Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ürün Geliştirme

Kapsül Haber Ajansı - Ürün Geliştirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ürün Geliştirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vodafone, Deneyimi Müşterileriyle Birlikte Geliştiriyor Haber

Vodafone, Deneyimi Müşterileriyle Birlikte Geliştiriyor

Program kapsamında müşterilerden toplanan içgörüler Vodafone ekipleri tarafından değerlendirilerek ürün geliştirme süreçlerine entegre edilecek. Program katılımcılarına hediye GB, fatura indirimi ve hediye çeki gibi çeşitli ödüller de sunulacak. Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, müşteri deneyimi odaklı çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Vodafone’un yeni hayata geçirdiği “Vodafone Deneyim Elçileri” programıyla, müşteriler artık yalnızca geribildirim veren kişiler değil; ürünleri deneyimleyen, geliştirilmesine katkı sağlayan ve Vodafone ile birlikte değer yaratan bir topluluğun parçası haline gelecek. Müşteri geribildirimlerini aksiyona dönüştüren yenilikçi bir yapının kurulduğu programla, müşteriler ürün geliştirme süreçlerine doğrudan katkı sağlarken, gerçek kullanıcı deneyimleri gerçek iyileştirmelere dönüşecek. “Vodafone Deneyim Elçileri” programıyla, müşterilerin sesini daha güçlü duyurmaları ve Vodafone'un ürün geliştirme süreçlerine doğrudan katkı sağlamaları mümkün olacak. Vodafone Yanımda uygulamasını sık kullanan; fatura ödeme, otomatik talimat verme, ek paket satın alma, tarife değiştirme gibi farklı işlemler yapmış kullanıcıların dahil edildiği programa ilk etapta 50 elçiyle başlanması hedefleniyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin şunları söyledi: “Vodafone olarak, müşteri memnuniyeti sağlamak için uzun yıllardır müşteri araştırmaları ve deneyim çalışmaları yürütüyoruz. Günümüzün hızlı dijital dünyasında ürün ekiplerinin de daha hızlı öğrenme, daha hızlı test etme ve daha hızlı aksiyon alma ihtiyacı bulunuyor. ‘Vodafone Deneyim Elçileri’ programını mevcut araştırma süreçlerimizi tamamlayan çevik bir geribildirim katmanı olarak tasarladık. Bu program, müşterilerimizle sürekli ve ölçeklenebilir bir geribildirim ekosistemi kurmamızı sağlıyor. Müşterilerimizle birlikte geliştirdiğimiz her deneyim, daha iyi bir gelecek için atılmış bir adım. ‘Vodafone Deneyim Elçileri’ programı sayesinde, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını anlamıyor, geleceğin ürün ve hizmetlerini de kullanıcılarımızla birlikte şekillendiriyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da müşteri memnuniyeti için çalışmaya devam edeceğiz.” Çeşitli ödüller veriliyor “Vodafone Deneyim Elçileri”, müşterilerin Vodafone ürün ve servislerini deneyimleyerek geribildirim verdiği, müşteri başvurularıyla katılım sağlanan kapalı bir topluluk programı. Programa dahil olan müşteriler, kendilerine atanan aylık görevleri tamamlıyor; yaşadıkları deneyimleri paylaşıyor; yeni ürün ve özelliklerle ilgili görüş bildiriyor ve tamamladıkları görevler karşılığında hediye GB, fatura indirimi ve hediye çeki gibi ödüller kazanıyor. Ağırlıklı olarak dijital kanallardaki deneyimleri test eden müşteriler, Vodafone Yanımda uygulamasında ya da web sitesinde yeni ürün ve özellikleri deniyor, mevcut deneyim akışlarına geribildirim sağlıyor, fikirlerin lansman öncesi doğrulanmasına katkıda bulunuyor, kullanıcı ihtiyaç ve beklentilerinin anlaşılmasını destekliyor ve geliştirme fırsatlarının ortaya çıkmasına katkı sağlıyor. Toplanan içgörüler Vodafone ekipleri tarafından değerlendirilerek ürün ve servis geliştirme süreçlerine aktarılıyor. Daha çevik ürün geliştirme “Vodafone Deneyim Elçileri” programı sayesinde Vodafone, kullanıcı geribildirimlerini çok daha hızlı şekilde toplayabilecek ve ürün geliştirme süreçlerine entegre edebilecek. Bu program, Vodafone’a sürekli geri bildirim mekanizması, daha hızlı validasyon, gerçek kullanıcı içgörüsü ve daha çevik ürün geliştirme avantajları sunarken; müşterilere de deneyimini doğrudan paylaşabilme, Vodafone ürünlerinin gelişimine katkı sağlama, yeni deneyimleri ilk test eden müşteriler arasında yer alma ve görevler karşılığında ödüller kazanma gibi imkânlar sağlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Otosan’dan Ürün Geliştirmede Stratejik Atamalar Haber

Ford Otosan’dan Ürün Geliştirmede Stratejik Atamalar

Otomotiv sanayinin lider şirketi Ford Otosan, ürün geliştirme organizasyonunda gerçekleştirdiği yeni atamalarla mühendislik, teknoloji ve inovasyon odaklı dönüşümünü güçlendirmeyi sürdürüyor. Şirketin ürün geliştirme yapılanmasında hayata geçirilen bu atamalar kapsamında Tolga Şenoğuz Ürün Geliştirme Lideri, Canalp Gündoğdu Ürün Geliştirme Operasyonları Lideri, Simon Curwood ise Araç Donanım Sistemleri Mühendisliği Lideri olarak atandı. Yaklaşık üç yıldır Ürün Geliştirme Lideri olarak görev yapan Ian Foston ise 30 Haziran 2026 itibarıyla görevinden ayrıldı. Foston, görev süresi boyunca Ford Otosan’ın stratejik mühendislik dönüşümüne, ürün geliştirme yapılanmasının güçlenmesine ve Ford’un küresel ürün geliştirme ekosistemiyle entegrasyonun ilerlemesine önemli katkılar sundu. Ürün Geliştirme Liderliği görevine Tolga Şenoğuz atandı Tolga Şenoğuz, 1999-2007 yılları arasında Amerika’da bir otomotiv şirketinde sekiz yıl görev yaptıktan sonra 2007’de Ford Otosan’a katıldı. Şenoğuz, Ford Otosan’da tasarım ve analiz motor ve şanzıman geliştirme mühendisliği alanlarında farklı sorumluluklar üstlendi. 2018-2021 yılları arasında motor ve güç aktarma sistemleri mühendisliğine liderlik eden Şenoğuz, ardından ağır ticari araç mühendisliği alanında liderlik görevini yürüttü. 2021-2025 döneminde Ford Trucks Mühendislik Lideri olarak ekipler arası iş birliğini güçlendirdi; Ford Trucks & IVECO stratejik iş birliği dahil önemli projelere liderlik etti. Nisan 2025’ten bu yana Ürün Geliştirme Operasyon Lideri olarak görev yapan Şenoğuz, Ford Otosan’daki 18 yıllık deneyimiyle şirketin ürün geliştirme vizyonuna liderlik edecek. Ürün Geliştirme Operasyonları Liderliği görevine Canalp Gündoğdu atandı Canalp Gündoğdu, 2011 yılında göreve başladığı Ford Otosan’da, Ford Trucks iş geliştirme, Ford Otosan Akıllı Hareketlilik, İnovasyon, Yeni Girişimler, Girişim Yatırımları gibi farklı alanlarda görev aldı. 2019-2020 yılları arasında yurtdışı görevlendirmesiyle Ford’un Palo Alto ofisinde çalışan Gündoğdu, 2020-2022 arasında Akıllı Hareketlilik Lideri olarak Türkiye'nin ilk bağlantılı araç projesine liderlik etti. 2022-2024 yıllarında Büyüme ve Akıllı Hareketlilik İş Alanı Lideri, 2024-2026 döneminde ise Araç Donanım Mühendisliği Lideri olarak görev yapan Gündoğdu, kalite iyileştirme, maliyet optimizasyonu, yapay zeka ve dijitalleşme projeleri ile sistem seviyesinde yönetişimin güçlendirilmesine sunduğu katkılarla öne çıktı. Gündoğdu’nun yeni görevinde ürün geliştirme süreçlerinin etkinliğini daha da ileri taşıması hedefleniyor. Araç Donanım Sistemleri Mühendisliği Liderliği görevine Simon Curwood atandı Araç Donanım Sistemleri Mühendisliği Liderliği görevine atanan Simon Curwood ise Ford Motor Company’den Ford Otosan’a katıldı. Curwood, son olarak 2024-2026 yılları arasında Teknik Program Yönetimi Entegre Hizmetler Direktörü olarak görev yaptı. Daha önce ürün değeri yönetimi, otonom araç entegrasyonu ve gövde mühendisliği gibi alanlarda ABD, Asya-Pasifik ve Avustralya’da çeşitli liderlik görevleri üstlenen Curwood, küresel mühendislik deneyimiyle Ford Otosan’ın ürün geliştirme yetkinliğine katkı sağlayacak. Ürün geliştirmede güçlü liderlik yapısı Ford Otosan, gerçekleştirdiği bu atamalarla ürün geliştirmeyi; mühendislik gücünü, teknoloji üretme yetkinliğini ve geleceğin mobilite çözümlerine yönelik inovasyon kapasitesini destekleyen stratejik bir alan olarak konumlandırmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Empa Elektronik’in İlk Uluslararası Tiremo® Accelerator Workshop’u Budapeşte’de Gerçekleştirildi Haber

Empa Elektronik’in İlk Uluslararası Tiremo® Accelerator Workshop’u Budapeşte’de Gerçekleştirildi

Empa Elektronik, Türkiye’de uzun yıllardır başarıyla sürdürdüğü Accelerator Workshop etkinliklerini uluslararası arenaya taşıdı. Şirket, ilk yurt dışı Tiremo® Accelerator Workshop’unu Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de gerçekleştirerek IoT, yapay zekâ ve siber güvenlik alanlarında çalışan teknoloji profesyonelleriyle buluştu. Tiremo® Accelerator Workshop’ta katılımcılar, günümüzün en kritik teknoloji başlıklarından biri olan IoT siber güvenliği konusunda uygulamalı eğitimler alırken, Avrupa Birliği’nin yeni Siber Dayanıklılık Yasası (Cyber Resilience Act – CRA) doğrultusunda geliştirilen çözümleri yakından inceleme fırsatı buldu. Tiremo Accelerator Workshop; elektronik, gömülü sistemler, IoT, yapay zekâ ve IoT siber güvenliği alanlarında çalışan mühendis ve mühendis adaylarının yanı sıra ürün geliştirme ekipleri, tasarımcılar ve teknoloji odaklı üretim yapan şirketlere yönelik olarak düzenlendi. Etkinlik sonunda katılımcılar, Tiremo® platformunun sunduğu hızlı prototipleme ve proje geliştirme olanaklarını uygulamalı olarak deneyimlerken, Empa Elektronik ve CyberWhiz’in CRA uyumluluğu ve IoT güvenliği alanındaki teknik yetkinliklerini yakından tanıdı. Uygulamalı IoT ve siber güvenlik deneyimi Program boyunca 4G bağlantılı sistemlerde siber güvenlik altyapısının kurgulanması ve hayata geçirilmesine yönelik uygulamalar ön plana çıktı. Katılımcılar, gerçek senaryolar üzerinden güvenli bağlantı, veri koruma ve cihaz yönetimi süreçlerini deneyimleme fırsatı buldu. Katılımcıların Empa Elektronik tarafından geliştirilen Tiremo® Secure IoT geliştirme kartları üzerinde çeşitli uygulamalar gerçekleştirdiği etkinlikte sensör teknolojileri, güvenli Wi-Fi ve 4G bağlantısı, MQTT üzerinden güvenli veri transferi ve uzaktan cihaz yönetimi gibi konular uygulamalı oturumlarla ele alındı. Empa Elektronik’in geliştirdiği Tiremo® platformu; sensör, IoT, kablosuz bağlantı teknolojileri (Wi-Fi, BLE, LTE, LoRa vb.) ve ekran çözümleri gibi farklı teknolojileri tek bir geliştirme ekosisteminde bir araya getiriyor. Platform, hızlı prototipleme ve ürün geliştirme süreçlerini destekleyen yapısıyla katılımcılara farklı kullanım senaryolarını uygulamalı olarak deneyimleme imkânı sundu. CRA uyumluluğuna yönelik çözümler Tiremo® Accelerator Workshop’un önemli başlıklarından biri de Avrupa Birliği’nde yürürlüğe girecek Cyber Resilience Act (CRA) regülasyonu oldu. IoT ürünleri geliştiren ve Avrupa pazarına sunan üreticiler için kritik önem taşıyan düzenleme kapsamında, katılımcılara yeni yükümlülükler ve uyumluluk süreçleri hakkında kapsamlı bilgiler aktarıldı. Empa Elektronik ve CyberWhiz uzmanları tarafından gerçekleştirilen sunumlarda, CRA uyumluluğunun ürün geliştirme süreçlerine etkileri anlatılırken, Tiremo® AIoT platformu ve CyberWhiz güvenlik yazılımlarının bu süreçte sunduğu avantajlar paylaşıldı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen bulut ve mobil güvenlik demolarında ise dış kaynaklı yetkisiz erişim girişimlerinin gerçek zamanlı olarak tespit edilmesi, engellenmesi ve tespit edilen anomalilerin otomatik olarak bulut yönetim platformuna raporlanması senaryoları gösterildi. Doğu Avrupa’daki teknoloji ekosistemine katkı Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, Tiremo® Accelerator Workshop etkinliklerinin şirketin teknoloji hızlandırma vizyonunun önemli bir parçası olduğunu belirterek “Accelerator Workshop etkinliklerini, müşterilerimizin yeni teknolojileri ve uygulamaları çok daha hızlı deneyimleyebilmelerini sağlayan önemli bir platform olarak görüyoruz. Gün boyu süren bu etkinlikler sonunda katılımcılar yalnızca teorik bilgi edinmekle kalmıyor, aynı zamanda yeni teknolojileri projelerine nasıl adapte edebileceklerini uygulamalı olarak deneyimleyerek tasarım süreçlerini hızlandıracak önemli bir yetkinlik kazanıyor” dedi. Empa Elektronik’in uzun yıllardır Türkiye’de gerçekleştirdiği workshop çalışmalarından elde ettiği deneyimi Doğu Avrupa’ya taşımayı hedeflediğini ifade eden Sarpel, “Türkiye’de düzenlediğimiz workshoplardan elde ettiğimiz olumlu geri bildirimler ve teknik birikim, bu deneyimi Doğu Avrupa’daki müşterilerimizle de paylaşma fikrini doğurdu. Bu etkinliğin hem Empa’nın bölgedeki bilinirliğini artıracağına hem de katılımcılara güncel teknolojiler konusunda önemli bir katma değer sağlayacağına inanıyoruz. Budapeşte etkinliğimizin Empa Elektronik açısından stratejik bir adım olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu. “Uluslararası büyüme stratejimizde önemli bir adım” Tiremo® Accelerator Workshop’un bir eğitim etkinliği olmanın yanı sıra şirketin uluslararası büyüme stratejisinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Sarpel, şunları söyledi: “CRA, Avrupa Birliği’nde faaliyet gösteren veya bu pazara ürün sunan tüm üreticiler için kritik bir regülasyon haline geliyor. Empa Elektronik olarak bu alandaki çalışmalarımızı sürekli güncelliyor ve müşterilerimize rekabetçi çözümler sunuyoruz. Tiremo® AIoT platformu ve CyberWhiz güvenlik teknolojileri sayesinde üreticilerin CRA uyumluluğunu en hızlı ve etkin şekilde sağlamalarına yardımcı oluyoruz. AB pazarına ürün sunan ve CRA yükümlülüklerine tabi olan üreticiler için güvenilir bir referans platformu olmayı hedefliyor. Budapeşte’de gerçekleştirdiğimiz ilk uluslararası Tiremo® Accelerator Workshop’un gördüğü yoğun ilgi, doğru bir ihtiyaç alanına dokunduğumuzu gösterdi. Önümüzdeki dönemde Tiremo® Accelerator Workshop etkinliklerimizi Doğu Avrupa başta olmak üzere faaliyet gösterdiğimiz farklı ülke ve bölgelere taşımayı, mühendisler ve teknoloji profesyonelleriyle daha geniş bir coğrafyada bir araya gelmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank Çalışanlarının Geliştirdiği Revogo’ya  Akbank’tan 300 Bin Dolar Yatırım Haber

Akbank Çalışanlarının Geliştirdiği Revogo’ya Akbank’tan 300 Bin Dolar Yatırım

Bankanın bu yıl 10. senesini kutlayan inovasyon merkezi Akbank LAB çatısı altında yürütülen programda, Revogo girişimine toplamda 300 bin dolar yatırım kararı alındı. Böylece Akbank+ ile ilk 3 dönemde ekosisteme kazandırılan girişim sayısı 5’e yükseldi. Akbank’ın yaptığı toplam yatırım tutarı ise 2 milyon doları aştı. Revogo, anne-bebek ürünlerinin döngüsel ve sürdürülebilir kullanımı için güvenilir, hızlı ve kolay bir platform sunuyor. Akbank, inovasyon merkezi Akbank LAB çatısı altında yürüttüğü Akbank+ programı ile kurum içindeki girişimcilik potansiyelini desteklemeye devam ediyor. Çalışanlarının girişim fikirleri üzerinde tam zamanlı olarak çalışabilmelerine olanak tanıyan ve bu özelliğiyle Türkiye’de bir ilk olan Akbank+, Akbanklılara eğitim, mentorluk, ürün geliştirme ve yatırım süreçlerinde uçtan uca destek sunuyor. Böylece Akbanklılar mevcut görevlerine ara vererek, tam zamanlı olarak girişim fikirlerini geliştirmeye odaklanıyor. Bu süreçte sahip oldukları görevlerinin sağladığı tüm hakları ise almaya devam ediyorlar. Fikirlerine yatırım yapılan Akbanklılar girişimlerini kurarak Akbank’tan ayrılırken, diğer katılımcılar ise İnovasyon Elçisi olarak kurum içi girişimcilik kültürünün gelişimine destek sunuyor. Programın üçüncü döneminde toplamda 300 bin dolar yatırım kararı ile hayat bulan Revogo, anne-çocuk ürünlerini satıcılardan anlık nakit ile alarak yeniden satışa sunuyor. Bu modeliyle girişim, hem ebeveynler için pratik ve ekonomik bir çözüm sunuyor hem de ürünlerin kullanım ömrünü uzatarak sürdürülebilir yaşama katkıda bulunuyor. Revogo ayrıca, farklı alanlarda deneyime sahip Akbanklılar tarafından geliştirilen bir girişim olarak da dikkat çekiyor. Kurucu ortaklar Akbank’ta Genel Müdürlük, Teknoloji ve Şube ekiplerinde görev almış uzmanlardan oluşuyor. Böylece Akbank+ programı, girişimler için farklı uzmanlık ve deneyimlerden beslenmenin potansiyelini görünür kılıyor. Akbank+ programı kapsamında daha önce atık süreçlerini dijitalleştiren Waste Log, elektrikli araç kullanıcı deneyimini tek bir platformda buluşturan Voltla, yapay zekâ tabanlı analitik çözüm sunan Metriqus ve e-ticaret satıcıları için alternatif finansman platformu geliştiren Fundero girişimleri ekosisteme kazandırılmıştı. Program kapsamında Akbank’ın 5 farklı girişime yaptığı toplam yatırım tutarı ise 2 milyon doları aştı. Bülent Oğuz: “Akbank+ ile Akbanklıların girişimcilik potansiyelini görünür kılıyor, ekosisteme yeni değerler kazandırıyoruz” Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, Akbank+ programının insan, kültür ve inovasyon odağını bir araya getiren güçlü bir yapı sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Bugünün iş dünyasında kurumları ileri taşıyan en önemli unsurlardan biri, çalışanların merakını, cesaretini ve üretme isteğini doğru alanlarla buluşturabilmektir. Akbank+ tam da bu bakış açısıyla, Akbanklıların fikirlerini uçtan uca bir girişim yolculuğu ile hayata geçirmelerine olanak tanıyor. Türkiye’nin ilk tam zamanlı kurum içi girişimcilik programı olan Akbank+ sayesinde çalışma arkadaşlarımız girişimlerine odaklanabiliyor, Akbank LAB’in güçlü inovasyon birikiminden ve mentorluk ekosisteminden faydalanarak fikirlerini yatırıma dönüşebilecek seviyeye taşıyabiliyor. Bu yıl 10. yaşını kutlayan Akbank LAB, Bankamızda inovasyon kültürünün gelişmesinde ve girişimcilik kaslarımızın güçlenmesinde çok önemli bir rol üstleniyor. Akbank+ da bu kültürün en somut yansımalarından biri. Revogo yatırımını bu açıdan çok değerli buluyoruz. Çünkü bu girişim, hem döngüsel ekonomiye katkı sunan güncel bir ihtiyaca yanıt veriyor hem de farklı birimlerde görev yapmış Akbanklıların ortak bir girişim vizyonunda buluşmasının güçlü bir örneğini oluşturuyor. Bugüne dek 50 Akbanklı bu programa katılarak inovasyon ve liderlik becerilerini geliştirdi ve kurumumuz içinde bu kültürün gelişimi için birer elçi olarak yolculuklarına devam ediyorlar. Önümüzdeki dönemde de Akbanklıların yenilikçi fikirlerini desteklemeye, onların girişimcilik yolculuklarında yanlarında olmaya ve ülkemizin girişimcilik ekosistemine yeni değerler kazandırmaya devam edeceğiz.” Revogo: Anne-çocuk kategorisinde ikinci el ürünlere güvenli ve pratik çözüm Akbank+ programının üçüncü döneminde Akbanklı Nur Aras, Önder Hakan Topuz ve Melih Aydın tarafından geliştirilen Revogo, anne-çocuk kategorisinde kısa süre kullanılan ürünlerin yeniden kullanıma kazandırılmasını hedefliyor. Platform sayesinde satıcılar ürünlerini uzun süre beklemeden ve alıcı bulmak için zaman harcamadan nakde dönüştürebiliyor. Alıcılar ise temizlik ve bakım süreçlerinden geçirilmiş, yenilenmiş ürünlere daha uygun koşullarla ve güvenli şekilde ulaşabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Naturagen, Worldef Awards 2026’da Kategorisinin Zirvesine Çıktı Haber

Naturagen, Worldef Awards 2026’da Kategorisinin Zirvesine Çıktı

E-ticaret, perakende ve dijital ticaret dünyasının önemli platformlarından biri olan Worldef tarafından düzenlenen Worldef Awards Ecom Brands 100 organizasyonunda Naturagen, tüketici odaklı yaklaşımı, ürün geliştirme vizyonu ve dijital kanallardaki güçlü marka performansıyla “Vitamin & Supplement” kategorisinde 1.'lik ödülüne değer görüldü. Türkiye'de ve uluslararası pazarlarda büyümesini sürdüren Naturagen, vitamin, mineral, kolajen, bitkisel içerikli ürünler ve kişisel bakım kategorilerindeki geniş ürün portföyüyle kullanıcılarına ulaşırken; kalite, inovasyon ve erişilebilirlik ilkelerini odağına alıyor. Worldef Awards tarafından verilen bu ödül, markanın e-ticaret alanındaki başarısının yanı sıra tüke ticiler tarafından tercih edilen ve güven duyulan bir marka olma yolculuğunun da önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Naturagen Genel Müdürü Gamze Malkoç, ödüle ilişkin yaptıkları açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Worldef Awards Ecom Brands 100 kapsamında Vitamin & Supplement kategorisinde ödül almak bizim için büyük bir gurur. Bu başarı, ürün geliştirmeden müşteri de neyimine kadar tüm süreçlerde emek veren ekip arkadaşlarımızın, iş ortaklarımızın ve bizi tercih eden tüketicilerimizin ortak başarısıdır. Önümüzdeki dönemde de yenilikçi ürünlerimiz ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuzla hem Türkiye'de hem de global pazarlarda değer üretmeye devam edeceğiz." Son yıllarda gerçekleştirdiği yatırımlar, yeni ürün lansmanları ve ihracat faaliyetleriyle dikkat çeken Naturagen, sağlık ve wellness alanında tüketicilerin günlük yaşamlarına değer katacak ürünler geliştirmeyi sürdürürken, dijital ticaretteki güçlü konumunu da her geçen gün daha ileriye t aşıyor. Worldef Awards Ecom Brands 100 tarafından verilen bu ödül, Naturagen'in sektördeki büyüme yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fonksiyonel Pastilde Doğal Güç: Arı Ürünleri Fark Yaratıyor Haber

Fonksiyonel Pastilde Doğal Güç: Arı Ürünleri Fark Yaratıyor

Balparmak, fonksiyonel gıda alanındaki bilimsel çalışmalarını uluslararası platformlarda paylaşmayı sürdürüyor. Bu yıl ikincisi, Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Uluslararası Gıda İnovasyonu ve Sürdürülebilirliği Kongresi’nde (IFIS 2026) doğal içerikli fonksiyonel pastil formülasyonlarına yönelik araştırma sonuçlarını bilim dünyasıyla paylaştı. Balparmak Ür-Ge Müdürü Gizem Mergen Duymaz, "Bal, Propolis ve Bitkisel İçeriklerle Zenginleştirilmiş Fonksiyonel Pastillerin Duyusal Özellikleri, Fenolik İçeriği ve Antibakteriyel Etkisi" başlıklı sunumunda fonksiyonel pastillerin bilimsel özelliklerini kongre katılımcılarıyla paylaştı. Fonksiyonel gıda alanına bilimsel katkı Fonksiyonel Gıdalar ve Gıda Kalite Özellikleri oturumunda sunulan araştırmada, Apitera Karamürverli ve Apitera Turplu pastillerin duyusal özellikleri, fenolik madde içeriği ve antibakteriyel etkileri ele alındı. Bal ve propolis gibi doğal arı ürünlerinin bitkisel ekstraktlarla birlikte kullanımının fonksiyonel ürün geliştirmedeki potansiyeli bilimsel verilerle ortaya konuldu. Apitera Pastillerin Fonksiyonel Özellikleri Öne Çıktı Çalışmada Apitera pastillerin yüksek toplam fenolik madde içeriğine sahip olduğu belirlendi. Bal, propolis ve bitkisel içeriklerin doğru formülasyonla bir araya getirilmesinin fonksiyonel etkinliği artırdığı bilimsel verilerle ortaya konuldu. Ürünlerin duyusal açıdan da tüketici kabulü bakımından olumlu sonuçlar verdiği görüldü. “Doğal içeriklerin bilimsel altyapıyla doğru şekilde bir araya getirilmesi önemli rol oynuyor” Gizem Mergen Duymaz, çalışmanın çıkış noktasının hem tüketici tarafından kabul edilebilir hem de fonksiyonel fayda sunan pastil ürünleri geliştirmek olduğunu belirtti. Duymaz, araştırma sürecini şöyle özetledi: “Hem duyusal olarak kabul edilebilir hem de fonksiyonel fayda yaratacak bir pastil geliştirebilir miyiz?” sorusuyla yola çıktık. Doğal içeriklerin bilimsel altyapıyla doğru şekilde bir araya getirilmesi bu hedefe ulaşmada belirleyici rol oynadı. Elde ettiğimiz sonuçları uluslararası bir platformda paylaşmak hem sektör hem de akademik iş birlikleri açısından değerli.” Balparmak Ar-Ge Merkezi uluslararası platformlarda aktif rolünü sürdürüyor Balparmak, 1986'dan bu yana sürdürdüğü Ar-Ge yolculuğunu bugün uluslararası bilim platformlarında somut çıktılarla taçlandırıyor. IFIS 2026, bu yolculuğun en yeni durağı. IFIS 2026 Kongresi’nde gerçekleştirilen sunum, bal ve arı ürünlerinin fonksiyonel gıda geliştirmedeki güçlü potansiyelini ortaya koyması açısından dikkat çekti. Çalışma, doğal içeriklerin bilimsel Ar-Ge yaklaşımıyla değerlendirilmesinin, inovatif ürün geliştirme süreçlerindeki kritik rolünü bir kez daha gösterdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

FLO GROUP'ta Üst Düzey Atamalar Haber

FLO GROUP'ta Üst Düzey Atamalar

Şirket içinde yetişen ve uzun yıllardır farklı kademelerde sorumluluk üstlenen iki deneyimli yöneticinin yeni görevleriyle birlikte FLO GROUP'un yurt içi ve uluslararası büyüme hedeflerine daha güçlü katkı sunması hedefleniyor. Herman Barin, Kategori Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Oldu Kategori yönetimi, marka yönetimi ve satın alma alanlarında 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Herman Barin, 2005 yılında FLO GROUP'a katıldı. Kariyeri boyunca ürün yönetimi, marka yönetimi ve kategori yönetimi alanlarında farklı görevler üstlenen Barin, son olarak Kategori Grup Direktörü olarak görev yaptı. Yeni görevinde FLO GROUP bünyesindeki markaların kategori yönetimi fonksiyonlarına liderlik edecek olan Barin; şirketin yurt içi ve uluslararası operasyonlarında kategori yönetimi yapısının güçlendirilmesine, ticari karar süreçlerinin daha veriye dayalı hale getirilmesine ve global satın alma süreçlerinin daha entegre şekilde yönetilmesine katkı sağlayacak. Kanal ve ülke bazlı ticari modellerin geliştirilmesi, stok verimliliğinin artırılması ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek stratejilerin oluşturulması da öncelikli sorumlulukları arasında yer alacak. Perakende sektöründeki kariyeri boyunca ürün geliştirme, merchandising, tedarik zinciri ve ticari strateji alanlarında önemli deneyimler kazanan Barin, veri odaklı karar alma kültürünün güçlendirilmesi ve fonksiyonlar arası iş birliğinin artırılmasına yönelik çalışmalarıyla öne çıkıyor. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunu olan Herman Barin, aynı üniversitede Uluslararası Yönetim Programı'nı tamamladı ve İşletme alanında yüksek lisans (MBA) eğitimi aldı. Moşe Yohay, Ayakkabı Ürün Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Oldu Perakende sektöründe marka yönetimi, ürün yönetimi, satın alma ve ticari operasyonlar alanlarında 21 yılı aşkın deneyime sahip olan Moşe Yohay, 2005 yılında FLO GROUP bünyesine katıldı. Kariyeri boyunca Asistan Ürün Yöneticiliğinden başlayarak Ürün Yöneticisi, Marka Müdürü, Marka Direktörü ve son olarak Markalar Grup Direktörü görevlerini üstlenen Yohay, şirketin ürün ve marka yönetimi yapılanmasının gelişiminde önemli rol oynadı. Ayakkabı Ürün Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapacak olan Yohay, FLO GROUP'un ayakkabı kategorilerine yönelik ürün yönetimi, marka portföyü ve satın alma fonksiyonlarına liderlik edecek. Yeni görevinde ürün geliştirme, marka portföyü ve satın alma süreçlerinin stratejik yönetimine liderlik ederek müşteri beklentilerine uygun yenilikçi ürün ve koleksiyonların geliştirilmesine katkı sağlayacak. Ürün geliştirme, marka yönetimi, merchandising, tedarik zinciri ve ticari strateji alanlarında geniş deneyime sahip olan Yohay, müşteri ihtiyaçlarını ve pazar dinamiklerini ürün stratejilerine dönüştürme konusundaki uzmanlığıyla FLO GROUP'un ürün yönetimi yapılanmasına katkı sunmaya devam edecek. İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü mezunu olan Moşe Yohay, ürün yönetimi, marka yönetimi, satın alma ve ticari operasyonlar alanlarındaki deneyimiyle FLO GROUP'un büyüme yolculuğuna katkı sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Etrofil İle El Örgü İpliğinde Türk İmzası Dünyaya Yayılıyor Haber

Etrofil İle El Örgü İpliğinde Türk İmzası Dünyaya Yayılıyor

Küresel ekonomideki belirsizlikler, maliyet baskıları ve değişen tüketici alışkanlıklarına rağmen el örgü iplik sektörü, ihracat performansı ve yenilikçi ürün yatırımlarıyla büyümesini sürdürüyor. İkinci Yarıda Gözler Yeni Sezon Siparişlerinde Yılın ilk altı ayını değerlendiren Etrofil El Örgü İplikleri Yönetim Kurulu Başkanı Toygun Batallı, “2026 yılının ilk altı ayı bizim açımızdan temkinli ancak verimli geçen bir dönem oldu. Yıl başında belirlediğimiz hedeflerin önemli bir bölümüne ulaştık. Özellikle ihracat, ürün geliştirme ve mevcut müşteri ilişkilerini güçlendirme alanlarında planladığımız adımları büyük ölçüde hayata geçirdik. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla satışlarımızda dengeli bir büyüme yakaladık. İç pazarda talep daha kontrollü bir seyir izlerken, ihracat tarafında daha güçlü bir performans sergiledik. Avrupa, Amerika ve mevcut distribütörlük pazarlarımızda Etrofil markasına olan ilginin devam ettiğini görmekten memnuniyet duyuyoruz. Yılın ilk yarısında yeni ürün geliştirme, numune yönetimi, planlama ve müşteri iletişimi süreçlerinde teknolojiyi daha etkin kullanmaya başladık. Dijital dönüşüm yatırımlarımızı yılın ikinci yarısında da sürdürmeyi planlıyoruz. Yeni sezon siparişleriyle birlikte sektörün daha hareketli bir döneme gireceğini öngörüyoruz. Yılın geri kalanında doğal içerikler, sürdürülebilir üretim anlayışı, hafif ve yumuşak tuşeli iplikler, premium ambalaj tasarımları ve güçlü renk hikâyelerine sahip koleksiyonların öne çıkacağını düşünüyoruz. Bu doğrultuda yenilikçi, katma değeri yüksek ve global pazarlarda rekabet gücümüzü artıracak ürünler geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. Türkiye'nin Güçlü Tekstil Altyapısı İhracatı Destekliyor Türkiye'nin el örgü ipliği alanında Avrupa'nın en güçlü üreticileri arasında yer aldığını belirten Batallı, “İplik sektörüne baktığımızda Türkiye’nin yıllık ihracatının yaklaşık 12 milyar dolar seviyesinde olduğunu görüyoruz. El örgü iplikleri ise bu büyük yapının daha niş ancak katma değeri yüksek segmentlerinden birini oluşturuyor. Türkiye’nin el örgü iplikleri ihracat hacmi bugün yaklaşık 450-500 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Etrofil El Örgü İplikleri olarak biz de bu güçlü ekosistemin önemli bir parçasıyız. Kalite, sürdürülebilirlik ve tasarım odaklı yaklaşımımız sayesinde Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda rekabet gücümüzü her geçen gün artırıyoruz” dedi. Doğal İçerikli ve Premium Ürünlere Talep Artıyor Küresel tüketici eğilimlerinin iplik sektörünü doğrudan etkilediğini belirten Batallı, “Özellikle doğal içerikli ve sürdürülebilir ürünlere yönelik talep oldukça yükseldi. Organik pamuk, merino yün, alpaka karışımları ve özel efektli ipliklerin yılın ilk yarısında öne çıkan ürün grupları arasında yer alıyor. Tüketiciler artık yalnızca ürünün teknik özelliklerine değil, üretim hikâyesine, sürdürülebilirlik yaklaşımına ve koleksiyon bütünlüğüne de önem veriyor” açıklamasında bulundu. Kadının Ev İçi Emeği Ekonomik Değere Dönüşüyor Batallı, Büyüyen sektörle birlikte ev içi üretim, dijitalleşmenin de etkisiyle kayıt dışı bir uğraş olmaktan çıkarak önemli bir ekonomik girişimcilik alanına dönüşüyor. Bugün birçok kadın kendi markasını oluşturuyor, sosyal medya üzerinden müşteri kitlesi edinerek evden yönettiği küçük işletmesini sürdürülebilir bir gelir modeline dönüştürüyor. El örgüsü ekonomisi yalnızca üreticilere değil; iplik, aksesuar, ambalaj, kargo ve dijital pazarlama gibi pek çok yan sektöre de katkı sağlayarak geniş bir ekonomik ekosistemi harekete geçiriyor” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.