Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uluslararası Talep

Kapsül Haber Ajansı - Uluslararası Talep haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası Talep haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trip.com Group, ITF 2026’da Türkiye Turizminin Geleceğine Teknoloji Ve Küresel Seyahat Verileriyle Işık Tuttu Haber

Trip.com Group, ITF 2026’da Türkiye Turizminin Geleceğine Teknoloji Ve Küresel Seyahat Verileriyle Işık Tuttu

Türkiye’yi Avrupa ile Asya’yı buluşturan konumu, turizm çeşitliliği ve uluslararası talep potansiyeliyle uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli pazarlarından biri olarak gören şirket, Türkiye’ye yönelik talebi besleyen kaynak pazarların ve destinasyonların giderek çeşitlendiğine dikkat çekti. Turizm sektörünün Türkiye’den ve dünyadan önemli temsilcilerini buluşturan İstanbul Turizm Fuarı – ITF 2026, 24–25 Eylül tarihlerinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Sektör profesyonellerinin turizmin geleceğini, değişen seyahat alışkanlıklarını ve yeni iş modellerini değerlendirdiği buluşmada Trip.com Group da iki üst düzey yöneticisinin katılımıyla küresel seyahat eğilimleri ve Türkiye pazarına ilişkin görüşlerini sektör temsilcileriyle paylaştı. Fuarın ilk gününde Trip.com Group Güney Avrupa Konaklama Bölge Direktörü Haijing Li, “Süper Uygulamalar ve Yeni Nesil Turizmin Geleceği” başlıklı sunumunda yapay zekâ, kişiselleştirme ve bağlantılı seyahat deneyimlerinin gezginlerin karar verme ve rezervasyon süreçlerini nasıl dönüştürdüğünü ele aldı. Fuarın ikinci gününde ise Trip.com Group Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs Konaklama Ülke Müdürü Abdullah Kural, “Küresel OTA Devlerinin Gözünden Türkiye Turizm Pazarı” başlıklı panelde Türkiye’ye yönelik uluslararası talep, önemli kaynak pazarlar, değişen rezervasyon davranışları ve otellerin küresel gezginlere ulaşmasında ortaya çıkan yeni fırsatlara ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Teknolojinin değeri daha fazla seçenek değil, seyahati kolaylaştırmak ITF 2026’da yeni nesil turizmin geleceğini değerlendiren Haijing Li, yapay zekâ ve kişiselleştirmenin seyahat deneyimindeki artan rolüne dikkat çekti. Gezginlerin bugün ilham alma ve araştırmadan karşılaştırma ve rezervasyona, seyahatlerini yönetmekten ihtiyaç duyduklarında destek almaya kadar yolculuğun her aşamasında daha kesintisiz bir deneyim beklediğini belirten Li, teknolojinin gerçek değerinin tüketicileri daha fazla seçenekle karşı karşıya bırakmak değil, doğru seçeneğe daha kolay ulaşmalarını sağlamak olduğunu vurguladı. Li, “Gezginlerin önünde bugün hiç olmadığı kadar fazla seçenek var; ancak daha fazla seçenek her zaman daha kolay karar vermek anlamına gelmiyor. Yapay zekânın gerçek değeri, insanların ihtiyaçlarını ve seyahatlerinin bağlamını anlayarak kendileri için en ilgili seçenekleri bulmalarına yardımcı olmasında yatıyor. Müşteriler için en fazla değer yaratan seyahat platformları, giderek seyahat deneyimindeki karmaşıklığı ve belirsizliği azaltmaya yardımcı olan platformlar olacak” dedi. Teknolojinin insan unsurunun yerini almadığının da altını çizen Li, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz bunu ‘High Tech, High Touch’ yaklaşımıyla tanımlıyoruz. Teknoloji hız ve verimlilik sağlarken, özellikle seyahat planlarının değiştiği veya gezginlerin desteğe ihtiyaç duyduğu anlarda insan muhakemesi, empati ve güven hâlâ vazgeçilmez. Geleceği yapay zekâya karşı insan olarak görmüyoruz. Teknolojinin insan hizmetini daha etkili hale getireceğine inanıyoruz.” Türkiye'ye yönelik uluslararası talep çeşitleniyor Trip.com Group, Türkiye’yi hem dünyanın önde gelen turizm destinasyonlarından biri hem de uluslararası seyahat açısından önemli bir kaynak pazar olarak değerlendiriyor. Avrupa ile Asya arasındaki konumu, Türkiye’ye şirketin güçlü Asyalı gezgin ekosistemi içinde de özel bir önem kazandırıyor. Kasım 2024’te İstanbul’da yerel ofisini açan Trip.com Group, kısa vadeli büyüme yerine uzun vadeli iş birliklerine odaklanan yaklaşımıyla Türkiye’deki otel ve turizm iş ortaklarıyla ilişkilerini daha da güçlendiriyor. Trip.com’un 2026 Türkiye konaklama verileri de uluslararası talepte güçlü bir ivmeye işaret ediyor. Temmuz ayı sonuna kadar Trip.com üzerinden Türkiye için gerçekleştirilen konaklama rezervasyonlarında oda-gece sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre güçlü çift haneli büyüme kaydetti. Çin, Trip.com üzerinden Türkiye’ye yapılan konaklama rezervasyonlarında oda-gece payı açısından en büyük kaynak pazar olurken, Avrupa ve Orta Doğu’daki çeşitli pazarlardan da güçlü büyüme kaydedildi. İstanbul ve Antalya’nın yanı sıra Trabzon, Bursa, Muğla ve Nevşehir gibi destinasyonlarda görülen ivme ise uluslararası ilginin Türkiye’nin daha geniş bir bölümüne yayılma potansiyeline işaret ediyor. ITF 2026’nın ikinci gününde “Küresel OTA Devlerinin Gözünden Türkiye Turizm Pazarı” panelinde konuşan Abdullah Kural, Türkiye’nin sahip olduğu kaynak pazar ve destinasyon çeşitliliğinin yarattığı fırsatlara dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye’ye yönelik uluslararası talepte güçlü bir ivme görüyoruz. Ancak bizim açımızdan özellikle dikkat çekici olan, bu talebin giderek daha çeşitli bir yapıya kavuşması. Asya, Avrupa ve Orta Doğu’dan gezginlerin Türkiye’ye geldiğini görüyoruz. Türkiye’nin çok daha geniş bir destinasyon yelpazesinde önemli bir potansiyel bulunuyor. Küresel erişimimizi ve gezgin içgörülerimizi yerel pazar bilgisiyle bir araya getirerek, Türkiye’deki otel iş ortaklarımızın daha geniş uluslararası kitlelerle buluşmasını desteklemeyi hedefliyoruz.” Trip.com Group, küresel teknoloji ve seyahat ekosistemindeki deneyimini yerel uzmanlıkla bir araya getirerek Türkiye’deki varlığını ve sektörle iş birliklerini geliştirmeye devam etmeyi hedefliyor. Şirket, uluslararası gezginlerin Türkiye’nin farklı destinasyonlarını keşfetmesini kolaylaştırırken, otel iş ortaklarının da gezgin içgörüleri, teknoloji, içerik ve dijital pazarlama yetkinlikleri aracılığıyla uluslararası talebe erişimini desteklemeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlık Turizmi 2025’te 3 Milyar Dolar Eşiğini Aştı Haber

Sağlık Turizmi 2025’te 3 Milyar Dolar Eşiğini Aştı

Medikal Estetik Hekimi Dr. Asel Seda Bal: “Sağlık turizmi yalnızca bir sağlık hizmeti değil, aynı zamanda Türkiye için güçlü bir hizmet ihracatı ve döviz girdisi alanı” dedi. Türkiye, sağlık turizminde büyümesini sürdürürken, sektör 2025’te hem ziyaretçi sayısı hem de gelir tarafında 3 milyar dolar bandına yerleşti. Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ’nin (USHAŞ) yayımladığı verilere göre, 2025 yılında sağlık hizmeti almak amacıyla Türkiye’yi ziyaret eden kişi sayısı 1 milyon 398 bin 580’e ulaşırken, sağlık turizmi geliri 3 milyar 22 milyon 452 bin dolar olarak gerçekleşti. Medikal Estetik Hekimi Dr. Asel Seda Bal, söz konusu performansın klasik turizme kıyasla daha yüksek katma değer üreten bir ihracat kalemi olduğunu belirterek, “Sağlık turizmi, doğrudan sağlık harcamasının yanı sıra konaklama, ulaşım ve şehir içi tüketimle çarpan etkisi yaratıyor. Bu nedenle ekonomi yönetimi açısından ‘nitelikli döviz geliri’ üreten stratejik bir alan” dedi. Dr. Bal, sektörde rekabetin sürdürülebilirliği için fiyatlamanın disiplinli ve şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kur hareketleriyle fırsatçı fiyatlama kısa vadede gelir gibi görünse de, orta vadede talebi başka destinasyonlara kaydırabilir. Türkiye’nin rekabet zemini uygun fiyattan çok; klinik kalite, hasta güveni ve sonuç başarısıdır” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin genel turizm gelirindeki yükselişin, sağlık turizmine de zemin oluşturduğuna işaret eden Dr. Bal, TÜİK’in açıkladığı verilere göre 2025’te turizm gelirinin 65,2 milyar dolara yükseldiğini hatırlatarak, “Bu ölçek içinde sağlık turizmi, kişi başı harcaması yüksek bir segment olarak öne çıkıyor. Ürün çeşitliliği (medikal, estetik, diş, göz, saç ekimi, rehabilitasyon) ve hizmet standardı korunursa payın büyümesi mümkün” diye konuştu. Dr. Bal, uluslararası hastaların en çok talep gösterdiği alanlar arasında burun estetiği, yüz gençleştirme uygulamaları, vücut şekillendirme işlemleri ve saç ekiminin yer aldığını belirterek, “Planlı süreç, kısa bekleme süresi, deneyimli ekip ve sonuç odaklı yaklaşım Türkiye’nin tercih edilirliğini artırıyor” ifadelerini kullandı. Sektörün ekonomiye katkısı artıyor Türkiye, son yıllarda hızla büyüyen sağlık turizmi sektörüyle hizmet ihracatında önemli bir gelir kalemi oluştururken, özellikle estetik ve medikal uygulamalardaki uluslararası talep sektörün ekonomik katkısını artırıyor. Küresel ölçekte sağlık hizmetlerine erişim maliyetlerinin yükselmesi ve bekleme sürelerinin uzaması, hastaları alternatif ülkelere yönlendirirken; Türkiye, güçlü sağlık altyapısı, deneyimli hekim kadrosu ve hızlı hizmet kapasitesiyle öne çıkıyor. Uzmanlara göre sektör, önümüzdeki dönemde hem hasta sayısı hem de kişi başı harcama açısından büyüme potansiyelini koruyor. Hizmet ihracatında güçlü artış Medikal Estetik Hekimi Dr. Asel Seda Bal, Türkiye’nin sağlık turizminde dünyanın en hızlı büyüyen ülkeleri arasında yer aldığını belirterek, sektörün ekonomik boyutuna dikkat çekti. Bal, “Sağlık turizmi, Türkiye açısından klasik turizmden farklı olarak yüksek katma değer üreten bir alan. Tedavi için gelen hastalar hem sağlık hizmeti alıyor hem konaklama, ulaşım ve turizm harcamalarıyla ekonomiye çok yönlü katkı sağlıyor” dedi. Türkiye’nin sağlık hizmeti ihracat gelirlerinin son yıllarda önemli ölçüde arttığını ifade eden Bal, özellikle estetik ve medikal uygulamaların sektörün büyümesinde belirleyici rol oynadığını kaydetti. Estetik ve medikal uygulamalar öne çıkıyor Uluslararası hastaların en çok tercih ettiği alanlar arasında burun estetiği, yüz gençleştirme uygulamaları, vücut şekillendirme işlemleri ve saç ekiminin bulunduğunu belirten Bal, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Amerika’dan yoğun talep geldiğini söyledi. Bal, “Hastalar Türkiye’yi yalnızca fiyat avantajı için değil, yüksek kalite, deneyimli hekimler ve kısa sürede planlanabilen tedavi süreçleri nedeniyle tercih ediyor. Bu durum Türkiye’yi estetik ve medikal uygulamalarda küresel bir merkez haline getiriyor” diye konuştu. Fiyat rekabeti ve sürdürülebilir büyüme Sektörde sürdürülebilir büyüme için fiyat dengesinin korunması gerektiğini vurgulayan Bal, döviz kurundaki dalgalanmalar ve bazı merkezlerde uygulanan yüksek fiyat politikalarının rekabet gücünü zayıflatabileceğini ifade etti. Bal, “Avrupa’daki bazı ülkelerde fiyatların Türkiye’ye yaklaşması, maliyet avantajının tek başına yeterli olmayacağını gösteriyor. Türkiye’nin rekabet gücü uygun fiyatın ötesinde kalite, güven ve hasta memnuniyetine dayanmalı” değerlendirmesinde bulundu. Yüksek katma değerli turizm modeli Sağlık turizminin kişi başı harcama açısından klasik turizmin üzerinde gelir sağladığını belirten Bal, tedavi süreci ile turizm deneyiminin birlikte sunulmasının Türkiye’ye önemli bir avantaj kazandırdığını söyledi. Bal, “Sağlık turizmi, yüksek katma değer üreten yapısıyla Türkiye’nin hizmet ihracatında stratejik alanlardan biri haline geldi. Doğru fiyat politikası, kalite standardının korunması ve uluslararası tanıtım faaliyetleriyle sektörün büyümesi hızlanacaktır” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.