Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim Süreçleri

Kapsül Haber Ajansı - Üretim Süreçleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Süreçleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MG International Fragrance Company, Global Sektör Profesyonellerini Ağırladı Haber

MG International Fragrance Company, Global Sektör Profesyonellerini Ağırladı

İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen organizasyonda şirket çevre dostu üretim süreçleri ve ileri teknolojiyle geliştirilen esans formülasyonlarını sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Uluslararası esans üreticisi MG International Fragrance Company, kozmetik sektörünün önemli buluşmalarından biri olan Beauty İstanbul 2026 Fuarı'na katılımcı ve organizasyon sponsoru olarak yerini aldı. İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen organizasyonda şirket çevre dostu üretim süreçleri ve ileri teknolojiyle geliştirilen esans formülasyonlarını sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Fuar boyunca dünyanın farklı ülkelerinden ziyaretçileri standında ağırlayan MG International, mevcut iş ortaklarıyla da bir araya gelerek yeni iş bağlantıları için de önemli görüşmeler gerçekleştirdi. İhracat odaklı çalışmalarını sürdüren şirket, fuar boyunca uluslararası katılımcı ve ziyaretçiler ile temas kurdu. İKMİB Yönetiminden Ziyaret Beauty İstanbul 2026 kapsamında MG International Fragrance Company standı, sektör temsilcilerinin yanı sıra İKMİB yönetiminin de ziyaret noktalarından biri oldu. MG International Genel Müdür Yardımcısı Bülent Konca ve Kurumsal İletişim Direktörü Duygu Beçbıçak'ın da katılım gösterdiği stantta, esans sektörünün mevcut durumu, ihracat odaklı büyüme hedefleri ve uluslararası pazarlardaki gelişmeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Türkiye'nin esans alanındaki üretim gücü ve sektörün global pazardaki konumuna ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı görüşmelerde, uluslararası fuarların yeni iş birlikleri ve ticari bağlantılar açısından taşıdığı önem de ele alındı. Son üç ayda Ortadoğu'da yaşanan istikrarsızlıkların, yakın gelecekte Türkiye'yi yeniden güçlü ve güvenilir bir üretim üssü haline getirebileceği; bununla birlikte oluşabilecek yeni iş fırsatlarının ihracat ve istihdama sağlayacağı olumlu katkılar üzerine fikir alışverişinde bulunularak, bu süreçte atılması gereken stratejik adımlar değerlendirildi. Ziyaret boyunca MG International yetkilileri tarafından şirketin üretim süreçleri, faaliyet alanları ve yurt dışı çalışmaları hakkında bilgiler paylaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkçimento’nun Betonart Mimarlık Yaz Okulu 2026 Programı Başlıyor Haber

Türkçimento’nun Betonart Mimarlık Yaz Okulu 2026 Programı Başlıyor

Çimentaş ve Seza Çimento’nun ana sponsorluğunda hayata geçirilecek yaz okulu, mimarlıkta standartlaşma ile yerel ve özgül üretim arasındaki gerilimi tartışmaya açıyor. Betonart Mimarlık Yaz Okulu 2026 programının küratörlüğünü Yüksek Mimar Can Tamirci üstleniyor. Yüksek Mimar Melike Kavalalı, Yüksek Mimar Kadir Uyanık ve Yüksek Mimar/Mühendis Doğan Türkkan’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek yaz okulunun koordinasyon ekibinde ise Yüksek Mimar Ali Fatih Cebeci ve Mimar Mehmet Ali Yiğit yer alacak. Süreçte Dr. Mimar Ferhan Yalçın da danışman olacak. “Standart sapma” matematikte bir sistemdeki değerlerin ortalamadan ne ölçüde ayrıştığını ifade ederken, mimarlıkta bu kavram, normatif çerçevelerin dışına taşan yerel arayışları ve özgün üretim biçimlerini görünür kılıyor. Günümüzde yapay zekâ destekli tasarım araçlarının da etkisiyle üretim süreçlerinin çeşitlendiği bir ortamda, mimarın rolünün yalnızca tasarlayan değil, aynı zamanda seçen, yönlendiren ve anlamlandıran bir aktör olarak yeniden tanımlandığını ifade eden Küratör Yüksek Mimar Can Tamirci, tema kapsamında mimarlığın potansiyeline işaret ederek şu değerlendirmede bulundu: “Standart sapma”, mimarlığın kendini yeniden konumlandırma imkanıdır. Çünkü mimarlığın potansiyeli, tam da istisnai durumlarda, yerle kurduğu özgül ilişkilerde ve tekrar etmeyen çözümlerde ortaya çıkar”. Program kapsamında yürütülecek atölye çalışmaları, söyleşiler ve üretim süreçleri, katılımcıların yer, iklim, malzeme ve kullanıcı ilişkileri üzerinden bağlamsal yaklaşımlar geliştirmesine olanak sağlayacak. Betonart Mimarlık Yaz Okulu 2026, mimarlığın standart ile istisna arasındaki ilişkisinin yeniden ele alınacağı, genç tasarımcıların üretim pratiklerini zenginleştirecek önemli bir platform sunmaya hazırlanıyor. Programa başvurular 19 Mayıs 2026’da sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yurtbay Seramik, Geleceğin Mühendislerini Fabrikasında Ağırladı Haber

Yurtbay Seramik, Geleceğin Mühendislerini Fabrikasında Ağırladı

Yerli üretim gücü ve köklü sanayi deneyimiyle seramik sektörünün öncü markalarından biri olan Yurtbay Seramik, Eskişehir’de bulunan fabrikasında genç mühendis adaylarını ağırladı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü öğrencilerinden oluşan 30 kişilik grup, fabrikanın üretim süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Geniş üretim kapasitesi, modern teknoloji altyapısı ve yüksek kalite standartlarıyla dikkat çeken Yurtbay Seramik Eskişehir Fabrikası, Türkiye’nin seramik sektöründeki yerli üretim gücünü temsil eden önemli tesislerden biri olma özelliğini taşıyor. Üretim süreçleri yerinde incelendi Gerçekleştirilen teknik gezi kapsamında öğrenciler, sektörün dinamiklerini yakından tanırken aynı zamanda teorik bilgilerini pratik uygulamalarla pekiştirme imkanı elde etti. Program, İnsan Kaynakları uzmanı Sinem Özçifçi tarafından gerçekleştirilen sunum ile başladı. Sunumda Yurtbay Seramik’in kurumsal yapısı, insan kaynakları politikaları ve kariyer fırsatları hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Etkinliğin önemli bölümlerinden biri ise Üretim Direktörü Yasin Burma ile gerçekleştirilen söyleşi oldu. Öğrenciler, seramik üretim süreçleri, kalite standartları ve sektörün geleceğine dair merak ettikleri soruları doğrudan uzmanına yöneltme fırsatı buldu. Teknik gezi boyunca öğrencilere Yurtbay Seramik mühendislerinden Erdal Gündoğan, İsmail Karakaya, Murat İslah ve Hasan Gönenç Kardaş eşlik ederek üretim hatları, teknoloji kullanımı ve fabrikanın operasyonel büyüklüğü hakkında detaylı bilgiler aktardı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kimpur, Gebze ve Düzce Tesisleri için ISCC PLUS Sertifikası Aldı Haber

Kimpur, Gebze ve Düzce Tesisleri için ISCC PLUS Sertifikası Aldı

Bu sertifika ile Kimpur, müşterilerinden gelen talepler doğrultusunda biyo-döngüsel ve geri dönüştürülmüş hammaddeler kullanarak ISCC PLUS sertifikalı poliüretan sistemler ve polyester polioller sunabilecek. ISCC PLUS (International Sustainability and Carbon Certification), sürdürülebilir hammaddelerin tedarikinden nihai ürüne kadar tüm değer zinciri boyunca izlenebilirliğini sağlayan, uluslararası geçerliliğe sahip bir sertifikasyon sistemidir. Biyo-döngüsel ve döngüsel hammaddelerin doğrulanabilir şekilde kullanımını garanti altına alan bu sistem, aynı zamanda şeffaf ve güvenilir bir sürdürülebilirlik yönetimi yaklaşımı sunmaktadır. Kimpur, bu kapsamda ISCC tarafından tanınan bağımsız bir kuruluş tarafından gerçekleştirilen kapsamlı denetim sürecini başarıyla tamamladı. Değer Zinciri Boyunca Sürdürülebilirlik Entegrasyonu Sertifika kapsamında Kimpur, biyo-döngüsel kaynaklardan veya tüketim sonrası ve endüstriyel atıklardan elde edilen hammaddeleri "mass balance" yaklaşımı ile üretim süreçlerine entegre edecektir. Bu sayede sürdürülebilir hammaddeler, mevcut üretim süreçleri korunarak ve performanstan ödün verilmeden ürünlere dahil edilebilecektir. Kimpur, ISCC PLUS sertifikalı hammaddeleri tedarik zincirine dahil ederek ve bu hammaddeleri mass balance yaklaşımı ile tahsis ederek, başta polyester polioller olmak üzere rijit köpük, esnek köpük, CASE (coating, adhesive, sealant, elastomer) ve ayakkabı uygulamaları gibi farklı poliüretan alanlarında müşterilerine ISCC PLUS sertifikalı ürünler sunabilecektir. Kimpur, halihazırda geri dönüştürülmüş içerikli ürün geliştirme çalışmaları kapsamında, tüketim sonrası plastik atıklardan elde edilen PET bazlı polyester polioller üretmektedir. Bu kapsamda tüketim sonrası PET atıkları işlenerek ara ürünlere dönüştürülmekte ve polyester poliol üretiminde kullanılmaktadır. ISCC PLUS sertifikası ile birlikte bu ürünler de sertifikasyon kapsamına dahil edilerek, Kimpur'un döngüsel ekonomiye katkı sağlayan mevcut çözümleri uluslararası standartlarla uyumlu ve doğrulanabilir hale gelmektedir. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kimpur Satış, Pazarlama ve Sürdürülebilirlik Genel Müdür Yardımcısı Tuncay Halat, şunları söyledi: "ISCC PLUS sertifikasını Gebze ve Düzce tesislerimiz için almaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu sertifika ile birlikte, mevcut uygulamalarımızı uluslararası geçerliliğe sahip bir sistemle belgelendirerek müşterilerimize sunduğumuz çözümleri daha şeffaf ve doğrulanabilir hale getirdik. Mass balance yaklaşımı sayesinde mevcut üretim altyapımızı koruyarak daha sürdürülebilir ürünler geliştirmeyi sürdüreceğiz. Bu gelişme, Kimpur'un sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla yüksek performanstan ödün vermeyen poliüretan sistemler ve polyester polioller geliştirme taahhüdünü daha da güçlendirmektedir." Bu sertifikasyon ile birlikte Kimpur, sürdürülebilir ürün portföyünü genişletmeyi, iş ortaklarıyla daha güçlü bir iş birliği zemini oluşturmayı ve karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlayarak müşterilerinin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarını desteklemeyi hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GNC Makina, Müşteri Odaklı Hizmetle Gücünü Artırıyor Haber

GNC Makina, Müşteri Odaklı Hizmetle Gücünü Artırıyor

Sanayi sektöründe müşteri memnuniyeti, kaliteli üretim süreçleri ve kesintisiz destek hizmetleriyle doğrudan ilişki içerisinde. Üretim hatlarında yaşanan en küçük aksaklıklar dahi verim ve ciro kayıplarına yol açabiliyor. Özellikle teslim tarihi net olan üretim süreçlerinde, teknik destek bekleme süreleri işletmeler için ciddi operasyonel riskler yaratıyor. Bu nedenle makinelerin durmaması kadar, durduğu anda ne kadar hızlı reaksiyon alındığı da kritik önem taşıyor. Gelişen teknolojiyle birlikte, yenilikçi çözümler sunarak verimliliği ön planda tutan GNC Makina’nın Genel Müdürü Gökhan Yıldız, müşteri memnuniyetini artırmaya yönelik çalışmalarını paylaştı. Satış sonrası servis hizmetlerimizi bağımsız bir kuruluş aracılığıyla NPS yöntemiyle ölçümledik ve 2025 yılında yüzde 90,53 müşteri memnuniyeti skoruna ulaştık. 2.226 gerçek müşteri değerlendirmesine dayanan bu sonuç, hızlı geri dönüş yaklaşımımızın, güçlü servis altyapımızın ve üretimde sürekliliği önceleyen hizmet anlayışımızın sahadaki karşılığını somut verilerle ortaya koydu. Elde edilen bu skor, servis kalitemizi yalnızca iç değerlendirmelerle değil, objektif ölçüm yöntemleriyle yönettiğimizi açıkça gösterdi.” “60 dakikada ilk temas yaklaşımımızla üretimde sürekliliği güvence altına alıyoruz” Biz, müşteri odaklılığı yalnızca bir ilke olarak tanımlamıyor; iş modelimizin merkezine yerleştiriyoruz. Satış ve Satış Sonrası Hizmetleri birbirinden ayrı değil, tek bir bütün olarak ele alıyor; makine sahaya indikten sonra başlayan süreci en az satış aşaması kadar kritik görüyoruz. Çünkü makinenin durması, doğrudan maliyet anlamına geliyor. Bu noktada hız, yalnızca bir hizmet vaadi değil; üretimde sürekliliği koruyan stratejik bir unsur haline geliyor. Türkiye’de 60 dakika içinde ilk temas garantisi sunan tek firma olarak, satış sonrası hizmetlerde hızın belirleyici bir unsur olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz. Teknik destek taleplerine en geç 60 dakika içinde dönüş sağlıyor ve gerekli çözümleri üretmek adına çalışmaya başlıyoruz. Satış sonrası hizmet anlayışımızı yalnızca arıza anına odaklanan bir yapı olarak görmüyoruz. Proje mühendisliği hizmetlerimizle müşterilerimizin üretim hatlarını analiz ediyor, sektöre özel çözümler geliştiriyoruz. Bakım, onarım, eğitim ve teknik destek hizmetlerini bütüncül bir yapı altında sunarak makinelerin maksimum verimlilikle çalışmasını sağlıyor; üreticilerin hem verimliliklerini artırmalarına hem de uzun vadede maliyet avantajı elde etmelerine katkı sağlıyoruz. Düzenli memnuniyet anketleriyle beklentileri sürekli izliyor, geri bildirimleri hızlıca aksiyona dönüştürüyoruz. “Dijital ve veri odaklı servis altyapımızla müşteri memnuniyetini sürdürülebilir biçimde güçlendiriyoruz” Dijitalleşmeyi satış sonrası hizmetlerimizin ve operasyonel süreçlerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Veri odaklı altyapımız sayesinde servis süreçlerini daha hızlı, daha şeffaf ve daha izlenebilir hale getiriyoruz. Yapay zekâ destekli çözümlerle üretim verimliliğini artırırken, müşterilerimize yalnızca bugünü değil gelecekteki ihtiyaçlarını da kapsayan çözümler sunuyoruz. 2025’te ulaştığımız yüzde 90 seviyesindeki müşteri memnuniyetini 2026’da da istikrarlı biçimde sürdürmeyi hedefliyor; üreticilerin hedeflerine ulaşırken ilk tercih ettiği şirket olma vizyonumuz doğrultusunda ilerliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Oyak Renault, Güvenli Adımlar Projesini Hayata Geçirdi Haber

Oyak Renault, Güvenli Adımlar Projesini Hayata Geçirdi

Proje kapsamında Oyak Renault, Oyak Horse ve Renault Mais (Bursa Şubesi) çalışanlarının ilkokul çağındaki çocukları, ara tatil döneminde Bursa İl Emniyet müdürlüğü Çocuk Trafik Eğitim Parkı’nda düzenlenen uygulamalı eğitimlerle temel trafik kurallarını güvenli bir ortamda öğrenme fırsatı buldu. Renault Group’un sürücüler, yolcular ve tüm yol kullanıcıları için güvenliği merkeze alan önce insan (Human First) yaklaşımından ilham alan bu proje Bursa İl Emniyet Müdürlüğü’nün çocuk trafik eğitim parkında gerçekleştirildi. Projenin amacı, çocuklara erken yaşta yol güvenliği farkındalığı kazandırmak ve güvenli bir trafik kültürünün temellerini sağlam bir şekilde oluşturmaktır. Bu doğrultuda çocuklar, Bursa Çocuk Trafik Eğitim Parkı’nda gerçekleştirilen eğitim çalışmaları sayesinde trafik kurallarını deneyimleyerek öğrenme fırsatı elde etti. Eğitimin ardından çocuklar, Oyak Renault kampüsünde araç ve motor fabrikalarını ziyaret ederek üretim süreçlerini yakından inceleme imkânı buldu. Kampüs içerisinde yer alan Enerji Okulu’nda, sürdürülebilir bir yaşamın temel unsurlarını öğrenerek enerji kaynaklarının nasıl daha verimli kullanılabileceğine dair bilgiler edindiler. Bu ziyaretler, çocuklara modern üretim teknolojilerini ve üretimin her aşamasında güvenliğin nasıl sağlandığını gözlemleme fırsatı sundu. Program, trafik kültürünün geliştirilmesine katkı sağlayan gelişmiş sürüş destek sistemleri (ADAS), yapay zekâ ve dijital hayata giriş eğitimleriyle devam etti. Böylece çocuklar, hem otomobil güvenliği hem de dijital dünyaya dair temel farkındalık kazandı. “Çocukların trafik kurallarını günlük hayatlarının doğal bir parçası haline getirmelerini hedefliyoruz” Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Oyak Renault Yönetim Kurulu Başkanı ve Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet şu ifadelere yer verdi: “Oyak Renault’da yalnızca güvenli araçlar üretmekle kalmıyor, aynı zamanda üretim süreçlerimizi “sıfır kaza” ilkesiyle yürütüyoruz. Bu yaklaşım, hem müşterilerimize hem de çalışanlarımıza güvenli bir ortam sağlamamıza imkân tanıyor. Araç ve üretim güvenliğinin ötesinde, trafik güvenliği bilincinin erken yaşta kazandırılmasının gelecekte daha güvenli bir toplum inşa etmenin temel adımlarından biri olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle hayata geçirdiğimiz Güvenli Adımlar Projesi ile Oyak Renault kampüs çalışanlarımızın çocuklarının yalnızca trafik kurallarını öğrenmelerini değil, bu kuralları günlük yaşamlarının doğal bir parçası hâline getirmelerini amaçlıyoruz. Projeyi, trafik farkındalık eğitimi, üretim süreçleri ve iş güvenliği eğitimi, sürdürülebilir yaşamın temel unsurlarını öğrenecekleri enerji verimliliği eğitimi ve dijital hayatın temellerini öğrenebilecekleri kapsamlı bir model olarak kurguladık. Bu yaklaşımın, uzun vadede daha bilinçli, duyarlı ve sorumluluk sahibi bireylerin yetişmesine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu projeyi hayata geçirmemizde değerli destekleri için Bursa İl Emniyet Müdürlüğü’ne içten teşekkürlerimizi sunuyoruz”

Gıdada İhracat 30 Milyar Dolara Dayandı Haber

Gıdada İhracat 30 Milyar Dolara Dayandı

Küresel gerilimler ve iklimsel zorluklar sebebiyle dünya gıda fiyatlarının önceki yıla göre yüzde 4,3 yükseldiğini ifade eden Sidar, buna rağmen Türk gıda sanayisinin 160 milyar dolarlık hacmini koruduğunu belirtti. “Toplam yıllık ihracat %4,5 artarak 273,5 milyar dolara yükselirken; tarım, gıda ve içecek sektörünün ihracatı da 29 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti” diyen Sidar, 2025 yılında TÜGİS’in toplam üye sayısının 121’e ulaştığını ve gıda sektöründeki temsil güçlerinin önemli ölçüde arttığını kaydetti. TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kaan Sidar, 2025’e ilişkin değerlendirmesinde tarımsal üretimden tedarik zincirine uzanan başlıklarda gıda sektörünün genel görünümü paylaşırken, TÜGİS’in yıl boyunca yürüttüğü çalışmaları da aktardı. Türkiye’nin geniş ürün yelpazesi ve stratejik konumuyla gıda sektöründeki gücünü koruduğunu belirten Sidar, yerelden globale markalaşma adımlarının da hızlanarak sektörün rekabetçiliğine olumlu yansıdığını dile getirdi. Sidar, “2025 yılında yaklaşık 160 milyar dolarlık hacmini muhafaza eden gıda sektörü, ülke ekonomisindeki ağırlığını bir kez daha ortaya koydu. Toplam yıllık ihracat %4,5 artarak 273,5 milyar dolara yükselirken; tarım, gıda ve içecek sektörünün ihracatı da 29 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti” dedi. Yatırım teşviklerine gıda sektöründe her zaman ihtiyaç olduğunu belirten Sidar, üretimi doğrudan etkileyen kuraklık ve afet gibi risklere karşı da uyardı. Yem hammaddeleri, gübre ve akaryakıt gibi alanlarda dışa bağımlılığın döviz dalgalanmalarıyla gıda üretimini zayıflattığını kaydeden Sidar, “Yine de çiftçiler, devlet destekleri ve kendi çabalarıyla üretimi aksatmamaya gayret etti” dedi. Et fiyatları 2025’te yükseldi Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 2025 yılı Gıda Fiyat Endeksi rakamlarına da değinen Sidar, “Dünya gıda emtia fiyatları gösterge endeksinin 2025 yılında ortalama 127,2 puan olarak gerçekleştiğini ve 2024 yılı ortalamasına göre %4,3 daha yüksek kaldığını görüyoruz. Özellikle et fiyat endeksine baktığımızda, küresel ithalat talebi ve hayvan hastalıkları salgınlarıyla bağlantılı artan piyasa belirsizliğiyle 2024 seviyesinin ortalama %5,1 üzerinde gerçekleşti. Dünya genelinde sığır ve koyun eti fiyatları artmaya devam etti” ifadelerini kullandı. “Küresel koşullar yatırım maliyetlerini de yükseltti” Gıda sektörünün geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi ekonomik belirsizlikler ve tarımı etkileyen olumsuz iklim koşulları altında faaliyet gösterdiğine dikkat çeken Sidar, “Küresel ısınma, dünyada ve ülkemizde tarımsal üretimde dalgalanmalara neden olmaya devam ediyor. Diğer yandan, 2024 yılında ivme kazanan tedarik zincirindeki toparlanmanın büyük ölçüde sürdüğünü gözlemledik. Ancak küresel ölçekte yüksek faiz oranları ve jeopolitik gerilimler yatırım maliyetlerini artırarak tarımsal üretim ve gıda sanayisine yönelik yeni yatırımları sınırlandırmayı sürdürüyor” şeklinde konuştu. “121 üyeyle sektörel temsil gücümüzü artırdık” 2025 yılında TÜGİS’in toplam üye sayısının 121’e ulaştığını belirten Kaan Sidar, gıda sektöründeki temsil güçlerinin önemli ölçüde arttığını ifade etti. Toplu iş sözleşmesi süreçlerinde de aktif rol alarak gıda sanayisinde çalışma barışının korunmasına katkı sağladıklarını söyleyen Sidar, TÜGİS üyelerinde örgütlü işçi sendikalarıyla kesintisiz iletişim içerisinde bulunduklarını hatırlattı. Sidar açıklamalarında; “Gıda sanayisinde sürdürülebilirlik ve iş barışının temelinde güçlü sosyal diyalog yer alıyor. Bu anlayışla 2025 yılı içerisinde 14 toplu iş sözleşmesini hayata geçirdik. Bu sözleşmeler, çalışanların haklarını güvence altına alırken sektörümüzde istikrar ve verimliliğin de önemli bir dayanağını oluşturuyor” dedi. Gıda ekosisteminde kalıcı çözümlerin ancak paydaşların birlikte hareket etmesiyle mümkün olduğuna işaret eden Kaan Sidar, yıl boyunca bu zemini güçlendirdiklerini vurguladı. Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle düzenledikleri 11. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde “Gıdanın Geleceği için Dönüşüm” temasını ele aldıklarını ifade eden Sidar, zirvede akademiden sanayiye, KOBİ’lerden STK’lara kadar geniş bir katılımcı kitlesini buluşturduklarını söyledi. TÜGİS öncülüğünde yürütülen “Küçük Eller İçin Büyük Gelecekler: Çocuk İşçiliğine Hayır” projesine ilişkin de bilgi veren Kaan Sidar, gıda sektöründe çocuk işçiliğine karşı farkındalık oluşturmayı ve bu sorunun önüne geçmeyi amaçladıklarını dile getirdi. Bu sosyal sorumluluk yaklaşımını, kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturan iletişim çalışmalarıyla da desteklediklerini vurgulayan Sidar, yıl içinde gerçekleştirdikleri TV konuklukları ve webinarlarla gıda sektörünün gündemindeki başlıklara ışık tuttuklarının altını çizdi. “Gıda sanayisinin ihtiyaçlarını en üst düzeyde dile getirdik” Gerçekleştirilen çalışmaları karar alıcılarla paylaşarak kalıcı karşılık bulmasını önemsediklerini vurgulayan Kaan Sidar, kamu kurumlarıyla yakın iletişim içinde olduklarını söyledi. 2025 yılında Cumhurbaşkanlığı makamı başta olmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na ziyaretler gerçekleştirdiklerini aktaran Sidar, “Yaptığımız görüşmelerde gıda sanayisinin güncel durumunu ve ihtiyaçlarını en üst düzeyde dile getirdik” dedi. Kamu otoriteleriyle kurdukları yapıcı diyalog sayesinde sektörün öncelik ve beklentilerini doğrudan paylaştıklarını ifade eden Sidar, merkezi yönetimin desteğiyle kamu-özel sektör iş birliğini güçlendirme yönündeki çabalarının süreceğini belirtti. “Bilimsel verilerle kamuoyunu aydınlattık” Kaan Sidar, dezenformasyonla mücadeleyi de önemli bir gündem olarak ele aldıklarını belirterek TÜGİS Bilim Kurulu’nun gıda güvenliği konusundaki çalışmalarını aktardı. Salmonella, Aflatoksin gibi gıda kaynaklı riskler, yumurta ve et ürünlerinde hijyen uygulamaları ve ambalajın gıda güvenliğindeki rolü gibi konularda TÜGİS Bilim Kurulu aracılığıyla açıklayıcı içerikler hazırlandığını kaydetti. Sidar, “Gıdaya dair bilimsel gerçekleri doğrudan tüketiciyle paylaşarak, özellikle sosyal medyada yayılan asılsız iddialarla mücadele etmeye devam ediyoruz. Ürün içeriği, üretim süreçleri, ambalajlama ve saklama koşulları gibi konularda tüketicilerin bilgi sahibi olması, alışverişlerinde bilinçli tercihler yapmalarını ve yanıltıcı söylemlere itibar etmemelerini sağlayacaktır” şeklinde konuştu.

Atlas Copco, Smart Integrated Assembly ile Üretimde Kesintisiz Operasyon ve Dijital Dönüşüm Sağlıyor Haber

Atlas Copco, Smart Integrated Assembly ile Üretimde Kesintisiz Operasyon ve Dijital Dönüşüm Sağlıyor

Smart Integrated Assembly ile üretim hatlarındaki plansız duruşlar %50’ye kadar azalırken, fabrikalara kesintisiz operasyon ve yüksek verimlilik sağlanıyor. Donanım, yazılım ve servis bileşenlerini tek bir entegre çözümde birleştiren bu yaklaşım, fabrikaların rekabet gücünü artıran kesintisiz operasyon, yüksek kalite güvencesi ve sürdürülebilir verimlilik sunuyor. Günümüz üretim ekonomisinin en kritik sorunu olan plansız duruşlar, işletmelere hem yüksek maliyet hem de kayıp kapasite olarak geri dönüyor. Uluslararası sektör raporları, öngörücü bakım uygulamalarının plansız duruşları %20–50 azaltabildiğini ortaya koyuyor. Atlas Copco’nun Smart Integrated Assembly yaklaşımı, bu kazanımı fabrikalara somut olarak taşıyor. Akıllı sıkma ekipmanları, gelişmiş proses kontrol yazılımları ve entegre veri analitiği platformları birlikte çalışarak potansiyel arızaları erken aşamada tespit ediyor; böylece hatların durma ihtimali minimum seviyeye iniyor. Atlas Copco’nun global araştırmalarına göre, üretim hatlarında yaşanan her bir dakikalık duruş ciddi mali kayıplara yol açabiliyor. Smart Integrated Assembly, bu kayıpların önüne geçmek için veri odaklı bir ekosistem sunuyor ve üreticilerin dayanıklılık seviyesini önemli ölçüde artırıyor. Bu yaklaşım sadece kaliteyi değil, esneklik ve çevikliğin kritik önem taşıdığı yeni endüstri çağında üretim hatlarının adaptasyon kabiliyetini de artırıyor. Smart Integrated Assembly, işletmelerin yüksek verimlilik ve düşük karbon ayak izi hedeflerine daha hızlı ulaşmasına da katkı sağlıyor. Atlas Copco Endüstriyel Teknik’in Türkiye Otomotiv Bölüm Müdürü Aras Kabakcı, Smart Integrated Assembly’nin önemini vurgulayarak şunları ifade ediyor: “Üretimde kesintisizlik, kalite güvencesi ve sürdürülebilirlik artık sadece rekabet avantajı değil; uzun vadeli başarı için zorunlu hale geldi. Smart Integrated Assembly yaklaşımımız, müşterilerimize bu üç alanda da güçlü bir çözüm sunuyor. Donanım ve yazılımı tek çatı altında birleştirerek üretimin bütününü daha akıllı ve daha güvenilir bir yapıya taşıyoruz.” Atlas Copco Endüstriyel Teknik, Smart Integrated Assembly ile Türkiye’deki üreticilere küresel standartlarda bir dönüşüm fırsatı sunuyor. Yerel servis yapılanmasıyla işletmelere 7/24 kesintisiz destek sağlayan Atlas Copco, üretim hatlarını modernize etmek isteyen işletmelerin hem bugün hem de geleceğe yatırım yapmasını mümkün kılıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.