Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uzmanlar

Kapsül Haber Ajansı - Uzmanlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uzmanlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Öğrenci Eşsiz Keşif Gezisinde Türkiye’yi Temsil Edecek  Haber

Türk Öğrenci Eşsiz Keşif Gezisinde Türkiye’yi Temsil Edecek 

Gezi, buzkıran gemisinin kaptanı Ruslan Sasov’un denize açılma emrini vermesiyle start aldı. Keşif gezisinin katılımcıları Murmansk’tan Kuzey Kutbu’na, oradan Franz Josef Toprakları’na ve yeniden Murmansk’a uzanan rota için yola çıktı. 10 gün boyunca devam edecek geziye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Genel Müdürü Alexey Likhachev, “Arktik, en iddialı fikirlerin doğduğu ve hayata geçirildiği bir güç merkezidir. Daha iyi bir gelecek inşa etmeye hazır, cesur ve girişken insanlar buraya geliyor. “Bilgi Buzkıranı” da tam olarak bu nitelikteki çocukları Kuzey Kutbu’na götürüyor. Dünyada eşi benzeri bulunmayan nükleer buzkıran filomuzun onlara bu imkânı sunmasından dolayı gurur duyuyoruz. Öğrenciler, 50 Let Pobedy nükleer gemisinde başka hiçbir yerde göremeyecekleri teknolojileri tanıma fırsatı bulacak. En parlak genç zihinlerin enerjisini bilimin ilerlemesi ve gezegenin korunması için kullanmak istiyoruz. Bu enerji, ilerlemenin başlıca itici gücüdür” ifadelerini kullandı. Keşif Gezisi’nin tek Türk katılımcısı, genç öğrenci Alper Tapkı da yolculuğa ilişkin duygularını şu sözlerle paylaştı: "Henüz her şey yeni başlıyor olsa da insan bazen hayatına yön verecek bir deneyimin eşiğinde olduğunu hissediyor. Bu yolculuktan sonra dünyaya artık bambaşka bir gözle bakacağımı şimdiden biliyorum. Her yolculuk insana yaşananların büyüklüğünü bu kadar güçlü hissettirmez; ancak bunun onlardan biri olduğuna inanıyorum. Bilinmezin heyecanını ve gerçek bir keşfin çağrısını içinde barındıran bu deneyimi sabırsızlıkla bekliyorum." Dünyanın Tepesi’ne çıkacak Tapkı’nın da aralarında bulunduğu katılımcılar, yolculuk boyunca Uzak Kuzey’in doğasını keşfedecek, nükleer buzkıranın işleyişini yerinde gözlemleyecek ve nükleer teknolojinin Arktik deniz taşımacılığının gelişimindeki rolü hakkında bilgiler edinecek. Tapkı ve diğer ülkelerden katılımcılar “Dünyanın Tepesi” olarak adlandırılan 90° noktasında ülkelerin bayraklarını dalgalandıracak. 50 Let Pobedy nükleer buzkıranıyla gerçekleştirilecek yolculuk, dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilere Arktik’i kendi gözleriyle görme, kuzey topraklarının enginliğini deneyimleme ve bilime, teknolojiye ve geleceğe duydukları ilgiyle bir araya gelen uluslararası genç araştırmacılar topluluğunun bir parçası olma imkânı sunacak. 5.000 Öğrenci Yarıştı Sefere katılmak üzere düzenlenen uluslararası seçme sürecinde 22 ülkeden yaklaşık 5.000 öğrenci yarıştı. Yarışmaya Türkiye’nin yanı sıra Ermenistan, Bangladeş, Belarus, Bolivya, Brezilya, Macaristan, Vietnam, Mısır, Hindistan, Endonezya, Kazakistan, Çin, Kırgızistan, Moğolistan, Myanmar, Namibya, Ruanda, Sırbistan, Tanzanya, Özbekistan ve Güney Afrika’dan öğrenciler yer aldı. Sefer kapsamında katılımcıları dersler, atölye çalışmaları, bilimsel deneyler, kariyer danışmanlığı ve yaratıcı etkinliklerin yanı sıra unutulmaz anlar bekliyor. Dünyanın en kuzeydeki postanesinden gönderilecek kartpostallar ile tüm meridyenlerin kesiştiği noktada yapılacak “dünya turu” da bunlar arasında yer alıyor. Sefer katılımcılarıyla birlikte nükleer buzkıranda önde gelen uluslararası uzmanlar da çalışacak. Bunlar arasında JSC NIITFA Genomik Teknolojiler ve Doku Mühendisliği Laboratuvarı Proje Müdürü Egor Plakhotnyuk, Beloyarsk NGS Baş Mühendis Yardımcısı Andrey Smelov, Rosatom Elektrik Enerjisi Birimi’nin BT entegratörü olan CONSIST-OS’un Genel Müdürü Ilya Kholkin, Brezilya Nükleer Enerji Derneği İletişim Direktörü Jairu Silva Bastos, hekim ve bilim iletişimcisi olan Tanzanya Mwanachuo Family Foundation uzmanı Dr. Noel Rajabu Mabele ile Hindistan Cochin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Deniz Biyolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bijoy Nandan yer alıyor. Popüler sanatçılar ve blog yazarlarının yanı sıra tanınmış Rus bilimkurgu yazarı Sergey Lukyanenko da yolculuğun özel konukları arasında yer alacak. Lukyanenko, Arktik seferi sırasında katılımcılar için yaratıcı yazarlık atölyesi yürütecek. Atölyede yazar, bir bilimkurgu öyküsünün merak uyandıran giriş bölümünü kaleme alacak; öğrenciler ise öykünün sonu için kendi versiyonlarını önerecek. Ortaya çıkan ortak eser, seferin ardından resmî olarak yayımlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İznik Gölü, Orhangazi’de Düzenlenecek Sempozyumda Ele Alınacak Haber

İznik Gölü, Orhangazi’de Düzenlenecek Sempozyumda Ele Alınacak

İznik Gölü’nde yaşanan değişimlerin çok yönlü biçimde ele alınacağı sempozyum; Orhangazi Kaymakamlığı, İznik Kaymakamlığı, Orhangazi Belediyesi, İznik Belediyesi ile Orhangazi ve İznik Ticaret ve Sanayi Odalarının paydaşlığında gerçekleştirilecek. İki gün sürecek programda, gölün mevcut durumu yalnızca çevresel boyutuyla değil; tarım, su kullanımı, ekosistem, iklim ve bölgesel yaşam üzerindeki etkileriyle de değerlendirilecek. Sempozyumda akademisyenler, uzmanlar ve ilgili kurum yetkilileri bir araya gelerek İznik Gölü’ne ilişkin güncel verileri paylaşacak. Gölde son yıllarda dikkat çeken su kaybının nedenleri, bu sürecin doğal yaşam ve üretim üzerindeki etkileri ile alınması gereken önlemler kapsamlı biçimde ele alınacak. Böylece sempozyumun, yalnızca bir değerlendirme zemini değil, aynı zamanda kalıcı çözüm önerilerinin geliştirilmesine katkı sunan önemli bir platform olması hedefleniyor. Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın sempozyuma ilişkin yaptığı değerlendirmede, İznik Gölü’nün yalnızca bölgenin değil, gelecek nesillerin de ortak emaneti olduğunu vurguladı. Başkan Aydın, “İznik Gölü, hepimizin göz bebeği olan çok kıymetli bir tabiat hazinesidir. Bu gölü korumak, sadece suyu korumak değildir; tarımı, doğayı, üretimi ve geleceğimizi korumaktır. Orhangazi Belediyesi olarak böylesine önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bilim insanlarımızın, uzmanlarımızın ve kurumlarımızın ortaya koyacağı görüşlerin İznik Gölü’nün geleceği adına çok değerli sonuçlar doğuracağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. İznik Gölü’nün korunmasına yönelik farkındalığın artırılması ve somut adımların güçlendirilmesi açısından önemli bir buluşma olması beklenen sempozyum, bölgenin en değerli doğal varlıklarından biri olan göle ilişkin ortak aklın ortaya konmasına da zemin hazırlayacak. Orhangazi’de gerçekleştirilecek organizasyonun, hem bilimsel dünyadan hem de yerel kamuoyundan yoğun ilgi görmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fazla Tuz, Mide Kanseri Riskini Artırabiliyor! Haber

Fazla Tuz, Mide Kanseri Riskini Artırabiliyor!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, aşırı tuz tüketiminin mideye verdiği zararlar ile özellikle diğer risk faktörleriyle birlikte kanser riskinin artmasına etkisi hakkında açıklamalarda bulundu. Fazla tuz tüketimi kanser gelişimi için uygun bir zemin hazırlayabilir! Aşırı tuz tüketiminin doğrudan kansere neden olmasa da, mide sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratarak mide kanseri riskini artırabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Yüksek tuz alımı, mideyi koruyan mukozal tabakayı tahriş eder ve zamanla zayıflatır. Bu durum, mideyi zararlı maddelere ve enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale getirir.” dedi. Sürekli tahriş olan mide yüzeyinin, adeta zımpara kağıdıyla aşındırılmış gibi hassaslaşacağını ve bunun da iltihaplanma süreçlerini tetikleyebileceğini ifade eden Prof. Dr. Atamer, “Bilimsel çalışmalar, aşırı tuz tüketiminin mide kanseri ile ilişkili olduğunu gösteriyor. Özellikle turşu, konserve ve yüksek tuz içeren fermente gıdaların sık tüketildiği toplumlarda mide kanseri oranlarının daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Bu durumun önemli nedenlerinden biri, mide kanseriyle ilişkili bir bakteri olan Helikobakter pylori’nin yüksek tuzlu ortamda daha kolay çoğalabilmesidir. Tuz, bu bakterinin mide duvarına verdiği zararı artırarak kanser gelişimi için uygun bir zemin hazırlayabilir.” şeklinde konuştu. Sigara ve alkol kullanımıyla birlikte yüksek tuz tüketimi kanser riskini artırabilir! Tuz tüketiminin diğer risk faktörleriyle birleşmesinin de tehlikeyi büyüttüğüne vurgu yapan Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Sigara ve alkol kullanımı, mide zarını zayıflatarak tuzun olumsuz etkilerini artırır ve birlikte değerlendirildiğinde kanser riskini daha da yükseltebilir.” dedi. Günlük tuz tüketimi konusunda dikkatli olunması büyük önem taşıdığı uyarısını yapan Prof. Dr. Atamer, “Genel olarak günlük sodyum alımının 2.300 miligramı aşmaması önerilir. Ancak çocuklar, hipertansiyon hastaları ve böbrek hastalığı bulunan bireyler için bu miktarın daha da düşük olması gerekir.” açıklamasını yaptı. Dengeli tuz tüketimi sağlığı korur! Modern beslenme alışkanlıklarında ‘gizli tuz’un önemli bir sorun olduğunun altını çizen Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Cipsler, hazır çorbalar, şarküteri ürünleri, dondurulmuş yemekler ve hatta bazı ekmek çeşitleri beklenenden çok daha fazla sodyum içerebilir. Örneğin, bir porsiyon konserve çorba 800 miligramdan fazla sodyum içerebilir; bu da günlük önerilen miktarın önemli bir kısmını tek başına karşılayabilir.” dedi. Tuz tüketimini azaltmanın, lezzetten ödün vermek anlamına gelmediği değerlendirmesini yapan Prof. Dr. Atamer, sözlerini şöyle tamamladı: “Yemeklerde sarımsak, kırmızı biber, kekik gibi baharatlar ve limon gibi turunçgiller kullanılarak daha zengin ve dengeli tatlar elde edilebilir. Ayrıca alışveriş yaparken ürün etiketlerindeki sodyum oranını kontrol etmek ve ‘az tuzlu’ ibaresi bulunan ürünleri tercih etmek sağlıklı bir yaklaşım olacaktır. Özellikle kalp hastalığı, hipertansiyon ve kronik böbrek hastalığı olan bireyler için tuz tüketimi daha kritik bir konudur. Fazla tuz alımı, bu hastalıkların seyrini olumsuz etkileyebilir ve komplikasyon riskini artırabilir. Bu nedenle dengeli ve kontrollü bir tuz tüketimi, hem mide sağlığını korumak hem de genel sağlığı desteklemek açısından büyük önem taşır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABD'li TSI, Türkiye Yatırımında Ezber Bozacak Haber

ABD'li TSI, Türkiye Yatırımında Ezber Bozacak

ABD merkezli ilaç şirketi Thrombolytic Sience (TSI) Pharmaceuticals'ın Türkiye'ye yönelik yatırımı, GSYO'larda yaşanan mevcut problemleri aşacak yeni bir modelin önünü açacak. Kardiyovasküler ve Nörolojik endikasyonlarda kullanılan faz 2 ve faz 3 aşamasındaki orjinal molekülün klinik çalışmaları ve bölgesel üretim tesis kurulumu için Türkiye'ye yatırım kararı alan ABD'li ilaç firması TSI direktörü Dr. Kemal Oğuz Kalafat, şirketin yapacağı bu yatırımın Türkiye için sadece ilk kez kendi molekülünü üretmesinin yanısıra GSYO'larda da bir ilk olacağına dikkat çekiyor. "GSYO'lar doğru yapılandırılmalı" uyarısı yeniden gündemde Dr. Kalafat, daha önce yaptığı değerlendirmelerinde, teknoloji GSYO'larının yeterince derinlikli portföy oluşturmaması, kısa vadeli kazanç odaklı hareket etmesi ve spekülatif işlemlere açık olmasını eleştirilmiş, bu yapıların uzun vadede yatırımcı güvenini zedelediğine dikkat çekerek, "Doğru yapılandırılmalı" demişti. Kalafat, mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığını belirterek, daha şeffaf, üretim ve teknoloji odaklı bir modele ihtiyaç olduğunu vurguluyor. TSI yatırımıyla ezber bozuluyor ABD'li ilaç firması TSI'nin Türkiye'de planladığı yatırımın, GSYO sisteminde yeni bir sayfa açması bekleniyor. TSI'nin, teknoloji ve biyoteknoloji odaklı projeler üzerinden gerçekleştireceği yatırımın, doğrudan üretim ve Ar-Ge temelli olması dikkat çekiyor. Bu yatırım, sadece finansal bir ortaklık değil, aynı zamanda bilimsel üretimi ve yüksek katma değerli teknolojiyi merkeze alan yeni bir GSYO modeli olarak değerlendiriliyor. "Mevcut sorunların dışında olacağız" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Dr. Kalafat, TSI yatırımıyla birlikte farklı bir yapı kurulduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Türkiye'de ilk kez bizim şirketimiz, mevcut GSYO sorunlarının kapsamı dışında olacak. Kısa vadeli kazanç yerine, uzun vadeli teknoloji ve üretim hedefiyle hareket ediyoruz." Bu modelin başarılı olması halinde, diğer GSYO'lar için de örnek teşkil edeceği belirtiliyor. Türkiye'nin teknoloji ve sağlık ekosistemi için tarihi adım TSI yatırımıyla birlikte, Türkiye'nin sadece finansal yatırım alanında değil, ilaç ve biyoteknoloji üretiminde de daha güçlü bir konuma gelmesi hedefleniyor. Uzmanlar, bu sürecin hem yerli girişimcilere hem de uluslararası sermayeye yeni fırsatlar sunacağını ifade ediyor. Sektör temsilcileri, bu adımın Türkiye'de teknoloji ve sağlık yatırımlarında kalıcı bir dönüşümün başlangıcı olabileceğini vurguluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’den Ekran Bağımlılığı ve Obezite Farkındalık Paneli Haber

İBB’den Ekran Bağımlılığı ve Obezite Farkındalık Paneli

İBB Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Önder Yüksel Eryiğit, bağımlılıkla mücadele kapsamında hizmet veren Sosyal Uyum Destek Merkezleri’nin (SUDEM) sayısının 2029 yılına kadar 9’dan 15’e çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Şube Müdürlüğü ev sahipliğinde, Üsküdar Belediyesi paydaşlığında “Görünmeyen Riskler: Ekran Bağımlılığı ve Obezite” paneli gerçekleştirildi. Panele, İBB Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Önder Yüksel Eryiğit, İBB Sağlık ve Hıfzıssıhha Şube Müdürü Mustafa Hakan Yılmaztürk ile Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Şube Müdürü Mustafa Erata katıldı. Panel, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, belediye personeli ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleşti. SOSYAL UYUM DESTEK MERKEZLERİ’NİN 2029’A KADAR 15’E ÇIKARILMASI HEDEFLENİYOR Panelin açılışında konuşan Dr. Öğretim Üyesi Önder Yüksel Eryiğit, teknolojinin hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirterek aşırı ekran kullanımının sosyal ilişkileri zayıflattığını, dikkat dağınıklığına yol açtığını ve zihinsel sağlığı olumsuz etkilediğini söyledi. Eryiğit, hareketsiz yaşamın obeziteyi tetiklediğine dikkat çekerek, bu iki sorunun birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Bağımlılıkla mücadele kapsamında 2020 yılından bu yana Bağcılar, Sultanbeyli, Esenyurt, Sultangazi, Ataşehir, Arnavutköy, Beyoğlu, Sancaktepe ve Tuzla’da hizmet veren Sosyal Uyum Destek Merkezleri (SUDEM) aracılığıyla çalışmalar yürütüldüğünü belirten Eryiğit, mevcut 9 merkezin sayısının 2029 yılına kadar 15’e çıkarılmasının hedeflendiğini ifade etti. UZMANLAR EKRAN BAĞIMLILIĞI VE OBEZİTE İLİŞKİSİNİ ELE ALDI İki oturum halinde gerçekleştirilen panelde ekran bağımlılığı ile obezite arasındaki ilişki bilimsel, psikososyal ve toplumsal boyutlarıyla ele alındı. Uzmanlar, uzun süreli ekran maruziyetinin kilo artışı, uyku bozuklukları ve davranış değişiklikleriyle bağlantısına dikkat çekti. Moderatörlüğünü Dr. Öğretim Üyesi Belma Yön’ün yaptığı ilk oturumda; Prof. Dr. Cemal Onur Noyan, Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Tekden ve Psikolog Dr. Aslı Başabak Bhais sunum gerçekleştirdi. Oturumda çocukluk döneminden yetişkinliğe uzanan bağımlılık süreci, beynin ödül mekanizması ve dijital alışkanlıkların yeme davranışları üzerindeki etkileri ele alındı. İBB Bağımlılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü de sahadaki deneyimlere dayanan vaka örnekleri paylaştı. ATÖLYE ÇALIŞMALARIYLA FARKINDALIK YARATILDI Panel kapsamında düzenlenen atölye çalışmalarında ekran bağımlılığı, sağlıklı beslenme, otokontrol ve hareketli yaşam konularında katılımcılara farkındalık kazandırılması amaçlandı. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinliklerde dijital alışkanlıkların günlük yaşam üzerindeki etkileri uygulamalı olarak ele alındı. ÖNLEME VE KORUMA STRATEJİLERİ MASAYA YATIRILDI İkinci oturumda ise hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenmenin obezite üzerindeki etkileri ile önleme ve koruma stratejileri değerlendirildi. Obezite ve Bariatrik Cerrahi Diyetisyeni Hafize Kovancı ile Doç. Dr. Ali Durmuş, ekran bağımlılığının beslenme alışkanlıkları ve fiziksel sağlık üzerindeki sonuçlarını anlattı. Panelin sonunda konuşmacılara teşekkür belgesi takdim edildi, program toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Etkinlik, “Bağımlılık ekranda başlar, bedende iz bırakır” mesajıyla tamamlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yumurta Sektöründe Gündem; Sürdürülebilirlik, Üretim ve Gelecek Haber

Yumurta Sektöründe Gündem; Sürdürülebilirlik, Üretim ve Gelecek

YUM-BİR ev sahipliğinde düzenlenecek ve “Geleceğimiz Yumurta” temasıyla hayata geçirilecek zirve; yumurta üretiminden ihracata, sürdürülebilirlikten gıda güvenliğine kadar pek çok başlığı sektörün tüm paydaşlarıyla birlikte ele alacak. Zirvede sektörün mevcut durumu değerlendirilirken, önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası da şekillendirilecek. Zirve; yurt içi ve yurt dışından akademisyenler, uzmanlar ve konuk konuşmacıların yanı sıra sektörün her kademesinden paydaşları bir araya getirerek, sorunların masaya yatırıldığı ve çözümlerin birlikte üretildiği güçlü bir platform olmayı hedefliyor. Üretimden sanayiye, kamudan ihracata uzanan geniş katılımla; sektörün bugünü ve yarını tüm boyutlarıyla ele alınacak. YUM-BİR (Yumurta Üreticileri Merkez Birliği) tarafından düzenlenen ve geleneksel hale gelen Yumurta Zirvesi, bu yıl da sektörün ortak akılla ilerlemesine katkı sağlamayı hedefliyor. “Bilgi, Deneyim, Gelecek” yaklaşımıyla kurgulanan zirvede, yumurtanın stratejik önemi, üretimde sürdürülebilirlik, ihracat potansiyeli ve tüketim alışkanlıkları kapsamlı biçimde ele alınacak. YUMURTA SEKTÖRÜ STRATEJİK BİR EŞİKTE Yumurta sektörü bugün yalnızca üretim yapan bir alan değil, gıda güvenliğinin, sürdürülebilir tarımın ve ülke ekonomisinin önemli bir parçası olduğunu belirten YUM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Afyon; “Türkiye, yumurta üretiminde dünyada ilk 10 ülke arasında yer alırken, ihracatta da uzun yıllardır güçlü bir konumdadır. Ancak son dönemde artan maliyetler, küresel gelişmeler ve sektöre yönelik yanlış algılar nedeniyle üretim dengesi hassas bir süreçten geçmektedir. Bu noktada en önemli ihtiyaç; günübirlik kararlar yerine uzun vadeli, sürdürülebilir politikalarla sektörün desteklenmesidir.” Dedi. SEKTÖRÜN YOL HARİTASI 7. YUMURTA ZİRVESİ’NDE ÇİZİLECEK Yumurtanın gıda güvenliğinin temel taşlarından biri olduğunu belirten Afyon, üretimin sürekliliğinin sağlanamaması halinde orta vadede arz daralması ve fiyat istikrarsızlığının kaçınılmaz olacağını söyledi. Bu nedenle üreticinin korunması, ihracatın dengeli biçimde sürdürülmesi ve sektörün doğru yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Afyon, “Bu anlayışla düzenlediğimiz 7. Yumurta Zirvesi, sektörümüzün bugünü kadar geleceğini de ele alacağımız çok önemli bir buluşma olacak. Üretimden ihracata, sürdürülebilirlikten tüketim alışkanlıklarına kadar pek çok başlığı sektör paydaşlarımızla birlikte değerlendireceğiz. Amacımız; ortak akılla hareket ederek yumurta sektörünü daha güçlü, daha dirençli ve daha sürdürülebilir bir yapıya taşımak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

4. Ulusal Jeopark Forumu Manisa’da Toplanıyor Haber

4. Ulusal Jeopark Forumu Manisa’da Toplanıyor

Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek 4. Ulusal Jeopark Forumu’nun önemine dikkat çeken Başkan Besim Dutlulu, “Bu forumun ve eğitim programının, jeopark vizyonumuzu daha da güçlendireceğine inanıyoruz” dedi. Türkiye’nin jeopark alanındaki en önemli buluşmalarından biri olan 4. Ulusal Jeopark Forumu ve Jeopark Yönetimi Eğitimi, 20–22 Kasım tarihlerinde Manisa Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenecek. Salihli MABEM Gençlik Merkezi’nde düzenlenecek etkinlik kapsamında ayrıca Küresel Kula-Salihli UNESCO Jeoparkı’na yönelik teknik bir gezi de gerçekleştirilecek. Program süresince, jeoparkların hedefleri, idari yapılanmaları, altyapı süreçleri ve başvuru dosyalarının hazırlanmasına yönelik kapsamlı eğitimler verilecek. Forum bölümünde ise ulusal ve uluslararası jeopark gelişmeleri masaya yatırılacak, çeşitli kurum ve uzmanlar tarafından jeopark projeleri sunulacak. Başkan Dutlulu, “Jeoparkımızı eğitim ve bilimle geleceğe taşıyoruz” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, etkinliğin önemine dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkı, yalnızca Manisa’nın değil Türkiye’nin dünya mirasına açılan kapısıdır. Bu forumun ve eğitim programının, jeopark vizyonumuzu daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Jeoparkımızı bilimle eğitimle ve sürdürülebilirlik anlayışıyla geleceğe taşıyoruz.” Manisa Büyükşehir Belediyesinin destekleriyle gerçekleşecek etkinlik, jeopark alanında çalışan uzmanlar, akademisyenler, yerel yönetimler ve ilgili kurumları bir araya getirerek Türkiye’de jeopark bilincinin gelişmesine katkı sağlayacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.