Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim

Kapsül Haber Ajansı - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tepebaşı'nda Engelsiz Üretimin Gücü Haber

Tepebaşı'nda Engelsiz Üretimin Gücü

Tepebaşı Belediyesi’nin EOSB Engelliler Montaj Atölyesi ile İbrahim Ethem Kesikbaş Montaj Atölyesi’nde bugüne kadar 22 milyon 112 bin 45 ürünün montajı gerçekleştirildi. İki atölyeden yararlanan 221 özel gereksinimli bireyden 73’ü istihdama katılırken, 39 birey mesleki eğitimlerini sürdürüyor. Tepebaşı Belediyesi, özel gereksinimli bireylerin sosyal hayata tam ve eşit katılımını güçlendiren çalışmalarını üretim ve istihdamla buluşturuyor. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren EOSB Engelliler Montaj Atölyesi ile İbrahim Ethem Kesikbaş Montaj Atölyesi, bireylerin mesleki becerilerini geliştirmelerine, özgüven kazanmalarına ve çalışma hayatında bağımsız bir yer edinmelerine olanak sağlıyor. Üretirken Güçleniyor, Sosyal Hayata Katılıyorlar EOSB Engelliler Montaj Atölyesi ile İbrahim Ethem Kesikbaş Montaj Atölyesi’nde bireyler, üretime katılarak hem aile ekonomilerine hem de kent ekonomisine katkı sunuyor. Atölyeler aynı zamanda bireylerin sosyal yaşamdan kopmadan güçlenebilecekleri bir buluşma alanı oluşturuyor; katılımcılar sosyal ve kültürel etkinliklerde bir araya geliyor, spor yapma, eğlenme, yeni arkadaşlıklar kurma ve birlikte kaliteli zaman geçirme imkânı buluyor. Böylece atölyeler, mesleki becerilerin yanı sıra özgüveni, sosyal iletişimi, dayanışmayı ve yaşam sevincini de büyütüyor. Başkan Ataç: “Bu atölyeler sosyal adalet anlayışımızın somut karşılığıdır” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, montaj atölyelerinin sosyal belediyecilik anlayışının güçlü örneklerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bizim için özel gereksinimli bireylerin yaşamın içinde yer alması yalnızca destek hizmeti sunmakla sınırlı değildir. Asıl hedefimiz; onların yeteneklerini ortaya çıkaracak, üretime katılmalarını sağlayacak ve ekonomik bağımsızlıklarını güçlendirecek fırsatları büyütmektir. EOSB Engelliler Montaj Atölyemiz ve İbrahim Ethem Kesikbaş Montaj Atölyemiz, bu anlayışın en kıymetli örnekleridir. Çünkü bir bireyin kendi emeğiyle ayakta durabilmesi, ailesine, kentine ve ülkesine değer katması; sosyal adaletin en güçlü ifadesidir.” Sanayiye uzanan güçlü iş birliği Başkan Ataç, özel gereksinimli bireylerin istihdamına yönelik çalışmaların kent ekonomisi ve sanayisi açısından da önemli olduğuna dikkat çekerek, “Sanayinin nitelikli emeğe, toplumun ise eşit fırsatlara ihtiyacı var. Montaj atölyelerimiz bu iki ihtiyacı bir araya getiriyor. Firmalarımız üretim süreçlerine değer katan güvenilir bir iş gücüyle buluşurken, bireylerimiz de becerilerini gerçek iş ortamlarında geliştiriyor. Tepebaşı’nda hiç kimsenin üretimin, eğitimin ve yaşamın dışında kalmaması için çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Tepebaşı Belediyesi, özel gereksinimli bireyleri eğitimden istihdama uzanan bir yolculukta destekleyen montaj atölyeleriyle; sosyal dayanışmayı, bireysel gelişimi ve ekonomik üretimi aynı çatı altında büyütmeyi sürdürüyor. EOSB’de 14 milyonu aşkın ürün montajı 2019 yılında faaliyete başlayan EOSB Engelliler Montaj Atölyesi, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi ile kurduğu bağ sayesinde özel gereksinimli bireyleri doğrudan sanayi yaşamıyla buluşturuyor. Bugüne kadar 11 firma ile gerçekleştirilen iş birlikleri kapsamında 14 milyon 171 bin 755 ürünün montajı yapıldı. Atölyeden kuruluşundan bu yana 103 özel gereksinimli birey yararlanırken, 24 birey eğitimlerine devam ediyor. Atölyede edindikleri bilgi, beceri ve iş deneyimiyle çalışma hayatına hazırlanan 54 birey ise EOSB’de faaliyet gösteren çeşitli firmalarda istihdama katıldı. İbrahim Ethem Kesikbaş Atölyesi 12 yıldır üretime değer katıyor 2014 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren İbrahim Ethem Kesikbaş Montaj Atölyesi’nde ise 2014-2026 yılları arasında 7 milyon 940 bin 290 ürünün montajı gerçekleştirildi. Bugüne kadar 118 özel gereksinimli bireyin yararlandığı atölyede 15 birey mesleki eğitimlerini sürdürürken, 19 birey çalışma hayatına kazandırıldı. Atölyelerde yalnızca üretim yapılmıyor; bireylerin iş disiplini, sorumluluk duygusu, iletişim, ekip çalışması ve problem çözme becerileri de gelişiyor. Böylece özel gereksinimli bireyler, üretimin her aşamasında aktif sorumluluk alan, ekonomik yaşama katkı sunan ve kendi yaşamları üzerinde daha güçlü söz sahibi olan bireyler haline geliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beyaz Eşya Camında Teknoloji, Tasarım ve Üretim Gücünü Buluşturuyor Haber

Beyaz Eşya Camında Teknoloji, Tasarım ve Üretim Gücünü Buluşturuyor

Beyaz eşya sektöründe cam artık yalnızca ürüne şeffaflık veya estetik kazandıran bir malzeme olmaktan çıkıyor. Fırınlarda yüksek sıcaklık koşullarına ve termal yüklere dayanım, ocaklarda güvenlik, buzdolaplarında mekanik dayanım ve kullanım kolaylığı, çamaşır makinelerinde güçlü ve güvenilir kapak çözümleri, yeni nesil cihazlarda ise ekran ve dokunmatik kontrollerle bütünleşen yüzeyler camın ürün içindeki rolünü yeniden tanımlıyor. The Business Research Company’nin Home Appliances Glass Market Report 2026 raporuna göre küresel beyaz eşya camı pazarının 2030’da 10,71 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Bu görünüm, camın beyaz eşyadaki teknik ve tasarımsal rolünün genişlemesiyle birlikte pazarın da büyümeyi sürdürdüğüne işaret ediyor. Üç ana ürün grubunda güçlü üretim yetkinliği 1974’ten bu yana cam sektöründe faaliyet gösteren Yorglass, beyaz eşya üreticilerine yönelik çözüm portföyünü farklı ürün gruplarına yayıyor. Şirket; Bolu, Çerkezköy ve Eskişehir’deki üretim tesislerinde fırın pano camları, bek tablaları, fırın ön kapak ve iç camları ile buzdolabı raf camları üretirken, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Çamaşır Makinesi Kapak Camı İşletmesi ile çamaşır kategorisindeki üretim kabiliyetini de güçlendirdi. Böylece pişirme, soğutma ve çamaşır olmak üzere beyaz eşyanın temel ürün gruplarında cam çözümleri geliştiren Yorglass, farklı ihtiyaçları aynı üretim ve teknoloji birikimi altında karşılayabilen yapısını genişletiyor. Bu yapı şirketin ihracat performansında da karşılık buluyor. Yorglass, 2025 yılında toplam üretiminin yüzde 52’sini ihraç ederken, Avrupa pazarında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 10, stratejik büyüme alanlarından Amerika’da ise yüzde 18 büyüme kaydetti. Manisa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Çamaşır Makinesi Kapak Camı İşletmesi’nde devreye alınan yeni kapasite ise çamaşır kategorisindeki üretim gücünü artırırken şirketin ürün portföyünün, ihracatının ve cirosunun gelişimine katkı sağladı. Beyaz eşya sektöründe rekabet gücünün artık yalnızca yüksek üretim adetleriyle değil; kritik bileşenlerde teknoloji geliştirme, esnek üretim ve güçlü bir tedarik ekosistemi oluşturma kabiliyetiyle belirlendiğine dikkat çeken Yorglass Yönetim Kurulu Başkanı Semavi Yorgancılar, şunları söyledi: “Beyaz eşya üreticisinin cam ihtiyacı artık tek bir ürün veya tek bir fonksiyonla sınırlı değil. Fırında termal performans ve güvenlik, buzdolabında dayanıklılık ve kullanım kolaylığı, çamaşır makinesinde güçlü ve güvenilir kapak çözümleri, yeni nesil ürünlerde ise tasarım ve kullanıcı arayüzü aynı değer zincirinin parçaları haline geliyor. Biz de Yorglass olarak pişirme, soğutma ve çamaşır kategorilerindeki üretim yetkinliğimizi, farklı performans, tasarım ve kullanım ihtiyaçlarına yönelik cam çözümleri geliştirecek şekilde sürekli genişletiyoruz. Hedefimiz, müşterilerimizin farklı cam ihtiyaçlarını ayrı ayrı tedarik etmek zorunda kaldığı bir yapı yerine, ürün geliştirme sürecinin farklı aşamalarında aynı güvenilir partnerle ilerleyebildiği bir model sunmak. ‘One-stop partner’ yaklaşımımızın temelinde de bu var.” Rekabetin yeni anahtarı: teknoloji, verimlilik ve güçlü tedarik ekosistemi Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği’nin (TÜRKBESD) 31 Ağustos 2026’da yayımladığı en güncel sektör verilerine göre, 2026’nın Ocak–Temmuz döneminde altı ana ürün grubunda ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 azalarak 9,5 milyon adede, üretim ise yüzde 15 gerileyerek 14,9 milyon adede indi. Aynı dönemde iç satışlar yüzde 6 azalırken, ihracat pazarlarındaki zayıflığın sektörün üretim ve satış performansı üzerindeki etkisi devam etti. Bu tablo, üretim ölçeğinin yanı sıra verimlilik, teknoloji geliştirme ve yüksek katma değerli üretimin rekabet gücündeki önemini daha da artırıyor. Yorglass da bu doğrultuda yatırımlarını yalnızca kapasite artışına değil, mevcut üretim altyapısının rekabetçiliğini güçlendirecek alanlara yönlendiriyor. Şirket, 2025 yılında yatırım bütçesinin yüzde 30 üzerinde yatırım gerçekleştirirken yatırımlarının önemli bölümünü verimlilik artırıcı otomasyon uygulamalarına ayırdı. Organizasyon, otomasyon ve üretim akışlarında gerçekleştirilen iyileştirmelerin yanı sıra 6 Sigma projeleriyle de verimlilik ve maliyet optimizasyonuna odaklanıldı. Yorgancılar, “Türkiye güçlü bir beyaz eşya üretim ve tedarik ekosistemine sahip. Küresel pazarlarda rekabetin zorlaştığı bir dönemde bu gücü korumanın yolu yalnızca daha fazla üretmekten değil, kritik bileşenlerde daha fazla teknoloji ve katma değer üretmekten geçiyor. Cam bu anlamda stratejik bir alan; çünkü güvenlik, termal performans, dayanıklılık, tasarım ve kullanıcı deneyimi gibi farklı beklentileri aynı malzeme üzerinde buluşturabiliyor. Manisa’daki üretim kabiliyetimizle ürün kapsamımızı genişletirken Ar-Ge merkezimiz ve üretim altyapımızdaki teknoloji yatırımlarıyla da üretim bilgisini daha yüksek katma değerli çözümlere dönüştürmeye odaklanıyoruz” diye konuştu. Camda yeni rekabet alanı: performans, tasarım ve verimlilik Camın beyaz eşyadaki dönüşümü teknik performansın ötesine geçerek yüzey, tasarım ve enerji verimliliğini de kapsıyor. Daha geniş cam yüzeyler, bütünleşik kontrol panelleri, farklı renk ve dokular ile yeni nesil kaplama teknolojileri, camın ürün içindeki rolünü genişletirken tüketici beklentileri de bu dönüşümü hızlandırıyor. NIQ’nun 31 Ağustos 2026’da yayımladığı Consumer Tech Trends 2027 raporuna göre tüketicilerin yüzde 86’sı dayanıklılığı, yüzde 82’si tamir edilebilirliği, yüzde 81’i ise enerji verimliliğini teknoloji ve ev aletleri satın alma kararlarında önemli görüyor. Yorglass da bu doğrultuda mat, dekoratif ve renkli cam yüzeylerdeki bilgi birikimini yeni yüzey teknolojileri ve enerji verimliliği odaklı Ar-Ge çalışmalarıyla geliştiriyor. Değişen beklentilerin tedarik zincirindeki öncelikleri de yeniden şekillendirdiğini belirten Yorgancılar, “Tüketicinin beklentisi artık yalnızca dayanıklı bir ürün değil; uzun ömür, verimlilik, tasarım ve kullanım deneyiminin birlikte sunulması. Biz de camın bu ihtiyaçlara aynı anda yanıt verebilme potansiyelini yeni yüzeyler, yeni fonksiyonlar ve müşterilerimizin ürünlerine daha fazla değer katacak çözümler geliştirmek için kullanıyoruz. Önümüzdeki dönemde odağımız; ürün performansını geliştirirken enerji verimliliğini destekleyen, daha uzun ömürlü ve sürdürülebilir çözümleri müşterilerimizle buluşturmak olacak” ifadelerini kullandı. Yorglass Hakkında: Temelleri 1974’te atılan Yorglass, endüstriyel cam işleme ve düz cam ticareti alanlarındaki tecrübesiyle sektöre öncülük ediyor. Global ve güvenilir tedarikçi olma nedeni doğrultusunda ürettiği zengin ürün çeşitlerini hem iç pazara hem de 6 kıtaya ulaştıran Yorglass, 150'den fazla farklı cam türü ve dünyanın her yerinden 70'in üzerinde tedarikçisi ile geniş bir alana hizmet veriyor. Bugün itibarıyla üretim ve ticari çalışmalarını; Yorglass Ticaret, Yorglass Satina, Yorglass Ticari Soğutucu ve Yorglass Beyaz Eşya iş üniteleri altında Türkiye’nin beş farklı şehrinde kurulu yedi tesisinde gerçekleştiren şirket, ürünlerini 60’tan fazla ülkeye ihraç ediyor. Sektördeki 50. yılını kutlayan Yorglass, Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nde 30 milyon euro yatırımla hizmete sunduğu Çamaşır Makinesi Kapak Camı İşletmesi ile üretmek ve sürdürülebilir bir değer yaratmak için çalışmalarını sürdürüyor.   Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu Haber

Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın Üçüncü Durağı İzmir Oldu

Ahşap bazlı panel sektöründe Türkiye’nin lideri, Avrupa’nın üçüncü, dünyanın dördüncü büyük üreticisi Kastamonu Entegre, sektörle daha güçlü bir iletişim kurmak ve iş ortaklarıyla bilgi paylaşımını artırmak amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın üçüncüsünü 6 Ekim’de İzmir’de gerçekleştirdi. Ankara ve Kayseri’nin ardından düzenlenen buluşmada şirket, Ege Bölgesi’ndeki iş ortakları ve sektör profesyonelleriyle bir araya geldi. Üretim, tasarım ve uygulama süreçlerinde rol alan iş ortaklarını bir araya getiren Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları, sektörün ihtiyaçlarını farklı uzmanlıkların bakış açısıyla ele alma fırsatı sunuyor. İzmir buluşmasında bayiler, mimarlar, iç mimarlar, uygulamacılar ve üreticiler; değişen müşteri beklentilerini, bölgedeki pazar dinamiklerini ve bunların ürün seçimi ile uygulama süreçlerine yansımalarını birlikte değerlendirdi. Ege Bölgesi’nin üretim, ticaret ve tasarım ekosisteminin önemli merkezlerinden İzmir’de gerçekleştirilen etkinlikte, Kastamonu Entegre’nin dekoratif panelden zemin çözümlerine uzanan geniş ürün portföyü sektör profesyonelleriyle buluştu. Etkinlik kapsamında oluşturulan showroom alanında ürünlerin farklı kullanım alanları, tasarım yaklaşımları ve kullanıcıya sunduğu avantajlar aktarılırken katılımcılar, Kastamonu Entegre’nin yenilikçi çözümlerini yakından inceleme fırsatı buldu. Kastamonu Entegre Global Ürün Yönetimi Grup Müdürü Hande Okul Yılmaz, İzmir buluşmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Ankara ve Kayseri’nin ardından Bölgesel İş Ortakları Buluşmalarımızın üçüncü durağı olan İzmir’de, Ege Bölgesi’ndeki iş ortaklarımızla bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduk. İzmir buluşmamızda da diğer buluşmalarımızda olduğu gibi ürünlerimizi yakından inceleyebilecekleri, renk, doku ve yüzey seçeneklerini bir arada görebilecekleri bir deneyim alanı oluşturduk. Eylül ayında gerçekleşen INTERMOB’da sergilediğimiz yenilikleri de bu alana taşıyarak iş ortaklarımıza yeni ürünlerimizi ve sundukları tasarım olanaklarını kendi bölgelerinde yakından tanıma fırsatı sunduk. Ürünlerimizin farklı tasarım ve uygulama ihtiyaçlarına nasıl karşılık verdiğini birlikte değerlendirmek ve iş ortaklarımızın görüşlerini doğrudan dinlemek, ürün yönetimi çalışmalarımız açısından da değerli. Bu buluşmalarla, ürünlerimiz etrafında kurduğumuz iletişimi güçlendirmeyi ve bölgesel ihtiyaçları daha yakından anlamayı hedefliyoruz.” Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları İstanbul’da Devam Edecek Kastamonu Entegre, Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları ile bilgi birikimini, sektör vizyonunu ve iş ortaklarıyla kurduğu uzun soluklu iş birliklerini Türkiye’nin farklı bölgelerine taşımayı sürdürüyor. Ankara, Kayseri ve İzmir’de gerçekleştirilen buluşmalarla yerel dinamikleri yakından takip eden şirket, sektör paydaşlarıyla ortak gelişim alanları oluşturmayı ve sektörün geleceğine birlikte yön vermeyi amaçlıyor. Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın bir sonraki durağı İstanbul olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Finans Katılım Bankası ve KOSGEB İş Birliği ile KOBİ’lere Finansman Desteği Haber

Türkiye Finans Katılım Bankası ve KOSGEB İş Birliği ile KOBİ’lere Finansman Desteği

Türkiye Finans Katılım Bankası ve KOSGEB gerçekleştirdikleri iş birliği ile küçük ve orta ölçekli işletmeleri desteklemeye yönelik finansman programlarını duyurdu. Açıklanan ‘Küresel Rekabetçilik Destek Programı’ ile işletmelerin küresel rekabet ortamında daha dayanıklı olmalarını ve rekabet avantajı elde etmelerini sağlamak, ‘Kapasite Geliştirme Destek Programı’yla ise KOBİ’lerin verimliliğini, dayanıklılığını, üretimini, pazar büyüklüğünü ve kurumsal kapasitesini artırmaya yönelik ölçek büyütme yatırımlarına ve büyük işletmelerin tedarikçilerinin geliştirilmesine katkı sağlamak hedefleniyor. İhtiyaçlara yönelik finansman çözümleri Kapasite Geliştirme Destek Programı ile KOSGEB başvurusu onaylanan işletmelerin makine, teçhizat, kalıp, yazılım giderleri, hizmet alımı giderleri ve işletme sermayesi için 20.000.000 TL’ye kadar finansman desteği sağlanıyor. Tedarikçi geliştirmeye yönelik savunma, havacılık ve uzay alanında iş birliği yapılan paydaşların bildirdiği işletmeler için ise destek üst limiti 30.000.000 TL. Küresel Rekabetçilik Destek Programı kapsamında ise KOBİ’lerin yenilikçi ürünler geliştirmesi, inovasyon faaliyetleri ile geliştirilmiş ürünlerin üretimi ve ticarileştirilmesi, yeni teknolojilerin entegrasyonu, tedarik zinciri yönetiminin güçlendirilmesi, üretim süreçlerinin optimize edilmesi ve verimliliğin artırılması ve küresel iş birlikleri ile küresel pazarlar içerisinde yer almaları için destekler sunuluyor. Finansman tutarı üst limitinin 75.000.000 TL olarak belirlendiği pakette makine, teçhizat ve kalıp giderleri, yazılım giderleri, hizmet alımı giderleri (eğitim, danışmanlık ve önderlik, belgelendirme, test ve analiz, pazarlama, tasarım, sınai mülkiyet hakları) ve işletme sermayesi destek unsurları arasında yer alıyor. Şube kanalıyla başvuru yapılabilen her iki programda da finansman kullanımı 3 ayda bir eşit taksit ödemeli olacak şekilde en fazla 36 ay olarak planlanabiliyor. “KOBİ’lerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” İş birliği hakkında Türkiye Finans Katılım Bankası Bireysel ve KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Emre Ertürk şu açıklamayı yaptı: “KOBİ’lerin üretim, yatırım ve ihracat kapasitesini güçlendirmelerini, sürdürülebilir büyümeleri açısından önemli bir öncelik olarak görüyoruz. KOSGEB ile iş birliğimiz kapsamında sunduğumuz finansman çözümleriyle de işletmelerimizin makine ve teçhizat yatırımlarından işletme sermayesi ihtiyaçlarına, dijitalleşme ve inovasyon çalışmalarından küresel pazarlara açılma hedeflerine kadar farklı alanlardaki finansman ihtiyaçlarına katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Türkiye Finans Katılım Bankası olarak, katılım finansın reel ekonomiyi destekleyen yaklaşımı doğrultusunda KOBİ’lerimizin yanında olmaya, üretim ve ticaret ekosisteminin gelişimine katkı sunacak finansman çözümlerimizi çeşitlendirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çelik Motor, Avrupa’nın En Büyük Scooter ve Motosiklet Üreticisi Piaggio’nun Türkiye Distribütörü Oldu Haber

Çelik Motor, Avrupa’nın En Büyük Scooter ve Motosiklet Üreticisi Piaggio’nun Türkiye Distribütörü Oldu

Çelik Motor, anlaşma kapsamında belirlenen ürün gruplarının Türkiye’deki tek yetkili distribütörü olacak. İlerleyen dönemlerde üretim alanındaki olası iş birliği fırsatları değerlendirilecek. Anadolu Grubu şirketlerinden Çelik Motor, İtalyan PIAGGIO & C. S.p.A. ile distribütörlük anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında Çelik Motor, Vespa’nın ikonik scooter’larından Aprilia’nın yüksek performanslı motosikletlerine, Moto Guzzi’nin karakteristik ve köklü motosikletlerinden Piaggio’nun şehir içi mobilite çözümlerine uzanan ürün gruplarında Türkiye’de tek yetkili distribütör olarak faaliyet gösterecek. Ürünlerin satış ve satış sonrası hizmet ağının oluşturulması ile yetkili satış kanallarının seçimi ve atanması Çelik Motor tarafından gerçekleştirilecek. İlk aşamada distribütörlük ile başlayan iş birliği kapsamında, ilerleyen dönemde pazar koşulları, ekonomik ve operasyonel fizibilite çalışmaları ile tarafların karşılıklı mutabakatı doğrultusunda üretim alanında da olası fırsatlar değerlendirilecek. Motosiklet ve scooter pazarında yeni bir büyüme alanı oluşturulmak hedefleniyor 1884 yılında kurulan Piaggio Grubu, 140 yılı aşkın geçmişiyle Vespa, Piaggio, Aprilia ve Moto Guzzi gibi uluslararası bilinirliğe sahip markaları bünyesinde barındırıyor. Avrupa’nın en büyük scooter ve motosiklet üreticisi olan Piaggio Grubu, aynı zamanda sektörde dünyanın önde gelen üreticilerinden biri olarak konumlanıyor. “Bu iş birliğinin sektörün dönüşümüne katkı sağlayacağına inanıyoruz” Anadolu Grubu Otomotiv Grubu Başkanı Bora Koçak iş birliği ile ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Anadolu Grubu’nun en köklü şirketlerinden biri olan Çelik Motor, 60 yılı aşkın süredir otomotiv sektöründe edindiği deneyimi değişen ulaşım ihtiyaçlarına yanıt veren yeni mobilite çözümleriyle ileriye taşıyor. Piaggio ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği de bu vizyonumuzun önemli bir adımını oluşturuyor. Piaggio Grubu’nun tecrübesi ile Çelik Motor’un Türkiye pazarındaki köklü deneyimini bir araya getirerek şehir içi mobiliteye yeni seçenekler kazandırmayı hedefliyoruz. Çelik Motor otomotiv ve mobilite ekosisteminin dönüşümünde önemli roller üstlendi 1960 yılında kurulan Çelik Motor, Türkiye otomotiv ve mobilite sektörünün köklü şirketleri arasında yer alıyor. 1966’da Skoda kamyonetlerle başlayan otomotiv yolculuğunda Lada ve Honda gibi markaların Türkiye operasyonlarını yürüten şirket, 2001’den bu yana Kia’nın Türkiye distribütörlüğünü üstleniyor. 2005’te filo kiralama alanına giren Çelik Motor, 2014’te Garenta’yı, 2026’da ise şehir içi ve kısa dönem araç kullanımına yönelik Praticar’ı hayata geçirdi. Çelik Motor, otomotiv deneyimini yenilikçi iş modelleri ve dijital dönüşüm yaklaşımıyla birleştirerek mobilitenin geleceğine yön verme hedefiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Yapay Zeka Zirvesi İçin Geri Sayım Başladı! Haber

Türkiye Yapay Zeka Zirvesi İçin Geri Sayım Başladı!

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) tarafından düzenlenen ve geçtiğimiz sekiz yılda binlerce katılımcı ve yüzlerce konuşmacıyı bir araya getiren Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, bu yıl yapay zekadaki yeni dönüşüm dönemine odaklanıyor. Yapay zeka artık yalnızca yanıt veren, içerik üreten ya da öneriler sunan bir teknoloji değil; görev alıyor, planlıyor, farklı araçları kullanıyor, süreçleri takip ediyor ve giderek daha fazla işi yürütebiliyor. Yapay zekanın kullandığımız bir teknolojiden süreçlerin aktif bir parçasına dönüştüğü bu yeni dönemden hareketle belirlenen Zirve’nin “Ajanlar Aramızda” teması kapsamında, yapay zeka ajanlarının iş yapış biçimlerini, kurumları ve gündelik yaşamı nasıl değiştirmeye başladığı; beraberinde getirdiği yeni olanaklar, sorular ve sorumluluklarla ele alınacak. Üç sahnede yapay zekanın yeni dönemi Zirvenin 11 Kasım’daki fiziksel günü Wyndham Grand İstanbul Levent’te gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi Vizyon, Etki ve İnovasyon olmak üzere üç farklı sahnede paralel oturumlar düzenlenecek. Vizyon Sahnesi yapay zekadaki küresel gelişmelere, stratejik öngörülere ve geleceği şekillendirecek yeni yaklaşımlara odaklanırken; Etki Sahnesi yapay zekanın farklı sektörlerde yarattığı iş sonuçlarını, kullanım alanlarını ve kurumların dönüşüm deneyimlerini gündeme taşıyacak. İnovasyon Sahnesi ise girişimler, yeni ürün ve teknolojiler ile geleceğin uygulamalarına ayrılacak. Yapay zeka ajanlarından kuantuma uzanan geniş bir gündem Zirve programında yapay zeka ajanlarının yanı sıra üretken yapay zeka, siber güvenlik, kuantum teknolojileri ve yapay zekanın bireysel kullanımındaki yeni eğilimler de ele alınacak. Finans, sağlık, üretim, perakende, ulaşım, enerji ve akıllı şehirler gibi farklı alanlarda yapay zekanın yarattığı değişim; kurumsal dönüşüm, yeni kullanım alanları, gerçek uygulamalar ve teknolojinin günlük hayata etkileri üzerinden tartışılacak. Yapay zeka ekosistemi İstanbul’da buluşacak Zirvenin fuaye alanında farklı sektörlerden kurumlar, teknoloji şirketleri ve girişimler stantlarıyla yer alacak. Katılımcılar burada yapay zeka alanındaki yeni ürünleri, uygulamaları ve farklı sektörlerden kullanım örneklerini yakından inceleyebilecek; teknoloji sağlayıcıları, girişimler, yatırımcılar ve farklı sektörlerden profesyonellerle bir araya gelerek yeni bağlantılar ve iş birlikleri geliştirebilecek. Zirve 12 Kasım’da online ve ücretsiz devam edecek Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nin ikinci günü 12 Kasım’da online olarak gerçekleştirilecek. Programda uluslararası oturumların yanı sıra yapay zekanın güncel kullanım alanlarına ve teknoloji dünyasındaki yeni gelişmelere odaklanan içerikler yer alacak. İkinci gün kapsamında TRAI Akademi ve teknoloji şirketlerinin eğitim ve uygulama odaklı oturumları da programda bulunacak. 12 Kasım Zirve programı online, ücretsiz ve katılım sınırı olmadan takip edilebilecek. İlk gün 420’den fazla kurum ve 2000’in üzerinde katılımcı bir araya gelecek 2018’den bu yana her yıl düzenlenen Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, dokuzuncu yılında da yapay zeka ekosisteminin farklı kesimlerini aynı platformda buluşturacak. 11 Kasım’daki fiziksel günde 420’den fazla kurumdan 2000’in üzerinde katılımcının bir araya gelmesi beklenirken, iki günlük programda 65+ oturum ve 110+ konuşmacı yer alacak. “Ajanlar Aramızda” temasıyla şekillenecek Zirve, yapay zekayla çalışmanın yeni dönemini anlamak, tartışmak ve deneyimlemek üzere 11–12 Kasım’da gerçekleştirilecek. TRAI Yapay Zeka Araştırması’nın 2026 sonuçları Zirve’de açıklanacak TRAI, geçtiğimiz yıl olduğu gibi Türkiye’de kurumların yapay zeka kullanımını inceleyen araştırmasının 2026 sonuçlarını da Zirve’de açıklayacak. TRAI Yapay Zeka Araştırması, kurumların yapay zeka stratejilerinden kullanım alanlarına ve uygulama düzeylerine kadar Türkiye’deki güncel tabloyu ortaya koyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Babyjem’in Yüzde 95 Kendi Üretim Gücü Ürün Çeşitliliğini Destekliyor Haber

Babyjem’in Yüzde 95 Kendi Üretim Gücü Ürün Çeşitliliğini Destekliyor

Ebeveynlerin günlük hayatındaki ihtiyaçları merkeze alan Babyjem, benimsediği “Anne Kadar Yakın” yaklaşımıyla yalnızca iletişim dilini değil, ürün geliştirme anlayışını da şekillendiriyor. Ebeveynlerin günlük hayatında karşılaştığı ihtiyaçları yakından takip eden marka, ürünlerini bu ihtiyaçların doğrudan karşılığı olacak şekilde geliştiriyor. Hamilelik döneminden bebeğin ilk yıllarına uzanan süreçte ebeveynlerin değişen ihtiyaçlarını bir bütün olarak ele alan Babyjem, pratikliği ve güvenliği tasarımın merkezinde tutuyor. Markanın bugün ulaştığı geniş ürün gamının arkasında da bu ihtiyaç odaklı yaklaşım bulunuyor. Günlük hayatın hızına uyum sağlayan, kullanımı kolay ve işlevsel çözümler geliştiren Babyjem, ebeveynlerin farklı dönemlerde karşılaşabileceği ihtiyaçları tek bir ürün grubu üzerinden ziyade birbirini tamamlayan bir yapı içerisinde ele alıyor. Bu nedenle ürün gamında hamilelik dönemindeki annenin konforundan bebeğin ilk banyo deneyimine, ev içi güvenlikten seyahat sırasında ihtiyaç duyulan ürünlere kadar farklı kullanım alanları bir arada yer alıyor. Üretim Yapısı Ürün Çeşitliliğine Esneklik Kazandırıyor Bu çeşitliliği destekleyen üretim organizasyonu, Babyjem’in ihtiyaçlara hızlı yanıt vermesine imkan veriyor. 2008’de 80 metrekarelik bir ofisle başlayan Babyjem, bugün 9.500 metrekarelik üretim alanında 150’yi aşkın çalışanıyla faaliyet gösteriyor. Ar-Ge ekibiyle yeni ürün çalışmalarını sürdüren marka, ürünlerinin yüzde 95’ini kendi bünyesinde üretiyor. Düşük adetlerde de üretim yapabilen bu yapı, yeni ürünlerin yanı sıra renk ve trend değişikliklerine de hızlı şekilde cevap verilmesini sağlıyor. Haftalık 100 bin adetlik üretim kapasitesi ise farklı ürün gruplarındaki talebe göre esnek bir planlama yapılmasına imkan tanıyor. Kendi bünyesindeki üretim gücü, hammadde seçiminden kalite kontrolüne kadar sürecin farklı aşamalarında da karşılık buluyor. Tekstil ürünlerinde OEKO-TEX Standard 100 kriterlerine uygun hammaddeler kullanan Babyjem, plastik ürünlerinde gıdaya uygun orijinal PP tercih ediyor. Ürün ve ambalajlarda geri dönüştürülebilir, doğada çözünebilir hammaddelere yönelen marka, ürünlerini ilgili güvenlik ve uygunluk testlerinden geçiriyor. CE, UKCA ve TSE gibi uygunluk belgeleri de ürünlerin ilgili Pazar ve kullanım gerekliliklerine göre yürütülen bu süreçte devreye giriyor. Türkiye’deki üretim yapısı, Babyjem’in Avrupa’daki üretim standartlarını daha ulaşılabilir bir fiyat yapısıyla sunmasına da olanak tanıyor. Kalite Anlayışı Erişilebilirlikle Beraber İlerliyor Babyjem’in ürün geliştirme yaklaşımında kalite kadar ulaşılabilirlik de önem taşıyor. Farklı ihtiyaçlara yönelik geniş ürün gamını fiyat-performans dengesini gözeterek daha geniş bir ebeveyn kitlesine ulaştıran marka, bu anlayışı satış noktalarındaki yaygınlığıyla da destekliyor. Türkiye’de 1.000’i aşkın fiziksel satış noktasında ihtisas bebek mağazaları, zincir marketler, eczaneler ve drugstore’lar üzerinden tüketiciyle buluşan Babyjem, e-ticaret sayesinde son tüketiciyle doğrudan temas kurarak Babyjemshop üzerinden ürünlerini ebeveynlerle buluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

RUMELİSİAD’da Ali Mutlu Dönemi Haber

RUMELİSİAD’da Ali Mutlu Dönemi

Rumeli kökenli girişimcilerin Türkiye’deki ve Balkanlardaki sesi olmak ve dünyaya tanıtmak vizyonu ile çalışmalarını sürdüren Rumelili Yönetici Sanayici ve İşadamları Derneği (RUMELİSİAD), Olağan Genel Kurulu düzenledi. Genel kurulda RUMELİSİAD Başkanlığı görevini Murat Evke’den devralan Ali Mutlu, yeni dönemde birlik ve beraberliği güçlendiren, üyeler arasındaki ticari ilişkileri geliştiren, genç ve kadın girişimcileri destekleyen, uluslararası iş birliklerini artıran bir yönetim anlayışıyla hareket edeceklerini söyledi. Yoğun katılım oldu Öte yandan, RUMELİSİAD’ın 2026-2028 dönemi yönetiminin belirlendiği Olağan Genel Kurul Toplantısı, iş dünyası ve kent protokolünün geniş katılımıyla gerçekleştirildi. Genel Kurul’a Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, BALGÖÇ Genel Başkanı Emin Balkan, AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, akademik oda başkanları, RUMELİSİAD üyeleri ve iş dünyasından çok sayıda davetli katıldı. “Bu görevi bir makam değil, hizmet ve sorumluluk görevi olarak görüyorum” Genel kurulda üyelere ve davetlilere seslenen RUMELİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Mutlu, üstlendiği görevin taşıdığı sorumluluğun bilincinde olduklarını belirterek, RUMELİSİAD’ın yalnızca bir iş insanları derneği değil; ortak kültür, dayanışma, girişimcilik ve üretim değerleri etrafında buluşan güçlü bir yapı olduğunu vurguladı. Mutlu, “RUMELİSİAD Başkanlığı gibi önemli bir görevi üstlenmenin gururunu yaşarken, aynı zamanda bu görevin getirdiği büyük sorumluluğun da farkındayım. Ben bu görevi bir makam olarak değil, bir hizmet ve sorumluluk görevi olarak görüyorum. Çünkü RUMELiSİAD sadece bir iş insanları derneği değildir. Geçmişiyle, kültürüyle, dayanışmasıyla, girişimci ruhuyla ve güçlü insan kaynağıyla çok değerli bir ailedir” dedi. Yeni dönemde en önemli hedeflerinden birinin üyeler arasındaki iletişimi ve iş birliğini daha ileri taşımak olacağını ifade eden Mutlu; farklı sektörlerde faaliyet gösteren üyelerin tecrübelerinden daha fazla yararlanabilecekleri, ticari ilişkilerin gelişeceği ve yeni iş birliklerinin önünün açılacağı bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini kaydetti. Bursa’dan Balkanlar’a yeni iş birlikleri Bursa’nın Türkiye’nin en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Ali Mutlu, RUMELİSİAD’ın kentin ekonomik gücü içerisinde daha etkin bir rol üstlenmesini hedeflediklerini belirtti. Mutlu, “Önümüzdeki dönemde üyelerimizin birbirleriyle ticaret yapmasını kolaylaştıran, yeni iş bağlantıları oluşturan, farklı sektörleri bir araya getiren ve özellikle uluslararası pazarlara açılmayı destekleyen çalışmalar gerçekleştirmek istiyoruz. Birlikte hareket eden bir RUMELİSİAD’ın sadece kendi üyelerine değil, Bursa’nın ve Türkiye’nin ekonomik hayatına da daha fazla katkı sağlayabileceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı. Rumeli kökenli girişimcilerin Türkiye’deki ve Balkanlar’daki sesi olmak ve bu girişimcilik gücünü dünyaya tanıtmak vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren RUMELİSİAD’ın yeni dönemde uluslararası bağlantılarını da güçlendirmeyi amaçladığını ifade eden Mutlu, üyelerin yeni pazarlara erişimini ve iş dünyası arasındaki köprülerin gelişmesini destekleyen çalışmalara ağırlık vereceklerini kaydetti. Genç ve kadın girişimcilere daha güçlü destek Yeni dönemin önemli çalışma alanlarından birinin genç girişimciler olacağını belirten Mutlu, RUMELİSİAD bünyesindeki tecrübe birikiminin genç kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti. Gençlerin fikirlerinden, enerjisinden ve yenilikçi bakış açısından daha fazla yararlanacaklarını ifade eden Mutlu, kadın iş insanları ve girişimcilerin dernek içerisindeki etkinliğinin artırılmasının da öncelikleri arasında yer alacağını söyledi. Başarıyı yalnızca şirketlerin büyümesi üzerinden değerlendirmediklerini belirten Mutlu, “Başarı; daha fazla insanın istihdam edilmesi, daha fazla üretim yapılması, daha fazla ihracat gerçekleştirilmesi ve topluma daha fazla değer kazandırılmasıdır” diye konuştu. “Ben değil, biz anlayışıyla hareket edeceğiz” Rumeli kültürünün en güçlü özelliklerinden birinin dayanışma olduğunu vurgulayan Mutlu, yeni yönetim döneminin temel yaklaşımının ortak akıl ve katılımcılık olacağını dile getirdi. Mutlu şöyle devam etti: “Dönemimiz boyunca ‘Ben’ değil, ‘Biz’ anlayışıyla hareket edeceğiz. Hep birlikte, ortak akılla ve aynı hedefe yürüdüğümüzde yapabileceklerimizin sınırı yok. Kapımız herkese açık olacak. Fikri olanın, projesi olanın, derdi olanın, önerisi olanın yanında olacağız. Üyelerimizin sesini dinleyecek; şeffaf, ulaşılabilir ve katılımcı bir yönetim anlayışıyla hareket edeceğiz.” Bugüne kadar RUMELİSİAD’a hizmet eden başkanlara, yönetim kurullarına ve üyelere teşekkür eden Mutlu, geçmiş dönemlerden devraldıkları kurumsal mirası daha ileri taşıma sorumluluğuyla hareket edeceklerini ifade ederek, “Bu bayrağı aldığımız yerden daha yukarıya taşımak için elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz. RUMELİSİAD’ımızı daha güçlü, daha etkili ve daha itibarlı bir geleceğe hep birlikte taşıyalım. Bu görev hepimizin, bu başarı hepimizin, bu güzel aile hepimizin” dedi. RUMELİSİAD’ın 2026-2028 dönemi yönetimi belli oldu Olağan Genel Kurul Toplantısı sonucunda RUMELİSİAD’ın 2026-2028 döneminde görev yapacak Yönetim Kurulu, Denetleme Kurulu ve Disiplin Kurulu üyeleri de belirlendi. Yönetim Kurulu Asil Üyeleri: Ali Mutlu, Serhat Aytı, Fahrettin Arabacı, Sinan Alp, Seyhan Merter Yaran, Gürol Ferik, Pınar Özkeserli, İlhan Altay, Dinçer Suyabakan, Ceren Oğul, Yusuf Levent Uğurlu. Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri: Nadir Demirbaş, Levent Oruç, Uğur Akın, Önder Plana, Ilgın Cenkçiler, Serhat Ünver, Caner Yaran, Gülben Ardahan Çetin, Hakan Tezelli, Gökhan Molla, Tahsin Maçan. Denetleme Kurulu Asil Üyeleri: Ersin Birnican, Tolga Bacak, Rıdvan Türkçü. Denetleme Kurulu Yedek Üyeleri: Necdet Rodoplu, Arman Esen, Yeliz Mali. Disiplin Kurulu Asil Üyeleri: Serhan Dede, Eliz Güney, Birtan Kaan Saat. Disiplin Kurulu Yedek Üyeleri: Ömer Ulga, Esra Aydın Ekici, Ömer Sarper Sinanoğlu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başkan Adayı Hakan Ürün: "Önceliğimiz Üretimi Korumak" Haber

EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Başkan Adayı Hakan Ürün: "Önceliğimiz Üretimi Korumak"

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Adayı Hakan Ürün, sanayide "üretimin devamlılığının" esas olduğuna dikkat çekerek, büyüme hedefinin gerçekleşmesinin ancak mevcut işletmelerin ayakta kalmasıyla mümkün olduğunu söyledi. Ürün, "Sanayicimizin üretimini artırmak istiyoruz; ama öncelikle mevcut üretimimizi korumamız gerekiyor. Bunun için de sanayicimizin yaşadığı güçlükleri birlikte, ortak akılla tek tek aşacağız. Çünkü üretmekten başka bir şansımız yok. Her şeyden önce EBSO olarak üyelerimizin yanında olacağız" diye konuştu. EBSO'DAKİ BİRİKİMİNİ SANAYİCİ İÇİN KULLANACAK EBSO Başkan Adayı Hakan Ürün, çocukluk yıllarından itibaren sanayi hayatının farklı kademelerinde çalıştığını, EBSO'da uzun yıllardır meclis üyeliği yaptığını hatırlattı. Komisyonlarda görev aldığını ve proje geliştirme çalışmalarına katıldığını belirten Ürün, bu birikimi sanayicilerin sorunlarının çözümünde kullanmak istediğini ifade etti. Adaylığını bir koltuğa değil, sorumluluğa adaylık olarak nitelendiren Hakan Ürün, "Bu bir ekip işi. Bizlerin amacı bir makam ya da mevki sahibi olmak değil. Biz, EBSO'nun üyeleriyle birlikte bir sorumluluğa talip olduk" dedi. 52 MESLEK GRUBUYLA BİRİZ Ürün, EBSO bünyesindeki 52 meslek grubuyla güçlü bir iletişim ağı kurduklarını belirterek, üyelerden gelen geri bildirimlerin sorunları tespit etmelerini sağladığını söyledi. Bu bilgilerin yönetim kararlarına yön verdiğini anlatan Hakan Ürün, sanayiciyle kurulan bağın çözüm sürecini hızlandırdığını ifade etti. EBSO'nun kurumsal birikimine de dikkat çeken Ürün, EBSO'nun 28 ülkenin oluşturduğu Asya-Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu (CACCI) tarafından "En İyi Oda" seçildiğini ve Türkiye'den bu ödülü alan ilk oda olduğunu hatırlattı; başarıda ekibin önemli payı olduğunu vurguladı. BİRLİKTE ÜRETECEK; SIKINTILARI BİRLİKTE AŞACAĞIZ Hakan Ürün, ekonomik güçlüklerin sanayicinin moralini de etkilediğine dikkat çekti; doğru bilginin işletmelerin geleceği açısından belirleyici olduğunu söyledi. Ürün sözlerine şöyle devam etti: "Sanayicilerimizin morallerini bozmamalarını istiyorum. Ben hep söylerim; kapkara bulutlardan şeffaf su damlaları çıkar. Moralimizi koruyacak, üretimimizi sürdürecek ve bu süreci aşmak için birlikte hareket edeceğiz" KOBİ'LERİMİZ ÖNCELİĞİMİZ Ürün, sanayicilerin temel sorunlarından birinin finansmana erişimin olduğunu belirterek, büyük işletmelerin kredi seçeneklerini kendi finans birimleriyle takip edebildiğini, küçük işletmelerin ise aynı imkâna her zaman sahip olmadığını ifade etti. EBSO'nun bu bilgi açığını kapatmak için destek sunacağını kaydeden Hakan Ürün, "Finansman çeşitliliği, kredi seçenekleri ve alternatif kaynaklar konusunda üyelerimize bilgi desteği sağlayacağız" dedi. DİJİTAL DÖNÜŞÜM ÜRETİMİN İÇİNDE OLACAK EBSO Başkan Adayı Hakan Ürün, işletmelerin rekabetçi maliyetlerle üretim yapabilmesi için teknolojik dönüşüme ihtiyaç duyduğunu vurguladı. "Çağa ayak uydurmak zorundayız" diyen Ürün, KOBİ'lere mentörlük ve bilgi desteği sunacaklarını söyledi. Teknoloji girişimlerini destekleyeceklerini ve mevcut çalışmaları çeşitlendireceklerini dile getirdi. LOJİSTİK AVANTAJ TEK BAŞINA YETMEZ Türkiye'nin Avrupa pazarına yakınlığının önemli bir fırsat sunduğunu; ancak bunun tek başına da yeterli olmadığını söyleyen Hakan Ürün, bu fırsatın katma değerli ürünlerle ve teknolojiyle güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Ürün, üreticilerin farklı desteklere ihtiyaç duyduğunu; dünya pazarlarında güçlü bir konum için üretimin korunması ve rekabet gücünün artırılması gerektiğini kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.