Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Veliler

Kapsül Haber Ajansı - Veliler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veliler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sınav Yaklaştıkça Kaygı da Artıyor: Uzmanından Kritik Öneriler Haber

Sınav Yaklaştıkça Kaygı da Artıyor: Uzmanından Kritik Öneriler

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) öncesi, öğrencilerde ve ailelerinde heyecanın yanı sıra kaygı da artıyor. Nev Sağlık Grubu Klinik Psikoloji Bölümü’nden Psk. Helin Ezgi Deniz, sınav öncesi yaşanan kaygının doğal olduğunu belirterek, öğrencilerin ve velilerin son günleri nasıl değerlendirmesi gerektiğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. "Kaygılanmanız Normal" Öğrencilerden son günlerde en sık duyduğu sorulardan birinin "Çok kaygılanıyorum, bu kadar kaygılanmam normal mi?" olduğunu söyleyen Deniz, kaygının beynin tehlike algıladığında devreye soktuğu doğal bir alarm sistemi olduğunu ifade etti. Sınavın gençlerin hayatında önem verdiği ve geleceğiyle ilişkilendirdiği önemli bir deneyim olduğunu vurgulayan Deniz, "Böyle bir süreçte hiç kaygı yaşamamak çoğu zaman sağlıklı bir durum değil, tam tersine konuya yeterince önem vermemek anlamına bile gelebilir. Sorun kaygının varlığı değil, kaygıyla kurduğumuz ilişkidir" dedi. “Kaygıdan Çok Düşünceler Yoruyor” Birçok öğrencinin sınavdan çok sınav hakkındaki düşünceleriyle mücadele ettiğini belirten Deniz, "Ya yapamazsam ya emeklerim boşa giderse ya herkes benden daha iyi yaparsa, ya ailemi hayal kırıklığına uğratırsam?" gibi düşüncelerin öğrencileri zorladığını söyledi. Bu soruların ortak noktasının gelecekle ilgili olması olduğunu ifade eden Deniz, "İnsan zihni belirsizliği sevmez. Belirsizlik arttıkça zihin olası felaket senaryoları üretmeye başlar. Bu aslında beynin bizi koruma girişimidir. Ancak bazen korumaya çalışırken bizi yormaya başlar" diye konuştu. “Son Günler Yeni Bir Maraton Başlatma Zamanı Değil” Sınava kalan son günlerin bilgi eksiklerini tamamlamaktan çok zihinsel enerjiyi koruma süreci olarak görülmesi gerektiğini belirten Deniz, birçok öğrencinin son günlerde mucize beklediğini söyledi. "Bir anda bütün konuları bitirmek, eksiklerini kapatmak, netlerini sıçratmak istemek anlaşılır ancak gerçekçi değildir" diyen Deniz, son günlerin yeni bir maraton başlatma zamanı değil, mevcut performansı koruma zamanı olduğunu kaydetti. Araştırmaların yüksek düzeyde stres altında öğrenme kapasitesinin azaldığını ve hata yapma olasılığının arttığını gösterdiğini belirten Deniz, öğrencilerin bu süreçte kendilerine aşırı yüklenmelerinin performanslarını artırmak yerine düşürebileceğini söyledi. "Hiçbir Şey Bilmiyorum" Hissi Gerçeği Yansıtmayabilir Öğrencilere seslenen Deniz, sınava hazırlık sürecinde yapılan çalışmaların büyük bölümünün zaten zihinde yerini aldığını belirtti. Son günlerde hissedilen "Hiçbir şey bilmiyorum" duygusunun çoğu zaman gerçek bilgi düzeyini yansıtmadığını ifade eden Deniz, "Kaygılı beyin sahip olduğu bilgiyi küçültme eğilimindedir" dedi. Sınav sabahı birçok öğrencinin yaşadığı "Her şeyi unuttum" hissinin de buna örnek olduğunu söyleyen Deniz, sınav başladıktan birkaç dakika sonra bilgilerin genellikle geri geldiğini, sorunun bilgiyi kaybetmek değil kaygının o bilgiye ulaşmayı geçici olarak zorlaştırması olduğunu vurguladı. “Veliler İyi Niyetle Baskıyı Artırabiliyor” Sınav öncesi dönemin veliler açısından da zor geçtiğini belirten Deniz, anne ve babaların destek olmak isterken farkında olmadan baskıyı artırabildiğini söyledi. "Kaç net yapıyorsun?", "Hangi liseyi kazanacaksın?", "Komşunun çocuğu şu kadar net yapıyormuş", "Bu sınav hayatını belirleyecek" gibi ifadelerin öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirten Deniz, bu sözlerin öğrencinin zihninde "Başarısız olursam sevgiyi ve onayı kaybederim" düşüncesine dönüşebildiğini ifade etti. “Çocukların İhtiyacı Koşulsuz Kabul” Gençlerin bu dönemde performans baskısından çok koşulsuz kabul hissine ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Deniz, velilerin şu mesajları vermesinin önemli olduğunu söyledi: "Elinden geleni yaptığını görüyorum." "Sonuç ne olursa olsun sen bizim için değerlisin." "Bu sınav önemli ama hayatının tamamı değil." Bu cümlelerin bazen çözülen onlarca sorudan daha etkili olabileceğini belirten Deniz, sınav kaygısının temelinde çoğu zaman başarısızlık korkusundan çok değer kaybetme korkusunun yattığını ifade etti. “Bir Sınav Sonucu Hayatın Tamamını Belirlemez” Toplumda sınavların bazen olduğundan daha büyük bir yere konulduğunu belirten Deniz, LGS'nin önemli olduğunu ancak tek başına bir öğrencinin zekâsını, karakterini, potansiyelini, yaratıcılığını veya gelecekteki mutluluğunu ölçemeyeceğini söyledi. Klinik pratiğinde yüksek puan almasına rağmen mutsuz olan gençler de gördüğünü, istediği okula yerleşemese de yıllar sonra başarılı ve tatmin edici bir hayat kuran kişilerle de karşılaştığını belirten Deniz, "Hayat çizgisel ilerlemiyor. Bazen bir sınav sonucu bir yön belirliyor ama insanın bütün hikâyesini yazmıyor" dedi. “Kontrol Edebileceğiniz Şeylere Odaklanın” Sınava kalan son günlerde öğrencilerin kendilerine "Şu an kontrol edebileceğim şey ne?" sorusunu sormalarını öneren Deniz, sınavın zorluğu, diğer öğrencilerin performansı ve sonuçlar gibi unsurların kontrol dışında olduğunu söyledi. Buna karşılık uyku düzeni, beslenme, çalışma saatleri, mola vermek ve sınav sabahına hazırlığın kontrol edilebilir alanlar olduğunu belirten Deniz, psikolojik dayanıklılığın sonucu değil süreci yönetebilmekten geçtiğini ifade etti. "Kaygı Hissetmeniz Başarısız Olacağınız Anlamına Gelmez" Açıklamasının sonunda öğrencilere seslenen Deniz, kaygının başarısızlık göstergesi olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Kalbinizin hızlı atması, midenizde düğümler olması, zaman zaman ağlamak istemeniz veya 'Yetişmeyecek' diye düşünmeniz başarısız olacağınız anlamına gelmez. Bunlar insan olduğunuzun işaretidir. Bu sınav bir performans değerlendirmesidir; kişilik değerlendirmesi değil. Sonuç ne olursa olsun, bir sınav sonucu sizin değerinizi belirleyemez." Öğrencilere son günlerde kendilerine karşı daha nazik olmaları tavsiyesinde bulunan Deniz, "Bazen başarıya en çok yaklaştığımız an, kendimizle savaşmayı bıraktığımız andır" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Büyükşehir’den 13 İlçede 60 Bin Çocuğa Bayram Hediyesi Haber

Mersin Büyükşehir’den 13 İlçede 60 Bin Çocuğa Bayram Hediyesi

Mersin Büyükşehir Belediyesi, Ramazan Bayramı arifesinde çocukların yüzünü güldürdü. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde, çocuklara içinde bayram şekerleri ve satranç takımı bulunan özel kutular hediye edildi. Büyükşehir Belediyesi’nin 13 ilçede toplam 60 bin çocuğa ulaştırdığı bayram hediyeleri hem çocukları hem de ailelerini mutlu etti. Büyükgürses: “Çocuklarımız için hem tatlı bir bayram sürprizi hem de kalıcı bir hediye sunduk” Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli Sosyolog Nazire Büyükgürses, bu yıl dağıtılan şeker paketlerini çocuklar için daha özel hale getirdiklerini belirtti. Büyükgürses, “Klasik paketler yerine çocuklarımızın severek kullanacağı satranç kutularının içine şekerlerimizi yerleştirdik. Bu sayede çocuklarımız için hem tatlı bir bayram sürprizi hem de düşünme becerilerini geliştirebilecek kalıcı bir hediye sunmuş olduk” dedi. Büyükgürses ayrıca çocukların mutluluğunun kendileri için de bayram sevincine dönüştüğünü ifade ederek tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutladı. Oğuz: “Büyükşehir, mahallemin çocuklarına bayram sevinci yaşattı” Akbelen Mahalle Muhtarı Merve Meral İnce Oğuz ise Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin tüm mahallelerde yürüttüğü çalışmalardan memnuniyet duyduklarını belirterek, “Büyükşehir Belediyesi mahallemize o kadar güzel şeyler yapıyor ki, bugün de özellikle çocuklarımızı mutlu etti. Bizleri hiç yalnız bırakmıyorlar. Bayramı da güzel ve doğru yaşayalım. Mutluluk ve huzur içinde hep beraber olalım” dedi. Oğuz, mahalle çocuklarının bayram sevincine katkı sunan Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve belediye ekiplerine teşekkür etti. Büyükşehir’in bayram hediyesi çocukların yüzünü güldürdü Bayram hediyesini alan çocuklardan Selim Akalp, “Kutunun içinde satranç takımı ve şekerler var, çok mutluyum. İyi bayramlar” diye konuştu. Mete Tavlan da hediyesini aldıktan sonra mutlu olduğunu ifade ederek, “Bugün çok mutluyum, herkese iyi bayramlar” dedi. Bayram öncesinde böyle bir hediye aldığı için heyecanlı olduğunu dile getiren Ahmet Miran Erdeveci ve kardeşi ise “Herkese mutlu bayramlar diliyorum” dedi. Veliler de çocukların bayram öncesi böyle bir sürprizle mutlu edilmesinden duydukları memnuniyeti ifade ederek Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Yasemin Korkmazer, çocuklar adına çok mutlu olduklarını belirterek, “Çok mutluyuz, çocuklar adına biz de çok mutlu olduk” diyerek Başkan Vahap Seçer’e teşekkür etti. Derya Çolak da dağıtılan hediyelerin çocuklar için neşeli bir sürpriz olduğunu söyleyerek, Başkan Seçer’e teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konyaaltı’nın Minikleri Sanatla Büyüyor Haber

Konyaaltı’nın Minikleri Sanatla Büyüyor

Konyaaltı Belediyesi, Kreş ve Gündüz Bakımevleri’nde eğitim alan minikler için ‘Bir Yaz Günü Şarkısı’ isimli tiyatro oyunu etkinliği düzenledi. Çocukların kültür ve sanatla erken yaşta buluşmasını amaçlayan etkinlik, Nazım Hikmet Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Minik izleyiciler, sahnelenen oyunla hem keyifli vakit geçirdi hem de eğitici bir deneyim yaşadı BİR YAZ GÜNÜ ŞARKISI Konyaaltı Belediyesi’nin çocuklara yönelik kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında sahnelenen ‘Bir Yaz Günü Şarkısı’ isimli tiyatro oyunu, renkli görüntülere sahne oldu. Salonu dolduran çocuklar, oyun boyunca büyük bir ilgi ve heyecanla gösteriyi takip ederken, eğlenceli anlar yaşadı. Etkinlik, çocukların sanatsal faaliyetlerle bağ kurmasına olanak sağlarken, aynı zamanda sosyal ve duygusal gelişimlerine katkı sunmayı hedefledi. Etkinliğin sonunda çocuklar çok mutlu olurken, veliler bu tür kültür ve sanat etkinliklerinin çocukların gelişimi açısından son derece değerli olduğunu dile getirerek Konyaaltı Belediyesi’ne teşekkür etti. “ÇOCUKLARIMIZ BİZİM GELECEĞİMİZ” Çocukların kültür ve sanatla iç içe büyümesinin önemine vurgu yapan Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, “Çocuklarımızın erken yaşta sanatla buluşmasını çok kıymetli buluyoruz. Sanat, çocukların hayal gücünü geliştiren, özgüvenlerini artıran ve dünyayı farklı bir gözle görmelerini sağlayan güçlü bir araçtır. Onların yüzündeki tebessüm ve heyecan, bu tür etkinliklerin ne kadar doğru ve gerekli olduğunu gösteriyor. Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Konyaaltı Belediyesi olarak onların eğitimine, gelişimine ve mutluluğuna katkı sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Üniversite Sınavına Hazırlıkta Yapay Zekâ Devrimi! Haber

Üniversite Sınavına Hazırlıkta Yapay Zekâ Devrimi!

Türkiye’de milyonlarca öğrenci aynı sorunu yaşıyor: “Ne çalışacağım, nasıl ilerleyeceğim, eksiklerimi nasıl kapatacağım, motivasyonumu nasıl koruyacağım?” Öğretmenlerin onlarca öğrenciyi takip etmeye gücü yetmiyor, veliler çocuklarının gerçek durumunu göremiyor, kurumlar hâlâ değişmeyen yöntemlerle süreç yönetmeye çalışıyor. Özellikle üniversite hazırlık süreci dağınık, verimsiz ve yorucu. İşte bu tabloyu kökten değiştirmeye aday bir yapay zekâ geliştirildi: v7 Groove. Take Off İstanbul’da ilk kez sahneye çıkacak olan v7 Groove, üniversite sınavı hazırlığında Türkiye’de bugüne kadar görülmemiş düzeyde kişisel bir öğrenme deneyimi sunuyor. Her öğrenciye kendi koçu! v7 Groove, her öğrenci için tamamen kişiye özel bir çalışma planı oluşturuyor. Öğrencinin seviyesi, eksikleri, çalışma ritmi ve günlük duygu durumunu dikkate alarak otomatik bir program oluşturuyor; havuzdaki en uygun soruları tam zamanında öğrenciye sunuyor. Bu, “gerçek anlamda bire bir koçluk” deneyimi. Üstelik tamamen yapay zekâ ile. Çalışma düzeni + duygu düzeni = Sınav başarısının iki temel taşı Platform, öğrencinin yalnızca “hangi konuyu bilmediğini ve neye çalışması gerektiğini” değil, nasıl daha iyi odaklandığını, ne zaman mola vermesi gerektiğini, hangi çalışma ritmiyle en verimli olduğunu da takip ediyor. v7 Groove, son yılların en etkili yaklaşımı olan “öğrenci davranışı ve duygu düzeni” modelini Türkiye’de ilk kez bu düzeyde uygulayan sistem. Sınav değerlendirmede bir dönem kapanıyor: Optik okuyucuya veda v7 Groove’un en çok ses getirecek yeniliklerinden biri de optik okuyucuya ihtiyacı kaldırması. v7 Groove, telefonla çekilen bir sınav kâğıdını birkaç saniyede okuyor. Optik okuyucu yok. Makine yok. Ek maliyet yok. Bu teknoloji sayesinde sınav değerlendirme süreç yönetimi çok daha hızlı, hatasız ve erişilebilir hâle geliyor. Öğretmen ve kurumlar için tam otomasyon Ödev takibi, ilerleme analizi ve yıllık akademik akış… Hepsi otomatik. Öğretmenler artık zamanlarını veriye değil, öğrencilerine ayırabilecek. Oluşan öneri çalışma programı tamamen öğretmenin kontrolünde! Öğretmen isterse “bir komutla” programı baştan düzenleyebilecek, isterse ekleme/çıkarma yapabilecek. Böylece öğrencisine en uygun yolu belirlerken güçlü bir veri altyapısını yanında bulmuş olacak. Kurumlar ise tüm süreci tek bir panelden yönetebilecek. Pilot uygulama Şubat 2026’da başlıyor • 20.000’den fazla soru işlendi. • 10 pilot kurum hazır. • İlk fazda 2.000 öğrenci platforma dahil olacak. Türkiye’de üniversite sınavına hazırlık kültürünü dönüştürecek bu adımın sahibi, v7 Teknoloji Kurucusu Musab Ensar Ertürk. Ertürk, v7 Groove’u “Her öğrenciye kendi kişisel destek koçunu veriyoruz. Eğitimde dağınıklığı bitirip öğrenciyi, öğretmeni, kurumu ve veliyi aynı ekosistemde buluşturuyoruz.” şeklinde özetliyor. Take Off İstanbul’da deneyim alanı v7 Groove’un basınla ilk buluşması, Take Off İstanbul’da olacak. Basın mensupları, fuar alanında: • kişisel öğrenme planının nasıl oluşturulduğunu, • telefonla sınav okuma sistemini, • öğretmen panelinin otomatik işleyişini bire bir deneyimleyebilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.