Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uzaktan Izleme

Kapsül Haber Ajansı - Uzaktan Izleme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uzaktan Izleme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABB, Madenciliğin Dönüşümüne Yön Veren Teknolojilerini Sergiledi Haber

ABB, Madenciliğin Dönüşümüne Yön Veren Teknolojilerini Sergiledi

İsviçre merkezli elektrifikasyon ve otomasyon teknolojileri lideri ABB, İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde, 8–11 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen Maden Türkiye Fuarı’nda, madencilik sektörünün zorlu çalışma koşullarına özel geliştirdiği ileri teknoloji çözümlerini tanıttı. ABB’nin maden sahalarında güç, kontrol ve veriyi tek bir yapıda buluşturan çözümleri fuar ziyaretçilerinin ve sektör profesyonellerinin beğenisini topladı. ABB, madencilik sektöründeki 135 yılı aşkın deneyimi, güçlü mühendislik kabiliyeti ve derin uzmanlığını; elektrifikasyon, otomasyon ve dijitalleşmeyi kapsayan geniş portföyüyle birleştirerek müşterilerine uçtan uca çözümler sunuyor. Madencilik sektörünün artan üretkenlik, verimlilik ve sürdürülebilirlik taleplerini karşılayan çözümler geliştiren ABB, aynı zamanda en yüksek güvenlik standartlarını da koruyarak müşterilerinin güvenilir bir teknoloji ortağı olmayı devam ediyor. Madenden limana kadar tüm süreçlerde güç, kontrol ve veriyi entegre bir yapıda buluşturan bu yaklaşım sayesinde maden işletmeleri; verimliliği artırma, operasyonel riskleri azaltma ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma konusunda önemli avantaj elde ediyor. Elektrifikasyon çözümleriyle güvenli, izlenebilir ve verimli enerji altyapısı ABB Elektrifikasyon iş kolu, maden operasyonlarının enerji altyapısını daha güvenli, kesintisiz ve verimli hale getiren geniş ürün ve sistem portföyünü fuarda sergiledi. Enerji verimliliğini artıran ABB InSite enerji yönetim sistemi, akıllı koruma ve izleme yetenekleriyle öne çıkan Tmax XT ve Emax 2 devre kesicilerin yanı sıra CM TCN sıcaklık izleme röleleri, AF serisi kontaktörler, MS motor koruma şalterleri, softstarter serileri ve UMC100.3 motor kontrol ünitesi gibi güvenilir kontrol ve koruma çözümleri de ABB’nin fuarda sergilediği ürünler arasında yer aldı. Kritik uygulamalarda maksimum güvenlik sunan Arc Guard System™ TVOC 2 ark koruma teknolojisinin yanı sıra Sen Plus alçak gerilim dağıtım panosu da maden endüstrisinin zorlu koşullarına uygun, yüksek güvenlikli ve modüler yapısıyla ABB’nin tanıttığı çözümler arasındaydı. Zorlu maden koşulları için tasarlanmış motor ve sürücü çözümleri ABB Hareket iş kolu ise madencilik sektörünün ağır ve kesintisiz çalışma gerektiren uygulamalarına yönelik motor, sürücü ve servis çözümlerini tanıttı. Madencilik uygulamalarında uzun ömür ve yüksek verimlilik sağlayan, dayanıklılığıyla öne çıkan alçak gerilim motorları ve Ex-proof motor serisi bu fuarda öne çıkan ürünler oldu. Ayrıca, harici ekipman gerektirmeden harmonikleri azaltarak şebeke kalitesini iyileştiren ve birim güç faktörüne ulaşarak enerji verimliliğini artıran, ACS880 ultra düşük harmonikli sürücü de ABB standında yer aldı. Bu ürün, aktif besleme teknolojisi ile düşük gerilim koşullarında dahi tam motor performansını korumasıyla dikkat çekiyor. ABB Hareket Servisleri ise kestirimci bakım, uzaktan izleme ve yaşam döngüsü yönetimi ile madencilik operasyonlarında maksimum çalışma süresi ve sürdürülebilir performans sağlayan hizmetlerini katılımcılara anlattı. ABB eMine™ ile tamamen elektrikli ve dijital madenler mümkün ABB Otomasyon iş kolu da fuarda madencilik sektörüne anahtar teslim olarak sunduğu otomasyon, dijitalizasyon ve elektrifikasyon çözümlerini sektör profesyonellerine tanıttı. Bu çözümlerden biri olan ABB eMine™, elektrifikasyon ve dijital sistemlerle tamamen elektrikli madenleri mümkün kılıyor. Madencilik sektöründeki karbon azaltımını hızlandıracak bu çözüm portföyü ile madenden limana kadar vinçlerden öğütme proseslerine, konveyörlerden taşıma sistemlerine tüm ekipmanlar elektriklendirilebiliyor. Fuarda ayrıca, ABB’nin madencilik sektörüne sunduğu maden vinçleri ve öğütme, malzeme taşıma çözümleri de ziyaretçilerle paylaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji Lityum Tabanlı Batarya Depolama Sistemleriyle Entegre Enerji Çözümlerinde Gücünü Artırıyor Haber

CW Enerji Lityum Tabanlı Batarya Depolama Sistemleriyle Entegre Enerji Çözümlerinde Gücünü Artırıyor

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, geliştirdiği lityum tabanlı batarya enerji depolama sistemleriyle entegre enerji çözümleri alanındaki varlığını güçlendiriyor. Firma, ileri teknolojiye sahip çözümleriyle enerji üretim ve tüketim süreçlerinde verimliliği artırmayı ve kullanıcıların maliyetlerini optimize etmeyi hedefliyor. Lityum batarya sistemleri hakkında değerlendirmelerde bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, enerji depolama teknolojilerinin yenilenebilir enerji yatırımlarının en kritik tamamlayıcı unsurlarından biri haline geldiğini söyledi. Geliştirdikleri lityum tabanlı batarya enerji depolama sistemleri ile enerji sektöründe sürdürülebilir çözümler sunmaya devam ettiklerini ifade eden Sarvan, “Gelişen teknolojiyi oldukça yakından takip ediyoruz ve kendimizi sürekli geliştiriyoruz. Yaptığımız çalışmalarımız neticesinde günümüzün ihtiyaçlarına göre ürünler tasarlıyoruz. Lityum batarya alanındaki çalışmalarımızı da bu çerçevede hayata geçirdik” dedi. Kullanıcılar için ciddi maliyet avantajları sunuyor Geliştirdikleri lityum batarya çözümleri sayesinde üretilen enerjinin kayıpsız şekilde depolanmasını ve ihtiyaç duyulan her an kullanılmasını sağladıklarını dile getiren Sarvan, bu sistemlerin enerjinin daha verimli kullanımını sağlarken kullanıcılar için de ciddi maliyet avantajları sunduğuna dikkat çekti. CW Enerji’nin lityum batarya sistemlerinin yüksek çevrim ömrü, hızlı şarj-deşarj kabiliyeti ve gelişmiş güvenlik altyapısı ile öne çıktığını belirten Sarvan, “Lityum bataryalar, geleneksel enerji depolama çözümlerine kıyasla daha uzun ömürlü, daha kompakt ve daha yüksek verimlidir. Bu özellikleri sayesinde hem endüstriyel araçlarda hem de ticari ve konut projelerinde güvenle kullanılabiliyor. Bu çözümler yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bakım ve işletme maliyetlerini de azaltıyor” diye konuştu. Uzaktan izleme ve akıllı enerji yönetimi imkanı CW Enerji’nin enerji depolama sistemlerinin gelişmiş yazılım altyapısı sayesinde uzaktan izleme ve akıllı enerji yönetimi imkanı sunduğunu belirten Sarvan, kullanıcıların batarya performansını anlık olarak takip edebildiğini, enerji tüketimini analiz edebildiğini ve gerektiğinde uzaktan müdahale edebildiğini kaydetti. Sarvan, bu durumun hem operasyonel kolaylık hem de maksimum verimlilik sağladığını ifade ederek, “Dijital altyapımız sayesinde enerji süreçleri daha şeffaf ve kontrol edilebilir hale geliyor. Kullanıcılarımız, sistemlerini tek bir platform üzerinden yöneterek olası riskleri önceden tespit edebiliyor ve performansı en üst seviyede tutabiliyor” dedi. İş süreçlerinde yaşanabilecek zaman kayıplarının önüne geçiliyor Enerji depolama sistemlerinin yanı sıra forklift, manlift ve golf araçları gibi elektrikli endüstriyel ve hizmet araçlarına yönelik geliştirdikleri lityum batarya çözümleri ile de işletmelerin operasyonel süreçlerine değer kattıklarını dile getiren Sarvan, bu araçlara özel tasarlanan batarya sistemlerinin uzun çalışma süresi, hızlı şarj imkanı ve yüksek performans özellikleriyle öne çıktığını söyledi. Geleneksel kurşun-asit bataryalara kıyasla daha hafif ve bakım ihtiyacı düşük olan lityum bataryaların, işletmelerin bakım ve işletme maliyetlerini azaltırken araç performansını da artırdığını belirten Sarvan, gelişmiş batarya yönetim sistemi (BMS) ile donatılan bu çözümlerin güvenli ve stabil bir kullanım sunarak lojistik merkezlerinden üretim tesislerine, turizm alanlarından sanayi sahalarına kadar geniş bir kullanım alanına hitap ettiğine dikkat çekti. Tarık Sarvan: Farklı sektörlerin ihtiyaçlarına özel çözümler sunmaya devam edeceğiz Enerji sektöründe sürdürülebilirliğin ve verimli depolama çözümlerinin önemine değinen Sarvan, “İklim değişikliğiyle mücadelede yenilenebilir enerji kadar enerji depolama teknolojileri de kritik bir rol oynuyor. Lityum batarya çözümlerimizle, temiz enerjinin daha etkin kullanılmasını sağlıyor ve enerji dönüşümüne katkıda bulunuyoruz. Amacımız, kullanıcılarımızı daha düşük maliyetli, çevre dostu ve sürdürülebilir enerji çözümleriyle buluşturmak. Bu doğrultuda AR-GE yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyor, teknolojik altyapımızı sürekli geliştiriyoruz. Enerji arz güvenliğinin sağlanmasında depolama sistemlerinin stratejik bir unsur haline geldiğini görüyoruz. Bu kapsamda, ölçeklenebilir ve uzun ömürlü batarya teknolojileri geliştirerek farklı sektörlerin ihtiyaçlarına özel çözümler sunmaya devam edeceğiz. Sürdürülebilir büyümeyi odağımıza alarak, enerji ekosisteminin dönüşümünde aktif bir rol üstlenmeyi sürdüreceğiz” dedi. CW Enerji Hakkında CW Enerji, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar. Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Schneider Electric, Schneider StarCharge Fast 720 ile Yüksek Güçlü, Yüksek Verimli EV Şarjında Yeni Bir Dönemi Başlatıyor Haber

Schneider Electric, Schneider StarCharge Fast 720 ile Yüksek Güçlü, Yüksek Verimli EV Şarjında Yeni Bir Dönemi Başlatıyor

2025’in ilk dokuz ayında AB’deki yeni otomobil tescillerinin %16’sı elektrikli oldu. Bu durum, AB’nin 2035 benzinli ve dizel motor yasağına yaklaşırken kaydettiği ilerlemeyi net biçimde ortaya koyuyor. Schneider Electric, şarj cihazları, gelişmiş yazılım ve altyapıyı kapsayan; orta gerilim ve alçak gerilim (MV/LV) panolarının yanı sıra enerji depolama sistemlerini de içeren kapsamlı, yenilikçi çözümler sunarak bu elektrifikasyon geçişini destekliyor. Yüksek Güç, Yüksek Verimlilik 720 kW’a kadar güç sağlayan Schneider StarCharge Fast 720, enerjiyi dinamik olarak ileterek aynı anda 12 araca kadar şarj imkânı sunar. Schneider Electric’in gelişmiş yük yönetimi sayesinde sistem, şarj kapasitesini gerçek zamanlı araç talebine göre –elektrikli kamyonlar, elektrikli otobüsler veya binek otomobiller için– tahsis eder; verimliliği artırır ve sürücülerin yolculuklarına zamanında devam edebilmeleri için uygun seviyede şarj almalarına yardımcı olur. Sektör standartlarının üzerinde, %97’lik verimlilik oranına sahip Schneider StarCharge Fast 720, çok yüksek bir verim sunarken kullanıcılar yerden tasarruf sağlayan bir tasarımdan faydalanır. 600A’ya yükseltilebilen 380A nominal çıkışıyla Schneider StarCharge 720, altyapının en yoğun ihtiyaçlarını karşılamak üzere yüksek çıkış gücü sağlar. Maksimum Esneklik için Merkezi Olmayan Mimari Schneider StarCharge 720; 360 kW’tan 720 kW’a uzanan bir mimariyle esneklik, verimlilik ve altyapı ihtiyaçlarını karşılama konusundaki kararlılığa örnek teşkil eder. Bu esneklik, şarj noktası operatörlerinin değişen ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayarak taşımacılıkta elektrifikasyona geçişi daha verimli hâle getirir. Schneider StarCharge Fast 720, tamamen merkezi olmayan bir mimariye de sahiptir. Güç dönüşümü ve kontrol dâhil tüm bileşenler, tek bir entegre kabin içinde yer alır. Bu tek kabinli, entegre tasarım, şebeke bağlantılarını azaltır, kurulum ve bakımı basitleştirir, dağıtıcı üniteler arasında dinamik yük dengelemesini mümkün kılar ve ihtiyaçlar geliştikçe ölçeklenebilirlik sağlar. Gürültü oluşturan unsurların güç kabininde toplanması sayesinde EV sürücüleri için daha sessiz bir deneyim de yaratır. Bu merkezi olmayan yaklaşım, saha sahiplerinin, güç kabininin 80 metrelik yarıçapı içinde herhangi bir yere iki çıkışlı altı adede kadar dağıtıcı ünite yerleştirmesine olanak tanır; böylece aynı anda 12 araca kadar şarj sağlanabilir. Sonuç, kompakt bir alan kullanımı ve şarj altyapısı yerleşiminde benzersiz bir esneklik olup, her sahaya uygun yıldız konfigürasyonlarına imkân verir. Maksimum Çalışma Süresi için Kapsamlı Bakım Sağlam ve kuruluma uygun olan Schneider StarCharge Fast 720, hem operatörler hem de sürücüler için kullanım kolaylığına öncelik verir. Tüm yaşam döngüsü boyunca uçtan uca destek, maksimum çalışma süresi için bakımı kolaylaştırır. Kurulumdan kişiye özel bir bakım planına kadar; 7/24 yardım hattı, hızlı yedek parça temini ve acil sevk dâhil olmak üzere operatörler kesinti riskinden uzak, gönül rahatlığıyla operasyonlarını sürdürebilir. Schneider Electric’in EcoStruxure Energy Asset Portal’ı üzerinden uzaktan izleme de maksimum çalışma süresinin sağlanmasına ve bakım maliyetlerinin azaltılmasına yardımcı olur. Gelişmiş denetim yetenekleri, onu güvenilir, esnek ve geleceğe hazır EV şarj altyapısı arayan işletmeler için ideal bir seçenek hâline getirir. Schneider eStar CEO’su Anthony Song şöyle dedi: “Taşımacılık sektöründe artan eMobilite talebini karşılamak için esnek, akıllı, araç parklarına uyum sağlayabilen ve tüm araç türleri için verimli bir şarj altyapısı inşa etmek kritik öneme sahip olacak. Merkezi olmayan mimarisi, yüksek güç çıkışı ve sektör lideri verimliliğiyle, müşterilerimizin tüm yol kullanıcıları için bugün ve yarının ihtiyaçlarını karşılayan ölçeklenebilir bir şarj ağı çözümü kurmalarını mümkün kılıyoruz.” Schneider Electric e-Mobility Direktörü Hakan Kurtulmuş ‘‘Uydu tipi olarak adlandırılan bu sistemlerin, önümüzdeki dönemde pazara yön vereceğine inanıyoruz. Ankara Taymek Dinlenme Tesisleri’nde, Türkiye’nin hava-hava soğutmalı ilk 720 kW gücündeki ürünümüzün kurulumunu başarıyla tamamladık ve bu alanda bir ilke imza atmanın gururunu yaşıyoruz. Schneider eStar ailesi olarak, DC şarj çözümlerinde Türkiye pazarındaki liderliğimizin getirdiği sorumlulukla, şarj ekosistemine yönelik yatırımlarımızı kararlılıkla artırmaya devam edeceğiz.’’ dedi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vertiv, EMEA Bölgesinde Yeni Nesil Ağlar İçin Yüksek Verimli DC Güç Sistemini Tanıttı Haber

Vertiv, EMEA Bölgesinde Yeni Nesil Ağlar İçin Yüksek Verimli DC Güç Sistemini Tanıttı

Kritik dijital altyapı ve süreklilik çözümlerinin küresel sağlayıcısı Vertiv (NYSE: VRT), yeni DC güç sistemi Vertiv™ PowerDirect 7100 Energy'yi tanıttı. Telekom ve edge operatörlerinin ağ güvenilirliğini artırmak, enerji dönüşüm süreçlerini hızlandırmak ve yenilenebilir ile hibrit enerji kaynaklarına daha kolay uyum sağlamak için tasarlanan çözüm, sektörün artan dijital ihtiyaçlarına yanıt veriyor. PowerDirect 7100 Energy, şehir merkezindeki güçlü şebekelerden uzak bölgelere ya da tamamen şebekeden bağımsız noktalara kadar geniş bir çalışma yelpazesinde yüksek verimlilik sunuyor. Akıllı kontrol yetenekleriyle ölçeklenebilir güç sağlayan sistem, operatörlere hem mevcut altyapılarını güçlendirme hem de geleceğin alternatif enerji modellerine sorunsuz bir şekilde geçiş yapma esnekliği kazandırıyor. Vertiv PowerDirect 7100 Energy, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesinde kullanıma sunuldu. S istem, 48 V DC güçte 52 kW’a kadar ölçeklenebilir kapasite sağlayarak yüzde 98’e varan verimlilik sunuyor. Vertiv’in dördüncü nesil hibrit mimarisi üzerine inşa edilen çözüm; şebeke, jeneratör ve güneş, rüzgâr veya yakıt hücresi gibi alternatif enerji kaynaklarını kesintisiz şekilde entegre ederek şebeke güvenilirliğinin düşük olduğu noktalarda bile kesintisiz güç sağlıyor. Sistemin merkezinde Vertiv™ güneş konvertörleri ve Vertiv™ modüler doğrultucular yer alıyor. Bu bileşenler, Vertiv™ NetSure™ Kontrol Ünitesi (NCU) tarafından yönetiliyor. Bu sayede gelişmiş yük yönetimi, uzaktan izleme ve enerji planlama yetenekleri sağlanarak, performans en üst seviyeye çıkarılıyor ve ekipman ömrü uzatılıyor. Vertiv Global Hibrit Çözümler Direktörü Dave Wilson, “5G ve edge gibi iletişim teknolojileri hızla gelişmesi, enerji verimliliği ve esneklik beklentisini artırıyor. Vertiv™ PowerDirect 7100 Energy, operatörlere her türlü şebeke koşuluna uyum sağlayabilen tek ve akıllı bir platform sunuyor. Böylece hem güvenilir güç sağlanıyor hem de daha temiz ve verimli enerji çözümlerine geçişi kolaylaştırıyor.” Zorlu çevre koşullarına ve kısıtlı alana sahip ortamlar için tasarlanan Vertiv™ PowerDirect 7100 Energy, telekom ve edge veri raflarına uygun olarak 500 A, 750 A ve 1000 A konfigürasyon seçenekleriyle sunuluyor. Ön erişimli tasarımı, kurulum ve bakım süreçlerini önemli ölçüde kolaylaştırırken –40 °C ile +65 °C arasındaki geniş çalışma sıcaklığı toleransı sayesinde uzak ve dış mekan kurulumlarında dahi güvenilir performans sağlıyor. Vertiv™ PowerDirect 7100 Energy, Vertiv’in kapsamlı güç mimarisinin önemli bir parçası olan Vertiv™ NetSure™ DC güç çözümleri ve hibrit enerji sistemlerinden oluşan küresel portföyünü daha da güçlendiriyor. Bu çözüm, Vertiv’in ısıl yö netim, BT yönetimi ve yaşam döngüsü hizmetleriyle birlikte sunulduğunda enerji verimliliği yüksek, güvenilir ve geleceğe hazır dijital altyapılar için sağlam bir temel oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanayinin Geleceğini Şekillendirecek En Önemli 4 Trend Haber

Sanayinin Geleceğini Şekillendirecek En Önemli 4 Trend

Küresel rekabetin sertleştiği, maliyet baskılarının arttığı ve teknolojinin üretim süreçlerine hızla entegre olduğu bir dönemde, Türkiye sanayisi kritik bir eşikten geçiyor. İşletmelerin verimlilik, kalite ve sürdürülebilirlik hedeflerini yeniden tanımlayan bu dönüşüm; robotik sistemlerden veri analitiğine, enerji yönetiminden CNC ekosistemindeki dijitalleşmeye kadar geniş bir alanı kapsıyor. Sanayi yatırımlarında yön belirleyici rol oynayan bu dört trend, 2026 ve sonrasında üretim modellerinin tamamen yeniden şekilleneceğini gösteriyor. Otomasyon ve robotik entegrasyon sanayinin yeni standardı oluyor Üretim hatlarında otomasyon sistemlerinin ve robotik çözümlerin hızla yaygınlaşması hem verimliliği hem de kalite tutarlılığını artıran en kritik faktörlerden biri hâline geldi. Robotik hücreler özellikle tekrarlayan operasyonlarda insan hatasını en aza indirirken, üretim bandının hızını artırarak rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. KOBİ’lerin dahi otomasyon yatırımlarına yönelmesi, dönüşümün sadece büyük ölçekli tesislerle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Yapay zekâ ve büyük veri, üretim yönetimini tamamen değiştiriyor Akıllı fabrika yaklaşımının merkezinde büyük veri analitiği ve yapay zekâ yer alıyor. Kestirimci bakım uygulamaları, makine duruşlarını azaltıyor; gerçek zamanlı veri analizi ise üretim akışını optimize ederek maliyetleri aşağı çekiyor. Bu dönüşüm; CNC tezgâhlarının performans takibinden enerji yönetimine kadar üretim hattının tüm bileşenlerini daha öngörülebilir, ölçülebilir ve kontrol edilebilir hâle getiriyor. Sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği yatırım stratejilerinin merkezine yerleşiyor Enerji maliyetlerinin artması ve uluslararası regülasyonların sıkılaşması, işletmeleri daha düşük enerji tüketen, çevresel etkisi azaltılmış teknolojilere yönlendiriyor. Modern tesis tasarımları artık karbon ayak izinin azaltılması, geri dönüşüm odaklı süreçler ve enerji verimliliği kriterleriyle şekilleniyor. Bu değişim, sadece çevresel sorumluluk değil; aynı zamanda uzun vadeli rekabet avantajı sağlayan bir yatırım stratejisi olarak görülüyor. İleri üretim teknolojileri ve CNC ekosisteminde dijital dönüşüm hızlanıyor Yeni nesil CNC tezgâhları artık yüksek hassasiyet ve işleme kapasitesini dijital altyapı ile birleştiriyor. Uzaktan izleme, adaptif kontrol, yapay zekâ destekli performans analizi ve dijital ikiz uygulamaları gibi teknolojiler, üretimde sıfıra yakın hata oranı ve daha kısa yatırım geri dönüş süresi sağlıyor. Özellikle otomotiv, savunma, enerji ve kalıp sektörlerinde dijitalleşmiş tezgâhların sağladığı rekabet avantajı giderek belirginleşiyor. “GNC Makina, bu dönüşüme uyum sağlayan değil; sektörde öncülük etmeyi hedefleyen bir oyuncu olarak konumlanıyor” Sanayinin geleceğini şekillendiren önemli trendleri hakkında değerlendirmelerde bulunan GNC Makina Genel Müdürü Gökhan Yıldız, “Sanayide yaşadığımız dönüşüm, yalnızca makine parkını yenilemekten ibaret değil; üretimin tüm katmanlarını etkileyen yapısal bir değişimden söz ediyoruz. Otomasyon, veri odaklı üretim ve sürdürülebilirlik, işletmelerin rekabet gücünü belirleyen en güçlü bileşen hâline geldi. GNC Makina olarak bu dönüşüme sadece uyum sağlamakla yetinmiyor, sektörde öncülük eden oyunculardan biri olmak için yatırımlarımızı ve stratejilerimizi bu doğrultuda şekillendiriyoruz. Türkiye’nin üretim gücü bu teknolojik sıçramayı ne kadar erken benimserse küresel rekabette o kadar güçlü bir konumlanma elde edeceğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Şarj Sektörü Artan Elektrikli  Araç Satışlarına Hızla Ayak Uydurdu! Haber

Şarj Sektörü Artan Elektrikli Araç Satışlarına Hızla Ayak Uydurdu!

Güncel elektrikli araç pazarı gelişiminin yanında, şarj sektörünün nihai konumu hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, “Bu tablo, Türkiye’nin elektrikli araç pazarında Avrupa’nın en dinamik ülkelerinden biri haline geldiğini bizlere gösteriyor. 2024’te otomotiv pazarının yaklaşık yüzde 27’sini oluşturan hibrit ve elektrikli araçların toplam payının, 2025 sonunda yüzde 30’un üzerine çıkması bekleniyor. Yerli üretici Togg’un lokomotif etkisi, ABD’li (Tesla) ve Çinli markaların (özellikle BYD) agresif girişleri, bu büyümenin başlıca itici güçleri arasında ve bu rekabet sektöre yeni dinamikler katıyor.” şeklinde konuştu. Diğer yandan enerji altyapısı tarafında da dikkat çekici gelişmeler olduğunu aktaran Koca, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Elektrikli Araçlar için Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı” kapsamında bu yıl 81 ilde 529 yeni hızlı şarj ünitesine destek sağlandı. Bu kapsamda yaklaşık 1 milyar TL’lik yatırımın 300 milyon TL’si hibe olarak açıklandı. Ayrıca YEK-G sertifikalı “yeşil şarj” noktaları sayesinde, istasyonlarda yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaşması yönünde önemli adımlar atılıyor. Yatırımcı bir şirket olarak bunu çok değerli buluyoruz.” dedi. Hedef 2026’da Güçlü 1000 soket Ovolt & Sharz.net Genel Müdürü Hakan Koca, Türkiye’nin şarj altyapısındaki hızlı gelişimini “dijital dönüşümün enerjiyle birleştiği bir dönem” olarak tanımladı: “Elektrikli araç ekosistemi, yalnızca araç satışlarındaki artışla değil, kullanıcı deneyimi ve güvenilir altyapı ile büyüyebilir. Biz Ovolt & Sharz.net olarak, bugün 570’in üzerinde soketle faaliyet gösteriyoruz. OPET ile stratejik iş birliğimiz sayesinde 2026’da 1000’in üzerinde güçlü (kapasitesi yüksek) sokete ulaşarak, her segment için en erişilebilir ve güvenilir şarj ağını oluşturmayı hedefliyoruz.” Koca, ayrıca sektörün geleceğini belirleyecek en önemli unsurun şarj hızına erişim ve enerji verimliliği olduğunu özellikle vurguladı: “Şarj altyapısının yaygınlaşması kadar, hızlı şarj (DC) istasyonlarının adil ve verimli dağılımı da çok kritik. Kullanıcı güveni, fiyat şeffaflığı, veri paylaşımı ve sürdürülebilir enerji kullanımı bu dönüşümün bel kemiğini oluşturuyor.” Ovolt & Sharz.net, mobil uygulama üzerinden doluluk durumu takibi, şeffaf fiyatlandırma, 7/24 teknik destek ve yenilenebilir enerjiyle çalışan şarj noktalarıyla kullanıcı deneyimini sadeleştirmeyi hedefliyor. Ayrıca Müşteri Memnuniyeti ve Güvenliği için elektrikli araç şarj deneyimini IoT tabanlı alarm sistemleri, kamera izleme ve 7/24 personeli olan OPET akaryakıt istasyonlarıyla birleştirip, uzaktan izleme ve sigorta destekli koruma altyapıları ile sektörün güvenlik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor. “Şarj altyapısındaki dönüşüm tüm hayatımızı değiştirecek” Türkiye’nin 310 bini aşan elektrikli araç parkı, önümüzdeki dönemde 500 bin sınırına yaklaşırken; şarj sektörü de artık yalnızca enerji değil, sürdürülebilir ulaşımın temel omurgası olarak konumlanıyor. Hakan Koca, “Bizim için şarj altyapısı, mobilitenin değil yaşamın dönüşümüdür. Şarj altyapısındaki dönüşüm ile tüm hayatımız yıllar içinde değişecek. Ovolt & Sharz.net bu dönüşümün güvenilir omurgası olmayı sürdürmeyi istiyor.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.