Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ulaşım

Kapsül Haber Ajansı - Ulaşım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ulaşım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Martı TAG Nedir, Yasal mı? 2026 Mahkeme Kararı, Ücretler ve Sürücü Şartları Haber

Martı TAG Nedir, Yasal mı? 2026 Mahkeme Kararı, Ücretler ve Sürücü Şartları

Ekim 2026'da açıklanan istinaf mahkemesi kararı, hizmetin hukuki statüsüne ilişkin tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Peki Martı TAG nedir, nasıl çalışır, yasal mı, hangi şehirlerde kullanılabilir ve sürücüler nasıl başvuru yapabilir? Türkiye'de dijital ulaşım platformlarının yaygınlaşması, geleneksel taksi hizmetleri ile yeni nesil yolculuk paylaşım modelleri arasındaki rekabeti artırıyor. Bu dönüşümün merkezindeki Martı TAG, özel araç sahipleriyle yolculuk yapmak isteyen kullanıcıları mobil uygulama üzerinden buluşturuyor. Özellikle ulaşım maliyetlerinin yükselmesi, büyükşehirlerdeki trafik yoğunluğu ve alternatif ulaşım seçeneklerine yönelik talep, Martı TAG sistemine ilgiyi artıran başlıca unsurlar arasında bulunuyor. Martı TAG nedir? Martı TAG, açılımı "Tek Araçla Gidelim" olan, mobil uygulama üzerinden yolculuk paylaşımını mümkün kılan bir platformdur. Sistem, kendi aracıyla seyahat eden sürücüler ile ulaşım ihtiyacı bulunan kullanıcıları eşleştiriyor. Martı'nın açıklamasına göre platform, aynı yönde yolculuk yapan kişilerin ulaşım masraflarını paylaşmasına dayanıyor. Şirket bu modeli "hatır taşımacılığı" kapsamında tanımlıyor ve TAG yolculuklarından komisyon almadığını belirtiyor. Bununla birlikte uygulamanın işleyişi, geleneksel taksi taşımacılığından farklı bir ekonomik model ortaya koyduğu için hukuki ve ticari tartışmaların konusu olmayı sürdürüyor. Martı TAG yasal mı? 2026 yılında son durum Martı TAG'ın yasal statüsü, kullanıcıların ve sürücü adaylarının en çok araştırdığı konuların başında geliyor. 24 Haziran 2026'da İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, taksi esnafı tarafından açılan davada TAG hizmetinin haksız rekabet oluşturduğuna ve hizmetin men edilmesine karar vermişti. Ancak kararın kesinleşmediği ve istinaf yolunun açık olduğu bildirilmişti. 23 Ekim 2026'da kamuoyuna yansıyan yeni gelişmeye göre İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, paylaşımlı yolculuk faaliyetinin yalnızca mahkeme kararıyla genel olarak yasaklanamayacağı yönünde değerlendirmede bulundu. Kararda, bir ticari faaliyetin yasaklanması veya izin ve ruhsata bağlanmasının kanun koyucu ve yetkili idari makamların görev alanında olduğu vurgulandı. Ancak bu gelişme, Martı TAG üzerinden yapılan bütün yolculukların her koşulda hukuka uygun olduğu veya sürücülere hiçbir idari yaptırım uygulanamayacağı anlamına gelmiyor. Haksız rekabet davasındaki değerlendirme ile trafik mevzuatı, ticari taşımacılık kuralları ve idari yaptırımlar birbirinden ayrı hukuki konular olarak ele alınmalı. Dolayısıyla sürücülerin güncel mevzuatı, izin gerekliliklerini ve olası yaptırımları ayrıca değerlendirmesi önem taşıyor. Martı TAG nasıl kullanılır? Martı TAG kullanmak isteyen yolcular, mobil uygulama üzerinden birkaç adımda yolculuk talebi oluşturabiliyor. Martı mobil uygulaması telefona indirilir. Uygulama içerisinden TAG hizmeti seçilir. Başlangıç noktası ve gidilecek adres belirlenir. Uygun araç seçeneği tercih edilir. Yolculuk için önerilen katkı payı görüntülenir. Talebi kabul eden sürücüyle eşleşme sağlanır. Sürücü belirlenen noktaya gelerek yolculuğu gerçekleştirir. Sistemin temel farkı, yolculuk talebinin dijital ortamda oluşturulması ve sürücüyle yolcunun uygulama üzerinden eşleştirilmesidir. Martı TAG ücretleri nasıl hesaplanıyor? Martı TAG için bütün şehirlerde ve mesafelerde geçerli tek bir sabit ücret bulunmuyor. Şirketin açıklamasına göre önerilen yolculuk katkı payı, aracın türü, yolculuk mesafesi ve aynı bölgede daha önce gerçekleştirilen yolculuklarda kabul edilen tutarlar dikkate alınarak belirleniyor. Yolcu, uygulamanın önerdiği katkı payını artırabiliyor veya azaltabiliyor. Sürücünün teklifi kabul etmesi durumunda eşleşme gerçekleşiyor. Bazı köprü, otoyol ve tünel geçiş bedelleri de yolculuk tutarına eklenebiliyor. Bu nedenle Martı TAG'ın taksiden her koşulda daha ucuz olduğunu söylemek mümkün değil. Gerçek maliyet karşılaştırması, aynı güzergâh ve yolculuk koşulları üzerinden yapılmalı. Martı TAG sürücüsü nasıl olunur? Martı TAG sürücüsü olmak isteyen kişilerin, şirketin sürücülere yönelik uygulaması üzerinden kayıt sürecini tamamlaması gerekiyor. Başvuru süreci genel olarak şu aşamalardan oluşuyor: TAG Sürücü uygulamasını indirmek. Telefon numarasıyla kayıt oluşturmak. İstenen kişisel bilgileri sisteme girmek. Araç bilgilerini ve talep edilen belgeleri yüklemek. Başvurunun değerlendirilmesini beklemek. Onay sonrasında uygulama üzerinden yolculuk taleplerini görüntülemek. Başvurunun kabul edilmesi, ilgili kişinin bütün taşımacılık mevzuatı bakımından gerekli izinlere sahip olduğu anlamına gelmeyebilir. Güncel araç, ehliyet ve diğer kabul koşulları başvuru sırasında şirketin resmî kanallarından kontrol edilmeli. Martı TAG sürücüleri ne kadar kazanıyor? Martı TAG sürücü kazançları, platforma ilişkin en çok merak edilen ekonomik başlıklardan biri. Ancak sürücülerin aylık kazancını gösteren, bütün kullanıcılar için geçerli ve doğrulanmış sabit bir tutar bulunmuyor. Bir sürücünün yolculuklardan elde ettiği toplam katkı payı; yolculuk sayısı, mesafe, talep yoğunluğu ve kabul edilen tekliflere göre değişebilir. Ayrıca yakıt, bakım, lastik, amortisman, sigorta ve diğer araç giderlerinin hesaba katılması gerekir. Yolculuklardan elde edilen toplam para ile sürücünün net kazancı aynı değildir. Sürücülerin vergi ve hukuki yükümlülükleri de ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle TAG sistemini düzenli gelir elde etme amacıyla kullanmayı düşünenlerin yalnızca uygulamadaki yolculuk tutarlarına bakarak kazanç hesabı yapması yanıltıcı olabilir. Martı TAG hangi şehirlerde var? Martı'nın resmî bilgilendirme sayfasına göre TAG hizmeti, Ekim 2026 itibarıyla 30 şehirde sunuluyor. Bu şehirler arasında İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Adana, Kocaeli, Konya, Eskişehir, Gaziantep, Kayseri, Balıkesir, Çanakkale, Denizli, Edirne, Erzurum, Hatay, Kahramanmaraş, Manisa, Mersin, Muğla, Sakarya, Samsun, Tekirdağ, Trabzon, Van, Yalova, Aydın, Sivas ve Şanlıurfa bulunuyor. Bununla birlikte hizmetin bir şehirde sunulması, o şehrin bütün ilçelerinde ve günün her saatinde araç bulunabileceği anlamına gelmiyor. Araç erişilebilirliği, bölgedeki aktif sürücü sayısına ve anlık talebe göre değişebiliyor. Martı TAG ile taksi arasındaki fark nedir? Martı TAG ile geleneksel taksi taşımacılığı arasındaki temel farklılık, hizmetin sunuluş biçimi ve hukuki çerçevesidir. Taksiler, ilgili mevzuat kapsamında ticari yolcu taşımacılığı yapan ve ruhsatlandırma ile tarifelendirme kurallarına tabi araçlardır. Martı TAG ise şirket tarafından yolculuk paylaşımı ve masraf paylaşımı esasına dayanan dijital bir platform olarak tanımlanıyor. Taksi hizmetlerinde ücretler ilgili yerel düzenlemelere göre belirlenirken TAG sisteminde yolcu tarafından değiştirilebilen bir katkı payı önerisi bulunuyor. Bu farklılıklar, iki ulaşım modelinin rekabet koşulları ve düzenleme ihtiyaçları hakkında tartışmaları beraberinde getiriyor. Martı TAG cezası var mı? Martı TAG sürücülerinin ceza alıp almayacağı sorusu, hizmetin hukuki durumuyla yakından bağlantılı. Bu konuda bütün durumlar için geçerli tek bir cevap vermek doğru değil. İdari yaptırımlar; taşımacılığın niteliğine, somut olayın koşullarına, uygulanan mevzuata ve yetkili makamların değerlendirmelerine bağlı olarak gündeme gelebilir. Ayrıca idari para cezalarının tutarları zaman içerisinde değişebilir. Bu nedenle internette yer alan eski ceza tutarları yerine yürürlükteki mevzuatın ve resmî açıklamaların dikkate alınması gerekiyor. Martı TAG Türkiye'nin ulaşım ekonomisini nasıl etkiliyor? Martı TAG tartışması yalnızca taksilerle dijital platformlar arasındaki rekabetten ibaret değil. Dijital ulaşım platformlarının büyümesi, Türkiye'deki platform ekonomisinin geleceği açısından da önem taşıyor. Bu dönüşümün dört temel ekonomik boyutu bulunuyor: Ulaşım maliyetleri: Yolcuların farklı ulaşım seçeneklerini karşılaştırabilmesi, fiyat rekabetini etkileyebilir. Araçların kullanım verimliliği: Aynı yönde seyahat eden kişilerin araç paylaşması, mevcut araç kapasitesinin daha etkin kullanılmasına katkı sağlayabilir. Yeni ekonomik modeller: Mobil uygulamalar üzerinden kurulan yolcu-sürücü eşleşmeleri, geleneksel ulaşım işletmeciliğinden farklı gelir ve maliyet yapıları oluşturuyor. Düzenleme ihtiyacı: Dijital platformların büyümesi; yolcu güvenliği, sigorta, vergilendirme, sürücü sorumluluğu ve rekabet koşullarına ilişkin kuralların önemini artırıyor. Ancak bu potansiyel etkilerin ne ölçüde gerçekleştiğini belirlemek için bağımsız ekonomik ve ulaşım verilerine ihtiyaç bulunuyor. Martı TAG hakkında sık sorulan sorularMartı TAG nedir? Martı TAG, özel araç sahipleriyle yolculuk yapmak isteyen kullanıcıları mobil uygulama üzerinden eşleştiren bir yolculuk paylaşım platformudur. Martı TAG yasal mı? Ekim 2026'da açıklanan istinaf kararı, hizmetin mahkeme kararıyla genel olarak yasaklanamayacağı yönünde bir değerlendirme içeriyor. Ancak bu karar, her yolculuğun otomatik olarak mevzuata uygun olduğu anlamına gelmiyor. Martı TAG ücretli mi? Yolculuklar için uygulamada bir katkı payı belirleniyor. Martı, TAG yolculuklarından komisyon almadığını açıklıyor. Martı TAG sürücüsü olmak için ne gerekiyor? TAG Sürücü uygulaması üzerinden kayıt oluşturmak, kişisel ve araç bilgilerini sunmak ve şirketin değerlendirme sürecini tamamlamak gerekiyor. Martı TAG taksiden ucuz mu? Her yolculukta daha ucuz olduğu söylenemez. Ücretler mesafe, araç türü, teklif ve güzergâh gibi koşullara göre değişebiliyor. Martı TAG hangi uygulamadan çağrılır? Yolcular, Martı mobil uygulamasının TAG bölümünden yolculuk talebi oluşturabiliyor. Martı TAG sürücülerine ceza kesilebilir mi? Somut olayın niteliğine ve ilgili mevzuata bağlı olarak idari yaptırım riski bulunabilir. Haksız rekabet davasındaki karar, bütün trafik ve taşımacılık yaptırımlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Martı TAG'ın geleceğinde ne var? Martı TAG hakkındaki hukuki tartışmalar, Türkiye'de paylaşımlı yolculuk hizmetlerinin geleceğini belirleyebilecek daha geniş bir düzenleme ihtiyacına işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde dijital ulaşım platformlarının hangi kurallarla faaliyet göstereceği, yolcu güvenliğinin nasıl sağlanacağı ve geleneksel ulaşım işletmeleriyle rekabetin nasıl düzenleneceği önemini koruyacak. Martı TAG örneği, Türkiye'de teknoloji şirketlerinin yalnızca yeni hizmetler geliştirmekle kalmadığını, mevcut sektörlerin iş modellerini ve düzenleyici çerçevelerini de tartışmaya açtığını gösteriyor.

29 Ekim’de 81 İlde “Türkiye Pedallıyor!” Haber

29 Ekim’de 81 İlde “Türkiye Pedallıyor!”

Türkiye Bisiklet Federasyonu, Cumhuriyetimizin 103. yılında tüm Türkiye’yi daha sağlıklı, daha yaşanabilir ve daha yeşil bir gelecek için pedal çevirmeye davet ediyor. COP31 iş birliği kapsamında düzenlenecek “Türkiye Pedallıyor” etkinliği, 81 ilde Cumhuriyet coşkusunu iklim farkındalığı ve sürdürülebilir yaşam mesajıyla buluşturacak. Türkiye Bisiklet Federasyonu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda “Türkiye Pedallıyor” etkinliğiyle bisikletin birleştirici gücünü Türkiye’nin dört bir yanına taşıyor. Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) ile iş birliği kapsamında düzenlenecek etkinlik, toplumun her kesimini Cumhuriyet için, doğa için ve sağlıklı bir gelecek için pedal çevirmeye çağırıyor. Lisanslı sporculardan günlük ulaşımda bisiklet kullananlara, bisiklet kulüplerinden ailelere, öğrencilerden doğa ve turizm tutkunlarına kadar herkese açık katılım çağrısı, 81 ilde ortak bir mesajı yaygınlaştırmayı hedefliyor: “Daha yeşil bir gelecek için pedal çevir!” “Türkiye Pedallıyor” etkinlikleri, 29 Ekim–1 Kasım tarihleri arasında farklı şehirlerde, farklı gün ve saatlerde gerçekleştirilecek. İllere göre etkinlik tarihleri, saatleri ve başlangıç noktaları, 28 Ekim’de Türkiye Bisiklet Federasyonu resmî internet sitesi www.bisiklet.org.tr adresinin “Duyurular” bölümünde yayımlanacak. Katılımcılar, kendi şehirlerindeki etkinliğe ilişkin ayrıntılara ve güncel bilgilere federasyon web sitesi üzerinden ulaşabilecek. Etkinliğin İstanbul buluşması, 31 Ekim Cumartesi günü gerçekleştirilecek. Beşiktaş Meydanı’ndan saat 10.00’da başlayacak bisiklet turunda katılımcılar, yaklaşık 10 kilometrelik parkurda pedal çevirecek. Cumhuriyet coşkusu, iklim farkındalığıyla buluşuyor 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde gerçekleştirilecek “Türkiye Pedallıyor”, iklim değişikliğiyle mücadelede günlük yaşam tercihlerinin ve ortak hareket etmenin önemine dikkat çekecek. Etkinlikle, bisiklet kullanımının yaygınlaşması ve iklim farkındalığının kalıcı alışkanlıklara dönüşmesi için toplumsal katılımın güçlendirilmesi amaçlanıyor. Kullanımı sırasında egzoz emisyonu üretmeyen bisiklet, motorlu araç yolculuklarının yerini aldığında ulaşım kaynaklı karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlıyor. Fiziksel aktiviteyi günlük yaşamın bir parçası hâline getirirken daha yaşanabilir kentleri, çevreye duyarlı ulaşımı ve sürdürülebilir turizmi destekliyor. Emin Müftüoğlu: “Bisikletle iklim farkındalığını günlük hayatın bir parçası hâline getirmek istiyoruz” Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, etkinliğin hedefini şu sözlerle ifade etti: “Cumhuriyetimizin 103. yılında, 81 ilimizde Cumhuriyet coşkusunu yaşarken geleceğimize karşı ortak sorumluluğumuza da dikkat çekmek istiyoruz. Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapması, iklim farkındalığını toplumun her kesimine ulaştırmak için önemli bir fırsat. COP31’in diyalog, uzlaşı ve aksiyon yaklaşımı doğrultusunda, bisikletin birleştirici gücüyle bu farkındalığı günlük yaşamda karşılığı olan bir harekete dönüştürmeyi hedefliyoruz. Uygun mesafelerde ve güvenli koşullarda otomobil yerine bisikleti tercih etmek, ulaşım kaynaklı emisyonları azaltmaya katkı sağlayabilir. Bu tercihin yaygınlaşması için güvenli bisiklet yolları, bisikletli ulaşımı destekleyen uygulamalar ve erken yaşta kazanılan alışkanlıklar büyük önem taşıyor. Hedefimiz, 29 Ekim’de oluşacak heyecanı yılın her gününe taşımak; daha fazla insanın bisiklete bindiği ve çevreye duyarlı yaşam alışkanlıklarını benimsediği bir Türkiye için hep birlikte pedal çevirmek.” Bir bisiklet, birçok amaç, ortak bir gelecek Bisiklet; işe veya okula giderken bir ulaşım aracı, spor yaparken sağlıklı yaşamın bir parçası, Türkiye’nin doğal ve kültürel güzelliklerini keşfederken bir yol arkadaşı oluyor. “Türkiye Pedallıyor”, hangi amaçla ve hangi düzeyde bisiklet kullanırsa kullansın, bisikletle yolu kesişen herkesi bu ortak hareketin parçası olmaya davet ediyor. Türkiye Bisiklet Federasyonu; valilikleri, belediyeleri, üniversiteleri, okulları, spor kulüplerini, sivil toplum kuruluşlarını, bisiklet topluluklarını ve tüm vatandaşları 29 Ekim’de güvenli bisiklet sürüşleriyle Cumhuriyet coşkusuna ortak olmaya çağırıyor. Cumhuriyetimizin 103. yılında Türkiye’nin dört bir yanında çevrilen her pedal; sağlıklı yaşamı, iklim farkındalığını ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğunu temsil edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Osmangazi Köprüsü’nde Binler Koşacak, Ulaşım Sürecek Haber

Osmangazi Köprüsü’nde Binler Koşacak, Ulaşım Sürecek

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında “Türkiye Yüzyılı’nda Koşuyoruz” mottosuyla düzenleyeceği “Uluslararası Osmangazi-Türkiye Yüzyılı Koşusu” 29 Ekim Perşembe günü saat 10.00’da Osmangazi Köprüsü’nde gerçekleştirilecek. Dev organizasyonda 10K Koşusu ve 5K Halk Koşusu kategorilerinde 7’den 70’e her yaş grubundan toplam 6 bin katılımcının buluşması hedefleniyor. Osmangazi Cumhuriyet Koşusu’na katılmak isteyen yarışmacılar, osmangazicumhuriyetkosusu.com sitesi üzerinden başvurularını yapabilecek. KOŞU SAAT 10.00’DA START ALACAK Uluslararası Osmangazi Cumhuriyet Koşusu’nun programı ve parkur detayları belli oldu. 19 farklı ülkeden sporcuların katılımının beklendiği yarışlarda 10K Koşusu saat 10.00’da, 5K Halk Koşusu saat 10.05’te başlayacak. Diliskelesi Köprü Bağlantı Yolu’ndan start alacak koşuların saat 12.00’de tamamlanması, ödül töreninin ise 12.30’da Bilişim Vadisi’nde yapılması planlanıyor. 5K Halk Koşusu başladığı noktada sona erecekken, 10K Koşusu ise Bilişim Vadisi etkinlik alanında tamamlanacak. KÖPRÜDE TRAFİK AKIŞI DEVAM EDECEK 29 Ekim Perşembe günü düzenlenecek organizasyonda trafik ve ulaşım düzenlemeleri ilgili kamu kurumları ve köprü işletmesiyle koordinasyon içerisinde yürütülecek. Koşu kapsamında Dilovası-Altınova güzergâhı saat 04.00’de araç trafiğine kapatılacak ve saat 18.00’de yeniden ulaşıma açılacak. ULAŞIM ALTERNATİF YOLLARDAN SAĞLANACAK Koşu organizasyonu boyunca köprüdeki gidiş ve dönüş trafiği Altınova-Dilovası güzergâhı üzerinden sürdürülecek. Ulaşım akışının kesintisiz devam etmesi ve yarışın güvenli şekilde tamamlanması amacıyla ilgili kurumlarla koordinasyon sağlanacak. Parkurda gerekli işaretleme ve yönlendirme çalışmaları yapılırken, 5K ve 10K kategorilerine özel dönüş noktaları oluşturulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli Büyükşehir’in Dijital Vizyonu CIDA 2026’da Haber

Kocaeli Büyükşehir’in Dijital Vizyonu CIDA 2026’da

CIDA 2026’DA DİJİTAL BELEDİYECİLİK VİZYONU Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen CIDA 2026 5. Uluslararası Dijital Çağda İletişim Sempozyumu’nda dijital belediyecilik vizyonunu paylaştı. Bu kapsamda “Veriden Hizmete: Dijital Belediyecilik ve Yeni Nesil Yerel Yönetim Altyapıları” başlıklı panelde, veri odaklı hizmet anlayışı ve yeni nesil yerel yönetim altyapıları ele alındı. Sempozyum kapsamında gerçekleştirilen panel, dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir dönüşüm değil; aynı zamanda daha koordineli, verimli ve vatandaş ihtiyaçlarına duyarlı bir yerel yönetim anlayışının önemli bir bileşeni olduğunu ortaya koydu. VERİNİN HİZMET ÜRETİMİNDEKİ ROLÜ VURGULANDI Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen panelde; dijital teknolojilerin yerel yönetim hizmetlerine entegrasyonu, bütünleşik veri yönetimi ve yapay zekâ destekli karar sistemleri masaya yatırıldı. Afet yönetimi, ulaşım, çevre ve kurumsal iletişim gibi kritik alanlarda dijital altyapıların sunduğu imkânlar değerlendirilirken, verinin etkin hizmet üretimindeki rolü ve kurumlar arası koordinasyonun önemi de vurgulandı. ÇEVRE YÖNETİMİNDE DİJİTAL İZLEME VE KARAR SİSTEMİ Panelde, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin dijital dönüşüm çalışmaları ve yeni nesil yerel yönetim uygulamaları katılımcılarla paylaşıldı. Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Murat Sandalcı, belediyenin yapay zekâ destekli dijital altyapılarını ve veri odaklı yönetim yaklaşımını aktarırken, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Birol Balcı ise çevre yönetiminde kullanılan dijital izleme ve karar destek sistemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ulaşım ve Lojistik Şirketleri Üçlü Tehdit Kıskacında: İnsan, Teknoloji ve Mevzuat Haber

Ulaşım ve Lojistik Şirketleri Üçlü Tehdit Kıskacında: İnsan, Teknoloji ve Mevzuat

Kaspersky ve VDC Research tarafından gerçekleştirilen Ulaşım ve Lojistik Sektöründe Siber Dayanıklılığın Güçlendirilmesi başlıklı araştırmaya göre, ulaşım ve lojistik (T&L) sektöründeki kuruluşların üçte ikisinden fazlası (%68), önümüzdeki iki yıl içinde tamamen dijital bir yapıya geçmeyi bekliyor. Bugün bu düzeyde dijitalleşmiş kuruluşların oranı ise %5'in altında. Gerçek zamanlı filo takibi, kestirimci bakım ve merkezi terminal operasyonları gibi uygulamaları mümkün kılan bağlantılı yapı, aynı zamanda siber-fiziksel sistemler (CPS), uzaktan erişim kanalları ve üçüncü taraf entegrasyonları genelinde saldırı yüzeyini genişletiyor. Nitekim katılımcıların %36'sı, dijital teknolojilerin hayata geçirilmesinin önündeki en önemli engel olarak siber güvenlikle ilgili kaygıları gösteriyor. Taşımacılık ve Lojistikte Dijitalleşmenin İtici Güçleri Neler? Dönüşümü yönlendiren dört temel faktör bulunuyor. Yatırım kararlarında ilk sırada operasyonel kapasiteyi ve ağ verimliliğini artırmak (%31) yer alıyor. Bunu siber dayanıklılığı güçlendirmek (%27), yeni iş modellerini mümkün kılmak (%16) ve operasyonel maliyetleri düşürmek (%10) izliyor. Bu oranlar, sektör oyuncularının güvenliği dijitalleşmenin önünde bir engel değil, aksine vazgeçilmez bir ön koşul olarak kabul ettiğini ortaya koyuyor. Sevkiyat sistemleri, terminal yönetim platformları ve depo kontrol ortamları iş hacminin merkezine yerleştiğinde, bu sistemlerde meydana gelebilecek en ufak bir aksaklık doğrudan şirket gelirlerine ve verilen taahhütlere yansıyor. Dönüşümü güvence altına almanın önündeki engeller ise ciddiyetini koruyor. Kuruluşlar siber güvenlik kaygılarının yanı sıra; paydaşlar arası koordinasyon eksikliğini (%28) ile yetkinlik, uzman personel ve bütçe kısıtlarını (her biri %26) aşılması gereken başlıca pürüzler olarak tanımlıyor. Bu veriler, sektördeki siber güvenlik sınavının teknik olduğu kadar organizasyonel boyutta da yaşandığını gösteriyor. Taşımacılık ve lojistik; her biri farklı standartlar, risk eşikleri ve sorumluluk modelleri benimseyen işletmeciler, liman ve terminal otoriteleri, altyapı sahipleri, hizmet sağlayıcılar ve düzenleyici kurumların oluşturduğu çok parçalı bir yapı üzerinde faaliyet gösteriyor. Operasyonların Güvenceye Alınmasında İnsan ve Teknoloji Faktörleri Teknolojik sorunlar çoğu zaman tek başına ortaya çıkmıyor. Ulaşım ve lojistik sektöründe siber güvenlik açıklarının kalıcı olmasının ardında, insan kaynağının sınırlı olması, kurumsal yönetişim süreçlerindeki uyumsuzluklar ve kesintisiz çalışması gereken operasyonel ortamların yapısal karmaşıklığı bulunuyor. Araştırmaya katılanların %48'i, operasyonel teknoloji (OT) sistemleri ve cihazlarının güvenlik yamalarının güncel tutulmasını en önemli güvenlik sorunları arasında gösteriyor. Katılımcıların %36'sı ise OT güvenliği konusunda bilgi ve deneyime sahip uzmanların yetersizliğine dikkat çekiyor. Kuruluş içindeki birimler arasındaki uyumsuzluk da sorunu derinleştiriyor. Operasyon ekipleri güvenliği, zamanında teslimatı ve operasyonel kapasiteyi önceliklendirirken BT ekipleri gizlilik, bütünlük ve erişilebilirliğe odaklanıyor. Bu birimler riskleri ortak bir çerçevede değerlendiremediğinde ve OT siber güvenliğine ilişkin yönetişim ağırlıklı olarak BT'nin sorumluluğunda kaldığında sorunlar daha da belirginleşiyor. Araştırmaya göre, güvenlik politikalarının yönetimi %54 oranında BT ekiplerinin, yalnızca %12 oranında ise OT ekiplerinin sorumluluğunda bulunuyor. Bu durum, güvenlik yamalarının uygulanması, ağ segmentasyonu kararları ve uzaktan erişim yönetimi gibi kritik konularda iki birim arasındaki koordinasyonu zorlaştırıyor. Yetersiz OT Güvenliği Ağır Sonuçlar Doğuruyor Kaspersky ve VDC Research araştırmasının finansal ve operasyonel bulguları, bu risklerin boyutunu somut biçimde ortaya koyuyor. Katılımcıların %68'i, siber güvenlik olaylarının ölçülebilir finansal kayıplara yol açtığını belirtiyor. Her bir olayda 1 milyon doların üzerinde zarara uğradığını tahmin edenlerin oranı ise %40'ın üzerinde. Siber güvenlik olaylarından kaynaklanan operasyonel kesintiler ortalama 12 saate yaklaşıyor. Aktarma merkezleri üzerinden işleyen bir yük taşımacılığı ağında 12 saatlik kesinti, yalnızca tek bir sevkiyatın 12 saat gecikmesi anlamına gelmiyor. Böyle bir kesinti; bağlantılı taşımacılık planları ve iş ortakları arasındaki bağımlılıklar nedeniyle zincirleme yoğunluğa, aktarma bağlantılarının kaçırılmasına ve birikmiş iş yükünün giderilmesi günler sürebilen bir toparlanma sürecine yol açabiliyor. Bu koşullarda kuruluşlar, siber-fiziksel sistemlerin (CPS) güvenliğini ikincil bir işlev olarak değerlendiremez. CPS güvenliği; hizmet sürekliliğinin, ağ güvenilirliğinin ve nihayetinde ekonomik istikrarın temel bileşenlerinden biridir. Sektörde CPS Güvenliğini Güçlendirmenin Yolları Bu zorlukların üstesinden gelebilmek adına kuruluşların izlemesi gereken üç ana adım bulunuyor: Kurumsal risk planlaması: Siber-fiziksel sistemlerin güvenliği, kurumsal risk ve dayanıklılık planlamasının bir parçası olarak ele alınmalı; saha koşullarına, terminallere ve kontrol merkezlerine yeterince hakim olamayabilecek IT ekiplerine tek başına bırakılmamalıdır. Kesintiye tahammülsüz ortamlara uygun koruma: Güvenlik mimarisi; kesintisiz çalışma (uptime), can/mal emniyeti ve zincirleme ağ etkileri dikkate alınarak tasarlanmalıdır. Kontroller 7/24 yaşayan sistemlere entegre edilmeli, yama ve bakım süreçleri dar zaman aralıklarına sığdırılmalıdır. Gelişmiş saldırıların erken işaretleri belirgin anomalilerden ziyade sistem davranışındaki ince değişimlerde saklı olduğundan, tehdit algılama mekanizmaları mutlaka OT dinamiklerine duyarlı olmalıdır. Yetkin teknoloji ortaklarıyla operasyonel dayanıklılık: Operasyonel dayanıklılığı güçlendirmek için CPS alanında uzmanlaşmış sağlayıcılarla çalışılmalıdır. Araştırma bulguları sektörün bildiği bir gerçeği teyit ediyor: Hizmet/destek kabiliyetleri ve toplam sahip olma maliyeti (TCO), tedarikçi seçiminde en belirleyici iki unsur (%58) konumunda. İşletmeciler, sadece laboratuvar koşullarında iyi sonuç veren noktasal araçlara değil; güvenle kurulabilen, farklı tesislerde tutarlı biçimde yönetilebilen ve kriz anında etkin destek sunan çözümlere ihtiyaç duyuyor. Ulaşım ve lojistik kuruluşlarının gerçek zamanlı varlık görünürlüğü ve anomali tespiti sağlayan, endüstriyel ortamlara uygun güvenlik çözümlerine ihtiyacı bulunuyor. Kaspersky OT Siber Güvenlik Ekosistemi de bu ihtiyaca yönelik çözümler sunuyor. Ekosistemin merkezinde yer alan Kaspersky Industrial CyberSecurity (KICS), kritik altyapıların korunması için özel olarak geliştirilen, yerel bir Genişletilmiş Tespit ve Müdahale (XDR) platformu olarak öne çıkıyor. Platform, OT ağlarının görünürlüğünü ve izlenmesini uç nokta koruma ve tehdit tespit yetenekleriyle bir araya getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aylık Toplam Yağışın 4 Katı Bir Günde Düştü Haber

Aylık Toplam Yağışın 4 Katı Bir Günde Düştü

İstanbul başta olmak üzere ülkemizin büyük bölümü, Balkanlar üzerinden gelen soğuk hava dalgası ile Orta Akdeniz üzerinden taşınan yağışlı sistemlerin etkisi altına girdi. Salı sabahı başlayan ve aralıksız süren kuvvetli sağanaklar nedeniyle Boğaz çevresi ile Avrupa Yakası’nın kuzey ve orta kesimlerindeki ilçelerde (Beykoz, Sarıyer, Eyüpsultan, Arnavutköy, Şişli, Başakşehir, Büyükçekmece, Kâğıthane) metrekareye toplam 130 ila 277 kg yağış ölçüldü. İBB Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı AKOM’un sevk ve idaresinde kriz masası oluşturuldu. İBB, tüm birimleriyle 24 saat esasına göre sahada görev yapıyor. EKİM AYI NORMALLERİNİN 4 KATI: SON 84 YILIN EN YÜKSEK DEĞERİ İstanbul’un Ekim ayı uzun yıllar ortalama yağış toplamı 66,3 mm. Bu son sistemle birlikte tek bir periyotta düşen yağış miktarı, aylık normallerin kat kat üzerine çıktı. Özellikle Beykoz’da ölçülen 277,1 kg’lık rekor değer, Ekim ayı ortalamasının 4,1 katına denk geldi. Gece boyunca Anadolu Yakası’nda Boğaz çevresinde 5 ile 45 kg arasında değişen hafif sağanaklar görüldü. İLÇELERE DÜŞEN YAĞIŞ MİKTARLARI AKOM Meteoroloji verilerine göre Boğaz çevresi ile Avrupa Yakası’nın kuzey ve orta kesimlerindeki ilçelerde metrekareye toplam 130 ila 277 kg yağış kaydedildi. Diğer ilçelerde bu miktar 35 ila 120 kg arasında değişti. İstasyon bazında en yüksek yağış sırasıyla 277,1 kg ile Beykoz’da, 211,8 kg ile Sarıyer’de ve 203,9 kg ile Eyüpsultan’da ölçüldü. Bu istasyonları 191,8 kg ile Sarıyer İTÜ Maslak Yerleşkesi, 166,5 kg ile Beykoz Anadolu Feneri, 158,3 kg ile Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 146,1 kg ile Arnavutköy, 147,4 kg ile Şişli, 142,0 kg ile Olimpiyat (Başakşehir) ve 137,1 kg ile Büyükçekmece izledi. Bölgedeki diğer istasyonlar da yüksek yağış aldı: AKOM (Kâğıthane) 135,5 kg, Şile Darlık Köyü 135,4 kg, Çekmeköy Ömerli 131,2 kg, Kartal Aydos Dağı 119,8 kg, Sancaktepe 115,5 kg ve Üsküdar 113,2 kg. MÜCADELE SÜRÜYOR İBB, olumsuz hava koşullarının etkilerini en aza indirmek ve kenti en kısa sürede normale döndürmek için geniş çaplı bir operasyon yürüttü. Sahada İtfaiye, İSKİ, Yol Bakım, İSTAÇ, Zabıta, Park Bahçeler, İBB Trafik, İGDAŞ ve diğer ilgili birimlerden toplam 8.564 personel ile 2.325 ve iş makinesi görev aldı. İl genelinde su baskınları ve dere taşmaları nedeniyle mahsur kalan yüzlerce vatandaş, İBB ekiplerince kurtarılarak güvenli bölgelere tahliye edildi. Özellikle Göktürk, Kemerburgaz ve Ayazağa’da okullarda, sitelerde ve iş yerlerinde mahsur kalan vatandaşlar, öğrenciler ve çalışanlar itfaiye ve kurtarma ekiplerince güvenli alanlara alındı. Yağışın yol açabileceği ulaşım sorunlarını önlemek amacıyla Metro İstanbul, ana metro ve tramvay hatlarındaki seferleri gece saat 02.00'ye kadar uzattı. Geceyi dışarıda geçirmek zorunda kalan ya da barınmak isteyen vatandaşlar için İBB Sosyal Tesisleri ile BELTUR noktaları sabaha kadar açık tutuldu ve sıcak çay ile su ikram edildi. Cendere Havzası’nda yapılan izleme ve değerlendirmelerde, dere su seviyesinin en yüksek seviyeye kıyasla yaklaşık 1,5 metre düştüğü tespit edildi. Mevcut hidrolojik koşullar doğrultusunda taşkın riski en düşük seviyeye indi. Olumsuz hava koşulları nedeniyle İstanbul Valiliği tarafından 15 ve 16 Ekim günleri okulların tatil edilmesi ve çalışanlara izin verilmesine yönelik tedbirler alındı. Ekiplerin kentin dört bir yanındaki temizlik, bakım ve tahliye çalışmaları aralıksız sürüyor. RAYLI SİSTEMLERİ AÇIK TUTMAK İÇİN YOĞUN MESAİ Sefer saatleri gece 02.00’ye kadar uzatılan Metro İstanbul ağında, olumsuz hava koşullarının yol açabileceği riskleri önlemek amacıyla teknik ekipler yoğun bir mesai yürüttü. Bu kapsamda T5 Eminönü–Alibeyköy ve T1 Kabataş–Bağcılar tramvay hatlarında mazgal ve ray oluğu temizlikleri yapılırken; M1A, M3, M4 ve M5 hatlarındaki istasyonlarda su tahliyesi ve hijyen çalışmaları gerçekleştirildi. M2, M6 ve M7 hatlarında ise rutin araç yıkama faaliyetleri geçici olarak durdurularak tüm personel izolasyon ve su sızıntısı yaşanan riskli bölgelere sevk edildi; ayrıca M7 Alibeyköy hattında İSTAÇ ile koordineli olarak su baskını sonrası çamur temizliği ve yıkama çalışmaları tamamlandı. BARAJ DOLULUK ORANLARI HIZLA YÜKSELDİ Kent genelinde hayatı olumsuz etkileyen ve son 84 yılın en yüksek seviyelerine ulaşan yoğun sağanak yağışlar, İstanbul’un su kaynaklarında artışa neden oldu. 14 Ekim tarihinde yüzde 38,00 seviyelerinde seyreden İstanbul barajlarındaki genel doluluk oranı, düşen rekor yağışların ardından 15 Ekim itibarıyla hızla artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB Tüm Ekipleriyle Sahada Haber

İBB Tüm Ekipleriyle Sahada

Özellikle Boğaz çevresi ile Avrupa Yakası’nın kuzey ve orta kesimlerinde etkili olan sağanak yağış, 1985 yılından bu yana kaydedilen en yüksek değerlerden birine ulaştı. Beykoz’da metrekareye 242 kilogram, Eyüpsultan’da 190.5 kilogram, Sarıyer’de ise 187.9 kilogram yağış düştü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde tüm birimleriyle çalışmalarını sürdürüyor. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, çalışmaları İBB Afet İşleri Dairesi Başkanlığı AKOM’dan koordine ediyor. Kent genelinde 8 bin 392 personel, 2 bin 246 araç ve iş makinesiyle müdahaleler devam ederken, saat 23.30 itibarıyla İBB birimlerine toplam 6 bin 937 ihbar ulaştı. İBB, olumsuz hava koşulları nedeniyle vatandaşların güvenli alanlarda dinlenebilmesi için tüm sosyal tesislerini sabaha kadar açık tutacak. BELTUR’un 6 noktası da gece boyunca hizmet verecek. Vatandaşların ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla 15 raylı sistem hattında seferler saat 02.00’ye kadar uzatıldı. BEYKOZ’DA METREKAREYE 230,8 KİLOGRAM YAĞIŞ İBB Afet İşleri Dairesi Başkanlığı AKOM’un son raporuna göre, İstanbul’da salı sabahından itibaren etkili olan sağanak yağışlarda son yılların en yüksek değerlerinden bazıları kaydedildi. Beykoz’da metrekareye 242 kilogram, Eyüpsultan’da 190.5 kilogram, Sarıyer’de ise 170.2 kilogram yağış ölçüldü. Boğaz çevresi ile Avrupa Yakası’nın kuzey ve orta kesimlerinde yağış miktarı metrekarede 100 ila 230 kilogram aralığına ulaştı. İstanbul’un birçok noktasında metrekareye düşen yağış miktarı 100 kilogramı aşarken, bazı bölgelerde 200 kilogramın üzerine çıktı. 8 BİN 392 PERSONEL, 2 BİN 246 ARAÇLA MÜDAHALE İBB, yağışın başladığı ilk saatlerden itibaren tüm birimleriyle sahada görev yapıyor. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, gelişmeleri AKOM’dan anlık olarak takip ederken ilgili birimlerin yöneticileri de sahadaki ekiplerle sürekli iletişim halinde müdahaleleri koordine ediyor. İstanbul genelinde 8 bin 392 personel, 2 bin 246 araç ve iş makinesiyle çalışmalar sürdürülüyor. İBB birimlerine toplam 6 bin 937 ihbar ulaştı. İhbarların 5 bin 711’i İSKİ’ye, 528’i Çözüm Merkezi’ne, 498’i İtfaiye’ye, 200’ü ise Yol Bakım ekiplerine iletildi. Su baskınları, rögar taşmaları, yol çökmeleri, dere taşmaları ve ağaç devrilmelerine yönelik müdahaleler aralıksız devam ediyor. Kent genelinde yağıştan etkilenen yol ve alt geçitlerde gerekli trafik tedbirleri alınırken, ekipler su tahliyesi, temizlik ve yol açma çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle dere yatakları ve çevresindeki risklere karşı vatandaşların dikkatli olmaları, ilgili kurumların uyarılarını takip etmeleri istendi. İBB’NİN TÜM SOSYAL TESİSLERİ SABAHA KADAR AÇIK OLACAK İBB, yoğun yağış nedeniyle dışarıda kalan vatandaşların yağıştan korunabilmesi, güvenli bir ortamda dinlenebilmesi ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi amacıyla tüm sosyal tesislerini sabaha kadar açık tutacak. Sosyal tesislerde vatandaşlara çay ve su ikram edilecek. İBB, olumsuz hava koşullarından etkilenen vatandaşlara gece boyunca destek sağlamayı sürdürecek. BELTUR’UN 6 NOKTASI GECE BOYUNCA HİZMET VERECEK İBB iştiraki BELTUR da yoğun yağış nedeniyle vatandaşların güvenli alanlarda dinlenebilmesi için belirlenen 6 noktada gece boyunca hizmet verecek. Bu kapsamda Çubuklu Silolar, Müze Gazhane, Caddebostan, Bakırköy Sahil, Avcılar Denizköşkler ve Kartal noktaları sabaha kadar açık olacak. 15 RAYLI SİSTEM HATTINDA SEFERLER SAAT 02.00’YE KADAR UZATILDI İBB, olumsuz hava koşullarında vatandaşların ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla raylı sistemlerde sefer saatlerini uzattı. Metro İstanbul tarafından işletilen 10 metro hattında seferler saat 02.00’ye kadar devam edecek. Saat 02.00’ye kadar hizmet verecek metro hatları: * M1A Yenikapı–Atatürk Havalimanı * M1B Yenikapı–Kirazlı * M2 Yenikapı–Hacıosman * M3 Bakırköy–Kayaşehir * M4 Kadıköy–Sabiha Gökçen Havalimanı * M5 Üsküdar–Sultanbeyli * M6 Levent–Boğaziçi Üniversitesi/Hisarüstü * M7 Yıldız–Mahmutbey * M8 Bostancı–Parseller * M9 Ataköy–Olimpiyat Tramvay ve füniküler hatlarında da sefer saatleri uzatıldı. T1 Kabataş–Bağcılar, T4 Topkapı–Mescid-i Selam ve T5 Eminönü–Alibeyköy tramvay hatları ile F1 Taksim–Kabataş ve F4 Boğaziçi Üniversitesi/Hisarüstü–Aşiyan füniküler hatları da saat 02.00’ye kadar hizmet verecek. Toplam 15 raylı sistem hattında ulaşım hizmeti gece saatlerine kadar sürdürülecek. Metrobüs seferleri de sabaha karar uzatıldı. İSTANBUL VALİLİĞİ VE AFAD İLE EŞGÜDÜMLÜ ÇALIŞMA İBB, İstanbul Valiliği ve AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlarla eşgüdüm içerisinde çalışmalarına devam ediyor. Özellikle dere yatakları ve çevresindeki riskler yakından takip edilirken, İSKİ ve ilgili İBB birimleri gerekli uyarıları yapıyor ve sahadaki kontrollerini sürdürüyor. AKOM’DA ALARM DURUMU DEVAM EDİYOR İBB Başkanvekili Nuri Aslan, gece boyunca beklenen kuvvetli yağış ve fırtınaya karşı İstanbulluları dikkatli olmaları konusunda uyardı. AKOM’un meteorolojik değerlendirmelerine göre, yağışların özellikle Anadolu Yakası ve Boğaz çevresinde etkisini sürdürmesi bekleniyor. Perşembe sabahı saat 10.00’a kadar bazı bölgelerde metrekareye 50 ila 75 kilogram ilave yağış düşebileceği, rüzgârın ise saatte 50 ila 80 kilometre hıza ulaşabileceği tahmin ediliyor. İBB, vatandaşlara zorunlu olmadıkça özel araçlarıyla trafiğe çıkmamaları, mümkün olduğunca toplu ulaşımı tercih etmeleri, dere yataklarından ve su baskını riski bulunan alanlardan uzak durmaları çağrısında bulundu. İBB, tüm birimleriyle alarm durumunu sürdürürken, vatandaşların can güvenliğinin sağlanması, ulaşımın aksamaması ve yağışın neden olduğu olumsuzlukların giderilmesi için çalışmalarına gece boyunca devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.