Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ürün

Kapsül Haber Ajansı - Ürün haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ürün haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akbank’tan Tarımın Geleceğine Yatırım Haber

Akbank’tan Tarımın Geleceğine Yatırım

Bu alanda sağladığı finansmanı son bir yılda yaklaşık %55 artıran ve tarımda nakit akışını güçlendiren Banka, yatırım ve işletme sermayesi kredilerinden sürdürülebilir tarım finansmanına uzanan geniş ürün yelpazesiyle üreticilerin yanında yer aldı. Traktör ve tarımsal ekipman finansmanında da stratejik iş birliklerini pekiştiren Akbank, tarımı uçtan uca kapsayan çözümler sunmayı sürdürdü. Akbank, 2025 yılı boyunca Türkiye’nin farklı bölgelerinde düzenlenen ulusal ve bölgesel tarım fuarlarına katılarak tarım bankacılığı çözümlerini KOBİ’ler ile paylaştı. İzmir’den Konya’ya, Gaziantep’ten Bursa’ya uzanan geniş bir coğrafyada üreticilerle bire bir temas kuran Akbank, tarımın finansmanına güç katarken, sektör paydaşlarıyla iş birliklerine de ivme kattı. Fuar katılımları kapsamında Akbank; traktör, tarımsal ekipman ve işletme sermayesi kredilerinden sürdürülebilir tarım yatırımlarına, lisanslı depoculuk ve sigorta çözümlerinden modern tarım teknolojilerine kadar uzanan geniş ürün ve hizmet yelpazesini üreticilerle buluşturdu. Bu temaslarla, çiftçilerin gerçek ihtiyaçlarının yerinde dinlenmesi ve sahaya uygun finansman modellerinin geliştirilmesi hedeflendi. Hedeflerinin tarımın geleceğine yatırım yapmak olduğunu belirten Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, “Akbank olarak, tarımın stratejik öneminin bilinciyle çiftçilerimizin emeğini ve üretimini merkeze alan, tarımda uçtan uca her halkasına dokunan finansman modelleri geliştiriyoruz. 2025 boyunca katıldığımız tarım fuarları, üreticilerle bire bir temas kurmamıza, ihtiyaçlarını sahada dinleyerek çözüm üretmemize imkân sağladı. Tarım bankacılığı yaklaşımımızla, çiftçilerimizin finansmana erişimini kolaylaştıran yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunmaya, tarımın geleceğine uzun vadeli değer yaratacak şekilde yatırım yapmaya devam edeceğiz.” Akbank, 2025 yılı boyunca Türkiye’nin tarımsal üretim merkezlerinde düzenlenen önemli fuarlarda yer aldı. Yılın ilk döneminde İzmir ve Gaziantep’teki tarım fuarları ile başlayan saha buluşmaları, Konya, Sandıklı ve Yozgat gibi üretimin yoğun olduğu bölgelerde devam etti. Sonbahar döneminde Akşehir, Sivas, Dinar ve Bursa’da düzenlenen tarım fuarlarına katılan Akbank, yılı Antalya Tarım Fuarı ile tamamladı. Bu geniş coğrafi kapsama sahip fuar takvimi sayesinde Banka, farklı ihtiyaçlara sahip üreticilerle doğrudan temas kurarak tarımın sahadaki dinamiklerini yakından izleme ve çözümlerini yerinde anlatma imkânı buldu. Tarımın finansmanında güçlü büyüme Akbank tarım bankacılığındaki yenilikçi ve kapsayıcı yaklaşımıyla sektörün finansmanında önemli bir rol oynuyor. 2025 yılı sonu itibariyle bankanın toplam tarım kredisi bakiyesi son bir yılda yaklaşık %55 arttı. Traktör gibi tarımın gelişiminde kritik rol oynayan makinelerin finansmanı toplam bakiyenin yüzde 51’ini oluşturdu. Akbank, tarım bankacılığı alanında tohumdan gübreye, ilaçtan sulamaya kadar tüm tarımsal girdiler için hasat dönemine kadar geri ödemesiz işletme kredileri sunarken, traktör ve tarımsal ekipman alımlarında 60 aya varan vadelerle finansman sağlıyor. Dokuz farklı traktör markasıyla yapılan anlaşmalar kapsamında bayi destekli ve sıfır faizli seçenekler de üreticilere sunuluyor. Arsa, tarla ve bahçe alımlarında 7 yıla kadar vadeli krediler, sera yapımı ve modernizasyonu için uzun vadeli finansman çözümleri ile sürdürülebilir tarım yatırımları destekleniyor. Bunun yanı sıra, GES yatırımları, tarımsal amaçlı drone alımları, soğuk hava deposu gibi ihtiyaca özel projeler de esnek ödeme planlarıyla finanse edilirken; Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) kredileriyle ürünlerin lisanslı depolarda değerlendirilmesine olanak tanınıyor. TARSİM sigortalarıyla da doğal afet risklerine karşı çiftçilerin ürünleri güvence altına alınıyor. Akbank, tarım sektöründe çevresel, sosyal ve ekonomik dengeyi gözeten yaklaşımıyla üreticilerin sürdürülebilir büyümesini desteklemeyi ve Türkiye’de tarımın küresel rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.

Polisan Kansai Boya’dan Dış Ticarette “Şeffaflık ve Güven” Hamlesi! Haber

Polisan Kansai Boya’dan Dış Ticarette “Şeffaflık ve Güven” Hamlesi!

Şirket, tüm departmanları sürece dahil ederek özel bir ‘Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü Çalışma Komitesi’ kurdu; böylece standartların kontrolünü güçlendirdi, şirket içinde yüksek düzeyde farkındalık yarattı ve sürekli izlenebilirlik ile şeffaflığı kurumsal kültürünün temel unsurları haline getirdi. Polisan Kansai Boya’dan İhracatta Rekabet Gücünü Artıran Stratejik Adım Boya sektörünün lider markalarından ve 250’yi aşkın ürün çeşidiyle sektörün en geniş ürün yelpazesine sahip firmalarından biri olan Polisan Kansai Boya, ihracatta rekabet gücünü artıran önemli bir adım attı. Dış ticarette uluslararası güven göstergesi olarak kabul edilen Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü’ne (YYS) 2016 yılından bu yana sahip olan şirket, bu statünün korunmasına yönelik kapsamlı kriterler nedeniyle yeni bir yapılanmaya da gitti. Şirket genelinde Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü seferberliği Polisan Kansai Boya, mevzuatın gerektirdiği yüksek standartları kurum genelinde karşılamak amacıyla Uluslararası Yetkilendirilmiş Yükümlü Derneği (UYY) üyeliği doğrultusunda bir “Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü Çalışma Komitesi” oluşturdu. Sektörde örnek gösterilen bu yapılanmanın başkanlığına Satın Alma Müdürü Mehtun Öztürk, başkan yardımcılığına ise İhracat Operasyon Yöneticisi Seda Kanbak atandı. Burak Ekmekçioğlu: “Bu statü, itibarı, güvenilirliği ve sürdürülebilirliği simgeleyen bir prestij göstergesi.” Polisan Kansai Boya CEO’su Burak Ekmekçioğlu, kurdukları Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü Çalışma Komitesi ile standartları kontrol altına alarak şirket içinde farkındalık oluşturduklarını ve sürekli izlenebilirlik ile şeffaflık ilkelerini kurumsal kültürünün bir parçası haline getirdiklerini kaydetti. Bu statünün yalnızca bir belge değil; kurumsal itibarı, güvenilirliği ve sürdürülebilirliği simgeleyen önemli bir prestij göstergesi olduğunu vurgulayan Ekmekçioğlu, “İhracat, ithalat ve satın alma departmanlarımızın önderliğinde oluşturulan Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü Çalışma Komitesi ile düzenli olarak iç denetim ve mevzuata uyum ilgili eğitim faaliyetleri yürütüyoruz. Üretim tesisimizde ürün, belge ve süreç güvenliğini, gelişmiş kamera ve bilgi sistemleri ile sürekli olarak kontrol ediyor, kartlı geçiş sistemleri ile fiziksel alanlardaki yetkisiz geçişleri engelliyoruz. Tedarikçi ve taşeronlarla imzalanan taahhütnameler aracılığıyla da ürünlerimizin tedarik zinciri güvenliği sağlıyoruz” değerlendirmesini yaptı. Burak Ekmekçioğlu: “Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü sayesinde hız ve maliyet avantajı ile 7 gün 24 saat ihracat gerçekleştirebiliriz.” 26 ülkeye ihracat yapan ve ‘Turquality’ programına dahil olan markalar arasında yer alan Polisan Kansai Boya’nın Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü belgesi ile rekabet avantajı sağladığı alanlara değinen Ekmekçioğlu, “Gümrük kapılarında bu statüye sahip firmalara tanınan geçiş önceliği sayesinde, müşterilerimize daha hızlı, güvenli ve zamanında teslimat ayrıcalığı sunuyoruz. Böylece sağladığımız operasyonel hız ve maliyet avantajları ile 7 gün 24 saat ihracat gerçekleştirme kapasitesine sahibiz” diye konuştu. Endüstri 4.0 Altyapısı ile 540.000 Tonluk Üretim Kapasitesi GEBKİM’deki 142 bin metrekare arazi üzerine uluslararası standartlarda inşa edilen, EN 1090-2 belgesine sahip üretim tesislerinin çevre dostu ve sürdürülebilir üretim anlayışı doğrultusunda LEED Gold sertifikası ile tescillendiğini hatırlatan Polisan Kansai Boya CEO’su Burak Ekmekçioğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Endüstri 4.0 seviyesinde dijital altyapıya sahip, verimli ve yüksek kapasiteli tesisimizde tek vardiyada yıllık 180.000 ton, üç vardiyada ise toplam 540.000 ton boya üretim kapasitesine sahibiz. Bu üretim potansiyeliyle, yalnızca üç vardiya çalışmasıyla herhangi bir ek yatırım gerekmeksizin Türkiye’nin dekoratif boya ihtiyacının neredeyse tamamını karşılayabilecek düzeyde bir kapasiteye ulaştık. Güçlü dağıtım ağımız ve artan sevkiyat hacmimizle, Amerika’dan, Avrupa’ya uzanan 26 ülkede müşterilerimizin taleplerini karşılamayı sürdürüyoruz”dedi. Burak Ekmekçioğlu: “10.238 adet mevzuat hükmünün takip edilmesi ancak sistematik çalışmayla mümkün.” Sertifikanın kazanımının zor, kaybedilmesinin ise kolay olduğunu kaydeden Ekmekçioğlu, “Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsünü korumak için ise eğitimden denetime ve pek çok güncellemeye kadar 10.238 adet mevzuat hükmünün takip edilmesi ve karmaşık yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekiyor. Bu da ancak kurduğumuz komitedeki gibi kurumsal ve sistematik bir çalışmayla mümkün.” diye konuştu.

Siber Güvenliğin En Saygın Ödülleri İçin Geri Sayım Başladı Haber

Siber Güvenliğin En Saygın Ödülleri İçin Geri Sayım Başladı

Türkiye’nin en köklü siber güvenlik organizasyonlardan biri olan e-Safe’in Siber Güvenlik Ödülleri için geri sayım başladı. Bu yıl ikincisi verilecek sektörün en prestijli ödülleri için aday gösterme süreci 05-21 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Bu yıl da Türkiye’nin siber güvenlik ekosistemini desteklemeyi amaçlayan ödül programı; alanında katkılarıyla öne çıkan ürün/hizmet ve farkındalık yaratan çalışmaları ödüllendirecek. 2025 e-Safe Siber Güvenlik Ödül Töreni, önceki yıl olduğu gibi sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren, görünürlük ve prestij sağlayan güçlü bir platform sunacak. Ödüller için başvuru süreci 5-21 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Bu süreçte kurumlar, kendi geliştirdikleri ürün veya hizmetleri aday gösterebilir; aynı zamanda sektörde öne çıkan başka projeleri de önererek ekosistemin görünürlüğüne katkı sunabilecek. 3 ANA BAŞLIKTA ÖDÜL VERİLECEK Bu yıl ödüller; teknik hizmet sağlayıcılar, ürün ve çözüm kategorileri ile sektörel etki alanlarını kapsayan özel ödüller olmak üzere üç ana başlık altında verilecek. • Hizmet Sağlayıcılar: Olay müdahale merkezleri, yönetilen tehdit algılama servisleri, sızma testleri, kırmızı ekip uygulamaları ve adli bilişim hizmetleri. • Ürün ve Çözümler: Uç nokta koruma sistemleri, ağ güvenliği çözümleri, veri koruma teknolojileri, kimlik yönetimi araçları, izleme ve raporlama sistemleri, güvenlik politikası yönetimi, zafiyet tarama yazılımları, dosya güvenliği çözümleri, zararlı yazılım analiz sistemleri, SIEM/SOAR platformları ve tehdit istihbaratı hizmetleri. • e-Safe Özel Ödülleri: Sektörde yenilikçi yaklaşımlarıyla öne çıkan kişi ve projelere verilecek. ÖDÜLLER OCAK AYINDA SAHİBİNİ BULACAK Ödül töreni herkese açık oylama, e-Safe Değerlendirme Grubu ve e-Safe Jürisi çalışmalarıyla şekillenerek şeffaf bir süreç sonunda gerçekleşecek ve Türkiye’nin dijital güvenlik vizyonuna katkı sunan aktörler ödüllendirilecek. Bu aşamalar sonrasında 14 Ocak 2025 tarihinde düzenlenecek törenle ödüller sahiplerini bulacak. Başvuru koşulları ve detaylı bilgiye e-Safe’in resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.

Boreas Teknoloji ISK-SODEX 2025’te Yenilikçi Sistemleriyle Yoğun İlgi Gördü Haber

Boreas Teknoloji ISK-SODEX 2025’te Yenilikçi Sistemleriyle Yoğun İlgi Gördü

Bu yılki organizasyon, son dönemlerin en yüksek ve en verimli katılımına sahne olarak sektörün en başarılı fuarlarından biri olarak öne çıktı. ISK-SODEX 2025, geleceğin trendlerini şekillendiren ürün ve çözümlerin sergilendiği, bilgi paylaşımı ve iş birliği fırsatlarının öne çıktığı güçlü bir platforma dönüştü. Boreas Teknoloji, endüstriyel tesis ve konfor uygulamaları ile veri merkezlerine yönelik soğutma çözümleri sunarak dikkat çekti. Uzun yıllardır Samsung distribütörlüğünde yürüttüğü VRF sistem çözümleri başta olmak üzere, üç ana ürün grubunu fuarda sergileyen Boreas Teknoloji, 35.000 m²’lik üretim alanıyla Türkiye’deki en büyük tesislerden birine sahip. Yüksek üretim kapasitesi ve mühendislik gücüyle öne çıkan Boreas Teknoloji, yenilikçi ve özel tasarım ürünleriyle sektördeki konumunu pekiştirdi. Salon 4 - Stant D18’de yer alan şirket, üretim, sertifikasyon ve teknik mühendislik alanlarında fark yaratan yüksek teknolojili çözümleriyle katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Boreas Teknoloji Merkezi Sistemler Satış Müdürü Orhun Aksoy, fuarla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi “ISK-SODEX, HVAC&R sektörünün sadece bugününü değil, geleceğini de şekillendiren önemli bir buluşma noktası. Boreas Teknoloji olarak bu yıl da yüksek verimlilik, ileri teknoloji ve sürdürülebilirlik prensipleriyle geliştirdiğimiz çözümlerimizi tanıttık. Endüstriyel tesisler, merkezi sistem çözümleri, konfor uygulamaları, hassas iklimlendirme, veri merkezleri ve kritik tesisler için sunduğumuz soğutma odaklı sistemlerin yanı sıra, uzun yıllardır sürdürdüğümüz Samsung distribütörlüğündeki VRF sistem çözümlerimizle de geniş bir ürün yelpazesi sunduk. Projelerin türüne ve uygulama ihtiyaçlarına göre farklı senaryolara uygun, uçtan uca çözümler geliştirme hedefimizi fuar boyunca ziyaretçilerimizle paylaşma fırsatı bulduk. Böylece hem sektörün gelişen ihtiyaçlarına yanıt vermeyi hem de müşterilerimize, iş ortaklarımıza ve partnerlerimize daha fazla değer yaratmayı amaçladık.”dedi. Uluslararası hijyen standartları ve Boreas Teknoloji’nin sahip olduğu Eurovent Hijyen Sertifikası’nın sektöre kattığı değerden de bahseden Aksoy, “Eurovent Certification kapsamında gerçekleştirdiğim ‘Certification of Hygienic AHUs: Benchmark of Eurovent, VDI, and DIN’ başlıklı teknik sunumda katılımcılarla bir araya gelme fırsatı bulduk. Sunumda, hijyen standartlarının önemini ve bu alandaki sertifikasyon süreçlerinin sektöre sağladığı güveni paylaşarak katılımcıların konuyla ilgili farkındalığını artırmayı amaçladık” dedi. Fuar boyunca Boreas Teknoloji standını ziyaret eden katılımcılar, ürünlerin çalışma prensipleri ve uygulama alanları hakkında detaylı bilgi aldı. HVAC&R sektörünün geleceğini belirleyen teknolojilerin konuşulduğu ISK-SODEX 2025, Boreas Teknoloji için de sektörle bütünleşen vizyonunu ve yenilikçi yaklaşımını ortaya koyduğu bir etkinlik olarak hafızalarda kaldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NG Kütahya Seramik’ten Türkiye’de Bir İlk Haber

NG Kütahya Seramik’ten Türkiye’de Bir İlk

NG Kütahya Seramik, NG Stone markalı porselen slab ürünleriyle; tasarım, hijyen, sağlık, güvenilirlik ve yüksek kalite standartlarını karşılayan ürün ve markalara verilen uluslararası NSF (National Sanitation Foundation) Gıda Temas Sertifikası almaya hak kazandı. Dünyada yalnızca birkaç ülkede üretilebilen, 160x320 cm ebatlarındaki dünyanın en büyük seramiklerinden oluşan NG Stone serisi ürünleriyle NG Kütahya Seramik, Türkiye’de bu ölçekte gıda temas sertifikası alan ilk seramik markası oldu. Aynı zamanda bu belgeyi dünya genelinde almaya hak kazanan yalnızca 12 markadan biri olarak da dikkat çekiyor. Bu ölçekte hijyen sertifikalı ve gıda temasına uygun yüzey üretimi yapabilen firma sayısı ise dünyada yok denecek kadar az. NG Stone ürünleri; hijyen ve sağlığın öncelikli olduğu ev mutfakları, kafe ve restoranlar, oteller, hastaneler ve gıda üretim tesisleri gibi pek çok alanda, gıda ile doğrudan temasa uygunluğu tescillenmiş ürünler olarak güvenle kullanılabiliyor. Gıda temas sertifikası, bir ürünün yiyecek ve içeceklerle temas ettiğinde insan sağlığına zarar vermediğini, mikroorganizma barındırmadığını, toksik madde içermediğini ve kolay temizlenebilir olduğunu belgeliyor. Merkezi ABD’de bulunan NSF International, 75 yılı aşkın süredir dünya genelinde gıda ile temas eden ürünleri; hijyen, kimyasal uygunluk ve yapısal dayanıklılık gibi kriterler doğrultusunda detaylı testlerden geçirerek sertifikalandırıyor. NG Stone Serisinin Öne Çıkan Özellikleri Bakım ve Temizlik Kolaylığı: Gözeneksiz yapısı sayesinde bakteri ve mikroorganizma barındırmaz. Temizlik için kimyasal kullanmaya gerek kalmadan, nemli bir bezle silmek yeterlidir. Gıda Temasına Uygun: Yüzeyi tamamen hijyeniktir. Kesme tahtasına ihtiyaç duymadan doğrudan slab yüzeyde sebze doğranabilir, hamur açılabilir, meyve dilimlenebilir. Bakteri riski oluşturmaz. Leke Tutmaz: Çay, kahve, zeytinyağı, limon suyu gibi asidik veya yağlı maddeler yüzeye işlemez. Su emme oranı sıfırdır, bu da kalıcı leke oluşumunu engeller. Yüksek Isıya Dayanıklı: Fırından çıkan tepsi, kızgın tava ya da doğrudan ateş (örneğin pürmüz) slab yüzeye zarar vermez. Deformasyon, çatlama veya yanma oluşturmaz. Kimyasallara Dayanıklı: Yoğun temizlik maddeleri ve asitli yüzey temizleyiciler slab yüzeye zarar vermez. Endüstriyel mutfaklar için uygundur. Çizilmeye Dayanıklı: Sert ve yoğun yapısı sayesinde bıçak darbeleri veya sürtünmelere karşı çizilmez. Bu sayede uzun yıllar boyunca estetik görünümünü korur

Otokar Abu Dabi'de ürünlerini tanıtacak Haber

Otokar Abu Dabi'de ürünlerini tanıtacak

Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, Türk savunma sanayisini uluslararası arenada başarıyla temsil etmeye devam ediyor. Dünya çapında 40'tan fazla ülkede 33.000'i aşkın askeri aracı aktif görevde olan Otokar, kara araçlarındaki gücünü bu kez IDEX'te sergileyecek. Bu yıl 17-21 Şubat tarihlerinde Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenecek olan IDEX Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı'nda Otokar, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilere kara sistemlerindeki ürün ve kabiliyetlerini tanıtacak.  Abu Dabi Ulusal Sergi Merkezi’nde (ADNEC) 5 gün sürecek IDEX 2025’te Otokar standında, COBRA II 4x4 Taktik Tekerlekli Zırhlı Aracı 12.7 mm KESKİN Kule ile, ARMA 6x6 Zırhlı Muharebe Aracı 25 mm MIZRAK Kule sistemiyle, ARMA 8x8 ve ARMA II 8x8 Zırhlı Muharebe Araçları 30 mm MIZRAK Kule sistemiyle ve TULPAR Modüler Zırhlı Paletli Aracı ise 120 mm HITFACT MkII Leonardo Kule ile sergilenecek. Ayrıca fuarda, EDGE Grubu ve Otokar ortak girişimi olan Al Jasoor firması standında, Otokar ve Al Jasoor uzmanlığı ile üretilen RABDAN 8x8 Zırhlı Kurtarıcı aracı da ilk defa sergilenerek ziyaretçilerin ilgisine sunulacak. KÖRFEZ BÖLGESİNDE ÇEYREK ASIRLIK TECRÜBE Otokar için Körfez Bölgesi’nin büyük bir öneme sahip olduğunu belirten Otokar Genel Müdürü Aykut Özüner, "Ürün gamımızda bulunan farklı model araçlar 2000 yılından bu yana Ortadoğu ve Körfez Bölgesi'nde farklı kuvvetlerde başarıyla hizmet veriyor. Kullanıcılarımızla daha yakın temas kurabilmek ve ihtiyaçlarına hızlı yanıt verebilmek için 2016 yılında Abu Dabi merkezli Otokar Land Systems şirketimizi kurduk. Bu girişimimizle, bölgedeki varlığımızı daha da güçlendirdik" dedi. "YENİ İŞ BİRLİKLERİNE AÇIĞIZ" Otokar’ın bölgede önemli işlere imza attığını belirten Otokar Askeri Araçlar Genel Müdür Yardımcısı Sedef Vehbi, "2017 yılında, dönemin en büyük ve en önemli 8x8 taktik tekerlekli zırhlı araç sözleşmesini BAE ile imzaladık ve teslimatları başarıyla tamamladık. Üstün tasarım, test ve üretim kabiliyetlerimiz sayesinde, kullanıcılarımızın sürekli değişen gereksinim ve ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilme yeteneğine sahibiz. Otokar, günümüzde teknoloji transferi ve yerel üretim kabiliyetiyle de ön plana çıkıyor. Ülkelerin ihtiyaçlarına en iyi şekilde cevap vermek üzere teknoloji transferi, yerel üretim ve ortak projeler geliştirme gibi iş birliklerine her zaman açığız. IDEX süresince mevcut kullanıcılarımızla olan iş birliklerimizi geliştirip, yenilerini eklemeyi hedefliyoruz" açıklamasını yaptı. TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK KARA ARAÇLARI İHRACATÇISI Otokar, 2024 finansal sonuçlarıyla SSI (Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği) tarafından kara araçları ürün grubunda Türkiye’nin en büyük ihracatçısı seçildi. Uzun yıllardır NATO ve Birleşmiş Milletler’in önde gelen kara sistemleri tedarikçileri arasında yer alan Otokar’ın araçları Türkiye’de ve dünyanın çeşitli bölgelerinde, farklı iklim ve coğrafyalarda, muharebe koşullarından barış güçleri hizmetlerine kadar en zorlu arazilerde yüksek performans ve güvenlik sunuyor. En kritik görevlerde yer alıp, ihtiyaç duyulan desteği sağlıyor. Dünyanın dört bir yanında elde ettiği deneyimleri, araç geliştirme çalışmalarına yansıtan Otokar, mühendislik kabiliyetleriyle günümüzün ve geleceğin güvenlik tehditlerini karşılayacak çözümler üretiyor.  Otokar’ın IDEX 2025’te sergileyeceği araçlar, üstün beka kabiliyeti, görev esnekliği ve çok yönlülükleri ile dikkat çekiyor. Otokar standında yer alacak araçlar ve özellikleri ise şöyle: HER GÖREVE UYUM SAĞLAYAN MODÜLER GÜÇ: COBRA II Dünyada 20’den fazla son kullanıcıda aktif görev yapan COBRA II 4x4 taktik tekerlekli zırhlı aracı yüksek koruma ve taşıma seviyesi ve büyük iç hacmi ile öne çıkıyor. Üstün hareket kabiliyetinin yanı sıra komutan ve sürücü dahil 10 kişilik personel taşıma kapasitesine sahip COBRA II, balistik, mayın ve EYP tehditlerine karşı üstün koruma özelliği sayesinde üst düzey güvenlik sunuyor. En zorlu arazi ve iklim koşullarında yüksek performans sağlayan COBRA II ihtiyaç duyulan farklı görevlere kusursuz uyum sağlıyor. Geniş silah entegrasyon ve görev donanım ekipman opsiyonları sayesinde özellikle tercih edilen COBRA II, sahip olduğu modüler yapı sayesinde personel taşıyıcı, silah platformu, kara gözetleme radarı, KBRN keşif aracı, komuta kontrol aracı ve ambulans olarak görev alabiliyor. COBRA II, IDEX 2025'te 12.7 mm Keskin Kule ile yer alıyor. ÇOK TEKERLEKLİ MODÜLER ZIRHLI: ARMA Otokar'ın yüksek taktik ve teknik özelliklere sahip çok tekerlekli modüler zırhlı aracı ARMA, iki farklı modeliyle sergileniyor. Üstün hareket kabiliyeti, yüksek mayın, balistik koruma özelliğinin yanı sıra orta ve yüksek kalibre silah sistemi entegrasyonu opsiyonları bulunan ARMA, en zor arazi ve iklim koşullarında, barış koruma ve insani yardım operasyonlarında hizmet veriyor. Amfibik opsiyonu da bulunan ARMA, yüksek muharebe ağırlığı ve geniş iç hacmi ile dikkat çekiyor. İhtiyaçlar doğrultusunda farklı silah ve kule sistemleri ile donatılabilen ARMA ailesi; zırhlı personel taşıyıcı, zırhlı muharebe aracı, komuta kontrol, KBRN keşif aracı gibi farklı görevlerde kullanılabiliyor. Otokar'ın IDEX 2025 standında ARMA 6x6 aracı 25 mm Mızrak Kule, ARMA 8x8 ise 30 mm Mızrak Kule ile sergileniyor. ASİMETRİK TEHDİTLERE GÜÇLÜ ÇÖZÜM: ARMA II Otokar’ın günümüzde sıkça rastlanan asimetrik tehditleri de göz önüne alarak geliştirdiği ARMA II 8x8, dünyada kendi sınıfındaki en yüksek balistik, mayın ve el yapımı patlayıcı (EYP) korumasını, yüksek arazi kabiliyetiyle birlikte optimum şekilde sunuyor. 40 ton azami yüklü ağırlığa sahip araç muharebe koşullarında daha fazla taşıma kapasitesi, daha fazla koruma özelliklerinin yanı sıra 120mm kalibreye kadar ağır silah sistemlerinin entegrasyonuna imkân veriyor. Yüksek teknolojiye sahip bir araç olan ARMA II’de 6 silindirli, turbo dizel, 720 BG gücünde motor yer alıyor. Üç yıllık çalışma sürecinin ardından tüm testleri başarıyla geçen ARMA II, zırhlı muharebe aracından zırhlı personel taşıyıcıya; komuta kontrol aracından hava savunma  görevlerine kadar pek çok farklı göreve uygun bir platform sunuyor. Büyütülebilen gövde ana yapısının sağladığı ilave hacim ile hem bakım-onarım hem de ambulans gibi çeşitli görevleri de yerine getirebilen sınıfının en üstün aracı olma özelliğini taşıyor. IDEX 2025'te ARMA II, 30 mm Mızrak Kule ile yer alıyor. YENİ NESİL ZIRHLI MUHAREBE ARACI: TULPAR  Otokar’ın TULPAR Modüler Zırhlı Paletli Aracı, hareket kabiliyeti, yüksek ateş gücü ve beka özellikleri ile dikkat çekiyor. 28.000 kg ile 45.000 kg arasında genişleme potansiyeline sahip modüler tasarımı, farklı konfigürasyonlar için ortak gövde yapısı ve alt sistemler kullanılmasını sağlıyor. En sert iklim koşullarında ve ağır arazi şartlarında test edilen TULPAR, üstün balistik ve mayın korumasına sahip. 120 mm’ye kadar yüksek ateş gücü gerektiren görevlerde etkin çözümler sunan TULPAR, üstün hareket kabiliyeti sayesinde Ana Muharebe Tanklarının ağırlıkları nedeniyle görev yapamadığı dar sokaklar, hafif köprüler ve ağaçlık arazilerde de görev yapabiliyor. TULPAR, IDEX 2025’te 120 mm Leonardo Kule ile sergileniyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.