Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim Kapasitesi

Kapsül Haber Ajansı - Üretim Kapasitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Kapasitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Matlı’nın Üretim Ölçeği İSO Listelerine Üç Şirketle Yansıdı Haber

Matlı’nın Üretim Ölçeği İSO Listelerine Üç Şirketle Yansıdı

Proyem İSO 500’de 152’nci, Keskinoğlu 160’ıncı sıraya yerleşirken, Yörsan İSO İkinci 500’de 47 basamak yükselerek 175’inci sırada yer aldı. Temelleri 1965 yılında Bursa’nın Karacabey ilçesinde atılan Matlı Şirketler Grubu; üretim tesisleri, tedarik ağı, Ar-Ge merkezleri, ulusal markaları ve 81 ile ulaşan bayi yapılanmasıyla tarımsal ham maddeden nihai ürüne, üretimden markalaşmaya uzanan bütünleşik sanayi yapısıyla Türkiye’nin önde gelen gıda grupları arasında yer alıyor. Grubun ulaştığı üretim ölçeği, İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan 2025 yılı Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu ve İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmalarına üç şirketle yansıdı. Üretim zincirinin üç önemli halkası listelerde Matlı Şirketler Grubu bünyesinde yem üretimi alanında faaliyet gösteren Proyem, İSO 500’de 152’nci sırada yer aldı. Piliç eti, yumurta ve ileri işlenmiş gıda üretimi gerçekleştiren Keskinoğlu ise listede 160’ıncı oldu. Süt ve süt ürünleri alanında faaliyet gösteren Yörsan, Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesine 175’inci sıradan girdi. Böylece Matlı Şirketler Grubu’nun hayvan besleme, yumurta ve piliç eti ile süt ve süt ürünlerindeki üretim kapasitesi, İSO araştırmalarında üç ayrı şirketle karşılık buldu. Yörsan bir yılda 47 basamak yükseldi Matlı Şirketler Grubu’nun 2022 yılında bünyesine kattığı Yörsan, İSO İkinci 500’deki yükselişiyle öne çıktı. Geçen yıl listeye ilk kez 222’nci sıradan giren Yörsan, bu yıl 47 basamak ilerleyerek 175’inci sıraya yerleşti. Yörsan’ın yeniden üretime kazandırılmasının ardından ürünler 2023 yılında tüketicilerle buluşturuldu. Üretim altyapısına, dağıtım ağına, ürün portföyüne ve marka iletişimine yönelik çalışmalarla desteklenen Yörsan, Susurluk’taki tesisinde günlük 1.500 ton çiğ süt işleme kapasitesine sahip bulunuyor. Yörsan’ın İSO İkinci 500’de bir yılda kaydettiği yükseliş, köklü bir markanın yeniden üretimle buluşturulmasının ve yapılan yatırımların sanayi performansına yansıması açısından önem taşıyor. Proyem’in İSO 500 yolculuğu 2017’de başladı Matlı Şirketler Grubu’nun yem üretimindeki ana kuruluşu Proyem’in İSO 500 yolculuğu, ilk kez yer aldığı 2017 yılı listesiyle başladı. Proyem, bu yıl elde ettiği 152’ncilikle grubun İSO 500’de en üst sırada yer alan şirketi oldu. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki üretim tesisleriyle faaliyet gösteren Proyem, Matlı Şirketler Grubu’nun tarımsal ham madde, hayvan besleme, hayvancılık ve gıda üretimi arasındaki bağlantıyı kuran temel unsurlarından birini oluşturuyor. Keskinoğlu Matlı bünyesinde 160’ıncı sırada İSO 500’de 2021 yılından bu yana yer alan Keskinoğlu, Matlı Şirketler Grubu bünyesinde açıkladığı son sonuçla listede 160’ıncı sıraya yerleşti. Matlı Şirketler Grubu’nun 2023 yılında bünyesine kattığı Keskinoğlu; piliç eti, sofralık yumurta, pastörize yumurta, ileri işlenmiş gıda ve ambalaj üretimine uzanan entegre yapısıyla faaliyet gösteriyor. Keskinoğlu’nun üretim altyapısı ile Proyem’in hayvan besleme alanındaki birikiminin aynı sistem içerisinde buluşması, grubun gıda değer zincirindeki üretim kapasitesini destekliyor. Özer Matlı: “İSO sonuçları üretim sistemimizin ortaya çıkardığı somut bir karşılıktır” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, İSO sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün 29 şirketimizle tarımdan yeme, hayvancılıktan gıdaya, lojistikten enerji ve hizmet alanlarına uzanan geniş bir üretim sistemi yönetiyoruz. Proyem ve Keskinoğlu’nun İSO 500’de, Yörsan’ın ise İSO İkinci 500’de yer alması, yaptığımız yatırımların ortaya çıkardığı somut bir karşılıktır.” “Proyem’in üretimdeki köklü birikimi, Keskinoğlu’nun entegre yapısı ve Yörsan’ın bir yılda 47 basamak yükselmesi, farklı alanlarda yürüttüğümüz çalışmaların sonuçlarını gösteriyor. Bünyemizde yer alan şirketlerimizi üretim, teknoloji, dağıtım, istihdam ve marka yatırımlarıyla geliştirmeyi önemsiyoruz.” Yörsan’ın yeniden üretime kazandırılmasına ayrıca değinen Özer Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yörsan’ı bünyemize kattığımızda köklü bir değeri yeniden tüketiciyle buluşturmak üzere kapsamlı bir çalışma başlattık. Üretim hatlarını devreye aldık, istihdam oluşturduk, dağıtım yapısını geliştirdik ve markamızı yeniden Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırdık. Yörsan’ın İSO İkinci 500’de bir yılda 47 basamak yükselmesi, gerçekleştirdiğimiz çalışmaların üretim performansına yansıdığını ortaya koyuyor.” “Bizim için ölçek yalnızca şirket ya da tesis sayısıyla ifade edilmiyor. Oluşturduğumuz istihdam, birlikte çalıştığımız tedarikçiler, ülke geneline ulaşan bayi ağımız ve faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde ortaya çıkan ekonomik değer, ekosistemimizin asıl karşılığını oluşturuyor. Ar-ge ve inovasyona, üretime, teknolojiye, insan kaynağına ve markalarımıza yatırım yapmayı sürdüreceğiz.” 29 şirketle Türkiye’nin yedi bölgesinde Matlı Şirketler Grubu bugün 29 şirketi, 7 bini aşkın çalışanı, 10 binden fazla tedarikçisi, iki Ar-Ge merkezi ve 81 ilde 1.000’i aşkın bayisiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Hayvan beslemeden süt, yumurta ve piliç eti üretimine; tarımsal ham madde tedarikinden lojistik, depolama ve dağıtıma kadar farklı süreçleri aynı yapı içerisinde yöneten Matlı Şirketler Grubu’nun üretim ölçeği, Proyem, Keskinoğlu ve Yörsan’ın İSO listelerindeki sonuçlarıyla bir kez daha ortaya kondu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sungrow BESS ve Solar İnvertör Sıralamasında Lider Oldu Haber

Sungrow BESS ve Solar İnvertör Sıralamasında Lider Oldu

Sungrow, Wood Mackenzie’nin 2025 yılı performanslarını temel alarak hazırladığı küresel batarya enerji depolama sistemi entegratörleri ve solar invertör üreticileri sıralamalarında birinci oldu. Şirket ayrıca teknoloji, güvenlik, Ar-Ge, tedarik zinciri ve finansal dayanıklılık kriterleri kapsamında A Sınıfı derecelendirme aldı. Küresel temiz enerji teknolojileri pazarında rekabet hızlanırken Sungrow, enerji depolama sistemleri ve solar invertörler olmak üzere iki önemli kategoride liderliğe yükseldi. Uluslararası araştırma ve danışmanlık şirketi Wood Mackenzie tarafından hazırlanan “Küresel BESS Entegratörleri Kapsamlı Sıralaması” ile “Küresel Solar İnvertör Üreticileri Kapsamlı Sıralaması”nda Sungrow birinci sırada yer aldı. Şirketlerin 2025 yılı performansları üzerinden değerlendirildiği araştırmalar; teknoloji olgunluğu, güvenlik, üretim kapasitesi, Ar-Ge yatırımları, finansal güç, tedarik zinciri dayanıklılığı ve proje uygulama yetkinliği gibi başlıklara odaklandı. Batarya depolama kurulumları 100 GW sınırını aştı Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik şebekelerindeki payının artması, batarya enerji depolama sistemlerine yönelik ihtiyacı da büyütüyor. Üretimin tüketimle eşleştirilmesi, şebeke dengesinin korunması ve kesintilerin önlenmesi açısından kritik rol üstlenen BESS yatırımları dünya genelinde hız kazandı. Yıllık batarya enerji depolama sistemi kurulumları, 2025 yılında ilk kez 100 GW seviyesinin üzerine çıktı. Bu gelişme, enerji depolama sektörünün niş bir teknoloji alanından elektrik altyapısının temel bileşenlerinden birine dönüştüğünü gösterdi. Proje ölçeklerinin büyümesiyle birlikte yatırımcıların tedarikçilerden beklentileri de değişti. Artık yalnızca batarya veya ekipman sağlayabilmek yeterli görülmüyor; sistem tasarımı, mühendislik, devreye alma, güvenlik, bakım ve uzun vadeli teknik destek gibi kabiliyetler de tedarikçi seçiminde belirleyici oluyor. Sungrow’un bütünleşik BESS çözümleri öne çıktı Wood Mackenzie’nin BESS sıralamasında, farklı enerji depolama bileşenlerini fabrikada monte edilmiş tek bir AC bağlantılı sistem içinde buluşturan çözümler değerlendirildi. Bu sistemlerde şu temel bileşenler aynı yapı altında bir araya getiriliyor: Batarya modülleri Güç dönüşüm sistemi (PCS) Batarya yönetim sistemi (BMS) Termal yönetim altyapısı Kontrol ve enerji yönetim sistemleri Araştırmada üreticilerin yalnızca ürün teknolojisi değil, projenin bütün yaşam döngüsünde hizmet sunma yetkinliği de incelendi. Satış öncesi mühendislik, sistem tasarımı, kurulum, devreye alma, işletme ve bakım hizmetleriyle garanti süreçleri değerlendirmeye dahil edildi. Sungrow’un şebeke ölçeğindeki projelere yönelik bütünleşik çözüm yaklaşımı, BESS entegratörleri kategorisindeki liderliğinde etkili oldu. Solar invertör üreticileri kapsamlı kriterlerle değerlendirildi Wood Mackenzie tarafından yılda iki kez yayımlanan solar invertör üreticileri sıralaması ise sektörün üretim, teknoloji ve finansal yapısını karşılaştırmalı olarak ele alıyor. Değerlendirmede şirketlerin üretim kapasiteleri ve sevkiyat hacimlerinin yanında kapasite kullanım oranları, üretim deneyimi, satış sonrası hizmetleri ve bağımsız kuruluşlardan aldıkları sertifikalar da incelendi. Solar invertör sıralamasında dikkate alınan başlıca kriterler arasında şunlar yer aldı: Değerlendirme alanı İncelenen başlıklar Üretim Kapasite, deneyim ve kapasite kullanım oranı Teknoloji Ürün olgunluğu, verimlilik ve inovasyon Ar-Ge Araştırma bütçesi ve yeni ürün geliştirme kabiliyeti Finans Mali yapı ve uzun vadeli dayanıklılık Hizmet Satış sonrası destek ve yerel servis kapasitesi ESG Çevresel, sosyal ve yönetişim performansı Sertifikasyon Bağımsız kuruluşların test ve onayları Tedarik zinciri Dikey entegrasyon ve tedarik güvenliği Sungrow’un hem BESS hem de solar invertör kategorisinde lider olması, şirketin ürün tedariğinden uzun vadeli sistem işletmesine kadar uzanan geniş bir çözüm kapasitesine sahip olduğunu ortaya koydu. Sungrow A Sınıfı derecelendirme aldı Wood Mackenzie, Sungrow’u yaptığı kapsamlı değerlendirme sonucunda A Sınıfı kategorisinde derecelendirdi. Bu derecelendirmede teknoloji olgunluğu, Ar-Ge yatırımları, ürün güvenliği, dikey entegrasyon, tedarik zinciri dayanıklılığı, ESG performansı ve finansal güç gibi alanlar dikkate alındı. Araştırmada kullanılan veriler; üretici anketleri, kamuya açıklanan finansal bildirimler, Wood Mackenzie’nin sektörel veri tabanları ve şirketlerle gerçekleştirilen görüşmelerden derlendi. Sıralamaların enerji hizmeti şirketleri, bağımsız enerji üreticileri ve proje geliştiricileri için tedarikçi seçiminde karşılaştırmalı bir referans oluşturması hedefleniyor. “Müşteriler uzun vadeli destek sunan ortaklar arıyor” Sungrow’un Almanya, Avusturya, İsviçre, Benelüks, Nordik ülkeler ve Türkiye bölgelerinden sorumlu Avrupa Başkan Yardımcısı Moritz Rolf, Wood Mackenzie sıralamalarında elde edilen sonucun şirketin küresel enerji pazarındaki konumunu yansıttığını söyledi. Enerji projelerinin giderek büyüdüğünü ve teknik açıdan daha karmaşık hâle geldiğini belirten Rolf, müşterilerin gelişmiş teknolojinin yanında kanıtlanmış proje uygulama kabiliyeti ile uzun vadeli yerel destek sunabilen iş ortaklarına ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Araştırma sonuçları da enerji yatırımcılarının satın alma kararlarında sistemlerin bütün yaşam döngüsünü dikkate almaya başladığını gösterdi. Özellikle büyük ölçekli depolama projelerinde tasarım, devreye alma tecrübesi ve uzun vadeli işletme performansı, üreticileri birbirinden ayıran temel unsurlar arasına girdi. PowerTitan 3.0 büyük ölçekli projelere odaklanıyor Sungrow’un şebeke ölçeğindeki batarya depolama çözümlerinin merkezinde PowerTitan 3.0 platformu bulunuyor. Platform; farklı proje ihtiyaçlarına uyarlanabilen esnek konfigürasyonlarının yanında elektrik şebekesinin dengelenmesine yönelik gelişmiş özellikler sunuyor. Bunlar arasında şebekenin harici enerji kaynağı olmadan yeniden başlatılmasını sağlayan black start, atalet desteği ve milisaniye seviyesindeki gerilim regülasyonu yer alıyor. PowerTitan 3.0’ın ön kurulum ve ön devreye alma işlemlerinin fabrikada tamamlanması, sahadaki montaj süresinin kısaltılmasını ve sistemin daha hızlı işletmeye alınmasını sağlıyor. Şirket, sistem verimliliğini ve güvenliği artırmanın yanı sıra enerji depolama tesislerinin uzun vadeli işletme performansını geliştirmeye odaklanıyor. Masdar’dan 7,5 GWh’lik sipariş aldı Sungrow, PowerTitan 3.0 teknolojisi için Abu Dabi’de kurulacak gigawatt ölçekli, kesintisiz güneş enerjisi ve depolama projesi kapsamında Masdar’dan 7,5 GWh kapasiteli sipariş aldı. Güneş enerjisi üretimiyle batarya depolamayı aynı altyapıda birleştirecek projenin, yenilenebilir kaynaklardan günün 24 saati elektrik sağlanmasına yönelik büyük ölçekli uygulamalardan biri olması planlanıyor. Sungrow ayrıca 2026 yılı boyunca Avrupa genelinde toplam 10 GWh kapasiteli PowerTitan 3.0 teslimatı gerçekleştirmeyi öngörüyor. Şirketin enerji depolama sistemleri; güvenlik donanımları, kolaylaştırılmış devreye alma süreçleri ve sistemin bütün kullanım ömrünü kapsayan işletme-bakım hizmetleriyle destekleniyor. Avrupa’daki yerel yapılanmasını güçlendiriyor Sungrow, küresel üretim ve teknoloji kapasitesini Avrupa’daki bölgesel satış, servis ve teknik destek ekipleriyle birleştiriyor. Şirket; Birleşik Krallık, Belçika ve İspanya başta olmak üzere Avrupa’daki büyük ölçekli enerji projelerinde yer alıyor. Avrupa’nın yanı sıra Asya-Pasifik, Orta Doğu ve Latin Amerika’daki yüksek kapasiteli projeler de Sungrow’un enerji depolama portföyünün büyümesine katkı sağlıyor. Şirket, BloombergNEF değerlendirmelerinde de PV invertör, enerji depolama sistemi ve PCS kategorilerinde finansal güvenilirlik açısından öne çıkan markalar arasında gösteriliyor. Wood Mackenzie’nin iki ayrı sıralamasında elde edilen liderlik, Sungrow’un güneş enerjisinin elektrik şebekesine aktarılmasından fazla üretimin bataryalarda depolanmasına kadar uzanan enerji altyapısının iki kritik alanındaki konumunu güçlendirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Matlı, Üretim Gücünü Yeni Bir Hizmet Yatırımına Taşıdı Haber

Matlı, Üretim Gücünü Yeni Bir Hizmet Yatırımına Taşıdı

Matlı Şirketler Grubu, üretim ve marka yönetimindeki deneyimini hizmet alanına taşıyan yeni yatırımını tamamlayarak Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde hayata geçirdiği Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’ni hizmete açtı. İzmir–İstanbul Otoyolu’nun her iki yönünde konumlanan tesis; Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’u aynı yapı içinde tüketiciyle buluştururken istihdam ve bölge ekonomisine de katkı sağlayacak. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi, grubun üretim kapasitesini doğrudan tüketiciyle buluştururken Yörsan’ın yatırım ve hizmet alanlarıyla desteklenen gelişim sürecine de yeni bir halka ekliyor. Tesisle birlikte Matlı Şirketler Grubu bünyesindeki markalar, yolculuk ve gastronomi deneyiminin parçası olarak daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşacak. Tarım, gıda ve hizmet aynı yatırımda buluştu Otoyolun iki yönünde karşılıklı olarak konumlanan ve iki ayrı bloktan oluşan tesis, toplam 5 bin 500 metrekare kapalı alana sahip. Restoran, kafe, market ve şarküteri alanlarının yanı sıra akaryakıt istasyonu, elektrikli araç şarj üniteleri ve geniş otopark kapasitesi bulunan tesis, 24 saat kesintisiz hizmet verecek. Bebek bakım odaları, çocuk oyun alanı, aile tuvaletleri ve mescit gibi bölümlerle farklı ziyaretçi ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan tesis, bireysel yolculardan ailelere kadar geniş bir ziyaretçi kitlesine konforlu bir mola imkânı sunuyor. Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’un aynı yatırım içerisinde yer alması, Matlı Şirketler Grubu’nun üretimden markalaşmaya ve tüketiciyle doğrudan temasa uzanan yönetim yaklaşımını yansıtıyor. Tesisin gastronomi konsepti ve menü yapılanması ise Şef Murat Bozok’un danışmanlığında hazırlandı. Yörsan’ın gelişim sürecine yeni yatırım Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi, Yörsan’ın yalnızca mevcut ürün ve pazarlarını koruyan değil, yeni yatırım alanlarıyla gelişimini sürdüren bir marka olarak konumunu destekliyor. Yörsan’ın köklü marka birikimi; Matlı Şirketler Grubu’nun üretim kapasitesi, dağıtım deneyimi ve tüketici beklentilerini izleyen hizmet yaklaşımıyla bir araya getiriliyor. Böylece Yörsan, geleneksel ürün gücünü farklı tüketim alanlarına taşıyarak tüketiciyle temas noktalarını artırıyor. Özer Matlı: “Bir yatırımın gerçek değeri oluşturduğu ekonomik etkiyle ölçülür” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’nin grubun yatırım anlayışını somut biçimde yansıttığını belirtti. Özer Matlı, yatırıma ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bir yatırımın gerçek değeri yalnızca fiziksel büyüklüğüyle değil; oluşturduğu istihdam, geliştirdiği markalar, genişlettiği tedarik ağı ve bulunduğu bölgeye kazandırdığı ekonomik hareketlilikle ölçülür. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’ni de bu anlayışla tamamlayarak hizmete açtık.” “Matlı Şirketler Grubu olarak tarım, gıda, üretim, marka yönetimi, perakende ve hizmet alanlarındaki birikimimizi aynı yatırım içerisinde buluşturduk. Yörsan, Keskinoğlu, HEG Gıda ve CHOK’u doğrudan tüketiciyle temas eden bir yapıya taşıdık. Böylece ürettiğimiz değeri yalnızca ürünlerimizle değil, sunduğumuz hizmet ve deneyimle de tüketicilerimize ulaştırıyoruz.” “Şef Murat Bozok’un danışmanlığında hazırlanan gastronomi konsepti, grubumuzun üretim birikimini nitelikli bir hizmet deneyimiyle buluşturdu. Bu çalışma sayesinde markalarımızın sahip olduğu kalite yaklaşımını, yolculuk sırasında tüketicinin doğrudan deneyimleyebileceği bir yapıya dönüştürdük.” “Yörsan’ı yalnızca sahip olduğumuz köklü bir marka olarak görmüyoruz. Yörsan’ın üretim, dağıtım, perakende ve hizmet alanlarında yeni yatırımlarla gelişmesini sağlıyoruz. Saruhanlı yatırımımız da markamızın tüketiciyle daha fazla noktada buluşmasını sağlayan bu sürecin önemli adımlarından biridir.” “Faaliyet gösterdiğimiz her bölgede yalnızca yatırım yapan değil; o bölgenin üretimine, istihdamına ve ticaretine değer katan bir yapı kurmayı önemsiyoruz. Saruhanlı’da tamamladığımız bu yatırımın Manisa ekonomisine, yerel tedarikçilere ve çevredeki hizmet sektörlerine kalıcı katkı sağlamasını amaçlıyoruz.” Bölgesel ekonomiye yeni hareket alanı Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi’nin doğrudan oluşturacağı istihdamın yanı sıra yerel tedarik, lojistik, bakım ve hizmet faaliyetleri üzerinden Saruhanlı ve Manisa ekonomisine katkı sağlaması bekleniyor. İzmir ile İstanbul arasındaki yoğun yolcu hareketliliğini bölgesel ekonomik değere dönüştürecek tesis, Matlı Şirketler Grubu’nun markalarını yeni tüketici temas noktalarına taşırken, çevredeki ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesine de katkıda bulunacak. Tesis bünyesinde yer alan TotalEnergies akaryakıt istasyonu ve elektrikli araç şarj altyapısı da yolcuların enerji ve mobilite ihtiyaçlarına aynı noktadan cevap verecek. Yörsan Saruhanlı Dinlenme Tesisi, Matlı Şirketler Grubu’nun üretim gücünü markalaşma, hizmet, istihdam ve bölgesel ekonomik değerle birleştiren yatırım anlayışının yeni bir örneği olarak faaliyet gösterecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimsa, CAC Kapasitesini Son 2 Yılda 3 Katına Çıkardı Haber

Çimsa, CAC Kapasitesini Son 2 Yılda 3 Katına Çıkardı

Türkiye’deki yatırımlarına kararlılıkla devam eden Sabancı Topluluğu şirketlerinden Çimsa, Mersin’deki yeni kalsiyum alüminat çimento (CAC) üretim hattı yatırımını tamamlayarak devreye aldı. 31,8 milyon dolarlık yatırımla hayata geçen ve yıllık 66 bin ton üretim kapasitesine sahip yeni hatla birlikte Çimsa’nın yıllık CAC klinkeri üretim kapasitesi 131 bin tondan 197 bin tona yükseldi. Dünya'nın en büyük üç CAC üretici arasında yer alan Çimsa, bu gelişmeyle birlikte küresel ölçekteki bu konumunu daha da güçlendirmiş oldu. Çimsa aynı zamanda bugün çimentodan yapı malzemelerine geçişte bir köprü görevi gören ve malzeme dönüşümünün sektördeki en önemli örneklerinden olan CAC’ta Türkiye’deki tek üretici olarak yer alıyor. İKİ ÜRETİM TESİSİ İÇİN YAKLAŞIK 75 MİLYON $’LIK YATIRIM Küresel ölçekte faaliyet gösteren bir yapı malzemeleri şirketine dönüşümünü başarıyla sürdüren Çimsa, 2024 yılında gerçekleştirdiği yatırım ile CAC üretim kapasitesini yıllık 65 bin tondan 131 bin tona çıkarılmıştı. Söz konusu yatırımın hemen ardından, CAC’ta yeni bir kapasite artırım kararı alınmıştı. Son yatırımla birlikte Çimsa’nın CAC kapasitesi son 2 yılda 3 katına çıkmış oldu. Mersin tesisinin, küresel yapı malzemeleri sektöründeki yerini de sağlamlaştıran bu iki tesis için yapılan yatırım miktarı 75 milyon doları aştı. “DÜNYADA ÇİN DIŞI TÜKETİMİN %20’SİNİ KARŞILAYABİLİYORUZ” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, “Her fırsatta söylediğimiz gibi; dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiğimiz yatırımla küresel yetkinliklerimizi artırırken, Türkiye’deki yatırımlarımıza da kararlılıkla devam ediyoruz. Şubat 2024’te tamamladığımız ilk CAC kapasite artırımı yatırımından sadece 9 ay sonra, bu alandaki yeni yatırım kararımızı duyurmuştuk. Bugün 200 bin tona yaklaşan CAC üretim kapasitemizle, Çin hariç pazarlardaki küresel tüketimin yaklaşık yüzde 20’sini tek başımıza karşılayabilir hale geldik. Bu yatırım, Çimsa’nın küresel yapı malzemeleri vizyonu için attığımız kritik adımlardan bir tanesi” dedi. “15 KATLIK KATMA DEĞER ARTIŞI SAĞLIYORUZ” CAC’ın sadece Çimsa için değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisi için de çok önemli bir ürün olduğunu sözlerine ekleyen Umut Zenar, “CAC bizim sektörümüzde, katma değeri en yüksek ürünlerden bir tanesi. Ülkemizin doğal kaynağını, Mersin tesisimizde gerçekleştirdiğimiz yüksek teknolojili üretim teknikleriyle CAC ürünlerine dönüştürerek, neredeyse 15 katlık bir katma değer artışı sağlıyoruz. Bundan da gurur duyuyoruz. Diğer yandan bu yatırım, yüzünü tamamen ihracata dönmüş bir yatırım. CAC yatırımı ile Mersin’deki kapasitenin yaklaşık yüzde 90’ı dünya pazarlarına ihraç ediliyor. Tüm bunlar ülkemizin katma değerli ihracat seferberliğine yaptığımız katkının da çok net bir göstergesi” ifadelerini kullandı. “CAC, ‘GRİDEN YEŞİLE’ DÖNÜŞÜM STRATEJİMİZ İÇİN ÇOK DEĞERLİ BİR ÜRÜN” Çimsa’nın bir ‘yapı malzemeleri şirketi’ne dönüşümünde sürdürülebilirliğin çok önemli olduğunu belirten Umut Zenar, “Sürdürülebilirlik perspektifinde iki ayaklı düşünüyoruz. Bir yandan üretim teknolojilerimizi sürdürülebilirlik odaklı şekilde iyileştiriyor; diğer yandan da karbon emisyonu daha düşük ürünlerle portföyümüzü zenginleştiriyoruz. CAC ayrıca sürdürülebilirlik hedeflerimiz ve ‘griden yeşile’ dönüşüm stratejimiz için de çok değerli bir ürün” dedi. NERELERDE KULLANILIYOR? İleri malzeme teknolojilerinde Çimsa’nın öncü rolünü ortaya koyan CAC’ın en büyük özelliği, yüksek sıcaklığa direnç göstermesi ve çok hızlı dayanım kazanması.CAC genel olarak yapı kimyasalları sektöründe kuru karışım yöntemiyle üretilen teknik harçlarda, yüksek sıcaklıkta çalışan endüstriyel fırınların yapımında, dökümhanelerde metal eritme işlemlerinde, çelik ve demir üretiminde ve yangına dayanıklı yapı malzemeleri üretiminde, otoyol ve uçak pisti tamiratı gibi hızlı dayanım kazanımı gerektiren üstyapı projelerinde sıklıkla kullanılıyor.CAC ürünleri başta Kuzey Avrupa ülkeleri olmak üzere, Amerika ve Asya-Pasifik gibi pazarlarda katma değerli endüstriler tarafından kullanılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Balık Yemi İhracatında Türkiye Küresel Pazarda Güç Kazanıyor    Haber

Balık Yemi İhracatında Türkiye Küresel Pazarda Güç Kazanıyor  

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, balık yemi ihracatında 30,5 milyon dolarlık tutarla Türkiye ihracatının yüzde 86’sına tek başına imza attı. Yüksek üretim kapasitesi, kaliteli hammadde kullanımı ve uluslararası standartlara uygun üretim anlayışı sayesinde Türk balık yeminin, dünya pazarlarında giderek daha fazla tercih edildiğini vurgulayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye'nin su ürünleri yetiştiriciliğinde kaydettiği gelişime paralel olarak balık yemi üretimi ve ihracatında da istikrarlı büyümesini sürdürdüğünü dile getirdi. Balık yemi ihracatında 2027 yılı hedefi 100 milyon dolara ulaşarak dünyada ilk 10 ülke arasına girmek Balık yemi sektörünün yıllık 626,5 bin ton su ürünleri yetiştiricilik ve 2,4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşan Türk su ürünleri sektörüne stratejik katkı sağladığı değerlendirmesinde bulunan Öztürk; “Su ürünleri sektöründeki büyüme balık yemi sanayisini doğrudan destekliyor. Sürdürülebilir ve çevre dostu üretim anlayışı uluslararası alıcılardan olumlu karşılık görüyor. Yem sanayicilerimizin yüksek kalite standartlarında ürettiği yemler hem ülkemizdeki yetiştiricilik faaliyetlerini destekliyor hem de uluslararası pazarlarda güçlü bir talep görüyor. İhracattaki artış, sektörümüzün teknolojiye, Ar-Ge'ye ve sürdürülebilir üretime yaptığı yatırımların somut bir sonucudur. Sektörümüz üretim ve ihracattaki seviyesini koruduğu takdirde 2027 yılında 100 milyon doları aşabiliriz ve dünya genelinde ihracatta ilk 10 ülke arasına girebiliriz” ifadelerini kullandı. Balık yemi ihracatında Rusya, Tunus ve Özbekistan zirvede Balık yemi ihracatındaki artışın sektörün uluslararası rekabet gücünü ortaya koyduğunun altını çizen Öztürk sözlerini şöyle tamamladı; “Başta Akdeniz havzası, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok pazarda artan talep, ihracattaki yükselişi destekleyen temel unsurlar arasında yer aldı. 2026 yılında Rusya Federasyonu 21,2 milyon dolarlık taleple ilk sırada yer aldı. Tunus’a 3,5 milyon dolarlık, Özbekistan’a 2,4 milyon dolarlık, Arnavutluk’a 1,3 milyon dolarlık ve Kırgızistan’a 1,2 milyon dolarlık balık yemi ihraç ettik. Balık yemi ihraç ettiğim ülke sayısı 41 oldu.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Pet Grup, Üretim Hattına Yaptığı Yatırımla Üretim Kapasitesini 3,5 Kat Artırdı Haber

Anadolu Pet Grup, Üretim Hattına Yaptığı Yatırımla Üretim Kapasitesini 3,5 Kat Artırdı

Anadolu Pet Grup çatısı altında yer alan Effeffe Pet Türkiye de bu dönüşümün önemli temsilcileri arasında yer alıyor. Şirket, üretim hattına yaptığı yatırımla yıllık üretim kapasitesini 3,5 kat artırdı. Pandemi sonrası dönemde evcil hayvan sahipliğinin artması, evcil hayvan beslenmesi sektöründe de önemli bir dönüşümü beraberinde getirdi. Türkiye, yüksek kalite standartlarında üretim yapan tesisleri, gelişen Ar-Ge altyapısı ve artan ihracat gücüyle dikkat çekiyor. Uzmanlara göre Türkiye evcil hayvan beslenmesi pazarı son yıllarda istikrarlı bir büyüme gösterirken, tüketicilerin beklentileri de değişiyor. Güncel pazar araştırmalarına göre, 2025 yılı itibarıyla dünya genelinde evcil hayvan sektörünün top­lam pazar büyüklüğü 243,5 milyar dolara ulaştı. Sektördeki büyüme özellikle son 5 yılda ciddi bir ivme kazandı. Türkiye’de evcil hayvan beslenmesi ve bakım ürünlerine yönelik talep ise son yıllarda güçlü bir büyüme sergiliyor. Sektör verilerine göre Türkiye pet pazarı 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 70 milyar TL büyüklüğe ulaşırken, bir önceki yıla göre yüzde 70 oranında ciro büyümesi kaydetti. Önümüzdeki dönemde de büyümenin sürmesi bekleniyor. Evcil hayvanlarını ailelerinin bir ferdi olarak gören yeni nesil tüketiciler ise; içerik kalitesi, üretim güvenliği ve bilimsel formülasyon gibi kriterlere daha fazla önem veriyor. Yerli üretim mamalar artık yalnızca erişilebilirlik avantajı sunmakla kalmıyor; yüksek kaliteli hammaddeler, gelişmiş üretim teknolojileri ve bilimsel Ar-Ge çalışmalarıyla da öne çıkıyor. Avrupa standartlarında kedi ve köpek mamaları üretiyor Anadolu Pet Grup, sektördeki 40 yıla yaklaşan deneyimini üretim gücüyle birleştirerek faaliyetlerini sürdürüyor. Bugün Hill’s, Schesir, Kong, Tetra, FURminator, EHEIM, 8in1, Flexi, Lindocat, Moderna, SmartBones ve Hunter gibi dünyanın önde gelen pet ürünleri markalarının Türkiye distribütörlüğünü yürütürken şirket, aynı zamanda yerli üretim alanında da önemli yatırımlara imza atıyor. Türkiye genelinde 3 binden fazla satış noktasına ulaşan Anadolu Pet Grup, geniş dağıtım ağıyla sektörün en köklü oyuncuları arasında yer alıyor. Anadolu Pet Grup’un üretim gücünü temsil eden Effeffe Pet Türkiye, 2016 yılında Anadolu Pet Grup ve Effeffe İtalya ortaklığıyla kuruldu. Manisa’nın Salihli ilçesinde bulunan modern ve ileri teknolojiyle donatılmış üretim tesisinde Avrupa standartlarında kedi ve köpek mamaları üreten şirket, evcil hayvan beslenmesi pazarında artan talep ve sektörün büyüme ivmesine paralel olarak üretim altyapısına önemli yatırımlar gerçekleştirdi. Bu kapsamda yaptığı yatırımla devreye alınan yeni üretim hattı sayesinde tesisin yıllık üretim kapasitesi 15 bin tondan 50 bin tona çıkarılarak yaklaşık 3,5 kat artırıldı. Bugün Türkiye pazarının yanı sıra 40’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Effeffe Pet Türkiye, farklı müşteri ve pazar ihtiyaçlarına yönelik fason üretim kabiliyetiyle de ihracat faaliyetlerinde önemli bir güç oluşturuyor. LaVital, Pronature, Econature, Econature Plus, Croque, Paw in Love ve Dost Pati markalarından oluşan geniş üretim portföyüyle süper premiumdan ekonomik segmente kadar farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler sunan şirket, “yaşam boyu beslenme” yaklaşımıyla evcil hayvanların yaşam evrelerine ve özel gereksinimlerine uygun formüller geliştiriyor. Effeffe Pet Türkiye, Anadolu Pet’in sektör deneyimini Effeffe İtalya’nın üretim ve Ar-Ge uzmanlığıyla birleştirerek büyümesini sürdürüyor. “Türkiye’nin üretim kapasitesi ve teknik uzmanlığı her geçen yıl artıyor” Bu dönüşümün önemli temsilcilerinden biri olan Anadolu Pet Grup Genel Müdürü Eren Üçüncü, Türkiye’nin üretim kapasitesinin ve teknik uzmanlığının her geçen yıl arttığını belirterek şunları söyledi: “Sektörün geleceğinde bilimsel beslenme, fonksiyonel içerikler ve sürdürülebilir üretim anlayışı belirleyici olacak. Türkiye’nin üretim kapasitesi ve teknik uzmanlığı her geçen yıl artıyor. Yerli üretim yalnızca iç pazardaki talebi karşılamakla kalmayıp küresel pazarlarda da daha güçlü bir konuma ulaşacak. Bugün gelinen noktada Türkiye, evcil hayvan maması sektöründe yalnızca tüketen değil; geliştiren, üreten ve ihraç eden ülkeler arasında yer alıyor. Artan yatırımlar, bilimsel Ar-Ge çalışmaları ve uluslararası kalite standartlarına yapılan odaklanma sayesinde sektörün önümüzdeki dönemde de büyümesini sürdürmesi bekleniyor. Biz de Anadolu Pet olarak bu başarının bir parçası olmaya devam edeceğiz.” Standartlara uymayan hiçbir ham madde üretime dahil edilmiyor Şirketin Manisa-Salihli’deki üretim tesisinde süreç, hammaddelerin tesise kabulüyle başlıyor. Onaylı tedarikçilerden gelen tüm girdiler fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve biyolojik analizlerden geçirilirken, standartlara uymayan hiçbir ham madde üretime dahil edilmiyor. Kapalı devre ve yüksek otomasyonlu üretim sistemi sayesinde tüm süreçler el değmeden yürütülüyor. Üretimin her aşaması kalite kontrol ekipleri tarafından izlenirken, ürünler sevkiyat öncesinde yeniden analiz edilerek güvence altına alınıyor. ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi, GMP İyi Üretim Uygulamaları, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 45001 İş Sağlığı ve Güvenliği sertifikalarına sahip olan tesis, aynı zamanda HACCP prensiplerine uygun üretim gerçekleştiriyor. Üretim süreçleri FDA regülasyonları ve FEDIAF yönergeleri doğrultusunda şekillendirilirken, şirket uluslararası kalite standartlarını daha da ileri taşımak amacıyla yeni sertifikasyon çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borsa İstanbul’da Gong Beta Enerji İçin Çaldı Haber

Borsa İstanbul’da Gong Beta Enerji İçin Çaldı

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Ziraat Yatırım’ın liderliğinde, Yatırım Finansman Menkul Değerler’in (YF) eş liderliğinde halka arz sürecini tamamlayan Beta Enerji, BETAE koduyla, Borsa İstanbul Yıldız Pazar’da işlem görmeye başladı. Yatırımcılardan yaklaşık 14 kat talep gören şirketin gong töreni; Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Beta Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Sabit Dağsuyu, Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Hakkı Mert Dağsuyu, Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Ersen Sevdi, Beta Enerji CFO’su Serhat Yağcı, Beta Enerji Kurumsal İletişim Direktörü Bahar Dağsuyu Döner, TSKB Genel Müdür Yardımcısı Poyraz Koğacıoğlu, TSKB Proje Lideri Uğur Aydın Ünüvar, Ziraat Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Tijen Kandemir, Yatırım Finansman Kurumsal Finansman Müdürü Eda Önder Öztürk ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti. Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun törende yaptığı konuşmasında “Beta Enerji’nin bugün işlem görmeye başlaması nedeniyle düzenlenen, bu güzel halka arz törenine, Borsamıza hoş geldiniz. Beta Enerji, sürekli olarak geliştirdiği ürün portföyü ile sanayi başta olmak üzere çeşitli sektörlere enerji çözümleri sunmaktadır. Bu başarılı işleriyle ve büyümesiyle ülkemizin en büyük bin sanayi şirketi arasına girmeyi başarmıştır. Beta Enerji, büyüme hedefine uygun bir şekilde yatırımlarını gerçekleştirmeye devam etmektedir. Bugün ise Borsamızda işlem görmeye başlayarak halka arzdan elde ettiği geliri, büyümesinin, yatırımlarının finansmanında kullanacak ve işletme sermayesini güçlendirecektir. Bu önemli halka arzdan dolayı emeği geçen herkese; başta kıymetli şirketimizin değerli yöneticilerine, özverili aracı kurumlarımızın gayretli çalışanlarına çok teşekkür ediyorum. Beta Enerji’ye Borsamıza, Borsamız ailesine hoş geldiniz diyor, sermaye piyasalarına bu halka arzın hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Halka arzın yaklaşık 50 yıllık emeğin, üretimin ve kararlılığın yeni bir aşamaya taşındığı önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, "Bugün bizim için sadece bir gong töreni değil, aynı zamanda Beta Enerji'nin geleceğine yatırımcılarımızla birlikte yön vereceğimiz yeni bir dönemin başlangıcıdır. Halka arzımızı, şirketimizin uzun vadeli vizyonunun en önemli kilometre taşlarından biri olarak görüyoruz. Elde edeceğimiz kaynağı büyüme yatırımlarımızı desteklemek ve işletme sermayemizi güçlendirmek amacıyla değerlendireceğiz. Altı kıtada 80'den fazla ülkeye ihracat yapan bir şirket olarak, üretim gücümüzü, teknoloji kabiliyetimizi ve ihracat ağımızı daha da büyüterek küresel ölçekte çok daha güçlü bir oyuncu olmayı hedefliyoruz. Bugünden itibaren Beta Enerji'nin başarı hikayesi çok daha geniş bir yatırımcı kitlesiyle birlikte yazılacak. Bu süreçte yatırımcılarımızla açık, şeffaf ve sürdürülebilir bir iletişim anlayışını kararlılıkla sürdüreceğiz. Bizlere güvenen SPK ve Borsa İstanbul'un değerli yöneticileri, yatırımcılarımız, halka arz sürecinde emeği geçen lider aracı kurumlarımız TSKB ve Ziraat Yatırım başta olmak üzere süreçte yer alan tüm ekip ve çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum" dedi. TSKB Proje Lideri Uğur Aydın Ünüvar ise gong töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Küresel ekonomide sürdürülebilirliğin, enerji arz güvenliğinin ve teknolojik dönüşümün en kritik gündem maddeleri olduğu bir dönemden geçiyoruz. Beta Enerji, güçlü Ar-Ge yapısı, yüksek üretim kapasitesi ve vizyoner yönetimiyle sadece bugünün değil, yarının dünyasına da yön veren bir aktör konumundadır. Konsorsiyum Liderleri olarak, böylesine şeffaf, kurumsal ve büyüme potansiyeli yüksek bir şirketi sermaye piyasalarımıza kazandırıyor olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Türkiye Sınai Kalkınma Bankası, Ziraat Yatırım liderliği ve YF liderliğinde gerçekleşen halka arz, son dönemlerin talep toplama yöntemi ile yapılan en başarılı halka arzlarından biri oldu. Dağıtım yapılan yatırımcı sayısı 1.124.953 olarak gerçekleşti. Halka arzda, yurt içi bireysel yatırımcı tahsisatına 2,46 kat, yurt içi kurumsal yatırımcı tahsisatına 10,20 kat ve yüksek başvurulu bireysel yatırımcı tahsisatına ise 88,66 kat talep gelmiştir. Halka arz kapsamında 60.750.000 TL nominal değerli payların tamamı satılırken, halka arz büyüklüğü 2,43 milyar TL olarak gerçekleşti. Bugün Beta Enerji, Borsa İstanbul’da işlem görmeye başlayarak sermaye piyasalarındaki yolculuğuna güçlü bir adım atıyor. Bu başarılı halka arz sürecinin gerçekleştirilmesinde emeği bulunan başta SPK ve Borsa İstanbul’a, Ziraat Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Tijen Kandemir ve ekibine, Yatırım Finansman ve tüm konsorsiyum üyelerine, süreç boyunca katkı sağlayan herkese ve tabii ki halka arza yoğun ilgi göstererek Beta Enerji’ye güven duyan tüm yatırımcılarımıza tüm içtenliğimizle teşekkür ediyoruz. Türkiye’nin teknoloji geliştiren, katma değer üreten ve sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen şirketlerinin sermaye piyasaları aracılığıyla büyümesi büyük önem taşıyor. Beta Enerji’nin halka arzının da bu hedefe önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Beta Enerji ve Teknoloji A.Ş.‘nin Borsa İstanbul’daki yolculuğunun şirketimize, yatırımcılarımıza ve ülkemiz sermaye piyasalarına hayırlı olmasını diliyor, başarılarının artarak devam etmesini temenni ediyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mutlu Makarna TİM 1000’de Türkiye’nin Makarna İhracat Lideri Oldu Haber

Mutlu Makarna TİM 1000’de Türkiye’nin Makarna İhracat Lideri Oldu

Ürünlerini 100'den fazla ülkeye ulaştıran Mutlu Makarna, ihracat odaklı büyüme stratejisi, yüksek üretim kapasitesi ve uluslararası pazarlardaki güçlü konumuyla Türkiye ekonomisine katma değer sağlamayı sürdürüyor. Şirket, küresel pazarlardaki istikrarlı performansını üretim alanındaki başarısıyla da destekleyerek sektöründeki öncü konumunu güçlendirmeye devam ediyor. İSO 500’de Türkiye’nin En Büyük 147’nci Sanayi Kuruluşu Mutlu Makarna, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) açıkladığı "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025" araştırmasında da önemli bir başarı elde etti. 17,4 milyar TL'yi aşan üretimden satış rakamıyla araştırmada 147'nci sırada yer alan şirket, Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. 1972 yılından bu yana faaliyet gösteren Mutlu Makarna, makarna, un ve kuskus üretimindeki yüksek kapasitesiyle hem iç pazarda hem de uluslararası pazarlarda güçlü bir konumda bulunuyor. Makarna sektöründeki liderliğini sürdüren şirket, üretim gücü, ihracat performansı ve istihdama sağladığı katkıyla Türkiye ekonomisine değer üretmeye devam ediyor. Yatırım ve İstihdamla Büyüyen Bir Ekosistem Günlük 4.400 ton buğday kırma, 1.850 ton makarna ve 1.600 ton buğday unu üretim kapasitesine sahip olan Mutlu Makarna, yaklaşık 900 kişilik istihdamıyla bölgesel kalkınmaya da katkı sunuyor. Şirket, üretim altyapısına yaptığı yatırımlar ve enerji alanındaki çalışmalarıyla sürdürülebilir büyüme hedeflerini destekliyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Mutlu Makarna Yönetim Kurulu Başkanı Aykut Göymen şunları söyledi: “TİM 1000 ve İSO 500 araştırmalarında elde ettiğimiz sonuçlar, üretimden ihracata uzanan değer zincirimizde ortaya koyduğumuz istikrarlı büyümenin bir göstergesidir. Makarna ihracatındaki liderliğimizi korurken, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer almaktan da gurur duyuyoruz. Bu başarıda büyük emekleri bulunan çalışma arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza, tedarikçilerimize ve ürünlerimizi tercih eden tüketicilerimize teşekkür ediyorum. Mutlu Makarna olarak köklü tecrübemizi yenilikçi bakış açısıyla birleştirerek üretmeye, istihdam yaratmaya ve ülkemizin gıda sanayisine değer katmaya devam edeceğiz.” 100'den Fazla Ülkeye Ulaşan İhracat Başarısı Mutlu Makarna, ihracat odaklı büyüme stratejisiyle ürünlerini 100'den fazla ülkeye ulaştırıyor. Küresel pazarlardaki güçlü varlığıyla Türkiye'nin gıda ihracatına önemli katkı sağlayan şirket, üretim kalitesini uluslararası pazarlarda sürdürülebilir başarıya dönüştürmeye devam ediyor. Kaliteli Üretimden Güç Alan Sürdürülebilir Büyüme Mutlu Makarna, üretim süreçlerinde verimlilik, kalite ve sürdürülebilirliği odağına alan yaklaşımıyla büyümesini istikrarlı şekilde sürdürüyor. Un, irmik, makarna ve kuskustan oluşan geniş ürün yelpazesini daha da güçlendirmeyi hedefleyen şirket, yenilikçi ürün geliştirme çalışmaları ile mevcut ve gelecekteki yatırımlarını sürdürerek Türkiye ekonomisine ve gıda sanayisinin gelişimine katkı sunmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Artan Maliyetler Üretim Haritasını Yeniden Çiziyor  Haber

Artan Maliyetler Üretim Haritasını Yeniden Çiziyor 

Türkiye’yi nitelikli ve katma değerli üretim merkezi olarak konumlandırırken, Mısır’da devreye aldığı yeni fabrikasıyla maliyet ve hacim avantajı sağlayan çok merkezli üretim modelini hayata geçiren MISIRLI Underwear & Socks, toplam üretim kapasitesini 95 milyon çift seviyesine taşıdı. Tekstil ve hazır giyim sektörü, hem Türkiye’de hem küresel pazarlarda maliyet ve rekabet baskısının arttığı bir dönemden geçiyor. Türkiye’de yüksek faiz ve maliyet baskısı imalat sanayini zorlarken, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe son üç yılda imalat sanayinde yaklaşık 560 bin istihdam kaybı yaşandığını; hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerin 2026’da da baskı altında kalacağını belirtiyor. Bu durum, üreticiler açısından kapasiteyi, maliyeti ve rekabet gücünü aynı anda yöneten daha esnek üretim modellerini zorunlu kılıyor. MISIRLI Underwear & Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı’nın değerlendirmelerine göre Türkiye’de işçilik maliyetlerinin vergilerle birlikte 1200 dolar bandına yaklaşması, düşük fiyatlı ürünlerde küresel rekabeti zorlaştırıyor. Taşçı, son beş yılda maaşların yaklaşık yüzde 500 artarken, döviz kurundaki artışın ihracatçı açısından yüzde 200 bandında kaldığını; bu nedenle daha önce 500-600 dolar seviyesinde olan ortalama işçilik maliyetinin ikiye katlandığını belirtiyor. Aynı değerlendirmede Mısır’da nitelikli işçilik maliyetinin 200-250 dolar bandında seyrettiğini vurgulayan Taşçı, bu farkın tekstil üreticileri için çok merkezli üretim stratejilerini daha cazip hale getirdiğini ifade ediyor. Küresel tedarik tarafında da benzer bir yönelim güçleniyor. Küresel hazır giyim markaları Çin ağırlıklı üretim operasyonlarından daha çeşitli ve bölgesel üretim ağlarına yöneliyor; Türkiye, Mısır, Ürdün ve Fas gibi üretim merkezleri Avrupa’ya yakın tedarik açısından önemini artırıyor. Mısır ekonomisinin 2024-25 mali yılında yüzde 4,5 büyümesi ve bu büyümede imalat aktivitesindeki artışın etkili olması da ülkenin bölgesel bir üretim üssü olarak konumunu sağlamlaştırmaya başladığını gösteriyor. Türkiye Kalite Üssü, Mısır Hacim Merkezi MISIRLI Underwear and Socks, bu yeni rekabet denkleminde Türkiye’deki üretim gücünü korurken, Mısır operasyonunu maliyet ve hacim avantajı sağlayan tamamlayıcı üretim merkezi olarak devreye aldı. Türkiye’deki akıllı üretim tesislerinde yıllık 65 milyon çift çorap üretim kapasitesine sahip olan marka, Mısır’daki operasyonuyla yıllık 30 milyon çift ek üretim kapasitesi kazandı ve toplam üretim kapasitesini 95 milyon çift seviyesine taşıdı. 19 aylık yatırım sürecinin ardından son 7 aydır üretim yapan Mısır operasyonu, markanın küresel fiyat rekabetine daha esnek yanıt verebilmesini sağlıyor. MISIRLI Underwear and Socks’ın çok merkezli üretim modelinde Türkiye; üretim tecrübesi, kalite standardı, tasarım kabiliyeti, sürdürülebilirlik yatırımları ve yüksek katma değerli ürünlerin merkezi olarak konumlanıyor. Mısır ise hacim, maliyet esnekliği ve küresel fiyat rekabeti açısından tamamlayıcı bir rol üstleniyor. Böylece MISIRLI, tek bir üretim merkezinin maliyet baskısına bağlı kalmadan, farklı pazar ihtiyaçlarına daha dengeli ve çevik yanıt verebilen bir modelle küresel rekabet gücünü artırıyor. Yeni Rekabet Alanı Katma Değerli Üretim Türkiye’de işçilik maliyetlerinin Avrupa seviyelerine yaklaşması, özellikle düşük fiyatlı ürün gruplarında rekabet baskısını artırıyor. Bu tabloda Türkiye için rekabet avantajı; düşük fiyatlı ürünlerden ziyade kaliteli, sürdürülebilir, hızlı teslim edilebilen ve yüksek katma değer taşıyan ürünlerde oluşuyor. Taşçı’ya göre Türkiye tekstilinin çıkış yolu, ucuz ürün gruplarında rekabeti sürdürmek yerine daha iyi ürünlere, yüksek kaliteye ve katma değerli üretime odaklanmaktan geçiyor. Sürdürülebilirlik yatırımları da bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. İlk etapta maliyet yaratan enerji ve su verimliliği yatırımları, orta vadede işletmelere rekabet gücü ve maliyet avantajı kazandırıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan MISIRLI Underwear & Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı, şunları söyledi: “Bugün tekstilde maliyet rekabetini tek bir ülke üzerinden yönetmek giderek zorlaşıyor. Türkiye bizim için kalite, tecrübe, sürdürülebilirlik ve katma değerli üretimin merkezi olmaya devam ediyor. Mısır fabrikamızı ise Türkiye’deki operasyonlarımızı tamamlayan, maliyet ve hacim avantajı sağlayan bir üretim merkezi olarak devreye aldık. Bu sayede Türkiye’de nitelikli üretimi güçlendirirken, küresel fiyat rekabetine de daha esnek yanıt verebiliyoruz. Türkiye tekstili için önümüzdeki dönemde başarıyı belirleyecek olan, her üretim merkezini en doğru değer önerisiyle konumlandırabilmek olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.