Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretici

Kapsül Haber Ajansı - Üretici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretici haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

 İncirin Lezzeti ve Emeği Festivalde Buluştu Haber

 İncirin Lezzeti ve Emeği Festivalde Buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği 12. Akçalar-Fadıllı İncir Festivali Akçalar Göl Kıyısı’nda gerçekleştirildi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, muhtarlar ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı festivale ilgi büyüktü. Yerel lezzetlerin ve incir stantlarının bulunduğu festivalin açılışında Nilüfer Belediyesi Halk Dansları Topluluğu sahne aldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir yaptığı konuşmada, siyah inciri tanıtmak için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Dünya incir üretiminin yaklaşık üçte birinin Türkiye’de yapıldığını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Türkiye’de ise ilk sırada Bursa’mız geliyor. Burada da en çok üretimi Nilüfer yapıyor” dedi. Nilüfer’de 2 bin 300 dönüm arazide incir üretildiğini dile getiren Başkan Şadi Özdemir, “Bu yıl geçtiğimiz yıllara göre yaklaşık yüzde 30 ürün artışı görülüyor. 3 bin ton üzerinde ürün bekliyoruz” dedi. Nilüfer Belediyesi olarak NİLKOOP ile Fadıllı Mahallesi’nde 12 dönümlük alanda incir üretildiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, 12 tona yakın ürün beklediklerini söyledi. “ÜRETİCİ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR” Bu yıl incir hasadının çiftçi için zor geçtiğini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Gübre, ilaç, işçilik ve üretim maliyetleri artıyor. İncir ise düşük fiyattan alıcı buluyor. Üreticimiz emeğinin karşılığını alamıyor” dedi. Siyah incirin tanıtımı için festivaller düzenlediklerini anlatan Başkan Şadi Özdemir, şöyle konuştu: “Merkezi hükümetin tarıma tabii ki başta incir olmak üzere diğer meyvelerimize, sebzelerimize, ürünlerimize, tahılımıza, buğdayımıza gerekli destekleri vermesi lazım. Dünyanın her yerinde, gelişmiş tüm ülkelerde tarıma çok büyük destek veriyorlar. Bütçeden çok büyük paylar ayırıyorlar. Biz ne yazık ki burada aynı desteği veremiyoruz tarıma. Çünkü şunu biliyoruz ki fabrika yapacak, ev yapacak araziyi her yerde buluruz da bu siyah inciri üretebileceğimiz tarlaları, bahçeleri, bağları hiçbir yerde bulamayız. Buraların örgütlü bir hale gelmesi için çaba sarf ediyoruz. Çünkü örgütlenmezsek biz buradan para kazanma şansımız yok. O nedenle daha önce de önermiştim. Bölgede mutlaka kooperatifleşmeliyiz” DERECEYE GİRENLER ÖDÜLLENDİRİLDİ Festival yarışmalarla renklendi. Jürilerin değerlendirmeleri sonucu, ‘En İyi İncir Yetiştiricisi’ yarışmasında Berre Kargılı 1’inci, Gökhan Arıca 2’nci Gökhan Aktaş ise 3’üncü oldu. ‘İncirli Lezzetler Yemek Yarışması’nda ise birbirinden güzel lezzetler yarıştı. Fadile Yeprem ‘Bademli İncir Galette’ ile 1’inci, Nevin Pınar ‘Çıtır İncir Yatağında Mutancana” ile 2’nci, Sevgi Vatan ise ‘İncir Köşkü’ ile 3’üncü oldu. Kazananlara ödülleri verildi. Festival Karaf grubu konseri ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uzakdoğu Ülkeleri Kuru İncirimizi Çok Sevdi Haber

Uzakdoğu Ülkeleri Kuru İncirimizi Çok Sevdi

Cennet meyvesi kuru incirin 2026 ürünü yeni mahsul ihracat yolculuğu için ilk yükleme/ihraç tarihi 28 Eylül 2026 Pazartesi olarak belirlendi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, yeni sezon öncesinde kuru incirde kalite ve gıda güvenliği arttırmak amacıyla yoğun bir mesai verdiklerini dile getirdi. Üreticilere örnek olması ve sergi yerlerinden aflatoksinli kuru incirlerin seçilerek ayıklanabilmesi amaçlı üretim bölgelerindeki muhtarlar aracılığıyla taşınabilir UV el lambaları Aydın ve İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda dağıttıklarını aktaran Gabay, “Sağlıklı hasat ve kurutma sağlanabilmesi için yine Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonun kurutma kerevetleri ve üretici bilgilendirme broşürleri dağıttık. Türkiye’nin en prestijli ürünlerinden kuru incirde güzel bir sezon geçirmek adına yoğun mesai veriyoruz” dedi. Türkiye’nin 2025/26 sezonununda 15 Ekim 2025-08 Eylül 2026 tarihleri arasında 2025 ürünü 55 bin ton kuru incir ihraç ederek 343 milyon dolar döviz geliri elde ettiği bilgisini veren Gabay şöyle devam etti; “Sezon sonunda 350 milyon doları aşacağımıza inanıyoruz. 2026-27 sezonunda kuru incir ihracatında 60 bin tonun üzerine çıkmayı hedefliyoruz.” Uzakdoğu’nun payı yüzde 16’ya yükseldi Türkiye’nin kuru incir ihraç ettiği pazarlarla ilgili bilgi veren Başkan Gabay, Avrupa Birliği’nin 17 bin 775 ton kuru incir talebiyle yüzde 32 pay aldığını ve liderliğini sürdürdüğüne işaret etti. Gabay; “Amerika kıtasına yaklaşık 16 bin ton kuru incir ihraç ettik. Uzakdoğu ülkelerine ihracatımız yüzde 29’luk artışla 7 bin tondan 8 bin 795 tona yükseldi. Uzakdoğu ülkelerinin ihracatımızdaki payı yüzde 13’ten yüzde 16’ya çıktı. Hindistan, Çin, Japonya gibi ülkelerde yaptığımız tanıtım çalışmalarının meyvelerini aldığımızı görüyoruz. Uzakdoğu pazarında hedefimiz ihracatımızın yüzde 25’ini bu ülkelere yapabilir konuma gelmek” ifadelerini kullandı. Kuru incir ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 58 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, ikinci sırada 44,5 milyon dolarla Almanya ve üçüncü sırada 44 milyon dolarla Fransa yer aldı. Türkiye’den kuru incir talebini yüzde 249’luk artışla 5 milyon dolardan 17,7 milyon dolara çıkaran Çin, Türkiye’nin en çok kuru incir ihraç ettiği ülkeler sıralamasında dördüncü sıraya tırmandı. Kanada 13,5 milyon dolarlık kuru incir ihracatıyla beşinci oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Toroslar’da 2. Şeftali Hasadı Coşkusu Haber

Toroslar’da 2. Şeftali Hasadı Coşkusu

Bu kez de lezzeti ve aromasıyla öne çıkan şeftaliler için hasat coşkusu yaşandı. Güzelyayla Mahallesi’nde bu yıl ikincisi düzenlenen Şeftali Hasadı Etkinliği, üreticileri, vatandaşlar ve kent protokolünü bir araya getirdi. Toroslar Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikte, üreticilerin aylar süren emeğiyle yetiştirdiği taptaze şeftaliler tanıtıldı. Hasat coşkusu; halk oyunları, müzik ve konserle şenlik havasına dönüştü. Gecede ayrıca “En Güzel Şeftali Yarışması” düzenlenerek, bölgedeki üreticilerin yetiştirdiği şeftaliler değerlendirildi. Etkinliğe; Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili ve Park ve Bahçeler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu, Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz, Toroslar Muhtarlar Derneği Başkanı Ali Yılmaz, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, birlik başkanları, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları, üreticiler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Mahalle meydanında gerçekleştirilen etkinlik, Mersin Büyükşehir Belediyesi Halk Dansları Topluluğunun gösterisiyle başladı. Halk oyunlarının ardından protokol konuşmalarına geçildi. Güzelyayla Mahallesi Muhtarı Mehmet Süt, mahallelerinin önemli geçim kaynaklarından biri olan şeftalinin hasadını kutlamak ve üreticilerin emeğini görünür kılmak amacıyla düzenlenen etkinlik için Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız ve belediye çalışanlarına teşekkür etti. “ÜRETİCİMİZİN EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALMASINI İSTİYORUZ” Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz ise Güzelyayla’nın önemli miktarda şeftali üretimi gerçekleştiren bir bölge olduğunu belirterek, üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti. 2026 yılında birçok tarımsal ürünün üreticisine yeterli geliri sağlamadığını ifade eden Yılmaz, özellikle girdi maliyetlerindeki artışın çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Şeftalinin üretim maliyetlerinin yükseldiğine dikkat çeken Yılmaz, gençlerin tarımdan uzaklaşmasının da önemli bir sorun olduğunu vurguladı. Devletin üreticilere daha güçlü şekilde sahip çıkması gerektiğini ifade eden Yılmaz, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve çiftçinin desteklenmesi çağrısında bulundu. Yılmaz, düzenlenen hasat etkinliğinin üreticinin emeğine verilen değerin önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız ve emeği geçenlere teşekkür etti. “ÜRETMEZSEK TÜKENİRİZ” Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili ve Park ve Bahçeler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu da Mersin’in geniş ve verimli tarım alanlarıyla Türkiye’nin önemli tarım kentlerinden biri olduğunu belirtti. Mersin’in en büyük zenginliklerinden birinin toprağı işleyen üreticiler olduğunu vurgulayan Şahutoğlu, üretimin devam etmesinin önemine dikkat çekerek, “Üretmezsek tükeniriz. Sizler mutlaka üretmeye devam edin. İnadına üretmeye devam edin” mesajını verdi. Şahutoğlu, tarıma verdiği önem ve üreticilere yönelik çalışmaları nedeniyle Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’a teşekkür ederek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde tarımsal üretimin desteklenmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade etti. BAŞKAN YILDIZ: “ÜRETİCİMİZ ÜRETMEYE DEVAM EDİYOR AMA GEÇİNEMİYOR” Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, etkinlikte yaptığı konuşmada, üreticilerin tüm zorluklara rağmen topraklarını terk etmeden üretmeye devam ettiğini ancak emeklerinin karşılığını alamadığını söyledi. Başkan Yıldız, “Ama maalesef onların hayatlarında herhangi bir değişiklik yok. Günlük geçimlerinde bir zerre ilerleme yok. Çünkü artık susmanın zamanını çoktan geçtik” dedi. Üreticinin bugün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir çıkmazla karşı karşıya olduğunu belirten Yıldız, üretim maliyetlerinin sürekli artmasına karşın ürünlerin yeterli değeri bulmadığını vurguladı. Üreticinin gübre, ilaç ve diğer tarımsal girdileri yüksek maliyetlerle satın aldığını, buna karşın yetiştirdiği ürünü düşük fiyatlarla satmak zorunda kaldığını ifade etti. “GENÇLERİMİZ KÖYDE KENDİLERİNE BİR GELECEK GÖREMİYOR” Tarımda yaşanan en önemli sorunlardan birinin gençlerin üretimden uzaklaşması olduğunu dile getiren Başkan Yıldız, şöyle konuştu: “Gençlerimizi üretimde tutamıyoruz artık. Çünkü çocuklarımız, gençlerimiz kendilerine burada bir gelecek görmüyorlar. Evlenecekleri, çocuklarına bakabilecekleri, kendilerine geçim sağlayabilecekleri bir alan görmüyorlar artık maalesef.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “milletin efendisi” olarak tanımladığı köylünün bugün geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini belirten Yıldız, tarımın sürdürülebilirliği için üreticinin ekonomik olarak güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. “ÜRETİCİNİN ÖRGÜTLÜ OLMASI GEREKİYOR” Üreticilerin karşı karşıya kaldığı sorunların tek tek çiftçilerin çabasıyla çözülemeyeceğine dikkat çeken Başkan Yıldız, üreticilerin örgütlü hareket etmesinin önemine vurgu yaptı. Gübre ve ilaç sektöründen ürünlerin satışına kadar tarımın farklı aşamalarında güçlü örgütlenmeler bulunduğunu ifade eden Yıldız, üreticilerin de kendi haklarını koruyabilmek için daha güçlü bir dayanışma içerisinde olması gerektiğini belirtti. Yıldız, “Sizin de örgütlü olmanız lazım. Ziraat odanızın arkasında durmanız lazım. Onların söylediği şekilde yeni örgütler oluşturmanız, gücünüze güç katmanız lazım. Çünkü hiç kimse bizim hakkımıza kendiliğinden sahip çıkmaz. Kendi haklarımıza kendimiz sahip çıkmak zorundayız” ifadelerini kullandı. “TARIM POLİTİKASI SADECE BELEDİYELERİN ÇÖZEBİLECEĞİ BİR SORUN DEĞİL” Toroslar Belediyesi ve Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak üreticilere imkânları ölçüsünde destek olmaya çalıştıklarını belirten Başkan Yıldız, ancak tarımda yaşanan temel sorunların yalnızca yerel yönetimlerin çalışmalarıyla çözülemeyeceğini söyledi. Yıldız, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in göreve geldiği günden bu yana tarıma stratejik bir önem verdiğini belirterek, bitkisel üretimden sera üretimine ve hayvancılığa kadar üreticilere yönelik desteklerin sürdüğünü ifade etti. “Bizler de Toroslar Belediyesi'nin gücü oranında çiftçilerimize destek olmaya çalışıyoruz. Ama sorun bu değil. Sorun bizim çözebileceğimiz ya da Büyükşehir Belediyesinin tek başına çözebileceği bir mesele değil. Mesele bu ülkede bir tarım politikasının olmayışıdır” diyen Yıldız, tarımın ülke genelinde uzun vadeli ve planlı bir politika olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. “TARIMI KAYBEDERSEK GELECEĞİMİZİ DE KAYBEDERİZ” Tarım politikasının eğitim, sağlık ve ekonomik politikalarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Başkan Yıldız, plansızlığın özellikle kırsal nüfusun azalmasına ve gençlerin köylerden uzaklaşmasına neden olduğunu söyledi. Toroslar’ın tarım açısından genç nüfusa sahip olmasına rağmen üreticilerin yaş ortalamasının yaklaşık 59,5 olduğunu belirten Yıldız, bu durumun sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Türkiye’nin temel tarım ürünlerinde dahi dışa bağımlı hale gelmemesi için üretimin mutlaka korunması gerektiğini belirten Yıldız, tarımın yalnızca çiftçinin değil, toplumun tamamının meselesi olduğunu vurguladı. “ÜRETİCİMİZİN SESİNE SES OLMAK ZORUNDAYIZ” Tarımın insanların günlük yaşamındaki en temel ihtiyaçları karşıladığını ifade eden Başkan Yıldız, üretimin sürdürülebilir hale getirilmemesi durumunda gelecekte çok daha ciddi sorunlarla karşılaşılabileceği uyarısında bulundu. Yıldız, “Tarım günlük masanıza gelen gıdadır. Eğer tarımı organize edemezseniz, koordine edemezseniz, tarımı bir politikaya bağlayıp üretimi sürekli hale getiremezseniz çok geçmez, kısa bir zaman sonra açlıkla karşı karşıya kalırsınız” dedi. Yıldız, “Bugün aslında hüzünlü bir havada bu etkinliği yapıyoruz. Çünkü ürettiğimiz ürünler yine para etmedi. Çünkü ürettiğimiz ürünlerle artık geçinemiyoruz” sözleriyle üreticinin yaşadığı sıkıntıya dikkat çekti. Çiftçinin ürettiği ürünle ailesinin geçimini sağlaması, çocuklarını okutması ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı: “Üreticimiz var, köylümüz var ve yine de üretmeye devam ediyor. Bizim istediğimiz, üretciye sahip çıkacak politikaların oluşturulmasıdır. Biz Toroslar Belediyesi olarak elimizden geldiğince üreticimizin yanında olmaya, onların sesine ses olmaya devam edeceğiz.” EN GÜZEL ŞEFTALİ ÜRETENLER ÖDÜLLENDİRİLDİ Etkinlik kapsamında Toroslar Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü koordinasyonunda “En Güzel Şeftali Yarışması” da düzenlendi. Güzelyayla ve çevresindeki üreticilerin yetiştirdiği şeftaliler; jüri üyeleri tarafından kalite, görünüm, aroma ve üretim özellikleri açısından titizlikle değerlendirildi. Yarışmada;Birinci Türker Meral, İkinci Şevki Topuz, Üçüncü ise Fatma Acu oldu. Dereceye giren üreticilere ödülleri Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız ve protokol üyeleri tarafından verildi. Yarışmanın birincisine ot biçme makinesi, ikincisine şarjlı budama makası, üçüncüsüne ise şarjlı budama testeresi hediye edildi. ALADAĞ’DAN 37 KİLOLUK BAL KABAĞI Hasat etkinliğinde renkli bir an da yaşandı. Başkan Abdurrahman Yıldız’ın Aladağ Köyü İlkokulu’ndan üretici arkadaşı tarafından Aladağ’da yetiştirilen 37 kilogram ağırlığındaki bal kabağı, Başkan Yıldız’a hediye edildi. HASAT SEVİNCİ KONSERLE TAÇLANDI Üreticilerin emeğinin, bereketin ve dayanışmanın öne çıktığı etkinlikte vatandaşlar müzik eşliğinde keyifli anlar yaşadı. Gecenin finalinde Mersin’in sevilen sanatçısı Bedii Şaraplı sahne aldı. Şaraplı’nın seslendirdiği birbirinden güzel eserlerle vatandaşlar doyasıya eğlendi. Başkan Abdurrahman Yıldız da hemşehrileriyle birlikte bu coşkuya ortak oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Denizli Büyükşehir’den Üreticiye Can Suyu Haber

Denizli Büyükşehir’den Üreticiye Can Suyu

Denizli Büyükşehir Belediyesi, artan girdi maliyetleri karşısında zorlanan üreticilere can suyu olmaya devam ediyor. 10 bin 66 çiftçiye toplam 704 bin 880 litre mazot hibesi kapsayan dev projede dağıtım tüm hızıyla sürüyor. Tarımsal üretimi teşvik etmek ve kent genelinde sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak amacıyla Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde başlatılan “Üreticilere Mazot Desteği Projesi” sahadaki yoğun temposunu koruyor. 3 haftalık planlama doğrultusunda Beyağaç, Çameli, Bekilli, Baklan, Sarayköy, Kale ve Serinhisar ilçelerinde ilk etap dağıtımlarını tamamlayan ekipler, programın ikinci haftasında da çiftçilerle buluşacak. Sahada kesintisiz süren dağıtım takvimi doğrultusunda ekipler; 24 Ağustos Pazartesi Buldan, 25 Ağustos Tavas, 26 Ağustos Çal, 27 Ağustos Babadağ, 28 Ağustos’ta ise Çardak ve Bozkurt ilçelerindeki üreticilere akaryakıt desteklerini teslim edecek. Toprak boş kalmasın, üretici kazansın Tarımsal üretimin stratejik önemine dikkat çeken Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, "Çiftçimizin, üreticimizin alın terine sahip çıkmayı en temel görevimiz olarak görüyoruz. Artan mazot ve girdi maliyetlerinin toprağını işleyen hemşehrilerimizin belini bükmesine izin veremeyiz. Bu hibe desteğiyle amacımız; hem üreticimizin mali yükünü bir nebze olsun hafifletmek hem de Denizli’mizde bir karış dahi ekilmedik alan bırakmamaktır. Üreticimiz ürettikçe Denizli kazanacak, Türkiye kazanacak. Her zaman çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Öte yandan il genelindeki kapsamlı saha çalışması, 4 Eylül 2026 tarihinde Merkezefendi ve Pamukkale ilçelerinde gerçekleştirilecek final programıyla son bulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Antalya Üreticilere 657 Bin 400 Metrekare Sera Naylonu Hibe Edildi Haber

Antalya Üreticilere 657 Bin 400 Metrekare Sera Naylonu Hibe Edildi

Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı fırtına, hortum ve yangın gibi doğal afetlerden dolayı sera örtüleri zarar gören üreticilerin afet sonrası yaralarını birlikte sarıyor. Antalya tarımını her alanda destekleyerek üreticilerin yanında olan Büyükşehir afet sonrası üreticilere sağladığı desteklemelerle örtü altı üretim yapan üreticilerin turfanda üretimlerini sürdürebilmesi amacıyla üreticilere plastik sera örtüsü desteği sağlanarak üretim yeniden güçlendiriliyor. ÖRTÜ ALTI TARIMIN YOĞUN OLDU YERLERE DESTEK Tarımsal üretimin yoğun olduğu yerler başta olmak üzere kentin dört bir yanında yapılan destekler kapsamında en fazla sera naylonu desteği 157 bin 200 metrekare ile örtü altı tarımın en önemli merkezi Kumluca'ya verildi. Kumluca'yı 110 bin metrekare ile Aksu, 107 bin 100 metrekare ile Gazipaşa, 78 bin 400 metrekare ile Finike ve 51 bin 900 metrekare ile Manavgat takip etti. Desteklemeler kapsamında Demre’de 45 bin 500 metrekare, Elmalı’da bin 400 metrekare, Kaş’ta 38 bin metrekare, Kepez’de 35 bin 900 metrekare, Korkuteli’de 2 bin 800 metrekare, Muratpaşa’da 6 bin metrekare, Serik’te ise 23 bin 200 metrekare sera naylonu yardımı yapıldı. ÜRETİCİ YENİDEN TOPRAĞA TUTUNUYOR Afetlerin ardından üretim alanlarında meydana gelen zararların giderilmesine katkı sağlayan sera naylonu desteği, özellikle örtü altı tarımın yoğun olarak yapıldığı Antalya'da üreticiler için önemli bir katkı sağlıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi 657 bin 400 metrekarelik sera naylonu desteği ile afetin ardından üreticinin yanında olarak Antalya'nın tarımsal üretim gücünün korunmasına yönelik çalışmalara destek verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tekirdağ Büyükşehir'den Kışlık Sebze Üretimine Candan Destek Haber

Tekirdağ Büyükşehir'den Kışlık Sebze Üretimine Candan Destek

Büyükşehir Belediyesi ile Tekirdağ İli Ziraat Odası Başkanlıklarının işbirliğinde yürütülen “Sebzeciliği Geliştirme Projesi” kapsamında, Malkara, Çorlu, Çerkezköy ve Süleymanpaşa’da toplam 89 üreticiye 104 bin 208 adet kışlık sebze fidesi dağıtılıyor. Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz süreçte gerçekleştirdiği yazlık fide destekleriyle de üreticilerin yanında yer aldı. Bu kapsamda sofralık ve salçalık domates, kapya biber, kavun ve karpuz başta olmak üzere farklı ürün gruplarında toplam 482 bin adet yazlık sebze fidesi üreticilerle buluşturuldu. ÜRETİCİNİN MALİYET YÜKÜ HAFİFLETİLİYOR Üreticilerin tohum, fide, gübre ve sulama gibi temel tarımsal girdilerde yaşanan maliyet artışlarından daha az etkilenmesi amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında fide bedellerinin yüzde 70’i Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, yüzde 30’u ise Ziraat Odaları tarafından karşılanıyor. Toplam proje bedeli 496 bin 786,68 TL olurken, bunun 347 bin 750,68 TL’lik kısmı KDV dahil olmak üzere Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanıyor. İlin ekolojik koşullarına uygun kışlık sebze türlerinin yaygınlaştırılmasını amaçlayan proje ile üreticilerin maliyetlerinin azaltılmasının yanı sıra tarımsal faaliyetlerin yılın daha uzun bir dönemine yayılması ve mevcut tarım alanlarının daha verimli kullanılması hedefleniyor. ÜRETİME CAN SUYU Sonbahar döneminde dikimi yapılarak kış ve ilkbahar aylarında hasadı gerçekleştirilen kışlık sebzeler, Tekirdağ’ın iklim koşullarına uygun yapılarıyla üreticilere önemli bir alternatif sunuyor. Proje kapsamında kırmızı ve beyaz lahana, kıvırcık marul, karnabahar ve brokoli fideleri üreticilerle buluşturuluyor. Dağıtılacak 104 bin 208 fidenin 23 bin 88’ini kırmızı lahana, 24 bin 24’ünü beyaz lahana, 21 bin 216’sını kıvırcık marul, 19 bin 968’ini karnabahar ve 15 bin 912’sini brokoli fideleri oluşturuyor. Malkara’da 19, Süleymanpaşa’da 40, Çerkezköy’de 21 ve Çorlu’da 9 üretici olmak üzere toplam 89 üretici proje kapsamında destekten yararlanıyor. Fide dağıtımları 12 Ağustos’ta Malkara ve Süleymanpaşa’da gerçekleştirilirken, dağıtım programı 13 Ağustos Perşembe günü Çerkezköy ve Çorlu’da devam ediyor. BÜYÜKŞEHİR, KIRSAL ÜRETİMİN HER AŞAMASINDA ÜRETİCİNİN YANINDA Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini ve kırsal kalkınmayı güçlendirmek amacıyla üreticilere yönelik desteklerini farklı alanlarda sürdürüyor. Bu kapsamda üreticilere Mazot Desteği Projesi ile yakıt desteği sağlanırken, Hadi Gel Köyümüzde Sürümüzü Büyütelim Projesi ile küçükbaş hayvan yetiştiriciliği destekleniyor. Arıcılık alanında Arı Yaşam Gücü Projesi ve Arıcılık Malzeme Desteği kapsamında çeşitli destekler sunulurken, hayvancılıkla uğraşan üreticilere kaba ve kesif yem desteği ulaştırılıyor. Bağcılık potansiyeli yüksek ilçelerde yerel türlerin yaygınlaştırılması amacıyla fidan dağıtımları gerçekleştirilirken, tarla yollarının bakım ve iyileştirilmesi, mera ve hayvan sulama tesislerinin (suvat) yapım ve bakımı da sürdürülüyor. Bunun yanı sıra kırsal bölgelerde üretilen yerel ve doğal ürünlerin tüketiciyle buluşturulması amacıyla TEK Marketler aracılığıyla üreticilere pazar imkânı sağlanıyor. Büyükşehir Belediyesi, üreticilerin emeğini ve üretim gücünü destekleyen çalışmalarla Tekirdağ’da tarımsal üretimin daha güçlü, sürdürülebilir ve verimli bir yapıya kavuşmasına katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’den; Çiftçilere Ücretsiz Kışlık Sebze Fidesi! Haber

İBB’den; Çiftçilere Ücretsiz Kışlık Sebze Fidesi!

Kışlık sebze fidelerinin dağıtımı açık alanlar için ağustos ayında, seralar için ekim ayında gerçekleştiriliyor. Brokoli, karnabahar, kıvırcık marul, kara lahana, beyaz lahana ve kırmızı lahana fidelerinden oluşan destek kolilerinin dağıtımına Şile’den başlandı. Fide dağıtım törenine İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve beraberindeki İBB kurmayları da katıldı. Dağıtım töreninde konuşan Şileli üretici, Mahmut Küçükaslan, desteklerinin çiftçiler için önemine değinerek, İBB yetkililerine teşekkür etti. Ardından açılış konuşmasını İBB Başkanvekili Nuri Aslan aldı. Çiftçilerin yoğun desteği ve alkışlarıyla kürsüye çıkan Aslan, konuşmasına şu şekilde devam etti; “YOLUMUZU YÜRÜMEKTEN, CUMHURİYETE HİZMET ETMEKTEN; ESNAFA, KÖYLÜYE, SANAYİCİYE HİZMET ETMEKTEN ASLA VE ASLA GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ” “Bir buçuk yıldır haksız ve hukuksuz biçimde Silivri'de tutulan İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı ve muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun size selamlarını getirdim. Ekrem Başkanımız, sizlere olan inancı ve sevgisiyle hepinizi saygıyla, sevgiyle ve hiç tükenmeyen bir umutla kucaklıyor ve selamlıyor. Çünkü o bu ülkeyi seviyor, çünkü o bir Cumhuriyet çocuğu, çünkü o Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden yürüyen bir vatan evladı. Ekrem Başkanımız, ilçe belediye başkanlarımız, yol arkadaşlarımız tutuklu. Ancak biz ülkemizden umudumuzu kesmeyeceğiz. Ne bu milletten umudumuzu kesmeyeceğiz ne bu Cumhuriyetten umudumuzu kesmeyeceğiz. Erinde sonunda iyiler kazanacak. Biz de iyilerin tarafındayız. Çünkü bizler Cumhuriyetin çocuklarıyız. Hiçbir koşulda da umudumuzu, dediğim gibi, kesmeyeceğiz; pes etmeyeceğiz ve asla yılgınlığa düşmeyeceğiz, yılgınlığa kapılmayacağız. Bu yola çıkarken kolay olduğunu hiç düşünmedik. Bu yolda yaralanan... Ne derler? Bu yolda yolu terk edenler oldu. Bu yolda yoldan ayrılanlar oldu, umudunu kaybedenler oldu. Yaralanan olsaydı biz onu tedavi ederdik. Korkup gidenler oldu. Olsun! Nasıl Gazi Mustafa Kemal Atatürk o günü aştıysa onun çocukları da bugün bunları aşar. Çünkü biz doğrudan yanayız. Yolumuzu yürümekten, Cumhuriyete hizmet etmekten; esnafa, köylüye, sanayiciye hizmet etmekten asla ve asla geri adım atmayacağız. Kim ne söylerse söylesin, milletin efendisi olan köylünün, emekçinin, işçinin yanında olacağız.” “ÇİFTÇİ DE KÖYLÜ DE KİMSE KENDİSİNİ YALNIZ HİSSETMESİN” “Daha 15 gün olmadı, hasat için Çatalca’daydık, Silivri bölgesindeydik. Bir taraftan ücretsiz fidelerimizi, desteklerimizi dağıtıyoruz; bir taraftan da onların hasadına gidiyoruz. O kadar mutluyum ki aslında... Çünkü Ekrem Başkanın yol arkadaşıyım ve o kadar mutlu oluyorum ki aslında, ‘yapılamaz’ denilen her şeyi yapanların arkadaşıyım. Şimdi şurada, ‘Para ile satılamaz’ diye kolilerin üstünde yazıyor. Ücretsiz olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bu ülkenin üreticisine, çiftçisine verdiği desteği görünce göğsüm kabarıyor. Çünkü benim okuduğum yıllarda bu ülke kendi kendine yeten ender ülkelerden biriydi. Maalesef son zamanlarda ülke gıda için, tarım için yurt dışına muhtaç hâle geldi. Bizim işçi de, emekçi de, emekli de, çiftçi de, köylü de, sanayici de, esnaf da başımızın tacı. Kim İstanbul’da bir şeye ihtiyaç duyuyorsa onun yanında mutlaka Türkiye Cumhuriyeti Devletinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi var. Yetmez ama desteklerimiz... Anadolu’da kim kendini yalnız hissediyorsa orada da İstanbul Büyükşehir Belediyesi var ve Ekrem İmamoğlu var. Çiftçi de, köylü de kimse kendisini yalnız hissetmesin.” “BİZ, SİZLERE DESTEK OLMAYI BİR VATAN BORCU BİLİYORUZ” “Bugün bizler Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Üreten köylü milletin efendisidir’ sözünü hakikate dönüştürmek için onun çocukları olarak gece gündüz 7 yıldır uğraşıyoruz. Bakın, o büyük Atatürk henüz Cumhuriyet ilan edilmemişken, yani 1923’te ama Cumhuriyet ilan edilmemişken, İzmir İktisat Kongresi'ni toplamış, İktisat Kongreleri toplamış ve üreticilerle bir araya gelmiştir. Çünkü bir milletin bağımsızlığı ancak ekonomik kalkınmayla mümkündür. Üreticiye verdiği destekle doğrudan ilgilidir. Bir ülkenin gerçek bağımsızlığı toprağı işleyen, üreten insanların emeği ve alın teridir. Eğer bir ülke kendini bağımsız hissediyorsa bilin ki o ülkenin milleti alın teriyle toprakta, sanayide, bakkalda, fırında çalışıyor demektir; iş buluyor demektir, iş imkânı yaratılıyor demektir. Soframıza gelen her lokmanın arkasında sizlerin alın teri var, sabrı var ve insanüstü emeği var. Tarım zor bir iş. Ama bu ülke tarımla kalkındı. Hatırlayın, Kurtuluş Savaşı zamanındaki o görüntüleri hatırlayın. O emekçi, o köylü sofrasındaki, ambarındaki buğdayı, unu, tarlasındaki emeği, alın terini koymasaydı asker cephede nasıl ayakta duracaktı? İşte bu ülkenin kurtuluşunun asıl mimarlarından birisi de köylüdür ve emekçidir. Biz de sizlere destek olmayı bir vatan borcu biliyoruz, bir gönül borcu biliyoruz, Cumhuriyete borcumuz biliyoruz.” “2019 YILINDAN BERİ TARIMI SADECE BİR DESTEK ALANI DEĞİL, İSTANBUL’UN VE TÜRKİYE’NİN EN STRATEJİK GELECEĞİ VE GIDA GÜVENLİĞİ MESELESİ OLARAK GÖRDÜK” “Bugün mutfaktaki yangının, pazardaki fahiş fiyatların, fileyi dolduramayan vatandaşlarımızın yaşadığı çaresizliğin tek bir sebebi var: Yıllardır çiftçimizi küstüren, üreticiyi borç yükü altında ezen, toprağı betona kurban eden anlayıştır. Beton ekonomisi çökmeye mahkûmdur. İlla da illa da üretmek ve toprağı işlemek gerekiyordur. Ama biz ne yaptık İstanbul’da? Toprağı yeniden ektirerek sadece çiftçimizi desteklemiyoruz; mutfağında tenceresini kaynatmakta zorlanan İstanbullu komşularımızın da hakkını koruyoruz. İşte bu yüzden 2019 yılından beri tarımı sadece bir destek alanı değil, İstanbul’un ve Türkiye’nin en stratejik geleceği ve gıda güvenliği meselesi olarak gördük. Bir ülkenin gıdası yoksa, gıdada dışa bağımlıysa stratejik olarak enerjiden daha kıymetli bir durum... Siz bağımsız filan değilsiniz. Siz oradan gıda gelmediği sürece yiyecek, içecek sofranızda bulamazsınız.” “GELİN, BİRLİKTE İSTANBUL’UN ÇEPERLERİNDE EKİLMEDİK TOPRAK BIRAKMAYALIM” “Cumhuriyetin halkçı kamu anlayışını İstanbul’un bereketli topraklarına taşıdık. Hatırlayın, 2019 yılında göreve geldiğimizde İstanbul Büyükşehir Belediyesinin çiftçilerimize yönelik tek bir tarımsal destek programı yoktu. 7. yılın sonunda Bakanlık bile artık İstanbul’a tarımsal destek vermek zorunda kaldı. Cumhuriyetin iki kurumu, yani Türkiye Cumhuriyeti Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı yarış yapmak durumunda kaldı. Biz yarışacak kurumlar değiliz. Biz devletin iki kurumuyuz, yan yana kol kola gidecek kurumlarız. Gelin, İstanbul’un analizini yaptık. Tarım Hayvancılık Daire Başkanlığımızdaki bilgileri size verelim. Gelin, birlikte İstanbul’un çeperlerinde ekilmedik toprak bırakmayalım. Yeter ki siz tarımdan yana olun, üretimden yana olun; biz kapılarımızı, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bilgi birikimini size sunmaya hazırız. Yükselen maliyetler sizlerin de fark ettiği gibi üreticimizi eziyor. Çiftçimiz toprağından uzaklaşıyor, ekilebilecek tarım alanlarımız boş kalıyor. Bu sadece çiftçimizin içi değil, bütün kentimiz için de böyle, bütün kentlerimiz için de böyle aslında. Ama biz asla karamsarlığa teslim olanlar olmadık. Nasıl Kurtuluş Savaşı’nda damarlarımızdaki asil kandan doğduysak bugün de öyle doğacağız. Başarmamamız mümkün değil. Siz toprağı ekerseniz, siz milletin gönlüne girerseniz o fidenin yeşermemesi ve olgunlaşmaması mümkün değil.” “İBB BÜTÜN İMKÂNLARINI ÇİFTÇİNİN, KÖYLÜNÜN, ESNAFIN, EMEKÇİNİN, SANAYİCİNİN ÖNÜNE SUNDUK” “Biz şuna inanıyoruz: Eğer sizin umudunuz varsa, eğer siz inanıyorsanız mutlak ve mutlak umut varsa çözüm de var. Biz biliyoruz ki umut hem kendi içimizde hem sizde hem de şu an Silivri Zindanları'nda. Ekrem Başkanımızın liderliğinde biz kollarımızı 2019'la beraber sıvadık. Aklın, bilimin ışığında Cumhuriyetin üretken ruhuyla hareket ettik. Üreticilerimizle, ziraat odalarımızla, kooperatiflerimizle el ele verdik. Ortak akılla çözümler ürettik. Bir daha söylüyorum: İstanbul’da ortak akılla çözümler ürettik. ‘Ben diyorsam yapacaksınız’ demedik. Size sorduk, siz karar verdiniz, biz sadece uyguladık. Çünkü bizim efendimiz millettir. Biz milletin efendisi değiliz, millet bizim başımızın tacıdır. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bütün imkânlarını çiftçinin, köylünün, esnafın, emekçinin, sanayicinin önüne sunduk. Çünkü biz engel olan değil, yol açanız. ‘Yaptıklarımız yapacaklarımızın referansıdır’ diyoruz ya; bu yaptıklarımız daha başlangıç ve fragman. Bu ülkede mutluluğu, huzuru, barışı ve üretimi biz getireceğiz ve göreceksiniz bu millet tekrar ayağa kalkacak. Fakirlik bizim en büyük düşmanımız ve onunla savaş etmeye devam edeceğiz.” “İSTANBUL’DA YAŞAYANIN VERDİĞİ VERGİYİ İSTANBULLUNUN HİZMETİNE SUNDUK. YAKINDIR, TÜRKİYE’NİN HİZMETİNE SUNACAĞIZ. HİÇ KİMSENİN ŞÜPHESİ OLMASIN” “Bugün dağıttığımız fide kutularının üstünde ne yazıyor? ‘Parayla satılmaz’ İstanbullunun, İstanbul’da yaşayanın verdiği vergiyi İstanbullunun hizmetine sunduk. Yakındır, Türkiye’nin hizmetine sunacağız. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. İstanbul modelinden, halkçı belediyecilik anlayışımızdan, Cumhuriyetin geçmişinden gurur duyuyoruz. Cumhuriyetin çocukları ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden gidenler sadece İstanbul’a değil, Bakanlığa da örnek oldu ve şimdi tüm Türkiye’de Bakanlık tarıma destek oluyor. Tarım Bakanlığına buradan teşekkür etmek istiyorum. Açıklama yapmış Tarım Bakanımız; ‘İstanbul ayçiçeğinde 5. sıraya yükseldi üretimde’ Tabii ki yükselicek, biz varız! İstanbul Büyükşehir Belediyesi var! Üreticinin de çiftçinin de yanında olanlar var! Bakanımızın, çiftçiliğin, tarımın İstanbul’da bu kadar yükselmesini benimsemesi ve kabullenmesinden dolayı teşekkür ediyorum. Ve tekrar ifade ediyorum Sayın Bakanım: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tarım Hayvancılık Daire Başkanlığının tüm kadroları ve bilgileri emrinizdedir, devletin emrindedir. Şimdi, hatırlayın pandemi dönemini. Kimse sokağa çıkamıyor; Ekrem İmamoğlu talimat vermiş: ‘Gidin çiftçinin, köylünün yanında olun. Esnafın yanında olun, minibüsçünün yanında olun, taksicinin yanında olun, sanayicinin yanında olun’ Ekrem İmamoğlu o gün sizin yanınızda oldu mu? Oldu. Çiftçinin, emekçinin yanında oldu mu? Oldu. Onlar ne yaptılar? İstanbul Büyükşehir Belediyesini kalplerine bastılar ve mühürlediler. O günden bu yana her yıl desteğimizi katlayarak büyütüyoruz. Şimdi toprağına sahip çıkan genç kardeşlerimize, üreten kadınlarımıza buradan söz veriyoruz: Sizi bu topraklarda asla İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, Cumhuriyetin çocukları olarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan gidenler olarak yalnız bırakmayacağız. Gücümüz yettikçe, sağlığımız elverdikçe emrinizdeyiz; çiftçinin, köylünün, üreticinin yanındayız.” “BUGÜNE KADAR TOPRAĞIMIZA SUNDUĞUMUZ DESTEĞİN TOPLAM BÜYÜKLÜĞÜ 1 MİLYAR LİRAYA YAKLAŞTI” “Bakınız, 2020 yılında sadece İstanbul’da kayıtlı görünen, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin de tespit edebildiği çiftçi sayısı 693! Bugün destek verdiğimiz çiftçi sayımız 10.818’e ulaştı. Bugüne kadar toprağımıza sunduğumuz desteğin toplam büyüklüğü 1 milyar liraya yaklaştı. Bu yıl da İstanbul’da çiftçiyi, köylüyü, emekçiyi desteklemek için tam 300 milyon lira civarında ödenek ayırdık. Biraz önce emekçi kardeşim üniversiteden de mezun olmuş ve toprakla uğraşıyor söyledi: Biz sadece bedelsiz, parayla satılmaz fide desteği sağlamıyoruz; kadrolarımız geliyor, size insan desteği ve teknik destek sağlıyor. 2020 yılından bugüne kadar yaklaşık 80 milyon adetin üzerinde fide desteğini çiftçilerimize sunduk. Biraz önce söyledim ya Sayın Bakana teşekkür ediyorum diye; tam 16.000 torbadan fazla yağlık ayçiçeği tohumu, tonlarca buğday, arpa, yulaf, fasulye ve nohut tohumu, binlerce ton gübre, sulama hortumu ve 1 milyon litrenin üstünde mazot desteğini sizlerle buluşturduk. Sadece sizlerle mi? Balıkçılara da balıkçıların ihtiyaçlarını sağladık. Şimdi fındıkçılara, buradan Daire Başkanımıza söylüyorum: İstanbul’da kim üretiyorsa ve kendini yalnız hissediyorsa onun yanında olun. Biz çünkü milletin parasını millete veriyoruz. Benim babamın parası değil; millet çalıştı, kazandı, vergi verdi, bize gelen paydan da biz geri millete hizmet ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. İstemekten utanmayın! Kendi paranızı istiyorsunuz. Kendi alın terinizle verdiğiniz, oluşturduğunuz vergiyi kendinize hizmet diye istiyorsunuz.” “KIŞLIK FİDE DESTEĞİMİZ 7 YILDA 45 MİLYON ADET CİVARINA ULAŞTI” “Sadece bugün burada dağıtacağımız kışlık fide desteğimiz 7 yılda 45 milyon adet civarına ulaştı. Bir de bunun yazlığı var, yani biraz önce söyledim ya 80 milyon adede ulaştık diye. İstanbul’un ekilen alanlarının 4'te 1'ini fidelerimizle, tohumlarımızla buluşturuyoruz. İstanbul’un bütün kaynaklarını kullanmaya hazırız. Yeter ki çiftçi eksin, İstanbul üretsin. Tüm bunları yaparken nasıl yapıyoruz biliyor musunuz? Bedelsiz, hibe desteği, geri dönüşümü hiç yok. Siz yeter ki ekin, yetiştirin ve götürün satın, evinize ekmek getirin. Tabii ki kopyalayanlar kopyalıyorlar; geliştirecekler kendilerini. Onlar da bir gün çiftçiye bedelsiz fide dağıtmayı, gübre dağıtmayı, mazot vermeyi öğrenecekler. Ama bizim o kadar sabrımız var mı? Yok. Bekleyin, geleceğiz. Tüm Türkiye’de, İstanbul Büyükşehir’de uyguladığımız yöntemi inşallah önümüzdeki yazdan önce sağlamaya çalışacağız.” “DESTEK BİZDEN, GAYRET SİZDEN, BEREKET DE CENAB-I ALLAH’TAN” “Şartlar ne kadar zor olursa olsun, koşullar ne kadar ağır olursa olsun, maliyetler ne kadar yükselirse yükselsin; sakın ola ki sakın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yol arkadaşları olarak ve Cumhuriyetin çocukları olarak hepinize ve hepimize söylüyorum: Asla ve asla umutsuzluk yok, umudunuzu kesmeyin! Hiçbir baskı, hiçbir engel üreten insanın azmini ve toprağın bereketini durduramaz. Ne fırtınalar gördünüz ne kar yağışları ne seller... Topraktan vazgeçtiniz mi? Koyduğunuz alın terini geri aldınız mı? Alamamış olabilirsiniz son yıllarda, hiç merak etmeyin! Göreceksiniz, bakacaksınız... Ne verdiyseniz bu toprağa alın teri olarak, emek olarak bu ülkeye; geleceğiz ve sizi huzur içinde ve mutlu yaşatmaya başlayacağız. Her şey çiftçi için yapılacak ve üretici için yapılacak. Şimdi sizlerden bu bereketli toprağın huzurunda toprağımıza ve tarlamıza sahip çıkmaya, ne olursa olsun umudumuzu diri tutmaya ve Atatürk’ün bıraktığı mirası olan Cumhuriyetin ışığına sahip çıkmaya davet ediyorum. Söz veriyor musunuz bu Cumhuriyete, bu ülkeye, çiftçiye sahip çıkacağınıza? Hiç merak etmeyin, biz de söz veriyoruz. Bu can bu bedende olduğu sürece Cumhuriyetin askeridir, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yol arkadaşıyız biz. Sizlerin bu azmi ve kararlılığı olduğu sürece aşamayacağımız hiçbir engel yok. Destek bizden, gayret sizden, bereket de Cenab-ı Allah’tan. Yeni üretim sezonumuz bereketli, ürününüz bol, kazancınız helal olsun. Sağ olun, var olun!” Konuşmaların ardından çiftçilere sahneye davet eden İBB Başkanvekili Nuri Aslan, üzerlerinde “Para ile Satılmaz” yazılı Kışlık Sebze Fidesi kolilerini üreticilere takdim etti. Ayaküstü çiftçilerin sorunlarını de dinleyen Aslan, problemlerin çözümü için çalışacaklarını kaydetti. Program, Nuri Aslan ve çiftçilerin çekildiği anı fotoğrafıyla son buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuru Meyve Sektörü 2 Milyar Dolar İhracat Hedefi İçin Ankara’dan Destek İstedi Haber

Kuru Meyve Sektörü 2 Milyar Dolar İhracat Hedefi İçin Ankara’dan Destek İstedi

Türk kuru meyve sektörü 2026-27 sezonuna 2 milyar dolar ihracat hedefiyle girdi. Kuru meyve sektörü ihracat hedefine ulaşmak için AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyüp Kadir İnan'ı ziyaret etti. Kuru meyve ihracatını domine eden çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde rekoltenin iyi olduğu bereketli bir sezona girdiklerinin altını çizen Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanımız Yusuf Gabay, kuru meyve sektöründe zincirin tüm halkalarını oluşturan üretici, kamu, ihracatçılar, üniversiteler, tüccarlar koordineli hareket ederek ihracatta 2 milyar dolar hedefine ulaşabileceklerine inandıklarını vurguladı. “2025/26 sezonunda rekolte kayıpları nedeniyle ihracatta düşüşler yaşadık” diyen Gabay; “2026/27 sezonunda rekolte kaynaklı bir sorunumuz olmayacağını ümit ediyoruz. Gıda güvenliği konusunda üreticilerimiz, tüccarlar, ihracatçılar, bakanlıklar ortak hareket ederek 2 milyar dolarlık dövizi ülkemize kazandırmak istiyoruz” şeklinde konuştu. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Sayın Eyüp Kadir İnan'a kuru meyve sektörüne gösterdiği yakın ilgi, çözüm odaklı yaklaşımı ve güçlü desteği için teşekkür etti. Ziyarete, Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yalçın Geyik, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyeleri Ahmet Bilge Göksan ve Eliya Alharal eşlik etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Manisa Büyükşehir’den Üreticiye Bilimsel Destek Haber

Manisa Büyükşehir’den Üreticiye Bilimsel Destek

Manisa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma hamleleriyle üreticilerin yanında yer almaya devam ediyor. Doğru tarım tekniklerini yaygınlaştırarak hem ürün kalitesini yükseltmeyi hem de toprak sağlığını korumayı hedefleyen Büyükşehir, Salihli Ziraat Odası ortaklığıyla bölgeye kazandırdığı Yaprak, Toprak ve Su Analiz Laboratuvarı’nda çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. 9 Mart 2026 tarihinde kapılarını açan tesiste bugüne kadar 177 toprak, 8 yaprak ve 210 su analizi olmak üzere toplam 395 analiz gerçekleştirildi. Uzman kadro tarafından incelenen numuneler doğrultusunda üreticilere bilimsel rehberlik sunuluyor. “Bilinçli Tarım İçin Analiz Şart” Laboratuvarın bölge çiftçisi için hayati bir rol üstlendiğini belirten Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, projenin merhum Ferdi Zeyrek döneminde başlayıp Besim Dutlulu ile tamamlandığını belirterek şunları söyledi: “Çiftçilik yapan, doğru, akıllı ve kaliteli üretim hedefleyen her üretici toprağını ve suyunu analiz ettirmek zorundadır. Tarlanın farklı noktalarından alınan numuneler uzman arkadaşlarımıza ulaştırılıyor ve yüzde yüz güvenilir sonuçlar elde ediyoruz. Bu analizler sayesinde toprağın ne kadar gübreye ihtiyacı olduğunu görüyor, sulama suyundaki bor gibi kritik unsurları kontrol edebiliyoruz. Sonuç olarak hem cebimizi hem toprağımızı koruyan harika bir tesise kavuştuk.” Kar Amacı Yok, Çevre İlçelerden de Talep Var Laboratuvarın ticari bir kaygı gütmediğini ve kamu yararına çalıştığını vurgulayan Yalvaç, test maliyetlerinin piyasaya göre çok daha hesaplı olduğunu ifade etti. Sadece Salihli’den değil, çevre ilçelerden ve diğer ziraat odalarından da numunelerin geldiğini belirten Yalvaç, “Gerekirse toprağı biz gidip tarladan alıyor, testini yapıp sonuçları birkaç gün içinde üreticimize ulaştırıyoruz. Yeter ki çiftçimiz toprağını ve suyunu analiz ettirsin” dedi. 600 bin dekarlık üretim alanına sahip Salihli’de 40-50 çeşit yazlık ve kışlık ürün yetiştiğini aktaran Yalvaç, kurumsal yapının devreye girmesiyle büyük-küçük tüm üreticilerin ilgisinin katlandığını sözlerine ekledi. Dönem Sulama Dönemi: Odak Su Analizlerinde Laboratuvarda görevli Ziraat Mühendisi Selma Yılmaz ise mevsimsel ihtiyaçlara göre taleplerin şekillendiğini belirtti. Yaz sezonu nedeniyle şu an en çok sulama suyu analizlerinin yapıldığını ifade eden Yılmaz, süreci şöyle özetledi: “Laboratuvarımızda toprak, yaprak ve sulama suyu analizleri yapıyoruz. Çiftçimizin talebine göre ek parametrelere de bakıyoruz. Şu an sulama sezonunda olduğumuz için su analizleri yoğunlukta. Ekim ayından itibaren ise toprak analizi taleplerinde ciddi bir artış bekliyoruz. Çıkan sonuçlara göre toprağın yapısını hesaplayıp doğrudan nokta atışı gübre tavsiyesinde bulunuyoruz. Amacımız çiftçimizi doğru bitki besleme yöntemlerine yönlendirmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.