Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uzay Teknolojileri

Kapsül Haber Ajansı - Uzay Teknolojileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uzay Teknolojileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fergani’nin Altıncı Uydusu Uzayda Haber

Fergani’nin Altıncı Uydusu Uzayda

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar tarafından kurulan Fergani Uzay Teknolojileri, milli mühendislik kabiliyetiyle geliştirdiği altıncı deneme uydusu olan FRG-100D4’ü, 20 Ekim 2026 günü Türkiye saati ile (TSİ) 14.04’de ABD’nin Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri Üssü’nden uzaya gönderdi. SpaceX’in Bandwagon-5 görevi kapsamında fırlatılan uydu, fırlatmadan yaklaşık 63 dakika sonra, TSİ 15.07 itibarıyla fırlatma aracından başarıyla ayrılarak 590 km irtifadaki hedef yörüngesine yerleşti. UYDUDA YENİ MİLLİ DONANIMLAR FRG-100D4, Fergani tarafından daha önce fırlatılan uydulara kıyasla barındırdığı teknolojik yeniliklerle önemli bir gelişmeyi temsil ediyor. Uydu üzerinde Fergani bünyesinde tamamen milli olarak geliştirilen, tepki tekeri, manyetik tork çubuğu, manyetometre, IMU, GNSS alıcısı, yönlenebilir güneş panelleri, batarya paketi, rejeneratif modem ve faz dizili anteni gibi kritik bileşenler kullanıldı. Bunun yanında, uydu bünyesinde ileri görevler için yapay zekâ destekli bir bilgisayar da yer alıyor. Fergani mühendisleri tarafından geliştirilen bu milli aviyonik ekipmanların uzayda doğrulanması ve bu teknolojilere uzay tarihçesi kazandırılması, Türkiye'nin uzay teknolojilerindeki tam bağımsızlığı açısından önem taşıyor. ULUĞ BEY TAKIM UYDU PROJESİNDE YENİ AŞAMA Fergani tarafından geliştirilen en yüksek güç üretim kapasitesine sahip uydu olan FRG-100D4, ekipman ve alt sistemlerin yerlileştirilmesi açısından çok önemli bir aşamayı ifade ediyor. 160 kg kütleye sahip FRG-100D4 uydusu, daha yüksek yerlilik oranına sahip ekipmanları, geliştirilmiş navigasyon ve genişbant haberleşme faydalı yükleri ile Uluğ Bey Takım Uydu sisteminin hayata geçirilmesi yolunda en önemli adım olarak bugün uzaya gönderildi. Fergani Uzay önümüzdeki 5 yıl içerisinde 200’den fazla uydudan oluşacak Uluğ Bey Takım Uydu Sistemi’ni tamamen öz kaynaklarıyla tamamlamayı hedefliyor. Bu takım uydu sistemi hayata geçtiğinde Türkiye, kendi bağımsız navigasyon ve haberleşme ağına sahip olarak bu kritik yetkinliği dost ve kardeş coğrafyalarla paylaşabilecek. Bir yandan takım uydular tamamlanırken, diğer yandan milli fırlatma aracının geliştirme çalışmaları da devam ediyor. İKİ YILDA 6 UZAY ARACI FRG-100D4 ile uzaya altıncı uydusunu gönderen Fergani Uzay, 2025 yılının başından bu yana yapılan çalışmalarla uzaydaki rolünü pekiştirmeye devam ediyor. Fergani’nin uzay serüveni, Ocak 2025'te serinin ilk uydusu FGN-100-D1'in fırlatılmasıyla başlamış, ardından 2 Kasım 2025 tarihinde FGN-100-D2 yörüngedeki yerini almıştı. Bu süreci 28 Kasım 2025 tarihinde hibrit itki sistemine sahip Yörünge Transfer Aracı’nın (FGN-TUG-S01) uzaya gönderilmesi takip etti. Sahip olduğu yenilikçi hibrit motor teknolojisi ile uzayda ilk yörünge yükseltme manevrasını gerçekleştiren ve taşıdığı FRG-10D1 küp uyduyu başarılı bir şekilde ayıran FGN-TUG-S01, Türkiye’nin uzay içi lojistik kabiliyeti için önemli bir adım oldu. Fergani tarafından geliştirilen beşinci uzay aracı olan FGN-100-D3 ise 29 Mart 2026 tarihinde uzaya gönderildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'nin Uzay Ekosistemindeki Küresel Aktörü ROKETSAN,  IAC 2026'da Yerini Aldı Haber

Türkiye'nin Uzay Ekosistemindeki Küresel Aktörü ROKETSAN, IAC 2026'da Yerini Aldı

Türkiye'nin uzaya bağımsız erişimini sağlamak için çalışmalarını aralıksız sürdüren ROKETSAN, ana sponsorlarından birisi olarak güçlü bir katılımla 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi'nde yerini aldı. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, küresel uzay çalışmalarının ve kurumlarının yer aldığı IAC 2026'nın Türkiye'de düzenlenmesinden büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, Türkiye'nin uzaya gönderilecek uydu gibi faydalı yüklerini taşıyacak platformları geliştirmek için ROKETSAN olarak aralıksız çalıştıklarını söyledi. Uzay teknolojileri ekosisteminin geliştirilmesi konusunda ekosistem ve iş birliği ağı oluşturmak için çalışmalarını sürdürdüklerini aktaran İkinci, "Türkiye gelecek dönemde uzay konusunda küresel bir aktör olarak dünyadaki iş birliklerini büyütecek. Biz de ROKETSAN olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. ŞİMŞEK-1 ve ŞİMŞEK-2 platformlarımız ülkemizden uzaya ulaşabilecek bir sistemi hayata geçirebileceğimiz ana sistemler olarak Türkiye'nin uzaydaki yolunu açacak. ŞİMŞEK platformlarımız bizi uzaya uydu taşıyabilen, aynı zamanda dost ve kardeş ülkelere bu konuda destek verebilen bir ülke statüsüne yerleştirecek." şeklinde konuştu. İkinci, ROKETSAN'ın Türkiye'nin uzayla ilgili çalışan en büyük mühendislik ekibine sahip olduğunu, teknik altyapı olarak da Türkiye'nin bu konudaki en yetkin kurumlarından bir tanesi durumunda bulunduklarını sözlerine ekledi. ROKETSAN uzay çalışmalarında güçlü iş birlikleri yürütüyor Uzay alanındaki teknolojilerin geliştirilmesi konusunda geniş bir ekosistem ve iş birliği ağı oluşturma çalışmaları yürüten ROKETSAN, uzay teknolojileri alanında nitelikli insan kaynağı çalışmalarına da 2020 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı gerçekleştirilen mükemmeliyet merkezi ile katkı sağlıyor. ROKETSAN ayrıca, uzay çalışmaları alanında kamu kurumları, üniversiteler ve savunma sanayisindeki iş ortakları dahil olmak üzere geniş bir yelpazede iş birliği çalışmaları yürütüyor. Alt teknolojiler de dahil olmak üzere birçok alandaki Ar-Ge faaliyetlerinde savunma endüstrisi ve üniversiteler ile yoğun koordinasyon içerisinde çalışmalar sürdürülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SANKO Holding TEKNOFEST 2026’da Fayda Odaklı Teknolojileri Destekliyor Haber

SANKO Holding TEKNOFEST 2026’da Fayda Odaklı Teknolojileri Destekliyor

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşlarından SANKO Holding, bu yıl yedinci kez dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST’in ana paydaşları arasında yer alacağını duyurdu. SANKO Holding, TEKNOFEST 2026’da yürütücülüğünü üstlendiği İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması ile öğrencileri bilim ve teknoloji alanında yenilikçi fikirler geliştirmeye ve toplumsal ihtiyaçlara yönelik teknoloji tabanlı çözümler üretmeye teşvik ediyor. Yarışma kapsamında, insan hayatını doğrudan etkileyen farklı alanlarda uygulanabilir ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi hedeflenirken; yararlılık, toplumsal fayda ve hayatı kolaylaştırma temel öncelikler olarak öne çıkıyor. Yarışma kapsamında geliştirilecek projelerin; öğrencilerin kişisel gelişimini desteklemesi, yaşadıkları çevreye ve topluma duyarlılık kazandırması ve dünyanın sürdürülebilirliğine katkı sunabilecek nitelikte olması bekleniyor. Ön değerlendirmeler sonucunda finale kalan takımlar geliştirdikleri projeleri 16-18 Eylül 2026 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi’nde jüriye sunacak. Kazanan takımlar TEKNOFEST Güneydoğu kapsamında 30 Eylül- 4 Ekim 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenecek törende ödüllerini alacak. SANKO Holding’in yürütücülüğünde düzenlenecek İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması – Ortaokul Seviyesi kapsamında; “Astronomi ve Uzay Teknolojileri”, “Doğa Bilimleri ve Çevresel Farkındalık”, “Eğitim Teknolojileri” ile “Sağlık ve İyi Yaşam Teknolojileri” olmak üzere dört alt kategoride toplam 189 bin 701 takım başvuru gerçekleştirirken, 101 takım ise finalde yarışma hakkı elde etti. SANKO, TÜRKİYE’NİN MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİNE KATKI SUNUYOR İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması ile öğrencilerin yaratıcı ve yenilikçi fikirler geliştirmeleri, bu fikirleri teknolojiyle buluşturarak insanlık yararına çözümlere dönüştürmeleri hedefleniyor. SANKO Holding, toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturmayı, Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST’in bu yıl yedinci kez ana paydaşları arasında yer alarak Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunda geleceğin teknolojilerini üretecek gençleri desteklemeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Savunma Haber Sitesi İçerikleri Nasıl Güçlenir? Haber

Savunma Haber Sitesi İçerikleri Nasıl Güçlenir?

Savunma sanayiinde bir teslimat takviminin güncellenmesi, yeni bir ihracat sözleşmesi ya da test faaliyetinin duyurulması tek başına haber değildir. Bu gelişmenin hangi kabiliyeti etkilediği, tedarik zincirine ne söylediği ve karar alıcılar açısından hangi sonucu doğurduğu haberi değerli kılar. Savunma haber sitesi içerikleri, bu nedenle yalnızca hızlı yayınlanan duyurular değil; teknik doğruluk, kurumsal itibar ve stratejik bağlam arasında kurulan dikkatli bir yayıncılık modelidir. Savunma alanını izleyen profesyonel okur, ürün adı ve tören fotoğrafından daha fazlasını bekler. Editörler yeniden yayımlanabilir, anlaşılır ve teyit edilmiş içerik arar; yatırımcılar kapasite, sipariş görünürlüğü ve pazar fırsatlarını izler; kamu ve sektör temsilcileri ise gelişmenin ulusal yetkinliklere etkisini görmek ister. Etkili içerik üretimi, bu farklı beklentileri aynı metinde gereksiz teknik ayrıntıya veya tanıtım diline teslim olmadan karşılayabilmelidir. Savunma haber sitesi içerikleri neden ayrı bir editoryal yaklaşım ister? Savunma haberleri, yüksek teknoloji ile kamu politikası, uluslararası ilişkiler ve sanayi ekonomisinin kesişiminde bulunur. Bir insansız sistemin yeni konfigürasyonu, bir mühimmatın seri üretime geçmesi veya bir bakım merkezinin açılması; yalnızca teknik bir yenilik değil, istihdamdan ihracata kadar uzanan bir ekosistem gelişmesi olabilir. Bu çok katmanlı yapı, tek kaynaklı ve yüzeysel metinlerin kısa sürede etkisini kaybetmesine yol açar. Ayrıca bu alanda güvenlik hassasiyetleri vardır. Bir haberin kamuya açık bilgiye dayanması, her ayrıntının yayımlanabileceği anlamına gelmez. Operasyonel kabiliyet, tesis güvenliği, personel bilgileri ve teyitsiz performans iddiaları konusunda editoryal sınır net olmalıdır. Hız baskısı altında yapılan abartılı bir yayın, hem okuyucu güvenini hem de kurumlarla kurulan uzun vadeli iletişimi zedeleyebilir. Bu nedenle güçlü savunma yayıncılığı iki soruya aynı anda cevap verir: Gelişme nedir ve neden önemlidir? İlk soru haberi kurar, ikinci soru ise onu sektör profesyoneli için kullanılabilir bilgiye dönüştürür. Haber değeri, kurum duyurusunun ötesinde kurulur Kurumsal açıklamalar savunma haberciliğinin önemli kaynaklarıdır; ancak metnin nihai biçimi olmamalıdır. Basın bültenindeki iddiayı aynen tekrar etmek yerine, gelişmenin somut unsurlarını ayırmak gerekir. Sözleşmenin kapsamı, takvimi, tarafları, programın hangi aşamada olduğu, üretim veya entegrasyon etkisi ve açıklanan rakamların niteliği açık biçimde verilmelidir. Örneğin yeni bir platform tanıtımında, sadece teknik özellikler sıralanmakla yetinilirse içerik katalog metnine yaklaşır. Platformun mevcut envanter, ihracat pazarı, alt yüklenici ağı veya ilgili kuvvet ihtiyacı içindeki yerini anlatmak ise haberi derinleştirir. Buna karşılık her habere jeopolitik yorum eklemek de doğru değildir. Bir alt sistem tedarik anlaşmasının etkisi, büyük bir savunma doktrini değişikliği kadar geniş olmayabilir. Ölçek duygusu, editoryal güvenilirliğin temelidir. Başlık da bu dengeyi taşımalıdır. Kesinleşmemiş sonuçları kesin hüküm gibi sunan başlıklar kısa vadede tıklanma getirebilir; fakat uzman okur nezdinde güven kaybı yaratır. Haber başlığı gelişmeyi net tarif etmeli, metin ise iddianın dayandığı kaynak ve bağlamı göstermelidir. Doğrulama zinciri yayın kalitesini belirler Savunma haberciliğinde doğrulama, yalnızca kurum açıklamasını kontrol etmek değildir. Aynı gelişme için resmi açıklama, sözleşme veya düzenleyici kayıt, şirket beyanı, kamuya açık teknik dokümanlar ve gerektiğinde sektör uzmanı değerlendirmesi birlikte okunmalıdır. Kaynakların birbirini doğrulamadığı durumlarda belirsizlik açıkça yazılmalıdır. Editoryal ekiplerin yayın öncesinde şu dört kontrolü uygulaması fayda sağlar: Bilginin ilk kaynağı ve açıklamanın tarihi nedir? Açıklanan kabiliyet test edilmiş, teslim edilmiş ya da henüz geliştirme aşamasında mıdır? Rakamlar sözleşme bedeli, yatırım tutarı, kapasite hedefi veya tahmini pazar büyüklüğü mü ifade etmektedir? Metinde teyitsiz performans, ihracat veya operasyon bilgisi var mıdır? Bu kontrol, haberin hızını gereksiz yere düşürmez. Aksine, ilk yayında doğru çerçeveyi kurarak sonradan düzeltme ihtiyacını ve içerik ortaklarının taşıdığı itibari riski azaltır. Teknik dili karar vericinin diline çevirmek Savunma teknolojilerinde teknik kavramlar içeriğin omurgasıdır, fakat metnin tamamını teknik terimlerle kurmak erişilebilirliği düşürür. Okur bir radarın frekans bandını veya bir motorun itki değerini bilmek isteyebilir; ancak önce bu bilginin görev kabiliyetini nasıl etkilediğini anlamalıdır. Teknik ayrıntı, sonuçla ilişkilendirildiğinde değer kazanır. Bunun için her haberde üç katmanlı anlatım kurulabilir. İlk katmanda gelişmenin özeti yer alır. İkinci katmanda sistemin veya projenin teknik işlevi açıklanır. Son katmanda ise üretim, bakım, ihracat, yerlileşme, sertifikasyon ya da tedarik zinciri etkisi değerlendirilir. Bu yapı, hem konuya yeni giren okuyucuyu metinde tutar hem de uzman okuyucunun aradığı bağlamı sağlar. Özellikle yapay zeka, otonom sistemler, elektronik harp, uzay teknolojileri ve siber güvenlik gibi alanlarda kavram disiplini kritik önem taşır. Pazarlama dilinde birbirinin yerine kullanılan otonom, insansız, akıllı ve yapay zeka destekli ifadeleri teknik olarak ayırmak gerekir. Her insansız platform otonom değildir; her veri analitiği uygulaması da yapay zeka kabiliyeti anlamına gelmez. İçerik formatı gelişmenin niteliğine göre seçilmeli Her savunma gelişmesini aynı haber şablonuna yerleştirmek, hem okuyucu deneyimini hem de yeniden kullanım potansiyelini sınırlar. Acil teslimat, sözleşme ve resmi karar haberleri kısa, net ve kaynak merkezli bir format gerektirir. Büyük programlar, ihracat pazarları veya teknoloji dönüşümü ise analiz dosyalarıyla daha iyi anlatılır. Yönetici röportajları da yalnızca kurumsal görünürlük aracı olarak ele alınmamalıdır. İyi kurgulanmış bir röportaj; kapasite planı, nitelikli iş gücü, Ar-Ge öncelikleri, uluslararası iş birlikleri ve sürdürülebilirlik hedefleri hakkında haber metninde bulunmayan içgörüler üretebilir. Soruların reklam dili yerine ölçülebilir hedeflere, takvime ve uygulama risklerine yönelmesi gerekir. Fotoğraf, video ve infografik kullanımı da haberin anlaşılmasını desteklemelidir. Kamuya açık ve kullanım hakkı net görsellerle hazırlanan paketler, dijital yayıncılar için önemli bir avantajdır. Kapsül Haber Ajansı gibi telifsiz ve ücretsiz içerik sunan dağıtım modellerinde bu yaklaşım, içerik ortaklarının yayına alma süresini kısaltırken görsel kullanımındaki belirsizliği de azaltır. Savunma içeriklerinde ölçülmesi gereken gerçek performans Tıklanma sayısı, savunma haberinin etkisini tek başına göstermez. Özellikle B2B niteliği yüksek konularda daha sınırlı fakat nitelikli bir okuyucu kitlesi, geniş erişimden daha güçlü bir sonuç üretebilir. İçeriğin yeniden yayımlanması, sektörel bültenlerde kullanılması, karar vericiler tarafından paylaşılması ve ilgili sayfalarda geçirilen süre daha anlamlı göstergeler olabilir. Bu noktada içerik performansı konu bazında da değerlendirilmelidir. İhracat ve sözleşme haberleri farklı, teknoloji açıklayıcıları farklı, yönetici görüşleri ise başka bir okuma davranışı yaratır. Hangi formatın hangi profesyonel kitlede karşılık bulduğunu düzenli izleyen yayın ekipleri, editoryal takvimlerini sezgiyle değil veriyle güçlendirebilir. Editoryal bağımsızlık uzun vadeli değerdir Savunma sektörü kurumsal iletişimin yoğun olduğu bir alandır. Şirketler, kamu kurumları, fuarlar ve sektörel organizasyonlar sürekli içerik akışı üretir. Ancak medya markasının değeri, bu akışı seçme, doğrulama ve bağlama oturtma yeteneğinden gelir. Her duyurunun yayımlanması değil, okuyucu için anlamlı hale getirilmesi gerekir. Bu yaklaşım eleştirel olmak ile olumsuz olmak arasındaki farkı da korur. Gecikme, maliyet, sertifikasyon süreci veya tedarik riski haberin parçasıysa bunlar somut verilerle aktarılmalıdır. Başarılar da aynı ölçüde titizlikle, doğrulanabilir çıktılar üzerinden anlatılmalıdır. Kurumların itibarı için en sağlıklı zemin, gerçeği saklayan değil, gelişmeyi doğru ölçeğiyle anlatan yayıncılıktır. Savunma alanında kalıcı okuyucu ilişkisi, en hızlı başlığı atan yayınla değil; kritik bir gelişme olduğunda hangi bilgiyi güvenle okuyabileceğini bilen kitleyle kurulur. Bu güveni büyüten her doğru haber, sektörün daha sağlıklı konuşmasına da katkı sağlar.

Eutelsat ve Polonya’dan IRIS² Uydu İş Birliği Haber

Eutelsat ve Polonya’dan IRIS² Uydu İş Birliği

Eutelsat ile Polonya, Avrupa Birliği’nin güvenli uydu haberleşme altyapısı IRIS² kapsamında stratejik iş birliğine gidiyor. Anlaşmayla Polonyalı şirketlere IRIS² kullanıcı terminallerini geliştirme ve test etme imkânı sunulacak. Taraflar ayrıca sistem devreye girene kadar Polonya’ya 2 Gbps’ye kadar öncelikli OneWeb kapasitesi ayrılmasını görüşecek. Avrupa’nın güvenli ve bağımsız uydu haberleşme altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarda yeni bir adım atıldı. Eutelsat ile Polonya, Avrupa Birliği’nin IRIS² programındaki iş birliğini derinleştirmek amacıyla stratejik bir Mutabakat Zaptı imzaladı. Varşova’da gerçekleştirilen imza töreninde anlaşmaya Eutelsat CEO’su Jean-François Fallacher ile Polonya İçişleri ve İdare Bakanlığı Devlet Sekreteri Tomasz Szymański imza attı. Törene Avrupa Birliği Savunma ve Uzay Komiseri Andrius Kubilius ile Polonya İçişleri ve İdare Bakanı Marcin Kierwiński de katıldı. Polonya’nın IRIS² programındaki rolü güçlenecek İmzalanan mutabakat, Polonya’nın Avrupa’nın yeni nesil güvenli uydu iletişim sistemindeki rolünü artırmayı amaçlıyor. Taraflar, Avrupa’nın güvenli, dayanıklı ve egemen bağlantı kapasitesini geliştirmek için özellikle IRIS² sisteminin alçak Dünya yörüngesi bileşenine odaklanacak. Anlaşma, aynı tarihte Avrupa Komisyonu ile Polonya arasında imzalanan ve ülkenin IRIS² programına ilave yatırım yapmasını öngören düzenlemeyi de tamamlayıcı nitelik taşıyor. Böylece Polonya’nın programa katkısı yalnızca finansmanla sınırlı kalmayacak. Ülkenin uzay ve teknoloji şirketleri, IRIS²’nin geliştirilmesi sürecinde endüstriyel, teknik ve operasyonel faaliyetlere de doğrudan katılabilecek. Polonyalı şirketler Eutelsat tesislerinden yararlanacak İş birliği kapsamında Eutelsat, Polonya’daki uzay teknolojileri şirketlerine kendi tesislerine erişim imkânı sağlayacak. Polonyalı firmalar, gelecekte IRIS² sisteminde kullanılacak kullanıcı terminallerini bu merkezlerde geliştirebilecek, test edebilecek ve doğrulama çalışmalarını gerçekleştirebilecek. Bu uygulamayla Polonya’daki şirketlerin Avrupa’nın güvenli uydu haberleşme ekosistemine daha hızlı entegre edilmesi hedefleniyor. Çalışmaların ayrıca ülkenin uzay sanayisindeki teknik kapasiteyi ve yenilikçi ürün geliştirme kabiliyetini güçlendirmesi bekleniyor. Eutelsat ile Polonyalı kurumlar, güvenli uydu haberleşmesinin geliştirilmesinin yanı sıra IRIS²’nin alçak Dünya yörüngesi altyapısının konuşlandırılması ve gelecekteki teknolojik gelişimi konusunda da iş birliği yapacak. Polonya’ya 2 Gbps’ye kadar OneWeb kapasitesi gündemde Mutabakatın dikkat çeken başlıklarından biri de IRIS² hizmete girmeden önce Polonya’nın mevcut OneWeb altyapısından yararlanması oldu. Taraflar, Polonya üzerinde 2 Gbps’ye kadar ayrılmış ve önceliklendirilmiş OneWeb alçak Dünya yörüngesi kapasitesi sağlanması için görüşmelere başlayacak. Bu konuda ticari anlaşmanın Haziran 2027’ye kadar tamamlanması hedefleniyor. Anlaşmaya varılması halinde Polonya, IRIS² tamamen faaliyete geçmeden önce düşük gecikmeli ve kesintilere karşı dayanıklı uydu bağlantısına erişebilecek. OneWeb’in hâlihazırda çalışan LEO ağı, bu süreçte mevcut sistem ile Avrupa’nın gelecekteki egemen uydu haberleşme altyapısı arasında bir geçiş çözümü görevi görecek. Güvenli LEO bağlantısı stratejik kabiliyete dönüştü Eutelsat CEO’su Jean-François Fallacher, güvenli alçak Dünya yörüngesi bağlantısının Avrupa için stratejik bir kabiliyet hâline geldiğini belirtti. Polonya ile imzalanan mutabakatın yeni nesil güvenli uydu iletişimi konusundaki ortak iradeyi yansıttığını ifade eden Fallacher, OneWeb’in mevcut operasyonel kapasitesi ile IRIS²’nin gelecekte sunacağı imkânların bir araya getirileceğini söyledi. Bu yaklaşımın Polonya’ya kısa vadede somut bağlantı avantajları sağlayacağını belirten Fallacher, anlaşmanın aynı zamanda Avrupa’nın güvenli ve dayanıklı uydu haberleşme mimarisinin kurulmasına katkıda bulunacağını vurguladı. Eutelsat, IRIS²’nin LEO bileşeninde öncü rol üstleniyor Eutelsat, IRIS² programının hayata geçirilmesinde görev alan SpaceRISE konsorsiyumu içinde bulunuyor. Şirket, konsorsiyum kapsamında IRIS² uydu takımının alçak Dünya yörüngesi bileşeninin konuşlandırılmasına ve işletilmesine liderlik ediyor. Polonya ile imzalanan mutabakat da ülkenin Avrupa Birliği Güvenli Bağlantı Programı’na katılımının uygulama adımlarından birini oluşturuyor. İş birliğinin öne çıkan başlıkları Başlık Planlanan çalışma IRIS² iş birliği Polonya’nın güvenli Avrupa uydu altyapısına katılımının güçlendirilmesi Teknoloji geliştirme IRIS² kullanıcı terminallerinin geliştirilmesi ve doğrulanması Tesislere erişim Polonyalı uzay şirketlerinin Eutelsat test imkânlarından yararlanması OneWeb kapasitesi Polonya’ya 2 Gbps’ye kadar ayrılmış ve öncelikli LEO kapasitesi Ticari anlaşma hedefi Haziran 2027 Eutelsat’ın görevi IRIS²’nin LEO bileşeninin konuşlandırılması ve işletilmesine liderlik Eutelsat-Polonya iş birliği, Avrupa’nın kritik haberleşme altyapısında dışa bağımlılığı azaltmayı, teknolojik liderliğini güçlendirmeyi ve stratejik özerkliğini geliştirmeyi amaçlayan IRIS² programı açısından yeni bir aşamayı temsil ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin İlk Yerli Atomik Saati Uzay Yolculuğuna Başladı Haber

Türkiye’nin İlk Yerli Atomik Saati Uzay Yolculuğuna Başladı

Türkiye’nin uzay teknolojilerinde bağımsızlık hedefi doğrultusunda geliştirilen millî atomik saat, uzay yolculuğuna başladı. Türkiye Uzay Ajansı’nın öncülüğü ve iş birliğiyle, TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü ana yükleniciliğinde geliştirilen Rubidyum Atomik Frekans Standardı Projesi kapsamında RAFS uydusu, 7 Temmuz 2026 tarihinde SpaceX Transporter-17 göreviyle başarıyla fırlatıldı. Fırlatmanın ardından ilk güçlü telemetri sinyali 15 Temmuz 2026 tarihinde başarıyla alınırken, uydunun alt sistem doğrulama ve operasyonel kontrolleri planlandığı şekilde sürüyor. Atomik saat, en az bir yıl boyunca yörüngede çalışarak uzay koşulları altındaki performansını test edecek. Uzay teknolojilerinde dışa bağımlılık azalacak Görevin başarıyla tamamlanmasıyla Türkiye, uzayda doğrulanmış atomik saat teknolojisine sahip ülkeler arasına katılacak. Proje sayesinde bugüne kadar yurt dışından temin edilen uzay tarihçeli atomik saatlere yönelik kritik bir teknolojik yetkinlik millî imkânlarla kazanılmış olacak. Uzayda doğrulanmış yerli atomik saat teknolojisi, Türkiye’nin uydu üreticileri ve uzay şirketleri açısından da önemli fırsatlar sunacak. Kritik sistemlerin daha düşük maliyetle, daha yüksek tedarik güvenliğiyle ve dışa bağımlılık azaltılarak kullanılabilmesinin önü açılacak. Proje kapsamında edinilen mühendislik bilgisi, test altyapısı ve operasyonel deneyim; Türkiye’nin gelecek nesil uydu sistemleri, zamanlama altyapıları ve uzay teknolojileri geliştirme kapasitesini güçlendirecek. Bölgesel Konumlama ve Zamanlama Sistemi için kritik adım Rubidyum Atomik Frekans Standardı Projesi, Millî Uzay Programı’nın stratejik hedeflerinden biri olan Bölgesel Konumlama ve Zamanlama Sistemi çalışmalarına doğrudan katkı sağlayacak. Atomik saatler, uydu tabanlı konumlama ve zamanlama sistemlerinin en kritik unsurları arasında yer alıyor. Uyduların yüksek hassasiyetle eş zamanlı çalışmasını sağlayan bu teknoloji; konumlama, haberleşme, savunma, finans, enerji, ulaşım ve acil durum yönetimi gibi çok sayıda stratejik alanın güvenilir şekilde çalışmasında temel rol üstleniyor. Uzayda doğrulanmış güvenilir zamanlama teknolojisinin kazanılmasıyla Türkiye, gelecekte hayata geçirmeyi hedeflediği Bölgesel Konumlama ve Zamanlama Sistemi altyapısı için kritik bir teknolojik eşiği aşmış olacak. Görevden elde edilecek bilimsel veriler ve operasyonel deneyim, Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki kurumsal kapasitesine, uluslararası rekabet gücüne ve teknolojik bağımsızlık hedeflerine önemli katkı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Baykar Fen Lisesi’nin Okul Özel Sınavı Başvuruları Başladı! Haber

Baykar Fen Lisesi’nin Okul Özel Sınavı Başvuruları Başladı!

LGS’de yüzde 1’lik başarı diliminde yer alan 8. sınıf öğrencilerinin başvurabileceği Okul Özel Sınavı için başvurular başladı. 10-14 Temmuz tarihleri arasında sınav başvurularının alınacağı Baykar Fen Lisesi, geleceğin bilim insanlarını, mühendislerini ve teknoloji liderlerini yetiştirmeyi hedefliyor. Okulun özel sınavı ise 19 Temmuz’da gerçekleştirilecek. Milli Eğitim Bakanlığı, Baykar ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) iş birliğiyle hayata geçirilen Baykar Fen Lisesi, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında kapılarını öğrencilere açıyor. “Özel Program Uygulayan Fen Liseleri” arasında yer alan Baykar Fen Lisesi, yalnızca akademik başarıyı değil; aynı zamanda teknolojik üretimi, proje geliştirmeyi ve bilimsel düşünceyi merkeze alan yenilikçi bir eğitim anlayışını temsil ediyor. Sınıfın Ötesinde Bir Eğitim: Uygulamalı Programlar ve Disiplinler Arası Yaklaşım Baykar Fen Lisesi, klasik fen lisesi müfredatının ötesine geçerek öğrencilerini Bilişim Teknolojileri ve Yazılım ile Havacılık ve Uzay Teknolojileri gibi iki stratejik alanda derinleştiriyor. Öğrenciler, eğitimlerini sadece sınıf ortamında değil; modern laboratuvarlar, üretim atölyeleri ve Baykar mühendislerinin rehberliğinde yürütülen uygulamalı programlar eşliğinde sürdürüyor. Toplam 5 yıllık eğitim süresinin ilk yılı İngilizce hazırlık programı olarak planlanırken, ikinci yabancı dil olarak Çince eğitimi, proje geliştirme yetkinlikleri ve disiplinler arası yaklaşım okulun temel yapı taşlarını oluşturuyor. Öğrencilerine yalnızca akademik değil, sosyal ve profesyonel gelişim açısından da güçlü bir ortam sunan Baykar Fen Lisesi’nde; yurt hizmeti, burs imkanı, sektör deneyimine sahip mühendislerle eğitim, kariyer planlaması ve yarışmalar için mentörlük desteği, deneyim programlarına katılım fırsatı ve yurt içi ve yurt dışındaki bilimsel ve teknolojik etkinliklere katılım imkanı sağlanıyor. Geleceği Şekillendirecek Adımlar İçin Başvuru Zamanı! Baykar Fen Lisesi’ne başvurmak isteyen öğrencilerin LGS’de Türkiye genelinde %1’lik başarı dilimine girmesi gerekiyor. Bu aşamayı geçen adaylar ise okul tarafından düzenlenecek Okul Özel Sınavına katılmaya hak kazanacak. Sınav toplam 30 sorudan oluşacak ve adaylara soruları yanıtlamaları için 100 dakika süre tanınacak. Sınav başvuruları, 10-14 Temmuz tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığı’nın https://e-okul.meb.gov.tr adresi üzerinden gerçekleştirilebilecek. Aday öğrencilerin katılım sağlayacağı sınav, 19 Temmuz’da, Türkiye genelinde 24 ilde belirlenen 25 sınav merkezinde gerçekleştirilecek. Sınav merkezlerinin yer aldığı iller ise şu şekilde: Adana, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul (Anadolu ve Avrupa yakası olmak üzere iki ayrı merkez), İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Mersin, Muğla, Sakarya, Samsun, Tekirdağ, Trabzon ve Van. Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki liderliğini sürdürebilmesi için nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi hedefleyen Baykar Fen Lisesi, Milli Teknoloji Hamlesi’nin eğitimdeki güçlü temsilcisi olarak yeni öğrencilerini bekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Milli Teknoloji Hamlesi'nin Genç Temsilcileri Uzay Yaşamını Tasarlıyor Haber

Milli Teknoloji Hamlesi'nin Genç Temsilcileri Uzay Yaşamını Tasarlıyor

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, TÜBİTAK ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) iş birliğiyle yürütülen DENEYAP Teknoloji Atölyeleri, gençlerin bilim ve teknoloji alanındaki yetkinliklerini geliştirmeyi amaçlıyor. Türkiye'nin dört bir yanında faaliyet gösteren atölyelerde eğitim alan öğrenciler, teorik bilgiyi uygulamalı çalışmalarla birleştirerek geleceğin mühendisleri, bilim insanları ve teknoloji liderleri olma yolunda önemli deneyimler kazanıyor. DENEYAP Öğrencileri Geleceğin Uzay Yaşamını Tasarladı Bu yıl Havacılık ve Uzay Teknolojileri dersi kapsamında gerçekleştirilen Dönem Sonu Proje Şenliğinde öğrencilerden, uzun yıllar süren derin uzay yolculuğunun ardından ulaşılan yeni bir gezegende insan yaşamını sürdürülebilir kılacak "Akıllı Kapsülde Yaşam" tasarlamaları istendi. Takımlar ilk olarak kurguladıkları gezegenlerin hava, su ve toprak başlıkları altında iki çevresel özelliğini belirledi. Ardından bu çevresel koşulların oluşturduğu problemlere çözüm üreten, sürdürülebilir ve yenilikçi yaşam destek sistemleri geliştirdi. Öğrenciler, projelerinde mühendislik tasarım süreçlerini kullanarak geleceğin uzay yaşamına yönelik yaratıcı çözümler ortaya koydu. Türkiye genelinde eşzamanlı düzenlenen şenliklerde öğrenciler; problem çözme, mühendislik tasarımı, sürdürülebilir yaşam sistemleri geliştirme, araştırma, analitik düşünme ve takım çalışması becerilerini sergileme fırsatı bulacak. İstanbul'da 2 Bini Aşkın Öğrenci Projelerini Sergiledi İstanbul genelinde gerçekleştirilen Dönem Sonu Proje Şenliğine yaklaşık 2 bin 151 öğrenci katılırken, toplam 488 takım projelerini sergiledi. Şenlikte 360 ortaokul takımı ve 128 lise takımı yer aldı. Türkiye Genelinde 15 Bini Aşkın Öğrenci, 3.666 Takım Türkiye genelinde düzenlenen DENEYAP Teknoloji Atölyeleri Dönem Sonu Proje Şenliğine yaklaşık 15 bin 3 öğrenci katılarak geliştirdikleri projeleri sergiledi. Organizasyonda toplam 3 bin 666 takım yer alırken, bunların 2 bin 633’ünü ortaokul takımları, bin 33’ünü ise lise takımları oluşturdu. DENEYAP Teknoloji Atölyeleri Dönem Sonu Proje Şenliği, öğrencilerin geliştirdikleri projeleri kamuoyuyla paylaşmalarına olanak sağlarken, gençlerin bilim ve teknoloji alanındaki üretim kültürünü güçlendirmeyi ve Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuna katkı sunacak nitelikli insan kaynağının yetişmesine destek olmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ARMSTO’ya ASELSAN’dan “En Hızlı Ürün Geliştiren Firma” Ödülü Haber

ARMSTO’ya ASELSAN’dan “En Hızlı Ürün Geliştiren Firma” Ödülü

Savunma sanayisinde küresel ölçekte rekabet edecek bir ekosistem kurmasıyla kısa sürede tüm dikkatleri üzerine çeken ARMSTO, sahip olduğu ileri teknoloji ve güçlü mühendislik altyapısıyla yenilikçi çözümler sunmayı sürdürüyor. Milli ve yerli üretim odaklı çalışmalarıyla ülkemizin stratejik hedeflerine katkıda bulunmayı amaçlayan şirket, küresel ölçekte rekabet gücünü de artırmayı hedefliyor. ‘Teknolojiye Hükmet, Geleceği Şekillendir’ mottosuyla kapılarını açan SAHA 2026, İstanbul Fuar Merkezi'nde, 100.000 metrekareden fazla bir alanda ziyaretçilerini ağırladı. 120'yi aşkın ülkeden 1.700'den fazla firma ve heyetin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, insansız sistemler, uzay teknolojileri, yapay zekâ destekli kara, hava ve deniz platformları gibi yenilikçi ürünler sergilendi. “Küresel savunma sanayisini dönüştürmeyi hedefliyoruz” Türkiye’nin savunma sanayisinde küresel bir aktör haline geldiği bu dönemde bağlantı teknolojileri alanında ülkemizi temsil ettiklerini belirten ARMSTO Yönetim Kurulu Başkanı Vefa Kuzu, “Ülkemizin küresel ölçekte artan rolünün en büyük kanıtlarından biri olan SAHA 2026’da yer almak bizler için büyük bir onur. 1000 Ürünle Millileştirme Yolculuğu ödül töreninde ‘En Hızlı Ürün Geliştiren Firma’ ödülünü almamız bizler için büyük bir anlam taşıyor. Bir savunma ürününü tasarımdan sahaya en kısa sürede taşımak; operasyonel bir kabiliyet olduğu kadar stratejik bir üstünlük. Bu ödül, kısa karar zinciri ve disiplinli mühendislikle çalışan ekibimizin yansıması. Hızdan ödün vermeden, sahanın ihtiyacına uygun çözümler üretmeye devam edeceğiz. ARMSTO olarak savunma, havacılık ve uzay sanayisinde Türkiye’nin en kritik eksikliklerinden birini gidermeyi amaçlıyoruz. Bağlantı teknolojileri alanında küresel ölçekte rekabet edecek bir ekosistem kurduk ve Türkiye’de bulunmayan bir komponent ailesi geliştirdik, dünyanın en ileri teknolojik konnektör üretim tesislerinden biri konumundayız. Kısa sürede 200 kişilik güçlü bir organizasyona ulaştık. 2026’da yeni üretim tesisimizi faaliyete geçirerek üretim kapasitemizi ve operasyonel kabiliyetimizi daha da artırmayı hedefliyoruz. Dünyanın farklı bölgelerinden iş birliği ve distribütörlük talepleri almaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemdeki en büyük hedefimiz küresel rekabette yerimizi sağlamlaştırmak. Bağlantı teknolojileri alanında sadece Türkiye’yi değil, küresel savunma sanayisini de dönüştürmek için çalışmayı sürdürüyoruz.” açıklamasını yaptı. “Ciro hedefi: 3 yıl içinde 250 milyon dolar” Vefa Kuzu, “Şirket değerlememiz bugün 200 milyon doları aşmış durumda. Roketsan, Aselsan, TUSAŞ ve Baykar gibi şirketler bizler tarafından üretilen ürünleri kullanıyor. Üç yıl içinde 250 milyon dolar hacminde bir ciroya ulaşmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki üç yıl için koyduğumuz bu ciro hedefimizin temelinde, bugün ürettiğimiz MIL-DTL-83513 serisi konnektörler, backshell’ler, board tipleri ve müşteri özel çözümleri yer alıyor. Genç bir girişimci olarak ülkemizin kendi küresel markalarını yaratması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye, Avrupa ve bölgesel pazarlarda güçlü bir tedarik merkezi olma fırsatına sahip. Bu potansiyelimizi değerlendirmeliyiz.” şeklinde sözlerine devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.