Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim Teknolojileri

Kapsül Haber Ajansı - Üretim Teknolojileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Teknolojileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel Eklemeli İmalat Pazarı 2033’e Kadar 169 Milyar Dolara Ulaşacak Haber

Küresel Eklemeli İmalat Pazarı 2033’e Kadar 169 Milyar Dolara Ulaşacak

Araştırmalara göre 2025 yılında yaklaşık 30,5 milyar dolar büyüklüğe ulaşan küresel eklemeli imalat pazarının, 2033 yılına kadar 169 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Sektörün 2026–2033 döneminde yıllık ortalama yüzde 23,9 büyüme kaydedeceği öngörülürken, bu gelişim; eklemeli imalatın prototiplemenin ötesine geçerek nihai parça üretimi, kalıpçılık, bakım ve onarım, hafifletilmiş komponent geliştirme ve tedarik zinciri yönetiminde stratejik bir üretim modeli hâline geldiğini ortaya koyuyor. Savunma sanayii, havacılık, otomotiv, medikal teknolojiler, makine, enerji ve ileri malzeme uygulamalarında kullanım alanı giderek genişleyen eklemeli imalat çözümlerinin, Türkiye’de de güçlü bir büyüme ivmesi yakalaması bekleniyor. Gelişmiş sanayi altyapısı, güçlü mühendislik kapasitesi ve yüksek katma değerli sektörlerden gelen artan talep, Türkiye’nin eklemeli imalat alanında bölgesel bir üretim ve teknoloji merkezi olarak konumunu güçlendiriyor. Eklemeli imalat ve ileri üretim teknolojilerinin Türkiye’deki sektör odaklı ilk ve en kapsamlı ticari buluşmalarından EXPO3D İstanbul, 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde sektörün teknoloji sağlayıcılarını, üreticilerini, yatırımcılarını ve karar vericilerini bir araya getirecek. Dijital üretimde yaşanan hızlı dönüşüm, küresel sanayinin üretim, stok ve tedarik zinciri modellerini yeniden tanımlıyor. Kişiselleştirilmiş üretime yönelik artan talep, küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ve sürdürülebilirlik hedefleri, eklemeli imalat teknolojilerini şirketler açısından stratejik bir yatırım alanına dönüştürüyor. Havacılıktan otomotive, sağlık teknolojilerinden savunma sanayii ve mimarlığa kadar geniş bir alanda 3D üretim çözümlerinin kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Türkiye, güçlü sanayi altyapısı ve yüksek katma değerli üretim sektörlerinden gelen artan taleple birlikte eklemeli imalat alanındaki konumunu güçlendiriyor. Endüstriyel 3D yazıcılardan ileri malzemelere, yazılım ve tasarım çözümlerinden üretim hizmetlerine kadar genişleyen ekosistem; yerli üretim kabiliyetini artırırken dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyor. Savunma sanayii, havacılık, otomotiv ve medikal teknolojilerde karmaşık, hafif ve yüksek performanslı parçaların üretimine duyulan ihtiyaç, 3D üretim çözümlerine yönelik yatırımları hızlandırıyor. Türkiye’nin eklemeli imalat, tasarım ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ve tek ihtisas fuarı EXPO3D İstanbul, 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Fuarda 100’ün üzerinde katılımcı firma, 120’den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin buluşması hedefleniyor. Yaklaşık 250 milyon dolarlık potansiyel ticaret hacmine katkı sağlaması amaçlanan organizasyon, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin katkılarıyla düzenlenecek 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı ile akademik bilgi birikimini sanayinin üretim gücüyle bir araya getirecek. ÜRETİMDE PARADİGMA DEĞİŞİMİ YAŞANIYOR Expo3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, “Cumhurbaşkanlığımızın yüksek teknoloji odaklı kalkınma vizyonu, Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında hayata geçirilen stratejiler ve sanayide dijital dönüşümü destekleyen politikalar, eklemeli imalat teknolojilerinin Türkiye’de daha hızlı yaygınlaşmasının önünü açıyor. Genç ve nitelikli mühendis nüfusu, gelişen sanayi altyapısı ve stratejik coğrafi konumuyla Türkiye, bölgesel bir üretim ve inovasyon merkezi olma yolunda önemli avantajlara sahip. Özellikle savunma sanayii, havacılık, medikal ve otomotiv gibi yüksek katma değerli sektörlerden gelen artan talepler, Türkiye’de eklemeli imalat ve ileri üretim teknolojileri ekosisteminin önümüzdeki dönemde güçlü bir büyüme ivmesi yakalayacağına işaret ediyor” dedi. Ünverdi, eklemeli imalat teknolojilerinin üretim anlayışını kökten değiştirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Eklemeli imalat artık yalnızca yeni bir üretim teknolojisi değil; tasarımdan nihai parçaya, bakım ve onarımdan tedarik zinciri yönetimine kadar sanayinin bütün süreçlerini dönüştüren yeni bir üretim paradigmasıdır. Küresel pazarın yıllık yüzde 20’nin üzerinde büyümesi ve 2025 yılındaki 30,5 milyar dolarlık seviyesinden 2033’te yaklaşık 169 milyar dolara ulaşmasının beklenmesi, bu dönüşümün kalıcı ve stratejik bir nitelik taşıdığını açıkça gösteriyor. EXPO3D İstanbul olarak amacımız yalnızca bir fuar düzenlemek değil; yüksek teknoloji üretimini teşvik eden, yeni yatırımların ve nitelikli iş birliklerinin önünü açan, ülkemizin sanayi dönüşümüne somut katkı sağlayan sürdürülebilir bir platform oluşturmaktır. Eklemeli imalat alanındaki yerli üretim kabiliyetini, katma değerli ihracatı ve küresel rekabet gücünü artırarak Türkiye’nin teknoloji üreten ve bölgesine yön veren konumunu güçlendirmeyi; ülkemizin ekonomik ve teknolojik geleceğine kalıcı değer katmayı hedefliyoruz” dedi. Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çeken Ünverdi: “Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Kuzey Afrika arasında kurduğu üretim, ticaret ve lojistik bağlantılar sayesinde eklemeli imalat alanında bölgesel ölçekte güçlü bir konuma sahip. Gelişmiş sanayi altyapımız, mühendislik kabiliyetimiz ve yüksek katma değerli sektörlerdeki üretim deneyimimiz, ülkemizi yalnızca teknoloji kullanan değil, teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir merkez hâline getiriyor. Önümüzdeki 5–10 yıllık dönemde eklemeli imalatın nihai parça üretimi, bakım ve onarım, hafifletilmiş komponent geliştirme, kişiselleştirilmiş üretim ve dijital tedarik zincirlerindeki etkisi çok daha belirgin hâle gelecek. Bu dönüşüm, yeni sanayi düzeninin ve küresel rekabetin en kritik başlıklarından biri olacak” değerlendirmesinde bulundu. Eklemeli imalat teknolojileri, dijital tasarımların doğrudan üretime aktarılmasını sağlayarak sanayiye hız, esneklik ve tasarım özgürlüğü kazandırıyor. Karmaşık ve hafif parçaların üretilebilmesi, kalıp ihtiyacının azaltılması, düşük adetli üretim ile kişiselleştirilmiş çözümlere olanak tanıması, teknolojinin geleneksel imalat yöntemlerini tamamlayan stratejik bir üretim modeli olarak hızla yaygınlaşmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Eklemeli İmalat Pazarı 2033’e Kadar 169 Milyar Dolara Ulaşacak Haber

Küresel Eklemeli İmalat Pazarı 2033’e Kadar 169 Milyar Dolara Ulaşacak

Dijital üretimde yaşanan hızlı dönüşüm, küresel sanayinin üretim, stok ve tedarik zinciri modellerini yeniden tanımlıyor. Kişiselleştirilmiş üretime yönelik artan talep, küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ve sürdürülebilirlik hedefleri, eklemeli imalat teknolojilerini şirketler açısından stratejik bir yatırım alanına dönüştürüyor. Havacılıktan otomotive, sağlık teknolojilerinden savunma sanayii ve mimarlığa kadar geniş bir alanda 3D üretim çözümlerinin kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Türkiye, güçlü sanayi altyapısı ve yüksek katma değerli üretim sektörlerinden gelen artan taleple birlikte eklemeli imalat alanındaki konumunu güçlendiriyor. Endüstriyel 3D yazıcılardan ileri malzemelere, yazılım ve tasarım çözümlerinden üretim hizmetlerine kadar genişleyen ekosistem; yerli üretim kabiliyetini artırırken dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyor. Savunma sanayii, havacılık, otomotiv ve medikal teknolojilerde karmaşık, hafif ve yüksek performanslı parçaların üretimine duyulan ihtiyaç, 3D üretim çözümlerine yönelik yatırımları hızlandırıyor. Türkiye’nin eklemeli imalat, tasarım ve ileri üretim teknolojilerine odaklanan ilk ve tek ihtisas fuarı EXPO3D İstanbul, 17–19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Fuarda 100’ün üzerinde katılımcı firma, 120’den fazla marka ve 10 bini aşkın profesyonel ziyaretçinin buluşması hedefleniyor. Yaklaşık 250 milyon dolarlık potansiyel ticaret hacmine katkı sağlaması amaçlanan organizasyon, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin katkılarıyla düzenlenecek 5. Uluslararası 3D Baskı ve Eklemeli İmalat Konferansı ile akademik bilgi birikimini sanayinin üretim gücüyle bir araya getirecek. ÜRETİMDE PARADİGMA DEĞİŞİMİ YAŞANIYOR Expo3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, “Cumhurbaşkanlığımızın yüksek teknoloji odaklı kalkınma vizyonu, Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında hayata geçirilen stratejiler ve sanayide dijital dönüşümü destekleyen politikalar, eklemeli imalat teknolojilerinin Türkiye’de daha hızlı yaygınlaşmasının önünü açıyor. Genç ve nitelikli mühendis nüfusu, gelişen sanayi altyapısı ve stratejik coğrafi konumuyla Türkiye, bölgesel bir üretim ve inovasyon merkezi olma yolunda önemli avantajlara sahip. Özellikle savunma sanayii, havacılık, medikal ve otomotiv gibi yüksek katma değerli sektörlerden gelen artan talepler, Türkiye’de eklemeli imalat ve ileri üretim teknolojileri ekosisteminin önümüzdeki dönemde güçlü bir büyüme ivmesi yakalayacağına işaret ediyor” dedi. Ünverdi, eklemeli imalat teknolojilerinin üretim anlayışını kökten değiştirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Eklemeli imalat artık yalnızca yeni bir üretim teknolojisi değil; tasarımdan nihai parçaya, bakım ve onarımdan tedarik zinciri yönetimine kadar sanayinin bütün süreçlerini dönüştüren yeni bir üretim paradigmasıdır. Küresel pazarın yıllık yüzde 20’nin üzerinde büyümesi ve 2025 yılındaki 30,5 milyar dolarlık seviyesinden 2033’te yaklaşık 169 milyar dolara ulaşmasının beklenmesi, bu dönüşümün kalıcı ve stratejik bir nitelik taşıdığını açıkça gösteriyor. EXPO3D İstanbul olarak amacımız yalnızca bir fuar düzenlemek değil; yüksek teknoloji üretimini teşvik eden, yeni yatırımların ve nitelikli iş birliklerinin önünü açan, ülkemizin sanayi dönüşümüne somut katkı sağlayan sürdürülebilir bir platform oluşturmaktır. Eklemeli imalat alanındaki yerli üretim kabiliyetini, katma değerli ihracatı ve küresel rekabet gücünü artırarak Türkiye’nin teknoloji üreten ve bölgesine yön veren konumunu güçlendirmeyi; ülkemizin ekonomik ve teknolojik geleceğine kalıcı değer katmayı hedefliyoruz” dedi. Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çeken Ünverdi: “Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Kuzey Afrika arasında kurduğu üretim, ticaret ve lojistik bağlantılar sayesinde eklemeli imalat alanında bölgesel ölçekte güçlü bir konuma sahip. Gelişmiş sanayi altyapımız, mühendislik kabiliyetimiz ve yüksek katma değerli sektörlerdeki üretim deneyimimiz, ülkemizi yalnızca teknoloji kullanan değil, teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir merkez hâline getiriyor. Önümüzdeki 5–10 yıllık dönemde eklemeli imalatın nihai parça üretimi, bakım ve onarım, hafifletilmiş komponent geliştirme, kişiselleştirilmiş üretim ve dijital tedarik zincirlerindeki etkisi çok daha belirgin hâle gelecek. Bu dönüşüm, yeni sanayi düzeninin ve küresel rekabetin en kritik başlıklarından biri olacak” değerlendirmesinde bulundu. Eklemeli imalat teknolojileri, dijital tasarımların doğrudan üretime aktarılmasını sağlayarak sanayiye hız, esneklik ve tasarım özgürlüğü kazandırıyor. Karmaşık ve hafif parçaların üretilebilmesi, kalıp ihtiyacının azaltılması, düşük adetli üretim ile kişiselleştirilmiş çözümlere olanak tanıması, teknolojinin geleneksel imalat yöntemlerini tamamlayan stratejik bir üretim modeli olarak hızla yaygınlaşmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa, Türkiye Ve Azerbaycan Arasında Yeni İş Birliği Köprüsü Haber

Avrupa, Türkiye Ve Azerbaycan Arasında Yeni İş Birliği Köprüsü

Artkim Group, kimya, kompozit ve üretim teknolojileri alanlarında düzenlediği uluslararası fuar ve etkinliklerle sektörleri bir araya getirirken; IMBEO ise Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalarda kurduğu iş geliştirme ağlarıyla şirketlerin yeni pazarlara erişimine katkı sağlıyor. Bu iş birliğiyle taraflar, başta Turkchem Eurasia olmak üzere Artkim Group’un uluslararası platformlarını daha güçlü bir bölgesel iş geliştirme zeminine dönüştürmeyi hedefliyor. Avrupa, Türkiye, Azerbaycan ve Orta Asya hattında kurulacak yeni bağlantılarla; şirketlerin yalnızca fuar katılımı değil, yeni iş ortaklıkları, yatırım temasları ve teknoloji odaklı iş birlikleri geliştirmesi amaçlanıyor. İş birliği kapsamında Turkchem Eurasia başta olmak üzere sektörel platformlar, B2B görüşmeler, iş geliştirme projeleri ve yeni nesil networking çalışmalarıyla şirketlerin bölgesel pazarlara erişimini destekleyecek ortak adımların hayata geçirilmesi planlanıyor. Böylece Avrupa’nın bilgi ve teknoloji birikimi, Türkiye’nin üretim gücü ve Azerbaycan’ın stratejik konumu arasında daha somut ve sürdürülebilir bir iş birliği köprüsü kurulması hedefleniyor. KİMYA VE İLERİ MALZEMEDE ÜÇLÜ HAT BÖLGESEL BÜYÜMENİN YENİ MERKEZİ OLUYOR Kimya sanayisinin artık yalnızca ürün ticaretinden ibaret olmadığını, teknoloji, bilgi paylaşımı ve yatırım iş birliklerinin sektörün geleceğini şekillendirdiğini belirten Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler, "Avrupa'nın mühendislik ve inovasyon gücü ile Türkiye'nin üretim kapasitesi ve Azerbaycan'ın bölgesel avantajları birbirini tamamlayan güçlü bir yapı oluşturuyor. Özellikle kimya, kompozit ve ileri malzeme teknolojileri gibi alanlarda bu iş birliklerinin çok daha fazla önem kazanacağını düşünüyoruz. Şirketler artık yalnızca yeni müşteriler değil, yeni iş ortakları ve yeni büyüme alanları arıyor. Önümüzdeki dönemde Avrupa, Türkiye ve Azerbaycan hattının yalnızca ticaret değil, yatırım, teknoloji transferi ve sanayi iş birlikleri açısından da daha güçlü bir merkez haline geleceğine inanıyoruz" dedi. YENİ EKOSİSTEM ŞİRKETLERE HEM TEKNOLOJİ HEM YENİ PAZAR ERİŞİMİ SAĞLIYOR Avrupa, Türkiye ve Azerbaycan hattında gelişen yeni iş birliklerinin yalnızca ticari değil, teknolojik ve stratejik bir değer de oluşturduğunu belirten IMBEO ve Composites Lounge Kurucusu İlkay Özkısaoğlu, "Bugün şirketler yalnızca yeni pazarlar aramıyor, aynı zamanda güvenilir iş ortakları ve güçlü ekosistemler oluşturmayı hedefliyor. Avrupa ile Türkiye arasında kurulan sanayi ve teknoloji köprüleri, Azerbaycan ve Hazar Bölgesi'ni de kapsayan daha geniş bir iş birliği alanı yaratıyor. Kimya, kompozit, mühendislik ve ileri üretim teknolojileri alanlarında oluşan bu yeni yapı; bilgi transferini hızlandırırken şirketlere yeni pazarlara erişim imkânı da sunuyor. Önümüzdeki dönemde bu iş birliklerinin bölgesel yatırım hareketliliği ve sanayi projeleri açısından önemli sonuçlar doğuracağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. TÜRK SANAYİSİNİN KÜRESEL ETKİSİNİ ARTIRACAK ADIMLAR Kimya, kompozit ve üretim teknolojileri alanlarında geliştirilen bölgesel iş birliklerinin önümüzdeki dönemde yeni yatırım projeleri, ortak üretim modelleri ve ticaret hacmi üzerinde etkili olması bekleniyor. Artkim Group ise uluslararası organizasyonları ve iş geliştirme faaliyetleriyle Türk sanayisinin yeni pazarlara erişimini destekleyen çalışmalarını sürdürmeyi ve farklı coğrafyalar arasında kalıcı iş birliklerinin oluşmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ, 5G ve Robotik Teknolojiler WIN EURASIA 2026’da Buluştu Haber

Yapay Zekâ, 5G ve Robotik Teknolojiler WIN EURASIA 2026’da Buluştu

“Otomasyonla Daha İleriye” mottosuyla düzenlenen WIN EURASIA 2026’da, üretim teknolojileri ile insan ve makinenin birlikte çalışacağı yeni üretim modelleri de canlı uygulamalarla deneyimlenebiliyor. Yapay zekâ ile sohbet edebilen robot köpeklerden üretim bandında çalışan insansı robotlara, uzaktan kontrol edilen robot ellerden ağır sanayiye yönelik dev taşıma robotlarına kadar birok yenilikçi teknoloji fuar kapsamında ziyaretçilerle buluşuyor. Yapay zekâ ile sohbet eden robot köpek ilk kez görücüye çıktı Fuarda sergilenen yüzde 100 yerli üretim robot köpek, Büyük Dil Modeli (LLM) altyapısıyla geliştirilen yapay zekâ sistemi sayesinde ziyaretçilerle doğal iletişim kurabiliyor. Fiziksel yapay zekâ teknolojisiyle çalışan robot köpek, özellikle geleceğin fabrikalarında insanlarla birlikte görev yapabilecek yeni nesil robotik çözümlere örnek oluşturuyor. İnsan ve robot aynı üretim bandında çalışıyor WIN EURASIA 2026’da, üretim hattında çalışan insansı robot simülasyonu da dikkat çekiyor. Gerçek üretim ortamını modelleyen uygulamada ziyaretçiler, insan ve robotun aynı operasyon içerisinde birlikte nasıl çalışabileceğini deneyimleyebiliyor. Simülasyon, geleceğin akıllı fabrikalarına ilişkin önemli ipuçları sunuyor. Kaynakçı robotlar sahnede Kaynak teknolojileri alanında da dikkat çekici yenilikler sergileniyor. Endüstriyel robotların yeni nesil temsilcileri arasında gösterilen kaynakçı robotlar, kaynak süreçlerinde hız, hassasiyet ve verimlilik sağlayan uygulamalarıyla öne çıkıyor. Canlı uygulamalar sayesinde ziyaretçiler robot destekli üretim süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buluyor. Dokunma hissi robot teknolojilerine taşınıyor Fuarda öne çıkan bir diğer teknoloji ise haptik sistemlerle çalışan robot el uygulaması oldu. 5G teknolojisi ile uzaktan kontrol edilebilen sistem, insan elinin hareketlerini ve dokunma hissini robotik platforma aktarabiliyor. Teknoloji, özellikle uzaktan operasyon gerektiren endüstriyel uygulamalar açısından dikkat çekiyor. Ağır sanayinin yeni nesil taşıyıcısı ilk kez sergileniyor Otomotiv ve ağır sanayi uygulamaları için geliştirilen yüksek taşıma kapasiteli KR TITAN robotu da fuarın ilgi gören teknolojileri arasında yer alıyor. Büyük ve ağır parçaların yüksek hassasiyetle taşınmasını sağlayan sistem, gelişmiş robotik uygulamaların üretim süreçlerindeki rolünü gözler önüne seriyor. 13 Haziran’a kadar devam edecek WIN EURASIA 2026’da ziyaretçiler; 5G Arena, Endüstriyel Yapay Zekâ Özel Alanı, Endüstriyel IoT Özel Alanı, Bakım Onarım Atölyesi ve Kaynak Uygulama Alanı başta olmak üzere birçok deneyim alanında üretim teknolojilerinin geleceğini yakından inceleme fırsatı bulabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WIN EURASIA 2026, Endüstrinin Geleceğini Şekillendiren Teknolojileri Sahaya Taşıyor Haber

WIN EURASIA 2026, Endüstrinin Geleceğini Şekillendiren Teknolojileri Sahaya Taşıyor

Hannover Fairs Turkey tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen WIN EURASIA; 13 Haziran’a kadar canlı demo alanları, gerçek zamanlı üretim senaryoları ve deneyim odaklı özel bölümleriyle üretimin geleceğine ev sahipliği yapacak. İmalat sanayisinin dönüşüm yolculuğuna 32 yıldır eşlik eden WIN EURASIA, İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. Hannover Fairs Turkey tarafından düzenlenen Uluslararası Otomasyon ve Makine Teknolojileri Fuarı WIN EURASIA 2026; kamu temsilcileri, sektör liderleri, küresel teknoloji markaları ve uluslararası satın almacıları aynı platformda buluşturdu. Toplam 55 bin metrekarelik alanda, altı salonda gerçekleştirilen fuar; 600’ün üzerinde marka ve 40 binden fazla ziyaretçiyi ağırlıyor. Fuar, dört gün boyunca üretim ekosisteminin tüm bileşenlerini aynı teknoloji altyapısında buluşturan bütüncül bir deneyim sunacak. Elektrik ve enerji otomasyonundan robotik sistemlere, dijital fabrika teknolojilerinden kaynak uygulamalarına kadar üretim sanayisinin tüm bileşenlerini kapsayan WIN EURASIA 2026, bu yıl özellikle bağlantılı üretim teknolojilerine odaklanan özel alanlarıyla öne çıkıyor. Gerçek zamanlı veri yönetimi, yapay zekâ destekli üretim optimizasyonu, akıllı sensör teknolojileri, kestirimci bakım sistemleri ve 5G altyapıları; fuar boyunca canlı uygulamalarla sektör profesyonelleriyle buluşuyor. Dünya makine ticareti 2 yıldır rekor kırıyor TİM Başkan Vekili ve Türkiye Makine Federasyonu (MAKFED) Yönetim Kurulu Başkanı Kutlu Karavelioğlu fuar açılışında yaptığı konuşmasında fuarların önemine değinerek, “Her zaman ürünlerimizin ve hizmetlerimizin tanıtıldığı önemli platformlar olarak hayatımızda var olacaklar. İple çekeceğimiz, sektörlerimiz için adeta görkemli bir şölen olarak değerlendirdiğimiz WIN EURASIA fuarımızı bir daha gerçekleştirmenin mutluluğu içerisindeyiz” dedi. Dünya makine ticaretinin 2 yıldır adeta rekor kırdığına dikkat çeken Kutlu Karavelioğlu, geçen yıl yüzde 7 artışla 35 trilyon dolarlık bir pazara ulaşıldığını kaydetti. Endüsri 4.0 ile başlayan sektörlerde üretim modellerinin entegrasyonu çok önemli hale getirdiğini ifade eden Kutlu Karavelioğlu, “Artık sadece robotları değil insan ile entegre olan tesisleri görüyoruz. Bu nedenle dijital yeteneklerin geliştirilmesi çok kıymetli. Makine sektörü ürün ve teknoloji, esneklik, niş alanlarda derinleşebilmek konularında oldukça tecrübeli hale geldi. Makine sektöründeki ürünler rekabetçidir. 200’den fazla ürün grubumuzda bu rekabeti hissediyoruz. Makine ihracatımız ile Türkiye’de ikinci, dünyada 9’uncu sırada yer alıyoruz” dedi. 30 binden fazla işletme ve 500 binin üzerinde istihdama sahip olduklarına dikkat çeken Kutlu Karavelioğlu, “60 milyar dolarlık üretim kapasitemiz ve 30 milyar dolara yakın da ihracata sahibiz. Katma değeri en yüksek ürünler sıralamasında da önemli rol oynuyoruz. 2025 yılında 185 milyar dolar, son 5 yılda ise 685 milyar dolar olan makine yatırımlarımız ile dünyanın en büyük pazarlarından biriyiz. Rekabetin yoğun olduğu bir sektördeyiz. Dışarıdan yatırım çekmeye de devam ediyoruz” şeklinde konuştu. Sektör dijitalleşmenin lokomotifi konumunda Fuarın açılışında konuşan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Gıyasettin Eyyüpkoca, makine ve otomasyon, hiç şüphesiz Türkiye ekonomisinin en stratejik sektörlerinden birisi olduğu belirterek, “Ülkemizin üretim kapasitesini, ihracat gücünü ve teknolojik bağımsızlığını doğrudan etkileyen bu alan; aynı zamanda katma değerli üretimin, dijitalleşmenin ve nitelikli istihdamın da lokomotifi. İşte böylesi önemli bir sektörde, altı ayrı fuarı tek çatı altında toplayan WIN EURASIA, yalnızca makinelerin değil; fikirlerin, emeğin ve geleceğe dair umutların da buluştuğu bir platform haline dönüştü. Bu veçheden baktığımızda, WIN EURASIA, yalnızca bir sergi alanı değil; ticaretin, iş birliğinin ve yeni ortaklıkların doğduğu, canlı bir ekonomik buluşma noktasıdır. Biz de İstanbul Ticaret Odası olarak, sanayicimizin ve girişimcimizin teknolojiyle buluşmasını, küresel rekabette güçlenmesini her zaman önceliğimiz olarak görüyoruz. Şuna yürekten inanıyoruz: Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, asıl değeri yaratan yine insandır; üreten zihindir, cesaretle yatırım yapan girişimcidir. İşte bu fuar da o insanları, o zihinleri ve o cesareti bir araya getirdiği için kıymetlidir” diye konuştu. “Üretimin geleceğini, sahada deneyimliyoruz” Fuarın açılışında konuşan Hannover Fairs Turkey & MENA Genel Müdürü Mehtap Gürsoy ise, üretim teknolojilerindeki dönüşümün teorik bir vizyondan çıkarak doğrudan üretim sahasına taşındığını vurguladı. Bugün sanayinin artık daha hızlı üretmekten ibaret olmadığının altını çizen Gürsoy, “Günümüzde sanayi, daha entegre, daha akıllı, daha sürdürülebilir ve daha verimli üretim modelleri; küresel rekabetin en belirleyici unsuru haline geldi. Yapay zekâdan endüstriyel IoT’ye, robotik sistemlerden 5G altyapılarına kadar birçok teknoloji artık birbirinden bağımsız değil; aynı üretim zincirinin birlikte çalışan parçaları olarak konumlanıyor. WIN EURASIA 2026’da da bu dönüşümü canlı uygulamalar ve deneyim alanlarıyla doğrudan sahaya taşıyoruz. WIN EURASIA’da, üretimin geleceğini şekillendiren büyük bir dönüşüm ekosistemini hep birlikte deneyimleyeceğiz. “dedi. 5G Arena ile bağlantılı üretim teknolojileri canlı olarak deneyimleniyor Fuarın en dikkat çekici bölümlerinin başında, Salon 7’de birlikte kurgulanan 5G Arena, Endüstriyel IoT Özel Alanı ve Endüstriyel Yapay Zekâ Özel Alanı geliyor. Teknoloji Çözüm Ortağı Türk Telekom, 5G Network Çözüm Ortakları Nokia & Opticoms ile Ev Sahibi ve Alt Yapı Ortağı İstanbul Fuar Merkezi iş birliğiyle hayata geçirilen 5G Arena’da; düşük gecikme süresi, yüksek veri aktarım kapasitesi ve gerçek zamanlı bağlantı teknolojilerinin üretim süreçlerine etkisi canlı uygulamalarla ziyaretçilere aktarılıyor. Bakım-onarım teknolojileri ilk kez özel bir platformda ele alınıyor WIN EURASIA 2026 kapsamında bu yıl ilk kez hayata geçirilen Bakım Onarım Atölyesi de fuarın öne çıkan bölümleri arasında yer alıyor. Üretimde verimlilik, operasyon sürekliliği ve plansız duruşların azaltılması gibi kritik başlıklara odaklanan alanda; canlı demo uygulamaları, teknik uzman anlatımları ve uygulamalı bakım süreçleri sektör profesyonelleriyle buluşuyor. Özel alanlar, yeni iş birliklerinin kurulmasına katkı sağlıyor Kaynak teknolojileri tarafında ise Kaynak Uygulama Alanı-Uçtan Uca Üretim Deneyimi ile lazer kesimden robotik kaynağa kadar tüm üretim süreci canlı olarak deneyimlenebiliyor. Urban Steel Rockstars iş birliğiyle oluşturulan networking hub ve kaynak şovları ise fuar deneyimini daha dinamik ve etkileşimli hale getiriyor. Kaynak teknolojileri alanında içerik üreten uluslararası influencer’ların da fuarda yer almasıyla birlikte, sektör profesyonelleri için yeni iş birliklerinin kapısı aralanıyor. WIN EURASIA 2026 ayrıca, Eleman.net iş birliğiyle hayata geçirilen İş & Kariyer Noktası’nda yapay zekâ destekli işe alım süreçlerinden genç yeteneklere yönelik kariyer uygulamalarına kadar sanayinin insan kaynağı dönüşümüne odaklanan özel bölümleriyle de sektörün geleceğine yön veren başlıkları gündeme taşıyor. Endüstriyel IoT Özel Alanı’nda veri odaklı üretim modelleri, akıllı sensör teknolojileri, endüstriyel haberleşme altyapıları ve kestirimci bakım çözümleri sergilenirken; Endüstriyel Yapay Zekâ Özel Alanı’nda ise insansı robotlar, otonom karar mekanizmaları ve üretimde yapay zekâ kullanım senaryoları sahada deneyimlenebiliyor. Bu alanlar, akıllı fabrikaların nasıl çalışacağını gerçek zamanlı üretim senaryoları üzerinden gösteren entegre bir teknoloji ekosistemi sunuyor. 250’yi aşkın uluslararası satın almacı, İstanbul’da bir araya geliyor WIN EURASIA 2026 hem teknoloji ve üretim çözümlerini hem de uluslararası ticaret ağlarını güçlendirmeyi hedefliyor. Bu yıl Almanya, Çin, Japonya ve İtalya başta olmak üzere birçok ülkeden katılımcıyı ağırlayan fuar kapsamında; Avrupa, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Türki Cumhuriyetlerden 250’nin üzerinde nitelikli satın almacı Hosted Buyer Programı çerçevesinde İstanbul’da bir araya geldi. Dört gün boyunca devam edecek fuarda; endüstriyel dönüşüm, enerji verimliliği, sürdürülebilir üretim, otomasyon teknolojileri ve dijitalleşme başlıklarında konferanslar, paneller ve teknik oturumlar gerçekleştirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam Uluslararası Cam Konferansı 40. Yılında Sektörün Dönüşüm Gündemini İstanbul’a Taşıyor Haber

Şişecam Uluslararası Cam Konferansı 40. Yılında Sektörün Dönüşüm Gündemini İstanbul’a Taşıyor

Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, camın farklı endüstrilerde üstlendiği dönüştürücü rolü çok boyutlu bir perspektifle ele alarak akademi, tasarım ve sanayi dünyasını aynı platformda buluşturmaya devam ediyor. 40 yıllık köklü bir bilgi paylaşımı geleneği olan Şişecam Uluslararası Cam Konferansı, bu yıl da cam endüstrisinin geleceğine yön veren stratejik konuları gündemin merkezine taşıyacak. Konferansın ana konuşmacısı, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Dr. Fatih Birol olacak. Dr. Birol, küresel enerji dönüşümünün sanayi üzerindeki etkilerini değerlendirirken; cam sektörü özelinde sürdürülebilir üretim, enerji verimliliği ve düşük karbonlu dönüşümün yol haritasına dair kapsamlı bir çerçeve sunacak. Konferans kapsamında ayrıca Dr. Birol’un katılımıyla gerçekleştirilecek özel oturumda, enerji dönüşümünün sektöre etkileri daha kapsamlı biçimde tartışmaya açılacak. Konferansın diğer ana konuşmacıları arasında yer alan AGC Architectural Glass Avrupa ve Amerika Başkanı ve Glass for Europe Belçika Yönetim Kurulu Başkanı Davide Cappellino sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü kapsamında Avrupa düz cam sektörü için zorluklar ve fırsatlara odaklanırken; +MURAT TABANLIOĞLU Studio’nun kurucusu mimar Murat Tabanlıoğlu ise camın mimarlık ve tasarım alanındaki kullanımını mekânsal deneyim ve tasarım yaklaşımı üzerinden ele alacak. Programın merkezinde yer alan panel oturumları, sektörün dönüşümünü en somut başlıklarıyla ele alacak. İlk gün düzenlenecek “How the Glass Innovation and Technology Ecosystem Works” panelinde, inovasyonun temel araştırmadan endüstriyel ölçeğe taşınmasındaki zorluklar, cam inovasyonunun neden yavaş ölçeklendiği, dekarbonizasyon yarışı, kurumlar arası iş birliği ihtiyacı ve rekabet–tamamlayıcılık dengesi gibi kritik başlıklar tartışılacak. İkinci gün gerçekleştirilecek “From Lab to Scalable Innovation” panelinde ise teknolojilerin ticarileşme süreci; ölçeklenme stratejileri, kurumsal–startup iş birlikleri, yatırımcı yaklaşımı, hızlandırma programları, yetenek ekosistemi ve girişimlerin karşılaştığı “valley of death” gibi başlıklar üzerinden ele alınacak. İki gün boyunca gerçekleştirilecek paralel oturumlarda ise; enerji dönüşümü, dekarbonizasyon, dijitalleşme, yapay zekâ, ileri üretim teknolojileri ve tasarım başlıkları tartışılacak. Program dahilinde uluslararası konuşmacılar; akıllı cam teknolojileri, düşük karbonlu üretim yaklaşımları ve AI destekli üretim çözümleri gibi alanlardaki güncel gelişmeleri paylaşacak. Konferans, panel ve sunumların yanı sıra poster oturumları ile katılımcılar arasında doğrudan etkileşim ve iş birliği imkânı sunacak. Şişecam Uluslararası Cam Konferansı; sürdürülebilirlik, dijitalleşme, yeni üretim teknolojileri ve tasarım trendlerini aynı çatı altında buluşturarak cam endüstrisinin dönüşümüne yön veren stratejik bir bilgi paylaşım platformu olma özelliğini sürdürüyor. Camın geleceğine yön veren küresel bir buluşma noktası olarak konumlanan konferans, Şişecam’ın uluslararası cam ekosistemini geliştirme vizyonu doğrultusunda sektör profesyonelleri için güçlü bir etkileşim ve düşünce alışverişi alanı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cevher Jant’tan SAHA Expo Çıkarması Haber

Cevher Jant’tan SAHA Expo Çıkarması

Kurulduğu günden bu yana global OEM’lere ve dünyanın önde gelen markalarına üretim gerçekleştiren Cevher, 5-9 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen SAHA Expo Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda sektör profesyonelleriyle bir araya geldi. Mühendislik ve Ar-Ge yetkinlikleri, alçak basınçlı döküm (LPDC), ısıl işlem, flow form ve ileri işleme teknolojilerindeki uzmanlığıyla sektörün öncü oyuncuları arasında yer alan Cevher Jant, yıllar içinde oluşturduğu kalite kültürü, proses disiplini ve seri üretim kabiliyetini savunma ve havacılık sanayilerinin yüksek hassasiyet, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik odaklı ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirmeyi hedefliyor. Cevher Jant CEO’su Oğuz Özmen, savunma ve havacılık sanayilerinin yüksek mühendislik disiplini, ileri üretim teknolojileri ve uzun vadeli kalite sürdürülebilirliği gerektiren stratejik alanlar arasında yer aldığını belirterek, Türkiye’nin son 20 yılda savunma sanayisinde gerçekleştirdiği yatırımların bugün önemli bir teknik bilgi birikimi ve güçlü bir üretim altyapısı oluşturduğunu ifade etti. Cevher Grubu olarak otomotiv sektöründe 70 yıl boyunca edindikleri küresel üretim deneyimini, kalite kültürünü ve teknolojik altyapıyı savunma, havacılık ve uzay sanayilerinde de değerlendirmeyi hedeflediklerini belirten Özmen, “Otomotiv sektörüyle savunma sanayi, yüksek seviyede mühendislik tecrübesi ve güçlü üretim altyapısı açısından önemli ortak noktalara sahip. Biz de otomotivde yıllar içerisinde oluşturduğumuz mühendislik ve üretim tecrübemizi, özellikle alüminyum döküm, metal şekillendirme ve ileri işleme teknolojilerindeki uzmanlığımızı savunma sanayisinde nasıl değerlendirebileceğimize odaklandık. Türkiye’nin mühendislik gücüne ve sanayi altyapısına inanıyoruz. Bugün savunma sanayimizin ulaştığı yüksek teknoloji üretim kabiliyeti ve teknik know-how seviyesi bizim için de çok değerli bir motivasyon oluşturuyor” dedi. “Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim yolculuğuna katkı sunacağız” Yeni dönemde otomotivin yanı sıra savunma, havacılık ve uzay sanayilerine yönelik yüksek dayanımlı, hafifletilmiş ve ileri mühendislik gerektiren metal bileşenler üzerine çalışmalarını artıracaklarını ifade eden Özmen, otomasyon, robotizasyon, dijital üretim teknolojileri ve sürdürülebilir üretim altyapısına yönelik yatırımlarını da sürdürdüklerini kaydetti. Savunma ve havacılık sanayilerine yönelik büyüme stratejisinin, yüksek katma değerli üretim vizyonunun bir parçası olduğunu vurgulayan Özmen, “Savunma ve havacılık sanayilerinde yerlileşme, tedarik güvenliği ve yüksek teknoloji üretim kapasitesinin artırılması hedefleri doğrultusunda Cevher Grubu’nun bilgi birikimi önemli bir katma değer yaratıyor. Global kalite ve Endüstri 4.0 standartlarındaki üretim altyapımız ve uluslararası müşteri deneyimimizle, önümüzdeki dönemde otomotive ilave olarak savunma ve havacılık sanayilerinde de hem yurt içinde hem yurt dışında Türkiye’nin teknoloji, Ar-Ge ve üretim gücünü temsil eden şirketlerinden biri olmayı amaçlıyoruz. 70 yıllık mühendislik ve sanayi mirasımızı geleceğin stratejik sektörlerinde büyüterek Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim yolculuğunda aktif rol üstlenmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.