Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Unesco

Kapsül Haber Ajansı - Unesco haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Unesco haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çorum Gastronomisi Dünya Sahnesine Çıkıyor Haber

Çorum Gastronomisi Dünya Sahnesine Çıkıyor

5-7 Ekim 2026 tarihlerindeki organizasyonda Hitit mutfağından yöresel ürünlere kadar Çorum’un gastronomi mirası uluslararası şef ve gastronomi profesyonellerinin beğenisine sunulacak. Çorum’un gastronomide dünya vitrinine çıkması için önemli bir adım daha atılıyor. Çorum Belediyesi, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi adaylığı kapsamında yürüttüğü “Gastro Çorum” projesiyle, dünyanın saygın gastronomi organizasyonlarından San Sebastian Gastronomika’ya konuk şehir olarak katılacak. İspanya’nın San Sebastian kentinde 5-7 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenecek organizasyonda Çorum mutfağı; dünyaca tanınmış şefler, gastronomi profesyonelleri ve sektör temsilcileriyle buluşacak. Türkiye’den bir belediyenin ilk kez davet edildiği Gastronomika’da Çorum Belediyesi, kentin gastronomi kültürünü uluslararası arenada temsil edecek. BİNLERCE YILLIK MUTFAK KÜLTÜRÜ DÜNYAYA ANLATILACAK Çorum’un gastronomi kimliğini yalnızca yöresel yemeklerden ibaret görmeyen Çorum Belediyesi, kentin binlerce yıllık tarihi ve kültürel birikimini de uluslararası platforma taşıyacak. Hititlerin başkenti Hattuşa’ya ev sahipliği yapan Çorum’da, çivi yazılı tabletlerde tarım, üretim, yemek ve ekmek kültürüne ilişkin kayıtlar bulunuyor. Bu tarihsel mirastan beslenen Çorum mutfağı, San Sebastian Gastronomika’da “topraktan sofraya” uzanan bir hikâyeyle tanıtılacak. Çorum’un gastronomisinin tarih, kültür, kimlik ve yerel kalkınmayla kurduğu bağ, uluslararası katılımcılarla paylaşılacak. ÇORUM’UN LEZZETLERİ SAN SEBASTİAN’DA Gastronomika’da Çorum için ayrılan dört farklı alanda kentin yöresel ürünleri ve geleneksel lezzetleri tanıtılacak. Çorum leblebisi, Kargı tulumu, Oğuzlar cevizi ve Alaca mor soğanı başta olmak üzere kentin coğrafi ve yöresel değerleri gastronomi dünyasının temsilcileriyle buluşacak. Etkinlik kapsamında ayrıca geleneksel şerbetler, Hitit ekmeği, İskilip dolması ve Kargı tulumu küçük porsiyonlarla tadıma sunularak Çorum mutfağının farklı lezzetleri uluslararası konukların beğenisine sunulacak. MECLİS KARARIYLA ÇORUM’DAN HEYET FUARA KATILACAK Çorum’un gastronomi alanında uluslararası tanınırlığını artırmak ve kenti UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na dahil etmek amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, Çorum’dan bir heyet İspanya’da düzenlenecek San Sebastian Gastronomika’ya katılacak. Çorum’u organizasyonda; Çorum Valisi Ali Çalgan, Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, ÇESOB Başkanı Recep Gür ile şefler ve gastronomi yazarlarından oluşan heyet temsil edecek. Heyetin fuara katılımına ilişkin çalışmalar, Eylül ayı Belediye Meclisi gündeminde de ele alındı. Organizasyonda heyetin, uluslararası gurmeler, şefler ve gastronomi profesyonelleriyle temaslarda bulunarak Çorum mutfağının tanıtımına yönelik görüşmeler gerçekleştirmesi hedefleniyor. Gerçekleştirilecek tanıtım ve temasların, Çorum’un UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi alanında dahil edilmesi amacıyla hazırlanan başvuru dosyasına da katkı sağlaması bekleniyor. HEDEF UNESCO, HEDEF DÜNYA San Sebastian Gastronomika, Çorum Belediyesi’nin gastronomi alanındaki uluslararası açılımının önemli duraklarından biri olacak. Gastro Çorum projesiyle kentin mutfak kültürünü kayıt altına alan, tanıtan ve uluslararası ölçekte görünür kılmayı hedefleyen Çorum Belediyesi, bu çalışmaları UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi alanında dahil olma hedefiyle sürdürüyor. Çorum’un San Sebastian Gastronomika’daki temsiliyle birlikte, kentin yalnızca lezzetleri değil; Hititlerden günümüze uzanan gastronomi hafızası, üretim kültürü ve yerel değerleri de dünya gastronomi kamuoyunun gündemine taşınacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TAV, Kuzey Makedonya Ohrid Havalimanı’nı Yeniledi Haber

TAV, Kuzey Makedonya Ohrid Havalimanı’nı Yeniledi

Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası, TAV Havalimanları, Kuzey Makedonya’da işlettiği Ohrid Havalimanı’ndaki yenileme çalışmalarını tamamladı. Yenilenen terminal; Kuzey Makedonya Başbakanı Hristijan Mickoski, Başbakan Yardımcısı ve Ulaştırma Bakanı Aleksandar Nikoloski, TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, TAV Makedonya Genel Müdürü Nejat Kurt ile kamu kurumlarının ve bürokrasinin temsilcilerinin katıldığı törenle hizmete açıldı. Toplam 2,7 milyon avroluk yatırım kapsamında terminalin 3 bin 364 metrekarelik bölümü yenilendi. Check-in, güvenlik ve pasaport kontrol alanları genişletilirken kapılar, bagaj alım alanları ile geliş ve gidiş salonları modernize edildi. İdari binanın genişletilmesiyle havalimanı çalışanları, sınır polisi ve gümrük görevlileri için yeni çalışma alanları oluşturuldu. Projeyle havalimanının operasyonel kapasitesi artırıldı. TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, “2010’dan bu yana işlettiğimiz Üsküp ve Ohrid havalimanlarına yaklaşık 300 milyon avro yatırım yaptık. Yıllık yolcu trafiğini dört kattan fazla artırdık. Üsküp ve Ohrid, 2026’da Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanları arasında yer alıyor. Güçlü tarihsel ve kültürel bağlar bulunan ikili ilişkilere katkı sunmaktan da mutluluk duyuyoruz” dedi. Kuzey Makedonya Başbakanı Hristijan Mickoski, “TAV Havalimanları’nın başarılı çalışmaları sayesinde Ohrid Havalimanı bu yıl önemli rekorlara ulaştı. Yeni yatırımlar ve iş birliğimizle bu rakamları daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Ohrid Havalimanı’nda tamamlanan çalışmalar, Kuzey Makedonya’daki havalimanlarında sunulan hizmet kalitesinin geliştirilmesi açısından önemli bir adım. Havalimanının yeni görünümü ve artan kapasitesiyle yolcu ve havayolu sayısının yükselmesini bekliyoruz. Hükümet olarak bölgenin turizmine ve ekonomisine katkı sağlayan Ohrid Havalimanı’nı desteklemeyi sürdüreceğiz. TAV Havalimanları’na teşekkür ediyor, Üsküp ve Ohrid havalimanlarında daha birçok projeyi birlikte gerçekleştirmeyi diliyorum” dedi. Sekiz havayoluyla 17 destinasyona bağlantı sunan Ohrid Havalimanı, bu yıl tarihinin en yüksek yaz sezonu yolcu trafiğini kaydetti. Kuzey Makedonya’nın önemli turizm merkezlerinden Ohrid, doğal ve kültürel mirasıyla UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Avrupa’nın en eski yerleşimlerinden biri olan kent; milyonlarca yıllık Ohrid Gölü, zengin biyolojik çeşitliliği, tarihî yapıları ve Bizans dönemi eserleriyle öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şanlıurfa’nın Kültürel Zenginlikleri Azerbaycan’da Haber

Şanlıurfa’nın Kültürel Zenginlikleri Azerbaycan’da

Gala gecesinde konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, “Bakü ile Urfa arasında kilometrelerce mesafe olabilir ama gönüllerimiz arasında mesafe hiçbir zaman olmadı” diyerek, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine vurgu yaptı. Şanlıurfa’nın binlerce yıllık tarihi, kültürü, sanatı, musikisi, geleneksel mutfağı ve kadim değerlerinin Azerbaycan’da tanıtılması amacıyla düzenlenen etkinlikler, 4-6 Eylül tarihleri arasında Bakü’de gerçekleştiriliyor. UNESCO tarafından Müzik Şehri unvanına layık görülen Şanlıurfa’nın zengin müzik kültürünün de ön plana çıkarıldığı etkinliklerde, kentin geleneksel musikisi, sıra gecesi kültürü ve kendine özgü sanat anlayışı Azerbaycanlılarla buluşturuluyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen organizasyona Yunus Emre Enstitüsü, İçerişehir Devlet Tarih-Mimarlık Korusu, Samsat Belediyesi ve Türkiye-Azerbaycan İş Adamları ve Sanayiciler İçtimai Birliği (TÜİB) destek veriyor. Bakü’de tarihi bir mekanda düzenlenen gala gecesine Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Azerbaycan Cumhuriyeti Milletvekilleri Fazıl Mustafa ve Melahat İbrahimkızı, T.C. Bakü Büyükelçisi Prof. Dr. Birol Akgün, Samsat Belediye Başkanı Halil Fırat, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi meclis üyeleri Ahmet Oruç, Ömer Faruk Aksoy, Dilan Doğan, Mehmet Özyavuz ve Ali Samar, Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Daire Başkanı Elif Esra Önal, TÜİB Başkanı Hüseyin Büyükfırat ve çok sayıda davetli katıldı. BAŞKAN GÜLPINAR: “BAKÜ İLE URFA ARASINDA GÖNÜLLERİMİZDE MESAFE YOK” Gecede konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Şanlıurfa sofrasının yalnızca yemeklerin paylaşıldığı bir yer olmadığını belirterek, sofranın dostluk, kardeşlik ve muhabbetin sembolü olduğunu söyledi. Şanlıurfa ile Azerbaycan arasındaki kültürel benzerliklere dikkat çeken Başkan Gülpınar, Bakü ile Şanlıurfa arasında kilometrelerce mesafe bulunmasına rağmen gönüller arasında hiçbir zaman mesafe olmadığını ifade etti. Gülpınar, “Bugün burada kurduğumuz bu sofranın dostluğumuzun da güzel bir sembol olduğuna inanıyorum. Dilerim bu buluşmalarımız bundan sonra da devam eder. Daha çok birbirimizi ziyaret ederiz, kültürümüzü paylaşırız ve iki güzel şehrin dostluğunu daha da güçlendiririz.” dedi. Şanlıurfa Tanıtım Günleri’nin Azerbaycan gibi kardeş bir ülkede başlatılmasının kendileri açısından ayrı bir anlam taşıdığını belirten Gülpınar, organizasyona katkı sunan kurum, kuruluş ve iş insanlarına teşekkür etti. ŞANLIURFA SOFRASI BAKÜ’DE KURULDU Gala gecesinde Şanlıurfa’nın geleneksel lezzetleri de Azerbaycanlı davetlilerin beğenisine sunuldu. Gecede kentin simge lezzetlerinden çiğ köftenin yanı sıra, sıcak iklimin ferahlatıcı içeceği meyan şerbeti ile kendine özgü sunumu ve aromasıyla bilinen mırra da misafirlere ikram edildi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Urfa Ahengi Topluluğu da sahne alarak, Şanlıurfa musikisinin birbirinden güzel eserlerini seslendirdi. Programda, Azerbaycan halk oyunları ve folklor ekibi de sahne alarak geleneksel gösterilerini sundu. Şanlıurfa ve Azerbaycan’ın birbirinden zengin folklorik değerlerinin aynı sahnede buluştuğu gösteriler, davetlilerden büyük beğeni topladı. Programda ayrıca Dilruba Kaya isimli çocuk da, Şanlıurfa şiirini seslendirdi. AZERBAYCAN’DAN ŞANLIURFA’YA KARDEŞLİK MESAJLARI T.C. Bakü Büyükelçisi Prof. Dr. Birol Akgün, Şanlıurfa gibi köklü bir tarihe sahip şehrin Hazar kıyısında tanıtılmasının kendileri açısından anlamlı olduğunu belirterek, Şanlıurfa’nın kültürel değerlerinin Bakü’de paylaşılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yunus Emre Enstitüsü Başkan Yardımcısı Ömer Yıldız ise Bakü’de Şanlıurfa’nın kültürel tanıtımına yönelik düzenlenen programın iki toplum arasında ortak bir bağ oluşturmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Azerbaycan Cumhuriyeti Milletvekili Fazıl Mustafa, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik ilişkilerinin her geçen gün daha da güçlendiğini belirterek, bu tür kültürel etkinliklerin iki ülke arasındaki bağların geliştirilmesi açısından önemli olduğunu söyledi. Milletvekili Melahat İbrahimkızı da Şanlıurfa’nın tarihî ve kültürel önemine vurgu yaparak, Şanlıurfa’nın Azerbaycan’daki kültür günlerinin düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. TÜİB Başkanı Hüseyin Büyükfırat ise organizasyonun gerçekleşmesinde Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın desteğinin önemli olduğunu belirterek, katkı sunanlara teşekkür etti. Samsat Belediye Başkanı Halil Fırat da Şanlıurfa ile Adıyaman arasındaki tarihî ve kadim kardeşliğe dikkat çekerek, Şanlıurfa halkının geçmişte Adıyaman’a verdiği desteğin unutulmadığını ifade etti. Şehit Abbas Qasımov’un annesi Kifayət Qasımova da daha önce Türkiye’de ilk ziyaret ettiği şehirlerden birinin Şanlıurfa olduğunu belirterek, kentte gördüğü ilgiden duyduğu memnuniyeti ve Şanlıurfa’ya duyduğu sevgiyi anlattı. Şanlıurfalı iş insanı Hikmet Mangal ise Şanlıurfa’nın kültürel zenginliklerinin Azerbaycan’da tanıtılmasının Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine ayrı bir anlam kattığını belirterek, organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Programda Şanlıurfa şiirini okuyan Dilruba Kaya ise, Bakü’deki etkinlikle ilgili duygularını, “Urfa’yı Bakü’ye taşımışlar gibi hissediyorum şahsen. Çünkü özlediğim bir yeri sanki Azerbaycan’a taşımışlar ve hasretimi gideriyor gibi hissediyorum.” sözleriyle ifade etti. ETKİNLİKLER 6 EYLÜL’E KADAR DEVAM EDECEK Şanlıurfa Tanıtım Günleri kapsamında Bakü’de kurulan tanıtım stantlarında Şanlıurfa’nın kültürel ve gastronomik değerleri ziyaretçilerle buluşturulacak. 5 Eylül’de stantların yanı sıra basın toplantısı, sergi açılışı, ebru ve hat atölyeleri gerçekleştirilecek. Akşam saatlerinde ise resmî açılış ve konser programı düzenlenecek. Programda Azerbaycan Millî Konservatuvarı öğrencileri ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi sanatçıları sahne alacak. 6 Eylül’de de 11.00-18.00 saatleri arasında tanıtım stantları ziyaretçilere açık olacak. Şanlıurfa Kültür Günleri, Şanlıurfa’nın tarihini, kültürünü, musikisini ve gastronomisini Hazar’ın kıyısında Azerbaycanlılarla buluşturarak Türkiye-Azerbaycan kardeşliğine kültürel bir köprü oluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğu ve Güneydoğu’nun Turizm Gücü Birlikte Büyüyecek Haber

Doğu ve Güneydoğu’nun Turizm Gücü Birlikte Büyüyecek

Turizmi 81 ile ve yılın 12 ayına yaymayı hedeflediklerini belirten Ersoy, bölgedeki turizm ürünlerinin doğru şekilde birbirleriyle ilişkilendirilmesiyle ziyaretçilerin kalış süresinin ve turizmden elde edilen katma değerin artırılabileceğini vurguladı. TGA’nın küresel tanıtım gücünün Anadolu’nun henüz yeterince keşfedilmemiş değerleri için de kullanıldığını kaydeden Ersoy, beş şehrin ulusal ve uluslararası görünürlüğünü daha da artırmak istediklerini açıkladı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın turizm geleceğinin değerlendirildiği Bölgesel Turizm Çalıştayı düzenlendi. Elazığ’da gerçekleştirilen ve beş şehrin sahip olduğu turizm değerlerinin ortak bir vizyonla ele alındığı çalıştayın açılışında konuşan Bakan Ersoy, turizmde “birlikteliğin gücünü” harekete geçirdiklerini ifade ederek artık yalnızca tek bir destinasyonu tanıtmanın yeterli olmadığına dikkati çekti. Programda Adıyaman Valisi Abdullah Küçük, Bingöl Valisi Dr. Cahit Çelik, Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Malatya Valisi Seddar Yavuz ve Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu da yer aldı. 81 İlde 12 Ay Turizm Hedefi Türkiye’yi dünya turizminde hak ettiği zirveye taşımak için çalıştıklarını belirten Bakan Ersoy, temel hedeflerinin turizmi ülkenin 81 iline ve yılın 12 ayına yaymak, ürün çeşitliliğini artırmak, ziyaretçilerin Türkiye’de daha uzun süre kalmasını sağlamak ve turizmin oluşturduğu ekonomik ve sosyal değerden şehirlerin daha fazla pay almasını temin etmek olduğunu söyledi. Bugünün ziyaretçisinin bir şehri görmekten çok bir deneyim yaşamak istediğini belirten Ersoy; bir bölgenin tarihini keşfetmek, mutfağını tanımak, doğasını deneyimlemek ve kültürünü hissetmek isteyen ziyaretçilere tek bir seyahat rotası içerisinde bütüncül bir deneyim sunulması gerektiğini kaydetti. Bakan Ersoy şöyle devam etti: “Dolayısıyla bizim de ziyaretçiye yalnızca gidilecek yerler değil, takip edilecek rotalar; yalnızca görülecek mekânlar değil, yaşanacak hikâyeler sunmamız gerekiyor.” Beş Şehir, Birbirini Tamamlayan Büyük Bir Turizm Coğrafyası Çalıştayın kapsadığı Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın birbirinden farklı ancak birbirini tamamlayan güçlü turizm değerlerine sahip olduğunu belirten Ersoy, beş şehrin yalnızca ayrı ayrı destinasyonlar olarak değil, birbirini tamamlayan büyük bir turizm coğrafyasının parçaları olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Adıyaman’ın Nemrut Dağı Ören Yeri, Perre Antik Kenti ve Cendere Köprüsü başta olmak üzere tarihî ve kültürel mirasıyla dünya ölçeğinde bir değere sahip olduğunu ifade eden Ersoy, Malatya’nın ise UNESCO Dünya Mirası ilan edilen Arslantepe Höyüğü, Eski Malatya surları, coğrafi işaretli gastronomisi, doğası ve yerel yaşam kültürüyle güçlü bir turizm potansiyeli taşıdığını kaydetti. Elazığ’ın UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki tarihî Harput Kenti, Hazar Gölü, Buzluk Mağarası, zengin mutfağı ve köklü kültürel mirasıyla bölgenin önemli destinasyonlarından biri olduğunu belirten Ersoy; Tunceli’nin Munzur Vadisi Milli Parkı, Ovacık Gözeleri, doğası ve outdoor turizm imkânlarıyla öne çıktığını söyledi. Bingöl’ün ise Yüzen Adalar’dan Hesarek Kayak Merkezi’ne, termal kaynaklarından yaylalarına ve henüz yeterince keşfedilmemiş değerlerine kadar önemli bir gelişim potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. 5 İlde 130 Tesis, 11 Bin 222 Yatak Her şehrin sahip olduğu farklı turizm ürünlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ersoy, asıl meselenin bu değerlerin doğru şekilde ürünleştirilmesi ve birbirleriyle ilişkilendirilmesi olduğunu söyledi. Bu sayede ziyaretçilerin bölgede kalış süresinin uzatılabileceğini, turizmden elde edilen katma değerin artırılabileceğini ve bu değerin daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceğini ifade eden Ersoy, beş ilde toplam 130 konaklama tesisi ve 11 bin 222 yatak kapasitesi bulunduğunu açıkladı. Önümüzdeki dönemde mevcut kapasitenin daha etkin kullanılması ve turizm hareketliliğinin gelişmesine paralel olarak nitelikli yatırımların önünün açılması gerektiğini belirten Ersoy, bir destinasyonu turizm merkezi hâline getiren unsurun yalnızca konaklama yatırımları olmadığının altını çizdi. Ulaşımdan gastronomiye, çevre düzenlemesinden destinasyon yönetimine, kültür varlıklarının korunmasından nitelikli insan kaynağına, tanıtımdan ziyaretçi deneyimine kadar bütün unsurların birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Kamu, Özel Sektör, Akademi ve Sivil Toplum Aynı Masada Turizmde başarıyı merkezi yönetimin tek başına gerçekleştireceği bir hedef olarak görmediklerini belirten Bakan Ersoy; valiliklerin, belediyelerin, üniversitelerin, kalkınma ajanslarının, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel paydaşların sürecin içerisinde olması gerektiğini ifade etti. Bakanlık tarafından başlatılan İl Tanıtım ve Geliştirme Programı’nın da bu anlayışla yürütüldüğünü söyleyen Ersoy, beş ilde TGA koordinasyonunda oluşturulan kurullar aracılığıyla kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerinin aynı masa etrafında buluşturulduğunu bildirdi. TGA 200’den Fazla Ülkede Türkiye’yi Tanıtıyor Turizmde diğer önemli başlığın tanıtım olduğunu belirten Ersoy, Türkiye’nin 2019 yılında kurulan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla 200’den fazla ülkede reklam, tanıtım, ağırlama ve PR faaliyetleri gerçekleştirdiğini söyledi. Türkiye’nin dünyanın açık ara en fazla ve en yoğun tanıtım yapan ülkesi konumuna geldiğini ifade eden Ersoy, 2026 yılının ilk 6 ayında 25,8 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yapıldığını ve turizm gelirinin 25,7 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Türkiye’nin turizm vizyonunun yalnızca ziyaretçi sayıları veya turizm gelirleri üzerinden değerlendirilmediğini belirten Ersoy; tarih, kültür, arkeolojik miras, gastronomi, doğa, inanç merkezleri, yaylalar, göller, dağlar ve geleneksel yaşam kültürünün Türkiye’ye büyük bir ürün çeşitliliği sunduğunu söyledi. Ersoy, çalıştayın temel nedeninin de bu zenginliği daha güçlü bir turizm değerine dönüştürmek olduğunu vurguladı. Beş Şehrin Dünyadaki Görünürlüğü Artırılacak TGA’nın tanıtım gücünü Türkiye’nin dünyada zaten bilinen destinasyonlarının yanında Anadolu’nun henüz yeterince keşfedilmemiş değerleri için de kullandıklarını belirten Bakan Ersoy, Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın ulusal ve uluslararası görünürlüğünü daha da artırmak istediklerini söyledi. Dijital iletişimden sosyal medyaya, uluslararası PR faaliyetlerinden içerik çalışmalarına kadar farklı mecralarda bu şehirleri anlatmaya devam edeceklerini ifade eden Ersoy, GoTürkiye mecraları ve şehirler için oluşturulan sosyal medya hesaplarında beş ille ilgili paylaşımlar yapıldığını kaydetti. CNN International, Euronews, BBC International ve Al Jazeera gibi global haber kanallarıyla gerçekleştirilen iş birlikleriyle Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki turizm değerlerinin tanıtımına da katkıda bulunulduğunu belirtti. 8 Mini Diziyle 9 Milyardan Fazla Gösterim Geçen yıldan itibaren hayata geçirilen “Mini Dizi Tanıtım Stratejisi”ne de değinen Bakan Ersoy, Haziran 2025’te Antalya Gambit ile başlayan mini dizi iletişimleri kapsamında toplam sekiz mini dizinin yayımlandığını açıkladı. Bu çalışmalarla 9 milyardan fazla gösterim ve 5,5 milyar izlenmeye ulaşıldığını belirten Ersoy, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tanıtımına katkıda bulunan Whisper of Origins isimli dizinin temmuz ayında yayına girdiğini, Doğu Anadolu Bölgesi’ni konu alacak dizi için de planlamaların yapıldığını söyledi. “Şehirlerimizi Birbirlerinin Rakibi Olarak Görmüyoruz” Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’yı sahip oldukları değerlerle Türkiye’nin turizm haritasında çok daha güçlü bir konuma taşımak istediklerini söyledi. Ersoy şöyle konuştu: “Şehirlerimizi birbirlerinin rakibi olarak değil, birbirlerinin gücünü artıran destinasyonlar olarak görüyoruz. Bunu başardığımızda sadece ziyaretçi sayısını artırmış olmayacağız. Turizmi şehirlerimiz için daha güçlü bir ekonomik değer, gençlerimiz için yeni bir istihdam alanı, yerel üreticilerimiz için yeni bir pazar ve kültürel mirasımızın korunması için sürdürülebilir bir kaynak hâline getirmiş olacağız.” Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak şehirlerin ve sektörün yanında olmaya devam edeceklerini belirten Ersoy, TGA’nın tanıtım gücü, Bakanlığın kültür ve turizm politikaları ve yerel paydaşların katkısıyla bölgenin sahip olduğu potansiyelin daha ileriye taşınacağına inandığını ifade etti. Bakan Ersoy, çalıştaya katkı sunan AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı başta olmak üzere kurumlara, sektör temsilcilerine, akademisyenlere ve paydaşlara teşekkür ederek buradan çıkacak fikirlerin yeni projelere, yeni rotalara ve güçlü iş birliklerine dönüşmesini temenni etti. Ersoy, beş şehrin sahip olduğu değerlerin ortak bir vizyonla buluşturulması hâlinde bu coğrafyanın Türkiye turizminin yeni çekim merkezlerinden biri olacağına yürekten inandığını belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Kahvesi Kültürünü Dünyaya Taşıyan Arzum OKKA, Çin Pazarında Tüketiciyle Buluşuyor Haber

Türk Kahvesi Kültürünü Dünyaya Taşıyan Arzum OKKA, Çin Pazarında Tüketiciyle Buluşuyor

Arzum, Çinli tüketicilerin Türk kahvesi deneyimine ilişkin içgörüler doğrultusunda şekillendirdiği ürün gamıyla pazardaki varlığını kademeli olarak büyütmeyi hedefliyor. Türk kahvesinin asırlık mirasını modern teknolojilerle buluşturan Arzum OKKA, global büyüme yolculuğuna Çin pazarıyla yeni bir halka ekliyor. Arzum OKKA ürünleri, Çin'in önde gelen e-ticaret platformlarından Taobao üzerinden Çinli tüketicilerin beğenisine sunulmaya başlandı. Arzum Türkiye’de geliştirdiği kahve teknolojisini Çinli tüketicilerle buluşturarak hem uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmeyi hem de Türk kahvesi kültürünün dünyadaki bilinirliğine katkı sunmayı amaçlayarak stratejisini, yerel tüketicilerin beklenti ve damak zevklerinden elde edilen içgörüler doğrultusunda şekillendiriyor. Arzum'un Çin'e yönelik çalışmaları yalnızca satış kanalı oluşturmakla sınırlı kalmadı. Şirket, Mart 2023'ten bu yana Çin'de gerçekleştirdiği üç farklı çalıştay kapsamında 100'ün üzerinde Çinli tüketiciyle bir araya gelerek Türk kahvesine yönelik beklenti, tüketim alışkanlıkları ve damak zevklerine ilişkin içgörüler elde etti. Bu çalışmalar kapsamında farklı lezzet ve aroma profillerine sahip Türk kahvesi tarifleri Çinli tüketicilerin beğenisine sunulurken, öne çıkan tercihler doğrultusunda bu tarifleri hazırlayabilen Arzum OKKA Elite Türk Kahvesi Makinesi, Rich Spin Pro Türk Kahvesi Makinesi ve Master Grind Kahve Öğütücü satışa sunuldu. Kültürel mirası teknolojiyle buluşturuyor UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan Türk kahvesi kültürünün dünyada daha fazla tanınmasına katkı sağlamayı hedefleyen Arzum, geliştirdiği kahve teknolojileriyle geleneksel hazırlama yöntemini modern yaşamın beklentileriyle buluşturuyor. Çin'de Türk kahvesinin özellikle büyük şehirlerdeki kafelerde daha görünür hale gelmesi, Arzum OKKA’nın bu pazara yönelik çalışmalarının da önemli bir parçasını oluşturuyor. Türk kahvesinin hazırlanışından sunumuna, birlikte tüketilmesinden kahve falı geleneğine kadar uzanan kültürel unsurların Çinli tüketicilerde merak uyandırdığı görülüyor. Türk kahvesinin hazırlanış ritüeli, sunum kültürü ve paylaşım geleneğinin Çinli tüketiciler tarafından deneyimlenmesi hedeflenirken, Arzum OKKA'nın teknoloji odaklı kullanıcı deneyiminin de bu kültürel yolculuğu desteklemesi amaçlanıyor. Arzum, bu ilgiyi yalnızca bir ürün kategorisinin büyüme fırsatı olarak değil, Türk kahvesinin kendine özgü kültürel deneyimini yeni tüketicilerle buluşturmak için önemli bir fırsat olarak değerlendiriyor. Global büyümede stratejik pazar Arzum için Çin, üretim ve tedarik ekosisteminin yanı sıra yüksek tüketici potansiyeli ve dijital ticaret altyapısıyla stratejik öneme sahip bir pazar olarak öne çıkıyor. Şirket, Taobao ile e-ticaret odağında başlattığı bu süreçte tüketici geri bildirimlerini yakından takip ederek, marka bilinirliğini artırmayı ve önümüzdeki dönemde ürün gamını kademeli olarak genişletmeyi hedefliyor. Çalıştaylardan elde edilen içgörüler doğrultusunda en çok beğenilen lezzetler ve aromalar belirlenirken, bu tarifleri hazırlayabilen Arzum OKKA ürünleri seçilerek Çin pazarına sunuldu. "Çin'i uzun vadeli bir büyüme pazarı olarak görüyoruz" Arzum Ürün ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Canyiğit Atay, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Arzum olarak global büyüme stratejimizi yalnızca yeni pazarlara ürün sunmak olarak görmüyoruz. Her pazarın tüketicisini anlamayı, onların beklentilerini öğrenmeyi ve bu içgörüleri ürün ve marka deneyimimize yansıtmayı önemsiyoruz. Çin'de Taobao platformu üzerinden resmi satış sürecimizin başlaması bu vizyon açısından önemli bir kilometre taşı. Çin'i uzun vadeli büyüme stratejimiz kapsamında önemli pazarlardan biri olarak değerlendiriyoruz. Mart 2023’ten bu yana düzenlediğimiz üç farklı çalıştayda 100’ü aşkın Çinli tüketiciyle buluşarak Türk kahvesi deneyimine dair beklentileri ve farklı damak tatlarını yakından gözlemledik. Dünyanın en dinamik tüketici pazarlarından biri olan Çin’de, kullanıcıların Türk kahvesi deneyimiyle tanışmasını önemsiyoruz. Bu süreçte tüketici beklentilerini yakından takip ederek, doğru ürünlerle ve sürdürülebilir bir yaklaşımla varlığımızı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu çalışmalardan elde ettiğimiz veriler doğrultusunda öne çıkan lezzetleri ve bu tarifleri hazırlayabilen ürünlerimizi belirleyerek pazara sunduk. Türk kahvesinin kafelerde artan görünürlüğünü ve gençlerin kahve falına yönelik ilgisini de kültürümüzün Çin’de daha geniş kitlelerle buluşması açısından değerli buluyoruz. Türk kahvesi kültürünü ve deneyimini daha fazla tüketiciyle buluşturmayı amaçlıyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Malatya'da Başkan Er, Ulaşım ve Turizm Vizyonu için Sahada İncelemelerde Bulundu Haber

Malatya'da Başkan Er, Ulaşım ve Turizm Vizyonu için Sahada İncelemelerde Bulundu

Görüşmelerde, kente yeni bir ulaşım vizyonu kazandırması hedeflenen tramvay projesi başta olmak üzere Malatya’nın geleceğine yönelik projeler ele alındı. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde önceki dönemlerde Genel Sekreter Yardımcılığı ve Ulaşım Daire Başkanlığı görevlerinde bulunan akademisyen Prof. Dr. Rafet Bozdoğan ile iş insanı Sedat Ecin’i Malatya’da ağırladı. Kentin önemli noktalarında gerçekleştirilen ziyaretlerde devam eden ve planlanan projeler hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. İstanbul’da metrobüs, metro ve tramvay sistemlerinin planlanması ve hayata geçirilmesinde önemli görevler üstlenen Prof. Dr. Rafet Bozdoğan’ın deneyimlerinden faydalanmak istediklerini belirten Başkan Er, Malatya’nın ulaşım altyapısına ilişkin istişarelerde bulunduklarını söyledi. Başkan Er, “Eski belediyeci ve akademisyen Rafet hocamızın tecrübelerinden faydalanıyoruz. Bazı çalışmalar yapıyoruz. Şehirde neler yapabiliriz diye bir çalışma yürütüyoruz” dedi. İLK DURAK GASTRONOMİ MERKEZİ Başkan Er, Bozdoğan ve Ecin’e ilk olarak Yüzüncü Yıl Kent Parkı içerisinde hayata geçirilen Gastronomi Merkezi’ni gezdirdi. Malatya mutfağının tanıtımına yönelik çalışmalar hakkında bilgi veren Başkan Er, kentin gastronomi değerlerini ön plana çıkarmak amacıyla merkezi oluşturduklarını belirterek, merkez içerisinde kurulan fırında Malatya’nın yöresel yemeklerinin hazırlanacağını ifade etti. Prof. Dr. Rafet Bozdoğan ise Gastronomi Merkezi’ni beğendiğini belirterek, Başkan Er’i tebrik etti. ARSLANTEPE İÇİN ULUSAL TANITIM HEDEFİ Heyetin bir sonraki durağı UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Arslantepe Höyüğü ve Karşılama Merkezi oldu. Arslantepe’nin ulusal ve uluslararası alanda daha fazla tanınması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Başkan Er, kazı çalışmalarının devam ettiğini ifade ederek, alanda bir arkeoloji müzesi oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Başkan Er, “Burası çok özel bir yer. Bir arkeoloji müzesi yapacağız. Burayı ön plana çıkaracak bir yöntem üzerinde çalışıyoruz. En büyük hedeflerimizden birisi Arslantepe’yi ön plana çıkarmak” diye konuştu. Prof. Dr. Bozdoğan da Arslantepe’nin tanıtımında ulusal medya kuruluşlarıyla iş birliğinin önemine dikkat çekti. Arslantepe’de ziyaretçilerin vakit geçirebileceği sergi alanlarının oluşturulmasının tanınırlığa katkı sağlayacağını belirten Bozdoğan, bölgenin daha fazla tanınmasıyla sponsorluk imkanlarının da artabileceğini ifade etti. KIRKGÖZ İÇİN UZUN VADELİ SAHİL YOLU PROJESİ Başkan Er, Bozdoğan ve Ecin’in sonraki durağı Kırkgöz Sahil Parkı oldu. Malatya’da yeşil alanların artırılması ve çevre projelerinin geliştirilmesine önem verdiklerini belirten Başkan Er, kentte hızlı büyüyen ağaçların kullanılması gerektiğini söyledi. Malatya’yı suyla buluşturma hedefinden de bahseden Başkan Er, Kırkgöz ve çevresinde su sporlarının yapılabileceği alanların oluşturulabileceğini dile getirdi. Geçmişte Özel İdare Genel Sekreterliği döneminde bir sahil yolu projesi üzerinde çalıştığını hatırlatan Başkan Er, “Kale’den başlayıp Sivas yolunda sona erecek bir proje. Kıyı kenar çizgilerini o dönemde hallettik. Dokuları bozmadan yol açabilecek bir çalışma yapalım. Uzun vadede sahil yolu projemiz var” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Bozdoğan ise vatandaşların yoğun olarak kullandığı alanlarda ağaçlandırmanın önemine vurgu yaptı. TARİHİ VE DOĞAL GÜZELLİKLER ZİYARET EDİLDİ İnceleme programı kapsamında Başkan Er, Prof. Dr. Rafet Bozdoğan ve Sedat Ecin’e daha sonra Battalgazi Ulu Cami, Günpınar Şelalesi, Somuncu Baba Camii ve Külliyesi ile Kudret Havuzu’nu gezdirdi. Gerçekleştirilen ziyaretlerde Malatya’nın ulaşım altyapısının geliştirilmesinin yanı sıra kentin tarihi, kültürel ve doğal değerlerinin turizme kazandırılması, yeşil alanların artırılması ve şehrin yeni projelerle geleceğe hazırlanmasına yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Başkan Er’in, farklı alanlardaki uzman isimlerin görüş ve önerilerinden yararlanarak Malatya’nın ulaşım ve şehircilik vizyonuna yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nemrut’un Dev Heykellerine 5 Yıllık Koruma Kalkanı Haber

Nemrut’un Dev Heykellerine 5 Yıllık Koruma Kalkanı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kommagene Krallığı’nın en önemli kutsal alanlarından Nemrut Dağı Tümülüsü’nde yürütülen koruma çalışmalarına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Bakan Ersoy, 2025 yılında başlatılan sağlamlaştırma çalışmalarının belirlenen yol haritası doğrultusunda devam ettiğini belirterek paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Nemrut’un binlerce yıllık mirasını bilim ve teknolojinin imkânlarıyla korumaya devam ediyoruz. Geçen yıl başlattığımız sağlamlaştırma çalışmaları, belirlediğimiz yol haritası doğrultusunda bu yıl da aralıksız sürüyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Nemrut Dağı’nda ilk kez bu ölçekte yürüttüğümüz kapsamlı koruma çalışmaları kapsamında anıtsal heykelleri nanoteknolojik çözeltilerle güçlendiriyor, tüm çatlakları taşların bünyesine su girişini önleyen kireç bağlayıcılı harçlarla dolduruyoruz. Eserlerin özgün görünümünde hiçbir değişikliğe yol açmadan gerçekleştirilen bu titiz müdahalelerle Nemrut’un eşsiz değerlerini zamana ve zorlu iklim koşullarına karşı koruma altına alıyoruz. Gaziantep Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğümüzün uzmanlarınca yürütülen ve ilk etabı beş yıl sürecek çalışmalarla insanlığın ortak mirası Nemrut’u özgünlüğünü koruyarak gelecek kuşaklara taşıyacağız. Bu önemli çalışmada emeği geçen tüm uzmanlarımıza ve ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.” Nemrut’ta İlk Kez Bu Ölçekte Koruma Çalışması Sahip olduğu eşsiz tarihî ve kültürel değerler nedeniyle 1987 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Nemrut Dağı’nda ilk kez bu ölçekte kapsamlı koruma çalışmaları yürütülüyor. Arkeometri uzmanlarınca daha önce gerçekleştirilen araştırmalar ve bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda hazırlanan plan kapsamında, alandaki anıtsal heykellerin zamana ve doğa koşullarına karşı korunması amaçlanıyor. Nanoteknolojiyle Taşların Dokusu Güçlendiriliyor Çalışmalar kapsamında heykeller üzerinde nanoteknolojik çözeltilerle sağlamlaştırma işlemleri gerçekleştiriliyor. Taşların bünyesine su girişini önlemek amacıyla yüzeylerdeki tüm çatlaklar, taşla uyumlu kireç bağlayıcılı harçlarla dolduruluyor. Titizlikle uygulanan koruma yöntemleri, eserlerin mevcut görünümünde herhangi bir değişikliğe yol açmadan taşların yapısal bütünlüğünü güçlendiriyor. İlk Etap İçin 5 Yıllık Yol Haritası Gaziantep Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanlarınca sürdürülen çalışmaların ilk etabı, beş yıllık program doğrultusunda ilerliyor. Bilimsel analizler ve modern koruma tekniklerinin birlikte kullanıldığı çalışmalarla Nemrut Dağı’nın binlerce yıllık anıtsal mirasının özgünlüğü korunarak gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turizm Dünyası 2027’de İzmir’de Buluşacak Haber

Turizm Dünyası 2027’de İzmir’de Buluşacak

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir turizm alanında yürüttüğü çalışmalar, kenti uluslararası bir turizm buluşmasının merkezine taşıyor. Dünyanın farklı ülkelerinden turizm profesyonellerini bir araya getirecek Good Travel Summit, 26-29 Nisan 2027 tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirilecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü ve İZFAŞ ev sahipliğinde, Good Travel Alliance adına Green Destinations Good Travel Institute (GD-GTI) iş birliğiyle düzenlenecek zirveyle İzmir’in sürdürülebilir turizm alanındaki deneyiminin uluslararası sektöre tanıtılması, yeni turizm iş birlikleri ve bağlantılar kurulması hedefleniyor. “Pozitif Etkili Turizmi Tanıtmak ve Pazarlamak: Destinasyonları Tur Operatörleri ve Online Seyahat Acenteleriyle Buluşturmak” temasıyla gerçekleştirilecek zirve; destinasyon yönetim kuruluşları, turizm otoriteleri, uluslararası tur operatörleri, online seyahat acenteleri, finans kuruluşları, teknoloji ve veri ortakları, sürdürülebilirlik uzmanları ve sektör temsilcilerini İzmir’de buluşturacak. Sürdürülebilir seyahatin geleceği İzmir’de konuşulacak Dört gün sürecek zirvede turizm sektörünün geleceğine ilişkin önemli başlıklar ele alınacak. Destinasyon yönetim kuruluşlarının yerel toplumların beklentileri ve pazar talepleriyle daha güçlü uyum sağlaması, destinasyonların doğru seyahat pazarlarıyla buluşturulması, güvenilir veri ve doğrulanmış deneyimlerin yatırımları teşvik etmesi ile tur operatörleri ve online seyahat acentelerinin yeni destinasyonları keşfetmesi gibi konular değerlendirilecek. Zirve kapsamında sürdürülebilir seyahate yönelik artan küresel talebin somut iş birliklerine ve yeni pazarlara dönüştürülmesi, destinasyonlarla seyahat sektörü arasında doğrudan bağlantılar kurulması ve sorumlu turizm modellerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Dört günlük program Zirvenin ilk günü olan 26 Nisan’da İzmir’e gelecek delegeler için karşılama resepsiyonu düzenlenecek. 27 Nisan’da açılış ve ana konuşmaların yanı sıra üst düzey paneller, stratejik görüşmeler ve gala yemeği gerçekleştirilecek. 28 Nisan’da grup oturumları kapsamında paralel çalıştaylar ve eşleştirme toplantıları yapılacak. Sorumlu seyahat arzının pazar talepleriyle buluşturulmasına yönelik somut iş birlikleri ve uygulanabilir çözümler bu oturumlarda ele alınacak. Zirvenin son günü olan 29 Nisan’da katılımcılar, İzmir’in sürdürülebilir turizm değerlerini yerinde deneyimleme fırsatı bulacak. Çeşme, Selçuk, Urla ve Menderes başta olmak üzere kentin kültürel ve yerel değerlerinin tanıtılacağı geziler düzenlenecek. Green Destinations’ın “En İyi 100 Hikâyesi” arasında yer alan Efes Tarlası Yaşam Köyü, Urla Bağ Yolu ve Efeler Yolu gibi destinasyonlar ziyaret edilecek. Katılımcılar ayrıca kadın kooperatifleri tarafından üretilen yerel lezzetleri deneyimleme fırsatı bulacak. 200’ün üzerinde sektör temsilcisi buluşacak 200’ün üzerinde uluslararası sektör temsilcisini bir araya getirecek zirvede, uluslararası marka ve kurumlarla genel oturumlar ve paralel oturumlarda ortak ev sahipliği ve iş birliği fırsatları değerlendirilecek. Zirvenin, İzmir’in sürdürülebilir turizm alanındaki deneyimini uluslararası sektöre taşımasının yanı sıra destinasyonlarla küresel seyahat pazarı arasında yeni bağlantılar kurulmasına ve sorumlu turizm modellerine yönelik iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. İzmir’in sürdürülebilir turizm vizyonu Binlerce yıllık tarihi, UNESCO Dünya Mirası alanları, kültür rotaları, güçlü gastronomi kültürü, bağları ve zengin kıyı peyzajıyla farklı turizm deneyimlerini bir arada sunan İzmir, doğal ve kültürel mirasını koruyan, yerel halk ve ziyaretçiler için kalıcı faydalar yaratan sürdürülebilir bir turizm anlayışını geliştirmeyi hedefliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, ilçe belediyeleri ve kentteki paydaşlarla yürütülen çalışmalarla İzmir’in sürdürülebilir turizm alanındaki uluslararası görünürlüğünün artırılması amaçlanıyor. Good Travel Summit’in kentin bu alandaki deneyimini ve birikimini dünyanın farklı ülkelerinden turizm profesyonelleriyle buluşturarak İzmir’in uluslararası sürdürülebilir turizm ağındaki görünürlüğünü güçlendirmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB Gençleri Gordion Kampı’nda Tarihle Buluşturdu Haber

ABB Gençleri Gordion Kampı’nda Tarihle Buluşturdu

Büyükşehir Belediyesi (ABB), Başkent’in tarihi ve kültürel mirasını genç kuşaklara tanıtmak amacıyla düzenlediği Ankara Miras Gordion Gençlik Kampı ile gençleri Gordion’da bir araya getirdi. “Tarihi Keşfet, Mirası Yaşa!” sloganıyla düzenlenen kamp kapsamında 18-35 yaş aralığında yaklaşık 70 genç, bir gece konaklamalı programla Gordion Antik Kenti’ni yakından tanıma fırsatı buldu. TARİH, KÜLTÜR VE KAMP BİR ARADA UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Gordion Tarihi Kent Alanı’nda gerçekleştirilen kampın ilk gününde gençler, Polatlı Sakarya Meydan Muharebesi Milli Parkı, Gordion Müzesi ve Gordion MM Tümülüsü’nü ziyaret ederek programlarına başladı. Gün boyunca çeşitli etkinliklere katılan gençler, akşam saatlerinde Gordion kazı başkanı Prof. Dr. Charles Brian Rose ile söyleşi gerçekleştirdi. Geceyi Gordion Tarihi Kent Alanı’nda kurulan çadırlarda geçiren gençler, programın ikinci gününde ise Prof. Dr. Charles Brian Rose eşliğinde arkeolojik alan gezisine katılarak Gordion kazı alanı hakkında bilgi sahibi oldu. “GORDİON TÜM DÜNYADA ÖNEMLİ BİR YERE SAHİP” ABB Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Daire Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı iş birliğiyle düzenlenen kamp programında konuşan Kültürel Mirasın Korunması Şube Müdürü Sinem Battaloğlu, “Gordion, Ankara’nın en önemli kültürel miraslarından birisi. 2023 yılında UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ne Gordion’un alınmasıyla birlikte artık sadece ülkemiz için değil, tüm dünya için çok önemli bir yere sahip Gordion. Öğrencilerimizi sadece ziyaret amacıyla değil, aynı zamanda kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla da burayla kurdukları bağı çok önemsiyoruz” ifadelerini kullandı. Gençlik Hizmetleri Şube Müdürü Erdal Demir ise, “Kampımızı düzenlememizdeki asıl amaç, gençlerimize tarihi ve kültürel mirasların farkındalığını sağlamak, bu miraslarımıza sahip çıkmaları noktasında destek olmaktı. Bundan önceki kamplarımızda gençlerin doğayla iç içe olmasını amaçlarken bu kampımızda ilk defa gençlerimizi tarihi dokuyla bir araya getirmek ve tarih, arkeoloji ve kültürel miras bilincini yansıtmaktı amacımız” dedi. GENÇLER KAMPTAN MEMNUN KALDI Kamp programına katılarak iki gün boyunca tarih, kültür, arkeoloji ve eğlenceyle buluşan gençlerden bazıları şunları söyledi: -Kadir Köse: “Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkürlerimizi iletiyoruz. Mısır için piramitler ne kadar önemliyse, Ankara için de tümülüslerin o kadar önemli olduğunu söylemek isterim.” -Mustafa Coşkun: “Gezi genel olarak çok güzel. Anadolu’muzun kültürünü ve tarihini öğrenmemize yardımcı olduğu için Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz. Böyle etkinliklerle Anadolu’nun kültür ve tarihini öğreniyoruz, güzelce vakit geçiriyoruz ve çok kaliteli de bilgiler ediniyoruz. Polatlı Ankara’nın güzel ilçelerinden birisi, ayriyeten milattan önceki kültürleri ya da tarihi bilgileriyle de genel kültürü geliştirebilecek bir yer. Hem kamp tarzında bir etkinlik hem de bir genel kültür olarak da burada bulunuyor olmak kamp alanında bize çok fazla şey katıyor.” -Sedef Çelik: “Çok keyifliydi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Ankara’da yaşıyoruz ama çok yakınımızda olan değerlerimizin ne yazık ki birçoğumuz farkında değiliz. Bu gezi ve kamp sayesinde hem alan taraması yaptık, hem kampta gece eğlenceli vakit geçirdik. Herkese çok teşekkür ederim.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.