Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ulaştırma

Kapsül Haber Ajansı - Ulaştırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ulaştırma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

LOGISTECH’te Zengezur Koridoru ve Alsancak Limanı’nın Geleceği Konuşuldu Haber

LOGISTECH’te Zengezur Koridoru ve Alsancak Limanı’nın Geleceği Konuşuldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından 7-9 Ekim tarihlerinde Fuar İzmir’de düzenlenen LOGISTECH 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda, Zengezur Koridoru’nun bölgesel ticarete katkısı ve Alsancak Limanı’nın yeni dönem hedefleri masaya yatırıldı. Ulaştırma bağlantılarının güçlendirilmesi, dijitalleşme, operasyonel verimlilik ve altyapı yatırımları öne çıkan başlıklar oldu. “Hava, kara ve deniz taşımacılığını birlikte değerlendirmeliyiz” “Zengezur Koridoru: Türk Devletleri Arasında Ulaştırma Koridorlarının Geleceği” başlıklı oturumun moderatörlüğünü Türkiye-Azerbaycan İş Adamları ve Sanayicileri Birliği (TÜİB) Lojistik ve Nakliye Komitesi Başkanı Vusal Xalilov yaptı. Oturumda; Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yönetim Kurulu Üyesi Ayfer Vurgun, Ege Üniversitesi İşletme Bölümü Lojistik Yönetimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burcu Aracıoğlu, Lojistik Hizmet Sağlayıcılar Derneği (LOJİDER) üyesi ve Artway Lojistik Satış Müdürü Fatih Dülger, AGTL Yönetim Kurulu Üyesi ve WILAT Azerbaycan Başkanı Lamiya Xalilova ile Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Avrupa Ülkeleri Uzmanı Sena Çelikten konuşmacı olarak yer aldı. UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi Ayfer Vurgun, Zengezur Koridoru’nun Türkiye’nin uluslararası ulaştırma bağlantılarını güçlendireceğini belirterek, “Mevcut güzergâhlara alternatif bir yolun bulunması, bölgesel taşımacılık ağını güçlendiren önemli bir unsur” dedi. Koridorun yalnızca demir yolu üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Vurgun, “Hava, kara ve deniz taşımacılığını birlikte değerlendirmeliyiz. Güzergâh boyunca hizmetlerin ve fiyatlandırmanın şeffaf olması, Hazar geçişlerinde gemi ve tren seferlerinin düzenli hâle getirilmesi gerekiyor” diye konuştu. Dijitalleşme ve mevzuat uyumu öne çıktı Ege Üniversitesi İşletme Bölümü Lojistik Yönetimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burcu Aracıoğlu, Zengezur Koridoru’nun başarısının yalnızca ulaşım altyapısının kurulmasına bağlı olmadığını belirtti. Aracıoğlu, “Bir koridorun başarısı için teslimatın maliyetini, süresini ve herhangi bir sorun yaşandığında sorumluluğun kimde olduğunu baştan tanımlamak gerekiyor. Hazar geçişlerinde demir yolu ve deniz yolu entegrasyonu da bu zincirin en kritik noktalarından biri” dedi. Dijitalleşmenin yanı sıra sınır geçişlerinin ve ülkeler arasındaki mevzuat uyumunun önemine dikkat çeken Aracıoğlu, Türkiye’nin depolama, yük birleştirme ve katma değerli lojistik hizmetler alanındaki gücünün koridorla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Artway Lojistik Satış Müdürü Fatih Dülger de Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor Projesi’nin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirterek, “Orta Koridor’u tek tek güzergâhlar olarak değil, Londra’dan Çin’e kadar uzanan bütün bir hat olarak düşünmeliyiz. Dijitalleşme de koridorun verimliliği açısından zorunlu. Bir ülkede başlayan dijitalleşme diğer ülkede sekteye uğrarsa maliyet ve süre artıyor” dedi. “Taşımacılıkta belirsizlik bir maliyettir” AGTL Yönetim Kurulu Üyesi ve WILAT Azerbaycan Başkanı Lamiya Xalilova, Zengezur Koridoru’nun Türk devletleri arasındaki ulaştırma ve ticaret bağlantılarını güçlendireceğini vurguladı. Xalilova, “Bu koridor Azerbaycan ile Nahçıvan’ı, Türkiye’yi ve Orta Asya’yı birbirine bağlayan önemli bir ulaşım hattı olacak. Hazar geçişlerinin etkin ve düzenli çalışması, koridorun başarısı açısından büyük önem taşıyor” diye konuştu. UND Avrupa Ülkeleri Uzmanı Sena Çelikten ise taşımacılıkta öngörülebilirliğin önemine dikkat çekti. Çelikten, “Taşımacılıkta belirsizlik bir maliyettir. Bizim için önemli olan yalnızca yolun varlığı değil, yükün ne kadar sürede ve hangi maliyetle hareket edeceğinin öngörülebilmesi. Sınır geçişleri ve mevzuat farklılıkları da süreci etkileyecektir. Yeni yollar kadar mevcut yolların birbirine bağlanması, belgelerin dijitalleşmesi ve uygulamaların ülkeler arasında uyumlaştırılması gerekiyor” dedi. Alsancak Limanı’nda yeni dönem ve yatırım hedefleri “İzmir’in Denizden Geleceğe Açılan Kapısı: Alsancak Limanı’nda Yeni Dönem ve Yeni Vizyon” başlıklı oturumda, limanın bölge ekonomisindeki stratejik rolü, yeni işletme dönemi ve planlanan yatırımlar ele alındı. Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Danışmanı ve eski Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erdemir’in moderatörlüğündeki oturuma, İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, Türkiye Varlık Fonu (TVF) İzmir Alsancak Limanı Yatırım ve Yönetim AŞ Operasyon ve Ticari Stratejiler Genel Müdür Yardımcısı Arcan Fayatorbay ile Alport Limanlar İş Geliştirme Direktörü Onurhan Kadıoğlu katıldı. İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, Alsancak Limanı’nın İzmir ve Ege Bölgesi’nin dış ticareti açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek hız ve verimliliğin liman operasyonlarında belirleyici olduğunu vurguladı. Gemilerin limanda bekleme sürelerinin azaltılması gerektiğini belirten Öztürk, “35 yıldır bu limanı savunanlardan biriyim. Limanın temel kullanıcısı gemidir ve gemi hareket etmek ister, durmak istemez. Durmak maliyet kaybıdır. Bu nedenle limanın hızlı ve etkin çalışması gerekiyor” dedi. Alsancak Limanı’nın yük hacmi artacak TVF İzmir Alsancak Limanı Yatırım ve Yönetim AŞ Operasyon ve Ticari Stratejiler Genel Müdür Yardımcısı Arcan Fayatorbay, limanın altyapısını güçlendirerek bölgenin ticari faaliyetlerine daha fazla katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Rıhtımların rehabilitasyonu, liman sahalarının ve teknolojik altyapının geliştirilmesi, gemi yaklaşma kanalının derinleştirilmesi ve kuru liman yatırımlarının öncelikli başlıklar arasında yer aldığını belirten Fayatorbay, yük hacmini 2029 yılına kadar 1 milyon TEU’ya, ikinci faz yatırımlarıyla da kapasiteyi 3 milyon TEU’nun üzerine çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti. Alsancak Limanı’nın uluslararası rekabet gücünü artırarak Pire Limanı’ndan aktarma yükü çekmeyi amaçladıklarını belirten Fayatorbay, yatırımların İzmir ve Ege ekonomisine katkı sağlayacağını kaydetti. Limanın kapasitesi artarken kent trafiğine etkisinin azaltılmasının da hedeflendiğini belirten Fayatorbay, otoyoldan limana doğrudan bağlantı sağlanmasına yönelik çalışmaların başlayacağını söyledi. Liman çevresinde tır kuyruklarının oluşmasını önlemek için saha düzenlemeleri yapılacağını aktaran Fayatorbay, limana ait demir yolu bağlantılarının devralınması ve yakınında kurulacak kuru liman aracılığıyla yüklerin demir yoluyla taşınmasının planlandığını ifade etti. Bu düzenlemelerle artan liman kapasitesinin İzmir kent trafiği üzerindeki etkisinin en aza indirilmesi amaçlanıyor. Liman-demir yolu bağlantısı güçlendirilecek Alport Limanlar İş Geliştirme Direktörü Onurhan Kadıoğlu, yeni işletme döneminde operasyonların kesintisiz sürdürüldüğünü belirtti. Kadıoğlu, “Limanı devraldığımız anda operasyonun devamlılığı bizim için en önemli konuydu. Bundan sonraki hedefimiz, her gün bir önceki günden daha iyi bir noktaya ulaşmak” dedi. Saha, ekipman, terminal ve dijital altyapının da geliştirileceğini kaydetti. Oturumun moderatörü Aydın Erdemir ise Alsancak Limanı’nın tarihsel gelişiminde demir yolunun önemli bir rol oynadığını vurguladı. Erdemir, “İzmir’de liman ve demir yolunun birlikte gelişmesi, kentin ticari kimliğinin oluşmasında önemli rol oynadı. Bugün de liman-demir yolu bağlantısını modern altyapı ve etkin işletmecilik anlayışıyla güçlendirmek, İzmir’in lojistik geleceği açısından büyük önem taşıyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Genç Girişimcinin Yeni Rotası Tek Sektör Yerine Çok Alanlı Büyüme Haber

Genç Girişimcinin Yeni Rotası Tek Sektör Yerine Çok Alanlı Büyüme

İş dünyasında yeni nesil girişimcilik anlayışı, tek bir sektörde uzmanlaşmanın ötesine geçiyor. İnşaattan teknolojiye, e-ticaretten enerjiye, gastronomiden hizmet sektörüne kadar farklı alanlardaki fırsatları aynı anda takip eden genç girişimciler, iş modellerini de bu doğrultuda çeşitlendiriyor. Türkiye’de yeni kurulan girişimlerin sektörel dağılımı da girişimcilik ekosisteminin farklı alanlara yayılan yapısını ortaya koyuyor. Türkiye’de girişimcilik ekosistemi dönüşürken, genç iş insanlarının yatırım ve büyüme anlayışı da değişiyor. Geçmişte belirli bir sektörde uzmanlaşarak büyümek iş dünyasının temel modellerinden biri olurken, bugün farklı sektörleri birbirini besleyen yatırım alanları olarak değerlendiren yeni bir girişimci profili öne çıkıyor… Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Girişimcilik ve İş Demografisi 2024 verilerine göre, Türkiye’de girişimlerin doğum oranı yüzde 15,8 olarak gerçekleşti. Yeni girişimlerde en yüksek payı yüzde 32,1 ile toptan ve perakende ticaret alırken, ulaştırma ve depolama yüzde 16,8, inşaat ise yüzde 10,1 pay aldı. 2024 yılında hızlı büyüyen girişimlerin yüzde 23,5’i imalatta, yüzde 20,5’i ticarette ve yüzde 15,2’si inşaatta faaliyet gösterdi. Türkiye’de ekonomik yapının önemli bölümünü oluşturan KOBİ’lerin sayısı ise 2024 itibarıyla 3 milyon 928 bine ulaştı. KOBİ’ler toplam girişimlerin yüzde 99,6’sını ve istihdamın yüzde 68,5’ini oluşturdu. Bu tablo, girişimcilik ekosistemindeki hareketliliğin ve yeni iş modellerinin ekonomideki ağırlığını da ortaya koyuyor. YENİ NESİL İŞ İNSANI FARKLI SEKTÖRLER ARASINDA BAĞ KURUYOR Bu kapsamda genç girişimcilerin tek bir faaliyet alanına bağlı kalmak yerine farklı sektörlerde oluşan fırsatları takip ettiğine dikkat çeken Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve NEFA Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, yeni dönemde sektörler arasındaki sınırların giderek daha geçirgen hale geldiğini söyledi. Yılmaz, “Bugün inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir girişimcinin teknolojiyi bilmeden, dijital ticareti takip etmeden ya da enerji alanındaki dönüşümü görmeden uzun vadeli bir büyüme planı oluşturması giderek zorlaşıyor. Bizim kuşağımızda tek bir sektörde ilerlemekten ziyade farklı alanların birbirini nasıl besleyebileceğine yönelik güçlü bir merak var. İnşaat, teknoloji, e-ticaret, enerji ya da gastronomi birbirinden tamamen kopuk dünyalar değil. Doğru iş modeli kurulduğunda bir alanda edinilen deneyim ve ilişki ağı başka bir alanda yeni bir fırsat yaratabiliyor” dedi. “AMAÇ HER SEKTÖRE GİRMEK DEĞİL, FIRSATI DOĞRU OKUMAK” Çok sektörlü girişimciliğin her alanda aynı anda yatırım yapmak anlamına gelmediğinin altını çizen Yılmaz, asıl değişimin girişimcilerin bakış açısında yaşandığını belirtti. Yılmaz, “Genç girişimcinin önünde artık yalnızca yaşadığı şehir ya da içinde bulunduğu sektör yok. Dünyadaki iş modellerini, tüketici davranışlarını ve yeni yatırım alanlarını aynı anda takip edebiliyor. Bu nedenle ‘Ben inşaatçıyım, yalnızca inşaatla ilgilenirim’ ya da ‘Ben teknoloji alanındayım, başka bir sektöre bakmam’ anlayışı giderek değişiyor. Burada önemli olan her sektöre girmek değil; farklı sektörlerdeki gelişmeleri okuyabilmek ve kendi işinizle nerede kesiştiğini görebilmek” diye konuştu. Gençlerin farklı sektörlerle temas kurmasının yeni ortaklıkların önünü açabileceğini ifade eden Yılmaz, bu yaklaşımın NEFA Ticaret Platformu’nun yapısında da karşılık bulduğunu söyledi. “FARKLI MASALARDA OTURMADAN YENİ FİKİRLER ÜRETMEK ZOR” Farklı sektörlerden iş insanlarını aynı ağ içerisinde buluşturmanın girişimcilik açısından önemine değinen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir inşaatçının teknoloji girişimcisiyle, bir yazılımcının enerji sektöründen bir isimle, bir e-ticaret girişimcisinin gastronomi alanındaki bir yatırımcıyla aynı masaya oturması bazen hiç planlanmamış bir iş fikrinin başlangıcı olabiliyor. NEFA’da oluşturmaya çalıştığımız yapı da bunun üzerine kurulu. Ticaret yalnızca ürün ya da hizmet alıp satmak değil; bilgiye, deneyime ve doğru insanlara ulaşabilmek de ticaretin önemli bir parçası. Özellikle genç girişimcilerin kendi sektörlerinin dışındaki dünyalarla daha fazla temas kurması gerektiğini düşünüyorum.” Yeni dönemde girişimciliğin yalnızca şirket kurmakla değil, değişen tüketici alışkanlıklarını takip etmek, teknolojiyi iş süreçlerine dahil etmek ve farklı sektörler arasında iş birliği geliştirebilmekle şekilleneceğini belirten Yılmaz, “Önümüzdeki dönemde tek bir meslek ya da sektör tanımıyla kendisini sınırlandırmayan, farklı alanlardaki fırsatları okuyabilen girişimcileri daha fazla göreceğiz. Bence yeni nesil iş dünyasının en belirgin özelliklerinden biri de bu olacak” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Genç Girişimcinin Yeni Rotası Tek Sektör Yerine Çok Alanlı Büyüme Haber

Genç Girişimcinin Yeni Rotası Tek Sektör Yerine Çok Alanlı Büyüme

Türkiye’de yeni kurulan girişimlerin sektörel dağılımı da girişimcilik ekosisteminin farklı alanlara yayılan yapısını ortaya koyuyor. Türkiye’de girişimcilik ekosistemi dönüşürken, genç iş insanlarının yatırım ve büyüme anlayışı da değişiyor. Geçmişte belirli bir sektörde uzmanlaşarak büyümek iş dünyasının temel modellerinden biri olurken, bugün farklı sektörleri birbirini besleyen yatırım alanları olarak değerlendiren yeni bir girişimci profili öne çıkıyor… Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Girişimcilik ve İş Demografisi 2024 verilerine göre, Türkiye’de girişimlerin doğum oranı yüzde 15,8 olarak gerçekleşti. Yeni girişimlerde en yüksek payı yüzde 32,1 ile toptan ve perakende ticaret alırken, ulaştırma ve depolama yüzde 16,8, inşaat ise yüzde 10,1 pay aldı. 2024 yılında hızlı büyüyen girişimlerin yüzde 23,5’i imalatta, yüzde 20,5’i ticarette ve yüzde 15,2’si inşaatta faaliyet gösterdi. Türkiye’de ekonomik yapının önemli bölümünü oluşturan KOBİ’lerin sayısı ise 2024 itibarıyla 3 milyon 928 bine ulaştı. KOBİ’ler toplam girişimlerin yüzde 99,6’sını ve istihdamın yüzde 68,5’ini oluşturdu. Bu tablo, girişimcilik ekosistemindeki hareketliliğin ve yeni iş modellerinin ekonomideki ağırlığını da ortaya koyuyor. YENİ NESİL İŞ İNSANI FARKLI SEKTÖRLER ARASINDA BAĞ KURUYOR Bu kapsamda genç girişimcilerin tek bir faaliyet alanına bağlı kalmak yerine farklı sektörlerde oluşan fırsatları takip ettiğine dikkat çeken Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve NEFA Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, yeni dönemde sektörler arasındaki sınırların giderek daha geçirgen hale geldiğini söyledi. Yılmaz, “Bugün inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir girişimcinin teknolojiyi bilmeden, dijital ticareti takip etmeden ya da enerji alanındaki dönüşümü görmeden uzun vadeli bir büyüme planı oluşturması giderek zorlaşıyor. Bizim kuşağımızda tek bir sektörde ilerlemekten ziyade farklı alanların birbirini nasıl besleyebileceğine yönelik güçlü bir merak var. İnşaat, teknoloji, e-ticaret, enerji ya da gastronomi birbirinden tamamen kopuk dünyalar değil. Doğru iş modeli kurulduğunda bir alanda edinilen deneyim ve ilişki ağı başka bir alanda yeni bir fırsat yaratabiliyor” dedi. “AMAÇ HER SEKTÖRE GİRMEK DEĞİL, FIRSATI DOĞRU OKUMAK” Çok sektörlü girişimciliğin her alanda aynı anda yatırım yapmak anlamına gelmediğinin altını çizen Yılmaz, asıl değişimin girişimcilerin bakış açısında yaşandığını belirtti. Yılmaz, “Genç girişimcinin önünde artık yalnızca yaşadığı şehir ya da içinde bulunduğu sektör yok. Dünyadaki iş modellerini, tüketici davranışlarını ve yeni yatırım alanlarını aynı anda takip edebiliyor. Bu nedenle ‘Ben inşaatçıyım, yalnızca inşaatla ilgilenirim’ ya da ‘Ben teknoloji alanındayım, başka bir sektöre bakmam’ anlayışı giderek değişiyor. Burada önemli olan her sektöre girmek değil; farklı sektörlerdeki gelişmeleri okuyabilmek ve kendi işinizle nerede kesiştiğini görebilmek” diye konuştu. Gençlerin farklı sektörlerle temas kurmasının yeni ortaklıkların önünü açabileceğini ifade eden Yılmaz, bu yaklaşımın NEFA Ticaret Platformu’nun yapısında da karşılık bulduğunu söyledi. “FARKLI MASALARDA OTURMADAN YENİ FİKİRLER ÜRETMEK ZOR” Farklı sektörlerden iş insanlarını aynı ağ içerisinde buluşturmanın girişimcilik açısından önemine değinen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir inşaatçının teknoloji girişimcisiyle, bir yazılımcının enerji sektöründen bir isimle, bir e-ticaret girişimcisinin gastronomi alanındaki bir yatırımcıyla aynı masaya oturması bazen hiç planlanmamış bir iş fikrinin başlangıcı olabiliyor. NEFA’da oluşturmaya çalıştığımız yapı da bunun üzerine kurulu. Ticaret yalnızca ürün ya da hizmet alıp satmak değil; bilgiye, deneyime ve doğru insanlara ulaşabilmek de ticaretin önemli bir parçası. Özellikle genç girişimcilerin kendi sektörlerinin dışındaki dünyalarla daha fazla temas kurması gerektiğini düşünüyorum.” Yeni dönemde girişimciliğin yalnızca şirket kurmakla değil, değişen tüketici alışkanlıklarını takip etmek, teknolojiyi iş süreçlerine dahil etmek ve farklı sektörler arasında iş birliği geliştirebilmekle şekilleneceğini belirten Yılmaz, “Önümüzdeki dönemde tek bir meslek ya da sektör tanımıyla kendisini sınırlandırmayan, farklı alanlardaki fırsatları okuyabilen girişimcileri daha fazla göreceğiz. Bence yeni nesil iş dünyasının en belirgin özelliklerinden biri de bu olacak” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB’den, Çocukların Güvenli Ulaşımı İçin Şoför ve Rehberlere Eğitim Haber

ABB’den, Çocukların Güvenli Ulaşımı İçin Şoför ve Rehberlere Eğitim

Ankara Büyükşehir Belediyesi, çocukların güvenli ve sağlıklı ulaşımını sağlamak amacıyla okul servis şoförleri ve rehber personeline yönelik eğitim programı düzenledi. 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde Sağlık İşleri, Ulaştırma ve Zabıta Daire Başkanlıkları ile Ankara Emniyet Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen eğitimlerde; ilk yardım, iş sağlığı ve güvenliği ile güvenli sürüş teknikleri konusunda bilgiler verildi. Alanında uzman personeller ve trafik polisleri tarafından verilen eğitimde hayati önem taşıyan bilgiler paylaşıldı. ŞOFÖRLERE VE REHBERLERE KAPSAMLI FARKINDALIK EĞİTİMİ Okul servis şoförlerinin ve rehberlerinin yoğun katılım gösterdiği eğitim programında; acil durum anında neler yapılması gerektiği ve zamanında doğru, bilinçli müdahale adımları detaylı bir şekilde anlatıldı. Şoförlere ve rehberlere uygulamalı olarak ilk yardım uygulamaları gösterilirken; güvenli sürüş teknikleri eğitiminde ise şoförlerin servis aracı kullanırken kurallara dikkat etmesi ve trafikte yapılmaması gereken davranışlar hakkında bilgi verildi. YAVUZ: “ÇOCUKLARIMIZIN GÜVENLİĞİNİ VE SAĞLIĞINI ÖNEMSİYORUZ” ABB Sağlık İşleri Daire Başkanı Mümtaz Yavuz, okula giden öğrencilerin güvenliği ve sağlığı için hem şoförlere hem de rehberlere önemli görevlerin düştüğünü belirterek verilen farkındalık eğitimlerinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Yavuz, şöyle devam etti: “Ankara’mızda görev yapan servisçilerimize dönük ‘İlk Yardım ve İş Sağlığı Güvenliği Eğitimi’ için yan yana geldik. Eğitimlerimizin amacı; şoförlerimizin ve rehberlerimizin, Ankara trafiğinde araç kullanırken karşılaşabilecekleri sorunlarda, acil durumlarda yapmaları gereken müdahalelerdir. Biliyorsunuz ki acil müdahale hayati önem taşımaktadır. Hayatın içerisinde, mesleklerin içerisinde bu tür kazalarla karşılaştıklarında ilk müdahaleyi doğru bilgi ve doğru teknikle yapmaları gerekmektedir. Bu tür eğitimlerimizi her yıl bu tür servislerimize güncellemenin yanında kendi belediyemiz içerisinde toplu taşıma aracı kullanan şoförlerimize de vermekteyiz. Eğitimlerimizi büyütmeye devam edeceğiz.” Ankara Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı İlyas Aktürk ise böyle bir eğitim programında yer aldıkları için mutluluk duyduklarını belirterek, “Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Sayın Mansur Yavaş’a çok teşekkür ediyoruz. Çünkü bizler milletin en değerli varlığı olan çocuklarımızı taşıyoruz. Bu eğitimlerin, servis şoförlerimize ve rehber personellerimize çok yardımcı olduğunu biliyoruz. Bu sayede zaten bildikleri bilgileri tekrar tazeleme şansı buldular” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TMB Başkanı M. Erdal Eren: “OVP, Sektörümüz Açısından Önemli Bir Yol Haritası Sunuyor” Haber

TMB Başkanı M. Erdal Eren: “OVP, Sektörümüz Açısından Önemli Bir Yol Haritası Sunuyor”

Başkan Eren, OVP’de kamu yatırımlarının ekonomik ve sosyal fayda gözetilerek önceliklendirilecek olmasının sektör açısından önem taşıdığını belirterek, “Kamu yatırım programında rasyonelleştirme sürecinin devam edecek olması, kaynakların etkin kullanımı açısından anlaşılır bir yaklaşımdır. Bununla birlikte, düşük ilerleme oranına sahip, durdurulan veya yeterli ödenek ayrılamadığı için sağlıklı biçimde sürdürülemeyen projelerde müteahhitlerimize tasfiye hakkı tanınması yönündeki beklentimizi de koruyoruz” dedi. Yaptığı değerlendirmede OVP’de 2027’den itibaren kamu ve özel sabit sermaye yatırımlarında kademeli artış öngörülmesini olumlu bulduklarını ifade eden Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, ulaştırma, demiryolu, lojistik koridorlar, enerji ve yenilenebilir enerji yatırımlarının sektör açısından yeni iş alanları yaratacağını kaydetti. Başkan Eren ayrıca, kamu ihale mevzuatının uluslararası normlara uyumlu, dijitalleşme, yenilikçilik ve sürdürülebilirliği destekleyen bir anlayışla güncellenecek olmasının da çok önemli olduğunu vurgulayarak, sektörün bu süreçte görüş ve katkı sunmaya hazır olduğunu belirtti. Yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin yüksek katma değerli ihracat kapsamında desteklenmesinin önemine de değinen Başkan Eren, “OVP’de ihracat finansmanı imkanlarının geliştirilmesi, finansman maliyetlerinin azaltılması ve Türk Eximbank’ın kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik hedefleri son derece değerli buluyoruz. Bununla birlikte, Türk müteahhitlerinin yurtdışında daha fazla proje üstlenebilmesi için Eximbank’ın özellikle alıcı kredileri, proje finansmanı, garanti ve sigorta mekanizmalarının kapsam ve kapasitesinin geliştirilmesine ihtiyaç duyuyoruz. Günümüzde uluslararası müteahhitlikte rekabet yalnızca teknik yeterlilik ve fiyat üzerinden değil, projeye finansman sağlayabilme kapasitesi üzerinden de şekilleniyor. Bu nedenle güçlü ve rekabetçi finansman imkanlarının sektörümüzün yeni pazarlardaki başarısı açısından belirleyici olacağına inanıyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Temmuz 2026 Enflasyonu Açıklandı: Kira Artış Oranı Belli Oldu Haber

Temmuz 2026 Enflasyonu Açıklandı: Kira Artış Oranı Belli Oldu

Türkiye İstatistik Kurumu, Temmuz 2026 enflasyon verilerini açıkladı. Tüketici fiyatları aylık yüzde 1,78 artarken yıllık enflasyon yüzde 31,75 olarak hesaplandı. Ağustos ayında yenilenecek konut ve iş yeri kiralarında uygulanabilecek tavan artış oranı ise yüzde 31,90 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), milyonlarca çalışanın, emeklinin, kiracının ve yatırımcının merakla beklediği Temmuz 2026 Tüketici Fiyat Endeksi sonuçlarını yayımladı. TÜİK verilerine göre tüketici fiyatları temmuz ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 1,78 yükseldi. Yıllık enflasyon ise yüzde 31,75 olarak kaydedildi. Böylece yıllık TÜFE, haziran ayında görülen yüzde 32,11 seviyesinden sınırlı şekilde geriledi. Buna karşın aylık fiyat artışının hazirandaki yüzde 0,99’dan temmuzda yüzde 1,78’e çıkması, aylık enflasyonda yeniden hızlanmaya işaret etti. Resmî sonuçlar TÜİK tarafından duyuruldu. Temmuz 2026 enflasyon oranları TÜFE’deki değişim temmuz itibarıyla şöyle gerçekleşti: Karşılaştırma dönemi TÜFE değişimi Aylık enflasyon %1,78 2025 Aralık ayına göre %19,86 Yıllık enflasyon %31,75 12 aylık ortalamalara göre %31,90 Yılın ilk yedi ayında tüketici fiyatlarındaki birikimli artış yüzde 19,86’ya ulaştı. On iki aylık ortalamalara göre hesaplanan enflasyon ise yüzde 31,90 olarak kayıtlara geçti. Ağustos 2026 kira artış oranı yüzde 31,90 TÜİK’in açıkladığı verilerle birlikte Ağustos 2026 kira artış oranı da belli oldu. Türk Borçlar Kanunu kapsamında yenilenecek konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde artış sınırı, on iki aylık TÜFE ortalamasına göre belirleniyor. Buna göre ağustos ayında yenilenecek kira sözleşmelerinde uygulanabilecek yasal tavan oran yüzde 31,90 oldu. Bu oran üst sınırı ifade ediyor; taraflar daha düşük bir artış üzerinde anlaşabiliyor. Örneğin mevcut kirası 20 bin TL olan bir konutta tavan oran üzerinden yapılacak artış 6 bin 380 TL’ye karşılık geliyor. Böyle bir hesaplamada yeni kira bedeli 26 bin 380 TL oluyor. Mevcut kira En yüksek artış Yeni kira 15.000 TL 4.785 TL 19.785 TL 20.000 TL 6.380 TL 26.380 TL 25.000 TL 7.975 TL 32.975 TL 30.000 TL 9.570 TL 39.570 TL Bu hesaplamalar yüzde 31,90’lık tavan oran esas alınarak hazırlanmıştır. Sözleşmenin niteliği, beş yılı aşan kira ilişkileri veya devam eden hukuki süreçler farklı değerlendirmeler doğurabilir. Konut grubunda yıllık artış yüzde 40’ı aştı Temmuz ayında en yüksek ağırlığa sahip ana harcama gruplarından gıda ve alkolsüz içeceklerin fiyatları yıllık yüzde 37,53 arttı. Ulaştırma grubundaki yıllık yükseliş yüzde 30,83 olurken konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlardaki artış yüzde 40,32’ye ulaştı. Bu üç grubun yıllık enflasyona katkıları şöyle hesaplandı: Gıda ve alkolsüz içecekler: 8,94 puanUlaştırma: 5,22 puanKonut ve enerji: 5,21 puan Aylık verilere bakıldığında gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,61, ulaştırmada yüzde 2,59, konut grubunda ise yüzde 2,25 oranında fiyat artışı görüldü. Ulaştırma, 0,44 puanla aylık enflasyona en güçlü katkıyı veren üç büyük grup arasında ilk sırada yer aldı. 117 ürün grubunda fiyatlar yükseldi TÜİK’in takip ettiği 174 alt sınıfın 117’sinde fiyatlar temmuz ayında arttı. Elli alt sınıfta fiyat düşüşü görülürken yedi alt sınıfın endeksinde değişiklik olmadı. İşlenmemiş gıda, enerji, alkollü içecekler, tütün ve altın hariç tutularak hesaplanan B göstergesi, temmuzda aylık yüzde 1,66 ve yıllık yüzde 30,98 yükseldi. Çekirdek göstergedeki yıllık artışın manşet enflasyonun altında kalması dikkat çekti. Üretici enflasyonu yüzde 27,83 oldu TÜİK’in aynı gün açıkladığı Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi’ne göre üretici fiyatları temmuz ayında yüzde 1,52 arttı. Yıllık üretici enflasyonu ise yüzde 27,83 olarak gerçekleşti. Tüketici enflasyonu ile üretici enflasyonu arasındaki fark yaklaşık 3,9 puan olarak hesaplandı. Üretim maliyetlerinin tüketici fiyatlarına ne ölçüde yansıyacağı, önümüzdeki aylardaki enflasyon görünümü açısından takip edilecek başlıklardan biri olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kayseri'de Başkan Büyükkılıç, UND Yönetimiyle Kayseri'nin Lojistik Geleceğini Görüştü Haber

Kayseri'de Başkan Büyükkılıç, UND Yönetimiyle Kayseri'nin Lojistik Geleceğini Görüştü

Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras, UND İkinci Başkanı Ergün Bilen ve beraberindeki yönetim kurulu üyelerini Büyükşehir Belediyesi’nde ağırladı. Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin Kayseri’de gerçekleştirdiği Yönetim Kurulu Toplantısı öncesinde gerçekleşen ziyarette, kentin geleceğine yön verecek Lojistik Merkez Projesi başta olmak üzere ulaştırma, ticaret ve yatırım odaklı çalışmalar değerlendirildi. Başkanlık Toplantı Salonu’nda gerçekleşen görüşmede konuklarını tek tek karşılayan Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, nazik ziyaretlerinden dolayı UND yönetimine teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi. Görüşmede Kayseri’nin uluslararası vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Başkan Büyükkılıç, kentin 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ve 2029 Dünya Spor Başkenti ünvanlarıyla önemli organizasyonlara ev sahipliği yapacağını belirterek, Erciyes Kayak Merkezi, Yüksek İrtifa Kamp Merkezi, Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi ve Mutfak Sanatları Merkezi gibi yatırımlar hakkında heyete bilgi verdi. Kayseri’nin sanayi, üretim, ihracat ve ulaşım alanındaki güçlü potansiyeline dikkat çeken Başkan Büyükkılıç, Büyükşehir Belediyesi olarak kentin lojistik altyapısını güçlendirecek her projeye büyük önem verdiklerini ifade etti. Kayseri’nin sahip olduğu stratejik konumun, planlanan Lojistik Merkez ile daha da değer kazanacağını belirten Büyükkılıç, projenin hem şehir ekonomisine hem de Türkiye’nin taşımacılık sektörüne önemli katkılar sunacağını vurguladı. UND Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras ise Kayseri’nin Türkiye ekonomisi açısından stratejik öneme sahip şehirlerden biri olduğunu belirterek, dernek olarak her ay farklı bir bölgede gerçekleştirdikleri yönetim kurulu toplantısını bu ay Kayseri’de yapmaktan memnuniyet duyduklarını söyledi. Kayseri’de planlanan Lojistik Merkez Projesi’ne Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği destekten dolayı Başkan Büyükkılıç’a teşekkür eden Aras, “Kayseri bizim için çok önemli. Özellikle Lojistik Köy projesine verdiğiniz destek bizleri ziyadesiyle mutlu etti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı nezdinde yürüttüğünüz girişimler ve yer tespitine yönelik çalışmalar sektörümüz adına son derece kıymetlidir. Destekleriniz için teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. Ziyarette, Kayseri’de kurulması planlanan Lojistik Merkez Projesi’nin sağlayacağı ekonomik katkılar, ulaştırma altyapısına kazandıracağı avantajlar ve iş birliği imkânları üzerinde değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyarette, Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ali Süslü de hazır bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kart Çankırı’da Hayata Geçti Haber

Türkiye Kart Çankırı’da Hayata Geçti

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ), iki asra yaklaşan tecrübesi ve geniş hizmet ağı ile posta kargodan lojistiğe, e-ticaretten bankacılığa kadar birçok alanda çalışmalarını sürdürüyor. Bu hizmetlerin yanı sıra PTT AŞ, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının koordinasyonuyla hayata geçirdiği Türkiye Kart Projesi ile şehir içi ulaşımda ödeme yöntemlerinin tek bir çatı altında toplanmasını amaçlıyor. Türkiye’nin ulaşım alanında geleceğini şekillendirecek olan Türkiye Kart Projesi, dijital dönüşüm kapsamında geliştirilen bir inovasyon ve teknoloji projesi olarak dikkat çekiyor. Ülke genelinde kullanımı hedeflenen proje ile ulaşım, ödeme, para transferi ve alışveriş işlemleri tek bir kartta birleşirken vatandaşlar Türkiye Kart’ı hem fiziki olarak hem de Türkiye Kart mobil uygulamasındaki QR kod ve kredi kartı seçenekleriyle kullanabilecek. TÜRKİYE KART ÇANKIRI’DA HİZMET VERMEYE BAŞLADI PTT AŞ, Türkiye Kart Projesi’nin ülke genelinde yaygınlaştırılmasına yönelik iş birliklerini sürdürüyor. İlk olarak pilot il Konya’da devreye alınan ve daha sonra belirli illerde kullanılmaya başlanan Türkiye Kart, Çankırı Belediyesi ile imzalanan iş birliği protokolü kapsamında Çankırı’da vatandaşların hizmetine sunuldu. İmzalanan protokol ve Türkiye Kart Projesi’nin detaylarına ilişkin bilgilendirme yapmak amacıyla Çankırı Yer Altı Tuz Şehri’nde basın bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıya, Çankırı Valisi Mustafa Fırat Taşolar, Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen ve PTT AŞ Genel Müdürü Dr. Hakan Gülten katılım sağladı. PTT AŞ GENEL MÜDÜRÜ DR. HAKAN GÜLTEN: “TÜRKİYE KART PROJESİ, BUGÜN ÇANKIRI’DA HİZMETE ALINARAK BU VİZYONUN SOMUT VE GÜÇLÜ BİR YANSIMASI HÂLİNE GELMİŞTİR.” PTT AŞ Genel Müdürü Dr. Hakan Gülten, Türkiye Kart’ın Çankırı’da hayata geçirilmesine ilişkin düzenlenen basın bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada; köklü tarihi, zengin kültürel mirası ve eşsiz doğal güzellikleriyle öne çıkan Çankırı’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının koordinasyonunda, PTT’nin yürüttüğü ve ülkemizin dijital dönüşüm sürecine katkı sağlayan Türkiye Kart Projesi’nin önemine dikkat çeken Gülten, proje ile şehir içi ulaşımda kullanılan ödeme yöntemlerinin tek bir çatı altında toplandığını, daha verimli, daha ekonomik ve daha istikrarlı bir yapı oluşturulduğunu kaydetti. Türkiye Kart’ın, kullanıcı dostu yapısının yanı sıra, kâğıt bilet kullanımını ve gereksiz kart üretimini azaltarak çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sağladığını söyleyen Dr. Hakan Gülten, vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştırmayı merkeze alan bu yaklaşım doğrultusunda hayata geçirilen Türkiye Kart Projesi’nin, bugün Çankırı’da hizmete alınarak bu vizyonun somut ve güçlü bir yansıması hâline geldiğini vurguladı. Gülten, gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Çankırılı vatandaşların şehir içi ulaşımda daha hızlı, daha pratik ve güvenli bir ödeme deneyimine kavuşacağını aktararak, projenin ülke genelinde yaygınlaşmasıyla, vatandaşların hayatını kolaylaştıracağına ve ekonomik verimliliği artıran, dijital dönüşümü hızlandıran yerli ve millî bir altyapı olarak topluma değer katacağına yürekten inandığını dile getirdi. Dr. Hakan Gülten, teşekkürlerini sunarak konuşmasını sonlandırdı.

Havacılık Sektörünün Öncü İsimleri, KTO Karataylılar İle Bir Araya Geldi Haber

Havacılık Sektörünün Öncü İsimleri, KTO Karataylılar İle Bir Araya Geldi

Mesleki bilgi paylaşımının yapıldığı ve sivil havacılık kurallarının ele alındığı konferans; KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç, Türk Hava Yolları Sorumlu Kaptan Pilotu Celal Bek, Türk Hava Yolları Kabin Amiri Yasemin Demirel, Türk Hava Yolları Kabin Memurları Tuğçe Özev, Enes Bilgin ve Alev Doğan’ın yanı sıra Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri Programı ile Pilotaj Bölümü akademisyen ve öğrencilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. “Gençlerimizi, Ülkemizin İhtiyacı Olan Alanda Yetiştirmek İçin Büyük Çaba Harcıyoruz” Konferansın açılış konuşmasını yapan KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç, “Dünya çok hızlı bir şekilde değişiyor ve bu değişimin en yoğun yaşandığı alanlardan biri havacılık sektörüdür. KTO Karatay Üniversitesi olarak, ülkemizin ihtiyaçlarını dikkate alarak bu alana yöneldik ve çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Siz değerli gençlerimizi, ülkemizin ihtiyaç duyduğu alanlarda yetiştirmek için yoğun bir gayret içerisindeyiz. Sizler yarınımızın teminatısınız. Özellikle uçuş eğitimlerinde son derece başarılı sonuçlar elde ediyoruz. Sizlerle gurur duyuyoruz. Katılımlarıyla bizleri onurlandıran değerli konuklarımıza teşekkür ediyor, sevgili öğrencilerimize başarılar diliyorum.” şeklinde konuştu. “21. Yüzyıl, Havacılık Yüzyılıdır” Mesleki bilgi paylaşımında bulunan Türk Hava Yolları Sorumlu Kaptan Pilotu Celal Bek, “Havacılığa ilgi duyan gençlerle bir arada olduğumda her zaman büyük bir heyecan duyuyorum. Çok sayıda uçuş gerçekleştirdim, harp görevlerine katıldım ve dünyanın farklı bölgelerinde zorlu şartlar altında görev yaptım; ancak bugüne dek hiçbir ortamda burada yaşadığım heyecanı hissetmedim. Çünkü buraya baktığımda bir ülkenin geleceğini görüyorum. Bir ülkenin geleceğini anlamak için gençlerine bakmak yeterlidir. 21. yüzyılın bir havacılık yüzyılı olacağını söylüyor ve bunu bizzat tecrübe ediyoruz. Bu yüzyıla yön verecek insanları burada görmek, gerçekten tarifsiz bir gurur ve heyecan kaynağıdır. İçinde bulunduğumuz çağ; bilgilerin son derece hızlı değiştiği, dönüşümün baş döndürücü bir hız kazandığı bir dönemdir. Aslında bu çağ, tam anlamıyla havacılık çağıdır. Havacılıkla doğrudan ilişkisi olmayan bir toplumun bu yüzyıla ayak uydurması kolay değildir. Unutulmamalıdır ki gökyüzü hepimizin; ister havacı olalım ister olmayalım, bu ortak mirasa sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı. Konferans, soru-cevap oturumu, hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.