Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uyum Süreci

Kapsül Haber Ajansı - Uyum Süreci haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uyum Süreci haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akıllı Lens Sonrası Gece Görüşünde Bu Etkilere Dikkat Haber

Akıllı Lens Sonrası Gece Görüşünde Bu Etkilere Dikkat

Ameliyat sonrası dönemde görülebilen bu görsel etkiler, kullanılan merceğin optik yapısıyla ilişkili olabileceği gibi kişinin göz yapısı ve uyum sürecine bağlı olarak da değişiklik gösterebilir. Batıgöz Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Uğur Ünsal, trifokal mercek uygulamalarının ardından karşılaşılabilen gece görüşü değişiklikleri hakkında bilgi verdi. Işıkların Etrafındaki Halkalar Neden Oluşuyor? Trifokal göz içi mercekler, ışığı uzak, orta ve yakın mesafelerde görmeyi destekleyecek farklı odaklara yönlendiren optik bir tasarıma sahiptir. Bu yapı nedeniyle özellikle karanlık ortamda parlak bir ışık kaynağına bakıldığında halo olarak adlandırılan ışık halkaları, kamaşma veya ışık saçılması gibi görsel etkiler ortaya çıkabilir. Doç. Dr. Uğur Ünsal, “Trifokal mercek uygulamalarından sonra gece ışıklarının çevresinde halo dediğimiz halkaların görülmesiyle karşılaşılabili. Bazı hastalar araç farlarında veya sokak lambalarında ışık saçılması ve kamaşma da tarif edebiliyor. Bu yakınmalar özellikle ameliyat sonrası erken dönemde daha belirgin hissedilebilir.” dedi. Gece Araç Kullanırken Daha Fazla Hissedilebilir Gündüz yeterince fark edilmeyen ışık etkileri, çevrenin karanlık olduğu ve parlak ışık kaynaklarıyla karşılaşıldığı gece koşullarında daha belirgin hale gelebilir. Bu nedenle ameliyatın ardından kişinin görsel uyumu tamamlanana kadar gece araç kullanımında dikkatli olunması önem taşıyor. Doç. Dr. Uğur Ünsal, “Özellikle ilk günler ve haftalarda gece araç kullanırken karşıdan gelen farlar kişinin alışık olduğundan farklı algılanabilir. Görme yeterince netleşmeden ve kişi kendisini gece sürüşü konusunda rahat hissetmeden araç kullanılması uygun olmayabilir. Ameliyat sonrası kontrollerde hastanın görme düzeyi ve iyileşme süreci bireysel olarak değerlendirilmelidir.” ifadelerini kullandı. Beynin Yeni Görüntüye Uyum Sağlaması Zaman Alabilir Ameliyat sonrası süreç yalnızca göz dokularının iyileşmesinden ibaret değildir. Beynin yeni optik sisteme uyum sağlaması da görsel deneyimin önemli bir parçasıdır. “Nöroadaptasyon” olarak adlandırılan bu süreçte beyin, göz içi merceğin oluşturduğu farklı görsel uyaranlara zaman içinde adapte olabilir. Bu nedenle halo ve kamaşma gibi yakınmalar bazı kişilerde haftalar veya aylar içinde giderek daha az fark edilir hale gelebilir. Ancak uyum süresi ve yakınmaların düzeyi herkes için aynı değildir. Doç. Dr. Uğur Ünsal, “Nöroadaptasyon kişiden kişiye değişen bir süreçtir. Beyin zaman içerisinde yeni merceğin oluşturduğu görüntüye uyum sağlamaya başlar. İlk dönemde oldukça belirgin tarif edilen ışık halkaları ve saçılmalar ilerleyen aylarda daha az rahatsız edici hale gelebilir. Ancak her hastada aynı sürede ve aynı düzeyde bir değişim beklemek doğru değildir.” diye konuştu. Her Gece Görüşü Şikâyeti Yalnızca Mercekten Kaynaklanmayabilir Ameliyat sonrasında devam eden ışık saçılması veya görme kalitesindeki değişikliklerin değerlendirilmesinde yalnızca göz içi merceğin yapısına odaklanılmaması gerekiyor. Kornea ve göz yüzeyinin durumu, göz kuruluğu, ameliyat sonrasında kalan kırma kusurları, astigmatizma, göz içi merceğin konumu ve gözün diğer yapıları da görme kalitesini etkileyebilir. Bu nedenle yakınmaların beklenenden uzun sürmesi, belirginleşmesi veya günlük yaşamı etkilemesi halinde göz muayenesiyle nedenin değerlendirilmesi önem taşıyor. Akıllı Lens Uygulamalarında Hasta Seçimi Neden Önemli? Trifokal göz içi mercekler her kişinin göz yapısı ve günlük görme gereksinimleri açısından aynı sonucu vermeyebilir. Bu nedenle uygulama kararı yalnızca kişinin farklı mesafelerdeki görme beklentisine göre değil; kornea, retina, makula, optik sinir, göz yüzeyi, göz bebeği özellikleri ve mevcut kırma kusurları gibi birçok faktör değerlendirilerek verilmelidir. Kişinin yaşam tarzı ve mesleki ihtiyaçları da bu değerlendirmeye dahil edilmelidir. Özellikle gece araç kullanmak zorunda olan veya düşük ışık koşullarında yüksek görsel performans gerektiren mesleklerde çalışan kişilerin beklentilerini ameliyat öncesinde hekimleriyle paylaşmaları önemlidir. Doç. Dr. Uğur Ünsal, ameliyat öncesi değerlendirmenin önemine dikkat çekerek şu bilgileri verdi: “Akıllı lens uygulamalarında yalnızca hangi merceğin kullanılacağına değil, o merceğin kişinin göz yapısı ve günlük yaşamındaki görsel ihtiyaçları için uygun olup olmadığına da bakıyoruz. Kornea yapısından retina ve makulanın durumuna kadar gözün farklı bölümlerini değerlendirmek gerekiyor. Hastanın gece araç kullanma sıklığı ve görme beklentileri de karar sürecinin bir parçası olmalı.” Ameliyat Öncesi Bilgilendirme Sürecin Önemli Bir Parçası Trifokal merceklerle ilgili bilimsel çalışmalar, uzak, orta ve yakın mesafedeki görsel performansın yanı sıra halo ve kamaşma gibi görsel etkilerin de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle ameliyat öncesinde hastanın yalnızca beklenen görme kazanımları konusunda değil, ameliyat sonrasında karşılaşabileceği görsel değişiklikler hakkında da bilgilendirilmesi önem taşıyor. Doç. Dr. Uğur Ünsal, “Ameliyat öncesinde ayrıntılı göz muayenesi yapmak kadar hastanın beklentilerini anlamak ve ameliyat sonrası karşılaşabileceği görsel etkileri anlatmak da önemlidir. Halo veya ışık saçılması bazı kişilerde uyum süreci içerisinde azalabilirken bazı kişilerde daha uzun süre hissedilebilir. Bu nedenle mercek seçimi kişiye özel değerlendirilmelidir. Amacımız, gözün yapısal özellikleri ile kişinin günlük yaşamındaki görme ihtiyaçlarını birlikte değerlendirerek uygun yaklaşımı belirlemektir.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ömer Karadeniz: “Made in Europe” Yeni Bir Rekabet Dönemi Başlatıyor Haber

Ömer Karadeniz: “Made in Europe” Yeni Bir Rekabet Dönemi Başlatıyor

Avrupa sanayi politikalarının merkezine yerleşen “Made in Europe” yaklaşımı, üretimden enerji kullanımına, tedarik zincirlerinden kamu alımlarına kadar geniş kapsamlı bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Avrupa içinde üretimi güçlendirmeyi hedefleyen bu yeni çerçevenin, Türkiye’nin ihracat yapısı ve sanayi rekabeti açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor. Bu nedenle süreç, Türkiye sanayisi açısından hem dikkatle izlenmesi gereken bir risk alanı hem de stratejik fırsatlar barındıran yeni bir dönem olarak değerlendiriliyor. Plastik Sanayicileri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Avrupa Birliği’nin sanayide yerli üretimi güçlendirmeyi hedefleyen “Made in Europe” yaklaşımının, üretim koşullarından enerji kullanımına ve tedarik zincirlerine kadar geniş bir etki alanı oluşturduğunu belirtti. Karadeniz, Avrupa içinde üretimi güçlendirmeyi hedefleyen bu yeni çerçevenin Türkiye’nin ihracat yapısı ve sanayi rekabeti açısından önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti. “Doğru strateji Türkiye için yeni fırsatlar yaratabilir” Avrupa pazarına erişimin giderek daha fazla sürdürülebilirlik, yerelleşme ve üretim standartlarına uyumla ilişkilendirildiğini vurgulayan Karadeniz, “Uyum sağlayan firmalar rekabet avantajı elde edecek, uyum sağlayamayanlar ise maliyet artışı ve pazar kaybı riskiyle karşılaşacak” dedi. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve esnek sanayi yapısıyla bu dönüşüme uyum sağlayabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Karadeniz, kamu ve özel sektörün eşgüdüm içinde hareket etmesinin kritik önem taşıdığını kaydetti. Doğru strateji ve zamanında atılacak adımlarla sürecin Türkiye için yeni ihracat fırsatları yaratabileceğini söyledi. “Türkiye’siz Avrupa sanayisi eksik kalır” Türkiye’nin Avrupa değer zincirleri içindeki rolünün stratejik nitelik taşıdığına dikkat çeken Karadeniz, üretim ağlarının bütünlüğünün korunmasının hem bölgesel rekabet hem de tedarik güvenliği açısından hayati olduğunu ifade etti. Türkiye’nin dışarıda kalmasının yalnızca ticari değil, bölgesel ekonomik istikrar açısından da olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtti. “Gümrük Birliği güncellenmeli” Çatı kuruluş PLASFED Başkanı bu süreçte en kritik başlıklardan birinin Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi olduğunu söyledi. Mevcut iş birliği mekanizmalarının günümüz sanayi politikalarıyla uyumlu hale getirilmesinin önemine dikkat çeken Karadeniz, özellikle Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin bu açıdan belirleyici olabileceğini ifade etti. Başkan Karadeniz, şu açıklamalarda bulundu: “Ekonomik entegrasyonun derinleştirilmemesi ve Türkiye’nin yeni sanayi politikalarıyla yeterince bütünleşememesi, üretim ağlarında zayıflamalara yol açabilir. Bu durum hem Avrupa’nın rekabet gücünü hem de bölgesel ekonomik uyumu etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye’nin yeni sanayi mekanizmalarına daha fazla dahil edilmesi ve ekonomik iş birliğinin ticaret, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarındaki güncel koşullara uygun şekilde modernize edilmesi önem taşıyor.” Avrupa’daki dönüşümün yalnızca üretim politikalarıyla sınırlı olmadığını; yeşil dönüşüm, dijitalleşme, teknoloji yatırımları ve tedarik güvenliği gibi stratejik alanları da kapsadığını belirten Karadeniz, Türkiye’nin bu sürecin dışında değil, aktif bir parçası olarak konumlanmasının kritik olduğunu vurguladı. Karadeniz, Türkiye’nin bu dönüşümü yalnızca bir uyum süreci olarak değil, sanayi yapısını güçlendirecek stratejik bir fırsat olarak değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.