Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üniversiteler

Kapsül Haber Ajansı - Üniversiteler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üniversiteler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Avrupa’nın 900 Üniversitesini Temsil Eden Dev Buluşma İstanbul’da Gerçekleştirildi Haber

Avrupa’nın 900 Üniversitesini Temsil Eden Dev Buluşma İstanbul’da Gerçekleştirildi

Yeditepe Üniversitesi ev sahipliğinde bu yıl 29’uncusu düzenlenen konferans kapsamında, 41 ülkeden 260 kurumdan rektörler, üniversite yöneticileri, politika yapıcılar ve uzmanlar olmak üzere yaklaşık 500 katılımcı İstanbul’da bir araya geldi. Prof. Dr. Garrell: Çeşitlilik ve Çoğulculuk EUA’nın Kimliğinin Bir Parçasıdır “Değişen Bağlamlarda Üniversiteler Arası İş Birliği” ana temasıyla düzenlenen konferansın açılışında konuşan EUA Başkanı Prof. Dr. Josep Maria Garrell, konferansa 41 farklı ülkeden katılımcının olduğunu belirterek, “Bu farklı bakış açıları, önümüzdeki iki gün boyunca tartışmalarımızı yönlendirmeye ve zenginleştirmeye büyük katkı sağlayacaktır. Çeşitlilik ve çoğulculuk, EUA’nın bir kuruluş olarak kimliğinin bir parçasıdır” diye konuştu. “İş Birliği Üniversitelerin Kalbinde Yer Alan Bir Konu” “Bu yıl, üniversitelerin varoluşunun tam merkezinde yer alan bir konuyu ele alacağız: İş birliği” diyen Prof. Dr. Garrell, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kurumlar, sektörler ve sınırlar arasında; eğitim, araştırma ve inovasyon alanlarında birlikte çalışmak, üniversitelerin faaliyetlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle konferans boyunca, kurumlar arası iş birliklerini, kamu sektörü, endüstri ve diğer paydaşlarla kurulan ortaklıkları, yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde ele alacağız. Ayrıca, üniversitelerin bu ortaklıkları geliştirmek ve sürdürülebilir kılmak için kullandığı yenilikçi yöntem ve araçları da inceleyeceğiz.” Prof. Dr. Durman: Üniversiteler Arası İş Birliği Vazgeçilmezdir Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman da 6 bin yıllık tarihiyle medeniyetlerin, kültürlerin ve düşünce geleneklerinin buluşma noktası olan İstanbul’da bu konferansın düzenlenmesinin son derece anlamlı olduğunu ifade ederek, “Bugün üniversiteler de benzer bir misyon üstlenmektedir: İnsanları, disiplinleri, kurumları ve fikirleri sınırların ötesinde buluşturmak; çeşitliliği güç, yaratıcılık ve ortak ilerlemenin kaynağına dönüştürmek” dedi. Yükseköğretimde derin bir dönüşüm sürecinden geçildiğini ifade eden Prof. Dr. Mehmet Durman, şunları kaydetti: “Dijitalleşme, yapay zekâ, değişen beceri ihtiyaçları, küresel belirsizlikler ve karmaşık toplumsal sorunlar, üniversitelerin yalnızca ne yaptığını değil, toplumla, bilgiyle ve birbirleriyle ilişkilerini nasıl konumlandırdıklarını da yeniden şekillendiriyor. Böyle bir ortamda üniversiteler arası iş birliği artık yalnızca faydalı değil, vazgeçilmezdir. Ne kadar samimi ve stratejik iş birliği yaparsak, topluma katkı sağlama kapasitemiz de o kadar artacaktır.” Eğitimden Dijital Dönüşüme Kritik Başlıklar İki gün süren konferans, yalnızca üniversiteleri değil, eğitim politikalarını, gençlerin geleceğini ve ülkelerin rekabet gücünü de yakından ilgilendiren başlıkları gündeme taşıdı. Konferansta, Avrupa üniversitelerinin önümüzdeki yıllarda nasıl bir yol haritası izleyeceği, hangi alanlarda birlikte hareket edeceği ve değişen dünya koşullarına nasıl uyum sağlayacağı kapsamlı şekilde ele alındı. Eğitimden dijital dönüşüme kritik başlıkların tartışıldığı oturumların yapıldığı konferansta, eğitim programlarının geleceği, araştırma ve inovasyon alanında ortak projeler, üniversite-sanayi iş birlikleri ve gençlerin değişen beklentileri detaylı şekilde değerlendirildi. Üniversitelerin birbirleriyle, kamu kurumlarıyla ve özel sektörle nasıl daha güçlü iş birlikleri kurabileceği, dijitalleşmenin eğitim ve araştırma üzerindeki etkileriyle üniversitelerin bu sürece nasıl uyum sağlayacağı da öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. AB’nin Yükseköğretim Stratejisi Gündemde Konferansta ayrıca Avrupa Birliği’nin yükseköğretime yönelik yeni fon ve destek programları, toplumsal güven gibi konular kapsamlı biçimde ele alındı. Sürdürülebilirlik, iklim krizi ve toplumsal dönüşüm gibi küresel meselelerde üniversitelerin üstleneceği rol de konferansın önemli gündem maddeleri arasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026–2035 Ulusal Su Planı’yla Uyumlu “Su Verimliliği” Odaklı Stratejik Çalışma Planını Hayata Geçiriyor Haber

2026–2035 Ulusal Su Planı’yla Uyumlu “Su Verimliliği” Odaklı Stratejik Çalışma Planını Hayata Geçiriyor

Plan; suyun sürdürülebilir kalkınma temelinde verimli kullanımını sağlamak, kirletici baskı ve etkileri azaltmak, su kalitesini iyileştirmek ve su ile atıksu altyapısını güçlendirmek için bütüncül ve sürdürülebilir çözümler ortaya koyuyor. Tarımsal sulama sektörünün öncü firmalarından NETAFIM, Türkiye’deki faaliyetlerini Ulusal Su Planı çerçevesinde konumlandırırken, AR-GE ve üretim çalışmalarını belirlenen su politika ve stratejileriyle eşgüdüm içinde sürdürmeye devam ediyor. İklim risklerine uyum, dijital izlenebilirlik ve karar destek sistemleri ile su–işçilik–enerji ekseninde toplam verimlilik artışı yaklaşımlarında bugüne kadar atılan adımların hızlandırılması ve Ulusal Su Planına tam entegrasyon amacıyla bir “çalışma ve izleme grubu” oluşturan NETAFIM Türkiye Genel Müdürü Pınar Parmaksız, şu değerlendirmede bulundu: “NETAFIM olarak uzun yıllara dayanan saha gözlemlerimizi, elde ettiğimiz verileri ve dünyadaki örnek tarımsal su yönetimi ile verim artırıcı uygulamaları; sürdürülebilirlik stratejilerimizin temel girdileri olarak titizlikle değerlendiriyor, üretim, AR-GE ve ticari faaliyetlerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Bu çalışmalarımızın güncel sonuçlarını başta kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, çiftçiler ve diğer paydaşlarımızla paylaşıyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından detaylandırılan ve şekillendirilen Ulusal Su Planı’nı son derece önemli buluyoruz.” Tarımda dijitalleşme ve suyun verimli kullanımı kapsamında, Ulusal Su Planı’nda öngörülen hedeflere ulaşılmasında özel sektörün inisiyatif almasının önemine dikkat çeken Parmaksız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kuraklığın etkilerini her geçen gün daha fazla hissederken, hassas tarım ve sulama yaklaşımına büyük önem veriyoruz. Çeyrek asrı aşan süredir Türkiye pazarında, tarımsal verimlilik artışını su tasarrufuyla özdeşleştirmek amacıyla damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması için ekibimizle birlikte önemli adımlar attık. Dijital tarım ve otomasyonun artık kavramsal bir tercih değil, su yönetiminin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini; bu yaklaşımın her geçen yıl daha fazla benimsendiğini görüyoruz. Dijital dönüşümle su kaynaklarının akıllı teknolojilerle yönetilmesini öngören yeni 10 yıllık Ulusal Su Planı’nın da bu vizyonun güçlenmesinde önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.” Tarım arazilerinin sulanmasına yönelik yapılan yatırımın hem verimli hem de kalıcı olmasının büyük önem taşıdığını belirten Pınar Parmaksız, “Sulama borularını toprak altına indirmek; özellikle buharlaşmaya bağlı su kaybını azaltırken, her sezon tekrar eden serme-toplama işçiliğini de ortadan kaldırıyor. Önümüzdeki dönemde devlet teşviklerinin ve hibelerin, daha kapsamlı bir içerikle toprak altı sulama sistemlerini hem tarlalarda hem de bahçelerde yaygınlaştırmanın önünü açması, hiç şüphesiz 2026–2035 Ulusal Su Planı’nın genel perspektifiyle birebir örtüşecektir.” dedi. Kişi başına günlük su tüketiminin yaklaşık 200 litre seviyelerinden, planın öngördüğü şekilde dört yıl içinde 120 litre düzeylerine indirilmesinin kritik bir hedef olduğuna işaret eden Pınar Parmaksız, şunları söyledi: “Tarımsal faaliyetler, %70 ile hâlihazırda suyu en çok tüketen sektör olma özelliğini koruyor. Bunun temel nedenleri; sulamada doğru bilinen yanlışlar, verimsizlik ve geleneksel uygulamalar. Mevcut kişi başı su tüketimi, Avrupa ülkelerinin ortalamasının yaklaşık %45 üzerinde. NETAFIM’in 110 ülkedeki faaliyetlerinden edindiği deneyimle, suyun daha akılcı kullanılması; gelecek nesillerin iklim riskinin etkilerini daha az hissetmesi ve yönetilebilir bir su kullanımının başta çiftçilerimiz olmak üzere tüm halkımız tarafından içselleştirilmesi doğrultusunda Ulusal Su Planı’nın ortaya koyduğu hedeflere önemli katkı sağlayabileceğimize inanıyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB GYO ve Türkiye Alzheimer Derneği Arasında İş Birliği Protokolü Haber

TSKB GYO ve Türkiye Alzheimer Derneği Arasında İş Birliği Protokolü

TSKB GYO, Türkiye Alzheimer Derneği ile iş birliği protokolü imzaladı. Türkiye’nin ilk Alzheimer Gündüz Yaşam Evi’nde düzenlenen imza töreni, Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz ve TSKB GYO Genel Müdürü Cengaver Yıldızgöz‘ün katılımıyla gerçekleşti. İş birliği, toplumsal fayda ve sosyal sorumluluk alanında yeni bir adımı simgeliyor. Bu kapsamda, Alzheimer hastalarına ve ailelerine destek sağlanması, toplumsal bilinç ve farkındalığın artırılması hedefleniyor. TSKB GYO’nun bu yıl 20. yılını kutladığını belirten TSKB GYO Genel Müdürü Cengaver Yıldızgöz, imza töreninde yaptığı konuşmada, faaliyetleriyle ekonomik, sosyal sorumluluk projeleriyle de kültürel kalkınmaya katkı sağladıklarını söyledi. Yıldızgöz, “Türkiye Alzheimer Derneği ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinin, bir sosyal sorumluluk projesi olmanın dışında, toplumda farkındalık yaratacak eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarını güçlendirecek bir adım olduğuna inanıyoruz. TSKB GYO olarak, sürdürülebilir ve etkili sosyal projelere yatırım yapmayı önemsiyor ve önceliklerimiz arasında tutuyoruz” dedi. İş birliği kapsamında, TSKB GYO ve TAD, toplumu Alzheimer hastalığı ve bakımı konusunda bilinçlendirme, eğitim programları düzenleme ve TAD’ın faaliyetlerini destekleme alanlarında ortak projeler yürütecek. Türkiye Alzheimer Derneği, hastalardan etkilenen bireylerin ve ailelerin yaşam kalitesini artırmayı öncelikli hedef olarak belirlerken, bakanlıklar, üniversiteler, sağlık kurumları ve yerel yönetimlerle yakın iş birliği içinde çalışmalarını sürdürüyor. Dernek, ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yaşlı Sağlığı Genel Müdürlüğü’ne bağlı danışma kurulunda görev yaparak Alzheimer ve yaşlı sağlığı konularında politika geliştirilmesine katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ekos Electric’e "Happy Place To Work" Sertifikası Haber

Ekos Electric’e "Happy Place To Work" Sertifikası

Şirketlerin karşılaştıkları güçlüklere çözümler üreten yönetim danışmalığı firması Happy Place To Work Türkiye bu yıl da çalışan mutluluğunu ön planda tutan şirketleri açıkladı. EKOS Electric, çalışan deneyimini odağına alan insan kaynakları uygulamalarıyla Happy Place to Work tarafından yürütülen değerlendirme sürecini başarıyla tamamladı. EKOS Electric’e kurum kültürü, liderlik yaklaşımı, çalışan bağlılığı, eşitlikçi ve güvene dayalı çalışma ortamı başlıklarında analizler gerçekleştirildi. Çalışan geri bildirimleri doğrultusunda gerçekleştirilen araştırmada EKOS Electric; ‘’İyi Çalışan Deneyimi Sertifikası’’nın sahibi oldu. Bu sonuçla birlikte EKOS Electric, 1 Mayıs 2026 tarihinde açıklanacak “Türkiye’nin En Mutlu İşyerleri” listesine de aday gösterildi. EKOS Electric Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Yasin Çakar, ödülün şirketin sürdürülebilir, eşitlikçi ve güvene dayalı kurum kültürünü yansıttığını vurgulayarak şunları söyledi: "İnsan odaklı ve şeffaf insan kaynakları uygulamalarımızla tüm çalışanlarımıza değer katmayı hedefliyoruz. Dinamik ve yenilikçi kurum kültürümüzle, başarımızın temel taşı olan çalışan bağlılığını sürdürmeyi amaçlıyoruz.” “Şirketlerin en büyük sermayesi insandır’’ mottosunu benimsediklerini belirten Çakar, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Yurt dışında deneyim kazanmış nitelikli profesyonellerin yeniden Türkiye’de değer üretmesini sağlamak, yani tersine beyin göçüne katkı sunmak için bilinçli ve uzun vadeli adımlar atıyoruz. Üniversiteler ve liselerle iş birliklerimizi büyütüyoruz; genç mühendislerin ve teknik yeteneklerin yolunu açıyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Yapay Zeka Devrimi: 2026’da Ekonomiyi Değiştirecek 7 Kritik Gelişme Haber

Türkiye’de Yapay Zeka Devrimi: 2026’da Ekonomiyi Değiştirecek 7 Kritik Gelişme

1. Giriş: Türkiye’de Yapay Zeka’ya Artan İlgi Son yıllarda yapay zeka (YZ), hem küresel hem de yerel gündemde Türkiye’nin dijital dönüşümünün merkezine yerleşti. Gazetelerden dergilere, akademiden kamu politikalarına kadar her alanda YZ tartışılıyor. Türkiye için bu teknoloji sadece bir yenilik değil; ekonomik büyüme, verimlilik artışı ve küresel rekabet gücünü artırma potansiyeli taşıyor. Google Discover gibi içerik platformlarında yer almak için de ilgi çekici, özgün ve güncel konular öne çıkıyor. Yapay zeka, arama eğilimleri ve trendlerde ilk sıralarda yer alıyor ki bu da doğru şekilde yazılmış bir makalenin Discover’da görünme ihtimalini ciddi şekilde artırıyor. Bu makalede, Türkiye’de yapay zekanın ne olduğunu, nerelerde uygulandığını, iş gücüne etkilerini, fırsatlarını ve geleceğe dair stratejik yaklaşımları ele alacağız. 2. Yapay Zeka Nedir? Temel Kavramlar Yapay zeka kavramı genellikle karmaşık gibi görünse de aslında birkaç temel alt başlıktan oluşur. 2.1. Makine Öğrenimi Makine öğrenimi, bilgisayarların verilerden öğrenmesini sağlayan bir YZ dalıdır. İnsan müdahalesi olmadan örüntüler çıkarabilir. 2.2. Derin Öğrenme Derin öğrenme, makine öğreniminin bir alt kategorisidir ve sinir ağları kullanarak büyük veriler üzerinde daha karmaşık öğrenmeler yapabilir. 2.3. Doğal Dil İşleme Doğal dil işleme (NLP), makinelerin insan dilini anlaması ve üretmesidir. Örneğin sanal asistanlar ve otomatik çeviri sistemleri bu teknolojiyi kullanır. 3. Küresel Ölçekte Yapay Zeka Trendleri Dünya genelinde devletler ve şirketler yapay zekaya stratejik yatırımlar yapıyor. Bu yatırımların bazı ana hatları şöyle: 3.1. Devlet Politikaları Çin, ABD ve AB ülkeleri gibi ekonomik güçler, ulusal yapay zeka stratejileri belirleyerek eğitim, Ar-Ge ve altyapı alanında dev bütçeler ayırıyor. 3.2. Büyük Teknoloji Şirketlerinin Rolü Google, Microsoft, Amazon gibi devler yapay zeka araştırmalarını ticari ürünlere dönüştürüyor. Bu da teknolojinin yaygınlaşmasını hızlandırıyor. 4. Türkiye’de Yapay Zeka Ekosistemi Türkiye’de hem kamu hem özel sektör yapay zeka alanında yatırımlarını artırıyor. 4.1. Üniversiteler ve Araştırma Boğaziçi, ODTÜ, İTÜ gibi üniversitelerde YZ araştırma merkezleri aktif şekilde faaliyet gösteriyor. Akademik yayınlar ve uluslararası projelerle Türkiye bu alanda ses getiriyor. 4.2. Yerli Teknoloji Girişimleri Türkiye’de yapay zeka odaklı startup’lar ortaya çıkıyor. Özellikle sağlık, e-ticaret ve finans sektöründe inovatif çözümler sunan firmalar dikkat çekiyor. 5. Yapay Zeka Uygulama Alanları Yapay zekanın yaşamımıza etkisi sadece teori değil; günlük hayatta birçok sektörde somut sonuçlar doğuruyor. 5.1. Sağlık Sektörü Hastalık teşhisinden tedavi planlamasına, tıbbi veri analizinden robot yardımlı cerrahiye kadar YZ sağlıkta devrim yaratıyor. Türkiye’de bazı hastaneler yapay zeka destekli görüntüleme sistemleri kullanmaya başladı. 5.2. Eğitim Öğrencilerin öğrenme stillerine göre kişiselleştirilmiş içerikler sunan yapay zeka tabanlı eğitim uygulamaları yaygınlaşıyor. 5.3. Tarım Tarımda verimliliği artırmak için yapay zekalı drone’lar, sensörler, toprak analiz sistemleri kullanılıyor. Bu sayede kaynaklar daha etkin yönetiliyor. 5.4. Finans Bankacılık ve finans sektöründe risk analizi, dolandırıcılık tespiti ve otomatik yatırım danışmanlığı (robo-advisors) gibi YZ tabanlı uygulamalar yükselişte. 6. Yapay Zeka ve İş Gücü: Fırsatlar & Riskler Yapay zeka, iş dünyasını baştan aşağı değiştirecek iki yönlü bir etkiye sahip: 6.1. Yeni İş Alanları YZ uzmanları, veri bilimciler, robotik mühendisleri gibi yeni meslekler ortaya çıkıyor. Ayrıca mevcut mesleklere YZ yetkinlikleri ekleniyor. 6.2. Otomasyonun Etkileri Bazı rutin işler otomasyonla elimine olabilir. Bu durum çalışanların yeniden eğitim ve beceri kazanmasını önemli hale getiriyor. 7. Türkiye İçin Stratejik Öneriler Türkiye, yapay zekada dışa bağımlılığı azaltmak ve global rekabette güçlü bir konuma gelmek için aşağıdaki stratejileri değerlendirebilir: 7.1. Eğitim Reformu İlk ve orta öğretimde temel yapay zeka ve kodlama dersleri eklenmeli. Üniversiteler YZ odaklı programlar açmalı. 7.2. Ar-Ge Teşvikleri Startuplar ve KOBİ’ler için Ar-Ge destekleri artırılmalı, vergi indirimleri ve hibe programları yaygınlaştırılmalı. 7.3. Yerli Yapay Zeka Politikası Milli veri stratejisi ve yerli algoritma geliştirme politikaları oluşturulmalı. 8. Yapay Zeka Etiği & Hukuki Boyut Teknoloji ilerledikçe etik ve hukuki standartlar da önem kazanıyor. 8.1. Veri Güvenliği Kişisel verilerin korunması kanunlarına uyum, YZ uygulamalarında temel bir gerekliliktir. 8.2. Adil Kullanım Algoritmalarda önyargıların önlenmesi, şeffaflık ve hesap verme sorumluluğu etik ilkeler arasında yer almalı. 9. Başarılı Türk Yapay Zeka Projeleri Türkiye’de geliştirilmiş dikkat çeken yapay zeka projelerinden bazıları: Sağlıkta görüntüleme analiz sistemleri Tarımda verim takip platformları E-ticarette müşteri analiz araçları Akıllı şehir çözümleri Bu projeler hem yatırım çekiyor hem de uluslararası pazarda yer buluyor. 10. Sonuç: Türkiye’nin Dijital Geleceği Yapay zeka teknolojisi Türkiye için sadece bir trend değil; ekonomik büyüme, inovasyon ve küresel rekabet avantajı yaratacak bir dönüştürücü güçtür. Devlet politikalarından özel sektöre, eğitimden etik standartlara kadar bütüncül bir yaklaşım ile Türkiye bu alanda güçlü bir aktör olabilir. ???? Sıkça Sorulan Sorular (FAQ) 1. Yapay zeka nedir? Yapay zeka, makinelerin insan benzeri öğrenme ve karar verme yeteneklerini ifade eder. 2. Türkiye’de yapay zeka eğitimi almak için hangi şehirler öne çıkıyor? İstanbul, Ankara ve İzmir’deki üniversiteler YZ eğitiminde güçlü programlara sahip. 3. Yapay zeka işsizliği artırır mı? Bazı rutin işler otomatikleşebilir; ancak yeni iş alanları da yaratacaktır. 4. Yapay zeka herkes için erişilebilir mi? Teknoloji yaygınlaştıkça yapay zeka araçları bireyler ve küçük işletmeler için de erişilebilir hale geliyor. 5. Türkiye’de yapay zeka politikası var mı? Türkiye’nin dijital dönüşüm stratejileri arasında yapay zeka için yol haritaları geliştirme çabaları bulunuyor. 6. Yapay zeka etik bir risk oluşturur mu? Veri güvenliği ve algoritmik önyargı gibi konular yapay zekada etik risklerdir ve düzenleme gerektirir.

SAHA İstanbul, Ankara’daki Yabancı Askeri Ataşelerle Bir Araya Geldi Haber

SAHA İstanbul, Ankara’daki Yabancı Askeri Ataşelerle Bir Araya Geldi

SAHA İstanbul, Ankara Askeri Ataşeler Birliği (Ankara Military Attaché Corps – AMAC) üyesi yabancı askeri ataşelerle Ankara’da düzenlenen etkinlikte bir araya gelerek Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay sanayisindeki yetkinliklerini ve SAHA ekosisteminin iş birliği imkânlarını anlattı. Toplantıda, küresel tehditler, savunma anlayışındaki değişim, Türkiye’nin küresel savunma sanayinde güçlenen konumu, üretim kabiliyeti, yüksek teknoloji geliştirme kapasitesi ve tedarik zincirindeki rekabet avantajları ele alındı. SAHA İstanbul üyesi firmaların ürün ve çözümlerinin, dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarıyla nasıl örtüştüğü konusunda değerlendirmeler yapıldı; ortak üretim, teknoloji geliştirme, Ar-Ge iş birlikleri ve yerli–milli çözümlerin üçüncü ülke pazarlarına birlikte sunulmasına yönelik başlıklar gündeme geldi. SAHA İstanbul temsilcileri, küme ekosisteminde yer alan KOBİ’ler, ana yükleniciler, üniversiteler ve teknoloji girişimlerinin; kara, hava, deniz, siber ve uzay alanlarındaki kabiliyetleri hakkında askeri ataşelere bilgi verdi. Görüşmelerde, tedarik zinciri entegrasyonu, ortak test ve sertifikasyon süreçleri, lojistik destek ile bakım-onarım alanlarında da iş birliği fırsatları masaya yatırıldı. Etkinlik kapsamında ayrıca, 5–9 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı hakkında ayrıntılı bir sunum yapıldı. Resmi askeri heyetlerin fuara katılım usulleri, ikili ve çok taraflı görüşme (B2B, G2B, G2G) imkânları, delegasyon programları ve fuar süresince planlanan dinamik gösteri alanları hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. SAHA 2026’nın, dost ve müttefik ülkelerin savunma tedarik makamları ile SAHA ekosistemindeki firmaları aynı zeminde buluşturan stratejik bir platform olacağı vurgulandı. SAHA 2026’nın, “Teknolojiye Hükmet, Geleceği Şekillendir” mottosu doğrultusunda; yeni nesil savunma konseptleri, insansız sistemler, akıllı mühimmat, uzay teknolojileri, siber güvenlik ve komuta-kontrol çözümlerinin sergileneceği, yüksek yoğunluklu iş geliştirme ve savunma diplomasisi zemini sunacağı ifade edildi. SAHA İstanbul, Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki kazanımlarını müttefik ülke temsilcileriyle paylaşmaya, üye firmalarının ihracat potansiyelini artıracak yeni iş birliği modelleri geliştirmeye ve savunma diplomasisine katkı sağlayan benzer etkinlikleri sürdürmeye devam etmeyi hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmir Ve Guatemala Daha Yakın Olacak Haber

İzmir Ve Guatemala Daha Yakın Olacak

Guatemala’nın Ankara Büyükelçisi Eduardo Enrique Hernandez Recinos ve beraberindeki heyet, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ı ziyaret etti. Ziyarette; İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, Genel Sekreter Yardımcısı Övünç Özgen, İzmir Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Selin Sayın Kapancı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları yer aldı. Tugay’dan iş birliği mesajı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, coğrafi olarak uzak olunmasına rağmen kültürel yakınlaşma sayesinde başarılı iş birliklerinin mümkün olabileceğini belirtti. Sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve ticari kuruluşların bu süreçte etkin rol oynayabileceğini söyleyen Tugay, ortak sorunlara derinlemesine yaklaşarak birlikte çözüm üretebileceklerini ve bu sayede ülkelerin kalkınmasına katkı sağlanabileceğini kaydetti. Başkan Tugay, gastronomi alanında da iş birliği yapılabileceğini, ortak etkinlik veya çalıştay düzenlenmesinden memnuniyet duyacağını ifade etti. Recinos: İzmir’in deneyimlerinden faydalanabiliriz Guatemala Büyükelçisi Eduardo Enrique Hernandez Recinos, İzmir’de fahri konsolosluğun açılmasını çok kıymetli bulduğunu ve iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmek istediklerini söyledi. İzmir’in çevre, turizm ve liman yönetimi konularındaki deneyimlerinden faydalanabileceklerini söyleyen Recinos, Guatemala’daki fırsatların Türk iş insanları için son derece ilgi çekici olduğunu vurguladı.

Huawei Avrupa’nın Dijital Dönüşümüne Yapay Zekâ ve 5G ile Yön Veriyor Haber

Huawei Avrupa’nın Dijital Dönüşümüne Yapay Zekâ ve 5G ile Yön Veriyor

Avrupa’nın dijital ve yeşil dönüşüm süreci, Madrid’de gerçekleştirilen Huawei Connect Europe 2025 etkinliğinde ele alındı. ‘All Intelligence, Greener Europe (Tüm Alanlarda Zekâ, Daha Yeşil Bir Avrupa)’ temasıyla düzenlenen etkinlikte; dünyanın farklı ülkelerinden teknik uzmanlar, sektör liderleri ve Huawei iş ortakları bir araya geldi. Etkinlikte; yapay zekâ, 5G ve yeşil enerji teknolojilerinin sanayiden sağlığa, eğitimden finansa kadar tüm sektörlerde yarattığı dönüşüm öne çıkan konular arasındaydı. Huawei yöneticileri katılımcılaraseslenirken, önümüzdeki dönemde Avrupa’da yerelleşme, yenilikçilik ve sürdürülebilir kalkınmaya yönelik yatırımlarını artıracaklarını vurguladı. “Yapay zekâ beş yılda küresel ekonomiye 22,3 trilyon dolar katkı sağlayacak” Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Huawei Yönetim Kurulu İcra Direktörü David Wang, akıllı dünyanın beklenenden daha hızlı geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Zekâ çağı, düşündüğümüzden çok daha hızlı yaklaşıyor. Yapay zekâ, 5G ve yeşil enerji; eğitim, sağlık, finans, üretim gibi tüm sektörleri kökten değiştirecek. Bu teknolojiler, iş modellerinden değer zincirlerine kadar yeni fırsatlar yaratacak. Sadece yapay zekânın önümüzdeki beş yıl içinde küresel ekonomiye 22,3 trilyon ABD doları katkı sağlaması bekleniyor.” Wang, önümüzdeki on yılın Avrupa için dijital ve yeşil dönüşüm açısından kritik bir dönem olacağını belirterek, Huawei’nin ‘Avrupa’da, Avrupa için’ ilkesine bağlı kalmaya devam edeceğini söyledi. Şirketin Avrupa genelindeki Ar-Ge merkezleri, inovasyon laboratuvarları, üretim tesisleri ve tedarik zinciri merkezleriyle yenilikçilik ve yerelleşmeyi desteklediğini vurgulayan Wang, “Avrupalı iş ortaklarımızla birlikte bu ortak vizyonu fırsata dönüştürmek ve Avrupa’yı daha akıllı, daha yeşil bir geleceğe taşımak için çalışıyoruz” dedi. “Avrupa’nın dijital ve akıllı dönüşümüne yatırım yapıyoruz” Huawei Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Kurumsal Satış Birimi Başkanı Leo Chen ise şirketin Avrupa’daki teknoloji yatırımlarına ilişkin detayları paylaşırken, “Avrupa’nın dijital ve akıllı dönüşümünü desteklemek için teknoloji inovasyonuna, iş ortaklığı ekosistemlerine ve yetenek geliştirme programlarına yatırım yapıyoruz. Birlikte daha akıllı ve sürdürülebilir bir Avrupa inşa edebiliriz” dedi. Chen, Huawei’nin Avrupa’daki işletmelerin dijital dönüşümünü kolaylaştırmak amacıyla yeni nesil ürün ve çözümler sunduğunun altını çizdi. Bunlar arasında; HUAWEI eKit 4+10+N KOBİ Zekâ Çözümleri de yer alıyor. Bu çözüm seti; akıllı ofis, akıllı iş, akıllı eğitim ve akıllı sağlık olmak üzere dört temel senaryoya odaklanıyor. Böylece KOBİ’ler yeni teknolojileri daha kolay benimseyebiliyor. Yeni iş ortaklığı modeli: SHAPE 2.0 Huawei ayrıca, yerel iş ortaklarıyla daha güçlü bir iş birliği modeli oluşturmak amacıyla SHAPE 2.0 programını tanıttı. Geçtiğimiz yıl duyurulan SHAPE çerçevesinin geliştirilmiş versiyonu olan SHAPE 2.0, Avrupa’daki iş ortaklarının senaryo bazlı çözümler ve hizmetler geliştirmesine olanak tanıyor. Şirket, aynı zamanda dağıtım ortakları için yeni bir gelişim planı açıkladı. Bu planla birlikte Huawei’nin Avrupa’daki iş ortakları, müşterilerine daha kapsamlı ve yerelleştirilmiş hizmetler sunabilecek. Üniversitelerle iş birliği, yerel yeteneklere yatırım Huawei, Avrupa genelinde üniversiteler ve iş ortaklarıyla birlikte yürüttüğü Huawei Bilişim Akademileri, ortak laboratuvarlar ve sertifikasyon programları aracılığıyla yeni yetenekler yetiştiriyor. Bu programlar sayesinde hem üniversite öğrencileri hem de teknoloji profesyonelleri, dijital ekonomiye yön verecek beceriler kazanıyor. Huawei bu girişimlerle hem yerel topluluklara katkı sağlıyor hem de Avrupa’nın teknoloji ekosisteminde uzun vadeli değer yaratıyor. Etkinliğe; ‘İspanya Dijital Dönüşüm ve Kamu Hizmetleri Bakanlığı Telekomünikasyon ve Görsel-İşitsel İletişim Hizmetleri Düzenleme Genel Sekreteri Matías González Martín’, ‘ETSI CSO’su Ultan Mulligan’, ‘Essen Üniversite Hastanesi CIO’su Armin de Greiff’, ‘Azerion Strateji Direktörü Sebastiaan Moesman’, ‘Iberdrola | bp pulse Genel Müdürü Pablo Pirles’, ‘Wattkraft Solar GmbH CTO’su ve Kurucu Ortağı Francisco Pérez Spiess’ ve ‘UNESCO Avrupa Bilim ve Kültür Bölgesel Bürosu Baş Uzmanı Jing Fang’ gibi farklı sektörlerden önemli isimler katıldı. Katılımcılar, Avrupa’nın yapay zekâ, yenilenebilir enerji, 5G ve veri ekonomisi alanlarında nasıl ilerleme kaydedebileceğini tartıştı. Etkinlik, dijitalleşme ile sürdürülebilirliğin kesiştiği noktada uluslararası iş birliğinin önemini bir kez daha vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.