Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretici Kadınlar

Kapsül Haber Ajansı - Üretici Kadınlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretici Kadınlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

'Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’  Haber

'Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’ 

Hamzabeyli Köyümüz Atölye ile başlayan gezide Mersin’in coğrafi işaretli ürünü kan portakalı ve mahallede kalkınma başlıkları konuşuldu. Tarsus Eshab-ı Kehf Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nde ise misafirler, Tarsus’un Sarı Ulak Zeytin’ini tatma şansı yakaladı ve üretim aşamasına şahit oldu. ‘Akdeniz’in Mirası, Toprağın Kimliği’ sloganıyla Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ev sahipliğinde düzenlenen ‘Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’ programı kapsamında Mersin’e gelen birbirinden değerli konuklar Hamzabeyli Evimiz Atölye ile Eshab-ı Kehf Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni ziyaret etti. Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde düzenlenen programda; konuklar büyükşehir tarafından hayata geçirilen Hamzabeyli Evimiz Atölye’de coğrafi işaretli ürünlerin kadınlar tarafından nasıl katma değerli ürün haline getirildiğini gördü. Ayrıca kooperatifleşmenin en iyi örneklerinden olan Tarsus Eshab-ı Kehf Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni de ziyaret eden konuklar, Tarsus’un coğrafi işaretli Sarı Ulak Zeytini’ni de görme ve tatma şansı yakaladı. Mersin’in değerlerine dikkat çekilen geziye, Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer ve Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu eşlik etti. Gezide; Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YÜciTA) Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, Akdeniz Üniversitesi Coğrafi İşaretler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zanbak, Türk Patent ve Marka Kurumu Sınai Mülkiyet Uzmanı Gonca Ilıcalı, Kamu ve STK İlişkileri Direktörü Derya Kılıç, Turuncu Eller Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Gürsel Appa, Hatay Defne Kadın Kooperatifi Başkanı Nesrin Deli, Antre Gourmet Berrin Bal Onur ve Çamlıyayla Dudu Ana Slow Food Üreticisi Muttalip Eker yer aldı. Hamzabeyli Köyümüz Atölye ile başlayan gezide Mersin’in coğrafi işaretli ürünü kan portakalı ve mahallede kalkınma başlıkları konuşuldu. Mahallelinin de yer aldığı toplantıda katılımcılar bilgilerini mahalleli ile paylaştı ve fikir alışverişi yapıldı. Ardından Tarsus Eshab-ı Kehf Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni ziyaret eden konuklar, Tarsus’un Sarı Ulak Zeytin’ini tatma şansı yakaladı ve üretim aşamasına şahit oldu. Şahutoğlu: “Geleceğin coğrafi işaretlerde olduğunu düşünen bir belediye olarak coğrafi işaretlere önem gösteriyoruz” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, ‘Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’ programını kentteki coğrafi işaretli ürünlerin hem tanıtılması hem korunması hem de yaygınlaştırmasını sağlamak amacıyla düzenlediklerinden söz ederek, “Biz, coğrafi işaretli ürünlerle bir geleceğin inşa edilebileceğini, geleceğin coğrafi işaretlerde olduğunu düşünen bir belediye olarak coğrafi işaretlere önem gösteriyoruz. Bu kapsamda da Mersin ilinde var olan 24 tane coğrafi işaretli ürüne ek olarak Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak çalışmalar yürütüyoruz. 5 ürünü de başvuru aşamasına getirdik. Şehrin genelinde, iklimin güzel olduğu, toprakların verimli olduğu bir coğrafyada çok daha güzel ürünlerin coğrafi işaretle işaretlenebileceğini ve bunların korunabileceğini biliyoruz. Bu anlamda da çalışmaları yürütüyoruz” dedi. Saha programı hakkında da detaylı bilgiler paylaşan Şahutoğlu, kentin coğrafi işaret potansiyeli açısından çok ciddi bir noktada olduğuna değinerek, “Desteklendiği ve çalışmalar hızlandırıldığı anda da birçok üründe coğrafi işaret alınabilecek pozisyondayız. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak 2024 yılında Gülnar Kişniş Üzümü’ne coğrafi işaret aldık. Yine Mersinden Kadın Kooperatifi’nin başvurusuyla Mersin Kan Portakalı’nın coğrafi işaretine destek veren kurumuz. Bugünlerde de yaptığımız çalışmayla Bozyazı Gölevezi, Kravga Eriği gibi ürünler olmak üzere toplam 5 üründe de coğrafi işaret çalışmalarını yürütüyoruz. Potansiyeli yüksek bir coğrafyadayız ve güçlü bir belediyeyiz. Bunun bilincinde olan bir belediyeyiz. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak da bu çalışmalara hız vererek, var olan bu potansiyeli açığa çıkartacağız” diye belirtti. Prof. Dr. Tekelioğlu: “Türkiye’de bugüne kadar coğrafi işaretlerde gerçekleştirilmiş üretici yoğunluklu ilk etkinlik oldu” YÜciTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, ‘Mersinli Üreticiler Coğrafi İşaretleri Konuşuyor’ programının çok etkileyici bir program olduğunun altını çizerek, işin başından itibaren Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer ile birlikte kentte yapacakları etkinlikte üreticilerin yoğunlukta olmasını istediklerini kaydetti. Prof. Dr. Tekelioğlu, “Salona ayağımı atar atmaz gördüğüm manzara beni çok etkilendi, gözlerim yaşardı. Çünkü biz yıllardır bu tür etkinlikleri yapıyoruz ama salonda çok az üretici oluyor. Mersin’de salon tamamen doluydu ve mevcutların yüzde 90’ı kadındı. Türkiye’de bugüne kadar coğrafi işaretlerde gerçekleştirilmiş üretici yoğunluklu ilk etkinlik oldu. Bu bakımdan kutluyorum. Gerçekten başarılı oldu ve katılımcılar hep üreticilerdi. Üreticilerden maceralarını, hikâyelerini ve sorunları dinledik, birlikte tartıştık. Gerçekten etkileyiciydi” dedi. Hamzabeyli Köyümüz Atölye Projesi’nden de çok etkilendiğini kaydeden Prof. Dr. Tekelioğlu, “Türkiye’nin bu tür projelere çok ihtiyacı var. Bu Anadolu’da kırsal kesimin kalkınması, kırsalda yaşayan kadınların üretim sürecine, ekonomiye entegre olmaları demek. Bunlar sevindirici işler. Çünkü kadınlara özellikle kırsalda çok önemli roller düşüyor. Çünkü toprağın bereketini, ürünün kalitesini, bölgenin lezzetlerini geleceğe taşıyan kadınlar oluyor. Onlar sayesinde bütün bu işler gerçekleşiyor. Ben bu hareketleri, eylemleri, faaliyetleri ve çalışmaları yerinde görmekten çok mutlu oldum” diye belirtti. Bu çalışmanın örnek olmasını temenni eden Prof. Dr. Tekelioğlu, belediyelere bu bakımdan çok büyük görevler düştüğünü dile getirdi. Kırsalın ayağa kalkması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Tekelioğlu, Türkiye’de geri dönüşe ihtiyaç olduğunu sözlerine ekleyerek, “Kırsal boşaldı, şimdi yavaş yavaş özellikle Covid olayından sonra kırsala dönüşler başladı. Bu dönüşler bir anlamda bu tür etkinlikleri de güçlendiriyor. Ben çok sevindim ve mutlu oldum” ifadelerine yer verdi ve Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Mersinden Kadın Kooperatifi’ni çalışmaları adına kutladı. Mersin’in coğrafi işaret potansiyelinin çok yüksek bir kent olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tekelioğlu, Mersin’in şu anda 24 tane coğrafi işaretli ürünü olduğuna değinerek, bu rakamın çok daha yüksek olması gerektiğini dikkat çekti. Prof. Dr. Tekelioğlu, “Bu bilinçlenme son derece önemli. Mersin Kan Portakalı konusunda Mersinden Kadın Kooperatifi çok ilgilendi, biz de YÜciTA olarak çok destekledik. Ürüne tescilli alındı, coğrafi işaretle buluşturuldu. Bu gelişmeler çok olumlu ve şimdi üretim arttı. Mersinden Kadın Kooperatifi’nin çabalarıyla Mersin Kan Portakalı Hamzebeyli’de hayat buldu. Bu köy Mersin Kan Portakalı’nı üretiyor. Bu atölyede portakal işleniyor. Katma değer yaratılıyor” dedi. Coğrafi işaretlerin ülkenin geleceğinde çok önemli rolü olduğunu sözlerine ekleyerek, bunların katma değer, istihdam ve gelir yaratan ürünler olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tekelioğlu, coğrafi işaretli ürünlerin çoğaltılması gerektiğini kaydetti ve “Mersinden Kadın Kooperatifi’nin bu bakımdan yaptığı işler çok anlamlı. Diğer ürünlerde de bunu yapmak lazım. En önemlisi Mersin’in coğrafi işaret potansiyelinin bir an önce gün yüzüne çıkartılması için il düzeyinde ayrıntılı coğrafi işaretler envanterinin yapılması gerekli. Bu envanter yapıldıktan sonra coğrafi işaretlerle buluşturulması ve tescil başvurularının yapılması gerekiyor. Umarım ileride tescillenmiş coğrafi işaret sayısı 80’lere, 100’lere ve daha fazlasına ulaşır. O zaman kısal kesimde çok yüksek bir refah artışı olacak. İnsanlar daha müreffeh koşullarda yaşayacaklar. İstihdam artacak. Her şey Mersin için” dedi ve Mersin’de olmaktan duyduğu memnuniyeti aktardı. Zanbak: “Beklentimizin üstünde bir etkinlikti” Akdeniz Üniversitesi Coğrafi İşaretler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zanbak, programın dolu dolu geçtiğini ve programın düzenlenme aşamasında yoğun bir çalışma gerçekleştirildiğini aktardı. “Programın konsepti her bir oturumda çok iyi irdelendi. Bir sonraki aşamada üreticilere mikrofon uzatıldı bu açıdan daha önceki katıldığım programlardan bu programı ayıran temel özellik buydu. Beni etkileyen bir diğer konu da özellikle üretici kadınların, kooperatiflerin ve birliklerin baştan sona program da yer alması oldu” dedi. Mersin’in coğrafi işaret profilini değerlendirerek konuşmasını sürdüren Zanbak, Mersin’in gerek iklimi gerekse tarım alanındaki verimliliği açısından tescillenebilecek daha fazla ürünü olduğuna dikkat çekti. İlerleyen süreçlerde yapmış oldukları görüşmelere bağlı olarak, Mersin’de kamu kesimine ve üreticilere coğrafi işaret envanterleri ile ilgili bir eğitim vereceklerini de sözlerine ekleyen Zanbak, hem Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne hem de Mersinden Kadın Kooperatifine teşekkür ederek, “Güzel bir etkinliğin olacağını tahmin ederek geldik fakat beklentimizin üstündeydi. Ben çok etkilendim” sözlerine yer verdi. Appa: “Mersin Büyükşehir ile gurur duydum ve kıskandım” Kente yaptığı 2 günlük ziyaretinde katıldığı toplantılarda Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik adına A’dan Z’ye bir ‘sosyal belediyecilik’ kavramını yüzde 100 yerine getirdiğini gözlemlediğinden söz eden Turuncu Eller Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Gürsel Appa, “Ben bununla gurur duydum ve biraz da kıskandım. Ben de bir coğrafi işaretli ürünün işlendiği kooperatif başkanıyım. Bu bir ayrıcalık. Bunun kıymetini bilmemiz gerekiyor. Kendi bölgemizin özelliklerini taşıyan, kendine has lezzetiyle bu ürünleri sadece biz tüketmemeliyiz. Bunu ürüne erişimi olmayan kesimlere de ulaştırmak için katma değerli ürünler haline getirerek, yılın 12 ayına yayarak, tüm insanlara ulaştırmamız gerektiğini düşünüyorum. Ben kendi kooperatifim adına bu çabayı yıllardır veriyorum” dedi. Mersin’de kadın üreticilere de büyük önem verildiğine dikkat çeken Appa, “Burada gördüğüm kadarıyla üretici kadınlar da belediyenin o sonsuz katkılarıyla bu çaba yoluna girmişler. Mutlaka başaracaklar. Çünkü Mersin Büyükşehir Belediyesi ile halkın arasındaki diyaloğa imrendim. O samimiyete hayran kaldım. 2 gündür haz aldığım en güzel toplantı diyebilirim. Burada olmaktan çok mutluyum. Burada gördüklerim, öğrendiğim bilgileri kendi bölgeme de götürmeyi planlıyorum. Mersin Büyükşehir Belediyesi yetkililerine, Başkanımız Sayın Vahap Seçer’e, eşi Meral Hanım’a ve Yavuz Hoca’ya çok teşekkür ediyorum. Mersin’den İzmir’e çok dolu bilgilerle gidiyorum” diye belirtti. Appa son olarak, “Kadının olduğu yer cennet oluyor. Çünkü ‘Ana’ derler, toprağa da; ‘Toprak Ana’ derler. Bir ana hep üretiyor. Her kadının aile, bölge ve ülke ekonomisine katkısı asla inkar edilemez. Nüfusumuzun yarısı kadın olduğu düşünülünce bu istihdamı ülke ekonomisine kazandırmak gerekiyor. İşte bu yol da buralardan geçiyor” ifadelerini kullandı. Onur: “ Burada etkileşimin içinde olmak gurur verici” Programda çok değerli katılımcıların olduğunu ve seyirci kısmında üreticileri görmenin çok değerli olduğunu söyleyen Antre Gourmet Berrin Bal Onur, “Bu tür etkinliklerde amaç bir değer zincirinin bir araya getirilmesiydi ve burada amacı çok net bir şekilde gördük. Hem sunumlarda hem sahada kooperatiflerin gücünü, kooperatiflerin kurumsal yapılaşma süreçlerinin ne kadar istekle ve aslında bir amaca dönük gerçekleştiğini izledik. Geldiğimden beri çok etkilenerek dolaşıyorum. Belediyenin çok değerli katkıları var. Çok bilinçli ve süreci, zemini iyi oturtulmuş, üzerine de sağlam tuğlalar ekleniyor ve bunların planlı bir şekilde yapılması halinde Mersin'i bir kooperatif merkezi olarak görürüz. Mersin’i kadın gücünün çok etkin olduğu ama kooperatifçiliğin çok gelişeceği bir nokta olarak görmekten çok büyük memnuniyet duydum. Programda üreticiler de çok mutluydular. O etkileşimin içinde olmak da ayrıca gurur vericiydi” ifadelerini kullandı. Mersin’in gastronomi alanında çok iyi bir noktaya geldiğini ve zemininin sağlam olduğunu belirten Onur, kentteki tüm kamu kurum ve kuruluşlarının bir uyum içerisinde çalışması halinde ülkenin çok daha ileri gideceğini ifade etti. Onur, “Etkinlik, hakikaten çok ilham verdi bana, çok etkilendim ve mutlu oldum. Bu davet için çok teşekkür ediyorum. Kentin bütün kaynakları kendini programa entegre etmese biz bu hisleri hissedemeyiz. Hep söylediğimiz bir şey var, kaynaklarımız çok zengin, ülkemizin varlıkları çok zengin. Bir tarım toplumuyuz ama kaybettiğimiz bir kültürel doku var. Muhakkak ortak bir amaca hizmet etmemiz lazım. Mersin’de bunun gelişmiş olduğunu görmek, iyiye gittiğini görmek çok mutluluk verici” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası ve FAO Ortaklığıyla Çiftçi Kadınlara Destek Haber

İş Bankası ve FAO Ortaklığıyla Çiftçi Kadınlara Destek

Tarım ve gıda sektöründeki üretici kadınlar hem kırsal kalkınmada ve ülkemizin gelişiminde hem de gıda güvenliğinin sağlanmasında etkin rol oynuyor. İş Bankası ve FAO, BM tarafından “Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı” ilan edilen 2026’da toprağı emekle yoğuran, üretime yön veren çiftçi kadınları desteklemek amacıyla bir iş birliği başlattı. İş birliğinin tanıtımı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasında İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, çiftçi kadınlar, kooperatif ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi. İş birliği ile “Güçlü Kadınlar, Dönüşen Tarım-Gıda Sistemleri” başlığıyla ülkemizin dört bir yanında “Yeni Nesil Çiftçi Kadın Buluşmaları” düzenlenerek, üretici kadınlara eğitim ve dijital satış desteği sunulacak. Bursa ile başlayan buluşmalar ülkemizin diğer bölgelerinde de devam edecek. Kadınların güçlenmesi, yalnızca bir eşitlik meselesi değil; aynı zamanda kalkınmanın da anahtarı… İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz konuya ilişkin değerlendirmesinde, BM tarafından 2025’in “Kooperatifler Yılı”, 2026’nın ise “Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı” ilan edilmesinin kadınların tarımdaki rolünün artık görünür kılınması, güçlendirilmesi ve sürdürülebilir biçimde desteklenmesi ihtiyacını açık bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti. Ülkemizde tarım sektöründe emek veren yaklaşık 5 milyon kişinin 2 milyonunu kadınların oluşturmasına rağmen, çiftçi kayıt sisteminde kadınların oranının yalnızca yüzde 15 seviyesinde bulunduğunu belirten Sezgin Yılmaz, “Kadınların üretimdeki bu güçlü varlığının finansmana, pazara ve bilgiye erişimle desteklenmesi; hem kırsal kalkınmanın güçlenmesi hem de sürdürülebilir tarımsal üretimin gelişmesi açısından büyük önem taşıyor” dedi. Bu anlayışla stratejik öncelik verdikleri sektörlerden olan tarımda ihtisas şubeleri, çiftçi buluşmaları, finansal, zirai ve ekolojik okur-yazarlık eğitimleri; Pazarama ve İmeceMobil gibi iştiraklerle sunulan pazarlama ve teknolojik destekler ile üreticilerin yanında yer aldıklarını söyleyen Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar yürüttüğümüz Yeni Nesil Çiftçi Kadın Buluşmaları’nı FAO’nun ülkemizde yürüttüğü Kooperatif Destek Programı ile iş birliği yaparak yeni bir konseptle hayata geçiriyoruz. Böylece kadın liderliğindeki kooperatiflerin dijital pazarlara erişimini güçlendirmeyi, teknik ve yönetim kapasitelerini artırmayı ve başarı hikâyelerini daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefleyen yeni bir sürece adım atıyoruz. Kadınların öncülük ettiği kooperatifler büyüdükçe, sadece üretim değil; köyler, yerel ekonomiler ve toplumsal dayanışma da güçleniyor. Gençler yeniden tarıma yöneliyor, yerel markalar doğuyor, kırsal yaşam yeniden ayağa kalkıyor. Kadınların toprağa kattığı değerin, ülkemizin geleceğine yapılan yatırım olduğuna inanıyoruz. Bu yolculukta kadınların yanında yürümekten, onların hikâyelerine ortak olmaktan ve bu dönüşümün bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Kadınların güçlenmesi, yalnızca bir eşitlik meselesi değil; aynı zamanda kalkınmanın da anahtarı.” Kadınlar sadece üretim yapan değil, markasını yöneten, dijital pazarda aktif girişimciler… FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık ise, bu iş birliğiyle kadınların üretip, işleyip, paketleyip, satıp yönettiği ama en az kazanan ve en geç görünür olduğu dengeyi değiştirmeyi amaçladıklarını belirterek, “Tarım-gıda sistemini dönüştürmek istiyorsak kadınları merkeze koymak zorundayız. İş Bankası ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’na giden süreçte somut bir adım. Birçok ülkede tarım, kadınlar için erkeklere kıyasla daha kritik bir geçim kaynağı. Üstelik aynı büyüklükteki arazileri yönettiklerinde dahi çiftçi kadınlarda verimlilik farkı ortalama yüzde 24 oluyor. Aşırı sıcak geçen her gün, çiftçi kadınların ürettiği mahsullerin toplam değerini erkeklere kıyasla yüzde 3 oranında daha fazla düşürüyor. İstihdam, eğitim ve gelirdeki cinsiyet farklarının azaltılması ise gıda güvensizliği farkının yüzde 52’sini ortadan kaldırabilir. Bu rakamlar bize kadınların üretim kapasitesinin, pazara erişiminin ve gelir imkanlarının güçlendirilmesinin yalnızca sosyal bir gereklilik değil, ekonomik ve yapısal bir zorunluluk olduğunu gösteriyor” diye konuştu. Bu süreçte kadın kooperatiflerinin önemine işaret eden Selışık, “Kadın kooperatifleri yalnızca üretim yapmıyor. Yerel ekonomiyi ayakta tutuyor, geleneksel bilgiyi koruyor, ailelerin geçimini sağlıyor ve aslında kırsalın sosyal dokusunu güçlendiriyor” dedi. Kadınların pazar erişimi ve toplu pazarlık kapasitesini güçlendiren çözümlerin, kırsaldaki kadınların ekonomik haklarından daha adil şekilde faydalanmasına katkıda bulunacağını söyleyen Selışık, sözlerini şöyle sürdürdü: “FAO’nun desteklediği kooperatif programı tam da bu amaca hizmet ediyor. FAO olarak bizler kadınların teknik kapasitesini güçlendiriyoruz. İş Bankası da kadın kooperatiflerine güçlü bir dijital satış ağı ve görünürlük penceresi açıyor. Kadın üreticiler artık sadece üretim yapan değil, markasını yöneten, hikayesini anlatan, dijital pazarda aktif rol alan girişimciler haline geliyor.” Eğitimden dijital pazara her aşamada üretici kadınların yanında Program ile kooperatifler yalnızca üretim aşamasında değil; ürün geliştirmeden satışa uzanan tüm süreçlerde desteklenecek. Kadın kooperatiflerine; gıda güvenliği, mevzuata uyum ve izlenebilirlik, markalaşma ve ürün tasarımı, ambalaj ve lojistik yönetimi, dijital, zirai ve finansal okuryazarlık, sosyal medya yönetimi konularında eğitimler verilecek. Eğitim sürecini tamamlayan kooperatifler, ilk etapta FAO’nun Kooperatif Destek Programı için geliştirilen Hepyerinden Dijital Platformu’na entegre edilecek. Platforma dahil edilen kooperatiflerin ürünleri, İş Bankası’nın iştiraki olan e-ticaret platformu Pazarama aracılığıyla ülke çapında satışa sunulacak; üreticilerin kalite ve gıda güvenliği standartları güçlendirilecek ve Pazarama’nın kampanya ve görünürlük desteği sayesinde ürünler daha geniş tüketici kitlelerine ulaşabilecek. Süreçte “Çiftçi Kadın Hikâyeleri” başlığı altında kısa video ve dijital içerikler hazırlanacak. Eğitim sürecine katılan ve dijital pazara entegre edilen kooperatiflerin dönüşüm hikâyelerinin yer verileceği bu içerikler, kadın üreticilerin marka bilinirliğinin artmasına katkı sağlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Büyükşehir’den 6 Farklı Kalemde 85 Milyon TL'lik Tarımsal Destek Haber

Mersin Büyükşehir’den 6 Farklı Kalemde 85 Milyon TL'lik Tarımsal Destek

Çalışan üreticilerin her zaman yanlarında olacaklarını ifade eden Başkan Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak kırsal kalkınmanın sağlanabilmesi adına birçok projeye imza attıklarını belirtti. Seçer, özellikle küçük çaplı üreticilerin ve kadınların desteklenmesi konusunda hassas olduklarına dikkat çekerek, destek sağlarken kadınlara pozitif ayrımcılık yaptıklarını aktardı. Ülkenin zor bir süreçten geçtiğini dile getiren Seçer, tutuklu belediye başkanları konusuna tepki verirken; “Umut ediyorum arkadaşlarım da en kısa sürede cezaevinden çıkarlar ve görevlerinin başına gelirler” diye belirtti. Kimsenin suçluluğu ispatlanmadan cezaevinde tutsak edilmesinin doğru olmadığını söyleyen Seçer, iddianamelere ilişkin; “Bizim istediğimiz; tarafsız ve bağımsız mahkemelerde adil yargılama yapılması” dedi. “CHP’li belediye başkanlarının şu anda görev yapması tüm tarihlerin en zor dönemi” diyen Seçer, tutuklu başkanlara destek vererek “Onlar halkın gönlüne girmiş isimler. Bırakın, halkımıza hizmet edelim” çağrısında bulundu. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘Destek Büyükşehir’den Üretim Çiftçiden’ sloganı ile düzenlenen, ‘Küçükbaş Hayvan, Yem, Nergis Soğanı, Mısır Flake, Sıvı Gübre ve Güneş Paneli Dağıtım Töreni’ne katıldı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından; Akdeniz, Toroslar, Yenişehir, Mezitli, Tarsus ve Çamlıyayla ilçeleri kapsamında Eski Mezitli Mahalle Muhtarlığı önünde düzenlenen törende üretimin kalbini attıran 1427 üretici ve yetiştirici, Büyükşehir’in sağlamış olduğu tarımsal desteklerden faydalandı. Başkan Seçer: “Çalışan, üreten, alın terinin değerini bilen insandan zarar gelmez” Üreten, alın terinin değerini bilen ve çalışan insanlardan topluma zarar gelmeyeceğini belirterek konuşmasına başlayan Başkan Seçer, “Üretime destek, alın teri dökmek, helalinden kazanmak, çoluğunun çocuğunun nafakasını götürmek; bundan daha hayırlısı var mı? Çalışan, üreten, alın terinin değerini bilen insandan zarar gelmez. Kötülük düşünecek vakti olmaz. İşinde, gücünde, ekmeğinde, rızkında olur. Bu nedenle çalışanı önemsiyoruz” dedi. “Lafla, sözle, hamasetle milliyetçilik olmaz” Düzenlenen tören hakkında katılımcılara bilgi vererek konuşmasını sürdüren Seçer, ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesinin 6. yılına girdiğini belirterek, proje sayesinde şimdiye kadar 9 bin küçükbaş hayvanın yetiştiricilere verildiğini söyledi. Kendisinin de hem eğitimini alarak hem de ailesinden öğrendikleri ile tarımı ve hayvancılığı bildiğini aktaran Seçer, “Projeden faydalanan her bir üretici 25 küçükbaş hayvan alacak, yemini de veriyoruz, aşısını da Veteriner Hekimler Odası ücretsiz yapıyor. Veteriner hekimler bizden bedel almıyor. Bu damızlık hayvanların bulunması, bir araya getirilmesi ve belli bir süre bakımını ise Damızlık Koyun, Keçi Üreticileri Birliği yapıyor. Bu projede onların da emeği var ve karşılığında bir kazançları yok. Birlik, beraberlik dediğimiz budur. Ülkede bunu yaratmak için öncelikle yönettiğiniz toplumlarda hüsniyet sahibi insanları yönetici yapacaksınız. Toplumu sevecek. Lafla, sözle, hamasetle milliyetçilik olmaz. Hepimiz bu ülkeyi seviyoruz, Atatürk’ün yolundan gidiyoruz” diye konuştu. “Yeter ki onlar üretsin, yeter ki tarıma, ekonomiye destek versinler” Üreticiler için her alanda destek sağladıklarını dile getiren Seçer, Büyükşehir olarak alet ekipmandan makine desteğine, arıcılıktan balıkçılığa kadar her alanda çiftçinin yanında olduklarını kaydetti. Seçer, “Bizim destek kalemimiz çok; alet, ekipman, makine… Balıkçıya, arıcıya, hayvancıya, çiçek üreticisine, domates üreticisine… Her kaleme desteğimiz var. Yeter ki onlar üretsin, yeter ki tarıma, ekonomiye destek versinler” sözlerine yer verdi. “Paranın, kaynağın çarçur edilmemesi işte böyle sağlanır” Dağıtımı yapılan desteklerin toplam maliyetinin 85 milyon 687 bin TL olduğunu ancak Mersin Büyükşehir’in kasasından 47 milyon 587 bin TL çıktığına dikkat çeken Seçer, aradaki 37 milyon 500 bin TL’nin ise önceki yıllarda dağıtımı yapılan küçükbaş hayvanların yavrularının toplanması ile sağlandığını söyledi. 6. yılına giren projede şimdiye kadar 300 üreticiye toplam 7 bin 500 tane küçükbaş hayvan dağıtımı yapıldığının bilgisini paylaşan Seçer, “Bu yılla birlikte üretici sayımız 360 olacak ve bugün dağıtacağımız 1500 hayvanla birlikte 9 bin küçükbaş hayvan dağıtmış olacağız. Bu 1500 hayvan artık önceki yıllarda dağıtım yaptığımız üreticilerimizden geliyor ve biz onu yeni üreticilere veriyoruz. Yeni üretim çiftlikleri kuruyoruz. ‘Sonuç alıcı proje’ dediğin budur. Paranın, kaynağın çarçur edilmemesi işte böyle sağlanır, ülkeler böyle büyüyor” ifadelerini kullandı. “Küçükbaş hayvan desteği verdiğimiz 360 üreticiden 198’i kadın” Destek verilenlerin 198’inin kadın olduğunun altını çizen Seçer, kadınların hem üretimde yer aldıklarını hem de hayatın birçok alanında farklı görevler üstlendiklerine dikkat çekerek, “Kadın taşı tutuyor, suyunu çıkarıyor. ‘Ben çalışmak istiyorum. Evde oturmak istemiyorum. Çalışacağım, hayvancılık yapacağım, nergis soğanı alacağım, fidan dikeceğim, üretim yapacağım, üzüm yetiştireceğim, bir şey yapacağım’ diyor. Kadın istiyor, devletin görevi ise bunu görmek, ona yardımcı olmak” diyerek, Büyükşehir olarak üreticilerin talep ettikleri her noktada yanlarında olmak için öncü görevi gördüklerini söyledi. Konar-göçer Yörükler için verdikleri ‘Güneş Paneli Desteği’nden de bahseden Seçer, yüzde 50 hibeli verdikleri desteğin yılsonuna kadar 400 adet olacağını söyledi. Seçer, üretici için her alanda yapılan tarımsal destekleri bir bir saydı Zirai dondan zarar gören üreticileri de unutmadıklarını ve onlar için de ‘Sıvı Gübre Desteği’ verdiklerini söyleyen Seçer, zarar gören 6 bin 500 üreticiye 390 bin litre sıvı gübre dağıtılacağını belirtti. Destek verdikleri üreticileri Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile yaptıkları tespitlerle belirlediklerini söyleyen Seçer, “20-25 kamyon sıvı gübre dağıtıyoruz. Onlar da neyden zarar görmüşlerse ona kullanacaklar. Bu desteğin bedelinin tamamını biz ödüyoruz” dedi. Büyükbaş hayvan üreticilerine sağladıkları ‘Yem Desteği’ne değinen Seçer, Mersin genelinde, Mersin Süt Üretici Birliği, Mersin Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ve MENKO Birlik üyelerine yüzde 50 hibe ile yem verdiklerini söyledi. Mezitli ve Yenişehir ilçelerinde üretim yapan 33 üreticiye toplamda 25 bin 600 kilogram yem vereceklerini söyleyen Seçer, Mersin genelinde 3 milyon 864 bin 400 kilogram destek verileceğini açıkladı. ‘Nergis Soğanı Desteği’nden en çok faydalanan ilçenin Mezitli olduğunu söyleyen Seçer, Mersin geneli toplamda 90 bin adet dağıtılacak olan nergis soğanının 45 bin adetinin Mezitli’deki 30 üreticiye verileceğini duyurdu. “Çocuklara bilinçli tarım eğitim vereceğiz” Tarımın toplumun her kesimince bilinçli olarak yapılması için de çalışmalar yürüttüklerini aktara Seçer, Halkkent’te kurulacak olan ‘Tarımsal İnovasyon Merkezi’ hakkında katılımcılara bilgi verdi. Tarımsal İnovasyon merkezi’nin sadece çiftçilere yönelik değil, toplumun tüm kesimlerine açık olacağını aktaran Seçer, “Bu merkezde bir üretim binamız olacak; çocuklar için tarım alanları, açık üretim alanı, hidroponik tarım alanı ve yine çocukların, öğrencilerin ya da çiftçilerin tarım eğitimi alacağı merkezler olacak. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığımızın binasını da oraya yapacağız. Tarımı orada üreteceğiz, çocuklara bilinç vereceğiz” dedi. Sulama kooperatifi başkanlarına seslenen Seçer, ‘Güneş Enerji Santrali Desteği’ne başladıklarını ve bu desteğin yüzde 50 hibeli yapıldığını söyledi. Seçer, “GES projesi yapın ya da proje birimimiz yapsın, güneş enerji santrali kurun, yüzde 50’si bizden. 10 milyon harcayan 5’i bizden, 20 milyon harcayın 10’u bizden. Yeter ki projeyi onaylatın. Şu ana kadar 4 kooperatif alma hakkı kazandı, onlar sistemlerini kuruyor. Bu önemli bir proje. Hem siz kazanın hem de Türkiye ve üretim kazansın. Biz de sizlere destek vermenin onurunu yaşayalım” dedi. Ayrıca balıkçılar için söz verdikleri Modern Balık Ve Su Ürünleri Hali’ni 2026 programına aldıklarını söyleyen Seçer, projenin Karaduvar’da hayata geçeceğini kaydetti. “Kadınlar çalışmak istiyor. Biz de desteklerimizi artırarak devam edeceğiz” Mersin Büyükşehir olarak üretici kadınları çok önemsediklerinin altını çizen Seçer, ilk olarak Çaltıbozkır’da hayata geçirdikleri ‘Köyümüz Atölye Projesi’ni hatırlatarak, orada üreticilerin lavanta üretimi yaptıklarından ve verdikleri distilasyon makinesi desteği sayesinde de aromatik yağlar, sabunlar ve esanslar üretip, bunları ekonomik değere dönüştürdüklerinden söz etti. Toroslar İlçesi Hamzabeyli Mahallesi’nde de ‘Köyümüz Atölye Projesi’ kapsamında eski bir okulu restore ettiklerinden bahseden Seçer, orada da kan portakalı ile alakalı türev ürünler yapılacağını dile getirdi. Seçer, Mersin Büyükşehir olarak hedef kitlelerinin küçük aile işletmeleri ve üretici kadınlar olduğunu ifade ederek, “Özellikle ilçe ve büyükşehir belediyeleri olarak bu yönde çalışmaları önemsiyoruz, bunu da artırarak devam edeceğiz. Çalışmalarımızın toplumda bir karşılığının ve yararının olduğunu, ekonomiye ve istihdama katkı sunduğumuzu gördük. Kadınlar çalışmak istiyor” sözlerini kullandı. Seçer, Mezitli’nin her geçen gün gelişen bir ilçe olduğundan bahsederek, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer ile de uyum içerisinde çalıştıklarını kaydetti. Mezitli’nin çok daha güzel hizmetleri almaya devam edeceğini dile getiren Seçer, Mezitli’nin modern bir şehir haline geldiğinden söz etti. Kuyuluk Katlı Kavşağı hakkında bilgiler veren Seçer, “Şu anda Hal Katlı Kavşağı’na başladık. O bölgede trafik çok tıkanıyor, hem bu aksı hem de Güney-Kuzey aksını engelliyor. Kuyuluk Katlı Kavşağı 2026 programımızda. Gelecek yıl bu zamanlar okullar açıldığı zaman orası da açılmış olacak” diye konuştu. Seçer’den tepki; “Bırakın halkımıza hizmet edelim” Ülkenin zorlu bir süreçten geçtiğini ve Cumhuriyet Halk Partili (CHP) belediye başkanlarının görevlerini yürütmesinin her zamankinden daha güç hale geldiğini belirten Seçer, “3 büyükşehir belediye başkanımız; Batı komşumuz Muhittin Böcek, Doğu komşumuz Zeydan Karalar ve diğer tarafta İstanbul’da Ekrem İmamoğlu tutuklandı. Bunlar halkın gönlüne girmiş, milyonlarca oy almış belediye başkanları. Umut ediyorum arkadaşlarım en kısa sürede cezaevinden çıkarlar ve görevlerinin başına gelirler” ifadelerine yer verdi. Kimsenin suç işleme özgürlüğünün olmadığı gibi yine kimsenin de suçluluğu ispatlanmadan cezaevinde tutsak edilmesinin doğru olmadığını dile getiren Seçer, “Hiçbir devlette ve hiçbir demokratik toplumda böyle bir şey yok. ‘Yolsuzluk yaptı, şunu yaptı, bunu yaptı’ diyorsunuz. Mahkeme devam ediyor. Soruyorum; kendine güvenen bir belediye başkanı yurtdışına mı kaçar? Ama bırakın halkımıza hizmet edelim” sözlerini kullandı. Seçer, iddianamelere ilişkin konuşurken; “Adı üstünde iddianame, yani iddia ediyor. Orada da hukuk şöyle diyor; ‘Savcı iddia edecek, sanığın müvekkili avukat da savunacak, hakim de karar verecek.’ Bizim istediğimiz; tarafsız ve bağımsız mahkemelerde adil yargılama yapılması” dedi. “Vatandaşın sevgisi ve saygısı çalışma isteğimizi artırıyor” Mersin’de hiç kimsenin endişe etmemesi gerektiğini ve hizmetlerin devam edeceğini ifade eden Seçer, “Bu işler bizim moralimizi bozamaz. Vatandaşın sevgisi ve saygısı bizi duygulandırıyor, çalışma isteğimizi artırıyor. Her birinizi annemiz, abimiz, kardeşimiz gibi seviyoruz. Çünkü kalp kalbe karşıdır, aynı karşılığı sizden alıyoruz. Hiçbir şeyden çekinmiyoruz. Çalışmaya devam edeceğiz. En güzel hizmetleri size sunacağız” diye konuştu. Seçer sözlerine son verirken, tarımsal desteklerden faydalanan üreticilere desteklerin hayırlı olmasını ve ürünlerinin bereketli olmasını dileyerek, “Verdiğimiz destekler hem Mersinimize hem ülkemize ekonomik ve istihdam alanında katkı olsun. Her şey ülkemiz ve çocuklarımızın geleceği için olsun” sözlerini kullandı. Programda ayrıca tarımsal desteklerden faydalanan üreticiler, CHP Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Mersin Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Akdoğan, Mersin Süt Üreticileri Birliği Başkanı Kuzey Acarbaş, Mersin Veteriner Hekimler Odası Başkanı Bektaş Şenay ve Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz’da birer konuşma gerçekleştirdi. Program, temsili dağıtım töreni ve toplu fotoğraf ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üretici Kadınlar Büyükşehir’le Güçleniyor Haber

Üretici Kadınlar Büyükşehir’le Güçleniyor

Köyden kente göçün önüne geçebilmek, çiftçinin refah seviyesini yükseltmek ve verimli toprakların boş kalmasını önlemek için birçok projeyi hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, kadınların üretim hayatında daha aktif rol alması için de çalışmalarına devam ediyor. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında üreticilere yönelik düzenlenen bilinçlendirme ve farkındalık programına, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, Köy-Koop Yönetim Kurulu Başkanı Osman Özkan, Büyükşehir yöneticileri, tarımsal kadın kooperatifleri üyeleri ve kadın üreticiler katıldı. Kadınlara yönelik destekler anlatıldı Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nca Gökdere Muhtar Evi BUTATEM’de gerçekleştirilen programda, Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü tarafından üretici kadınlara, Büyükşehir Belediyesi’nin tarım destekleri ve desteklere başvuru yöntemleri hakkında bilgiler verildi. Ayrıca Halk Sağlığı ve Sağlıklı Yaşam Şube Müdürlüğü, İş ve Meslek Edindirme Şube Müdürlüğü ve Aile Kadın ve Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü personeli, kadınlara yönelik belediye hizmetlerini tanıtarak çalışmalar hakkında bilgi verdi. “Dünya Kadın Çiftçiler Günü kutlu olsun” Programda konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, kadınların üretimin, emeğin, sürdürülebilirliğin ve umudun sembolü olduğunu vurguladı. Hayata geçirdikleri projelerle kadın çiftçilerin üretimdeki yerini güçlendirmeyi, emeklerini görünür kılmayı ve kırsal kalkınmayı kadınların öncülüğünde büyütmeyi hedeflediklerini söyleyen Gazioğlu, “Başta Bursamızın üreten kadınları olmak üzere ülkemizin dört bir yanında emek veren tüm kadın çiftçilerimizi kutluyorum. Dünya Kadın Çiftçiler Günü kutlu olsun. Kadın emeğinin hayatımızdaki yerinin her geçen gün katlanarak artmasını diliyorum” dedi. Konuşmaların ardından üretici kadınlar, Büyükşehir Belediyesi Ritim Atölyesi’ne katılarak birlikte üretmenin enerjisini müzikle keşfetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.