Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Unicef

Kapsül Haber Ajansı - Unicef haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Unicef haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

UNICEF ‘Görünmez Krizler Çağı’nda Yaşayan   73 Milyon Çocuğa Ulaşmayı Hedefliyor Haber

UNICEF ‘Görünmez Krizler Çağı’nda Yaşayan 73 Milyon Çocuğa Ulaşmayı Hedefliyor

Çatışmalar, savaşlar, doğal afetler ve iklim krizi etkileri giderek artarken, UNICEF, 2026’da, 133 ülke ve bölgede, 200 milyondan fazla çocuğun olumsuz etkilenerek insani yardıma ihtiyaç duyacağını öngörüyor. Farklı kıtalarda etkileri çok yoğun doğal afetler görülürken çatışma ve savaşlar yaşanıyor, ekonomik istikrarsızlık derinleşiyor. Aynı anda birden çok krizin etkilerini yaşayan çocuklar ve aileleri, yerlerinden ediliyor, evlerinden uzaklaşmak zorunda kalıyor. Bu da, güvenli barınma zorluklarının yanı sıra, temiz suya ve besleyici gıdaya erişememe sorunlarını beraberinde getiriyor. Hijyen koşulları, bulaşıcı hastalıkların yayılmasına sebep olabiliyor. Ayrıca bu çocuklar, düzenli eğitim hizmetlerinden mahrum kalıyorlar. UNICEF’in 2025 yılı sonunda yayınlanan ‘Dünya Çocuklarının Durumu Raporu’na göre; düşük ve orta gelirli 130 ülkeden elde edilen veriler; her 5 çocuktan birinin, barınma, beslenme, temiz suya erişme, hijyen sağlama, eğitim ve sağlık hizmetlerinden faydalanabilme olarak belirlenen 6 kriterden en az 2’sinden yoksun yaşadığını ortaya koyuyor. Çatışmaların, uzun vadeli ruh sağlığı etkilerinin yanı sıra, çocuklukta yaşanan çok boyutlu yoksulluğu derinleştirdiği belirtiliyor. Rapora göre, kırılgan ve çatışmalardan etkilenen 31 bölgede, her 2 çocuktan biri ileri seviye yoksullukla mücadele ederken, bu oran çatışma olmayan bölgelerde düşüş gösteriyor. Çatışmalar, 30 yıl öncesinde göre, 2 kat daha fazla çocuğun hayatını etkiliyor. 1 milyar çocuk, giderek daha yoğun hissedilen iklim değişikliğinin etkisi altındaki coğrafyalarda yaşamını sürdürüyor. Deprem, sel gibi doğal afetler, yaşam alanlarının terk edilmesine sebep olurken, ani ve çok fazla ısı değişiklikleri düzenli eğitime önemli engel oluşturuyor. Dünyadaki çocuk popülasyonunun 2.3 milyar civarında olduğu düşünülürse çok yüksek oranda çocukların risk altında olduğu görülüyor. Raporda, çok boyutlu yoksulluğun Sahra Altı Afrika ve Güney Asya’da yoğunlaştığı belirtiliyor. Mart 2026’da yayımlanan Küresel Çocuk Ölümlerinde Düzeyler ve Eğilimler Raporu’na göre ise; 2024 yılında yaklaşık 4.9 milyon çocuk, beşinci yaş gününe ulaşamadan hayatını kaybetti. Bu ölümlerin büyük bölümü, kanıtlanmış ve düşük maliyetli müdahalelerle kaliteli sağlık hizmetlerine erişimle önlenebilir nitelikteydi. Rapor, 2000 yılından bu yana 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yarıdan fazla azaldığını da gösteriyor. Bu da, düzenli yatırım yapıldığında, çocuk yaşam koşullarının iyileştirilebildiğini açıkça gösteriyor. Krizlerin sayısı ve sıklığı artarken, çocuklar, sebep olmadıkları krizlerin ilk ve en çok etkilenen mağdurları olmaya devam ediyorlar. Çatışmalar ve şiddet, salgın hastalıklar, yerinden edilme, iklimle ilgili acil durumlar ve doğal afetlerden en çok ve ilk etkilenen taraf her zaman çocuklar oluyor. ‘Görünmez krizler çağı’ milyonlarca çocuğun önlenebilir sebeplerden yaşamının kalıcı olarak zarar görmesine neden oluyor. Krizlerin sıklığı, yoğunluğu, belirsizlik süreleri arttıkça, gündeme gelemeyen, coğrafi veya kültürel olarak ilgi alanına giremeyen, yeni olmayan pek çok kriz göz ardı edilebiliyor. Yakın zamanda yaşanan krizler için daha geniş çaplı yardım çalışmaları sürdürülürken, savaş ve iklim krizi etkileri devam eden coğrafyalarda yerinden edilen milyonlarca çocukla ilgili farkındalık azalıyor. Bu durum, uzun süredir ekonomik/politik çalkantıların ortasında güvensiz yaşayan, düzenli olarak yer değiştirmek zorunda kalan çocuklarla ilgili kalıcı dönüşümü daha da zor hale getiriyor. UNICEF, Ocak 2026’da gerçekleşen Dünya Ekonomik Forumu’nda uzun süredir desteklenemeyen bölgeler için kamu ve özel sektör paydaşlarına birlik olma çağrısında bulundu. Dünyada her 5 çocuktan 1’i çatışma alanlarında, her 4 çocuktan 1’i açlıkla, 1 milyara yakın çocuk da iklim krizi etkilerine karşı yaşam mücadelesi veriyor. UNICEF, gönüllülük esasıyla sağlanacak destekleri, 133 ülke ve bölgede 73 milyon çocuğa hayati destek ve uzun soluklu dönüşüm çalışmalarına dönüştürmeyi hedefliyor. Önceliklendiğinde, somut gelişim görülüyor UNICEF Türkiye Milli Komitesi Genel Müdürü İnci Haseki, “Küresel veriler, 2000 yılından bu yana, 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yarıdan fazla azaldığını; 2014-2024 yılları arasında, aşırı yoksullukla mücadele eden çocuk sayısının %19 azaldığını gösteriyor. Bu kazanımlar, düzenli yatırım yapıldığında, çocukların yaşam koşullarında iyileşme sağladığını açıkça gösteriyor. Şimdi, önümüzde daha önemli bir bariyer bulunuyor. Coğrafi olarak uzak ya da yakın fark etmez, özellikle ilgi alanımızda değilse odak dışında kalabiliyor. Oysa, Bangladeş, Haiti ve Etiyopya gibi ülkelerde çocuklar uzun süredir yoksulluk, açlık, iklim krizi yüzünden yaşanan sel ve kuraklıklardan kaçmak için evlerini terk ediyor, eğitim alacakları yerde, şiddete maruz kalabiliyorlar. UNICEF, dünyada, tüm paydaşlarıyla birlikte, önlenebilir sebeplerle çocukluklarını yaşayamayan milyonlarca çocuk için güvenli barınma, aşılama, temiz su sistemleri veya eğitim sağlayabilmek için çalışıyor. Görülmeyen, duyulmayan çocukların hayatını dönüştürmek için gönüllü olmak, düzenli bağış yaparak sağlanan katkılarla mümkün.” dedi. Bangladeş’te, uzun süredir devam eden mülteci krizi ve iklim kaynaklı felaketlerin şiddetlenmesiyle birlikte, dünyanın en büyük mülteci yerleşiminde yaşayan 1,2 milyon Rohingya mültecisi de dahil olmak üzere, tahminen 4,4 milyon insanın insani yardıma ihtiyacı bulunuyor. UNICEF, ortaklarıyla birlikte, Rohingya mültecileri ve ev sahibi topluluk çocuklarının güvenli eğitim alabilmeleri için, mülteci kamplarında ilk yangına ve iklim değişikliğine dayanıklı okulu inşa etti. Güney Sudan’da, süregelen çatışmalar, derinleşen ekonomik gerileme ve durmak bilmeyen seller sebebiyle, yaklaşık 5 milyon çocuk acil insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Halihazırda kırılgan olan sağlık, eğitim ve sosyal hizmet sistemleri daha da zorlanıyor. UNICEF çalışmaları, temel sağlık hizmetleri ve hayat kurtarıcı tedavi hizmetlerinin yanı sıra anneleri güçlendirmeye odaklı programlarla, annelerin hayatta kalmalarının ötesine geçerek finansal bağımsızlığa ulaşmalarını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimko’dan UNICEF ile Çocukların Dijital Geleceğine Yatırım Haber

Çimko’dan UNICEF ile Çocukların Dijital Geleceğine Yatırım

Sanko Holding’in çimento ve beton sektöründe faaliyet gösteren şirketi Çimko, UNICEF’in yürüttüğü MakerUp Programı’na vereceği destek ile Güneydoğu Anadolu’daki çocukların dijital becerilerini güçlendirmeye yönelik üç yıllık bir sosyal fayda çalışmasını hayata geçiriyor. Çimko’nun bölgenin geleceğine yaptığı stratejik bir yatırım niteliğindeki program, 7–14 yaş arasındaki çocukların teknolojiyle üretme, düşünme ve problem çözme yetkinliklerini geliştirmeyi, dijital çağın sunduğu fırsatlara daha eşit koşullarda erişebilmelerini amaçlıyor. MakerUp Programı, çocukların teknolojiyi tüketen değil üreten bireyler olarak gelişmelerini desteklemek üzere robotik uygulamalar, kodlama egzersizleri, 3D modelleme ve IoT alanlarında eğitimler sunuyor. Program kapsamında çocuklar mantıksal düşünme, problem çözme, iş birliği yapma ve proje geliştirme gibi beceriler kazanarak dijital dünyanın gerektirdiği yetkinlikleri edinme fırsatı buluyor. Çimko CEO’su Dr. Önder Kırca, programın uzun vadeli bir sosyal yatırım niteliği taşıdığını altını çizerek; “MakerUp Programı çocukların teknolojiyle yalnızca tanışmasını değil; düşünmesini, üretmesini ve özgüvenle kendi yolunu çizebilmesini destekliyor. UNICEF’in sahadaki uzmanlığı ve yaygın uygulama kapasitesiyle yürütülen iş birliği kapsamında, yalnızca teknoloji öğretmiyoruz; çocukların hayal kurma, üretme ve kendine güvenme becerilerini de destekliyoruz. Amacımız Güneydoğu Anadolu’daki çocukların dijital dünyaya eşit fırsatlarla katılabilmelerini sağlamak. Çocukların bugünden geliştirdikleri üretkenlik ve merak duygusunun yarının yenilikçi çözümlerine dönüşeceğine inanıyoruz. Üç yıl sürmesini planladığımız MakerUp programı ile her yıl 5 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz” dedi. UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi konuşmasında şunları ifade etti: “Özel sektör ile yürütülen ortaklıklar, çocuklar için daha aydınlık bir gelecek inşa etmenin en temel unsurlarından biridir. ÇİMKO ile yürüttüğümüz iş birliği, bilgi birikimimizi, güçlü yönlerimizi ve kaynaklarımızı bir araya getirerek çocuklar ve içinde yaşadıkları toplum için kalıcı ve anlamlı bir fark yaratabileceğimizi gösteriyor. Bu ortaklık, çocukların, yaşamlarının ileriki evreleri için gereken beceri ve fırsatlara erişimlerinin güçlendirilmesine önemli bir katkı sağlayacaktır.” Türkiye Kalkınma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Ekşi, programın sahadaki uygulama ortağı olarak TKV'nin rolüne dikkat çekerek şunları söyledi: "Maker sınıfları, çocukların yalnızca teknolojiyle tanışmasını değil; güvenli bir ortamda denemeye, üretmeye ve kendi çözümlerini geliştirmeye teşvik edilmesini hedefliyor. Bu tür yapılandırılmış alanlar, çocuklar için hem öğrenme hem de koruma işlevi görüyor. Her çocuğun, nerede yaşarsa yaşasın, güvenli öğrenme alanlarına ve geleceğini şekillendirebileceği fırsatlara erişme hakkı olduğuna inanıyoruz." İş birliği kapsamında Gaziantep Gençlik Merkezi ve Adıyaman Dr. Şerif Ayaz Kültür ve Eğitim Merkezi içinde tamamen donanımlı Maker sınıfları kuruldu. Bilgisayarlar, kodlama kitleri, sensörler, motor setleri, lego eğitim materyalleri ve 3D yazıcılardan oluşan altyapı, çocuklara sistemli ve güvenli bir öğrenme ortamı sağlıyor. Bu sınıflar, bölgenin uzun vadeli eğitim kapasitesini güçlendiren kalıcı bir yatırım niteliği de taşıyor. Program, şehir merkezleriyle sınırlı kalmayarak Gezici Maker Aracı ile Gaziantep başta olmak üzere Adıyaman, Kahramanmaraş, Kilis, Şanlıurfa ve Mardin gibi kırsal bölgelere de ulaşıyor. Bu model, teknolojiye erişimi sınırlı olan çocuklara fırsat eşitliği sağlayarak bölgedeki çocukların dijital gelişimleri önündeki engelleri azaltmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

UNICEF, Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Rönesans Holding’den Eğitimde Güç Birliği Haber

UNICEF, Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Rönesans Holding’den Eğitimde Güç Birliği

UNICEF, Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Rönesans Holding, Türkiye’de gençlerin eğitim yolculuğu ile istihdama geçişleri arasındaki köprüyü güçlendirerek, onların geleceğini şekillendirme yolunda önemli bir adım attı. Rönesans Holding, UNICEF Türkiye’nin eğitimden istihdama geçiş sürecini destekleme misyonu kapsamında, gençleri iş gücü piyasasıyla uyumlu becerilerle donatmayı ve mezuniyet sonrası gençlerin istihdam edilebilirliklerini artırmayı amaçladığı programın önemli bir ortağı oldu. Bu iş birliği çerçevesinde Rönesans, Gaziantep Şehir Hastanesi’nin kapılarını açarak öğrencilere iş başında eğitim imkânı sunuyor. Ayrıca öğretmenler, usta öğreticiler ve rehber öğretmenler için kapasite geliştirme fırsatları sağlanmasını destekleyerek, öğrenciler için güvenli ve destekleyici eğitim ortamlarının oluşturulmasına katkıda bulunuyor. Program kapsamında, Gaziantep Şehir Hastanesi’nde yazılım geliştirme, yiyecek ve içecek hizmetleri, endüstriyel bakım ve onarım, tesisat ve enerji sistemleri ile endüstriyel otomasyon teknolojileri gibi alanlarda 120 öğrenciye mesleki eğitim fırsatı sunulacak. Böylece öğrenciler, eğitim alanlarındaki güncel uygulamaları, ileri teknoloji ile öğrendikleri bir deneyimle mesleklerine hazırlanacak. Aynı zamanda koordinatör ve rehber öğretmenler ile usta öğreticilerin teknik kapasiteleri güçlendirilecek; öğretim programları sektör ihtiyaçlarına uygun şekilde güncellenecek. Bu sayede gençlerin mezuniyet sonrası istihdam edilebilirliklerinin artarken, sağlık sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine katkı sağlanmış olacak. İş birliğinin dikkat çeken yönlerinden biri olarak da Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) paydaş olarak sürece sağladığı katkı gösteriliyor. Bankanın Rönesans Holding ile tesis ettiği sürdürülebilirlik bağlantılı finansman çerçevesi, programın, gençlerin beceri gelişimi ve istihdam edilebilirliğinin artırılmasına yönelik hedeflerle hizalanmasında katalizör etkisi yaratıyor. GENÇLER İÇİN İŞ DÜNYASINA GÜÇLÜ GEÇİŞ İMKANI Bu özel iş birliği hakkında konuşan UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi şunları söyledi: “UNICEF olarak, her gencin ihtiyaç duyduğu bilgi, beceri ve yetkinlikleri kazanarak potansiyelini en üst düzeye çıkarmasını desteklemek istiyoruz. Bu beceriler aynı zamanda iş gücü piyasasıyla uyumlu olmalı. Bu ortaklık iki önemli şeyi bir arada gerçekleştiriyor: Millî Eğitim Bakanlığı’nın kaliteli ve kapsayıcı mesleki ve teknik eğitim sağlamasına destek olmak ve Rönesans Holding gibi özel sektör ortaklarının uzmanlığından yararlanarak gençlere yenilikler ve fırsatlar sunmak. En önemlisi, bu iş birliği doğrudan hedeflenen öğrencilerin ötesinde sistemi de güçlendirmektedir. Mesleki ve teknik eğitim müfredatının güncellenmesi, iş sağlığı ve beceri eğitimi standartlarının iyileştirilmesi ve öğretmen kapasitesinin artırılması, Türkiye genelinde çok daha fazla sayıda mesleki ve teknik eğitim öğrencisine fayda sağlayacaktır. Böylece kaliteli, ihtiyaca ve geleceğe yönelik becerilerin istisna değil, standart hâline gelmesine katkıda bulunacaktır.” EBRD Türkiye ve Kafkaslar Yönetici Direktörü Elisabetta Falcetti ise, “Çeşitliliği teşvik eden, beceri geliştirme yoluyla rekabet gücünü artıran ve sektörlerin daha sağlam temeller oluşturmasına yardımcı olan bu çok yönlü girişime katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz. Fırsat eşitsizliği büyümeyi sınırlar; bu nedenle EBRD, tüm faaliyet bölgelerinde fırsat eşitliğini desteklemeye kararlıdır. Eşitlik ve toplumsal cinsiyet kapsayıcılığına yönelik stratejilerimiz doğrultusunda, özel sektör ortaklarımızla birlikte kapsayıcı işgüçlerinin potansiyelini açığa çıkarmak için çalışıyoruz. Bu girişimin sağlık sektöründe kritik bir insan kaynağı sorununu ele alacağına inanıyorum. Başarısının diğer sektörlere de taşınmasını dört gözle bekliyoruz” diye konuştu. MESLEKİ EĞİTİMDE ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIM Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı İpek Ilıcak Kayaalp, bugüne kadar Rönesans Eğitim Vakfı aracılığıyla 14 binden fazla gence burs verdiklerini, Pusula Programı ile 1900 yeni mezun gence kariyer fırsatı sunduklarını, fen ve teknik meslek liseleri kurduklarını ve farklı projelerle 390 binden fazla çocuğun eğitimine katkı sağladıklarını hatırlattı. Nitelikli eğitim ve eğitimde fırsat eşitliği için yürüttükleri projeleri daha da güçlendirmek için çalıştıklarını ifade eden Ilıcak Kayaalp, MEB ve UNICEF ile öncelikli alanı mesleki eğitim olan projeyi hayata geçirerek, çok önemli bir adım daha attıklarını söyledi. İpek Ilıcak Kayaalp, “Rönesans olarak, bu proje kapsamında Gaziantep Şehir Hastanesi’nde en modern ve yeni cihazlarla donatılmış bir ortamda, usta öğreticilerin rehberliğinde 120 öğrencinin mesleklerine hazırlanmasını sağlıyoruz. Öğrencilerimiz, program kapsamında haftada dört gün hastanemizde eğitim alacak. Bu proje, ‘Yalnızca bir eğitim uygulaması değil; özel sektör, uluslararası kuruluşlar ve kamu iş birliğinin Türkiye’deki öncü, dünyada ise örnek gösterilebilecek bir modeli’… Özel sektör üretim ve tecrübeyi koyuyor, kamu düzenleyici rolünü üstleniyor, UNICEF ise toplumsal fayda perspektifini sağlıyor. Bu üç gücün birleşimi, tek başına yapılamayacak etkileri ortaya çıkarıyor. Önceliğimiz, gençlere umut, fırsat ve güven dolu bir gelecek sunmak. Yarınlarımızı emanet edeceğimiz bu gençlerin, çağın gerekliliklerine uyum sağlayan, sorgulayan ve üreten bireyler olarak yetişmeleri için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. İpek Ilıcak Kayaalp, mesleki eğitim konusundaki söz konusu iş birliğini faaliyet gösterdikleri farklı alanlarda genişletmek için UNICEF ile görüşmelerinin devam ettiğini de sözlerine ekledi.

Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi 4 İlde Pilot Uygulanmaya Başladı Haber

Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi 4 İlde Pilot Uygulanmaya Başladı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen ve Türkiye'de bir sistem olarak ilk defa hayata geçirilen "Gelişim Geriliği Riski ve Engeli Olan Çocuklar İçin Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi Pilot Uygulaması" kapsamında Ankara, Kahramanmaraş, Mersin ve Bursa’da 0-8 yaş arası gelişimsel gerilik riski bulunan çocuklara en erken dönemde ulaşarak ihtiyaç duydukları bakım, sağlık, rehabilitasyon ve eğitim hizmetleri tek bir noktadan sunuluyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı koordinasyonunda Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları iş birliği ve UNICEF teknik desteğiyle “Gelişim Geriliği Riski ve Engeli Olan Çocuklar İçin Türkiye’de Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sisteminin Geliştirilmesi Pilot Uygulaması” hayata geçirildi. Geliştirilen Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi kapsamında kurulan Erken Çocukluk Gelişim Merkezlerinde gelişimsel gerilik riski bulunan veya engeli olan 0-8 yaş arası çocukların erken dönemde tespit edilerek ihtiyaç duydukları bakım, sağlık, koruma ve eğitim hizmetlerine sürekli olacak şekilde tek bir noktadan erişmeleri sağlanıyor. Merkezlerde, ailelerin bilinçlendirilmesi hedeflenerek çocukların en doğru desteği zamanında almalarına imkan tanınıyor. Ankara, Kahramanmaraş ve Mersin’de Bakanlığa bağlı gündüzlü bakım merkezlerinde oluşturulan birimlerde hayata geçirilen pilot uygulama, dördüncü merkez olarak geçtiğimiz Cuma günü Bursa'da hizmete girdi. Pilot uygulamanın yürütüldüğü merkezlerde bugüne kadar 115 çocuk ve ailesine ulaşıldı. Bursa Celal Sönmez Gündüzlü Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi'ndeki Erken Çocukluk Gelişim Merkezi açılışı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla gerçekleşti. “Hedefimiz bu modeli, ülkemizin dört bir yanında yaygınlaştırarak her çocuğa temas edebilmek” Merkezlere ilişkin yaptığı açıklamada Bakan Göktaş, çocuğun gelişimini desteklemenin en doğru yolunun ailesini güçlendirmek olduğuna dikkati çekerek, “Hedefimiz bu modeli, ülkemizin dört bir yanında yaygınlaştırarak her çocuğa temas edebilmek. Ailelerle birlikte çocuğun güçlü yanlarını, ihtiyaçlarını belirlemek için özel bir rehber kullanıyoruz. Akademisyenler tarafından geliştirilen bu rehber, aynı zamanda dünyada 30’dan fazla ülkede kullanılıyor. Biz de, başarısı dünyaca kabul gören bu rehberle çocuklarımızın ve ailelerinin hayatına dokunmaktan mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı. Bu doğrultuda, aileyle birlikte hangi adımları atabileceklerine karar verildiğini bildiren Göktaş, şunları kaydetti: “Kimi zaman aileler, merkezimize geliyor. Kimi zaman biz onları evlerinde ziyaret ediyoruz. Bazen de telefonla görüşüyoruz. Fakat her koşulda, aileyle sürekli iletişim hâlinde kalıyor, çocuğun gelişimini adım adım birlikte izliyoruz. Çocuklarımızın neleri başarabildiğini, hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu birlikte değerlendiriyoruz. Biliyoruz ki, erken müdahale alanına yapılan her yatırım, sadece bir çocuğun değil. Bir ailenin ve nihayetinde bütün bir toplumun geleceğine yapılan yatırımdır. Zamanında verilen her desteğin, gelecekte paha biçilmez bir toplumsal gelişim ve ekonomik kazanç olarak geri döneceğine inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğe Yazılım Projesi, Konya’daki Öğrencileri Teknolojiyle Buluşturdu Haber

Geleceğe Yazılım Projesi, Konya’daki Öğrencileri Teknolojiyle Buluşturdu

36 yılı aşkın süredir katılım finans ilkeleri doğrultusunda faaliyet gösteren Kuveyt Türk, teknoloji iştiraki Architecht ile birlikte yürüttüğü Geleceğe Yazılım projesi kapsamında öğrencilerle buluşmaya devam ediyor. Çocukların erken yaşta teknolojiyle üretken biçimde tanışmalarını sağlamak amacıyla oluşturulan proje için bu kez de Konya’daki öğrencilerle bir araya geldi. 24 Ekim Cuma günü gerçekleştirilen buluşmada, Erdem Beyazıt Ortaokulu ve Seyit Ulugülyağcı İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri, uygulamalı robotik ve kodlama eğitimlerine katılarak teknolojiyle üretmenin heyecanını yaşadı. “Projemizi bir eğitim yatırımı olarak değil, geleceğe yapılan bir yatırım olarak görüyoruz” Konya’da düzenlenen etkinlikte konuşma yapan Kuveyt Türk İnsan Kaynakları ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Semih Sel, “Teknoloji iştirakimiz Architecht ile birlikte gerçekleştirdiğimiz bu proje, sizin gibi genç zihinleri teknolojiyle, özellikle robotik ve kodlama ile tanıştırıyor. Çünkü biz biliyoruz ki, geleceğin dünyasında yalnızca teknoloji kullananlar değil, onu üreten ve dönüştüren çocuklar fark oluşturacak. ‘Hayallerimizdeki geleceği, değerlerimizle kodluyoruz’ derken tam olarak bunu kastediyoruz. Bizim için teknoloji sadece bilgisayar ekranları ve kablolar demek değil; paylaşmak, birlikte üretmek ve değerlerimizle geleceği şekillendirmek demek. Bu projeyi sadece bir eğitim yatırımı olarak değil, geleceğe yapılan bir yatırım olarak görüyoruz. Her birinizin kendi fikirlerini yazılıma dönüştüreceği, üretken bireyler olarak yetişeceğine yürekten inanıyoruz.”Geleceğe Yazılım Projesi hakkında 2018 yılında "Geleceği Değerlerimizle Kodlayalım" anlayışıyla başlatılan ve 2023 itibarıyla "Geleceğe Yazılım" adıyla kapsamı genişletilen proje, Türkiye genelinde devlet okullarında bilgisayar laboratuvarları kurarak öğrencilerin teknolojiyle erken yaşta tanışmalarını hedefliyor. Kuveyt Türk, Geleceğe Yazılım projesiyle 2024 PRİDA İletişim Ödülleri'nin “UNICEF Çocuklara Umut Dağıtan Kampanyalar” kategorisinde ödüle layık görüldü. Bu ödül, projenin yalnızca bir eğitim girişimi olmadığını; aynı zamanda çocuklara umut, ilham ve fırsat sunan bir toplumsal değer projesi olduğunu gösteriyor.Bugüne kadar 174 okulda bilgisayar laboratuvarı kurulan projede 2400’ün üzerinde bilgisayar bağışlandı. 2023 yılında kapsamı genişletilen Geleceğe Yazılım projesiyle 50 binin üzerinde öğrenciye dolaylı olarak ulaşıldı. “Hayallerimizdeki geleceği, değerlerimizle kodluyoruz” anlayışıyla yedi yıldır sürdürülen projelerle bugüne dek Türkiye genelinde 80 bine yakın çocuğun eğitim hayatına katkı sağlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.