Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uzun Vadeli

Kapsül Haber Ajansı - Uzun Vadeli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uzun Vadeli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Humanis Psikiyatri Tedavi Alanına Güçlü Bir Adım Attı Haber

Humanis Psikiyatri Tedavi Alanına Güçlü Bir Adım Attı

Humanis, bu devralmayla birlikte psikiyatrik hastalıklar gibi yüksek ihtiyaca sahip bir tedavi alanına ilk adımını atmış oldu. Bu adım Humanis’in uzun vadeli vizyonunun ve hasta odaklı yaklaşımının güçlü bir yansıması niteliğinde. Humanis, yalnızca portföyünü genişletmekle kalmayarak, aynı zamanda hastalar için erişimi yüksek ve etkinliği güçlü bir tedavi seçeneğini daha ürün gamına dahil etti. Böylece AstraZeneca portföyünde yer alan bu ürün, Humanis çatısı altında hastaların erişimine sunulmaya devam edecek. Söz konusu ürün hali hazırda Humanis’in Çerkezköy’ deki tesislerinde, uluslararası kalite standartlarında 2017 yılından beri üretiliyor. Ruhsat ve marka haklarının devrini takiben Humanis ürünü aynı yüksek kalite, güvenilirlik ve etkinlikte üretmeye devam edecek. Bununla birlikte Humanis; ürünün dağıtımını, tanıtımını ve tüm ticari süreçlerini yürütecek olup kesintisiz tedarik ve yüksek kalite güvencesi ile psikiyatri alanında da Türk tıbbına hizmet edecek. Humanis Ticari Operasyonlar Genel Müdürü Dr. Yalçın Yaşin, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Humanis olarak, hasta odaklı yaklaşımımızı tüm faaliyet alanlarımızda temel öncelik olarak görüyoruz. Bu kapsamda ilacın mevcut ruhsatı çerçevesinde Türkiye’deki temsil ve tedarik sürecinin şirketimiz tarafından üstlenilmesi hem tedaviye erişimin sürekliliği hem de güvenli kullanımın devamlılığı açısından önemli bir adımdır. Genişleyen tedavi alanlarımızla birlikte, insan sağlığına uzun vadeli katkı sağlayacak sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.” İnsan odaklı sağlık felsefesi yolunda yeni bir adım Humanis, ‘İnsan Odaklı Sağlık’ anlayışını şirket kültürünün merkezine alarak sürdürülebilir ve hedef odaklı gelişimi önceliklendiriyor. Gerçekleştirilen ruhsat ve marka hakları devri de bu yaklaşımın somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Psikiyatri alanında kullanılan bu ilacın erişimi, Humanis’in mevcut ruhsat çerçevesinde yürüttüğü temsil ve tedarik sorumluluğu ile kesintisiz devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA Mobil’de “Ailem” Dönemi Başlıyor Haber

Garanti BBVA Mobil’de “Ailem” Dönemi Başlıyor

Mobil uygulama içinde finansal ürünler ile kültürel–eğitici içerikleri entegre şekilde bir araya getiren Ailem; harcama takibini, birikim çözümlerini ve ebeveyn kontrol araçlarını tek çatı altında buluşturarak ailelere bütüncül bir deneyim sunuyor. Ailem sayesinde ebeveynler; çocuklarının harcamalarını anlık olarak takip edebiliyor, finansal işlemlerini kontrol altında tutabiliyor ve vadesiz hesap, banka kartı, ek kart, BES gibi ürünleri mobil uygulama üzerinden kolayca tanımlayabiliyor. Çocuklara özel tasarlanan ve kendi adlarına çıkarılabilen Bonus Cool ek kredi kartı ve Paracard Bonus Cool ile ebeveynler; çocuklarının alışveriş limitlerini belirleyebiliyor ve harcama yapılan iş yerlerini kolayca yönetebiliyorlar. Çocuklarının yaptığı harcamaları kart hareketlerinden takip edebiliyorlar; böylece hem şeffaf hem de güvenli bir kontrol mekanizması sağlanıyor. Yeni ek kredi kartı ve banka kartı çözümü ile çocuklar ilk kez kendilerine ait bir karta sahip olma deneyimini yaşarken, ebeveynlere de harcamaları kontrol etme imkânı sunarak güvenli bir finansal ortam sağlıyor. Fiziksel işlem ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldıran çözüm, birikim ürünleriyle entegre yapısı sayesinde tasarruf alışkanlığını desteklerken ailelerin günlük hayatını sadeleştiriyor. Çocuklara özel tasarlanan birikim alanları, hedef bazlı tasarrufu teşvik ederken; düzenli harçlık ve otomatik transfer özellikleriyle finansal disiplinin erken yaşta gelişimine katkı sağlıyor. Yalnızca bir ürün seti olarak değil, ailelerin yanında konumlanan bir dijital rehber olarak tasarlanan Ailem; çocukların bankacılıkla erken yaşta sağlıklı bir ilişki kurmasına katkı sağlarken ebeveynlere de süreci güvenle yönetebilecekleri bir kontrol alanı sunuyor. Çocuklara dair tüm finansal ürün ve hizmetleri tek bir alanda bir arayan getiren Garanti BBVA, yaşlarına uygun kart tasarımlarıyla finansal deneyimlerini hem güvenli hem de öğretici bir yapıya kavuşturuyor. Kültürel ve eğitici içeriklerle zenginleştirilen yapısı sayesinde finansal bilinç ve sorumluluk duygusunun küçük yaşta gelişimini destekliyor. “Bankacılığı, ailelerin hayat akışına uyum sağlayacak şekilde tasarlıyoruz” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, Ailem’e ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Garanti BBVA’da ürün geliştirmeyi yalnızca finansal bir çözüm üretmek olarak görmüyoruz. Müşterilerimizin hayatındaki gerçek ihtiyaçları anlamaya ve onların yanında konumlanmaya odaklanıyoruz. Ebeveynler için çocuklarının finansal dünyasını yönetmek hem önemli bir sorumluluk hem de uzun vadeli bir bilinç inşası anlamına geliyor. Ailem’i tasarlarken amacımız; bankacılığı ailelerin hayat akışına uyum sağlayan, sezgisel ve güven veren bir deneyime dönüştürmekti. Günümüzde ebeveynler yalnızca harçlık takibi yapmak değil; çocuklarının finansal farkındalığını doğru araçlarla ve doğru zamanda desteklemek istiyor. Ailem, finansal ürünleri ve eğitici içerikleri tek bir dijital alanda bir araya getirerek bu ihtiyaca bütüncül bir yanıt sunuyor ve ebeveynlerin çocuklarının finansal yolculuğunda aktif, bilinçli ve güvenli bir şekilde yer alabilmesini sağlıyor. Kart limit belirleme, harcama kontrolü ve anlık takip özellikleriyle ebeveynlere güvenli bir yönetim alanı sunarken; birikim ve hedef bazlı tasarruf araçlarıyla çocukların finansal disiplin kazanmasına katkı sağlıyoruz. Değişen kullanıcı ihtiyaçlarını ve genç nesillerin beklentilerini dikkate alarak geliştirdiğimiz bu çözümle yalnızca bugünü kolaylaştırmakla kalmıyor; uzun vadede finansal bilinç ve sorumluluk duygusunu destekleyen kalıcı ve bütünsel bir dijital deneyim hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Tüm ürün ve hizmetlerimizi empati odağında tasarlıyoruz. Radikal müşteri perspektifimiz doğrultusunda, müşterilerimizin hayat akışına uyum sağlayan ve onlara gerçek anlamda eşlik eden çözümler üretmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KIRCAALİSİAD’dan ERİAD’a İş Birliği Ziyareti Haber

KIRCAALİSİAD’dan ERİAD’a İş Birliği Ziyareti

Bulgaristan Kökenli Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD) heyeti, Eskişehir’in önemli iş dünyası sivil toplum kuruluşlarından biri olan Eskişehir Rumeli Sanayici ve İş İnsanları Derneği’ni (ERİAD) ziyaret etti. ERİAD Yönetim Kurulu Başkanı Rüştü Şentuna ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelen KIRCAALİSİAD adına ziyarette; Yönetim Kurulu Başkanı Osman Güler, Başkan Yardımcıları Süleyman İnan ve Ferdi Yılmaz ile Genel Sekreter Gökhan Vatansever yer aldı. Samimi ve verimli bir atmosferde gerçekleşen görüşmede; iki dernek arasında kurulabilecek iş birlikleri, ortak projeler ve iş dünyası arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik başlıklar ele alındı. Toplantıda ayrıca Balkanlar ile Türkiye arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesi, iş insanları arasında karşılıklı yatırım ve ticaret fırsatlarının artırılması gibi konular da değerlendirildi. “Ortak değerler” vurgusu Görüşmede iki kurum arasındaki bağın yalnızca bir ziyaretle sınırlı kalmayacağı, aksine uzun vadeli bir iş birliği anlayışıyla geliştirileceği vurgulandı. KIRCAALİSİAD ve ERİAD’ın, ortak değerler ve benzer vizyon doğrultusunda hareket eden iki “kardeş dernek” olarak gelecekte pek çok projede birlikte yer alabileceği ifade edildi. KIRCAALİSİAD heyeti, Balkanlar ile Türkiye arasında ekonomik ve ticari köprüler kurma vizyonuyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, bu süreçte iş dünyası örgütleri arasındaki dayanışma ve iş birliğinin büyük önem taşıdığını dile getirdi. ERİAD ile gerçekleştirilen bu buluşmanın, iki şehirdeki iş insanları arasında yeni bağlantıların kurulmasına ve ortak projelerin geliştirilmesine katkı sağlayacağı ifade edildi. Ziyaret sonunda karşılıklı iyi niyet ve iş birliği mesajları paylaşılırken, iki derneğin önümüzdeki dönemde ortak etkinlikler, iş dünyası buluşmaları ve bölgesel ekonomik iş birlikleri için temaslarını sürdürmesi konusunda mutabık kalındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Enerji İlk Entegre Faaliyet Raporu’nu Yayımladı Haber

Enerjisa Enerji İlk Entegre Faaliyet Raporu’nu Yayımladı

Türkiye’nin lider elektrik dağıtım ve perakende şirketi Enerjisa Enerji; müşteri çözümleri ve e-mobilite alanlarındaki faaliyetleriyle birlikte Türkiye’nin enerji altyapısının güçlendirilmesine ve enerji dönüşümüne katkı sağlamayı sürdürüyor. Şirket, bugüne kadar finansal ve operasyonel performansını Faaliyet Raporu ile, sürdürülebilirlik alanındaki öncelik ve hedeflerini ise ayrı bir Sürdürülebilirlik Raporu ile kamuoyuyla paylaşıyordu. Bu yıl ise Enerjisa Enerji, raporlama yaklaşımında önemli bir adım atarak söz konusu iki raporu tek bir çatı altında birleştirdi ve ilk Entegre Faaliyet Raporu’nu yayımladı. Şirket, finansal sonuçlarını ve sürdürülebilirlik performansını tek bir yapı içerisinde ele alarak uzun vadeli değer yaratım yaklaşımını daha bağlantılı ve şeffaf bir çerçevede paylaşıyor. TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu da yayımlandı Enerjisa Enerji, Entegre Faaliyet Raporu ile eş zamanlı olarak Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu da yayımladı. Bu rapor aracılığıyla şirket, iklim ve sürdürülebilirlik ile ilgili risk ve fırsatları, stratejik yönetim ve risk yönetimi süreçlerine entegre ettiğini ortaya koyarak, konuyu finansal önemlilik ilkesi ile ele alıyor. Sınırlı güvence denetiminden geçen TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu, şirketin sürdürülebilirlik performansını ölçülebilir ve karşılaştırılabilir bir çerçevede sunuyor. Ulbrich: ‘Daha İyi Bir Gelecek’ için attığımız adımları güçlü ve şeffaf bir şekilde ortaya koymaya devam edeceğiz Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “İlk Entegre Faaliyet Raporumuz, finansal performans ile sürdürülebilirliği uzun vadeli hedeflerimizin iki temel unsuru olarak birlikte ele alma kararlılığımızın güçlü bir yansımasıdır. Bu yaklaşımımız, bu iki alanın birbirine rakip değil, sağlam bir stratejinin birbirini tamamlayan unsurları olduğu yönündeki inancımıza dayanıyor. Entegre raporlama yaklaşımımızın yatırımcılarımız nezdinde güveni pekiştirdiğine ve şirketimizin uzun vadeli değer yaratma kapasitesini desteklediğine inanıyoruz. Bu rapor, birçok ekip ve uzman danışmanlık kuruluşunun katkısıyla, içeriğinden tasarımına kadar büyük bir özenle hazırlandı. Amacımız; yatırımcılarımızın şirketimizin finansal dayanıklılığını, operasyonel gücünü ve sürdürülebilir büyüme stratejisini tek bir dokümanda net, karşılaştırılabilir ve erişilebilir şekilde görebilmesini sağlamaktı. Entegre raporlama yaklaşımımız sayesinde, temiz ve güvenli enerjiye erişim konusunda daha iyi bir gelecek için attığımız adımları güçlü ve şeffaf bir şekilde ortaya koymaya koyabiliyoruz.” Taşcıoğlu: “Sürdürülebilirlik yalnızca bir raporlama başlığı değil, iş yapış biçimimizin ve karar alma süreçlerimizin doğal bir unsuru” Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, değerlendirmesinde şunları söyledi: “Entegre Faaliyet Raporumuz ile yalnızca finansal sonuçlarımızı değil; iklim, insan kaynağı, doğal kaynak kullanımı, toplumsal etki ve yönetişim alanlarındaki performansımızın finansal sonuçlarımızla nasıl bağlantılı olduğunu da bütüncül bir şekilde ortaya koyuyoruz. Bu yaklaşım, sürdürülebilirliğin Enerjisa Enerji’de ayrı bir başlık değil, iş modelimizin ve karar alma süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası olduğunu gösterirken paydaşlarımız için şeffaflık düzeyini de önemli ölçüde artırıyor. Çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansımızı uluslararası kabul görmüş çerçeve ve raporlama standartları doğrultusunda paylaşıyoruz. Bu raporlar aracılığıyla orta vadeli ESG hedeflerimize başarıyla ulaştığımızı ortaya koyarken, daha iyi bir gelecek vizyonumuz doğrultusunda sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerimizin merkezinde konumlandırmaya devam ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası’ndan Kız Çocuklarının Geleceğine Birikim Desteği Haber

İş Bankası’ndan Kız Çocuklarının Geleceğine Birikim Desteği

Kız çocuklarının eğitime, kadınların iş hayatına daha fazla katılımı ve her alanda fırsat eşitliğine sahip olmaları toplumların gelişmişlik düzeyinin en önemli göstergeleri arasında yer alıyor. Girişimcilik kültürünün yaygınlaşmasının ekonomiler için taşıdığı önem ise her geçen gün artıyor. Türkiye İş Bankası da toplumsal cinsiyet eşitliği ile kadınların iş hayatındaki varlığını güçlendirme ve girişimcilik kültürünün yaygınlaştırılması vizyonunu bir araya getirerek “Girişimci Kız Çocukları Hesabı”nı hayata geçirdi. Girişimcilik Vakfı’nın katkısıyla “bir kız çocuğunun geleceği doğduğu gün başlar” yaklaşımıyla tasarlanan birikim hesabı, ebeveynleri üzerinden kız çocuklarının ilerleyen yıllarda eğitim ve iş yaşamında, özellikle girişimcilik dünyasına adım atmak istediklerinde onlara destek olmak, yarınları için finansal bir güvence oluşturmak üzere uzun vadeli tasarruf yapılmasını hedefliyor. 18 yaşına kadar enflasyon karşısında korunan uzun vadeli birikim Enflasyona karşı korumalı bir gelecek fonu olma özelliği taşıyan hesap, 8 Mart 2025 ve sonrasında doğan kız çocukları adına ebeveynleri tarafından İş Bankası şubelerinden veya mobil bankacılık uygulaması İşCep’ten açılabiliyor. 180 gün vadeli olarak düzenlenen ve talimat verilmediği sürece vade sonunda otomatik yenilenen hesaba, yıllık TÜFE değişim oranı üzerine ek faiz uygulanıyor. Böylece birikim, enflasyonun üzerinde bir getiri potansiyeline sahip oluyor. Açılış alt limiti 1.000 TL olan hesap, ebeveyni tarafından kapatma talimatı verilmediği sürece çocuk 18 yaşına gelene kadar sürdürülüyor. Kız çocuğun 18 yaşına girmesiyle birlikte hesap otomatik olarak kapatılıyor ve birikim vadesiz hesaba aktarılıyor. Böylelikle birikimin kullanım alanı çocuğun tercihine bırakılıyor. “Toplumsal cinsiyet eşitliği ve girişimcilik anlayışımızı aynı potada buluşturduk” İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye’nin bugün odaklanması gereken sürdürülebilir kalkınma hedeflerini gerçekleştirmesinin bir koşulunun toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması olduğunu, kız çocuklarının ve kadınların toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle birçok engelle karşılaştığını, bunun sadece sosyal ve ekonomik değil insani bir mesele olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Bu zorlukların aşılmasında girişimcilik kültürünün yaygınlaşmasının önemli bir rol oynayabileceğini ifade eden Aran, şöyle konuştu: “Eğer ülkemizde daha fazla girişimci kadın görmek istiyorsak onlara genç yaşlardan itibaren fikir geliştirebilecekleri ve bu fikirleri somut bir çıktıya dönüştürebilecekleri bir ortam sağlamalıyız. İşte biz de Girişimci Kız Çocukları Hesabı’nı bu anlayışla hayata geçirdik. Kız çocuklarının ekonomik bağımsızlıklarını elde ederek kendi ayakları üzerinde durabilmelerine, bir ürüne veya hizmete dönüşebilecek fikirleri varsa onu gerçekleştirmelerine katkıda bulunmak istedik. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve girişimcilik alanındaki anlayışımızı aynı potada buluşturduğumuz Girişimci Kız Çocukları hesabı ile kız çocuklarımız inanıyoruz ki hayatlarının belki de en önemli döneminde cesur adımlar atabilecek; sadece kendileri için değil aileleri ve hatta toplumumuz için değer üretebilecekler.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye AVM Sektöründe Yeni Dönem Haber

Türkiye AVM Sektöründe Yeni Dönem

Bu soruya verilen yanıtlar çoğu zaman talep tarafı üzerinden okunuyor. Oysa bugünkü tabloyu doğru değerlendirmek için konuyu öncelikle yatırım matematiği üzerinden ele almak gerekiyor. AVM yatırımı, kısa vadeli dalgalanmalardan ziyade uzun vadeli nakit akışı, öngörülebilirlik ve sürdürülebilir değer üretimi üzerine kurulu bir yapı gerektirir. Bugün gelinen noktada artan inşaat maliyetleri, yüksek finansman giderleri ve operasyonel harcamalar, yeni projelerin fizibilite çerçevesini belirgin biçimde daraltmış durumda. Bu durum yeni AVM yatırımlarını “yapılamaz” olmaktan ziyade, ekonomik rasyonalitesi daha dikkatle sorgulanan projeler haline getiriyor. Perakende tarafında büyüme hızının sınırlanması da bu tabloyu güçlendiriyor. Talep tamamen ortadan kalkmış değil; ancak yatırımcı açısından bu talebin yeni bir projeyi uzun vadede taşıyacak güçte olup olmadığı artık çok daha seçici bir bakışla değerlendiriliyor. Bu nedenle sektör, yeni yatırımlardan çok mevcut varlıkların daha verimli yönetildiği, dönüştürüldüğü ve güçlendirildiği bir döneme girmiş durumda. Bugün yapılmayan yeni AVM yatırımlarını bir geri çekilme olarak değil; sermaye disiplininin ve temkinli yatırım yaklaşımının doğal bir sonucu olarak okumak daha sağlıklı. AVM’lerde yaratılan gelir ne kadar sürdürülebilir? AVM sektörü açısından asıl kritik başlık, yalnızca yeni yatırım yapılmaması değil. Bugünün temel sorusu, yaratılan gelirin ne kadar sürdürülebilir olduğu. Son dönemde perakende tarafında özellikle bazı kategorilerde indirim kampanyalarının ağırlığının artması, satış hacmini desteklerken karlılığı baskılayan bir durum ortaya koyuyor. Karlılığı sınırlı kalan perakendeci ile AVM yatırımcısı arasında sözleşmesel kira artışları ve yeni kira belirleme süreçlerinde uyuşmazlık yaşanabiliyor. İndirimlerle taşınan satışlar, ciro üretse dahi ciroya bağlı gelirlerin sağlıklı ve kalıcı biçimde artmasını her zaman mümkün kılmıyor. Öte yandan AVM’lerin enerji, bakım, güvenlik, personel ve finansman gibi sabit ve kaçınılmaz giderleri, enflasyonun da üzerinde artmaya devam ederken, kira artışları, sektör genelinde zorlanan perakendeciler nedeniyle çoğunlukla enflasyon seviyesinde ya da bunun altında kalıyor.. Bu noktada esas konu, ciro üretmekten çok; gelir maliyet dengesini uzun vadede koruyabilecek bir yapı kurabilmek haline geliyor. Bu tablo, AVM yatırımlarında gelir maliyet dengesinin artık daha dikkatli ve uzun vadeli bir perspektifle yönetilmesini zorunlu kılıyor. Sürdürülebilir bir zeminin oluşabilmesi ise gerçekçi kontrat yapıları, dengeli mağaza karması ve gelir tarafını destekleyecek istikrarlı bir ticari performansla mümkün. Tam da bu nedenle, AVM sektörü için yeni bir büyüme döneminden söz edilecekse, bu büyümenin adresi yeni metrekareler değil; mevcut varlıklar olmak zorunda. Bugünün koşullarında değer yaratmanın yolu, portföyü büyütmekten çok, portföyün derinliğini artırmaktan geçiyor. Mevcut AVM’lerin yenilenme sürecinde; perakendenin ofis, konaklama ve benzeri tamamlayıcı fonksiyonlarla bir arada kurgulandığı karma konseptler, hem çekim gücünü artıran hem de sürdürülebilir ticari yapıların oluşmasını destekleyen yeni bir dönüşüm alanı olarak öne çıkıyor. Bu yaklaşım yalnızca fiziksel bir yenileme meselesi değil; aynı zamanda yatırımcının sermayesini daha verimli kullanma refleksi. Türkiye AVM sektörü bugün, büyümeyi yeni projelerle değil; aynı metrekareden daha fazla değer üreterek tanımlamak durumunda. Benzer şekilde perakendeciler de mağaza adedi veya metrekare büyümelerinde daha temkinli davranarak; küçülme, yeniden konumlanma ya da mevcut alanlarda ürün gamı ve müşteri kitlesi uyumuna göre daha karlı ve adet satışı yüksek modellere yönelmek zorunda kalıyor. Önümüzdeki dönemi belirleyecek olan da, bu dönüşümün ne kadar doğru okunabildiği ve gelir sürdürülebilirliğinin ne kadar sağlıklı kurulabildiği olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ülker S&P Global Değerlendirmesinde Zirveye Oynadı Haber

Ülker S&P Global Değerlendirmesinde Zirveye Oynadı

Ülker S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde 80 puan alarak, 2025 yılı ESG (çevresel, sosyal, yönetişim) performansı ile gıda sektöründe en iyi %3’lük dilimde yer aldı. Öte yandan S&P Global’ in Kurumsal Sürdürülebilirlik puanına göre en iyi şirketlere yer verdiği The Sustainability Yearbook listesinde Türkiye’den tek gıda şirketi olarak üst üste 6. kez yer aldı. Dünya genelinde 59 sektörden 9200’den fazla şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim performansı değerlendirildi. Başarılı ESG sonuçlarıyla 848 şirketin yer almaya hak kazandığı The Sustainability Yearbook 2026 listesinde genel değerlendirmede 16 Türk şirketinden biri olan Ülker, “Gıda Ürünleri” kategorisindeki tek Türk şirketi olmayı sürdürdü. S&P Global, söz konusu şirketleri, çevresel etkileri yönetme becerileri, sosyal sorumlulukları iş yapış biçimlerine yansıtma anlayışı ve yönetişim yapısı kriterleriyle değerlendiriyor. ESG alanında uzun vadeli ve odaklı yaklaşım Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, sürdürülebilirlik odaklı büyüme ve operasyonel mükemmellik anlayışlarını, ulusal ve uluslararası platformlardaki başarılarla taçlandırmaya devam ettiklerini belirtip sözlerine şöyle devam etti: “S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’ne göre global ölçekte gıda sektöründe %3’lük dilimde yer almak, sürdürülebilirlik alanında dünyanın en yüksek performans gösteren şirketleriyle aynı seviyede değerlendirildiğimizi ortaya koyuyor. Bu sonuç çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında uzun vadeli, tutarlı ve odaklı bir sürdürülebilirlik yaklaşımı benimsediğimizin güçlü bir göstergesi. Küresel ölçekte en iyiler arasında yer almak, sorumluluğumuzu artırıyor. 2050 Net sıfır hedefimiz doğrultusunda, değer zincirimizin tamamını kapsayan çalışmalarımızla şirketimizin sürdürülebilirlik kültürünü güçlendirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Link Savunma Sanayinde Stratejik Konumunu Güçlendirdi Haber

Link Savunma Sanayinde Stratejik Konumunu Güçlendirdi

Savunma ve kamu projelerinde büyümeyi hedefleyen Link’in Genel Müdürü Murat Pekmezyan, “HAVELSAN’ın yerli ve global pazardaki güçlü konumu göz önünde bulundurulduğunda, bu gelişme Link’in yerli teknoloji geliştirme kapasitesini, güçlü Ar-Ge altyapısını ve kritik projelerdeki yetkinliğini açık biçimde ortaya koymaktadır.” dedi. Güçlü bir Ar-Ge altyapısına sahip olan Link, savunma teknolojileri ekosisteminde kritik bir eşiği daha geride bıraktı. Link, HAVELSAN A.Ş. İş Ekosistemi kapsamında yürütülen denetim ve değerlendirme süreçlerini başarıyla tamamlayarak 18 Şubat 2026 tarihinde HAVELSAN’ın onaylı tedarikçi listesine dahil edildi. HAVELSAN tarafından hazırlanan raporda, Link’in idari uygulamalarda, teknik uygulamalarda ve kalite uygulamalarında yapılan incelemelerde başarılı düzeyde olduğu tespit edildi. Rapor, Link’in kurumsal yapısının, mühendislik disiplininin ve teknik kapasitesinin savunma sanayinin yüksek standartlarıyla uyumlu olduğunu ortaya koyuyor. “Uzun vadeli büyüme stratejimize katkı sağlayacak” Link’in konuya ilişkin Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Şirketimiz Link Bilgisayar Sistemleri Yazılımı ve Donanımı Sanayi ve Ticaret A.Ş., HAVELSAN A.Ş. İş Ekosistemi kapsamında gerçekleştirilen denetim ve değerlendirme süreçlerini başarıyla tamamlayarak HAVELSAN'ın onaylı tedarikçi listesine dahil edilmiştir. Bu gelişme, şirketimizin yazılım, sistem entegrasyonu ve dijital dönüşüm alanlarındaki teknik yetkinliğinin ve kurumsal kalite standartlarının önemli bir savunma teknolojileri kuruluşu tarafından onaylandığını göstermesi açısından önem taşımaktadır. Söz konusu gelişmenin, Şirketimizin kamu, savunma ve özel sektör projelerinde ileri teknoloji odaklı yazılım ve sistem çözümleri üretme vizyonu, uzun vadeli büyüme stratejileri ve teknoloji odaklı konumlanması açısından olumlu katkı sağlaması beklenmektedir.” “Kritik projelerdeki mühendislik yetkinliğimizin teyidi” Link Genel Müdürü Murat Pekmezyan, HAVELSAN İş Ekosistemi’ne dahil olmanın şirketin uzun vadeli stratejileri açısından önemli bir eşik olduğunu belirterek şunları söyledi: “HAVELSAN’ın yerli ve global pazardaki güçlü konumu dikkate alındığında, bu gelişmeyi yalnızca teknik bir yeterlilik süreci olarak görmüyoruz. Bu adım, Link’in yerli teknoloji geliştirme kabiliyeti, güçlü Ar-Ge altyapısı ve kritik projelerdeki mühendislik yetkinliğinin kurumsal ölçekte teyidi anlamına geliyor. Savunma teknolojileri gibi yüksek güvenlik, kalite ve sürdürülebilirlik standartları gerektiren bir alanda onaylı tedarikçi statüsü kazanmak; yazılım geliştirme, sistem entegrasyonu ve dijital dönüşüm alanlarındaki teknik derinliğimizin somut bir yansımasıdır.” “Global ölçekte teknoloji ortağı olmayı amaçlıyoruz” Bu gelişmenin Link’in ihracat ve ikiz dönüşüm odaklı büyüme vizyonuyla da örtüştüğünü vurgulayan Pekmezyan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son yıllarda klasik bir yazılım şirketinden, bulut, yapay zekâ, güvenlik ve sürdürülebilirlik platformları geliştiren çok katmanlı bir teknoloji yapısına dönüştük. Savunma ve kamu projelerinde elde ettiğimiz bu yetkinliği, yalnızca yerel ölçekte değil, uluslararası pazarlarda da değerlendirmeyi hedefliyoruz. Uzun vadeli büyüme stratejimiz doğrultusunda kamu, savunma ve özel sektörde yüksek katma değerli projelerde daha etkin rol alarak Link’i global ölçekte referans gösterilen bir teknoloji ortağı konumuna taşımayı amaçlıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.