Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ukrayna

Kapsül Haber Ajansı - Ukrayna haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ukrayna haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mayıs’ta Kimya Sektörü İhracatı 3 Milyar Dolara Yaklaştı Haber

Mayıs’ta Kimya Sektörü İhracatı 3 Milyar Dolara Yaklaştı

Türkiye'nin en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektörü olan kimya, mayıs ayında yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata imza attı. Kimya sektörünün ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,9 artarken, genel ihracattan aldığı pay yüzde 15,3’e yükseldi. Sektörün Ocak-Mayıs dönemindeki ihracatı ise yüzde 5,3 artışla 13,8 milyar dolara ulaştı. V. İbrahim Aracı: “Kimya sektörü ihracatın itici gücü olmaya devam ediyor” İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Mayıs ayı ihracat rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Mayıs ayında kimya sektörümüzün yüzde 6,9 oranında artış kaydederek yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata ulaşması, sektörümüzün dayanıklılığını ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü bir kez daha gösterdi. Kimya sektörü olarak ülkemizin en büyük ihracatçı sektörlerinden biri olmanın sorumluluğuyla üretmeye, yatırım yapmaya ve ihracatımızı artırmaya devam ediyoruz. Sektörümüz, Ocak-Mayıs döneminde yaklaşık 14 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, bu dönemde ihracatını yüzde 5,3 artırmayı başardı. Küresel ticarette belirsizliklerin, korumacılık eğilimlerinin ve jeopolitik gelişmelerin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde elde ettiğimiz bu performansı son derece değerli buluyoruz. İKMİB olarak katma değerli üretimin artırılması, yeşil dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, yeni pazarlara erişimin güçlendirilmesi ve sektörümüze yönelik uluslararası yatırımların ülkemize kazandırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mayıs ayında dünyanın önde gelen iki önemli fuarı Interpack 2026 ve PLMA’s World of Private Label Fuarı 2026’nın milli katılım organizasyonlarını başarıyla tamamladık. Önümüzdeki aylarda yine fuar milli katılım organizasyonlarımıza, ticaret ve alım heyeti etkinliklerimize devam edeceğiz. Kimya sektörümüzün güçlü üretim altyapısı ve ihracatçılarımızın dinamizminin yanı sıra Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan desteklerle birlikte, sektörümüzün Türkiye'nin ihracat hedeflerine en yüksek katkıyı sunmaya devam edeceğine inanıyoruz.” Mayıs ayında en çok “mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler” ihracatı gerçekleştirildi Mayıs ayında kimyevi maddeler ve mamulleri ürün gruplarında mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler 960 milyon 95 bin dolarla kimya ihracatında ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 872 milyon 781 bin dolarlık ihracatla plastikler ve mamulleri ihracatı yer alırken, anorganik kimyasallar ihracatı 204 milyon 566 bin dolarla üçüncü sırada yer aldı. ‘Anorganik kimyasallar’ı takiben ilk onda yer alan diğer sektörler ise; ‘uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun’, ‘eczacılık ürünleri’, ‘boya, vernik, mürekkep ve müstahzarları’, ‘kauçuk, kauçuk eşya’, ‘muhtelif kimyasal maddeler’, ‘organik kimyasallar’ ve ‘yıkama müstahzarları’ oldu. İspanya mayıs ayında en çok ihracat yapılan ülke oldu Mayıs ayında en çok ihracat yapılan ülke 273 milyon dolar ile İspanya oldu. Mayıs ayında en çok ihracat yapılan ilk on ülke İspanya, İtalya, Hollanda, Fas, ABD, Almanya, Romanya, Ukrayna, Rusya ve İngiltere oldu. Mayıs ayında ilk 20 ülke arasında en çok artış yüzde 204,81 ile Fas’ta oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSM GLOBAL ve SUMITOMO Yaptığı Yatırımlarla Bölgesel İş Birliğini Güçlendiriyor Haber

TSM GLOBAL ve SUMITOMO Yaptığı Yatırımlarla Bölgesel İş Birliğini Güçlendiriyor

İş ve inşaat makineleri sektörünün en önemli uluslararası organizasyonları arasında yer alan KOMATEK 2026 kapsamında Türkiye’ye gelen Japon SUMITOMO üst yönetimi, TSM GLOBAL ev sahipliğinde sektör temsilcileri, müşteriler ve iş ortaklarıyla bir araya geldi. 120’den fazla ülkede faaliyet gösteren Japon iş makineleri markası SUMITOMO ile TSM GLOBAL, uzun yıllardır sürdürdükleri stratejik iş birliklerini ve bölgesel büyüme hedeflerini değerlendirdi. Türkiye, Ukrayna, CIS ve Doğu Avrupa bölgesindeki faaliyetlerini on yılı aşkın süredir başarıyla sürdüren iki şirket, mevcut iş birliğinin geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulundu. TSM GLOBAL: 5 Yılda İhracatımız 5 Katı Artacak TSM GLOBAL CEO’su Taner Sönmezer, "TSM GLOBAL olarak Türkiye'nin yanı sıra Doğu Avrupa, Ukrayna ve Türki Cumhuriyetleri’ni kapsayan toplam 21 ülkenin operasyonlarını yönetiyoruz. Türkiye ve yurt dışındaki bayi ağımız 50 noktaya ulaşmış durumda. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 10 milyon dolar seviyesinde gerçekleşen ihracatımızı bu yıl 25 milyon dolara yükseltmeyi hedefliyoruz. 5 yıl içerisinde bu rakamı, 50 milyon dolara yükseltmeyi planlıyoruz. Bununla birlikte TSM GLOBAL olarak Türkiye’de 50 milyon dolarlık yatırımla, Ankara ve İstanbul’da hizmete açacağı satış, servis, yedek parça, eğitim ve müşteri deneyimi merkezlerimizle, müşteri memnuniyetini daha da üst seviyeye taşımayı ve operasyonel gücümüzü güçlendirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu. Sönmezer, stratejik ortaklıkları arkasında yer alan gücü ve yatırımları hakkında şöyle bilgi verdi: ’’Başarımızın temelinde güçlü iş ortaklıkları, üstün Japon teknolojisi ve satış sonrası hizmetlerdeki kararlılığımız yer alıyor. Bu yeni merkezlere yapmakta olduğumuz 50 milyon dolar yatırım ile bölgesel merkez konumumuzu güçlendirip, TSM GLOBAL olarak Türkiye ve bölgede 400 milyon dolar ciroya ulaşmayı hedeflemekteyiz. Müşterilerimize yalnızca makine değil, kesintisiz destek ve uzun vadeli çözüm sunuyoruz. Bu anlayışla hayata geçirmeyi planladığımız ‘İş Makinesi Hastanesi’ projesiyle makinelerin ekonomik ömrünü uzatmayı, sürdürülebilirliğe katkı sağlamayı ve müşterilerimizin yatırımlarını daha verimli hale getirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde otomasyon, elektrifikasyon ve düşük emisyonlu teknolojiler sektörün dönüşümüne yön verirken, biz de bu dönüşümün öncülerinden biri olmaya devam edeceğiz.” Türkiye, Japon SUMITOMO İçin Stratejik Öneme Sahip Japon SUMITOMO Dünya Başkanı Mitsuhashi Isamu, "Türkiye, güçlü iç pazarı ve stratejik konumuyla SUMITOMO açısından önemli ülkelerden biri. TSM GLOBAL ile uzun yıllardır sürdürdüğümüz güven odaklı iş birliği sayesinde bölgeyi yakından tanıyor ve büyüme potansiyeline güveniyoruz. İş birliğimizi uzun vadeli bir perspektifle geliştirmeye devam edeceğiz" dedi. Ayrıca SUMITOMO Dünya Başkanı Mitsuhashi Isamu, ‘’ TSM GLOBAL bizim için yanlızca güvenli bir iş ortağı değil aynı zamanda bölgesel büyüme stratejimizin merkezinde yer alan önemi bir örnek operasyon üssüdür. SUMITOMO olarak bizim en önem verdiğimiz konuların başında üstün ürün kalitemiz ve kesintisiz satış sonrası hizmetler anlayışımız ile öncelikli müşteri memnuniyeti bulunmaktadır” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Almark Logistics’ten Yeni Filo Hamlesi: Tercih Bir Kez Daha Tırsan’dan Yana Oldu Haber

Almark Logistics’ten Yeni Filo Hamlesi: Tercih Bir Kez Daha Tırsan’dan Yana Oldu

Avrupa, Orta Asya ve çevre coğrafyalarda faaliyet gösteren şirket, operasyonel kapasitesini artırmak için 10 adet Tren Yüklemeli Tenteli Perdeli Multi-Ride treyleri filosuna dahil etti. Teslimatla birlikte Almark Logistics’in intermodal taşımacılık alanındaki gücünü daha da artırması hedefleniyor. Teslimat organizasyonu Tırsan’ın Adapazarı’ndaki üretim kampüsünde gerçekleştirildi. Törende her iki şirketin üst düzey yöneticileri bir araya gelirken, uzun yıllara dayanan iş ortaklığının yeni yatırımlarla güçlenerek devam ettiği vurgulandı. Uluslararası Taşımacılıkta Kapasite Artışı Hedefleniyor Almark Logistics, Türkiye ile Avrupa ülkeleri, Baltık bölgesi, İskandinav ülkeleri, Ukrayna ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri arasında lojistik hizmetler sunan önemli şirketler arasında yer alıyor. Şirket yalnızca ülkeler arası taşımacılık değil, aynı zamanda farklı bölgeler arasında entegre lojistik çözümleri de geliştiriyor. Kara yolu, deniz yolu ve demir yolu taşımacılığını bir arada kullanabilen operasyon yapısı sayesinde geniş bir coğrafyada hizmet veren firma, yeni yatırımıyla özellikle tren ve Ro-Ro taşımalarında verimliliği artırmayı amaçlıyor. Intermodal taşımacılıkta kullanılan ekipmanların dayanıklılığı ve operasyonel performansı kritik önem taşıdığından, yapılan yatırımın şirketin büyüme stratejisinde önemli bir yere sahip olduğu belirtiliyor. Tırsan’dan Almark Logistics’e Güven Mesajı Teslimat töreninde konuşan Tırsan Treyler Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, Almark Logistics’in farklı taşıma modlarını başarıyla kullanan güçlü bir lojistik markası olduğuna dikkat çekti. Nuhoğlu, şirketin Asya ile Avrupa arasında geniş bir lojistik ağı yönettiğini belirterek, Tırsan mühendisleri tarafından geliştirilen treylerlerin farklı iklim ve yol koşullarında yüksek performans gösterecek şekilde tasarlandığını ifade etti. Uzun test süreçlerinden geçirilen araçların hem kara yolu hem de demir yolu ve deniz yolu operasyonlarında yüksek dayanıklılık sunduğunu vurgulayan Nuhoğlu, bu araçların Almark Logistics’in rekabet gücüne önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi. İki şirket arasındaki iş birliğinin uzun yıllar boyunca devam etmesini arzuladıklarını belirten Nuhoğlu, gerçekleştirilen teslimatın her iki taraf için de değerli bir adım olduğunu söyledi. Almark Logistics: Operasyonlarımızın Temeli Dayanıklılık Almark Logistics Genel Müdürü Onur Güvenler ise şirketin faaliyet gösterdiği geniş coğrafyaya dikkat çekerek, özellikle Ukrayna ve CIS ülkelerinin operasyonlarında önemli bir paya sahip olduğunu ifade etti. Güvenler, taşımacılık süreçlerinde yalnızca kara yolunun değil, deniz ve demir yolu taşımalarının da yoğun şekilde kullanıldığını belirtti. Özellikle Ro-Ro ve tren yüklemelerinin treylerler üzerinde ciddi dayanıklılık gerektirdiğini söyleyen Güvenler, operasyonel sürekliliğin sağlanabilmesi için güçlü ekipmanların tercih edilmesinin zorunlu hale geldiğini vurguladı. Tırsan araçlarının yalnızca teorik olarak değil, gerçek operasyon koşullarını simüle eden kapsamlı testlerden geçirilmesinin tercih sebeplerinin başında geldiğini ifade eden Güvenler, mevcut filoda kullanılan araçlardan elde edilen performansın yeni yatırım kararında etkili olduğunu belirtti. Şirket olarak müşterilerine hangi taşıma modeli kullanılırsa kullanılsın kesintisiz hizmet sunmayı hedeflediklerini kaydeden Güvenler, Tırsan ile olan iş birliklerini gelecekte de sürdürmeyi planladıklarını söyledi. Yeni Nesil Tırsan Tenteli Perdeli Treylerler Neler Sunuyor? Teslim edilen yeni nesil tenteli perdeli treylerler, Tırsan’ın uzun yıllara dayanan mühendislik birikiminin ürünü olarak öne çıkıyor. Şirket tarafından geliştirilen araçlar, Avrupa’nın en gelişmiş treyler Ar-Ge merkezlerinde ve özel test pistlerinde kapsamlı denemelerden geçirilerek kullanıma hazır hale getiriliyor. Toplamda milyonlarca kilometreyi bulan test süreçleri sayesinde farklı yol şartları, yük tipleri ve iklim koşullarında performansı doğrulanan araçlar, sektörün dayanıklılık ve güvenlik standartlarını yukarı taşıyan çözümler arasında gösteriliyor. Şasi yapısında kullanılan yüksek dayanımlı mühendislik yaklaşımı, ağır yük taşımalarında üstün denge sağlarken, yeniden tasarlanan üst yapı sistemi de kullanım kolaylığını artırıyor. Böylece sürücüler ve filo yöneticileri hem operasyonel verimlilik hem de uzun ömürlü kullanım avantajı elde ediyor. Intermodal Taşımacılığa Özel Tasarım Yeni nesil treylerlerin en önemli özelliklerinden biri, farklı taşıma modları arasında sorunsuz geçiş sağlayabilmesi. Kara yolu, tren ve gemi operasyonlarında kullanılabilen yapı, özellikle intermodal taşımacılık yapan firmalar için önemli avantajlar sunuyor. Araçların ön ve arka yapıları darbelere karşı güçlendirilirken, hafifletilmiş tasarım sayesinde yük kapasitesinden ödün verilmeden operasyonel esneklik artırılıyor. Yenilenen kapı sistemi ve ergonomik kullanım özellikleri de yükleme ve boşaltma süreçlerinde zaman tasarrufu sağlıyor. Yük güvenliği konusunda geliştirilen sistemler ise farklı yük türlerine uyum sağlayarak taşıma sırasında maksimum stabilite sunuyor. Bu sayede lojistik şirketleri hem güvenli taşımacılık gerçekleştirebiliyor hem de operasyon maliyetlerini daha etkin yönetebiliyor. Lojistik Sektöründe Stratejik İş Birliği Güçleniyor Almark Logistics’in gerçekleştirdiği son yatırım, lojistik sektöründe dayanıklılık, verimlilik ve operasyonel sürekliliğin ne kadar önemli hale geldiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Uluslararası taşımacılık ağlarını büyütmeye devam eden şirket, yeni treylerlerle birlikte özellikle intermodal operasyonlarda daha güçlü bir kapasiteye ulaşmayı hedefliyor. Tırsan ise geliştirdiği yeni nesil çözümlerle lojistik firmalarının değişen ihtiyaçlarına yanıt vermeyi sürdürürken, sektördeki lider konumunu güçlü iş birlikleriyle pekiştirmeye devam ediyor. Avrupa ile Asya arasındaki ticaret hacminin büyüdüğü bir dönemde yapılan bu yatırım, taşımacılık sektörünün geleceğine yönelik önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayraktar’dan Enerji Güvenliği İçin Çeşitlendirme Vurgusu Haber

Bayraktar’dan Enerji Güvenliği İçin Çeşitlendirme Vurgusu

Bakan Bayraktar, Bakü Enerji Haftası marjında “Dirençli ve Çeşitlendirilmiş Bir Enerji Geleceği için Uluslararası İş Birliği” temasıyla gerçekleşen Bakanlar Oturumu’na iştirak etti. Çeşitlendirme ve Bağlantısallık Son yıllarda dünyanın çok sayıda krizle karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Bakan Bayraktar, mevcut tablonun "yeni normal" olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Krizler ve belirsizlikler çağında yaşıyoruz. Kendimizi bu yeni normale ve bu gelişmelere hazırlamamız gerekiyor." diye konuştu. Bu süreçte enerji güvenliğinin sağlanabilmesi için iki temel unsurun öne çıktığını ifade eden Bakan Bayraktar, "Bu durumu yönetebilmek için iki şeye ihtiyacımız var, çeşitlendirme ve bağlantısallık. Çeşitlendirme ve daha fazla enterkoneksiyon bir arada yürütülmeli." dedi. Kapasiteler Artabilir Mevcut enerji altyapısının daha etkin kullanılmasının önemine vurgu yapan Bakan Bayraktar, Trans Anadolu Boru Hattı'nın (TANAP) halen önemli ölçüde kullanılmayan kapasiteye sahip olduğunu dile getirdi. Sınırlı yatırımlarla mevcut hatların kapasitesinin artırılabileceğine işaret eden Bakan Bayraktar, Kerkük'ten Basra'ya uzanacak ilave bağlantılarla Irak-Türkiye Boru Hattı'nın tam kapasiteyle kullanılabileceğini belirtti. Güçlü Siyasi İrade, Kararlılık ve Güçlü Liderlik Yeni altyapı ve enterkoneksiyon projelerinin de enerji güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu dile getiren Bakan Bayraktar; Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Bulgaristan arasında planlanan elektrik enterkoneksiyon projesine işaret etti. Söz konusu projenin gelecekte Orta Asya'ya kadar uzanabileceğini ifade eden Bayraktar, bunun bölgesel ölçekte elektrik ticaretini ve enerji güvenliğini güçlendireceğini kaydetti Enerji alanındaki projelerin hayata geçirilmesi için siyasi kararlılığın önemli olduğuna dikkati çeken Bakan Bayraktar, "İhtiyacımız olan tek şey; güçlü siyasi irade, kararlılık ve güçlü liderliktir." açıklamasını yaptı. Azerbaycan ile Örnek İş Birliği Bakan Bayraktar, Forum’da basın mensuplarına açıklamalarda da bulundu. Bakan Bayraktar, dünyada yaşananların enerji güvenliğini daha da ön plana çıkardığını ve dünyanın zorlu bir süreçten geçtiğini belirtti. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki enerji iş birliğinin örnek teşkil ettiğine işaret eden Bakan Bayraktar, “Boru hatları gibi projelerle Türkiye ve Azerbaycan hakikaten örnek iş birliği yapıyor. Enerjide uzun dönemli iş birliklerinin temelinde üretici, taşıyıcı ve tüketici ülkelerin dengeli bir şekilde bu süreci paylaşması yatıyor. Türkiye, Azerbaycan ile birlikte hem kendi arz güvenliğine hem de Avrupa'nın arz güvenliğine önemli katkı sunuyor." dedi. Hem Doğal Gaz Hem Elektrikte Forum kapsamında yeni projelerin de ele alındığını ifade eden Bakan Bayraktar, Türkmenistan gazının Türkiye'ye ulaştırılmasına yönelik imza töreninin önemli olduğuna vurgu yaptı. Türkiye'nin bir yandan arz güvenliğini sağlamaya yönelik anlaşmalar yaptığını, diğer yandan da komşu ülkelerle enerji bağlantılarını güçlendirmeye çalıştığını ifade eden Bayraktar, "Avrupa'yla bağlantımızı güçlendirip hem doğal gazda hem elektrikte bunu artırmaya çalışıyoruz." dedi. TANAP’ın Elektrik Versiyonu Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Bulgaristan arasında planlanan elektrik bağlantı projesine de değinen Bakan Bayraktar, "Ben ona ‘TANAP'ın elektrik versiyonu’ diyorum. TANAP projesi gibi gazı değil, buradaki elektrik kaynaklarını, Türkiye'ye ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya götürme projesini önümüzdeki haftalarda ve aylarda daha yoğun şekilde duyacaksınız." dedi. Türkmenistan Gazı Bakan Bayraktar, "Türkmen gazının artık Azerbaycan üzerinden Türkiye'ye ve Avrupa'ya gitmesinin zamanının geldiği noktasında ifadeler oldu. Bütün mevkidaşlarımız bu konulara son derece ilgili. Belki zamanlama olarak da artık herkesin 'evet' diyeceği bir zamandayız." ifadelerini kullandı. Türkiye Hazır Şu anda dünyanın arz güvenliği ve enerji kaynaklarına erişimle alakalı çok önemli bir süreç yaşadığına dikkati çeken Bakan Bayraktar, "Türkiye bu konuda hazır. Bugüne kadar yaptığımız projeler ve sunduğumuz katkılarla bunu ortaya koyduk. Geçtiğimiz yıldan bu yana Nahçıvan Boru Hattı'nı devreye aldık, Suriye'ye doğal gaz vermeye başladık. Bunlar, bunun küçük örnekleri. İnşallah bunu artırarak devam etmeyi hedefliyoruz." diye konuştu Kurulu Gücün Yüzde 60'tan Fazlası Yenilenebilir Kaynaklardan Bakan Bayraktar, 31. Bakü Enerji Forumu kapsamında Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) tarafından düzenlenen "Orta Asya'da Yenilenebilir Enerji Odaklı Enerji Dönüşümünün Teşvik Edilmesi" başlıklı panelde de değerlendirmelerde bulundu. Orta Asya'nın tarihi bir kavşakta bulunduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, bölgenin sahip olduğu yüksek yenilenebilir enerji potansiyelinin, enerji dönüşümü hedeflerine ulaşılması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Türkiye'nin enerji dönüşüm sürecinde aktif rol üstlendiğini belirten Bakan Bayraktar, "Mart ayı itibarıyla toplam kurulu gücümüz 125 gigavatı aşmıştır ve bunun yüzde 60'tan fazlası yenilenebilir kaynaklardan oluşmaktadır." bilgisini verdi. Rüzgâr ve güneş enerjisindeki gelişimin cesur politikaların somut sonucu olduğuna vurgu yapan Bakan Bayraktar, Türkiye'nin güneş enerjisi ekipmanlarında yüzde 75, rüzgâr enerjisi ekipmanlarında da yüzde 70'in üzerinde yerlilik oranına ulaştığını dile getirdi. Bakan Bayraktar, "Bu kurumsal uzmanlığımızı, deneyimimizi, ihale modellerimizi ve sanayi altyapımızı komşu ülkelerimizle paylaşmaya tamamen hazırız." dedi. İkili Görüşmeler Bakan Bayraktar, Bakü’deki temasları kapsamında Ukrayna Başbakan Birinci Yardımcısı ve Enerji Bakanı Denys Shmyhal, Özbekistan Enerji Bakanı Jurabek Mirzamahmudov ve Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Karim Badawi ile görüşmeler de gerçekleştirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Şeftali ve Nektarinde 250 Milyon Dolar İhracat Hedefi Koydu Haber

Türkiye Şeftali ve Nektarinde 250 Milyon Dolar İhracat Hedefi Koydu

“Şeftali Hasat Töreni”ne İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Selçuk Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, Selçuk Tarım ve Orman İlçe Müdürü Mustafa Acargil, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, İzmir Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri Sadık Demircan, Tolga Selim Kağan, Muhammet Elçiboğa, Denetim Kurulu Üyesi Recep Çöpten katıldı. Türkiye’nin şeftali ve nektarin üretiminde dünya üçüncüsü olduğunu ifade eden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 2002 yılında 455 bin ton olan şeftali ve nektarin üretiminin 22 yılda yüzde 159’luk artışla 1 milyon 180 bin tona ulaştığını vurguladı. Şeftali ve nektarin ihracatında dünyanın zirvesini hedefliyoruz Şeftali ve nektarin üretiminin 2025 yılında iklim krizi nedeniyle 642 bin tona gerilediğini paylaşan Balık, “2026 yılında şeftali ve nektarin rekoltesinin 1 milyon tonun üzerine çıkmasını bekliyoruz. 2024 yılında 255 milyon dolar olan şeftali ve nektarin ihracatıyla dünya ikincisi olmuştuk. 2024 yılında rekoltedeki düşüşle uyumlu olarak 160 milyon dolara gerilemiştik. 2026 yılında rekoltedeki artışla birlikte ihracatta tekrar 250 milyon dolar bandına çıkmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. Şeftali ve nektarin 2025’te yaş meyveler arasında en çok ihraç edilen ikinci ürün oldu İzmir’in, Türkiye’nin şeftali ve nektarin üretiminde önde olan illerinden biri olduğunun altını çizen Türkiye Meyve Sebze ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, şeftali ve nektarinin yaş meyve ürünleri arasında nardan sonra en çok ihraç edilen ikinci ürün olduğu bilgisini verdi. Türkiye’de üretilen şeftali ve nektarinin yüzde 25’inin ihraç edildiğini belirten Uçak, “2025 yılında en çok şeftali ve nektarin ihraç ettiğimiz ülkeler 100 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 24 milyon dolarla Irak, 19 milyon dolarla Romanya, 7 milyon dolarla Ukrayna ve 1,5 milyon dolarla Almanya şeklinde sıralandı. 51 ülkeye şeftali ve nektarin ihraç ettik” ifadelerini kullandı. Akdoğan: “Türkiye’nin şeftali üretiminin yüzde 13’ünü İzmir yapıyor” Türkiye’nin şeftali üretiminin yüzde 13’ünün İzmir’de yapıldığı bilgisini veren İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Selçuk’ta 16 bin dekar alanda 38 bin ton şeftali üretildiğini, İzmir’in şeftali üretiminin yüzde 67’sinin Selçuk’ta üretildiğini ifade etti. Bu yıl iklim koşullarından dolayı şeftali hasatının 2 hafta geç başladığını vurgulayan Akdoğan; “Şeftali hasadı her sene Mayıs’ın ilk haftasında başlıyordu. Bu sene mevsimsel şartlardan dolayı hasat biraz gecikti. Selçuk’tan ilk üç TIR ihracata gitti, Kurban Bayramı sonrasında ihracat artacak. Selçuk’ta üretilen şeftali türü ihracata uygun, raf ömrü uzun bir şeftali türü. Şeftali hasadı temmuz sonuna kadar sürecek. Üreticilerimiz ve ihracatçılarımız için verimli ve bereketli bir sezon olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Kaymakam Çağlar; “Selçuk ekonomisini Turizmle birlikte tarım sırtlıyor” Selçuk Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, Selçuk’un turizm bölgesi kimliğiyle öne çıkmasına karşın ekonomisinde yaş meyve üretiminin ve ticaretinin daha büyük bir oranı temsil ettiğini, Selçuklu üreticiler için bereketli bir sezon dilediğini kaydetti. Erdallı: “Adana’dan sonra ilk şeftali Selçuk’ta hasat ediliyor” İzmir Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı, Selçuk’un şeftali yanında mandalina, nar, ayva, üzüm üretimiyle İzmir’de yaş meyve üretiminde en güçlü ilçelerinden biri olduğunu, şeftali ve mandalinada Adana’dan sonra en erkenci ikinci bölge olduklarını, bu sezon rekoltenin yüksekliğinden dolayı fiyatların henüz şekillenmediğini, fiyatın üreticiyi memnun edeceği bir seviyede oluşmasını dilediklerini vurguladı. Şeftali ve nektarin ihracatı 2026 yılına rekorla girdi İklim krizinin etkisiyle 2025 yılında şeftali ve nektarin ihracatında yaşanan düşüşlere karşın, Türkiye şeftali ve nektarin ihracatında 2026 yılına rekor artışla girdi. Türkiye, 1 Ocak – 21 Mayıs 2025 tarihleri arasında 19 milyon dolarlık şeftali ve nektarin ihraç etmişken, 2026 yılının aynı zaman aralığında 86 milyon dolarlık şeftali ve nektarin ihraç etme başarısı gösterdi. Şeftali ve nektarin ihracatında yüzde 347’lik rekor artış kayda alındı. Irak, 44 milyon dolarlık şeftali ve nektarin talebiyle zirvede yer alırken, Rusya Federasyonu 31 milyon dolarla listede ikinci sıraya yerleşti. Romanya 4 milyon dolarlık şeftali ve nektarin talebiyle zirvenin üçüncü basamağına tutundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Temiz Enerjiyle 1 Milyon Haneye Elektrik Haber

Temiz Enerjiyle 1 Milyon Haneye Elektrik

Türkiye’nin rüzgar enerjisi sektöründe ilk üç oyuncu arasında yer alan Eksim Enerji, 2025 yılında başarıyla tamamladığı kapasite artış hamlesinin ardından toplam kurulu gücünü yaklaşık 1.2 GW seviyesine taşıdı. Geçtiğimiz sene yıllar boyunca yaptığı yatırımların karşılığını alan Eksim Enerji, biri Türkiye’nin 2. büyük lisanslı GES sahası olmak üzere, 10 ayrı sahada bir senede ulaşılması zor bir başarıya imza atarak 42 yeni türbini devreye aldı. Ayrıca Geyve, Silivri, Viranşehir, Yozgat ve Karaman sahalarının yanı sıra yurt dışında Skole RES projesinin yapımını tamamladı. Bu yatırımlarla birlikte 488,5 MW’lık kapasite artışı sağlayan şirket, ulaştığı kurulu güç seviyesiyle büyümesini kararlılıkla sürdürdü. “Yenilenebilir enerjiye geçiş tercihin ötesinde bir zorunluluk” Amasya Merzifon’da yer alan Kayadüzü Rüzgar Enerjisi Santrali’nde düzenlenen Uçurtma Festivali’nde değerlendirmelerde bulunan Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, küresel enerji gündemine ilişkin şunları söyledi: “Dünyada son dönemde artan jeopolitik gerilimler ve lojistik aksamalar, enerji güvenliğini üretim hacminin ötesinde stratejik bir öncelik haline getirdi. Uluslararası öngörüler, bazı bölgelerde yaşanan üretim kayıplarının telafisinin iki yılı bulabileceğini gösteriyor. Bu tablo, yenilenebilir enerjiye geçişi artık bir tercih değil, zorunluluk haline getiriyor. 2026 yılı ilk çeyreği itibarıyla ülkemizin toplam kurulu gücünün 124.532 MW’a ulaştığını ve bu artışın büyük ölçüde güneş enerjisinden kaynaklandığını görüyoruz. Yenilenebilir kaynakların toplam kurulu güç içindeki payının yüzde 60’ı aşması, dönüşümün hızını ve ülkemizin başarısını net biçimde ortaya koyuyor.” “Temiz enerji, gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras” Akbay, temiz enerjinin yalnızca bir yatırım alanı değil, aynı zamanda gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: “Bugün burada uçurtmalarımızı yalnızca rüzgârla değil, daha temiz bir dünya umuduyla gökyüzüne bırakıyoruz. Geçtiğimiz yıl İzmir Seferihisar’da başlattığımız uçurtma festivalini bu yıl Merzifon’a taşıyarak çocuklarımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 2025 yılı boyunca rüzgar, güneş ve hidroelektrik santrallerimizden elde ettiğimiz 2,35 milyar kWh üretim ile yaklaşık 1 milyon hanenin enerji ihtiyacını temiz kaynaklardan karşıladık. Bu üretim sayesinde 1,4 milyon ton karbon salımını engelledik. Tüm bu çalışmaların arkasında çocuklarımıza daha yaşanabilir ve güvenli bir çevre bırakma motivasyonu bulunuyor.” Dijital dönüşüm ve depolama odaklı gelecek vizyonu Eksim Enerji’nin gelecek projeksiyonuna ilişkin bilgiler de veren Arkın Akbay, dijitalleşmenin verimli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, “Dijitalleşme yoluyla verim artışını, maliyet optimizasyonunu ve veri odaklı üretim modelini stratejimizin merkezine konumlandırıyoruz. Yapay zeka destekli tahminleme sistemlerinden dijital ikiz uygulamalarına kadar geniş bir teknoloji yelpazesini aktif olarak kullanıyoruz. Üretimi yalnızca kurulu güç üzerinden değil; en başta sürdürebilirlik olmak kaydıyla verimlilik, öngörülebilirlik, emre amadelik ve dayanıklılık temelinde ele alıyoruz. Rüzgar, güneş, bulut, nem ve su gibi tüm iklim verilerinden ekipman performansına kadar bütün parametreleri anlık olarak izliyoruz. Böylece operasyonel kararlarımızı tedarikçiden müşteriye uçtan uca optimize ediyoruz” diye konuştu. Depolama entegreli santral projelerine de değinen Akbay, Kırklareli’nden Antalya’ya uzanan 10 farklı sahada toplam 633 MW gücündeki yatırımlar için ön lisans süreçlerinin hızla ilerlediğini ifade etti. “Doğu ile Batı arasında enerji köprüsü kurmayı hedefliyoruz” Eksim Enerji’nin uluslararası yatırımlarına da değinen Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, şirketin bölgesel bir enerji oyuncusu olma vizyonunu şu sözlerle anlattı: “Türkiye’deki yatırımlarımızın yanı sıra yurt dışında da aktif olarak büyümeye devam ediyoruz. Gürcistan’da işletmede olan 2 hidroelektrik santralimize ek olarak devreye alınma aşamasında 1 güneş enerjisi santralimiz bulunuyor. Aynı ülkede geliştirme süreci devam eden 6 rüzgar ve 2 güneş projesiyle toplamda 700 MW kapasiteye ulaşmayı hedefliyoruz. Ukrayna’da ise işletmeye aldığımız 1 rüzgar santrali ve geliştirme aşamasındaki 1 proje ile toplam 360 MW’lık bir portföy oluşturmayı planlıyoruz.” Uçurtma Festivali’nin yeni durağı Amasya Merzifon Arkın Akbay son olarak Uçurtma Festivali’ne ilişkin olarak şu bilgileri paylaştı: “Yenilenebilir enerjiye ilişkin farkındalığın erken yaşlarda kazanılmasını son derece önemsiyoruz. Bu anlayışla İzmir Seferihisar’ın ardından Merzifon’da düzenlediğimiz Uçurtma Festivali’nde çocukları doğa, rüzgar ve temiz enerjiyle buluşturduk. Çocuklarımıza eğlenirken öğrenebilecekleri, doğayla ve rüzgârla doğrudan temas kurabilecekleri bir deneyim sunuyoruz. Ayrıca ‘Yeteri Kadar’ kampanyamız kapsamında düzenlediğimiz atölye çalışmalarında çocuklara çevre bilinci kazandırmayı hedefledik. Uçurtma festivallerimizi Türkiye’nin farklı bölgelerindeki santral sahalarımızda çocuklarla buluşturmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turizmin Geleceği Antalya Muratpaşa'da Konuşuldu Haber

Turizmin Geleceği Antalya Muratpaşa'da Konuşuldu

24-25 Nisan’da gerçekleşen forumda Ukrayna Belediyeler Birliği yöneticilerinin yanı sıra Polonya’nın Lublin ve Kolbuszowa belediyelerinden heyetler ile Litvanya’dan bloggerlar konuşmacı olarak yer aldı. Muratpaşa Belediyesi’nin yaptığı sunumda Antalya’nın 2025 yılında 16 milyondan fazla ziyaretçi ağırlayarak dünyanın en çok ziyaret edilen destinasyonları arasında yer aldığına dikkat çekildi. “Her şey dahil” sisteminin etkisiyle turistlerin büyük bir bölümünün şehir merkezine uğramadan tatilini tamamladığına dikkat çekilirken, Muratpaşa Belediyesi, bu tabloyu değiştirmek için geliştirdiği projeleri tanıtım, deneyim ve güven başlıkları altında topladı. FESTİVALLER VE ULUSLARARASI TANITIM Tanıtım ayağında en güçlü örnek, 2016’dan bu yana düzenlenen Uluslararası Kaleiçi Old Town Festivali oldu. Tarihi kentleri bir araya getiren festivalin, şehirler arası güçlü bir iş birliği ağı oluşturduğu ve Kamianets-Podilskiy ile kardeş şehir ilişkisine zemin hazırladığı vurgulandı. Ayrıca bisiklet festivali Pedalia ve oryantiring yarışları gibi spor organizasyonlarının da kentin uluslararası bilinirliğine katkı sağladığı ifade edildi. Muratpaşa Belediyesi’nin, küçük ölçekli turizm işletmelerini desteklemek amacıyla ulusal ve uluslararası turizm fuarlarına da katıldığı da paylaşıldı. YENİ DENEYİMLER: FALEZ PLAJLARI VE KENT HİKAYELERİ Deneyim odaklı projeler arasında ise falezler üzerine kurulan halk plajları örnek gösterildi. Muratpaşa’da 20 kilometre uzunluğundaki sahil bandında yer alan 5 adet Mavi Bayraklı plajın belediye tarafından işletildiği ve girişlerin ücretsiz olduğu belirtildi. Gastronomi alanında hayata geçirilen Antalya Lokantası’nın, kente özgü lezzetleri uygun fiyatla sunarken aynı zamanda da kadın kooperatiflerini desteklediği ifade edildi. Kaleiçi’nde yürütülen “Hafıza Mekanları” projesiyle ise tarihi yapıların hikayelerinin QR kodlarla 4 farklı dilde ziyaretçilere aktarıldığı anlatıldı. TURİZMDE GÜVEN VURGUSU Sunumun “güven” başlığında ise turistlerin yalnızca fiziksel güvenliği değil, hizmet kalitesine duyduğu güvenin de önemli olduğu belirtildi. Bu kapsamda hayata geçirilen Gold Town hijyen ve kalite sertifika programlarıyla işletmelerin uluslararası standartlara uygunluğunun denetlendiği ve sınıflandırıldığı paylaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fatih Kölmek Kalyon Enerji’nin Yeni CEO’su Oldu Haber

Fatih Kölmek Kalyon Enerji’nin Yeni CEO’su Oldu

Ülkemizin enerji bağımsızlığı ve temiz enerji vizyonunun en güçlü temsilcilerinden biri olan; dünyanın sayılı, Avrupa’nın en büyük güneş enerjisi santrali Karapınar GES’i bünyesinde barındıran Kalyon Enerji’nin yeni CEO’su Dr. Fatih Kölmek oldu. Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği’nden 2005 yılında mezun olan Kölmek, 2008 yılında aynı bölümde yaptığı yüksek lisansın ardından Michigan Eyalet Üniversitesi’nde Küresel Kamu Hizmetleri Yönetici Programı’nı tamamladı. 2016 yılında ise Hacettepe Üniversitesi’nde ekonomi alanında doktorasını aldı. Enerji sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Kölmek; kariyerine 2005 yılında başladığı EPDK’da Strateji ve Sektörel Politikalar, Elektrik İletim ve OSB ile Organize Toptan Elektrik Satış Piyasaları birimlerinde Grup Başkanlığı yaptı. Kamu tecrübesinin ardından Birleşmiş Milletler ajansı UNOPS’un Ukrayna’daki enerji piyasasının geliştirilmesi projesini yöneten Kölmek, küresel bir mühendislik ve danışmanlık şirketi olan Tetra Tech bünyesinde de Direktör olarak elektrik piyasası reformunun hayata geçirilmesi, Ukrayna ve Moldova elektrik şebekelerinin ENTSO-E’ye bağlanması, yenilenebilir enerji mekanizmalarının geliştirilmesi gibi önemli projeleri başarıyla tamamladı. Kölmek ayrıca, Özbekistan başta olmak üzere Orta Asya ülkelerindeki elektrik piyasasının geliştirilmesine ve düzenleyici çerçevenin oluşturulmasına yönelik projelere destek verdi. Elektrik piyasasının gelişimi konusunda lisansüstü düzeyde dersler de veren Kölmek, Enerji Düzenleyicileri Bölgesel Birliği (ERRA) ile Uluslararası Enerji Düzenleyicileri Konfederasyonu (ICER) bünyesinde aktif roller üstlenmiş ve çeşitli ülkelerde elektrik piyasası reformu, enerji dönüşümü, yenilenebilir enerjinin geliştirilmesi ve şebeke esnekliği konularında eğitimler vermiştir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.