Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ulusal Katkı

Kapsül Haber Ajansı - Ulusal Katkı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ulusal Katkı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TSKB ve JBIC Arasında Dev Anlaşma Haber

TSKB ve JBIC Arasında Dev Anlaşma

T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde temin edilen kaynakla Türkiye genelinde sera gazı emisyonlarının azaltılmasını amaçlayan yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık yönetimi yatırımları ile diğer yeşil yatırımlara finansman sağlanacak. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, sağlanan kredinin JBIC ile bugüne kadar imzalanan en yüksek tutarlı kredi olduğunu belirterek, “COP31 Zirvesi’ne hazırlanan Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ve düşük karbonlu ekonomiye geçişine JBIC GREEN 4 kredisiyle katkı sağlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz” dedi. Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması için yeşil dönüşümü desteklemeyi sürdüren Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), uzun soluklu iş ortağı Japonya Uluslararası İş Birliği Bankası (JBIC) ile yürüttüğü iş birliğine bir yenisini daha ekledi. Daha önce 2015, 2022 ve 2023 yıllarında JBIC ile hayata geçirilen GREEN kredi anlaşmalarının devamı niteliğindeki bu yeni finansmanla birlikte 350 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 4 kredi anlaşması imzalandı. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğüyle sağlanan söz konusu kredi, Türkiye genelinde sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sunacak yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, su ve atık yönetimi yatırımları ile diğer yeşil yatırımların finansmanında kullanılacak. Anlaşmaya JBIC’in yanı sıra temsilci banka olarak MUFG Bank, Ltd. de destek veriyor. TSKB, Samuray Bonoları ihracı aracılığıyla Japon sermaye piyasalarında başlattığı işlemlerini 1999 Marmara depreminden etkilenen firmaların desteklenmesi amacıyla 2000 yılında JBIC ile imzaladığı ilk kredi anlaşmasıyla pekiştirirken, iki kurum arasındaki stratejik ortaklığın da temellerini attı. TSKB ve JBIC arasındaki güçlü iş birliği, ilerleyen yıllarda sürdürülebilir kalkınma odağında derinleşerek devam etti. Bu kapsamda, Türkiye’de sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlamak amacıyla 150 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 1 kredi anlaşması 2015 yılında hayata geçirildi. Bunu, 2022 yılında imzalanan 220 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 2 kredi anlaşması izledi. 2023 yılında ülkemizin doğu ve güneydoğu bölgelerinde yaşanan deprem felaketinin ardından ise iki kurum arasındaki köklü iş birliğinin ve Türkiye ile Japonya arasındaki dayanışmanın bir göstergesi olarak temin edilen 200 milyon ABD doları tutarındaki GREEN 3 kredisiyle, depremden etkilenen firmaların yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımları desteklendi. TSKB, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine katkı sağlamayı kararlılıkla sürdürüyor. 2015, 2022 ve 2023 yıllarında hayata geçirilen GREEN kredilerinin devamı niteliğindeki bu anlaşmayla birlikte TSKB’nin JBIC’ten son 10 yılda sağladığı toplam finansman tutarı yaklaşık 1,2 milyar dolar seviyesine ulaştı. JBIC ile imzalanan kredi anlaşması hakkında değerlendirmede bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “JBIC ile 2000 yılından bu yana başarıyla sürdürdüğümüz stratejik ortaklığımızı, Türkiye ve Japonya’nın birbirlerine destek olma konusunda uzun yıllara dayanan güçlü iş birliği geçmişinden aldığımız güçle 350 milyon dolarlık bu yeni anlaşmayla bir üst seviyeye taşımaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. JBIC’ten temin edilen en yüksek montanlı kredi olma özelliğini taşıyan GREEN 4 kredisi, ülkemizin enerji politikaları, 2053 net sıfır emisyon hedefi ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş hedefleriyle de bütünlük gösteriyor. Bu kaynakla yenilenebilir enerjiden su yönetimine kadar geniş bir yelpazedeki yeşil yatırımları destekleyerek ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkımızı daha da büyüteceğiz. Türkiye, Paris Anlaşması kapsamındaki Ulusal Katkı Beyanı (NDC) çerçevesinde 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını mevcut artış senaryosuna göre %41 azaltmayı hedeflerken, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji verimliliği, yeşil sanayi dönüşümünü öncelikli alanlar arasında konumlandırıyor. Bu kaynakla yenilenebilir enerjiden su ve atık yönetimine kadar geniş bir yelpazedeki yeşil yatırımları destekleyerek ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkımızı daha da büyüteceğiz. COP31 Zirvesi’ne hazırlanan Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ve düşük karbonlu ekonomiye geçişine JBIC GREEN 4 kredisiyle değer yaratmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu yeni finansman ile Türkiye’nin COP31 Eylem Gündem’indeki önceliklerine, özellikle temiz enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme ve iklim eylemi uygulama mekanizması eylemlerine katkı sunmayı amaçlıyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığımız garantörlüğü altında değerli iş ortağımız JBIC ile imzaladığımız bu yeni anlaşmayla sürdürülebilir kalkınma rotasında ülkemiz için güçlü bir adım daha attık. Bu kapsamda, GREEN 4 kredimiz için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na değerli desteklerinden dolayı en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi. JBIC Genel Direktörü Hiroyuki Suzuki anlaşma hakkında şu açıklamaları yaptı: “GREEN 4 kredisi, JBIC ve TSKB arasında süregelen iş birliği temelinde gelişen uzun soluklu ve yakın ortaklığı yansıtıyor. JBIC olarak, TSKB’nin finansman faaliyetleri aracılığıyla Türkiye’de sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesinde üstlendiği önemli rolü büyük bir takdirle karşılıyoruz. Bu kredinin, Türkiye’de yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve çevresel açıdan sürdürülebilir diğer yatırımların teşvik edilmesine katkı sağlaması, ülkenin enerji güvenliğini güçlendirmesi ve Japon şirketlerinin uzmanlık ve teknolojileriyle iş birliği fırsatları yaratmasını bekliyoruz. Japonya’nın politika odaklı finans kuruluşu olarak JBIC’in Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik çabalarını desteklemek ve Japonya ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkileri daha da güçlendirmek amacıyla TSKB ile yakın iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğini paylaşmak isteriz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel İklim Krizi İçin Bakanlar Kopenhag’da Buluştu Haber

Küresel İklim Krizi İçin Bakanlar Kopenhag’da Buluştu

Toplantının açış konuşmasını yapan Bakan Kurum, elektrifikasyonun önemine dikkat çekti. Bakan Kurum, “COP31 Başkanlığı olarak küresel bir tartışma başlatmak istiyoruz. Antalya'da buna ilişkin bir adım atmak istiyoruz. Bugün nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 20'si elektrikle karşılanıyor. Bu oranı mümkün olduğunca artırmayı hedeflemeliyiz. Hem elektrik üretimini karbonsuzlaştırmak hem de elektrifikasyonu aslında hayatın her alanına yaymak gerekiyor” dedi. COP31 Eylem Gündemi’nin öncelikli konuları arasında temiz enerji, temiz pişirme, dirençli şehirler ve sanayinin karbonsuzlaştırılması olduğunun altını çizen Bakan Kurum, bu konuda Uluslararası Enerji Ajansı, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı ve Küresel Yenilenebilirler İttifakı gibi kuruluşlarla çalışmaya devam ettiklerini söyledi. İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar’ın da katıldığı ve iki gün süren toplantıda, katılımcı ülke temsilcileri oturumlarda konuşmalar gerçekleştirdi. Bakan Kurum’dan tüm paydaşlara çağrı COP31 hazırlıkları kapsamında iklim eylemine farklı taraflardan katkı sunulmasına açık olduklarını ifade eden Bakan Kurum, tüm paydaşlara çağrıda bulunarak: “Sürecin tarafların öncülüğünde ilerleyen yapısına saygı göstererek, müzakereler dışında da verimli diyaloglar yürütebileceğimiz alanların bulunmasının kritik olduğuna inanıyoruz. Küresel İklim Eylem Gündemi’nin yeni modeli kapsamında, pratik çözümler üzerinde iş birliği yapılabilecek forumlar olacaktır. Tüm paydaşlarımıza Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin finansmanını güvence altına alma çağrısında bulunuyoruz. Ulusal yol haritalarının, kolektif eylemin ve Paris mekanizmasının temel yapı taşları olduğunu düşünüyoruz. En büyük etkinin yaratılabilmesi için bu yol haritalarının BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi sınırlarında kalması ve Ulusal Katkı Beyanları (NDC) olarak sunulması; bunlara İki Yıllık Şeffaflık Raporları’nın (BTR) eşlik etmesi gerektiğine inanıyoruz. Ulusal Uyum Planları’nı çok önemsiyoruz. Yol haritalarının sistemi güçlendirmesi gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu. Bakan Kurum’un konuşmasından bazı satır başları şöyle; “Erişilebilirliği Artırmak İçin Finans Kuruluşlarıyla Çalışmayı Sürdüreceğiz” Bakan Kurum, COP31’de önemli başlıklardan birinin iklim finansmanı olacağını vurgulayarak şunları söyledi: Her şeyden önce, gelişmekte olan dünyaya yönelik iklim finansmanını ölçeklendirmek için atabileceğimiz pratik adımlara bakıyoruz. Bunu; Küresel Uygulama Hızlandırıcısı, ilave bir mekanizma ve Bakü’den Belém’e Yol Haritası’nın tavsiyelerini hayata geçirmek üzere tüm aktörlerle birlikte çalışarak yapacağız. COP31’in, uluslararası özel sektör aktörlerinin iklim finansmanını harekete geçirmek için iş birliği yapabileceği bir yer olmasını istiyoruz. Donörleri, 300 milyar dolarlık Bakü Finansman Hedefi kapsamındaki taahhütleri konusunda sorumlu tutacağız. COP31 sonunda 300 milyarlık taahhütten ne gerçekleşmiş bunu görmek, ölçmek istiyoruz. Bunu uygulama mekanizmasıyla gelişmekte olan ülkelere destek olarak verip, oradaki iklim değişikliğine uyumu artıracak adımlar atmak istiyoruz. İmtiyazlı ve hibe temelli kamu finansmanı; özellikle ekonomisi gelişmekte olan ülkelerin uyum sağlayabilmesi, direnç inşa edebilmesi ve kayıp-zarara yanıt verebilmesi için elzem olacaktır. Erişilebilirliği artırmak için finans kuruluşlarıyla çalışmayı sürdüreceğiz. Bu amaçla, BM iklim fonlarından sağlanan kaynağı 2030’a kadar üç katına çıkarmaya çalışacağız. “Yeşil İklim Fonu’nun Bu Yıl Yeniden Kaynağa Ulaşması Önemli” COP31’de Yeşil İklim Fonu’nun iklim hedeflerini desteklemekte önemli bir yeri olduğunu vurgulayan Bakan Kurum, “Yeşil İklim Fonu’nun bu yıl yeniden kaynağa ulaşması kritik önem taşıyor. Ayrıca gelişmiş ülkeler, Bakü Finansman Hedefi’ne düşen adil paylarını nasıl karşılayacaklarını göstermek üzere bu yıl, ilk iki yıllık bildirimlerini COP başkanlığına sunmaları gerekiyor. Küresel iklim eylemini desteklemekten söz etmek kolay ama o sözü tutmak da gerekir. Eylem Gündemimizle süreci geliştirmeye ve somut sonuç üretmeye, geçişi hızlandırmaya kararlıyız. İşin sonunda biz bu dünyanın geleceği için hep birlikte adım atmak mecburiyetindeyiz. Bu bir tercih değil, bu bir zorunluluk. Bu zorunluluğu sevgili dostlarımızla birlikte yapmaya kararlıyız” diye konuştu. “İhtiyaç Duyduğumuz Şey Daha Güçlü Uygulama, Daha Güçlü İş Birliği” Bakan Kurum, toplantının sonunda yaptığı konuşmada Paris İklim Anlaşması'nın imzalanmasının üzerinden 10 yıl geçtiğini hatırlatarak şöyle devam etti: Paris Anlaşması'nın ikinci 10 yılına girdik ve önemli ilerleme kaydediyoruz. Bugün artık çok net bir noktadayız. İklim rejiminin temel meselesi artık yalnızca yeni hedefler açıklamak değil, mevcut taahhütleri sahada somut sonuçlara dönüştürmektir. Bu nedenle küresel iklim rejiminin açık şekilde yeni bir uygulama dönemine girdiğini söylüyoruz, buna inanıyoruz. Bugün mevcut azaltım seviyesiyle uygulama kapasitesi arasındaki boşluğun hızla kapatılması gerektiği çok açıktır. Bu noktada ulusal katkı beyanlarını yalnızca politika belgeleri olarak değil, uygulanabilir dönüşüm yol haritaları olarak ele almak zorundayız. Çünkü artık ihtiyaç duyduğumuz şey daha güçlü uygulama, daha güçlü iş birliği ve daha somut sonuçlardır. Özellikle enerji dönüşümü bu sürecin merkezinde yer almaktadır. Çünkü emisyonların işte yüzde 70'e yakını enerji kaynaklı. Açılış toplantısında, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen, COP30 Başkanı Andre Correa do Lago ve BM Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart da birer konuşma yaptı. Danimarka, Brezilya Ve Avustralya İle Ortak Basın Toplantısı Bakan Kurum, toplantı öncesinde COP31 Başkanlığında müzakereleri Türkiye ile birlikte yürütecek Avustralya’nın İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile bir araya geldi. Heyetler arası görüşmede Antalya’nın ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31 Zirvesi’ne ilişkin hazırlıklar ele alındı. Bakan Kurum, daha sonra, Danimarka Bakanı Lars Aagaard, Brezilya Hükümeti İklim Elçisi ve COP30 Başkanı Andre Correa do Lago ve Avustralya Bakanı Chris Bowen ile uluslararası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Orta Doğu Krizi Elektrikli Araç İvmesini Artıracak Haber

Orta Doğu Krizi Elektrikli Araç İvmesini Artıracak

Avrupa genelinde akülü elektrikli araç (BEV) satışları yüzde 19 artarken Fransa’da yüzde 28’e, Almanya’da yüzde 23’e ulaştı. Dünyada alacak sigortası lideri olan Allianz Trade, yılın belli dönemlerinde farklı sektörlerin küresel gelişimlerini ele alan raporlar hazırlıyor. Son yayımladığı raporda, Ortadoğu’daki krizin elektrikli araçlar üzerindeki etkilerini ele alan Allianz Trade’e göre Ortadoğu'daki jeopolitik gerilimler sonucunda artan petrol/yakıt fiyatları, küresel ölçekte elektrikli araç (EV) satışlarını artırdı. Bu ivmenin, özellikle de ana pazarlarda otomobillerdeki güç aktarım sistemleri modelleri arasındaki fiyat farklarının daralması ve süregelen sübvansiyon kesintileri sayesinde oluştuğu da rapordaki bilgiler arasında yer alıyor. Rapora göre tüketiciler enerji maliyeti şoklarına karşı her zamankinden daha hassas bir tutum sergiliyor. Yakıt maliyetlerinin, Avrupa haneleri için yeniden harcama kalemlerinde ilk sıraya yerleştiği ve ulaşım, bakım ve bölge genelinde ilgili olabilecek tüm hizmetlerde yaygın bir etki yarattığı da raporda vurgulanıyor. Son 20–30 yılda ortalama kullanılabilir gelir artsa da yakıt maliyetleri Fransa’da ortalama harcanabilir gelirin yüzde 8’ine kadar ulaştı ki uzmanlar bunun Almanya’da daha da düşük olduğunu raporda belirtiyor. Allianz Trade ekonomistleri bu durumun, özellikle düşük gelirli haneler için anlamlı tüketim maliyetlerini kritik bir problem haline getirdiğine de raporda yer veriyor. Bugün, akülü elektrikli araçlara (BEV) geçiş, maddi enerji tasarruflarıyla Batı Avrupa’da kişi başına ortalama yüzde 4–5 satın alma gücü artışı, fiyat oynaklığı dönemlerinde yüzde 5–7’ye varan enerji maliyeti farkı ile sağlanabileceği de rapordaki bilgiler arasında. Mevcut ivmeyi sürdürülebilir kılmak mümkün Rapora göre hali hazırdaki akülü elektrikli araç ivmesinin, sürdürülebilir bir enerji dönüşümüne evrilebilmesi için dört önemli politika izlenmesi gerekiyor. Bunlardan ilki yerel batarya üretiminin artırılması, ikincisi yeterli elektrik şebekesi altyapısının oluşturulması, üçüncüsü etkili karbon fiyatlandırma mekanizmalarının hayata geçirilmesi ve dördüncüsü ise istikrarlı teşvik politikalarının uygulanması olarak raporda gösteriliyor. Ve bu temel politikalarda da eş zamanlı adımlar atılması gerektiği yine raporda vurgulanıyor. Bunun yanı sıra örneğin batarya menzillerinin >500 km olmasıyla psikolojik bariyerlerin aşılması, daha hızlı şarj süreleri gibi olumlu yapısal ilerleme sinyallerinin de mevcut olması raporda umut verici gelişmeler arasında gösteriliyor. Allianz Trade raporuna göre; Avrupa’nın, batarya ve güç aktarma teknolojilerinde Çin’in hakimiyetine karşı halen önemli ölçüde bağımlı durumda. Öte yandan altyapı yetersizliği giderek yapısal bir probleme dönüşüyor. Rapordaki diğer bir veri ise; 2026’nın ilk çeyreği itibarıyla Avrupa’da bulunan 1,1 milyon şarj noktasının büyük kısmı yalnızca dört ülkede yer aldığı ve mevcut seviyenin Avrupa Komisyonu’nun 2030 için öngördüğü 3,5 milyon hedefinden oldukça uzak kaldığı yönünde. 2030’a kadar bataryalı elektrikli araç (BEV) payı yüzde 70’e ulaşabilir Rapora göre; AB Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) kapsamında karbon fiyatlandırmasının güçlendirilmesi ve Ulusal Katkı Beyanlarının (NDC) uygulanması ile BEV payı yüzde 29’dan yüzde 42’ye çıkabilir; ancak bu oran Net Zero hedefi için gerekli olan yüzde 79 tahminin altında kalıyor. İyi haber ise batarya maliyetlerinin 2010’dan bu yana yüzde 93 düşmüş olması ve 2030’a kadar kWh başına 60–70 dolar seviyesine inmesi beklentisi. Öte yandan Avrupa’nın düşük karbonlu elektrik üretim payını 2035 yılına kadar yüzde 70’ten yüzde 80’e çıkarmasının, araç başına elektrikli araç emisyonlarını yüzde 40’ın üzerinde azaltabileceğine de raporda yer veriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.