Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim Altyapısı

Kapsül Haber Ajansı - Üretim Altyapısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Altyapısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MG International, Esans Üretimindeki Gücüyle Körfez’deki Konumunu Güçlendirdi Haber

MG International, Esans Üretimindeki Gücüyle Körfez’deki Konumunu Güçlendirdi

Uluslararası esans üreticisi MG International Fragrance Company, ileri teknolojili üretim altyapısı ve bölgesel deneyimiyle Orta Doğu ve Körfez’deki iş birliklerini büyütmeye odaklanıyor. MG International Fragrance Company, 6–8 Ekim 2026 tarihlerinde Dubai World Trade Centre’da 30’uncusu düzenlenen Beautyworld Dubai’de iş ortakları ve sektör profesyonelleriyle yeniden buluştu. Fuara 2002 yılından bu yana katılan şirket, Türkiye’deki üretim gücü ve esans geliştirme yetkinlikleriyle mevcut ortaklıklarını derinleştirmeyi ve yeni iş fırsatlarını değerlendirmeyi hedefledi. Son teknolojiyle donatılmış entegre üretim tesisinde otomatik dozaj üniteleri ve robotik sistemlerden yararlanan MG International, üretimde hassasiyet, verimlilik ve yüksek kaliteyi bir araya getiriyor. Uluslararası parfümör ekibinin uzmanlığıyla desteklenen bu altyapı, farklı pazarların ihtiyaçlarına uygun esans çözümleri sunuyor. Körfez’de Büyüme Potansiyeli BeautyMatter’ın Messe Frankfurt Middle East için hazırladığı “2026: GCC In Focus” raporuna göre, 2025 yılında 14,3 milyar dolar büyüklüğe ulaşan Körfez güzellik pazarının 2030’da yaklaşık 21 milyar dolara ulaşması bekleniyor. “Hedefimiz, Körfez’deki İş Ortaklıklarımızı ve Ticari Hacmimizi Daha da Büyütmek” MG International Fragrance Company Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bülent Konca, şirketin bölgesel hedeflerini şöyle değerlendirdi: “Beautyworld Fuarı, küresel koku endüstrisinin kalbinin attığı ve bölgedeki stratejik varlığımızı pekiştiren son derece kritik bir platform. Şirket olarak uzun yıllardır bu organizasyonda aralıksız yer alarak, Orta Doğu ve Körfez bölgesindeki değerli müşterilerimizle aramızdaki bağları her geçen yıl daha da sağlamlaştırıyoruz. Dubai World Trade Centre’da bulunan ofisimiz de bölgedeki faaliyetlerimizin sürekliliğini destekleyen önemli bir merkez olarak, müşterilerimize ve iş ortaklarımıza daha yakın olmamızı sağlıyor. Beautyworld Dubai’deki güçlü fuar katılımımızın yanı sıra yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz müşteri ve iş ortağı ziyaretleriyle mevcut iş birliklerimizi güçlendirmeyi, yeni iş fırsatları ve stratejik ortaklıklar geliştirmeyi hedefliyoruz. Türkiye’deki yüksek teknolojili, çevre dostu ve uluslararası standartlara sahip entegre üretim altyapımızı; köklü parfümeri uzmanlığımız, güçlü Ar-Ge kabiliyetlerimiz ve bölgenin zengin koku kültürüne ilişkin edindiğimiz derin tecrübeyle sentezliyoruz. Bölge insanının kokuya verdiği değeri ve yüksek beklentilerini yakından tanıyor; geleneksel dokunuşları modern parfümeri trendleriyle harmanlama becerimizi her projemizde ortaya koyuyoruz. Stratejik önceliklerimiz doğrultusunda temel hedefimiz; iş ortaklarımızın gelişen ihtiyaçlarına terzi usulü, esnek ve yüksek kaliteli esans çözümleriyle yanıt vermektir. Bu süreçte bir yandan mevcut küresel ve bölgesel ortaklıklarımızı daha da derinleştirirken, diğer yandan Dubai’deki güçlü yerel varlığımızı ve bölgedeki saha deneyimimizi daha da geliştirerek Körfez ve Orta Doğu pazarlarındaki ticari hacmimizi ve operasyonel gücümüzü sürdürülebilir bir büyüme modeliyle geleceğe taşımayı amaçlıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Savunma Sanayii Başkanlığı Kara Araçları Daire Başkanlığı Heyeti Anadolu Savunma'nın Üretim Tesislerini Ziyaret Etti Haber

Savunma Sanayii Başkanlığı Kara Araçları Daire Başkanlığı Heyeti Anadolu Savunma'nın Üretim Tesislerini Ziyaret Etti

Savunma Sanayii Başkanlığı Kara Araçları Daire Başkanı Dr. Murat Ceran ve Kara Araçları Daire Başkanlığı yetkililerinden oluşan heyet, Anadolu Savunma'nın üretim tesislerini ziyaret etti. Anadolu Grubu Otomotiv Grup Başkanı Bora Koçak, Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan ve şirket yöneticilerinin ev sahipliğindeki ziyarette, Anadolu Savunma'nın savunma sanayiine yönelik yetkinlikleri, üretim altyapısı ve ürün portföyü kapsamlı şekilde aktarıldı. Görüşmelerde, önümüzdeki döneme yönelik yeni platformlar ve taktik tekerlekli askeri kamyon ve kara araçları için potansiyel işbirliği alanları değerlendirildi. SEYİT 4x4 TTA, SEYİT 6x6 TTA, KLTV, Zırhlı Midibüs ve Zırhlı Pick-up Araçları yerinde incelendi Anadolu Savunma, sahip olduğu tasarım, üretim ve entegrasyon kabiliyetleriyle, savunma sanayiinin ihtiyaçlarına yönelik yeni çözümler geliştirmeyi ve stratejik işbirliklerini güçlendirmeyi hedefliyor. Ziyaret kapsamında gerçekleştirilen şirket ve ürün sunumlarının ardından Savunma Sanayii Başkanlığı heyeti Anadolu Savunma'nın üretim tesisini gezdi. Üretim hatları ve montaj alanları hakkında bilgi alan heyet, Anadolu Savunma'nın ürün portföyünde yer alan SEYİT 4x4 TTA, SEYİT 6x6 TTA, KLTV, Zırhlı Midibüs ve Zırhlı Pick-up Araçlarının kabiliyetlerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Faaliyetin devamında, gelecek dönem potansiyel askeri kamyon ve taktik tekerlekli askeri araç işbirliğine ilişkin görüşmeler icra edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ve ABD İş Dünyası New York’ta Buluştu Haber

Türkiye ve ABD İş Dünyası New York’ta Buluştu

Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümünde gerçekleşen üst düzey toplantı, iki ülke arasındaki ticari diplomasiye yeni bir ivme kazandırdı. New York’ta düzenlenen oturumda havacılık, savunma, teknoloji, enerji, küresel finans, sağlık, lojistik ve hızlı tüketim sektörlerinde faaliyet gösteren dev Amerikan şirketlerinin karar vericileri Türk özel sektörünün temsilcileriyle stratejik ortaklık fırsatlarını ele aldı. Havacılık ve savunma sanayi alanında Boeing, teknoloji alanında Microsoft ve Amazon, küresel finans alanında Mastercard ve J.P. Morgan, lojistik alanında FedEx ve otomotiv sektöründe Ford gibi küresel şirketlerin üst düzey yöneticileri toplantıda yer aldı. Toplantıda, küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı bu dönemde Türkiye’nin dinamik üretim altyapısı, stratejik lojistik konumu ve genç insan kaynağının Amerikan iş dünyası için sunduğu somut yatırım imkânları kapsamlı biçimde değerlendirildi. Kamu ve özel sektör liderleri arasındaki doğrudan diyaloğa imkân sağlayan buluşma, ileri imalat, dijital dönüşüm ve üçüncü ülkelerdeki ortak yatırımlar başta olmak üzere yeni yüzyılın ekonomik yol haritasına yön vermeyi hedefliyor. ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya, toplantının ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki köklü müttefikliğin en güçlü taşıyıcı sütunu, iki ülkenin özel sektörleri arasında kurulan güven ve ortak üretim iradesidir. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz bu üst düzey yuvarlak masa toplantısı, iki ülke yönetiminin işaret ettiği 100 milyar dolarlık ticaret vizyonunun sahadaki kararlı adımlarla nasıl gerçeğe dönüştüğünü bir kez daha ortaya koydu. ABD ve Türkiye arasındaki ilişkilerin 100. yılını kutladığımız bu dönemde, New York’ta küresel sermayeyi, ileri teknolojiyi ve Türk girişimcisinin eşsiz kabiliyetini aynı vizyonda buluşturmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Masada temsil edilen sektörlerin ortaya koyduğu somut yatırım iradesi yalnızca ikili ticaretimizi ikiye katlamakla kalmayacak, her iki toplumun ortak refahını, istihdamını ve inovasyon gücünü yeni yüzyıla taşıyacaktır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaşlanan Araç Parkı Akü İhtiyacını Artırıyor Haber

Yaşlanan Araç Parkı Akü İhtiyacını Artırıyor

Türkiye'de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, bakım, yenileme ve yedek parça pazarındaki ihtiyaçları da beraberinde getiriyor. TÜİK verilerine göre, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye'de trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarının sayısı 33,6 milyonun üzerine çıkarken, araç parkının ortalama yaşı 14,2 yıl olarak hesaplandı. Araçların daha uzun süre kullanımda kalması ve otomotiv teknolojilerindeki hızlı dönüşüm, aküleri yalnızca motorun çalıştırılmasını sağlayan bir ekipman olmaktan çıkararak araçların enerji yönetimi ve elektronik sistemlerinin sürekliliğinde kritik rol üstlenen stratejik bir bileşen haline getiriyor. Güvenlik, konfor ve sürüş destek sistemlerinin yanı sıra Start-Stop teknolojileri ve artan elektronik donanım kullanımı, akülerden beklenen performans kriterlerini de her geçen gün yükseltiyor. Bu dönüşüm, farklı araç segmentlerinin teknik gereksinimlerine uygun; yüksek marş gücü, uzun çevrim ömrü, titreşim dayanımı ve güvenilir performans sunan akü teknolojilerine duyulan ihtiyacı artırıyor. Türkiye'nin yerli sermayeli sanayi kuruluşlarından AKO Grup bünyesinde faaliyet gösteren Akü Fabrikamız, gelişmiş üretim altyapısı, Ar-Ge yetkinliği ve geniş ürün portföyüyle otomotiv sektörünün değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Artan elektriksel yük, akü seçiminde doğru tercihi öne çıkarıyor Türkiye'deki araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, otomobillerin daha uzun süre kullanımda kaldığını ve bakım ile yenileme gereksinimlerinin önem kazandığını ortaya koyuyor. Özellikle uzun yıllardır trafikte bulunan araçlarda akü, güvenilir ilk çalıştırma performansı ve aracın elektrik sistemlerinin kesintisiz çalışması açısından kritik bir bileşen olarak öne çıkıyor. Yeni nesil araçlarda elektronik sistemlerin yaygınlaşması ise akülerden beklenen performans seviyesini daha da yukarı taşıyor. Start-Stop sistemleri, gelişmiş sürüş destek teknolojileri ile güvenlik ve konfor donanımları; akünün yalnızca motoru çalıştıran bir ekipman değil, aracın enerji altyapısının temel unsurlarından biri olarak değerlendirilmesini gerektiriyor. Bu nedenle doğru akü seçiminin; aracın teknik özellikleri, kullanım koşulları, elektriksel yükü ve üretici gereksinimleriyle uyumlu olması önem taşıyor. “Akü, modern araçların enerji altyapısında stratejik bir rol üstleniyor” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKO Grup Akü Fabrika Genel Müdürü Hüseyin Koca, şunları söyledi: “Türkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, bakım ve yenileme pazarında akülerin önemini artırıyor. Otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşümle birlikte akü; yalnızca aracın çalışmasını sağlayan bir komponent olmaktan çıkarak güvenlik, konfor, sürüş destek sistemleri ve diğer elektronik donanımlar için kritik bir enerji kaynağı haline geliyor. Bu doğrultuda, farklı araç segmentlerinin teknik gereksinimlerine uygun, yüksek performanslı ve güvenilir akü teknolojilerine duyulan ihtiyaç giderek artıyor. AKO Grup olarak gelişmiş üretim altyapımız, Ar-Ge yetkinliğimiz ve başta Matrix Press (Punch) olmak üzere ileri üretim teknolojilerimizle sektörün değişen ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiriyoruz. Turbo Akü, Petlas Akü, AKO Prestige, Mega DC, Tolero, President, Eterno, X-Force ve Virtus markalarımızla farklı araç ve kullanım segmentlerine hitap eden geniş bir ürün portföyü sunuyoruz. Güçlü üretim kabiliyetimizi teknoloji odaklı yaklaşımımızla birleştirerek güvenilir, uzun ömürlü ve yüksek performanslı enerji çözümleri sunmayı ve Türkiye’nin akü sektöründeki teknolojik yetkinliğine katkı sağlamayı sürdürüyoruz.” Değişen mobilite ihtiyaçları, yeni nesil akü teknolojilerini öne çıkarıyor Otomotiv sektöründe dijitalleşmenin hız kazanması ve elektronik sistemlerin araçlardaki kullanımının artması, akü teknolojilerinin de sürekli olarak geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Özellikle Start-Stop sistemine sahip araçlarda kullanılan yeni nesil aküler; yüksek çevrim ömrü, güçlü marş performansı ve yoğun şarj-deşarj koşullarına dayanıklılık gibi özellikleriyle öne çıkıyor. AKO Akü'nin üretim altyapısında Matrix Press (Punch) ve Kaizen Tüneli üretim modelleri kullanılırken, ürün portföyünde konvansiyonel akülerin yanı sıra EFB ve AGM gibi yeni nesil teknolojiler de yer alıyor. Bu ürün ve teknoloji çeşitliliği, farklı araçların teknik gereksinimlerine ve kullanım koşullarına uygun çözümler sunulmasına olanak sağlıyor. AKO Grup'un Turbo Akü, Petlas Akü, AKO Prestige, Mega DC, Tolero, President, Eterno, X-Force ve Virtus markalarından oluşan portföyü; farklı araç segmentlerine ve kullanım ihtiyaçlarına yönelik ürünleri bir araya getiriyor. Konvansiyonel akülerden EFB ve AGM teknolojilerine uzanan ürün gamı, otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşümle birlikte çeşitlenen enerji ihtiyaçlarına cevap veriyor. Entegre üretim altyapısı ve teknoloji odaklı yaklaşım AKO Grup'un akü üretim ekosistemi; plastik enjeksiyon, kurşun geri kazanım ve akü üretim faaliyetlerini entegre bir yapı ile aynı yerleşke içerisinde buluşturuyor. Hammaddeden nihai ürüne uzanan bu yapı; üretim süreçlerinde kontrolün güçlendirilmesine, operasyonel verimliliğin artırılmasına ve sürdürülebilir kalite anlayışının desteklenmesine katkı sağlıyor. AKO Akü'nin yıllık üretim kapasitesi 5 milyon adede ulaşırken, şirket ileri üretim teknolojileri, Ar-Ge çalışmaları ve entegre üretim kabiliyetiyle akü sektöründeki teknolojik gelişime katkı sunuyor. AKO Grup; güçlü üretim altyapısını, ileri teknolojilerini, Ar-Ge yetkinliğini ve geniş marka portföyünü bir araya getirerek Türkiye'nin ve global otomotiv sektörünün değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeye devam ediyor. Grup, farklı araç ve kullanım segmentlerine hitap eden ürün çeşitliliğiyle güvenilir, yüksek performanslı ve sürdürülebilir akü çözümlerini otomotiv sektörünün kullanımına sunarken, Türkiye'nin akü sektöründeki teknolojik ve üretim yetkinliğinin gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kale Care Chemicals Yıllık Üretim Kapasitesini 100 Bin Tona Çıkarıyor Haber

Kale Care Chemicals Yıllık Üretim Kapasitesini 100 Bin Tona Çıkarıyor

Cirosunun yaklaşık yüzde 62’sini ihracattan elde eden ve 40’ın üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiren şirket, yeni yatırımla toplam yıllık üretim kapasitesini 100 bin metrik tona çıkararak küresel pazarlardaki büyümesini hızlandırırken üretim esnekliğini ve tedarik güvencesini de artırıyor. Kale Care Chemicals, küresel büyüme stratejisi doğrultusunda üretim altyapısını genişletiyor. Tuzla’daki ikinci üretim tesisinin Eylül 2026’da faaliyete geçmesiyle, Kale Care Chemicals’ın toplam yıllık üretim kapasitesi 100 bin metrik tona ulaşacak. Uluslararası pazarlardaki büyüme hedeflerini destekleyecek söz konusu kapasite artışıyla Kale Care Chemicals; dünya genelindeki müşterilerine ve dağıtım ortaklarına daha yüksek üretim esnekliği, istikrarlı kalite, daha kısa yanıt süreleri ve daha güçlü tedarik güvenliği sunmayı hedefliyor. Küresel büyümeyi destekleyecek yeni kapasite Cirosunun yaklaşık yüzde 62’sini ihracattan elde eden Kale Care Chemicals, bugün 40’ın üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Şirket, farklı pazarlardaki doğrudan distribütör ağıyla uluslararası erişimini desteklerken yeni kapasite yatırımıyla küresel pazarlardaki büyümesini daha da hızlandırmayı hedefliyor. 1975 yılından bu yana ev ve kişisel bakım kimyası alanında faaliyet gösteren Kale Care Chemicals; kişisel bakım, ev bakım ve endüstriyel uygulamalara yönelik yüzey aktif maddeler ve özel kimyasal bileşenler geliştiriyor ve üretiyor. Şirketin portföyünde anyonik, amfoterik, noniyonik ve katyonik yüzey aktif maddelerin yanı sıra betainler, amin oksitler, sülfosüksinatlar, setrimonyum klorür, katyonik bakım ajanları ve benzalkonyum klorür bulunuyor. Kale Care Chemicals ayrıca farklı sektör ve uygulamaların ihtiyaçlarına yönelik özel yüzey aktif madde ve formülasyon sistemleri geliştiriyor. Yeni tesis yatırımıyla şirket, yüksek hacimli ürünlerde artan talebi karşılama kapasitesini güçlendirirken özel kimyasal bileşenlerdeki ürün geliştirme ve müşteriye özel çözüm kabiliyetini de daha ileri taşımayı amaçlıyor. “Küresel müşterilerimize hizmet verecek ölçeğimizi büyütüyoruz” Kale Care Chemicals, yeni yatırımın şirketin büyüme yolculuğunda önemli bir aşama olduğunu belirterek şunları söyledi: “İkinci Tuzla tesisimizin devreye girmesi ve toplam yıllık üretim kapasitemizin 100 bin metrik tona ulaşması, Kale Care Chemicals için yeni bir büyüme döneminin başlangıcını temsil ediyor. Bu yatırımla küresel müşterilerimize hizmet verecek ölçeğimizi büyütürken, üretim esnekliğimizi ve tedarik güvenilirliğimizi de güçlendiriyoruz. Büyürken bizi farklılaştıran teknik çevikliğimizi, müşterilerimizle yakın çalışma kültürümüzü ve ihtiyaca özel çözüm geliştirme yaklaşımımızı korumaya devam edeceğiz.” 50 yılı aşkın üretim deneyimi Kimya Mühendisi Kazım Kaleağası tarafından 1975 yılında kurulan Kale Care Chemicals, bugün ikinci kuşak aile üyelerinin yönetiminde faaliyetlerini sürdürüyor. 50 yılı aşkın sürede şirketin geliştirdiği teknolojik uzmanlığın temelinde ileri reaksiyon ve proses teknolojileri yer alıyor. Şirket; emülsiyon teknolojileri, koruyucu sistemler ve ileri reaksiyon kimyasındaki yetkinliklerini farklı üretim süreçleriyle bir araya getiriyor. Kale Care Chemicals’ın üretim altyapısı; kuaternerleştirme, esterifikasyon, amidasyon, oksidasyon, alkilasyon ve polimerizasyon gibi ileri kimyasal reaksiyonların yanı sıra çözündürme, emülsifikasyon, sistem mühendisliği, pul haline getirme ve peletleme süreçlerini destekliyor. Bu altyapı, şirketin yüksek hacimli yüzey aktif maddelerden özel kimyasal bileşenlere uzanan geniş bir ürün yelpazesinde üretim yapmasını sağlarken; uygulama uzmanlığı ve müşteriye özel formülasyon geliştirme kabiliyetini de destekliyor. Kalite ve sürdürülebilirlik standartlarıyla üretim Kale Care Chemicals, genişleyen üretim platformunu uluslararası kabul gören kalite, güvenlik ve sorumlu üretim standartları doğrultusunda yönetiyor. Şirketin kalite ve sürdürülebilirlik altyapısı; EFFCI GMP sertifikası, ISO 9001 ve ISO 14001 yönetim sistemleri ile RSPO sertifikasını kapsıyor. EcoVadis Bronz sürdürülebilirlik derecelendirmesine sahip Kale Care Chemicals, değerlendirmede şirketler arasında ilk yüzde 35 içinde yer alıyor. Şirket SEDEX üyeliğinin yanı sıra iş sağlığı ve güvenliği ile helal sertifikasyon çerçevelerini de sürdürüyor. Bu standartlar, Kale Care Chemicals’ın üretimden tedarik zincirine uzanan faaliyetlerinde izlenebilirlik, sorumlu tedarik, operasyonel disiplin ve sürekli iyileştirme yaklaşımını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın İkinci Durağı Kayseri Oldu Haber

Kastamonu Entegre Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları’nın İkinci Durağı Kayseri Oldu

Ahşap bazlı panel sektöründe Türkiye’nin lider, Avrupa’nın üçüncü, dünyanın dördüncü büyük üreticisi Kastamonu Entegre, sektörle daha güçlü bir iletişim kurmak ve iş ortaklarıyla bilgi paylaşımını artırmak amacıyla hayata geçirdiği Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları kapsamında ikinci etkinliğini Kayseri’de gerçekleştirdi. Ankara’nın ardından düzenlenen buluşmada şirket, bölgedeki iş ortakları ve sektör paydaşlarıyla bir araya geldi. Sektörde bir ilk olma özelliği taşıyan etkinlik serisinde bayilerin yanında mimarlar, iç mimarlar, uygulamacılar, üreticiler ve sektörün farklı paydaşları aynı platformda buluşuyor. Kastamonu Entegre, bu buluşmalar aracılığıyla sektördeki güncel gelişmeleri paylaşırken, farklı disiplinlerden katılımcılar arasında bilgi alışverişini ve yeni iş birliklerini desteklemeyi amaçlıyor. Kayseri'de iki gün süren Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları, farklı sektör dinamiklerine göre tasarlanan üç ayrı oturumla gerçekleştirildi. İlk gün endüstriyel ürün grubunda faaliyet gösteren iş ortakları ve sektör paydaşlarıyla bir araya gelen Kastamonu Entegre, ikinci gün ise parke ve panel alanlarına yönelik oturumlarda katılımcıları ağırladı. Program kapsamında oluşturulan showroom alanında Kastamonu Entegre’nin dekoratif panelden zemin çözümlerine uzanan geniş ürün gamı katılımcılarla buluşturuldu. Ürünlerin kullanım alanları, tasarım yaklaşımları ve kullanıcıya sağladığı avantajlar uygulamalı sunumlarla aktarılırken katılımcılar, sektörün geleceğine yön verecek yenilikçi çözümleri yakından inceleme fırsatı buldu. Kastamonu Entegre Yönetim Kurulu Üyesi ve Satış ve Pazarlama Başkan Yardımcısı Talha Aydın, Kayseri’deki buluşmaya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: " Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları'nı, iş ortaklarımız ve sektör paydaşlarımızla bir araya geldiğimiz, bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirdiğimiz önemli bir buluşma platformu olarak görüyoruz. Kayseri; mobilya üretimi ile ahşap bazlı sanayide sahip olduğu güçlü üretim altyapısı, ticaret hacmi ve ihracat potansiyeliyle ülkemizin en stratejik bölgelerinden biri. Bu nedenle bölgedeki iş ortaklarımız ve sektör paydaşlarımızla bir araya gelmek, ihtiyaç ve beklentileri yerinde dinlemek, değişen dinamikleri birlikte değerlendirmek bizim için büyük değer taşıyor. Kastamonu Entegre olarak farklı bölgelerde gerçekleştirdiğimiz bu buluşmalarla yalnızca ürün ve çözümlerimizi paylaşmayı değil, sektörümüzü birlikte geliştirecek güçlü iş birliklerini ve sürdürülebilir bir iletişim kültürünü de büyütmeyi hedefliyoruz.” Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları Devam Edecek Kastamonu Entegre, Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları ile bilgi birikimini, sektör vizyonunu ve iş ortaklarıyla kurduğu uzun soluklu iş birliklerini paylaşmayı hedefliyor. Farklı şehirlerde düzenlenen bu buluşmalar sayesinde yerel dinamikleri daha yakından takip eden şirket, ortak gelişim alanları oluşturmayı ve sektörün geleceğine birlikte yön vermeyi amaçlıyor. Ankara ve Kayseri’nin ardından yıl boyunca devam edecek Bölgesel İş Ortakları Buluşmaları kapsamında Kastamonu Entegre, iş ortakları ve sektör profesyonelleriyle İzmir ve İstanbul’da da bir araya gelerek sektörün farklı bölgelerdeki dinamiklerini değerlendirmeyi sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimpur, AFGM Onaylı Tedarikçi Belgesi Almaya Hak Kazandı Haber

Kimpur, AFGM Onaylı Tedarikçi Belgesi Almaya Hak Kazandı

Poliüretan sistemleri alanında bölgesel lider konumunu sürdüren Kimpur, Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü (AFGM) tarafından düzenlenen Onaylı Tedarikçi Belgesini almaya hak kazandı. 5 Haziran 2031 tarihine kadar geçerli olacak belge, şirketin kalite yönetim sistemi, üretim altyapısı ve kurumsal süreçlerinin savunma sanayii tedarik zincirinin gerekliliklerini karşıladığını ortaya koyuyor. AFGM tarafından yürütülen teknik ve idari değerlendirme süreçlerinin başarıyla tamamlanmasının ardından yayımlanan belge, Kimpur'un savunma sanayiine yönelik tedarik süreçlerinde güvenilir çözüm ortağı konumunu güçlendirirken, ilgili kamu kurumları ve kuruluşlarının yürüttüğü uygun tedarik süreçlerinde yer alma yetkinliğini de ortaya koyuyor. Savunma Sanayiinin Beklentilerine Uygun Üretim Altyapısı Savunma sanayii; kalite, izlenebilirlik, sürdürülebilirlik ve operasyonel güvenilirlik gibi kriterlerin en yüksek seviyede karşılanmasını gerektiriyor. AFGM Onaylı Tedarikçi Belgesi de bu gereklilikleri karşılayan firmalara verilen önemli bir yetkinlik göstergesi olarak öne çıkıyor. Kimpur, güçlü Ar-Ge kabiliyeti, uluslararası kalite standartlarına uygun üretim altyapısı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla savunma sanayiinin ihtiyaç duyduğu yüksek performanslı poliüretan sistemler geliştiriyor. Şirket, balistik koruma panellerinden özel yalıtım çözümlerine, askeri bot üretiminden mühendislik uygulamalarına kadar farklı alanlarda kullanılabilen poliüretan çözümleriyle sektöre katkı sağlamayı hedefliyor. “Ülkemizin Savunma Sanayiine Katkı Sağlamayı Önemsiyoruz” Kimpur CEO’su Cavidan Karaca, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Kimpur olarak, yüksek katma değerli poliüretan çözümlerimizle ülkemizin savunma sanayiine katkı sağlamayı stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz. Ar-Ge yetkinliğimiz, güçlü üretim altyapımız ve kalite odaklı yaklaşımımızla sektörün ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler sunmaya ve güvenilir iş ortaklıkları geliştirmeye devam edeceğiz.” Kimpur, yenilikçi poliüretan sistemleri, güçlü üretim altyapısı ve uluslararası kalite standartlarına uygun üretim anlayışıyla, savunma sanayiinin ihtiyaç duyduğu yüksek performanslı malzeme çözümleri geliştirmeye ve Türkiye'nin yerli üretim ekosistemine katkı sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Üretim Türkiye'nin Enerji Dönüşümünü Yenilenebilir Kaynaklarla Hızlandırıyor Haber

Enerjisa Üretim Türkiye'nin Enerji Dönüşümünü Yenilenebilir Kaynaklarla Hızlandırıyor

Türkiye'nin dört bir yanına yayılan üretim altyapısıyla faaliyetlerini sürdüren Enerjisa Üretim, yenilenebilir enerji alanındaki büyümesini kararlılıkla sürdürüyor. Şirketin ürettiği temiz enerji, yaklaşık 2,6 milyon hanenin yıllık elektrik tüketimine eşdeğer bir büyüklüğe ulaşırken, Türkiye'nin enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesine, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesine ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sunuyor. Rüzgâr enerjisinde 1.000 MW kurulu güç eşiğini aşan ilk şirket olarak Türkiye enerji sektöründe önemli bir ilke imza atan Enerjisa Üretim, bu alandaki öncü konumunu yeni yatırımlarla daha da ileri taşımaya devam ediyor. Şirket, rüzgâr enerjisindeki kapasitesini 2.500 MW seviyesine ulaştırma hedefi doğrultusunda büyüme yolculuğunu kararlılıkla sürdürürken, Türkiye’nin enerji dönüşümünde referans noktası haline gelen ölçek ve tecrübesini daha da güçlendiriyor. Son bir yılda 5 RES projesi devreye alındı, 9 yeni projede çalışmalar sürüyor Son bir yılda Aydın’da Kestanederesi RES, Dampınar RES ve Hacıhıdırlar RES, Balıkesir’de Uygar RES ve Çanakkale’de Armutçuk RES olmak üzere toplam beş projesini devreye alan Enerjisa Üretim; Muğla’da üç, Çanakkale, Kırklareli ve Edirne’de birer rüzgar santrali projesinin yanı sıra Tekirdağ, İzmit ve Samsun’da birer depolamalı RES projesinde çalışmalarına devam ediyor. Rüzgâr ve güneş enerjisi alanındaki yatırımlarını planlanan takvim doğrultusunda ilerleten şirket, operasyonel mükemmeliyet, verimlilik ve ölçek ekonomisi odağında portföyünü büyütmeye devam ediyor. "Daha temiz ve daha güçlü bir enerji geleceği için çalışıyoruz" Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, Dünya Yenilenebilir Enerji Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Yenilenebilir enerji, ekonomik dayanıklılıktan enerji bağımsızlığına, sanayide katma değer yaratmaktan sürdürülebilir büyümeye kadar ülkelerin geleceğini şekillendiren stratejik bir itici güç haline geldi. Enerji dönüşümünün hız kazandığı bu dönemde, yerli ve yenilenebilir kaynaklara dayalı güçlü bir üretim altyapısı oluşturmak, aynı zamanda geleceğin ekonomik ve stratejik gücünü inşa etmek anlamına geliyor. Enerjisa Üretim olarak biz, enerji üretimini yalnızca bugünün ihtiyacını karşılayan bir faaliyet alanı olarak görmüyor; 4.500 MW’dan fazla aktif işletme kapasitemizle yürüttüğümüz operasyonlarımızı, Türkiye’nin enerji bağımsızlığına ve sanayisinin dönüşümüne hizmet eden daha büyük bir yapının parçası olarak konumluyoruz. Yatırım sürecindeki projelerimizin tamamlanmasıyla birlikte ulaşacağımız 6.250 MW portföy büyüklüğü, Türkiye'nin enerji dönüşümüne duyduğumuz güvenin ve uzun vadeli yatırım kararlılığımızın en somut göstergelerinden biri. Bugün ulaştığımız nokta, yıllardır sürdürdüğümüz yatırımların ve geleceğe duyduğumuz güvenin en somut göstergelerinden biri. Odağımız; teknolojiyi, dijitalleşmeyi ve sürdürülebilirliği bir araya getirerek enerji dönüşümüne hız kazandıran, daha güçlü ve daha dirençli bir enerji ekosistemi inşa etmek. Bu anlayışla, Türkiye'nin enerji dönüşümüne yön veren lider organizasyonlardan biri olarak sorumluluğumuzun farkındayız. Yenilenebilir enerji yatırımlarımızı büyütürken aynı zamanda geleceğin enerji ekosistemini de tasarlıyor; ülkemizin enerji güvenliğine, ekonomik kalkınmasına ve küresel rekabet gücüne uzun vadeli değer yaratacak bir vizyonla çalışıyoruz. Enerjinin geleceğinin daha temiz, daha akıllı ve daha bağımsız bir yapıyla yükseleceğine inanıyoruz. Bu geleceği inşa eden kurumlar arasında yer almayı sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimya Sektörü İhracatı 3 Milyar Dolara Yaklaştı Haber

Kimya Sektörü İhracatı 3 Milyar Dolara Yaklaştı

Türkiye'nin en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektörü olan kimya, mayıs ayında yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata imza attı. Kimya sektörünün ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,9 artarken, genel ihracattan aldığı pay yüzde 15,3’e yükseldi. Sektörün Ocak-Mayıs dönemindeki ihracatı ise yüzde 5,3 artışla 13,8 milyar dolara ulaştı. V. İbrahim Aracı: “Kimya sektörü ihracatın itici gücü olmaya devam ediyor” İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı V. İbrahim Aracı, Mayıs ayı ihracat rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Mayıs ayında kimya sektörümüzün yüzde 6,9 oranında artış kaydederek yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracata ulaşması, sektörümüzün dayanıklılığını ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü bir kez daha gösterdi. Kimya sektörü olarak ülkemizin en büyük ihracatçı sektörlerinden biri olmanın sorumluluğuyla üretmeye, yatırım yapmaya ve ihracatımızı artırmaya devam ediyoruz. Sektörümüz, Ocak-Mayıs döneminde yaklaşık 14 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, bu dönemde ihracatını yüzde 5,3 artırmayı başardı. Küresel ticarette belirsizliklerin, korumacılık eğilimlerinin ve jeopolitik gelişmelerin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde elde ettiğimiz bu performansı son derece değerli buluyoruz. İKMİB olarak katma değerli üretimin artırılması, yeşil dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, yeni pazarlara erişimin güçlendirilmesi ve sektörümüze yönelik uluslararası yatırımların ülkemize kazandırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mayıs ayında dünyanın önde gelen iki önemli fuarı Interpack 2026 ve PLMA’s World of Private Label Fuarı 2026’nın milli katılım organizasyonlarını başarıyla tamamladık. Önümüzdeki aylarda yine fuar milli katılım organizasyonlarımıza, ticaret ve alım heyeti etkinliklerimize devam edeceğiz. Kimya sektörümüzün güçlü üretim altyapısı ve ihracatçılarımızın dinamizminin yanı sıra Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan desteklerle birlikte, sektörümüzün Türkiye'nin ihracat hedeflerine en yüksek katkıyı sunmaya devam edeceğine inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.