Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ürün Portföyü

Kapsül Haber Ajansı - Ürün Portföyü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ürün Portföyü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaşlanan Araç Parkı Akü İhtiyacını Artırıyor Haber

Yaşlanan Araç Parkı Akü İhtiyacını Artırıyor

Türkiye'de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, bakım, yenileme ve yedek parça pazarındaki ihtiyaçları da beraberinde getiriyor. TÜİK verilerine göre, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye'de trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarının sayısı 33,6 milyonun üzerine çıkarken, araç parkının ortalama yaşı 14,2 yıl olarak hesaplandı. Araçların daha uzun süre kullanımda kalması ve otomotiv teknolojilerindeki hızlı dönüşüm, aküleri yalnızca motorun çalıştırılmasını sağlayan bir ekipman olmaktan çıkararak araçların enerji yönetimi ve elektronik sistemlerinin sürekliliğinde kritik rol üstlenen stratejik bir bileşen haline getiriyor. Güvenlik, konfor ve sürüş destek sistemlerinin yanı sıra Start-Stop teknolojileri ve artan elektronik donanım kullanımı, akülerden beklenen performans kriterlerini de her geçen gün yükseltiyor. Bu dönüşüm, farklı araç segmentlerinin teknik gereksinimlerine uygun; yüksek marş gücü, uzun çevrim ömrü, titreşim dayanımı ve güvenilir performans sunan akü teknolojilerine duyulan ihtiyacı artırıyor. Türkiye'nin yerli sermayeli sanayi kuruluşlarından AKO Grup bünyesinde faaliyet gösteren Akü Fabrikamız, gelişmiş üretim altyapısı, Ar-Ge yetkinliği ve geniş ürün portföyüyle otomotiv sektörünün değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Artan elektriksel yük, akü seçiminde doğru tercihi öne çıkarıyor Türkiye'deki araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, otomobillerin daha uzun süre kullanımda kaldığını ve bakım ile yenileme gereksinimlerinin önem kazandığını ortaya koyuyor. Özellikle uzun yıllardır trafikte bulunan araçlarda akü, güvenilir ilk çalıştırma performansı ve aracın elektrik sistemlerinin kesintisiz çalışması açısından kritik bir bileşen olarak öne çıkıyor. Yeni nesil araçlarda elektronik sistemlerin yaygınlaşması ise akülerden beklenen performans seviyesini daha da yukarı taşıyor. Start-Stop sistemleri, gelişmiş sürüş destek teknolojileri ile güvenlik ve konfor donanımları; akünün yalnızca motoru çalıştıran bir ekipman değil, aracın enerji altyapısının temel unsurlarından biri olarak değerlendirilmesini gerektiriyor. Bu nedenle doğru akü seçiminin; aracın teknik özellikleri, kullanım koşulları, elektriksel yükü ve üretici gereksinimleriyle uyumlu olması önem taşıyor. “Akü, modern araçların enerji altyapısında stratejik bir rol üstleniyor” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKO Grup Akü Fabrika Genel Müdürü Hüseyin Koca, şunları söyledi: “Türkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, bakım ve yenileme pazarında akülerin önemini artırıyor. Otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşümle birlikte akü; yalnızca aracın çalışmasını sağlayan bir komponent olmaktan çıkarak güvenlik, konfor, sürüş destek sistemleri ve diğer elektronik donanımlar için kritik bir enerji kaynağı haline geliyor. Bu doğrultuda, farklı araç segmentlerinin teknik gereksinimlerine uygun, yüksek performanslı ve güvenilir akü teknolojilerine duyulan ihtiyaç giderek artıyor. AKO Grup olarak gelişmiş üretim altyapımız, Ar-Ge yetkinliğimiz ve başta Matrix Press (Punch) olmak üzere ileri üretim teknolojilerimizle sektörün değişen ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiriyoruz. Turbo Akü, Petlas Akü, AKO Prestige, Mega DC, Tolero, President, Eterno, X-Force ve Virtus markalarımızla farklı araç ve kullanım segmentlerine hitap eden geniş bir ürün portföyü sunuyoruz. Güçlü üretim kabiliyetimizi teknoloji odaklı yaklaşımımızla birleştirerek güvenilir, uzun ömürlü ve yüksek performanslı enerji çözümleri sunmayı ve Türkiye’nin akü sektöründeki teknolojik yetkinliğine katkı sağlamayı sürdürüyoruz.” Değişen mobilite ihtiyaçları, yeni nesil akü teknolojilerini öne çıkarıyor Otomotiv sektöründe dijitalleşmenin hız kazanması ve elektronik sistemlerin araçlardaki kullanımının artması, akü teknolojilerinin de sürekli olarak geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Özellikle Start-Stop sistemine sahip araçlarda kullanılan yeni nesil aküler; yüksek çevrim ömrü, güçlü marş performansı ve yoğun şarj-deşarj koşullarına dayanıklılık gibi özellikleriyle öne çıkıyor. AKO Akü'nin üretim altyapısında Matrix Press (Punch) ve Kaizen Tüneli üretim modelleri kullanılırken, ürün portföyünde konvansiyonel akülerin yanı sıra EFB ve AGM gibi yeni nesil teknolojiler de yer alıyor. Bu ürün ve teknoloji çeşitliliği, farklı araçların teknik gereksinimlerine ve kullanım koşullarına uygun çözümler sunulmasına olanak sağlıyor. AKO Grup'un Turbo Akü, Petlas Akü, AKO Prestige, Mega DC, Tolero, President, Eterno, X-Force ve Virtus markalarından oluşan portföyü; farklı araç segmentlerine ve kullanım ihtiyaçlarına yönelik ürünleri bir araya getiriyor. Konvansiyonel akülerden EFB ve AGM teknolojilerine uzanan ürün gamı, otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşümle birlikte çeşitlenen enerji ihtiyaçlarına cevap veriyor. Entegre üretim altyapısı ve teknoloji odaklı yaklaşım AKO Grup'un akü üretim ekosistemi; plastik enjeksiyon, kurşun geri kazanım ve akü üretim faaliyetlerini entegre bir yapı ile aynı yerleşke içerisinde buluşturuyor. Hammaddeden nihai ürüne uzanan bu yapı; üretim süreçlerinde kontrolün güçlendirilmesine, operasyonel verimliliğin artırılmasına ve sürdürülebilir kalite anlayışının desteklenmesine katkı sağlıyor. AKO Akü'nin yıllık üretim kapasitesi 5 milyon adede ulaşırken, şirket ileri üretim teknolojileri, Ar-Ge çalışmaları ve entegre üretim kabiliyetiyle akü sektöründeki teknolojik gelişime katkı sunuyor. AKO Grup; güçlü üretim altyapısını, ileri teknolojilerini, Ar-Ge yetkinliğini ve geniş marka portföyünü bir araya getirerek Türkiye'nin ve global otomotiv sektörünün değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeye devam ediyor. Grup, farklı araç ve kullanım segmentlerine hitap eden ürün çeşitliliğiyle güvenilir, yüksek performanslı ve sürdürülebilir akü çözümlerini otomotiv sektörünün kullanımına sunarken, Türkiye'nin akü sektöründeki teknolojik ve üretim yetkinliğinin gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ülker, İlk Yarı Yıl Finansallarını Açıkladı Haber

Ülker, İlk Yarı Yıl Finansallarını Açıkladı

Türkiye’nin önemli bir üretim ve ihracat üssü olduğunu dile getiren Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı şirketin ilk yarı yıldaki çalışmalarıyla ilgili şu bilgileri aktardı: “Türkiye’den ihracatta tonaj olarak bir önceki yılın aynı dönemine göre %11,4 büyüme sağladık. Yılın ilk altı ayında ülkemizde atıştırmalık sektöründe, Suudi Arabistan ve Mısır’da ise bisküvi pazarında liderliğimizi sürdürdük. Yılın altı ayını 63 milyar TL ciro ile bitirdik. “Ülker Varsa Mutluluk Var” diyerek ikonik markalarımızla, inovasyonlarımızla, sürdürülebilirlik çalışmalarımız ve topluma katkılarımızla tüketicilerimize, iş ortaklarımıza, ülkemize değer katmaya devam ediyoruz. Tüketicilerimizin beklentilerini, farklılaşan öğün alışkanlıkları gibi ihtiyaçlarını odağımıza alarak; çeşitli yaşam tarzlarına uygun, yenilikçi ürün portföyü hazırladık. Yılın altı aylık bölümündeki yeni ürünlerimiz arasında Ülker Çikolata Fındık Rüyası tablet, Ülker Çikolata %90 bitter, Albeni Mozaik, Hanımeller Limon Soslu Kurabiye, Dankek Mini Rulo, Çizi Big Bang çeşitlerini sayabilirim. Bütünsel iyilik konusunda Go Ahead markamızı büyütüyoruz. Go Ahead Yer Fıstıklı ve Taco Aromalı protein cipsi lansmanını gerçekleştirdik.” Sürdürülebilir tarımı destekliyoruz İsrafsız şirket kültürüyle, sürdürülebilirliğin iş yapış biçimlerinin merkezinde yer aldığını söyleyen Kölükfakı, yılın ilk yarısında da bu alandaki çalışmalarını aynı kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayarak şunları belirtti: “Sürdürülebilir tarıma yönelik Buğdayda Onarıcı Tarım, Fındıktan Fazlası ve Kakaodan Fazlası projelerimize eğitimler, teknik ekipman, fidan destekleriyle devam ediyoruz. Ambalaj tasarım süreçlerinde çevresel etkiyi azaltacak ve malzeme kullanımını optimize edecek çözümler geliştiriyoruz. Plastik ambalajlarımızın %100’ü geri dönüşüme uygun olarak tasarlandı. Dijital dönüşüme önem veriyoruz Dijital dönüşümü mümkün olan her noktada kullanmaya özen gösteriyoruz. IoT (nesnelerin interneti), Endüstri 4.0 ve yapay zekâ uygulamalarını satıştan üretime, pazarlamadan tedarik zincirine entegre ederek veri entegrasyonu, maliyet yönetimi ve operasyonel verimlilikte kazanımlar elde ediyoruz. Yapay zekâyı yalnızca teknoloji yatırımı olarak değil, verimlilik ve gelecekteki rekabet gücümüzü yeniden kurguladığımız, büyüme stratejimizin temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyoruz. Bu doğrultuda Yapay Zekâ Dönüşüm Ofisi’ni kurduk ve Yapay Zekâ Yürütme Komitesi’ni hayata geçirdik. Spora destek olduk Mutlu Et, Mutlu Ol felsefesiyle uzun yıllardır Türk sporunun yanında yer alıyoruz. Dünya Kupası’nda A Milli Erkek Futbol Takımımıza kampanyamızla destek verdik. Türk basketbolunun gelişimine yönelik Türkiye Basketbol Federasyonu’yla kapsamlı bir iş birliğine imza attık ve Basketbol Milli Takımlarının üç yıl süreyle resmi sponsoru olduk. Ayrıca altyapıya destek amacıyla Basketbol Gençler Ligi’ne adımızı verdik. Bununla birlikte Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi’nde altyapı takımlarına ayrılmış üç spor salonu bundan sonra Ülker Altyapı Salonları olarak anılacak. Türk basketbolunun geleceğine, çocuklarımıza ve gençlerimize yaptığımız güçlü bir yatırımın göstergesi. Öte yandan Milli Eğitim Bakanlığımızın çocuklara yönelik Maarifin Kalbinde Çocuk – Ramazan Şenliği ve Maarifin Kalbinde Çocuk – 23 Nisan Çocuk Köyü” projelerinin ana destekçisi olduk. Önümüzdeki dönemde de üretim, istihdam, ihracatın yanı sıra sürdürülebilir büyüme, yapay zekâ, inovasyon ve dijitalleşme alanlarındaki yatırımlarımızla ülkemize ve paydaşlarımıza değer katmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alman ATLAS İş Makinaları’nda Yeniden Yapılandırma Süreci Haber

Alman ATLAS İş Makinaları’nda Yeniden Yapılandırma Süreci

ATLAS İş Makinaları ile Kanada merkezli Buhler Versatile, ATLAS’ın operasyonel faaliyetlerinin devralınmasına yönelik yürüttüğü görüşmelerde temel ticari konularda önemli bir aşamaya ulaştı. Kuzey Amerika’nın önde gelen tarım makinaları üreticilerinden biri /olan Buhler Versatile, Kanada / Manitoba - Winnipeg’de üretim yapmaktadır. Planlanan işlem, ATLAS İş Makinaları’nın operasyonel şirketlerine ait varlıkların ve ilgili faaliyetlerin devralınmasını öngörmektedir. Bu adım, ATLAS’ın yeniden yapılandırma sürecinde önemli bir dönüm noktasını temsil etmekte ve şirketin geleceğine yönelik somut bir perspektif ortaya koymaktadır. Planlanan devralma, işletme faaliyetlerinin yanı sıra ATLAS çalışanlarının bir bölümünü de kapsamaktadır. Buhler Versatile, Türkiye, Kanada ve ABD’de iş ve tarım makinaları alanlarında köklü çalışmaları bulunan, küresel ölçekte faaliyet gösteren ASKO Holding bünyesinde yer almaktadır. İş ve tarım makinaları sektöründe uzmanlaşmış olan ve sektörlerinde stratejik bir yatırımcı olan ASKO Holding açısından planlanan devralma, özellikle ürün portföyü ve pazar erişimi bakımından önemli sinerjiler sunmaktadır. ATLAS; makina üretimindeki köklü uzmanlığı, tarihsel geçmişi, tanınmış markası, geniş bayi ağı ve müşteri yapısıyla ASKO Holding’in mevcut faaliyetlerini tamamlayıcı niteliktedir. Ayrıca planlanan devralma ile Buhler Versatile’ın Avrupa’daki varlığını güçlendirmesi hedeflenmektedir. Buhler Versatile çatısı altındaki geniş sınai platformun bir parçası haline gelecek ATLAS’ın, gelecekteki pazar fırsatlarından yararlanmak için daha güçlü bir zemine kavuşması beklenmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEMSA, Dünyanın Dört Bir Yanından İş Ortaklarını Bir Araya Getirdi Haber

TEMSA, Dünyanın Dört Bir Yanından İş Ortaklarını Bir Araya Getirdi

TEMSA; düzenlediği Tedarikçi Buluşması’nda kalite, yeni projeler, risk yönetimi, rekabetçilik, yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve iş birliği başlıkları altında şekillenen yol haritasını iş ortaklarıyla paylaştı. Tedarik zinciri alanında güçlü ekosistem ve ortak değer yaratma unsurlarının ön plana çıktığı etkinlikte, TEMSA’nın gelecek dönem stratejisi de detaylı şekilde ele alındı. Buluşmada, TEMSA CEO’su Evren Güzel’in yanı sıra Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Fatih Tunçbilek, Ar-Ge ve Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Caner Sevginer ile Satınalma ve Tedarik Zinciri Direktörü Akın Ergür gerçekleştirdikleri sunumlarla şirketin operasyonel yapısı, teknoloji vizyonu ve tedarik zinciri stratejisine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. “Rekabet artık tedarik zincirleri arasında yaşanıyor” Günümüzde rekabet koşullarının artık marka ve ürünlerin ötesine geçtiğini belirten TEMSA CEO’su Evren Güzel, etkinlikte yaptığı konuşmada: “Rekabet artık yalnızca markalar ve ürünler arasında yaşanmıyor; güçlü ve entegre tedarik zincirlerinin birbirleriyle olan rekabeti ve ekosistemler arasında şekilleniyor. Müşterilerimizin ortak beklentisi güvenli, kaliteli ve rekabetçi çözümler sunmamız. Küresel rekabette güçlü tedarik zincirine sahip olmayan firmaların başarılı olacağına olasılık vermiyoruz. Bu anlamda TEMSA’nın en güçlü yönlerinden biri, uçtan uca tedarik zinciri yönetimine sahip olması. Bugün TEMSA, döviz bazında çift haneli büyüme kaydeden, Avrupa ve Türkiye’de kendi tarihinin en yüksek otobüs satış adetlerine ulaşan, ciro ve ihracatta rekorlar kıran bir marka konumunda. Bu başarı; kurduğumuz stratejik iş ortaklıkları, güçlü iş birlikleri ve global ekosistemimiz sayesinde mümkün oldu. Gelecek hedefimiz ise; esnek ve çeşitli bir ürün portföyü, kıtalar arasında güçlü ayak izi ile TEMSA’yı küresel ölçekte 1 milyar dolarlık ciroya sahip ‘Tercih Edilen Mobilite Markası’ haline getirmek” ifadelerini kullandı. “Hedefimiz zirve ve zirveye iş ortaklarımızla birlikte tırmanacağız” 2025 yılını başarılı sonuçlarla tamamladıklarını vurgulayan Evren Güzel, TEMSA tarihinin en güçlü satış ve üretim performansına ulaştıklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti: “2025 yılı gibi zorlu koşulların yaşandığı bir dönemde, konsolide ciromuzu geçtiğimiz yıla göre döviz bazında yüzde 10 artırarak 554 milyon dolar seviyesine taşıdık. Türkiye’de büyümemizi sürdürürken, Avrupa’daki öncelikli pazarlarımızda yeni satış rekorlarına imza attık. Bir önceki yıla göre döviz bazında yüzde 7’lik artışla ihracatımızı 316 milyon dolara ulaştırdık. Zorlu faaliyet ortamına rağmen tüm bunları müşteriyi odağa alan küresel büyüme stratejimiz, operasyonel mükemmeliyet anlayışımız ve kurduğumuz stratejik iş birlikleri ile başardık. Bu başarı hikayesinde bizimle yol alan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu yıl ve devamında da hızlı büyümemizi sürdürmeye odaklandık. Hedefimiz zirve diyoruz ve bu zirveye iş ortaklarımızla birlikte tırmanacağız.” Yıllık satınalma hacmi 350 milyon Euro’yu aşıyor Yurt içinde 20 şehirde 270, yurt dışında ise 24 ülkede 150 tedarikçisi bulunan TEMSA’nın, yıllık satınalma hacmi 350 milyon Euro’yu aşıyor. Asya’dan Avrupa ve Kuzey Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyada güçlü bir tedarikçi ekosistemini yöneten TEMSA; özellikle yapay zekâ ve dijitalleşme yatırımlarıyla tedarik zincirinde sürdürülebilirlik, maliyet optimizasyonu ve risk yönetimini odağına alarak uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. Tedarikçi performansında da iyileşme sağlayan TEMSA, 2024 yılında 77,15 olan ortalama performans skorunu 2025 yılında 81,15’e yükseltti. TEMSA, tüm projelerde tedarikçilerini tasarım ve planlama aşamasından itibaren sürece dahil ediyor. Bu yaklaşım, maliyet ve lojistik yönetiminde rekabet avantajı sağlarken, krizlere hazırlıklı bir ekosistem oluşturarak sürdürülebilir büyümeyi destekliyor. Dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamaları ise veriye dayalı karar alma süreçlerini güçlendirirken, sürdürülebilirlik ve yeşil tedarik kriterleri, uzun vadeli değer yaratmayı destekliyor. Kalite ve sürdürülebilirlikte “yeşil satınalma” anlayışı TEMSA, sürdürülebilirlik alanında elde ettiği global başarılarla da tedarik zinciri alanında öncü bir konumda yer alıyor. Şirketlerin çevre, işçi ve insan hakları, etik ve sürdürülebilir tedarik alanlarındaki performansını değerlendiren uluslararası EcoVadis platformunun 2025 değerlendirmesinde 78 puanla dünya genelinde en iyi yüzde 6’lık dilimde yer alan TEMSA'nın, Sürdürülebilir Tedarik Puanı ise geçtiğimiz yıllara kıyasla %92,5 yükseldi. CDP (Carbon Disclosure Project) değerlendirmelerinde hem İklim Değişikliği hem de Su Güvenliği alanlarında A Listesi’ne girerek küresel liderler arasında konumlandı. Aynı zamanda CDP tarafından gerçekleştirilen Tedarikçi İlişkileri Değerlendirmesinde, üst üste üçüncü kez A Listesi’nde yer alarak global liderler arasındaki konumunu korumaya devam etti. Önümüzdeki dönemde de TEMSA, tedarikçi seçiminde kalite ve çevresel sürdürülebilirlik kriterlerini öne çıkaran “yeşil satınalma” yaklaşımıyla faaliyetlerine devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Form Endüstri Tesisleri Yeni Fabrikasıyla  Endüstriyel Çatı Sistemlerinde Kapasitesini Artırıyor Haber

Form Endüstri Tesisleri Yeni Fabrikasıyla Endüstriyel Çatı Sistemlerinde Kapasitesini Artırıyor

Modern üretim altyapısı ve artan kapasiteyle doğal havalandırma ve çatı çözümlerinde üretim kabiliyetlerini geliştiren firma, yapılan iyileştirmeler sayesinde tüm teslim sürelerinin yaklaşık %20 oranında kısaltılmasını hedefliyor. Form Endüstri Tesisleri, artan üretim hacmi ve genişleyen ürün portföyü doğrultusunda endüstriyel çatı sistemleri alanındaki faaliyetlerini daha güçlü bir yapı altında konumlandırmak amacıyla yeni fabrikasını devreye aldı. Modern üretim altyapısı ve genişleyen kapasiteyle faaliyetlerine başlayan yeni tesis, özellikle endüstriyel doğal havalandırma, evaporatif soğutma ve günışığı aydınlatma sistemleri alanında şirketin büyüme stratejisinde önemli bir rol üstlenecek. Yeni üretim altyapısı kapsamında gerçekleştirilen iyileştirmelerle birlikte evaporatif soğutucu üretim süreçlerinde verimlilik artırılırken, üretim planlama ve operasyon süreçlerinde yapılan optimizasyonlar sayesinde teslim sürelerinin yaklaşık yüzde 20 oranında kısaltılması hedefleniyor. Endüstriyel Çatı Çözümlerinde Üretim Gücü Artıyor Yeni yapılanma ile birlikte Form Endüstri Tesisleri, endüstriyel tesisler, lojistik merkezleri ve büyük hacimli yapılara yönelik geliştirilen doğal havalandırma, duman tahliye ve çatı çözümleri alanındaki üretim ve mühendislik kabiliyetlerini güçlendirmeyi hedefliyor. Artan talebe daha hızlı yanıt verebilmek amacıyla üretim altyapısına yönelik yeni makine yatırımları da devreye alınıyor. Bu kapsamda yeni makine yatırımlarıyla bazı parçaların tesis bünyesinde üretilmesi planlanırken, daha önce temin edilen bazı bileşenlerin üretiminin de tesis içinde gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Ayrıca GAL doğal havalandırma üniteleri ve cephe panjurları üretim kapasitesinin iki katına çıkarılması planlanıyor. Bu adımların şirketin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırması ve ihracat faaliyetlerini desteklemesi öngörülüyor. “Üretim Kapasitemizi ve Mühendislik Gücümüzü Daha İleri Taşıyoruz” Yeni fabrika ve yapılanmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Form Endüstri Tesisleri Genel Müdürü Sinan Arısoy, “Endüstriyel çatı sistemleri alanında artan talep ve büyüyen ürün portföyümüz doğrultusunda üretim altyapımızı daha güçlü bir yapıya kavuşturduk. Form Endüstri Ürünleri ve Form Freva’nın ardından devreye aldığımız bu yeni tesis, Form Grubu’nun üçüncü fabrikası olarak üretim altyapımızın daha da güçlenmesini sağlıyor. Devreye aldığımız yeni fabrikamız sayesinde hem üretim kapasitemizi artırıyor hem de mühendislik kabiliyetlerimizi daha ileri bir seviyeye taşıyoruz. Üretim süreçlerinde gerçekleştirdiğimiz iyileştirmelerle teslim sürelerimizi kısaltmayı ve özellikle doğal havalandırma çözümlerinde uluslararası pazarlardaki rekabet gücümüzü daha da artırmayı hedefliyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Baymak 2025’te Net Satışlarını %35, Yatırımlarını %113 Artırdı Haber

Baymak 2025’te Net Satışlarını %35, Yatırımlarını %113 Artırdı

Köklü geçmişi ve güçlü marka mirasıyla sektörde önemli bir konuma sahip olan Baymak, 2025 yılında enerji verimliliği yüksek ve sürdürülebilir ürün gruplarında dikkat çekici bir sıçrama gerçekleştirdi. Özellikle ısı pompası kategorisinde satış gelirlerini yüzde 90’ın üzerinde artıran şirket, pazarın dönüşümüne öncülük etmeyi sürdürdü. 2025’in Baymak açısından sürdürülebilir büyümenin, ürün portföyü dönüşümünün ve yeni pazar fırsatlarının belirginleştiği bir yıl olduğunu vurgulayan Baymak Genel Müdürü Ülkü Özcan, şunları söyledi: “Isı pompası, iklimlendirme sektöründe yenilenebilir enerji çözümlerinin ne kadar güçlü ve sürdürülebilir bir alternatif olduğunu ortaya koyuyor. Gelişen teknolojisi, artan bilinirliği ve farklı iklim bölgelerine uygun çözümleriyle ısı pompası, artık tercih edilen bir ürün olma yolunda güçlü bir ivme yakalamış durumda.” Boyler Üretim Mükemmellik Merkezi Olma Yolunda Stratejik Adım Baymak, 2025 yılında ürün gruplarındaki büyümenin ötesine geçerek boyler üretiminde, bünyesinde olduğu BDR Thermea Grubu’nun “Mükemmellik Merkezi” olma yönünde stratejik bir konuma geldi. Yeni yatırım kapsamında devreye alınan üretim hattı ile Baymak’ın yalnızca Türkiye pazarı için değil, Avrupa pazarlarına da hizmet verecek bir üretim üssü haline geleceğini ifade eden Ülkü Özcan; “Bu dönüşüm, şirketimizin ihracat gelirlerine katma değer sağlayacak yeni bir fazı da beraberinde getiriyor. Avrupa standartlarına uygun, yüksek verimli ve rekabetçi ürünlerin Türkiye’de üretilerek farklı pazarlara sunulması, ihracata olan katkımızı artırırken Grup içindeki stratejik rolümüzü de güçlendiriyor. Yatırımın odağında, düşük karbon ayak izine sahip sürdürülebilir bir üretim altyapısı var. Türkiye pazarındaki liderlik iddiamızı bir adım ileriye taşırken, Avrupa pazarına hizmet üreten bir merkez olmanın getirdiği mühendislik gücü, kalite standardı ve ölçek avantajı ile daha güçlü ve rekabetçi bir konumlanmayı hedefliyoruz.” dedi. 2025’te Güçlü ve Dengeli Büyüme Performansı Baymak, 2025 yılında sürdürülebilir büyüme stratejisi doğrultusunda güçlü bir finansal performans sergileyerek yılı 200 milyon Euro üzerinde bir ciro ile tamamladı. Şirket, bir önceki yıla göre %25,2 oranında büyüme kaydederek istikrarlı yükselişini sürdürdü. Yıl boyunca ana faaliyet alanlarında elde edilen başarılı sonuçlar, Baymak’ın hem iç pazardaki etkin konumunu güçlendirdi hem de küresel ölçekte rekabet gücünü artırdı. Operasyonel verimlilik, ürün gamındaki stratejik konumlanma ve yaygın satış ağı sayesinde şirket, tüm kategorilerde dengeli ve sağlıklı bir büyüme performansı ortaya koydu. İhracat tarafında da istikrarlı bir ivme yakalayan Baymak’ta, export satışlarının toplam satışlar içindeki payı %5,8 seviyesine ulaştı. Küresel pazarlardaki dalgalanmalara rağmen elde edilen bu sonuç, şirketin uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirme hedefiyle uyumlu bir tablo ortaya koydu. Baymak, 2025 yılında elde ettiği güçlü finansal sonuçlarla, yenilikçi ürün portföyü, müşteri odaklı yaklaşımı ve sürdürülebilir büyüme vizyonu doğrultusunda sektördeki lider konumunu pekiştirmeye devam etti. Baymak, 2025 yılında yalnızca finansal performansıyla değil; operasyonel verimlilik ve çevresel sürdürülebilirlik alanındaki adımlarıyla da öne çıktı. Hibrit araçlara geçiş, yeşil enerji kullanımı ve üretim süreçlerinde yapılan iyileştirmeler sayesinde CO₂ emisyonlarında bir önceki yıla göre azalma sağlandı. Ülkü Özcan, sürdürülebilir üretim yatırımlarına ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Yeni yatırımımız kapsamında kurduğumuz boyler hattında yüzde 100 yenilenebilir elektrik enerjisi kullanılacak. Doğalgaz tüketimini azaltarak CO₂ emisyonumuzu grup hedeflerimiz doğrultusunda düşürüyoruz. Yeni boyler ürünlerimiz için CO₂ emisyonunu sıfırlayacak şekilde kurgulanan üretim hattında seri üretime başlamış bulunuyoruz. Bu ürünler hem Türkiye hem de Avrupa pazarına sunulacak. Ayrıca yeni projelerde mümkün olan alanlarda geri dönüştürülmüş hammaddeler kullanarak sürdürülebilirlik yaklaşımımızı tüm değer zincirine yayıyoruz.” Ödüller Topluma Katkı Vizyonunu Yansıttı Baymak, 2025 yılında ticari başarısının yanı sıra sosyal sorumluluk ve insan kaynakları uygulamalarıyla da dikkat çekti. Şirket, FIRST Vakfı (For Inspiration and Recognition of Science and Technology) iş birliğiyle, ortaokul ve lise çağındaki öğrencilerin bilim ve teknoloji yolculuğuna üç yıl boyunca eşlik edecek kapsamlı bir projeye imza attı. BDR Thermea Vakfı’nın desteğiyle hayata geçirilen iş birliği kapsamında Baymak; FIRST® Tech Challenge (FTC) ve FIRST® LEGO® League programlarının ana sponsoru, FIRST® Robotics Competition (FRC) programının ise “Geleceğin Dostu Sponsoru” oldu. Türkiye genelinde düzenlenen üç büyük bilim etkinliği aracılığıyla gençlerin bilim ve teknolojiye olan ilgisinin artırılması hedefleniyor. 2025 yılı aynı zamanda Baymak’ın kurumsal uygulamalarının ödüllerle taçlandığı bir dönem oldu. Şirket; TİSK Ortak Yarınlar “İşimizin Yarını”, Boğaziçi Üniversitesi “Yılın Çevreci Markası” ve Kariyer.net “İnsana Saygı” ödüllerine layık görüldü. Ayrıca BDR Thermea Grup bünyesinde yürütülen transformasyon çalışmaları sonucunda tüm bölgeler arasında öne çıkarak “Sürdürülebilir Gelecek” ödülünün sahibi oldu. Sürdürülebilir Büyüme İçin Teknolojik Dönüşüm Baymak, 2026 yılına net büyüme hedefleri ve dönüşüm vizyonuyla başladı. 2024 itibarıyla başlatılan dönüşüm süreciyle stratejik bir adım atan şirket, öncülük hedefini sürdürülebilir büyüme anlayışıyla birleştirerek hem organizasyonel hem operasyonel süreçlerini dönüşüm odağında yapılandırdı. 2026’nın ikinci çeyreğinde DIN SPEC 91436 standardına göre “Sıfır Atık Belgesi” almayı hedefleyen Baymak, sürdürülebilirlik stratejisini kararlılıkla sürdürürken; teknolojik dönüşümün yanı sıra kültürel dönüşüme, insan kaynağına ve süreç iyileştirmelerine yatırım yapmaya devam ediyor. Baymak, 2026’da perakende segmentindeki teknik uzmanlığı, ticari projelerdeki güçlü çözüm ortağı kimliği ve satış sonrası hizmetlerde “Tek Seferde Tam ve Mutlak Çözüm” yaklaşımıyla pazardaki iddialı konumunu güçlendiriyor. Ülkü Özcan, 2026 vizyonunu şu sözlerle özetledi: “2026’da sürdürülebilirlik, enerji verimli ısıtma sistemleri ve hibrit çözümler stratejik önceliklerimiz olmaya devam edecek. ‘Tek Takım, Tek Hedef’ anlayışıyla insan kaynağımızı ve organizasyonel gelişimimizi büyüme stratejimizin merkezine aldık. 2026’yı kalıcı dönüşümün temellerini attığımız bir yıl olarak görüyoruz. Stratejik planlamamızda; tüm paydaşlarımız için güçlü çözüm ortağı olmaya devam ederken, satış sonrası hizmetlerde ‘Best in Class’ pozisyonumuzu pekiştirmek önceliklerimiz arasında.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Empa Elektronik’ten Yeni Stratejik İşbirlikleri Haber

Empa Elektronik’ten Yeni Stratejik İşbirlikleri

Yarı iletkenler, güç elektroniği, elektromekanik ve bileşen çözümlerinden oluşan geniş ürün portföyüyle kapsamlı teknolojik çözüm tedarik hizmeti sunan Empa Elektronik, Türkiye, Orta Doğu ve Doğu Avrupa distribütörü olduğu global ve yerli teknoloji markalarına yenilerini ekledi. Şirket, GigaDevice, Raonsemi, Pico Electronics, AC Tasarım ve Fortior Technology ile imzaladığı stratejik işbirliği anlaşmalarıyla endüstri, otomotiv, savunma sanayi, havacılık, IoT ve motor kontrol uygulamalarına yönelik çözüm gücünü daha da ileriye taşıdı. Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, bu yeni işbirlikleriyle birlikte Empa Elektronik’in müşterilerine daha geniş bir teknoloji ekosistemi, daha güçlü teknik destek ve Ar-Ge desteğiyle birlikte daha güvenilir tedarik avantajı sunmayı hedeflediğini söyledi. Sarpel, “Tıpkı Empa gibi Ar-Ge’yi odağına alan yeni iş ortaklarımızla gerçekleştirdiğimiz bu yeni işbirlikleri, ileri teknolojileri Türkiye’ye kazandırma hedefimize önemli bir ivme katacak” dedi. GigaDevice’ın tüm ürünlerini Türkiye’de ve Orta Doğu’da Empa satacak Çin merkezli, global bir yarı iletken şirketi olan GigaDevice’ın flash bellekler, mikrodenetleyiciler, sensörler ve analog ürünlerden oluşan geniş ürün yelpazesi, endüstriyel otomasyon, otomotiv, tüketici elektroniği, IoT, iletişim sistemleri, mobil cihazlar ve bilgisayar uygulamaları gibi çok geniş bir sektörel yelpazede kullanılıyor. Şirket, Çin ve Türkiye’nin yanı sıra Singapur, ABD, Güney Kore, Japonya, İngiltere, Almanya, İtalya ve Meksika gibi birçok ülkede satış ve destek ağıyla faaliyet gösteriyor. Empa Elektronik, GigaDevice’ın tüm ürün portföyünün Türkiye ve Orta Doğu’daki satış ve teknik desteğini sağlayacak. Güney Kore’nin güçlü markası Raonsemi Endüstriyel güç elektroniği ve motor kontrol uygulamalarına odaklanan bir yarı iletken üreticisi olan Güney Kore merkezli Raonsemi, üretim faaliyetlerini Güney Kore’nin yanı sıra Çin’de sürdürüyor. Ürünleri, Asya, Avrupa ve Amerika pazarlarına sunulan Raon’un IPM (Intelligent Power Module) ürünlerinin satışı Türkiye, Orta Doğu ve Doğu Avrupa’da Empa Elektronik tarafından gerçekleştirilecek. Pico’dan savunma, uzay ve havacılık uygulamalarına kritik çözümler ABD merkezli Pico Electronics, savunma, uzay ve havacılık uygulamalarına yönelik ürünler sunuyor. Üretimini ABD’de gerçekleştiren firma, ABD ve Türkiye’nin yanı sıra Avrupa pazarında özellikle kritik uygulamalar için geliştirdiği çözümleriyle öne çıkıyor. Empa Elektronik; Pico’nun trafo, indüktör, common mode choke, AC-DC ve DC-DC çevirici ürünlerinin satışını yapacak. AC Tasarım dünyanın dört bir yanına ihracat yapıyor Yerli bir firma olan AC Tasarım, üretimini Ankara Uzay ve Havacılık OSB’deki (Ankara HAB) fabrikalarında gerçekleştirerek savunma sanayine yönelik hava, kara, deniz uygulamaları ile otomotiv, raylı sistemler ve medikal sektörleri için çözümler sunuyor. Şirketin Doğu Avrupa, Kuzey Avrupa, Çekya, Hollanda, Kuzey Amerika, Singapur, Vietnam, Hindistan, Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya, İngiltere, Afrika, Orta Doğu’da distribütörleri bulunuyor. Empa, EMI kablo ekranlama çözümleri, örgülü makaronlar, bakır baralar ve AeroBraid ürün ailesi dahil olmak üzere AC Tasarım’ın belirli ürün gruplarının satışını üstlenecek. Fortior Technology motor sürücü ve motor kontrol entegre devreleri alanında uzman Motor sürücü ve motor kontrol entegre devreleri alanında uzman, bir yarı iletken tasarım firması olan Fortior’un üretimleri Tayvan ve Çin’deki dünyaca ünlü üretim tesislerinde yapılıyor. Sensörlü ve sensörsüz motor kontrol çözümleriyle küresel pazarlara hizmet veren Fortior’un ürünlerinin Türkiye, Orta Doğu ve Doğu Avrupa pazarlarındaki satış ve çözüm desteğini Empa Elektronik sağlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Metro Türkiye, 2040 Net Sıfır Hedefi Doğrultusunda İklim Aksiyonlarını Güçlendirdi Haber

Metro Türkiye, 2040 Net Sıfır Hedefi Doğrultusunda İklim Aksiyonlarını Güçlendirdi

GRI Standartları’na göre hazırlanan rapor, şirketin yıl boyunca yürüttüğü iklim aksiyonları, yerel üretim, sürdürülebilir balıkçılık, izlenebilirlik, hayvan refahı ve çalışan deneyimi gibi alanlarda elde ettiği sonuçları ortaya koyuyor. Türk mutfağının değerlerini koruma ve geleceğe aktarma misyonuyla faaliyetlerini sürdüren Metro Türkiye, sürdürülebilirlik performansını ve ekosistem üzerindeki etkilerini ortaya koyduğu beşinci Etki Raporu’nu yayımladı. 2016’da başlayan raporlama yolculuğunu 2020 itibarıyla Etki Raporu formatına taşıyan Metro Türkiye, 2024 boyunca attığı adımları, elde ettiği sonuçları ve uzun vadeli hedeflere yönelik ilerlemesini paydaşlarıyla şeffaf biçimde paylaştı. Rapor, şirketin iş yapış biçimini tanımlayan “Metro Usulü” anlayışının ve sorumlu çözüm ortağı yaklaşımının sürdürülebilirlik stratejisinin merkezinde daha da güçlendiğini gösteriyor. 2024 yılında sürdürülebilirlik stratejisini Müşteriler İçin Sorumlu Çözüm Ortağı, Sürdürülebilir Satın Alma, İklim Aksiyonları ve Sorumlu İşveren odak alanları çerçevesinde yürüten şirketin Etki Raporu'nun önceliklendirme analizine göre öne çıkan başlıklar ise yerel üretimin desteklenmesi, sürdürülebilir balıkçılık, sağlıklı ve kaliteli gıdaya erişim, sürdürülebilir ürün ve çözümler ile hayvan refahı oldu. Bu yaklaşım, hem perakende sektöründe hem yeme içme profesyonelleriyle kurulan ilişkilerde Metro Türkiye'yi daha sorumlu, daha kapsayıcı ve daha dayanıklı bir çözüm ortağı konumuna taşıdı. Antunes: Değer zinciri boyunca dönüşümün öncüsü olmayı sorumluluk olarak görüyoruz Metro Türkiye CEO’su David Antunes, iklim krizinin etkilerinin daha görünür hale geldiği bir dönemde dönüşümün yalnızca bir tercih değil, temel bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, “Metro Türkiye olarak yalnızca kendi operasyonlarımızda değil, tüm değer zincirimizde dönüşümün öncüsü olmayı sorumluluğumuz olarak görüyoruz. 2024 yılında yerel üreticilerden tedarik zincirimize, iklim aksiyonlarından sürdürülebilir ürünlere, sağlıklı gıdaya erişimden hayvan refahına kadar geniş bir çerçevede ilerlemeye devam ettik. Sorumlu çözüm ortağı yaklaşımımızla müşterilerimizin sürdürülebilir seçimler yapmasını kolaylaştırırken, 2040 yılında iklim nötr olma hedefimize doğru önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Bu yılki Etki Raporu, hem bugün yarattığımız etkiyi hem de geleceğe dair kararlılığımızı ortaya koyuyor” dedi. Enerji tüketiminin %40’ı GES yatırımıyla sağlandı Güneş enerjisi sistemleri yatırımları 2023’te olduğu gibi 2024 yılında da kararlılıkla devam etti. Aralık 2024’e kadar geçen sürede mağazaların toplam 55.000 MWh elektrik enerjisi ihtiyacının 21.400 MWh’ı çatı GES’lerden karşılandı; böylece Metro Türkiye enerji tüketiminin yaklaşık %40’ını doğrudan yenilenebilir kaynaklardan sağlamış oldu. Bu dönüşüm, şirketin iklim hedefleriyle uyumlu olarak yenilenebilir enerji kullanımında önemli bir eşiğin aşılmasını sağladı. Yereli destekleme misyonuyla 740 Cİ tescilli ve aday ürün raflara taşındı Yerel üretimin sürdürülebilirliğine yönelik çalışmalar 2024 yılında da kesintisiz biçimde sürdü. 2012’den bu yana yürütülen Coğrafi İşaretli Ürünler projesi kapsamında mağaza raflarında yer alan coğrafi işaret tescilli ya da tescile aday ürün sayısı geçen yılki 560 seviyesinden 740’a ulaştı. “Yerelin İzinde” projesiyle yöresel tariflerin görünürlüğü artarken, üretici örgütleri ve kooperatiflerle yürütülen iş birlikleri sayesinde yerel ürünlerin değer zincirindeki payı güçlendirildi. Sağlıklı ve kaliteli gıdaya erişim için sürdürülebilir ürün portföyü genişletildi Metro Türkiye, sağlıklı, besleyici ve kaliteli ürünlere erişimi artırma hedefi doğrultusunda 2024 yılında sürdürülebilir ürün portföyünü önemli ölçüde genişletti. Bu yıl raflarda 493 sağlıklı ve besleyici Metro markalı ürün, 78 organik ürün ve 177 organik etiketli ürün yer aldı. Ürün içeriklerini iyileştirmeye yönelik çalışmalar kapsamında, 103 ürün daha az şeker, tuz ve yağ içerecek şekilde reformüle edildi, 48 ürünün koruyucu içeriği azaltıldı ve 18 ürünün yağ oranı düşürüldü. Ayrıca 69 Metro markalı üründe trans yağ tamamen kaldırılarak daha sağlıklı seçenekler sunuldu. Gıda kategorisindeki Metro markalı ürünlerin %27’sinin sağlıklı ve besleyici özelliklere sahip olması, şirketin ürün politikalarını sürdürülebilirlik ve kalite standartları doğrultusunda şekillendirdiğini bir kez daha ortaya koydu. Güvenli gıdanın ve sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla mağaza et üretimlerinde, tüm meyve sebzelerde, Metro markalı organik ürünlerde, Metro Premium markalı ballarda, tüm karkas, vakum etlerde ve kültür balıklarında, Metro markalı organik ürünlerin tamamında, kendi markalı 61 adet coğrafi işaretli üründe ve yine kendi markalı 12 zeytinyağı çeşidinde izlenebilirlik sunmaya devam etti. Bu yaklaşım, tüketicilere ürünlerinin kaynağına dair tam şeffaflık sunarken, gıda güvenliği standartlarını da üst seviyeye taşıdı. Sürdürülebilir balıkçılıkla deniz ekosistemini koruyor Deniz ekosistemlerini koruma ve balık popülasyonlarının sürdürülebilirliğini destekleme hedefi doğrultusunda Metro Türkiye, 2024 yılında müşterilerine izlenebilir, sorumlu ve güvenilir balık ürünleri sunma amacıyla Metro markalı balıkların %73’ünü, diğer balık ürünlerinin ise %64’ünü sürdürülebilirlik sertifikasına sahip kaynaklardan tedarik etti. Denetimlerle hayvan refahını ve gıda güvenilirliğini sağlıyor Hayvanların sağlıklı, güvenli ve doğal yaşam koşullarında yetişmesini önemseyen Metro Türkiye, hayvan refahı konusunda ulusal ve uluslararası standartların ötesine geçen uygulamaları hayata geçirmeye 2024 yılında da devam etti. 2012'den bu yana tüm kırmızı ve kanatlı et tedarikçilerinde düzenli hayvan refahı denetimleri gerçekleştiren şirketin Metro markalı tüm taze ve dondurulmuş et ürünleri, %100 hayvan sağlığı ve refahı standartlarına uygun şekilde üretiliyor. Bu yaklaşım, hem ürün güvenilirliğini hem de hayvanların yaşam koşullarının iyileştirilmesini güvence altına alıyor. 2.530 ton gıda atığı yeniden değerlendirildi Gıda atığını kaynağında önlemeye yönelik çalışmalarını 2024 yılında güçlendiren Metro Türkiye, hem çevresel hem de sosyal alanda önemli sonuçlar elde etti. Yıl boyunca toplam 2.862 ton gıda atığı oluşurken, bunun 2.530 tonunu yeniden değerlendirmeyi başaran şirket, doğal kaynakların korunmasına ve ihtiyaç sahiplerine erişimin desteklenmesine güçlü bir katkı sundu. Bu kapsamda, 1.017 ton gıda, gıda bankalarına bağışlanarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılırken 222 ton ürün Fazla iş birliğiyle yeniden satışa sunuldu. 140 ton gıdanın hayvan yemine dönüştürülmesi, 942 ton ürünün hayvan barınaklarına iletilmesi, 209 ton ürünün ise kompostlama yoluyla döngüsel ekonomiye kazandırılması sağlandı. Sorumlu işveren yaklaşımıyla eşitlikçi ve kapsayıcı çalışma kültürü Metro Türkiye, sorumlu işveren anlayışı doğrultusunda sosyal sürdürülebilirliği eşitlik ve kapsayıcılık odağında ele almayı sürdürdü. Çalışanlarının kendilerini güvende, değerli ve mutlu hissettikleri bir iş ortamı yaratmayı temel bir kurum değeri olarak benimseyen şirket, tüm çalışanlarını işinin ve geleceğinin doğal bir paydaşı olarak konumlandırıyor. Çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık ilkelerini işe alımdan kariyer yolculuğunun her aşamasına entegre eden Metro Türkiye, kadınların ve gençlerin iş hayatına katılımını destekleyen uygulamalarıyla çalışan memnuniyetini odağına alırken, kapsayıcı kurum kültürünü uzun vadeli ve sürdürülebilir başarısının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor.

Global Menkul Değerler, Çimsa (CIMSA) için Araştırma Raporu Yayınladı Haber

Global Menkul Değerler, Çimsa (CIMSA) için Araştırma Raporu Yayınladı

Şirket raporunda, Çimsa’nın yüksek katma değerli ürün portföyü, coğrafi çeşitliliği, yüksek döviz bazlı geliri ve yenilenebilir enerji yatırımları sayesinde sektörde ayrıştığı; bu doğrultuda uzun vadeli değer yaratma potansiyelinin güçlü olduğu vurgulanmıştır. Çimsa, beyaz çimentoda dünyada ikinci; kalsiyum alüminat çimentosunda (CAC) ilk üç üretici arasındadır. Yurt dışı yatırımların hızlanmasıyla 2021’de İspanya Buñol tesisinin devralınması sonucu beyaz çimento kapasitesi 600 bin ton artmış; 2024’te İrlanda Mannok satın alımıyla 1,2 milyon ton gri çimento kapasitesi ve yapı malzemeleri segmenti portföye eklenerek döviz bazlı gelir payını %70 seviyesine taşımıştır. ABD Houston’da 2019’da devreye alınan 300 bin ton beyaz çimento öğütme tesisi, 4Ç25’te 600 bin ton gri çimento öğütme kapasitesiyle genişletilmiştir. Şirket, 2026’da CAC kapasitesini 131 bin tondan 60 bin ton artışla 191 bin tona çıkarmayı hedeflemektedir. Yenilenebilir tarafta, Eskişehir GES projesi 1Ç25’te faaliyete geçerek Eskişehir fabrikasının elektrik ihtiyacının yaklaşık %15’ini karşılamaktadır. Raporda, Eskişehir Atık Isı Geri Kazanım (AIGK) tesisinin 2026’da devreye alınmasının beklendiği; bu yatırımın fabrikanın enerji ihtiyacının yaklaşık %25’ini karşılayarak enerji maliyetlerinde kalıcı iyileşme sağlayacağının öngörüldüğü ifade edilmiştir. Bu adımlar, kapasiteyi artırırken ürün portföyünü de zenginleştirerek kârlılığı desteklemektedir. Güçlü Bilanço, Küresel Ölçekte Büyüyen Faaliyet Alanı, Düşük Kaldıraç ve Cazip Değerleme ile Desteklenen Yatırım Görünümü Global Menkul Değerler, Çimsa’nın Mannok ve Buñol yatırımlarıyla Avrupa’da, Houston tesisiyle ise Kuzey Amerika’da güçlenen konumuna dikkat çekmekte; yüksek katma değerli ürün portföyü ve coğrafi olarak çeşitlenen gelir yapısının şirketin uzun vadeli sürdürülebilir büyüme görünümünü desteklediğini belirtmektedir. Global Menkul Değerler’in beklentilerine göre satış gelirleri 2025’te 45,47 milyar TL’ye, 2026’da 58,26 milyar TL’ye ulaşacak; FAVÖK’ün ise sırasıyla 8,17 milyar TL ve 11,21 milyar TL seviyelerinde gerçekleşmesi öngörülmektedir. Net kârın 2025’te 3,43 milyar TL’ye, 2026’da ise 5,56 milyar TL’ye yükselmesinin beklendiği ifade edilmektedir. Ayrıca şirketin Net Borç/FAVÖK oranının 2024 sonunda 2,38x, 2025 sonunda 2,64x ve 2026’da 2,48x seviyesinde gerçekleşmesinin öngörüldüğü; Çimsa’nın 2026 tahminlerine göre 5,5x FD/FAVÖK ve 7,2x F/K çarpanlarıyla global benzerlerine kıyasla sırasıyla %33 ve %46 iskontolu işlem gördüğü vurgulandı. Riskler ve katalistler Raporda riskler; petrokok maliyetlerinde artış, talepte zayıf seyir ve rekabet baskısı olarak sıralanmıştır. Katalistler ise yurt içi ve yurt dışı çimento talebindeki artış, düşük petrokok fiyatları ve tüketime bağlı ürün fiyat ayarlamaları olarak değerlendirilmiştir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.