Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ürün Geliştirme

Kapsül Haber Ajansı - Ürün Geliştirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ürün Geliştirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Yapay Zekâ Ekosistemi Büyüyor: 1.188 Aktif Girişim Haber

Türkiye’nin Yapay Zekâ Ekosistemi Büyüyor: 1.188 Aktif Girişim

Teknolojik bir yenilik olmanın çok ötesine geçen yapay zekâ, hem dünyada hem de ülkemizde ekonomik gelişimin ana unsurlarından biri haline gelirken, üretim modelleri ve girişimcilik dinamiklerini de dönüştürüyor. Ekosistemi bir araya getiren, büyümeyi hızlandıran ve yerel yetkinliklerin küresel değer üretimine dönüşmesinde rol oynayan Yapay Zekâ Fabrikası, ülkemizde yapay zekânın geldiği noktayı ve gelecek öngörülerini ortaya koymak üzere Startups.watch ve Endeavor Türkiye katkılarıyla “2025 Türk Yapay Zekâ Ekosistemi ve Global Etki Raporu”nu hazırladı. Rapor, Türk yapay zekâ ekosistemini yalnızca ülke sınırları içinde ele almayarak, yurt dışında kurulan, Türk kurucuların liderliğindeki girişimler ve diaspora etkisiyle birlikte küresel bir bütün olarak değerlendiriyor. Küresel yapay zekâ yatırımlarının 2025 itibarıyla işlem sayısında daralma yaşamasına rağmen yatırım hacmi açısından tarihi zirvelere ulaştığı bir dönemde yayımlanan rapor; yükselen değerlemeler, hızlanan unicornlaşma süreçleri ve değişen yatırım dinamikleri ışığında, Türk ekosisteminin bu dönüşümdeki konumunu veriye dayalı biçimde ortaya koyuyor. 2024-2025’te 180 yapay zekâ girişimi erken aşamada yatırım aldı Rapora göre, Türk yapay zeka ekosistemi, son bir yıl içinde iki yapay zeka unicorn’u çıkararak özellikle B2B odaklı çözümlerde küresel ölçekte rekabet gücünü kanıtladı. Türkiye’de mobil oyun sektöründen beslenen güçlü ürün geliştirme ve ölçeklendirme yetkinlikleri ile yapay zekâ uygulama stüdyoları ise B2C tarafında dikkat çekici bir potansiyele işaret ediyor. Ülkemizde %70’i 2020 ve sonrasında kurulmuş olan 1.188 aktif yapay zekâ girişimi bulunuyor. 2024-2025 döneminde ise 180 yapay zekâ girişimi erken aşamada yatırım aldı. Yurt dışında faaliyet gösteren Türk kuruculu girişimlerin sayısı 274 oldu. Türk kurucuların liderliğinde gelişen yapay zekâ unicornlarının sayısı ise üçe ulaştı. Rapor, Türk yapay zekâ girişimlerinin güçlü B2B odağı ve Türkiye merkezli girişimler ile diaspora girişimlerinin oluşturduğu çok merkezli yapının ekosistemin küresel rekabet gücünü desteklediğini vurguluyor. Mevcut resim, Türkiye’nin yapay zekâ alanında daha büyük ve sürdürülebilir başarı hikâyeleri yazılacağının sinyallerini veriyor. 2025 Türk Yapay Zekâ Ekosistemi ve Global Etki Raporu; yatırımcılar, kurumlar, girişimciler ve ekosistemin geleceğine ilgi duyan tüm paydaşlar için, hem mevcut tabloyu net biçimde ortaya koyan hem de Türk yapay zekâ ekosisteminin global ölçekte ulaştığı gücü görünür kılan stratejik bir referans niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuveyt Türk, “Kültürle Geleceğe” Projesini Hayata Geçirdi Haber

Kuveyt Türk, “Kültürle Geleceğe” Projesini Hayata Geçirdi

Türkiye genelinde farklı şehirlerde gerçekleştirilen buluşmalar, hazırlanan kültür rehberi ve kapsamlı eğitim programlarıyla çalışanların ortak değerleri içselleştirerek geleceğe birlikte yön vermesi amaçlanıyor. Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşu Kuveyt Türk, köklerinden aldığı güçle kurum kültürünü geleceğe taşıyacak kapsamlı bir gelişim yolculuğuna çıktı. “Kültürle Geleceğe” adıyla hayata geçirilen proje, çalışan değer önermesi yaklaşımından hareketle, kurumun insan odaklı ve değer temelli duruşunu bugünün çalışma hayatı beklentileriyle uyumlu hale getirmeyi amaçlıyor. Genel Müdür Ufuk Uyan’ın öncülüğünde başlatılan proje; üst yönetim görüşmeleri, çalıştaylar, anketler ve geniş katılımlı oturumlarla şekillendi. Ortak akılla belirlenen kültürel prensipler, hazırlanan Kültür Rehberi ve Ajandası ile tüm çalışanlara ulaştırılırken; saha buluşmaları, eğitimler ve mentörlük programlarıyla değerlerin davranışa dönüşmesi sağlanacak. “Hedefimiz, değerlerimizi kurumun tüm katmanlarında daha hissedilir kılmak” Kuveyt Türk İnsan Kaynakları ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Semih Sel, projeyle ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Kuveyt Türk olarak kurulduğumuz günden bu yana, kurum kültürünü sadece iş yapış biçimimizin değil; kimliğimizin, duruşumuzun ve birlikte yürüdüğümüz yolun temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Kültürle Geleceğe projesi, işte bu sağlam temeli koruyarak kültürel değerlerimizi daha görünür kılmak ve bugünün ihtiyaçlarına göre zenginleştirmek amacıyla hayata geçirildi. Hedefimiz, değerlerimizi değiştirmek değil; onları kurumun tüm katmanlarında daha hissedilir kılmak, ortak ilkelerimizi sözden davranışa taşıyacak bir zemin oluşturmak. Bu süreç, tüm çalışma arkadaşlarımızın katkısıyla şekillenen, samimiyet, ortak akıl ve birlik ruhu ile güçlenen bir kültür yolculuğu. Kültürümüz, geçmişten taşıdığımız güçlü değerlerle bugünü anlamamıza ve geleceği güvenle inşa etmemize imkân tanıyor. Bu yolculuk; kurum kimliğimizi daha güçlü hissettirecek, birlik duygumuzu pekiştirecek ve birlikte başarma kültürümüzü daha da derinleştirecek.” Kültür Rehberi ve Ajandası hazırlandı Proje kapsamında hazırlanan Kültür Rehberi ve Kültür Ajandası, değerlerin iş hayatına nasıl yansıtılması gerektiğine dair somut örnekler sunuyor. 2025 yılı boyunca tüm çalışanlara ulaştırılan bu içerikler, günlük iş pratiklerinde ortak bir dil oluşturmayı hedefliyor. Kültür buluşmaları ve eğitim programı düzenlendi Eylül – Aralık 2025 arasında Ankara’dan Diyarbakır’a 9 şehirde düzenlenen buluşmalarda üst yönetim ve proje ekipleri sahadaki çalışanlarla bir araya geldi. İnteraktif oturumlarla “değerlerin günlük işe yansıması” üzerine istişareler yapıldı. Kuveyt Türk Akademi desteğiyle bu buluşmalar aynı zamanda bir gelişim programı formatında kurgulandı. Kültür Mentörleri ve Alt Projeler Kurum genelinde gönüllü olarak konumlanan Kültür Mentörleri, özel eğitimlerle projeye dahil edildi. Ayrıca, toplantı yönetiminden müşteri deneyimine, insan kaynakları süreçlerinden ürün geliştirme modellerine kadar 20’den fazla aksiyon başlığı belirlendi; bunlardan 13’ü kısa vadede hayata geçirilecek.

Meysu Halka Arz Sonuçları Açıklandı Haber

Meysu Halka Arz Sonuçları Açıklandı

Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin paylarının halka arzına ilişkin talep toplama süreci, 5–6–7 Ocak 2026 tarihlerinde gerçekleştirildi. Şirketin 1 TL nominal değerli payları 7,50 TL fiyattan halka arz edilirken, 175 milyon TL nominal değerli payların satışı sonucunda halka arz büyüklüğü 1 milyar 312 milyon 500 bin TL olarak gerçekleşti. Halka arz sürecinde Meysu’ya yatırımcıların yoğun ilgisi dikkat çekti. Yurt içi bireysel yatırımcı kategorisinde tahsisatın 2,6 katı, yüksek başvurulu yatırımcı kategorisinde 51,4 katı, yurt içi kurumsal yatırımcı kategorisinde ise 4,9 katı talep geldi. Toplamda halka arz büyüklüğünün 8,5 katına ulaşan talep, Meysu’nun iş modeline ve büyüme vizyonuna duyulan güveni ortaya koydu. 648 Bini Aşkın Yatırımcıya Dağıtım Yapıldı Meysu’nun halka arzında; 646.385’i yurt içi bireysel yatırımcı, 1.407’si yüksek talepli yatırımcı ve 211’i yurt içi kurumsal yatırımcı olmak üzere toplam 648.003 yatırımcıya dağıtım gerçekleştirildi. Dağıtıma esas tahsisat oranları; yurt içi bireysel yatırımcılar için yüzde 45, yüksek talepli yatırımcılar için yüzde 10 ve yurt içi kurumsal yatırımcılar için yüzde 45 olarak gerçekleşti. Bu sonuçla birlikte Meysu, geniş bir yatırımcı tabanıyla sermaye piyasalarına güçlü bir giriş yaptı. Güldüoğlu: “Yatırımcılarımızın Gösterdiği İlgi Bizim İçin Güçlü Bir Referans” Halka arz sonuçlarını değerlendiren Meysu CEO’su Osman Güldüoğlu, talep toplama sürecinde ortaya çıkan güçlü yatırımcı ilgisinin, şirketin uzun vadeli büyüme stratejisine duyulan güvenin somut bir göstergesi olduğunu ifade etti. Güldüoğlu, “Meysu olarak halka arz sürecini, uzun vadeli büyüme stratejimizin planlı ve doğal bir devamı olarak ele aldık. Talep toplama sürecinde gördüğümüz yoğun ilgi, bugüne kadar kararlılıkla sürdürdüğümüz yatırım, üretim ve verimlilik odaklı yaklaşımımızın karşılık bulduğunu gösteriyor. Halka arzla birlikte daha şeffaf, daha güçlü ve daha kurumsal bir yapıyla yolumuza devam edeceğiz.” dedi. Yatırımlar ve Kapasite Artışı Ön Planda Osman Güldüoğlu, halka arzdan elde edilen kaynağın kullanım alanlarının net olduğunu belirterek, devam eden yatırım sürecinin büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti. Mevcut üretim kapasitesini 182 milyon litreden 472 milyon litreye çıkaracak yatırımların yaklaşık yüzde 90’ının tamamlandığını kaydeden Güldüoğlu, 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla üretim kapasitesinde belirgin bir artış sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Meysu Hakkında 55 yılı aşkın köklü marka mirasıyla Türkiye’nin önde gelen meyve suyu ve alkolsüz içecek üreticilerinden biri olan Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş., güçlü üretim altyapısı, entegre üretim modeli ve geniş ürün portföyüyle faaliyetlerini sürdürmektedir. Meysu; meyve suları, nektarlar, gazlı içecekler ve enerji içecekleri başta olmak üzere farklı kategorilerde hem kendi markaları ile hem de özel markalı (private label) ürün üretmektedir. Yurt içi pazardaki güçlü konumunun yanı sıra ihracat odaklı büyüme stratejisiyle de öne çıkan Şirket, ürünlerini Asya, Avrupa, Amerika ve Afrika kıtalarında çok sayıda ülkeye ihraç etmektedir. Ara mamul ve tüketime hazır ürün üretimini birlikte gerçekleştiren entegre yapısı sayesinde maliyet, kalite ve tedarik sürekliliği açısından rekabet avantajı sağlayan Meysu, üretim faaliyetlerini Kayseri’de bulunan tesislerinde sürdürmektedir. Teknoloji odaklı yatırım vizyonuyla hareket eden Meysu, değişen tüketici beklentileri ve küresel içecek trendleri doğrultusunda ürün geliştirme çalışmalarına önem vermekte; üretim kapasitesini artırmayı ve ihracat pazarlarındaki varlığını güçlendirmeyi hedeflemektedir. Şirket, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla uzun vadeli ve istikrarlı büyüme hedefini kararlılıkla sürdürmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Deniz Portföy’den Girişimcilik Ekosistemine Güçlü Yatırım Haber

Deniz Portföy’den Girişimcilik Ekosistemine Güçlü Yatırım

Erken aşama teknoloji girişimlerine odaklanan Çağla GSYF, finansmanın yanı sıra mentörlük, ticarileşme ve ekosistem entegrasyonunu destekleyerek, küresel ölçekte rekabet edebilecek girişimlerin ortaya çıkmasını ve Türkiye’nin teknoloji üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. “Türkiye’nin teknoloji üretim gücüne uzun vadeli kaynak sağlıyoruz” Deniz Portföy Genel Müdürü Haldun Alperat konuyla ilgili değerlendirmesinde: “Deniz Portföy olarak, girişim sermayesi fonlarımız aracılığıyla ülkemizin yenilikçi fikirlerine uzun vadeli ve nitelikli kaynak sağlamayı; Türkiye’de inovasyonun ve girişimcilik ekosisteminin güçlü ve dengeli biçimde gelişimine katkı sunmayı önceliklendiriyoruz. Teknopark İstanbul ile hayata geçirdiğimiz Çağla GSYF, yalnızca finansman sunan bir yapı olmanın ötesinde, girişimlerin ürün geliştirme süreçlerini de mentörlük ile destekleyen ve ekosistemde yatırım akışını güçlendiren bütüncül bir model olarak tasarlandı. Fintech, oyun, yeşil teknoloji, mobilite ve yapay zeka gibi alanlarda tohum öncesi ve tohum aşamasındaki girişimlere yatırım yaparak, Türkiye’nin teknoloji üretimine ve erken aşama başarı hikayelerine katkı sağlayacak olmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi. “Ekosistemin gücüne güç katmaya devam edeceğiz” Teknopark İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol konuyla ilgili değerlendirmesinde, “Çağla GSYF ile girişimcilerimize sadece finansal kaynak sağlamakla kalmıyor, erken aşama girişimlerin ürün geliştirme süreçlerine ivme kazandıran kapsamlı ve sürdürülebilir bir destek mekanizması sunuyoruz. Savunma, biyoteknoloji, fintech, oyun ve yapay zeka gibi kritik alanlardaki tohum öncesi ve tohum aşaması projeleri destekleme vizyonumuz kapsamında firmalarımızı belirledik ve bunlara değişen oranlarda toplamda 500 bin dolara yakın yatırım kararı aldık. Birkaç yıl içerisinde toplamda 10 milyon dolara ulaşacak fon hacmimizle, girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştırarak, Teknopark İstanbul ekosisteminin gücüne güç katmaya devam edeceğiz.”

Sağlık Teknolojilerinde Akademi ve Girişimcilik Aynı Zeminde Buluştu Haber

Sağlık Teknolojilerinde Akademi ve Girişimcilik Aynı Zeminde Buluştu

Etkinlikte, sağlık teknolojileri alanında yapılan akademik ve girişimcilik ekosisteminin çalışmaları iki panel altında ele alındı. Programın açılış konuşmalarını İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek ve Entertech İstanbul Teknokent Genel Müdürü Dr. Muhammed Kasapoğlu gerçekleştirdi. Açılışta, sağlık teknolojileri alanında akademik bilgi birikiminin girişimcilik mekanizmalarıyla desteklenerek ticarileştirilmesinin önemi vurgulandı. Açılış konuşmasında Dr. Muhammed Kasapoğlu, sağlık teknolojileri girişimlerinin karşılaştığı sermaye ihtiyacı, regülasyon süreçleri ve pazara erişim zorluklarına dikkat çekerek, teknokentlerin bu süreçte yalnızca bir altyapı sağlayıcısı değil; girişimlerin ticarileşme yolculuğunda aktif birer yol arkadaşı olduğunu ifade etti. Kasapoğlu, akademik üretimin ekonomik değere dönüşmesinde üniversite–teknokent–girişim iş birliklerinin kritik rolüne vurgu yaptı. Açılışın ardından, TÜBİTAK 1812 Girişimcilik Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazanan İstanbul Üniversitesi mensubu akademisyenlerine plaket takdimi gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında düzenlenen ilk panel, “3 Perspektif, 1 Gelecek: Yeni Nesil Sağlık Girişimleri” başlığıyla gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Nuri Yenerel’in üstlendiği panelde; Entertech bünyesinde faaliyet gösteren sağlık teknolojileri girişimleri, ürün geliştirme süreçleri, klinik ihtiyaçlara yanıt üretme pratikleri ve sahadaki deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Programın ikinci paneli olan “Sağlık Teknolojileri ve Tıpta Regülasyonlar” oturumunda ise regülasyon, sertifikasyon ve klinik onay süreçleri çok paydaşlı bir perspektifle ele alındı. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Erhan Akdoğan’ın yaptığı panelde, kamu, sektör ve girişimcilik ekseninde sağlık teknolojilerinin mevzuatla uyumlu şekilde ticarileştirilmesine ilişkin güncel yaklaşımlar değerlendirildi. Etkinlik, akademi ve girişimcilik ekosisteminin temsilcilerini bir araya getiren network oturumu ile sona erdi. Entertech İstanbul Teknokent, sağlık teknolojileri alanında üniversite temelli girişimciliği destekleyen ve akademik bilginin sahaya aktarılmasını hızlandıran iş birliklerini önümüzdeki dönemde de güçlendirerek sürdürmeyi hedefliyor.

Orta Asya'nın Ticari Araç Devi Samauto, Anadolu Isuzu'nun Oldu Haber

Orta Asya'nın Ticari Araç Devi Samauto, Anadolu Isuzu'nun Oldu

Türkiye'nin köklü ticari araç markası Anadolu Isuzu, Özbekistan'da Japon Isuzu ve Itochu ortaklığıyla uzun yıllardır faaliyet gösteren SamAuto'nun %75,2'lik satın alımına ilişkin hisse devir sözleşmesini imzaladı. Şirket, hisselerinin devralınması karşılığında 80 milyon ABD doları tutarında baz satış bedeli ödemesi öngörülüyor. 42 yıllık üretim deneyimi, güçlü Ar-Ge yetkinlikleri ve geniş ürün gamı ile ticari araç sektöründe öne çıkan Anadolu Isuzu, bu stratejik yatırım sayesinde faaliyetlerini genişletmeyi, bölgesel rekabet gücünü artırmayı ve SamA uto'yu bölgenin entegre üretim merkezi konumuna taşımayı hedefliyor. "Türkiye'nin mühendislik ve sanayi yetkinliğini dünyada daha da güçlü ve gururlu bir şekilde temsil edeceğiz" Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan, satın alma süreci ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "SamAuto'nun çoğunluk hisselerinin satın alınmasına yönelik bu yatırım, Anadolu Isuzu'nun global büyüme yolculuğunda stratejik bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Anadolu Grubu'nun otomotiv sektöründeki ilk yurt dışı üretim adımı olan bu girişimle, yalnızca üretim kapasitemizi artırmakla kalmıyor; teknoloji, dijitalleşme ve ürün geliştirme alanlarındaki yetkinliklerimizi bölgesel bir güç merkeziyle buluşturuyoruz. Anadolu Grubu'nun Vizyon 2035 stratejisi kapsamındaki bölgesel liderlik hedefimiz doğrultusunda, Orta Asya'yı kapsayan geniş bir coğrafyada modern ulaşım çöz ümlerini daha erişilebilir kılmayı ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir üretim ve inovasyon ağı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu yatırım, Türkiye'nin mühendislik ve sanayi gücünü dünyada daha da güçlü ve gururlu bir şekilde temsil etmemizi sağlayacak." Anadolu Isuzu üretim gücüyle geniş bir coğrafyada etki yaratacak Ar-Ge merkezinde geliştirilen ve kendi üretim tesislerinde üretilen yenilikçi ürünlerini 45'i aşkın ülkeye ihraç eden Anadolu Isuzu, ihracat coğrafyasını her geçen gün güçlü adımlarla daha da genişleterek uluslararası büyüme yolculuğunu kararlılıkla sürdürüyor. Anadolu Isuzu, bu yatırımıyla geniş bir coğrafyada faaliyet göstererek stratejik bir entegre üretim merkezi haline gelme yolunda ilerliyor. Bu satın alma ile birlikte SamAuto tesislerinde üretilen bazı modellerin Anadolu Isuzu'nun ürün gamına eklenmesi ve Anadolu Isuzu'nun bazı modellerinin SamAut o fabrikasında da üretilmesi planlanıyor. SamAuto'nun ticari araç üretim yetkinliği, Anadolu Isuzu'nun deneyimiyle güçlenecek 1999 yılından bu yana Özbekistan'ın Semerkant kentindeki üretim tesisinde faaliyet gösteren ve genel merkezi Taşkent'te bulunan SamAuto; otobüs, kamyon, pick-up ve özel amaçlı araçlar dahil olmak üzere geniş bir ticari araç ürün gamı sunuyor. 2007 yılından bu yana Japon Isuzu ve Itochu ortaklığıyla faaliyet gösteren şirket, Orta Asya'da ticari araç üretimi alanında öncü firmalar arasında yer alıyor. SamAuto'nun üretim yetkinliği ve Orta Asya'daki yaygın satış,satış sonrası hizmet alt yapısı; Anadolu Isuzu'nun gelişmiş mühendislik gücü, 40 yılı aşkın deneyimi ve Anadolu Grubu'nun değerleriyle birleşerek güçlü bir sinerji yaratacaktır.

Yapay Zekâ, Otomotiv Üretiminde 2030’a Kadar Yüzde 30 Verimlilik Artışı Getirecek Haber

Yapay Zekâ, Otomotiv Üretiminde 2030’a Kadar Yüzde 30 Verimlilik Artışı Getirecek

Sektörün öncü markaları, yeni modelleri yalnızca 24 ayda piyasaya sunmayı hedefliyor. Otomotiv markaları, tasarım ve müşteri deneyimine odaklanırken sermaye yoğun üretimi stratejik iş ortaklarına devretmeye hazırlanıyor. Bain & Company’nin otomotiv sektörüne yönelik son analizine göre, dijital teknolojiler ve yapay zekâ, otomotiv sektörünün ekonomik yapısını kökten değiştirmeye hazırlanıyor. “Teknoloji Otomotiv Ekonomisini Radikal Şekilde Yeniden Şekillendiriyor” başlıklı rapor, Kuzey Amerika ve Avrupa’dan 300 otomotiv yöneticisiyle gerçekleştirilen bir anketin bulgularını paylaşıyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu, yeni teknolojilerin önümüzdeki üç yıl içinde yüzde 10’un üzerinde, 2030’a kadar ise yüzde 30’a varan ek verimlilik kazançları sağlayacağına inanıyor. Bu durum, ürün geliştirme döngülerini hızlandırma, maliyetleri düşürme ve rekabet güçlerini artırma yönünde adım atan ABD’li otomotiv üreticileri ve tedarikçileri için kritik bir fırsata işaret ediyor. Bain & Company Türkiye Ortaklarından Armando Guastella, konu ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Otomotiv üreticileri ve tedarikçileri, dijital iş birliğini, otomasyonu ve yapay zekâyı operasyonlarının her aşamasına entegre ederek öne geçme fırsatına sahipler. Araştırmamız, sektör liderlerinin kısa vadede maliyet tasarrufu ve pazara daha hızlı çıkış konusunda özellikle iyimser olduklarını gösteriyor. Bugün kararlı bir şekilde hareket eden şirketler, küresel rekabette yeni bir standart yakalayabilirler. Kazananlar, en gelişmiş araçlara ya da en büyük bütçelere sahip olanlar değil; teknolojiyi ölçekli biçimde entegre eden, gerçek sorunları çözen ve rakiplerinden daha hızlı hareket eden şirketler olacak.” Yapay Zekâ araç tasarımına ve üretimine yön verecek Sektördeki en büyük atılımlardan biri, daha hızlı ve daha akıllı ürün geliştirme süreçleri olacak. Otomotiv üreticileri (OEM) ile tedarikçiler arasındaki dijital iş birliği, araç geliştirme sürelerini şimdiden yüzde 40’tan fazla kısaltmış durumda. Lider şirketler artık sadece 24 ayda yeni modelleri piyasaya sunmayı hedefliyor. Ortak dijital platformlarda eşzamanlı çalışan ekipler, erken aşamalarda daha fazla deneme yapabiliyor, daha hızlı karar alabiliyor ve böylece karmaşıklığı ile maliyetleri azaltırken değişen talep ve düzenlemelere daha esnek şekilde yanıt verebiliyor. Bu dönüşümün merkezinde ise yapay zekâ yer alıyor. Katılımcıların yüzde 80’i, önümüzdeki on yıl içinde yapay zekânın araç konseptlerini tasarlayıp optimize edeceğine inanıyor. Benzer şekilde, yüzde 80’den fazlası yapay zekâ tabanlı simülasyonların üretim planlarını gerçek zamanlı olarak yeniden yapılandıracağını düşünüyor. Katılımcıların üçte ikisinden fazlası ise, insansı robotların üretimde aktif rol alacağını ve 24 saat kesintisiz şekilde, minimum insan müdahalesiyle çalışan tesislerin gelecekte standart hale geleceğini öngörüyor. Otomotiv üretimi dış kaynaklara devredilecek Ayrıca katılımcıların yüzde 80’den fazlası, fabrikasız üretim modeline geçişin 2035 yılına kadar gerçekleşmesini bekliyor. Bu modelde—tıpkı Apple’ın iPhone üretiminde Foxconn ile yürüttüğü iş birliğinde olduğu gibi—otomotiv markaları ürünün tasarımına, müşteri deneyimine ve marka yönetimine odaklanırken, sermaye yoğun üretim süreçlerini dış kaynaklara devredecek. Bununla birlikte ileri teknolojilerin benimsenmesiyle elde edilecek büyük tasarrufların önündeki en büyük engel zihniyet dönüşümü olarak öne çıkıyor. ABD’li yöneticiler kararlı adımlar atıyor olsa da, birçok şirket hâlâ kısa vadeli kazanımlara odaklanıyor. Bir diğer temel engel ise veri kalitesi. Birçok şirket bulut altyapısına ve uç bilişim çözümlerine yatırım yapmış olsa da, sistemler hâlâ parçalı, tanımlar tutarsız ve platformlar eski iş modellerine göre tasarlanmış durumda. Bu da büyük çaplı verimlilik potansiyellerinin hala değerlendirilmemesine neden oluyor. Bain analizine göre başarıya giden yol dört temel ilkeye dayanıyor: Sadece araçlar veya sistemler geliştirmeye odaklanmak yerine, gerçek operasyonel problemleri çözmeye odaklanılmasıÖlçeklenebilir ve yüksek etkili kullanım senaryolarının önceliklendirilmesiDijital araçları destekleyecek temiz ve tutarlı bir veri temelinin oluşturulmasıKalıcı değişimin kurumsallaştırılması için çalışma modellerinin ve teşvik mekanizmalarının dönüştürülmesi Otomotiv sektörü uzun süredir maliyet baskısı altında faaliyet gösteriyor; ancak yapay zekâ ve dijital teknolojiler artık yalnızca marjinal iyileştirmeler değil, verimlilikte sıçrama niteliğinde bir artış vadediyor.

Arnica’da Üst Düzey Atama Haber

Arnica’da Üst Düzey Atama

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi mezunu olan ve Kanada’daki McGill University’de Makina Mühendisliği eğitimi alan Yasemin Biçer, kariyerine küçük ev aletleri sektöründe ilerleyerek ürün geliştirme, robotik Ar-Ge, saha operasyonları ve ticari pazarlama alanlarında kapsamlı bir deneyim kazandı. Senur A.Ş. bünyesinde ürün yönetimi, proje geliştirme ve robotik sistem entegrasyonu gibi alanlarda farklı görevler üstlenen Biçer, markanın teknoloji ve üretim süreçlerinde önemli katkılarda bulundu. Yeni görevinde Arnica’nın stratejik pazarlama yönetimi, saha operasyonları ve ticari pazarlama faaliyetlerinin tümüne liderlik edecek olan Biçer, satış destek, planlama, sevkiyat, satın alma, saha satış verilerinin analizi, bölge pazarlama ekipleri ve mağaza içi marka temsilcilerinden oluşan geniş bir yapının yönetiminden sorumlu olacak. Ayrıca ticari pazarlama stratejilerinin (ATL, BTL, TTL), prodüksiyon ve reklam süreçlerinin yanı sıra markanın sosyal medya ve kurumsal iletişim çalışmalarını da yönetecek. Pazarlama stratejilerini şirketin genel iş hedefleriyle uyumlu hale getirerek marka bilinirliğini güçlendirmeyi ve müşteri etkileşimini artırmayı hedefleyen Biçer, pazar ihtiyaçlarıyla ürün geliştirme ve üretim süreçleri arasında etkin bir köprü kurarak Arnica’nın yenilikçi ürün portföyünü daha da geliştirmeye odaklanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borçelik, PMO Awards 2025’te “En İyi Uygulamalara Bağlılık” Ödülünün Sahibi Oldu Haber

Borçelik, PMO Awards 2025’te “En İyi Uygulamalara Bağlılık” Ödülünün Sahibi Oldu

Türkiye’nin en güvenilir ve en kaliteli galvanizli çelik üreticisi Borçelik, proje yönetiminde kurumsal mükemmelliği temsil eden çalışmalarıyla sektörün en saygın ödüllerinden birine layık görüldü. PMI, proje yönetimi alanındaki en iyi uygulamaları tanımlayan, dünyada en tanınmış proje yönetimi standartlarını ve sertifikasyonlarını belirleyen küresel bir kuruluştur. Borçelik, stratejik hedeflerle uyumlu, metodolojik olarak güçlü ve sürdürülebilir bir proje yönetimi yaklaşımını kurum geneline başarıyla yaygınlaştırmasıyla ödüle layık görüldü. Kurulduğu günden bu yana sistematik proje yönetimi kültürünü geliştirmeye odaklanan Borçelik Proje Yönetim Ofisi (PMO), sürekli iyileştirme süreçleri, dijital dönüşüm, inovasyon, ürün geliştirme ve Ar-Ge alanlarında kurumsal bir proje yönetimi yapısı oluşturdu. 2001 yılından bu yana yaygın olarak kullanılan “Yalın 6 Sigma” metodolojisine ek olarak, proje kapsam ve ihtiyaçlarına göre yeni metodolojiler devreye alındı. Strateji odaklı proje portföyü yönetimi sayesinde projelerin etkisi, verimliliği ve sürdürülebilirliği güçlendirildi. Bu kapsamda Borçelik’in kendi kaynaklarıyla geliştirdiği “Borçelik Vektör” adlı dijital proje yönetim sistemi, tüm projelerin tek platform üzerinden izlenmesini sağlayarak veriye dayalı karar alma kültürünü pekiştiriyor. Şeffaf bilgi akışı ve ölçülebilir performans göstergeleriyle yönetilen sistem, proje süreçlerinin etkinliğini artırıyor. Borçelik PMO’nun kurum genelinde yürüttüğü “Proje Senin, Sahne Senin”, “Proje Başarı Hikâyeleri” ve “Proje Paylaşım Günü” gibi etkinliklerle proje yönetimi kültürü tüm çalışanlara yayılıyor. Bu sayede öğrenme, deneyim paylaşımı ve etkileşim teşvik ediliyor; başarılı uygulamalar kurum genelinde kalıcı hale geliyor. Serkan Ürkmez: “Borçelik’te yürüttüğümüz her projede yenilikçi ve ölçülebilir sonuçlar üretmeye odaklanıyoruz.” Borçelik Yönetim Sistemleri Direktörü Serkan Ürkmez, kazanılan ödül ile ilgili değerlendirmesinde, “PMO Awards 2025’te kazandığımız bu ödül, proje yönetimini kurumsal bir kültür olarak ele aldığımızın göstergesi. Borçelik’te yürüttüğümüz her projede stratejik önceliklerimizle uyumlu, yenilikçi ve ölçülebilir sonuçlar üretmeye odaklanıyoruz. Çalışanlarımızın katkısıyla şekillenen bu güçlü yapı, sürekli gelişim ve mükemmellik vizyonumuzun en somut yansıması. Bundan sonraki hedefimiz, proje yönetimi kültürümüzü daha da derinleştirerek, işimize ve paydaşlarımıza sürdürülebilir değer yaratmaya devam etmek” ifadelerini kullandı. Borçelik, bu prestijli ödülle birlikte proje yönetimi alanında sahip olduğu güçlü metodolojiyi, yenilikçi dijital çözümleri ve kurumsal kültürüyle pekiştirerek, sektöründe öncü olmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.