Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uluslararası Finans

Kapsül Haber Ajansı - Uluslararası Finans haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası Finans haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Armada Gıda, FMO ve PROPARCO Sendikasyon Kredisi İçin İmza Töreninde Buluştu Haber

Armada Gıda, FMO ve PROPARCO Sendikasyon Kredisi İçin İmza Töreninde Buluştu

Finansman, şirketin Mersin’de planladığı Armada 4 üretim ve depolama kompleksi ile Kazakistan’daki bakliyat işleme yatırımlarının geliştirilmesinde kullanılacak. Armada Gıda, sürdürülebilir büyüme ve uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirme hedefleri doğrultusunda sağladığı 110 milyon dolarlık uzun vadeli sendikasyon kredisi için uluslararası finansman kuruluşlarının temsilcileriyle 29 Eylül’de İstanbul’da düzenlenen imza töreninde bir araya geldi. Finansman, şirketin katma değerli üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarının yanı sıra bitkisel protein bazlı gıda ürünleri alanındaki büyüme stratejisini destekleyecek. Kaynağın, Mersin’de planlanan yeni üretim ve depolama kompleksi Armada 4 ile Kazakistan’daki bakliyat işleme yatırımlarının geliştirilmesinde değerlendirilmesi planlanıyor. Söz konusu yatırımların, Türkiye’nin tarım ve gıda sektörünün küresel değer zincirlerindeki konumunun güçlenmesine de katkı sağlaması hedefleniyor. Uluslararası finans kuruluşlarının temsilcileri imza töreninde buluştu Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez liderliğinde aile ve yönetim kurulu üyeleri ile üst düzey yöneticilerin ev sahipliği yaptığı imza törenine; Hollanda Kalkınma Bankası FMO (Nederlandse Financierings-Maatschappij voor Ontwikkelingslanden N.V.) Tarım, Gıda ve Ormancılık Direktörü Hans Bogaard, FMO Tarım, Gıda ve Su Sektörleri Müdürü Tuğçe Koçkaya Beker, FMO Tarım ve Gıda Sektörü Yatırım Uzmanı Alexander van de Water, FMO Portföy Uzmanı Anıl Göker, FMO Sendikasyon Kıdemli Uzmanı Ahmad Salman, FMO Hukuk Müşavirleri Wen Liu ve Bahar Car Deahl ile Fransız Kalkınma Finans Kuruluşu PROPARCO (Société de Promotion et de Participation Pour la Coopération Economique S.A.) Tarım-Gıda Sektörü Başkanı Marie Garcin ve PROPARCO Kıdemli Yatırım Uzmanı Cédric Martin katıldı. Hans Bogaard: “Önümüzdeki 10 yılda Armada Gıda’nın global bir şirket olma yolculuğunda yanında olmayı umuyoruz” Törende konuşan FMO Tarım, Gıda ve Ormancılık Direktörü Hans Bogaard, Türkiye’nin ve Armada Gıda’nın tarım ve gıda sektöründeki potansiyeline duydukları inancın, uzun vadeli finansman desteğinin temelini oluşturduğunu belirtti. Bogaard, “Biz sadece kâr odaklı bir ticari banka değiliz; aynı zamanda etki yaratmaya çalışıyoruz. Armada Gıda da topluma pek çok alanda etki eden, ayakları yere sağlam basan bir şirket olarak globalleşme yolunda ilerliyor. Armada Gıda’yı farklılaştıran en önemli özelliklerden biri, öğrenmeye ve gelişime açık yapısının yanı sıra işine duyduğu tutku. Önümüzdeki 10 yılda Armada Gıda’nın global bir şirket olma yolculuğunda yanında olmayı umuyoruz” değerlendirmesinde bulundu. FMO Tarım, Gıda ve Su Sektörleri Müdürü Tuğçe Koçkaya Beker de Armada Gıda ile 2022’den bu yana çalıştıklarını ve uzun vadeli sendikasyon kredisiyle şirketin yeni yatırımlarına destek vermekten memnuniyet duyduklarını belirtti. PROPARCO Tarım ve Gıda Sektörü Başkanı Marie Garcin ise finansmanın Türkiye ve bölgedeki gıda değer zincirlerinin güçlenmesine katkı sağlayacak yatırımları desteklemesi bakımından önem taşıdığını belirterek, “Her iki grup arasında uzun soluklu bir ilişkinin başlangıcı olan bu destekle, bölgesel gıda kapasitesini artıracağız ve bu alandaki enerji tüketimini düşüreceğiz” dedi. Fethi Kalıpçı Sönmez: “Bölgesel liderlik hedefimizden global büyümeye ilerliyoruz” Armada Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Fethi Kalıpçı Sönmez, 110 milyon dolarlık finansmanın şirketin bölgesel liderlik hedefi açısından önemli bir destek olduğunu belirterek, Armada Gıda’nın güçlü üretim altyapısı ve uluslararası ihracat ağıyla global ölçekte büyüme yolunda ilerlediğini söyledi. Sönmez, “Anlaşma sayesinde uluslararası finans kuruluşlarından aldığımız güvenle, bölgesel liderlik hedefimize giden yolda çok önemli bir adım attık. Bu kredi desteği bizim için sadece miktarı nedeniyle değil, büyüme ve yeni yatırımlarımız açısından da önemli bir kilometre taşı. Bize güvenen bütün ortaklarımıza destekleri için teşekkür ediyoruz. Öncelikle hâlihazırda başarı gösterdiğimiz MENA bölgesinde güçlü bir gıda firması olmak istiyoruz. Şu anda bölgesel güç olma aşamasındayız. Vizyonumuz ise Armada Gıda’nın daha geniş bir coğrafyada üretim yapabilen global bir gıda firması olmasıdır” diye konuştu. Bitkisel protein ve katma değerli ürünlere yatırım Armada Gıda’nın büyüme stratejisinde sağlıklı beslenme ve bitkisel protein alanındaki gelişmeler önemli bir yer tutuyor. Bakliyatın geleneksel bir gıda kategorisinin ötesinde sağlıklı yaşam, sürdürülebilir beslenme ve yüksek protein ihtiyacına yanıt veren ürünlerde daha fazla kullanılması, şirketin yeni yatırım alanlarının da odağını oluşturuyor. Bu kapsamda finansmanın değerlendirileceği yatırımlar arasında Mersin’de kurulması planlanan Armada 4 projesi öne çıkıyor. Toplam 45 bin metrekare kullanım alanına sahip olması planlanan Armada 4’ün, ileri teknolojiye sahip katma değerli ürün işleme ve depolama kompleksi olarak hayata geçirilmesi hedefleniyor. Sönmez, yatırımlara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yeni nesil ve protein bazlı ürünler konusunda önemli bir yatırım hamlesi içerisindeyiz. Bu kapsamda finansmanı değerlendirdiğimiz yatırımlardan Armada 4, Mersin’de ileri teknolojiye sahip yeni bir katma değerli ürün işleme ve depolama kompleksi olacak. Yeni yatırımımızı özellikle sağlıklı atıştırmalıklar, protein bazlı ürünler ve katma değerli gıda ürünleri üretimi için önemli bir kampüs olarak planladık. Finansman ayrıca Kazakistan’daki tesis yatırımımızı genişletmemize ve bölgedeki üretim kapasitesini artırmamıza katkı sağlayacak.” Kazakistan’daki bakliyat işleme tesisi genişletilecek Armada Gıda’nın global büyüme stratejisinde Kazakistan önemli bir üretim ve tedarik merkezi olarak konumlanıyor. Hububat üretimi açısından stratejik bir merkez olarak değerlendirilen ülkede Armada Gıda, hâlen yüzde 70 ortaklık yapısıyla faaliyet gösteriyor. Şirket, yeni finansman desteğiyle Kazakistan’daki bakliyat işleme tesisi yatırımını genişletmeyi ve bölgedeki üretim kapasitesini artırmayı hedefliyor. Böylece Türkiye’deki üretim altyapısının yanı sıra farklı coğrafyalardaki üretim ve tedarik imkânlarının kullanılmasıyla daha geniş bir uluslararası operasyon yapısının oluşturulması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldız Holding Yönetim Kurulu’na Dr. R. Erdem Erkul ve Neslihan Tonbul Katıldı Haber

Yıldız Holding Yönetim Kurulu’na Dr. R. Erdem Erkul ve Neslihan Tonbul Katıldı

Yıldız Holding’in sürdürülebilir büyüme hedefleri ve kurumsal yönetim yaklaşımı doğrultusunda Yönetim Kurulu’na iki yeni üye katıldı. Yapay zekâ, dijital dönüşüm ve teknoloji yatırımları alanlarındaki birikimiyle Dr. R. Erdem Erkul; uluslararası finans, kurumsal yönetim ve aile şirketleri alanlarındaki deneyimiyle Neslihan Tonbul, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi oldu. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, yeni Yönetim Kurulu üyelerine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yıldız Holding’de farklı alanlardan gelen bilgi ve uzmanlığın Yönetim Kurulumuzun çalışmalarına katkısını önemsiyoruz. Erdem Bey ve Neslihan Hanım’ın farklı sektör ve coğrafyalarda edindikleri birikimin Yönetim Kurulumuza farklı bakış açıları kazandıracağına inanıyorum. Kendilerine aramıza hoş geldiniz diyor, yeni görevlerinde başarılar diliyorum.” Dr. R. Erdem Erkul hakkında Dr. R. Erdem Erkul, lisans eğitimini işletme, yüksek lisans eğitimini Kamu Yönetimi ve Yönetim Bilimleri alanında tamamladı. Doktorasını Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Yönetim Bilimi ve e-Devlet alanında yaptı. Akademik çalışmaları kapsamında University of Massachusetts bünyesindeki National Center for Digital Government’da doktora araştırmacısı olarak bulundu; Harvard Kennedy School’da kamu politikaları, inovasyon ve girişimcilik alanlarında eğitimlere katıldı. London School of Economics’te (LSE) Technological Disruption programını tamamladı. Profesyonel kariyerinde Microsoft Türkiye ve Microsoft Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde çeşitli üst düzey görevler üstlenen Erkul, 2014-2018 yılları arasında Samsung Electronics Türkiye’de Kamu Sektörü ve Dış İlişkiler Direktörü ve şirket sözcüsü olarak görev yaptı. Kariyeri boyunca teknoloji yatırımları, dijital dönüşüm, inovasyon, kamu-özel sektör iş birlikleri ve uluslararası teknoloji ekosistemleri üzerine çalışmalar yürüttü. 2021 yılında yapay zekâ ve yeni nesil teknolojiler alanında faaliyet gösteren Cerebrum Tech’i kuran Erkul, şirketin Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapıyor. Aynı zamanda Yataş Grup’ta Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olan Erkul, DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanlığı görevini yürütüyor ve DEİK Yönetim Kurulu’nda yer alıyor. Türkiye Bilişim Vakfı’nda yönetim görevleri bulunan Erkul, Forbes Technology Council üyesi. Mayıs 2024’ten bu yana Kore Cumhuriyeti’nin Sivas Fahri Konsolosu olarak görev yapan Erkul, DIGITALEUROPE’da Türkiye’nin teknoloji ekosistemini temsil ediyor. Neslihan Tonbul hakkında Neslihan Tonbul, Rutgers Üniversitesi’nden Ekonomi ve Siyasal Bilgiler alanında en yüksek dereceyle mezun oldu. Yüksek lisansını The Fletcher School of Law and Diplomacy - Tufts Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler ve Kalkınma Ekonomisi alanlarında tamamladı. 1983-2008 yılları arasında The Irving Trust Company, The Bank of New York ve BNY Mellon gibi uluslararası finans kuruluşlarında New York ve İstanbul’da üst düzey yöneticilik görevleri üstlenen Tonbul, son olarak Orta Doğu ve Türk Cumhuriyetleri’ni kapsayan Bölge Müdürü olarak görev yaptı. 2008 yılından bu yana Türkiye’nin önde gelen holding ve kurumlarında yönetim kurulu üyelikleri üstlenen Tonbul, kurumsal yönetim ve finans alanlarındaki çalışmalarını sürdürüyor. Yeni Zelanda Kalkınma Ajansı’na (NZTE) danışmanlık yapan Tonbul, Harvard Business School’da eğitim aldı ve Boston merkezli CFEG ile aile şirketleri yönetimi konusunda uzmanlaştı. 2017 yılından bu yana Koç Üniversitesi Ekonomi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Öğretim Görevlisi olarak aile şirketleri yönetimi ile etki yatırımcılığı ve sürdürülebilirlik konularında ders veriyor. Tonbul ayrıca EBRD bünyesinde kadın girişimcilere mentorluk yapıyor ve Yönetim Kurulunda Kadın Derneği kapsamında genç kadınların şirket yönetim kurullarına hazırlanmasına destek veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA’dan 125 milyon ABD doları tutarında sürdürülebilir sermaye benzeri tahvil ihracı Haber

Garanti BBVA’dan 125 milyon ABD doları tutarında sürdürülebilir sermaye benzeri tahvil ihracı

Garanti BBVA, IFC ve DEG konsorsiyumuyla gerçekleştirdiği 125 milyon ABD doları tutarındaki, 5. yıldan itibaren geri çağırma opsiyonu haiz, 10 yıl vadeli sürdürülebilir sermaye benzeri tahvil (Tier II) ihracını tamamladı. İşlem, Bankanın uluslararası finans kuruluşlarıyla stratejik iş birliklerinde önemli bir yer tutuyor. Uzun yıllar sonra gerçekleştirilen sermaye benzeri tahvil ihracı, Bankanın bu alandaki çalışmalarında farklı bir finansman modeli olarak konumlanıyor. İşlem kapsamında sağlanan kaynak, Bankanın sermaye yapısını destekleyecek. Kaynakların sürdürülebilir finansman kapsamında yeşil ve sosyal yatırımlara yönlendirilmesi planlanıyor. Yeşil finansman kapsamında mikro işletmeler ve KOBİ’lerin elektrikli araç, enerji verimli ekipman ve teknolojiler ile diğer uygun yeşil yatırımlarının finansmanı desteklenecek. Böylece işletmelerin yeşil dönüşüm yatırımlarına yönelik finansman olanaklarının geliştirilmesi hedefleniyor. Sosyal finansman kapsamında ise kadın girişimci KOBİ’lerin finansmana erişiminin desteklenmesi planlanıyor. Garanti BBVA Finans ve Hazineden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Atıl Özus işlemle ilgili değerlendirmesinde şu açıklamada bulundu: “Uluslararası finans kuruluşlarıyla uzun yıllara dayanan iş birliklerimizi, bankamızın finansman yapısını güçlendirmenin yanı sıra reel ekonominin ihtiyaçlarına yanıt veren yeni finansman modelleri geliştirmek açısından da önemli görüyoruz. IFC ve DEG konsorsiyumuyla gerçekleştirdiğimiz 125 milyon ABD doları tutarındaki sürdürülebilir sermaye benzeri tahvil ihracı da bu doğrultuda attığımız önemli adımlardan biri. Sermaye yapımızı destekleyen bu kaynakla birlikte, uluslararası kuruluşlarla ilişkilerimizi ve finansman kanallarımızı çeşitlendirmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de farklı yatırımcı ve finans kuruluşlarıyla geliştireceğimiz iş birlikleriyle, bankamızın güçlü finansal yapısını destekleyen ve müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına yanıt verebilecek yeni finansman imkânları üzerinde çalışmayı sürdüreceğiz.” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige, işlemin Garanti BBVA’nın sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarının önemli bir adımı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Sürdürülebilir finansı, ekonomik dönüşümün finansmanına katkı sağlayan uzun vadeli stratejimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bu doğrultuda, bu işlem kapsamında sağladığımız kaynağı mikro işletmeler ve KOBİ'lerin yeşil dönüşüm yatırımlarını ve kadın girişimcilerin finansmana erişimini desteklemek üzere kullanacağız. Bizim için sürdürülebilirlik, yalnızca belirli ürün ve finansman çözümlerinin ötesinde, müşterilerimizin dönüşüm ihtiyaçlarını anlayarak onlara finansman, danışmanlık ve yenilikçi çözümlerle eşlik ettiğimiz bütünsel bir yaklaşım. BBVA Grubu ile birlikte COP31'de Küresel Bankacılık Partneri olarak yer aldığımız bu dönemde, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımıza, bu finansmanla yeni ve çok önemli bulduğumuz bu adımı eklemekten memnuniyet duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde de müşterilerimizin dönüşüm yatırımlarını destekleyen ve sürdürülebilirliğin reel ekonomide hayata geçirilmesine katkı sağlayan çözümlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.” IFC Orta Doğu, Orta Asya ve Türkiye Finansal Kurumlar Grubu Direktörü Momina Aijazuddin “Bu yatırım, IFC’nin Garanti BBVA ile uzun yıllara dayanan ve önemli etki yaratan iş birliğini daha da ileri taşıyor ve Türkiye’de sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümeye yönelik ortak taahhüdümüzü yansıtıyor. Garanti BBVA’nın mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeleri finanse etme kapasitesini güçlendirerek kadın girişimciler için fırsatların genişletilmesine ve enerji dönüşümüne yatırım yapan işletmelerin desteklenmesine katkı sağlıyoruz. Birlikte, işletmelerin daha sürdürülebilir şekilde büyümelerine, rekabet güçlerini artırmalarına ve Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkıda bulunmalarına yardımcı oluyoruz.” dedi. DEG Finansal Kurumlar ve Sermaye Piyasaları Kıdemli Direktörü Gudrun Busch ise “IFC ile birlikte Garanti BBVA’nın Türkiye’deki sürdürülebilir finans hedeflerini desteklemekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Ortak yatırımımız, Banka’nın sermaye yapısını güçlendirirken yeşil mikro, küçük ve orta ölçekli işletme projeleri ile kadın girişimcilerin finansmanını destekliyor. Bu iş birliği, daha kapsayıcı ve dayanıklı bir ekonominin gelişmesine katkı sağlarken, Türkiye’nin düşük karbonlu bir geleceğe geçişini destekliyor ve kalıcı sosyal ve çevresel değer yaratılmasına katkıda bulunuyor.” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Goldman Sachs, BİST’te Ender Görülen Yapıyla EFOR Sermayesinde Haber

Goldman Sachs, BİST’te Ender Görülen Yapıyla EFOR Sermayesinde

Pay satışına alım opsiyonu yayılma işleminin eşlik ettiği model, hem Türkiye sermaye piyasalarına hem de EFOR’a duyulan güven açısından önemli bir gösterge niteliği taşıyor. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine yansıyan hareket, Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yapılan açıklamalarla netlik kazandı. Goldman Sachs International, EFOR’un çıkarılmış sermayesinin yüzde 8,03’üne karşılık gelen 175 milyon adet payla EFOR sermayesinde yer aldı. İşlemin karşı tarafında, EFOR’un hâkim ortaklık yapısı içinde bulunan Efor Capital Teknoloji Yatırımları A.Ş. bulunuyor. Taraflar arasında imzalanan düzenleme, klasik bir blok pay satışının ötesinde yapılandırıldı. Pay satışına, uluslararası finans piyasalarında “call spread” olarak bilinen alım opsiyonu yayılma işlemi eşlik etti. Bu yapı, Efor Grubu’nun uluslararası finansman kaynaklarına erişimini desteklerken Efor Capital’e işlemden kaynaklanan riskini yönetme ve payları vade sonunda geri satın alma imkânını koruma olanağı sağladı. Türkiye sermaye piyasaları açısından dikkat çekici işlem Gelişmiş piyasalarda yaygın olarak kullanılan bu tür yapılandırılmış işlemlerin Türkiye’de sınırlı sayıda örneği bulunuyor. Goldman Sachs International ölçeğinde küresel bir finans kuruluşunun, Borsa İstanbul’da işlem gören EFOR’un sermayesinde bu modelle yer alması, işlemi Türkiye sermaye piyasaları açısından dikkat çekici kılıyor. İşlem, uluslararası yatırımcıların Türkiye sermaye piyasalarına yönelik ilgisinin yanı sıra EFOR’un büyüme potansiyeline duyulan güvenin de önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. KAP açıklamasında işlemin, Efor Holding ile EFOR’un finansal kapasitesini ve mali esnekliğini artırmak; grubun sürdürülebilirlik ve büyüme stratejisini desteklemek amacıyla yapılandırıldığı belirtildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Üretim’in YEKA 2 Rüzgâr Projelerinde Kritik Eşik Aşıldı Haber

Enerjisa Üretim’in YEKA 2 Rüzgâr Projelerinde Kritik Eşik Aşıldı

Türkiye'nin yenilenebilir enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Üretim, YEKA 2 Rüzgâr Enerjisi projelerinin Muğla etabına yönelik finansman sürecini tamamladı. FMO (Hollanda Kalkınma Bankası) ev sahipliğinde Lahey'de düzenlenen imza töreninde, FMO, DEG - Deutsche Investitions- und Entwicklungsgesellschaft mbH (Alman Kalkınma ve Yatırım Kuruluşu) ve Enerjisa Üretim arasında YEKA 2 Projeleri kapsamında Muğla'da inşaları devam eden Artuna, Falp ve Gaia Rüzgâr Enerjisi Santralleri'nin finansman anlaşması imzalandı. Bu anlaşmayla birlikte Enerjisa Üretim'in YEKA 2 kapsamındaki rüzgâr enerjisi yatırımlarının finansman süreci tamamlandı. YEKA 2'nin Muğla etabı için 180 milyon dolarlık finansman Toplam 180 milyon ABD doları tutarındaki finansman, Muğla'da hayata geçirilecek toplam 250 MW kurulu güce sahip Artuna (92 MW), Gaia (83 MW) ve Falp (75 MW) Rüzgâr Enerjisi Santrallerini kapsıyor. FMO ve DEG iş birliğiyle sağlanan bu finansman, uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşlarının Türkiye'nin yenilenebilir enerji dönüşümüne duyduğu güveni de bir kez daha ortaya koyuyor. Projeler tamamlandığında yılda yaklaşık 630 GWh yenilenebilir elektrik üretilecek. Bu üretim yaklaşık 190 bin hanenin yıllık elektrik tüketimine eşdeğer temiz enerji sağlayacak ve yılda yaklaşık 221 bin ton karbon emisyonunun önüne geçilmesine katkı sunacak. “6.250 MW hedefimize kararlı adımlarla ilerliyoruz” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Enerjisa Üretim CFO'su Mert Yaycıoğlu, şunları söyledi: "Muğla'daki üç rüzgâr enerjisi santralimiz için imzaladığımız bu finansman anlaşması, önemli bir yatırımın hayata geçirilmesine katkı sağlarken, uluslararası finans kuruluşlarının Enerjisa Üretim'in uzun vadeli stratejisine duyduğu güveni de güçlü biçimde ortaya koyuyor. Bugün 4.600 MW'ın üzerindeki kurulu gücümüz ve devam eden yatırımlarımızla 6.250 MW kurulu güç hedefimize kararlı adımlarla ilerliyoruz. Yenilenebilir enerjiye yaptığımız yatırımları, büyüme stratejimizin temel itici güçlerinden biri olarak görüyor; enerji arz güvenliğini güçlendiren, sistem dayanıklılığını artıran ve uzun vadeli sürdürülebilir değer yaratan bir yaklaşımla hayata geçiriyoruz.” Anlaşmanın yetkilendirilmiş lider bankası (MLA) FMO’nun Finans ve Operasyondan Sorumlu Başkanı (Chief Finance & Operations Officer) İdil Kural ise konuya ilişkin şu açıklamada bulundu; “Bu finansman, FMO’nun Türkiye’de enerji dönüşümünü hızlandırma kararlılığının bir göstergesidir. Bu tür projeler yalnızca karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda enerji arz güvenliğini güçlendiriyor ve ülkenin sürdürülebilir ekonomik büyümesini destekliyor. Yenilenebilir enerji kapasitesini artırma konusundaki kararlı yaklaşımı nedeniyle Enerjisa Üretim ile kurduğumuz iş birliğine büyük değer veriyoruz. Bu ortaklık, güçlü özel sektör liderliğinin enerji dönüşümünü nasıl hızlandırabileceğini ve geniş ölçekte etki yaratabileceğini açıkça ortaya koyuyor.” Enerjisa Üretim, YEKA 2 kapsamında geliştirdiği yatırımlarla Türkiye'nin rüzgâr enerjisi kapasitesini artırırken, uluslararası finans kuruluşlarıyla kurduğu güçlü iş birlikleri sayesinde yenilenebilir enerji dönüşümüne uzun vadeli katkı sunmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uludağ Enerji’ye Global Banking & Markets Ödülü Haber

Uludağ Enerji’ye Global Banking & Markets Ödülü

Güney Marmara’da 5 milyondan fazla kişiye enerji dağıtım ve perakende hizmeti sunan Uludağ Enerji, sektöründeki kararlı büyüme ve dönüşüm stratejisini, uluslararası finans piyasalarında aldığı prestijli bir ödülle taçlandırdı. Şirket, Global Banking & Markets: Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya & Türkiye Ödülleri 2025 kapsamında, 17,1 milyar TL tutarındaki sendikasyon kredisi işlemiyle "Yılın Yerel Para Birimi Kredi Anlaşması" ödülüne layık görüldü. Bu finansman başta sürdürülebilir akıllı şebeke yatırımları olmak üzere, enerji arz güvenliğini güçlendirmeye yönelik kritik projelerin kesintisiz ilerlemesini sağlayarak, hizmet bölgesindeki elektrik dağıtım altyapısının geleceğe hazırlanmasında stratejik bir rol üstleniyor. Swissotel The Bosphorus’ta düzenlenen ve Uludağ Enerji CEO’su Sinan Öktem’in de katılım sağladığı organizasyonda ödül, Uludağ Enerji CFO’su Duygu Tokgöz’e takdim edildi. Finansal Başarılar Ödüllendiriliyor Uluslararası finans dünyasının önde gelen organizasyonlarından biri olan Global Banking & Markets: Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya & Türkiye Ödülleri 2025, bölgedeki en başarılı finansal işlemleri ve yenilikçi uygulamaları ödüllendiriyor. Platform, her yıl düzenli olarak gerçekleştiriliyor ve işlem büyüklüğü, yatırımcı ilgisi, finansal yenilik ve yapılandırma başarısı gibi kriterlerle Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya ve Türkiye’deki lider kurumları öne çıkarıyor.

Alstom ve Ukrayna Dev Anlaşmaya İmza Attı: Demiryolu Filosu 55 Yeni Elektrikli Lokomotifle Yenileniyor! Haber

Alstom ve Ukrayna Dev Anlaşmaya İmza Attı: Demiryolu Filosu 55 Yeni Elektrikli Lokomotifle Yenileniyor!

Akıllı ve sürdürülebilir mobilite alanında küresel lider olan Alstom, Ukrayna Demiryolları (Ukrainian Railways) ile Ukrayna'nın demiryolu ağının modernizasyonu için kritik bir anlaşma yaptığını duyurdu. Anlaşma kapsamında, Alstom, Ukrayna Demiryolları'na 55 adet Traxx Hauler elektrikli lokomotif tedarik edecek. Sözleşmenin değeri, yaklaşık 470 milyon euro olarak belirtildi. Anlaşmanın finansmanı büyük ölçüde uluslararası finans kuruluşları tarafından sağlanacak: Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD): 300 milyon euro Dünya Bankası (World Bank): 190 milyon dolar Özelleştirilmiş ve Yüksek Performans Teslim edilecek çift voltajlı lokomotifler, Ukrayna altyapısının özel ihtiyaçlarına göre tasarlanacak. Lokomotifler, Alstom'un Fransa'daki Belfort tesisinde üretilecek ve teslimatlar 2027 yılında başlayacak. Sözleşme bedeline, makinistler, bakım personeli için eğitimler ve bazı yedek parça tedarikleri de dahil. Ukrayna Demiryolları CEO'su Oleksandr Pertsovskyi, mevcut çekiş filosunun ortalama yaşının 46 olduğuna dikkat çekerek, bu stratejik anlaşmanın eskimiş filo problemine çözüm yolunda atılmış önemli bir adım olduğunu belirtti. Pertsovskyi, anlaşmanın uluslararası ortakların Ukrayna demiryolu sektörünün geleceğine duyduğu güvenin önemli bir sinyali olduğunu da vurguladı. Teknik Özellikler ve Verimlilik Alstom CEO'su Henri Poupart-Lafarge, teslim edecekleri lokomotiflerin ülkenin özel altyapı ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde uyarlandığını, yüksek performans, güvenilirlik ve enerji verimliliği sağladığını ifade etti. Sipariş edilen lokomotiflerin teknik özellikleri ise şöyle: Konfigürasyon: İkiz Bo-Bo konfigürasyonunda dört bojili (her aks ayrı bir motorla güçlendiriliyor). Voltaj Sistemi: 3kV DC ve 25kV AC çekiş sistemlerine uyumlu çift voltaj. Güç ve Hız: Güçleri 7,2 ila 9,4 MW arasında değişiyor ve 120 km/saat hıza ulaşabiliyor. Verimlilik: Tasarımları, piyasadaki diğer çözümlere göre daha ağır yükleri çekebilme kabiliyetiyle yüksek operasyonel verimlilik ve enerji tasarrufu sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Holding Yılın İlk 9 Ayında 2,6 Milyar Dolar Kombine Yatırım Yaptı Haber

Koç Holding Yılın İlk 9 Ayında 2,6 Milyar Dolar Kombine Yatırım Yaptı

Koç Holding, 2025 yılının ilk 9 ayına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Yılın ilk 9 ayında konsolide bazda toplam 47,1 milyar ABD doları (USD) gelir elde eden Koç Holding, aynı dönemde yaklaşık 2,6 milyar USD kombine yatırım gerçekleştirdi. Böylece Topluluk, son 5 yılda kombine bazda 15,7 milyar USD yatırım seviyesine ulaştı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Türkiye’nin en büyük sanayi ve hizmetler topluluğu olarak ülkemizin ihracatının yüzde 7’sinden fazlasını gerçekleştiriyor, yurt dışında 130’u aşkın üretim tesisi ve satış pazarlama şirketimizle faaliyet gösteriyoruz. Dünyanın en büyük şirketlerinin sıralandığı Fortune Global 500’de üç basamak daha yükselerek 191’inci sıraya yerleşmekten ve bu yıl da ülkemizi temsil eden tek şirket olmaktan gurur duyuyoruz” dedi. Levent Çakıroğlu: “Dengeli portföy yapımız ve ihtiyatlı finansal yönetim anlayışımız sayesinde zorluklara rağmen bu dönemde de güçlü bilançomuzu koruduk.” Küresel ekonomide belirsizliklerin devam ettiğini kaydeden Çakıroğlu, “Dengeli portföy yapımız ve ihtiyatlı finansal yönetim anlayışımız sayesinde zorluklara rağmen bu dönemde de yatırımlarımıza devam ettik, güçlü bilançomuzu koruduk. Türkiye dahil 61 ülkede devam eden faaliyetlerimizin sağladığı coğrafi çeşitlilikle sürdürülebilir gelir büyümesi sağlamaya devam ettik. Yeni finansman kaynaklarına erişerek likiditemizi daha da artırdık. Uluslararası finans piyasalarında itibarı yüksek kuruluşlarla imzaladığımız 600 milyon ABD doları tutarındaki kredi anlaşmasını ülkemize ve topluluğumuza duyulan güvenin göstergesi kabul ediyoruz” ifadelerini kullandı. Koç Topluluğu şirketlerinde 2025 yılının üçüncü çeyreğindeki öne çıkan gelişmeleri aktaran Çakıroğlu, otomotiv sektöründeki güçlü yatırımlarına dikkat çekerek şöyle konuştu: “TOFAŞ ile Stellantis, hafif ticari araç modeli K0 için kısa süre önce imza atmıştı. TOFAŞ, 1 milyon adet üretilmesi hedeflenen aracın yatırım bütçesini 386 milyon euroya çıkardı. Ayrıca, 16 yıldır Türkiye otobüs pazarında lider olan Otokar, Sakarya’daki fabrikasında Daimler Buses için Eylül 2026’dan itibaren Mercedes-Benz Conecto şehir otobüslerini üretecek. Otomotiv sektöründe yaptığımız uluslararası iş birlikleri ve anlaşmalar, şirketlerimizin üretim kapasitelerine ve rekabet güçlerine katkı sağlayacak. Teknoloji ve inovasyonu odağına alan yatırımlarımızla; ülkemizi ve topluluğumuzu geleceğin küresel değer zincirlerinde daha ileriye taşımayı sürdüreceğiz.” Yapı Kredi’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği uluslararası birçok başarılı işleme bir yenisini daha eklediğini belirten Çakıroğlu, “Bankamız, 600 milyon dolarlık ilave ana sermayeye dahil edilebilir nitelikte borçlanma aracı ihracı gerçekleştirdi” dedi. Levent Çakıroğlu: “Topluluğumuzun Dünya Ekonomik Forumu tarafından örnek gösterilen üretim tesisi sayısı beşe yükseldi.” Koç Topluluğu’nun dijital dönüşüm, inovasyon ve Ar-Ge çalışmalarına öncülük ettiği gelişmiş üretim tesisleriyle küresel ölçekte örnek gösterilmeyi sürdürdüğünü belirten Çakıroğlu, “Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu Tüpraş, İzmit Rafinerisi’ndeki dijital tedarik zinciri dönüşümü çalışmalarıyla Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Global Lighthouse Network’e kabul edildi. Böylece, Topluluğumuzun WEF tarafından örnek gösterilen üretim tesisi sayısı beşe yükseldi” şeklinde konuştu. Levent Çakıroğlu: “Kültür sanatı herkes için erişilebilir kılma amacıyla çalışıyoruz.” Koç Topluluğu’nun ticari başarılarının yanı sıra Türkiye’nin toplumsal kalkınmasına katkı sağlama ve kültür sanatı herkes için erişilebilir kılma amacıyla çalışmalarına aralıksız devam ettiğini belirten Çakıroğlu şu ifadeleri paylaştı: “Koç Holding olarak 2007–2036 İstanbul Bienali sponsorluğumuzdan Vehbi Koç Vakfı çatısı altında faaliyet gösteren kültür kurumlarına ve Topluluk şirketlerimizin bu alanda yürüttüğü çalışmalara kadar kültür sanat yatırımlarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın düzenlediği 18. İstanbul Bienali, yüz binlerce izleyiciyi desteğimiz sayesinde ücretsiz olarak ağırlayarak büyük ilgi görüyor.” Levent Çakıroğlu: “İklim teknolojileri alanında yenilikçi çözümler geliştiren girişimleri destekleyeceğiz.” Koç Holding’in 2050 karbon nötr hedefine ulaşma yolunda kararlılıkla ilerlerken, teknolojiyi kullanarak iklim sorunlarına çözüm üretmeyi önceliklendirdiğini belirten Çakıroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Koç Üniversitesi Girişimcilik Araştırma Merkezi (KWORKS) iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Koç İklim Teknolojileri Hızlandırma Programı ile iklim teknolojileri alanında yenilikçi çözümler geliştiren girişimleri desteklemeyi amaçlıyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.