Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim Gücü

Kapsül Haber Ajansı - Üretim Gücü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Gücü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ANTGİAD ve DEGİAD'dan İş Dünyasına Örnek İş Birliği  Haber

ANTGİAD ve DEGİAD'dan İş Dünyasına Örnek İş Birliği 

Denizli’de gerçekleştirilen organizasyonda, Türkiye’nin ilk genç iş insanları dernekleri arasında yer alan ANTGİAD ( 1990 ) ve DEGİAD’ın ( 1991 ) üyeleri birebir görüşmeler yaparak faaliyet alanlarını, yatırım planlarını ve iş birliği fırsatlarını değerlendirdi. Etkinlikte, klasik tanışma toplantılarının ötesine geçilerek doğrudan iletişim, güven temelli ilişki geliştirme ve somut ticari fırsatlar oluşturma hedefi ön plana çıktı. YÜZ YÜZE İLETİŞİMİN GÜCÜ TİCARETİN EN ÖNEMLİ KALDIRAÇLARINDAN BİRİ Etkinliğin ardından değerlendirmelerde bulunan ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş, dijitalleşmenin hızla arttığı bir dönemde insan ilişkilerinin ve yüz yüze iletişimin değerinin daha da yükseldiğini vurguladı. Yavaş şunları söyledi: “Bugün teknolojinin sunduğu tüm olanaklara rağmen ticaretin temelinde hala güven vardır. Güven ise insanların birbirini tanımasıyla, aynı masada oturmasıyla ve birbirinin gözünün içine bakarak konuşmasıyla oluşur. Networking yalnızca kartvizit değişiminin ötesinde; uzun yıllar sürecek iş birliklerinin, ortaklıkların ve dostlukların temelinin atılmasıdır.” EGE VE AKDENİZ ARASINDA GÜÇLÜ EKONOMİK BAĞ Türkiye’nin en köklü genç iş insanları dernekleri arasında yer alan ANTGİAD ve DEGİAD’ın ortak organizasyonunun önemini vurgulayan Yavaş, iki bölgenin ekonomik potansiyelinin birbirini tamamladığını ifade etti. “Ege ve Akdeniz, Türkiye ekonomisinin en dinamik üretim ve ticaret havzaları arasında yer alıyor. Denizli’nin üretim gücü, sanayi kültürü ve ihracat deneyimi ile Antalya’nın turizm, tarım, hizmet sektörü ve uluslararası ticaret potansiyeli bir araya geldiğinde çok değerli sinerjiler ortaya çıkıyor. Biz bu buluşmayı iki güçlü ekonomik ekosistemin birbirine kenetlenmesi olarak görüyoruz.” İŞ DÜNYASINDA YENİ DÖNEM: REKABET KADAR İŞ BİRLİĞİ DE ÖNEMLİ Küresel ekonomide yaşanan dönüşümün iş dünyasını yeni iş yapma modellerine yönlendirdiğini belirten Yavaş, gelecekte şirketlerin yalnızca kendi güçleriyle değil, kurdukları iş birlikleriyle de büyüyeceğini söyledi. “Yeni dönemde başarı; iyi üretmekten ve doğru insanlarla doğru ağları kurabilmekten geçiyor. Şirketler kadar şehirlerin, şehirler kadar kurumların da birbirleriyle bağlantı kurduğu bir çağdayız. Bu nedenle GİAD’lar arasında oluşturduğumuz bu ticari köprüyü çok değerli buluyoruz.” ORTAK HEDEF: DAHA GÜÇLÜ BİR İŞ DÜNYASI EKOSİSTEMİ Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen birebir görüşmelerin ardından katılımcılar kokteyl ve serbest networking bölümünde temaslarını daha da güçlendirdi. ANTGİAD ve DEGİAD yöneticileri, bu tür organizasyonların önümüzdeki dönemde artarak devam etmesi konusunda görüş birliğine varırken, genç iş insanları arasında kurulacak yeni ticari ilişkilerin bölgesel kalkınmaya ve ekonomik hareketliliğe önemli katkılar sağlayacağı ifade edildi. Türkiye’nin ilk genç iş insanları dernekleri arasında yer alan ANTGİAD ve DEGİAD’ın gerçekleştirdiği bu örnek iş birliği, genç iş dünyası kuruluşlarının üyeleri için somut ticari fırsatlar oluşturan güçlü platformlar olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketler Küçülürken Onlar Büyüdü! Yarım Asırlık Şirketten Yeni Nesil Büyüme Hamlesi Haber

Şirketler Küçülürken Onlar Büyüdü! Yarım Asırlık Şirketten Yeni Nesil Büyüme Hamlesi

Türkiye’de son yıllarda inşaat, mobilya ve yapı sektörlerinde yaşanan dalgalanmalar birçok üretici için zorlu bir dönemi beraberinde getirirken, bazı köklü markalar ise değişime uyum sağlayarak büyümesini sürdürüyor. Özellikle üretim gücü, ihracat kabiliyeti ve yeni nesil yönetim anlayışını bir araya getiren şirketler sektörde dikkat çekmeye başladı. 1982 yılında Gebze’de kurulan BakiDoor ise bugün ulaştığı üretim kapasitesi ve 20’yi aşkın ülkeye uzanan ihracat ağıyla bu değişimin öne çıkan oyuncuları arasında yer alıyor. Yaklaşık yarım asırlık geçmişiyle ahşap, kapı sektörü, profil, panel iç oda kapısı ve yangın dayanımlı oda kapılarında faaliyet gösteren marka, değişen tüketici beklentileri ve üretim anlayışına paralel olarak kendini dönüştürmeye devam ediyor. 8 bin 500 metrekarelik üretim alanı, geniş ürün gamı ve yıllık artan sipariş hacmiyle faaliyetlerini sürdüren Baki Door, yalnızca üretim kapasitesiyle değil; nesilden nesile aktarılan şirket kültürü ve yeni dönem vizyonuyla da dikkat çekiyor. Birçok Şirket Yavaşladı, Onlar Üretimi Büyüttü Ekonomik dalgalanmalar, artan maliyetler ve değişen pazar dinamikleri yapı sektöründe birçok markanın küçülme kararı almasına neden olurken, sektörde üretim ve ihracat gücünü koruyan şirketler ayrışmaya başladı. Uzmanlara göre özellikle uzun vadeli bakış açısına sahip aile şirketleri, değişime hızlı uyum sağlayan yapılarıyla yeni dönemde daha güçlü konuma geliyor. BakiDoor da son yıllarda üretim altyapısını güçlendiren yatırımlarıyla dikkat çekiyor. Sürekli yenilenen makine parkuru, üretim süreçlerindeki teknoloji yatırımları ve müşteri odaklı yaklaşımıyla marka, sektörde büyümesini sürdüren şirketler arasında gösteriliyor. Nesilden Nesile Aktarılan Bir Şirket Kültürü Türkiye’de aile şirketlerinin önemli bir bölümü ikinci ve üçüncü kuşak dönüşüm süreçlerinde zorluk yaşarken, uzmanlar sürdürülebilirliğin yalnızca finansal güçle değil kültür aktarımıyla mümkün olduğuna dikkat çekiyor. BakiDoor’un hikayesinde de yalnızca üretim değil, nesiller arasında aktarılan bir çalışma kültürü öne çıkıyor. Çocuk yaşlardan itibaren sektörün içinde büyüyen yeni kuşak yöneticiler, şirketi yalnızca bir işletme değil aynı zamanda bir emanet ve sorumluluk olarak görüyor. Yeni dönem yönetim anlayışında dijitalleşme, marka yatırımları, ihracat odaklı büyüme ve genç bakış açısı ön plana çıkarken; sektör temsilcileri aile şirketlerinde kuşak dönüşümünün önümüzdeki dönemin en önemli gündemlerinden biri olacağını değerlendiriyor. Türkiye'den Dünyaya Uzanan Üretim Ağı Türk yapı ve dekorasyon ürünleri son yıllarda uluslararası pazarlarda daha fazla talep görmeye başladı. Özellikle kalite-fiyat dengesi ve üretim esnekliği sayesinde Türk üreticiler Avrupa, Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Amerika pazarlarında daha görünür hale geliyor. 20’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren BakiDoor da Balkan ülkelerinden Arap coğrafyasına, Kuzey Amerika’dan Afrika pazarlarına kadar geniş bir ihracat ağıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Fil Dişi Sahili, Fas, Kanada ve ABD gibi farklı pazarlarda yürütülen çalışmalar, markanın küresel büyüme stratejisinin önemli ayaklarını oluşturuyor. Sektör temsilcileri önümüzdeki dönemde özellikle özel üretim kabiliyeti yüksek şirketlerin ihracatta daha güçlü bir rol üstleneceğine dikkat çekiyor. “Bizde Yapamayız Diye Bir Cümle Yok” Yapı sektöründe standart üretim anlayışının yerini giderek özel projeler ve kişiselleştirilmiş çözümler almaya başladığı belirtiliyor. Müşteri beklentilerinin değişmesiyle birlikte üreticilerin yalnızca seri üretim değil, esnek üretim kabiliyetiyle de öne çıkması gerekiyor. Duvar panellerinden düz ve fugalı melamin kapılara, yangın kapılarından yarı mamul ürünlere kadar geniş bir ürün yelpazesiyle faaliyet gösteren BakiDoor, özel üretim gücü ve çözüm odaklı yaklaşımıyla sektörde farklılaşmayı hedefliyor. Şirketin üretim anlayışında müşteri taleplerine göre çözüm geliştirmek, AR-GE süreçlerini güçlendirmek ve zor projelerde hızlı aksiyon almak öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Özer Matlı: “Bursa'nın Potansiyelini Daha İleriye Taşıyacağız” Haber

Özer Matlı: “Bursa'nın Potansiyelini Daha İleriye Taşıyacağız”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçim süreci kapsamında düzenlenen ilk buluşma, Bursa ticaretinin asırlardır merkezi olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nde gerçekleştirildi. Tarihi Çarşılar Federasyonu'nun düzenlediği programda bölge esnafı ile bir araya gelen BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa'nın köklü ticaret kültürünü istişare, dayanışma ve birlikte üretme anlayışıyla geleceğe taşımak için çalışacaklarını söyledi. Fidan Han`da gerçekleştirilen programa Tarihi Çarşılar Federasyonu Başkanı Muhsin Özyıldırım, Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Derneği Başkanı İsa Altıkardeş, bölgede faaliyet gösteren oda ve dernek başkanları ile çok sayıda Kapalı Çarşı esnafı katıldı. Bursa iş dünyasının farklı kesimlerini bir araya getiren programda sektörlerin beklentileri, ticaret hayatının güncel sorunları ve BTSO'nun geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. “Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi Ticaret Geleneğinin Yaşayan Temsilcisidir” Programda konuşan Özer Matlı, Bursa'nın ticaret kültürünün en önemli merkezlerinden biri olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nin yalnızca Bursa için değil, Türkiye için de büyük bir değer taşıdığını söyledi. Yaklaşık 4 bin iş yerine ev sahipliği yapan bölgenin Bursa'nın yaşayan ticaret hafızası olduğunu ifade eden Matlı, “Bursa'nın sanayisi ne kadar güçlü ise ticaret kültürünün kalbi de burada atmaktadır. Bu bölge yalnızca dükkânlardan oluşan bir alan değil; ahilik kültürünün, esnaf dayanışmasının ve yüzyıllardır süregelen ticaret geleneğinin yaşayan temsilcisidir” dedi. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hanlar Bölgesi'nin Bursa ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olduğunu vurgulayan Matlı, tarihi mirasın korunması kadar bölgedeki esnafın güçlendirilmesinin de büyük önem taşıdığını belirterek, “Bizim için önemli olan tarihi mirasımızı korurken esnafımızın ticari hayatını daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi hale getirmektir. Esnafımızın güçlü olması Bursa'nın güçlü olması demektir” ifadelerini kullandı. “Çarşımızın Geleceği İçin Kararlılıkla Çalışacağız” Bursa Ticaret Borsası olarak bugüne kadar Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesine verilen destekleri yeni süreçte de sürdüreceklerini ifade eden Matlı, BTSO’nun bütçe imkânları doğrultusunda Tarihi Çarşılar Federasyonu ve Birliğimize yakışır, Türkiye’ye örnek olacak temsil ve hizmet alanlarının oluşturulmasına katkı sunacaklarını açıkladı. Matlı, yaklaşık 700 yıldır ticaret hayatına ev sahipliği yapan bu tarihi değerin geleceğe taşınmasının ortak bir sorumluluk olduğunu belirterek, “Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu arasında çözüm bekleyen konuların giderilmesi noktasında üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. Bu değer Bursa’nın ortak mirasıdır ve gelecek nesillere en iyi şekilde taşınmalıdır” dedi. “Tüm Üyelerimizi Kapsayan Bir Yönetim Anlayışı İnşa Edeceğiz” Programda konuşan Matlı, Bursa'nın sahip olduğu üretim gücü, ticaret birikimi ve girişimcilik kültürüyle Türkiye ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bursa'nın ekonomik gücünün temelinde güçlü sanayisi kadar köklü ticaret kültürü de bulunmaktadır. Esnafımızın, tüccarımızın, sanayicimizin ve hizmet sektörümüzün görüşlerini merkeze alan bir anlayışla hareket edeceğiz. BTSO'nun tüm üyelerini kapsayan, onların beklentilerine kulak veren ve çözüm üreten bir yapıyı hep birlikte inşa edeceğiz. “Tarihi Çarşı'nın Köklü Mesleklerini Dijital Dünyaya Taşıyacağız” Bursa Ticaret Borsası olarak şehrimizin geleneksel lezzetlerini tanıtmak amacıyla hayata geçirdiğimiz ve büyük ilgi gören Off The Record dijital içerik çalışmalarımızın benzerlerini Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgemiz için de gerçekleştireceğiz. Bursa bıçakçılığı, sedefkârlığı, sepetçiliği gibi çarşımızın sahip olduğu diğer köklü meslekleri dijital platformlarda daha görünür hale getirerek hem kültürel mirasımızın korunmasına hem de çarşı esnafımızın ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlayacağız. “Bursaspor ve Tarihi Çarşı Arasında Yeni İş Birlikleri Kuracağız” Çarşı esnafımızın şehrimizin ortak değeri olan Bursaspor’a verdiği destek hepimizin malumudur. Bursaspor’un kent aidiyetini güçlendiren en önemli marka değerlerimizden biri olduğuna inanıyoruz. Bursa’nın marka değerlerini birbirleriyle daha güçlü şekilde buluşturacağız. Bursaspor, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi, kültürel mirasımız ve turizm potansiyelimiz arasında yeni iş birlikleri geliştirerek hem kentimizin tanıtımına hem de turizm hareketliliğine katkı sağlayacağız. “Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nin Marka Değerini Güçlendireceğiz” Bölgemizin yalnızca Bursa’da değil, Türkiye genelinde de daha fazla bilinir hale gelmesi için tanıtım faaliyetlerine destek vereceğiz. İç turizm açısından diğer şehirlerle olan bağlantılarının güçlendirilmesi, ziyaretçi sayısının artırılması ve bölgenin marka değerinin yükseltilmesi önceliklerimiz arasında yer alacaktır. “Yıllardır Bekleyen Konuları Sonuçlandıracağız” Yaklaşık 13 yıldır gündemde yer alan ve çarşı esnafımızın ticaretini geliştirmesinin önünde engel oluşturan sorunları ilgili kurumlarımızla iş birliği içerisinde ele alacak, çözüm bekleyen başlıkları tek tek sonuçlandırmak için kararlılıkla çalışacağız. Esnafımızın taleplerini dinleyerek, birlik ve beraberlik içerisinde bu sorunları hep birlikte çözüme kavuşturacağız. BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, “Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nden aldığımız birlik, dayanışma ve üretim ruhuyla; Bursa iş dünyasının tüm kesimlerini aynı hedef etrafında buluşturarak şehrimizin ekonomik ve sosyal potansiyelini daha ileriye taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tck By Kıraç'tan Avrupa Savunma Sanayisine Stratejik Hamle Haber

Tck By Kıraç'tan Avrupa Savunma Sanayisine Stratejik Hamle

İstanbul'da düzenlenen SAHA EXPO 2026 kapsamında Norveç merkezli Nordic Deployment AS ile stratejik iş birliği anlaşması imzalayan şirket, şimdi de Avrupa'nın en önemli savunma sanayi organizasyonlarından biri olan HEMUS 2026 Uluslararası Savunma Ekipmanları ve Hizmetleri Fuarı'nda yer alarak Avrupa ve NATO pazarlarına yönelik büyüme hedeflerini uluslararası platformda ortaya koyuyor. Bulgaristan'ın Plovdiv kentinde düzenlenen ve NATO ülkeleri ile Avrupa savunma sanayi ekosisteminin önde gelen temsilcilerini bir araya getiren HEMUS 2026 Fuarı'nda Tck By Kıraç AŞ; savunma sanayisine yönelik geliştirdiği yüksek mukavemetli çelik çözümlerini, stratejik üretim altyapısını ve ileri mühendislik kabiliyetlerini uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturuyor. "Türk Üretim Gücünü Avrupa Savunma Sanayisinin Merkezine Taşıyoruz" Tck By Kıraç AŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Serkan Malçok, şirketin savunma sanayisindeki yeni dönem vizyonuna ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Bugün yalnızca bir fuarda yer almıyoruz. Türk mühendisliğini, Türk üretim gücünü ve ülkemizin sanayi kabiliyetlerini Avrupa savunma sanayisinin merkezine taşıyoruz. Savunma sanayi artık şirketimizin gelecek vizyonunun merkezinde yer alıyor. SAHA EXPO'da attığımız stratejik adımların ardından HEMUS 2026'da yer almak, Avrupa, Balkanlar ve NATO coğrafyasında yeni iş birlikleri geliştirmek adına önemli bir eşiktir. Hedefimiz yalnızca ürün satmak değil; kritik projelerde yer almak, stratejik tedarik zincirlerine dahil olmak ve Türkiye'nin üretim gücünü küresel ölçekte temsil etmektir." Bozüyük'ten Avrupa'ya Uzanan Üretim Gücü Tck By Kıraç AŞ, kısa süre önce Bozüyük Organize Sanayi Bölgesi'nde devreye aldığı 1,35 milyar TL değerindeki yüksek teknoloji üretim tesisiyle üretim kapasitesini önemli ölçüde artırdı. Robotik üretim sistemleri, tam otomasyon altyapısı, sıcak daldırma galvanizleme teknolojileri ve ileri mühendislik uygulamalarıyla donatılan tesis; yol güvenliği sistemleri, enerji altyapı çelikleri, stratejik çelik konstrüksiyonlar ve savunma sanayisine yönelik özel üretim alanlarında faaliyet gösteriyor. Şirket aynı zamanda Bursa Başköy'de hayata geçirmeyi planladığı yeni üretim üssü yatırımıyla büyüme hamlelerini sürdürmeye devam ediyor. Hedef: Avrupa'nın Stratejik Tedarik Zincirinde Yer Almak Gerçekleştirdiği yatırımlar ve uluslararası iş birlikleri sayesinde Avrupa Birliği ülkeleri, Balkanlar ve NATO coğrafyasındaki projelerde daha güçlü şekilde yer almayı hedefleyen Tck By Kıraç AŞ, HEMUS 2026 kapsamında gerçekleştireceği görüşmelerle yeni ihracat fırsatları ve stratejik ortaklıklar geliştirmeyi amaçlıyor. Fuar kapsamında yapılacak temasların şirketin uluslararası büyüme stratejisine önemli katkılar sağlaması ve Avrupa savunma sanayisi ekosistemindeki konumunu güçlendirmesi bekleniyor. Serkan Malçok açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Biz yalnızca bugünü üretmiyoruz. Geleceğin stratejik altyapılarını, güvenlik sistemlerini ve mühendislik çözümlerini inşa ediyoruz. Hedefimiz Tck By Kıraç'ı bölgesel bir üreticiden çıkararak dünya çapında tanınan bir savunma, enerji ve stratejik altyapı markasına dönüştürmektir. Türkiye'nin üretim gücünü küresel sahnede daha güçlü temsil etmeye devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Denizli’de Tekstilin Yanına Oto Aksesuarı Eklendi Haber

Denizli’de Tekstilin Yanına Oto Aksesuarı Eklendi

Şehrin lokomotifi olan ev tekstili ve hazır giyim liderliğini korurken; Denizlili satıcılar e-ticaret sayesinde ürün yelpazesini genişletti. Denizli’den Türkiye’nin dört bir yanına giden sepetlerde artık sadece bornoz ve çarşaf değil; oto aksesuarı başta olmak üzere hayatın her alanına dokunan sürpriz ürünler de yer alıyor. Türkiye’nin her bölgesinden sipariş alarak bir akıllı alışveriş rotası haline gelen Denizli, Trendyol’daki e-ihracat performansıyla da Türkiye genelinde 5’inciliğe yükseldi. Ev tekstili ve giyim ürünleriyle tanınan Türkiye ekonomisinin dinamik şehirlerinden Denizli'deki Trendyol satıcıları, platform üzerinden ülke geneline yayılan bir satış performansı sergiliyor. Trendyol verilerine göre, Denizlili üreticilerin en çok satış yaptığı iller İstanbul, Ankara ve İzmir olurken, üç büyük şehri Bursa, Antalya, Kocaeli, Adana, Mersin, Konya, Muğla, Tekirdağ, Gaziantep ve Balıkesir takip etti. Denizlili satıcıların ilk 100 listesinde sürpriz ürünler Ev tekstili Denizli’nin e-ticaretinin ana omurgasını oluşturmaya devam ederken, Trendyol verileri Denizlili üreticilerin pazarın nabzını tutarak niş alanlarda da Türkiye genelinde söz sahibi olmaya başladığını gösterdi. Denizli'den yurt geneline yapılan satışların hayatın her alanına yayıldığı göze çarparken, ilk 100 listesinde paspas, kılıf, pet shop ürünleri ve oto aksesuarı gibi ürünler dikkat çekti. Denizli’nin üretim gücü, Trendyol ile küresel pazarlara açılıyor Denizli, tekstil başta olmak üzere üretim gücüyle Türkiye’nin ihracat kaslarından biri olmayı sürdürürken, e-ihracat bu potansiyelin küresel pazarlara taşınmasında kritik bir rol üstleniyor. Dijitalleşmenin hız kazandığı bu dönemde, yerel üreticilerin sınır ötesi ticarete erişimini kolaylaştırmak, rekabet güçlerini artırmanın en önemli unsurlarından biri haline geliyor. Trendyol, sunduğu teknoloji, lojistik ve pazarlama altyapısıyla Denizlili üretici ve satıcıların e-ihracata katılımını kolaylaştırarak, ürünlerini dünya pazarlarıyla buluşturuyor. Böylece sadece satış hacmini artırmakla kalmayıp, yerel kalkınmaya da doğrudan katkı sağlayan bir köprü görevi görüyor. Denizli, yıllık 5 milyar dolara ulaşan rakamla Türkiye'nin dünyaya ihracatında sekizinci sırada yer alıyor. Denizli, Trendyol ekosistemi içindeki e-ihracat performansıyla Türkiye beşincisi olarak dikkat çekiyor. E-ihracat, Denizli'de en hızlı büyüyen alan olarak göze çarpıyor. Kentin üretim gücünün dijital kanallarla daha geniş pazarlara taşınması, sanayi ve ihracat temsilcileri tarafından da Denizli’nin yeni büyüme alanlarından biri olarak değerlendiriliyor. Selim Kasapoğlu: “Rekabetin Yolu Dijitalden Geçiyor” Denizli’nin üretim gücü ve girişimci ruhuyla Türkiye’nin en önemli sanayi şehirlerinden biri olduğunu belirten Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, günümüzde rekabette öne çıkmanın yolunun üretilen değeri dijital dünyada güçlü bir şekilde konumlandırıp küresel pazarlara doğrudan taşıyabilmekten geçtiğini ifade ederek şunları söyledi: "E-ticaret ve mikro ihracat, özellikle KOBİ’lerimiz için önemli fırsatlar sunuyor. Daha önce yalnızca toptan çalışan birçok işletmemiz bugün kendi markasını oluşturarak dijital platformlar üzerinden son kullanıcıya ulaşabiliyor. Bu dönüşüm hem katma değeri artırıyor hem de firmalarımızın rekabet gücünü yükseltiyor. Biz de Denizli Sanayi Odası olarak şehrimizin e-ihracat ve e-ticaret alanındaki potansiyelinin farkındayız. Hedefimiz, firmalarımızın dijital dönüşüm süreçlerini desteklemek, markalaşmayı güçlendirmek ve Denizli’nin üretim başarısını dijital ticarette de daha ileri taşımaktır.” “Osman Uğurlu: E-ihracat, Denizli’ye esnek ve doğrudan satış kanalı açıyor” Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu ise, e-ihracatın Denizli için stratejik önemine vurgu yaptı: "Avrupa başta olmak üzere birçok pazara yüksek kaliteli tekstil ürünleri ihraç ediyoruz. Ancak geleneksel ihracat modeli genellikle büyük siparişler ve uzun vadeli anlaşmalar üzerine kurulu. E-ihracat ise bu yapıyı tamamlayan ve esnek hale getiren yeni bir kanal oluşturuyor. Bugün Denizlili bir üretici, e-ihracat sayesinde Almanya’daki bir son kullanıcıya tek bir bornoz satışı gerçekleştirebiliyor. Bu, geçmişte mümkün olmayan bir iş modeliydi. Aynı şekilde ABD veya Körfez pazarlarına küçük hacimli ama yüksek katma değerli ürünler gönderilebiliyor." Dijitalin Denizli’ye getirdiği köklü değişim Denizlili işletmeler, e-ticaret ve e-ihracatın sağladığı verilerle daha esnek ve talep odaklı üretim gerçekleştiriyor. Bir ürünün hangi şehirde ya da ülkede çok sattığı, hangi renk veya modelin daha çok talep gördüğü gibi veriler, Denizli'deki üretim planlamasına doğrudan yansıdı. Trendyol verileri, Denizli'deki üretim modelinin köklü bir dönüşüm geçirdiğini gösteriyor. E-ticaret ve e-ihracat öncesinde ürünler önce toptancı, ardından perakendeci zinciriyle son kullanıcıya ulaşıyordu. Ancak günümüzde dijitalin gücüyle üretici doğrudan müşteriyle buluşabiliyor. Bu dönüşüm kadın ve genç girişimcilerin daha kolay pazara girmesini, küçük atölyelerin marka haline gelmesini ve sınırlı bir kitleye hitap eden özel ürünlerin üretimini artırdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2.000 Öğrenciye Ulaşan Omega Grup’tan Eğitimde Dönüşüm Adımı Haber

2.000 Öğrenciye Ulaşan Omega Grup’tan Eğitimde Dönüşüm Adımı

Türkiye’de teknik bilgi ve saha deneyimi gerektiren alanlarda, yetişmiş insan kaynağına duyulan ihtiyaç giderek artıyor. Özellikle iklimlendirme-soğutma, mekanik bakım onarım ve kazan bakımı alanlarında eğitimli personel bulmak sektörün en önemli ihtiyaçları arasında yer alıyor. Türkiye genelinde 3000’ e yakın teknik kadrosu olan çözüm ortakları ağına sahip Omega Grup, eğitim kurumlarıyla yürüttüğü çalışmalarla bu alanlarda ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünün yetişmesine katkı sağlıyor. “Geleceğin mesleği ustalık, teknolojiyle gelişen bir uzmanlık alanı” Meslek eğitimleri projesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Omega Grup Yönetim Kurulu Başkanı Öner Çelebi, teknik mesleklerin ve teknik ustalığın geleceğin üretim gücü açısından kritik bir rol üstlendiğini belirterek “Mesleki eğitimleri ve bu alandaki akademi-sanayi buluşmalarını, sektörün geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz. Özellikle iklimlendirme-soğutma, mekanik bakım onarım ve kazan bakımları alanında eğitimli personel bulmak sektör açısından önemli bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. Biz de gençlerin bu alanlara yönelmesini destekleyen çalışmalarımızla, ustalığı çağın ihtiyaçlarına uygun yetkinliklerle güçlendirmeyi hedefliyoruz. Öğrencileri teknik alanlarla buluşturan eğitimler, kariyer günleri, sanayi gezileri ve staj olanaklarıyla gençlere bu alandaki ihtiyacı anlatıyor, bu mesleklere de ilgi duymasını hedefliyoruz. Geliştirdiğimiz modelin farklı şehirlerdeki eğitim kurumlarına ilham vererek, Türkiye genelinde nitelikli teknik insan kaynağının yetişmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.” dedi. Eğitimden istihdama uzanan kapsamlı bir model Omega Grup gerçekleştirdiği kariyer günleri, bilinçlendirme eğitimleri, sanayi gezileri ve meslek erbaplarıyla buluşmalarla öğrencilerin teknik alanlarda bilgisini ve farkındalığını artırıyor. Bu çalışmalar kapsamında gençler, staj ve saha deneyimi kazanarak iş hayatına daha hazırlıklı bir şekilde adım atıyor. Grup, meslek eğitimleri için 6 yükseköğretim kurumu ve 5 meslek lisesi olmak üzere toplam 11 eğitim kurumu ile yaptığı protokollerle çalışmalarını yürütüyor. Proje dahilinde öğrencilere staj ve istihdam olanakları da sunan Omega Grup, akademisyen ve teknik öğreticiler için de referans alınan bir yapı haline geldi. Hedef, Türkiye genelinde rol model olacak bir eğitim ekosistemi oluşturmak Omega Grup, yeni okullar ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliklerini artırarak geliştirdiği modeli daha geniş bir yapıya taşımayı planlıyor. Meslek odaları ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla protokol kapsamında yürütülen çalışmalar devam ederken, yeni kurumlarla temaslar da sürüyor. Şirket, bu modeli yeni etkinliklerle daha cazip ve sürdürülebilir hale getirerek sektörde rol model olmayı amaçlıyor. Omega Akademi kapsamında planlanan canlı yayınlar, eğitim videoları ve uzman buluşmaları teknik bilinçlendirme ve mesleki özendirme konularına odaklanacak. Uzun vadede bu platformun eğitim kurumlarıyla bütünleşen bir teknik eğitim üssüne dönüşmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Besler'den  2026’ya Güçlü Başlangıç Haber

Besler'den 2026’ya Güçlü Başlangıç

Besler’in ilk çeyrekteki konsolide cirosu 9,4 milyar TL’ye yükseldi. Brüt kârı 2,5 milyar TL’ye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada ve margarin pazarlarındaki güçlü sektör liderliğini korudu. Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Şirket, geçen yılın aynı dönemine kıyasla konsolide ciro ve kârlılığını artırarak istikrarlı büyümesini sürdürdü. Güçlü operasyonel yapısı ve verimlilik odaklı yaklaşımıyla Besler’in yılın ilk çeyreğindeki konsolide cirosu, 2025 yılının aynı dönemine göre %3,7 artarak 9,4 milyar TL oldu. Brüt kârı yüzde 2,9 artışla 2,5 milyar TL’ye ulaşan Besler’in, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârı (FAVÖK), ise yüzde 5,1 artışla 1,3 milyar TL oldu. FAVÖK marjı da yüzde 13,5’e yükseldi. Besler, 2026’nın ilk üç ayında 708 milyon TL ihracat geliri elde etti. Besler, bu yıla ilişkin finansal öngörülerini* kamuoyuyla paylaşarak sürdürülebilir büyüme hedeflerine olan güvenini ortaya koydu. Şirket, sene sonu hasılat büyüme beklentisini 1 puan sapma payıyla yüzde 3, FAVÖK marjı beklentisini ise 1 puan sapma payıyla yüzde 13,5 olarak açıkladı. Yıldız Holding bünyesinde oluşturulan Gıda Grubu yapılanmasıyla organizasyonunu daha da güçlendiren Besler; zengin marka portföyü, üretim gücü ve sektör deneyimiyle sektördeki öncü konumunu daha da ileri taşımayı hedefliyor. Yaklaşık 63 milyon tabakta 20 milyon haneye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada SuperFresh yüzde 34, margarinde ise Bizim Yağ ve Terem markalarıyla toplam yüzde 68,6’luk pazar payı ve üretim gücüyle sektör liderliğini korudu**. Tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt satış performansına olumlu yansıdı 2026’nın ilk üç aylık döneminde; şirketin tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren ürün stratejisi ve kategori odaklı yaklaşımı, satış performansına da olumlu yansıdı. Besler’in lider markaları ile Ramazan dönemini de kapsayan ilk çeyrekte hayata geçirdiği iletişim faaliyetleri ve inovatif ürünleri tüketiciyle kurulan güçlü bağı destekledi. Yağ kategorisinden elde edilen hasılat 6,1 milyar TL olurken, dondurulmuş gıda ve konserve kategorilerinden elde edilen hasılat ise 3,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Yeni kategorilerin ve inovatif ürünlerin ciroya katkısı büyüyor Besler’in Türkiye’yi dondurulmuş gıda ile tanıştıran ve kategorinin lideri** olan markası SuperFresh, 2025’in son çeyreğinde giriş yaptığı hazır yemek kategorisinde inovatif ürünleriyle kısa sürede önemli bir ivme yakaladı. Tüketicilere evde restoran deneyimi sunan yeni Pizza Artizan, Gurme Mantı ve Lazanya ürünleriyle, YouGov Yılın İnovatif Ürünleri araştırmasında hazır yemek kategorisinde aldığı ödüller, SuperFresh’in inovasyondaki öncü konumunu tescilledi. Sürülebilir peynir kategorisinde ise Ülker Sürmix, 2026 yılının ilk çeyreğinde 400 bin haneye ulaşırken, geçen yılın aynı dönemine kıyasla pazarın en hızlı büyüyen alt segmenti olan çeşnili sürülebilir peynir kategorisinde tonaj bazında yüzde 31 pazar payı elde etti.*** Besler, ticari performansını güçlendirmenin yanı sıra, sürdürülebilirlik alanındaki bütüncül yaklaşımını da geliştirmeyi sürdürdü. Bu kapsamda SuperFresh’in tarladan sofraya uzanan, toprağı korurken üretimde verimliliği ve israfı azaltmayı merkeze alan bütüncül “Döngüsel Bereket” modeli, şirketin tarımsal değer zincirinde uzun vadeli değer üretme vizyonunun önemli örneklerinden biri oldu. Mert Altınkılınç: “İnovasyon ve sürdürülebilirlik odağında gıda sektörünün geleceğine öncülük ediyoruz” Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO’su Mert Altınkılınç, 2026 yılına güçlü bir finansal performans ve stratejik hedeflerimizle uyumlu bir büyümeyle başlangıç yaptıklarını vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: “Besler olarak öncü markalarımız, verimli üretim anlayışımız ve inovatif ürün portföyümüzle istikrarlı büyüme hedefimize kararlılıkla ilerliyoruz. Hem ülkemizde hem de global pazarlarda varlığımızı güçlendirirken, geleceğin gıda ekosistemini şekillendirmek için çalışıyoruz. 2026 yılına Yıldız Holding Gıda Grubu çatısı altında organizasyonumuzu yeniden yapılandırarak güçlü bir başlangıç yaptık. Grup bünyesinde lider şirketlerimiz ve markalarımız ile gıda sektörünün sürdürülebilir dönüşümü için üretimden tedarik zincirine, inovasyondan ürün geliştirmeye uzanan bütüncül bir yaklaşımla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de inovasyonu işimizin merkezinde tuttuğumuz ürün portföyümüzü sürekli geliştirirken; güçlü finansal yapımız, yüksek üretim kapasitemiz, Ar-Ge yatırımlarımız ve sürdürülebilirlik yaklaşımımızla gıda ekosisteminin geleceğine yön vermeye kararlıyız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye, Değişen Küresel Dengelerde Yeni Fırsatların Merkezinde Yer Alabilir Haber

Türkiye, Değişen Küresel Dengelerde Yeni Fırsatların Merkezinde Yer Alabilir

NAKİT KÂR PAYI ÖDEMELERİ 01 NİSAN 2026 TARİHİNDEN İTİBAREN GERÇEKLEŞECEK Genel Kurul toplantısında, Holding’in 2025 faaliyet dönemine ilişkin kâr payı dağıtımı konusu da karara bağlandı. Sabancı Holding’in 04 Mart 2026 tarihli Yönetim Kurulu kararı çerçevesinde verilen kâr payı dağıtımı teklifi Genel Kurul’da kabul edildi. Buna göre 2025 yılı faaliyet dönemine ilişkin dağıtılacak nakit kâr payı ödemesi 2.969.007.455,00 TL (hisse başına brüt 1,41 lira) olarak belirlenirken, nakit kâr payı ödemeleri de 01 Nisan 2026 tarihinden itibaren gerçekleşecek. “UZUN VADELİ BAKIŞ AÇISIYLA YOLUMUZA GÜVENLE DEVAM EDİYORUZ” Genel Kurul toplantısında konuşan Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hayri Çulhacı şunları söyledi: “Sabancı Topluluğu olarak bir asrı geride bıraktık. İkinci yüzyılımıza ise güçlü bir birikim ve net bir yön duygusuyla giriyoruz. Küresel ölçekte jeopolitik gerilimlerin arttığı, ekonomik kırılganlıkların derinleştiği ve belirsizliklerin öne çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Bu tablo, öngörülebilirliğin azaldığı, ancak doğru strateji ve disiplinle hareket eden kurumlar için önemli fırsatların da ortaya çıktığı bir zemini beraberinde getiriyor. Küresel dengelerin yeniden şekillendiği bu dönemde, ülkemizin de stratejik konumu, üretim gücü ve dinamik iş dünyasıyla yeni fırsatların merkezinde yer alabilecek güçlü bir potansiyel sunduğuna inanıyoruz. Sabancı Topluluğu olarak bu zemini doğru okuyarak; disiplinli sermaye yönetimi, dengeli portföy yapısı ve uzun vadeli bakış açısıyla yolumuza güvenle devam ediyoruz. Küresel ölçekte yaşanan tüm dalgalanmalara rağmen, güçlü finansal yapımız ve kurumsal yönetişim anlayışımız sayesinde faaliyetlerimizi başarıyla sürdürüyoruz. Güven, tevazu, ekip çalışması, iş birliği ve memleket aşkı; Sabancı’yı bugünlere taşıyan temel değerlerdir. Bu değerler, ikinci yüzyılda da sürdürülebilir başarımızın pusulası olmaya devam edecektir.” 6,5 MİLYAR DOLARLIK YATIRIMIN YÜZDE 87’Sİ TÜRKİYE’YE Genel Kurul’da Sabancı Holding’in 2025 yılı enflasyon muhasebesi uygulanmış finansal sonuçlarıyla ilgili de bilgi verildi. Buna göre, Sabancı Holding’in kombine satış geliri 2025’te 1 trilyon 624 milyar TL (holding temettü geliri hariç) olurken, net kârı ise 3,8 milyar TL olarak gerçekleşti. Devam eden yatırımlara rağmen bilanço kalitesini güçlendirmeyi sürdüren Sabancı Holding’de net borç/FAVÖK 1,6x seviyesinde gerçekleşerek bir kez daha politika eşiği olarak belirlenen 2x’in altında gerçekleşti. Öte yandan, Sabancı Topluluğu’nun 2025 yılında gerçekleştirdiği toplam yatırım miktarı 1,9 milyar dolar seviyesine ulaşırken, son 5 yıllık yatırım büyüklüğü de 6,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu dönemde, Türkiye’ye yapılan yatırımların genel yatırımlara oranı da yüzde 87 oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.