Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim Altyapısı

Kapsül Haber Ajansı - Üretim Altyapısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Altyapısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Form Endüstri Tesisleri Yeni Fabrikasıyla  Endüstriyel Çatı Sistemlerinde Kapasitesini Artırıyor Haber

Form Endüstri Tesisleri Yeni Fabrikasıyla Endüstriyel Çatı Sistemlerinde Kapasitesini Artırıyor

Modern üretim altyapısı ve artan kapasiteyle doğal havalandırma ve çatı çözümlerinde üretim kabiliyetlerini geliştiren firma, yapılan iyileştirmeler sayesinde tüm teslim sürelerinin yaklaşık %20 oranında kısaltılmasını hedefliyor. Form Endüstri Tesisleri, artan üretim hacmi ve genişleyen ürün portföyü doğrultusunda endüstriyel çatı sistemleri alanındaki faaliyetlerini daha güçlü bir yapı altında konumlandırmak amacıyla yeni fabrikasını devreye aldı. Modern üretim altyapısı ve genişleyen kapasiteyle faaliyetlerine başlayan yeni tesis, özellikle endüstriyel doğal havalandırma, evaporatif soğutma ve günışığı aydınlatma sistemleri alanında şirketin büyüme stratejisinde önemli bir rol üstlenecek. Yeni üretim altyapısı kapsamında gerçekleştirilen iyileştirmelerle birlikte evaporatif soğutucu üretim süreçlerinde verimlilik artırılırken, üretim planlama ve operasyon süreçlerinde yapılan optimizasyonlar sayesinde teslim sürelerinin yaklaşık yüzde 20 oranında kısaltılması hedefleniyor. Endüstriyel Çatı Çözümlerinde Üretim Gücü Artıyor Yeni yapılanma ile birlikte Form Endüstri Tesisleri, endüstriyel tesisler, lojistik merkezleri ve büyük hacimli yapılara yönelik geliştirilen doğal havalandırma, duman tahliye ve çatı çözümleri alanındaki üretim ve mühendislik kabiliyetlerini güçlendirmeyi hedefliyor. Artan talebe daha hızlı yanıt verebilmek amacıyla üretim altyapısına yönelik yeni makine yatırımları da devreye alınıyor. Bu kapsamda yeni makine yatırımlarıyla bazı parçaların tesis bünyesinde üretilmesi planlanırken, daha önce temin edilen bazı bileşenlerin üretiminin de tesis içinde gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Ayrıca GAL doğal havalandırma üniteleri ve cephe panjurları üretim kapasitesinin iki katına çıkarılması planlanıyor. Bu adımların şirketin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırması ve ihracat faaliyetlerini desteklemesi öngörülüyor. “Üretim Kapasitemizi ve Mühendislik Gücümüzü Daha İleri Taşıyoruz” Yeni fabrika ve yapılanmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Form Endüstri Tesisleri Genel Müdürü Sinan Arısoy, “Endüstriyel çatı sistemleri alanında artan talep ve büyüyen ürün portföyümüz doğrultusunda üretim altyapımızı daha güçlü bir yapıya kavuşturduk. Form Endüstri Ürünleri ve Form Freva’nın ardından devreye aldığımız bu yeni tesis, Form Grubu’nun üçüncü fabrikası olarak üretim altyapımızın daha da güçlenmesini sağlıyor. Devreye aldığımız yeni fabrikamız sayesinde hem üretim kapasitemizi artırıyor hem de mühendislik kabiliyetlerimizi daha ileri bir seviyeye taşıyoruz. Üretim süreçlerinde gerçekleştirdiğimiz iyileştirmelerle teslim sürelerimizi kısaltmayı ve özellikle doğal havalandırma çözümlerinde uluslararası pazarlardaki rekabet gücümüzü daha da artırmayı hedefliyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PLASFED Başkanı Karadeniz: “Türkiye, Avrupa Sanayi Zincirinde  Stratejik Konumunu Güçlendirdi” Haber

PLASFED Başkanı Karadeniz: “Türkiye, Avrupa Sanayi Zincirinde  Stratejik Konumunu Güçlendirdi”

PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, bu gelişmenin özellikle ihracat odaklı sektörler için yeni fırsatlar yaratacağını ve Türkiye–Avrupa sanayi entegrasyonunu daha da güçlendireceğini belirtti. Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikaları kapsamında şekillenen “Made in Europe” yaklaşımında Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin bir parçası olarak değerlendirilmesini Türk sanayisi açısından tarihi ve stratejik bir gelişme olarak değerlendirdi. Karadeniz, Türkiye’nin AB–Türkiye Gümrük Birliği çerçevesinde Avrupa üretim ve tedarik zincirlerinde önemli bir aktör olarak kabul edilmesinin, Türk sanayisinin küresel rekabet gücünü artıracak bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerinin doğal bir parçası olarak görülmesinin, sanayimizin üretim gücünü ve güvenilir tedarikçi kimliğini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Karadeniz, “Özellikle otomotivden beyaz eşyaya, plastikten inşaata kadar birçok sektörde Türkiye’de üretilen parçalar ve ürünler, Avrupa üretim zincirinin güvenilir bir parçası olarak kabul ediliyor. Bu durum, Türk firmalarının Avrupa projelerine doğrudan katılmasını ve ihracat hacimlerini artırmasını sağlayarak sanayimiz için stratejik bir avantaj yaratıyor” dedi. “Plastik sektörü Avrupa sanayisi için önemli bir partner” Plastik sektörünün otomotivden ambalaja, beyaz eşyadan inşaata kadar 45’i aşkın sektörün temel girdisini sağlayan stratejik bir üretim alanı olduğunu vurgulayan Karadeniz, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve esnek tedarik kabiliyeti sayesinde Avrupa sanayisi için önemli bir partner konumunda bulunduğunu ifade etti. Türkiye’de yaklaşık 14 bin üretici firmanın faaliyet gösterdiğini, sektörün 300 bini aşkın kişiye doğrudan, toplamda 1 milyondan fazla kişiye ise dolaylı istihdam sağladığını söyleyen Karadeniz, 10 milyar doları aşan ihracat hacmiyle ekonomiye önemli katkı sunduğunu belirtti. Plastik sektörünün çatı kuruluşu PLASFED Başkanı, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin sektörün büyümesini hızlandıracağını belirtti. “Kamu ve özel sektör iş birliği, sürece katkı sağladı” Bu sürecin oluşmasında kamu kurumları, iş dünyası ve sektör temsilcilerinin yürüttüğü çalışmaların önemli rol oynadığını kaydeden Karadeniz, şu değerlendirmede bulundu: “Bu süreçte başta Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat, Ticaret Bakanlığı bürokratları, iş dünyası kuruluşları ve sektör temsilcileri önemli katkılar sundu. Türk sanayisinin Avrupa değer zincirlerindeki konumunun güçlendirilmesine destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz.” “Sürdürülebilir üretim ve rekabet gücü güçlenecek” Karadeniz, Avrupa ile sanayi entegrasyonunun güçlenmesinin aynı zamanda yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim ve teknoloji yatırımları açısından da önemli fırsatlar yaratacağını belirtti. PLASFED olarak Türk plastik sanayisinin uluslararası rekabet gücünü artıracak, Avrupa pazarındaki entegrasyonunu derinleştirecek ve sürdürülebilir üretim dönüşümünü hızlandıracak her türlü çalışmayı desteklemeye devam edeceklerini ifade eden Karadeniz, Türkiye’nin Avrupa üretim ekosistemindeki rolünün önümüzdeki dönemde daha da güçleneceğini sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ömer Karadeniz: “Made in Europe” Yeni Bir Rekabet Dönemi Başlatıyor Haber

Ömer Karadeniz: “Made in Europe” Yeni Bir Rekabet Dönemi Başlatıyor

Avrupa sanayi politikalarının merkezine yerleşen “Made in Europe” yaklaşımı, üretimden enerji kullanımına, tedarik zincirlerinden kamu alımlarına kadar geniş kapsamlı bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Avrupa içinde üretimi güçlendirmeyi hedefleyen bu yeni çerçevenin, Türkiye’nin ihracat yapısı ve sanayi rekabeti açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor. Bu nedenle süreç, Türkiye sanayisi açısından hem dikkatle izlenmesi gereken bir risk alanı hem de stratejik fırsatlar barındıran yeni bir dönem olarak değerlendiriliyor. Plastik Sanayicileri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği’nin sanayide yerli üretimi güçlendirmeyi hedefleyen “Made in Europe” yaklaşımının, üretim koşullarından enerji kullanımına ve tedarik zincirlerine kadar geniş bir etki alanı oluşturduğunu belirtti. Karadeniz, Avrupa içinde üretimi güçlendirmeyi hedefleyen bu yeni çerçevenin Türkiye’nin ihracat yapısı ve sanayi rekabeti açısından önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti. “Doğru strateji Türkiye için yeni fırsatlar yaratabilir” Avrupa pazarına erişimin giderek daha fazla sürdürülebilirlik, yerelleşme ve üretim standartlarına uyumla ilişkilendirildiğini vurgulayan Karadeniz, “Uyum sağlayan firmalar rekabet avantajı elde edecek, uyum sağlayamayanlar ise maliyet artışı ve pazar kaybı riskiyle karşılaşacak” dedi. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve esnek sanayi yapısıyla bu dönüşüme uyum sağlayabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Karadeniz, kamu ve özel sektörün eşgüdüm içinde hareket etmesinin kritik önem taşıdığını kaydetti. Doğru strateji ve zamanında atılacak adımlarla sürecin Türkiye için yeni ihracat fırsatları yaratabileceğini söyledi. “Türkiye’siz Avrupa sanayisi eksik kalır” Türkiye’nin Avrupa değer zincirleri içindeki rolünün stratejik nitelik taşıdığına dikkat çeken Karadeniz, üretim ağlarının bütünlüğünün korunmasının hem bölgesel rekabet hem de tedarik güvenliği açısından hayati olduğunu ifade etti. Türkiye’nin dışarıda kalmasının yalnızca ticari değil, bölgesel ekonomik istikrar açısından da olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtti. “Gümrük Birliği güncellenmeli” Çatı kuruluş PLASFED Başkanı bu süreçte en kritik başlıklardan birinin Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi olduğunu söyledi. Mevcut iş birliği mekanizmalarının günümüz sanayi politikalarıyla uyumlu hale getirilmesinin önemine dikkat çeken Karadeniz, özellikle Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin bu açıdan belirleyici olabileceğini ifade etti. Başkan Karadeniz, şu açıklamalarda bulundu: “Ekonomik entegrasyonun derinleştirilmemesi ve Türkiye’nin yeni sanayi politikalarıyla yeterince bütünleşememesi, üretim ağlarında zayıflamalara yol açabilir. Bu durum hem Avrupa’nın rekabet gücünü hem de bölgesel ekonomik uyumu etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye’nin yeni sanayi mekanizmalarına daha fazla dahil edilmesi ve ekonomik iş birliğinin ticaret, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarındaki güncel koşullara uygun şekilde modernize edilmesi önem taşıyor.” Avrupa’daki dönüşümün yalnızca üretim politikalarıyla sınırlı olmadığını; yeşil dönüşüm, dijitalleşme, teknoloji yatırımları ve tedarik güvenliği gibi stratejik alanları da kapsadığını belirten Karadeniz, Türkiye’nin bu sürecin dışında değil, aktif bir parçası olarak konumlanmasının kritik olduğunu vurguladı. Karadeniz, Türkiye’nin bu dönüşümü yalnızca bir uyum süreci olarak değil, sanayi yapısını güçlendirecek stratejik bir fırsat olarak değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SARSILMAZ’dan Shot Show’da Küresel Güç Gösterisi Haber

SARSILMAZ’dan Shot Show’da Küresel Güç Gösterisi

SARSILMAZ, bu katılımla yalnızca ürünlerini değil; grup şirketleriyle oluşturduğu bütünleşik üretim ve teknoloji gücünü de küresel sektör profesyonelleriyle buluşturuyor. Avrupa’nın en büyük entegre silah üretim tesisine sahip olan SARSILMAZ ve grup şirketleri; farklı çap ve kalibrelerde silah ve mühimmattan, uzaktan komutalı savunma sistemlerine ve yüksek hassasiyetli metal enjeksiyon (MIM) teknolojilerine uzanan geniş ürün ve yetkinlik portföyüyle savunma sanayiinde uçtan uca entegre hizmet sunabilen nadir global yapılardan biri olarak öne çıkıyor. Tasarımdan üretime, testten saha kullanımına kadar tüm süreçleri tek çatı altında yöneten bu yapı; operasyonel güvenilirlik, sürdürülebilir kalite ve hızlı adaptasyon avantajı sağlıyor. Dünyanın en büyük sivil silah pazarı olmasının yanı sıra, en bilinçli, eğitimli ve geri bildirim odaklı kullanıcı kitlesine sahip olan ABD, SARSILMAZ’ın küresel büyüme ve konumlanma stratejisinde kritik bir referans pazarı niteliği taşıyor. ABD’de yerel yapılanması SARUSA üzerinden faaliyet gösteren SARSILMAZ; yalnızca sivil segmentte değil, birçok eyalette kolluk kuvvetlerinin envanterinde aktif olarak kullanılan ürünleriyle de güvenilirliğini sahada kanıtlamış durumda. SARSILMAZ, ABD pazarında elde edilen başarıyı diğer coğrafyalar için güçlü bir referans noktası olarak konumlandırıyor. SARSILMAZ’dan Bütünleşik Güç, Küresel Mesaj SHOT Show’un SARSILMAZ açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çeken SARSILMAZ Dış Ticaret Genel Müdürü M.Nuri Kızıltan, şu değerlendirmede bulundu: “SHOT Show, Amerika kıtasındaki müşterilerimizle doğrudan temas kurabildiğimiz, sektörün yönelimlerini yakından takip ettiğimiz ve rekabet gücümüzü sahada ölçtüğümüz en kritik platformlardan biri. ABD, diğer pazarların dikkatle izlediği bir referans noktası. Bugün SARSILMAZ olarak yalnızca ürün kalitemizle değil; grup şirketlerimizle oluşturduğumuz entegre yapı sayesinde sunduğumuz sürdürülebilir, güvenilir ve bütüncül hizmet anlayışıyla fark yaratıyoruz. Bu sinerjik ‘bütünleşik güç’ ile ABD’den tüm dünyaya net bir mesaj veriyoruz: Üretim gücümüz, teknolojimiz ve sahada kendini kanıtlamış ürünlerimizle SARSILMAZ size yeter.” SHOT Show 2026’da Entegre Yetkinlik Sahada SHOT Show 2026’da SARSILMAZ’ın entegre yapısı; grup şirketlerinin sahaya değer katan uzmanlıklarıyla somutlaşıyor. Ünimetal, MIM yöntemiyle üretilmiş tabanca ve tüfek parçaları ile ileri üretim süreçlerindeki mühendislik kabiliyetini sergilerken,BPS, farklı çap ve kalibrelerdeki mühimmat üretim gücüyle bu yapıyı tamamlıyor.BEST Defence’in SARUSA standında sergilenen 12.7 mm UKSS (Uzaktan Komutalı Silah Sistemi) ve LA2 Dynamics’in Türkiye’nin ilk silahlı ve bacaklı robotu SARBOT, BEST Defence ve LA2 Dynamics’in ileri teknoloji gücünü temsil ediyor. SARSILMAZ, SHOT Show 2026’da; köklü geçmişi, ileri üretim altyapısı ve grup şirketleriyle oluşturduğu sinerjik bütünlük sayesinde, Türkiye’nin savunma sanayiindeki küresel temsil gücünü ABD pazarında bir kez daha güçlü biçimde ortaya koyuyor.

Talya, 6 Milyon Dolarlık Yatırım ve 10 Kat Kapasite Artışıyla 2026’ya Hazır Haber

Talya, 6 Milyon Dolarlık Yatırım ve 10 Kat Kapasite Artışıyla 2026’ya Hazır

Bu önemli atılım ile birlikte Talya, 2026 yılı itibarıyla gıda takviyeleri alanındaki aylık üretim kapasitesini 1 milyon adetten 10 milyon adede çıkarmayı hedefliyor. Toplam 10 bin metrekarelik alana kurulan üretim tesisinde planlanan yeni üretim hatlarıyla birlikte, şirketin üretim altyapısında kapsamlı bir dönüşüm hayata geçiriliyor. Yatırım kapsamında gıda takviyeleri, vitaminler ve aromaterapi ürünlerine yönelik üretim hatları 2026 yılı başından itibaren kademeli olarak devreye alınacak. Sürecin tamamlanmasıyla birlikte, Talya’nın gıda takviyeleri alanındaki aylık üretim kapasitesinin 1 milyon adetten 10 milyon adede çıkarılması hedefleniyor. 40’dan fazla ülkede ihracat gerçekleştiren Talya Bitkisel, devam eden yatırım süreciyle birlikte ihracat pazarlarındaki varlığını daha da derinleştirmeyi amaçlıyor. Talya’nın büyüme yolculuğundaki önemli dönüm noktalarından biri ise 2023 yılında OYAK ile gerçekleştirilen stratejik iş birliği oldu. Bu iş birliği, şirketin kurumsal ve finansal yapısını güçlendirirken, uzun vadeli yatırım ve ölçeklenme hedeflerine de sağlam bir zemin hazırladı. KÜRESEL PAZAR 300 MİLYAR DOLARA İLERLERKEN, TALYA GÜVEN VE BİLİMİ ÖNCELİKLENDİRİYOR Sektörün genel görünümüne ve Talya’nın 2026 konumlanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Talya Bitkisel Kurucusu M. Halis Ertaş, “Küresel ölçekte takviye edici gıda ve vitamin pazarının bugün yaklaşık 200 milyar dolar seviyesinde olduğunu, önümüzdeki 5-6 yıl içinde 300 milyar dolara yaklaşmasının beklendiğini görüyoruz. Türkiye ise sahip olduğu bitkisel çeşitlilik, üretim altyapısı ve coğrafi konumuyla bu büyümeden pay alabilecek ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle bitkisel içeriklere ve doğal formülasyonlara dayalı ürünlerde Türkiye menşeli üretimin uluslararası pazarlardaki görünürlüğü giderek artıyor. Takviye edici gıda ve aromaterapi alanında artık yalnızca hızlı büyümeden değil, bilime dayalı ve güven temelli bir gelişim sürecinden söz ediyoruz. Bitkisel içeriklerin kaynağı, izlenebilirliği ve üretim standartları önümüzdeki dönemde sektörü belirleyen ana başlıklar olacak. Talya olarak üretim kapasitemizi artırırken odağımız yalnızca hacim değil; kalite, izlenebilirlik ve bilimsel referanslar.” olduğunu söyledi. TALYA, 2026 YILINDA İÇ PAZAR VE İHRACATTA ORTALAMA YÜZDE 50 BÜYÜMEYİ HEDEFLİYOR Amerika pazarındaki konumlanmalarının, Talya’nın ihracat ve ölçeklenme stratejisinin temel büyüme ayaklarından biri olduğunu vurgulayan Ertaş, “Yaklaşık 23 yıllık üretim deneyimimizi, devam eden yatırım süreciyle birlikte daha büyük ölçekli ve sürdürülebilir bir yapıya taşıyoruz. Türkiye’deki üretim gücümüzü artırırken, Amerika’daki şirketimiz üzerinden uluslararası pazarlardaki büyümemizi de hızlandırmayı hedefliyoruz. 2026 yılı itibarıyla hem iç pazarda hem de ihracatta ortalama yüzde 50 seviyesinde bir büyüme öngörüyoruz. Amacımız; takviye edici gıdalar, vitaminler ve aromaterapiyi aynı bilimsel çerçevede ele alan, iç pazarda güvenilirliğini pekiştirirken Amerika başta olmak üzere uluslararası pazarlarda kalıcı ve sürdürülebilir bir marka yapısı oluşturmaktır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.