Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim Planlaması

Kapsül Haber Ajansı - Üretim Planlaması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Planlaması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

 Siemens, Yapay Zekâ Destekli Otonom Fabrikaları Geliştirmek için NVIDIA ile İş Birliği Yapıyor Haber

Siemens, Yapay Zekâ Destekli Otonom Fabrikaları Geliştirmek için NVIDIA ile İş Birliği Yapıyor

Siemens, Almanya’nın Erlangen kentindeki Elektronik Fabrikasında yeni yapay zekâ çözümlerini tanıtarak NVIDIA ile yapay zekâ destekli otonom üretimi geliştirmeye yönelik ortaklığında yeni bir dönüm noktasına ulaştı. Şu anda imalat sektöründe benzeri bulunmayan bu uygulamalar, üretimin devreye alınmasını hızlandırmak ve daha uyarlanabilir üretim planlaması sağlamak için yapay zekâdan ve dijital ikizlerden yararlanıyor. İki şirket, Ocak 2026’da Las Vegas’ta düzenlenen CES’te dünyanın tamamen yapay zekâ destekli ilk üretim tesislerini kuracaklarını duyurmuştu. O tarihten bu yana iki şirket, Erlangen tesisinde devam eden üretim sırasında uygulamaları birlikte geliştiriyor ve test ediyor. Erlangen, endüstriyel yapay zekâ için canlı bir laboratuvar ve bu yeteneklerin farklı sektörlere yaygınlaştırılması için bir model işlevi görüyor. Siemens ve NVIDIA, yapay zekâyı üretimin işletim sistemi hâline getirerek ürünlerin tüm değer zinciri boyunca tasarlanma, üretilme ve teslim edilme biçimini dönüştürmeyi amaçlıyor. Önümüzdeki aylarda başka uygulamaların da hayata geçirilmesi planlanıyor. Siemens AG Yönetim Kurulu Üyesi ve Dijital Endüstriler Başkanı Cedrik Neike konuyla ilgili şunları söyledi: “Almanya ve Avrupa için tarihî fırsat, yapay zekâyı veri merkezlerinden çıkarıp fabrikalara taşımakta ve endüstriyel ölçekte uygulamakta yatıyor. Bugün, NVIDIA ile birlikte Siemens Erlangen’deki Elektronik Fabrikamızda Bunun nasıl yapılabileceğini gösteriyoruz. Yıllık yüzde yedilik verimlilik artışıyla Erlangen, dünyanın en gelişmiş üretim tesislerinden biri. Aynı zamanda, her yıl yaklaşık 3.000 müşteri ziyaretiyle endüstriyel inovasyon için küresel bir buluşma noktası. Burada sanayinin geleceği yalnızca konuşulmuyor; bugün gerçeğe dönüşüyor.” NVIDIA Fiziksel Yapay Zekâ Simülasyonundan Sorumlu Başkan Yardımcısı Rev Lebaredian ise şu yorumda bulundu: “Fabrikaların tekrarlanan işleri yürüttükleri kadar değişime de uyum sağlayabilmeleri gerekiyor. Yapay zekâ ve simülasyon bunu mümkün kılıyor. Erlangen’de Siemens ve NVIDIA, yıllara dayanan iş birliklerini fabrika sahasında uygulamaya geçiriyor: fiziksel prototipler henüz ortada yokken denetim sistemlerini eğitiyor, gerçek dünyada değişiklik yapmadan önce üretim planlarını simülasyonda tasarlayıp test ediyorlar. Birlikte, dünyanın her yerindeki otonom fabrikalar için bir model oluşturuyoruz.” Siemens ve NVIDIA’nın ortak ekibi, NVIDIA’nın yapay zekâ, simülasyon ve hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini Siemens’in endüstriyel yazılım, otomasyon ve üretim uzmanlığıyla birleştirerek ilk yeni yapay zekâ çözümlerini on aydan kısa sürede geliştirdi. Çözümlerin doğrudan üretim ortamında test edilmesi, ekiplerin gerçek üretim gereksinimlerine uygun çözümler geliştirmesini sağladı. Bu yeni teknolojiler, üretim planlaması ve ürün geliştirme gibi alanlarda benzeri görülmemiş iyileştirmeler sağlayabilir. Erlangen’de üretilen sürücülerin ve frekans konvertörlerinin temelini oluşturan yeni baskılı devre kartı (PCB) montajlarında sanal üretim hazırlığı, mühendislik iş yükünü yüzde 85’e, pazara sunma süresini ise yüzde 40’a kadar azaltabilir. Bu iş akışı kritik bir darboğazı ortadan kaldırıyor: Daha önce kalite kontrol hazırlığı birkaç hafta sürüyordu; çünkü ekiplerin görüntü işleme sistemlerini eğitmek için fiziksel prototipleri beklemesi ve kontrol ekipmanını elle yapılandırması gerekiyordu. Yapay zekâ artık görüntü işleme sistemlerini eğitmek için PCB montajlarının dijital ikizlerinden fotogerçekçi görseller üretiyor; böylece mühendisler, fiziksel prototipler hazır olmadan kalite kontrol hazırlığını yapabiliyor. Tesisin üretim planlamasında yeni yapay zekâ teknolojileri, kapasite, malzeme bulunabilirliği, teslimat tarihleri ve üretim hatları arasındaki dengeyi çok daha hızlı ve verimli biçimde kurmayı da vadediyor. Daha önce planlamacıların, mümkün olan en iyi kararı vermek için çeşitli faktörleri deneyimlerine dayanarak karşılaştırıp değerlendirmeleri gerekiyordu. Erlangen’deki Siemens Elektronik Fabrikasında artık bir yapay zekâ ajanı bu süreci destekliyor. Yeni siparişler geldiğinde otomatik olarak çeşitli üretim senaryoları oluşturuyor ve tanımlanmış temel performans göstergelerine (KPI) göre her seçeneğin etkisini planlamacılara gösteriyor. Bu öneriler, uygulamaya alınmadan önce üretim tesisinin tamamının dijital ikizi kullanılarak doğrulanıyor. Uçtan uca yapay zekâ ajanlarına dayalı bu üretim planlaması, yüzde 20’ye varan maliyet tasarrufu sağlayabilirken üretim operasyonlarının yeni siparişlere, malzeme kıtlığına veya değişen müşteri gereksinimlerine daha esnek yanıt vermesine olanak tanıyor. Bu gelişmeler, Siemens’in endüstriyel yazılım ve üretim uzmanlığını NVIDIA teknolojileriyle birleştiriyor. NVIDIA Cosmos dünya modelleri, kalite kontrol için gerçekçi eğitim verileri üretiyor. NVIDIA Factory Operations Blueprint, üretim planları oluşturan ve fabrikaların değişen üretim ihtiyaçlarına yanıt vermesine yardımcı olan yapay zekâ ajanlarını desteklerken NVIDIA Omniverse kütüphaneleri, ekiplerin bu planları gerçek fabrika verilerini kullanarak sanal ortamda test etmesini sağlıyor. 1971’de kurulan, Güney Almanya’daki Siemens Erlangen tesisi yaklaşık 1.000 kişiyi istihdam ediyor ve takım tezgâhları, batarya üretimi ile proses ve ayrık imalat sektörleri dâhil olmak üzere sanayi ve altyapı için güç elektroniği ve otomasyon teknolojileri üretiyor. On yılı aşkın süredir tesiste yeni dijital üretim teknolojileri, üretim devam ederken test ediliyor, geliştiriliyor ve uygulamaya alınıyor. Şu anda üretim, lojistik, kalite kontrol ve bakım alanlarında 100’den fazla yapay zekâ algoritması aktif olarak kullanılıyor. Siemens’in dönüşüme 500 milyon avro yatırım yapmasıyla tesisin 2030’a kadar daha da genişletilmesi planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yumaklı: Savunma Sanayisindeki Mühendislik Başarısını Tarım Teknolojilerinde de Yakalayacağız Haber

Yumaklı: Savunma Sanayisindeki Mühendislik Başarısını Tarım Teknolojilerinde de Yakalayacağız

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geçen yıldan itibaren tarım teknolojilerinin de TEKNOFEST'te dahil olduğunu belirterek, “Bu çok önemli bir konuydu. Genelde çok bağdaştırılamayabilir ama eğer bir ülkenin savunma sanayisi o ülkenin istiklali ve istikbali için ne kadar önemliyse gıda arz güvenliği de o ülkenin milli güvenlik meselesidir, aynı derecede önemlidir." dedi. Bakan Yumaklı, Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu'yu ziyaret etti. Etkinlik kapsamında stantları ziyaret eden Bakan Yumaklı, TEKNOFEST'e yönelik yoğun ilgiye dikkati çekerek, "TEKNOFEST, savunma sanayisi konusunda ülkemizin mühendislik anlamında gelmiş olduğu noktayı ülkenin gündemine ve üretime dönüştürerek dünyanın gündemine sokmayı başardı. Ben bu anlamda Selçuk Bayraktar'ı ve ekibini tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, tarım teknolojilerinin de TEKNOFEST'te yer aldığını belirterek, şunları kaydetti: "TEKNOFEST'e geçen yıldan itibaren tarım teknolojileri dahil oldu. Bu çok önemli bir konuydu. Genelde çok bağdaştırılamayabilir ama eğer bir ülkenin savunma sanayisi o ülkenin istiklali ve istikbali için ne kadar önemliyse gıda arz güvenliği de o ülkenin milli güvenlik meselesidir, aynı derecede önemlidir. Bu yıl tarım teknolojileri ikinci yılına geldi. İnanıyorum ki savunma sanayisinde yakalamış olduğumuz mühendislik başarısını tarım teknolojilerinde de yakalayacağız. Geliştirilen teknolojiler sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sağlayacak. Bu ülkenin insanları daha kaliteli ve sürdürülebilir bir tarımsal üretim için burada üretilen zihinsel, fikirsel ve uygulamalı olarak da geliştirilmiş teknolojiyi kullanacak, hatta bu teknolojiyi farklı ülkelere de ihraç ederek başka bir getirinin de yolunu açacak." POLİTİKA, EĞİTİM, YATIRIM VE ADAPTASYON PANELİ Bakan Yumaklı, daha sonra, Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı'nın TEKNOFEST'teki alanında yer alan, uydu fotoğraflarıyla tarla takip sistemi hakkında bilgi aldı, topraktan teknolojiye deneyim atölyelerine geçerek burada deneyim yaşayan çocuklarla sohbet etti ve yem hazırlamayı otomasyon hale getiren sistemi inceledi. Etkinlik kapsamında TÜME Vakfı tarafından düzenlenen “Politika, Eğitim, Yatırım ve Adaptasyon Paneli"ne katılan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, bir insanın doğumundan ölümüne kadar tarımsal üretime muhtaç olduğunu söyledi. Türkiye'de TEKNOFEST'in savunma sanayi başlığının altında ülkenin savunmasının en önemli garantisi olarak görüldüğünü belirten Yumaklı, “TÜME ile geçtiğimiz yıl TEKNOFEST'in içinde tarım teknolojileri kümelenmesi kavramı girdi. Bu bir vatan savunmasıdır. Bu da gıdanın garanti altına alınması savunmasıdır. Ülkeler, gıda güvenliği konusunu bir milli güvenlik meselesi olarak görüyor. Eğer halkınızı gıda anlamında bir endişeye sevk ediyorsanız orada büyük problemleri yaşamanız mümkün. Tohumdan sofranızdaki bir lokma ekmeğe kadarki olan süreci bloklar arasında bir boşluk bırakmadan yapmanız gerekir." ifadesini kullandı. Bakan Yumaklı, TEKNOFEST'in Şanlıurfa başta olmak üzere bundan sonraki illerde de büyük bir heyecan oluşturacağını vurgulayarak, her geçen gün katlanarak, artarak devam edeceğini kaydetti. Tarımda doğru planlamanın önemine değinen Yumaklı, “Doğru bir şekilde planlayıp tam o an hazır olmanız gerekir. Geçtiğimiz yıl birbiriyle entegre bir otonom çiftlik sisteminin nasıl olmalı konusunu konuşurken, orada insan unsuru önemliydi." diye konuştu. Bakan Yumaklı, bu yıl TÜME'de sivil toplum kuruluşlarının, finansman ayağının, regüle edici bir kamu otoritesinin bir araya geldiğini söyledi. 2 binli yıllarda Türkiye'nin nüfusunun 68 milyon olduğunu anımsatan Yumaklı, “Bugün 86 milyon, dünya nüfusu ise 6 milyardı, bugün 8 milyar. Bu nüfusun ihtiyacı olan doğumundan ölümüne kadarki bütün tarımsal üretim ihtiyacını karşılamanız gerekir. Burada soru şu oluyor. Ne kadar çok hayvanımız var değil. Bir birim hayvandan alacağınız verim, süt hayvanıysa kaç kilogram alıyorsunuz? Nicelik değil niteliğe dönmüş durumda. Bunları yapabilmek için teknolojiye ihtiyacımız var. Bir entegre sistem olarak kullanabilecek, bunun kendi içinde içselleştirmiş insana ihtiyacımız var. Neyi ürettiğiniz değil nasıl ürettiğiniz önemli. Üretim planlaması konusu da tam da bu anlamda devreye girdi. Bizim mutlaka üretim planlaması yapmamız gerekir" değerlendirmesinde bulundu. Yumaklı, geçmişte yaptıkları üretim planlamalarına dikkati çekerek, bu planlamaların, somutlaştırdıkları otonom çiftlikler gibi sonuçlar vermeye başladığını aktardı. “ÇİFTÇİLERİMİZ, ÜRETİCİLERİMİZ OLMAZSA OLMAZIMIZ" Bunun bir anda bütün Türkiye'de etki etmesini beklemediklerinin altını çizen Yumaklı, şöyle devam etti: “Bu aynı zamanda da bir zihinsel dönüşümü gerektiriyor. Şu anda Türkiye'deki bütün üreticilerimiz ne üretiyor olursa olsun, tarımsal üretimde artık üretim planlamasını sahiplenmiş ve bununla ilgili bütün unsurları kendileri uygulamaya başlamış. Hatta geliştirilmesiyle ilgili de bizlere sürekli geri bildirimde bulunmaya başlamış durumdalar. Bu bizim gibi geleneklerine bağlı, çok da görmeden inanmayan ya da uygulamayan bir kültür için kolay bir hadise değildi. Bir senede çok ciddi bir sahiplenme oldu. Şimdi sonuçlarını doğru alma zamanı. Mevcuttaki işimizi çok iyi yapıyoruz, ama geliştirmeye, modellemeye ve sürdürülebilir kılmaya dönük bütün uygulamalarımızı çok yakından takip edecek bir veri oluşturma, bunları analiz edebilme ve politikalara yansıtabilme zamanıdır." Yumaklı, üretimde katma değerin önemine işaret ederek, Türkiye'nin bu konuda dünyanın gelişmiş ülkelerinin hiçbirinden kalır bir yanı olmadığını dile getirdi. Türkiye'nin devasa potansiyeli olduğuna dikkati çeken Yumaklı, “Pırıl pırıl gençlerimiz ve imkanımız var. Çok güzel bir ülkedeyiz. Her mevsimde farklı şeyler üretebilir haldeyiz. Yılın 12 ayı her türlü ürünü talep etme ve bunu üretme pozisyonundayız. Bütün bunları yapabilmek için un var, şeker var, helva yapmamız gerekiyor. Çiftçi olmak, üretmek, utanılacak bir şey asla değil. Eli öpülesi diye tabir ettiğimiz aslında gurur duyduğumuz çiftçilerimiz, üreticilerimiz olmazsa olmazımız. Ayağımızdaki ayakkabıdan üzerimizdeki kıyafetten, soframıza koyacağımız lokmaya kadar içtiğimiz suda yetiştirdiğimiz balığa kadar çok geniş bir alanımız var." dedi. Yumaklı, Türkiye'de çiftçilerin yaş ortalamasının 57 olduğunu aktararak, çiftçi kayıt sistemindeki 2 milyon 380 bin çiftçinin sadece yüzde 13'ünün genç, yüzde 58'inin orta yaşlı, onun üzerindekilerin de ileri yaşlı olduğunu ifade etti. “7,3 MİLYON HEKTARLIK ALANI SULAMAYA AÇTIK" Gençler ve kadın girişimcilerin “Ben bu işi yapıyorum dediği" her yerde var olduklarını dile getiren Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bakanlığımızın bütün teşvikleri ve destekleriyle onları hangi konuda olursa olsun birlikte hareket etmeyi sağlayacak her türlü oluşumun içinde varız ve olacağız. Teknoloji deyince sadece cihaz anlaşılmamalı. Tohumda bir teknoloji. Tohumların yüzde 96'sını biz üretiyoruz, dünyada ilk 10 içindeyiz. Dünyanın farklı ülkelerine gittiğimizde önümüze gelen tohumculuk firması var. Bitkisel üretimin verimli olması için sulama yapmamız gerekir. Sulama teknolojilerini geliştirmemiz gerekir. 7,3 milyon hektarlık alanı sulamaya açtık daha da devam ediyoruz." Yumaklı, organize tarım bölgelerini çok önemsediklerini vurgulayarak, bunun bütçede ve uygulamalarında çok önemli bir yeri olduğunu bildirdi. Türkiye'de 61 organize tarım bölgesi olduğunu aktaran Yumaklı, şunları kaydetti: “Bunlardan 16 tanesinde üretim başladı. Bu sene peyderpey onlar devreye girmiş olacak. ORKÖY kredileri, destekleri ve hibeleri var. Amacımız küresel pazarda lider bir Türkiye oluşturmak." Konuşmaların ardından, Yumaklı, Bakanlığın standına geçerek stantta yer alan kurumların faaliyetleri hakkında bilgi aldı. ​ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon Kimdir? Türkiye Yumurta Sektörünün Deneyimli İsmi Haber

YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon Kimdir? Türkiye Yumurta Sektörünün Deneyimli İsmi

Birliğin Genel Başkanlığı görevini uzun yıllardır sürdüren İbrahim Afyon, hem üretici kimliği hem de sektörel temsil gücüyle Türkiye yumurta sektörünün öne çıkan isimleri arasında yer alıyor. Kayseri merkezli üretim faaliyetlerinden uluslararası sektörel organizasyonlara kadar geniş bir alanda görev üstlenen İbrahim Afyon, ihracatın geliştirilmesi, üreticilerin sorunlarının çözülmesi ve Türk yumurtasının dünya pazarındaki rekabet gücünün artırılması için yürüttüğü çalışmalarla tanınıyor. Peki, YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon kimdir? İşte iş dünyası ve tarım sektörünün yakından takip ettiği ismin kariyeri… İbrahim Afyon kimdir? İbrahim Afyon, 1968 yılında Kayseri'de doğdu. İlk eğitimini TED Kayseri Koleji'nde aldı. Ortaokul eğitimini Aydınlıkevler Ortaokulu'nda, lise eğitimini ise Kayseri Lisesi'nde tamamladı. Eğitim hayatının yanı sıra kuyumculuk alanında da mesleki eğitim aldı. Vatani görevini Ankara Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı'nda tamamlayan Afyon, askerlik hizmetinin ardından aile şirketinde çalışma hayatına başladı. 1989 yılında kardeşi Mustafa Afyon ile birlikte babaları Zeki Afyon'dan devraldıkları yumurta üretimi ve ticaret faaliyetlerini büyüterek Türkiye'nin önemli üretim organizasyonlarından birine dönüştürdü. Yumurta sektöründe 35 yılı aşan deneyim Yaklaşık otuz beş yılı aşkın süredir yumurta üretim sektöründe faaliyet gösteren İbrahim Afyon, üretimden pazarlamaya, ihracattan sektör temsilciliğine kadar birçok alanda aktif görev aldı. Kayseri merkezli ETAŞ Afyon Tavukçuluk Ltd. Şti. ortağı olan Afyon, modern üretim anlayışı, gıda güvenliği ve sürdürülebilir üretim ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Üretimin yalnızca iç pazara yönelik değil, uluslararası rekabet gücünü artıracak şekilde planlanması gerektiğini savunan Afyon, ihracat odaklı büyümenin sektör açısından stratejik önem taşıdığını vurguluyor. YUM-BİR Başkanı olarak görev yapıyor İbrahim Afyon, 2018 yılından bu yana Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Genel Başkanlığı görevini yürütüyor. Türkiye genelindeki yumurta üreticilerini temsil eden YUM-BİR; üreticilerin haklarının korunması, sektörün sürdürülebilir büyümesi, biyogüvenlik uygulamalarının yaygınlaştırılması, ihracatın geliştirilmesi ve tüketicilerin güvenilir gıdaya erişiminin sağlanması amacıyla faaliyet gösteriyor. Başkanlık görevinde bulunan Afyon, sektörün karşı karşıya kaldığı maliyet artışları, üretim planlaması, hastalık riskleri ve uluslararası rekabet gibi konularda kamu kurumları ile sektör arasında koordinasyon sağlayan isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Uluslararası platformlarda Türkiye'yi temsil ediyor İbrahim Afyon, yalnızca Türkiye'de değil uluslararası platformlarda da aktif görev üstleniyor. Dünya yumurta sektörünün en önemli organizasyonlarından biri olan World Egg Organization (WEO) bünyesinde YUM-BİR'i ülke temsilcisi olarak temsil eden Afyon, Türk yumurta sektörünün küresel pazarlardaki görünürlüğünün artırılması için çalışmalar yürütüyor. Daha önce üç dönem Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği yapan Afyon, yine üç dönem Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektör Kurulu Meclis Üyesi olarak görev aldı. Ayrıca Türkiye Kanatlı Tanıtım Grubu Meclis Başkan Yardımcılığı görevini üstlenerek "Turkish Poultry" markasının uluslararası fuarlarda tanıtılmasına katkı sundu. Kayseri iş dünyasında da önemli görevler üstleniyor Sektörel temsil görevlerinin yanında Kayseri iş dünyasında da aktif rol alan İbrahim Afyon, Kayseri Ticaret Odası Hayvancılık Komite Başkanlığı ve Kayseri Ticaret Odası Meclis Üyeliği görevlerinde bulundu. Halen Kayseri Ticaret Odası Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olarak çalışmalarını sürdüren Afyon, aynı zamanda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sektör Meclisi Üyesi olarak da görev yapıyor. Akademik dünyayla da iş birliği içinde çalışmalar yürüten Afyon, Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Birim Danışma Kurulu Üyesi olarak sektöre yönelik bilimsel çalışmalara katkı sağlıyor. YUM-BİR'in öncelikleri neler? İbrahim Afyon'un başkanlığındaki YUM-BİR, son yıllarda özellikle sürdürülebilir üretim, biyogüvenlik, ihracatın artırılması ve tüketici bilincinin geliştirilmesine odaklanıyor. Afyon, sektörün temel öncelikleri arasında üretimde verimliliğin artırılması, kaliteli ve güvenilir yumurta üretiminin desteklenmesi, üreticilerin rekabet gücünün korunması ve uluslararası pazarlarda Türkiye'nin payının büyütülmesinin yer aldığını belirtiyor. Ayrıca iklim değişikliği, yem maliyetleri ve üretim süreçlerinde yaşanan küresel gelişmeler karşısında sektörün dayanıklılığını artıracak politikaların önemine dikkat çekiyor. Aile yaşamı İbrahim Afyon, 1991 yılında evlendi. Bir erkek ve iki kız çocuğu babası olan Afyon, aile yaşamını sürdürürken üretim ve sektör temsilciliği görevlerini birlikte yürütüyor. Türkiye yumurta sektörünün öne çıkan isimlerinden biri Uzun yıllara dayanan üretim tecrübesi, ihracat odaklı yaklaşımı ve sektör temsilciliği görevleriyle İbrahim Afyon, Türkiye yumurta sektörünün öne çıkan isimleri arasında yer alıyor. YUM-BİR Genel Başkanı olarak üreticilerin sorunlarının çözümü, sektörün uluslararası rekabet gücünün artırılması ve güvenilir gıda üretiminin yaygınlaştırılması amacıyla çalışmalarını sürdüren Afyon, hem ulusal hem de uluslararası platformlarda Türk yumurta sektörünü temsil etmeye devam ediyor.

Çoklu Yapay Zekâ ile Stratejik Kararlarda Yeni Dönem Haber

Çoklu Yapay Zekâ ile Stratejik Kararlarda Yeni Dönem

Mitsubishi Electric Corporation, üretim sektöründe bir ilk olma özelliği taşıyan1 ve argümantasyon çerçevesinden2 yararlanarak uzman yapay zekâ ajanları arasında otomatik olarak karşıt tartışmalar (adversarial debates) oluşturabilen çok ajanlı bir yapay zekâ teknolojisi geliştirdiğini3 ve bu teknoloji sayesinde şeffaf gerekçelendirmeyle hızlı ve uzman seviyesinde karar alma süreçlerinin mümkün hâle geldiğini duyurdu. Bu teknoloji, şirketin MAISART®4 yapay zekâ programı kapsamında geliştirildi ve karmaşık uzman karar süreçlerinde verimliliği artırmak üzere tasarlandı. Günümüzde işletmeler, güvenlik risk değerlendirmesi ve üretim planlaması gibi farklı çıkarların dengelenmesini gerektiren giderek daha karmaşık karar süreçleriyle karşı karşıya kalıyor ancak bu süreçler ileri düzey uzmanlık gerektirdiği için belirli kişilere bağımlılık yaratabiliyor. Bu durum, kilit personelin bulunmadığı durumlarda karar almayı zorlaştırırken, uzlaşma sağlamak için uzun süren değerlendirme süreçlerine de neden olabiliyor. Ayrıca yapay zekânın karar verme mantığının şeffaf olmaması konusundaki endişeler, kritik karar süreçlerinde yapay zekâ kullanımına karşı direnç oluşturabiliyor. Özellikle güvenlik ve emniyetle ilgili karar alanlarında, şeffaf gerekçelendirme ve kanıta dayalı değerlendirme gerekliliği nedeniyle yapay zekâ kullanımının sınırlı kaldığı görülüyor. Mitsubishi Electric, bu zorlukları aşmak amacıyla Generative Adversarial Networks (GANs)5 (Çekişmeli Üretici Ağlar) teknolojilerinde kullanılan “karşıt üretim (adversarial generation)” yaklaşımını çok ajanlı yapay zekâ tartışmalarına uyarlayan yeni bir teknoloji geliştirdi. Bu sayede uzman yapay zekâ ajanları birbirleriyle rekabet ederek daha güçlü sonuçlara ulaşabiliyor. Söz konusu teknoloji, karşıt tartışmalar aracılığıyla derinlemesine içgörü ve kanıta dayalı karar alma imkânı sunarak, geleneksel iş birliğine dayalı çok ajanlı yapay zekâ sistemleriyle elde edilmesi zor analizlerin gerçekleştirilmesini sağlıyor. Mitsubishi Electric’in çözümü; güvenlik analizi, üretim planlaması ve risk değerlendirmesi gibi karmaşık çıkar dengelerini içeren yüksek uzmanlık gerektiren karar süreçlerinde yapay zekâ kullanımını mümkün kılarak operasyonel verimliliğe katkı sağlıyor. Özellikler 1) Birden fazla uzman yapay zekâ ajanının ve aralarındaki karşıt ilişkilerin otomatik oluşturulması Kullanıcılar yalnızca konu başlığı ve koşullar gibi tartışma temasını sisteme girdiğinde, sistem argümantasyon çerçevesi aracılığıyla bu girdileri analiz ederek tartışma için gerekli uzman yapay zekâ ajanlarını otomatik olarak oluşturur.Sistem, argümanlar ile bunların saldırı/destek ilişkilerini gösteren bir tartışma grafiği oluşturur ve her yapay zekâ ajanına hangi argümanları destekleyeceğini veya karşı çıkacağını belirten özel komutlar (promptlar)6 sağlar.Sistem, tema içinden çıkarılan anahtar kelimelerle web araması yapar ve arama sonuçları ile dış dokümanlardan elde edilen ilgili bilgileri tartışma süreci ilerledikçe yapay zekâ ajanlarına dinamik şekilde atar. 2) “Karşıt üretim” yaklaşımı temel soruları netleştirerek daha derin içgörüler sağlar Argümantasyon çerçevesini kullanan bir kolaylaştırıcı ajan, tartışmanın genel akışına göre uzman yapay zekâ ajanları arasındaki söz sırasını yönetir. Her ajan, saldırı/destek ilişkileri netleştirilmiş komutlar doğrultusunda kendi uzmanlık bilgisine dayanarak argümanlar geliştirir. Uzman yapay zekâ ajanları, diğer ajanların argümanlarından farklı bakış açıları sunarak aktif şekilde karşı argümanlar ve destekleyici görüşler ortaya koyar. Böylece konular çok yönlü biçimde incelenir.“Karşıt üretim” yaklaşımı kritik konuların sistematik şekilde ortaya çıkarılmasını sağlar ve geleneksel çok ajanlı yapay zekâ sistemlerine kıyasla daha kapsamlı içgörüler sunar. 3) Tartışma geçmişinin kanıt olarak sunulmasıyla daha iyi sonuçlara ulaşılması Kullanıcılar, argüman başlıklarını ve soru-cevap etkileşimlerini kaydeden toplantı notları üzerinden tartışma içeriğini ve geçmişini inceleyebilir. Kullanıcıların ek konuların değerlendirilmesini talep etmesi durumunda tartışma genişletilerek konular daha derinlemesine analiz edilebilir ve daha güçlü kanıtlara dayalı sonuçlar elde edilebilir. Gelecek Planları Mitsubishi Electric, söz konusu teknolojinin ticarileştirilmesine yönelik kurum içi demonstrasyon çalışmalarını Mart 2027’de sona erecek mali yıl veya sonrasında gerçekleştirmeyi planlıyor. İleriye dönük olarak şirket; iş kararları, teknoloji seçimi ve risk değerlendirmesi dâhil olmak üzere geniş bir yelpazedeki uzmanlık gerektiren süreçleri kolaylaştıran ve otomatikleştiren bir karar destek platformu sunmayı, böylece uzman eksikliğinin giderilmesine katkı sağlamayı ve karar kalitesini artırmayı hedefliyor. “MAISART”, Mitsubishi Electric Corporation’ın Japonya ve diğer ülkelerde tescilli ticari markasıdır. Mitsubishi Electric Corporation Hakkında Güvenilir ve yüksek kaliteli ürünler sunma konusunda 100 yılı aşkın deneyime sahip Mitsubishi Electric Corporation (TOKYO: 6503); bilgi işlem ve iletişim, uzay geliştirme ve uydu iletişimi, tüketici elektroniği, endüstriyel teknoloji, enerji, ulaşım ve bina ekipmanları alanlarında kullanılan elektrikli ve elektronik ekipmanların üretimi, pazarlanması ve satışında dünya çapında tanınan bir liderdir. Mitsubishi Electric, “Changes for the Better” yaklaşımıyla teknoloji aracılığıyla topluma değer katmaktadır. Şirket, 31 Mart 2025’te sona eren mali yılda 5.521,7 milyar yen (36,8 milyar ABD doları)* gelir elde etmiştir. Daha fazla bilgi için www.MitsubishiElectric.com adresini ziyaret edin. *ABD doları tutarları, 31 Mart 2025 tarihinde Tokyo Döviz Piyasası’nda yaklaşık 150 yen = 1 ABD doları kuruna göre çevrilmiştir.

Yumurta Var Ama Denge Kırılgan Haber

Yumurta Var Ama Denge Kırılgan

YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon, Türkiye’de yumurta arzında herhangi bir sorun bulunmadığını belirtirken, üretimin sürdürülebilirliği açısından piyasa dengesinin korunmasının yanı sıra bu dengenin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Afyon, “Ülkemiz yumurta üretiminde güçlü bir altyapıya sahip. Arz tarafında bir sıkıntı yok. Ancak üretimin devamlılığı için maliyet, fiyat ve pazar dengesinin korunması kadar, bu dengenin sürdürülebilir şekilde desteklenmesi de büyük önem taşıyor. İhracat, sektörümüz için bir tercih değil, piyasa dengesini sağlayan temel unsurlardan biridir. İhracat kanallarının daraldığı dönemlerde ürünlerin iç piyasaya yönelmesi fiyatların maliyet seviyesinin altına gerilemesine neden oluyor. Bu durum, kısa vadede fiyatları aşağı çekse de orta vadede üretim gücünü zayıflatma riski barındırıyor. Bu nedenle üretim, ihracat ve iç piyasa dengesini gözeten daha bütüncül bir yaklaşımın güçlendirilmesi önem taşıyor.” dedi. RAMAZAN DÖNEMİNDE İNDİRİM YAPILDI Ramazan dönemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Afyon, sektörün tüketici hassasiyetini önceliklendirdiğini belirterek, “Ramazan ayında üreticilerimiz fiyat artışına gitmemiş, aksine çeşitli kampanya ve indirimlerle piyasaya destek olmuştur. Birçok noktada yüzde 20 ila yüzde 40 arasında değişen indirimler uygulanmıştır. Bu tablo, sektörümüzün yalnızca üretim değil, aynı zamanda piyasa dengesi ve toplumsal sorumluluk açısından da hareket ettiğini açıkça göstermektedir” ifadelerini kullandı. ‘MAYIS ÇUKURU’ UYARISI Sektörde dönemsel dalgalanmalara da dikkat çeken ve özellikle ‘Mayıs çukuru’ olarak bilinen sürece ilişkin erken önlem alınması gerektiğini vurgulayan Afyon, “Yumurta üretimi ile tüketim arasındaki dönemsel dengesizlikler, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında tüketimin düşmesiyle birlikte fiyatların ciddi şekilde gerilemesine neden olabiliyor. Geçmişte bu sürecin çok daha derin yaşandığı dönemler oldu. Bu nedenle benzer bir tablonun yeniden oluşmaması için şimdiden üretim planlaması yapılması, ihracat imkanlarının etkin kullanılması ve gıda sanayii entegrasyonunun güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Katma değerli ürünlerin artırılması ve pazar çeşitliliğinin geliştirilmesi, sektörün sürdürülebilirliği açısından artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.