Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uç Bilişim

Kapsül Haber Ajansı - Uç Bilişim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uç Bilişim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Geleceğin Tarımı Manisa’da Şekilleniyor Haber

Geleceğin Tarımı Manisa’da Şekilleniyor

Avrupa Birliği Ufuk Avrupa Programı kapsamında destek almaya hak kazanan projenin hibe sözleşmesi imzalandı. Manisa’daki pilot uygulamada, Sarıgöl’de arıtılmış atık suyun tarımsal sulamada yeniden kullanımı üzerine çalışılacak. Finlandiya’daki Centria Uygulamalı Bilimler Üniversitesi koordinasyonunda yürütülen proje, 8 farklı ülkeden 36 uluslararası ortağı bir araya getiriyor. Avrupa Birliği, tarafından toplam 8,76 milyon avro hibe desteği sağlanan projeyle yapay zekâ, sensör teknolojileri ve uç bilişim uygulamalarından yararlanılarak tarımsal üretimde su verimliliğini artıracak çözümler geliştirilecek ve sahada test edilecek. Sarıgöl’de Arıtılmış Atık Su Tarıma Kazandırılacak Projenin Manisa ayağındaki uygulamaları Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü işbirliğiyle yürütülecek. Sarıgöl Atıksu Tesisi’nde gerçekleştirilecek pilot uygulamada, arıtılmış atık suyun tarımsal sulamada güvenli ve verimli bir şekilde yeniden değerlendirilmesi sağlanacak. Böylece küresel iklim değişikliğiyle birlikte artan kuraklık riskine karşı alternatif bir su kaynağı oluşturulması ve mevcut su kaynakları üzerindeki baskının azaltılması hedefleniyor. Projenin uluslararası koordinasyonu ve kurumlar arası iletişimi Manisa Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı tarafından, teknik ve saha uygulamaları ise MASKİ Genel Müdürlüğü eliyle yürütülecek. Proje Ortakları Finlandiya’da Bir Araya Geldi AFarEdge Projesi’nin açılış toplantısı, 8–10 Eylül 2026 tarihlerinde Finlandiya’da gerçekleştirildi. Toplantıda Manisa Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ Genel Müdürlüğü’nü, MASKİ Atıksu Arıtma Dairesi Başkan Vekili Onur Artan temsil etti. Sekiz Ülkeden 36 Ortak 8 farklı ülkeden (Finlandiya, Portekiz, Avusturya, İspanya, Hollanda, İsviçre, Fransa ve Türkiye) 36 ortağın yer aldığı projeye Türkiye’den Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin yanı sıra Ege Üniversitesi, Ergünler (ERARGE) ve Bitnet katılım sağlıyor. Eylül 2026’da başlayan ve 36 ay boyunca sürecek proje kapsamında geliştirilen dijital teknolojiler ve Manisa Sarıgöl’deki pilot uygulamanın saha deneyimleri sağlanmış olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Yapay Zekâ Destekli Binalar Enerji Tüketimini Yüzde 22’ye Kadar Azaltabiliyor Haber

Yapay Zekâ Destekli Binalar Enerji Tüketimini Yüzde 22’ye Kadar Azaltabiliyor

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, yapay zekâ destekli binaların geleneksel kontrol sistemlerine kıyasla bina genelindeki enerji tüketimini yüzde 22’ye kadar azaltabildiğini ortaya koyan yeni araştırmasını Climate Week NYC 2026’da yayımladı. Araştırma, mevcut ticari enerji tarifeleriyle bina başına yıllık 13.600 ila 49.300 ABD doları tasarruf sağlanabildiğini gösteriyor. Kuruluşların işletme maliyetlerini her yıl azaltmasına yardımcı olan bu yaklaşım, daha geniş bina portföylerinde de uygulanma potansiyeli taşıyor. Araştırmaya göre önlenen karbon emisyonlarının miktarı, yapay zekâ sisteminin kendi karbon ayak izinin 100 katından fazla. Yapay zekânın çevresel etkilerine ilişkin endişeler artarken binalar, enerji kaynaklı küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 37’sini oluşturarak dünyanın en büyük emisyon kaynakları arasında yer almaya devam ediyor. Schneider Electric’in “İklim için Yapay Zekâ: Bina Optimizasyonunun Enerji ve Karbon Etkisinin Ölçülmesi” başlıklı yeni araştırması, akıllı bina yönetim sistemi üzerinden uygulanan yapay zekâ destekli ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme (HVAC) optimizasyonunun bina genelinde yüzde 7,2 ila yüzde 12,7 oranında ek enerji tasarrufu sağlayabildiğini ortaya koydu. Bu bulgu, yapay zekânın enerjiyi daha akıllı biçimde yöneterek bina sistemleri ve elektrik şebekesi üzerindeki yükü nasıl hafiflettiğini gösteriyor. Araştırmanın diğer önemli bulguları şöyle: Bina başına yılda 60 tona kadar karbon emisyonu (59.869 kg CO₂ eşdeğeri) önlenebiliyor. Bu miktar, 2.700 yetişkin ağaç dikilmesinin sağladığı çevresel faydaya denk geliyor.Bazı bina senaryolarında yılda 200 MWh’ın üzerinde enerji tasarrufu sağlanabiliyor. Bu miktar, ortalama tüketim düzeyindeki onlarca evin bir yıllık elektrik ihtiyacını karşılamaya yeterli.Yapay zekâ, yalnızca akıllı bina kontrol sistemleriyle elde edilen enerji tasarrufunu iki katından fazlasına çıkarabiliyor.Hem bulut hem de uç bilişim tabanlı yapay zekâ uygulamaları, enerji tasarrufu ve karbon emisyonlarının azaltılması açısından önemli faydalar sağlayabiliyor. Schneider Electric Yazılım ve Hizmetlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı (EVP) Pankaj Sharma, “Bina yönetiminin geleceğini, kuruluşların daha önce birbirinden kopuk sistemlerde bulunan verileri ne kadar etkili biçimde bir araya getirdiği ve bağlamlarıyla birlikte değerlendirdiği belirleyecek. Mevcut iş sistemlerine eklenen bir yapay zekâ katmanı, karmaşık verilerden anlamlı içgörüler elde edilmesini ve bu içgörülerin eyleme dönüştürülmesini sağlayarak emisyonları azaltabilir, maliyetleri düşürebilir ve performansı aynı anda iyileştirebilir. Enerji talebi artmaya devam ederken kuruluşları bu sonuçlar arasında seçim yapmak zorunda bırakmadan hepsini birlikte sağlayabilmek, hem iş hedeflerine hem de sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmada kritik önem taşıyacak” dedi. Araştırma, Avustralya, Hindistan ve ABD’deki farklı bina senaryolarında yapay zekâ destekli HVAC kontrolünün enerji tüketimi, karbon emisyonları ve işletme maliyetleri üzerindeki etkisini değerlendirmek için gerçek koşullarda yürütülen pilot uygulamalarla doğrulanmış bina enerji modellemesini kullanıyor. Çalışma, dijital bina yönetim sistemlerine eklenen bir yapay zekâ katmanının daha önce birbirinden kopuk olan veri kaynaklarını nasıl birbirine bağlayabildiğini, bina koşullarını sürekli analiz ederek HVAC optimizasyonunu gerçek zamanlı olarak nasıl otomatikleştirebildiğini inceledi. Yapay zekâ, binaların hangi zamanlarda ve ne yoğunlukta kullanıldığına, hava durumu tahminlerine, ekipman performansına ve diğer operasyonel girdilere ilişkin verilerden yararlanarak binaların daha verimli çalışmasını sağlayabiliyor. Aynı zamanda tesis yönetimi ekiplerinin iş yükünü azaltabiliyor. Araştırma ayrıca alanı 100.000 fit karenin (yaklaşık 9.290 metrekare) altında olan küçük ve orta ölçekli binaların yapay zekâ destekli optimizasyondan önemli ölçüde yararlanabileceğini ortaya koydu. Enerji yönetim sistemleri, bu alanda uzman personele erişimin çoğunlukla sınırlı olduğu daha küçük tesisler için uzun süredir fazla karmaşık veya maliyetli kabul ediliyor. Yapay zekâ, optimizasyonu otomatikleştirmeye ve sadeleştirmeye yardımcı olarak gelişmiş bina yönetimini daha erişilebilir hale getirebiliyor. Böylece daha küçük binaların enerji tüketimini, işletme maliyetlerini ve emisyonlarını azaltmasını sağlayabiliyor. Sharma, “Yapay zekâ, enerji verilerinden yararlanma gücünü daha küçük binaların sahiplerine ve işletmecilerine de sunuyor. Bir zamanlar ciddi uzmanlık ve yatırım gerektiren uygulamalar artık daha kolay ve daha geniş ölçekte hayata geçirilebiliyor. Bu da kuruluşların enerji israfını azaltmasına, maliyetlerini düşürmesine, performansını iyileştirmesine ve güvenle daha akıllı kararlar almasına yardımcı oluyor” diye ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Huawei Cloud, Gartner’ın 2026 Araştırmasında Lider Şirketler Arasında Haber

Huawei Cloud, Gartner’ın 2026 Araştırmasında Lider Şirketler Arasında

Gartner’ın 2 Eylül’de yayımladığı rapor, küresel bulut hizmet sağlayıcılarını yeni bulut tabanlı uygulamalar, mevcut uygulamaların konteyner altyapısına taşınması, yapay zekâ eğitim ve çıkarım iş yükleri, uç bilişim ve hibrit uygulamalar gibi temel kullanım senaryoları üzerinden değerlendiriyor. Huawei Cloud; genel bulut, dağıtık bulut, hibrit bulut ve uç bilişim senaryolarını kapsayan konteyner çözümleriyle internet, finans, üretim ve ulaşım gibi farklı sektörlerin dijital dönüşümünü destekliyor. Huawei Cloud, yapay zekâ uygulamalarının daha hızlı geliştirilmesi ve büyütülmesi için ‘Agentic Infra’ yaklaşımını öne çıkarıyor. Şirketin sektörde ilk kez ortaya koyduğu bu yaklaşım, yapay zekâ sistemlerinin ihtiyaç duyduğu işlem gücü, kaynak yönetimi ve çalışma ortamlarını tek bir altyapıda buluşturmayı amaçlıyor. Huawei Cloud’un CCE çözümü de 100 binin üzerinde GPU/NPU kaynağını ortak bir kaynak havuzunda yöneterek büyük yapay zekâ modellerinin daha verimli çalışmasını destekliyor. Bu altyapının bir diğer bileşeni olan CCE VolcanoNext, farklı iş yüklerini daha verimli şekilde dağıtarak kaynak kullanımını yüzde 30’un üzerinde artırabiliyor. AgentSphere ise yapay zekâ ajanlarının güvenli ve hızlı şekilde çalışmasını sağlıyor; çok kısa sürede devreye girerek büyük ölçekli uygulamaların aynı anda çalıştırılmasına imkân tanıyor. Huawei Cloud, açık kaynak teknolojilerindeki çalışmalarını da sürdürüyor. Şirket, Volcano, KubeEdge ve Karmada gibi projelerle küresel cloud-native ekosistemine katkı sunarken, yapay zekâ uygulamalarının daha kolay ölçeklenebileceği açık, verimli ve güvenilir altyapılar geliştirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ, Otomotiv Üretiminde 2030’a Kadar Yüzde 30 Verimlilik Artışı Getirecek Haber

Yapay Zekâ, Otomotiv Üretiminde 2030’a Kadar Yüzde 30 Verimlilik Artışı Getirecek

Sektörün öncü markaları, yeni modelleri yalnızca 24 ayda piyasaya sunmayı hedefliyor. Otomotiv markaları, tasarım ve müşteri deneyimine odaklanırken sermaye yoğun üretimi stratejik iş ortaklarına devretmeye hazırlanıyor. Bain & Company’nin otomotiv sektörüne yönelik son analizine göre, dijital teknolojiler ve yapay zekâ, otomotiv sektörünün ekonomik yapısını kökten değiştirmeye hazırlanıyor. “Teknoloji Otomotiv Ekonomisini Radikal Şekilde Yeniden Şekillendiriyor” başlıklı rapor, Kuzey Amerika ve Avrupa’dan 300 otomotiv yöneticisiyle gerçekleştirilen bir anketin bulgularını paylaşıyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu, yeni teknolojilerin önümüzdeki üç yıl içinde yüzde 10’un üzerinde, 2030’a kadar ise yüzde 30’a varan ek verimlilik kazançları sağlayacağına inanıyor. Bu durum, ürün geliştirme döngülerini hızlandırma, maliyetleri düşürme ve rekabet güçlerini artırma yönünde adım atan ABD’li otomotiv üreticileri ve tedarikçileri için kritik bir fırsata işaret ediyor. Bain & Company Türkiye Ortaklarından Armando Guastella, konu ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Otomotiv üreticileri ve tedarikçileri, dijital iş birliğini, otomasyonu ve yapay zekâyı operasyonlarının her aşamasına entegre ederek öne geçme fırsatına sahipler. Araştırmamız, sektör liderlerinin kısa vadede maliyet tasarrufu ve pazara daha hızlı çıkış konusunda özellikle iyimser olduklarını gösteriyor. Bugün kararlı bir şekilde hareket eden şirketler, küresel rekabette yeni bir standart yakalayabilirler. Kazananlar, en gelişmiş araçlara ya da en büyük bütçelere sahip olanlar değil; teknolojiyi ölçekli biçimde entegre eden, gerçek sorunları çözen ve rakiplerinden daha hızlı hareket eden şirketler olacak.” Yapay Zekâ araç tasarımına ve üretimine yön verecek Sektördeki en büyük atılımlardan biri, daha hızlı ve daha akıllı ürün geliştirme süreçleri olacak. Otomotiv üreticileri (OEM) ile tedarikçiler arasındaki dijital iş birliği, araç geliştirme sürelerini şimdiden yüzde 40’tan fazla kısaltmış durumda. Lider şirketler artık sadece 24 ayda yeni modelleri piyasaya sunmayı hedefliyor. Ortak dijital platformlarda eşzamanlı çalışan ekipler, erken aşamalarda daha fazla deneme yapabiliyor, daha hızlı karar alabiliyor ve böylece karmaşıklığı ile maliyetleri azaltırken değişen talep ve düzenlemelere daha esnek şekilde yanıt verebiliyor. Bu dönüşümün merkezinde ise yapay zekâ yer alıyor. Katılımcıların yüzde 80’i, önümüzdeki on yıl içinde yapay zekânın araç konseptlerini tasarlayıp optimize edeceğine inanıyor. Benzer şekilde, yüzde 80’den fazlası yapay zekâ tabanlı simülasyonların üretim planlarını gerçek zamanlı olarak yeniden yapılandıracağını düşünüyor. Katılımcıların üçte ikisinden fazlası ise, insansı robotların üretimde aktif rol alacağını ve 24 saat kesintisiz şekilde, minimum insan müdahalesiyle çalışan tesislerin gelecekte standart hale geleceğini öngörüyor. Otomotiv üretimi dış kaynaklara devredilecek Ayrıca katılımcıların yüzde 80’den fazlası, fabrikasız üretim modeline geçişin 2035 yılına kadar gerçekleşmesini bekliyor. Bu modelde—tıpkı Apple’ın iPhone üretiminde Foxconn ile yürüttüğü iş birliğinde olduğu gibi—otomotiv markaları ürünün tasarımına, müşteri deneyimine ve marka yönetimine odaklanırken, sermaye yoğun üretim süreçlerini dış kaynaklara devredecek. Bununla birlikte ileri teknolojilerin benimsenmesiyle elde edilecek büyük tasarrufların önündeki en büyük engel zihniyet dönüşümü olarak öne çıkıyor. ABD’li yöneticiler kararlı adımlar atıyor olsa da, birçok şirket hâlâ kısa vadeli kazanımlara odaklanıyor. Bir diğer temel engel ise veri kalitesi. Birçok şirket bulut altyapısına ve uç bilişim çözümlerine yatırım yapmış olsa da, sistemler hâlâ parçalı, tanımlar tutarsız ve platformlar eski iş modellerine göre tasarlanmış durumda. Bu da büyük çaplı verimlilik potansiyellerinin hala değerlendirilmemesine neden oluyor. Bain analizine göre başarıya giden yol dört temel ilkeye dayanıyor: Sadece araçlar veya sistemler geliştirmeye odaklanmak yerine, gerçek operasyonel problemleri çözmeye odaklanılmasıÖlçeklenebilir ve yüksek etkili kullanım senaryolarının önceliklendirilmesiDijital araçları destekleyecek temiz ve tutarlı bir veri temelinin oluşturulmasıKalıcı değişimin kurumsallaştırılması için çalışma modellerinin ve teşvik mekanizmalarının dönüştürülmesi Otomotiv sektörü uzun süredir maliyet baskısı altında faaliyet gösteriyor; ancak yapay zekâ ve dijital teknolojiler artık yalnızca marjinal iyileştirmeler değil, verimlilikte sıçrama niteliğinde bir artış vadediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.