Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim Maliyetleri

Kapsül Haber Ajansı - Üretim Maliyetleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Maliyetleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zeytinde Ortak Akıl Sahaya Taşınıyor Haber

Zeytinde Ortak Akıl Sahaya Taşınıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Zeytin Çalıştayı’nda üretimin sürdürülebilirliği, verim ve kalitenin korunması ile üreticinin güçlendirilmesine yönelik ortaya konan yaklaşımın ardından, sahadaki çalışmalarını sürdürüyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, zeytin üretiminde verim ve kaliteyi korumak, üretim maliyetlerini azaltmak ve hastalık ile zararlılarla mücadeleyi güçlendirmek amacıyla Kemalpaşa’daki üreticilere yönelik desteklerine devam ediyor. Kemalpaşa’da düzenlenen programda üreticilerle bir araya gelen İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım, Orman ve Hayvancılık Komisyonu Başkanı Selçuk Karakülçe, Başkan Vekili Erdal Karagöz, Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür üreticilerin taleplerini dinledi. Program kapsamında 391 zeytin üreticisi desteklerden faydalandı. Üreticilere zeytin hasat örtüsü, bordo bulamacı ve zeytin sineğiyle mücadele için diamonyum fosfat gübresi ve tuzak şişesi desteği sağlandı. “Üreticimizi kaybetmemeliyiz” İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım, Orman ve Hayvancılık Komisyonu Başkanı Selçuk Karakülçe, artan üretim maliyetleri karşısında üreticinin desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Karakülçe, “Toprak bir ana; bizleri sarıp sarmalıyor. Toprak vermezse biz de bir şey alamayız. Bugün bütün girdileriniz, bütün giderleriniz artmış durumda. Burada belediyelerimiz ellerinde bulunan kaynaklarla üreticiye ne verebilir, üreticiyi daha çok neye teşvik edebilir, bunun gayreti içerisindeyiz. Çünkü üretmek başka bir mesele. Pek çok şeyi kaybediyoruz, üreticimizi de kaybediyoruz. Eğer gerçekten bir faydamız olabiliyorsa, üreticiye dokunabiliyorsak bu bizim için çok kıymetli” dedi. “Çiftçimize destek olmak için çalışıyoruz” Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen de tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan yurttaşların ekonomik koşullar nedeniyle zor bir dönemden geçtiğini belirterek, “Son dönemde başta çiftçimiz, hayvancımız ve çalışanımız ciddi şekilde sıkıntılar içerisinde. En azından onlara destek verebilmek için hem ilçe belediyemiz hem Büyükşehir Belediyemiz ciddi katkılar sağlamaya çalışıyor. Bu tür yardımların çok değerli olduğunun altını çizmek istiyorum. İnşallah yapılan bu katkılar üreticilerimize fayda sağlar” diye konuştu. Türkmen, üreticiye sağlanan destekler nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a teşekkür etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi ve Tarım, Orman ve Hayvancılık Komisyonu Başkan Vekili Erdal Karagöz de İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Dr. Cemil Tugay’ın selamlarını üreticilere iletti. “Mesele önce para kazanmak değil, üretmek” Destekten yararlanan 65 yaşındaki zeytin üreticisi Keramettin Şimşek, emekli olduktan sonra zeytin üretimine başladığını söyledi. Artan maliyetlere rağmen üretmeye devam ettiğini belirten Şimşek, “Maliyetler yüksek. Mazotu, gübresi, diğer giderleri var. Ama burada mesele önce para kazanmak değil, üretmek. Biz üretirsek bunu birileri görür. Bu ülkede bu ürün yetişiyor, bunun için çalışan insanlar var. Üretimi gençlere de yaymak lazım” dedi. “Fayda faydadır” Kiraz, erik ve zeytin üreticisi Hacer Duman da son yıllarda yükselen maliyetlerin üreticiyi zorladığını belirterek, “Son yıllarda işler bozuk. Şeftalileri bile bu sene doğru düzgün satamadık. Maliyetleri hiç sormayın, onlar zaten uçtu. Çiftçilerin desteklenmesi çok güzel bir şey. Destek lazım zaten. Bana hasat örtüsü ve bordo bulamacı verecekler. Katkısı olmaz mı? Olur tabii. Fayda faydadır; karıncanın denize faydası varmış” diye konuştu. Türkiye’nin yağlık zeytininin yüzde 20’si İzmir’den Zeytine yönelik çalışmaların önemi İzmir’in Türkiye üretimindeki payıyla da ortaya çıkıyor. 2025 verilerine göre kentte 850 bin 453 dekar alanda 359 bin 970 ton yağlık zeytin üretiliyor. Bu üretimle İzmir, Türkiye’nin toplam yağlık zeytin üretiminin yüzde 20’sini karşılıyor. Sofralık zeytin de dahil edildiğinde kentteki toplam zeytin alanı 959 bin 984 dekara, toplam üretim ise 401 bin 879 tona ulaşıyor. Kemalpaşa’da 50 bin 850 dekar yağlık, 8 bin 111 dekar sofralık olmak üzere toplam 58 bin 961 dekar zeytin alanı bulunuyor. İlçede yıllık toplam zeytin üretimi 15 bin 506 ton olarak gerçekleşiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Bölgesi’nin İhracatı 8 Ayda 29,2 Milyar Dolara Ulaştı Haber

Ege Bölgesi’nin İhracatı 8 Ayda 29,2 Milyar Dolara Ulaştı

Türkiye’nin ihracatına en büyük ikinci katkıyı sağlayan Ege Bölgesi’nin ihracatı ağustos ayında yüzde 3,13 artışla 3 milyar 625 milyon dolara yükseldi Egeli ihracatçılar, 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ise ihracatlarını yüzde 2’lik artışla 28,6 milyar dolardan 29 milyar 154 milyon dolara taşıdılar. Denizli, Balıkesir, Muğla ve Uşak ihracat artışlarıyla Ege Bölgesi’nin ihracatına pozitif yönde katkı sağlarken, Manisa ve Afyonkarahisar’ın ihracat düşüşü bölge ihracatının artış hızını aşağı çekti. İzmir 15,6 milyar dolarla Ege Bölgesi ihracatının yüzde 54’ünü gerçekleştirdi İzmir, Ege Bölgesi’nin ihracatını domine etmeyi sürdürdü. İzmir’in Ocak-Ağustos 2026 dönemindeki ihracatı yüzde 2,06 artışla 15 milyar 618 milyon dolara yükseldi. İzmir, Ege Bölgesi’nin ihracatında yüzde 53,6 pay aldı. İzmir’in ağustos ayı ihracatı ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,24 gerileyerek 1 milyar 842 milyon dolar olurken, İzmir en fazla ihracatı 292 milyon dolarla mineral yakıtlar, mineral yağlar grubunda gerçekleştirdi. İkinci sırada 183,5 milyon dolarla kazanlar ve makinalar yer aldı. Demir ve çelik sektörü İzmir’in ihracatına 180 milyon 198 bin dolar katkı sağladı. İzmir ili en fazla ihracatı 177 milyon 652 bin dolar ile Almanya’ya olurken, bu ülkeyi sırasıyla 169 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri ve 144,8 milyon dolarla İspanya takip etti. Manisa, 4 milyar 522 milyon dolarlık 8 aylık ihracatıyla Ege Bölgesi’nde ikinci sırada yer aldı. Manisa’nın ihracatı Ocak-Ağustos döneminde yüzde 9 azalırken, ağustos ayındaki ihracatı da yüzde 12,81 gerileyerek 554 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Denizli’nin ihracatı ağustos ayında yüzde 19,3’lük artışla 453 milyon dolar olurken, 8 aylık ihracatı yüzde 12,4 yükseldi ve 3 milyar 368 milyon dolara çıktı. Balıkesir ağustos ayında ihracat artış rekoru kırdı Balıkesir, Ocak-Ağustos döneminde ihracatını yüzde 12,35 artırarak 1 milyar 864 milyon dolara yükseltirken, Balıkesir’in ağustos ayı ihracatı yüzde 55’lik yüksek bir artışla 307,6 milyon dolar oldu. Balıkesir, ağustos ayında Ege Bölgesi’nde ihracat artış rekortmeni oldu. Muğla’nın 8 aylık ihracatı 1 milyar doları aştı Muğla’nın 8 aylık ihracatı yüzde 13,61 artışla 1 milyar 16 milyon dolara çıktı ve 1 milyar dolar barajını aştı. Muğla, ağustos ayında ise; ihracatını yüzde 15 artırarak 127,2 milyon dolara taşıdı Aydın’ın Ocak-Ağustos dönemi ihracatı yüzde 3,96 artışla 1 milyar 302 milyon dolar olurken, Kütahya 8 aylık ihracatını yüzde 6,34 artırarak 683 milyon dolara, Uşak ise yüzde 13,15 artışla 296,3 milyon dolara ilerletti. Afyonkarahisar’da Ağustos artışı Afyonkarahisar’ın Ocak-Ağustos dönemi ihracatı yüzde 22,09 gerileyerek 485,6 milyon dolara inerken, ağustos ayı ihracatı yüzde 13 artırarak 61 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Ege Bölgesi’nde Ocak-Ağustos döneminde ihracatını artıran iller arasında en yüksek oranlı artış yüzde 13,61 ile Muğla’da gerçekleşirken, Muğla’yı yüzde 13,15 ile Uşak, yüzde 12,48 ile Denizli ve yüzde 12,35 ile Balıkesir takip etti. Öztürk: İhracattaki artışın hızını artırmamız gerekiyor Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin ihracatındaki artışın memnuniyet verici olduğunu ancak küresel ticarette rekabetin giderek zorlaştığı bir dönemde artış hızının çift haneli seviyelere taşınması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin ihracatının üretim gücü, istihdam ve döviz kazandırıcı faaliyetler açısından stratejik önem taşıdığını belirten Öztürk, ihracatçıların maliyet baskısı ve finansmana erişim koşulları nedeniyle zorlu bir süreçten geçtiğine dikkat çekti. “Ege Bölgesi olarak 8 aylık dönemde 29,2 milyar dolarlık ihracata ulaştık” diyen Öztürk, “Ağustos ayında da 3,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Özellikle Denizli, Balıkesir, Muğla ve Uşak’ın ihracat artışları bölge açısından olumlu bir tablo ortaya koyuyor. Ancak ihracatımızı daha yüksek bir ivmeyle artırmamız gerekiyor. İhracatçımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için üretim maliyetleri, finansmana erişim ve enflasyon ile döviz kuru arasındaki dengenin korunması büyük önem taşıyor. İhracatçının önünü görebildiği, yatırım ve üretim kararlarını daha sağlıklı alabildiği bir ekonomik ortam, ihracat hedeflerimize ulaşmamız açısından kritik. Ege Bölgesi olarak katma değerli, teknoloji yoğun ve markalı ihracatı artırmaya; yeni pazarlara açılmaya ve mevcut pazarlarımızdaki payımızı büyütmeye devam edeceğiz. Hedefimiz yalnızca ihracat rakamını artırmak değil, Türkiye’nin kilogram başına ihracat değerini yükseltecek bir ihracat yapısına katkı sağlamak. Ege Bölgesi olarak ihracatımızı 50 milyar dolara çıkaracak potansiyele sahibiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 İncirin Lezzeti ve Emeği Festivalde Buluştu Haber

 İncirin Lezzeti ve Emeği Festivalde Buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği 12. Akçalar-Fadıllı İncir Festivali Akçalar Göl Kıyısı’nda gerçekleştirildi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, muhtarlar ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı festivale ilgi büyüktü. Yerel lezzetlerin ve incir stantlarının bulunduğu festivalin açılışında Nilüfer Belediyesi Halk Dansları Topluluğu sahne aldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir yaptığı konuşmada, siyah inciri tanıtmak için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Dünya incir üretiminin yaklaşık üçte birinin Türkiye’de yapıldığını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Türkiye’de ise ilk sırada Bursa’mız geliyor. Burada da en çok üretimi Nilüfer yapıyor” dedi. Nilüfer’de 2 bin 300 dönüm arazide incir üretildiğini dile getiren Başkan Şadi Özdemir, “Bu yıl geçtiğimiz yıllara göre yaklaşık yüzde 30 ürün artışı görülüyor. 3 bin ton üzerinde ürün bekliyoruz” dedi. Nilüfer Belediyesi olarak NİLKOOP ile Fadıllı Mahallesi’nde 12 dönümlük alanda incir üretildiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, 12 tona yakın ürün beklediklerini söyledi. “ÜRETİCİ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR” Bu yıl incir hasadının çiftçi için zor geçtiğini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Gübre, ilaç, işçilik ve üretim maliyetleri artıyor. İncir ise düşük fiyattan alıcı buluyor. Üreticimiz emeğinin karşılığını alamıyor” dedi. Siyah incirin tanıtımı için festivaller düzenlediklerini anlatan Başkan Şadi Özdemir, şöyle konuştu: “Merkezi hükümetin tarıma tabii ki başta incir olmak üzere diğer meyvelerimize, sebzelerimize, ürünlerimize, tahılımıza, buğdayımıza gerekli destekleri vermesi lazım. Dünyanın her yerinde, gelişmiş tüm ülkelerde tarıma çok büyük destek veriyorlar. Bütçeden çok büyük paylar ayırıyorlar. Biz ne yazık ki burada aynı desteği veremiyoruz tarıma. Çünkü şunu biliyoruz ki fabrika yapacak, ev yapacak araziyi her yerde buluruz da bu siyah inciri üretebileceğimiz tarlaları, bahçeleri, bağları hiçbir yerde bulamayız. Buraların örgütlü bir hale gelmesi için çaba sarf ediyoruz. Çünkü örgütlenmezsek biz buradan para kazanma şansımız yok. O nedenle daha önce de önermiştim. Bölgede mutlaka kooperatifleşmeliyiz” DERECEYE GİRENLER ÖDÜLLENDİRİLDİ Festival yarışmalarla renklendi. Jürilerin değerlendirmeleri sonucu, ‘En İyi İncir Yetiştiricisi’ yarışmasında Berre Kargılı 1’inci, Gökhan Arıca 2’nci Gökhan Aktaş ise 3’üncü oldu. ‘İncirli Lezzetler Yemek Yarışması’nda ise birbirinden güzel lezzetler yarıştı. Fadile Yeprem ‘Bademli İncir Galette’ ile 1’inci, Nevin Pınar ‘Çıtır İncir Yatağında Mutancana” ile 2’nci, Sevgi Vatan ise ‘İncir Köşkü’ ile 3’üncü oldu. Kazananlara ödülleri verildi. Festival Karaf grubu konseri ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı Deprem Bölgesinde ‘Temiz Ekmek Projesi’ni Başlatıyor Haber

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı Deprem Bölgesinde ‘Temiz Ekmek Projesi’ni Başlatıyor

İklim krizinin etkileri, artan üretim maliyetleri ve afetler, yerel gıda üretimini her geçen gün daha da kırılgan hale getiriyor. Buna karşın küçük ölçekli çiftçiler, kadın üreticiler ve kooperatifler, üretimi sürdürmek ve deprem bölgesinde yaşamı yeniden güçlendirmek için dayanışma içinde çalışmaya devam ediyor. Bu çabayı desteklemek ve yerel üretimi daha dayanıklı hale getirmek amacıyla Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), Hatay, Malatya ve Adıyaman'da Temiz Ekmek Projesi'ni hayata geçiriyor. KEDV, 6 Şubat depremlerinin ilk gününden bu yana bölgede küçük ölçekli çiftçiler ve üreticilerle çalışmalarını sürdürüyor. Bu süreçte üreticilerin tüm zorlu koşullara rağmen üretimi sürdürmek ve yaşamlarını yeniden kurmak için gösterdikleri kararlılığa tanıklık eden KEDV, aynı zamanda bilgi paylaşımını, ortak üretimi ve dayanışmayı güçlendirecek mekanizmalara duyulan ihtiyacın da giderek arttığını gözlemledi. Artan üretim maliyetleri, iklim krizine bağlı aşırı hava olayları, afetler ve buna bağlı olarak üretimde yaşanan aksaklıklar, yerel üreticiler üzerindeki baskıyı artırıyor. Zirai don, sel ve yangın gibi afetler hem tarımsal üretimi hem de yerel gıda tedarik zincirlerini daha da kırılgan hale getirirken, küçük ölçekli üreticilerin güvenilir bilgiye, dayanışma ağlarına ve ortak çözüm mekanizmalarına duyduğu ihtiyaç daha da görünür hale geliyor. Temiz Ekmek Projesi de tam bu ihtiyaca yanıt vermeyi amaçlıyor. Temiz Ekmek Projesi, bölgenin yerel buğdaylarının topraktan değirmene, değirmenden fırınlara ve market raflarına uzanan yolculuğunda emeği geçen çiftçileri, üreticileri, kadın kooperatiflerini ve diğer yerel aktörleri ortak bir iş birliği ağı içinde buluşturmayı amaçlıyor. Böylece üretimin her aşamasında kaliteyi, gıda güvenliğini ve izlenebilirliği güçlendirirken, yerel üreticilerin bilgi paylaşımı yapabilecekleri, birlikte üretebilecekleri ve pazara daha güçlü erişebilecekleri bir yapı oluşturulması hedefleniyor. Projenin ilerleyen aşamalarında ekmek ve diğer buğday temelli ürünler için gıda güvenliği, hijyen, kalite ve izlenebilirlik standartları, üreticilerle birlikte geliştirilecek ve uygulanacak. Uzun vadede Temiz Ekmek Projesi, üreticilerin üretim kapasitesini ve gelir olanaklarını kolektif biçimde güçlendirerek kendi kaynaklarıyla sürdürülebilir bir yapıya dönüşmesini, aynı zamanda bulunduğu bölgede daha fazla hanenin temiz ekmeğe erişebilmesini hedefliyor. Proje kapsamında küçük ölçekli çiftçi ve üreticileri ortak bir dayanışma ve çözüm zemininde buluşturmak için düzenli buluşmalar, deneyim ve bilgi paylaşımları, teknik eğitimler ve mentorluk süreçleri yürütülecek, ortak üretim alanları oluşturulacak. Ürünlerin izlenebilirliğini sağlayacak ortak kalite ve gıda güvenliği standartları belirlenmesi için çalışmalar yürütülecek ve ürünlerin geniş pazarlara ulaşması için markalaşma, ürün standardizasyonu ile çok kanallı satış olanakları geliştirilecek. Proje ayrıca bölgedeki kadın çiftçilerin örgütlenmesini, yerel buğday çeşitlerinin ekiminin kadın kooperatifleri ve kadın çiftçiler arasında yaygınlaştırılmasını destekleyecek. Temiz Ekmek Projesi, yerel üretimin güçlenmesini yalnızca tarımsal üretimin sürdürülmesi açısından değil, afetlere ve iklim krizine karşı daha dayanıklı, kapsayıcı ve adil gıda sistemlerinin inşasının da önemli bir parçası olarak ele alıyor. Kadın üreticiler, kooperatifler ve yerel aktörlerin birlikte geliştireceği bu modelin, bölgede güvenli gıdaya erişimi artırırken yerel ekonomiyi güçlendirmesi ve başka bölgelere de ilham verecek bir dayanışma örneği oluşturması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Hasadı Programı Türkiye'de Başlıyor Haber

Geleceğin Hasadı Programı Türkiye'de Başlıyor

Dünyanın en büyük yiyecek ve içecek şirketlerinden biri olan PepsiCo, sürdürülebilir tarımı destekleyen ve tarımın geleceğini güçlendirmeyi hedefleyen çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. PepsiCo Vakfı ile Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü'nün (EIT) desteklediği EIT Food iş birliğiyle geliştirilen Geleceğin Hasadı Programı, Türkiye'de de hayata geçiriliyor. Çiftçilerin sürdürülebilir, dayanıklı ve geleceğe hazır tarım işletmeleri kurmalarını desteklemeyi amaçlayan program, Türkiye'nin yanı sıra Avrupa'nın önemli tarım pazarlarında uygulanacak. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) verilerine göre Türkiye'de çiftçilerin ortalama yaşı yaklaşık 59'a ulaşmış durumda. Üretici profiline; iklim değişikliği, artan üretim maliyetleri ve piyasa dalgalanmaları gibi giderek büyüyen baskılar da eklendiğinde, özellikle küçük ve orta ölçekli tarım işletmeleri önemli zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Bu durum, kırsal yaşamın sürdürülebilirliğini ve uzun vadeli gıda güvenliğini tehdit ederken, tarım sektöründe yeni nesil üreticilerin desteklenmesini her zamankinden daha kritik hale getiriyor. 2026 Sonuna Kadar Avrupa Genelinde 900 Çiftçinin Programa Dahil Edilmesi Hedefleniyor Tarım sektörünün karşı karşıya olduğu bu ihtiyaçtan hareketle hayata geçirilen Geleceğin Hasadı Programı, Fransa, İspanya, Hollanda, Polonya ve Türkiye'de uygulanacak. Program kapsamında, 2026 yılı sonuna kadar Avrupa genelinde yaklaşık 900 çiftçinin desteklenmesi, bunların yaklaşık 200'ünün ise Türkiye'de programa dahil edilmesi hedefleniyor. Program, çiftçileri ve tarım alanında değer yaratmak isteyen katılımcıları hızla dönüşen gıda sistemine uyum sağlayabilmeleri için uygulamalı bilgi, yenilikçi çözümler ve güçlü iş birlikleriyle desteklemeyi amaçlıyor. Tarımda kuşak değişiminin yeterince desteklenmemesi, Avrupa'nın gıda sisteminin iklim değişikliği ve ekonomik belirsizlikler karşısındaki dayanıklılığını zayıflatma riski taşıyor. Geleceğin Hasadı, aile çiftliklerini devralan veya yönetmeye başlayan çiftçileri ve geleceğin tarım profesyonellerini; tarımsal faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini ve dayanıklılığını güçlendirecek bilgi, araç ve ağlarla desteklemeyi hedefliyor. Doktar İş Birliğiyle Yapay Zekâ ve Akıllı Tarım Teknolojileri Eğitimi PepsiCo Vakfı tarafından finanse edilen ve EIT Food koordinasyonunda yerel iş ortaklarıyla yürütülen Geleceğin Hasadı programı, Türkiye'de yapay zekâ ve akıllı tarım teknolojileri geliştiren Doktar iş birliğiyle uygulanacak. Program, çevrim içi eğitimleri uygulamalı saha deneyimleriyle bir araya getirirken; yenileyici tarım, iklim dayanıklı tarım uygulamaları, dijital tarım teknolojileri ile işletme ve finans yönetimi gibi başlıklarda kapsamlı bir eğitim sunacak. Böylece katılımcıların edindikleri bilgileri kendi işletmelerine aktarmaları desteklenecek. Program kapsamında katılımcılar; sürdürülebilir tarım uygulamaları, tarım işletmesi yönetimi, girişimcilik ve liderlik gibi başlıklarda, ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiş kapsamlı bir eğitim sürecine dahil olacak. Bununla birlikte, katılımcılar Geleceğin Hasadı Farm Hub çatısı altında sunulan tarla klinikleri, saha ziyaretleri, öğrenme oturumları ve mentorluk programları aracılığıyla uygulamalı deneyim kazanırken; sektör uzmanları, girişimciler ve yenilikçi tarım ekosisteminin farklı paydaşlarıyla doğrudan bir araya gelme fırsatı bulacak. Geleceğin Hasadı, yarının çiftçilerinin yeni uygulamaları sahada deneyimlemelerine, işletmelerinin dayanıklılığını artırmalarına ve yenilikçi çözümleri üretim süreçlerine entegre etmelerine destek olmayı amaçlıyor. Program aynı zamanda daha dayanıklı, sürdürülebilir ve ekonomik açıdan güçlü bir gıda sisteminin oluşmasına katkı sunarken, EIT Food'un Avrupa genelindeki yenilik ekosistemi ile PepsiCo Vakfı'nın sürdürülebilir gıda sistemlerini güçlendirme vizyonunu bir araya getiriyor. PepsiCo Global Sosyal Etki Kıdemli Başkan Yardımcısı ve PepsiCo Vakfı Başkanı Monica Bauer, programla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Bir gıda ve içecek şirketi olarak tarımla güçlü bir bağa sahibiz. Ürünlerimizin temelini oluşturan hammaddeler, artan maliyetler ve iklim değişikliği gibi önemli zorluklarla mücadele eden çiftçiler tarafından üretiliyor. PepsiCo Vakfı olarak, Geleceğin Hasadı gibi yerel ihtiyaçlardan hareketle geliştirilen ve güvenilir iş ortaklarımızla hayata geçirilen programları destekleyerek tarım topluluklarının uzun vadede daha dirençli, sürdürülebilir ve daha dirençli ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz." Program Avrupa genelinde ortak bir çerçevede uygulanırken, Türkiye'deki uygulamalar Doktar ve ilgili ekosistem paydaşlarıyla yakın iş birliği içinde yürütülecek. Böylece programın, Türkiye'nin tarımsal öncelikleri ve üreticilerin ihtiyaçları doğrultusunda uygulanması sağlanacak. EIT Food CEO'su Richard Zaltzman ise şunları söyledi: "Avrupa tarımının geleceği, tarımla ilgilenen bireylerin ve geleceğin üreticilerinin üretmek, yenilik geliştirmek ve liderlik etmek için cazip bir alan olarak görmesine bağlı. Bu nedenle PepsiCo Vakfı ile güçlerimizi birleştiriyoruz. Amacımız çiftçilere ve tarımın geleceğine katkı sunacak katılımcılara toprağı yeniden canlandıracak, işletmelerini güçlendirecek ve daha dirençli bir gıda sisteminin oluşmasına katkı sağlayacak bilgi, özgüven ve bağlantıları kazandırmak. Geleceğin Hasadı, EIT Food'un Avrupa genelinde daha dayanıklı bir tarım sektörü oluşturma hedefinin önemli bir parçasıdır." Türkiye tarım sektörü; özellikle kuşak yenilenmesi, su verimliliği ve iklim değişikliğine dayanıklı sürdürülebilir üretim modellerine geçiş alanlarında önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Geleceğin Hasadı, çiftçilerin ve geleceğin tarım profesyonellerinin daha dayanıklı ve geleceğe hazır tarım işletmeleri kurabilmeleri için gerekli bilgi, araç ve yetkinlikleri kazandırarak bu dönüşümü desteklemeyi amaçlıyor. PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay: "Bu programın tarımı anlamlı ve sürdürülebilir bir kariyer alanı olarak daha fazla kişiye göstereceğini düşünüyoruz” PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay konuya ilişkin şunları söyledi: "PepsiCo Türkiye olarak tarımın sürdürülebilir dönüşümünü desteklemeyi gıda değer zincirimiz boyunca önemli bir odak alanı olarak görüyoruz. Geleceğin Hasadı aracılığıyla PepsiCo Vakfı’nın geleceğin çiftçilerinin ve tarım profesyonellerinin güçlenmesine ve daha dayanıklı, geleceğe hazır üretim modellerine geçişlerine katkı sağlamasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Doktar ile gerçekleştirilen iş birliğinin çiftçilerin yenilikçi çözümlere erişimini artırarak daha verimli ve sürdürülebilir üretim modellerini benimsemelerine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Aynı zamanda bu programın tarımı anlamlı ve sürdürülebilir bir kariyer alanı olarak daha fazla kişiye tanıtacağına inanıyoruz." Türkiye'de Programın İlk Etabı Başladı Türkiye'de programın ilk etabı; Tekirdağ, Edirne, İstanbul, Kırklareli ve Adana'da mısır ve kanola üretimi yapan 86 çiftçiyle başladı. İkinci etapta ise başta Tekirdağ, Mersin, Manisa ve Kocaeli olmak üzere patates üreticilerine öncelik verilerek 114 çiftçinin daha programa dahil edilmesi planlanıyor. Program kapsamında katılımcılar, Türkiye'nin tarımsal ihtiyaçlarına göre hazırlanan yerel vaka çalışmalarını içeren üç çevrim içi eğitim modülünün yanı sıra Adana'da düzenlenecek yüz yüze eğitimlere katılacak. Programın uygulamalı öğrenme ayağında ise seçilen 40 çiftçi; saha ziyaretleri, akran öğrenme programları ve işletmelerine özel hazırlanacak gelişim yol haritalarıyla desteklenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hayat Kimya 65 Milyon Dolarlık Enerji Bütçesini Kendi Geliştirdiği Yapay Zekâyla Yönetiyor Haber

Hayat Kimya 65 Milyon Dolarlık Enerji Bütçesini Kendi Geliştirdiği Yapay Zekâyla Yönetiyor

Bingo, Molfix, Molped, Familia ve Papia’nın da aralarında bulunduğu 16 güçlü markasıyla faaliyet gösteren Hayat Kimya, enerji yönetimindeki uzun yıllara dayanan sanayi deneyimini kendi geliştirdiği yapay zekâ teknolojisiyle bir araya getirdi. Yaklaşık beş yıl önce temelleri atılan dijital enerji dönüşümü kapsamında geliştirilen sistem, ilk olarak Hayat Kimya Kocaeli Kampüsü’nde aktif olarak kullanılmaya başlandı. Sistem; enerji üretim ve tüketim verilerini, üretim programlarını, operasyonel kısıtları, şebeke koşullarını ve değişen maliyet parametrelerini eş zamanlı olarak analiz ediyor. Böylece tesisin enerji ihtiyacının hangi kaynaktan, hangi zamanda ve hangi maliyetle karşılanmasının en verimli sonucu yaratacağı belirlenerek enerji yönetimi kararları sürekli optimize ediliyor. 7 gün 24 saat yapay zekâ desteğiyle enerji optimizasyonu Hayat Kimya’nın enerji yönetimi alanındaki kurumsal bilgi birikiminin dijital ortama aktarılmasıyla oluşturulan sistem; maliyet analizlerini, enerji üretim planlamasını, şebeke optimizasyonunu ve süreç takibini 7 gün 24 saat kesintisiz olarak gerçekleştiriyor. Yalnızca enerji tüketimini takip eden bir izleme altyapısı olmanın ötesine geçen sistem, üretim ihtiyaçları ve değişen maliyet koşulları doğrultusunda karar süreçlerini destekleyen dinamik bir enerji yönetim modeli olarak çalışıyor. Hayat Kimya Global Enerji Direktörü Sabri Çakmak, yapay zekâ destekli enerji yönetim sistemine ilişkin şunları söyledi: “Enerjiyi yalnızca üreten veya satın alan değil; üretimden tüketime, maliyetten operasyonel verimliliğe kadar bütünsel biçimde yöneten bir yapı oluşturmayı amaçlıyoruz. Bu sistem yalnızca kurumumuza değil; enerjide dışa bağımlılığı azaltarak ülke ekonomisine ve cari açığın düşürülmesine de katkı sağlayacak." Enerji, sanayinin en büyük ikinci maliyet kalemi Sanayi üretiminde hammaddenin ardından en büyük ikinci maliyet kalemi olan enerji; üretim maliyetleri kadar üretim sürekliliği ve rekabet gücü açısından da stratejik önem taşıyor. Hayat Kimya bünyesinde enerji tüketiminin en yoğun olduğu alanların başında kâğıt üretim tesisleri geliyor. Bu nedenle enerji üretimi ve tüketiminde sağlanan her iyileştirme, maliyetlerin yanı sıra üretim verimliliği üzerinde de doğrudan etki yaratıyor. Hayat Kimya Global Enerji Direktörü Sabri Çakmak, şöyle devam etti: “Geliştirdiğimiz sistem; üretim planlarını, anlık enerji tüketimini, kojenerasyon kapasitesini, şebeke koşullarını ve değişen maliyet parametrelerini eş zamanlı olarak değerlendiriyor. Bu veriler üzerinden farklı enerji kullanım senaryolarını sürekli karşılaştırarak hangi kaynağın hangi zaman aralığında devreye alınmasının en verimli sonucu sağlayacağını belirliyor. Kocaeli Kampüsümüzde elde edeceğimiz performans verileri doğrultusunda sistemi farklı üretim profillerine ve enerji altyapılarına uyarlayarak diğer tesislerimizde de devreye almayı planlıyoruz.” Kojenerasyon altyapısı yapay zekâyla daha etkin yönetiliyor Hayat Kimya Kocaeli Kampüsü’nde bulunan kojenerasyon sistemi, doğal gazdan eş zamanlı olarak elektrik ve ısı enerjisi üretiyor. Kampüsün elektrik ve ısı enerjisi ihtiyacının yaklaşık yüzde 80’i bu sistem üzerinden yüksek verimlilikle karşılanıyor. Yapay zekâ destekli yeni modelle birlikte mevcut kojenerasyon altyapısı; üretim programı, enerji ihtiyacı, şebeke koşulları ve değişen maliyetler dikkate alınarak daha dinamik ve etkin biçimde yönetiliyor. Sistem, farklı enerji kaynaklarından elde edilen üretim verilerini tesisin anlık ve planlanan ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirerek en uygun enerji kullanım senaryolarının oluşturulmasını sağlıyor. Türkiye’de başlayan model diğer ülkelere yaygınlaştırılacak Kocaeli Kampüsü’nde devreye alınan yapay zekâ destekli enerji yönetim modelinin, elde edilecek operasyonel sonuçlar doğrultusunda Hayat Kimya’nın Türkiye’deki ve farklı ülkelerdeki diğer üretim tesislerine de yaygınlaştırılması planlanıyor. Enerji üretimi, enerji verimliliği ve dijital karar mekanizmalarını tek bir yapı altında birleştiren Hayat Kimya, yapay zekâ destekli modeliyle enerji maliyetlerini optimize etmeyi, kaynak verimliliğini artırmayı ve üretim süreçlerinin daha dayanıklı hâle gelmesini amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otomotiv Yan Sanayisinde Türkiye-Polonya Hattı Güçleniyor Haber

Otomotiv Yan Sanayisinde Türkiye-Polonya Hattı Güçleniyor

Otomotiv sektörü, artan üretim maliyetleri ve elektrikli araç dönüşümünün etkisiyle yeniden şekilleniyor. Bu süreçte Avrupalı üreticilerin tedarik zincirini çeşitlendirme arayışı, Türkiye’nin otomotiv yedek parça ihracatını artırıyor. TÜİK verilerine göre yılın ilk 4 ayında Türkiye’nin “Motorlu taşıtların aksam ve parçaları ile şase ve karoserleri” ihracatı, 2 milyar 933 milyon dolarla rekor seviyeye çıktı. AB’nin otomotiv endüstrisinde üretim üssü haline gelen Polonya’ya ihracat da 148,8 milyon dolarla rekor kırarak, Türkiye’nin bu pazardaki gücünü ortaya koydu. İki ülke arasında artan ticaret hacmi, lojistik sektörü açısından da olumlu karşılanıyor. Lojistik sektöründe bir asra yaklaşan tecrübesiyle Avrupa’nın en büyük şirketlerinden biri olan Raben Group, hem Polonya’daki güçlü altyapısı hem de Avrupa’daki yaygın ağı sayesinde, Türkiye’nin otomotiv aksam ve parça ihracatçılarına da hızlı ve güvenilir çözümler sağlıyor. Türkiye’den Polonya’ya, Polonya’dan tüm Avrupa’ya Raben Türkiye Genel Müdürü Selman Çoban, son dönemde Avrupa’da yaşanan sorunlardan etkilense de Polonya otomotiv sektörünün Türkiye'deki ihracatçılar için fırsatlar barındırdığını belirtti. Polonya’da otomotivin ülke ekonomisi için en önemli sektörlerin başında geldiğini anlatan Çoban, “Çok sayıda otomotiv markasının Polonya’da üretim tesisi açması, Türkiye'deki ihracatçılar için bu pazarı cazip hale getirdi. Bursa, Kocaeli ve İstanbul gibi otomotiv üretim merkezlerinden Polonya’ya uzanan bir otomotiv lojistik hattı kurduk. Polonya’dan da Almanya başta olmak üzere diğer AB ülkelerine operasyonlar gerçekleştiriyor, bu alandaki uzmanlığımızla ihracatçımıza güçlü bir destek sağlıyoruz.” bilgilerini paylaştı. Shuttle seferleriyle tam zamanında teslimat Çoban, otomotiv sektöründe üretim hatlarının kesintisiz çalışması için tam zamanında teslimatın büyük önem taşıdığına dikkati çekerek, şunları da kaydetti: “İstanbul ve Bursa’daki ofis ve depolarımızla büyük ölçekli üreticilerin yanı sıra ihracatçı KOBİ’lere de hizmet veriyoruz. Avrupa genelinde kurduğumuz düzenli shuttle hatlarıyla çalışan parsiyel taşımacılık ağımız sayesinde, müşterilerimize sabit çıkış günleri ve öngörülebilir transit süreleri sunuyoruz. Bu yapı, özellikle siparişe dayalı üretim yapan şirketlerin operasyonel planlamasında önemli avantaj sağlıyor.” Raben Group, yapay zekâ ve robotik otomasyona dayalı teknolojik altyapısı, 170 deposu, günlük 11 bin taşıma operasyonu ve 13 bin profesyonel çalışanıyla hizmet veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nde Çağlar Bağcı dönemi Haber

Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nde Çağlar Bağcı dönemi

Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nde 2018-2026 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanlığı yapan Burak Sertbaş, görevi Çağlar Bağcı’ya devretti. Sertbaş, 2026-30 döneminde TİM Genel Kurulu Delegesi olarak Çağlar Bağcı’nın listesinde yer aldı. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini Çağlar Bağcı’ya devreden Burak Sertbaş genel kurul konuşmasında, 2018-2026 döneminde hayata geçirdikleri projeleri paylaştı. 26 fuara 563 firmayla katıldık “Uluslararası tanıtım ve pazarlama faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürdük” diyen Sertbaş; “Milli katılım organizasyonlarımızla firmalarımızı dünyanın en önemli platformlarında görünür kılmaya devam ettik. 563 firma katılımıyla 26 milli katılım organizasyonu, 3 sanal fuar katılımı ve 4 yurt içi sektörel fuar organizasyonu gerçekleştirdik” dedi. 2025 yılının hazır giyim sektörü açısından rekabetçiliğin yeniden tanımlamak zorunda kalındığı bir yıl olduğunu dillendiren Sertbaş şöyle devam etti: “Küresel talepteki zayıflama ve alıcıların artan fiyat baskısı; içeride yükselen üretim maliyetleri ve finansmana erişimdeki sıkılık ile birleşince, ihracatımız hem değer hem de miktar açısından zorlandı. 2025 yılı ihracatımız 2024 yılına göre yüzde 8 oranında azalarak 1 milyar 268 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu süreçte tek tesellimiz ihracat birim fiyatımızın 21,19 $/kg seviyesinde tutunması oldu. 2025 yılının bütününde 1191 üye firmamız 163 ülkeye ihracat gerçekleştirdi. İhracatta ilk 5 ülke İspanya, Almanya, Hollanda, İngiltere ve İtalya oldu.” Tasarıma yatırımda 20 yılı geride bıraktık EİB Moda Tasarım Yarışmasını her yıl daha da güçlenen bir vizyonla sürdürerek, 20’ncisini gerçekleştirdiklerini aktaran Sertbaş, EİB Moda Tasarım Yarışmasının yalnızca Ege Bölgesi’nin değil, Türkiye’nin en istikrarlı ve en güçlü moda platformlarından biri haline getirdiklerinin altını çizdi. Sürdürülebilirlik alanında da öncü bir adım atarak, birlikler arasında ilk Sürdürülebilirlik UR-GE’sini hayata geçirdikleri bilgisini veren Sertbaş “Firmalarımızın bu alandaki dönüşüm kapasitesini güçlendiren önemli bir yapı oluşturduk. Avrupa Birliği projeleriyle Birliğimizin uluslararası iş birliği ağını genişlettik; proje geliştirme kapasitemizi güçlendirerek bu alanda da görünür ve etkili bir konuma ulaştık. Koordinatör veya partner olarak 2 ulusal, 11 uluslararası proje başvurusu gerçekleştirdik” diyerek sözlerini noktaladı. Bağcı; “Net ihracatçı sektörüz” Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanlığına seçilen Çağlar Bağcı yaptığı konuşmada hazır giyim sektörünün zor bir dönemden geçiyor olmasına karşın Türkiye’nin en köklü, eğitimli, öncü ve güçlü sektörü olduğuna vurgu yaptı. “Hazır giyim sektörü olarak net ihracatçı bir sektörüz. Sektörümüz katma değer üreten bir güç” diyerek hazır giyim sektörünü tanımlayan Bağcı, “İhraç birim fiyatımız Türkiye ortalamasının on kat üzerinde, bu da gücümüzü ortaya koyan en net göstergedir. Sektörün deneyimine, potansiyeline, krizler karşısında hızlı aksiyon alabilme kabiliyetine, tasarım gücüne güvenim tam. Ve en önemlisi… Bu çatı altında çok büyük bir aileyiz. Bu birlikteliğimiz gücümüzün en önemli kaynağıdır. Deneyimimiz var. Hızlı hareket etme kabiliyetimiz var. Tasarım gücümüz var. İnanıyorum ki; birlikte hareket ettiğimiz sürece aşamayacağımız hiçbir zorluk yok” şeklinde konuştu. Mesleki eğitime ağırlık vereceğiz 2026-30 dönemi için EHKİB üyelerine seslenen Bağcı sözlerini şöyle sürdürdü; “Kapım da açık olacak, aklım da açık olacak, tüm gayretim de sizlerle birlikte olacak. Sektörümüzü ileri taşıyan, ülkemize değer katan her ulusal ve uluslararası projede hep birlikte çalışacağız. Özellikle eğitim alanında meslek liseleri, meslek yüksek okulları, üniversitelerin Tekstil mühendisliği bölümleri ile dirsek temasında ve onların önünü açacak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Oluşturduğumuz dış pazar stratejileri geliştirme, yarışma, eğitim kurumları ve sanayi iş birliği, finansmana erişim ve mevzuat, yapay zekâ, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik, yurt içi fuarlar ve üye ilişkileri komitelerimizle sektörümüzün bu zorlu süreci atlatması için sonsuz gayret göstereceğiz.” EHKİB Yönetim Kurulu’nda 4 kadın yer aldı Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı iş programı ve bütçesinin kabulünden sonra yapılan seçimlerde Yönetim Kurulu Başkanlığına Çağlar Bağcı seçilirken, Yönetim Kurulu; “Melis Vekiloğlu, Serhan Ünsal, Mehmet Peköz, Ertan Aslan, Seray Seyfeli, Tolga Narbay, Mert Telyas, Yasin Akçakaya, Gizem Batur ve Tuğba Hazar” isimlerinden oluştu. Denetim Kurulu’nda; “Fırat Özdemir, Ahmet Özcan ve Fesih Demirer” yer aldı. TİM Genel Kurulu Delegeliklerine Burak Sertbaş ve Mukadder Özden seçildi. Çağlar Bağcı kimdir? 1980 yılında Ankara’da doğan Çağlar Bağcı, 2003 yılında Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nden mezun olduktan sonra profesyonel kariyerine MEBA Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde adım atmıştır. Akademik gelişimini 2010 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde tamamladığı İşletme yüksek lisansı (MBA) ile pekiştiren Bağcı, mühendislik disiplini ile işletme vizyonunu birleştirerek aile şirketinde stratejik sorumluluklar üstlenmiştir. Günümüzde MEBA Giyim’in Yönetim Kurulu’nda görev yapan Bağcı, 22 yılı aşkın sektörel tecrübesiyle sürdürülebilir üretim ve ihracat odaklı bir vizyonla çalışmalarını sürdürmektedir. Sektörel sivil toplum kuruluşlarında uzun yıllardır aktif roller üstlenen Çağlar Bağcı, 2019—2025 yılları arasında üç dönem Ege Giyim Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Çağlar Bağcı, 2021-2025 yılları arasında Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB) bünyesinde Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürütmüştür. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı uyum süreçleri, dijital dönüşüm ve üniversite-sanayi iş birliği projelerinde sektöre rehberlik eden Bağcı, eğitim kurumları destek komitelerinde de başkanlık yaparak nitelikli iş gücü gelişimine katkı sağlamıştır. İleri düzeyde İngilizce ve Almanca bilen Çağlar Bağcı, evli ve iki çocuk babasıdır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.