Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Un

Kapsül Haber Ajansı - Un haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Un haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye - Çin Arasında Dış Ticaret Hamlesi Haber

Türkiye - Çin Arasında Dış Ticaret Hamlesi

54 üniversite ve 62 araştırma merkezine sahip olan Nanjing, İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle Kardeş Şehir Protokolünü imzalamadan önce Ege İhracatçı Birlikleri’ni ziyaret etti. Ziyaretten konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Nanjing’in, bilim, teknoloji ve sanayi alanlarında hızlı gelişim gösteren, Çin’in en prestijli üniversitelerine ev sahipliği yapan ve tarihi boyunca önemli bir merkez olmuş çok kıymetli bir şehir olduğunun altını çizdi. Nanjing heyetine İzmir ve Ege İhracatçı Birlikleri hakkında bilgi veren Eskinazi, “İzmir, Batı Anadolu ve Ege Bölgesi’nin merkezi ve Türkiye’nin üçüncü büyük şehridir. Yaklaşık 4,5 milyonluk nüfusu ile ülke ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Tarih boyunca üretim ve ticaretin merkezlerinden biri olmuş olan İzmir, bir liman kenti olmanın avantajıyla çok yönlü bir ekonomik yapıya sahiptir. Nitelikli iş gücü, güçlü tarımsal altyapısı, gelişmiş ulaşım ağları, kültürel zenginliği ve yaşam kalitesi ile yatırım açısından son derece cazip bir şehirdir” diyerek Çinlileri İzmir’de yatırıma davet etti. İzmir’in sürdürülebilirlik alanında Avrupa Birliği’nin İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu’nda yer alan kentlerden biri olduğu bilgisini veren Eskinazi, İzmir’i bu özelliğiyle vizyonunu ortaya koyan bir kent olarak tanımladı. “10 üniversitesi ve artan eğitimli nüfusu ile İzmir, Türkiye’nin modern ve yenilikçi yüzlerinden biridir” diyen Eskinazi şöyle devam etti; “Coğrafi konumu ve gelişmiş lojistik altyapısı sayesinde İzmir, Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli kapılarından biridir. Bu yönüyle Türkiye, Çin açısından yalnızca bir pazar değil, aynı zamanda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya erişim sağlayan stratejik bir bölgesel ticaret ve lojistik merkezi (hub) niteliğindedir. Adnan Menderes Havalimanı’ndan 36 ülkeye doğrudan bağlantımız var. 16 limanına sahibiz. Türkiye’deki toplam yükün yüzde 17’si ve konteyner yüklerinin yüzde 15’i İzmir limanlarında elleçleniyor. 5 Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde faaliyet gösteren yüzlerce firma ve binlerce Ar-Ge personelimiz bulunuyor. Çok sayıda Ar-Ge ve tasarım merkezi ile inovasyon kapasitesi giderek artıyor. Yenilenebilir enerji alanında ise rüzgâr, güneş, biyokütle ve jeotermal olmak üzere dört ana kaynağı bir arada barındıran nadir şehirlerden biriyiz. Türkiye’nin rüzgâr enerjisi kurulu gücünün önemli bir kısmı İzmir’de bulunuyor. Ege İhracatçı Birlikleri'nde 12 sektörde 8 bin aktif ihracatçısı bulunuyor. Sektörel zenginliğimiz üst seviyede. 2025 yılı itibariyle Ege Bölgesi’nden 43,6 Milyar dolar ihracat yaparak, Türkiye ihracatından yüzde 16’lık bir pay aldık. 2019 yılından itibaren ülkemizin Çin ile ticaretini geliştirmek için pek çok ticaret heyeti, fuar, eğitim organize ettik. Çin ile geliştirilecek çeşitli fırsatlara kapımızı açık tutuyoruz. WeChat platformunu da aktif kullanarak Çin’i yakın markaja almış durumdayız. Bu kapsamda, Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilerin mevcut potansiyelinin çok daha üzerinde olduğuna inanıyoruz. Karşılıklı yatırımların ve ticaret hacminin artırılması, her iki ülke için de önemli fırsatlar sunacağına inanıyoruz.” Çin’in önemli ticaret merkezlerinden Nanjing ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin her yıl arttığını 2025 yılında yüzde 2,3’lük artışla itibarıyla 830 milyon dolara ulaştığını dile getiren Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huo Huiping, Nanjing yönetimi olarak, Türk firmalarını Çin pazarına davet ettiklerini özellikle gıda ve tarım ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini açıkladı. Huiping, “Türk markalarını Nanjing’de mağaza, fuar ve organizasyonlara katılımını teşvik ediyoruz” dedi. Nanjing’in 36 milyonluk nüfusuyla, 272 milyar doları aşan ekonomik büyüklüğü ve 280 milyar dolara yaklaşan perakende hacmi ve kişi başı 12 bin dolara ulaşan kişibaşı milli gelirle önemli bir tüketim merkezi olduğunu vurgulayan Huiping, Nanjing’in hızla büyüyen tüketim pazarıyla Türk ihracatçılar için önemli fırsatlar sunduğunu, özellikle tarım ve gıda ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini ifade etti. Huiping şöyle devam etti; “Türk menşeli kaliteli un, makarna, zeytinyağı, kuru meyve ve kuruyemiş gibi ürünlerin Nanjing pazarında daha fazla yer almasını memnuniyetle karşılıyoruz. Nanjing yönetimi olarak, Türk markalarını doğrudan Çin pazarına davet ediyor ve somut iş birliklerinin artırılmasını hedefliyoruz. İki taraf arasında sadece ticaret değil, üretim ve sanayi alanında da iş birliği olsun istiyoruz. Özellikle maden, tekstil, hazır giyim ve yeni malzemeler gibi alanlarda tedarik zinciri entegrasyonunun güçlendirilmesini hedefliyoruz.” Huiping, İzmir ziyareti kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Nanjing arasında dostane ilişkilerin geliştirilmesine yönelik “Kardeş Şehir Protokolü” imzalanacağı da sözlerine ekledi. Öztürk: “Tarım ve gıda sektörlerinde iş birliği potansiyeli yüksek” Türkiye ile Çin arasında özellikle tarım ve gıda sektörlerinde iki ülke arasında önemli bir iş birliği potansiyeli bulunduğuna değinen Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin, Türkiye’nin en verimli tarım alanlarına sahip bölgelerinden birisi olduğunu, iklim çeşitliliği, verimli toprakları ve güçlü üretim altyapısı sayesinde geniş bir ürün yelpazesinde yüksek kalite ve sürdürülebilir üretim gerçekleştirdiğini, son yıllarda Çin pazarının Türk tarım ürünlerine olan ilgisinin arttığını, Türk gıda sektörünün bu ilgiye cevap verecek üretim gücüne sahip olduğunu vurguladı. Şekerlemeler, kuru meyveler, zeytinyağları, su ürünleri ve hayvansal mamuller, meyve sebze mamulleri, baharatlar gibi ürünlerde Çin pazarında önemli potansiyel olduğunun altını çizen Öztürk, “Ege İhracatçı Birlikleri olarak; hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve bitkisel yağlar başta olmak üzere, zeytinyağı-kuru meyve-yaş meyve, su ürünleri ve hayvansal mamuller gibi gıda ürünlerinde önemli ihracatçı üyelere sahibiz. Üyelerimiz, uluslararası kalite standartlarına uygun, güvenilir ve izlenebilir ürünler sunuyor. Bu noktada, Çinli tüketicilerin güvenilir ve kaliteli gıdaya olan talebinin artması, Türk ürünleri için önemli fırsatlar sunmaktadır. Bizler de bu talebi karşılayacak üretim gücüne ve kalite altyapısına sahibiz” şeklinde konuştu. Türkiye Gıda Platformu çatısı altında 1–4 Eylül 2026 tarihleri arasında Tüyap İstanbul’da; Foodist İstanbul Fuarı 2026’yı düzenleyeceklerini aktaran Öztürk, Dünyanın ilk üç gıda fuarı arasına girme hedefiyle hayata geçirdikleri organizasyonun, Türkiye’nin gıda sektöründeki uluslararası konumunu güçlendirecek önemli bir buluşma noktası olacağını, Çinli iş insanlarını da Foodist İstanbul Fuarı 2026’nda görmek istediklerini sözlerine ekledi. Girit: “Çin’e tavuk ayağı ihracatının açılmasını sabırsızlıkla bekliyoruz” Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe pek çok üründe dünyanın ilk 10 üreticisi arasında yer aldığını belirten Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Bedri Girit, balık, kanatlı, süt ürünleri, bal, yumurta gibi ürünlerde dünyanın protein ihtiyacını karşıladıklarını, 102 ülkeye kaliteli ve güvenli gıda ürünleri ihraç ettiklerini, Çin’e de ihracat yapacak altyapıya sahip olduklarını, son yıllarda büyük gelişim gösteren Türk somununda iş birliği yapabileceklerini, Çin’e tavuk ayağı ihracatının tekrar başlamasını sabırsızlıkla beklediklerini dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım’ın yeni CFO’su Ural İnal oldu Haber

Sunar Yatırım’ın yeni CFO’su Ural İnal oldu

Türkiye’nin gıda, tarım ve biyoendüstri alanındaki öncü gruplarından Sunar Yatırım, biyoendüstri ve biyoteknoloji odaklı büyüme hedefleri doğrultusunda üst yönetim kadrosunu güçlendiriyor. Bu kapsamda finansal yönetim, stratejik planlama ve operasyonel dönüşüm alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Ural İnal, Sunar Yatırım CFO’su olarak atandı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunu olan Ural İnal, yüksek lisansını Çukurova Üniversitesi İşletme programında tamamladı. Kariyerine TEMSA’da başlayan İnal finans, strateji ve uluslararası operasyonlar gibi başlıklarda sorumluluk alarak mali işler ve yurt dışı operasyonları yönetimi konusunda deneyim kazandı. Ural İnal otuz yıla yakın profesyonel hayatında farklı sektörlerde edindiği tecrübesiyle Sunar Yatırım’da finansal sürdürülebilirliği destekleyen stratejilere odaklanarak, şirketler grubunun finansal yapısının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin desteklenmesinden sorumlu olacak. Sunar Yatırım Hakkında Yarım asrı aşkın köklü geçmişiyle tarım, gıda ve biyoendüstri alanında faaliyet gösteren Sunar Yatırım; mısır nişastası bazlı endüstriyel hammadde, bitkisel sıvı yağ, un, yem ve biyo-bozunur plastik üreterek 6 kıtada, 100’ün üzerinde ülkeye ulaştırıyor. 1400’den fazla çalışanı başta olmak üzere çiftçiler, tüketiciler, iş ortakları, yerel yönetimler ve diğer tüm paydaşlarıyla geniş bir değer zinciri kuran Sunar, Ar-Ge ve ileri teknolojilere yaptığı yatırımlarla tarıma dayalı ve çevre dostu sürdürülebilir üretime liderlik ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

UN Global Compact Türkiye’nin Yönetim Kurulu Başkanlığına Güliz Öztürk Seçildi Haber

UN Global Compact Türkiye’nin Yönetim Kurulu Başkanlığına Güliz Öztürk Seçildi

İş dünyasını sürdürülebilir kalkınma yolunda destekleyen ve Türkiye’de “Küresel İlkeler Sözleşmesi İmzacıları Derneği” olarak faaliyet gösteren UN Global Compact Türkiye’nin 4. Olağan Genel Kurul Toplantısı 6 Mart 2026 tarihinde The Marmara Hotel Taksim’de gerçekleştirildi. Dördüncü: “Şirketler küresel zorluklara rağmen sürdürülebilirlik taahhütlerini genişletmeyi planlıyor” Son iki dönemdir yönetim kurulu başkanlığını yürüten UN Global Compact Türkiye Kurucu Başkanı Ahmet Dördüncü, açılış konuşmasında 2025’te yaşanan jeopolitik gerilimler, ticaret politikalarındaki değişimler, ekonomik dalgalanmalar ve teknolojik dönüşümün yarattığı karmaşıklığın şirketlerin sürdürülebilirlik taahhütleri açısından önemli bir samimiyet testine dönüştüğünü belirterek “Sürdürülebilirliğin gerçekten kurumsal stratejinin bir parçası olup olmadığı, en çok belirsizlik dönemlerinde verilen kararlarla ortaya çıkar. Gerçek liderlik koşullar zorlaştığında kendini gösterir. UN Global Compact’in 2025 CEO Araştırması’na göre CEO’ların %99’u küresel zorluklara rağmen sürdürülebilirlik taahhütlerini sürdürmeyi hatta genişletmeyi planlıyor.” şeklinde konuştu. Dördüncü, UN Global Compact Türkiye’nin çalışmalarını İstanbul’un ötesine taşıyarak Türkiye genelinde yaygınlaştırdığını, sürdürülebilir dönüşümün ortak bir çabayla mümkün olduğunu ifade etti. 2019’dan bu yana Türkiye’den yüzlerce şirketin UN Global Compact’e katıldığını belirten Dördüncü, “Bu büyüme yalnızca niceliksel bir artışı değil, ilkelere dayalı iş yapma anlayışının Türkiye’de giderek daha güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor.” dedi. Dördüncü konuşmasını şu sözlerle tamamladı:“Kurumlar kişilerle değil, ilkelerle yoluna devam eder. Güçleri süreklilikten ve ortak sorumluluk anlayışından gelir. UN Global Compact Türkiye’nin iş dünyasının sürdürülebilir dönüşümünde daha güçlü bir rol oynamaya devam edeceğine inanıyorum. Bu yolculuğun bir parçası olmaktan büyük onur duydum.” 2026 – 2029 dönemi Yönetim ve Denetim Kurulunun belirlendiği seçim sonucunda Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk, UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Öztürk: “Cesur, güvenilir ve eyleme geçen bir iş dünyası liderliğine ihtiyaç var.” Öztürk, göreve seçildikten sonra yaptığı konuşmada “Dünya artık cesur, güvenilir ve eyleme geçen bir iş dünyası liderliğine ihtiyaç duyuyor. İş dünyasının bugün alacağı kararlar; dünyamızın ortak refaha doğru ilerleyip ilerlemeyeceğini belirleyecek.” dedi. UN Global Compact Türkiye’nin yeni dönemde çalışmalarını üç temel eksende yürüteceğini vurgulayan Öztürk “Şirketlerin sürdürülebilirlik alanında bilgi ve uygulama kapasitesini artıracağız, ortak hareketi hızlandıracağız ve sürdürülebilirliğin yarattığı iş değerini daha görünür kılacağız.” şeklinde konuştu. 2026-2029 Dönemi UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu asil ve yedek üyelerinin listesi şöyledir: YÖNETİM KURULU ASİL ÜYELERİ (2026-2029) Güliz Öztürk, Pegasus Hava Taşımacılığı (Başkan) Haluk Kayabaşı, Kibar Holding (Başkan Yardımcısı) Ozan Uyar, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (Başkan Yardımcısı) Özgür Tokgöz Altun, Boyner Holding (Sayman) Onur Altürk, Anadolu Efes Biracılık Malt Sanayii Nursel Ölmez Ateş, Borusan Holding Neslihan Sadıkoğlu, Doğan Şirketler Grubu Holding Ebru Tüzecan, Koç Holding Akansel Koç, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Cevher Özyavuz, Türk Sanayicileri ve İşinsanları Derneği Fezal Okur Eskil, Yıldız Holding YÖNETİM KURULU YEDEK ÜYELERİ (2026-2029) Sinem Edige, Türkiye Garanti Bankası İhsan Erbil Bayçöl, Enerjisa Enerji Üretim Asuman Büyükyıldırım, Bosch Bilge Kalpaklıoğlu Eyilik, Yaşar Holding Yalçın Yeşilova, Yeşilova Holding DENETİM KURULU ASİL ÜYELERİ (2026-2029) Serra Tükel, Arkas Konteyner Taşımacılık Yasemin Sırali, Fiba Holding İclal Dural, Nurol Holding DENETİM KURULU YEDEK ÜYELERİ (2026-2029) Aslı Kasapoğlu, Aslı Tekstil Ahmet Özbaş, Sarten Ambalaj Onur Uruşak, Etap Doğan Plastik UN Global Compact Türkiye hakkında: UN Global Compact; Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’nin özel bir girişimi olarak insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele alanlarında evrensel olarak kabul edilmiş On İlke ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda iş dünyasını sorumlu uygulamalar için harekete geçirmeyi, iş dünyasının kolektif etkisini hızlandırmayı ve ölçeklendirmeyi; bu dönüşümü hızlandıracak ekosistemleri desteklemeyi amaçlamaktadır. UN Global Compact’in 64 ülke ağından biri olan ve 2023 yılında “Küresel İlkeler Sözleşmesi İmzacıları” Derneği adı ile tüzel kişiliğe kavuşan UN Global Compact Türkiye, gerçekleştirdiği etkinlikler, sunduğu program, kaynak ve araçlar ile iş dünyasının sürdürülebilirlik alanında gelişimini desteklerken hem yerelde hem de küresel ölçekte iyi uygulamaların paylaşılması ve işbirliklerinin kurulmasına olanak sağlamaktadır. 400’den fazla şirket üyesiyle UN Global Compact Türkiye, kendi bölgesinin en büyük; Avrupa’nın ise 8. büyük ülke ağıdır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BİM’e Ramazan Bereketiyle Geliyor Haber

BİM’e Ramazan Bereketiyle Geliyor

14 Şubat – 30 Mart 2026 tarihleri arasında geçerli olacak kampanya kapsamında, temel gıdadan temizlik ürünlerine kadar 48 farklı ürün bütçe dostu ve avantajlı fiyatlarla BİM müşterileriyle buluşuyor. BİM, yıl boyunca sürdürdüğü sabit fiyat ve indirimli ürün uygulamasına Ramazan ayında da devam ediyor. 14 Şubat – 30 Mart 2026 tarihleri arasında geçerli kampanya kapsamında; süt ve süt ürünlerinden bakliyata, yağ çeşitlerinden un ve şekere, kahvaltılıklardan temizlik ürünlerine kadar birçok temel ihtiyaç ürünü uygun fiyatlarla BİM mağazalarında satışa sunuluyor. BİM Ticaret Başkanı Umut Baba, kampanyaya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “BİM olarak 30 yıldır temel gıda ve tüketim ürünlerini en uygun fiyat ve en yüksek kalite standartlarında müşterilerimizle buluşturuyoruz. ‘Her gün düşük fiyat’ politikamız doğrultusunda, müşterimizin bütçesine destek olmayı öncelikli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu anlayışla yıl içinde sürdürdüğümüz sabit fiyat ve indirimli ürün uygulamamıza Ramazan ayında da devam ediyoruz. 45 gün boyunca 48 temel ürünü avantajlı fiyatlarla sunarak Ramazan bereketini hanelere taşımayı hedefliyoruz. Ülkemizin ekonomik kalkınmasına ve müşterilerimizin bütçelerine katkı sağlayan adımlarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Yardım Kesintileri Nedeniyle Kadın Örgütlerinin Yarısı Kapanma Tehlikesi Altında Haber

Küresel Yardım Kesintileri Nedeniyle Kadın Örgütlerinin Yarısı Kapanma Tehlikesi Altında

Dünya genelinde 73 ülkede 308 milyon insan insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Artan çatışmalar, iklim değişikliği, gıda güvensizliği ve salgın hastalıklar nedeniyle bu sayı sürekli yükselmeye devam ediyor. Kadınlar ve kız çocukları krizlerden orantısız şekilde etkileniyor. Önlenebilir gebelik kaynaklı ölümler, yetersiz beslenme ve yaygın cinsel şiddet bu grupları daha fazla tehdit ediyor. İhtiyaçlar artarken insani yardım sistemi ciddi bir finansman kriziyle karşı karşıya. Bu kesintiler kadınlar ve kız çocukları için hayati önem taşıyan hizmetleri tehlikeye atıyor. UN Women “Kırılma Noktasında: Dış Yardım Kesintilerinin Dünya Genelindeki İnsani Krizlerde Kadın Örgütleri Üzerindeki Etkisi” başlıklı yeni raporunu bugün yayımladı. Rapor, kriz yaşanan 44 ülkedeki 411 kadın liderliğindeki ve kadın hakları kurumlarıyla gerçekleştirilen kapsamlı bir ankete dayanıyor. Sonuçlar, ankete katılan kurumların %90'ının finansman kesintilerinden olumsuz etkilendiğini gösteriyor. UN Women İnsani Yardım Birimi Başkanı Sofia Calltorp, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “İçinde bulunduğumuz durum son derece kritik. Kadın örgütlerinin sunduğu destek ağları, kadınlar ve kız çocukları için vazgeçilmez bir yaşam kaynağıdır.[EA1] [DA2]  Bu örgütler mevcut kesintiler öncesinde, hayati hizmetler sunarken, hak savunuculuğu yaparken ve uygulamaların etkinliğini sağlarken dahi yeterli finansmandan yoksundu. Onlara kaynak ve destek sağlamak sadece eşitlik ve haklar meselesi değil, bir zorunluluktur[EA3] .” Finansmandaki sert düşüş birçok kurumu kapanma noktasına getiriyor. Kurumların neredeyse yarısı (%47), mevcut finansman düzeyleri devam ederse altı ay içinde kapanacaklarını belirtiyor. Kurumların %51'i programlarını askıya almak zorunda kaldı. Bu programlar arasında cinsiyete dayalı şiddet mağdurlarına destek, koruma hizmetleri, geçim kaynakları, nakit yardımı[EA4]  ve sağlık hizmetleri bulunuyor. Kurumların yaklaşık dörtte üçü (%72) önemli oranda personel çıkarmak zorunda kaldığını bildiriyor. Tüm zorluklara rağmen kadın örgütleri kararlılıklarını sürdürüyor. Temsil ettikleri kadınlar ve kız çocukları için savunuculuk yapmaya ve dirençli bir şekilde hayatları yeniden inşa etmek üzere çalışmaya devam ediyorlar. UN Women, dünya genelindeki kadın örgütlerinin yanında olmaya onları desteklemeye devam ederek sürdürülebilir finansman çağrılarına ortak oluyor. Ortak insani müdahalesinin temel taşı olan bu kurumlar, değişimi harekete geçiriyor, umut veriyor ve en zorlu krizlerde kadınlara, kız çocuklarına ve temsil ettikleri tüm gruplara hayati destek sağlıyorlar.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.