Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üniversite

Kapsül Haber Ajansı - Üniversite haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üniversite haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Turkcell Gençlerin Teknoloji Vizyonunu Ödüllendirdi Haber

Turkcell Gençlerin Teknoloji Vizyonunu Ödüllendirdi

Turkcell’in, geleceğin teknoloji liderlerini desteklemek amacıyla bu yıl ikinci kez düzenlediği “Yarının Teknoloji Liderleri” proje yarışmasının ödül töreni, İstanbul Mandarin Otel’de gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katıldığı törende, yarışmada dereceye giren ekiplere ödülleri verildi. Türkiye’de üniversitelilere yönelik en kapsamlı proje yarışması olan “Yarının Teknoloji Liderleri”nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300.000 TL’lik para ödülü takdim edildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin teknoloji ekosistemindeki dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye'nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını da ifade ediyor. 23 yıl öncesinde Türkiye'nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı, şimdi ise 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye'de 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı, şimdi ise 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. Teknoloji girişimleri, diğer alanlardan farklı olarak borçlanma enstrümanlarıyla büyüyebilecek yapılar değil. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Ve teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olan da borçlanma değil sermaye yatırımlarıdır. Bu anlayışla son 5 yılda Türkiye'de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki 5 yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu vesileyle ödül alacak olsun ya da olmasın, Türkiye'nin teknoloji geliştirme yolculuğunda 'Ben de varım' diyen tüm genç arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum. Türkiye'nin teknoloji lideri Turkcell'e bu muhteşem organizasyon için teşekkür ediyorum”. “Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek” Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: “Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell’i Türkiye’nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise ‘Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek’. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor.” “Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, şöyle devam etti: “Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve ‘Turkcell ile Yarınlar Senin!’ demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum.” Yarının Teknoloji Liderlerinin geliştirdiği projeler Yarışmada birincilik ödülünü “Signify” projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor. İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren “MEMOVISION” kazandı. “Smellcontrol” projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor. İlk 3’ün yanı sıra 300’er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu: “Sosyal Okuryazarlılık” ödülüne “Cyberkids” projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor. “Sürdürülebilir Gelecek” ödülünü “ENERATICS” projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor. “Ölçeklenme Potansiyeli” ödülünün sahibi “KazAI” projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor. Ödül kazanan ekipleri jüri belirledi Yarının Teknoloji Liderleri’nin ikinci yıl jürisinde; Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Turkcell İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu ile Turkcell Pazarlama ve Dijital Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç yer aldı. Ayrıca TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Güner, Bağımsız Mühendislik Danışmanı Cemal Şeref Oğuzhan Öztürk, TAZI AI Kurucu Ortak ve Genel Müdürü Prof. Dr. Zehra Çataltepe ve Harvard Business Review Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan da jüri üyesi alarak ödül kazanan ekipleri belirledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençler İçin Yapay Zekâ Fırsat mı Tehlike mi? Haber

Gençler İçin Yapay Zekâ Fırsat mı Tehlike mi?

Son yıllarda ChatGPT, görsel üretim araçları ve otomasyon tabanlı uygulamaların artmasıyla birlikte gençlerin yapay zekâya olan ilgisi gözle görülür şekilde arttı. Üniversite ve lise öğrencileri, ödev hazırlamadan sunum oluşturmaya, kod yazmaktan dil öğrenmeye kadar birçok alanda bu teknolojilerden faydalanıyor. Uzmanlar, yapay zekânın doğru kullanıldığında gençler için önemli bir fırsat sunduğunu belirtirken, bilinçsiz kullanımın bazı riskleri de beraberinde getirebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle hazır bilgiye kolay ulaşımın, araştırma ve eleştirel düşünme becerilerini olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor. Öte yandan içerik üretimi alanında da yapay zekâ büyük bir rol oynuyor. Gençler, sosyal medya platformlarında video, görsel ve metin üretirken yapay zekâ destekli araçları aktif şekilde kullanıyor. Bu durum, yeni meslek alanlarının ortaya çıkmasına da zemin hazırlıyor. Eğitim kurumları da bu değişime kayıtsız kalmıyor. Birçok okul ve üniversite, yapay zekâ okuryazarlığını artırmaya yönelik ders ve programları müfredatlarına dahil etmeye başladı. Böylece gençlerin teknolojiyi sadece tüketen değil, aynı zamanda üreten bireyler olması hedefleniyor. Uzmanlara göre önümüzdeki yıllarda yapay zekâ, gençlerin kariyer planlamasında da belirleyici bir rol oynayacak. Bu nedenle erken yaşta doğru kullanım alışkanlıklarının kazandırılması büyük önem taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye - Çin Arasında Dış Ticaret Hamlesi Haber

Türkiye - Çin Arasında Dış Ticaret Hamlesi

54 üniversite ve 62 araştırma merkezine sahip olan Nanjing, İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle Kardeş Şehir Protokolünü imzalamadan önce Ege İhracatçı Birlikleri’ni ziyaret etti. Ziyaretten konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Nanjing’in, bilim, teknoloji ve sanayi alanlarında hızlı gelişim gösteren, Çin’in en prestijli üniversitelerine ev sahipliği yapan ve tarihi boyunca önemli bir merkez olmuş çok kıymetli bir şehir olduğunun altını çizdi. Nanjing heyetine İzmir ve Ege İhracatçı Birlikleri hakkında bilgi veren Eskinazi, “İzmir, Batı Anadolu ve Ege Bölgesi’nin merkezi ve Türkiye’nin üçüncü büyük şehridir. Yaklaşık 4,5 milyonluk nüfusu ile ülke ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Tarih boyunca üretim ve ticaretin merkezlerinden biri olmuş olan İzmir, bir liman kenti olmanın avantajıyla çok yönlü bir ekonomik yapıya sahiptir. Nitelikli iş gücü, güçlü tarımsal altyapısı, gelişmiş ulaşım ağları, kültürel zenginliği ve yaşam kalitesi ile yatırım açısından son derece cazip bir şehirdir” diyerek Çinlileri İzmir’de yatırıma davet etti. İzmir’in sürdürülebilirlik alanında Avrupa Birliği’nin İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu’nda yer alan kentlerden biri olduğu bilgisini veren Eskinazi, İzmir’i bu özelliğiyle vizyonunu ortaya koyan bir kent olarak tanımladı. “10 üniversitesi ve artan eğitimli nüfusu ile İzmir, Türkiye’nin modern ve yenilikçi yüzlerinden biridir” diyen Eskinazi şöyle devam etti; “Coğrafi konumu ve gelişmiş lojistik altyapısı sayesinde İzmir, Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli kapılarından biridir. Bu yönüyle Türkiye, Çin açısından yalnızca bir pazar değil, aynı zamanda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya erişim sağlayan stratejik bir bölgesel ticaret ve lojistik merkezi (hub) niteliğindedir. Adnan Menderes Havalimanı’ndan 36 ülkeye doğrudan bağlantımız var. 16 limanına sahibiz. Türkiye’deki toplam yükün yüzde 17’si ve konteyner yüklerinin yüzde 15’i İzmir limanlarında elleçleniyor. 5 Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde faaliyet gösteren yüzlerce firma ve binlerce Ar-Ge personelimiz bulunuyor. Çok sayıda Ar-Ge ve tasarım merkezi ile inovasyon kapasitesi giderek artıyor. Yenilenebilir enerji alanında ise rüzgâr, güneş, biyokütle ve jeotermal olmak üzere dört ana kaynağı bir arada barındıran nadir şehirlerden biriyiz. Türkiye’nin rüzgâr enerjisi kurulu gücünün önemli bir kısmı İzmir’de bulunuyor. Ege İhracatçı Birlikleri'nde 12 sektörde 8 bin aktif ihracatçısı bulunuyor. Sektörel zenginliğimiz üst seviyede. 2025 yılı itibariyle Ege Bölgesi’nden 43,6 Milyar dolar ihracat yaparak, Türkiye ihracatından yüzde 16’lık bir pay aldık. 2019 yılından itibaren ülkemizin Çin ile ticaretini geliştirmek için pek çok ticaret heyeti, fuar, eğitim organize ettik. Çin ile geliştirilecek çeşitli fırsatlara kapımızı açık tutuyoruz. WeChat platformunu da aktif kullanarak Çin’i yakın markaja almış durumdayız. Bu kapsamda, Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilerin mevcut potansiyelinin çok daha üzerinde olduğuna inanıyoruz. Karşılıklı yatırımların ve ticaret hacminin artırılması, her iki ülke için de önemli fırsatlar sunacağına inanıyoruz.” Çin’in önemli ticaret merkezlerinden Nanjing ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin her yıl arttığını 2025 yılında yüzde 2,3’lük artışla itibarıyla 830 milyon dolara ulaştığını dile getiren Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huo Huiping, Nanjing yönetimi olarak, Türk firmalarını Çin pazarına davet ettiklerini özellikle gıda ve tarım ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini açıkladı. Huiping, “Türk markalarını Nanjing’de mağaza, fuar ve organizasyonlara katılımını teşvik ediyoruz” dedi. Nanjing’in 36 milyonluk nüfusuyla, 272 milyar doları aşan ekonomik büyüklüğü ve 280 milyar dolara yaklaşan perakende hacmi ve kişi başı 12 bin dolara ulaşan kişibaşı milli gelirle önemli bir tüketim merkezi olduğunu vurgulayan Huiping, Nanjing’in hızla büyüyen tüketim pazarıyla Türk ihracatçılar için önemli fırsatlar sunduğunu, özellikle tarım ve gıda ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini ifade etti. Huiping şöyle devam etti; “Türk menşeli kaliteli un, makarna, zeytinyağı, kuru meyve ve kuruyemiş gibi ürünlerin Nanjing pazarında daha fazla yer almasını memnuniyetle karşılıyoruz. Nanjing yönetimi olarak, Türk markalarını doğrudan Çin pazarına davet ediyor ve somut iş birliklerinin artırılmasını hedefliyoruz. İki taraf arasında sadece ticaret değil, üretim ve sanayi alanında da iş birliği olsun istiyoruz. Özellikle maden, tekstil, hazır giyim ve yeni malzemeler gibi alanlarda tedarik zinciri entegrasyonunun güçlendirilmesini hedefliyoruz.” Huiping, İzmir ziyareti kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Nanjing arasında dostane ilişkilerin geliştirilmesine yönelik “Kardeş Şehir Protokolü” imzalanacağı da sözlerine ekledi. Öztürk: “Tarım ve gıda sektörlerinde iş birliği potansiyeli yüksek” Türkiye ile Çin arasında özellikle tarım ve gıda sektörlerinde iki ülke arasında önemli bir iş birliği potansiyeli bulunduğuna değinen Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin, Türkiye’nin en verimli tarım alanlarına sahip bölgelerinden birisi olduğunu, iklim çeşitliliği, verimli toprakları ve güçlü üretim altyapısı sayesinde geniş bir ürün yelpazesinde yüksek kalite ve sürdürülebilir üretim gerçekleştirdiğini, son yıllarda Çin pazarının Türk tarım ürünlerine olan ilgisinin arttığını, Türk gıda sektörünün bu ilgiye cevap verecek üretim gücüne sahip olduğunu vurguladı. Şekerlemeler, kuru meyveler, zeytinyağları, su ürünleri ve hayvansal mamuller, meyve sebze mamulleri, baharatlar gibi ürünlerde Çin pazarında önemli potansiyel olduğunun altını çizen Öztürk, “Ege İhracatçı Birlikleri olarak; hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve bitkisel yağlar başta olmak üzere, zeytinyağı-kuru meyve-yaş meyve, su ürünleri ve hayvansal mamuller gibi gıda ürünlerinde önemli ihracatçı üyelere sahibiz. Üyelerimiz, uluslararası kalite standartlarına uygun, güvenilir ve izlenebilir ürünler sunuyor. Bu noktada, Çinli tüketicilerin güvenilir ve kaliteli gıdaya olan talebinin artması, Türk ürünleri için önemli fırsatlar sunmaktadır. Bizler de bu talebi karşılayacak üretim gücüne ve kalite altyapısına sahibiz” şeklinde konuştu. Türkiye Gıda Platformu çatısı altında 1–4 Eylül 2026 tarihleri arasında Tüyap İstanbul’da; Foodist İstanbul Fuarı 2026’yı düzenleyeceklerini aktaran Öztürk, Dünyanın ilk üç gıda fuarı arasına girme hedefiyle hayata geçirdikleri organizasyonun, Türkiye’nin gıda sektöründeki uluslararası konumunu güçlendirecek önemli bir buluşma noktası olacağını, Çinli iş insanlarını da Foodist İstanbul Fuarı 2026’nda görmek istediklerini sözlerine ekledi. Girit: “Çin’e tavuk ayağı ihracatının açılmasını sabırsızlıkla bekliyoruz” Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe pek çok üründe dünyanın ilk 10 üreticisi arasında yer aldığını belirten Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Bedri Girit, balık, kanatlı, süt ürünleri, bal, yumurta gibi ürünlerde dünyanın protein ihtiyacını karşıladıklarını, 102 ülkeye kaliteli ve güvenli gıda ürünleri ihraç ettiklerini, Çin’e de ihracat yapacak altyapıya sahip olduklarını, son yıllarda büyük gelişim gösteren Türk somununda iş birliği yapabileceklerini, Çin’e tavuk ayağı ihracatının tekrar başlamasını sabırsızlıkla beklediklerini dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pozitif Teknoloji Büyümeye Devam Ediyor Haber

Pozitif Teknoloji Büyümeye Devam Ediyor

20 yıldır teknoloji alanında faaliyet gösteren Pozitif Teknoloji, yıllar içinde geliştirdiği deneyim ve uzmanlıkla eğitim teknolojileri odağındaki çalışmalarını derinleştiriyor. Şirket; eğitim kurumlarının dijitalleşme süreçlerine odaklanan iSelect programı ve üniversite öğrencilerine yönelik ITEAM modeliyle, Apple ekosistemi kapsamında bütünsel çözümler sunuyor. Eğitim kurumlarının dijitalleşme süreçlerine odaklanan iSelect programı ve üniversite öğrencilerini teknoloji, iletişim ve iş geliştirme alanlarında aktif rol almaya davet eden ITEAM – Üniversite Marka Elçiliği Programı ile öne çıkan Pozitif Teknoloji; eğitim teknolojileri çözümleri, Apple ekosistemi uygulamaları, teknoloji danışmanlığı ve www.pt.com.tr üzerinden yürüttüğü satış kanalıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Apple ekosistemi kapsamında; donanım, yazılım ve içerik üretim araçlarının birlikte konumlandığı entegre çözümler sunulurken, öğretmenler ve öğrenciler için daha verimli, etkili ve yaratıcı kullanım senaryoları geliştirmeye odaklanılıyor. Bu kapsamda kullanıcıların teknolojiyle daha güçlü bir ilişki kurabilmesi için eğitimler ve yönlendirmeler sağlanırken, eğitim kurumlarına ve öğrencilere özel avantajlı erişim ve eğitim indirimleri de sunuluyor. Eğitim teknolojileri alanında cihaz odaklı yaklaşımların ötesine geçen Pozitif Teknoloji; öğretmenlerin içerik üretimini destekleyen, ders anlatımını zenginleştiren ve sınıf içi etkileşimi artıran çözümler sunuyor. Apple ve Adobe teknolojileri odağında, öğretmenlerin ve eğitim kurumlarının bu araçları daha verimli, etkili, üretken ve yaratıcı şekilde kullanabilmesi için eğitimler ve yönlendirmeler sağlanıyor. Bu yaklaşım, eğitim içeriklerinin dijital ortama daha güçlü şekilde taşınmasını ve öğrenme süreçlerinin zenginleşmesini destekliyor. Pozitif Teknoloji Genel Müdürü Gazanfer Başel, Pozitif Teknoloji olarak 20 yıldır teknoloji alanında faaliyet gösteriyoruz. Bu süreçte yalnızca teknoloji sağlayan bir yapıdan, kurumların ihtiyaçlarını uçtan uca ele alan bir çözüm ortağına dönüştük. Geliştirdiğimiz hizmet ve çözümlerle bugüne kadar 350 okul ve 165 üniversite ile iş birliği gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönemde odağımız, iSelect programı kapsamında eğitim kurumlarının dijital dönüşüm süreçlerini bütünsel bir yaklaşımla ele almak. Önümüzdeki 5 yıl içinde iSelect kapsamında 500 eğitim kurumuna ulaşmayı ve bu kurumların dijital dönüşümünü uçtan uca hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Teknolojiyi yalnızca erişilebilir kılmak değil; öğretmenler ve kurumlar için gerçek değer üreten, sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmek en temel önceliğimiz.” Pozitif Teknoloji, sahip olduğu deneyim, genişleyen hizmet yapısı ve büyüyen iş birlikleriyle eğitim teknolojileri alanındaki çalışmalarını geliştirmeye devam ederek, kurumların dijital dönüşüm süreçlerine katkı sunmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Demir Çelik Sektörünün Deneyimi, Geleceğin Profesyonelleriyle Buluştu Haber

Demir Çelik Sektörünün Deneyimi, Geleceğin Profesyonelleriyle Buluştu

Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği ve SteelRadar iş birliğinde düzenlenen “Deneyimden Geleceğe: Duayenler, Profesyoneller ve Yeni Nesiller Buluşuyor” etkinliği yoğun katılımla gerçekleştirildi. Ege Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, EİB Konferans Salonu’nda fiziki katılımın yanı sıra eş zamanlı webinar yayınıyla hibrit formatta yapıldı. Demir çelik sektöründe bilgi birikiminin yeni nesillere aktarılmasını hedefleyen organizasyon, sektörün deneyimli isimlerini, aktif profesyonellerini ve genç kuşağı aynı platformda buluşturdu. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panel oturumunda, çelik sektörünün önde gelen isimleri mesleki deneyimlerini, sektörde yaşanan dönüşümleri ve geleceğe yönelik değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı. Organizasyon; sektör profesyonellerinin yanı sıra genç mühendisler, üniversite öğrencileri, akademisyenler ve kurum temsilcilerinin katılımıyla kuşaklar arası etkileşime zemin hazırladı. Açılış konuşmalarını, SteelRadar Yönetim Kurulu Başkanı Cem Öztüre ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan’ın gerçekleştirildiği “Deneyimden Geleceğe” başlıklı panel oturumunda ise Kibar Dış Ticaret A.Ş. Orta Doğu & Kuzey Afrika Ticaret Müdürü Barış Yüce, Çelik Dış Ticaret Derneği Yönetim Kurulu Danışmanı Mete Bülent Adalı, Çelik Dış Ticaret Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci, Karabük Demir Çelik (KARDEMİR) Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Dr. S. Tuğrul İmer ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan konuşmacı olarak yer aldı. Panelin moderatörlüğünü Cem Öztüre üstlendi. Panelin açılış konuşmasını yapan Cem Öztüre, Türk çelik sanayisinin dünyada 7., Avrupa’da ise 1. sırada yer aldığını vurgulayarak; "Bugün 38 milyon ton üretim yapıyorsak, bu noktaya hiç de kolay gelinmedi. Bu başarı, bugün bu salonda bulunan sanayici üstatlarımızın eseridir. Yarın bu koltuklara sizler geçeceksiniz. Türk mühendisleri bugün Orta Doğu’dan Afrika’ya kadar dünyanın her yerindeki tesisleri yönetiyor. Sizler bu tecrübelerle yoğrulup bayrağı daha ileriye taşıyacaksınız," dedi. Ege Demir ve DemirDışı İhracatçılar Birliği Başkanı Yalçın Ertan yaptığı açılış konuşmasında; “Ege Demir ve Demir Dışı İhracatçılar Birliği olarak SteelRadar ile gerçekleştirdiğimiz bu buluşma, tam olarak bilgi birikiminin kuşaktan kuşağa aktarılması ihtiyacına cevap veren çok kıymetli bir adımdır. Demir ve çelik sektörü, ülkemizin üretim gücünü ve ihracat kapasitesini doğrudan yansıtan en stratejik alanlardan biridir. Ege bölgemiz; liman altyapısı, sanayi birikimi, lojistik avantajları ve nitelikli insan kaynağı ile sektörümüzün en önemli buluşma noktasıdır. Rakamlara bakacak olursak; 2025 yılında 2 milyar 591 milyon dolarlık bir ihracatla ülkemize devasa bir katkı sağladık. Türkiye bugün dünyada çok önemli bir çelik üreticisi ve ihracatçısı konumundadır. Özellikle uzun ürünlerde Çin'den sonra dünyanın ikinci büyük ihracatçısıyız. Bugünün öğrencileri yarının sektör temsilcileri olacaktır. Sektörümüzün sürdürülebilir başarısı, sizlerin bu deneyimlerden faydalanmasına ve doğru yönlendirilmesine bağlıdır. Sizlerin sektörü yakından tanıması bizim için bir sosyal sorumluluktur. Hepinize katılımlarınız için teşekkür ediyorum." Yalçın Ertan: "Genç ihracatçılar asla pes etmeyin" Kendi başarı hikayesini anlatan Yalçın Ertan, Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik eğitimi ve ABD’deki master sürecinin ardından 1980 ihtilalinden hemen sonra ülkesine dönerek dış ticaretin "alfabesinin" yazıldığı yılları şu sözlerle aktardı; "Aydın Atça’dan çıkıp dünya pazarlarına uzanan 1982’de Metaş grubunda dış ticaret hamlesine başladığımızda alfabenin başındaydık. Diğer ülke temsilcileri bize ikinci sınıf tüccar muamelesi yapıyordu ama biz hiçbir zaman yılmadık ve özgüveni kaybetsek pazara girmek için sefere çıkar gibi gider, işi almadan geri dönmezdik. 15 yıl boyunca yılda 250 gün seyahat ettim. Ağırlıklı olarak inşaat demiri ve profil üretirken bugün ürün yelpazesi çok genişlemiş ve ülke olarak bugün Avrupa’nın bir numaralı üreticisine dönüştük. Gençler, annemin bir sözü vardır: 'Oğlum malına değil, pazarına güven.' Pazarınız kuvvetliyse, satış kanallarınız iyiyse malınızı satma şansınız daha yüksektir. Antenlerinizi dik tutun, iyi ilişkiler içinde olun, taahhütlerinizi yerine getirin, kokuyu iyi alın, çok çalışın, yılmayın ve asla pes etmeyin." "Nane Şekerinden İhracat İmparatorluğuna" Çelik Dış Ticaret Derneği Başkanı Namık Ekinci, çocuk yaşta başlayan ticaret tutkusunu ve sektördeki devrim niteliğindeki adımlarını paylaşarak"11 yaşımda mısırları pişirip satarak ticarete başladım. Karabük’teki haddehanelerde sırtımda demir taşıdım; Türkiye’de ilk 'prim sistemini' ben uyguladım. 80’li yıllarda İran ve Irak savaşırken, her iki ülkeye girebilmek için iki ayrı pasaport taşırdık. Irak'ta rakiplerimizden gizlenerek otel odalarından çıkmadan operasyon yönetirdik. 2000 yılına kadar Türkiye’nin yaptığı toplam çelik ihracatının %65’inin ilk ihracatçısı olma gururunu yaşadım. Dürüstlük ve strateji en büyük sermayenizdir." Muammer Bilgiç: "Türkiye’nin Çelik Başarısı Bir 'Üniversite' Disiplinidir" Sektörün duayen isimlerinden Muammer Bilgiç, Türk çelik sektörünün tarihsel gelişimini ve kurumsallaşma sürecini şu derinlikli analizle aktardı. Bilgiç; "Türkiye bugün dünyanın on yedinci büyük ekonomisidir ama hiçbir sanayi dalında Avrupa'nın bir numarası değildir; bir tek demir çelik hariç! Bu devasa başarı tesadüf değildir. Her şeyin kaynağı Karabük’tür; Karabük aslında bir sektörel 'üniversite'dir. 1956’da kurulan Metaş ise Türkiye’nin özel sektördeki ilk ark ocaklı demir çelik tesisidir ve dünyadaki ikinci sürekli döküm makinesi orada kurulmuştur. Metaş ve Ekinciler gibi kurumlar, sadece çelik değil, insan yetiştirmişlerdir. Filmaşin üretiminden kaynak elektroduna kadar Türkiye’nin bugün dünyayla yarıştığı pek çok katma değerli ürünün tohumları o dönemdeki 'insana yatırım' vizyonuyla atılmıştır. Bu büyüklük kolay elde edilmedi, kıymetini bilmek zorundayız." "ODTÜ Diplomasıyla 3 Ay Hurda Ayıkladım" Çelik Dış Ticaret Derneği Danışmanı Mete Bülent Adalı, kariyerin mutfak kısmına vurgu yaparak; "Metalürji mühendisi olarak işe başladığımda, işin mutfağını öğrenmem için beni hurda sahasına soktular. Üç ay boyunca elimle hurda ayıkladım, bakırı demirden temizledim. İşin tozunu yutmadan masada kazanamazsınız. Haritayı önünüze koyun; hangi milletin neyi sevdiğini, Arapların ve Hintlilerin ticaret kültürünü öğrenin," tavsiyesinde bulundu. "Mülakatta İstek ve Süreklilik Arıyoruz" Kardemir Satış ve Pazarlama GMY Tuğrul İmer, Kardemir’in stratejik önemini ve insan kaynağı kriterlerine değinerek; "Ray ve demir yolu tekerleği gibi kritik ürünlerde Türkiye'nin tek üreticisiyiz. Ancak dünya değişiyor, Avrupa CBAM ile artık kapıları zorlaştırıyor. Yeni pazarlar (Kuzey Afrika, ABD, Ukrayna) arayışındayız. Mülakatlarda adayların üniversitesinden ziyade o 'istek' ışığını ve sürekliliğini görmeye çalışıyoruz. İngilizce ve piyasa analizi yeteneği bizim için olmazsa olmazdır." "Zor Zamanlarda Pozitif Strateji Kazandırır" İzmir Demir Çelik (İDÇ) İhracat Satış Müdürü Eftal Pehlivan, sektördeki zorluklara rağmen iyimserliğini koruduğunu belirterek; "Şartlar kolay değil ama ben her zaman pozitif bakmayı tercih ediyorum. Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik sıkıntılar bizim gibi Avrupa’ya yakın ve elektrikli ark ocağına sahip tesisler için fırsatlar yaratıyor. Doğru zamanda doğru yerde olmak ve network’ü güçlü tutmak bizi rakiplerimizin önüne geçirecektir. 'Made in EU' standartları önümüzde yeni kapılar açıyor,"dedi. "Yapay Zekanın Yapamadığını İnsan Tasarımı Yapar" OSP Demir Celik Genel Müdürü Zühtü Özçelik, sanayici bakış açısıyla; "Türkiye'nin en büyük kaybı insanların çok erken emekli olmasıdır. 60-65 yaş, bir insanın en verimli dönemidir. Ben mülakatlarda belgelere değil, azme bakarım. Makine bir şekilde kurulur ama yapay zekada olmayan tek şey insani tasarım gücüdür. Kaizen (sürekli iyileştirme) felsefesini hayatınızın merkezine koyun," dedi. "Merak Sizi Marin Sektörüne Lider Yapar" SAM Mekanik Enerji Taahhüt ve Ticaret Genel Müdürü Levent Bilgili, meraka dayalı inovasyonun gücünü, geliştirdiği elektrikli tekne projesiyle anlattı; "Mühendislik eğitimi bir unvandır; asıl güç araştırmacı ruhtadır. Sırf meraktan yaptığım elektrikli tekne sayesinde bugün Temsa ve Skoda gibi devlerle marin sektörü üzerine çalışıyorum. Katma değer sağladığınız sürece iş hayatında varsınız." İnteraktif Soru-Cevap ve Yoğun Katılım Panelin ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde, genç mühendis adayları ve akademisyenler merak ettikleri konuları duayen isimlere yöneltti. Sektörel daralmadan yeşil dönüşüme, kariyer basamaklarından yeni pazar stratejilerine kadar pek çok konunun detaylandırıldığı bu bölümde, kuşaklar arası dinamik bir diyalog kuruldu. Etkinlik, EİB Konferans Salonu’nu dolduran yüzlerce fiziksel katılımcının yanı sıra webinar üzerinden takip eden izleyicilerle birlikte yoğun bir katılıma sahne oldu. SteelRadar, "Deneyimden Geleceğe" serisiyle Türkiye'nin farklı sanayi bölgelerinde tecrübeyi yeni nesillere taşımaya devam edecek. Etkinlik, panelistlere plaketlerin takdim edilmesinin ardından sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sistem Global, TÜBİTAK Başvurularında ARGESA’yı Hayata Geçirdi Haber

Sistem Global, TÜBİTAK Başvurularında ARGESA’yı Hayata Geçirdi

KOBİ’ler başta olmak üzere, katma değerli üretim hedefleyen her ölçekten şirkete büyüme odaklı iş servisleri ve danışmanlığı sunan Sistem Global, Ar-Ge ve teşvik danışmanlığı alanındaki 30 yıllık uzmanlığını yapay zeka teknolojileriyle birleştirerek geliştirdiği ARGESA platformunu duyurdu. TÜBİTAK Ar-Ge proje raporlarını akıllı bir değerlendirme modeli üzerinden analiz eden ARGESA, başvuru sürecine geçmeden önce proje kalitesini sistematik biçimde güçlendirmeyi ve fon başvurularında başarı olasılığını artırmayı hedefliyor. ARGESA, kullanıcının sisteme yüklediği proje dokümanlarını detaylı biçimde inceleyerek proje başarısını objektif kriterler üzerinden değerlendiriyor. TÜBİTAK değerlendirme kriterlerini yapay zeka destekli analizlerle somut ve ölçülebilir hale getiriyor; proje raporlarında sıkça gözden kaçan yapısal, içeriksel ve kurgusal eksiklikleri erken aşamada tespit ediyor. Ayrıca, raporun fon gerekliliklerine daha yüksek uyum sağlaması için net ve uygulanabilir öneriler sunuyor. Platform, manuel inceleme süreçlerini minimize ederek Ar-Ge ekiplerine zaman ve efor tasarrufu sağlarken, Ar-Ge projelerinde objektif, tutarlı ve tekrar edilebilir bir kalite kontrol mekanizması oluşturuyor. Böylece başvuru süreci yalnızca bir evrak hazırlığı olmaktan çıkıyor, Ar-Ge stratejilerinin daha güçlü, fon uyumu yüksek ve sürdürülebilir biçimde kurgulandığı bir yönetim sürecine dönüşüyor. “Proje başvurularını daha öngörülebilir ve yönetilebilir hale getiriyoruz” Konuyla ilgili açıklamada bulunan Sistem Global Ar-Ge, İnovasyon ve Teknoloji Yönetimi Bölüm Başkan Yardımcısı Emre Sönmez, “Son yıllarda TÜBİTAK programlarına yapılan başvuru sayısında ciddi bir artış görüyoruz ancak projelerin fonlanma oranı beklenen düzeyde değil. Bunun temel nedeni, değerlendirme süreçlerinin giderek daha teknik, çok katmanlı ve denetim odaklı hale gelmesi. Artık yalnızca iyi bir fikir yeterli olmuyor; projenin stratejik çerçevesi, teknik derinliği ve mevzuata uyumu birlikte ele alınmak zorunda. Tam da bu nedenle, 30 yıllık ulusal hibe ve teşvik programları deneyimimizi yapay zeka ile birleştirerek ARGESA’yı geliştirdik. Bu platformu, TÜBİTAK ve benzeri kamu destek programlarına başvuran KOBİ’lerden büyük ölçekli şirketlere, teknoloji girişimlerinden üniversite ve teknoloji transfer ofislerine kadar geniş bir paydaş kitlesi için stratejik bir karar destek aracı olarak konumlandırıyoruz” “ARGESA sayesinde şirketler başvuru öncesinde proje raporlarını objektif biçimde test edebiliyor, eksik alanlarını güçlendirebiliyor ve fon uyumunu artırabiliyor. Amacımız, TÜBİTAK değerlendirme kriterlerini şirketler için daha görünür, ölçülebilir ve yönetilebilir hale getirmek. Çünkü Sistem Global olarak, teşvik süreçlerini yalnızca finansmana erişim aracı olarak görmüyoruz. Doğru kurgulanmış Ar-Ge projeleri, şirketlerin rekabet gücünü ve sürdürülebilir büyümesini doğrudan etkiliyor. ARGESA ile bu süreci daha veri temelli, sistematik ve öngörülebilir bir yapıya taşımayı hedefliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

W-Energy for Innovation’a Bir Ödül Daha Haber

W-Energy for Innovation’a Bir Ödül Daha

Aygaz, W-Energy for Innovation programı ile 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilinci” kategorisinde ödüle layık görüldü. 18–30 yaş arası genç kadın yeteneklere odaklanan program; teknoloji ve inovasyon alanında eğitim, gelişim ve mentorluk imkânları sunarak kadınların bu alanlarda daha güçlü şekilde yer almasını hedefledi. W-Energy for Innovation, Koç Holding’in Birleşmiş Milletler Kadın Birimi Nesiller Boyu Eşitlik Forumu’ndaki küresel liderliği doğrultusunda 2022 yılında eşitlik seferberliği kapsamında hayata geçirildi. W-Energy for Innovation, teknoloji ile inovasyonda cinsiyet eşitliğini sağlamayı amaçlayan W-Energy for Equality projesinin önemli bileşenlerinden birini oluşturuyor. Bu çerçevede Aygaz, kadınların teknoloji ve girişimcilik ekosistemine katılımını artırmaya yönelik uzun soluklu ve bütüncül bir yapı kurguladı. Programın başvuru süreci eşitlik ilkesi doğrultusunda tasarlandı. Açık/örgün üniversite öğrencisi, yeni mezun ya da mezun genç kadınların başvurusuna açık olan programa; kontenjan limitleri dışında herhangi bir üniversite, yabancı dil ya da teknik yeterlilik ön koşulu getirilmedi. Böylece teknoloji ve inovasyon alanına ilgi duyan her genç kadının fırsatlara erişebilmesi amaçlandı. Katılımcılar, Temel ve İleri Seviye Girişimcilik Eğitimlerini tamamladıktan sonra yapılan ölçme ve değerlendirmeler sonucunda Hackathon’a katılmaya hak kazandı. Hackathon’da dereceye giren adaylar; Aygaz bünyesinde dört aylık W-Energy for Innovation Kuluçka Staj Programı, iki aylık Hızlandırma Staj Programı ve bir aylık Yaz Stajı Programına katılma fırsatı elde etti. Bu süreçte oryantasyon programları, inovasyon mentorluğu ve çeşitli gelişim destekleriyle iş fikirlerini olgunlaştırma ve kurumsal deneyim kazanma imkânı buldular. W-Energy for Equality çatısı altında yürütülen çalışmalar kapsamında Aygaz, teknoloji, yapay zekâ, inovasyon ve girişimcilik alanlarında geniş bir kitleye ulaştı; 100 bin kadına ulaşma hedefini aşarak 103 binden fazla kadına eğitim sundu. W-Energy for Innovation programı özelinde ise bugüne kadar 17 binden fazla genç kadına erişildi; online, fiziksel ve asenkron içeriklerle tasarlanan uçtan uca gelişim yolculuğu bütünsel olarak sürdürüldü. Yapılan ön test ve son test analizlerinde, programa katılan genç kadınların STEM alanlarında kariyer yapma isteklerinde, bu alanlardaki kariyer seçeneklerine dair farkındalık düzeylerinde ve iş fikri geliştirme konusunda kendilerini yetkin hissetme oranlarında anlamlı artışlar gözlemlendi. 190’dan fazla üniversiteden öğrencinin katılım gösterdiği ve 250’nin üzerinde paydaşla iş birliği yapılan program ulusal ölçekte güçlü bir etki alanı oluşturdu. Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde elde edilen bu başarı, Aygaz’ın enerji sektöründeki liderliğini toplumsal sorumluluk anlayışıyla birleştiren yaklaşımının güçlü bir göstergesi oldu. W-Energy for Innovation projesi daha önce de önemli platformlarda takdir görmüştü. Proje, 2023 yılında TEGEP tarafından Kadınların İş Hayatına Katılımını Destekleme kategorisinde Altın Statü Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca Girişimci Kurumlar Platformu ve Fast Company iş birliğiyle düzenlenen yarışmada Jüri Özel Ödülü almaya hak kazandı. Aygaz, teknoloji ve inovasyonda daha dengeli ve kapsayıcı bir ekosistem oluşturma hedefi doğrultusunda, toplumsal cinsiyet eşitliği kapsamındaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğanlar Holding’den Eğitime Stratejik Katkı Haber

Doğanlar Holding’den Eğitime Stratejik Katkı

Doğanlar Holding, üniversite–sektör iş birliğini güçlendirmek ve nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunmak amacıyla Beykoz Üniversitesi ile protokol imzaladı. Uygulama temelli ve sektörle entegre eğitim vizyonuyla öne çıkan Beykoz Üniversitesi’nin Markalı Dersler modeli, bu iş birliğiyle birlikte iş dünyası deneyimini akademik içerikle daha güçlü biçimde buluşturmayı hedefliyor. Protokol, Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan ile Beykoz Üniversitesi Rektörü Burak Küntay tarafından imzalandı. İş birliği kapsamında Doğanlar Holding yöneticileri ve alan uzmanları, üniversitenin Markalı Dersler modeli çerçevesinde ders süreçlerine doğrudan entegre olacak. Öğrenciler; kurumsal yönetim anlayışı, yatırım perspektifi, büyüme stratejileri ve girişimcilik kültürünü gerçek iş örnekleri üzerinden analiz etme fırsatı bulacak. İş birliğinin ilk adımı olarak gerçekleştirilen “Doğanlar Holding ile Girişimcilik ve Start-Up Yönetimi” başlıklı Markalı Dersin ilk oturumu Davut Doğan tarafından verildi. Derste; girişimcilik kültürü, start-up yönetiminde stratejik karar alma süreçleri, ölçeklenme dinamikleri ve sürdürülebilir büyüme perspektifi ele alındı. Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Nitelikli insan kaynağı, sürdürülebilir büyümenin en temel unsurudur. Gençlerimizin henüz öğrenciyken sektörün gerçek dinamiklerini tanımaları, girişimcilik bakış açısı kazanmaları ve stratejik düşünme yetkinliklerini geliştirmeleri büyük önem taşıyor. Eğitime katkı sunmayı, ülkemizin geleceğine yapılan uzun vadeli bir yatırım olarak görüyoruz. Üniversitelerle kurduğumuz bu tür iş birliklerini, yalnızca bilgi paylaşımı değil; geleceğin iş dünyasını birlikte inşa etme sorumluluğu olarak değerlendiriyoruz.” Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burak Küntay ise iş birliğine ilişkin şunları kaydetti: “Yükseköğretimde kalıcı değer, akademik bilgi ile sektör deneyiminin aynı öğrenme ortamında buluşmasıyla ortaya çıkar. Doğanlar Holding’in Markalı Dersler modelimize katkısı, öğrencilerimizin girişimcilik ve stratejik yönetim alanlarında gerçek iş dünyası perspektifi kazanmaları açısından son derece kıymetlidir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kıbrıs’ta Öğrenciler İçin Ücretsiz İlan Ve Yapay Zeka Dönemi Başlıyor Haber

Kıbrıs’ta Öğrenciler İçin Ücretsiz İlan Ve Yapay Zeka Dönemi Başlıyor

Kıbrıs’taki üniversite öğrencilerinin yaşam maliyetleri ve barınma sorunlarına dijital bir çözüm iddiasıyla çıkan ogrenciadasi.com erişime açıldı. Platform, yüksek enflasyon ve ada şartlarında zorlanan öğrenciler için emlak, iş ilanları ve ikinci el eşya pazarını tamamen ücretsiz bir modelle tek çatı altında topluyor. Sistem, sadece bir ilan sitesi olmanın ötesinde, bölgeye yeni gelenlerin adaptasyon sürecini hızlandırmayı hedefliyor. "Ada" isimli yapay zeka asistanı, resmi işlemlerden ulaşım hatlarına kadar adadaki günlük yaşama dair soruları yanıtlıyor. Kullanıcılar, "Ada Panosu" üzerinden anlık duyurular paylaşabilirken; yerel işletmeler de öğrenci odaklı hizmetlerini doğrudan bu kitleye ulaştırabiliyor. Platformun tamamen ücretsiz olması, aracılık maliyetlerini ortadan kaldırarak öğrenci bütçesine doğrudan katkı sağlamayı amaçlıyor. Özellikle ev arkadaşı arama ve eşya devri gibi süreçlerin dijitalleşmesi, öğrencilerin güvenlik ve zaman yönetimi konusundaki risklerini azaltabilir. Platform yetkilileri, ilan güvenliği ve veri koruma süreçlerinin aşamalı olarak geliştirileceğini ve sistemin kullanıcı geri bildirimleriyle sürekli güncelleneceğini belirtiyor. İlanların güncelliği ve sahte içeriklerin nasıl engelleneceği, platformun uzun vadeli başarısında belirleyici rol oynayacak. Bölgedeki emlak ve hizmet sektörünün bu dijital hamleye nasıl tepki vereceği ise merak konusu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.