Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ürün Çeşitliliği

Kapsül Haber Ajansı - Ürün Çeşitliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ürün Çeşitliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İngiltere, Romanya Ve Fas’tan Alıcılar İzmir’de Türk Mobilya Sektörüyle Buluştu Haber

İngiltere, Romanya Ve Fas’tan Alıcılar İzmir’de Türk Mobilya Sektörüyle Buluştu

Türk mobilya sektörünün ihracatını artırmak, firmaların yeni pazarlara erişimini kolaylaştırmak ve uluslararası alıcılarla doğrudan ticari bağlantılar kurulmasını sağlamak amacıyla sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetlerine ağırlık veren Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, yeni bir Alım Heyeti Organizasyonuna ev sahipliği yaptı. Ege İhracatçı Birlikleri’nde, Ticaret Bakanlığı desteğiyle gerçekleştirilen organizasyon kapsamında İngiltere, Romanya ve Fas’tan 3 yabancı alıcı firma, İzmir’de 18 Türk mobilya firmasıyla bir araya geldi. Büyük buluşmada 60 ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi. Heyete Fas’tan ev mobilyası alanında faaliyet gösteren bir firma, İngiltere’den özellikle otel ve proje mobilyaları alanında çalışan bir alıcı, Romanya’dan ise ev ve dış mekân mobilyaları üzerine faaliyet gösteren bir firma katıldı. Böylece Türk firmalarının hem perakende kanalında hem de otel, proje ve dış mekân gibi farklı kullanım alanlarında yeni ticari bağlantılar geliştirmesine zemin hazırlandı. Gürle: “Yaklaşık 17 milyar dolarlık ithalat pazarını hedefliyoruz” Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, alım ve ticaret heyetlerini sektörün ihracat kapasitesini artırmada en etkili araçlardan biri olarak gördüklerini söyledi 2025 yılı verilerine göre İngiltere, Romanya ve Fas’ın 94 faslı kapsamındaki toplam ithalatının yaklaşık 16,9 milyar dolar seviyesinde olduğuna dikkati çeken Gürle, şöyle devam etti: “İngiltere yaklaşık 13,8 milyar dolarlık mobilya ithalatıyla dünyanın önemli mobilya ve ilgili ürün pazarlarından biri. Romanya’nın ithalatı 2,16 milyar dolar, Fas’ın ithalatı ise yaklaşık 1 milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda. Özellikle Fas’ın ithalatı 2025 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 26 arttı. Romanya’da yüzde 6, İngiltere’de ise yüzde 4,7 civarında bir artış söz konusu. Dolayısıyla karşımızda toplam büyüklüğü 17 milyar dolara yaklaşan ve Türk mobilya sektörü açısından ciddi fırsatlar barındıran üç pazar bulunuyor. Bu pazarların üçüne de geçtiğimiz yıllarda sektörel ticaret heyetleri yapmıştık. Bu pazarlara yönelik pazarlama faaliyetlerimiz ilerleyen yıllarda da sürecek.” Hedefimiz 5 yıl sonunda 1 milyar dolar ihracat hacmine ulaşmak Gürle, Türkiye’nin söz konusu pazarlara ihracatında da önemli bir hacme ulaştığını belirterek, “2025 yılında 94 faslı kapsamındaki mobilya ihracatımız İngiltere’ye yaklaşık 156,6 milyon dolar, Romanya’ya 212,3 milyon dolar, Fas’a ise 99,2 milyon dolar oldu. Üç ülkeye toplam ihracatımız yaklaşık 468 milyon dolar seviyesinde. Ege İhracatçı Birlikleri üyelerinin aynı dönemde bu üç ülkeye ihracatı ise yaklaşık 14 milyon dolar olarak gerçekleşti. Egeli ihracatçılarımızın Romanya’ya ihracatı 7,3 milyon dolar, İngiltere’ye 4,3 milyon dolar, Fas’a ise 2,5 milyon dolar seviyesinde. Alım ve ticaret heyetlerimizle Türk mobilya sektörünün bu üç ülkedeki ihracatının 2026 yılı sonunda 500 milyon dolara, önümüzdeki 5 yıllık vadede 1 milyar dolara çıkmasını sağlamak istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Doğru alıcıyla doğru ihracatçıyı buluşturuyoruz” Türk mobilya sektörünün ürün çeşitliliği, üretim kabiliyeti ve farklı müşteri segmentlerine cevap verebilme gücünün önemli bir avantaj olduğuna vurgu yapan Gürle, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birlik olarak sadece çok sayıda görüşme yapılmasını değil, doğru alıcının doğru ihracatçıyla bir araya gelmesini önemsiyoruz. Bu nedenle alıcıların faaliyet alanları ve satın alma ihtiyaçlarıyla Türk firmalarımızın ürün gruplarını mümkün olduğunca örtüştüren bir görüşme programı oluşturduk. Alım heyetlerinin gerçek başarısını, görüşme sayısından ziyade bu temasların siparişe ve sürdürülebilir ticari ilişkilere dönüşmesi belirliyor.” Güngör: “Türk firmalarının yoğun ilgisi bu organizasyonlara duyulan ihtiyacı gösteriyor” Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör ise Türk mobilya firmalarının alım heyetine yoğun ilgi gösterdiğini belirtti. Güngör, “İngiltere, Romanya ve Fas farklı özelliklere sahip üç önemli pazar. İngiltere’de otel, proje ve kontrat mobilyalarında önemli fırsatlar bulunurken, Romanya coğrafi yakınlığı ve büyüyen ithalatıyla dikkat çekiyor. Fas ise son yıllarda hızla büyüyen ithalatı ve Türk ürünlerine olan ilgisiyle öne çıkıyor. Heyete katılan yabancı firmaların da ev mobilyasından otel ve proje mobilyalarına, dış mekân ürünlerinden farklı yaşam alanlarına yönelik ürünlere kadar geniş bir satın alma profili bulunuyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğu ve Güneydoğu’nun Turizm Gücü Birlikte Büyüyecek Haber

Doğu ve Güneydoğu’nun Turizm Gücü Birlikte Büyüyecek

Turizmi 81 ile ve yılın 12 ayına yaymayı hedeflediklerini belirten Ersoy, bölgedeki turizm ürünlerinin doğru şekilde birbirleriyle ilişkilendirilmesiyle ziyaretçilerin kalış süresinin ve turizmden elde edilen katma değerin artırılabileceğini vurguladı. TGA’nın küresel tanıtım gücünün Anadolu’nun henüz yeterince keşfedilmemiş değerleri için de kullanıldığını kaydeden Ersoy, beş şehrin ulusal ve uluslararası görünürlüğünü daha da artırmak istediklerini açıkladı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın turizm geleceğinin değerlendirildiği Bölgesel Turizm Çalıştayı düzenlendi. Elazığ’da gerçekleştirilen ve beş şehrin sahip olduğu turizm değerlerinin ortak bir vizyonla ele alındığı çalıştayın açılışında konuşan Bakan Ersoy, turizmde “birlikteliğin gücünü” harekete geçirdiklerini ifade ederek artık yalnızca tek bir destinasyonu tanıtmanın yeterli olmadığına dikkati çekti. Programda Adıyaman Valisi Abdullah Küçük, Bingöl Valisi Dr. Cahit Çelik, Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Malatya Valisi Seddar Yavuz ve Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu da yer aldı. 81 İlde 12 Ay Turizm Hedefi Türkiye’yi dünya turizminde hak ettiği zirveye taşımak için çalıştıklarını belirten Bakan Ersoy, temel hedeflerinin turizmi ülkenin 81 iline ve yılın 12 ayına yaymak, ürün çeşitliliğini artırmak, ziyaretçilerin Türkiye’de daha uzun süre kalmasını sağlamak ve turizmin oluşturduğu ekonomik ve sosyal değerden şehirlerin daha fazla pay almasını temin etmek olduğunu söyledi. Bugünün ziyaretçisinin bir şehri görmekten çok bir deneyim yaşamak istediğini belirten Ersoy; bir bölgenin tarihini keşfetmek, mutfağını tanımak, doğasını deneyimlemek ve kültürünü hissetmek isteyen ziyaretçilere tek bir seyahat rotası içerisinde bütüncül bir deneyim sunulması gerektiğini kaydetti. Bakan Ersoy şöyle devam etti: “Dolayısıyla bizim de ziyaretçiye yalnızca gidilecek yerler değil, takip edilecek rotalar; yalnızca görülecek mekânlar değil, yaşanacak hikâyeler sunmamız gerekiyor.” Beş Şehir, Birbirini Tamamlayan Büyük Bir Turizm Coğrafyası Çalıştayın kapsadığı Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın birbirinden farklı ancak birbirini tamamlayan güçlü turizm değerlerine sahip olduğunu belirten Ersoy, beş şehrin yalnızca ayrı ayrı destinasyonlar olarak değil, birbirini tamamlayan büyük bir turizm coğrafyasının parçaları olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Adıyaman’ın Nemrut Dağı Ören Yeri, Perre Antik Kenti ve Cendere Köprüsü başta olmak üzere tarihî ve kültürel mirasıyla dünya ölçeğinde bir değere sahip olduğunu ifade eden Ersoy, Malatya’nın ise UNESCO Dünya Mirası ilan edilen Arslantepe Höyüğü, Eski Malatya surları, coğrafi işaretli gastronomisi, doğası ve yerel yaşam kültürüyle güçlü bir turizm potansiyeli taşıdığını kaydetti. Elazığ’ın UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki tarihî Harput Kenti, Hazar Gölü, Buzluk Mağarası, zengin mutfağı ve köklü kültürel mirasıyla bölgenin önemli destinasyonlarından biri olduğunu belirten Ersoy; Tunceli’nin Munzur Vadisi Milli Parkı, Ovacık Gözeleri, doğası ve outdoor turizm imkânlarıyla öne çıktığını söyledi. Bingöl’ün ise Yüzen Adalar’dan Hesarek Kayak Merkezi’ne, termal kaynaklarından yaylalarına ve henüz yeterince keşfedilmemiş değerlerine kadar önemli bir gelişim potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. 5 İlde 130 Tesis, 11 Bin 222 Yatak Her şehrin sahip olduğu farklı turizm ürünlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ersoy, asıl meselenin bu değerlerin doğru şekilde ürünleştirilmesi ve birbirleriyle ilişkilendirilmesi olduğunu söyledi. Bu sayede ziyaretçilerin bölgede kalış süresinin uzatılabileceğini, turizmden elde edilen katma değerin artırılabileceğini ve bu değerin daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceğini ifade eden Ersoy, beş ilde toplam 130 konaklama tesisi ve 11 bin 222 yatak kapasitesi bulunduğunu açıkladı. Önümüzdeki dönemde mevcut kapasitenin daha etkin kullanılması ve turizm hareketliliğinin gelişmesine paralel olarak nitelikli yatırımların önünün açılması gerektiğini belirten Ersoy, bir destinasyonu turizm merkezi hâline getiren unsurun yalnızca konaklama yatırımları olmadığının altını çizdi. Ulaşımdan gastronomiye, çevre düzenlemesinden destinasyon yönetimine, kültür varlıklarının korunmasından nitelikli insan kaynağına, tanıtımdan ziyaretçi deneyimine kadar bütün unsurların birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Kamu, Özel Sektör, Akademi ve Sivil Toplum Aynı Masada Turizmde başarıyı merkezi yönetimin tek başına gerçekleştireceği bir hedef olarak görmediklerini belirten Bakan Ersoy; valiliklerin, belediyelerin, üniversitelerin, kalkınma ajanslarının, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel paydaşların sürecin içerisinde olması gerektiğini ifade etti. Bakanlık tarafından başlatılan İl Tanıtım ve Geliştirme Programı’nın da bu anlayışla yürütüldüğünü söyleyen Ersoy, beş ilde TGA koordinasyonunda oluşturulan kurullar aracılığıyla kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerinin aynı masa etrafında buluşturulduğunu bildirdi. TGA 200’den Fazla Ülkede Türkiye’yi Tanıtıyor Turizmde diğer önemli başlığın tanıtım olduğunu belirten Ersoy, Türkiye’nin 2019 yılında kurulan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla 200’den fazla ülkede reklam, tanıtım, ağırlama ve PR faaliyetleri gerçekleştirdiğini söyledi. Türkiye’nin dünyanın açık ara en fazla ve en yoğun tanıtım yapan ülkesi konumuna geldiğini ifade eden Ersoy, 2026 yılının ilk 6 ayında 25,8 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yapıldığını ve turizm gelirinin 25,7 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Türkiye’nin turizm vizyonunun yalnızca ziyaretçi sayıları veya turizm gelirleri üzerinden değerlendirilmediğini belirten Ersoy; tarih, kültür, arkeolojik miras, gastronomi, doğa, inanç merkezleri, yaylalar, göller, dağlar ve geleneksel yaşam kültürünün Türkiye’ye büyük bir ürün çeşitliliği sunduğunu söyledi. Ersoy, çalıştayın temel nedeninin de bu zenginliği daha güçlü bir turizm değerine dönüştürmek olduğunu vurguladı. Beş Şehrin Dünyadaki Görünürlüğü Artırılacak TGA’nın tanıtım gücünü Türkiye’nin dünyada zaten bilinen destinasyonlarının yanında Anadolu’nun henüz yeterince keşfedilmemiş değerleri için de kullandıklarını belirten Bakan Ersoy, Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın ulusal ve uluslararası görünürlüğünü daha da artırmak istediklerini söyledi. Dijital iletişimden sosyal medyaya, uluslararası PR faaliyetlerinden içerik çalışmalarına kadar farklı mecralarda bu şehirleri anlatmaya devam edeceklerini ifade eden Ersoy, GoTürkiye mecraları ve şehirler için oluşturulan sosyal medya hesaplarında beş ille ilgili paylaşımlar yapıldığını kaydetti. CNN International, Euronews, BBC International ve Al Jazeera gibi global haber kanallarıyla gerçekleştirilen iş birlikleriyle Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki turizm değerlerinin tanıtımına da katkıda bulunulduğunu belirtti. 8 Mini Diziyle 9 Milyardan Fazla Gösterim Geçen yıldan itibaren hayata geçirilen “Mini Dizi Tanıtım Stratejisi”ne de değinen Bakan Ersoy, Haziran 2025’te Antalya Gambit ile başlayan mini dizi iletişimleri kapsamında toplam sekiz mini dizinin yayımlandığını açıkladı. Bu çalışmalarla 9 milyardan fazla gösterim ve 5,5 milyar izlenmeye ulaşıldığını belirten Ersoy, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tanıtımına katkıda bulunan Whisper of Origins isimli dizinin temmuz ayında yayına girdiğini, Doğu Anadolu Bölgesi’ni konu alacak dizi için de planlamaların yapıldığını söyledi. “Şehirlerimizi Birbirlerinin Rakibi Olarak Görmüyoruz” Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’yı sahip oldukları değerlerle Türkiye’nin turizm haritasında çok daha güçlü bir konuma taşımak istediklerini söyledi. Ersoy şöyle konuştu: “Şehirlerimizi birbirlerinin rakibi olarak değil, birbirlerinin gücünü artıran destinasyonlar olarak görüyoruz. Bunu başardığımızda sadece ziyaretçi sayısını artırmış olmayacağız. Turizmi şehirlerimiz için daha güçlü bir ekonomik değer, gençlerimiz için yeni bir istihdam alanı, yerel üreticilerimiz için yeni bir pazar ve kültürel mirasımızın korunması için sürdürülebilir bir kaynak hâline getirmiş olacağız.” Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak şehirlerin ve sektörün yanında olmaya devam edeceklerini belirten Ersoy, TGA’nın tanıtım gücü, Bakanlığın kültür ve turizm politikaları ve yerel paydaşların katkısıyla bölgenin sahip olduğu potansiyelin daha ileriye taşınacağına inandığını ifade etti. Bakan Ersoy, çalıştaya katkı sunan AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı başta olmak üzere kurumlara, sektör temsilcilerine, akademisyenlere ve paydaşlara teşekkür ederek buradan çıkacak fikirlerin yeni projelere, yeni rotalara ve güçlü iş birliklerine dönüşmesini temenni etti. Ersoy, beş şehrin sahip olduğu değerlerin ortak bir vizyonla buluşturulması hâlinde bu coğrafyanın Türkiye turizminin yeni çekim merkezlerinden biri olacağına yürekten inandığını belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Keskinoğlu, Foodist 2026’da Yerini Almaya Hazırlanıyor Haber

Keskinoğlu, Foodist 2026’da Yerini Almaya Hazırlanıyor

Fuar boyunca standında özel tadımlar gerçekleştirecek olan Keskinoğlu, hem pastörize yumurtanın farklı kullanım alanlarına hem de ileri işlem ürünleriyle sunduğu lezzet alternatiflerine dikkat çekecek. Türkiye’nin en köklü beyaz et ve lider yumurta üreticisi Keskinoğlu, gıda sektörünün önemli buluşma noktalarından Foodist 2026’da yerini almaya hazırlanıyor. 1–4 Eylül 2026 tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek fuara 63 metrekarelik standıyla katılacak olan Keskinoğlu, sevilen ürünlerini farklı kullanım alanları ve tadım deneyimleri eşliğinde ziyaretçilerin beğenisine sunacak. Pastörize likit yumurtayla farklı kullanım alanlarına dikkat çekilecek Keskinoğlu’nun fuardaki standında öne çıkacak ürünlerinden biri pastörize likit yumurta olacak. Mutfaktaki kullanım çeşitliliğini ve sunduğu alternatifleri ziyaretçilere doğrudan deneyimletmek amacıyla mousse, mayonez gibi hazırlanması zor ve her zaman aynı başarının zor elde edildiği lezzetler, pastörize sıvı yumurta ile hazırlanarak tadıma sunulacak. Böylece ürünün yalnızca geleneksel kullanım alanlarıyla sınırlı olmadığı, farklı reçetelerde de değerlendirilebildiği uygulamalı olarak gösterilecek. İleri işlem ürünleri tadımlarla keşfedilecek Keskinoğlu, ileri işlem ürün grubunda da geniş ürün çeşitliliğini Foodist ziyaretçileriyle buluşturacak. Gusto Serisi ürünlerinin yanı sıra fileto etinden yapılmış doğal meşe odunları ile tütsülenmiş sosis ve kas eti kaplamalı ürünlerden Fileturka, Mexico Shots ve Çıtır Bonfile de stantta gerçekleştirilecek tadımlarla ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Ürün çeşitliliği ve deneyim odaklı yaklaşım Keskinoğlu, Foodist 2026 katılımıyla ürün portföyünü sektör profesyonelleri ve ziyaretçilerle buluştururken, tadım deneyimini de fuar iletişiminin merkezine taşıyacak. Pastörize likit yumurtadan ileri işlem ürünlerine uzanan farklı ürün gruplarının aynı alanda deneyimlenebileceği Keskinoğlu standı, markanın farklı kullanım alanlarına yönelik ürün çeşitliliğini ortaya koyacak. Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı, Türkiye’nin en büyük gıda fuarı olmanın ötesinde, uluslararası ticaretin merkez üssü olmayı hedefleyen bir platform olarak konumlanıyor. Türkiye Gıda Platformu iş birliğiyle düzenlenen fuar; gıda ve içecek sektöründeki üreticileri, profesyonel yabancı alıcıları ve ziyaretçileri aynı çatı altında buluşturuyor. 150’nin üzerinde ülkeden alım heyetinin, 2.000’in üzerinde profesyonel yabancı alıcının ve 70.000’in üzerinde yerli ve yabancı ziyaretçinin ağırlanmasının öngörüldüğü fuarda verimli ticari bağlantılar ve birebir görüşmeler kurulması hedefleniyor. Fuar kapsamında, yurt içinden ve yurt dışından farklı tüketici beklentilerine yönelik geliştirilen ürünlerin bir arada sergileneceği Keskinoğlu standında, ziyaretçiler ürünleri yalnızca görmekle kalmayacak, farklı lezzetlerin tadına bakarak ürün portföyünü yakından tanıma imkânı da elde edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA Portföy’e Yeni Bir Ödül Daha Haber

Garanti BBVA Portföy’e Yeni Bir Ödül Daha

Geniş fon evreni, yenilikçi ürün stratejisi ve yatırımcı odaklı yaklaşımıyla güçlü seyrini sürdüren Garanti BBVA Portföy, son dönemde özellikle teknoloji temalı fonların performansıyla dikkat çekiyor. Garanti BBVA Portföy, uluslararası finans dünyasının saygın yayınlarından Global Banking & Finance Review tarafından düzenlenen 2026 ödüllerinde “Türkiye’nin En İyi Portföy Yönetim Şirketi 2026” ödülüne layık görüldü. Yatırım fonlarındaki ürün çeşitliliği, yenilikçi ürün stratejisi, yatırımcı odaklı hizmet modeli ve erişilebilirlik gibi öne çıkan kriterler doğrultusunda değerlendirilen Garanti BBVA Portföy, aynı ödülü 2025 yılının ardından 2026 yılında da kazanarak bu başarıya üst üste ikinci kez imza attı. “Yatırımcılarımızı geleceğin temalarıyla buluşturuyoruz.” Garanti BBVA Portföy Genel Müdürü Eyüp Gülsün, ödüle ve şirketin performansına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Global Banking & Finance Review 2026 ödüllerinde üst üste ikinci kez ödül almamız, Garanti BBVA Portföy’ün güçlü marka değerinin, güvenilirliğinin ve uluslararası ölçekteki başarısının önemli bir göstergesi. Yatırımcılarımızın farklı beklenti ve finansal hedeflerine yanıt verebilecek geniş bir fon evreni sunuyor; ürün çeşitliliğimiz, yenilikçi yaklaşımımız ve yatırımcı odaklı hizmet modelimizle birikimlerini profesyonel yönetim anlayışıyla değerlendirmelerine katkı sağlıyoruz. Son dönemde özellikle yapay zekâ, yarı iletkenler ve blockchain gibi alanlar küresel piyasalarda öne çıkarken teknoloji sektörüne yönelik yatırımcı ilgisi de artış gösteriyor. Biz de Garanti BBVA Portföy olarak, piyasaları yakından takip eden uzman kadromuzla teknoloji temasına odaklanan fonlarımızı titizlikle yönetiyor; yatırımcılarımızı geleceğin büyüme potansiyeli taşıyan fonlarımızla buluşturmayı sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de yatırımcılarımızın birikimlerine değer katmak, sürdürülebilir performans sunmak ve yenilikçi yatırım çözümleri geliştirmek için çalışmaya devam edeceğiz.” *Global Banking & Finance Review 2026 ödüllerinde yatırım fonları çeşitliliği ile yenilikçi ürün stratejisi, yatırımcı odaklı hizmet modeli ve kolay erişilebilirlik gibi öne çıkan veriler esas alınarak portföy yönetimi sektöründe Garanti Portföy Yönetimi A.Ş. “Türkiye’nin En İyi Portföy Yönetim Şirketi” olarak belirlenmiştir. Teknoloji temalı fonlar getiri performansıyla dikkat çekiyor Garanti BBVA Portföy’ün yapay zekâ, yarı iletken teknolojileri, blockchain ekosistemi ve dijital dönüşüm gibi küresel piyasalarda öne çıkan temalara erişim sağlayan teknoloji fonları, şirketin fon evrenindeki alternatifler arasında yer alıyor. Örneğin, Garanti Portföy Yönetimi A.Ş.’nin kurucusu olduğu Garanti Portföy Yarı İletken Teknolojileri Değişken Fon (YIT), Garanti Portföy Blockchain Teknolojileri Değişken Fon (GBV) ve Garanti Portföy Yabancı Teknoloji Hisse Senedi Fonu (GUH), yatırımcılara küresel teknoloji ekosistemindeki farklı büyüme hikâyelerine fonlar aracılığıyla ulaşma imkânı sunuyor. TEFAS verilerine göre, 08 Haziran 2026 itibarıyla son bir yılda Garanti Portföy Yarı İletken Teknolojileri Değişken Fon (YIT) yüzde 146, Garanti Portföy Yabancı Teknoloji Hisse Senedi Fonu (GUH) yüzde 103, Garanti Portföy Blockchain Teknolojileri Değişken Fon (GBV) ise yüzde 93 getiri sağladı (Kaynak: TEFAS, 08.06.2026 tarihli verilere göre). Böylece teknoloji temalı fonlar, Garanti BBVA Portföy’ün 2026 yılında da devam eden performansının dikkat çeken örnekleri arasında yer aldı. Fonların geçmiş dönem performansları gelecek dönem için gösterge niteliğinde değildir. Geniş fon evreni ve dijital erişimle yatırımcı deneyimini güçlendiriyor Garanti BBVA Portföy, kıymetli madenler fonlarından para piyasası fonlarına, hisse senedi fonlarından tematik fonlara uzanan geniş ürün yelpazesiyle yatırımcıların birikimlerini farklı stratejilerle değerlendirebilmelerine olanak sağlıyor. Şirket, fon evrenini çeşitlendirmeye ve yenilikçi yatırım çözümleri geliştirmeye devam ederken, dijital kanallar üzerinden kolay erişilebilir fon çözümleri, anlaşılır yatırım içerikleri ve yatırımcı odaklı hizmet modeliyle yatırımcı deneyimini güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turşu İhracatında 500 Milyon Dolar Hedefine Bir Adım Kaldı Haber

Turşu İhracatında 500 Milyon Dolar Hedefine Bir Adım Kaldı

Türkiye, 2025 yılında iklim krizinde hammadde sorunu yaşamasına rağmen turşu ihracatında yüzde 2,5’luk artışa imza atarak 447 milyon dolardan 458 milyon dolara ilerledi ve 500 milyon dolar hedefine ulaşmak için büyük bir adım attı. Türkiye’nin turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefine bir adım kaldı. Türkiye’nin yıllık 58-60 milyon ton meyve sebze ürettiği bilgisini veren Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, sezonunda tüketilemeyen meyve sebzelerinyıl boyunca tüketilmesi amacıyla kurulan turşuların, Türk sofraları yanında dünyanın dört bir tarafındaki sofralara lezzet ve şifa olduğunu vurguladı. Turşu ihracatında 2026 yılı hedefi 500 milyon doları geçmek Turşu ihracatının 2024 yılında 447 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydeden Uçak, “2025 yılında iklim krizi nedeniyle meyve sebze üretiminde düşüşler yaşandı. Bunun etkisiyle turşu ihracatımız miktar bazında 332,1 milyon kilogramdan 311 milyon kilograma geriledi. Miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirimiz yüzde 2,5’luk artışla 458 milyon dolara ulaştı. Bu tablo katma değerli ihracat ve birim fiyat performansındaki yükseliği ortaya koydu. 2026 yılında meyve sebze üretiminde daha verimli bir sezon geçiriyoruz. Turşu ürünlerinin sağlıklı beslenme trendinden dolayı dünya genelinde daha fazla talep görmesiyle birlikte ürün çeşitliliği, markalaşma ve katma değerli üretim yatırımlarıyla 2026 yılında turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefini aşacağımıza inanıyoruz” şeklinde konuştu. İzmir, Türkiye’nin turşu ihracatının yüzde 45’ini yaptı Türkiye’nin turşu ihracatında İzmir’in 207 milyon dolarlık tutarla açık ara birinci olduğunun altını çizen Başkan Uçak şöyle devam etti: “İzmir, turşu sektörünün lokomotifi olmayı sürdürüyor. İzmir, turşu ihracatından yüzde 45 pay alıyor. İzmir’i 65 milyon dolarla Bursa, 52 milyon dolarla Manisa takip etti. İstanbul, Aydın, Gaziantep ve Hatay da ihracata güçlü katkı veren iller arasında yer aldı. Türk turşusunu en çok Almanlar, Amerikalılar ve İngilizler sevdi Türkiye, 2025 yılında 128 ülkeye turşu ihraç ederken, Türk turşusunu en çok Almanlar sevdi. Almanya, 84,5 milyon dolarlık Türk turşusu talep ederken, ikinci sırada 42,3 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. İngiltere 32,5 milyon dolarlık turşu ithalatıyla zirvenin üçüncü basamağının sahibi olurken, Romanya’ya 19 milyon dolarlık, Hollanda’ya 16,5 milyon dolarlık turşu ihraç edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GEA Powerpack 5000 Termofom Makinesini Tanıtıyor Haber

GEA Powerpack 5000 Termofom Makinesini Tanıtıyor

PowerPack 5000 ürün çeşitliliği, sık format değişimi ve fiyat baskısının yaşandığı rekabetçi gıda pazarlarında faaliyet gösteren, gereksiz sistem karmaşıklığına girmeden üretim kapasitesini ve ürün kalitesini koruyabilen paketleme ekipmanlarına ihtiyaç duyan şirketler için tasarlanmıştır. Makine; et ve kümes hayvanları, balık ve deniz ürünleri, peynir ve süt ürünleri, unlu mamuller, hazır yemekler ve bitki bazlı gıda kategorilerindeki uygulamalara hitap etmektedir. Standart ve orta ölçekli uygulamalar için tasarlandı GEA'nın köklü PowerPack serisi ve onlarca yıllık termoform deneyimi üzerine inşa edilen PowerPack 5000 yüksek düzeyde uzmanlık gerektiren maksimum çıktı senaryolarından ziyade, standart ve orta segment uygulamalar için konumlandırılıyor. GEA, yeni modelin; tekrarlanabilir verim, kullanım kolaylığı ve öngörülebilir yaşam döngüsü maliyetlerine odaklanarak, termoform kullanım alanlarının büyük çoğunluğu için geniş kapsamlı bir çözüm olarak geliştirildiğini belirtiyor. Güncel piyasa koşulları gıda üreticilerinin ürün kalitesini, raf albenisini ve ürün çeşitliliğini ticari açıdan makul fiyatlarla korurken, verimliliklerini de artırmaları konusundaki baskıyı artırmaya devam ediyor. Bu doğrultuda otomasyon, sadece büyük ölçekli işletmeler için değil, orta ölçekli üreticiler ve büyüme aşamasındaki firmalar için de giderek daha kritik bir öneme sahip hale geldi. Birçok tesiste artık ana öncelik tek başına "teorik maksimum kapasite" değil; esneklik, süreç güvenilirliği ve yönetilebilir yatırım maliyetlerini birleştiren bir paketleme sürecidir. Bu kapsamda PowerPack 5000, gereksiz karmaşıklıktan kaçınarak pazarın temel performans kapasitesi ihtiyacına doğrudan yanıt verecek şekilde tasarlanmıştır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrik ve Aydınlatma Üreticileri 55 Ülkeden Alım Heyetleriyle Antalya'da Buluşuyor Haber

Elektrik ve Aydınlatma Üreticileri 55 Ülkeden Alım Heyetleriyle Antalya'da Buluşuyor

Enerji altyapı yatırımları, şehirleşme, LED dönüşümü, güvenlik ve akıllı ev uygulamalarının yaygınlaşması gibi dinamikler; Afrika, Orta Doğu ve çevre pazarlarda tedarikçi arayışını hızlandırırken, ihracat hedefleyen üreticiler için "doğrudan karar vericiyle temas" giderek daha kritik bir başlığa dönüşüyor. Bu nedenle sektör, yalnızca tanıtım odaklı kalabalık temaslardan ziyade, daha seçici ve planlı görüşme zeminlerine yöneliyor. Bu çerçevede, ihracat odaklı kapalı formatta kurgulanan Electrolighting Trade Meetings, 14-15-16 Mayıs 2026 tarihlerinde Antalya Royal Seginus Hotel'de gerçekleştirilecek. Organizasyonda 55 farklı ülkeden davetli alım heyetleri ve satın alma temsilcilerinin Türkiye'deki üreticilerle planlı B2B görüşmeler yapması hedefleniyor. Etkinlik, dış katılıma kapalı yapısıyla yalnızca profesyonel iş amaçlı katılımcı ve davetli heyetleri aynı zeminde buluşturmayı esas alıyor. Etkinliğin dikkat çeken yanı, bunun tek seferlik bir deneme değil, geçmiş yıllarda düzenli olarak uygulanmış ve ölçeklenmiş bir iş modeli olması. Organizasyon yetkililerinin aktardığı verielre göre Mayıs 2023'te 55 sanayici ile 29 ülkeden 205 iş insanı; Mayıs 2024'te 48 sanayici ile 44 ülkeden 180 iş insanı bir araya getirildi. 2026 buluşmasında ise daha geniş bir ülke çeşitliliği hedeflenirken, özellikle Afrika coğrafyasının ağırlığının artırılması planlanıyor. Electrolighting Trade Meetings, klasik fuar kurgusundan farklı olarak randevu sistemine dayalı planlı görüşme yaklaşımını merkeze alıyor. Otel konseptinde gerçekleşen bu yapı, üretici firmaların yalnızca stant alanında değil, günün farklı saatlerinde de daha yoğun iş geliştirme teması kurabildiği bir ortam hedefliyor. Organizasyon yetkilileri bu yaklaşımın "standart B2B'nin dışına çıkma" ve "ticari diyaloğu güçlendirme" amacıyla kurgulandığı vurgulanıyor. Etkinlik, elektrik ve aydınlatma sektöründe 21 alt segmenti kapsayan geniş bir üretim yelpazesini bir araya getiriyor. Enerji ve zayıf akım kabloları, şalt grubu, pano sistemleri, iç ve dış mekân aydınlatma ürünleri, güvenlik ve akıllı ev çözümleri, solar uygulamalar, jeneratör–UPS grupları, sayaç ve aksesuarları gibi farklı ürün başlıkları aynı çatı altında temsil edilecek. Bu kapsam, Türkiye'nin sektördeki üretim derinliğini ve tedarik zinciri avantajını sahaya taşıyan bir vitrin oluşturmayı amaçlıyor. Uluslararası davetli ülkeler listesinde Avrupa'dan Orta Doğu'ya, Afrika'dan Asya'ya ve Güney Amerika'ya uzanan geniş bir coğrafya yer alıyor. Organizasyonun 2026 hedefinde Afrika kaynaklı katılımın güçlendirilmesi ayrıca öne çıkarılıyor. Küresel pazarlarda fiyat hassasiyeti kadar süreklilik, teslim kabiliyeti ve ürün çeşitliliği de daha fazla önem kazanırken, üreticilerin hedef pazarlardaki alıcılarla doğrudan temas kurabildiği planlı görüşme ortamları, ihracat stratejilerinde belirleyici bir araç haline geliyor. Electrolighting Trade Meetings, üreticilerin farklı coğrafyalardaki satın alma temsilcileriyle tanışabileceği, ürünlerini anlatabileceği ve potansiyel iş birliklerini değerlendirebileceği kontrollü bir temas zemini sunmayı hedefliyor. Sınırlı katılımla gerçekleştirilecek organizasyon için başvuru ve değerlendirme süreci devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Destek Portföy Genel Müdürlük Görevine Yasin Atikler Atandı Haber

Destek Portföy Genel Müdürlük Görevine Yasin Atikler Atandı

Finans sektöründe güçlü ve sürdürülebilir büyüme vizyonuyla yapılanmasını tamamlayan, DestekBank’ın iştiraki Destek Portföy (Destek Portföy Yönetim A.Ş.), üst yönetim kadrosunu stratejik hedefleri doğrultusunda şekillendiriyor. Bu kapsamda, şirketin portföy yönetimi alanındaki yapılanmasını sağlam bir liderlik yapısıyla desteklemek amacıyla önemli bir atama gerçekleştirildi. Finans ve varlık yönetimi alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip Yasin Atikler, Destek Portföy Yönetim Şirketi Genel Müdürü olarak göreve başladı. Söz konusu atama, Destek Portföy’ün yatırımcı odaklı yaklaşımını merkeze alan, yenilikçi ve sürdürülebilir ürün yapısıyla sektöre güçlü bir giriş yapmayı hedefleyen yeni döneminin temel adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Yeni görevinde Atikler; portföy çeşitliliğinin oluşturulması, yenilikçi ve sürdürülebilir yatırım stratejilerinin hayata geçirilmesi, bireysel ve kurumsal yatırımcılara yönelik katma değerli çözümlerin geliştirilmesi başlıklarında liderliği üstlenecek. Dijitalleşme, veriye dayalı yatırım karar süreçlerinin kurgulanması ve güçlü bir müşteri deneyimi altyapısının oluşturulması da bu dönemin öncelikli odak alanları arasında yer alacak. Yasin Atikler’in Kariyer Yolculuğu Destek Portföy Yönetim Şirketi Genel Müdürü olarak göreve başlayan Yasin Atikler, kariyerine 2004 yılında DenizBank’ta özel bankacılık alanında adım attı. 2004-2017 yılları arasında bankanın farklı bölgelerinde Özel Bankacılık Portföy Yöneticisi ile Özel Bankacılık Merkezi Yöneticisi olarak rol aldı. 201-2019 yılları arasında Deniz Yatırım’da Pazarlama ve Satış Bölüm Başkanı olarak görev alan Atikler, 2019- 2023 döneminde Aktif Bank’ta Özel Bankacılık ve Yatırım Hizmetleri Bölüm Başkanı olarak çalışmalarını sürdürdü. Nisan 2023-Ocak 2026 tarihleri arasında Aktif Portföy Yönetim Şirketi’nde Genel Müdürlük görevini yürüten Atikler, Ocak 2026 itibarıyla Destek Portföy Yönetim Şirketi Genel Müdürü olarak atandı. Yasin Atikler, lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat Bölümü’nde tamamlamış; kariyerinin ilerleyen dönemlerinde Bahçeşehir Üniversitesi’nde MBA programını bitirmiştir. Destek Portföy Hakkında Destek Portföy Yönetimi A.Ş., Sermaye Piyasası Kurulu tarafından onaylanarak 3 Ekim 2025 tarihinde tescil edilmiştir. Sermaye piyasalarının sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamayı amaçlayan şirketimiz, güçlü sermaye yapısı ve kurumsal yönetim anlayışıyla sektörde güvenilir bir konum edinmeyi hedeflemektedir. DestekBank iştiraki olarak kurulan Destek Portföy, 225 milyon TL kayıtlı sermaye tavanı ve 75 milyon TL çıkarılmış sermayesi ile yatırımcılara güvenilir, şeffaf ve etkin portföy yönetimi hizmetleri sunmak üzere faaliyet gösterecektir. Destek Grubu’nun finans sektöründeki deneyimi, yatırım bankacılığı alanındaki uzmanlığı ve kurumsal birikimi, Destek Portföy Yönetimi’nin temelini oluşturmaktadır. Bu birikim sayesinde hem kurumsal hem de bireysel yatırımcılara yüksek standartlarda, disiplinli ve stratejik yatırım çözümleri sunulması hedeflenmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.