Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim Kapasitesi

Kapsül Haber Ajansı - Üretim Kapasitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Kapasitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Artan Maliyetler Üretim Haritasını Yeniden Çiziyor  Haber

Artan Maliyetler Üretim Haritasını Yeniden Çiziyor 

Türkiye’yi nitelikli ve katma değerli üretim merkezi olarak konumlandırırken, Mısır’da devreye aldığı yeni fabrikasıyla maliyet ve hacim avantajı sağlayan çok merkezli üretim modelini hayata geçiren MISIRLI Underwear & Socks, toplam üretim kapasitesini 95 milyon çift seviyesine taşıdı. Tekstil ve hazır giyim sektörü, hem Türkiye’de hem küresel pazarlarda maliyet ve rekabet baskısının arttığı bir dönemden geçiyor. Türkiye’de yüksek faiz ve maliyet baskısı imalat sanayini zorlarken, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe son üç yılda imalat sanayinde yaklaşık 560 bin istihdam kaybı yaşandığını; hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerin 2026’da da baskı altında kalacağını belirtiyor. Bu durum, üreticiler açısından kapasiteyi, maliyeti ve rekabet gücünü aynı anda yöneten daha esnek üretim modellerini zorunlu kılıyor. MISIRLI Underwear & Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı’nın değerlendirmelerine göre Türkiye’de işçilik maliyetlerinin vergilerle birlikte 1200 dolar bandına yaklaşması, düşük fiyatlı ürünlerde küresel rekabeti zorlaştırıyor. Taşçı, son beş yılda maaşların yaklaşık yüzde 500 artarken, döviz kurundaki artışın ihracatçı açısından yüzde 200 bandında kaldığını; bu nedenle daha önce 500-600 dolar seviyesinde olan ortalama işçilik maliyetinin ikiye katlandığını belirtiyor. Aynı değerlendirmede Mısır’da nitelikli işçilik maliyetinin 200-250 dolar bandında seyrettiğini vurgulayan Taşçı, bu farkın tekstil üreticileri için çok merkezli üretim stratejilerini daha cazip hale getirdiğini ifade ediyor. Küresel tedarik tarafında da benzer bir yönelim güçleniyor. Küresel hazır giyim markaları Çin ağırlıklı üretim operasyonlarından daha çeşitli ve bölgesel üretim ağlarına yöneliyor; Türkiye, Mısır, Ürdün ve Fas gibi üretim merkezleri Avrupa’ya yakın tedarik açısından önemini artırıyor. Mısır ekonomisinin 2024-25 mali yılında yüzde 4,5 büyümesi ve bu büyümede imalat aktivitesindeki artışın etkili olması da ülkenin bölgesel bir üretim üssü olarak konumunu sağlamlaştırmaya başladığını gösteriyor. Türkiye Kalite Üssü, Mısır Hacim Merkezi MISIRLI Underwear and Socks, bu yeni rekabet denkleminde Türkiye’deki üretim gücünü korurken, Mısır operasyonunu maliyet ve hacim avantajı sağlayan tamamlayıcı üretim merkezi olarak devreye aldı. Türkiye’deki akıllı üretim tesislerinde yıllık 65 milyon çift çorap üretim kapasitesine sahip olan marka, Mısır’daki operasyonuyla yıllık 30 milyon çift ek üretim kapasitesi kazandı ve toplam üretim kapasitesini 95 milyon çift seviyesine taşıdı. 19 aylık yatırım sürecinin ardından son 7 aydır üretim yapan Mısır operasyonu, markanın küresel fiyat rekabetine daha esnek yanıt verebilmesini sağlıyor. MISIRLI Underwear and Socks’ın çok merkezli üretim modelinde Türkiye; üretim tecrübesi, kalite standardı, tasarım kabiliyeti, sürdürülebilirlik yatırımları ve yüksek katma değerli ürünlerin merkezi olarak konumlanıyor. Mısır ise hacim, maliyet esnekliği ve küresel fiyat rekabeti açısından tamamlayıcı bir rol üstleniyor. Böylece MISIRLI, tek bir üretim merkezinin maliyet baskısına bağlı kalmadan, farklı pazar ihtiyaçlarına daha dengeli ve çevik yanıt verebilen bir modelle küresel rekabet gücünü artırıyor. Yeni Rekabet Alanı Katma Değerli Üretim Türkiye’de işçilik maliyetlerinin Avrupa seviyelerine yaklaşması, özellikle düşük fiyatlı ürün gruplarında rekabet baskısını artırıyor. Bu tabloda Türkiye için rekabet avantajı; düşük fiyatlı ürünlerden ziyade kaliteli, sürdürülebilir, hızlı teslim edilebilen ve yüksek katma değer taşıyan ürünlerde oluşuyor. Taşçı’ya göre Türkiye tekstilinin çıkış yolu, ucuz ürün gruplarında rekabeti sürdürmek yerine daha iyi ürünlere, yüksek kaliteye ve katma değerli üretime odaklanmaktan geçiyor. Sürdürülebilirlik yatırımları da bu yaklaşımın önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. İlk etapta maliyet yaratan enerji ve su verimliliği yatırımları, orta vadede işletmelere rekabet gücü ve maliyet avantajı kazandırıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan MISIRLI Underwear & Socks Yönetim Kurulu Üyesi Murat Eren Taşçı, şunları söyledi: “Bugün tekstilde maliyet rekabetini tek bir ülke üzerinden yönetmek giderek zorlaşıyor. Türkiye bizim için kalite, tecrübe, sürdürülebilirlik ve katma değerli üretimin merkezi olmaya devam ediyor. Mısır fabrikamızı ise Türkiye’deki operasyonlarımızı tamamlayan, maliyet ve hacim avantajı sağlayan bir üretim merkezi olarak devreye aldık. Bu sayede Türkiye’de nitelikli üretimi güçlendirirken, küresel fiyat rekabetine de daha esnek yanıt verebiliyoruz. Türkiye tekstili için önümüzdeki dönemde başarıyı belirleyecek olan, her üretim merkezini en doğru değer önerisiyle konumlandırabilmek olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erdemir Dünya Çelik Devleriyle Yarışıyor Haber

Erdemir Dünya Çelik Devleriyle Yarışıyor

Ordu Yardımlaşma Kurumu’nun (OYAK) amiral gemisi Erdemir, dünya çelik üretiminde kritik tedarik güvenliği sağlayan öncü ve stratejik öneme sahip kuruluşlar arasında yer alırken dünya çelik devleriyle rekabet ediyor. Dünya Çelik Birliği (World Steel Association) OYAK Erdemir’i dünyanın en büyük çelik üreticileri arasında 2025 yılı itibariyle 52’nci sırada yer aldığını belirledi. OYAK Maden Metalürji (OMM) şirketleri bünyesinde faaliyet gösteren Erdemir, 4 milyon ton ham çelik ve 5 milyon ton nihai mamul üretim kapasitesi, güçlü Ar-Ge altyapısı ve ürün çeşitliliği ile küresel ölçekte dünya çelik devleriyle yarışıyor. Erdemir bağlı kuruluşlarıyla birlikte Dünya Çelik Birliği’nin 2025 yılı ham çelik üretimi verilerine göre dünyada 52’nci, AB’ye üye ülkelerin üreticileri arasında ise 4’üncü sırada yer alıyor ve yaklaşık 13 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. 2026 itibarıyla üretim portföyünde yer alan yassı çelik kalite sayısını 619’a yükselten Erdemir, yüksek katma değerli üretimiyle öne çıkıyor. Özellikle son yıllarda savunma sanayinin yerlileşmesine sağladığı katkılarla Türkiye’nin stratejik öneme sahip şirketleri arasında yer alıyor. Türkiye küresel çelik üretiminde 7’nci sırada Küresel çelik üretimi, Çin, Hindistan, Japonya, ABD ve Rusya liderliğinde yıllık yaklaşık 1,8 milyar ton seviyelerinde seyrediyor. Türkiye, üretimde Almanya'yı geride bırakarak Avrupa'nın en büyük, dünyanın ise ilk 7-8 çelik üreticisi arasında faaliyet gösteriyor. OYAK iştiraki Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. (Erdemir), Karadeniz Ereğli'de kurulu olup, otomotiv, beyaz eşya ve boru sektörüne yassı çelik sağlarken Yine OYAK iştiraki İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. (İsdemir): Payas, Hatay'da yer alan Türkiye'nin en büyük entegre yassı ve uzun mamul üreticisi olarak üretim yapıyor. Dünya Çelik Birliği'nin 'Dünyanın En büyük Çelik Üreticileri 2025' raporuna göre OYAK iştiraki Erdemir 2025 yılında 8,09 milyon ton üretimle dünyada 52'nci sırada yerini aldı. Şirketin 2024 yılı çelik üretimi 8,54 milyon ton oldu. Buna göre üretim 2025 yılında yüzde 5,3 gerilemiş oldu. Erdemir dünya sıralamasında 2024 yılında 50'nci sırada yer alıyordu. OYAK ve diğer Türk çelik üreticileri yatırım, üretim ve ihracatıyla Türkiye’yi 7’ncilikten ilk 5’e dahil etmenin gayretini gösteriyor. Çelik üretiminde 61 yıllık yolculuk 1965 yılında üretime başlayan Türkiye’nin ilk entegre yassı çelik üreticisi Erdemir, 61 yıllık üretim yolculuğunda ülke ekonomisine, sanayisine, istihdamına ve bölgesine güçlü katkılar sunmayı sürdürüyor. Erdemir’in 61’inci işletme yıl dönümünde düzenlenen hizmet ödülleri törenine katılan OYAK Genel Müdürü ve Erdemir-İsdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş ve Erdemir Genel Müdürü Şaban Yazıcı OYAK’ın çelik üretiminde dünyada sayılı işletmeler arasında bulunduğunu söylediler. OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, Erdemir’in Türkiye sanayiindeki stratejik rolüne dikkat çekerek, “Erdemir, gelecek inşa eden bir kurumdur. Sanayimizin çarklarının kesintisiz dönmesi, dışa bağımlılığın azaltılması ve rekabet gücümüzün sürdürülebilir şekilde artırılmasında Erdemir’in imzası vardır. İnsanı, bilgiyi ve teknolojiyi merkeze alan entegre sanayi yaklaşımımızın taşıyıcısı olan Erdemir, OYAK ekosistemi içinde stratejik bir güçtür. OYAK’ın amiral gemisidir” dedi. Erdemir çelikte dışa bağımlılığı azalttı Türkiye’nin kalkınma hamlelerinde Erdemir’in vazgeçilmez bir rol üstlendiğini belirten Murat Yalçıntaş, savaşların yaşandığı, belirsizliklerin arttığı, tedarik zincirinin kırıldığı bir ortamda sanayinin sürdürülebilirliği açısından Erdemir’in stratejik rolünün altını çizdi. Yalçıntaş, yerlileşmenin giderek önem kazandığı günümüzde Erdemir’in yüksek katma değerli ve sürekli çelik tedarikiyle başta savunma sanayii olmak üzere ülkemiz için kritik öneme sahip sektörlerde tedarik zincirindeki kırılma riskini ortadan kaldırıp dışa bağımlılığı azaltarak, yerli sanayi için çelik üretiminin sürekliliğini sağladığını vurguladı. Türk donanması envanterindeki en büyük gemi olması planlanan Millî Uçak Gemisi (MUGEM) ve Türk savunma sanayiinin en dikkat çekici adımlarından biri olan Altay Tankı projelerinde Erdemir’in kritik bir rol üstlendiğini hatırlatan Murat Yalçıntaş “Erdemir, ülkemiz için bir güven unsurudur” dedi. “Çeliği elinde tutan gücü elinde tutar” Erdemir’in, Türkiye’nin çehresini değiştiren bir yatırım olduğuna dikkat çeken Erdemir Genel Müdürü Şaban Yazıcı da, “Erdemir Türkiye’de ağır sanayi yatırımlarının önünü açmış yerli üretim kapasitesinin gelişmesine ivme kazandırmış, nitelikli mühendislik kültürünün gelişmesine katkı sunmuş, etrafında şekillenen tedarik ekosistemi ile sanayileşmenin yayılmasına imkân tanımıştır. Erdemir sanayi sistemini kuran bir aktördür. Sanayinin ana maddesi Erdemir’den sağlanıyor. Bugün 600’ün üzerinde çelik kalitesi üretiyoruz. Çelik sektöründe ilk ve en donanımlı Ar-Ge alt yapısına sahip şirketiz. Dolayısıyla çeliği elinde tutan gücü elinde tutar. Teknolojik, mühendislik ve insan kaynağı birikimi ile Erdemir bugün çelik sektörü için bir okul, Türkiye sanayi hafızasında kalıcı bir kurumdur” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Pet Grup Üretim Hattına Yaptığı Yatırımla Üretim Kapasitesini 3,5 Kat Artırdı Haber

Anadolu Pet Grup Üretim Hattına Yaptığı Yatırımla Üretim Kapasitesini 3,5 Kat Artırdı

Pandemi sonrası dönemde evcil hayvan sahipliğinin artması, evcil hayvan beslenmesi sektöründe de önemli bir dönüşümü beraberinde getirdi. Türkiye, yüksek kalite standartlarında üretim yapan tesisleri, gelişen Ar-Ge altyapısı ve artan ihracat gücüyle dikkat çekiyor. Uzmanlara göre Türkiye evcil hayvan beslenmesi pazarı son yıllarda istikrarlı bir büyüme gösterirken, tüketicilerin beklentileri de değişiyor. Güncel pazar araştırmalarına göre, 2025 yılı itibarıyla dünya genelinde evcil hayvan sektörünün top­lam pazar büyüklüğü 243,5 milyar dolara ulaştı. Sektördeki büyüme özellikle son 5 yılda ciddi bir ivme kazandı. Türkiye’de evcil hayvan beslenmesi ve bakım ürünlerine yönelik talep ise son yıllarda güçlü bir büyüme sergiliyor. Sektör verilerine göre Türkiye pet pazarı 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 70 milyar TL büyüklüğe ulaşırken, bir önceki yıla göre yüzde 70 oranında ciro büyümesi kaydetti. Önümüzdeki dönemde de büyümenin sürmesi bekleniyor. Evcil hayvanlarını ailelerinin bir ferdi olarak gören yeni nesil tüketiciler ise; içerik kalitesi, üretim güvenliği ve bilimsel formülasyon gibi kriterlere daha fazla önem veriyor. Yerli üretim mamalar artık yalnızca erişilebilirlik avantajı sunmakla kalmıyor; yüksek kaliteli hammaddeler, gelişmiş üretim teknolojileri ve bilimsel Ar-Ge çalışmalarıyla da öne çıkıyor. Avrupa standartlarında kedi ve köpek mamaları üretiyor Anadolu Pet Grup, sektördeki 40 yıla yaklaşan deneyimini üretim gücüyle birleştirerek faaliyetlerini sürdürüyor. Bugün Hill’s, Schesir, Kong, Tetra, FURminator, EHEIM, 8in1, Flexi, Lindocat, Moderna, SmartBones ve Hunter gibi dünyanın önde gelen pet ürünleri markalarının Türkiye distribütörlüğünü yürütürken şirket, aynı zamanda yerli üretim alanında da önemli yatırımlara imza atıyor. Türkiye genelinde 3 binden fazla satış noktasına ulaşan Anadolu Pet Grup, geniş dağıtım ağıyla sektörün en köklü oyuncuları arasında yer alıyor. Anadolu Pet Grup’un üretim gücünü temsil eden Effeffe Pet Türkiye, 2016 yılında Anadolu Pet Grup ve Effeffe İtalya ortaklığıyla kuruldu. Manisa’nın Salihli ilçesinde bulunan modern ve ileri teknolojiyle donatılmış üretim tesisinde Avrupa standartlarında kedi ve köpek mamaları üreten şirket, evcil hayvan beslenmesi pazarında artan talep ve sektörün büyüme ivmesine paralel olarak üretim altyapısına önemli yatırımlar gerçekleştirdi. Bu kapsamda yaptığı yatırımla devreye alınan yeni üretim hattı sayesinde tesisin yıllık üretim kapasitesi 15 bin tondan 50 bin tona çıkarılarak yaklaşık 3,5 kat artırıldı. Bugün Türkiye pazarının yanı sıra 40’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Effeffe Pet Türkiye, farklı müşteri ve pazar ihtiyaçlarına yönelik fason üretim kabiliyetiyle de ihracat faaliyetlerinde önemli bir güç oluşturuyor. LaVital, Pronature, Econature, Econature Plus, Croque, Paw in Love ve Dost Pati markalarından oluşan geniş üretim portföyüyle süper premiumdan ekonomik segmente kadar farklı ihtiyaçlara yönelik çözümler sunan şirket, “yaşam boyu beslenme” yaklaşımıyla evcil hayvanların yaşam evrelerine ve özel gereksinimlerine uygun formüller geliştiriyor. Effeffe Pet Türkiye, Anadolu Pet’in sektör deneyimini Effeffe İtalya’nın üretim ve Ar-Ge uzmanlığıyla birleştirerek büyümesini sürdürüyor. “Türkiye’nin üretim kapasitesi ve teknik uzmanlığı her geçen yıl artıyor” Bu dönüşümün önemli temsilcilerinden biri olan Anadolu Pet Grup Genel Müdürü Eren Üçüncü, Türkiye’nin üretim kapasitesinin ve teknik uzmanlığının her geçen yıl arttığını belirterek şunları söyledi: “Sektörün geleceğinde bilimsel beslenme, fonksiyonel içerikler ve sürdürülebilir üretim anlayışı belirleyici olacak. Türkiye’nin üretim kapasitesi ve teknik uzmanlığı her geçen yıl artıyor. Yerli üretim yalnızca iç pazardaki talebi karşılamakla kalmayıp küresel pazarlarda da daha güçlü bir konuma ulaşacak. Bugün gelinen noktada Türkiye, evcil hayvan maması sektöründe yalnızca tüketen değil; geliştiren, üreten ve ihraç eden ülkeler arasında yer alıyor. Artan yatırımlar, bilimsel Ar-Ge çalışmaları ve uluslararası kalite standartlarına yapılan odaklanma sayesinde sektörün önümüzdeki dönemde de büyümesini sürdürmesi bekleniyor. Biz de Anadolu Pet olarak bu başarının bir parçası olmaya devam edeceğiz.” Standartlara uymayan hiçbir ham madde üretime dahil edilmiyor Şirketin Manisa-Salihli’deki üretim tesisinde süreç, hammaddelerin tesise kabulüyle başlıyor. Onaylı tedarikçilerden gelen tüm girdiler fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve biyolojik analizlerden geçirilirken, standartlara uymayan hiçbir ham madde üretime dahil edilmiyor. Kapalı devre ve yüksek otomasyonlu üretim sistemi sayesinde tüm süreçler el değmeden yürütülüyor. Üretimin her aşamsı kalite kontrol ekipleri tarafından izlenirken, ürünler sevkiyat öncesinde yeniden analiz edilerek güvence altına alınıyor. ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi, GMP İyi Üretim Uygulamaları, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 45001 İş Sağlığı ve Güvenliği sertifikalarına sahip olan tesis, aynı zamanda HACCP prensiplerine uygun üretim gerçekleştiriyor. Üretim süreçleri FDA regülasyonları ve FEDIAF yönergeleri doğrultusunda şekillendirilirken, şirket uluslararası kalite standartlarını daha da ileri taşımak amacıyla yeni sertifikasyon çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yataş Grup’tan 40 Milyon Euro’luk Yatırım Haber

Yataş Grup’tan 40 Milyon Euro’luk Yatırım

Yataş Bedding, Enza Home, Divanev ve Puffy markalarıyla Türkiye’nin lider ev yaşam markaları arasında yer alan Yataş Grup, Kayseri İncesu Sünger Fabrikası’nın resmi açılışını Kayseri Belediye Başkanı ve protokolün katılımı ile 17 Haziran’da gerçekleştirdi. 217 bin metrekarelik alan üzerine kurulan ve ilk etapta 50 bin metrekarelik kapalı alanda faaliyet göstermeye başlayan tesis; ileri üretim teknolojisi, yüksek kapasitesi ve sürdürülebilir üretim altyapısıyla grubun üretim kabiliyetini önemli ölçüde güçlendirecek. İlk aşamada 100 kişilik istihdam sağlayan fabrikanın, ilerleyen dönemde çalışan sayısının kademeli olarak 300’e ulaşması hedefleniyor. Üretim tesisleri, mağaza operasyonları ve iş ortaklarıyla birlikte yaklaşık 3.200 bin kişilik bir istihdam ekosistemi oluşturan Yataş Grup, bu yatırımla bölgesel kalkınmaya ve istihdama katkısını daha da artırmayı amaçlıyor Yeni Tesis Türkiye Sünger İhtiyacının Yaklaşık %30'unu Karşılayacak Açılışta konuşan Yataş Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Altop, yeni yatırımla ilgili şu bilgileri verdi: "1976 yılında Anadolu’nun ilk sünger üretim tesisiyle başlayan yolculuğumuzda, bugün küresel bir vizyonla taçlandırmanın gururunu yaşıyoruz. Kayseri İncesu’da faaliyete geçirdiğimiz yeni fabrikamızla, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın sayılı sünger üretim merkezlerinden birini ülkemize kazandırdık. Bu tesis, Yataş Foam'ın üretim kapasitesini artırmanın ötesinde, ülkemizde sünger sektörünün gelişimine katkı sağlayacak stratejik bir üretim merkezi niteliği taşımaktadır. 217 bin metrekarelik alana ve yıllık ortalama 1 milyon 200 bin metreküp üretim kapasitesine sahip olan fabrikamızla, tek başına Türkiye iç pazarındaki sünger arzının yaklaşık %30'unu karşılamayı hedefliyoruz.” İlk 3 yıl içinde tesisi yüzde 80 kapasite kullanım oranına ulaştırmayı, 5 yıl içinde ise tam kapasiteyle üretim yapar hale getirmeyi hedeflediklerini belirten Altop, İncesu tesisinin önümüzdeki dönemde Yataş Grup'un tüm yurt dışı satış ve ihracat operasyonlarının da stratejik üretim merkezi olacağını ifade etti. 2030’da Hedef 50 Ülke ve 25 Milyon USD İhracat Hacmi İncesu tesisyle sünger üretiminde iç tedarik kapasitesini önemli ölçüde artırarak üretim süreçlerinde daha yüksek verimlilik, kalite standardizasyonu ve operasyonel esneklik sağlamayı hedefleyen Yataş Grup’un, bu yatırımla mali performansını da büyük oranlarda güçlendirmesi bekleniyor. Yeni sünger fabrikasının, grup cirosuna 2026 ve 2027 yılları için yıllık 60 milyon USD civarında, 2030 yılına kadar olan süreçte ise yıllık 100 milyon USD civarında doğrudan katkı sağlaması öngörülüyor. Bu finansal büyümenin en büyük itici güçlerinden biri ise küresel pazarlar olacak. Bugün 20 ülkeye sünger ihracatı gerçekleştirerek yıllık ihracat cirosunu 10 milyon USD seviyesine ulaştıran Yataş Grup; yeni tesisin getirdiği üretim esnekliği ve katma değerli ürün portföyü sayesinde 2030 itibarıyla 50 ülkeye aktif ihracat yapmayı ve yıllık ihracat hacmini 25 milyon USD seviyesine çıkarmayı hedefliyor. Küresel Markaların Stratejik Sünger Tedarikçisi Yüksek kapasiteli ve modern üretim altyapısıyla Türkiye’nin üretim gücüne katkı sunacak olan Kayseri’deki yeni fabrika, son yıllarda küresel ölçekte yaşanan lojistik problemler, hammadde krizleri ve tedarik zinciri aksaklıklarına karşı da güvence sağlıyor. Halihazırda toplam günlük sünger üretim kapasitesi 5 bin metreküpe ulaşan yeni tesis, yalnızca grup markalarının ham madde ihtiyacını karşılamakla kalmayıp; mobilyadan otomotive, laminasyondan tekstil sektörüne kadar farklı alanlara yönelik teknik sünger üretim kabiliyetiyle de dikkat çekiyor. Fabrikada kullanılan Hennecke-QFM döküm hattı ve ileri teknoloji üretim altyapısı sayesinde yüksek standartlı ve özellikli sünger üretimi gerçekleştirilecek. Kesim süreçlerinde kullanılan üst segment teknoloji sistemleriyle birlikte tesis, ham maddeden nihai ürüne kadar entegre bir üretim yapısı sunuyor. Ürettiği yüksek katma değerli teknik süngerlerle ulusal ve uluslararası pazarlardaki dev üreticilerin stratejik iş ortağı konumunda yer alan Yataş, otomotiv, toplu taşıma, havacılık, savunma, inşaat, hazır giyim, ayakkabı, halı ve ev tekstili gibi birçok sektöre yönelik ham madde ve yarı mamul tedariki sağlıyor. Sürdürülebilir Üretim Odağı Yataş Grup, yeni yatırımında sürdürülebilirliği yine temel önceliklerden biri olarak konumlandırıyor. Kayseri ve Ankara’daki üretim tesislerinde hayata geçirilen Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımları sayesinde üretimde kullanılan elektrik enerjisinin tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılıyor. Üretilen yeşil enerjinin ihtiyaç fazlası olan yüzde 35 ila yüzde 50’lik bölümü ise şebekeye geri verilerek ek katma değer yaratılıyor. Üretim süreçlerinde oluşan atıkları da geri dönüştürerek karbon ayak izini minimuma indiren Yataş, kaynak verimliliğini artıran ve çevresel etkileri azaltan yatırımlarıyla sürdürülebilir üretim modelini güçlendirmeyi sürdürüyor. 53 ülkede 1.597 satış noktasıyla Türkiye’nin ev yaşam alanındaki üretim ve tasarım gücünü dünyaya taşıyan Yataş Grup, bu stratejik yatırımla birlikte sürdürülebilir büyüme vizyonunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam Tarsus Cam Üretim Üssünü 25 Milyon Euroluk Yeni Kaplamalı Cam Hattı ile Zenginleştiriyor Haber

Şişecam Tarsus Cam Üretim Üssünü 25 Milyon Euroluk Yeni Kaplamalı Cam Hattı ile Zenginleştiriyor

Son 6 ay içinde Tarsus’ta yıllık brüt 432 bin ton kapasiteli düz cam ve yıllık 47 milyon metrekare kapasiteli enerji camı hatlarını devreye alan Şişecam, aynı tesiste yıllık 7 milyon metrekare üretim kapasitesine sahip yeni kaplamalı cam hattı yatırımını tamamladı. Toplam 25 milyon Euro yatırım ile kurulan yeni hat, Şişecam’ın katma değerli ürün portföyünü genişletirken, global pazarlardaki rekabet gücünü de ileriye taşıyacak önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Yeni hat ile üretilecek ürünler yalnızca iç pazara değil; Ortadoğu - Kuzey Afrika, Doğu Avrupa ve Güney Asya başta olmak üzere geniş bir coğrafyaya ihraç edilecek. Şişecam stratejik bir konumda yer alan bu üretim kompleksi ile düz cam üretiminde katma değerli ürünlerin payını artırmayı, tedarik zinciri esnekliğini güçlendirmeyi ve operasyonel verimliliğini daha da ileri taşımayı hedefliyor. “Küresel rekabet gücümüzü pekiştiriyoruz” Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, yatırımla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kaplamalı cam alanındaki yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bulgaristan ve İtalya’daki yatırımlarımızın ardından Tarsus hattımızı da devreye almaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Kaplamalı cam yatırımlarımız; Türkiye’deki lider konumumuzu güçlendirirken, küresel rekabet gücümüzü de pekiştiriyor. Katma değerli ürünlerin üretimimiz içindeki payını artırmaya yönelik bu adımlar, sürdürülebilir kârlılık ve operasyonel verimlilik hedeflerimize doğrudan katkı sağlıyor.” Yücel ayrıca, yatırımın orta ve uzun vadede şirketin kârlılığına ve nakit yaratma kapasitesine olumlu katkı sağlamasının beklendiğini vurguladı. Şişecam, 2026 yılı başından bu yana kaplamalı cam yatırımlarını küresel ölçekte hızlandırdı. 30 Ocak 2026’da Bulgaristan’daki düz cam tesisinde yıllık 6 milyon metrekare kapasiteli yeni hattını tamamlayan şirket, şubat ayında ise İtalya’nın San Giorgio di Nogaro tesisinde yeni hattını devreye almıştı. Tarsus yatırımının da faaliyete geçmesiyle birlikte Şişecam’ın dünya genelindeki kaplamalı cam hattı sayısı yediye, toplam kaplamalı cam üretim kapasitesi ise 48,1 milyon metrekareye ulaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gemlik’te Kadın İstihdamına Büyük Katkı Haber

Gemlik’te Kadın İstihdamına Büyük Katkı

Açılışta konuşan Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, "Ekonomi kötü olabilir ama biz mazeret üretmek için değil, hizmet etmek için seçildik" dedi. Açılış programına; CHP Gemlik İlçe Başkanı Servet Pehlivan, CHP Orhangazi İlçe Başkanı Berna İl, CHP Bursa İl Başkan Yardımcısı Av. Levent Dağdeviren, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Gemlik Belediye Başkan Yardımcıları Durmuş Uslu, Zülküf Zor, Çaycuma Belediye Başkan Yardımcısı Mürsel Çoban, Çaycuma Belediye Meclis Üyesi Ergin Kabul, Gemlik Kent Konseyi Başkanı Sedat Akkuş, GEMTAŞ Genel Müdürü Nurgül Dağdeviren, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, basın mensupları ve çok sayıda Gemlikli vatandaş katıldı. "Tüm Baskılara Rağmen Başkanlarımız Tarih Yazıyor" Törenin açılış konuşmalarında ilk sözü alan CHP Gemlik İlçe Başkanı Servet Pehlivan, yerel yönetimlerin karşılaştığı zorluklara dikkat çekerek, "Belediyelerimiz üzerindeki tüm siyasi baskılara rağmen, Belediye Başkanımız ve ekibi Gemlik için son derece başarılı çalışmalara imza atmaya devam ediyor. Bu atölye de bunun en güzel kanıtıdır"* dedi. CHP Orhangazi İlçe Başkanı Av. Berna İl ise konuşmasında birlik ve beraberlik mesajı vererek, "Bütün engellemelere ve baskılara rağmen belediye başkanlarımız halkımız için üretmeye devam ediyor. İnanıyoruz ki her şey çok güzel olacak" ifadelerini kullandı. "Hem İstihdam Hem Tasarruf Sağlayacak" Açılışa katılan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, projenin önemini şu sözlerle özetledi: "Bu atölye, kadın istihdamı açısından şehre çok önemli bir katkı sunarken, aynı zamanda belediyemize ciddi bir tasarruf kalemi sağlayacak. Bizler kamu kaynaklarını, yerel yönetimlerin bize sunduğu imkanları doğrudan vatandaşlarımızın refahı için kullanıyoruz. Gemlik Belediye Başkanımızı ve emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum." Törende söz alan CHP Bursa İl Başkan Yardımcısı Av. Levent Dağdeviren de ülkenin ekonomik ve hukuki durumuna değindiği konuşmasında, "Hukuki güvenliğin zorlandığı karanlık bir dönemden geçiyoruz ve bu tarz açılışlar hepimize büyük bir moral veriyor. Bursa tekstilin başkenti ancak yanlış politikalar nedeniyle bu sektör bitme noktasına geldi. Kapanan her fabrika, sofralarımızdan eksilen bir lokma ve gençlerimizin azalan umudu demektir. Emeklilerimiz adeta ölüme terk edilmiş durumda. İşte bu ortamda CHP’li belediyeler, her türlü engellemeye ve siyasallaşmış yargı baskısına rağmen istihdama can suyu olmaya devam edecektir" dedi. Başkan Deviren: "Mazeret Değil, Hizmet Üretiyoruz" Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, ekip ruhunun önemine vurgu yaparak yeni müjdeler verdi. Başkan Deviren, konuşmasında şöyle konuştu: "Bugün burada hep beraber güzel bir hikaye yazıyoruz. Biz çok iyi ve inançlı bir ekibiz. Enerjinizi doğru yere kullandığınızda, ortaya her zaman doğru ve güzel işler çıkar. Tekstil atölyemiz şu an aktif olarak çalışıyor ve kendi kendini döndürebilen bir yapıya sahip. Önümüzdeki süreçte Halk Eğitim Müdürlüğümüz ile ortak bir çalışma yürüterek engelli kadınlarımızın da buraya dahil olmasını, emeklerini kazanca dönüştürmelerini sağlayacağız. Kadını başımızın üstünde taşımadığımız sürece toplum olarak ilerlememiz mümkün değil. Evet, ekonomik şartlar kötü olabilir ama biz buraya mazeret üretmek için seçilmedik. Hizmet götürmek için herkesin kapısını çalarız." Başkan Deviren konuşmasının sonunda Gemliklilere bir açılış müjdesi daha vererek, "Hizmetlerimiz durmaksızın devam edecek. Salı günü de Patili Canlar Yaşam Alanı’mızın açılışını gerçekleştireceğiz" dedi. Konuşmaların ardından açılış kurdelesi protokol üyeleri ve vatandaşlar tarafından hep birlikte kesildi. Açılış sonrasında davetliler Tekstil Atölyesi’ni gezerek incelemelerde bulundu. Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, atölyede üretilen ürünler, üretim kapasitesi ve gelecek hedefleri hakkında misafirlere ve basın mensuplarına bilgi verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketler Küçülürken Onlar Büyüdü! Yarım Asırlık Şirketten Yeni Nesil Büyüme Hamlesi Haber

Şirketler Küçülürken Onlar Büyüdü! Yarım Asırlık Şirketten Yeni Nesil Büyüme Hamlesi

Türkiye’de son yıllarda inşaat, mobilya ve yapı sektörlerinde yaşanan dalgalanmalar birçok üretici için zorlu bir dönemi beraberinde getirirken, bazı köklü markalar ise değişime uyum sağlayarak büyümesini sürdürüyor. Özellikle üretim gücü, ihracat kabiliyeti ve yeni nesil yönetim anlayışını bir araya getiren şirketler sektörde dikkat çekmeye başladı. 1982 yılında Gebze’de kurulan BakiDoor ise bugün ulaştığı üretim kapasitesi ve 20’yi aşkın ülkeye uzanan ihracat ağıyla bu değişimin öne çıkan oyuncuları arasında yer alıyor. Yaklaşık yarım asırlık geçmişiyle ahşap, kapı sektörü, profil, panel iç oda kapısı ve yangın dayanımlı oda kapılarında faaliyet gösteren marka, değişen tüketici beklentileri ve üretim anlayışına paralel olarak kendini dönüştürmeye devam ediyor. 8 bin 500 metrekarelik üretim alanı, geniş ürün gamı ve yıllık artan sipariş hacmiyle faaliyetlerini sürdüren Baki Door, yalnızca üretim kapasitesiyle değil; nesilden nesile aktarılan şirket kültürü ve yeni dönem vizyonuyla da dikkat çekiyor. Birçok Şirket Yavaşladı, Onlar Üretimi Büyüttü Ekonomik dalgalanmalar, artan maliyetler ve değişen pazar dinamikleri yapı sektöründe birçok markanın küçülme kararı almasına neden olurken, sektörde üretim ve ihracat gücünü koruyan şirketler ayrışmaya başladı. Uzmanlara göre özellikle uzun vadeli bakış açısına sahip aile şirketleri, değişime hızlı uyum sağlayan yapılarıyla yeni dönemde daha güçlü konuma geliyor. BakiDoor da son yıllarda üretim altyapısını güçlendiren yatırımlarıyla dikkat çekiyor. Sürekli yenilenen makine parkuru, üretim süreçlerindeki teknoloji yatırımları ve müşteri odaklı yaklaşımıyla marka, sektörde büyümesini sürdüren şirketler arasında gösteriliyor. Nesilden Nesile Aktarılan Bir Şirket Kültürü Türkiye’de aile şirketlerinin önemli bir bölümü ikinci ve üçüncü kuşak dönüşüm süreçlerinde zorluk yaşarken, uzmanlar sürdürülebilirliğin yalnızca finansal güçle değil kültür aktarımıyla mümkün olduğuna dikkat çekiyor. BakiDoor’un hikayesinde de yalnızca üretim değil, nesiller arasında aktarılan bir çalışma kültürü öne çıkıyor. Çocuk yaşlardan itibaren sektörün içinde büyüyen yeni kuşak yöneticiler, şirketi yalnızca bir işletme değil aynı zamanda bir emanet ve sorumluluk olarak görüyor. Yeni dönem yönetim anlayışında dijitalleşme, marka yatırımları, ihracat odaklı büyüme ve genç bakış açısı ön plana çıkarken; sektör temsilcileri aile şirketlerinde kuşak dönüşümünün önümüzdeki dönemin en önemli gündemlerinden biri olacağını değerlendiriyor. Türkiye'den Dünyaya Uzanan Üretim Ağı Türk yapı ve dekorasyon ürünleri son yıllarda uluslararası pazarlarda daha fazla talep görmeye başladı. Özellikle kalite-fiyat dengesi ve üretim esnekliği sayesinde Türk üreticiler Avrupa, Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Amerika pazarlarında daha görünür hale geliyor. 20’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren BakiDoor da Balkan ülkelerinden Arap coğrafyasına, Kuzey Amerika’dan Afrika pazarlarına kadar geniş bir ihracat ağıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Fil Dişi Sahili, Fas, Kanada ve ABD gibi farklı pazarlarda yürütülen çalışmalar, markanın küresel büyüme stratejisinin önemli ayaklarını oluşturuyor. Sektör temsilcileri önümüzdeki dönemde özellikle özel üretim kabiliyeti yüksek şirketlerin ihracatta daha güçlü bir rol üstleneceğine dikkat çekiyor. “Bizde Yapamayız Diye Bir Cümle Yok” Yapı sektöründe standart üretim anlayışının yerini giderek özel projeler ve kişiselleştirilmiş çözümler almaya başladığı belirtiliyor. Müşteri beklentilerinin değişmesiyle birlikte üreticilerin yalnızca seri üretim değil, esnek üretim kabiliyetiyle de öne çıkması gerekiyor. Duvar panellerinden düz ve fugalı melamin kapılara, yangın kapılarından yarı mamul ürünlere kadar geniş bir ürün yelpazesiyle faaliyet gösteren BakiDoor, özel üretim gücü ve çözüm odaklı yaklaşımıyla sektörde farklılaşmayı hedefliyor. Şirketin üretim anlayışında müşteri taleplerine göre çözüm geliştirmek, AR-GE süreçlerini güçlendirmek ve zor projelerde hızlı aksiyon almak öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.