metrolar çok uzun vadeli kredilerle yapılacak işlerdir. Ulaştırma Bakanlığı’na havaalanı metrosunu biz yapalım dedik. ‘Hayır dediler biz yapacağız dediler.’ Metro yapmak çok kolay bir şey değil ama 2.2 milyarlık metroyu yapmanız için en az 15-20 yıla yayılan kredi bulmanız gerekiyor. Ama bunu Ulaştırma Bakanlığı yaparsa bizden en kısa zamanda çatır çatır alıyor. Sonra da biz metro yapmamış oluyoruz. Koru Yaşamkent Koru'dan Bağlıca'ya, Bağlıca'dan Eryaman'a ve Keçiören Ovacık metro projelerimizi de bitirdik. Şu anda Dikmen hattında bir sıkıntı var. Yani sıkıntı dediğim yardımcı oluyor Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri. Oradaki hattın nereden geçeceği konusunda tartışmalar var. O bittiği an projemiz hemen hemen onay aşamasında inşallah onu da tahvil çıkarmak suretiyle öncelikli olarak Dikmen Metrosu'na başlamak istiyorum. Turan Güneş'e kadar gidiyor. Oradaki SİMPAŞ konutlarına kadar giden bir hat var. Tabii ki bu ihaleler yapılırken bu metrolar yapılırken buradan OSTİM Sanayici ve İş adamlarının da çok büyük oranda katkı sağlayacaklarından emek vereceklerinden hiç şüphem yok.” MANSUR YAVAŞ’TAN PARLAMENTER SİSTEM VURGUSU “Efendim biraz önce bu son günlerdeki hukukla ilgili şikâyetlerden bahsetmiştim. Niye böyle şikâyet edildiğini ve hatanın nerede olduğunu aynı zamanda bir hukukçu bir yönetici olarak anlatmak istiyorum. Şimdi parlamenter sistem mutlaka olmalı. Parlamenter sistem olmadığı zaman ne olduğunu gördük. Dün elime gelen ankette yüzde 67 oranında yeniden parlamenter sisteme dönülsün deniyor. Çünkü bir insanın gücü, kudreti hiçbir şeye yetmez. Tek başına idare etmeyi, bütün bilgilerin kendisine toplanması adeta kompüter olsa patlar. Bilgisayar olsa dayanamaz. Bunu ben hükümet yönetimine göre çok daha küçük boyutlar… Ankara Büyükşehirde bile görüyorum. Birçok işimiz aksıyor. Personel yapsın diye kendisine bırakırsa hata yaparsa o hata size mal oluyor… Bunun çaresi, bütün dünyada gelişmiş ülkelerde olması gereken bir şey var. Hükümetler şeffaf olacak. Bütün yöneticiler şeffaf olacak. Katılımcı olacak. Hesap verebilir olacak. Yani yaptığı her işi siz bir defa bunların bütçelerinde programlarını görebileceksiniz ve hesap da sorabileceksiniz. Bunun sistemini bütün Avrupa bulmuş. Geçenlerde biliyorsunuz kendi yönettiği bakanlığın bir şeyini kullanmış yani fotokopisini diyelim veya bilgisayarını kullanmış çocuğu istifa etmek durumunda kaldı. Bakanlığın arabasıyla yemeğe gittiği ortaya çıktı bir bakanın istifa etmek zorunda kaldı. Şimdi bize ne kadar garip geliyor değil mi? Ama oralara baktığınız zaman oraların milli gelirini görüyorsunuz. Bizden çok daha üstün. Şimdi ben hem yine duyurmuş olayım. Mozambik'ten bize bir kardeş belediye için geldiklerinde 5 bin konutluk bir projeleri olduğunu söylediler. Ayrıca AVM yapmak istediklerini ve bir de madenlerinin olduğunu söyleyerek bizden bir heyet istediler. Birden bire aklıma şu geldi. Afrika'nın birçok yerinde ticaret yapan sanayicilerimiz veya ihracat yapan sanayicilerimiz var. Şimdi Mozambik'e birisini götürdüğümüz zaman ilk aklınıza gelen şey acaba paramı alabilecek miyim? Acaba sıkıntı yaşar mıyım diye düşünüyorsunuz değil mi? Niye? Çünkü oralardaki demokrasinin hukuk sisteminin ne olduğu ne kadar geliştiğini bilmiyoruz veya buna benzer birçok yerde yaşanan sorunları da görüyoruz değil mi? Peki aynı konut projesi Avrupa'nın herhangi bir ülkesinde olsa en ufak bir endişeniz olur mu? İşte hukukla demokrasiyle devlet yönetimi arasındaki fark budur. Fazlaca bizim Hukukun üstünlüğüne bir defa kulak vermemiz lazım. Bunu sağlamamız lazım.” TÜSAİD SORUŞTURMASINA TEPKİ “Bankaların hukuk ilkeleri var. Biz de benimsedik devlet olarak bunu. Diyor ki hâkim tarafsız olacak, bağımsız olacak. Ama diyor bu tarafsız ve bağımsızlığını hareketleriyle de hissettirecek insanlara. Yani hiçbir Allah'ın kulu ben yarın yargıya düşersem işin içerisine siyaset veya başka bir şeye girer, hâkimi etkiler de acaba ben buradan hakkımı alamaz mıyım diye endişe etmemeli diyorum. Bu kuralları biz kabul ettik. Şimdi buradaki problem nereden kaynaklanıyor? Süleyman Başkan'ın basına bir demeç vermiş. Şu öncelikle şunu söyleyeyim. Hiç kimse yargılanmaz değil. Bunu bağıra bağıra söylüyoruz. Bizler de dâhil hiç kimse yargılanmaz değiliz. Yargılanmak isteriz. Çıksın ortaya aklanalım, varsa bir suçumuz… Hiçbir şeyden korkmuyoruz, hesabımızı veriyoruz. Onun için TÜSİAD da yargılanmaz değil, eleştirilmez değil ama TÜSİAD bir açıklamayı yapıyor. Yarım saat sonra Savcılık işleme başlıyor, bu da yandaş medyadan duyuruluyorsa bunun herkes için anlamı şudur: ‘Konuşmayın arkadaşlar, hiç kimse konuşmasın.’ Peki, hiç kimse konuşmazsa biz doğruyu nerede bulacağız? Nereden bileceğiz hiç kimse konuşmazsa? Onlar konuşacak. Siz daha ağır cevap verebilirsiniz. Ancak böyle yargıyla insanları susturmak son günlerdeki yaratılan iklim gerçekten artık Türkiye hiçbir şekilde yatırım yapılamaz endişesini getiriyor. Niye gidelim oluyor? Neden? Çünkü orada şöyle oluyor. Anlamakla güçlük çekiyorlar. E haklılar çünkü biz onlarla beraber Avrupa İnsan Halkları Sözleşmesi'ni imzalamışız. Beraber çalışalım demişiz. Yani anlatmak istediğim budur. Böyle olursa ben OSTİM’in iş adamlarının işlerinde çok daha düzgün gideceğine inanıyorum. Ve inşallah bu parlamenter sisteme benim dileğim odur. Dönüldüğü takdirde tekrar benim her şeyim biraz daha uygun olacağını öncelikle yargı bağımsızlığını sağlamak suretiyle inşallah güzel günlere hep beraber ulaşacağız. Olmazsa olmazlarımızı inkâr edersek karşılaştığımız şeyde böyle oluyor. Mesela döviz neden sabit tutuluyor? Bunu siz gidip Sayın Şimşek görüşmeyecek misiniz? Görüşeceksiniz. Bunun size sağladığı zararları görüşmeyecek misiniz? Görüşeceksiniz. Tabii ki bu talebinizi söyleyeceksiniz. Yapmadığı takdirde de bunu bir şekilde basın önünde söylemek durumunda kalacaksınız. Böylelikle beraber doğru yolu bulacağız. Amacım hiçbir şekilde şu veya bu şekilde birini eleştirmekten öte hem yönetici hem hukukçu olarak sadece fikirlerimi söyledim Sayın Başkanım. Umuyorum bir şekilde katkısı olur. Ben genel kurulunun tekrar hayırlı olmasını diliyorum. Size Allah'tan sağlık, mutluluk ve bolca hayırlı işler diliyorum. Bol kazanın, çokça insan çalıştırın, bolca da vergi verin.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.