Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uluslararası Rekabet

Kapsül Haber Ajansı - Uluslararası Rekabet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası Rekabet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

13,8 Milyar Dolarlık Kimya İhracatının Geleceği "Ne Üretmeliyiz Zirvesi"nde Konuşulacak Haber

13,8 Milyar Dolarlık Kimya İhracatının Geleceği "Ne Üretmeliyiz Zirvesi"nde Konuşulacak

Kimya sanayinin en dinamik alanlarından biri olan kozmetik sektörü ise üretim kapasitesi, ihracat performansı ve değişen tüketici beklentilerine uyum kabiliyetiyle büyümesini devam ettiriyor. Artan küresel rekabet, ihracat pazarlarındaki dönüşüm, değişen tüketici beklentileri ve sürdürülebilir üretim anlayışı sektörün geleceğini şekillendirirken, üreticiler için "Ne Üretmeliyiz?" sorusu her zamankinden daha kritik hale geliyor. Bu kapsamda Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği (KÜAD) tarafından düzenlenen 4. Kozmetikte Gelecek: Ne Üretmeliyiz Zirvesi, 18 Haziran 2026 tarihinde İstanbul Ataşehir'deki Selectum City Otel'de gerçekleştirilecek. Sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirecek zirvede, kozmetik pazarının geleceğine yön verecek gelişmeler masaya yatırılacak. KÜAD tarafından düzenlenen ve 500'den fazla sektör profesyonelinin katılımının beklendiği zirve; insan ve çevre sağlığını merkeze alan yüksek katma değerli kozmetik ürünlerin geliştirilmesine katkı sağlamayı, sektörün uluslararası rekabet gücünü artırmayı, bilgi paylaşımını güçlendirmeyi ve kozmetik ekosisteminin sürdürülebilir gelişimini desteklemeyi amaçlıyor. Sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirecek program kapsamında tiyatro sanatçısı Ali Poyrazoğlu da keynote konuşmacı olarak sahne alacak. Poyrazoğlu, değişim, yaratıcılık ve geleceği öngörme becerisinin iş dünyasındaki önemini kendi deneyimleri üzerinden katılımcılarla paylaşacak. VERİ, TREND VE TÜKETİCİ İÇGÖRÜLERİ AYNI SAHNEDE Zirvenin açılış konuşmaları Zirve Başkanı Ü. Belgin Sile ve KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan tarafından gerçekleştirilecek. "Veriden Değere: Kozmetik Sektöründe Trendler" başlıklı ilk oturumda NielsenIQ'dan Merve Gökmen ve Pınar Köseoğlu, Deloitte Türkiye'den Hakan Göl ile WGSN'den Melisa Özlüer; tüketici eğilimlerinden küresel güzellik pazarındaki gelişmelere kadar sektörün bugünü ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunacak. "Kozmetikte Dönüşüm: Üretimden Tüketici Deneyimine" başlıklı ikinci oturumda ise Ashland'dan Şebnem Çakır, Koroplast'tan Ersen Yılmaz ve sektör temsilcileri; sürdürülebilirlik, inovasyon, ambalaj çözümleri ve tüketici deneyimi ekseninde sektörün dönüşümünü ele alacak. KOZMETİĞİN GELECEĞİNE SANAT VE YARATICILIK PERSPEKTİFİ Zirvenin dikkat çeken bölümlerinden biri olan keynote oturumunda, MG International Fragrance Company sponsorluğunda tiyatro sanatçısı Ali Poyrazoğlu katılımcılarla bir araya gelecek. "Kozmetiğin Yeni Rafları" oturumunda Hepsiburada'dan Engin Çağın ve ebebek'ten Can Karadeniz değişen tüketici davranışları ve yeni nesil satış kanallarını ele alırken, KÜAD Talks Stage'de teknoloji, dijital dönüşüm ve perakende ekosisteminin kozmetik sektörüne etkileri farklı sektörlerden uzman isimlerin katılımıyla değerlendirilecek. BUGÜN SADECE NE ÜRETTİĞİMİZ DEĞİL, NASIL FARKLILAŞTIĞIMIZ DA ÖNEM TAŞIYOR Kozmetik sektöründe rekabetin artık yalnızca ürün geliştirme ile sınırlı olmadığını belirten KÜAD Zirve Başkanı Ü. Belgin Sile: "Kozmetik sektörü bugün çok boyutlu bir dönüşümden geçiyor. Tüketiciler artık yalnızca ürünün içeriğine değil; markanın değerlerine, sürdürülebilirlik yaklaşımına, dijital dünyadaki görünürlüğüne ve sunduğu deneyime de bakıyor. Bu nedenle sektörümüz için kritik soru yalnızca 'Ne üretmeliyiz?' değil, aynı zamanda 'Nasıl farklılaşmalı ve nasıl değer yaratmalıyız?' sorusudur. Ne Üretmeliyiz Zirvesi ile amacımız; sektörün geleceğine yön verecek fikirleri, farklı bakış açılarını ve iş birliği fırsatlarını aynı platformda buluşturarak Türk kozmetik sektörünün uluslararası rekabet gücüne katkı sağlamaktır" Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lila Kağıt “Responsible” Markasını Kullanmaya Hak Kazandı Haber

Lila Kağıt “Responsible” Markasını Kullanmaya Hak Kazandı

Türkiye’nin önde gelen hijyenik temizlik kağıdı üreticilerinden Lila Kağıt, Ticaret Bakanlığı himayesinde hayata geçirilen “Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği” kapsamında verilen “Responsible®” markasını kullanmaya hak kazandı. Lila Kağıt, sürdürülebilirlik yatırımlarıyla Türkiye’nin uluslararası pazardaki güçlü temsilcilerinden biri olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, temizlik kağıdı sektöründe Responsible® markasını kullanma hakkı kazanan ilk şirket oldu. Ankara’da Ticaret Bakanlığı’nda gerçekleştirilen Responsible® ve Uluslararası Rekabet Zirvesi’nde, süreci başarıyla tamamlayan kurumlara plaket takdim edilirken, Lila Kağıt Yatırımcı İlişkileri Lideri Doruk Sazer “Responsible® Markası Kullanım Hakkı” ödülünü Ticaret Bakanı Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat’ın elinden aldı. “Responsible®” programı; şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki dönüşümünü destekleyerek uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmayı hedefleyen önemli bir girişim olarak öne çıkıyor. Ticaret Bakanlığı tarafından hayata geçirilen bu yeni program, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlayacak değerli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Responsible® markasının yalnızca Faz-1 aşamasını tamamlayıp, Faz-2 ve Faz-3 aşamalarına geçiş yapan firmalara verildiğini paylaşan Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Lila Kağıt olarak sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Üretimden satışa kadar tüm süreçlerimizde çevresel etkimizi azaltmaya, kaynaklarımızı verimli kullanmaya ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmaya gayret ediyoruz. Aynı zamanda sektörümüzü de bu alanda geliştirmeye odaklanıyoruz. Sürdürülebilirlik hedeflerimizin somut bir kanıtı olarak Türkiye genelinde yalnızca 44 firmaya verilen ‘Responsible®’ markasını elde etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Yeşil dönüşüm alanında yürüttüğümüz çalışmaları hem ulusal hem de uluslararası seviyede teyit etmemiz kıymetli. Geçtiğimiz aylarda ihracat markamız Nua'nın TURQUALITY®️ Programı'na dahil edilmesiyle küresel rekabetteki hedeflerimizi ortaya koymuştuk. Aldığımız yeni tescil ile Lila Kağıt’ın markalarıyla güçlenen, sürdürülebilirlik ilkesinden ödün vermeden yeni ülke ve pazarlarda büyük hedeflere yürüyen, yarattığı değer ile Türkiye’yi gururla temsil eden bir şirket olma yolculuğuna emin adımlarla devam ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DESA'ya Sürdürülebilir İhracat Yolunda Ticaret Bakanlığı’ndan Büyük Ödül Haber

DESA'ya Sürdürülebilir İhracat Yolunda Ticaret Bakanlığı’ndan Büyük Ödül

Ticaret Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen Responsible® Programı, ihracatta yeşil dönüşüm sürecine katkı sağlayarak Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü desteklemeye devam ediyor. Türkiye genelinde sadece 44 firmanın layık görüldüğü Responsible® marka kullanımı, deri ve tekstil sektöründe yalnızca DESA’ya verildi. 21-22 Mayıs 2026 tarihlerinde Ticaret Bakanlığı Söğütözü Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen "Responsible® - Sorumluluk ve Uluslararası Rekabet Zirvesi" kapsamında düzenlenen törende DESA adına Sürdürülebilirlik Yöneticisi İrem Ellialtı, ödülü Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Ticaret Bakanı Yardımcısı Özgür Volkan Ağar elinden aldı. Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği kapsamında çevre, sosyal ve yönetişim kriterlerinde gösterdiği yüksek başarıyla bu tescile hak kazanan DESA, sürdürülebilirlik konusunda ortaya koyduğu vizyonu ile sektöründe farklılaştığını bir kez daha kanıtladı. "Sektörümüzün Sürdürülebilirlik Dönüşümüne Öncülük Ediyoruz" Ödül töreninin ardından açıklamalarda bulunan DESA CEO’su Burak Çelet, uluslararası pazarlarda kalıcı olmanın yolunun sürdürülebilir iş modellerinden geçtiğini vurgulayarak, “Ticaret Bakanlığımızın küresel standartları yakalamamız adına hayata geçirdiği bu vizyoner programda, sektörümüzün ilk ve tek Responsible® markası seçilmekten büyük gurur duyuyoruz. Bu unvan bizim için sadece bir kullanım değil, hammadde tedariğimizden üretim süreçlerimize kadar döngüsel değer zincirini ne kadar kararlılıkla kurduğumuzun bir göstergesi. Şu anda programın Faz 2 sürecini yürütüyoruz ve projelerimizin teknik ve finansal fizibilitelerini şekillendiriyoruz. Yeşil dönüşüm yatırımlarımıza hız kesmeden devam ederek Türk deri sanayisini küresel pazarlarda en üst seviyede temsil etmeyi sürdüreceğiz." dedi. DESA'da Sürdürülebilirlikte "Faz 2" Dönemi Başladı Responsible® Programı kapsamında gerçekleştirdiği mevcut durum analizi ve sürdürülebilirlik yol haritasıyla ilk aşamayı başarıyla tamamlayan DESA, şu anda "Faz 2" (Teknik ve Finansal Fizibiliteye Yönelik Uygulama Danışmanlığı) sürecini yürütüyor. DESA bu aşamada karbon ayak izinin azaltılması, enerji verimliliği, atık yönetimi ve tedarik zincirinin sürdürülebilir yönetimi gibi stratejik başlıkların finansal ve teknik fizibilite raporlarını hazırlayarak geleceğin ihracat yapısını bugünden inşa ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Seranit TURQUALITY Programı’na Kabul Edildi Haber

Seranit TURQUALITY Programı’na Kabul Edildi

2021 yılından bu yana Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Marka Destek Programı’nı başarıyla yürüten Seranit, kurumsal gelişim sürecindeki bu disiplinli çalışmasının sonucunda dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olan TURQUALITY Programı kapsamına alındı. Dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olan TURQUALITY, Türkiye’nin küresel ölçekte rekabet edebilir markalar yaratma vizyonunun en stratejik halkasını oluşturuyor. Sadece üretim gücüyle değil; finansal performans, kurumsal yönetişim, inovasyon kapasitesi ve marka gücü gibi farklı alanlarda gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme süreçlerinden başarıyla geçen markaların kabul edildiği bu platform, Seranit’in uzun vadeli stratejik planlamasının bir ürünü olarak öne çıkıyor. Bu gelişme, şirketin sadece üretim gücüyle değil, aynı zamanda kurumsal altyapısı, tasarım vizyonu ve marka yönetimi süreçleriyle de dünya standartlarında olduğunu tescil ediyor. Yaklaşık beş yıl süren Marka Destek Programı döneminde ihracat pazarlarındaki etkinliğini artıran ve uluslararası rekabet gücünü yükselten Seranit, TURQUALITY ile bu başarıyı sürdürülebilir bir küresel liderliğe dönüştürmeyi hedefliyor. Marka Destek Programı’ndan TURQUALITY’ye: Planlı Bir Büyüme Hikayesi Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Seranit Genel Müdürü Bayram Nadir Erze, TURQUALITY Programı’na kabul edilmenin marka için tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı: “TURQUALITY Programı’na kabul edilmemiz, Seranit için sadece bir teşvik mekanizmasına dahil olmak değil, yıllardır titizlikle sürdürdüğümüz kurumsallaşma ve markalaşma yatırımlarımızın en üst düzeyde teyit edilmesidir. 2021 yılında dahil olduğumuz Marka Destek Programı ile başlayan bu nitelikli dönüşüm süreci, bugün bizi küresel arenada çok daha rekabetçi bir noktaya taşıdı. Seranit olarak artık Türkiye’nin sınırlarını aşan, uluslararası pazarlarda tercih edilen ve Türk kalitesini temsil eden bir dünya markası olma yolunda yeni ve çok daha güçlü bir döneme giriyoruz. Bu destekle birlikte yeni pazarlardaki büyüme ivmemizi hızlandıracak ve küresel marka yatırımlarımızı stratejik bir yaklaşımla artıracağız. Türk markasının uluslararası gücünü tüm dünyaya göstermeye kararlıyız.” Uluslararası Arenada Nitelikli Temsil Seranit, yeni dönemde odağını “Türkiye’de güçlü bir marka olmanın ötesine” taşıyarak, Türk seramik sektörünü küresel arenada en yüksek kalitede temsil etmeye odaklanıyor. TURQUALITY Programı’nın sağladığı ivmeyle birlikte, faaliyet gösterdiği tüm pazarlarda marka bilinirliğini artırmaya ve yüksek katma değerli ürünleriyle Türk seramik sektörünün küresel temsiline katkı sunmaya devam edecek olan Seranit, bu yeni dönemde tasarım, inovasyon ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle dünya pazarlarındaki payını artırmayı hedefliyor. Bu başarı, Seranit’in planlı büyüme ve sürdürülebilir küreselleşme ilkelerinin bir sonucu olarak konumlanırken, şirketin dünya genelindeki satış noktalarında, prestijli projelerde ve uluslararası fuarlarda sahip olduğu güçlü imajı bir üst seviyeye taşıması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trabzon Tersanesi’nden Dev Adım: Orion One Süper Yatı Başarıyla Suya İndirildi Haber

Trabzon Tersanesi’nden Dev Adım: Orion One Süper Yatı Başarıyla Suya İndirildi

Orion Yachts’ın İlk Süper Yatı Denize İndi Türk gemi inşa sanayisinde dikkat çeken önemli bir gelişme yaşandı. Trabzon Shipyard bünyesinde faaliyet gösteren Orion Yachts markasının ilk süper yatı olan Orion One, Yalova’da düzenlenen törenle başarıyla suya indirildi. 43.8 metre uzunluğundaki Orion One, modern tasarım çizgileri, güçlü mühendislik altyapısı ve zarif detaylarıyla sektörün yeni dikkat çeken projeleri arasında yer aldı. Türk Yat İnşa Sanayisi İçin Önemli Bir Dönüm Noktası Orion One’ın denizle buluşması yalnızca yeni bir yat lansmanı değil, aynı zamanda Türk gemi inşa sektörünün ulaştığı kalite standardı, mühendislik gücü, üretim kabiliyeti ve küresel vizyon açısından önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor. Suya İndirme Törenine Yoğun Katılım Yalova’da gerçekleştirilen suya indirme törenine Trabzon Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Çakır, Orion Yachts ekibi ve projede emeği bulunan ekipler katılım sağladı. Bu özel gün, Trabzon Shipyard ve Orion Yachts adına önemli bir kilometre taşı olarak hafızalarda yer aldı. Güçlü Ekip Ruhu ve Titiz Mühendislik Büyük bir emek, titiz bir çalışma ve güçlü ekip ruhuyla hayata geçirilen Orion One, Türk yat inşa sektörünün sahip olduğu mühendislik yetkinliğini bir kez daha ortaya koydu. Trabzon Tersanesi, Orion One’ın denizlerde başarıyla yol almasını temenni ederken, projenin markanın gelecek hedefleri açısından önemli bir başlangıç olduğunu vurguladı. Türk Yat İnşa Sektörünün Küresel Yolculuğu Güçleniyor Son yıllarda Türkiye, özellikle süper yat ve mega yat üretiminde dünyanın dikkat çeken merkezlerinden biri haline geldi. Orion One projesi de Türk tersanelerinin üretim kapasitesini, tasarım gücünü ve uluslararası rekabet kabiliyetini gözler önüne seren güçlü bir örnek oldu. Orion One Teknik Bilgileri Özellik Detay Yat Adı Orion One Marka Orion Yachts Üretici Trabzon Shipyard Uzunluk 43.8 metre Suya İndirme Yeri Yalova Trabzon Tersanesi’nden Küresel Vizyon Mesajı Trabzon Tersanesi, Türk yat inşa sektörünün küresel yolculuğuna değer katmaya devam edeceğini belirtti. Orion Yachts markasının ilk süper yatı Orion One ile başlayan bu süreç, şirketin uluslararası pazarda daha güçlü bir konum elde etmesi adına önemli bir adım olarak görülüyor. Sonuç Orion One’ın başarıyla suya indirilmesi, Türk gemi inşa ve yat üretim sanayisinin geldiği noktayı gösteren önemli bir başarı olarak öne çıktı. Trabzon Shipyard ve Orion Yachts, modern tasarım, güçlü mühendislik ve kaliteli üretim anlayışıyla Türk yat inşa sektörünün küresel görünürlüğüne katkı sağlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Su Ürünleri Sektöründen Uluslararası Sürdürülebilirlik Hamlesi Haber

Su Ürünleri Sektöründen Uluslararası Sürdürülebilirlik Hamlesi

FEAP ve FAO-GFCM iş birliğinde, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği organizasyonuyla İzmir’de gerçekleştirilen “Programme on Sustainable Aquaculture Practices for Young Women” etkinliği; Türkiye’nin su ürünleri yetiştiriciliğindeki güçlü altyapısını, sürdürülebilir üretim anlayışını ve kadınların sektörde giderek artan rolünü uluslararası katılımcılarla buluşturdu. Türk Su Ürünleri Sektörü 7 Ülkeden Katılımcılara Aktarıldı Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, “Etkinlik kapsamında ülkemizin su ürünleri yetiştiriciliği sektörünü Yunanistan, Fas, İspanya, Ukrayna, Cezayir, İtalya ve Tunus’tan seçilen katılımcılara aktardık. Yetiştiricilik sektöründe araştırma, işleme ve paketleme gibi aşamalarda kadınların aktif rolü ve sektördeki katkıları firma ziyaretleri ile gözlemlendi. İlknak Aquaculture firmasının Kuluçkahane Tesisi, Akvatek Su Ürünleri Firmasının Kuluçkahane Tesisi, Marex Seafood tesisi, Emel Balık ve Balık Ağı firması, Ertuğ Balık (More Aquaculture) Firmasının balık işleme tesisini ziyaret ettik. Etkinliğin son gününde Ege Üniversitesinde Türkiye su ürünleri yetiştiriciliği ve kadınların su ürünleri sektöründeki ülkemizin konumuna dair detaylı sunumlar gerçekleştirdik, laboratuvar ziyaretleri ve akvaryum gezisi gerçekleştirdik.” dedi. Türk su ürünleri ihracatının yüzde 66’sı Ege’den Başkan Girit, “2025 yılında Türkiye’nin su ürünleri ihracatı 2,2 milyar dolara ulaşırken, bu ihracatın yaklaşık yüzde 66’sı Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildi. Bu güçlü performans, Ege Bölgesi’nin su ürünleri sektöründeki liderliğini ve uluslararası rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu. Ülkemizin su ürünleri yetiştiriciliğinde sahip olduğu güçlü altyapı, modern üretim tesisleri, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımı ve nitelikli insan kaynağıyla bilgi birikiminin ve iyi uygulamalarının uluslararası paydaşlarla paylaşılmasına imkân tanıyan etkinliğimiz, kadınların sektördeki rolünü güçlendirmesi ve sürdürülebilir yetiştiricilik anlayışının yaygınlaşmasına katkı sağlaması bakımından son derece değerli.” diye konuştu. Kadınların güçlenmesi sektöre dayanıklılık ve inovasyon kazandırıyor Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi ve Ege İş Kadınları Derneği (EGİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner, “Açılış ve kapanış etkinliklerimizde kadınların su ürünleri zincirinde üretimden işleme, araştırma ve yönetime kadar çeşitli alanlarda önemli rol oynadığını, Türkiye’de kadınların sektöre katılımı ve güçlendirilmesinin giderek daha fazla önem kazandığını vurguladık.” dedi. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Ufuk Atakan Demir, “Kadınların sektöre dahil edilmesinin yalnızca eşitlik meselesi olmadığı, aynı zamanda inovasyonu, dayanıklılığı ve sürdürülebilir uzun vadeli gelişmeyi destekleyen kritik bir unsur olduğunu ifade ettik. Kapanış toplantısında en başarılı proje taslağına ödül takdim edildi ve tüm katılımcılar için sertifika töreni düzenledik. Programa katılım sağlayarak deneyimlerini paylaşan, katkılarıyla etkinliğin başarısına ortak olan tüm uluslararası katılımcılara, eğitmenlere ve paydaş kurum temsilcilerine teşekkür eder, kurulan iş birliklerinin önümüzdeki dönemde artarak devam etmesini temenni ederiz.” dedi. İlgili toplantılara FEAP Politika ve Proje Yöneticisi Szilvia Mihalffy, FAO-GFCM Yetiştiricilik Bölümü Sorumlusu Houssam Awadh Hamza, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bedri Girit ve Yönetim Kurulu Üyesi Ufuk Atakan Demir, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiricilik Daire Başkanlığı Şube Müdürü Nimet Kavuz, Ege İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner, Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz, TOBB İzmir Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Deniz Celep ve İzmirli kadın girişimci Pelin Ömüroğlu katılım sağladı.

ABD’li Uzmanlardan SARSILMAZ’a Tam Not: SAR9 Serisi Zirvede Haber

ABD’li Uzmanlardan SARSILMAZ’a Tam Not: SAR9 Serisi Zirvede

ABD’nin en büyük sivil silah pazarında giderek artan ilgi, hem SARSILMAZ mühendisliğine duyulan güveni pekiştiriyor hem de markanın pazar payını büyütmesi için güçlü bir zemin hazırlıyor. Guns & Ammo’da Kapak: SAR9 SOCOM Compact Amerikan atıcılık dünyasının en prestijli yayınlarından Guns & Ammo, bu ay kapağında SAR9 SOCOM Compact modeline yer verdi. Yayında modelin tasarım anlayışı, teknik kabiliyetleri ve performans testleri detaylı şekilde ele alındı. SAR9 SOCOM Compact, modern tabanca segmentinde öne çıkan modeller arasında konumlandırıldı. American Rifleman: “Haftanın Tabancası” SAR9 SC Gen3 Haftanın ikinci büyük medya başarısı ise American Rifleman dergisinden geldi. Yayın, SAR9 SC Gen3 modelini “Haftanın Tabancası” seçti. Derginin hazırladığı video incelemede tabancanın kompakt yapısı, ergonomisi ve sunduğu yüksek performans vurgulandı. Video kısa sürede sosyal medya platformlarında geniş kitlelere ulaşarak önemli bir etkileşim yarattı. RECOIL: SAR9 Ailesine Kapsamlı Teknik Değerlendirme Aynı hafta içerisinde ABD’nin saygın yayın platformlarından RECOIL, SAR9 serisini mercek altına alan detaylı bir içerik yayımladı. Ateşli silahlar, taktik ekipmanlar ve atıcılık kültürü üzerine uzmanlaşmış RECOIL’in değerlendirmesi, SARSILMAZ’ın ürün çeşitliliğini, mühendislik gücünü ve kullanıcı odaklı tasarım yaklaşımını öne çıkardı. 140 Yılı Aşan Miras ile Küresel Büyüme Bu üçlü medya görünürlüğü, SARSILMAZ’ın ABD pazarındaki marka bilinirliğini artırmakla kalmadı, aynı zamanda Türk savunma sanayi ürünlerinin uluslararası rekabet gücüne güçlü bir referans oluşturdu. 1880’den bu yana faaliyet gösteren SARSILMAZ, Türkiye’nin en büyük özel sektör silah üreticilerinden biri olarak hem askeri hem de sivil segmentte geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. ABD pazarındaki temsilcisi SAR USA, merkezi Miami’de bulunan yapısıyla SARSILMAZ markasını Amerikalı kullanıcılarla buluşturuyor ve şirketin küresel büyüme stratejisinde kritik bir rol üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eles EXPO, Elektrik ve Enerji İhracatına Küresel Kapı Açıyor! Haber

Eles EXPO, Elektrik ve Enerji İhracatına Küresel Kapı Açıyor!

ITC Fuarcılık A.Ş. tarafından düzenlenecek olan sektörün uluslararası ölçekte yeni buluşma adresi ELES Expo, ilk kez 23–25 Nisan 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde (Salon 9-10) düzenlenecek. Fuar, elektrik ekipmanları, güç sistemleri, otomasyon ve yenilenebilir enerji çözümlerini tek bir platformda buluşturarak, uluslararası ticaretin çekim merkezi olmayı hedefliyor. Sektörün deneyimli profesyonelleri tarafından hayata geçirilen ELES Expo, ihracat odaklı iş modelinin yanı sıra uluslararası satın alma heyetleri, teknoloji oturumları ve sektör değerlendirme panelleriyle de dikkat çekiyor. Fuarın, Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Asya'dan yatırımcıları, proje geliştiricileri ve kamu temsilcilerini ağırlaması bekleniyor. ELEKTRİK AYDINLATMA ENERJİ SEKTÖRLERİNDE HEYECAN VEREN BULUŞMA ITC Fuarcılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Emel Yüksel, fuarın elektrik, aydınlatma, enerji ve akıllı bina sistemleri sektörlerini merkeze alacağını belirterek, şunları ekledi: "Elektrik ve enerji sektörü, ülkemizin en güçlü üretim ve ihracat alanlarından biri. ELES Expo ile bu potansiyeli küresel arenada daha görünür hale getirmek, yeni iş fırsatları oluşturmak ve sektörün rekabet avantajı nı büyütmek için profesyonel bir iş platformu formatında hazırladığımız fuarımıza, tüm sektör paydaşlarını davet ediyoruz." Fuarın gündeminde enerji dönüşümü, akıllı şebekeler, depolama teknolojileri, şebeke verimliliği, kablo inovasyonları ve sürdürülebilir elektrik altyapıları gibi sektör için kritik başlıklar yer alacak. Bu oturumlar, uluslararası rekabet gücünü artırmaya yönelik stratejik perspektifler sunacaktır. ELES Expo, üretim gücünün yanında Türkiye'nin mühendislik birikimi, Ar-Ge kapasitesi ve teknolojik yeniliklerini uluslararası pazarlara tanıtmayı amaçlıyor. Etkinlik süresince ticari görüşmeler, inovasyon sunumları ve iş geliştirme buluşmaları yapılacak.

Sabancı’dan İkinci Yüzyılın Dönüşüm Hızına Uygun Yeni Yönetim Modeli Haber

Sabancı’dan İkinci Yüzyılın Dönüşüm Hızına Uygun Yeni Yönetim Modeli

2025’te 100’üncü yaşını kutlayan Sabancı, Topluluğun ikinci yüzyılına ışık tutacak yeni bir yönetim modelini hayata geçiriyor. Kurumsallaşma ve yönetişim gibi alanlarda Türk iş dünyasına öncülük etmeyi sürdüren Sabancı, orta vadeli hedefleri kapsamında mevcut durumda bulunan sektör bazlı yönetim yapısını portföy yaklaşımına dönüştürüyor. 01 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak yapılanma kapsamında, Sabancı Holding üst yönetimi portföy odaklı bir yönetişim mimarisiyle yeniden kurgulanacak. Yeni organizasyonla birlikte, tüm şirketlerin kendi sektörlerinde en yüksek potansiyele ulaşmaları hedeflenirken; performans, sermaye tahsisi ve dönüşüm gündemleri disiplinli, düzenli ve bütüncül biçimde yönetilecek. Portföy yaklaşımını kuvvetlendirmek ve topluluk şirketlerinin yönetim kurullarında değer yaratımını artırmak amacıyla mevcut Sektörel Grup Başkanlıkları (SBU) yeniden yapılandırılıyor, “Stratejik Yatırımlar Başkanlıkları” ve “Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanlıkları” oluşturuluyor. Yeni organizasyonda, Burak Orhun, Gökhan Eyigün ve Hakan Binbaşgil görevlerine Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar Başkanı olarak devam edecek. Son yıllarda Topluluk şirketlerinde büyük başarılara imza atan ve ilgili şirketlerin dönüşümüne liderlik eden Çimsa CEO’su Umut Zenar, Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl ve Sabancı İklim Teknolojileri CEO’su Tolga Kaan Doğancıoğlu, Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı görevlerine getirilirken mevcut CEO rollerine de devam edecek. Söz konusu yöneticilerin hem Holding’de hem de iştiraklerde görev yapacak olması icra ve saha yakınlığını güçlendirirken, portföy yönetiminde de çevikliği artıracak. KOLEKTİF SORUMLULUK VE ORTAK AKIL ESASINA DAYALI YÖNETİŞİM Topluluk şirketlerinin yönetim kurulları da bu dönüşümün bir parçası olarak stratejik önceliklere destek olacak şekilde yeniden yapılandırılacak. Kolektif sorumluluk ve ortak akıl esasına dayalı çevik bir yönetişim modeline evrilen yönetim kurullarında, ilgili Başkanlar birlikte görev alacak. Her şirket yönetim kuruluna bir stratejik başkan başkanlık ederken; diğerleri üye olarak destek verecek. Bu yaklaşım, birden fazla liderin ortak sorumluluk aldığı, birlikte değer yarattığı bir portföy odaklı yönetişim yapısını beraberinde getirirken, başarının ve gözetimin ortak sorumlulukla üstlenildiği bir yapı tesis edilecek. Şirket yönetim kurullarına ilişkin tüm değişiklikler, ilgili şirketlerin Yönetim Kurulu ve Genel Kurul takvimleri, ortaklık sözleşmeleri ve mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilecektir. Yeni dönemdeki kolektif gözetim yapısının karar kalitesini artırması ve icrayı hızlandırması amaçlanıyor. VERİYE DAYALI VE ÇEVİK DÖNGÜLERLE YÖNETİLEN YENİ BİR KURUMSAL OFİS Öte yandan, yeni oluşturulacak ve doğrudan Sabancı Holding CEO’suna bağlı olarak görev yapacak Kurumsal Ofis bünyesinde, strateji, iş geliştirme, şirket birleşme ve satın almaları ve dönüşüm programları, veriye dayalı ve çevik döngülerle yönetilecek. Farklı uzmanlıklara sahip Sabancı liderlerinin görev alacağı bu yapılanmayla birlikte, karar alma hızının artması, merkez-saha etkileşiminin güçlenmesi ve sermaye verimliliğinin yükselmesi amaçlanıyor. Mevcut yapıda Sabancı Holding Yürütme Kurulu içerisinde yer alan Finans, Hukuk ve Uyum, İnsan Kaynakları ve Sürdürülebilirlik, Kurumsal Marka ve İletişim Başkanlıkları, yeni organizasyonda da Yürütme Kurulu’ndaki görevlerine aynı şekilde devam edecek. “PORTFÖYÜN TAMAMINDA DEĞER YARATIMINA ODAKLANAN BİR YÖNETİM ANLAYIŞI” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, söz konusu adımın sektörde ezberleri bozan, holding yapılarında kutuların dışına çıkan, portföyün tamamında değer yaratımına odaklanan bir yönetim anlayışı olduğunun altını çizerken, “Yeni görev tanımları ve kurul yapılanmaları, yatırımlarımızı daha etkin yönetmemizi, dönüşüm projelerini disiplin ve hızla hayata geçirmemizi sağlayacaktır. Bu yapılanmayla birlikte temel amacımız, Türkiye’den yükselen fikir ve yetenekleri daha ölçeklenebilir bir yapıda konumlayarak uluslararası rekabet gücünü artırmak ve Sabancı’nın sürdürülebilir büyümesini hızlandırmak” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.