Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretken Yapay Zeka

Kapsül Haber Ajansı - Üretken Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretken Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB’den Gençlere Özel Teknoloji Kampı Haber

İBB’den Gençlere Özel Teknoloji Kampı

İBB'nin gençlerin dijital dönüşüme uyum sağlamalarını desteklemek ve teknoloji alanındaki kariyer yolculuklarına katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği İnovasyon Yaz Kampı, 22 Temmuz–1 Ağustos 2026 tarihleri arasında Tech Istanbul | Şişhane'de gerçekleştirildi. 18-25 yaş arasındaki gençlere yönelik düzenlenen programa 222 başvuru yapıldı. Başvurular arasından seçilen 30 katılımcı, iki haftaya yayılan 35 saatlik eğitim programına katıldı. YAPAY ZEKÂ ODAKLI EĞİTİM Geçtiğimiz yıl yazılım ve robotik odaklı 16 saatlik bir eğitim programı olarak düzenlenen kamp, bu yıl yapay zekâ ekseninde yeniden tasarlanarak kapsamı genişletildi. Katılımcılar programın ilk gününde tanışma ve kariyer gelişimlerini destekleyen soft skills eğitimlerine katıldı. Kamp boyunca üç farklı günde gerçekleştirilen teknik eğitimlerde ise yapay zekâ temelleri, etkili prompt yazımı, Python ile yapay zekâ uygulamaları ve güncel yapay zekâ araçlarının kullanımı gibi başlıklarda uygulamalı eğitimler aldı. Böylece katılımcılar toplam 6 eğitim ve etkinlik gününde 35 saatlik yoğun bir programa dâhil oldu. KENDİ YAPAY ZEKÂ CHATBOTLARINI GELİŞTİRDİLER Teknik eğitimlerin yanı sıra gençler, İSBAK ve Kariyer.net'e gerçekleştirilen ofis ziyaretlerinde sektör profesyonelleriyle buluştu. Şirket ziyaretleri sayesinde teknoloji sektöründeki çalışma alanlarını yakından tanıyan katılımcılar, kariyer planlamalarına katkı sağlayacak deneyimler edinirken sektörün güncel ihtiyaçları ve beklentileri hakkında da bilgi sahibi oldu. Programın son bölümünde katılımcılar, eğitim süresince edindikleri bilgi ve becerileri uygulamaya dönüştürerek kendi yapay zekâ chatbotlarını geliştirdi. Kapanış programında projelerini sunan gençler, jüri değerlendirmesinin ardından sertifikalarını aldı. GENÇLERE TEKNİK VE KARİYER ODAKLI KAZANIMLAR İnovasyon Yaz Kampı sonunda katılımcılar, yalnızca yapay zekâ alanında teknik bilgi edinmekle kalmadı; üretken yapay zekâ araçlarını etkin kullanma, Python ile yapay zekâ uygulamaları geliştirme, problem çözme, takım çalışması, proje geliştirme ve sunum yapma gibi iş dünyasında öne çıkan yetkinliklerini de geliştirdi. Kendi yapay zekâ chatbotlarını geliştirerek somut bir proje ortaya koyan gençler, teknoloji alanındaki kariyer yolculuklarında kullanabilecekleri önemli bir uygulama deneyimi ve portföy çalışması kazanmış oldu. İKİNCİ DÖNEM AĞUSTOS’TA BAŞLIYOR Yoğun ilgi gören İnovasyon Yaz Kampı'nın ikinci dönemi 10 Ağustos'ta başlıyor. Programa katılmak isteyenler, 6 Ağustos tarihine kadar yazetkinlikleri.ibb.gov.tr adresi üzerinden başvurularını gerçekleştirebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sigorta Şirketleri, Yapay Zekâ ile Üretilen Görsellerden Kaynaklanan Yeni Dolandırıcılık Tehdidiyle Karşı Karşıya Haber

Sigorta Şirketleri, Yapay Zekâ ile Üretilen Görsellerden Kaynaklanan Yeni Dolandırıcılık Tehdidiyle Karşı Karşıya

Sigorta dolandırıcılığı ne yazık ki sektörün kaçınılmaz gerçeklerinden biri. Belirli ölçüde dolandırıcılık riski, sigorta ürünlerinin maliyet yapısına zaten dâhil ediliyor. Sigorta şirketleri için asıl hedef ise doğru dengeyi kurabilmek: Güvenilir müşterilerin deneyimini olumsuz etkilemeden, en büyük dolandırıcılık vakalarını etkili şekilde önleyebilmek. Ancak yapay zekâ çağı, bu dengeyi tehdit eden yeni bir dolandırıcılık türünü de beraberinde getirdi. Yapay zekâ kullanılarak değiştirilen veya tamamen sentetik olarak üretilen görseller, sahte sigorta taleplerini desteklemek amacıyla kullanılabiliyor. Bu da dolandırıcılığı daha kolay, daha erişilebilir ve çok daha yaygın hâle getiriyor. Hızla büyüyen bir tehdit Sigorta dolandırıcılığının tüketicilere yıllık maliyetinin yaklaşık 308,6 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca mal ve kaza sigortalarındaki her 10 hasar dosyasından yaklaşık biri dolandırıcılık unsuru içeriyor. Geçtiğimiz yıl kısa süreli konaklama hizmeti sunan büyük bir platform, ev sahiplerinden birinin dijital olarak değiştirilmiş görseller kullanarak kiracısını binlerce dolarlık hasara neden olmakla haksız şekilde suçladığını ortaya çıkardı. Association of Certified Fraud Examiners (ACFE) ile SAS tarafından gerçekleştirilen güncel bir araştırmaya göre, dolandırıcılıkla mücadele alanında çalışan profesyonellerin yalnızca %7'si kurumlarının yapay zekâ destekli dolandırıcılığı tespit etme veya önleme konusunda "orta seviyenin üzerinde" hazırlıklı olduğunu düşünüyor. Araştırmaya katılan sigorta sektörü temsilcileri arasında ise hiçbir katılımcı bu konuda orta seviyenin üzerinde güven duyduğunu belirtmedi. SAS Sigorta Suistimali Uzmanı Adam Hall tarafından gerçekleştirilen çalışma da üretken yapay zekânın saniyeler içinde son derece ikna edici trafik kazası sahneleri oluşturabildiğini gösteriyor. Bu örnekler, dolandırıcıların ve organize suç gruplarının sigorta şirketlerini yanıltmak için hâlihazırda kullandıkları yöntemlerle büyük ölçüde örtüşüyor. Sevindirici olan ise SAS'ın bu tehditle mücadele etmeye yönelik bir çözüm sunuyor olması. Bir adım önde kalmak: Sentetik görsel tespiti SAS Kıdemli Veri Bilimcisi Robert Blanchard, Nisan ayında düzenlenen SAS Innovate veri ve yapay zekâ etkinliğinde "sentetik görsel tespiti" yaklaşımına dayanan çözüm önerilerini paylaştı. Blanchard, sahte makbuz görsellerindeki artış nedeniyle çözüm arayan bir sigorta müşterisinin kullanım senaryosunu örnek olarak aktardı. SAS®, SAS Intelligent Decisioning altyapısını temel alarak bilgisayarlı görü, optik karakter tanıma (OCR) ve büyük dil modeli (LLM) tabanlı muhakemeyi bir araya getiren, yapay zekâ destekli bir dolandırıcılık tarama süreci geliştirdi. Bu çözüm sayesinde sigorta şirketleri, sentetik olarak oluşturulmuş veya üzerinde oynanmış görselleri hasar değerlendirme sürecinde kullanılmadan önce hızlı şekilde tespit edebiliyor. Her ne kadar çözüm ilk olarak sigorta sektörü için geliştirilmiş olsa da Blanchard, sentetik görsel dolandırıcılığının önemli bir sorun hâline geldiği bankacılık ve kamu gibi farklı sektörlere de kolaylıkla uyarlanabileceğini belirtiyor. Yapay zekâ destekli bu inceleme süreci şu avantajları sunuyor: Otomatik İçerik Tarama: Dokümanlar ve görseller, olası manipülasyon izlerine karşı otomatik olarak analiz edilir. Çoklu Sinyal Tabanlı Tespit: OCR ile elde edilen metinler, anlamsal muhakeme ve adli görsel analizi bir araya getirilerek şüpheli içerikler tespit edilir. Risk Bazlı Karar Mekanizması: Risk skoruna dayalı değerlendirme; hasar dosyasının otomatik onaylanması, detaylı inceleme için uzmana yönlendirilmesi veya doğrudan reddedilmesi sağlanır. Açıklanabilir ve Şeffaf Sonuçlar: Görseller üzerindeki şüpheli alanlar görsel katmanlarla işaretlenerek, analistlerin dosyanın neden "riskli" olarak işaretlendiğini kolayca anlaması sağlanır. Operasyonel İzleme: SAS® Viya® gösterge panelleri üzerinden kurumlar; model davranışlarını, risk trendlerini ve alınan kararların sonuçlarını zaman içinde izleyebilir. SAS Küresel Sigorta Başdanışmanı Franklin Manchester konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu, "Dolandırıcılar, sadece birkaç komutla, sahte bir sigorta talebini desteklemek için görsel deliller üretebiliyor, bunları geliştirebiliyor ya da yok edebiliyor" diyor ve ekliyor: "Bir sahtekarlığın veya görsel manipülasyonun ne kadar kolay yapılabildiğini gördüğünüzde, sorunun ölçeği çok daha net anlaşılıyor. Ancak yapay zekâ dolandırıcıların elinde bir silah olduğu gibi, sigortacıların elinde de güçlü bir kalkana dönüşebilir. Yapay zekâ sadece devasa hacimdeki hasar verilerini analiz etmekle kalmaz, insan gözünün asla fark edemeyeceği görsel anomalileri de yakalayabilir. Bu sentetik görsel tespit araçları; sigorta şirketlerinin finansal kayıplarını azaltmalarına, karar doğruluklarını artırmalarına ve dürüst müşterileri, bu denetimsiz dolandırıcılıkların getirdiği ek maliyetleri ödemekten korumalarına yardımcı olacaktır." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YEDAŞ'tan Enerji Sektöründe 3. Yapay Zekâ Zirvesi Haber

YEDAŞ'tan Enerji Sektöründe 3. Yapay Zekâ Zirvesi

YEDAŞ çalışanlarının yanı sıra üniversitelerden akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı zirvede, yapay zekânın enerji sektöründeki rolü farklı yönleriyle değerlendirildi. Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), çalışanlarının yapay zekâ alanındaki farkındalığını artırmak, sektör ile akademiyi aynı platformda buluşturmak ve enerji sektöründeki dijital dönüşüme katkı sağlamak amacıyla bu yıl üçüncüsünü düzenlediği Enerji Sektöründe 3. Yapay Zekâ Zirvesini gerçekleştirdi. Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon'da düzenlenen zirveye YEDAŞ çalışanlarının yanı sıra üniversitelerden akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Yapay Zekânın Geleceği Farklı Perspektiflerden Ele Alındı Enerji Sektöründe 3. Yapay Zekâ Zirvesi'nin keynote konuşmasını gerçekleştiren Çiçek Çizmeci, yapay zekâ çağında kurumların dönüşümü, üretken yapay zekâ uygulamaları ve geleceğin çalışma modellerine ilişkin bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Konuşmasında, yapay zekânın iş dünyasında oluşturduğu dönüşüm, kurumların bu dönüşüme uyum süreci ve geleceğin çalışma modelleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. "Yapay Zekâyı Kurum Kültürümüzün Bir Parçası Olarak Görüyoruz" Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren YEDAŞ BT ve Dijital Dönüşüm Direktörü Mehmet Sami Ensari, yapay zekânın enerji sektöründe yalnızca teknolojik bir gelişme değil, kurumların geleceğini şekillendiren stratejik bir unsur haline geldiğini belirtti. Ensari, "Yapay zekâ, enerji sektöründe operasyonel verimlilikten karar alma süreçlerine, müşteri deneyiminden veri analizine kadar birçok alanda önemli fırsatlar sunuyor. YEDAŞ olarak dijital dönüşümü yalnızca teknoloji yatırımlarıyla sınırlı görmüyor, yapay zekâyı kurum kültürümüzün ve iş yapış biçimimizin önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda çalışanlarımızın dijital yetkinliklerini geliştirmeye, yenilikçi teknolojileri süreçlerimize entegre etmeye ve yapay zekâ alanındaki bilgi paylaşımını güçlendirmeye devam ediyoruz. Geçen yılı yapay zeka yılı olarak açıklamıştık, bu yıl mottomuzu Next2030 olarak belirledik. Bu kapsamda teknolojiye dönük planlamalarımızı ve stratejimizi yeniden gözden geçirip, gerekli iyileştirmeleri yapıyoruz" dedi. YEDAŞ, dijital dönüşüm stratejisi kapsamında hayata geçirdiği teknoloji odaklı uygulamalar ve yapay zekâ projeleriyle geleceğin enerji altyapısını inşa etmeye yönelik çalışmalarını sürdürürken, düzenlediği organizasyonlarla da çalışanlarının ve paydaşlarının dijital yetkinliklerinin gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Softtech ve Microsoft’tan Stratejik İş Birliği Haber

Softtech ve Microsoft’tan Stratejik İş Birliği

Türkiye’nin öncü teknoloji şirketlerinden Softtech, kurumların dijital dönüşüm yolculuklarına daha güçlü katkı sunmak amacıyla Microsoft ile stratejik bir iş birliği gerçekleştirdi. Bu anlaşma ile Softtech’in bankacılık, finans ve farklı sektörlerdeki derin deneyimi ile Microsoft’un global ölçekte lider teknoloji çözümleri bir araya gelerek kurumların teknoloji dönüşüm süreçlerinde güvenilir bir iş ortaklığı modeli uygulanacak. Bu kapsamda kurumların Microsoft ekosistemi üzerinde hayata geçirmek istedikleri projelerde uçtan uca danışmanlık, mimari tasarım, entegrasyon, uygulama geliştirme ve sürdürülebilir destek hizmetleri sağlanacak. Özellikle yapay zekâ, veri ve otomasyon alanlarında kurumların rekabet avantajı kazanmasına katkı sunulması hedefleniyor. İş birliği çerçevesinde Microsoft’un üretken yapay zekâ çözümleri, Copilot ekosistemi, Azure AI servisleri, müşteri ilişkileri ve iş süreçleri yönetiminde Dynamics 365 CRM & ERP çözümleri, veri platformlarında Microsoft Fabric ve low-code geliştirme ile agentic otomasyon alanında Power Platform çözümleri kullanılarak kurumların dijital dönüşüm projeleri hayata geçirilecek. “Stratejik iş ortağı olmayı hedefliyoruz” Softtech Genel Müdürü M. Bülent Özçengel konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Softtech olarak 20 yılı aşkın süredir başta bankacılık ve finans olmak üzere enerji, ulaşım, perakende gibi farklı sektörlerde edindiğimiz birikimimizi, Microsoft'un global teknoloji liderliğiyle bir araya getiriyoruz. Bu iş birliğinin amacı, kurumların Microsoft ekosisteminde hayata geçirmek istedikleri dönüşüm yolculuğunda güvenilir ve stratejik bir iş ortağı olarak eşlik etmek. Teknoloji buna hazır, şimdi sıra bu gücü doğru yapıyla ölçeklendirmekte.” Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin ise şunları söyledi: “Yapay zekâ çağında kurumların başarısı yalnızca doğru teknolojiye değil, güçlü iş ortaklıkları ve sektörel uzmanlığa da bağlı. Softtech ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, kurumların üretken ve agentic yapay zekâdan daha hızlı değer üretmelerini ve rekabet avantajı elde etmelerini sağlarken, Türkiye'de güvenli ve ölçeklenebilir yapay zekâ dönüşümünü hızlandırma hedefimizin de önemli bir parçasını oluşturuyor.” Softtech Finans ve Profesyonel Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Özmen ise “Softtech olarak deneyimli danışman kadromuzla kurumların en kritik dönüşüm projelerini uçtan uca başarıyla hayata geçirecek uzmanlığa sahibiz. Bu projeleri, Microsoft'un sunduğu dört temel katman üzerinden ele alıyoruz: CRM ve iş süreçleri, veri platformu, yapay zekâ servisleri ve Agentic AI. Bundan sonraki aşama, bu teknolojileri doğru senaryolarla iş süreçlerine entegre ederek yüksek katma değer ve sürdürülebilir iş sonuçları üretmek.” “Yapay zekâyı kurumlar için somut değere dönüştürmeyi hedefliyoruz” Microsoft Türkiye Ticari Çözüm Satış Lideri ve Genel Müdür Yardımcısı Cüneyt Batmaz ise iş birliği hakkında şunları söyledi: “Softtech'in güçlü IT kaynağını, 20 yıllık teknoloji üretim deneyimini ve başta bankacılık olmak üzere finanstan birçok farklı sektöre uzanan derin birikimini; Microsoft'un global yapay zekâ ve bulut teknolojileriyle bir araya getiren bu iş birliği, kurumların dijital dönüşümünü Copilot, Azure AI, Dynamics 365, Microsoft Fabric ve Power Platform üzerinde uçtan uca hayata geçirmelerini sağlayacak. Hedefimiz; bu güçlü teknoloji altyapısını ve sektörel uzmanlığı, kurumların üretken ve agentic yapay zekâyı somut iş değerine dönüştürmesi için güvenilir bir iş ortağı olarak buluşturmak." Softtech ve Microsoft iş birliğiyle hayata geçirilecek projelerin, kurumların operasyonel verimliliklerini artırması, karar alma süreçlerini hızlandırması ve yeni nesil iş modellerine geçişlerini kolaylaştırması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zurich Türkiye'nin Yapay Zeka Tabanlı İş Çözümleri Projesine Hibe Desteği Haber

Zurich Türkiye'nin Yapay Zeka Tabanlı İş Çözümleri Projesine Hibe Desteği

Proje kapsamında üretken yapay zekâ, ses teknolojileri ve doküman anlama sistemlerini bir araya getiren yeni nesil bir kurumsal yapay zekâ altyapısı geliştiriliyor. Bu altyapı sayesinde poliçe, teklif, revizyon ve satış sonrası destek süreçlerinde farklı kaynaklardan gelen talepler analiz edilerek doğru sistemlere yönlendirilecek ve operasyonel aksiyonlar daha hızlı hayata geçirilebilecek. Böylece hem çalışan verimliliğinin artırılması hem de müşterilere daha hızlı ve kaliteli hizmet sunulması hedefleniyor. Yapay zekâyı insan ve müşteri odaklı değer yaratmak için kullanıyoruz Proje ile ilgili değerlendirmede bulunan Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, “Türkiye’nin en büyük uluslararası yatırımcılarından biri olarak yapay zekâyı müşterilerimizin, çalışanlarımızın ve iş ortaklarımızın hayatını kolaylaştıran bir değer yaratma alanı olarak görüyoruz. Müşteri deneyimini iyileştiren, çalışanlarımızın verimliliğini artıran ve operasyonel süreçleri daha etkin hale getiren çözümlere yatırım yapmaya devam ediyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından yürütülen program kapsamında destek almaktan mutluluk duyuyoruz. Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Yapay Zekâ Eylem Planı ile ortaya konulan vizyonu son derece kıymetli buluyor, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’ın liderliğinde ülkemizin yapay zekâ alanında geliştirici ve küresel ölçekte rekabetçi bir konuma ulaşma hedefini destekliyoruz. Değerli iş ortağımız Abra Partners ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğinin, insanı odağına alan yapay zekâ uygulamalarının finans sektöründe yaygınlaşmasına öncülük etmesinin yanı sıra Türkiye'nin teknoloji ve inovasyon ekosistemine de katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone Türkiye Müşterileri İçin Dünyada Bir İlke İmza Attı Haber

Vodafone Türkiye Müşterileri İçin Dünyada Bir İlke İmza Attı

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 5G odaklı global işbirliklerine bir yenisini daha ekledi. Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden OpenAI ile işbirliğine giden Vodafone Türkiye, tüm müşterilerinin yapay zekâ tabanlı sohbet robotu ChatGPT’ye internet paketlerinden harcamadan ücretsiz erişmesini sağlayacak. Vodafone Türkiye’nin hem ülke genelinde hem de Vodafone Grubu’nda bir ilk olan yeni işbirliğiyle, Vodafone’un bireysel, kurumsal, faturalı ve faturasız tüm müşterileri, 12 ay boyunca internet paketlerinden harcamadan ChatGPT’yi kullanabilecek. Böylece Vodafone’lular, 5G’nin eşzamanlı bağlantı ve yüksek hız avantajları sayesinde ChatGPT deneyimini de yüksek kaliteyle yaşayabilecek. Vodafone ayrıca, faturalı müşterilerine, aylık maliyeti 250 TL olan ChatGPT Go üyeliğini ilk 3 ay boyunca ücretsiz sunacak. Bu kampanyalarla, Vodafone müşterilerine yaklaşık 1 milyar TL’lik fayda sağlanması hedefleniyor. Vodafone Türkiye’nin OpenAI işbirliği, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin’in ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda tanıtıldı. Yapay zekâ kullanımının her alanda hızla yaygınlaştığına dikkat çeken Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: “Vodafone Türkiye olarak, dünyanın iki güçlü teknoloji markasını ilk kez Vodafone müşterileri için bir araya getiriyoruz; çünkü biz teknolojiyi sadece geliştiren değil, onu müşterilerimizin hayatına en anlamlı şekilde taşıyan bir marka olmanın sorumluluğunu üstleniyoruz. Yapay zekâyı yalnızca teknoloji yatırımı değil, müşterilerimizin günlük hayatını kolaylaştıran gerçek bir deneyim dönüşümü olarak görüyoruz. Geliştirdiğimiz Üretken Yapay Zekâ ve Ajan Tabanlı Yapay Zekâ çözümleri sayesinde, müşterilerimize daha hızlı cevap veren, onların ihtiyaçlarını anlayan ve proaktif aksiyon alabilen yeni nesil bir Vodafone deneyimi sunuyoruz. Bugüne kadar yapay zekâyı Vodafone içinde süreçleri dönüştürmek, çalışma arkadaşlarımızı güçlendirmek ve operasyonlarımızı daha akıllı hale getirmek için kullandık. Yapay zekânın yalnızca teknoloji üretmek değil, insanlara daha iyi bir deneyim sunmak için var olduğuna inanıyoruz. Dolayısıyla, bundan sonrası için hedefimiz, bu teknolojiyi doğrudan müşterilerimizle buluşturmak; onların ihtiyaçlarını anlayan ve hayatlarını kolaylaştıran, onlar adına düşünebilen yapay zekâ destekli deneyimleri Vodafone’un her temas noktasında onlara hissettirmek.” 5G teknolojisinin de yapay zekâ kullanımını artıracağını belirten Meltem Bakiler Şahin, şöyle devam etti: “5G’ye geçiş, hem sektörümüz hem de ülkemiz için önemli bir dönüm noktasıydı. Vodafone olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti sunan mobil operatör markasıyız. 5 kıtada edindiğimiz 5G tecrübemizi Türkiye pazarında güçlü global teknoloji işbirlikleriyle birleştirmeye devam ediyoruz. 5G’nin hayatımıza girmesiyle, müşterilerimizin yeni nesil dijital deneyimler yaşamasını her zamankinden daha çok önemsiyoruz. Vodafone Türkiye olarak OpenAI ile başlattığımız ve tüm müşterilerimize 12 ay boyunca ChatGPT’ye internet paketinden harcamadan erişim imkânı sunacağımız, ayrıca faturalı müşterilerimize ChatGPT Go üyeliğini 3 ay ücretsiz sağlayacağımız yeni işbirliğiyle, müşterilerimiz 5G’nin eşzamanlı bağlantı ve yüksek hız avantajları sayesinde ChatGPT deneyimini de yüksek kaliteyle yaşayabilecek. Bu işbirliği, hem Türkiye’de hem de Vodafone Grubu’nda bir ilk olması nedeniyle bizim için ayrı bir öneme sahip. Dünyada en çok ülkede 5G hizmeti sunan operatör olarak, dünyanın en güçlü teknoloji oyuncularıyla bir araya gelerek dijital dünyanın potansiyelini Türkiye’de gerçek deneyimlere dönüştürmeye devam edeceğiz.” Toplantıya görüntülü mesajla katılan Kurumsal İşler Direktörü Farouk El Hamzawi ise şunları söyledi: “Vodafone ile işbirliği yaparak ChatGPT’ye Türkiye genelinde daha kolay erişim imkânı sunmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Yapay zekâ, insanların öğrenmesine, yaratıcılığını geliştirmesine, sorunları çözmesine ve işlerini halletmesine yardımcı olarak günlük yaşamda pratik bir araç haline geliyor. Vodafone müşterilerine veri kotalarını kullanmadan ChatGPT’yi sunarak ve uygun müşterilere ChatGPT Go erişimi sağlayarak, daha fazla kişinin günlük yaşamında yapay zekâdan yararlanmasına yardımcı oluyoruz.” P3 tarafından “Yapay Zekâ Hizmetleri Şampiyonu" seçildi Nisan ayında gerçekleştirilen P3 Araştırma Raporları, Vodafone’un sadece 5G kapsamasında değil, Şebeke Performansı ve Yapay Zeka yetenekleri alanında da liderliğini ortaya koydu. P3 Mobil Karşılaştırma Raporu'nda en yüksek performans puanını alarak "P3 Test Şampiyonu" ve "P3 Yapay Zekâ Hizmetleri Şampiyonu" seçilen şirket, hem şebeke kalitesi hem de yapay zekâ odaklı hizmet sunumunda lider operatör konumunu teyit etti. Vodafone’un "P3 Yapay Zekâ Hizmetleri Şampiyonu" olarak tanınmasında, hızlı ve güvenilir yapay zekâ yanıt süreleri sağlaması, yapay zekâ motorlarına istikrarlı bağlantı sunması ve gerçek yapay zekâ etkileşim senaryolarında yüksek başarı oranları elde etmesi etkili oldu. P3 tarafındaki bu sonuç, Vodafone’un şebekesinin günümüz ortamında yapay zekâ kullanımı için gerekli olan hız, güvenilirlik ve yanıt hızını şimdiden sağladığını ve aynı zamanda yapay zekâ odaklı hizmetlerin bir sonraki dalgasına tam olarak hazır olduğunu teyit etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Securitas Technology'den Yenilikçi Teknoloji Ekosistemi Haber

Securitas Technology'den Yenilikçi Teknoloji Ekosistemi

Perakende sektörü, artan maliyetler, değişen müşteri beklentileri ve hızlanan dijital dönüşümün etkisiyle operasyonlarını daha verimli ve veri odaklı yönetmeye odaklanıyor. Güvenlik teknolojileri ve iş zekâsı çözümlerinde lider şirketlerden biri olan Securitas Technology, bu dönüşüme katkı sağlayan uçtan uca teknoloji çözümlerini, 3-4 Haziran tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde, 'Hızla Değişen Perakende Sektöründe Öncü Olmak' temasıyla gerçekleştirilen Perakende Günleri 2026'da sektör profesyonelleriyle buluşturdu. Securitas Technology, etkinlik boyunca mağazaların verimliliğini artıran, kayıpları azaltan ve müşteri deneyimini geliştiren Elektronik Raf Etiketleri (ESL), RFID ile envanter yönetimi, Shrink Analyzer, Self-Checkout'larda kayıp önleme, Yapay Zekâ Destekli Video Analitik Çözümleri, Hanwha Video Analitik, Cumulus Bulut Video AI Çözümü ve Uzaktan İzleme Hizmetleri gibi yenilikçi teknolojilerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. Securitas Technology Türkiye Genel Müdürü Pelin Yelkencioğlu, yaptığı değerlendirmede, "Perakende sektörü; veri, teknoloji ve müşteri deneyimi yönetimi etrafında şekillenen yeni bir ekosistem haline geldi. Securitas Technology olarak biz de mağazaların güvenlik ihtiyaçlarının ötesine geçerek, verimlilik sağlayan, kayıpları azaltan ve işletmelere gerçek zamanlı içgörüler sunan teknolojiler geliştiriyoruz. Perakende Günleri 2026, sektörün dönüşümüne yön veren bu çözümleri paylaşmak ve müşterilerimizin geleceğe yönelik ihtiyaçlarını daha yakından anlamak açısından son derece değerli bir platform" diye konuştu. Perakendenin geleceğini şekillendiren teknolojiler Elektronik Raf Etiketleri (ESL) Perakende sektöründe fiyat yönetiminin hız ve doğruluk gerektirdiği günümüzde Elektronik Raf Etiketleri (ESL), mağaza operasyonlarını önemli ölçüde kolaylaştırıyor. Merkezi sistem üzerinden anlık fiyat güncelleme imkânı sağlayan ESL çözümleri, manuel süreçleri ortadan kaldırarak iş gücü verimliliğini artırırken fiyat uyumsuzluklarından kaynaklanan hataları da minimuma indiriyor. Anlık kampanyalar ile satışları arttırıyor. Farklı mağaza formatlarına kolaylıkla uyum sağlayan sistem, dinamik fiyatlandırma ve müşteri deneyimi açısından önemli avantajlar sunuyor. RFID ve Shrink Analyzer ile Kayıp Önleme Yönetimi Securitas Technology'nin RFID ile envanter yönetimi ve Kayıp Analiz (Shrink Analyzer) çözümleri, mağaza içindeki ürün hareketlerinin gerçek zamanlı olarak izlenmesini sağlayarak stok doğruluğunu artırıyor ve kayıpların nedenlerini görünür hale getiriyor. Ürün bazlı takip imkânı sunan sistemler sayesinde perakendeciler envanter süreçlerini daha etkin yönetirken, kayıp/fire (shrinkage) kaynaklarını analiz ederek önleyici aksiyonlar alabiliyor. Böylece hem operasyonel maliyetler azaltılıyor hem de ürün bulunabilirliği artırılıyor. Self-Checkout'larda Kayıpların Kontrol Edilmesi Self-Checkout Alanlarında Kayıp Önleme ve Güvenli Alışveriş Deneyimi Müşteri beklentilerinin hızla değiştiği günümüzde Self-Checkout çözümleri, mağaza içi ödeme süreçlerini hızlandırarak müşteri memnuniyetini artırıyor. Ancak hem gıda hem de tekstil perakendesinde self-checkout kasa alanları, kaybın en yoğun yaşandığı kritik temas noktalarından biri haline geliyor. Securitas Technology'nin sunduğu yazılım çözümü, self-checkout kasa bölgesinde oluşabilecek operasyonel hataları ve kayıp risklerini gerçek zamanlı olarak tespit etmeye odaklanır. Ürünün barkodu okutulmadan sepete atılması, okutulduğu sanıldığı halde POS sistemine iletilmemesi veya düşük fiyatlı bir ürün barkodu kullanılarak daha yüksek değerli bir ürünün geçirilmesi gibi senaryoların önüne geçilmesini sağlar. Hanwha Yapay Zekâ Destekli Video Analitik Çözümleri Hanwha'nın gelişmiş video analitik teknolojileri, güvenlik ve operasyon yönetimini tek platformda bir araya getiriyor. Yapay zekâ tabanlı analiz kabiliyetleri sayesinde mağaza içindeki kritik olaylar hızlı şekilde tespit edilirken, yöneticilere operasyonel süreçleri iyileştirecek değerli içgörüler sunuluyor. Ziyaretçi yoğunluğu, müşteri akışları, sıra yönetimi, alan kullanım verimliliği ve operasyonel performans gibi kritik metrikler gerçek zamanlı olarak analiz edilerek yöneticilere sunuluyor. Böylece mağaza yönetimi daha hızlı, daha doğru ve veri odaklı kararlar alabiliyor. Cumulus Bulut Çözümü Bulut tabanlı yönetim altyapısı sunan Cumulus, mağazaların güvenlik ve operasyon sistemlerini merkezi olarak yönetmelerine olanak tanıyor. Ölçeklenebilir yapısı sayesinde çok şubeli perakende organizasyonlarında operasyonel esneklik sağlarken, uzaktan erişim ve yönetim kabiliyetiyle süreçleri kolaylaştırıyor. Aynı zamanda sunduğu Generative AI (Üretken yapay zeka) yeteneği sayesinde görüntüler üzerinde doğal dil sorguları ile (Prompt) istenilen analizler yapılabilmektedir. Uzaktan İzleme Hizmetleri Securitas Technology'nin Uzaktan İzleme Hizmetleri, mağazaların operasyonel ve güvenlik süreçlerini 7/24 profesyonel ekipler tarafından takip edilmesini sağlıyor. Olası risklerin erken tespit edilmesine yardımcı olan hizmet, mağazaların kesintisiz operasyon yürütmesine destek olurken güvenlik seviyesini de artırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İhlal bildirimleri arttı, sahte uyarılar çoğaldı Haber

İhlal bildirimleri arttı, sahte uyarılar çoğaldı

Her gün gerçek ihlaller yaşanıyor ve meşru bir bildirimi görmezden gelmek, sahte bir bildirime tıklamak kadar tehlikeli olabilir. Otomatik tepki vermekten vazgeçerek gerçek bir uyarıyı sahte olandan ayırt edebilmek çok önemli. Dolandırıcılar gerçek bir ihlali bekler ve haberleri fırsat bilerek sahte bir bildirim gönderir. Bu senaryoda, kurbanlar bir bildirim bekledikleri için dolandırıcılığa inanma olasılıkları daha yüksektir. Diğer alternatifte ise dolandırıcılar var olmayan bir olayın ayrıntılarını içeren bir ihlal ve sahte bildirim uydurur. Alıcı için hem alakalı hem de güvenilir görünmesi amacıyla büyük olasılıkla tanınmış ve popüler bir markadan gönderilmiş gibi taklit edilir. Ancak dolandırıcılar, kurbanın işyerindeki BT departmanının kimliğine de bürünebilir. Her iki durumda da dolandırıcılar, sahte bildirimlerin oluşturulmasını otomatikleştirmek ve geliştirmek için giderek daha fazla kimlik avı kitleri ve yapay zekâ araçları kullanmaktadır. Yapay zekâ, gerçek bildirimlerin kelime seçimini ve üslubunu kopyalayarak, yerel dillerde kusursuz bir şekilde benzer tuzaklar oluşturmada özellikle başarılıdır. Daha fazla meşruiyet katmak için ilgili marka ve logolar da eklenecektir. Tüm bunlar dakikalar içinde yapılabilir; bu da bir olaydan sonra sahte bildirimlerin hızla ve büyük ölçekte e-posta yoluyla gönderilebileceği anlamına gelir. Nihai amaç, sizi kandırarak kötü amaçlı bir bağlantıya tıklamanızı veya kötü amaçlı bir eki açmanızı sağlamak olabilir; bu da örneğin bilgi çalan kötü amaçlı yazılımların yüklenmesine neden olabilir. Ya da kişisel ve finansal bilgilerinizi veya parolalarınızı ele geçirmek için bir bahane olabilir. Tehlike işaretlerini fark etmek Nereye dikkat etmeniz gerektiğini bilirseniz sahte güvenlik ihlali bildirimlerini tespit etmek kolay olacaktır. Acilen harekete geçmeniz gerekiyor: Dolandırıcılar, sizi kişisel bilgilerinizi vermeye veya zararlı bir bağlantıya tıklamaya ikna etmek için klasik sosyal mühendislik tekniklerini kullanacaktır. Bu genellikle, parolanızı güncellemezseniz veya kişisel bilgilerinizi onaylamazsanız verilerinizin risk altında olduğunu söylemek gibi sizi aceleyle harekete geçirmek için bir aciliyet hissi yaratmaya çalışmakla gerçekleşir. Olağan dışı gönderen e-postası: Dolandırıcılar genellikle gönderen e-postasını taklit ederek, e-postanın taklit ettikleri kuruluştan gelmiş gibi görünmesini sağlamaya çalışır. Bu nedenle, isimdeki yazım hatalarına dikkat edin ve görüntülenen isim rastgele bir gönderen etki alanını gizliyor olabilir, bu nedenle imleci üzerine getirin. Yazım ve dil bilgisi hataları: Daha önce de belirtildiği gibi, tehdit aktörleri kimlik avı kampanyalarını geliştirmek için üretken yapay zekâyı (GenAI) ne kadar çok kullanırsa bu durumun ortaya çıkma olasılığı o kadar azalır. Ancak yine de bu, gerçekleştirilmesi gereken yararlı bir ilk kontrol adımdır. Bağlantılar ve ekler: Bu mesajların çoğu, kişisel/finansal bilgilerinizi ve parolalarınızı çalmak için tasarlanmış kimlik avı sitelerine yönlendiren bağlantılarla doludur. Ayrıca gizlice kötü amaçlı yazılım yükleyen bildirimler gibi görünen ekler de içerebilirler. Belirsizlik: Güvenlik ihlali yaşayan bir şirketten meşru bir mektup alırsanız bu mektupta genellikle hesap numarası ve kullanıcı adı gibi bazı kişisel bilgileriniz yer alır. Ancak dolandırıcılar bu bilgilere sahip olmadığından gönderdikleri mesajlar belirsiz ve ayrıntılardan yoksun olacaktır. Güvende kalmak Veri ihlali bildirim dolandırıcılıklarından korunmanın ilk adımı nelere dikkat etmeniz gerektiğini anlamaktır.Bir şey ters geliyorsa ne yapacağınıza dair aceleci bir karar vermeyin. Derin bir nefes alın ve sakin olun. Bir bildirim alırsanız her zaman görünür kaynağa doğrudan danışın; ancak bunu, gönderene yanıt vererek veya bildirimin içindeki iletişim bilgilerini kullanarak yapmayın. Gerçek hesabınıza giriş yapın veya şirketi arayın ya da e-posta göndererek veri ihlali olayının gerçek olup olmadığını kontrol edin. Saygın güvenlik yazılımlarıyla birlikte gelen kimlik koruma özellikleri ve HaveIBeenPwned.com gibi hizmetler, bilgilerinizin ele geçirilip geçirilmediğini kontrol etmenin yararlı bir ikincil yolu olabilir. Parola yöneticisinde saklanan güçlü ve benzersiz parolalar kullanarak ve bunları çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ile destekleyerek riski daha da azaltın. Bu sayede, bilgisayar korsanları kimlik bilgilerinizi ele geçirse bile hesaplarınıza erişemezler. Saygın bir sağlayıcıdan sağlam bir e-posta güvenliği yazılımı yüklediğinizden emin olun. Bu yazılım, ideal olarak yapay zekâyı kullanarak kimlik avı girişimlerini ve kötü amaçlı yazılımları tespit edip engellemeye yardımcı olur. Veri ihlali mağduruysanız hemen yapmanız gerekenler Bir dolandırıcılığın kurbanı olduğunuzu düşünüyorsanız hızlı hareket etmeniz önemlidir. Hackerlarla paylaşmış olabileceğiniz tüm parolaları (kullandığınız tüm sitelerde) değiştirin. Parola yöneticisi, çok sayıda site ve uygulamada benzersiz kimlik bilgilerini saklamak için en iyi seçenektir. Tüm hassas hesaplar için MFA'yı etkinleştirin, böylece kötü niyetli kişiler parolalarınızı ele geçirseler bile hesabınıza giremezler, Güvenilir bir güvenlik yazılımı kullanarak kötü amaçlı yazılım taraması yapın, Finansal bilgilerinizi paylaştıysanız bankanızla iletişime geçin ve durumu bildirin. Mümkünse kredi/banka kartlarınızı dondurun,Şüpheli faaliyet olup olmadığını kontrol etmek için finansal hesaplarınızı takip edin. Olayı ilgili yerlere bildirin. Dünya veri ihlali bildirimleriyle dolup taşarken bu tür haberlere o kadar alışmış hâle gelebiliriz ki gelen kutumuza düşen en son bildirimlere otomatik olarak inanmaya başlayabiliriz. Her ne kadar yorucu olsa da bu tür bildirimleri dikkatle incelemek çok önemlidir. Bu, sadece dolandırıcılıktan kaçınmanıza yardımcı olmakla kalmaz; aynı zamanda meşru bildirimleri daha ciddiye almanızı da sağlar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketler Yapay Zekada Nereden Başlamalı? Haber

Şirketler Yapay Zekada Nereden Başlamalı?

Birçok şirkette yapay zeka gündemi, bir yönetim kurulu sunumunda başlayan heyecanın birkaç ay sonra sessizce sönmesiyle ilerliyor. Sorun genellikle teknoloji eksikliği değil. Asıl sorun, şirketlerde yapay zeka dönüşümü konusunun bir yazılım alımı gibi ele alınması. Oysa yapay zeka, kurumsal yapılarda tek başına çalışan bir araç değil; karar alma biçimini, operasyon akışını, risk yönetimini ve rekabet pozisyonunu etkileyen bir dönüşüm katmanı. Bu nedenle konuya sadece BT bütçesi, lisans sayısı ya da pilot proje adedi üzerinden bakmak yetersiz kalıyor. Şirket için gerçek soru şu: Yapay zeka hangi işi daha hızlı değil, hangi işi daha doğru, daha ölçeklenebilir ve daha karlı hale getirecek? Şirketlerde yapay zeka dönüşümü neden farklı bir yönetim konusu? Kurumsal dönüşümlerde en zor başlıklar genellikle teknoloji değil, koordinasyon ve önceliklendirme oluyor. Yapay zekada da tablo benzer. Finans, insan kaynakları, hukuk, operasyon, satış ve bilgi teknolojileri aynı masaya oturmadan kalıcı sonuç üretmek zor. Çünkü yapay zeka projeleri çoğu zaman birim sınırlarını aşıyor. Satış tahmini modeli yalnızca satış ekibini ilgilendirmiyor; tedarik planlamasını, stok yapısını, nakit akışını ve müşteri deneyimini de etkiliyor. İnsan kaynaklarında özgeçmiş tarama sistemi sadece işe alım hızını artırmıyor; ayrımcılık riski, veri gizliliği ve işveren markası üzerinde de sonuç doğuruyor. Bu yüzden şirketlerde yapay zeka dönüşümü, CIO veya BT direktörünün tek başına taşıyacağı bir dosya değil. Üst yönetim sponsorluğu, süreç sahipliği ve yönetişim çerçevesi olmadan ilerleyen girişimler, çoğunlukla iyi niyetli denemeler olarak kalıyor. İlk hata: Araç seçip problem aramak Piyasada üretken yapay zeka araçlarından tahminleme platformlarına kadar geniş bir ekosistem oluştu. Ancak birçok kurum, önce aracı seçip sonra buna uygun kullanım alanı arıyor. Bu yaklaşım hem kaynak israfına yol açıyor hem de organizasyonda "yapay zeka işe yaramıyor" algısını hızlandırıyor. Sağlıklı başlangıç, teknoloji kataloğu çıkarmak değil, iş etkisi yüksek karar noktalarını belirlemek olmalı. Nerede yoğun manuel iş var? Nerede tahmin hatası maliyet yaratıyor? Nerede bilgi dağınıklığı müşteri kaybına neden oluyor? Nerede uzman personelin zamanı düşük katma değerli işlerde harcanıyor? Doğru kullanım alanları genellikle çok parlak görünenler değil, etkisi ölçülebilenler oluyor. Talep tahmini, bakım planlama, teklif hazırlama, müşteri hizmetleri sınıflandırması, belge analizi, sahtekarlık tespiti ve iç bilgiye erişim gibi alanlar bu yüzden öne çıkıyor. Veri kalitesi olmadan dönüşüm hızlanmıyor Yapay zekanın kurumsal hayatta karşılaştığı en sert duvar veri tarafında yükseliyor. Dağınık veri kaynakları, düşük etiketleme kalitesi, güncel olmayan kayıtlar ve departmanlar arası kopukluk, model performansını doğrudan aşağı çekiyor. Burada sık yapılan varsayım şu: Önce modeli kuralım, veri zamanla düzelir. Pratikte çoğu zaman tersi geçerli. Veri kalitesi kötü olduğunda model yalnızca hatayı hızlandırıyor. Yönetici ekranında güven vermeyen bir sistem ise kısa sürede kullanım dışı kalıyor. Bu nedenle veri yönetişimi, şirketlerde yapay zeka dönüşümü için teknik bir alt başlık değil, işin merkezidir. Hangi veri kritik, kim sorumlu, ne sıklıkla güncelleniyor, hangi kaynak doğrulanmış kabul ediliyor, hangi verinin kullanımı hukuken sınırlı? Bu sorular netleşmeden kalıcı ölçekleme beklemek gerçekçi değil. İnsan faktörü: En büyük direnç teknolojiye değil belirsizliğe Kurumsal yapılarda çalışanlar çoğu zaman yapay zekaya ilkesel olarak karşı çıkmıyor. Asıl tedirginlik, rol tanımının nasıl değişeceğini bilmemekten kaynaklanıyor. Bir ekip için yapay zeka verimlilik aracı olabilirken, başka bir ekip için performans baskısı ya da yetki kaybı gibi algılanabiliyor. Bu yüzden iletişim dili kritik. "Sizi değiştirecek sistem" algısı ile "işin tekrarlı kısmını azaltacak yardımcı katman" anlatısı arasında ciddi fark var. Gerçekçi kurumlar, bu teknolojinin bazı görevleri azaltacağını kabul ederken yeni beceri ihtiyacını da açıkça tanımlıyor. Eğitim burada tek seferlik bir seminer olarak değil, rol bazlı bir adaptasyon programı olarak ele alınmalı. Bir satış ekibinin ihtiyacı ile hukuk ekibinin ihtiyacı aynı değil. Bir üretim tesisindeki vardiya yöneticisinin kullanacağı karar destek sistemi ile kurumsal iletişim ekibinin içerik üretim araçları da aynı eğitim çerçevesiyle yönetilemez. Şirketler en çok bu noktada zorlanıyor: Teknolojiyi ortaklaştırırken kullanım senaryolarını özelleştirmek gerekiyor. Yönetişim olmadan ölçekleme risk üretir Yapay zeka kullanımının artması, beraberinde kurumsal riskleri de büyütüyor. Hatalı çıktı, önyargılı karar, fikri mülkiyet ihlali, müşteri verisinin yanlış kullanımı ve regülasyon uyumsuzluğu artık teorik riskler değil. Özellikle finans, sağlık, savunma, enerji ve kamuya temas eden sektörlerde hata toleransı düşük. Bu nedenle yapay zeka yönetişimi, yalnızca hukuk departmanının kontrol listesine bırakılamaz. Şirketin hangi araçları kullanabileceği, hangi verilerin modele verilemeyeceği, hangi çıktılarda insan onayı gerekeceği ve hangi kararların tamamen otomatikleştirilemeyeceği açık kurallarla tanımlanmalı. İyi bir yönetişim yapısı, inovasyonu yavaşlatmak zorunda değil. Aksine, kuralları net olan kurumlar daha hızlı ilerliyor. Çünkü ekipler neyin serbest, neyin hassas, neyin yasak olduğunu bildiğinde deneme alanı daha güvenli hale geliyor. Hangi şirketler daha hızlı sonuç alıyor? Sektör farkı belirleyici olsa da yalnızca büyük ölçekli şirketler avantajlı değil. Hatta bazı orta ölçekli firmalar, daha az hiyerarşi ve daha net karar hatları sayesinde daha hızlı sonuç alabiliyor. Burada belirleyici olan bütçe büyüklüğünden çok operasyonel disiplin. Hızlı sonuç alan şirketlerde ortak bazı özellikler görülüyor. Öncelikle tek bir büyük dönüşüm vaadi yerine, sınırlı ama yüksek etkili kullanım alanları seçiliyor. İkinci olarak başarı kriteri en başta tanımlanıyor. Maliyet düşüşü mü hedefleniyor, çevrim süresi mi kısalacak, satış dönüşümü mü artacak? Üçüncü olarak pilot proje ile üretim ortamı arasındaki fark ciddiye alınıyor. Kurumsal hayatta pilotların başarılı, gerçek kullanımın zayıf kalmasının nedeni de burada yatıyor. Test ortamında çalışan model, saha gerçekliğinde veri akışı, kullanıcı alışkanlığı, sistem entegrasyonu ve güvenlik gereksinimleri nedeniyle aynı performansı vermeyebiliyor. Bu nedenle ölçekleme planı, pilot tamamlandıktan sonra değil, pilot başlarken düşünülmeli. Şirketlerde yapay zeka dönüşümü için gerçekçi yol haritası Kurumsal karar vericiler için en sağlıklı yaklaşım, yapay zekayı tek bir proje olarak değil, aşamalı bir dönüşüm portföyü olarak ele almak. İlk aşamada iş etkisi yüksek 2-3 kullanım alanı seçilmeli. Bu alanların veri uygunluğu, entegrasyon ihtiyacı ve hukuki riskleri birlikte değerlendirilmelidir. İkinci aşamada sahiplik netleşmeli. Her projenin bir iş birimi sponsoru, bir teknik sahibi ve bir risk sorumlusu olmalı. Sadece teknoloji ekibine bırakılan girişimler, iş sonuçları üretmekte zorlanır. Sadece iş birimi tarafında kalan projeler ise teknik sürdürülebilirlik sorunu yaşar. Üçüncü aşamada ölçümleme devreye girmeli. Yapay zekanın değeri genel memnuniyet cümleleriyle değil, somut göstergelerle izlenmeli. İşlem süresi, hata oranı, çalışan başına verim, müşteri yanıt süresi, kayıp önleme oranı veya teklif hazırlama hızı gibi göstergeler burada belirleyici olur. Son aşama ise kurumsallaşmadır. Başarılı bulunan kullanım alanları için politika, eğitim, güvenlik ve entegrasyon standartları oluşturulmadan yaygınlaşma sağlıklı olmaz. Bu noktada içerik üretiminden sektör analizine kadar karar vericilere düzenli bilgi akışı sağlayan yayın ekosistemleri de önemli hale geliyor. Özellikle iş dünyası ve teknoloji ekseninde uzmanlaşan platformlar, örneğin Kapsül Haber Ajansı gibi yapılar, kurumların dönüşümü yalnızca teknoloji haberi olarak değil, stratejik bir iş gündemi olarak takip etmesine katkı sunuyor. Beklenti yönetimi neden kritik? Yapay zekanın kurumsal etkisi yüksek, ancak her problemi çözen sihirli bir katman değil. Bazı süreçlerde dramatik verimlilik sağlar, bazı süreçlerde ise katkısı sınırlı kalır. Özellikle düşük hacimli, istisna oranı yüksek ve standardizasyonu zayıf işlerde beklenen fayda daha düşük olabilir. Benzer şekilde her şirketin olgunluk seviyesi farklıdır. ERP verisi güvenilir olmayan, süreçleri standartlaşmamış ve departmanlar arası sahiplik modeli zayıf olan bir kurum için ilk ihtiyaç ileri modelleme değil, temel dijital düzen olabilir. Bu durum yapay zekanın değerini azaltmaz; yalnızca sıralamayı değiştirir. Önümüzdeki dönemde şirketler arasındaki fark, kimlerin yapay zekayı daha erken denediğiyle değil, kimlerin onu kurumsal disiplinle yönettiğiyle açılacak. Teknolojiye hızla girmek avantaj sağlayabilir, fakat kalıcı üstünlük veri kalitesi, insan adaptasyonu ve karar mimarisi üzerinden kurulacak. Yapay zekadan gerçek değer üretmek isteyen kurumlar için asıl mesele başlamak değil, doğru yerden başlamaktır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.