Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Umut

Kapsül Haber Ajansı - Umut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Umut haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Psikolojik Sağlamlık Bağışıklık Sistemini de Güçlendiriyor Haber

Psikolojik Sağlamlık Bağışıklık Sistemini de Güçlendiriyor

4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Kronik strese maruz kalmak bağışıklığı baskılar. Güçlü bir psikolojik duruş ise stres hormonlarının dengelenmesine hatta bazı durumlarda hastalığın ilerleme hızının yavaşlamasına katkıda bulunabilir.” dedi. Psikolojik desteğin belirsizlik, kaygı ve fiziksel zorlanmalarla baş etmeyi kolaylaştırdığını vurgulayan Erol, bilişsel davranışçı terapi, mindfulness ve şükran çalışmalarının, hastaların umut ve hayata bağlılıklarını korumalarına yardımcı olduğunu aktardı. Erol ayrıca psikolojik sağlamlığın kişiye özel destek planlarıyla artırılmasının tedavi sürecine olumlu katkı sağladığına dikkat çekti. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla kanser hastalarının psikolojik sağlamlığının tedavi ve iyileşme süreçleri üzerindeki etkisi hakkında bilgi verdi. Psikolojik sağlamlık bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan etkili olabilir! Psikolojik sağlamlık olarak bilinen ‘resilience’ kavramının kişinin, kişilerarası ilişkilerde zorlanmalar, travmatik süreçler ve stresli yaşam olayları karşısında uyum sağlayabilme, toparlanabilme ve hatta bu süreçlerden güçlenerek çıkabilme kapasitesi olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Kanser tedavisi gibi hem fiziksel hem psikolojik olarak zorlayıcı olan bir süreçte psikolojik desteğin önemi büyüktür.” dedi. Psikolojik sağlamlığın kanser süreci açısından ele alındığında, tanı konduğu andan itibaren başlayan belirsizliğe, tedavi sürecindeki fiziksel ve ruhsal zorlanmalara, geleceğe dair kaygılar ve yaşam kalitesinde olası değişimlere rağmen ruhsal dengenin korunmasına yardımcı olduğunun bilindiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Araştırmalar, psikolojik sağlamlığın bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan etkili olabileceğini gösteriyor. Kronik olarak strese maruz kalmak ve depresif hissetmek, bağışıklık sistemini baskılayarak vücudun enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı direncini azaltabilir. Buna karşılık, güçlü bir psikolojik duruş, stres hormonlarının dengelenmesine, inflamasyon seviyelerinin azalmasına ve hatta bazı durumlarda hastalığın ilerleme hızının yavaşlamasına katkıda bulunabilir.” şeklinde konuştu. Önceki zorluklarla nasıl başa çıkıldığı hatırlanmalı! Psikolojik sağlamlığın kanser hastalarının tedavi sürecindeki olumlu etkilerinden birinin kişinin hayata bağlılığını arttırarak geleceğe dair umutlarını sürdürmesine katkıda bulunmak olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Hayata anlam katan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal bağları güçlendirmek kişinin tedavi uyumunu arttırır. Bu durum tedavi sürecinde ortaya çıkabilecek yan etkilerle daha iyi baş edebilmesini sağlar.” dedi. Psikolojik sağlamlığı arttırmak amacıyla uygulanabilecek pek çok farklı yöntem olduğuna değinen Erol, sözlerini şöyle sürdürdü: “Psikoterapilerde en çok kullanılan yaklaşım bilişsel davranışçı terapidir. Bu yöntem süreçte kişide görülen negatif inançları gerçekçi bir bakış açısıyla ele almayı hedefler. Örneğin tanıyı alan kişi ‘tanı aldım, hayatımın geri kalanı tamamen mahvoldu’ düşüncesine kapılabilir. Bu düşüncesine gerçekçi bir perspektif kazandırmaya çalışmalı, ‘evet, zor bir süreçten geçiyorum, ama hayatımda hala devam eden güzel şeyler var’ diye düşünebilmeli. Kişi önceki zorluklarla nasıl başa çıktığını hatırlamalı, ‘daha önce de zor zamanlar yaşadım ve üstesinden geldim’ gibi yeniden çerçevelemeler bilişsel müdahalelerin temelini oluşturur.” Şükran duygusu depresyon ve kaygıyı azaltmaya yardımcı oluyor! Mindfulness teknikleri, derin nefes egzersizleri, progresif kas gevşetme ve rehberli imgeleme gibi tekniklerin, hastaların kaygıyı azaltmasına, duygusal dalgalanmaları daha iyi yönetmesine ve zihinsel dayanıklılığı arttırmasına yardımcı olabileceğini aktaran Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Günlük şükran listeleri oluşturmak, küçük mutluluklara odaklanmak ve olumlu anları fark etmek, psikolojik sağlamlığı artırır. Araştırmalar, şükran duygusunun depresyon ve kaygıyı azaltmaya yardımcı olduğunu gösteriyor.” dedi. Psikolojik sağlamlığı artırmak, sadece zihinsel iyi oluşu değil, fiziksel iyileşmeyi de destekliyor! Aile, arkadaşlar ve destek grupları ile sosyal destek sistemi kurmanın, hastaların yalnız hissetmesini engelleyeceğini ve duygusal dayanıklılığı artıracağını vurgulayan Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Grup terapileri veya kanser hastalarına özel topluluklarla iletişim kurmak, hastaların deneyimlerini paylaşmalarına ve güçlenmelerine yardımcı olabilir.” dedi. Sanat ve müzik terapisinden de psikolojik sağlamlığı arttırmak için yararlanıldığını aktaran Erol, sözlerini şöyle tamamladı: “Estetik kaygısı gütmeden boyama, yazı yazma, enstrüman çalma gibi aktiviteler, hastaların duygularını ifade etmeleri için güvenli bir alan yaratır. Kanser hastalarında psikolojik sağlamlığı artırmak, sadece zihinsel iyi oluşu değil, aynı zamanda fiziksel iyileşmeyi de destekleyen önemli bir faktör. Psikolojik iyi oluş için kullanılabilecek teknik ve yaklaşımlar, hastaların bu zorlu süreçte daha dirençli olmalarına yardımcı olabilir. Her bireyin ihtiyaçları farklı olduğu için, psikolojik destek planları kişiye özel olarak hazırlanmalı ve hastanın kendisini en iyi hissettiği yöntemlerle uyumlu olmalı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz! Haber

Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz!

Yuvam Dünya Derneği, KONDA Araştırma aracılığıyla üst üste dördüncü kez gerçekleştirdiği Türkiye İklim Krizi Algısı Araştırması’nın 2025 sonuçlarını paylaştı. Araştırma, toplumun iklim krizine dair farkındalığının arttığını ancak bu bilincin eyleme dönüşmesinde hâlâ yetersiz kalındığını ortaya koyuyor. Bilinç Artıyor, Bilgi Eksikliği Sürüyor Araştırmaya göre toplumun %45’i iklim krizi hakkında bilgisiz olduğunu ifade ediyor. İklim eğitimi alanların oranı yalnızca %8. Katılımcılar, en güvenilir bilgi kaynakları olarak okulları (%81), medyayı (%78) ve sivil toplum kuruluşlarını (%54) gösteriyor. Toplum Farkında Ama Öncelikler Değişiyor Toplumun %70’i iklim krizini kendi hayatı içinde tehlikeli olarak görse de, ekonomik ve sosyal sorunların bu aciliyeti gölgelediğini belirtiyor. %76’sı bireysel mücadelede enerji tüketimini azaltmanın ortak payda olduğunun farkında. Ayrıca çevreye duyarlı markaların tercih edilme oranı geçen yıla göre artış gösteriyor. Kağıt, cam ve plastik gibi atıklarda geri dönüşüm eğiliminin de güçlendiği görülüyor. Toplum Devletin Öncülük Etmesini Bekliyor Katılımcıların %93’ü devlet ve hükümetleri iklim kriziyle mücadelede sorumlu görüyor. Toplumun %73’ü ise özel sektörü iklim kriziyle mücadelede aktif bir rolde görmek istiyor. Gençler bireysel eylemlere daha fazla sorumluluk yüklüyor. Bu durum, Türkiye’de çözümün ancak ortak bir irade ile mümkün olabileceğine dair güçlü bir algıyı yansıtıyor. Duyguların Dengesi: Endişe Yüksek, Umut Direniyor Katılımcıların %77’si endişe, %53’ü çaresizlik, %45’i umut, %33’ü suçluluk hissediyor. Endişe hâlâ baskın duygu; ancak geçen yıla göre düşüşte. Bu düşüş, “duyarsızlaşma” değil, eylem için yeni bir duygusal denge arayışı olarak yorumlanıyor. Buna karşın suçluluk hissi, önceki yıla kıyasla artış gösteriyor. Kadınlar ve Gençler İleri Dönüşümde Öncü “İleri dönüşüm” kavramı henüz tam olarak yerleşmemiş olsa da, toplumun %48’i artık ileri dönüşüm yaptığını söylüyor. Kadınlar ve genç sosyal medya kullanıcıları bu dönüşümün öncüleri konumunda. Katılımcıların üçte ikisi, ileri dönüşümün iklim kriziyle mücadelede etkili olduğuna inanıyor. Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Kocabıyık: “Yuvam Dünya olarak 2022’den bu yana Türkiye’ye aynı soruyu soruyoruz: “İklim krizini nasıl görüyorsunuz?” Bu sorunun yanıtı, yalnızca bugünü değil, geleceği de anlamamıza yardımcı oluyor. Çünkü toplumsal algı, değişimin hem barometresi hem de pusulası. Bu yılın sonuçları hem düşündürücü hem de yol gösterici. Toplumun neredeyse yarısı hâlâ kendini bilgisiz hissediyor. Endişe yüksek; çaresizlik ve suçluluk duyguları artıyor. Ama aynı zamanda umut veren gelişmeler de var: Gençlerin bilgiye daha hızlı erişmesi,eğitimin ve sosyal medyanın farkındalığı güçlendirmesi,ileri dönüşüm ve enerji tasarrufunun yaygınlaşması… Ve en önemlisi, Türkiye toplumunun büyük çoğunluğunun iklim krizinin çözümünde devletin, özel sektörün ve bireylerin birlikte sorumluluk alması gerektiğini düşünmesi. Bu yaklaşım, sürdürülebilir dönüşüm için çok değerli bir eşik.” KONDA Araştırma ve Danışmanlık Genel Müdürü Aydın Erdem: “Yuvam Dünya için gerçekleştirdiğimiz bu araştırma serisinin önemi büyük. KONDA gibi toplumsal algıları uzun yıllar boyunca aynı yöntemle ölçen bir kurum olarak, başlangıçta az kişinin sahiplendiği birçok meselenin zamanla ülke genelinde önem kazandığını gözlemledik. İklim krizinin de bu yönde ilerlediğini görüyoruz. Bu durum hem toplumsal bir kazanım hem de araştırmacılar olarak bizim için gurur kaynağı. Bugün iklim krizi, toplumun hayatında artık görmezden gelinemeyecek kadar büyük. Ancak konuya yaklaşım hâlâ parçalı: kimisi konuyu iyi bildiğini söylüyor, kimisi yüzeysel geçiyor, kimisi ise hâlâ bilgisiz. Eğitim, gençlik ve dijital dünyaya yakınlık bilgiyi artırıyor; yaş ilerledikçe ve gündelik hayattan kopuldukça farkındalık zayıflıyor. Tehlike algısında iki katman öne çıkıyor: İnsanların büyük bölümü iklim krizini kendi hayatı için de tehdit olarak görüyor, ancak neredeyse herkes gelecek nesillerin daha büyük risk altında kalacağına inanıyor. Yani bugünün kaygısı var, fakat yarının yükü daha ağır hissediliyor.” Yuvam Dünya Derneği Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Levent Kurnaz: “İklim değişikliğinin hayatımızı giderek daha fazla etkilediği bir dönemde yaşıyoruz. Artık bu meseleyi yalnızca bilim insanlarının raporlarında ya da uzak coğrafyalardaki felaketlerde değil; kuruyan göllerimizde, yaz ortasında yaşadığımız su kesintilerinde, orman yangınlarında, beklenmedik fırtınalarda doğrudan hissediyoruz. Ancak hepimiz biliyoruz ki iklim değişikliğinin etkileri kadar önemli olan bir diğer boyut da toplumların bu krizi nasıl algıladığıdır. Bu araştırma, Türkiye toplumunun iklim değişikliğine bakışını tüm açıklığıyla ortaya koyuyor.” Sonuç İklim krizi artık herkesin gündeminde. Ancak farkındalık, eyleme dönüşmedikçe tükenen gezegen değil, zamandır. Yuvam Dünya olarak bu dönüşüm zincirini tamamlamaya kararlıyız; çünkü biliyoruz ki iklim krizi ile mücadele için bir gün, artık bugün. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB, Beşiktaş İsmet İnönü Spor Tesisi’ni Baştan Aşağı Yeniledi Haber

İBB, Beşiktaş İsmet İnönü Spor Tesisi’ni Baştan Aşağı Yeniledi

Açılış ve dağıtım töreninde konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Silivri’de tutulan seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve seçilmiş Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’a seslenerek, “Sevgili İmamoğlu, sevgili Akpolat; umut nerede biliyor musunuz? Umut burada. Umut, burada bulunan sporcuların yüreğinde. Umut, onların anne babalarında. Umut, Beşiktaş'ta. Umut, İstanbul'da. Umut, Türkiye'de.” dedi. İBB Başkanvekili Nuri Aslan da “Bugün bizlerle olamayan, tutuklu tüm yol arkadaşlarımıza, belediye başkanlarımıza buradan selamlarımızı, sevgilerimizi iletiyoruz. İnanıyorum ki bu kara günler geçecek. Adalet çok yakın. Özgürlük mutlaka gelecek. Halkımızın iradesi mutlaka tecelli edecek.” şeklinde konuştu. BEŞİKTAŞ / İSTANBUL İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 2001 yılında inşa edilen, Beşiktaş Belediyesi’ne ait İsmet İnönü Spor Tesisi’ni baştan aşağı yeniledi. “İsmet İnönü Spor Tesisi Yenileme ve Bölge Amatör Spor Kulüplerine Malzeme Dağıtım Töreni”, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Beşiktaş Belediye Başkanvekili Ömer Rasim Şişman ve İstanbul Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (İASKF) Başkanı Ali Düşmez’in katılımlarıyla düzenlendi. Beşiktaş ilçesinde faaliyet gösteren 21 amatör spor kulübüne malzeme dağıtımının gerçekleştirildiği törende, sırasıyla; Düşmez, Şişman, Aslan ve Zeybek birer konuşma yaptı. Konuşmacılar, hitaplarına şehitlerimizi anarak başladı. ZEYBEK: “UMUT NEREDE BİLİYOR MUSUNUZ?” Beşiktaş'ta ve İBB’de yüreklerinin buruk olduğunu belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, “Beşiktaş’ta Rasim Başkan vekalet ediyor ama benim can arkadaşım, yakın dostum, sevgili kardeşim Rıza Akpolat'ın da kendisine atılan iftiralar yüzünden Silivri zindanında bulunmasının derin üzüntüsünü duyuyorum. Bu saha, elbette Beşiktaş'taki amatör kulüplerimizle iç içe olacak ama; ben, Rıza Akpolat'ın da tıpkı Sayın İmamoğlu gibi amatör spor kulüplerine ne kadar hizmet ettiğini biliyorum. Sayın Nuri Başkanım, size ve çalışma arkadaşlarınıza çok teşekkür ediyorum. Sevgili İmamoğlu, sevgili Akpolat; umut nerede biliyor musunuz? Umut burada. Umut, burada bulunan sporcuların yüreğinde. Umut, onların anne babalarında. Umut, Beşiktaş'ta. Umut, İstanbul'da. Umut, Türkiye'de. Siz bir gün haksız iddialarla tutulduğunuz cezaevinden çıkacaksınız, görevinizin başına döneceksiniz ve hizmetlerinize ara vermeden devam edeceksiniz. Buna yürekten inanıyorum. Ve buradan bütün Silivri'de tutuklu bulunan başkanlarımıza ve bürokratlarımıza kuvvetli bir selam gönderiyorum. Yürekten alkışlıyorum onları,” dedi. ASLAN: “EKREM BAŞKAN SAHALARDA ÇOK TER DÖKTÜ” Beşiktaş Belediyesi İsmet İnönü Spor Tesisi’ni baştan aşağı yenileyerek çağdaş standartlara uygun hale getirdiklerinin altını çizen Aslan, “Her birinize, aylardır hukuksuzca Silivri zindanında tutulan İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını iletiyorum. Kendisi bugün fiziken burada olamasa da aklı ve kalbi burada, bu sahada, bu tribünlerde. Biliyorsunuz, Ekrem Başkanımızın hayatında sporun ayrı bir yeri var. Gençlik yıllarında futbol oynadı, kaleciydi. Bir amatör spor kulübünü yönetti. Amatör spor kulübü yöneticiliği yaptı. Sahalarda çok ter döktü… İyi kalecidir. Bu yüzden dimdik durmayı, kendine atılmaya çalışan topları tutmayı da çok iyi bilir. Bugün de kendisine yönelik haksızlıkların karşısında aynı kararlılıkla durmasının nedeni budur,” dedi. AKPOLAT VE POLAT’I ANDI “Ekrem Başkanımız göreve geldiği andan bugüne, İstanbul’da sporun ve sporcunun yanında durmayı, gençler için umut üretmeyi kendine görev bildi,” diyen Aslan özetle şunları söyledi: “Ne yazık ki Beşiktaş’ımızın seçilmiş Belediye Başkanı, kardeşimiz Rıza Akpolat da bugün burada değil. Kendisi de Ekrem Başkanımız gibi, hukuksuzca özgürlüğünden mahrum bırakılıyor. Aynı şekilde, kentimizin kültür ve sanat politikalarına büyük emek vermiş, İstanbul’un hafızasını koruyan çok önemli projelere imza atmış Genel Sekreter Yardımcımız Mahir Polat da bu açılışta burada olmak isterdi. Bu konuşmayı önce Rıza Akpolat, sonra Ekrem İmamoğlu yapmak isterdi. Bugün bizlerle olamayan, tutuklu tüm yol arkadaşlarımıza, belediye başkanlarımıza buradan selamlarımızı, sevgilerimizi iletiyoruz. İnanıyorum ki bu kara günler geçecek. Adalet çok yakın. Özgürlük mutlaka gelecek. Halkımızın iradesi mutlaka tecelli edecek.” “SPOR DAYANIŞMADIR, MERTÇE MÜCADELEDİR, RAKİBİNE SAYGIDIR” “Biz, sporun bir kent için ne kadar hayati olduğunu biliyoruz. Spor dayanışmadır, mertçe mücadeledir, rakibine saygıdır. Gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzaklaştırır, Toplumumuzu dinç tutar, çocuklarımızın gözlerindeki ışığı büyütür. Bu nedenle İstanbul’un dört bir yanında amatör spor kulüplerimizi destekliyoruz. Bu yıl 39 ilçemizdeki 1.500 amatör spor kulübüne toplam 204 bin spor malzemesi dağıtacağız. Futboldan judoya, yüzmeden masa tenisine, 17 farklı branşta kulüplerimizin yanındayız. İstanbul’umuzun spor altyapısını tümüyle yeniliyoruz, yeni yatırımlarımızla yeni spor alanlarını kentimize kazandırıyoruz. İstanbul’un tüm okul bahçelerine spor salonları kazandırıyoruz. Sporu tüm çocuklar, gençler ve her yaştan vatandaşımız için erişilebilir kılmak için gece gündüz, durmadan çalışıyoruz. Hedefimiz büyük: İstanbul’u Olimpiyat Oyunları’na hazırlıyoruz, sporla nefes alan bir şehir haline getirmek istiyoruz. Vizyonumuz belli: Her çocuğun sporla büyüdüğü, her gencin ‘Ben de başarabilirim’ dediği bir İstanbul. Beşiktaş’ımızın bu modern tesisi de desteklerimiz de bu yolculuğumuzun bir adımı. Ekrem Başkanımız da biz de bu mücadeleyi çocuklarımız, gençlerimiz ve geleceğimiz için veriyoruz. Sporla, dayanışmayla, umutla büyüyen bir İstanbul için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.” 204.012 ADET SPOR MALZEMESİ, 39 İLÇEDEKİ 1.500 AMATÖR SPOR KULÜBÜNE ULAŞTIRILACAK İBB tarafından gerçekleştirilen kapsamlı yenileme çalışmaları sonucunda modern standartlara uygun hale getirilen 2001 yılı yapımı Beşiktaş Belediyesi İsmet İnönü Spor Tesisi’nde, FIFA onaylı suni çim kullanıldı. Amatör spor kulüplerini desteklemeye devam eden İBB, açılış töreninde Beşiktaş ilçesinde faaliyet gösteren 21 amatör futbol kulübüne malzeme dağıtımı gerçekleştirdi. Amatör spor kulüplerine malzeme dağıtım projesi kapsamında; futbol, basketbol, voleybol, hentbol, taekwondo, kick boks, karate, muay thai, wushu, judo, atletizm, yüzme, güreş, badminton, masa tenisi, okçuluk ve satranç branşlarında, toplam 204.012 adet spor malzemesi, 39 ilçedeki 1.500 amatör spor kulübüne ulaştırılacak.

DEPSAŞ Enerji’den Makam Dağı’na  3 Bin Fidanlık Yeşil Dokunuş Haber

DEPSAŞ Enerji’den Makam Dağı’na  3 Bin Fidanlık Yeşil Dokunuş

Doğa dostu etkinlikte öğrencilerle birlikte fidan diken DEPSAŞ Enerji Genel Müdürü Murat Karagüzel, “Bugün diktiğimiz her fidan, daha yeşil bir dünyanın ve umut dolu bir geleceğin sembolüdür” dedi. İnsan ve çevre odaklı sosyal sorumluluk projeleriyle hizmet bölgesine değer katmayı sürdüren DEPSAŞ Enerji, Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında anlamlı bir etkinliğe imza attı. Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde bulunan Makam Dağı’nda 3 bin fidan toprakla buluşturuldu. DEPSAŞ Enerji’nin öncülüğünde, Diyarbakır Orman İşletme Müdürlüğü ve Koru Derneği iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, doğa sevgisiyle çevre bilinci bir araya geldi. “Umut dolu bir geleceğin sembolü” Etkinliğe Ergani Kaymakamı Nurbaki Yalçın ve DEPSAŞ Enerji Genel Müdürü Murat Karagüzel’in yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Yalçın ve Karagüzel’in çevre okullardan gelen öğrencilerle birlikte fidan dikmeleri renkli görüntülere sahne oldu. Etkinlikte konuşan DEPSAŞ Enerji Genel Müdürü Murat Karagüzel, “Bugün çocuklarımızla birlikte diktiğimiz her fidan, daha yeşil bir dünyanın ve umut dolu bir geleceğin sembolüdür. Bu tür etkinliklerle doğa sevgisini çocuklara küçük yaşta kazandırmak, toplum olarak öncelikli görevlerimizdendir” dedi. DEPSAŞ Enerji çevre odaklı projelerine devam edecek Etkinlik sonunda katılımcılar fidan dikim alanında hatıra fotoğrafı çektirirken, öğrencilere doğa sevgisini pekiştiren hediyeler verildi. Yeşil dönüşüm, geri dönüşüm ve enerji verimliliği gibi çevresel sürdürülebilirlik konularında toplumda farkındalık oluşturmayı hedefleyen DEPSAŞ Enerji’nin doğa dostu sosyal sorumluluk projelerinin artarak süreceği vurgulandı.

Osmangazi Kitap Fuarı 8’inci Gününde de Doldu Taştı Haber

Osmangazi Kitap Fuarı 8’inci Gününde de Doldu Taştı

Osmangazi Belediyesi'nin YAYKOOP (Yayıncılar Kooperatifi) iş birliğinde bu yıl 1'incisini düzenlediği Osmangazi Kitap Fuarı, Osmangazi Meydanı'nda bir birinden özel yazarları okurlarıyla buluşturmaya devam ediyor. Fuarın 8'inci gününde yazarlar Prof. Dr. Emre Kongar, Tarık Tufan, Irmak Zileli ve Dr. Meral Saklıyan, okurlarıyla bir araya geldi. Düzenlenen söyleşilerde okurlar yazarlara kitaplarında merak ettiği konularla ilgili çeşitli sorular sordu. Yazarlarda bu sorulara içtenlikle bir birinden güzel cevaplar verdi. Keyifli geçen söyleşilerin ardından düzenlenen imza günüyle yazarlar okurlarının kitaplarını imzaladı. “Okurlarım Yorumlarıyla Söyleşiye Değer Kattı” Osmangazi Kitap Fuarı’na gelmekten çok mutlu olduğunu ifade eden Yazar Irmak Zileli, “Fuara ilgi çok güzel, insanların meraklı ve ilgili bakışlarına karşı konuştuğumu hissettim. Osmangazi Kitap Fuarı’nın bir ihtiyacı karşıladığını düşünüyorum. Söyleşiye katılan okurlarım yorumlarıyla söyleşiye değer kattı. Söyleşide “Şimdi Buradaydı” romanım üzerinden bir konuşma yaptım, romanımın konusu gereği kötülük üzerine düşüncelerimi ve içimizdeki karanlığa yönelik meraklı bir bakış göstermenin önemini, sanatçının buradaki rolünü, yazarın aslında insanı ve dünyayı anlamak için gösterdiği çabayı kendi deneyimim üzerinden okurlara aktarmaya çalıştım” dedi. “Fuara Hayran Kaldım Enerjisi Yüksek Bir Yer” Osmangazi Kitap Fuarı’nın kendisini baya şaşırttığını belirten Akademisyen, Araştırmacı ve Yazar Dr. Meral Saklıyan, “Fuara hayran kaldım çok güzel, enerjisi yüksek bir yer, harika bir yer olmuş keşke evim buraya yakın olsaydı dedim. Söyleşimde Yaşar Kemal’i anlattım. Ben Adanalı bir yazarım Yaşar Kemal, hakkında naçiz hane küçük bir kitap yazmıştım. Yazdığım o kitabı ve Yaşar Kemal’in ümidini ve umudunu anlattım. Umut kelimesi çok önemliydi, Yaşar Kemal, bu kelimeyi çıkarttı ve Yılmaz Güney, Umut Filmini çekti ve bize bu kelimeyi kazandırdı hayatımızda hep umut olsun istiyorum” şeklinde konuştu. “Cumhuriyet ve Atatürk’ü Anlatmaya Çalıştım” Osmangazi Belediyesi’nin Yayıncılar Kooperatifi iş birliğiyle düzenlediği Osmangazi Kitap Fuarı’nın harika bir öğütlenme ve düzen içinde gerçekleştiğini söyleyen Sosyolog, Yazar ve Akademisyen Prof. Dr. Emre Kongar, “Söyleşide bilim ve toplumsal üretim modelleri çerçevesinde Cumhuriyet ve Atatürk’ü anlatmaya çalıştım. Fuarda Bursalıların inanılmaz bir ilgisiyle karşılaştım. İnsanlar yoğunluktan dolayı söyleşiyi ayakta dinlediler çok sevindim. Katılımcılara Mustafa Kemal Atatürk’ün tarihin akışını değiştiren teşhisini Osmanlı İmparatorluğu’nun din ve tarım devrimi döneminde patinaj yaptığı için çöktüğünü tespit ederek böyle bir tarım toplumundan 15 yıl gibi kısa bir zamanda bir endüstri toplumunun yapısını oluşturduğunu ve temellerini attığını anlattım” diye konuştu. “Dilerim Uzun Soluklu Kitap Fuarları Osmangazi’de Devam Eder” Bursa Osmangazi’de bir kitap fuarının düzenlenmesinin bir yazar olarak kendisini mutlu ettiğini belirten Yazar ve Senarist Tarık Tufan, “Bursa ve Osmangazi her yönüyle bu ülkenin önemli kültür ve insan merkezlerinden bir tanesi, Osmangazi’de edebiyatın ve romanın konuşulduğu böylesi önemli etkinlikler organize etmek yazar ve okur için çok kıymetli, bizde bu güzelliğin bir parçası olduk. Dilerim uzun soluklu kitap fuarları Osmangazi’de devam eder Roman yazarı olarak biz okurlarla bir araya geldiğimizde hikayenin insanın hayatındaki anlam ve değerini konuşmaya çalışıyoruz. İnsanın bir romana ve kahramanına tutunması insanın hayatında son derece hayati bir yere karşılık geliyor. Romanlar bizim hayatımızda bir umutsuzluk anında duygularımızın kendi içinde çeliştiği ve çatıştığı anlarda bize yeni bir umut veren metinler ve anlatılardır” ifadelerini kullandı. Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, “Devrim ve Sosyoloji Açısından Cumhuriyet ve Atatürk” söyleşisinin ardından Prof. Dr. Emre Kongar’a üzerinde Atatürk, resmi olan plaket hediye etti.

Antalya Manavgat'ta 2. Zeytin ve Zeytinyağı Festivali Heyecanı Haber

Antalya Manavgat'ta 2. Zeytin ve Zeytinyağı Festivali Heyecanı

“Bu topraklarda yetişen her zeytin tanesi bizim için sadece bir ürün değil, bir yaşam hikâyesi” diyen Başkan Vekili Özdemir, Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak yerelden kalkınma vizyonuyla üreticileri desteklemeye devam edeceklerini söyledi. Manavgat 2. Zeytin ve Zeytinyağı Festivali gerçekleşti. Festivale Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, CHP Parti Meclisi Üyesi Şengül Yeşildal, CHP Antalya Milletvekilleri Aliye Coşar ve Aykut Kaya, CHP Manavgat İlçe Başkanı Oykun Başar ve ev sahibi Manavgat Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek katıldı. Festival kapsamında Manavgat Cumhuriyet Meydanı’ndan Manavgat Belediyesi’ne kadar kortej yürüyüşü gerçekleştirildi. Korteje katılan Başkan Vekili Özdemir daha sonra festival tören alanında üreticilerin açtığı stantları gezdi. “TOPRAĞIMIZA VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Festivalin açılış töreninde konuşan Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, bereketin, barışın ve ölümsüzlüğün simgesi olan zeytine ve onun mucizesi zeytinyağına sahip çıkma kararlılığını ortaya koyan "Manavgat 2. Zeytin ve Zeytinyağı Festivali'nde olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. “Zeytinin gölgesinde büyüyen bir kültürün çocukları olarak biliyoruz ki; birlikte güçlüyüz” diyen Başkan Vekili Özdemir, “Kadın üreticilerimizi, kooperatiflerimizi ve çiftçilerimizi destekleyerek yerelden kalkınma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Toprağımıza, emeğimize ve geleceğimize sahip çıkmaya devam edeceğiz” diye konuştu. 2025 YILINDA 40 BİN ZEYTİN FİDANI TOPRAKLA BULUŞTURULDU Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak, köylerin güçlenmesi, üreticinin emeğinin değer bulması için var güçleriyle çalıştıklarını söyleyen Başkan Vekili Özdemir, bu kapsamda yapılan çalışmaları şu sözlerle anlattı: “19 ilçemizde 1500 dekar alanda toplam 63 bin 150 zeytin fidanını üreticilerimize destek olarak ulaştırdık. Sadece 2025 yılında bu fidanların 40 binini toprakla buluşturduk. Amacımız yalnızca zeytin miktarını artırmak değil, aynı zamanda ürün kalitesini yükseltmek, üretim alanlarının verimliliğini artırmak ve sürdürülebilir zeytinciliği yaygınlaştırmaktır. 20 bin zeytin ağacının yer aldığı, 2.630 dönüm ile Ülkemizde kent merkezindeki en büyük yeşil alan olan Zeytinpark'a, 2021 yılında Muhittin Başkanımızın öncülüğünde Antalya Ticaret Borsası'yla yaptığımız işbirliği protokolü ile sahip çıktık. Sadece Antalya'ya özgü coğrafi işaretli ürün olan ve Zeytinpark’ta da yetişen Tavşan Yüreği zeytinlerimizi de koruyor ve yaşatıyoruz.” ÖZDEMİR SARAÇLI MAHALLESİ’Nİ ZİYARET ETTİ Özdemir, tüm bunların yanında Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Zeytin Çalıştayı düzenlendiğini, zeytinyağının alternatif kullanımının tanıtıldığı atölye çalışmaları, zeytin yetiştiriciliği budama, aşılama eğitimleri ile üreticileri modern tarım teknikleri ve kaliteli üretim konusunda bilgilendirdiklerini söyledi. Festivalin gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Başkan Vekili Büşra Özdemir, “Toprağına sevgiyle dokunan, emeğini inançla yoğuran her bir üreticimize teşekkür ediyorum. Diliyorum ki, zeytin dalının temsil ettiği barış, umut ve bereket, Manavgat'tan tüm Antalya'ya, oradan da ülkemize ve dünyanın dört bir yanına yayılsın. Emeğin bereketi sofralarımıza ulaşsın dayanışmanın gücü hepimizi geleceğe taşısın diyerek sözlerini noktaladı. Başkan Vekili Özdemir daha sonra festival kapsamında Saraçlı mahallesini ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.