Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ukrayna

Kapsül Haber Ajansı - Ukrayna haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ukrayna haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karadeniz Havzası’nda Doğal Afet Kaynaklı Endüstriyel Risklere Karşı Bölgesel Kalkan Haber

Karadeniz Havzası’nda Doğal Afet Kaynaklı Endüstriyel Risklere Karşı Bölgesel Kalkan

Karadeniz Havzası’nın karşı karşıya olduğu en kritik güvenlik sorunlarından biri olan "Natech" (doğal afetlerin tetiklediği teknolojik kazalar) risklerinin yönetimi için uluslararası bir işbirliği ağı kuruldu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Afet Yönetimi Enstitüsü liderliğinde yürütülen proje; İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD İstanbul), Doğu Makedonya ve Trakya Bölgesi (Yunanistan) ve Ukrayna İş Destek Merkezleri Birliği (Ukrayna) ortaklığında oluşturulan Konsorsiyum tarafından uygulanı yor. 24 ay sürecek olan projenin toplam bütçesi 1.636.586,40 Avro olarak belirlendi. Proje için Avrupa Birliği’nden 1.472.927,76 Avro hibe desteği sağlandı. Afetlerin Tetiklediği Teknolojik Kazalara (Natech) Karşı İleri Teknoloji NAT-RES Projesi, deprem, sel ve çatışma gibi doğal veya insan kaynaklı felaketlerin sanayi tesislerinde tetikleyebileceği yangın, patlama ve kimyasal sızıntı gibi ikincil felaketleri (Natech olaylarını) önlemeyi hedefliyor. Proje ile Karadeniz Bölgesi'nde gelişmiş teknolojik çözümler, kapsamlı tehlike haritaları ve sağlam risk değerlendirme metodolojileri entegre edilerek bölgenin dayanıklılığının artırılması amaçlanıyor. AFAD-EKA Yazılımı Bölgesel Çapta Yaygınlaştırılacak Projenin en önemli çıktılarından biri, AFAD tarafından geliştirilen AFAD-EKA (Endüstriyel Kazalar Etki Alanı Modelleme) yazıl? ?mının kapasitesinin artırılması ve ortak ülkeler için simülasyonların yapılmasıdır. Yazılım, su kaynaklarını etkileyen tehlikeli koşulların simülasyonunu da içerecek şekilde geliştirilecek; İstanbul(Türkiye), Doğu Makedonya ve Trakya Bölgesi (Yunanistan) ve Mykolaiv (Ukrayna)'de pilot uygulamalarla hayata geçirilecektir. Bu sistem sayesinde endüstriyel tesisler için gerçek zamanlı izleme ve erken uyarı mekanizmaları oluşturulacaktır. Sınır Ötesi Tatbikatlar ve Uluslararası İşbirliği Projede öne çıkan faaliyetler arasında şunlar bulunmaktadır: Tehlike Haritalarının Oluşturulması: Deprem, sel ve bölgesel çatışmaların tetiklediği teknolojik riskleri gösteren kapsamlı haritaların hazırlanması.Sınır Ötesi Tatbikatlar: AFAD rehberliğinde ve ortakların ev sahipliğinde, acil durum ekipleri, tesis çalışanları ve yerel otoritel erden oluşan 300’den fazla katılımcı ile Natech risk tatbikatlarının düzenlenmesi.Uluslararası Konferans: Projenin sonunda İstanbul'da düzenlenecek uluslararası konferans ile bilgi ve deneyim paylaşımının sağlanması. Proje Koordinatörü Doç. Dr. Hüseyin Özdemir: "Karadeniz'in Direncini ArPrıyoruz" Projenin koordinatörlüğünü üstlenen İstanbul Teknik Üniversitesinden, Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nde görev yapan Doç. Dr. Hüseyin Özdemir projenin vizyonunu şu sözlerle özetledi: “Karadeniz Havzası, sanayi tesislerinin yoğunluğu ve sismik aktiviteler ile sel risklerinin birleştiği hassas bir coğrafyadır. NAT-RES projesi ile amacımız, sadece doğal afetleri değil, bu afetlerin tetiklediği ve çevre ile insan sağlığını tehdit eden teknolojik kazaları da öngörüp yönetebilmektir. Geliştireceğimiz AFAD-EKA yazılımı ve oluşturacağımız sınır ötesi işbirliği ağı sayesinde, yerel yönetimlerin ve sanayi tesislerinin müdahale kapasitelerini arPracağız. Bu proje, bölgedeki toplulukların güvenliği ve ekosistemin korunması adına aPlmış stratejik bir adımdır.”. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karadeniz Havzası'nda Doğal Afet Kaynaklı Endüstriyel Risklere Karşı Bölgesel Kalkan Haber

Karadeniz Havzası'nda Doğal Afet Kaynaklı Endüstriyel Risklere Karşı Bölgesel Kalkan

Karadeniz Havzası'nda Doğal Afet Kaynaklı Endüstriyel Risklere Karşı Bölgesel Kalkan: NAT-RES Projesi Avrupa Birliği Başkanlığı'nın Ulusal Otoritesi olduğu Interreg NEXT Karadeniz Havzası'nda Sınır Ötesi İşbirliği Programı kapsamında, "Karadeniz Bölgesinde NATech Dayanıklılık Girişimi - (NATech Resilience Initiative in the Black Sea Region)" projesi hayata geçiriliyor. Karadeniz Havzası'nın karşı karşıya olduğu en kritik güvenlik sorunlarından biri olan "Natech" (doğal afetlerin tetiklediği teknolojik kazalar) risklerinin yönetimi için uluslararası bir işbirliği ağı kuruldu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Afet Yönetimi Enstitüsü liderliğinde yürütülen proje; İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD İstanbul), Doğu Makedonya ve Trakya Bölgesi (Yunanistan) ve Ukrayna İş Destek Merkezleri Birliği (Ukrayna) ortaklığında oluşturulan Konsorsiyum tarafından uygulanıyor. 24 ay sürecek olan projenin toplam bütçesi 1.636.586,40 Avro olarak belirlendi. Proje için Avrupa Birliği'nden 1.472.927,76 Avro hibe desteği sağlandı. Afetlerin Tetiklediği Teknolojik Kazalara (Natech) Karşı İleri Teknoloji NAT-RES Projesi, deprem, sel ve çatışma gibi doğal veya insan kaynaklı felaketlerin sanayi tesislerinde tetikleyebileceği yangın, patlama ve kimyasal sızıntı gibi ikincil felaketleri (Natech olaylarını) önlemeyi hedefliyor. Proje ile Karadeniz Bölgesi'nde gelişmiş teknolojik çözümler, kapsamlı tehlike haritaları ve sağlam risk değerlendirme metodolojileri entegre edilerek bölgenin dayanıklılığının artırılması amaçlanıyor. AFAD-EKA Yazılımı Bölgesel Çapta Yaygınlaştırılacak Projenin en önemli çıktılarından biri, AFAD tarafından geliştirilen AFAD-EKA (Endüstriyel Kazalar Etki Alanı Modelleme) yazılım ının kapasitesinin artırılması ve ortak ülkeler için simülasyonların yapılmasıdır. Yazılım, su kaynaklarını etkileyen tehlikeli koşulların simülasyonunu da içerecek şekilde geliştirilecek; İstanbul(Türkiye), Doğu Makedonya ve Trakya Bölgesi (Yunanistan) ve Mykolaiv (Ukrayna)'de pilot uygulamalarla hayata geçirilecektir. Bu sistem sayesinde endüstriyel tesisler için gerçek zamanlı izleme ve erken uyarı mekanizmaları oluşturulacaktır. Sınır Ötesi Tatbikatlar ve Uluslararası İşbirliği Projede öne çıkan faaliyetler arasında şunlar bulunmaktadır: Tehlike Haritalarının Oluşturulması: Deprem, sel ve bölgesel çatışmaların tetiklediği teknolojik riskleri gösteren kapsamlı haritaların hazırlanması. Sınır Ötesi Tatbikatlar: AFAD rehberliğinde ve ortakların ev sahipliğinde, acil durum ekipleri, tesis çalışanları ve yerel otoriteler den oluşan 300'den fazla katılımcı ile Natech risk tatbikatlarının düzenlenmesi. Uluslararası Konferans: Projenin sonunda İstanbul'da düzenlenecek uluslararası konferans ile bilgi ve deneyim paylaşımının sağlanması. Proje Koordinatörü Doç. Dr. Hüseyin Özdemir: "Karadeniz'in Direncini Artırıyoruz" Projenin koordinatörlüğünü üstlenen İstanbul Teknik Üniversitesinden, Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü'nde görev yapan Doç. Dr. Hüseyin Özdemir projenin vizyonunu şu sözlerle özetledi: "Karadeniz Havzası, sanayi tesislerinin yoğunluğu ve sismik aktiviteler ile sel risklerinin birleştiği hassas bir coğrafyadır. NAT-RES projesi ile amacımız, sadece doğal afetleri değil, bu afetlerin tetiklediği ve çevre ile insan sağlığını tehdit eden teknolojik kazaları da öngörüp yönetebilmektir. Geliştireceğimiz AFAD-EKA yazılımı ve oluşturacağımız s nır ötesi işbirliği ağı sayesinde, yerel yönetimlerin ve sanayi tesislerinin müdahale kapasitelerini arPracağız. Bu proje, bölgedeki toplulukların güvenliği ve ekosistemin korunması adına atılmış stratejik bir adımdır.". Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sandworm, Polonya’nın Elektrik Şebekesini Hedef Aldı Haber

Sandworm, Polonya’nın Elektrik Şebekesini Hedef Aldı

Sandworm, özellikle Ukrayna'nın kritik altyapısına yönelik yıkıcı siber saldırılar konusunda uzun bir geçmişe sahip. Aralık ayının son haftasında Polonya'nın elektrik şebekesine yapılan saldırıda, ESET'in analiz ettiği ve DynoWiper olarak adlandırdığı veri silme kötü amaçlı yazılımı kullanıldı. ESET güvenlik çözümleri, DynoWiper'ı Win32/KillFiles.NMO olarak algılıyor. ESET araştırmacıları, kötü amaçlı yazılım ve ilgili TTP'leri analiz ettikten sonra saldırının Rusya yanlısı Sandworm APT'ye ait olduğunu düşündüklerini bunun nedeninin ise analiz edilen önceki birçok Sandworm wiper faaliyetiyle büyük ölçüde örtüşmesi olduğunu belirtti. Hedeflenen etkiyle ilgili ayrıntılar hâlâ araştırılmaya devam ederken ESET araştırmacıları, koordineli saldırının Sandworm'un Ukrayna elektrik şebekesine düzenlediği ve kötü amaçlı yazılımların neden olduğu ilk elektrik kesintisine yol açan saldırının 10’uncu yıl dönümünde gerçekleştiğini vurguladılar. 2015 yılının Aralık ayında Sandworm, BlackEnergy kötü amaçlı yazılımını kullanarak birkaç elektrik trafo merkezindeki kritik sistemlere erişim sağlamış ve yaklaşık 230 bin kişi birkaç saat boyunca elektriksiz kalmıştı. On yıl sonra Sandworm, özellikle Ukrayna'da çeşitli kritik altyapı sektörlerinde faaliyet gösteren kuruluşları hedef almaya devam ediyor. ESET araştırmacıları, Nisan-Eylül 2025 dönemini kapsayan en son APT Faaliyet Raporu'nda, Sandworm'un Ukrayna'daki hedeflerine düzenli olarak wiper saldırıları düzenlediğini tespit ettiklerini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzocam 2025’i Yüzde 55’lik Ciro Artışıyla Kapattı Haber

İzocam 2025’i Yüzde 55’lik Ciro Artışıyla Kapattı

Türkiye yalıtım sektörünün lider markası İzocam, 60. kuruluş yıldönümünü kutladığı 2025 yılını satış hacmi ve üretimde elde ettiği başarıların sonucu olarak, bir önceki yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla geride bıraktı. Son aylarda elde ettikleri güçlü performansın, yıl boyunca sürdürdükleri stratejik çalışmaların sonuçlarını net biçimde ortaya koyduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Firmamız açısından satış hacmi ve üretim açısından oldukça verimli ve başarılı bir dönem olarak tamamladığımız 2025 yılını, önceki yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla kapattık. Camyünü ve taşyünü ürün gruplarımızda tonaj bazında rekor seviyelere ulaşmış bulunmaktayız. Tekiz sandviç panel ürün grubumuz, yılın ilk yarısında sanayi sektöründeki dalgalanmaların etkisiyle yıla zayıf başlamış olsa da ikinci yarıda önemli proje kazanımlarıyla kapasitesini doldurmuş ve yılsonu hedeflerimize ulaşmıştır. Özellikle taşyünü panel grubunda pazar liderliğimizi sürdürmekte, birçok büyük projede tercih edilmekteyiz. Mekanik izolasyon tarafında ise kauçuk izolasyon malzemeleri, camyünü ve taşyünü boru ürünlerinde pazar payımızı artırırken; XPS ve EPS ürün gruplarımızda da projelerdeki varlığımızı geçtiğimiz yıla göre yüzde 20’nin üzerinde artırmış bulunmaktayız. 2025 yılı aynı zamanda şantiye ve projelere daha fazla odaklandığımız bir yıl olmuştur. Deprem bölgesindeki yeniden yapılanma çalışmalarıyla birlikte, sanayi ve bina inşaat projelerini yakından takip etmekteyiz” diye konuştu. İzocam olarak 2025 yılında iç pazardaki güçlü performanslarına paralel olarak, ihracat pazarlarında da önemli bir ivme yakaladıkların? ? açıklayan Murat Savcı, “2024 yılına göre dolar bazında yaklaşık yüzde 30’luk bir ihracat artışı sağlamış bulunmaktayız. Bu artışta özellikle camyünü ve sandviç panel ürün gruplarımız öne çıkmaktadır. Ortadoğu ve Ukrayna’daki jeopolitik gelişmeler bazı bölgelerde satışlarımızı etkilese de Avrupa’da yeni pazarlara girişlerimiz ihracattaki başarımızı olumlu şekilde desteklemiştir” dedi. 2026’da Kapasite Artışı, Dijitalleşme ve İhracatta Güçlü Hedefler 2026 yılına yönelik hedeflerinin; kapasite büyümesi, ihracat artışı, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında yakaladıkları güçlü ivmeyi devam ettirmek olduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Hem ülkemizin enerji verimliliği hedeflerine hem de yeşil dönüşüm politikalarına katkı sunmayı, çevreye duyarlı üretim yaklaşımımızı güçlendirmeyi ve sektörümüzdeki liderliğimizi daha da ileri ta şımaya kararlıyız. Enerji verimliliği yüksek binaların Türkiye’nin geleceğinde kritik rol oynayacağına olan inancımızla; ülkemizin sürdürülebilir yarınları için değer üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Kayseri’de kurulu bulunan yeni üretim tesislerinin tam kapasiteyle devreye girmesiyle birlikte üretim maliyetlerinin azalmasını, kârlılığın artmasını ve ihracatın güçlenmesini beklediklerini vurgulayan Murat Savcı, “Kayseri tesisimizden İzocam ürün portföyünün tamamını sevk ederek lojistik verimliliğimizi artırmayı hedeflemekteyiz. Tarsus camyünü tesisimizde ise ürün portföyümüzü iyileştirme ve yeni ürün geliştirme çalışmalarımız sürdürülmektedir. XPS ürün grubunda yapılacak geliştirmelerle de perakende pazarında ve proje bazlı kullanımlarda rekabet gücümüzü daha da yükseltmeyi amaçlamaktayız. Aynı zamanda 2026 yılında ‘Kazandıran İzocam’ sadakat programımızı daha da yayg? ?nlaştırmayı, tali bayilerimize yönelik yeni yazılım altyapımızı devreye almayı ve dağıtım kanalı etkinliğimizi artırmayı planlamaktayız” şeklinde konuştu. İkiz Dönüşüm Stratejisi: Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Bir Arada Sürdürülebilir gelecek için inovasyon ve çevre odaklı yatırımlarının da kararlılıkla devam ettiğini ifade eden Murat Savcı, “Yapay zekâ uygulamalarımız iş süreçlerimizi hızlandırarak verimliliğimizi artırmakta; sıfır atık projelerimiz sürdürülebilir kalkınmanın güçlü halkalarından biri hâline gelmektedir. Dijitalleşme ve çevresel sürdürülebilirliği eş zamanlı olarak kapsayan ’ikiz dönüşüm’ vizyonumuz ile hem sektörümüzün rekabetçiliğini artıran hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı amaçlayan bütünsel bir yaklaşım sergilemekteyiz” dedi. Dijitalleşmenin, tüm sektörlerde olduğu gibi yalıtım sektöründe de h ızlı bir dönüşüme etki ettiğini belirten Murat Savcı, “İzocam olarak, bu kapsamda 2020 yılında en modern ERP (kurumsal kaynak planlama) sistemine geçerek altyapımızı yeniledik, iş süreçlerimizi daha verimli ve entegre bir yapıya taşıdık. 2021’de devreye aldığımız veri analitiği çözümleriyle karar süreçlerimizi güçlendirdik ve aynı dönemde başlattığımız RPA (robotik süreç otomasyonu) projeleriyle birçok süreci otomatize ederek verimliliğimizi artırdık. 2022’de hayata geçirilen yapay zekâ tabanlı satış ve maliyet tahminleri ile fiyat önerileri sunan projemiz ise sektörde öncü bir adım olmuştur. 2023’te müşteri ilişkileri yönetimimizi daha güçlü bir zemine taşırken, 2024’te başlattığımız projelerle üretim ve enerji verilerinin anlık takibini sağlamaya başladık. Dijitalleşme yatırımlarımızın önemli bir parçası olarak, 2024 yılından bu yana tüm İzocam tesislerinde kullanılan ‘Endüstri yel e-Tools App’ ile manuel kontrol süreçlerini tamamen dijital ortama taşıdık. Arıza analizi, iş güvenliği gözlemleri, geliştirme projeleri ve risk analizleri gibi kritik bilgiler artık anlık olarak mobil cihazlardan sisteme aktarılabilmektedir. Bu sayede hem kâğıt tüketimi azalmış hem de sahadan bilgi akışı hızlanarak ortak veri depolama süreçleri daha etkin hale gelmiştir” diye konuştu. Bu çerçevede 2025 yılında da teknoloji yatırımlarını artırarak, operasyonel mükemmeliyet ve müşteri memnuniyetini dijital dönüşümle birleştirdiklerini belirten Murat Savcı, “Tarsus camyünü üretim tesisimizde devreye aldığımız Metriks Üretim Yönetim Sistemi ile üretim hattındaki tüm kritik proses parametrelerini (sıcaklık, basınç, enerji tüketimi, devir vb.) otomatik olarak toplayıp analiz etmeye başladık. Operatörlere anlık yönlendirme sağlayan bu dijital platform, kalite ve verimliliği artıran önemli bir adım o lmuş; Tarsus’taki başarılı uygulamanın önümüzdeki dönemde tüm tesislere yaygınlaştırılması planlanmaktadır. Gebkim tesisimizde hayata geçirilen XPS Tartım Otomasyonu ise hammadde verimliliğinde önemli bir adım olmuştur. Dijital tartım sistemi sayesinde ürünlerimiz paketleme öncesi online ölçülmekte ve reçetesinde yer alan oranlarda hammadde kullanılarak ürünlerin istenilen standartta üretimi sağlanmaktadır” dedi. Enerji verimliliği, atık yönetimi ve karbon ayak izi konularında elde ettikleri tüm bu kazanımların, attıkları dijitalleşme adımlarının olumlu sonuçlarını somut bir şekilde ortaya koyduğunu söyleyen Murat Savcı, orta vadede, yapay zeka uygulamalarını tüm iş süreçlerine entegre etmeyi, fabrikalarında dijitalleşmeyi artırmayı ve siber güvenlik altyapılarını güçlendirmeyi hedeflediklerini vurguladı. Sürdürülebilirlik Odaklı Üretim ve Geleceğe Yatırım Yapay zeka proje leriyle iş süreçlerini dönüştürürken, çevreye duyarlı yaklaşımlarıyla da sektöre örnek olduklarını dile getiren İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “İzocam ürünlerimiz en az yüzde 30 oranında geri dönüştürülmüş malzeme içerirken, camyünü ürünlerinde bu oran yüzde 80’e kadar çıkmaktadır. Döngüsel ekonomi vizyonunu üretim süreçlerimize entegre ederek her bir ürünümüzde çevre dostu ve sağlıklı çözümler sunmayı, karbon ayak izimizi azaltmayı hedeflemekteyiz. Bu hedef doğrultusunda attığımız en önemli adımlardan biri, 2023 yılı sonunda hayata geçirdiğimiz ‘Zero Waste to Landfill’ (Düzenli Depolamaya Sıfır Atık) projesi olmuştur. Türkiye’de yasal bir zorunluluk olmamasına rağmen başlattığımız bu proje ile proses hurdalarının enerji üretiminde kullanılmasına, geri dönüştürülebilir atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasına ve geri dönüştürülemeyen atıkların alternatif sektörlerde enerji kaynağı olarak değerlendirilmesine odaklanmaktayız. Ayrıca 2022’den bu yana uyguladığımız WCM (World Class Manufacturing) vizyonu ile tesislerimizde çevresel etkiyi en aza indiren, enerji tüketimini azaltan ve CO₂ salımını düşüren projeler hayata geçirmekteyiz. Sürdürülebilirlik vizyonumuz tesis yatırımlarımızla da güçlenmektedir. Tarsus tesisimizde elyaf makinelerinde kompresör verimliliği ve hurda geri kazanım projeleri devam etmektedir. 2024’te başlattığımız ürün tipi ve proses bazlı enerji tüketim hesaplamaları ile de enerji tüketimimizi daha etkin yöneterek; her aşamada izlenebilir ve sürdürülebilir bir enerji yönetimi sağlamaktayız. Ayrıca hatlarımızda yaptığımız modernizasyonlar ile kapasite artışları sağlanmış; dijital operasyon izleme ve yönetim sistemi devreye alınmıştır. Bu dijital operasyon izleme ve yönetim sisteminin önüm üzdeki dönemde diğer tesislere de aktarılması planlanmaktadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

STM’den Suüstü ve Sualtı Platformlarında Küresel Güç Gösterisi Haber

STM’den Suüstü ve Sualtı Platformlarında Küresel Güç Gösterisi

T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde, çalışmalarını sürdüren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., yaklaşık 35 yıllık tecrübesiyle Türkiye’nin askeri gemi inşa alanında attığı adımlarda stratejik bir rol üstlenerek, milli denizcilik kabiliyetlerinin gelişimine yön vermeye devam ediyor. STM; korvet, fırkateyn, lojistik destek gemileri, hücumbot, denizaltı tasarım ve modernizasyon projeleri ile otonom sualtı sistemleri gibi geniş bir yelpazede, hem Türk Donanması’na hem de müttefik donanmalara hizmet veriyor. Askeri gemi inşa alanında 300’e yakın nitelikli mühendis kadrosuyla Türkiye’nin bu alandaki en yetkin şirketi olan STM, çeşitli deniz platformları için dizayndan teslime kadar inşa ve modernizasyon projelerinin her aşamasını yönetiyor. Mavi Vatan’da pek çok kritik sistemin millileştirilmesi ve yerlileştirmesini de imkân sağlayan STM, askeri gemi inşa sanayiindeki güçlü ekosistemi ile pek çok kritik sistemde dışa bağımlılığa da son verdi. Dünyada 11 Farklı Tersanede 44 Askeri Gemi Platformu Türkiye’nin milli savaş gemisi programı MİLGEM ile denizcilik alanındaki uzmanlığı başlayan ve dünya donanmalarının güvenilir ortağı olan STM, bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında 11 farklı tersanede 44 proje yürüttü. Türk Donanması’nın yanı sıra Portekiz, Ukrayna, Malezya ve Pakistan için suüstü ve denizaltı platformları geliştiren STM, gemi inşa ve modernizasyon projelerinde Türkiye’deki yetkin tersanelerle birlikte, müşteri ülkelerin tersanelerinde de çalışabilme esnekliği sunarak yerel katkıyı en üst seviyeye taşıyor. Suüstü ve Sualtı Projelerinde Geniş Yelpaze STM’nin suüstü platformlarında korvet kapsamında; 4 adet ADA Sınıfı Korvet, 3 adet Malezya Korveti, 2 adet Ukrayna Korveti, Test ve Eğitim Gemisi TCG UFUK; Fırkateyn projesinde ise 8 adet MİLGEM İstif Sınıfı Fırkateyn bulunuyor. Türkiye’nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL, 2024 yılında Türk Donanması’na teslim edilirken, 7 milli fırkateynin üretimi ise STM-TAİS OG İş Ortaklığında inşası sürüyor. STM ayrıca, Türk Donanması için Türkiye’nin ilk milli hücumbotunun tasarımını tamamlayarak inşa sürecini başlattı. AB ve NATO Ülkesine İlk Askeri Gemi İhracatı Lojistik destek gemileri alanında öncü projelere imza atan STM, Türk Donanması için 2 adet Lojistik Destek Gemisi ile Pakistan Donanması için Denizde İkmal Tankeri teslimatlarını gerçekleştirdi. STM, Portekiz Donanması için geliştirdiği 2 adet Lojistik Destek Gemisi projesiyle, Türkiye’nin Avrupa Birliği ve NATO üyesi bir ülkeye gerçekleştirdiği ilk askeri gemi ihracatına imza attı. Denizaltı Mühendisliğinde Milli Güç Denizaltı tasarım, inşa ve modernizasyon alanlarında Türkiye’de öncü çalışmalar yapan STM; Gölcük Askeri Tersanesi’nde inşa edilen 6 adetlik Reis Sınıfı Denizaltıların üretimine mühendislik ve yerlileştirme desteği veriyor. Türkiye’nin özel harekât ve hücum maksatlı ilk milli denizaltısı STM500’ü geliştiren şirket; Türk Donanması’ndaki Ay (2), Preveze (4) ve Gür Sınıfı (4) denizaltıların modernizasyonunda yer alarak, denizaltıların ömürlerini milli ve modern sistemlerle uzatılmasını sağlıyor. Pakistan Agosta90B sınıfı denizaltılar ile Türkiye’nin ilk denizaltı modernizasyonu ihracatına imza atan STM, üç denizaltıdan ikisinin modernizasyonu Pakistan’da tamamladı. STM NETA Otonom Sualtı Aracı ile de geleceğin deniz harekât konseptlerine yönelik çözümler geliştiriliyor. Güleryüz: Küresel Ölçekte Güvenilir Bir Askeri Denizcilik Şirketiyiz STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Deniz Kuvvetlerimizle birlikte çalışarak kazanılan mühendislik tecrübesi ve Savunma Sanayii Başkanlığımızın stratejik öncülüğü sayesinde STM’nin denizcilik serüveni MİLGEM projesiyle başlamış; bu yolculuk, Türkiye’de milli deniz platformları ve denizcilik ekosisteminin gelişimine yön veren önemli adımları beraberinde getirmiştir. STM olarak, Türk Donanması’nın ihtiyaçlarını ileri mühendislik çözümleriyle karşılamanın yanı sıra, dost ve müttefik ülkelerin deniz kuvvetlerine yönelik ihracat projeleriyle küresel ölçekte güçlü bir konumdayız. Savunma Sanayii Başkanlığımızın ve Deniz Kuvvetlerimizin öncülüğünde Türkiye’de şu an 40’ın üstünde askeri gemi projesi yürütülüyor. STM olarak bizler de, eş zamanlı şekilde şu anda 8 farklı tersanede bu 28 farklı gemi inşasının merkezinde yer alıyoruz. Toplamda ise bugüne kadar 11 farklı tersanede 44 askeri gemi platformunu başarıyla yönettik. Onlarca suüstü ve sualtı projesini yönetebilmek; sahip olduğumuz sistem mühendisliği yetkinliğinin, proje yönetimi kabiliyetimizin ve güçlü ekosistemimizin bir göstergesi. Önceliğimiz, Donanmamıza yenilikçi ve güçlü platformlar kazandırmak. Bu doğrultuda özellikle insansız deniz araçları alanındaki ürün ailemizi genişletmeyi, sürü ve tekil halde görev yapabilen otonom deniz araçları geliştirmeyi hedefliyoruz. Milli mühendislik birikimimizi de ihracata dönüştürerek, Türkiye’nin denizcilik alanındaki caydırıcılığını ve uluslararası itibarını artırmaya devam ediyoruz. Verdiğimiz güven, esnek mühendislik çözümlerimiz, hızlı teslimat, NATO standartlarındaki üretim kabiliyetimiz ve teslim sonrasındaki sürekli hizmetlerimiz ile tercih ediliyoruz. Önümüzdeki dönemde de STM’yi, küresel ölçekte tercih edilen bir denizcilik ve savunma mühendisliği markası olarak daha ileri taşıyacağız.”

GÜRİŞ’ten Ukrayna’nın Geleceğine Yatırım   Haber

GÜRİŞ’ten Ukrayna’nın Geleceğine Yatırım  

Uluslararası projelerinde de sürdürülebilir ve yenilikçi çözümleri tecrübeli kadrosuyla üreten GÜRİŞ, Ukrayna’nın geleceğine yatırım yaparak bölgenin enerji altyapısına modern bir çözüm sundu. İnşaat, endüstri ve enerji alanlarında Türkiye’nin önde gelen gruplarından biri olan GÜRİŞ, uluslararası projelerine bir yenisini daha ekleyerek Ukrayna’da önemli bir projeyi hayata geçirdi. GÜRİŞ’in Ukrayna’daki yatırımı BESS (Battery Energy Storage System) projesi kapsamında Ukrenergo tarafından yürütülen aFRR (Automatic Frequency Restoration Reserve - Otomatik Frekans Restorasyon Rezervi) test ve değerlendirme süreçlerini başarıyla tamamladı. GÜRİŞ’in, Ukrayna’da gerçekleştirdiği aFRR Projesi ile gücü 50 MW ve kapasitesi 100 MWh olan sistemin 25 MW / 50 MWh’lik kısmının devreye alınmasıyla bölgenin enerji altyapısına modern bir çözüm sunuyor. Savaş Dönemimde Yatırım Devam Ediyor GÜRİŞ’in Ukrayna temsilcisi Loic Lerminiaux, Ukrayna’da hayata geçirdikleri BESS Projesi hakkında şöyle konuştu: “GÜRİŞ olarak projemiz, uluslararası iş birliklerimizin ve mühendislik ekibimizin başarılı çalışmalarının bir sonucudur. Savaş döneminde böyle bir yatırımı yapmak büyük bir özveri ister. Tüm çalışma arkadaşlarıma, yerel yönetimlere, tedarikçilerimize, çözüm ortaklarımıza ve firmama teşekkürü bir borç bilirim. İstek varsa çözüm de var anlayışıyla çıktığımız bu yolda, elektrik altyapısının son derece önemli olduğu bu koşullar altında projeyi başarıyla tamamlamaktan ve bölgenin kritik öneme sahip altyapısına katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz.”

Mandalina İhracatı Tarih Yazıyor Haber

Mandalina İhracatı Tarih Yazıyor

Mandalina ihracatında 11 aylık dönemde yüzde 61’lik ihracat artış hızı yakaladıklarını belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2024 yılının ocak – kasım döneminde 381 milyon dolar olan mandalina ihracatının 2025 yılının aynı zaman aralığında 615 milyon dolara yükseldiğini dile getirdi. “Mandalina ihracatında 2025 yılında tarih yazıyoruz” diyen Uçak, “2015 yılında 298 milyon dolar olan mandalina ihracatımızı 10 yıllık süreçte 2 kattan fazla artırdık. 2023 yılındaki 575 milyon dolarlık mandalina ihracat rekorunu 2025 yılında 11 ayda kırmayı başardık. Aralık ayında gerçekleştireceğimiz ihracatla 750-800 milyon dolara ulaşacağız. 2026 yılı ve sonraki yıllarda mandalina ihracatında yıllık 1 milyar doları aşmak için çaba göstereceğiz” şeklinde konuştu. Mandalina ihracatının miktar bazında yüzde 18’lik artışla 583 bin tondan 690 bin tona çıktığının altını çizen Uçak şöyle devam etti: “2025 yılındaki 2 milyor 130 bin tonluk mandalina rekoltesinin yüzde 32’si ihraç edilmiş oldu. Aralık ayında yapacağımız ihracatla rekoltenin yüzde 35-40’lık bölümünü ihraç etmiş olacağız. Mandalina, 2025 yılında yaş meyve sebze ürünleri arasında açık ara ihracat lideri oldu. 11 aylık dönemde mandalina ihracatı 615 milyon dolar olurken, ikinci sıradaki domatesin ihracatı 348 milyon dolar, üçüncü limonun ihracatı 336 milyon dolar olarak gerçekleşti.” Rusya zirvede, Irak rekora koşuyor Türkiye’nin 11 aylık dönemde mandalina ihracatında ilk sırada Rusya yer aldı. 2024 yılında 190 milyon dolar mandalina ihraç ettiğimiz Rusya’ya 2025 yılında yüzde 39’luk artışla 239 milyon dolarlık mandalina gönderdik. İkinci sıradaki Irak, 2025 yılında Türk mandalinasına büyük bir talep gösterdi. 2024 yılında 40 milyon dolarlık mandalina ihraç ettiğimiz Irak’a 2025 yılının ocak – kasım döneminde yüzde 406’lık rekor artışla 203 milyon dolarlık mandalina ihraç ettik. Mandalina ihracatındaki rekor artışta Irak’a mandalina ihracatındaki yüzde 406’lık büyük artış itici güç oldu. Irak, bu başarısıyla Ukrayna’yı geçerek ikinci sıraya yerleşti. Mandalina ihracatında üçüncü basamağın sahibi Ukrayna oldu. Ukrayna’ya 2024 yılında 45 milyon dolar olan mandalina ihracatımız yüzde 5’lik artışla 48 milyon dolara ilerledi. Son 10 yıllık mandalina ihracat rakamları 2015 298 milyon dolar 2016 312 milyon dolar 2017 351 milyon dolar 2018 311 milyon dolar 2019 347 milyon dolar 2020 437 milyon dolar 2021 453 milyon dolar 2022 463 milyon dolar 2023 575 milyon dolar 2024 475 milyon dolar 2025 615 milyon dolar* *2025 yılı verileri 11 aylıktır.

Gerçek Görünümlü Sahte Çalışanlar Şirketleri Tehlikeye Atıyor Haber

Gerçek Görünümlü Sahte Çalışanlar Şirketleri Tehlikeye Atıyor

Şirketlere sızan bu kişiler, kuruluşların kritik sistemlerine erişim sağlayarak önemli güvenlik riskleri oluşturuyor. Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri ESET, son dönemde hızla artan Kuzey Kore bağlantılı sahte BT çalışanı vakalarına ilişkin uyarılarda bulundu. 2024 yılı Temmuz ayında bir güvenlik tedarikçisi olan KnowBe4 şirketinde yaşanan olay, tehdidin boyutunu ortaya koydu. İşe alım süreçlerinden başarıyla geçen bir kişinin daha sonra Kuzey Kore bağlantılı sahte bir çalışan olduğu ortaya çıktı. Bu kişi, şirket sistemlerinde dosya manipülasyonu ve yetkisiz yazılım çalıştırma girişimleri gibi şüpheli faaliyetlerde bulunuyordu. Olay, kimlik temelli tehditlerin artık sadece parolaların veya hesapların çalınmasıyla sınırlı olmadığını; gerçek çalışanların taklit edilmesine kadar ilerlediğini gösteriyor. Araştırmalar ve resmî kurumların raporları, bu saldırı modelinin 2017’den bu yana sürdüğünü ortaya koyuyor. Microsoft’a göre, yalnızca 2020–2022 arasında 300’den fazla şirket bu yöntemle hedef alındı. 2024 yılında, Kuzey Koreli tehdit aktörleri tarafından oluşturulan 3.000 sahte Outlook ve Hotmail hesabı askıya alındı. ABD savcıları, iki Kuzey Koreli ve üç aracı kişinin 60’tan fazla şirketten 860.000 doların üzerinde gelir elde ettiğini açıkladı. ESET araştırmacıları, saldırıların son dönemde Fransa, Polonya ve Ukrayna gibi Avrupa ülkelerine ve İngiltere’ye doğru kaydığı konusunda uyarıyor. Sahte BT çalışanları nasıl sızıyor? Kuzey Koreli çalışanların sahte kimliklerle iş bulmak için kullandıkları yöntemler oldukça gelişmiş durumda: Kuruluşun bulunduğu ülkeye uygun kimlikler oluşturuyor veya çalıyorlar. Sosyal medya, geliştirici platformları ve e-posta hizmetlerinde gerçekçi dijital profiller kuruyorlar. İşe alım görüşmelerinde deepfake görüntüler, yüz değiştirme ve ses değiştirme yazılımlarıyla kimliklerini gizleyebiliyorlar. Aracılar; freelance platformlarına kayıt açma, banka hesabı temin etme, SIM kart sağlama ve sahte kimliğin doğrulanmasına destek verme gibi süreçlerde kritik rol oynuyor. Şirket tarafından gönderilen dizüstü bilgisayarlar, işe alımın ardından başka ülkelerde kurulan “laptop çiftliklerine” yerleştiriliyor. Operatörler bu cihazlara VPN, proxy, uzaktan izleme ve sanal sunucular üzerinden bağlanarak gerçek konumlarını gizliyor. Bu çalışanların kritik sistemlere erişim sağlaması, hassas verilerin çalınması, sistemlerin sabotaj edilmesi veya fidye yazılımı için zemin hazırlanması gibi ciddi sonuçlar doğurabiliyor. İşe alım sürecinde dikkat edilmesi gerekenler: Adayın sosyal medya ve diğer çevrimiçi hesapları da dâhil olmak üzere dijital profilini kontrol edin. Farklı isimlerle iş başvurusu yapmak için birkaç sahte profil oluşturabilirler.Çevrimiçi etkinlikler ile iddia edilen deneyim arasında uyumsuzluklar olup olmadığına dikkat edin.Adayların meşru, benzersiz bir telefon numarasına sahip olduklarından emin olun ve özgeçmişlerinde tutarsızlıklar olup olmadığını kontrol edin. Listelenen şirketlerin gerçekten var olduğunu doğrulayın. Referanslarla doğrudan iletişime geçin ve personel temin şirketlerinin çalışanlarına özellikle dikkat edin.Birçok aday derin sahte ses, video ve görüntüler kullanabileceğinden video görüşmelerinde ısrarcı olun ve işe alım sürecinde bunları birden fazla kez gerçekleştirin. Görüşmeler sırasında, kameranın arızalı olduğuna dair herhangi bir iddiayı önemli bir uyarı olarak değerlendirin. Deepfake’leri daha iyi tespit edebilmek için adaydan arka plan filtrelerini kapatmasını isteyin. Görsel bozukluklar, sert ve doğal olmayan yüz ifadeleri ve sesle senkronize olmayan dudak hareketleri gibi ipuçları olabilir.

Avrupa’nın En İyi Start-up’ları Ödüllendirildi: Listede 3 Türk Takımı bulunuyor Haber

Avrupa’nın En İyi Start-up’ları Ödüllendirildi: Listede 3 Türk Takımı bulunuyor

Budapeşte’de düzenlenen finalde Türkiye’den Polium Scientific takımı yarıştığı kategoride birinciliğe, Beaver Nexus ikinciliğe ve Chitolastic üçüncülüğe layık görüldü. Avrupa Birliği’nin (AB) inovasyon ekosistemini güçlendirmek üzere kurulan ve merkezi Budapeşte’de bulunan Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü’nün (EIT) ön hızlandırma programı EIT Jumpstarter’da dereceye giren girişimler, düzenlenen törenle ödüllendirildi. Enstitü, EIT Innovation Awards 2025 etkinliğini Budapeşte Kongre Merkezi’nde düzenledi. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen EIT Jumpstarter Büyük Finali’nde 21 start-up, prestijli ödüller ve toplam 132 bin 500 avroluk erken aşama finansmanına layık görüldü. Büyük Finalde Türkiye’den 3 ekip dereceye girdi: Polium Scientific, “Gıda ve Tarım Teknolojileri” kategorisinde birincilik elde ederken; Beaver Nexus “Enerji ve Yenilenebilir Kaynaklar” kategorisinde ikinci ve Chitolastic “Ham Madde” kategorisinde üçüncülük ödülüne layık görüldü. Bilimsel sonuçları uygulanabilir işlere dönüştürmeyi, Orta, Doğu ve Güney Avrupa’daki inovasyon ekosistemini güçlendirmeyi amaçlayan EIT Jumpstarter programının Büyük Finali’nde, 20’yi aşkın ülkeden 908 başvuru arasından seçilen 42 takım, toplam 132 bin 500 avroluk ödül için yarıştı. 17 ülkeden temsilcilerin finale kaldığı etkinlikte, başvuranlar projelerini 7 farklı kategoride canlı sunumlarla tanıttı. Her kategoride 3 kazanan seçildi ve kategori birincileri 10 bin avroluk ödül kazandı. Etkinlikte, savaşın etkilediği ülkelerde inovasyonu desteklemeye devam eden Ukraynalı kadınlar da EIT Red Kalyna programı kapsamında takdir edildi. EIT Awards, EIT ekosistemi içindeki yenilikçi işletmeleri ödüllendirirken, EIT Jumpstarter Next kapsamında EIT topluluğunun seçilmiş üyeleri ve ekipleri de uluslararası genişlemelerinde desteklendi. RIS Proje Koordinatörü Kristina Lovrek: “Bu yılın finalistleri, sektörlerinde gerçek bir etki yaratma potansiyeline sahip” EIT Bölgesel İnovasyon Şeması (RIS) Proje Koordinatörü Kristina Lovrek, EIT Jumpstarter programının her yıl daha güçlü ve daha yenilikçi fikirleri çektiğini görmenin ilham verici olduğunu belirterek, “Bu yılın finalistleri, sektörlerinde gerçek bir etki yaratma potansiyeline sahip olduklarını gösterdi. Biz de erken aşama konseptlerden ölçeklenebilir çözümlere giden yolculuklarında onları desteklemekten gurur duyuyoruz. Tutkularını ve sıkı çalışmalarını takdire şayan buluyoruz. Bu çalışmaları ile Avrupa’daki inovasyonun geleceğini şekillendireceklerinden eminim” ifadelerini kullandı. EIT Jumpstarter programı, 2017’den bu yana 140 start-up’ın oluşturulmasına yardımcı oldu, 1.200’den fazla katılımcıya eğitim verdi, 2.000’den fazla yeni iş yarattı ve yaklaşık 150 milyon avro tutarında dış yatırım çekti. Bu yıl kategoriler bazında EIT Jumpstarter’da dereceye giren takımlar sırasıyla şöyle: Sağlık: MYLeukaemia, İkinciler: Prospect Biotech, CheMOnitorGıda ve Tarım Teknolojileri: Polium Scientific, İkinciler: BOREAL CACAO Ltd, AquaBoostNanoEnerji ve Yenilenebilir Kaynaklar: RenU Fuel Solutions, İkinciler: Beaver Nexus, ARKaiYeni Avrupa Tasarım Girişimi: MycoNest, İkinciler: Groundwork, Virtual Sound MediaHam Madde: ProSpec, İkinciler: OPS Technologies, ChitolasticUkrayna’yı Yeniden İnşa: Mindship, İkinciler: VR Revive, OMG TetraAkıllı Şehirler ve Mobilite: SmartRoads, İkinciler: BridgeAID, SignalWingsBatı Balkanlar Özel Ödülü: AquaBoostNanoAkdeniz Üye Devletleri Özel Ödülü: RenU Fuel SolutionsUzak Bölgeler (OMR) Özel Ödülü: MYLeukaemia Özel ödüller; Batı Balkanlar’dan (Arnavutluk, Bosna-Hersek, Karadağ, Kuzey Makedonya, Sırbistan ve Kosova), Akdeniz üye devletlerinden (Kıbrıs, Yunanistan, İtalya, Malta, İspanya, Türkiye, Slovenya, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Karadağ ve Arnavutluk) ve Uzak Bölgeler’den (OMR: Fransa: Guadeloupe, Fransız Guyanası, Réunion, Martinik, Mayotte, Saint-Martin; Portekiz: Azorlar, Madeira; İspanya: Kanarya Adaları) gelen en iyi projelere verildi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.