Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tütün Kullanımı

Kapsül Haber Ajansı - Tütün Kullanımı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tütün Kullanımı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kalp Sağlığı Masaya Yatırıldı Haber

Kalp Sağlığı Masaya Yatırıldı

Nilüfer Belediyesi, 12-18 Nisan Kalp Sağlığı etkinlikleri kapsamında “Nilüfer’de Kalbiniz Bize Emanet” başlıklı bir söyleşi düzenledi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe alanında uzman isimler katılarak, toplumda her geçen gün artan kalp hastalıklarına, tetikleyici risk faktörlerine ve hastalıklardan korunma yollarına dikkat çekti. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Uncu’nun moderatörlüğünü üstlendiği etkinlikte, kalbin böbrek veya akciğer gibi diğer organların aksine bir “rezervi” olmadığı hatırlatıldı. Türkiye’de her üç kişiden birinin kalp hastası olduğunu belirten Prof. Dr. Uncu, bu kişilerin büyük bir kısmının durumun farkında olmadığını, teşhis konulanların ise tedavilerini genellikle aksattığını ifade etti. “OBEZİTE BİR PANDEMİ, ÖNLEM ÇOCUKLUKTA BAŞLAMALI” Söyleşide çocuklarda kalp sağlığına odaklanan BUÜ Tıp Fakültesi Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fahrettin Uysal, erişkin dönemde ortaya çıkan kalp hastalıklarının temelinin aslında çocuklukta atıldığının altını çizdi. Türkiye’de her üç çocuktan birinin fazla kilolu olduğuna ve bu durumun yetişkinlikte de devam ettiğine dikkat çeken Uysal, “Obezite gerçekten bir halk sağlığı sorunu, bir pandemi. Hastalıkları önlemenin en iyi yolu çocukluk çağından geçiyor. Paketli gıdaları ve fast-food tarzı beslenmeyi hayatımızdan tamamen çıkarmak zor olsa da mutlaka minimuma indirmeliyiz. Ailede kalp hastalığı öyküsü varsa çocukta da risk vardır ancak genetik değiştirilebilir. İyi beslenme ve doğru alışkanlıklarla bu riski yönetmek bizim elimizde” dedi. KALBİ TEHDİT EDEN RİSK FAKTÖRLERİ Yetişkinlerde kalp-damar hastalıkları ile ilgili açıklamalarda bulunan BUÜ Tıp Fakültesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alparslan Birdane ise, Türkiye’de her yıl yaklaşık 200 bin kişinin bu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlattı. Yaş ve cinsiyetin değiştirilemez risk faktörleri olduğunu belirten Birdane; hipertansiyon, diyabet, tütün kullanımı, yüksek kolestrol, hareketsizlik, obezite ve stresin en büyük tetikleyiciler olduğunu söyledi. Birdane, diyabetin tek başına bir koroner artar hastalığı riski taşıdığını belirterek, “Bir genetik miras bizlere aktarılarak ilerliyor. Fakat bu mirasın ne zaman ortaya çıkacağını yaşam tarzımı belirliyor. Kaderimiz genetiğimiz ile yaşamdaki risk faktörleri arasındaki o yapbozda gizli. Almış olduğumuz genetik mirası, sağlıklı yaşam tercihlerimizle değiştirebilir, hastalıkların önüne geçebiliriz” diye konuştu. Katılımcıların ilgiyle takip ettiği söyleşi, uzmanların vatandaşlardan gelen soruları yanıtlamasıyla sona erdi. Etkinliğin sonunda günün anısına konuklara hediye takdim edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Diş Sağlığınız İçin Bunlara Dikkat Edin!  Haber

Diş Sağlığınız İçin Bunlara Dikkat Edin! 

Fark edilmeden yapılan diş sıkma ve gıcırdatma davranışı tedavisinde hangi yöntemin kullanılması gerektiği sorusuna değinen Restoratif Diş Tedavisi Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, “Bu sorunda en ideal yaklaşımı gece plağı ve masseter botoksunun birlikte uygulanmasıdır.” dedi. Öte yandan evde karbonat, limon veya bilinmeyen kimyasallarla yapılan diş beyazlatma girişimlerinin ciddi hasarlara yol açabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, diş minesinin aşınması ve hassasiyetin bu yöntemlerin en sık görülen sonuçları arasında yer aldığını aktardı. Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Restoratif Diş Tedavisi Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, bruksizm tedavisinde gece plağı ve masseter botoksunun birlikte kullanımının önemi, evde bilinçsiz diş beyazlatma yöntemlerinin zararları ve diş sağlığıyla ilgili doğru bilinen yanlışlar hakkında açıklamalarda bulundu. Bruksizmde en ideal yaklaşım kombinasyon tedavisi! Diş hekimliği pratiğinde hastalardan en sık gelen sorulardan birinin ‘Bruksizm için botoks mu yaptırmalıyım, yoksa gece plağı mı kullanmalıyım?’ olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, “Bruksizm; kişinin uyku sırasında farkında olmadan yaptığı diş sıkma ve gıcırdatma davranışıdır. Zamanla dişlerde aşınmaya, çene ekleminde ağrıya, baş ve boyun bölgesinde gerginliğe yol açabilir.” dedi. Tedavi edilmediğinde hem diş yapısını hem de çene eklemini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Turan, tedavi yöntemleri arasında yer alan gece plağı ve masseter botoksu hakkında bilgi verdi: “Gece plağı, dişler için koruyucu bir apareydir. Diş sıkma kuvvetini tamamen durdurmaz, ancak dişlerin aşınmasını önler. Çene eklemine binen yükü azaltarak koruyucu bir görev üstlenir. Yani gece plağı, dişleri fiziksel olarak korur. Masseter botoksu ise çiğneme kasına uygulanır. Kasın aşırı gerginliğini azaltır, çene kaslarını rahatlatır. Baş, boyun ve çene ağrılarının hafiflemesine yardımcı olur. Ancak botoks, dişleri fiziksel olarak koruyan bir yöntem değildir. Bu nedenle kombinasyon tedavisi en ideal yaklaşımdır. Gece plağı dişleri korur, masseter botoksu kas aktivitesini azaltır. Bu iki yöntem birlikte uygulandığında hem dişler hem de kaslar daha etkili şekilde korunur.” Evde bilinçsiz uygulanan diş beyazlatma yöntemlerinden kaçınılmalı! Bruksizm ve çene sağlığı kadar önemli bir diğer konunun da diş estetiği olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, “Özellikle son yıllarda evde doğal yöntemlerle diş beyazlatma oldukça yaygınlaştı. Ancak bu yöntemlerin çoğu sanıldığı kadar masum değil.” dedi. Hastalarımızdan en sık duyulan yöntemlerden birinin karbonat ile fırçalamak olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Turan, “İlk etapta dişler daha beyaz görünebilir, ancak uzun vadede; diş minesini aşındırır, alttaki dentin tabakası açığa çıkar, dişlerde sararma ve hassasiyet gelişir. Sirke ve limon ise asidik yapıları nedeniyle mine tabakasını yumuşatır, diş yüzeyinde aşınmaya yol açar ve kalıcı hassasiyet oluşturabilir. Kontrolsüz kullanılan hidrojen peroksit ve bilinmeyen kimyasallar gibi maddeler diş etlerinde kimyasal yanıklara, dişlerde aşırı hassasiyete neden olabilir. Evde bilinçsiz diş beyazlatma yöntemlerinden kesinlikle kaçınılmalıdır.” uyarısında bulundu. Diş sağlığı hakkında her duyduğunuz doğru olmayabilir! Günlük hayatta diş sağlığıyla ilgili pek çok bilgiyle karşılaştığımıza dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, bu bilgileri ve doğru olup olmadıklarını paylaşarak sözlerini şöyle tamamladı: “Diş fırçalarken kanıyorsa fırçalamayı bırakmalıyım” – Yanlış “Amalgam dolgular herkeste sürekli cıva salar ve zararlıdır” – Yanlış “Diş sıkma ve gıcırdatma stres kaynaklı olabilir” – Doğru “Diş çürükleri erken dönemde ağrı yapmadan ilerleyebilir” – Doğru “Her diş ağrısında mutlaka kanal tedavisi gerekir” – Yanlış “Diş eti hastalığı tedavi edilmezse diş kaybına yol açabilir” – Doğru “Karbonat ve limon dişleri beyazlatır” – Yanlış, kesinlikle yapılmamalı “Şikâyet olmasa bile yılda iki kez diş hekimine gidilmeli” – Doğru “Hamilelikte diş tedavileri kesinlikle yapılamaz” – Yanlış “Tütün kullanımı diş eti hastalığı ve implant başarısızlığı riskini artırır” – Doğru

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.