Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim Kapasitesi

Kapsül Haber Ajansı - Üretim Kapasitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Kapasitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şişecam En Büyük Düz Cam Tesisi Yatırımını Tamamladı Haber

Şişecam En Büyük Düz Cam Tesisi Yatırımını Tamamladı

Camın tüm temel alanlarında faaliyet gösteren tek global şirket Şişecam, Tarsus’ta 315 milyon Euro yatırımla hayata geçirdiği yeşil saha düz cam tesisi ve TR9 hattı yatırımını tamamladı. İçinde barındırdığı TR9 fırını ve hattı ile yıllık 432 bin ton brüt üretim kapasitesine sahip tesis, Şişecam’ın bugüne dek kurduğu en büyük, dünyanın ise en yüksek kapasiteli düz cam tesislerinden biri olacak. Yeni tesisle Şişecam’ın düz cam üretim kapasitesi 5 milyon tonun üzerine çıkacak. Dünyanın en büyük tesislerinden biri TR9 hattı yatırımına ilişkin açıklama yapan Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, Tarsus’un stratejik konumunun projeye önemli avantaj sağladığını belirtti. Yücel şöyle devam etti: “Sürdürülebilirlik odaklı katma değerli üretim stratejimizle uyumlu bu yatırımımızla, dünyanın en büyük düz cam üretim tesislerinden birini hayata geçirdik. Yeni hattın devreye alınmasıyla Şişecam’ın düz cam üretim gücü artarken, şirketimizin global pazardaki rekabet pozisyonunu da önemli ölçüde güçlenecek. İç piyasaya renksiz düz cam ürünleri sağlayacak olan tesisimiz yine Tarsus’ta devreye alacağımız kaplama hattını ham cam olarak besleyecek. Bu katma değerli ürünler mimari camlar ürün gruplarına girdi olacak. Bunun sonucunda kapasite kullanımı ve marj dayanıklılığı artarken, tedarik ve lojistik iyileştirmeleriyle çalışma sermayesi verimliliği de güçlenecek.” Entegre hammadde tesisleri devreye giriyor Yatırım kapsamında TR9 ile aynı tesis içindeki Kum Hazırlama Tesisi de üretime hazır hale getirildi. Cam üretiminde kullanılan kum, bu tesiste işlenerek fırına aktarılacak. Ayrıca Mersin OSB’deki Kalker-Dolomit Hazırlama Tesisinin kapasite artışı da tamamlandı. Bu kapasite artışı ile TR9’un ihtiyaç duyduğu hammaddeler de bu tesisten sağlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eti Alüminyum’dan 400 Milyon Dolarlık Haddehane Yatırımı Haber

Eti Alüminyum’dan 400 Milyon Dolarlık Haddehane Yatırımı

Türkiye’nin tek birincil alüminyum üreticisi olan Eti Alüminyum, yeni haddehane yatırımıyla savunma sanayi başta olmak üzere ülkemizin ihtiyaç duyduğu yüksek nitelikli ürün üretim kabiliyetine sahip olacak. Konya Seydişehir’de 400 milyon dolarlık yatırımla kurulan sıcak ve soğuk hadde ürünlerinin üretileceği haddehaneyle bu tesisi besleyecek yeni dökümhane, yassı alüminyum ürünlerinde 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçecek. Haddehanenin 2027’nin ilk çeyreğinde üretime başlaması hedefleniyor. Geleneksel hale gelen iftar yemeğinde açıklamalarda bulunan Eti Alüminyum Genel Müdürü Mehmet Arkan, “Alüminyum artık yalnızca bir sanayi girdisi değil; savunmadan enerjiye, ileri teknolojiden yeşil dönüşüme kadar pek çok alanın stratejik yapı taşı. 2025 yılında odağımız, Eti Alüminyum’u bu dönüşümün merkezinde konumlandıracak üretim ve teknoloji altyapısını güçlendirmek oldu. Haddehane yatırımımız, Ar-Ge projelerimiz ve yeşil enerji hamlelerimizle bugün attığımız adımların, önümüzdeki yıllarda daha yüksek katma değer, daha güçlü rekabet ve daha sürdürülebilir bir sanayi yapısı yaratacağına inanıyoruz. Bu vizyonla, Eti Alüminyum’u yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarına da cevap verebilen bir üretim gücü haline getirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu. ÜRETİM KAPASİTESİ 250 BİN TONU BULACAK Eti Alüminyum’un 1.700 kişiye istihdam sağladığını hatırlatan Arkan, şirketin 53 yıllık geçmişinden edindiği bilgi birikimi ile çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Eti Alüminyum’un 2005 yılından bu yana Cengiz Holding çatısı altında büyüdüğünü kaydeden Arkan, “Geride bıraktığımız 21 yılda Konya’ya çok önemli yatırımlar yaptık. Şu anda içinde dökümhane ve haddehanenin bulunduğu devam eden yatırımlarımızın toplam tutarı 400 milyon dolar civarında. Ne mutlu bize ki bu yıl yapımını tamamlayıp, gelecek yıl ilk ürünlerini alacağımız haddehanemizle ülkemizin savunma sanayisine daha yüksek katma değerli ürün sunar hale geleceğiz. Ülkemizin yerli kaynaklarla üretim kapasitesine çok önemli bir katkı sunacağız. Haddehanemiz ilk etapta 100 bin tonluk üretim kapasitesine sahip olacak. Bunu 250 bin tona kadar çıkarabileceğiz. Böylece Türkiye’nin yassı alüminyum ürünlerde ithalata olan bağımlılığının azaltarak, yıllık yaklaşık 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçeceğiz. Bu yolla Seydişehir’de uzun vadeli istihdam ile ekonomik hareketliliği destekleyeceğiz” dedi. İNCE HİDRATTA İHRACAT HEDEFLİ YATIRIM Eti Alüminyum’da devam eden diğer yatırımlar hakkında da bilgi veren Arkan, şöyle devam etti: “Haddehanede hem sıcak ve hem de soğuk hadde ürünlerini üretebileceğiz. Aynı zamanda haddehaneyi besleyecek bir dökümhane yatırımımız da devam ediyor. Geçtiğimiz yıl duyurduğumuz özel alüminada üretimimizle artık ticari satışlara başladık. Öte yandan kablo üretimi için önemli bir girdi olan ince hidrat üretimimizde de kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz. Ülkemizin yıllık ihtiyacının 25 bin ton olduğu ince hidratta kapasiteyi 10 bin tondan 35 bin tona çıkararak ihracata da başlayacağız.” DÜNYAYA ÖRNEK MODEL İLE PATENT ALDI Şirketin Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından biri olarak Ar-Ge yatırımlarına da ara vermeden devam ettiğine değinen Arkan, “Hatırlayacağınız üzere biz boksit madeninden lityum karbonat üretimi ile ilgili dünyada ilk çalışmaları yapan şirket biziz. Bu başarı Cengiz Holding çatısı altındaki tüm şirketlerin üretim sonrası arta kalan maddelere atık değil artık madde gözüyle bakma stratejisinden ve döngüsel ekonomiye olan inancından kaynaklanıyor. Sizin de yakından takip ettiğiniz üzere lityum karbonat üretim faaliyetlerimizin patentini aldık. Bu başarı için tüm çalışma arkadaşlarımı yürekten kutluyorum” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Ambalajlı Su Pazarı Büyüklüğü 11 Milyar Litreyi Aştı  Haber

Türkiye Ambalajlı Su Pazarı Büyüklüğü 11 Milyar Litreyi Aştı 

Bu kapsamda sektörün önemli oyuncuları arasında yer alan Badem Pınarı Doğal Kaynak Suyu 2026-2027 stratejisi kapsamında yaklaşık 50 milyon euro yatırım yapmayı planlıyor. Yıllık yaklaşık 30 milyon kolilik üretim kapasitesi ve 300’ü aşkın çalışanı ile faaliyetlerini sürdüren Badem Pınarı Doğal Kaynak Suyu, büyüme stratejisini kısa vadeli satış artışlarından ziyade üretim altyapısının güçlendirilmesi, operasyonel verimlilik ve bölgesel erişimin artırılması üzerine kurguluyor. Türkiye genelinde tamamı şirkete ait lojistik altyapısıyla dağıtım gerçekleştiren marka, tedarik zincirinin tüm aşamalarını doğrudan yöneterek sahadaki operasyonel hâkimiyetini artırıyor. Bu yapı sayesinde maliyet yönetiminde esneklik sağlanırken, özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde erişim kapasitesini güçlendiren bölgesel yatırımlar öne çıkıyor. 16 yıldır doğal kaynak suyu üretimi gerçekleştiren Badem Pınarı, büyüme yaklaşımını hacim odaklı değil; verimlilik artışı, kapasite kullanımının optimize edilmesi ve uzun vadeli iş birliklerinin geliştirilmesi odağında şekillendiriyor. Bu doğrultuda şirket, önümüzdeki dönemde devreye almayı planladığı yeni üretim hattı ve tesis yatırımlarıyla üretim süreçlerini daha verimli bir yapıya taşımayı hedefliyor. Uluslararası pazarlarda ise agresif hacim artışı yerine kontrollü ve sürdürülebilir bir büyüme modeli benimseyen Badem Pınarı, sınırlı ancak stratejik ihracat yapılanmasıyla döviz bazlı gelir dengesini istikrarlı biçimde güçlendirmeyi amaçlıyor. YILLIK ORTALAMA 30 MİLYON KOLİ ÜRETİM KAPASİTESİNE SAHİBİZ Badem Pınarı Su Yönetim Kurulu Üyesi ve Satış Direktörü Kaan Badem, şirketin büyüme yaklaşımına ilişkin değerlendirmesinde: “Doğal kaynak suyu sektöründe sürdürülebilir büyümenin temelinde üretim gücü, tedarik sürekliliği ve sahadaki operasyonel hâkimiyet yer alıyor. Yıllık ortalama 30 milyon kolilik üretim kapasitemiz ve 300’ü aşkın çalışanımızla faaliyetlerimizi yalnızca hacim artışı perspektifiyle değil, verimlilik ve maliyet optimizasyonu odağında yürütüyoruz. Tamamı şirketimize ait lojistik altyapımız sayesinde dağıtım süreçlerini doğrudan yönetiyor, tedarik zinciri kontrolünü kendi bünyemizde tutuyoruz. Bu yapı, hem maliyet yönetiminde esneklik sağlıyor hem de özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu gibi stratejik bölgelerde daha hızlı ve etkin hareket etmemize imkân tanıyor. Önümüzdeki dönemde devreye almayı planladığımız yeni üretim hattı ve tesis yatırımlarıyla kapasite kullanım oranımızı daha verimli bir noktaya taşımayı, üretim çeşitliliğini artırırken birim maliyetleri optimize etmeyi hedefliyoruz. Uluslararası pazarlarda ise agresif büyüme yerine kontrollü ilerlemeyi tercih ediyoruz. Bizim için asıl büyüme; finansal istikrarı, üretim gücünü ve operasyonel sürekliliği aynı anda koruyabildiğimiz noktada anlam kazanıyor.” açıklamalarında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam'dan Kuzey İtalya’da 25 Milyon Euro’luk Yatırım Haber

Şişecam'dan Kuzey İtalya’da 25 Milyon Euro’luk Yatırım

Bu hamle, Şişecam’ın Avrupa cam endüstrisindeki konumunu güçlendirmesine ve ürün portföyünde katma değerli cam ürünlerinin payının artmasına katkı sağlayacak. Cam ve kimyasallar sektörlerinin global oyuncusu Şişecam; düz cam sektöründe artan kaplamalı cam ihtiyacını karşılamak üzere, 2024 yılında duyurduğu Kuzey İtalya’daki yeni kaplamalı cam hattı yatırımını devreye aldı. 25 milyon Euro yatırımla hayata geçirilen bu yeni hatla Şişecam, İtalya’daki kaplamalı cam kapasitesini 6 milyon metrekareden 12,5 milyon metrekareye çıkaracak. Bu hamle, Şişecam’ın Avrupa cam endüstrisindeki konumunu daha güçlendirerek, pazardaki yüksek kaliteli ve nitelikli cam taleplerini karşılamasını sağlayacak. Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, “San Giorgio di Nogaro tesisimizde devreye aldığımız kaplamalı cam hattı yatırımımız, üretim kapasitemizi geliştirirken ürün portföyümüzü de zenginleştirecek. Bu sayede Avrupa’da artan nitelikli cam talebine daha iyi yanıt verecek, Batı Avrupa’daki müşterilerimize katma değerli ürünlerimizi ulaştırabileceğiz. Doğu ve Batı Avrupa’da artırdığımız kaplamalı mimari cam kapasiteleri sayesinde Avrupa pazarında hizmet kalitemizi ve nitelikli ürün alternatiflerimizi artırmış olacağız” dedi. Küresel pazarda başta enerji tasarrufu sağlamak üzere kaplamalı cam ürünlerine olan talebin hızla arttığını belirten Yücel, şunları söyledi: “Müşterilerimize her zaman daha kaliteli ve nitelikli ürünlerle hizmet sunma arayışımıza yönelik yatırımlarımızın bir bir meyvelerini vermeye başladığı bir döneme giriyoruz. Cam, sürekli gelişen, sanat ve mühendislikle zenginleşen çok özel bir malzeme. Bizler Şişecam olarak 90 yıllık deneyimimizi, gelişime olan iştahımızı ve kalite önceliğimizi fark yaratan ürünlere dönüştürerek camı emtia olmanın ötesine taşımayı önemsiyoruz. Şeffaflığı ve doğallığıyla mekânlarla kusursuz bütünlük kuran camlarımızın, gelişen teknoloji ile dünyaya daha fazla katkı sunması ve müşterilerimizin hayat kalitesini artırması için durmaksızın çalışıyoruz. İtalya’daki hat yatırımımızı da bu bakışla ve camı yaşamlara değer katan bir unsur olarak gören müşterilerimizin taleplerini karşılamak üzere hayata geçirdik. Yeni yatırımımız Şişecam’ın mimari camlardaki farkını ve rekabet gücünü pekiştirecek, yatırımcılarımız ve müşterilerimize daha fazla değer sunabilmemiz için kıymetli bir adım olacak.” Kaplamalı cam hattı yatırımları devreye giriyor Şişecam, 30 Ocak 2026’da Bulgaristan düz cam üretim tesisinde yer alan kaplamalı cam hattına ek olarak yıllık 6 milyon metrekare kapasiteli yeni kaplamalı hat yatırımını tamamladığını duyurmuştu. İtalya’dan sonra Tarsus’ta bu yıl devreye alacağı yıllık 7 milyon metrekare kapasiteli kaplamalı cam hattı ile Şişecam’ın dünya genelindeki kaplamalı cam hatlarının sayısı yediye, toplam kaplamalı cam üretim kapasitesi ise 48,1 milyon metrekareye çıkacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Oyak Renault'tan 2025 Yılında Güçlü Üretim ve İhracat Performansı Haber

Oyak Renault'tan 2025 Yılında Güçlü Üretim ve İhracat Performansı

Şirket, yıl boyunca 387.113 adetlik toplam üretim gerçekleştirerek 2025’i yüksek hacimli bir performansla kapattı. Aynı dönemde ihracat adedi, bir önceki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 14 artışla 271.994 adede ulaştı. Türkiye’nin en büyük binek otomobil üretim tesisi olan Oyak Renault Fabrikası, 2025 yılını yüksek üretim hacmi ve ihracat performansıyla tamamladı. Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda 336.336 adet araç üretilirken, Karsan iş birliği kapsamında gerçekleşen 50.777 adetlik üretimle birlikte toplam üretim adedi 387.113’e ulaştı. 2024 yıl sonunda 239.116 adet olan ihracat adedi, 2025 yılı sonunda yaklaşık yüzde 14’lük bir artışla 271.994 adet olarak gerçekleşti. Yıl boyunca binek otomobil üretiminde 336.336 adetlik hacme ulaşan Oyak Renault’nun yüksek üretim temposu, ürün portföyündeki yeni adımlarla da desteklendi. 2025 yılının Eylül ayı itibarıyla Bursa’daki Oyak Renault fabrikalarında üretilmeye başlanan Yeni Clio’nun üretim yolculuğuna Türkiye’de devam etmesi, Bursa tesislerinin Renault ekosistemi içindeki stratejik rolünü bir kez daha ortaya koydu. Temmuz 2025’te Bursa’da üretileceği duyurulan Boreal modelinin ise üretim hazırlıklarının tamamlanmasının ardından 2026 yılında kullanıcılarla buluşması planlanıyor. Üretimde yerlilik ve yeni model adımları öne çıkıyor Üretim gücünün yanı sıra yerlilik oranı da Oyak Renault’nun 2025 performansında öne çıkan başlıklardan biri oldu. Bursa’da üretilen tüm modeller, en az yüzde 40 yerlilik seviyesine ulaşarak Türkiye otomotiv tedarik zincirine sağlanan katma değeri güçlendirdi. Şirket, bu yaklaşımıyla hem sürdürülebilir üretim hem de yerli sanayinin gelişimi açısından istikrarlı bir çizgi izledi. 2025 yılı, yalnızca üretim ve ihracat performansıyla değil, gelecek dönem model planlarının netleşmesi adına da önemli adımların atıldığı bir yıl oldu. 2026 yılında, Boreal’in seri üretime geçişinin ardından, Oyak Renault’nun stratejik planının yeni dönemini temsil eden bir modelin daha duyurulması hedefleniyor. Bu adım, Bursa tesislerinin Renault’nun küresel üretim ağındaki konumunu ileri taşımayı amaçlıyor. “Türkiye’nin küresel üretim ve ihracat ağındaki stratejik rolü güçleniyor” 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Oyak Renault Yönetim Kurulu Başkanı ve Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet, “Oyak Renault fabrikası, yıllık 390 bin araçlık üretim kapasitesi ile Türkiye’nin en büyük binek otomobil fabrikası olarak faaliyetlerine devam ediyor. Oyak Renault kampüsü, Türkiye’nin en yüksek kapasiteli binek otomobil üretim tesisi olmasının yanı sıra Mühendislik, Satın Alma ve Tedarik Zinciri gibi kritik fonksiyonları tek çatı altında toplayan tam teşekküllü bir merkez olarak öne çıkıyor. Aynı kampüste bulunan ve Türkiye’nin tek binek araçlar için motor ve vites kutusu üretimi yapan Oyak Horse fabrikamız yeni nesil hibrit motor üretimi ile ön plana çıkıyor. Üretimimizin yüzde 70’inden fazlasını birçok ülkeye ihraç ediyoruz; bu da Renault Group’un Türkiye’yi Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın kesişim noktasında global bir ihracat merkezi olarak konumlandırmasını sağlıyor. Renault Uluslararası Oyun Planı kapsamında, güçlü ortağımız OYAK ile birlikte 2027 yılına kadar dört yeni model için 400 milyon avronun üzerinde yatırım yapacağımızı duyurmuştuk. 2024’te üretimine başladığımız yeni Renault Duster’ın ardından, Eylül ayında Yeni Clio’nun üretimine başladık. Yeni Clio, 2026’nın ilk çeyreğinde Türkiye yollarında olacak. Aynı yıl içinde C segmentindeki yeni SUV modelimiz Boreal’in üretimine de başlayacağız. Boreal, yalnızca iç pazarda satışa sunulmakla kalmayacak; Doğu Avrupa’dan Orta Doğu ve Akdeniz havzasına kadar 50’den fazla ülkeye ihraç edilecek. Stratejik planımız kapsamında, 2026’da bir yeni modeli daha duyurmayı planlıyoruz. Bu kapsamlı ürün atağı, Oyak Renault fabrikamızın üretim esnekliğini ortaya koyarken ihracat kapasitemizi de güçlendiriyor ve Türkiye’nin Renault’nun küresel üretim ve ihracat ağındaki stratejik rolünü bir üst seviyeye taşıyor” ifadelerini kullandı.

Avrupa’nın En Büyük 3.çelik Üreticisi Tosyalı İspanya’da Da Zirvede Haber

Avrupa’nın En Büyük 3.çelik Üreticisi Tosyalı İspanya’da Da Zirvede

Türkiye’nin küresel çelik üreticisi Tosyalı, ileri teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarından aldığı güçle yepyeni başarılara imza atmaya devam ediyor. Bugün 3 kıtada 50’ye yakın tesisi, 15 milyon ton/yıl sıvı çelik üretim kapasitesi ve 15.000 çalışanıyla küresel büyümesini sürdüren Tosyalı, 2024 yılının başında bünyesine dahil ettiği STS ile İspanya’da da en başarılı çelik şirketlerinden biri olmayı başardı. Tosyalı, Madrid’de Türk-İspanyol Sanayi ve Ticaret Odası’nın organize ettiği ödül töreninde “En İyi Türk Şirketi’’ kategorisinde 1’incilik ödülü aldı. Tosyalı, İspanya’da çelik sektörüne yaptığı yatırımlar ve en önemli istihdam yaratıcılarından biri olması sebebiyle, 9’uncu kez düzenlenen organizasyonda bu anlamlı ödülün sahibi oldu. Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı: “Avrupa’nın en büyük çelik boru üreticisi olarak İspanya’daki tesisimizde kısa sürede üretimde 12 kata yakın bir artış gerçekleştirdik.” Tosyalı’nın Türkiye’deki ve yurt dışındaki yatırımlarıyla küresel büyümesini kararlılıkla sürdürdüğünü ve İspanya’nın önümüzdeki dönemde Tosyalı’nın Avrupa operasyonlarında çok daha önemli bir rol üstleneceğini ifade eden Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Tosyalı olarak Avrupa’nın en büyük çelik boru üreticisiyiz ve bunun getirdiği sorumlulukla her zaman daha ileri gitmek için var gücümüzle çalışıyoruz. 2024 yılının hemen başında satın aldığımız İspanya’nın önemli spiral boru üreticilerinden STS’de çok kısa bir dönemde hızlı bir değişime imza attık. Tesis içerisindeki verimlilik ve yenileme çalışmalarıyla üretimde 12 kata yakın bir artış gerçekleştirdik. Verimlilik ve ölçekteki bu artışla birlikte İspanya başta olmak üzere birçok ülkede yeni projelere dahil olduk. Bu tesiste spiral boru üretiyoruz ancak önümüzdeki dönemde ayrıca ERW tesisi yatırımı da planlıyoruz. Aldığımız bu ve benzeri ödüller bize daha iyisini yapmak için güç veriyor.” dedi. “Avrupa’nın en büyük 3. çelik üreticisi olarak hedefimiz önümüzdeki 5 yılda dünyanın en büyük 20 çelik şirketinden biri olmak” Tosyalı’nın küresel hedeflerini birer birer gerçekleştirdiğini ifade eden Fuat Tosyalı, “Üretimimizi ve dünya sıralamamızı her yıl kesintisiz olarak yükselterek, dünyanın en büyük 50 çelik üreticisi arasında bu başarıyı istikrarla sürdürebilen tek şirketiz. Son beş yılda küresel ham çelik üretimimizi %110 artırarak global görünürlüğümüzü ikiye katladık. Türkiye merkezli en yüksek ham çelik üretimine sahip şirket konumuna ulaştık. Bugün itibarıyla Tosyalı olarak Avrupa’nın en büyük 3. çelik üreticisiyiz. Önümüzdeki dönemde Avrupa, Afrika ve Asya’daki tesislerimizle dengeli bir büyüme stratejisi izlemeye devam edeceğiz. Avrupa’da satın almalar ve stratejik ortaklıklarla varlığımızı güçlendirirken, Afrika’da yeşil alan yatırımlarıyla yeni üretim kapasiteleri oluşturmaya, Türkiye’de ise hem derinleşmeye hem de komşu pazarlara açılmaya odaklandık. Sürdürülebilirlik, verimlilik ve ölçek odağındaki yatırımlarımız ve uçtan uca üretim yapan tüm tesislerimizin yarattığı sinerji ve katma değerli üretimle küresel rekabet gücümüzü artırmaya devam edeceğiz. Uzun vadede küresel yeşil çelik üreticisi konumumuzu daha da güçlendirerek, önümüzdeki 5 yıl içerisinde dünyanın en büyük 20 çelik şirketinden biri olma hedefi doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz.” dedi. Tosyalı, Dünya Çelik Birliği’nin (World Steel Association) verilerine göre 2024’te 9,12 milyon tonluk çelik üretimiyle önceki yıla göre 21 basamak birden yükselerek dünya sıralamasında 46’ncılığa ulaştı. Gerçekleştirdiği %54,3’lük üretim artışıyla dünyanın en hızlı büyüyen ilk 3 çelik üreticisinden biri oldu. 2024’ü küresel olarak yaklaşık toplam 7 milyar dolar ciro ile tamamlayan Tosyalı, 2025 yılı için küresel ihracatını 2 milyar doların üzerine, toplam cirosunu da dolar bazında yüzde 30’a yakın bir artışla yaklaşık 9 milyar dolara çıkararak yılı tamamlıyor. Şirketin toplam üretimi ise 2025 yıl sonu itibarıyla yaklaşık 13 milyon tona ulaşmış olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eksun Gıda'da Yılın İlk 9 Ayında FAVÖK 205 Milyon TL'ye Ulaştı Haber

Eksun Gıda'da Yılın İlk 9 Ayında FAVÖK 205 Milyon TL'ye Ulaştı

Geçen yılın aynı dönemine kıyasla daha güçlü bir finansal tablo ortaya koyan şirketin toplam hasılat tutarı 8,2 milyar TL olarak gerçekleşirken brüt kârı geçen yılın aynı dönemine göre %22 artışla 887,2 milyon TL’ye yükseldi. Sinangil ve Sinangil Gluten YOK markalarıyla 200’ü aşkın ürün çeşidini bünyesinde barındıran Eksun Gıda, yılın ilk 9 ayına ilişkin finansal sonuçlarını kamuoyuna açıkladı. Türkiye Muhasebe Standartları 29 (TMS 29) enflasyon muhasebesi ilkelerine uygun olarak hazırlanan sonuçlara göre net satış hasılatı 8,2 milyar TL olan Eksun Gıda’nın brüt kârı geçen yılın ilk 9 ayına kıyasla %22 artarak 887,2 milyon TL’ye ulaştı. Brüt kâr marjı ise %8’den %10,9’a yükseldi. Tekirdağ ve Konya’da yaklaşık 96 bin metrekarelik üç ayrı tesiste üretim yapan, Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu (İSO 500) listesinde 287. sırada yer alan şirketin, yıllık yaklaşık 600 bin ton üretim kapasitesi bulunuyor. FAVÖK tutarını 205 milyon TL’ye taşıdı Sonuçlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan, “Şirketimiz, yılın ilk 9 ayında güçlü finansal konumunu daha da sağlamlaştırdı. KAP’a açıkladığımız raporlarda da görüldüğü üzere önceki yılın aynı döneminde -112,4 milyon TL olan FAVÖK tutarımız bu yıl ilk 9 aylık dönemde 205 milyon TL seviyesine çıktı. FAVÖK marjımız ise %-1,2’den %2,5’a yükseldi. TMS 29 uyarınca hazırlanan finansal verilere göre 261,9 milyon TL net dönem zararı açıklanmış olsa da, enflasyon muhasebesi uygulanmamış verilere göre şirketimiz yılın ilk 9 ayında 85,5 milyon TL net dönem kârına ulaşarak, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık %40 artış sağlamıştır. Gerçekleştirdiğimiz yatırımların yanı sıra düzenli bilgilendirme yaklaşımımızla yatırımcı iletişiminde sürekliliği korumaya devam edeceğiz” dedi. 2 RES projesi için teşvik belgesi aldı Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla da sektörde fark yarattıklarını kaydeden Özkan, “Elektrik Piyasasında Lisanssız Üretim Yönetmeliği kapsamında geliştirdiğimiz 7 MW ve 11,9 MW kapasiteli rüzgar enerjisi santrallerimiz (RES) için Nordex Energy ile 14,1 milyon avro bedelli sözleşme imzalamıştık. Son olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onayıyla her iki projemiz için de Yatırım Teşvik Belgesi aldık. Üretime geçişle birlikte yenilenebilir enerji tüketim oranımız artacak. Böylelikle karbon ayak izimizde kayda değer bir azalma sağlayacağız” şeklinde konuştu.

Bolero,  2026’ya Kadar 50 Ülkeye Ulaşmayı ve İhracat Gelirlerini %15 Artırmayı Hedefliyor Haber

Bolero,  2026’ya Kadar 50 Ülkeye Ulaşmayı ve İhracat Gelirlerini %15 Artırmayı Hedefliyor

Aylık 6 milyon adet üretim kapasitesi ve 40’tan fazla ülkeye uzanan ihracat ağı ile Bolero, 2026’ya kadar 50 ülkeye ulaşmayı ve ihracat gelirlerini %15 artırmayı hedefliyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, üretimde dijitalleşme ve %60 kadın istihdamı, bu büyüme döneminin temel stratejik bileşenlerini oluşturuyor. Türkiye’nin 20 yıllık %100 yerli tekstil markası Bolero, üretim gücünü yeni bir vizyonla birleştirerek büyüme yolculuğunda yeni bir sayfa açtı. Bolero Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Nazif Çelebi, markanın dönüşümünü ve gelecek planlarını Tersane İstanbul’da düzenlenen basın buluşmasında paylaştı. Yeni dönemde Bolero, yalnızca çorap kategorisinde değil; iç giyim ve ev giyim alanlarında da ölçeklenerek “Comfort Bodywear” çatısı altında hem yerel hem de global pazarlarda büyümeyi hedefliyor. Konuşmasında Türkiye’nin üretim gücüne duyduğu güveni vurgulayan Çelebi, “Bizim için üretim yalnızca bir sanayi faaliyeti değil; bu ülkenin potansiyeline, emeğine ve geleceğine olan inancımızın en somut göstergesidir. Her yeni makine, her yeni istihdam bizim için sadece yatırım değil, bir inançtır. Bolero, 20 yıldır bu inançla üretiyor. Bugün ise bu üretim gücünü konfora, kaliteye ve sürdürülebilir büyümeye dönüştürerek yeni bir döneme geçiyoruz. Artık yalnızca bir çorap üreticisi değil, Türkiye’den dünyaya yayılan ilham veren bir marka olmak istiyoruz.” diye konuştu. Üretimden Gelen Gücünü İhracata Taşıyor 2005 yılında kurulan Bolero, Türkiye tekstil sanayisinin istikrar ve kaliteyle anılan markalarından biri. Uzun yıllara dayanan üretim deneyimi sayesinde marka, bugün aylık 6 milyon adet kapasitesiyle sektörün en yüksek ölçekli yerli üreticileri arasında yer alıyor. Tam entegre üretim modeli sayesinde tüm süreçlerini kendi bünyesinde yöneten Bolero, yalnızca yurt içi pazarda değil; Orta Doğu’dan Avrupa’ya uzanan 40’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Önümüzdeki dönemde hem coğrafi yayılımını hem de ürün portföyünü genişleterek bu ihracat ağını daha da büyütmeyi hedefliyor. Uluslararası pazarlarda marka satın alımları ve stratejik iş birlikleri ile yatırımlarını çeşitlendirmeyi planlayan Bolero, aynı zamanda Anadolu’da hayata geçirilecek yeni üretim tesisi ile kapasitesini ölçeklendirerek büyüme hızını artırmayı amaçlıyor. Yeni dönem stratejisinde çorap üretiminden iç giyim ve ev giyim kategorilerine genişleyen Bolero, böylece Türk hazır giyim sektörünün yüksek katma değerli üretim zincirine daha güçlü bir katkı sunmayı hedefliyor. Bu büyüme yaklaşımının merkezinde yalnızca üretim hacmini artırmak değil; verimlilik, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı bir üretim kültürünü güçlendirmek yer alıyor. Bolero Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Nazif Çelebi, marka yolculuğunu anlattığı konuşmasında, “Bizim için artık büyümenin ölçüsü yalnızca üretim hacmi değil; yarattığımız değer, geliştirdiğimiz teknoloji ve Türkiye markasına kattığımız güç. Ölçekten öteye geçiyor, tüketiciye doğrudan temas eden ve onlara konforlu deneyimler sunan güçlü bir marka olmayı hedefliyoruz.” dedi. Comfort Bodywear ile Yaşam Konforu İhraç Edecek Bolero’nun yenilenen marka kimliği, markanın üretim gücünü çağın yaşam anlayışıyla birleştiriyor. Yeni dönemde “Comfort Bodywear” vizyonu doğrultusunda ürün geliştirme, tasarım ve üretim süreçleri yeniden yapılandırıldı. Bu dönüşüm, Bolero’nun çoraptan iç giyime uzanan genişleme stratejisinin merkezinde yer alıyor ve markanın konfor odaklı, yüksek katma değerli ürünlerle global pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasını hedefliyor. Bolero Yönetim Kurulu Başkanı Nazif Çelebi, Comfort Bodywear’in sadece bir slogan değil, yeni bir vizyon olduğunu belirterek, “Üretimin her aşamasında konfor, kalite ve sürdürülebilirliği bir araya getiren bir vizyonla yolumuza devam ediyoruz. Bu vizyon doğrultusunda, 2026 yılında açmayı planladığımız perakende mağazasıyla markamızı tüketiciyle birebir buluşturarak, Bolero deneyimini doğrudan yaşatmayı ve markamızı farklı bir noktaya taşımayı hedefliyoruz’’ diye konuştu. “Artık sadece ürün değil, enerji de üreten bir markayız.” Bolero, üretim süreçlerinde enerji verimliliğini artırmak ve karbon ayak izini azaltmak amacıyla Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımını devreye aldı. İstanbul’daki üretim tesisinde kurulan sistem ile markanın elektrik ihtiyacının yaklaşık %50’si artık yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. Bu adım, Bolero’nun hem üretim maliyetlerini optimize eden hem de çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayan bir üretim modeline geçişindeki en somut dönüm noktalarından biri oldu. Marka, 2026 itibarıyla Anadolu’da devreye alınacak yeni bir GES yatırımı ile bu dönüşümü daha da genişletmeyi planlıyor. Bolero Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Nazif Çelebi, bu yatırımın sadece bir enerji yatırımı olmadığını vurgulayarak, “Üretim gücümüzü çevresel sorumlulukla birleştiren yeni dönemimizin simgesidir. Artık yalnızca ürün değil, enerji de üreten bir markayız.”dedi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.