Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Umut

Kapsül Haber Ajansı - Umut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Umut haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB’den Tekirdağ’ın Su İhtiyacına Destek Haber

İBB’den Tekirdağ’ın Su İhtiyacına Destek

İmza törenine Aslan’ın yanı sıra Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, İSKİ Genel Müdür Doç. Dr. Şafak Başa ve TESKİ Genel Müdürü Dr. Onur Özgül de katıldı. ”ZORLANARAK DA OLSA İZLEDİK” Burada konuşan Aslan, “Her birinize bugün hukuksuzca Silivri zindanlarında tutulduğu için aramızda olamayan İstanbul'umuzun seçilmiş belediye başkanı, cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun selam ve sevgilerini getirdim. Bugün birçok arkadaşımızla da duruşmayı izledik. Zorlanarak da olsa izledik. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili olarak bu davada salona girmekte çeşitli sıkıntılar yaşansa da İstanbul dünyanın başkenti, Türkiye'nin göz bebeği. Dolayısıyla İstanbul'daki büyükşehir belediyesine yapılan her şey aslında Türkiye Cumhuriyeti'ne yapılmış gibi algılanabilir” dedi. “AKŞAM ÜLKESİYLE YATIYOR SABAH ÜLKESİYLE UYANIYOR” “Devletimizin kurumlarının ve bürokratlarımızı, siyasetçilerimizi, belediye başkanlarımızı gözümüz gibi korumamız lazım” diyen Aslan, şunları söyledi: “Ama bazen hatalar olabiliyor. Sonra devlet mutlaka kendini iyileştirebiliyor. Bugün de onu yaşadık. Aslında kıymetli başkanım hep olduğu gibi İstanbul'un ve Türkiye'nin hakkını savunmaya devam ediyor Silivri'de. Dün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunda otururken nasıl sadece İstanbul için değil bütün Türkiye coğrafyası için mücadele ediyorsa, bugün geçici süreyle Silivri zindanında tutulsa bile Türkiye'nin her noktasında, her ilçesindeki konu Ekrem İmamoğlu'nun da birinci, önemli konusudur. Dolayısıyla akşam ülkesiyle yatıyor, sabah ülkesiyle uyanıyor. Cenabı Allah Ekrem İmamoğlu gibi ülkesini seven insanların sayısını milyonlarca yapsın ki çok daha iyi yerler ülkemiz gelsin. Bizler de Ekrem Başkanımızın emanetini taşıyanlar olarak yol arkadaşlarımla beraber, ilçe belediye başkanlarımız, İSKİ Genel Müdürümüz, Genel Müdür Yardımcılarımız, İBB Genel Sekreterimiz, Genel Sekreter Yardımcılarımız tüm bürokrat arkadaşlarımız ve 92 bin çalışanımız da emanete sahip çıkmaya çalışıyoruz. Mücadele ediyoruz. Hizmet etmeye devam ediyoruz, üretmeye devam ediyoruz.” ”ÜLKEYE HİZMET ETMESİNİ ENGELLEMEK DOĞRU DEĞİL” “Ekrem Başkan'ın verdiği emaneti bir kısım yetenekli ve çok çalışkan, başarılı bürokratlarımız ve belediye başkanlarımız tutuklu olsa da onların yol arkadaşları olan bizler, o emaneti Ekrem İmamoğlu'na yaraşır şekilde taşımaya, sürdürmeye devam ediyoruz. Burada önemli olan şey şu: Üretme kabiliyeti olan ve üretme yeteneği olan ve veriminin doruğunda olan insanların çeşitli sebeplerle ülkeye hizmet etmesini engellemeye çalışmak doğru değildir. Bu ülke için dünden bugüne Tekirdağ'da da İstanbul Büyükşehir’de de, Tekirdağ'ın ilçelerinde de İstanbul Büyükşehir'in ilçelerinde de kim bu ülke için İstanbul için, Tekirdağ için hizmet etmişse, emeği geçen herkese ve buradan tekrar teşekkür etmek istiyorum.” ”SU YOKSA YAŞAM YOK” “Su hayattır. Su yoksa aslında yaşam da yok demektir. Uzaya gidiyoruz diyorlar. Mars'a gidiyoruz diyorlar. İlk aradıkları şey ne? Su. Su varsa yaşam olabilir. Dolayısıyla gözümüz gibi korumalıyız. Su medeniyettir. Eğer su olmazsa medeniyet olmaz. İnsanlık suyu doğru kullanmayı öğrendiğinde aslında tarıma geçti ve tarım uygulamalarını yaptı. Uyarlığı kurdu. Su yoksa uygarlık da yok. Su kaynaklarını doğru yönetenler ayakta kaldı. Diğerleri bir şekilde yok oldu. Bizim de ülkemizin ayakta kalması, bu coğrafyanın ayakta kalması, iklim krizine rağmen güçlü bir devlet olabilmemiz için hem su kaynaklarımızı korumalı hem de suyu itinalı kullanmalıyız ve tasarruflu kullanmalıyız. Yani aslında bir insanın hayatta kalmasının en önemli şeyi su. Bunun için ne gerekiyorsa o yapılmalı. Bir medeniyetin yaşaması için suyu doğru kullanması ve yönetmesi çok kritik bir şey. Hele ki bu kuraklık döneminde aslında Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımız anlattı. Aslında aynı problem İstanbul'da da yaşanıyor ama aldığımız tedbirlerle su sıkıntısı yaşatmadan yurttaşlarımıza 2025 yılını atlattık. 2026’yla ilgili de hiçbir tereddüdümüz yok. Hem Tekirdağ'ın ilgili biraz önce Başkanımın söylediği Ereğli ve civarında Kumbağı’nda hem de İstanbul'da 2026 yılında da Allah'ın izniyle bir sıkıntı yaşamadan geçeceğiz.” “BİZ VARSAK ÜLKEDE KİMSE UMUDUNU KESMESİN” “İstanbul'da ve Türkiye'de umut her zaman var. Biz varsak ülkede kimse umudunu kesmesin. Bugün tüm dünya kuraklık riskiyle karşı karşıya. Her yerde iklim krizi konuşuluyor. Bir taraftan da savaş ve savaşlar insanları yerinden yurdundan ediyor. Susuzluk her yıl milyonlarca insanın bulunduğu bölgeden başka bir bölgeye göç etmesini sağlıyor. Bizim de hikayemiz öyledir. Orta Asya'dan gelirken bir taraftan tarım toplumu olmaya çalışıp suya ve verimli topraklara ulaşmaya çalışırken bir taraftan da savaş var. Şimdi ülkemiz öyle bir risk altında ki coğrafyamızın tamamında savaş var. İran İsrail savaşını görüyorsunuz ve ülkemiz devletimiz büyük bir olgunlukla bu sürece bir çözüm yolu bulmaya çalışırken kendi içimizde mutlaka huzuru, barışı ve adaleti tecelli ettirmek durumundayız.” “İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR ÜNİVERSİTESİ BÜROKRATLARI” “Her konuşmamda ifade ettiğim için söylemek istiyorum. İstanbul çok kıymetli bir şehir ve Türkiye Cumhuriyeti'ni yöneten kadroların birçoğu önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde veya İstanbul Valiliği'nde veya da emniyetinde çalışan kıymetli kadrolar. Dolayısıyla siz İstanbul gibi bir şehrin, bir okulun, bir üniversitenin İstanbul Büyükşehir Üniversitesinin bu kadar yetenekli bürokratlarının Silivri zindanlarında tutmaya devam ederseniz sonuçta hep birlikte kaybedeceğiz. Dolayısıyla hiçbir şey için geç değildir. Yarın çok erken. Yarın sabahleyin erkenden kalkın. Bu bürokrat arkadaşlarımızın bir an önce bu savaş ortamında memleketine, milletine hizmet etmesini sağlamak lazım.” ”SU HEPİMİZİN ORTAK KADERİ” “Şehirlerimizin geleceği, ülkemizin geleceği bizim hem yetişmiş kadrolarımıza sahip çıkmamızla sağlanacak hem de bu iklim krizine karşı suyu doğru kullanmayı ve doğru yönetmeyi başarmamızla sağlanacak. Memleketimizin ve çocuklarımızın geleceği aslında söz konusu. Yani biraz önce dedik ya su hayattır. Dolayısıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bu ülkeyi çocuklara ve gençlere emanet etmişse onların geleceği için bizim bu cumhuriyete en önemli hizmetlerimizden biri, suyu korumak ve itinalı kullanmaktır. Bu aslında bu arada su bizim hepimizin ortak kaderi. Eğer su yoksa biz de göç etmek zorunda kalacağız. Doğduğumuz ve doyduğumuz toprakları korumanın birinci önceliği suyu korumaktır. İşte başarının kuralı kaidesi matematiği aslında çok belli. Hepimiz çalışarak geldik. Tırnaklarımızı da kazıyarak geldik. Ekrem İmamoğlu’nun geri dönüp baktığınızda ilçe başkanlığı, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı, Büyükşehir Belediye Başkanlığı her geldiği yerde büyük bir başarı hikayesi var ve milletin ona olan sevgisi ve saygısı var. Biz matematikle ve fenle de ülkeyi yönetmeyi becerebilmeliyiz. Doğru analiz, doğru plan, doğru yatırım, doğru iş birliği ve elbette yorulmadan çalışmak.” ”285 ŞANTİYEMİZ AKTİF DEVAM EDİYOR” “Atık sularımızın temiz su kaynaklarımıza karışmaması, enerji üretimi, taşkınların önlenmesi gibi birçok konuda yatırımlar yaptık ve bunu hem ekonomik krize, hem siyasal ve sosyal krize rağmen Ekrem İmamoğlu başkanlığındaki bürokrat arkadaşlarımızın büyük özverisiyle başardık. Hiçbir yatırımımızı durdurmadık. Her gün bir şey bitiyor. 285 şantiyemiz aktif halde devam ediyor. Açılış yapmayı yetiştiremiyoruz. Çünkü bir gün miting ya da eylemdeyiz. Bir gün Silivri'deyiz. Bir gün Çağlayan'dayız. Bir gün Vatan Caddesi'ndeyiz derken yığılan açılışlarımız var. Bu da İstanbul'un ve halkçı belediyeciliğin millete hizmet etmenin ne kadar özveri gerektiği ve bunu nasıl başarılı yaptığımızın da göstergesi diye düşünüyorum. Bugün ise İSKİ ve TESKİ arasında imzalayacağımız çok önemli bir protokol vesilesiyle aslında bir aradayız. Bugün burada Tekirdağ'la İstanbul arasında var olan köprüyü hayat köprüsü haline getiriyoruz. Çünkü su hayattır. Bir bardak su veren mekanı cennet olsun ya da aziz olsun. Derler ya, işte birbirimize böyle destek olan dostluklarımız ve kardeşliklerimiz var. Yapılacak olan bu işbirliği protokolü ile geleceğimizi dair çok kıymetli bir adım atmış olacağız.” “MARMARA’DA SU ORGANİZASYONUNU BİZE DEVREDİN” “Buradan da seslenmek isterim. Türkiye'nin en önemli ilindeyiz. Türkiye'nin göz bebeği. Dünyanın başkenti. Ortasından deniz geçen tek şehir. İşte onun belediye başkanı şurada. Üç beş kilometre ötede tutuklu. Eğer iklim krizi yaşıyorsanız eğer iklim krizini öngörüyorsanız biz Marmara Bölgesi'ndeki tüm su organizasyonunu yapmaya talip olduğumuzu, kadromuzun buna yeterli olduğunu hatta iki kat kadroya sahip olduğumuzu, çok yetenekli personel ve insan kaynağımızın olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla ülkede bir iklim krizi öngörülüyorsa devletimiz tarafından tüm Marmara Bölgesi'nin büyükşehir belediyeleri ve il belediyelerinin su organizasyonunu Devlet Su İşleri bize devrederse İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak elimizde yeterince yetişmiş kadromuz var. Her yere hizmet edecek durumdayız.” “BİR BUÇUK AYDA 4004 METRE İLE 11 KİLOMETRE İŞLEM YAPILACAK” “İşte Ekrem İmamoğlu'nun vizyonu bu. Kadro yetiştirmek kimin için? Devleti için. Dedim ya biraz önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi bir üniversite. En köklü ve en büyük kuruluşlarından birisiyiz ki İSKİ gibi belki dünyada bir veya iki tane köklü ve bu kadar güçlü kuruluş var. Ve insan kaynağı olarak da gerçekten büyük yetişmiş kadrolara sahibiz. Tekirdağ Marmaraereğlisi’nin su ihtiyacını karşılamak için Silivri'de bulunan Gümüşyaka Alt Depo Çıkışı Hattı üzerinde su teminini sağlayacağız. Tam 4004 metre. 1500 metreyi de Tekirdağ Belediyesi organize edecek ve şehrin içine dağılmak için 11 kilometre daha işlem yapılacak ve bunu tam bir buçuk ayda yapacağız diyoruz. İki Büyükşehir Belediyesi olarak. Dolayısıyla hep söylediğim yine bir şey var. Kimse bu ülkeden umudunu kesmesin. Yaklaşık on beş kilometre, on beş bin metrelik su hattının bir buçuk ayda yapıp devreye alacak belediye başkanları, bürokratlar varsa bu ülkeden kimse umudunu kesmesin. Geliyoruz ve her yeri düzelteceğiz Allah'ın izniyle.” ”BİZİM BELEDİYELERİMİZ DE DEVLET KURUMUDUR” “İnşallah kuraklık tehlikesini de beraber yeneceğiz. Suyun sınırı yok. Su akar. Kabına göre de şekil alır. Biz de suyu akıtacağız ve kabına göre şekil alacak. Şimdi suyu akıtacaklardan en başındaki kişi Silivri zindanında. Ama göreceksiniz gelecek ve su yolunu bulacak ve akacak ve gerekli yere gidip gerekli insanların umudu olmaya devam edecek. Suyu yönetmek, paylaşmayı ve birlikte hareket etmeyi gerektirir. Ortak geleceğimiz için tüm vatandaşlarımızın sağlıklı bir yaşam sürmesi için güvenli ve kesintisiz içme suyu temin etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Protokolümüzü de inşallah bu konuda komşu şehirler arasında işbirliklerinin güçlenmesi adına güzel bir örnek olacak. Bu önemli iş birliğinin hayata geçmesinde emeği geçen Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımız Candan Yüceer başkanımıza, tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Bazen söylüyorlar. Kimsiniz diye. Çok net. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devletinin belediyeleriyiz. Yani bizim belediyelerimiz de diğer belediyeler gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir devlet kurumudur. Ekrem İmamoğlu da bu devlet kurumunun bir yöneticisidir.” ”DEVLET YÖNETİCİLERİ DE BİLİNÇLİ OLMALI” “Dolayısıyla belediye devlet midir değil midir? Bu ülkedeki her devlet kurumu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir kurumudur. Dolayısıyla tüm devlet kademesini yöneten devlet yöneticilerinin de bu bilinçli olmasını önemle buradan ifade etmek isterim. Halkımızın geleceği için yorulmadan gece gündüz çalışmaya buradaki belediye başkanlarımız, büyükşehir belediye başkanımız, bürokrat arkadaşlarımız, il başkanımız, ilçe başkanlarımızla beraber büyük bir mücadele vereceğiz. Düşünün bir ilçe başkanı düşünün sabahın sekizinde kalkıyor. Gecenin on ikisine kadar mücadele. Bir saat Silivri'nin içinde, bir saat Silivri Marmara Cezaevi Yerleşkesi'nde. Bir belediye başkanı düşünün. Tüm bu yükü tek başına taşımaya çalışıyor. Dolayısıyla onlara da buradan kocaman bir teşekkür etmek istiyorum.” “BİZ DE İSTANBULLULARA HİZMET EDİYORUZ” “Aslında bu projenin temeli geçtiğimiz sene bir kriz anında atıldı” diyen Candan Yüceer de “Çünkü biz korkunç bir küresel iklim değişikliğiyle beraber Tekirdağ'ımızda işte biz de göreve yeni gelmişiz. Bir su krizi yaşadık. Özellikle sahil şeritlerimizde yani Ereğli ilçemiz ve Süleymanpaşa'ya bağlı Kumbağ mahallemizde sahillerde özellikle yaz nüfusunun arttığı mahallelerimizde ilçelerimizde sorun yaşadık. Çünkü buraları yüzey surlarıyla beslediğimiz alanlardı. Burada Türkmenli göletimiz alg patlaması yaşadı. Tamamen kullanım dışı kaldı. Terfi istasyonları yaptık, işte ölü hacmi aldık ama onlar da bitince özellikle nüfusta onlarca katına çıkınca ki şimdi az önce de söylendi. Aslında Tekirdağ'ın suyu dediler. Yabancıya da gitmiyor. Biz de İstanbullulara hizmet ediyoruz. Dolayısıyla Ereğlimizin nüfusu bizim 30 bin. Ama yaz nüfusumuz başkanım burada 750 bini görüyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Cumhurbaşkanı adayımız sağ olsun Ekrem İmamoğlu bu noktada da her gün hala bu kardeşliğin bu dayanışmanın sürmesi için gerçekten üstün bir çaba sarf ediyor. Buradan da selam olsun. Silivri zindanında olan bütün yol arkadaşlarımıza inşallah en kısa zamanda da bu iş birliklerini hep beraber hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Antalya'da Girişimde Kadın Zirvesi’nin İkincisi Düzenlendi Haber

Antalya'da Girişimde Kadın Zirvesi’nin İkincisi Düzenlendi

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve AGİDER işbirliğinde geçtiğimiz yıl ilki gerçekleştirilen ‘Girişimde Kadın Zirvesi'nin ikincisi Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu'nda gerçekleştirildi. Zirvede, Antalyalı kadınlar ve öğrenciler ilham veren hikayelerini baş aktörlerinden dinledi. KADIN ÜRETİNCE AİLESİ, ŞEHRİ VE ÜLKESİ GELİŞİR Zirvenin açılış konuşmasını yapan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, bir toplumun kalkınmasının kadınların üretimde, ekonomi, sanatta ve karar mekanizmalarda güçlü şekilde yer almasından geçtiğine vurgu yaptı. Başkan Vekili Özdemir, “Kadın girişimciliği sadece iş kurmak değildir. Bir fikri bir cesareti gerçeğe dönüştürmektir. Bir kadın üretmeye başladığında yalnızca bir işletme büyümez. Bir aile güçlenir, bir şehir gelişir, bir ülkenin geleceği değişir” diye konuştu. CESUR FİKİRLER YARININ GÜÇLÜ EKONOMİSİNİ KURACAK Büşra Özdemir, Antalya’nın doğasıyla kültürüyle üretim gücü ve girişimcilik ruhuyla Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri olduğunu, bu şehrin en büyük gücünün hayallerinden vazgeçmeyen, üreten, risk alan ve geleceğe inanan kadınlar olduğunu kaydetti. Başkan Vekili Özdemir, konuşmasında şunlara değindi: “Kadınların ekonomik hayatta daha fazla yer alması için sizlerle beraber projeler üretmeye, girişimciliği güçlendirmeye ve kadınların fikirlerini büyütebileceği fırsatlar yaratmaya devam ediyoruz. Bugünün küçük fikirleri yarının büyük markalarıdır. Bugünün cesur adımları yarının güçlü ekonomisini kurar. Zirvenin yeni başarı hikayelerinin başladığı bir yolculuk olduğunu düşünüyorum. Zirvenin ilham dolu verimli ve güçlü işbirliklerine vesile olmasını diliyorum. Kadın varsa üretim vardır, umut vardır. Kadın varsa gelecek vardır.” DÜNYA DÖNÜŞÜMDE GİRİŞİMCİLİK ÖNEM TAŞIYOR AGİDER Başkanı Gökçen Atmaca da Antalya Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle zirvenin ikincisini düzenlemekten dolayı çok mutlu olduklarını söyleyerek, “İlk zirveyi düzenlerken iken amacımız girişimcilik eko sistemine katkı sağlayacak bir buluşma noktası oluşturmak, deneyim paylaşımını teşvik etmek ve yeni işbirliklerine zemin hazırlamaktı. Bugün bu buluşmanın büyüyerek devam ettiğini görmek bizler için kıymetli. Dünya hızlı bir dönüşüm süreci içinde. Teknolojide yaşanan gelişmeler yeni iş modelleri ve değişen ekonomik dinamikler girişimciliği her zamankinden önemli yere taşıyor. Kurumların sivil toplumun ve girişimcilik ekosisteminin birlikte hareket etmesi sürdürülebilir ve güçlü ekonomik yapı için önemli bir gerekliliktir” diye konuştu. DENEYİMLERİNİ GENÇLERLE PAYLAŞTILAR Gökçen Atmaca moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; kadın girişimciler Başak Topbaştekin, Gaye Gül Ersan ve Zeynep Özcan deneyimlerini, yola nasıl çıktıklarını, başarı hikayelerini, finansal ve sosyal konularda karşılaştıkları zorlukları katılımcılarla paylaştı. Zirvenin sonunda S2B (Öğrenci-Girişimci Eşleşmesi) etkinliği de gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Öğretmenler, Öğrenciler ve Yöneticiler Aynı Sahneyi Paylaştı  Haber

Öğretmenler, Öğrenciler ve Yöneticiler Aynı Sahneyi Paylaştı 

6 Mart Cuma akşamı FMV Işık Okulları Nişantaşı Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen özel gecede, “Kadınların Işığında” konseri ile birlikte “Kadınların Işığında Karma Sergi” de misafirlerle buluştu. Gecenin dikkat çeken anlarından biri ise Feyziye Mektepleri Vakfı’nın üst yönetimindeki kadınları, öğrenciler ve öğretmenlerle birlikte sahne alması oldu. Aynı sahneyi paylaşan farklı kuşaklar, sanatın birleştirici gücünü vurgulayan anlamlı bir tablo ortaya koydu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların toplumsal yaşamda, bilimde, sanatta ve ekonomide ortaya koydukları emek, mücadele ve başarıların hatırlandığı; eşitlik, dayanışma ve ortak gelecek vurgusunun öne çıktığı önemli bir gün olarak dünya genelinde çeşitli etkinliklerle anılıyor. Feyziye Mektepleri Vakfı (FMV) Işık Okulları da kadınların tarih boyunca topluma kattığı ilham verici güce dikkat çekmek amacıyla düzenlediği “Kadınların Işığında” etkinliğiyle anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Öğrenciler, öğretmenler, veliler, mezunlar, vakıf yöneticileri ve misafirleri bir araya getiren gece, yalnızca bir konser olmanın ötesine geçerek müzik ve görsel sanatlar aracılığıyla kadın emeğinin, üretkenliğinin ve toplumsal etkisinin görünür kılındığı duygu dolu anlara sahne oldu. Öğrenciler, Yöneticiler ve Öğrenciler Aynı Sahnede buluştu Sunuculuğunu Banu Miray Noyan’ın üstlendiği gecede sevilen sanatçı Tuna Kiremitçi de sahne alarak etkinliğe özel performansıyla renk kattı. Program kapsamında Türk ve dünya müziğinden seçilmiş eserler seslendirilirken, öğrenci orkestraları performansları da geceye dinamizm kazandırdı. Etkinliğin dikkat çeken yönlerinden biri ise Feyziye Mektepleri Vakfı’nın kadın yönetim kurulu üyeleri ve kadın direktörlerinin ilk kez sahnede performans sergilemesi oldu. Vakfın üst yönetiminden isimler, öğrenciler ve öğretmenlerle birlikte sahne alarak sanatın birleştirici gücünü vurguladı. Sahnede “Önce Aile, Sonra İnsanlık” Mesajı Programın en anlamlı bölümlerinden biri ise barış ve dayanışma mesajı taşıyan eserlerin seslendirildiği bölüm oldu. Gecede sahnelenen “We Are Family” ve “We Are The World” eserleriyle, dünyanın farklı coğrafyalarında barışa her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir dönemde birlik ve insanlık mesajı verildi. Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan FMV Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Zeynep Sezerman, “Dünyada barışa en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde, sanatın birleştirici gücüne inanarak bir araya geldik. Bu özel gecede, kadınların ve çocukların daha umutlu bir geleceğe ulaşmasında kadınların barıştan yana olan güçlü duruşunu hatırlatmak ve bu sesi birlikte yükseltmek istedik. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün tüm kadınlara umut ve güç getirmesini diliyorum.” ifadelerini kullandı. Kadınların Işığı Sanatla Görünür Oldu Konserle eş zamanlı olarak gerçekleştirilen “Kadınların Işığında Karma Sergi” ise gecenin sanat boyutunu güçlendirdi. Kadınların ışığını, üretimini ve ilham veren varlığını farklı sanatsal ifadelerle görünür kılan sergi, müziğin oluşturduğu atmosferi görsel bir anlatımla tamamladı. Fuaye alanında ziyaretçilerle buluşan sergi, etkinliğin yalnızca sahneyle sınırlı kalmayan, mekânın tamamına yayılan bütüncül bir deneyime dönüşmesini sağladı. “Kadınların Işığında” Artık Bir Gelenek FMV Işık Okulları’nda düzenlenen “Kadınların Işığında” konserinin temeli, 2011–2012 eğitim öğretim yılında başlatılan “Her Öğrenciye Bir Enstrüman Öğretimi Projesi”ne dayanıyor. Proje kapsamında öğrencilerin keman, çello, flüt, klarnet, gitar, piyano ve perküsyon gibi farklı enstrümanlarda eğitim almasıyla başlayan müzik yolculuğu, zamanla daha geniş sahnelere taşınarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen konserlere dönüştü. İlk kez 2012–2013 eğitim öğretim yılında FMV Işık Okulları Nişantaşı Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen etkinlik, pandemi döneminde online platformlarda da devam ederek her yıl büyüyen orkestra, koro ve solist kadrosuyla bugün Işık Okulları’nın en güçlü kültür-sanat geleneklerinden biri hâline geldi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai Motor Türkiye ve Habitat Derneği’nden Gençlere Eşitlik Odaklı Etkinlik Haber

Hyundai Motor Türkiye ve Habitat Derneği’nden Gençlere Eşitlik Odaklı Etkinlik

Hyundai Motor Türkiye tarafından Habitat Derneği ve Türk Eğitim Vakfı iş birliğiyle gençlerin toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık kazanmasını ve çözüm üretmesini teşvik etmek amacıyla Design Jam etkinliği düzenlendi. 6 Mart tarihinde Hyundai Motor Türkiye’nin İstanbul Ofisi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, Hyundai Motor Türkiye x Türk Eğitim Vakfı üniversite bursiyerleri ve stajyerlerinden oluşan genç katılımcılar bir araya geldi. Tasarım odaklı düşünme metodolojisi kullanılarak gerçekleştirilen etkinlikte gençler; empati kurma, problem tanımlama, fikir üretme ve çözüm tasarlama aşamalarından oluşan yoğun bir çalıştay sürecine katıldı. Katılımcılar, toplumsal cinsiyet eşitliği ve eşitsizliklerin azaltılması konularını farklı yaşam alanları üzerinden ele alarak yenilikçi çözüm önerileri geliştirdi. Gençlerden Beş Farklı Alanda Çözüm Önerileri Design Jam kapsamında katılımcılar, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden beş farklı yaşam alanına odaklandı. Eğitim ve akademi, iş hayatı, gündelik yaşam, toplumsal katılım ile güvenlik, sınırlar ve özgürlük alanı başlıklarında geliştirilen fikirler; gençlerin karşılaştıkları eşitsizliklere yönelik çözüm önerileri üretmelerini hedefledi. Habitat Derneği uzmanlarının rehberliğinde yürütülen çalıştay boyunca katılımcılar, uluslararası araştırma verileri doğrultusunda farklı kullanıcı profillerini analiz ederek sosyal etki odaklı fikirler geliştirdi. Program sonunda ortaya çıkan yenilikçi çözümler, sürdürülebilir kalkınma amaçlarına katkı sağlayabilecek sosyal etki projeleri olarak değerlendirilmek üzere paylaşılacak. Hyundai Motor Türkiye’den Gençlere Destek Hyundai Motor Türkiye, sürdürülebilir sosyal fayda yaratmayı ve gençlerin toplumsal konulara aktif katılımını desteklemeyi amaçlayan projeler gerçekleştirmeye devam ediyor. Kurumsal sosyal sorumluluk ve ortak değer yaratma inisiyatifi olan Hyundai Continue kapsamında yürütülen çalışmalar, “Hope / Umut” çatısı altında genç nesillere odaklanıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında gerçekleştirilen Design Jam etkinliğiyle Hyundai Motor Türkiye, gençlere fikirlerini geliştirebilecekleri bir düşünce platformu sunarak toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratmayı ve yenilikçi çözümlerin ortaya çıkmasını destekledi. Gençlerden Eşitlik İçin Güçlü Mesajlar Etkinliğe katılan gençler, farklı bakış açılarını bir araya getiren bu çalıştayın kendileri için hem öğretici hem de ilham verici bir deneyim olduğunu ifade etti. Katılımcılar, birlikte düşünmenin ve çözüm üretmenin toplumsal sorunlara farklı perspektiflerden yaklaşmayı mümkün kıldığını vurguladı. Hyundai Motor Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen bu çalışma, gençlerin toplumsal dönüşümdeki rolünü güçlendirmeyi ve sosyal fayda odağında sürdürülebilir projeler geliştirilmesini desteklemeyi amaçlıyor. Kurumlar, gençlerin yenilikçi fikirleriyle toplumsal eşitliğe katkı sağlayan çalışmalar yürütmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Efes Selçuk’un Üreten Kadınları 8 Mart’ta Buluşuyor Haber

Efes Selçuk’un Üreten Kadınları 8 Mart’ta Buluşuyor

6-8 Mart tarihleri arasında Ahmet Ferahlı Parkı’nda kurulacak Kadın Emeği Pazarında emekçi kadınlar kendi ürettikleri el emeği ürünlerinin satışını yapacak. Üç gün boyunca kadınların çeşitli el emeği ürünlerini satabilecekleri 60 stant kurulacak. Kadın emeğini gösteren ve dayanışmayı büyütmeyi amaçlayan etkinlikler, 8 Mart Pazar günü saat 14.00’te İstasyon Meydanı’nda “Dünya Emekçi Kadınlar Yürüyüşü” ile başlayacak. Ahmet Ferahlı Parkında son bulacak olan yürüyüşün ardından basın açıklaması yapılacak. BAŞKAN CERİTOĞLU SENGEL: “KADIN VARSA UMUT VAR, KADIN VARSA DEĞİŞİM VAR” 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün kadın dayanışması açısından önemli bir gün olduğunu belirten Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel; “8 Mart, kadınların emeğini, mücadelesini ve dayanışmasını büyüttüğü çok kıymetli bir gündür. Efes Selçuk’ta kadınlar hayatın her alanında var; üretimde var, sanatta var, yerel yönetimde var, sokakta var. Biz bu kenti birlikte büyütüyoruz. Kadınların emeğiyle güçlenen bir kentte yaşıyoruz. Bu nedenle 8 Mart’ta hem bugün üreten kadınlarımızı hem de tarih boyunca hakları için mücadele eden kadınları selamlıyoruz. Dayanışmanın çoğaldığı, eşitliğin güçlendiği, kadınların sesinin daha gür çıktığı bir gelecek için bir arada olmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki kadın varsa umut var, kadın varsa değişim var” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Psikolojik Sağlamlık Bağışıklık Sistemini de Güçlendiriyor Haber

Psikolojik Sağlamlık Bağışıklık Sistemini de Güçlendiriyor

4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Kronik strese maruz kalmak bağışıklığı baskılar. Güçlü bir psikolojik duruş ise stres hormonlarının dengelenmesine hatta bazı durumlarda hastalığın ilerleme hızının yavaşlamasına katkıda bulunabilir.” dedi. Psikolojik desteğin belirsizlik, kaygı ve fiziksel zorlanmalarla baş etmeyi kolaylaştırdığını vurgulayan Erol, bilişsel davranışçı terapi, mindfulness ve şükran çalışmalarının, hastaların umut ve hayata bağlılıklarını korumalarına yardımcı olduğunu aktardı. Erol ayrıca psikolojik sağlamlığın kişiye özel destek planlarıyla artırılmasının tedavi sürecine olumlu katkı sağladığına dikkat çekti. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla kanser hastalarının psikolojik sağlamlığının tedavi ve iyileşme süreçleri üzerindeki etkisi hakkında bilgi verdi. Psikolojik sağlamlık bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan etkili olabilir! Psikolojik sağlamlık olarak bilinen ‘resilience’ kavramının kişinin, kişilerarası ilişkilerde zorlanmalar, travmatik süreçler ve stresli yaşam olayları karşısında uyum sağlayabilme, toparlanabilme ve hatta bu süreçlerden güçlenerek çıkabilme kapasitesi olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Kanser tedavisi gibi hem fiziksel hem psikolojik olarak zorlayıcı olan bir süreçte psikolojik desteğin önemi büyüktür.” dedi. Psikolojik sağlamlığın kanser süreci açısından ele alındığında, tanı konduğu andan itibaren başlayan belirsizliğe, tedavi sürecindeki fiziksel ve ruhsal zorlanmalara, geleceğe dair kaygılar ve yaşam kalitesinde olası değişimlere rağmen ruhsal dengenin korunmasına yardımcı olduğunun bilindiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Araştırmalar, psikolojik sağlamlığın bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan etkili olabileceğini gösteriyor. Kronik olarak strese maruz kalmak ve depresif hissetmek, bağışıklık sistemini baskılayarak vücudun enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı direncini azaltabilir. Buna karşılık, güçlü bir psikolojik duruş, stres hormonlarının dengelenmesine, inflamasyon seviyelerinin azalmasına ve hatta bazı durumlarda hastalığın ilerleme hızının yavaşlamasına katkıda bulunabilir.” şeklinde konuştu. Önceki zorluklarla nasıl başa çıkıldığı hatırlanmalı! Psikolojik sağlamlığın kanser hastalarının tedavi sürecindeki olumlu etkilerinden birinin kişinin hayata bağlılığını arttırarak geleceğe dair umutlarını sürdürmesine katkıda bulunmak olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Hayata anlam katan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal bağları güçlendirmek kişinin tedavi uyumunu arttırır. Bu durum tedavi sürecinde ortaya çıkabilecek yan etkilerle daha iyi baş edebilmesini sağlar.” dedi. Psikolojik sağlamlığı arttırmak amacıyla uygulanabilecek pek çok farklı yöntem olduğuna değinen Erol, sözlerini şöyle sürdürdü: “Psikoterapilerde en çok kullanılan yaklaşım bilişsel davranışçı terapidir. Bu yöntem süreçte kişide görülen negatif inançları gerçekçi bir bakış açısıyla ele almayı hedefler. Örneğin tanıyı alan kişi ‘tanı aldım, hayatımın geri kalanı tamamen mahvoldu’ düşüncesine kapılabilir. Bu düşüncesine gerçekçi bir perspektif kazandırmaya çalışmalı, ‘evet, zor bir süreçten geçiyorum, ama hayatımda hala devam eden güzel şeyler var’ diye düşünebilmeli. Kişi önceki zorluklarla nasıl başa çıktığını hatırlamalı, ‘daha önce de zor zamanlar yaşadım ve üstesinden geldim’ gibi yeniden çerçevelemeler bilişsel müdahalelerin temelini oluşturur.” Şükran duygusu depresyon ve kaygıyı azaltmaya yardımcı oluyor! Mindfulness teknikleri, derin nefes egzersizleri, progresif kas gevşetme ve rehberli imgeleme gibi tekniklerin, hastaların kaygıyı azaltmasına, duygusal dalgalanmaları daha iyi yönetmesine ve zihinsel dayanıklılığı arttırmasına yardımcı olabileceğini aktaran Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Günlük şükran listeleri oluşturmak, küçük mutluluklara odaklanmak ve olumlu anları fark etmek, psikolojik sağlamlığı artırır. Araştırmalar, şükran duygusunun depresyon ve kaygıyı azaltmaya yardımcı olduğunu gösteriyor.” dedi. Psikolojik sağlamlığı artırmak, sadece zihinsel iyi oluşu değil, fiziksel iyileşmeyi de destekliyor! Aile, arkadaşlar ve destek grupları ile sosyal destek sistemi kurmanın, hastaların yalnız hissetmesini engelleyeceğini ve duygusal dayanıklılığı artıracağını vurgulayan Uzman Klinik Psikolog İpek Erol, “Grup terapileri veya kanser hastalarına özel topluluklarla iletişim kurmak, hastaların deneyimlerini paylaşmalarına ve güçlenmelerine yardımcı olabilir.” dedi. Sanat ve müzik terapisinden de psikolojik sağlamlığı arttırmak için yararlanıldığını aktaran Erol, sözlerini şöyle tamamladı: “Estetik kaygısı gütmeden boyama, yazı yazma, enstrüman çalma gibi aktiviteler, hastaların duygularını ifade etmeleri için güvenli bir alan yaratır. Kanser hastalarında psikolojik sağlamlığı artırmak, sadece zihinsel iyi oluşu değil, aynı zamanda fiziksel iyileşmeyi de destekleyen önemli bir faktör. Psikolojik iyi oluş için kullanılabilecek teknik ve yaklaşımlar, hastaların bu zorlu süreçte daha dirençli olmalarına yardımcı olabilir. Her bireyin ihtiyaçları farklı olduğu için, psikolojik destek planları kişiye özel olarak hazırlanmalı ve hastanın kendisini en iyi hissettiği yöntemlerle uyumlu olmalı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz! Haber

Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz!

Yuvam Dünya Derneği, KONDA Araştırma aracılığıyla üst üste dördüncü kez gerçekleştirdiği Türkiye İklim Krizi Algısı Araştırması’nın 2025 sonuçlarını paylaştı. Araştırma, toplumun iklim krizine dair farkındalığının arttığını ancak bu bilincin eyleme dönüşmesinde hâlâ yetersiz kalındığını ortaya koyuyor. Bilinç Artıyor, Bilgi Eksikliği Sürüyor Araştırmaya göre toplumun %45’i iklim krizi hakkında bilgisiz olduğunu ifade ediyor. İklim eğitimi alanların oranı yalnızca %8. Katılımcılar, en güvenilir bilgi kaynakları olarak okulları (%81), medyayı (%78) ve sivil toplum kuruluşlarını (%54) gösteriyor. Toplum Farkında Ama Öncelikler Değişiyor Toplumun %70’i iklim krizini kendi hayatı içinde tehlikeli olarak görse de, ekonomik ve sosyal sorunların bu aciliyeti gölgelediğini belirtiyor. %76’sı bireysel mücadelede enerji tüketimini azaltmanın ortak payda olduğunun farkında. Ayrıca çevreye duyarlı markaların tercih edilme oranı geçen yıla göre artış gösteriyor. Kağıt, cam ve plastik gibi atıklarda geri dönüşüm eğiliminin de güçlendiği görülüyor. Toplum Devletin Öncülük Etmesini Bekliyor Katılımcıların %93’ü devlet ve hükümetleri iklim kriziyle mücadelede sorumlu görüyor. Toplumun %73’ü ise özel sektörü iklim kriziyle mücadelede aktif bir rolde görmek istiyor. Gençler bireysel eylemlere daha fazla sorumluluk yüklüyor. Bu durum, Türkiye’de çözümün ancak ortak bir irade ile mümkün olabileceğine dair güçlü bir algıyı yansıtıyor. Duyguların Dengesi: Endişe Yüksek, Umut Direniyor Katılımcıların %77’si endişe, %53’ü çaresizlik, %45’i umut, %33’ü suçluluk hissediyor. Endişe hâlâ baskın duygu; ancak geçen yıla göre düşüşte. Bu düşüş, “duyarsızlaşma” değil, eylem için yeni bir duygusal denge arayışı olarak yorumlanıyor. Buna karşın suçluluk hissi, önceki yıla kıyasla artış gösteriyor. Kadınlar ve Gençler İleri Dönüşümde Öncü “İleri dönüşüm” kavramı henüz tam olarak yerleşmemiş olsa da, toplumun %48’i artık ileri dönüşüm yaptığını söylüyor. Kadınlar ve genç sosyal medya kullanıcıları bu dönüşümün öncüleri konumunda. Katılımcıların üçte ikisi, ileri dönüşümün iklim kriziyle mücadelede etkili olduğuna inanıyor. Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Kocabıyık: “Yuvam Dünya olarak 2022’den bu yana Türkiye’ye aynı soruyu soruyoruz: “İklim krizini nasıl görüyorsunuz?” Bu sorunun yanıtı, yalnızca bugünü değil, geleceği de anlamamıza yardımcı oluyor. Çünkü toplumsal algı, değişimin hem barometresi hem de pusulası. Bu yılın sonuçları hem düşündürücü hem de yol gösterici. Toplumun neredeyse yarısı hâlâ kendini bilgisiz hissediyor. Endişe yüksek; çaresizlik ve suçluluk duyguları artıyor. Ama aynı zamanda umut veren gelişmeler de var: Gençlerin bilgiye daha hızlı erişmesi,eğitimin ve sosyal medyanın farkındalığı güçlendirmesi,ileri dönüşüm ve enerji tasarrufunun yaygınlaşması… Ve en önemlisi, Türkiye toplumunun büyük çoğunluğunun iklim krizinin çözümünde devletin, özel sektörün ve bireylerin birlikte sorumluluk alması gerektiğini düşünmesi. Bu yaklaşım, sürdürülebilir dönüşüm için çok değerli bir eşik.” KONDA Araştırma ve Danışmanlık Genel Müdürü Aydın Erdem: “Yuvam Dünya için gerçekleştirdiğimiz bu araştırma serisinin önemi büyük. KONDA gibi toplumsal algıları uzun yıllar boyunca aynı yöntemle ölçen bir kurum olarak, başlangıçta az kişinin sahiplendiği birçok meselenin zamanla ülke genelinde önem kazandığını gözlemledik. İklim krizinin de bu yönde ilerlediğini görüyoruz. Bu durum hem toplumsal bir kazanım hem de araştırmacılar olarak bizim için gurur kaynağı. Bugün iklim krizi, toplumun hayatında artık görmezden gelinemeyecek kadar büyük. Ancak konuya yaklaşım hâlâ parçalı: kimisi konuyu iyi bildiğini söylüyor, kimisi yüzeysel geçiyor, kimisi ise hâlâ bilgisiz. Eğitim, gençlik ve dijital dünyaya yakınlık bilgiyi artırıyor; yaş ilerledikçe ve gündelik hayattan kopuldukça farkındalık zayıflıyor. Tehlike algısında iki katman öne çıkıyor: İnsanların büyük bölümü iklim krizini kendi hayatı için de tehdit olarak görüyor, ancak neredeyse herkes gelecek nesillerin daha büyük risk altında kalacağına inanıyor. Yani bugünün kaygısı var, fakat yarının yükü daha ağır hissediliyor.” Yuvam Dünya Derneği Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Levent Kurnaz: “İklim değişikliğinin hayatımızı giderek daha fazla etkilediği bir dönemde yaşıyoruz. Artık bu meseleyi yalnızca bilim insanlarının raporlarında ya da uzak coğrafyalardaki felaketlerde değil; kuruyan göllerimizde, yaz ortasında yaşadığımız su kesintilerinde, orman yangınlarında, beklenmedik fırtınalarda doğrudan hissediyoruz. Ancak hepimiz biliyoruz ki iklim değişikliğinin etkileri kadar önemli olan bir diğer boyut da toplumların bu krizi nasıl algıladığıdır. Bu araştırma, Türkiye toplumunun iklim değişikliğine bakışını tüm açıklığıyla ortaya koyuyor.” Sonuç İklim krizi artık herkesin gündeminde. Ancak farkındalık, eyleme dönüşmedikçe tükenen gezegen değil, zamandır. Yuvam Dünya olarak bu dönüşüm zincirini tamamlamaya kararlıyız; çünkü biliyoruz ki iklim krizi ile mücadele için bir gün, artık bugün. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB, Beşiktaş İsmet İnönü Spor Tesisi’ni Baştan Aşağı Yeniledi Haber

İBB, Beşiktaş İsmet İnönü Spor Tesisi’ni Baştan Aşağı Yeniledi

Açılış ve dağıtım töreninde konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Silivri’de tutulan seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve seçilmiş Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’a seslenerek, “Sevgili İmamoğlu, sevgili Akpolat; umut nerede biliyor musunuz? Umut burada. Umut, burada bulunan sporcuların yüreğinde. Umut, onların anne babalarında. Umut, Beşiktaş'ta. Umut, İstanbul'da. Umut, Türkiye'de.” dedi. İBB Başkanvekili Nuri Aslan da “Bugün bizlerle olamayan, tutuklu tüm yol arkadaşlarımıza, belediye başkanlarımıza buradan selamlarımızı, sevgilerimizi iletiyoruz. İnanıyorum ki bu kara günler geçecek. Adalet çok yakın. Özgürlük mutlaka gelecek. Halkımızın iradesi mutlaka tecelli edecek.” şeklinde konuştu. BEŞİKTAŞ / İSTANBUL İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 2001 yılında inşa edilen, Beşiktaş Belediyesi’ne ait İsmet İnönü Spor Tesisi’ni baştan aşağı yeniledi. “İsmet İnönü Spor Tesisi Yenileme ve Bölge Amatör Spor Kulüplerine Malzeme Dağıtım Töreni”, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Beşiktaş Belediye Başkanvekili Ömer Rasim Şişman ve İstanbul Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (İASKF) Başkanı Ali Düşmez’in katılımlarıyla düzenlendi. Beşiktaş ilçesinde faaliyet gösteren 21 amatör spor kulübüne malzeme dağıtımının gerçekleştirildiği törende, sırasıyla; Düşmez, Şişman, Aslan ve Zeybek birer konuşma yaptı. Konuşmacılar, hitaplarına şehitlerimizi anarak başladı. ZEYBEK: “UMUT NEREDE BİLİYOR MUSUNUZ?” Beşiktaş'ta ve İBB’de yüreklerinin buruk olduğunu belirten CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, “Beşiktaş’ta Rasim Başkan vekalet ediyor ama benim can arkadaşım, yakın dostum, sevgili kardeşim Rıza Akpolat'ın da kendisine atılan iftiralar yüzünden Silivri zindanında bulunmasının derin üzüntüsünü duyuyorum. Bu saha, elbette Beşiktaş'taki amatör kulüplerimizle iç içe olacak ama; ben, Rıza Akpolat'ın da tıpkı Sayın İmamoğlu gibi amatör spor kulüplerine ne kadar hizmet ettiğini biliyorum. Sayın Nuri Başkanım, size ve çalışma arkadaşlarınıza çok teşekkür ediyorum. Sevgili İmamoğlu, sevgili Akpolat; umut nerede biliyor musunuz? Umut burada. Umut, burada bulunan sporcuların yüreğinde. Umut, onların anne babalarında. Umut, Beşiktaş'ta. Umut, İstanbul'da. Umut, Türkiye'de. Siz bir gün haksız iddialarla tutulduğunuz cezaevinden çıkacaksınız, görevinizin başına döneceksiniz ve hizmetlerinize ara vermeden devam edeceksiniz. Buna yürekten inanıyorum. Ve buradan bütün Silivri'de tutuklu bulunan başkanlarımıza ve bürokratlarımıza kuvvetli bir selam gönderiyorum. Yürekten alkışlıyorum onları,” dedi. ASLAN: “EKREM BAŞKAN SAHALARDA ÇOK TER DÖKTÜ” Beşiktaş Belediyesi İsmet İnönü Spor Tesisi’ni baştan aşağı yenileyerek çağdaş standartlara uygun hale getirdiklerinin altını çizen Aslan, “Her birinize, aylardır hukuksuzca Silivri zindanında tutulan İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını iletiyorum. Kendisi bugün fiziken burada olamasa da aklı ve kalbi burada, bu sahada, bu tribünlerde. Biliyorsunuz, Ekrem Başkanımızın hayatında sporun ayrı bir yeri var. Gençlik yıllarında futbol oynadı, kaleciydi. Bir amatör spor kulübünü yönetti. Amatör spor kulübü yöneticiliği yaptı. Sahalarda çok ter döktü… İyi kalecidir. Bu yüzden dimdik durmayı, kendine atılmaya çalışan topları tutmayı da çok iyi bilir. Bugün de kendisine yönelik haksızlıkların karşısında aynı kararlılıkla durmasının nedeni budur,” dedi. AKPOLAT VE POLAT’I ANDI “Ekrem Başkanımız göreve geldiği andan bugüne, İstanbul’da sporun ve sporcunun yanında durmayı, gençler için umut üretmeyi kendine görev bildi,” diyen Aslan özetle şunları söyledi: “Ne yazık ki Beşiktaş’ımızın seçilmiş Belediye Başkanı, kardeşimiz Rıza Akpolat da bugün burada değil. Kendisi de Ekrem Başkanımız gibi, hukuksuzca özgürlüğünden mahrum bırakılıyor. Aynı şekilde, kentimizin kültür ve sanat politikalarına büyük emek vermiş, İstanbul’un hafızasını koruyan çok önemli projelere imza atmış Genel Sekreter Yardımcımız Mahir Polat da bu açılışta burada olmak isterdi. Bu konuşmayı önce Rıza Akpolat, sonra Ekrem İmamoğlu yapmak isterdi. Bugün bizlerle olamayan, tutuklu tüm yol arkadaşlarımıza, belediye başkanlarımıza buradan selamlarımızı, sevgilerimizi iletiyoruz. İnanıyorum ki bu kara günler geçecek. Adalet çok yakın. Özgürlük mutlaka gelecek. Halkımızın iradesi mutlaka tecelli edecek.” “SPOR DAYANIŞMADIR, MERTÇE MÜCADELEDİR, RAKİBİNE SAYGIDIR” “Biz, sporun bir kent için ne kadar hayati olduğunu biliyoruz. Spor dayanışmadır, mertçe mücadeledir, rakibine saygıdır. Gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzaklaştırır, Toplumumuzu dinç tutar, çocuklarımızın gözlerindeki ışığı büyütür. Bu nedenle İstanbul’un dört bir yanında amatör spor kulüplerimizi destekliyoruz. Bu yıl 39 ilçemizdeki 1.500 amatör spor kulübüne toplam 204 bin spor malzemesi dağıtacağız. Futboldan judoya, yüzmeden masa tenisine, 17 farklı branşta kulüplerimizin yanındayız. İstanbul’umuzun spor altyapısını tümüyle yeniliyoruz, yeni yatırımlarımızla yeni spor alanlarını kentimize kazandırıyoruz. İstanbul’un tüm okul bahçelerine spor salonları kazandırıyoruz. Sporu tüm çocuklar, gençler ve her yaştan vatandaşımız için erişilebilir kılmak için gece gündüz, durmadan çalışıyoruz. Hedefimiz büyük: İstanbul’u Olimpiyat Oyunları’na hazırlıyoruz, sporla nefes alan bir şehir haline getirmek istiyoruz. Vizyonumuz belli: Her çocuğun sporla büyüdüğü, her gencin ‘Ben de başarabilirim’ dediği bir İstanbul. Beşiktaş’ımızın bu modern tesisi de desteklerimiz de bu yolculuğumuzun bir adımı. Ekrem Başkanımız da biz de bu mücadeleyi çocuklarımız, gençlerimiz ve geleceğimiz için veriyoruz. Sporla, dayanışmayla, umutla büyüyen bir İstanbul için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.” 204.012 ADET SPOR MALZEMESİ, 39 İLÇEDEKİ 1.500 AMATÖR SPOR KULÜBÜNE ULAŞTIRILACAK İBB tarafından gerçekleştirilen kapsamlı yenileme çalışmaları sonucunda modern standartlara uygun hale getirilen 2001 yılı yapımı Beşiktaş Belediyesi İsmet İnönü Spor Tesisi’nde, FIFA onaylı suni çim kullanıldı. Amatör spor kulüplerini desteklemeye devam eden İBB, açılış töreninde Beşiktaş ilçesinde faaliyet gösteren 21 amatör futbol kulübüne malzeme dağıtımı gerçekleştirdi. Amatör spor kulüplerine malzeme dağıtım projesi kapsamında; futbol, basketbol, voleybol, hentbol, taekwondo, kick boks, karate, muay thai, wushu, judo, atletizm, yüzme, güreş, badminton, masa tenisi, okçuluk ve satranç branşlarında, toplam 204.012 adet spor malzemesi, 39 ilçedeki 1.500 amatör spor kulübüne ulaştırılacak.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.