Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uzay Ve Havacılık Haberleri

Kapsül Haber Ajansı - Uzay Ve Havacılık Haberleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uzay Ve Havacılık Haberleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çelebi Havacılık’ın Kapsayıcı Çalışma Kültürüne İki Uluslararası Ödül Haber

Çelebi Havacılık’ın Kapsayıcı Çalışma Kültürüne İki Uluslararası Ödül

Şirketin Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık (DEI - Diversity, Equity & Inclusion) Komitesi ve bu alandaki çalışmaları, Stevie International Business Awards’ta “Diversity, Equity & Inclusion (DEI) Program of the Year” kategorisinde Gümüş Stevie Ödülü, Brandon Hall Group HCM Excellence Awards kapsamında ise “Best in Leading Diversity, Equity, Inclusion and Belonging Initiatives” kategorisinde Bronz Ödül kazandı. Beş ülkede faaliyet gösteren Çelebi Havacılık, farklı yaş, cinsiyet, kültür ve deneyimlerden gelen çalışanlarının potansiyellerini ortaya koyabildiği, kapsayıcı ve eşitlikçi bir çalışma ortamı oluşturmayı hedefliyor. Çalışanlarının yüzde 27’sini kadınların, yüzde 53’ünü ise 30 yaş altı genç profesyonellerin oluşturduğu şirket, çeşitliliği somut uygulamalarla destekliyor. Bu kapsamda 2025 yılında yerel DEI komiteleri ve çalışan kaynak grupları oluşturulurken; kapsayıcı işe alım uygulamaları, kültürel farkındalık eğitimleri, tersine mentorluk programları ve kadın çalışanların liderlik pozisyonları ile geleneksel olarak erkeklerin ağırlıkta olduğu görevlerdeki temsilini artırmaya yönelik çalışmalar hayata geçirildi. Çalışanlarının ihtiyaç ve beklentilerini doğrudan dinlemeyi DEI yaklaşımının önemli bir parçası olarak gören Çelebi Havacılık; bağlılık araştırmaları, odak grup toplantıları, Z Kuşağı Komitesi, çalışan buluşmaları ve birebir görüşmelerin yanı sıra kadın, engelli ve operasyonel çalışanlara yönelik platformlar aracılığıyla düzenli geri bildirim topluyor. “Dinliyor, anlıyor ve aksiyon alıyoruz” yaklaşımıyla elde edilen içgörüler, çalışan deneyiminin geliştirilmesine yönelik uygulamalara yön veriyor. Çalışan deneyiminde ölçülebilir gelişim Çelebi Havacılık’ın DEI alanındaki çalışmalarının sonuçları çalışan deneyimi göstergelerine de yansıdı. Şirketin 2025 DEI araştırmasına göre çalışanların kurum kültürüne ilişkin kapsayıcılık algısı 2024’te yüzde 53 seviyesindeyken 2025’te yüzde 71’e yükseldi. Çalışanların iş ortamında “kendileri olabildiklerini” belirtenlerin oranı yüzde 84’ten yüzde 90’a, psikolojik güvenlik algısı yüzde 74’ten yüzde 83’e çıktı. Eşit kariyer gelişimi fırsatlarına ilişkin olumlu değerlendirmeler ise yüzde 35’ten yüzde 58’e yükseldi. Şirket, çalışan deneyiminin yanı sıra adil ücretlendirme, fırsat eşitliği ve kapsayıcı liderlik alanlarına da odaklanıyor. “Eşit işe eşit ücret” yaklaşımını destekleyen Çelebi Havacılık, işe alım süreçlerinde çeşitlilik ve adaleti güçlendirmeye yönelik uygulamalar yürütüyor. 2025 yılında 120 yönetici Birincil Kademe Liderlik Gelişim Programı’na, 230 yönetici ise Kapsayıcı Liderlik Programı’na katıldı. İnsan kaynakları ekiplerine de çeşitlilik ve kapsayıcılık odağında işe alım eğitimleri verildi. Kadınların iş hayatında ve liderlik pozisyonlarında daha güçlü temsilini desteklemek de şirketin öncelikli çalışma alanları arasında yer alıyor. Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin (Women’s Empowerment Principles – WEPs) imzacısı olan Çelebi Havacılık, bu doğrultuda kadın çalışanların gelişimini ve karar alma mekanizmalarındaki temsilini destekleyen uygulamalarını sürdürüyor. “Asıl başarı, çalışan deneyiminde yarattığımız kalıcı değişim” Çelebi Havacılık İnsan Kaynakları Kıdemli Başkan Yardımcısı Evrim Ünal Gökce, iki uluslararası ödüle ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Çalışanlarımızın farklılıklarıyla var olabildiği, kendilerini özgürce ifade edebildiği ve kariyer yolculuklarında eşit fırsatlara erişebildiği bir çalışma ortamını sürdürülebilir başarımızın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bu anlayışı işe alımdan liderlik gelişimine, çalışan deneyiminden günlük çalışma kültürümüze kadar tüm süreçlerimize entegre ediyoruz. Stevie International Business Awards ve Brandon Hall Group HCM Excellence Awards’tan aldığımız bu iki ödül, attığımız adımların uluslararası ölçekte takdir görmesi açısından bizim için çok değerli. Ancak bizim için asıl başarı, çalışanlarımızın deneyiminde yarattığımız kalıcı ve ölçülebilir değişim.” Çelebi Havacılık, önümüzdeki dönemde de çalışanlarını dinlemeye, ihtiyaç ve beklentilerini anlamaya ve elde ettiği geri bildirimleri somut aksiyonlara dönüştürmeye devam ederek, herkesin potansiyelini eşit fırsatlarla ortaya koyabildiği daha kapsayıcı bir çalışma ortamı yaratmaya yönelik çalışmalarını sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çelebi Havacılık, Türk Hava Yolları İş Birliğiyle Kenya Operasyonlarını Güçlendiriyor Haber

Çelebi Havacılık, Türk Hava Yolları İş Birliğiyle Kenya Operasyonlarını Güçlendiriyor

Şirket, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Kenya’nın başkenti Nairobi’de bulunan Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı’nda (NBO) Türk Hava Yolları’na yer hizmetleri sunmaya başlayacak. Bu yeni iş birliği, Çelebi Havacılık’ın Afrika’daki büyüme stratejisi açısından önemli bir adım olurken, şirketin Doğu Afrika’nın en stratejik havacılık merkezlerinden biri olan Nairobi’deki varlığını da daha ileri taşıyor. Havacılık sektöründe 65 yılı aşkın deneyimiyle üç kıtada faaliyet gösteren Çelebi Havacılık, iş birliği kapsamında Türk Hava Yolları’nın İstanbul–Nairobi–İstanbul hattındaki uçuşlarına yolcu hizmetleri, rampa operasyonları, uçak dönüş (turnaround) koordinasyonu, bagaj hizmetleri ve diğer yer hizmetleri süreçlerinde destek sağlayacak. Haftalık 7, yıllık ise yaklaşık 365 uçuşun yönetileceği operasyon kapsamında, yılda yaklaşık 75 ila 80 bin yolcuya güvenli, zamanında ve yüksek hizmet standartlarında hizmet sunulması hedefleniyor. Stratejik havayolu ortaklıklarında yeni dönem Türk Hava Yolları’nın Çelebi Havacılık Kenya portföyüne dahil edilmesi, şirketin Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı’ndaki operasyonel ölçeğini daha da ileri taşıyan önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. British Airways, Emirates SkyCargo, Network Airlines ve Astral Aviation gibi farklı segmentlerde faaliyet gösteren global havayollarına hizmet sunan Çelebi Havacılık Kenya, bu yeni iş birliğiyle birlikte bölgedeki konumunu daha da güçlendiriyor. Doğu Afrika’nın en önemli bağlantı noktalarından biri olan Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı, Afrika, Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında stratejik bir geçiş merkezi olma özelliğini sürdürüyor. Nairobi’nin bölgesel ticaret merkezi rolü ve artan uluslararası bağlantı kapasitesi, havalimanının küresel havacılıktaki önemini her geçen yıl daha da artırıyor. Kenya Havalimanları Otoritesi tarafından yürütülen modernizasyon çalışmaları kapsamında havalimanının yıllık yolcu kapasitesinin 7,5 milyondan 22 milyona çıkarılması hedefleniyor. Uluslararası standartlarla güçlenen operasyonel yapı Çelebi Havacılık Kenya, tüm operasyonlarını uluslararası kalite ve güvenlik standartları doğrultusunda yürütüyor. ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi, ISAGO ve ilaç lojistiğinde güvenli taşımacılığı destekleyen GDP sertifikalarına sahip Şirket, özellikle yüksek değerli ve sıcaklık kontrollü kargoların yönetiminde uluslararası standartlarda hizmet sunuyor. Şirket aynı zamanda sürdürülebilirlik yaklaşımını operasyonlarına entegre ederek elektrikli yer hizmet ekipmanlarını (e-GSE) aktif olarak kullanıyor. Bu uygulama, Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı’ndaki operasyonların çevresel etkisini azaltırken, havacılık sektörünün küresel sürdürülebilirlik hedefleriyle de uyumlu bir yapı oluşturuyor. Deneyimli operasyon ekipleri, gelişmiş yer hizmet ekipmanları ve güçlü koordinasyon kabiliyetiyle Çelebi Havacılık Kenya, Türk Hava Yolları operasyonlarında güvenli, zamanında ve kesintisiz bir hizmet akışı sağlamayı hedefliyor. Çelebi Havacılık Yer Hizmetleri ve Kargo Başkanı (EMEA) Atilla Korkmazoğlu, yeni iş birliğinin Kenya operasyonları açısından önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Türk Hava Yolları ile başlattığımız bu iş birliği, Çelebi Havacılık Kenya'nın ulaştığı operasyonel olgunluğun ve uluslararası havayolları nezdinde oluşturduğu güvenin önemli bir göstergesidir. Türk Hava Yolları'nın Nairobi operasyonlarını desteklemekten memnuniyet duyuyor, bu iş birliğinin her iki kuruluş için de uzun vadeli değer yaratacağına inanıyoruz. Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı'nın devam eden modernizasyon süreciyle birlikte, bölgedeki havacılık ekosisteminin daha da güçleneceğine inanıyoruz. Güçlü operasyonel altyapımız, uluslararası standartlarımız ve sürdürülebilir hizmet yaklaşımımızla Türk Hava Yolları operasyonlarına yüksek kalite ve güvenilirlikte destek sunmayı sürdüreceğiz. Bu iş birliğini yalnızca Kenya operasyonlarımız açısından değil, aynı zamanda Afrika'daki uzun vadeli büyüme stratejimizin önemli bir kilometre taşı olarak görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Emirates'in Dev Dönüşüm Programı İle 100 Uçak Yenilendi Haber

Emirates'in Dev Dönüşüm Programı İle 100 Uçak Yenilendi

Emirates, kapsamlı uçak yenileme programında 100'üncü uçağının modernizasyonunu başarıyla tamamladı. Kasım 2022'de başlayan çalışmalarla bugüne kadar 47 adet Airbus A380 ve 53 adet Boeing 777 uçağı, Dubai'deki Emirates Engineering (Mühendislik Merkezi) hangarlarında baştan sona yenilendi. 5 milyar ABD doları yatırımla yürütülen programda, Aralık 2026 sonuna kadar yaklaşık 20 uçağın daha yenilenmesi planlanıyor. Böylece Emirates yıl sonu itibarıyla, toplam 219 uçağı kapsayan dönüşüm programının yarısından fazlasını tamamlamış olacak. Son 44 ayda yürütülen çalışmalar kapsamında Emirates Engineering ekibi, 400'den fazla mühendis ve teknisyenin katkısıyla toplam 4,4 milyon adam/saat çalışarak uçakların kabinlerini tamamen yeniledi. Yenileme programıyla modernize edilen tüm uçaklara ayrıca Emirates'in büyük ilgi gören Premium Ekonomi kabini de eklendi. Bugüne kadar filoya toplam 3.800'den fazla Premium Ekonomi koltuğu kazandırılırken, bu kabin sınıfının Emirates ağındaki daha fazla hatta sunulmasının önü açıldı. Emirates Havayolu Başkanı Sir Tim Clark, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Her kabin sınıfında dünyanın en iyi ürünlerini sunma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. 44 ay gibi kısa bir sürede 100 geniş gövdeli uçağın kabin yenilemesini tamamlamak bizim için son derece önemli bir başarı. 5 milyar dolarlık yatırımımız sayesinde yolcularımıza her kabinde daha yüksek konfor, daha fazla lüks ve en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş bir seyahat deneyimi sunuyoruz. Bu ölçekte ve karmaşıklıktaki bir projeyi tamamen kendi bünyemizde hayata geçirmek ise Dubai'deki ekiplerimizin planlama, mühendislik ve teknik yetkinliklerini bir kez daha ortaya koydu." Mühendislikte örnek gösterilen dönüşüm Kasım 2022'den bu yana Emirates Engineering ekipleri yılda ortalama 28 uçağın yenilemesini tamamladı. Her uçakta kabin tamamen sökülerek yeniden tasarlanıyor; Airbus A380 için 4.000'den, Boeing 777 için ise 2.500'den fazla yeni parça kullanılarak tüm iç mekân en ince ayrıntısına kadar yeniden inşa ediliyor. Bu büyük ölçekli operasyon için Emirates, hangar içinde büyük parçaların taşınmasını sağlayan özel olarak dönüştürülmüş araçlardan, yeni parça depolama sistemlerine ve özel üretim ekipmanlara kadar çok sayıda yenilikçi çözüm geliştirdi. Programın hayata geçirilmesinde dünya genelinde 100'den fazla tedarikçi ile iş birliği yapıldı. Program büyümeye devam ediyor İlk olarak Kasım 2021'de 105 uçağı kapsayacak şekilde duyurulan Emirates'in yenileme programı, yolculardan gelen yoğun talep doğrultusunda önce 191, ardından 2024 yılı sonunda 219 uçağa genişletildi. Ağustos 2024'te Dubai'de yenilenen ilk Boeing 777 ticari uçuşlarına başlarken, Mayıs 2026'da ise üst güverteye ilk kez Premium Ekonomi kabininin eklendiği kapsamlı Airbus A380 dönüşümü tamamlandı. Programın bir sonraki aşamasında ise Ekim 2026 itibarıyla koltuk arkalarına yeni nesil 4K OLED HDR10+ ekranlar, hafif yapısıyla öne çıkan Safran Z400 koltukları ve çeşitli yeni kabin geliştirmeleri kademeli olarak filoya entegre edilecek. Sürdürülebilirlik yaklaşımı da programın parçası Emirates, yenileme programı boyunca uçaklardan çıkarılan yüksek kaliteli deri, kumaş ve diğer malzemeleri de yeniden değerlendiriyor. Bu malzemeler, Aircrafted by Emirates koleksiyonu altında sınırlı sayıda üretilen seyahat ürünlerine dönüştürülürken, Ekonomi Sınıfındaki koltuk kumaşlarından hazırlanan 4 binden fazla sırt çantası ise bugüne kadar 11 farklı ülkedeki çocuklara ulaştırıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sirena Yachts’ın Yeni Amiral Gemisi Sirena 118 Denize Kavuştu Haber

Sirena Yachts’ın Yeni Amiral Gemisi Sirena 118 Denize Kavuştu

Sirena Yachts filosunun zirvesini temsil eden Sirena 118, tersanenin daha büyük yat segmentindeki iddialı ve süregelen gelişimini gözler önüne seriyor. Yeni model; markanın verimlilik, yenilikçilik ve olağanüstü yaşam alanı sunma gibi temel felsefelerine sadık kalarak inşa edildi. Sirena 118'i ilk kez suda görmenin, Sirena Marine'deki herkes için son derece gurur verici bir an olduğunu belirten Sirena Marine CEO’su Çağın Genç, "Yeni amiral gemimiz, tüm ekibimizin uzmanlığını, işçiliğini ve vizyonunu en üst düzeyde sergiliyor. Bu lansman tersanemiz için büyük bir kilometre taşı ve bu eşsiz yatı Cannes Yachting Festival’de dünyaya tanıtmaktan büyük bir heyecan duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Yat mimarisini German Frers’in üstlendiği Sirena 118’in dış tasarımı tersane bünyesindeki ekip tarafından hayata geçirildi. 36 metrelik süper yat; markanın karakteristik dik pruvası ve verimli, tamamen GRP’den üretilmiş süratli deplasman gövdesine sahip. 300 GT’nin altında kalan Sirena 118, geniş iç hacimler ve son derece esnek üç güverteli bir yerleşim planı ile konforlu bir yaşam alanı sunuyor. Hollandalı tasarımcı Cor D. Rover’ın imza attığı iç mekan, çağdaş zarafeti kapsamlı özelleştirme olanaklarıyla birleştiriyor. Altı misafir kamarasının konumlandırılabildiği yerleşim planında yat sahiplerine benzersiz bir seçenek de sunuluyor: Ana güvertedeki master kamarayı, denize doğrudan erişim sağlayan özel alt güverte dinlenme alanıyla birleştiren iki katlı ‘loft’ tipi bir süit. Standart donanımında yer alan 3.100 HP gücündeki çift MAN V12 motoruyla 16 knot azami sürate ulaşan Sirena 118, konforlu ve uzun menzilli seyir vadediyor. Performansı daha da ileri taşımak isteyenler için sunulan 3.800 HP'lik motor seçeneğiyle ise süper yatın azami sürati 21 knot'a kadar çıkabiliyor. Sirena 118, suyla buluşmasının ardından son donatım işlemleri de tamamlanarak 8-13 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan 2026 Cannes Yachting Festival’deki ilk gösterimine doğru yola çıkacak. Sirena Yachts serisinin gelecek vizyonunun temsilcisi olan süper yat, ziyaretçileri markanın eşsiz lüks, yenilikçilik ve konfor anlayışını bizzat deneyimlemeye davet edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’den Otomotiv Sektöründe 41,5 Milyar Dolarlık Tarihi İhracat Rekoru Haber

Türkiye’den Otomotiv Sektöründe 41,5 Milyar Dolarlık Tarihi İhracat Rekoru

Dünyada Ticari alacak sigortası lideri Allianz Trade, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere rehberlik eden raporlarından bir yenisini daha Otomotiv Sektörü odağında hazırladı. Raporda yeni "Made in Europe" çerçevesinin hâlen birçok belirsizlik içerdiği, bu belirsizlikten Türkiye’nin de etkilenebileceği belirtiliyor. Küresel otomotiv sektöründe güç dengesinin ise Asya’ya kaydığı vurgulanıyor. Küresel otomotiv sektöründeki güç dengesinin hızla değiştiği belirtilen raporda, Çin’in tek başına artık dünya otomobil satışlarının yüzde 37’sini gerçekleştirdiği ve bu oranın, 2024 yılına göre 2 puan, 2019 yılına göre ise 8 puan artış anlamına geldiği belirtiliyor. Aynı dönemde Avrupa'nın küresel pazar payının yüzde 20'nin altına, Kuzey Amerika'nın payının ise yüzde 21'e gerileyerek her iki bölge için de yeni tarihi düşük seviyelere ulaştığı raporda vurgulanıyor. Öte yandan yine Allianz Trade’in raporuna göre; küresel otomotiv pazarı 2025 yılında üst üste üçüncü kez büyüme kaydetti. Pazarın yaklaşık yüzde 5 büyüyerek, 2024 yılındaki yüzde 3'lük büyümenin de üzerine çıktığı bilgisi verilen raporda bu büyümenin lokomotifinin artık belirgin şekilde Asya'ya kaydığı belirtiliyor. Dünyanın iki büyük olgun pazarı olan Avrupa ve ABD’nin sınırlı bir performans sergilediği, Avrupa pazarı yatay seyrederken, ABD’nin yalnızca yüzde 2 büyüyebildiği de verilen bilgiler arasında bulunuyor. Öte yandan Çin pazarının yüzde 9 büyüyerek dikkat çekici bir performans ortaya koyduğunun altı çiziliyor. Rapora göre Güney Amerika, Orta Doğu ve diğer gelişmekte olan ülkeler de küresel büyümeye önemli katkı sağladı. Çin hariç Asya-Pasifik bölgesi ile Japonya’nın ise daha sınırlı düzeyde, yaklaşık yüzde 3 büyüme gösterdiği raporda belirtiliyor. Dolayısıyla 2025 yılının yalnızca daha fazla aracın satıldığı bir yıl değil; aynı zamanda küresel otomotiv sektörünün ağırlık merkezinin belirgin biçimde Asya'ya ve özellikle Çin'e kaydığı bir dönüm noktası olarak öne çıktığı bir yıl olduğu değerlendirmesi yapılıyor. Made in Europe’un Türkiye’ye etkileri Allianz Trade’in raporunda Made in Europe’un içerdiği belirsizlikleri Türkiye otomotiv sektörü açısından 2026 yılının en önemli risklerinden biri olarak öne çıktığı vurgulanıyor. Türkiye'nin Avrupa'nın yeni otomotiv üretim çerçevesine dahil edilip edilmeyeceğinin henüz netlik kazanmadığı verilen bilgiler arasında… Araçların "Made in Europe" statüsü kazanabilmesi için uygulanacak mevcut yüzde 70 AB katma değer eşiğinin, Türkiye'de gerçekleştirilen üretimin bu kriterin dışında kalmasına neden olabilecek kadar yüksek bir seviye olduğu belirtiliyor. Ayrıca raporda; Türkiye'nin "Made in EU" statüsü kazanması durumunda, Çin menşeli içeriklerin AB teşviklerinden dolaylı olarak yararlanabileceği bir geçiş noktası hâline gelebileceğine yönelik endişelere dikkat çekiliyor. Allianz Trade Krediler Genel Müdür Yardımcısı Altuğ Karagöz raporla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “Allianz Trade Türkiye olarak, ekonomimizin lokomotifi olan otomotiv sektöründeki stratejik varlığımızı ve otomotiv üreticileri ile tedarikçilerine verdiğimiz desteği kararlılıkla sürdürüyoruz. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılını 41,5 milyar dolarlık tarihi bir ihracat rekoru ve 1,37 milyon adetlik zirve satışla kapatan sektörümüz, ODMD (Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği) raporlarının da işaret ettiği üzere 2026'nın ilk yarısında sıkı finansman koşullarına bağlı olarak iç pazarda yüzde 8,2'lik dönemsel bir dengelenme ve hacim kaybı sürecinden geçiyor. Bu dinamik dönüşüm ve risk ortamında, alacak sigortası tarafında otomotiv üreticileri ve tedarik zincirindeki paydaşlarımız için üstlendiğimiz toplam risk büyüklüğünü, geçen yılın aynı dönemine göre döviz bazında yaklaşık yüzde 15 artırarak desteğimizi bir kez daha ortaya koyduk. Sektördeki elektrifikasyon dönüşümünü, değişen tedarik ekosistemini ve maliyet yönetimini yakından takip ediyor; proaktif risk yönetimi çözümlerimizle Türk otomotiv sanayisinin hem küresel pazarlardaki rekabet gücünü hem de finansal sürdürülebilirliğini güvence altına almaya devam ediyoruz.” Raporda, Türkiye’de Çinli otomotiv üreticilerinin giderek güçlenen varlığının; elektrikli araç ve batarya sektörlerine yönelik destekleyici mali politikalar ile Çin'den ithal edilen elektrikli araçlara uygulanan gümrük tarifeleri sayesinde daha da belirginleştiği, bu durumun Türkiye'nin Avrupa otomotiv tedarik zincirindeki rolüne ilişkin tartışmaları da artırdığı vurgulanıyor. Öte yandan Avrupa pazarına tam erişimin kaybedilmesinin Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekilen raporda; Avrupa Birliği’nin, Türkiye'nin açık ara en büyük otomotiv ihracat pazarı konumunda bulunduğu hatırlatılıyor. 2025 yılında otomotiv ihracatının, 30,11 milyar dolar ile yüzde 72,5'isinin AB ülkelerine gerçekleştirildiği bilgisi raporda veriliyor. Almanya’nın ise tek başına 6,61 milyar dolarlık ihracat hacmiyle ve yıllık bazda yüzde 36'lık artışla en büyük pazar olmayı sürdürdüğüne dikkat çekiliyor. Allianz Trade’in raporunda; Türkiye'nin AB menşei statüsünün yalnızca kısmen dışında bırakılmasının bile Türkiye'de üretilen araç ve otomotiv parçalarının en büyük ihracat pazarındaki tercihli ticaret avantajlarını kaybetmesine yol açabileceğine dikkat çekiliyor. Bu durumun ise küresel otomotiv üreticilerinin (OEM) Türkiye'ye yatırım yapma gerekçelerini zayıflatabileceği, tedarik zincirlerinin yeniden Avrupa'ya taşınan üretim merkezlerine yönelmesi riskini de beraberinde getirebileceği raporda öngörülüyor. İç Talebin Gücü Allianz Trade’in Otomotiv Sektörü Raporu’na göre; Türkiye'nin rekor düzeye ulaşan iç pazar satışları bir diğer deyişle 2025 yılında toplam araç satışlarının yıllık bazda yüzde 10,5 artarak 1,37 milyon adede ulaşması, dış talebin zayıfladığı bir dönemde sektör açısından önemli bir denge unsuru oluşturuyor. Brüksel'in AB menşei kriterlerini sıkılaştırması ve küresel otomotiv üreticilerinin (OEM) tedarik zincirlerini yeniden değerlendirmesiyle birlikte, iç pazarın daralan ihracat fırsatlarına yönelmesi beklenen üretim hacmini absorbe edebilmesi sektör için önemli bir avantaj sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tatil Yolculuğuna Çıkmadan Önce Bu Kontrolü Atlamayın! Haber

Tatil Yolculuğuna Çıkmadan Önce Bu Kontrolü Atlamayın!

Yaz tatili döneminin başlamasıyla birlikte milyonlarca sürücü uzun yol hazırlıklarını tamamlıyor. Ancak araç sahiplerinin büyük bölümü motor yağı, lastik ve fren sistemlerini kontrol ettirirken, sürüş güvenliğinin temel unsurlarından biri olan amortisör sistemini çoğu zaman göz ardı ediyor. Oysa uzmanlara göre sağlıklı çalışan amortisörler yalnızca sürüş konforunu artırmıyor; aracın yol tutuşundan fren performansına, viraj dengesinden acil manevra kabiliyetine kadar birçok kritik güvenlik unsurunu doğrudan etkiliyor. Türkiye'nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi Maysan Mando, özellikle yaz aylarında artan uzun yolculuklar öncesinde sürücüleri araçlarının amortisör sistemlerini kontrol ettirmeleri konusunda uyarıyor. Şirket, düzenli bakımın hem sürüş güvenliği hem de aracın uzun ömürlü kullanımı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Maysan Mando, güvenli sürüş performansının korunması ve olası aşınmaların erken tespit edilebilmesi ve konforlu bir sürüş için her periyodik bakımda amortisör kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Uzun Yol Öncesi Amortisör Kontrolü Neden Önemli? Araçların süspansiyon sisteminin en önemli bileşenlerinden biri olan amortisörler, tekerleklerin yol ile sürekli temas halinde kalmasını sağlayarak aracın kontrolünü destekliyor. Özellikle yüksek hızlarda yapılan ani frenlemeler, viraj geçişleri ve bozuk zeminler amortisörlerin performansını ve güvenliğini doğrudan etkiliyor. Performansını kaybetmiş amortisörler ise aracın fren mesafesinin uzamasına, yol tutuşunun azalmasına ve aracın dengesinin bozulmasına neden olabiliyor. Bu durum yalnızca sürüş konforunu düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda olası kaza riskini de artırıyor. Yoğun yaz trafiği, yüksek sıcaklıklar ve kilometreler süren yolculuklar düşünüldüğünde, uzun yola çıkmadan önce yapılacak amortisör kontrolü, güvenli bir seyahatin önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Amortisörlerde Bu Belirtilere Dikkat Edilmeli Uzmanlar, amortisörlerin zaman içinde doğal olarak performans kaybına uğrayabileceğini belirtiyor. Özellikle gövdede görülen yağ kaçakları, amortisörün sönümleme kabiliyetinin azaldığını gösteren en önemli işaretlerden biri olarak kabul ediliyor. Bunun yanında amortisör bağlantılarında bulunan takoz, rot ve burçlarda oluşabilecek gevşeme veya deformasyonlar da sistemin verimli çalışmasını engelleyebiliyor. Gövde veya amortisör milinde oluşan paslanma, darbe izi ya da eğilmeler ise yapısal hasarın habercisi olabiliyor. Sürüş sırasında aracın frenleme anında normalden fazla öne eğilmesi, virajlarda dengesizlik hissedilmesi veya aracın gereğinden fazla salınım yapması da amortisörlerin kontrol edilmesi gerektiğini gösteren önemli belirtiler arasında yer alıyor. Amortisörün Ömrünü Kısaltan Kullanım Hataları Sürüş alışkanlıkları da amortisörlerin kullanım ömrünü doğrudan etkiliyor. Aracın taşıma kapasitesinin üzerinde yüklenmesi, bozuk yollarda yüksek hızla ilerlenmesi, yıpranmış süspansiyon parçalarının zamanında değiştirilmemesi ve hatalı montaj uygulamaları amortisörlerin beklenenden çok daha erken performans kaybetmesine neden olabiliyor. Uzmanlara göre bu tür kullanım alışkanlıklarından kaçınılması, amortisör sisteminin daha uzun süre ilk günkü performansını korumasına katkı sağlıyor. Düzenli periyodik kontroller ise olası arızaların büyümeden tespit edilmesine imkân veriyor. Orijinal Amortisör Kullanımı Güvenliği Destekliyor Araç bakımında tercih edilen yedek parçaların kalitesi de güvenlik açısından büyük önem taşıyor. OEM standartlarında üretilen orijinal amortisörler; dayanıklılık, performans ve uzun kullanım ömrü açısından önemli avantajlar sunuyor. Maysan Mando tarafından üretilen garanti belgeli orijinal amortisörler, farklı araç segmentlerine yönelik geliştirilen ürün gruplarıyla güvenli ve konforlu sürüşü desteklerken, aracın fabrika çıkışındaki sürüş karakteristiğinin korunmasına da katkı sağlıyor. Şirket, üretim süreçlerinde uyguladığı yüksek kalite standartlarına duyduğu güven doğrultusunda amortisörlerinde garanti süresini 2 yıldan 3 yıla çıkararak ürün kalitesine olan güvenini de ortaya koyuyor. Güvenli Yolculuk, Doğru Bakımla Başlıyor Trafik güvenliğinde sürücünün dikkatli olması kadar aracın mekanik olarak güvenli durumda bulunması da büyük önem taşıyor. Tatil planlarının keyifli anılarla tamamlanabilmesi için araçların yalnızca motor ve lastik bakımlarının değil, sürüş güvenliğini doğrudan etkileyen amortisör sistemlerinin de uzman ekipler tarafından kontrol edilmesi gerekiyor. Yaklaşan tatil sezonunda yapılacak kapsamlı araç kontrolleri; sürücülere daha güvenli, daha konforlu ve daha kontrollü bir yolculuk sunarken, olası mekanik sorunların da yolculuk başlamadan önce önüne geçilmesini sağlıyor. Maysan Mando Hakkında 1969 yılında Maysan adı ile kurulmuş olan Maysan Mando, Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi konumundadır. Maysan Mando, faaliyetlerini %60 HL Mando ve %40 Çukurova Holding ortaklığıyla sürdürmektedir. Maysan Mando’nun ürün gamında; binek ve hafif ticari araçlar, otobüsler ve kamyonların yanı sıra tarım ve askeri uygulamalar için geniş bir amortisör yelpazesi yer almaktadır. Hem doğrudan OEM hatlarına hem de yurt içi ve yurt dışı olmak üzere bayi ağı için aftermarkete yönelik üretim yapan Maysan Mando, dünyanın en büyük ana sanayii üreticilerinin hemen hepsiyle çalışmaktadır. Global markaların stratejik ortağı olarak; üretiminin %68’ini OEM devlerine, %32'sini ise yenileme pazarına sunan Maysan Mando, bugün itibariyle yenilikçi ve katma değerli ürünlerini 50’ye yakın ülkeye ihraç etmektedir. Maysan Mando, yenilikçi çalışmalarıyla sektörün gelişimine öncülük ederken, global ayak izini güçlendirmeye ve otomotiv sektörünün gelişimine katkı sağlamaya devam etmektedir. Şirket bünyesinde, karbon ayak izini azaltmak ve 2045 Karbon Nötr hedefine ulaşmak amacıyla, amortisör bileşenlerinde kullanılan malzemelerde çevre dostu, dönüştürülebilir ve bio bazlı alternatif malzeme teknolojilerine yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetleri de aralıksız sürdürülmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Corendon Airlines, TİM'in İhracat Şampiyonları Arasında Çifte Başarıya Ulaştı Haber

Corendon Airlines, TİM'in İhracat Şampiyonları Arasında Çifte Başarıya Ulaştı

"İşimiz Üretim Gücümüz İhracat" temasıyla 26 Haziran 2026 tarihinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde, Türkiye ekonomisine ve hizmet ihracatına değer katan şirketler ödüllendirildi. 150 binden fazla ihracatçı firma arasından seçilerek bir kez daha "Türkiye'nin İlk 1000 İhracatçısı" listesine giren Corendon Airlines, hizmet ihracatındaki güçlü performansıyla da sektörünün en başarılı ilk 10 şirketi arasında yer aldı. Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Yıldıray Karaer'e ödülü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından verildi. Kurulduğu günden bu yana büyümesini uluslararası pazarlarda istikrarlı şekilde sürdüren Corendon Airlines, genişleyen uçuş ağı ve geliştirdiği yeni rotalarla Türkiye'nin hizmet ihracatına katkısını artırmaya devam ediyor. Tatil hava yolu kimliğini yenilikçi hizmet anlayışıyla güçlendiren şirket, uluslararası pazarlarda tercih edilen hava yolu markaları arasındaki konumunu her geçen yıl daha da ileri taşıyor. Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Yıldıray Karaer, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Corendon Airlines olarak, 20 yılı geride bırakmanın gururunu yaşıyoruz. 45 ülkede 170 şehri kapsayan uçuş ağımızla yılda yaklaşık 10 milyon yolcuya hizmet veriyoruz. Bugüne kadar 109 ülkeye ve 542 havalimanına uçtuk. 35 uçaktan oluşan filomuz ve istikrarlı şekilde genişleyen operasyonlarımızla Türkiye'nin hizmet ihracatına, turizmine ve istihdamına katkı sağlamayı sürdürüyoruz. Başarımızın temelinde istikrarlı, planlı ve pazar odaklı büyüme anlayışımız yer alıyor. Sürekli yeni stratejiler geliştiriyor; teknolojiye, AR-GE'ye, inovasyona ve insan kaynağımıza yatırım yapıyoruz. Özellikle Polonya, İngiltere ve Almanya pazarlarında yakaladığımız güçlü ivme, uluslararası büyüme stratejimizin önemli göstergelerinden biri oldu. Bir kez daha Türkiye'nin ihracat şampiyonları arasında yer almaktan büyük gurur duyuyoruz. Bu başarıyı sürdürülebilir büyüme anlayışımızın ve tüm çalışma arkadaşlarımızın özverisinin bir sonucu olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu ligde yerimizi daha da güçlendirmek ve yukarı taşımak için çalışmaya devam edeceğiz. Bizi bu anlamlı ödüle layık gören Türkiye İhracatçılar Meclisi'ne teşekkür ediyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yüksek Teknoloji ve Katma Değerli Üretim, Maysan Mando’yu İSO 500’e Taşıdı Haber

Yüksek Teknoloji ve Katma Değerli Üretim, Maysan Mando’yu İSO 500’e Taşıdı

Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi Maysan Mando, sektör arenasındaki başarılarına bir yenisini daha ekledi. Maysan Mando, İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesine adını yazdırarak, Türkiye’nin sanayi devleri arasında yerini aldı. Türkiye ekonomisinin en önemli referans çalışmalarından biri olarak kabul edilen İSO 500 araştırması, şirketleri net satışlar, üretimden satışlar, ihracat, brüt katma değer ve faaliyet performansları gibi birçok kriter doğrultusunda değerlendiriyor. Maysan Mando’nun bu prestijli listede yer alması, yalnızca üretim gücünün değil, aynı zamanda uzun vadeli büyüme vizyonunun da bir yansıması niteliği taşıyor. Yüksek Katma Değerli Üretim Stratejisi Sonuç Veriyor Son yıllarda odağını yüksek katma değerli ürünlere yönlendiren Maysan Mando, otomotiv sektöründeki dönüşüme paralel olarak teknoloji yatırımlarını ve ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırıyor. Özellikle modül sistemleri ve ileri valf teknolojileri alanında yürütülen çalışmalar, şirketin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor. Katma değeri yüksek ürünlere yönelik stratejik dönüşüm, şirketin sadece üretim hacmini değil, ürün kalitesini ve teknolojik yetkinliklerini de ileri taşıyor. Maysan Mando Hakkında 1969 yılında Maysan adı ile kurulmuş olan Maysan Mando, Türkiye’nin ilk ve en büyük amortisör üreticisi konumundadır. Maysan Mando, faaliyetlerini %60 HL Mando ve %40 Çukurova Holding ortaklığıyla sürdürmektedir. Maysan Mando’nun ürün gamında; binek ve hafif ticari araçlar, otobüsler ve kamyonların yanı sıra tarım ve askeri uygulamalar için geniş bir amortisör yelpazesi yer almaktadır. Hem doğrudan OEM hatlarına hem de yurt içi ve yurt dışı olmak üzere bayi ağı için aftermarkete yönelik üretim yapan Maysan Mando, dünyanın en büyük ana sanayii üreticilerinin hemen hepsiyle çalışmaktadır. Global markaların stratejik ortağı olarak; üretiminin %68’ini OEM devlerine, %32'sini ise yenileme pazarına sunan Maysan Mando, bugün itibariyle yenilikçi ve katma değerli ürünlerini 50’ye yakın ülkeye ihraç etmektedir. Maysan Mando, yenilikçi çalışmalarıyla sektörün gelişimine öncülük ederken, global ayak izini güçlendirmeye ve otomotiv sektörünün gelişimine katkı sağlamaya devam etmektedir. Şirket bünyesinde, karbon ayak izini azaltmak ve 2045 Karbon Nötr hedefine ulaşmak amacıyla, amortisör bileşenlerinde kullanılan malzemelerde çevre dostu, dönüştürülebilir ve bio bazlı alternatif malzeme teknolojilerine yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetleri de aralıksız sürdürülmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sinop Nükleer Santrali İçin Gündemdeki Candu Teknolojisi NPPES'te Tanıtılacak Haber

Sinop Nükleer Santrali İçin Gündemdeki Candu Teknolojisi NPPES'te Tanıtılacak

Ankara Sanayi Odası ve Nükleer Sanayi Derneği tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın destekleriyle gerçekleştirilen NPPES, Türkiye, Balkanlar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'nın en büyük nükleer enerji buluşması olarak sektörün tüm paydaşlarını İstanbul'da buluşturacak. Zirve kapsamında, Kanada’nın geliştirdiği ve farklı ülkelerde kullanılan CANDU reaktör teknolojisine yönelik özel bir tedarik zinciri toplantısı düzenlenecek. Toplantıda, teknoloji hakkında kapsamlı bilgi paylaşılacak ve Türk sanayisinin uluslararası nükleer projelerde üstlenebileceği roller ve iş birliği fırsatları değerlendirilecek. Kanada Nükleer Derneği ile Nükleer Sanayi Derneği tarafından ortak bir iş birliği oturumu da gerçekleştirilecek. Oturumda Türkiye ve yakın coğrafyadaki ülkelerde planlanan nükleer enerji yatırımlarında yerli sanayinin katılım olanakları ele alınacak. CANDU teknolojisi Türkiye’nin gündeminde Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi, Kanada’nın nükleer enerji alanında dünyanın en köklü teknoloji geliştiricilerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “Kanada tarafından geliştirilen CANDU teknolojisi bugün Kanada'nın yanı sıra Güney Kore, Romanya, Çin ve Arjantin gibi ülkelerde başarıyla işletilen reaktörlerde kullanılıyor. Türkiye’nin ikinci nükleer güç santrali projesi kapsamında adı gündeme gelen bu teknolojinin temsilcilerinin NPPES'e yoğun katılım göstermesi, Türk sanayisinin küresel nükleer tedarik zincirine entegrasyonu açısından önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye'de son yıllarda oluşan nükleer sanayi kapasitesinin uluslararası projelerde daha fazla yer alabilmesi için bu tür temasları son derece değerli buluyoruz” diye konuştu. Kanada’dan katılacak firmalar arasında, nükleer enerjide dünya lideri mühendislik ve proje yönetimi şirketi olan AtkinsRéalis ile Nükleer Sanayi Derneği Üyesi Nuclean’ın çok yakında iş birliği yaptığı BWX Technologies’in iştiraki Kinectrics gibi sektörün önde gelen temsilcileri yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.