Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ürün Kalitesi

Kapsül Haber Ajansı - Ürün Kalitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ürün Kalitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir Büyükşehir’in Su Yatırımı Çorak Toprakları Bereketlendirdi Haber

İzmir Büyükşehir’in Su Yatırımı Çorak Toprakları Bereketlendirdi

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir tarımı desteklemek ve su kaynaklarını verimli kullanmak amacıyla hayata geçirdiği proje, Selçuk’ta tarımsal üretimin yapısını değiştirdi. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından 15,5 milyon liralık yatırımla kurulan tesis sayesinde, geçmişte tuzluluk oranı yüksek yeraltı suyunu kullanmak zorunda kalan üreticiler daha kaliteli suya erişti. Selçuk Merkez Sulama Kooperatifi ile ortak yürütülen çalışma kapsamında üreticiler, damla sulama sistemlerini kurarak ön ödemeli sayaçlar üzerinden tesisten yararlanmaya başladı. Sulama imkânının genişlemesiyle bölgede özellikle nar, ayva ve narenciye üretimi artarken, ürün kalitesinde de belirgin iyileşme görüldü. Yeni bahçeler kuruldu Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Sulama ve Tarımsal Üst Yapılar Şube Müdürlüğü’nde görevli ziraat mühendisi Buket Kuyumcu Yücel, tesisin bölgedeki üretim alanlarını genişlettiğini belirterek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu tesisi 2024 yılında tamamladık. Tesis devreye girmeden önce bölgede suyun ulaşmadığı tarım alanları bulunuyordu. Şimdi bu alanlar sulanabiliyor ve yeni dikim sahaları oluştu. Özellikle nar üretimi yapan çiftçilerimizin sayısı arttı” dedi. Üreticilerin geçmişte sulama ihtiyaçlarını kendi açtıkları sondaj kuyularından karşıladığını belirten Yücel, bu kuyulardaki yüksek tuzluluk oranının tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini söyledi. Yücel, tesisle birlikte üreticilerin daha kaliteli su kullanmaya başladığını ve kendi kuyularına duydukları ihtiyacın önemli ölçüde azaldığını belirterek, “Topraktaki tuzluluk oranında da düşüş gözlemledik. Bu sonuçlar bizi son derece mutlu ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak çiftçilerimizin suya daha kolay ve verimli ulaşabilmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu. “2 bin dönüm atıl arazi üretime açıldı” Selçuk Sulama Kooperatifi Başkanı Mehmet Bayraktar da sulama tesisinin bölgedeki üretimi canlandırdığını söyledi. Daha önce mera olarak kullanılan alanlarınyeniden değerlendirildiğini belirten Bayraktar, “O arazilere suyun gitmesi, ayva, nar ve narenciye gibi ürünlerin yetişmesine vesile oldu. Başkanımız Cemil Tugay bu konuda hassas davrandı. Daha önce suyun ulaşmadığı yaklaşık 2 bin dönümlük atıl arazi bugün tarıma ve ekonomiye kazandırıldı” dedi. Artezyen sularındaki yüksek tuzluluğun üretim açısından önemli bir sorun olduğunu ifade eden Bayraktar, “Verimli topraklara sahip olmamıza rağmen bu alanlarda üretim yapmak oldukça zordu. Tesis sayesinde kaliteli suya kavuştuk ve bu sorunu büyük ölçüde aştık. Üretimin artması, tarımın güçlenmesi ve ekonomiye katkı sağlaması hepimiz için büyük bir mutluluk” diye konuştu. “Meyve kalitesinde farkı görüyoruz” Kadın üretici Emel Karahan Erten, yeni su kaynağının bahçesindeki ağaçların gelişimine olumlu yansıdığını belirtti. Önceki yıllarda yüksek tuzluluk nedeniyle ağaçların gelişimi ve meyve veriminde sorun yaşadıklarını anlatan Erten, “Bu sene yeni gelen su hattına dâhil oldum. İlk gözlemlediğim, ağaçların sürgünlerindeki değişim oldu. Meyve kalitesinde geçen seneye kıyasla gözle görülür bir farklılık hissediyoruz. Üretmek çok güzel bir duygu. Çok mutluyum” dedi. “Önce su güzel olacak” Yarım asrı aşkın süredir Selçuk’ta tarımla uğraşan İlyas Gökçe ise sulama suyunun ürün kalitesi üzerindeki etkisine dikkat çekti. Tesisin ardından ağaçların görünümünde ve meyvelerin kalitesinde belirgin değişiklik olduğunu söyleyen Gökçe, “Toprak sağlam da olsa su kötü olduktan sonra tarlayı bozuyor. Tatlı su toprağı değiştiriyor. Meyvelerin kalitesi çok değişti, ağaçların rengi yemyeşil oldu. İlaççılar şunu at, bunu at diyor ama suyu sormuyor. Önce su güzel olacak ki bahçe güzel olsun. Ne kadar ilaç atarsan at, suyun güzel olacak” diye konuştu. “Su gelince dikime başladık” Daha önce mera olarak kullanılan arazide iki yıl önce bahçe kuran Ebru Taşpınar, suyun gelmesiyle üretime başladıklarını söyledi. Taşpınar, “Su geldikten sonra hem üretimi artırmak hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak amacıyla dikimlerimizi gerçekleştirdik. Daha iki senelik bir bahçemiz var. Normalde çorak topraktı. Üretime ve çiftçiye destek verilmesi bizi çok mutlu etti” dedi. Üretici Mehmet Taş da sulama imkânıyla boş arazilerin değerlendirildiğini belirterek, “Arazilerimiz daha verimli hale geldi. Boş arazilerimize tatlı su ulaştı. Artık daha sağlıklı meyve yetiştirebiliyoruz. Meyve bahçeleri oluşturduk, sebze ve meyve ekebiliyoruz. Vatandaşa çok büyük hizmet oldu” ifadelerini kullandı. Her damla su kontrollü kullanılıyor Proje kapsamında toplam 5 bin 757 metre uzunluğunda, farklı çaplarda boru hattı döşendi. S.S. Selçuk Merkez Sulama Kooperatifi’ne ait sondaj kuyusundan saniyede 60 litre debiyle alınan suyun tarım alanlarına ulaştırılması için damla sulama tesisi kuruldu. Üreticilerin sistemden etkin yararlanabilmesi amacıyla 33 hidrant tesis edildi ve bu noktalara ön ödemeli sayaçlar yerleştirildi. Böylece su tüketiminin kontrol altına alınması, gereksiz kullanım ve israfın önlenmesi hedeflendi. Basınçlı damla sulama sistemiyle geleneksel yöntemlere göre yaklaşık yüzde 50 su tasarrufu sağlanırken, buharlaşma ve sızıntı kaynaklı kayıplar da önemli ölçüde azaltıldı. Aynı miktarda suyla daha geniş alanların sulanmasına ve üretimde verimliliğin artırılmasına imkân sağlandı. Büyükşehir’in su yatırımı çorak toprakları bereketlendirdi İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmete aldığı Selçuk Merkez Yüzey Altı Sulama Damla Sulama Tesisi, daha önce susuzluk nedeniyle atıl kalan 2 bin dönüm araziyi yeniden üretime açtı. Yaklaşık 280 futbol sahası büyüklüğündeki alanda ayva, nar, şeftali, narenciye ve sebze üretimi yaygınlaşırken, damla sulama ve ön ödemeli sayaç sistemiyle suyun daha verimli kullanılması sağlandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir tarımı desteklemek ve su kaynaklarını verimli kullanmak amacıyla hayata geçirdiği proje, Selçuk’ta tarımsal üretimin yapısını değiştirdi. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından 15,5 milyon liralık yatırımla kurulan tesis sayesinde, geçmişte tuzluluk oranı yüksek yeraltı suyunu kullanmak zorunda kalan üreticiler daha kaliteli suya erişti. Selçuk Merkez Sulama Kooperatifi ile ortak yürütülen çalışma kapsamında üreticiler, damla sulama sistemlerini kurarak ön ödemeli sayaçlar üzerinden tesisten yararlanmaya başladı. Sulama imkânının genişlemesiyle bölgede özellikle nar, ayva ve narenciye üretimi artarken, ürün kalitesinde de belirgin iyileşme görüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mondi, Özel Tasarlanmış Oluklu Mukavva Ambalajların Gıda İsrafını Nasıl Azaltabileceğini Ortaya Koyuyor Haber

Mondi, Özel Tasarlanmış Oluklu Mukavva Ambalajların Gıda İsrafını Nasıl Azaltabileceğini Ortaya Koyuyor

Sürdürülebilir ambalaj ve kağıt alanında dünya lideri olan Mondi, amaca uygun ambalaj çözümlerinin gıda israfını azaltma ve tedarik zinciri verimliliğini artırma potansiyelini ortaya koyan yeni bir rapor yayımladı. "Gıda Tedarik Zincirinde Ambalajı Rekabet Avantajına Dönüştürmek" başlıklı rapor, günümüzün karmaşık tedarik zincirlerinde artan baskıların ve ambalaj performansına ilişkin sorunların; ürün kaybına, operasyonel aksaklıklara ve marka itibarının zarar görmesine yol açabileceğini ortaya koyuyor. Gıda üreticileri ve perakendeciler, ürün kalitesini korumak, marj baskılarıyla başa çıkmak ve tüketici beklentilerini karşılamak için sürekli dikkat ve dayanıklılık gerektiren, giderek karmaşıklaşan tedarik zinciri koşullarında faaliyet gösteriyor. Araştırmalar, tüketicilerin %70’inin gözle görülür şekilde hasar görmüş ürünleri satın almadığını gösteriyor; bu da üretici ve perakendeciler üzerindeki raflarda kusursuz bir sunum sağlama baskısını artırıyor. Bu teknik rapor, gıda üreticileri, perakendeciler ve lojistik ortaklarına, oluklu mukavva ambalajın israfı azaltan ve operasyonel verimliliği artıran stratejik bir araç olduğunu ortaya koyuyor. Küresel gıda üretiminin üçte birinin her yıl israf edildiği göz önüne alındığında, küçük iyileştirmeler bile gıda işletmelerinin daralan marjlar, artan beklentiler ve süregelen operasyonel baskılarla başa çıkmasına yardımcı olabilir. Rapor, iyi tasarlanmış oluklu mukavva çözümlerinin dayanıklılığı nasıl artırdığını, istifleme basıncına nasıl karşı koyduğunu, paketleme süreçlerini nasıl hızlandırdığını ve uzun ile karmaşık dağıtım rotaları boyunca ürün bütünlüğünü nasıl koruduğunu ortaya koyuyor. Mondi Oluklu Mukavva Çözümleri COO'su Paulus Goëss şöyle diyor: “Ambalaj, gıda israfının önlenmesinde kritik bir rol oynar. Stratejik olarak tasarlandığında; ürün değerinin korunmasına, operasyonların güvenilirliğinin artırılmasına ve zorlu tedarik zinciri koşullarında sıklıkla ortaya çıkan gizli maliyetlerin azaltılmasına katkı sağlar.” Bulgular, gıda işletmelerine tedarik zinciri dayanıklılığını güçlendirme, kategoriye özgü zorlukları yönetme ve atık kaynaklı kayıpları azaltma konusunda pratik bir yol haritası sunuyor. Raporda özetlenen yaklaşımlar; taze ürünler, atıştırmalıklar ve şekerlemelerden soğutulmuş ürünlere kadar geniş bir yelpazede uygulanabiliyor ve şirketlerin büyük ölçekte tutarlı ürün kalitesi sunmasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

The ONE Awards’tan Duru Gıda’ya Altın Ödül! Haber

The ONE Awards’tan Duru Gıda’ya Altın Ödül!

Tüketici oylarıyla belirlenen bu ödül, markanın güvenilirliğinin doğrudan tüketici nezdinde karşılık bulduğunu gösterdi. Duru Gıda Pazarlama Müdürü Sevinç Bilge Doğan, ödülün uzun yıllara dayanan güven ilişkisinin bir yansıması olduğunu ifade etti. Türkiye’nin köklü gıda markalarından Duru Gıda, bu yıl The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nde Gıda Kategorisi’nde Altın Ödül’ün sahibi oldu. Tüketici oylarıyla belirlenen ve marka itibarı açısından referans kabul edilen bu prestijli ödül, Duru’nun üretim anlayışının ve marka güveninin doğrudan tüketici nezdinde karşılık bulduğunu ortaya koydu. Daha önce pazarlama ve marka iletişimi alanındaki başarısını ALFA Awards’la taçlandıran marka, The ONE Awards’ta elde ettiği bu yeni başarıyla iletişim dilinin yanı sıra üretim modeli, ürün kalitesi ve değer odaklı yaklaşımıyla da takdir gördü. Duru Gıda, köklerinden aldığı güçle doğallığı, kaliteyi ve güveni bir arada sunarak üretmeye ve tüketicisiyle kurduğu güçlü bağı büyütmeye devam ediyor. Duru Gıda Pazarlama Müdürü Sevinç Bilge Doğan, ödüle ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede markalaşmayı tarladan sofraya uzanan bütünsel bir değer çalışması olarak gördüklerini ifade ederek; “Yerli üretimi güçlendiren, sürdürülebilir tarımı destekleyen ve geleneksel üretim bilgisini koruyan yaklaşımımızın tüketici tarafından bu şekilde karşılık bulması bizim için son derece değerli. The ONE Awards’ta tüketici oylarıyla gelen bu altın ödül, yıllardır istikrarlı biçimde inşa ettiğimiz güven ilişkisinin en anlamlı çıktılarından biri. Bu ödülü; ürün kalitemizin, üretim sorumluluğumuzun ve tüketiciyle kurduğumuz samimi bağın ortak bir takdiri olarak görüyoruz.” dedi. Karaman’da başlayan üretim yolculuğunu bugün 58 ülkeye taşıyan Duru Gıda; doğal taş değirmen geleneğini modern teknolojiyle buluşturuyor, yerli ata tohumlarını koruyor, sürdürülebilir tarımı destekliyor ve üretimin her aşamasında doğaya, üreticiye ve topluma saygılı bir yaklaşım benimsiyor. Duru’nun tüketiciyle kurduğu bağın temelinde ise, lezzetin ötesinde güven, şeffaflık ve izlenebilirlik yer alıyor. Marketing Türkiye ve Akademetre iş birliğiyle, Türkiye genelinde 12 ilde 1.200 kişiyle yüz yüze gerçekleştirilen araştırmaya dayanan The ONE Awards değerlendirmesi, yıl içinde itibarını en çok artıran markaları halk jürisinin görüşleri doğrultusunda belirliyor. 70’i aşkın kategoride yürütülen bu kapsamlı araştırma sonucunda Duru Gıda’nın ödüle layık görülmesi, markanın uzun yıllardır istikrarlı biçimde sürdürdüğü yaklaşımın tüketici nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu somut biçimde ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gayrimenkulde Fiyat Baskısı Artacak Haber

Gayrimenkulde Fiyat Baskısı Artacak

Gayrimenkul sektöründe 2026’nın ikinci yarısına ilişkin beklentiler giderek netleşirken, faizlerde beklenen düşüşle birlikte piyasada yeni bir fiyatlama dönemine girilmesi öngörülüyor. Finansmana erişimin kolaylaşmasıyla birlikte uzun süredir beklemede kalan talebin hızla piyasaya yönelmesi beklenirken, aynı dönemde arzın sınırlı kalması ve inşaat maliyetlerinin yüksek seyrini sürdürmesi, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturacak temel unsurlar olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre, talep tarafındaki bu hızlanma ile arz tarafındaki kısıtların eş zamanlı ilerlemesi, özellikle doğru lokasyonda ve kullanım potansiyeli net olan gayrimenkullerde değer artışını daha belirgin hale getirecek. Bu tablo, bugünden yapılan doğru yatırım kararlarının, önümüzdeki dönemde ciddi bir değer artışı potansiyeline dönüşebileceğine işaret ediyor. “Ertelenmiş talep hızla devreye girecek” Gayrimenkul piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bilgiçler Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Ali Emre Bilgiç, 2026’nın ikinci yarısında yatırımcı davranışlarında belirgin bir kırılma yaşanacağını söyledi. Faizlerde beklenen düşüşle birlikte finansmana erişimin daha öngörülebilir hale geleceğini vurgulayan Bilgiç, bu sürecin uzun süredir beklemede olan talebi kısa sürede yeniden piyasaya taşıyacağını ifade etti. Özellikle doğru lokasyonda, teslimi net ve kullanım potansiyeli açık olan ürünlerin bu dönemde çok daha hızlı talep göreceğini belirten Bilgiç, piyasanın yönünü belirleyecek ana dinamiğin zamanlama kadar ürün kalitesi olacağını dile getirdi. Sınırlı arz ve yüksek maliyetler fiyat baskısını güçlendiriyor Piyasada talep tarafında beklenen hareketlenmeye karşın, yeni arzın sınırlı kalması ve inşaat maliyetlerinin yüksek seviyelerini koruması, gayrimenkul piyasasında fiyatlar üzerindeki baskıyı artıran temel unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle yeni projelerin geliştirilme süresinin uzaması, finansman maliyetleri ve artan girdi fiyatları, arz tarafının kısa vadede hızlı bir şekilde genişlemesini zorlaştırıyor. Bu durum, talep artışıyla birlikte değerlendirildiğinde, mevcut ve nitelikli gayrimenkullerin değerinin daha hızlı yükselmesine neden olabilecek bir zemin oluşturuyor. Uzmanlara göre, bu denge, önümüzdeki dönemde fiyat hareketlerinin yönünü belirleyen en kritik faktörlerden biri olacak. Yeni Dönemin Kazananları Kimler Olacak? Ortaya çıkan bu tablo, gayrimenkulde yatırım kararlarının yalnızca zamanlamayla değil, ürün seçimiyle de doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor. Talebin hızlandığı, arzın sınırlı kaldığı ve maliyet baskısının sürdüğü bir dönemde, doğru lokasyonda, kullanım potansiyeli net ve teslimi belli olan gayrimenkuller ön plana çıkıyor. Uzmanlara göre, bugünden yapılan doğru yatırımlar, 2026’nın ikinci yarısından itibaren değer artışı açısından önemli bir avantaj sağlayacak. Bu nedenle yatırımcılar için önümüzdeki dönemin ana belirleyicisi, piyasayı beklemekten ziyade doğru ürünü doğru zamanda portföye dahil etmek olacak.

Türk Çimento Sektörü 2024 Sürdürülebilirlik Raporu Yayımlandı Haber

Türk Çimento Sektörü 2024 Sürdürülebilirlik Raporu Yayımlandı

Tüm TÜRKÇİMENTO üyelerinin katkı sağladığı raporda, 53 entegre tesisin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) verileri konsolide edilerek sektörün sürdürülebilirlik yolculuğuna kapsamlı bir çerçeve sunuldu. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) dikkate alınarak hazırlanan rapor, TÜRKÇİMENTO’nun benimsediği çifte önemlilik yaklaşımı temelinde şekillendirildi. Bu kapsamda sektörün çevresel ve sosyal etkileri ile bu etkilerin finansal performansa yansımaları kapsamlı şekilde analiz edildi. Farklı paydaş gruplarının katılımıyla gerçekleştirilen anket ve mülakat çalışmaları sonucunda sektörün sürdürülebilirlik öncelikleri belirlendi. Raporda hem etki hem de finansal açıdan yüksek önceliğe sahip konular arasında iklim değişikliği ile mücadele ve uyum, enerji yönetimi ve verimliliği, sürdürülebilir ürünler, döngüsel ekonomi ve atık yönetimi, Türkiye ekonomisine katkı, iş sağlığı ve güvenliği, ürün kalitesi ve yasal mevzuata uyum öne çıkıyor. Ayrıca sektör genelinde sürdürülebilirlik ve iklimle bağlantılı risk ve fırsatlara da yer veriliyor. Alternatif Yakıtla Enerjinin Yüzde 13’ü Karşılandı Türk çimento sektörü geçen yıl itibarıyla, çevresel performansını güçlendirmeye yönelik önemli adımlar attı. Bu kapsamda 2,1 milyon ton alternatif yakıt kullanılarak sektörün ısıl enerji ihtiyacının %13’ü bu kaynaklardan sağlandı. 6,6 milyon ton alternatif hammadde kullanımıyla da yaklaşık %5’lik ikame oranına ulaşıldı. Yenilenebilir enerji yatırımlarında da artış sağlanırken, çimento fabrikalarının elektrik tüketiminin yaklaşık %10’u güneş ve rüzgâr enerjisinden karşılandı. Sektörde 2024 yılı içinde yapılan çevresel yatırımların toplamı 1,6 milyar TL’ye, yıllık çevresel harcamalar ise 300 milyon TL’ye ulaştı. Bu yatırımlar, karbon emisyonlarının azaltılmasının yanı sıra kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamalarının güçlendirilmesi açısından da önemli bir rol oynadı. TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Çimento sektörü olarak, sürdürülebilirliği artık bir tercih değil, temel bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Alternatif yakıt ve hammadde kullanımı, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları ve dijitalleşme çalışmaları, bu dönüşümün en somut göstergeleri. Yayımladığımız 2024 Sürdürülebilirlik Raporumuz yalnızca mevcut performansımızı değil, aynı zamanda risklerimizi, fırsatlarımızı ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritamızı da ortaya koyan stratejik bir rehber niteliği taşıyor.” Yeşil Dönüşüm Türk Çimentosunun Rekabet Gücünü Artırıyor Türk çimento sektörü; Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum süreci, karbon düzenlemeleri, enerji dönüşümü ve sürdürülebilir üretim uygulamaları doğrultusunda küresel rekabet gücünü artırmayı sürdürürken, toplumsal faydayı ve sürdürülebilir kalkınmayı da iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor. TÜRKÇİMENTO 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, sektörün düşük karbonlu ve daha dirençli bir geleceğe geçişinde önemli bir referans doküman niteliği taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.