Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uygulama

Kapsül Haber Ajansı - Uygulama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uygulama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bitaksi, Yapay Zeka İle ‘Değişim Saati’ ve ‘Karşının Taksisi’ Sorununu Bitiriyor Haber

Bitaksi, Yapay Zeka İle ‘Değişim Saati’ ve ‘Karşının Taksisi’ Sorununu Bitiriyor

12 yıl boyunca oluşan yolculuk verileriyle geliştirilen “Yeni Akıllı Eşleştirme Modülü”, çağrıları trafik ve sürücü davranış verilerini analiz ederek en hızlı ulaşabilecek sürücülerle buluşturuyor. Türkiye’nin lider dijital ulaşım platformu ve alanında Türkiye’nin ilk yerel girişimi olan Bitaksi, şehir içi ulaşımı büyük hacimli veriler ve yapay zeka ile çalışan sistemlerle yönetiyor. Platformun her ay milyonlarca yolculuğa ev sahipliği yapması ve İstanbul’daki taksi şoförlerinin %90’ının Bitaksi kullanması, 13 yıl içinde şehir içi hareketliliğe ilişkin güçlü bir veri zemini oluştururken; bu ölçek, çağrı-sürücü eşleşmesini daha verimli hale getiren yapay zeka destekli mekanizmaları da besliyor. Bu yapı, Bitaksi’nin kullanıcı deneyiminde sağladığı performansın da temelini oluşturuyor. Bağımsız araştırma sonuçlarına göre Bitaksi, dijital taksi platformları arasında en çok kullanılan ve ilk akla gelen uygulama olurken, kullanıcı memnuniyeti ise %94 seviyesinde. “Yeni Akıllı Eşleştirme Modülü” çağrı sürecini veriye dayalı olarak yönetiyor Bitaksi’nin 13 yıl boyunca biriken yolculuk verileri, yapay zeka altyapısını besleyen temel kaynaklardan biri olarak kullanılıyor. Bu yapı üzerine geliştirilen Akıllı Eşleştirme Modülü, trafik akışı ve sürücü davranışlarına ilişkin verileri gerçek zamanlı analiz ederek çağrı sürecini yönetiyor. Kullanıcı çağrı başlattığında sistem devreye giriyor. Sürücünün alışkın olduğu güzergahlar, geçmiş yolculuk davranışları, trafik akışına verdiği tepkiler, iptal eğilimi ve memnuniyet puanı gibi değişkenler milisaniyeler içinde analiz ediliyor. Analiz sonucunda çağrının en hızlı şekilde karşılanabileceği sürücüler belirleniyor. Sistem, çağrının yanıt alma olasılığını artırmak için bazı çağrıları aynı anda birden fazla sürücüye gösterebiliyor. Bazı çağrılar ise farklı sürücü gruplarına dinamik şekilde yönlendirilebiliyor. Bu yapı, eşleşmenin daha hızlı gerçekleşmesini destekliyor. Sistemin arka planında çalışan bu yaklaşımın, Bitaksi’nin reklam kampanyalarında yer alan “En yakın taksi Bitaksi” söyleminin de temelini oluşturduğunu belirten Bitaksi CEO’su Kaan Sancaklı, “‘En yakın taksi’ yaklaşımını yalnızca fiziksel mesafe üzerinden tanımlamıyoruz. Bizim için ‘en yakın’; çağrıya en hızlı yanıt verebilecek, kullanıcı ihtiyacına en uygun şekilde eşleşebilecek sürücünün belirlenmesi anlamına geliyor. Bu nedenle hız, uygunluk ve doğru eşleşme kriterlerini birlikte değerlendiriyoruz,” dedi. Hız ve güven, standartlarla destekleniyor Araştırmalara göre kullanıcıların bir taksi uygulamasında ilk beklentisinin güven ve hız olduğu görülüyor. Bitaksi, çağrı sürecinin yanıt alabilir olmasına ve yolculuğun sorunsuz başlamasına odaklanıyor. Sürücü yönetimi, yolculuk sonrası yapılan değerlendirmeler üzerinden yürütülüyor. Her iki yolculuktan biri kullanıcılar tarafından puanlanıyor. Bu geri bildirimler doğrultusunda sürücüler ödüllendiriliyor; belirlenen standartları karşılamayanlar sistemden çıkarılıyor. Bu süreç, Bitaksi’nin kullanıcılar tarafından verilen 5 üzerinden 4,91 sürücü memnuniyet puanına ulaşmasında etkili oluyor. ‘2026’da Bitaksi daha da yakın olacak’ 2026’da çağrı deneyimini daha da tutarlı ve öngörülebilir hale getirmeye odaklandıklarını vurgulayan Bitaksi CEO’su Kaan Sancaklı, “Bitaksi’nin çalışma prensibinin temelini oluşturan ‘En yakın taksi’ yaklaşımını, 2026’da büyüyen veri hacmimiz ve gelişmiş yapay zeka modellerimizle daha hassas ve hızlı çalışır hale getireceğiz. Şehir içi akışı okuma kapasitemizdeki bu güçlenme sayesinde, çağrıların en hızlı ulaşabilecek sürücüyle buluşmasını daha istikrarlı ve öngörülebilir bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyoruz. Böylece Bitaksi olarak kullanıcılarımıza ‘daha da yakın’ olmayı sürdüreceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom’dan Herkes İçin 5G:  Tribünde Engeller Kalkıyor Haber

Türk Telekom’dan Herkes İçin 5G: Tribünde Engeller Kalkıyor

Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik eden Türk Telekom, teknoloji birikimini yaşamın tüm alanlarına aktararak ‘değer’ odaklı çalışmalarına devam ediyor. Türk Telekom, teknoloji sponsoru olduğu Trendyol Süper Lig’in 23. haftasında oynanan Fenerbahçe-Kasımpaşa karşılaşmasında Fenerbahçe Chobani Stadyumu’nda dünyada ilk olan öncü bir uygulama hayata geçirdi. Fenerbahçe Chobani Stadyumu’nda yerleştirilen 5G Tabanlı Dokunsal Robot Koltuklar ile maç deneyimi, eş zamanlı biçimde görme engelli taraftarlara izlenebilir dokunuşlara dönüştürülerek aktarıldı. “Herkes için 5G anlayışımızla yaşamın tüm alanlarına yansıtacağız” Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türkiye’nin dijital geleceğini inşa eden Türk Telekom olarak, güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle yaşamın tüm alanlarında ‘insan’ı merkeze alan çalışmalar yürütüyoruz. Ülkemizi kararlılıkla geleceğe taşırken, en büyük sorumluluklarımızın başında dijital çağın olanaklarını 81 ilin her köşesinde, tüm bireyler için erişilebilir kılmak geliyor. 1 Nisan’da hayatımıza 5G’nin getireceği fırsatlar, teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme vizyonumuzu yeni bir boyuta taşımamızı sağlayacak. Bugüne kadar sağlıktan sanayiye, tarımdan spora, kültür-sanattan eğlenceye farklı alanlarda öncü 5G uygulamalarımızla herkes için 5G anlayışımızı ortaya koyduk. 5G Engelsiz Tribün projemiz görme engelli vatandaşlarımızın statlarda, aynı renklere gönül verdiği futbolseverlerle aynı anda aynı heyecanı hissedebilmesi bizim için büyük bir gurur ve mutluluk. Engelsiz Tribün uygulamasının önümüzdeki yıllarda tüm statlarda bir standart haline gelmesi en büyük temennimiz. Türk futbolunun dijital dönüşümünde bir kilometre taşı olarak tarihe geçecek bu uygulama ile yalnızca spor ve sosyal yaşamı iyileştirmekle kalmıyor, 5G’nin robotik teknolojilerle entegrasyonunda öncü bir rol üstleniyoruz. İştiraklerimiz, 5G alanında yetkin mühendislerimiz ve milli sorumluluk anlayışımızla, herkes için 5G anlayışımızla yaşamın tüm alanlarını ve geleceği iyileştiren projelerimizi sürdüreceğiz” dedi. Türk Telekom’un 5G Engelsiz Tribün projesi kapsamında; Mina Demiryakan ile Halil Can Coşkun, maç öncesinde Fenerbahçeli futbolcular Kerem Aktürkoğlu, Yiğit Efe Demir ve Mert Müldür ile bir araya geldikten sonra, Fenerbahçe-Kasımpaşa karşılaşmasını takip etti. Mina ve Halil, mücadeleyi 5G Dokunsal Robot Koltuklarla dünyada ilk kez deneyimledi. “Engelsiz Stadyum” konsepti 5G ile gerçeğe dönüşüyor Türk Telekom’un güçlü 5G altyapısı, milli teknoloji şirketi Sensemotion’ın geliştirdiği görme engelliler için özel stadyum deneyimi koltuğu ve Huawei’nin katkılarıyla hayata geçirilen uygulama dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor. 5G Tabanlı Dokunsal Robot Koltuk, topun hareketini ve sahadaki eylemleri farklı dokunuş desenleriyle ileterek görme engelli bireylerin oyunun akış yönünü ve ritmini takip etmesine olanak tanıyor. 5G Tabanlı Dokunsal Robot Koltuk teknolojisi ile şut, gol gibi sonuca ulaşan eylemler farklı titreşim frekanslarıyla görme engelli taraftarlara iletiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa Nilüfer’de Kentsel Dönüşümde Yeni Model Haber

Bursa Nilüfer’de Kentsel Dönüşümde Yeni Model

Nilüfer’de ilk defa belediye tarafından uygulanacak kentsel dönüşüm çalışmasının tanıtım toplantısında konuşan Başkan Şadi Özdemir, “Amacımız hızlı değil, yarım kalmayan güvenli bir dönüşüm” dedi. Ülke tarihimizin en büyük doğal felaketlerinden olan 6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri’nin 3’üncü yıl dönümünde Nilüfer İlçe Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nde düzenlenen toplantıda, Nilüfer Belediyesi’nin kentsel dönüşüm ve afet hazırlıkları ele alındı. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Baran Güneş, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin ile Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. NİLÜFER TARİHİNDE İLK BÖLGESEL DÖNÜŞÜM Toplantıda yapılan sunumda, Nilüfer Belediye Meclisi’nin Kasım 2025’te oybirliğiyle aldığı kararla Barış Mahallesi’nde 1,17 hektarlık ve Esentepe Mahallesi’nde 10,22 hektarlık olmak üzere toplam 11,39 hektarlık iki bölgenin “Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı” ilan edildiği duyuruldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden sağlanan yetki devriyle gerçekleştirilen bu adım, Nilüfer Belediyesi tarihinde bölgesel ölçekte ilk kentsel dönüşüm uygulaması olma özelliği taşıyacak. Sunumda, kentsel dönüşümün iki mahalleyle sınırlı tutulmayacağının bilgisi de paylaşıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel dönüşüm strateji belgesi çalışmaları kapsamında ilçe genelinde 26 riskli bölge belirlendi. Bu bölgeler risk düzeyi, aciliyet ve uygulanabilirlik kriterlerine göre önceliklendirildi. Dönüşüm çalışmalarının ilk etapta yapılaşma geçmişi daha eski ve zemin riskleri belirgin olan doğu hattındaki Barış Mahallesi ile İhsaniye-Esentepe-Karaman hattından başlanacağı duyuruldu. NİLKENT KENTSEL DÖNÜŞÜM A.Ş. KURULDU Nilüfer Belediyesi, kentsel dönüşüm sürecini yürütmek üzere Nilkent Kentsel Dönüşüm A.Ş.’yi kurdu. Belediye bünyesinde ayrıca ilk olarak Kentsel Tasarım Müdürlüğü kuruldu ve Kentsel Dönüşüm Bürosu da faaliyete geçirildi. Böylece uzlaşma, sözleşme, uygulama ve denetim süreçleri tek merkezden, şeffaf biçimde yürütülecek. Başkan Şadi Özdemir, modelin 1990’da Ankara’da uygulanan Portakal Çiçeği Vadisi kentsel dönüşüm projesinden esinlendiğini belirtti. O dönem Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olan Murat Karayalçın ile projenin genel müdürlüğünü yapan Faruk Göksu’nun da Nilüfer’deki kentsel dönüşüm çalışmalarına fahri danışmanlık yapacağını açıkladı. “VATANDAŞLA YÜKLENİCİ KARŞI KARŞIYA GELMEMELİ” Parsel bazlı kentsel dönüşümün sorunu çözemediğini uzun süredir dile getirdiğini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Belki binayı sağlamlaştırıyorsunuz ama o binanın altından ne geçiyor? Oraya kimse bakmıyor. Bir de onu yükselterek yaşam kalitesini düşürüyoruz” dedi. Geçmişte vatandaşla yüklenici firmaların doğrudan karşı karşıya bırakılmasının ağır sonuçlar doğurduğunu ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Şu anda evlerinde olmayan, 8 – 9 senedir yapısı tamamlanmamış, belediyeden ruhsat almamış kaçak yapılar var. Vatandaşlar evsiz durumda, evlerinin bitmesini bekliyorlar” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, yeni modelde vatandaşla sözleşmeleri ve birebir görüşmeleri belediyenin üstleneceğini, inşaat işlerini belediye şirketinin yürüteceğini anlattı. Vatandaşın muhatabının artık belediye olacağını belirterek şunları söyledi: “Vatandaş işine bakar, muhatabı belediyedir ve günün sonunda belediye o işi bitirip vatandaşlara hak sahibi olarak verir.” BARIŞ MAHALLESİ PİLOT BÖLGE OLARAK BELİRLENDİ Dönüşüme Barış Mahallesi’nden başlanacağının bilgisini veren Başkan Şadi Özdemir, bu tercihte mahalledeki mülkiyet sayısının az olması ve yapıların daha zayıf durumda bulunmasının belirleyici olduğunu söyledi. Başkan Şadi Özdemir, “Birkaç vatandaş oradaki mülkiyetin yüzde 50’sinden fazlasına sahip. Hem de oradaki yapılar daha zayıf “ dedi. Başkan Şadi Özdemir, Barış Mahallesi’ndeki dönüşümde taşınmazlarda yapı bulunup bulunmadığı, yapının niteliği ve kat sayısına bakılarak bir dönüşüm planlandığını ve vatandaşa fazla yük çıkarılmadan sürecin tamamlanabileceğini ifade etti. Barış Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm projesinin uzlaşma, planlama ve uygulama süreçleriyle birlikte yaklaşık 24 ay içinde tamamlanması öngörülüyor. Ardından İhsaniye – Karaman – Esentepe hattında yaklaşık 70 hektarlık geniş ölçekli alana 4 etap halinde geçilecek. BAŞKÖY’E DEPREM LOJİSTİK MERKEZİ PLANLANIYOR Toplantıda kentsel dönüşümün yanı sıra afet hazırlıkları da ele alındı. Başkan Şadi Özdemir, 6 Şubat depremlerinde saha edindiği gözlemleri paylaşarak, afet sonrasının en az kadar deprem kadar yıkıcı olabildiğini vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, “Bir deprem oluyor, arkadan üç-beş gün başka bir deprem daha oluyor. Gözünün önünde kurtarılacak var, alet yok, insanlar annesini, kardeşini, çocuğunu kaydediyor” dedi. Olası bir Marmara depreminde İstanbul’un da etkileneceğini ve Bursa’nın başlangıçta yeterli destek alamayabileceğini belirten Başkan Şadi Özdemir, Başköy’de 300 dönümlük hazineye ait bir alanda deprem lojistik merkezi kurulması için talepte bulunduklarını açıklayarak, “Merkezde arama-kurtarma ekipmanları, gıda stokları, geçici barınma malzemeleri, iş makineleri parkı ve TIR parkını bir arada planladık. Bir afet durumunda burada bulunan merkezden ihtiyaçları karşılayabileceğiz” diye konuştu Başkan Şadi Özdemir konuşmasını, “İnşallah başarılı oluruz, başkalarına da örnek oluruz” diyerek tamamladı. Advertorial

Kurumların %88’i SOC Kurulumunda Dış Kaynak veya Hibrit Modelleri Tercih Ediyor Haber

Kurumların %88’i SOC Kurulumunda Dış Kaynak veya Hibrit Modelleri Tercih Ediyor

Bu stratejik hamle, kurumların 7/24 kesintisiz koruma sağlamasına, yasal düzenlemelere uyum göstermesine ve genellikle kurum içi imkanlarla karşılanması güç olan ileri düzey siber güvenlik çözümleri ile uzman iş gücüne erişmesine olanak tanıyor. Siber tehditlerin giderek daha karmaşık hale gelmesiyle birlikte, kurumlar Güvenlik Operasyon Merkezlerini nasıl yapılandıracaklarını ve yöneteceklerini yeniden değerlendiriyor. Bu doğrultuda Kaspersky, SOC planlama ve uygulama süreçlerine ilişkin temel motivasyonları, stratejik hedefleri ve potansiyel zorlukları ortaya koymak amacıyla kapsamlı bir küresel araştırma gerçekleştirdi. Araştırma sonuçları, Türkiye’deki şirketlerin %59’unun SOC yetkinliklerinin bir bölümünü dış kaynak kullanımıyla yürütmeyi planladığını ve kurum içi kabiliyetleri dış uzmanlıkla birleştiren hibrit modelleri benimsediğini gösteriyor. Katılımcıların %29’u ise SOC-as-a-Service (SOCaaS) modelini tamamen hayata geçirmeye hazır olduklarını belirtiyor. Buna karşılık, SOC’u tamamen kurum içinde kurmayı planlayanların oranı yalnızca %12 seviyesinde kalıyor. Bu tablo, 7/24 izleme gereksinimini karşılamanın ve nitelikli uzmanları bünyede tutmanın giderek daha zor hale geldiğini açıkça ortaya koyuyor. SOC dış kaynak kullanımı, kuruluşların belirli SOC fonksiyonlarını veya tüm operasyonel döngüyü güvenilir bir üçüncü taraf sağlayıcıya devretmesini mümkün kılıyor. Bu kapsamda sunulan hizmetler arasında şunlar yer alıyor: SOC tasarımı ve mimarisinin oluşturulmasıSOC teknolojilerinin kurulumu ve bakımıHarici güvenlik analistleri tarafından izleme ve analizDanışmanlık ve eğitim hizmetleriTehditlerin tespiti, incelenmesi ve müdahalenin 7/24 esasına göre tamamen sağlayıcı tarafından yürütüldüğü uçtan uca SOCaaS hizmetleri Şirketler, stratejik sorumlulukları kurum içinde tutmayı tercih ederken; operasyonel ve ileri teknik iş yükleri için harici ekiplerden ve gelişmiş teknolojilerden yararlanmayı öne çıkarıyor. SOC fonksiyonlarını dış kaynakla yürütmeyi planlayan kuruluşlar arasında üçüncü taraflara en sık devredilen alanlar; çözüm kurulumu ve devreye alma (%63), çözüm geliştirme ve sağlama (%58) ile SOC tasarımı (%47) olarak öne çıkıyor. Harici SOC uzmanlarıyla çalışılırken, belirli rollerin güçlendirilmesine yönelik net bir tercih de dikkat çekiyor. Birinci seviye analistler (%77) ve ikinci seviye analistler (%68), dış uzmanlardan en fazla talep gören roller arasında yer alıyor. Bu veriler, şirketlerin tehdit izleme ve müdahale gibi ön saflarda yer alan operasyonel güvenlik görevlerine öncelik verdiğini gösteriyor. Kuruluşlar neden SOC dış kaynak kullanımını tercih ediyor? SOC dış kaynak kullanımının en önemli gerekçesi, %52 oranıyla 7/24 kesintisiz güvenlik ihtiyacı olarak öne çıkıyor. Bu gereksinim, çoğu kurum içi ekibin tek başına sürdürebilmesinin zor olduğu bir operasyonel yük oluşturuyor. İkinci önemli motivasyon ise, iç IT güvenlik ekiplerinin üzerindeki iş yükünü azaltmak (%48) ve bu ekiplerin daha stratejik alanlara odaklanabilmesini sağlamak. Bunun yanı sıra, ileri seviye çözümlere ve teknolojilere erişim (%37) ile regülasyonlara ve standartlara uyumun sağlanmasında harici uzman desteği (%49) de dış kaynak kullanımını teşvik eden önemli faktörler arasında yer alıyor. Bu durum, XDR, MDR, MXDR gibi gelişmiş güvenlik teknolojileri ve uzmanlık bilgisinin kurumlar açısından ne denli kritik olduğunu ortaya koyuyor. Bütçe optimizasyonu ise yalnızca %34’lük bir kesim için öncelikli bir unsur olarak öne çıkıyor; bu da SOC dış kaynak kullanımının temel değer önerisinin maliyet avantajından ziyade daha güçlü bir güvenlik seviyesi sunduğunu gösteriyor. Kaspersky Güvenlik Operasyon Merkezi Başkanı Sergey Soldatov konuyla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “SOC fonksiyonlarının kısmen ya da tamamen dış kaynak kullanımıyla yürütülmesine yönelik eğilim, esas olarak operasyonel odağın güçlendirilmesi ve stratejik çevikliğin artırılması ihtiyacından kaynaklanıyor. Rutin ve teknik işlerin dış kaynaklara devredilmesi sayesinde kuruluşlar, stratejik karar alma ve karmaşık tehditlere yönelik yanıtların koordinasyonu gibi yüksek katma değerli faaliyetlere odaklanabiliyor. Bu yaklaşım aynı zamanda kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayarak önemli maliyet avantajları da yaratıyor. Sonuç olarak bu model, SOC’u iş sürekliliğine doğrudan katkı sunan stratejik bir yetkinliğe dönüştürüyor.” SOC kurmayı planlayan kuruluşlar için Kaspersky’nin önerileri ise şöyle: Güvenlik operasyonlarınızı ilk aşamadan itibaren doğru şekilde yapılandırmak veya mevcut yapınızı geliştirmek için Kaspersky SOC Consulting hizmetlerinden yararlanın. Kapsamlı danışmanlık hizmetlerimiz, sağlam bir SOC inşa etmenize ve süreçlerinizi optimize etmenize yardımcı olur.Gelişmiş yapay zekâ yetkinlikleriyle desteklenen Kaspersky SIEM ile güvenlik performansınızı artırın. Bu çözüm, tüm BT altyapınız genelindeki log verilerini toplayarak analiz eder ve saklar; bağlamsal zenginleştirme ve aksiyona dönüştürülebilir tehdit istihbaratı sunar.Her ölçekten ve sektörden kuruluş için EDR ve XDR yetkinlikleri sunan Kaspersky Next ürün ailesiyle, gerçek zamanlı koruma, tehdit görünürlüğü, inceleme ve müdahale kabiliyetleri elde edin.En güncel Kaspersky Threat Intelligence ile kurumunuzu hedef alan siber tehditlere ilişkin derinlemesine ve bağlamsal içgörüler edinin. Bu istihbarat, olay yönetimi döngüsünün tamamında risklerin zamanında tespit edilmesini sağlar.

'2025, Turizmde AI Uyumu İle Dijital Dönüşümün Hızlandığı Bir Yıl Oldu' Haber

'2025, Turizmde AI Uyumu İle Dijital Dönüşümün Hızlandığı Bir Yıl Oldu'

Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç marka olarak teknoloji yatırımları, mobil uygulama stratejisi ve AI destekli insan kaynağı modelleriyle 2025’te sektörün dönüşümüne liderlik ettiklerini vurgularken; Tatilsepeti İnsan Kaynakları Direktörü Murat Vardar ise yalnızca bu yıl içinde 57 dijital projeyi hayata geçirdiklerini kaydetti. Hilton İstanbul’da 110 ülkeden 15 bini aşkın profesyoneli bir araya getiren Uzakrota zirvesinden Tatilsepeti’ne bir de ödül geldi. Tatilsepeti Pazarlama Direktörü Canan Demir; markayı liderliğe taşıyan çalışmalarıyla turizmin önde gelen kadın yöneticilerinin seçildiği ‘’Women in Travel’’ ödülüne değer görüldü. Sedat Kılıç: “Tatilsepeti yalnızca bir pazaryeri değil, deneyim sunan bir platforma dönüşüyor” Hilton İstanbul’da gerçekleştirilen seyahat zirvesi Uzakrota’da düzenlenen “Zor Geçen Yılın Ardından İç ve Dış Turizm” oturumunda konuşan Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, 2025’in turizm açısından güçlü bir başlangıç yaptığını ancak doğal ve çevresel gelişmelerin sektörü dönemsel olarak etkilediğini söyledi. Tatilsepeti’nin yalnızca bir pazaryeri değil, aynı zamanda kullanıcıya deneyim sunan bir yapıya dönüştüğüne de dikkat çeken Sedat Kılıç, tüketicinin değişen taleplerini titizlikle inceleyerek deneyim uygulamasını güçlendirdiklerini, vize süreçleri ve destinasyon bilinmezliklerini azaltmak için yoğun bilgilendirici içerik ürettiklerini, “satış değil bilgi veren” bir strateji izlediklerini ifade etti. Güvenli, önceden planlanmış tur içeriklerine yönelimin ve rehber eşliğinde, planlı seyahatin öneminin arttığını kaydeden Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, yeni jenerasyonun dijital uygulamalarla deneyim odaklı küçük otelleri tercih ettiğini, yapay zeka kaynaklı trafiğin ilk kez anlamlı şekilde satışa dönüşmeye başladığını söyledi. 2025’te turizm sektöründe yapay zeka ile uyumlu dijitalleşmenin hızlandığını ve ilk kez dikkat çekici sonuçlar aldıklarını belirten Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, ‘’Turizm eskiden yavaş hareket eden bir sektördü. Ben turizm kökenli değilim, teknoloji kökenliyim; bu yıl gözlemledim ve turizmin dijitalleşmeye daha hızlı adapte olmaya başladığını gördüm, çünkü tüketici çok hızlı şekilde gelişiyor’’ dedi. Mobil uygulama turizmin geleceği olacak Dünya genelinde mobil uygulama üzerinden yapılan satışların yüzde 30 seviyelerine çıktığını belirten Kılıç, Türkiye’de bu oranların henüz istenen noktada olmadığını aktardı. Tatilsepeti’nde mobil satışlarda hedeflerinin yüzde 30 ve üzerine çıkmak olduğunu; özellikle resort otellerde gelecekte yüzde 50–60 seviyelerinin mümkün olduğunu öngördüğünü kaydetti. Kılıç; “Mobil uygulama kullanıcıyı markaya bağlıyor; pazarlama maliyetlerini düşürüyor ve çapraz satış fırsatlarını artırıyor. 2026’nın ilk çeyreğinde uygulamamızda büyük yenilikler olacak” dedi. Murat Vardar: “Yapay zekâ ile 400 kişilik ekibimize 400 dijital çalışma arkadaşı ekliyoruz” Uzakrota Seyahat Zirvesi’nde “İnsan x Teknoloji: Turizmde İşgücü Dönüşümü ve Dijitalleşmenin 2025 Etkisi” başlıklı oturumda konuşan Tatilsepeti İnsan Kaynakları Direktörü Murat Vardar ise 2025’in en büyük etkisinin insan kaynağı tarafında yaşandığını vurguladı. Türkiye’nin 2004 yılında kurulan ilk dijital tatil platformu olan Tatilsepeti’nin, yalnızca bu yıl 57 dijital projeyi hayata geçirdiğini belirten Vardar, yapay zekâ uyumunun tüm organizasyon yapısını dönüştürdüğünü söyledi: “2025, insan kaynağı yetkinliklerinin yeniden tanımlandığı bir yıl oldu. 400 kişilik ekibimize ek olarak 400 yapay zekâ çalışma arkadaşı konumlandırıyoruz. Bu da toplam kapasitemizi iki katına çıkarıyor, 800 kişiye dönüşüyoruz.” Vardar, özellikle İK biriminde başlayan yapay zekâ destekli çalışma modellerinin pilot uygulamalarla test edildiğini belirtti. Tatilsepeti’nde 14 kişilik İK ekibi 4 yapay zekâ agent ile birlikte çalıştıklarını; bu modelin işe alımdan bordroya, eğitim süreçlerinden veri yönetimine kadar tüm operasyonlarda verimliliği artıracağını kaydederek “Kısa vadede en kritik yetkinlik, ‘AI ile birlikte çalışabilme’ olacak. İnsan karar verecek, yapay zekâ uygulayacak. Bu da bize büyük verimlilik sağlayacak” dedi. Canan Demir’e Uzakrota’dan ‘’Women in Travel’’ ödülü Hilton İstanbul’da 110 ülkeden 15 bini aşkın profesyoneli bir araya getiren Uzakrota zirvesinden Tatilsepeti’ne bir de ödül geldi. Turizmde yükselen kadın liderliğine dikkat çekmek amacıyla; 50 üst yönetici kadına ödül verildi. Tatilsepeti Pazarlama Direktörü Canan Demir; markayı liderliğe taşıyan çalışmalarıyla turizmin önde gelen kadın yöneticilerinin seçildiği ‘’Women in Travel’’ ödülüne değer görüldü.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.