Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Veri

Kapsül Haber Ajansı - Veri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tekbaş Teknoloji Yatırımcılarını Arıyor Haber

Tekbaş Teknoloji Yatırımcılarını Arıyor

Bugüne kadar girişimlere 60 Milyon TL’nin üzerinde can suyu sağlayan Startup Burada, bu kez otomotiv sektörünü dijitalleştiren Tekbaş Teknoloji şirketini ağırlıyor. Tekbaş Teknoloji, 18 Mart’a kadar sürecek kampanya ile 297 Milyon TL değerleme üzerinden toplamda 17 Milyon TL fon toplamayı hedefliyor ve kampanyanın ilk 3 gününde %40 seviyesine yakın talep alındı. 2. El otomotivde güven teknolojiyle sağlanıyor Piyasadaki dağınık yapıyı ortadan kaldıran Tekbaş Teknoloji; OCCO Car dijital platformu ve Auto Kale Ekspertiz ağıyla fijital (hem fiziksel hem dijital ortam bir arada) bir dünya yaratıyor. Şirket, bu yatırımla vites yükselterek İhale ve fiyatlama altyapısının, blockchain tabanlı bağımsız yapı ve Yapay Zekâ destekli fiyat öneri sistemi ile geliştirmek için yola çıkıyor. İstenilen her tutarda yatırım mümkün 18 Mart 2026 tarihine kadar devam edecek Tekbaş Teknoloji’nin Paya Dayalı Kitle Fonlaması Kampanyasına 1 TL’den başlayarak istenilen tutarda yatırım ister kredi kartı ister EFT yoluyla yapılabiliyor. Yatırımcılara sunulan kampanya ile 250.000-499.999 TL arası yatırıma %10, 500.000 TL ve üzeri yatırıma ise %20 ilave bedelsiz pay veriliyor. “Yatırımcılarımızı yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” Startup Burada yatırım komitesi üyesi Kerem Özten konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Paya dayalı kitle fonlaması modeli, bireysel yatırımcıların yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere erken aşamada ortak olabilmesini sağlayan önemli bir yatırım aracı haline geldi. Küresel ikinci el otomotiv pazarının 2030 yılına kadar %6’lık bir bileşik yıllık büyüme oranı ile ilerleyeceği düşünüldüğünde bu görünüm ikinci el otomotiv ticaretinin küresel ölçekte yapısal ve sürdürülebilir bir büyüme alanı olduğunu göstermektedir. Tekbaş Teknoloji ise ikinci el otomotiv pazarını uçtan uca dijitalleştirmeyi hedefleyen yaklaşımıyla dikkat çeken girişimlerden biri zira Tekbaş Teknoloji’nin ikinci el otomotiv pazarındaki dağınık yapıyı dijital platformlar, veri ve yapay zekâ destekli çözümlerle dönüştürme vizyonunun sektörde önemli bir değer yaratacağına inanıyoruz. Startup Burada olarak yatırımcılarımızı bu tür yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” “Amacımız global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek” Tekbaş Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi Ege Baş, Türkiye'de geliştirdiği teknoloji altyapısını uluslararası pazarlara taşıyarak otomotiv teknolojileri alanında global ölçekte rekabet edebilen bir marka oluşturmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Bünyemizde yer alan Auto Kale Ekspertiz, OCCOCAR ve Jetİhale markalarıyla araç ekspertizinden dijital ihale platformlarına, ikinci el araç ticaretine yönelik yazılım altyapılarından veri odaklı çözümlere kadar geniş bir ekosistem kurduk. Bu yatırım turu, hem teknolojik altyapımızı daha ileri seviyeye taşımak hem de pazarlama ve iş ortaklığı ağımızı büyüterek ölçeklenebilir bir yapı oluşturmak açısından önemli bir adım olacak. Bu yatırım süreciyle birlikte öncelikle Türkiye'de büyümemizi hızlandırmayı, ardından Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında etkinliğimizi artırmayı hedefliyoruz. Amacımız, Türkiye'de geliştirdiğimiz otomotiv teknolojilerini uluslararası pazarlara taşıyarak global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci El Otomotive Teknoloji Dokunuşu Haber

İkinci El Otomotive Teknoloji Dokunuşu

Bugüne kadar girişimlere 60 Milyon TL’nin üzerinde can suyu sağlayan Startup Burada, bu kez otomotiv sektörünü dijitalleştiren Tekbaş Teknoloji şirketini ağırlıyor. Tekbaş Teknoloji, 18 Mart’a kadar sürecek kampanya ile 297 Milyon TL değerleme üzerinden toplamda 17 Milyon TL fon toplamayı hedefliyor ve kampanyanın ilk 3 gününde %40 seviyesine yakın talep alındı. 2. El otomotivde güven teknolojiyle sağlanıyor Piyasadaki dağınık yapıyı ortadan kaldıran Tekbaş Teknoloji; OCCO Car dijital platformu ve Auto Kale Ekspertiz ağıyla fijital (hem fiziksel hem dijital ortam bir arada) bir dünya yaratıyor. Şirket, bu yatırımla vites yükselterek İhale ve fiyatlama altyapısının, blockchain tabanlı bağımsız yapı ve Yapay Zekâ destekli fiyat öneri sistemi ile geliştirmek için yola çıkıyor. İstenilen her tutarda yatırım mümkün 18 Mart 2026 tarihine kadar devam edecek Tekbaş Teknoloji’nin Paya Dayalı Kitle Fonlaması Kampanyasına 1 TL’den başlayarak istenilen tutarda yatırım ister kredi kartı ister EFT yoluyla yapılabiliyor. Yatırımcılara sunulan kampanya ile 250.000-499.999 TL arası yatırıma %10, 500.000 TL ve üzeri yatırıma ise %20 ilave bedelsiz pay veriliyor. “Yatırımcılarımızı yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” Startup Burada yatırım komitesi üyesi Kerem Özten konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Paya dayalı kitle fonlaması modeli, bireysel yatırımcıların yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere erken aşamada ortak olabilmesini sağlayan önemli bir yatırım aracı haline geldi. Küresel ikinci el otomotiv pazarının 2030 yılına kadar %6’lık bir bileşik yıllık büyüme oranı ile ilerleyeceği düşünüldüğünde bu görünüm ikinci el otomotiv ticaretinin küresel ölçekte yapısal ve sürdürülebilir bir büyüme alanı olduğunu göstermektedir. Tekbaş Teknoloji ise ikinci el otomotiv pazarını uçtan uca dijitalleştirmeyi hedefleyen yaklaşımıyla dikkat çeken girişimlerden biri zira Tekbaş Teknoloji’nin ikinci el otomotiv pazarındaki dağınık yapıyı dijital platformlar, veri ve yapay zekâ destekli çözümlerle dönüştürme vizyonunun sektörde önemli bir değer yaratacağına inanıyoruz. Startup Burada olarak yatırımcılarımızı bu tür yenilikçi ve ölçeklenebilir iş modelleriyle buluşturmaya devam edeceğiz” “Amacımız global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek” Tekbaş Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi Ege Baş, Türkiye'de geliştirdiği teknoloji altyapısını uluslararası pazarlara taşıyarak otomotiv teknolojileri alanında global ölçekte rekabet edebilen bir marka oluşturmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: “Bünyemizde yer alan Auto Kale Ekspertiz, OCCOCAR ve Jetİhale markalarıyla araç ekspertizinden dijital ihale platformlarına, ikinci el araç ticaretine yönelik yazılım altyapılarından veri odaklı çözümlere kadar geniş bir ekosistem kurduk. Bu yatırım turu, hem teknolojik altyapımızı daha ileri seviyeye taşımak hem de pazarlama ve iş ortaklığı ağımızı büyüterek ölçeklenebilir bir yapı oluşturmak açısından önemli bir adım olacak. Bu yatırım süreciyle birlikte öncelikle Türkiye'de büyümemizi hızlandırmayı, ardından Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında etkinliğimizi artırmayı hedefliyoruz. Amacımız, Türkiye'de geliştirdiğimiz otomotiv teknolojilerini uluslararası pazarlara taşıyarak global ölçekte rekabet edebilen bir otomotiv teknoloji markası haline gelmek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Ventures’tan Yeni Nesil Yapay Zekâ Platformuna Stratejik Yatırım Haber

Borusan Ventures’tan Yeni Nesil Yapay Zekâ Platformuna Stratejik Yatırım

Borusan Grubu’nun kurumsal girişim sermayesi şirketi Borusan Ventures, üretimde verimliliği ve güvenliği güçlendiren yenilikçi girişimlere yatırım yapmaya devam ediyor. Bu kapsamda, enerji ve kimya başta olmak üzere endüstriyel tesislerde yapay zekâ destekli üretimde akıl yürütme ve karar alma sistemi geliştiren Archimetis, Borusan Ventures’ın da katıldığı yatırım turunda 11,5 milyon dolar yatırım aldı. Inspired Capital liderliğinde gerçekleşen yatırım turuna ayrıca Homebrew, MCJ ve Incite Capital de katıldı. Defne Kocabıyık Narter: Archimetis’in diğer yapay zekâ çözümlerinden ayrışacağına inanıyoruz Borusan Ventures Kurucusu ve Başkanı Defne Kocabıyık Narter, yatırımla ilgili şunları söyledi: “Archimetis’in kurucularından Paul Manwell, uzun yıllar Google’da üst düzey yöneticilik yapmış ve şirket CEO’su Sundar Pichai ile önemli projelerde çalışmış bir isim. Bu deneyimiyle birlikte Archimetis’in diğer yapay zekâ çözümlerinden ayrışacağı ve daha üst seviyede bir ürün olacağı konusunda inancımız tam. Yapay zekânın üretimde sınırlı değer yaratacağı yönünde yanlış bir algı olsa da Borusan Boru’nun Houston tesisindeki testlerimiz bunun tam tersini gösterdi. Çelik sektöründe öncü bir oyuncu olarak bu yolculuğun içerisinde yer almaktan, üretim tesislerimizi açarak Archimetis’in bu sektörde ilerlemesine katkı sağlamaktan oldukça mutluyuz. Diğer ülkelerdeki üretim tesislerimize de bu çözümün yayılımını sağlayıp yapay zekâyı işlerimizin önemli bir parçası haline getirmek istiyoruz.” Milyarlarca veri tek bir yapıda: Günler sürecek analizlere son veriyor 2023 yılında kurulan Archimetis, rafinerilerde ve ağır sanayi tesislerinde uzun süredir hissedilen kritik bir probleme odaklanıyor: Yoğun operasyonel baskı altında çalışan ekiplerin ihtiyaç duydukları karar ve analiz desteğine zamanında ulaşamaması. Üretim hatları beklenmedik şekilde durduğunda ekipler; sensör verileri, bakım ve arıza kayıtları, PDF dokümanlar, e-postalar ve deneyimli çalışanların zihninde yer alan kurumsal bilgi gibi dağınık kaynaklarla baş etmek zorunda kalıyor. Ekiplerin karşılaştığı asıl zorluk veriye sahip olmak değil, bu veriyi hızlı ve doğru şekilde anlamlandırabilmek. Bu parçalı yapı nedeniyle bilgiler günler süren analizlerle bir araya getiriliyor, bunlara, her gün karşılaşılan yüzlerce küçük problem de eklendiğinde şirketler ciddi verimlilik ve optimizasyon fırsatlarını kaçırıyor. Archimetis, insanın tek başına işleyemeyeceği milyarlarca veriyi yapay zekânın imkanlarıyla tek bir yapıda işleyerek, öğrenerek ve bir takım arkadaşı gibi konumlanarak operasyon ekiplerinin daha hızlı, tutarlı ve veri odaklı karar almasını sağlıyor. Archimetis Kurucu Ortağı ve CEO’su Paul Manwell: “Yıllar boyunca operasyon ekipleri, hızla artan operasyonel karmaşıklığı artık ihtiyaçlara cevap veremeyen araçlarla yönetmek durumunda kaldı. Yapay zekâda akıl yürütme alanında yaşanan son atılımlar, bu sorunu artık her ölçekteki tesis için çözülebilir hale getirdi. Bugün, operasyon ve mühendislik alanındaki her bir çalışana en deneyimli uzmanların muhakeme ve sezgi yetkinliklerini sunabiliyor, aynı zamanda kurumsal bilgiyi görünür kılarak en iyi uygulamaların her vardiyada tutarlı biçimde uygulanmasını sağlayabiliyoruz.” Yapay zekâ akıl yürütmesi ile endüstriyel operasyonları güçlendiriyor Archimetis, Google DeepMind’in AlphaCode yaklaşımındaki ileri yapay zekâ gelişmelerini temel alan, modern bir operasyonel akıl yürütme mimarisi üzerine kurulu. Güvenli ve özel bir bulut ortamında çalışan platform; sensör verileri, bakım kayıtları ve dokümantasyon gibi farklı kaynaklardan gelen yapılandırılmış ve yapılandırılmamış verileri tek bir yapıda birleştiriyor. Önde gelen dil modelleri ve analitik araçları entegre ederek operasyonları sorunlar ve fırsatlar açısından sürekli izliyor, küresel ve şirket-özel en iyi uygulamaları devreye alıyor, böylece normalde günler süren karmaşık mühendislik analizlerini otomatik olarak gerçekleştiriyor. Ortaya çıkan içgörüler de operasyon ekiplerine anlık ve aksiyona dönük şekilde sunuluyor. Elde edilen ilk sonuçlara göre, Archimetis sayesinde günlük 120.000 varil kapasiteli bir rafineride marj iyileştirmeleri, maliyet tasarrufları ve süreç güvenliğindeki artış sayesinde yıllık 34–45 milyon dolar aralığında finansal etki yaratıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Diş Hekimliğinde Yapay Zekâ Her Yönüyle Ele Alındı! Haber

Diş Hekimliğinde Yapay Zekâ Her Yönüyle Ele Alındı!

Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nce düzenlenen “Diş Hekimliğinde Yapay Zekâ” başlıklı sempozyum Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu’nda gerçekleştirildi. Sağlık teknolojileri ve yapay zekânın (YZ) dental teşhis, tedavi ve planlama süreçlerindeki dönüştürücü rolünü akademik bir zeminde ele almak amacıyla düzenlenen sempozyumda, diş hekimliğinde yapay zekâ algoritmalarının teşhis doğruluğunu artırma, klinik karar destek sistemlerini güçlendirme ve kişiselleştirilmiş tedavi planlamaları oluşturma potansiyeli bilimsel yönleriyle ele alındı. Prof. Dr. Ergün Yücel: “Yapay zekâ günümüzde bir klinik pratiğidir” Program, Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ergün Yücel’in açılış konuşmasıyla başladı. Prof. Dr. Ergün Yücel, yapay zekânın artık bir gelecek tasavvuru değil, sağlık alanında günlük uygulamanın parçası haline geldiğini vurguladı. Yapay zekâ konusunun teorik bir tartışma başlığı olmaktan çıktığını ifade eden Prof. Dr. Yücel, “Yapay zekâ günümüzde bir gelecek senaryosu değil, artık günümüzün bizim açımızdan bir klinik pratiğidir. Teşhisten tedavi planlamasına kadar her aşamada mesleğimizin bütün ana bilim dallarında oyunun kuralları adeta yeniden yazılmaktadır.” diye konuştu. Hata ihtimali sıfıra inecek Prof. Dr. Yücel, “Yıllarca diş hekimliğinde ‘önce zarar verme’ dedik. Ama artık günümüzde yapay zekâ teknolojileri ile bir adım öteye geçtik ve ‘Hata yapma ihtimalini sıfıra indir’ diyoruz. Bu belki de yapay zekayla birlikte bir konsept olacak.” ifadesinde bulundu. Yapay zekâ hali hazırda kullanılıyor Yapay zekânın hâlihazırda birçok alanda aktif olarak kullanıldığını dile getiren Prof. Dr. Yücel, “Radyolojide insan gözünden kaçabilecek detayları yakalayabiliyoruz. Cerrahide milimetrik hassasiyetle rehberlik eden uygulamalar kullanıyoruz. Ortodontiden endodontiye, pedodontiden diğer alanlara kadar klinik destek mekanizması olarak bu teknolojilerden yararlanıyoruz.” dedi. Ancak teknolojinin kutsallaştırılmaması gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Yücel, yapay zekânın hekimlik sanatının yerini alamayacağını söyledi ve “En gelişmiş algoritma bile bir hekimin hastasıyla kurduğu güven bağının ve insani dokunuşun yerini tutamaz. Hiçbir algoritmanın empati yeteneği yoktur” diye konuştu. Prof. Dr. Yücel, yapay zekânın mesleği tehdit etmediğini, aksine hata payını azalttığını ve zaman yönetiminde avantaj sağladığını ifade ederek, “Bu toplantının bir ilk olmasını ve bilimsel altyapı açısından daha farklı uygulamalarla geliştirilmesini diliyorum.” diyerek sözlerini tamamladı. Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel: “Geliştirdiğimiz sistemler hekimin yerine geçmez” Açılışın ardından gerçekleştirilen birinci oturumda yapay zekânın sağlık alanındaki genel çerçevesi ve etik boyutu ele alındı. Oturumda konuşan Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, “Yapay Zekâ ve Sağlıktaki Uygulamaları” başlıklı sunumunda özellikle klinik veriye dayalı gerçek uygulamaları paylaştı. Yaklaşık 15 yıldır üniversite bünyesinde faaliyet gösteren NPİSTANBUL Hastanesi’nde üretilen klinik veriler üzerinden çalışmalar yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Ergüzel, “Geliştirdiğimiz sistemlerin tamamı bir ön tanı sistemidir. Bunlar karar destek sistemleridir. Karar hekime aittir, bizim sistemlerimiz o karara destek olur.” dedi. Yapay zekânın en büyük ihtiyacı veri Yapay zekâ uygulamalarının temelinde büyük veri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ergüzel, Endüstri 4.0 süreciyle birlikte seri üretim mantığından “büyük veri odaklı” bir yapıya geçildiğini ifade etti ve “Günlük hayatta hepiniz veri üretiyorsunuz. Telefonlarınız yüzünüzü tanıyor, sesinizi tanıyor. Bunun arkasında sinyal işleme ve görüntü işleme algoritmaları var.” ifadesinde bulundu. Makine öğrenmesinden derin öğrenmeye geçişle birlikte veri hacminin katlanarak arttığını, bu nedenle GPU’lu ve nöromorfik bilgisayarların devreye girdiğini ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, “Nöromorfik bilgisayar nöronu taklit eder. Hem veri işler hem geçici hem kalıcı hafıza gibi çalışır. Müthiş hızlıdır.” şeklinde konuştu. Karınca, sürü ve arı algoritmaları Sunumunda biyomimetik (doğadan esinlenen) optimizasyon algoritmalarına da yer veren Prof. Dr. Ergüzel, karınca kolonisi, sürü zekâsı ve arı algoritmalarının sağlık verisi analizinde kullanıldığını anlattı. Karıncaların feromon yoluyla en kısa yolu bulma mekanizmasını örnek gösteren Prof. Dr. Ergüzel, bu mantığın veri içerisinden en anlamlı öznitelikleri seçmekte kullanıldığını söyledi ve “48 öznitelikle %60 doğruluk elde ediyorduk. Karınca koloni optimizasyonu kullandığımızda 22 öznitelik seçildi ve doğruluk %80’e çıktı.” dedi. Sürü zekâsı ile sürü psikolojisinin karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ergüzel, “Sürü psikolojisinde sorgusuz taklit vardır. Sürü zekâsında ise başkalarının tecrübelerinden istifade ederek rasyonel karar verme vardır.” ifadesinde bulundu. Arı algoritmasını ise “waggle dance” (arı dansı) üzerinden örnekleyen Prof. Dr. Ergüzel, arıların 6 kilometreye kadar noktasal doğrulukta nektar kaynağı adresi verebildiğini belirtti. 40 bin veriyle duygu tanıma modeli Psikiyatrik hastalıkların yanı sıra yüz üzerinden duygu tanıma çalışmaları da yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Ergüzel, 40 binin üzerinde veri kullanarak 7 temel duyguyu sınıflandırdıklarını açıkladı. Konuşmasının sonunda yapay zekânın sunduğu fırsatların yanında eğitim sistemine düşen sorumluluğa dikkat çeken Prof. Dr. Ergüzel, gençlerin makinelerin kolayca yapamayacağı alanlarda yetiştirilmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Bellaz: “Yapay zekâ diş hekimliğinde yeni bir cihaz değil, paradigmayı değiştirecek” Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalından öğretim üyesi ve Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Bilimsel Bilgi, Etik Sorunları ve Toplumsal Ön Yargılar” başlıklı konuşmasında yapay zekâ çalışmalarının etik sınırlarını ve toplumsal yansımalarını değerlendirerek, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir yenilik değil, bilimsel düşünceyi ve hekim kimliğini dönüştürebilecek bir paradigma değişimi anlamına geldiğini söyledi. Yapay zekânın diş hekimliğinde yalnızca yeni bir cihaz gibi algılanmasının eksik bir yaklaşım olduğunu belirten Prof. Dr. Bellaz, “Bilimsel doğrunun bile mutlak olmadığı bir dönemde yapay zekâ kararlarına nasıl yaklaşacağız?” sorusunu yöneltti. Yapay zekâ karar vermez, karar desteği sunar Yapay zekânın “her şeyi bilen bir falcı” gibi görülmesinin tehlikeli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bellaz, “Yapay zekâ mevcut verileri tarar, olasılıkları ortaya koyar ve bir karar destek mekanizması sunar. Kararın kendisini vermez.” dedi. Yapay zekâ ile birlikte etik ve hukuki tartışmaların kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bellaz, “Bilimsel doğrunun kesin olmadığı bir dönemde verilen karardan kim sorumlu olacak? Hekim mi, yazılımcı mı, algoritma mı?” sorusunu gündeme getirdi. Hekim kimliği değişecek Otonom robotların devreye girmesiyle fiziksel yorgunluk, manipülasyon hatası gibi insana özgü sınırlılıkların azalacağını söyleyen Prof. Dr. Bellaz, “Yeni hekim; empati odaklı, karar koordinatörü ve koruyucu hekimlik merkezli bir profile evrilecek.” diye konuştu. Prof. Dr. Bellaz, yapay zekânın teşhis ve tedavide kullanımı için zorunlu bir “yapay zekâ formasyon eğitimi”nin de gündeme gelebileceğini ifade ederek, “Nasıl öğretmenlik için formasyon gerekiyorsa, belki de yapay zekâ kullanan hekimler için de benzer bir eğitim şart olacak” dedi. Prof. Dr. Yumuşhan Günay: “Yapay zekâ planlamada pusula olabilir ama tasarımda hâlâ yolun başındayız” Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yumuşhan Günay, sempozyumda “Subperiostal İmplantların Yapımında Yapay Zekânın Kullanımı” başlıklı sunumuyla yapay zekânın implant planlamasındaki rolünü ve sınırlarını kapsamlı biçimde ele aldı. Sunumunu, tez öğrencisi ve aynı zamanda intern diş hekimi Furkan Hastaoğlu ile birlikte hazırladıklarını belirten Prof. Dr. Günay, “Bu konu aynı zamanda öğrencimizin tez çalışması. Birlikte yürüttüğümüz bir araştırma sürecinin ara çıktıları niteliğinde.” dedi. Yüzde 30’a yakın bir popülasyonda klasik implant uygulanamıyor Subperiostal implantların önemine değinen Prof. Dr. Günay, günümüzde implant tasarımında hâkim olan konseptin “dübel mantığı” olarak ifade edilen yaklaşım olduğunu hatırlattı. “Bu tür implantların klinikte uygulanamadığı %30’a yakın bir popülasyon var” diyen Prof. Dr. Günay, ek cerrahi girişim gerektiren ya da buna rağmen uygulanamayan vakaların ciddi bir hasta grubunu oluşturduğunu vurguladı. Literatür ve planlamada güçlü, üç boyutlu tasarımda zayıf Yapay zekanın literatür ve planlamada güçlü, üç boyutlu tasarımda zayıf olduğunu söyleyen Prof. Dr. Günay, “Yapay zekânın tasarım aşamasındaki zayıflığının iki temel nedeni olabilir. Birincisi veri tabanının fakirliği. İkincisi görsel işleme yeteneğindeki zafiyet.” diye konuştu. Planlama ve literatür derleme aşamasında yapay zekânın “inanılmaz bir tasarruf ve kolaylık” sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Günay, üç boyutlu gerçek anatomik modelleme söz konusu olduğunda ise henüz klinik beklentileri karşılamadığını ifade etti. Prof. Dr. Günay, yapay zekânın kolaycılık aracı olarak görülmemesi gerektiğini söyleyerek, “Beklentilerimizi kolaycılıkla eşleştirerek yapay zekâyı kullanmak sakat bir yaklaşım olur. İpin ucu bizim elimizde olmalı. Şu an itibarıyla yapay zekâ; yardımcı teşhis ve planlama aracı olarak çok güçlü, ama tasarımın sorumluluğunu devredeceğimiz bir noktada değil.” dedi. Sempozyumda neler yapıldı? İkinci oturumda Dr. Öğr. Üyesi Fatma Aslı Konca Taşova ortodontide yapay zekâ uygulamalarını ele alırken, Dr. Öğr. Üyesi Anıl Özgün Karatekin endodontide dijital rehberlik, artırılmış gerçeklik ve robotik destek konularını anlattı. Prof. Dr. Hacer Şahin Aydınyurt, periodontolojide akıllı tanı sistemlerinden kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarına uzanan süreci değerlendirdi. Dr. Öğr. Üyesi Büşra Sınmaz, derin öğrenme yöntemleriyle MR görüntüleri üzerinden temporomandibular eklem (TME) yapısal bileşenlerinin segmentasyonunu bilimsel veriler ışığında aktardı. Sempozyumun son bölümünde Dr. Öğr. Üyesi Hazal Abat, gömülü üçüncü molar dişlerde oluşan patolojik durumların yapay zekâ modelleriyle tespitini ele aldı. Dr. Öğr. Üyesi Ece İrem Ravalı Ertan, ağız, diş ve çene cerrahisinde yapay zekâ uygulamalarına ilişkin güncel gelişmeleri paylaştı. Programın son sunumu ise Öğr. Gör. Yaren Dilci Halmedow tarafından gerçekleştirildi. Halmedow, protetik diş tedavisinde yapay zekâ ve akıllı ajanların kullanımına dair gelecek perspektifini katılımcılarla paylaştı. Sempozyumda katılımcılarla toplu fotoğraf da çekildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone Red ve Meta İşbirliğinde Yeni Dönem Haber

Vodafone Red ve Meta İşbirliğinde Yeni Dönem

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 5G’ye hazır altyapısını global içerik sağlayıcılarla yaptığı işbirlikleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Bu doğrultuda, Mobil Dünya Kongresi’nde Meta dahil olmak üzere global işbirlikleri gerçekleştiren Vodafone WhatsApp, Messenger, Instagram ve Facebook uygulamalarını Vodafone Red tarife portföyü kapsamında müşterilerine sınırsız olarak sunacak. 1 Nisan itibarıyla Vodafone 5G altyapısının aktif kullanımıyla birlikte söz konusu Meta platformlarında daha hızlı yükleme, daha akıcı video paylaşımı, daha kaliteli görüntülü görüşme ve kesintisiz sosyal medya deneyimi mümkün olacak. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, şunları söyledi: “Vodafone olarak, 5G’ye geçiş sürecinde yalnızca altyapıyı değil, müşterilerimizin dijital iletişimini de odağımıza alıyoruz. Global teknoloji ortaklarıyla kurduğumuz stratejik işbirlikleri sayesinde Türkiye’de 5G kullanımını artırmayı, sosyal etkileşimi güçlendirmeyi ve dijital iletişimi herkes için erişilebilir kılmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, popüler sosyal medya uygulama ve servis işbirlikleri gerçekleştiriyoruz. Meta işbirliğimizle de de 5G’nin sunduğu yüksek hız ve düşük gecikme avantajını sosyal iletişimle platformlarıyla buluşturuyoruz. Bu işbirliği kapsamında, yeni Red portföyümüzde WhatsApp, Messenger, Instagram ve Facebook kullanımları internet paketleri kapsamında sınırsız olacak. Böylece, yeni Red portföyümüzü, 5G döneminin sosyal ve iletişim alışkanlıklarına uygun şekilde yeniden konumlandırıyoruz. Amacımız, yalnızca 5G altyapısını yaygınlaştırmak değil, müşterilerimizin 5G destekli sosyal iletişim deneyimine hazır olmasını sağlamak. Dünyanın bir numaralı 5G markası olarak, dünyanın en güçlü teknoloji oyuncularıyla bir araya gelerek dijital dünyanın potansiyelini Türkiye’de gerçek deneyimlere dönüştürmeye devam edeceğiz.” Meta EMEA Kurumsal Ortaklıklar Direktörü Katerina Kyrili ise şöyle konuştu: Vodafone Türkiye ile Türkiye’deki kullanıcılara yönelik yenilikçi çalışmaları desteklemek için uzun süredir devam ettirdiğimiz işbirliğimiz kapsamında attığımız bu yeni adımı büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Sınırsız iletişim ve sosyal medya paketlerine yoğun ilgi Vodafone, dijital iletişimi ve sosyal medya deneyimini herkes için erişilebilir kılma vizyonu doğrultusunda uzun süredir sınırsız iletişim ve sosyal medya paketleri sunuyor. 2025 yılında diğer uygulamaların yanı sıra WhatsApp ve Messenger’ı da kapsayan Sınırsız İletişim Paketi’nden yaklaşık 12,5 milyon müşteri faydalandı. Bu kapsamda 200 milyona yaklaşan GB veri internet paketlerinden düşmeden kullanıldı. Aynı dönemde, Facebook ve Instagram’ı içeren Sınırsız Sosyal Paket’ten 3 milyonu aşkın müşteri yararlandı ve 250 milyona yaklaşan GB veri tüketimi internet paketlerinden düşmeden gerçekleşti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Zirvesi-AGI’de Değer Odaklı Dönüşüm Vurgusu Haber

Yapay Zekâ Zirvesi-AGI’de Değer Odaklı Dönüşüm Vurgusu

Türkiye’de kurumsal yapay zekâ alanının önde gelen buluşmalarından biri olarak konumlanan Yapay Zekâ- AGI kısa adıyla BZagi’de geleceği şekillendiren teknolojilerden stratejik yaklaşımlara kadar geniş bir çerçevede sektörün gündemine yön veren başlıklar, kapsamlı biçimde masaya yatırıldı. “AGI Etkisi: Kurumlar İçin Güç, Risk ve Yeni Oyun Kuralları” temasıyla düzenlenen etkinlikte, Yapay Genel Zekâ’nın kurumları nasıl dönüştürdüğü, hangi alanlarda rekabet avantajı yarattığı ve beraberinde getirdiği riskler kapsamlı biçimde değerlendirildi. Türkiye’nin en büyük kurumlarında yapay zekâ dönüşümünü yöneten 300’ün üzerinde üst düzey yönetici ve karar verici; insan–makine iş birliğinin yeni modellerinden sorumlu zekâ yaklaşımına, iş süreçlerinden toplumsal etkilere kadar uzanan çok boyutlu başlıkları stratejik perspektifle ele aldı. Yeni Dönemin Dinamikleri Zirvede Şekillendi Tamamı kürasyonla belirlenen katılımcı profiliyle kapalı devre ve yüksek etki alanına sahip bir platform sunan zirve; CIO’lar, CTO’lar, yapay zekâ ve veri liderlerini aynı çatı altında buluşturdu. Otonom iş modelleri, yapay zekâ ve güvenlik ilişkisi, değişen regülasyonlar, üretken yapay zekâ ile artan kurumsal verimlilik, model güvenilirliği ve bulut tabanlı performans başlıkları derinlemesine ele alındı. Açılış, Konuşmalar ve Panellerden Öne Çıkanlar Zirvenin açılışı konuşmasını gerçekleştiren BThaber Başkan Yardımcısı Neslihan Aksun “Bugün “AGI Eşiğinde”yiz. Yapay zekâ artık yalnızca otomasyon, analiz ve tahmin değil. Yapay zekâ artık karar süreçlerine dokunan, yönetişimi etkileyen, kurumsal stratejinin bir parçası haline gelen bir güç. Ve biz de bugün şu soruyu soruyoruz: AGI eşiğinde kurumlar nasıl konumlanmalı? AGI, insan zekâsını taklit eden bir teknoloji olmanın ötesinde, kurumların öğrenme biçimini, risk yönetimini, hatta liderlik anlayışını değiştirecek bir potansiyel taşıyor. Bu yeni zekâ çağında; veriye sahip olmak ve veriyi anlamlandırmak yetmeyecek. Asıl mesele, bu zekâyı sorumlulukla, etikle ve stratejik akılla yönetebilmek olacak” dedi. “İnsan rolü ortadan kalkmak yerine, kararları yöneten ve denetleyen bir konuma evrilmektedir” Koddan Karara: Zekânın Yönetimi Kimin Elinde? Başlıklı sunumunda yapay zekâ sistemlerinin geniş bir perspektife sahip olması nedeniyle konuşmasında odağını karar destek sistemleri üzerine yönelttiğini belirten etkinliğin baş konuşmacısı Trendyol Group, Sr. Staff Engineer Alican Kiraz; “Özellikle kurumlarda ve yazılım ekiplerinde şu sorular sıkça soruluyor: ‘Yapay zekâ işimizi elimizden alacak mı?’ Bu noktada şunu vurgulamak önemli: Yapay zekâ tek başına bir tehdit değildir. Bir sistemin gerçek anlamda etkili olabilmesi için yalnızca düşünmesi değil, eyleme geçebilmesini sağlayan agentic yapılara sahip olması gerekir. Günümüzde kullanılan sistemlerin büyük bölümü matematiksel ve istatistiksel karar mekanizmalarına dayanırken, yapay zekâ da benzer şekilde veriyi analiz ederek anlamlı çıktılar üretmektedir. Bu noktada klasik otomasyon ile agentic sistemler arasındaki fark önem kazanmaktadır. Birden fazla yapay zekâ bileşeninin koordineli biçimde çalıştığı bu yapılar, süreçleri yönetebilen yeni bir dönüşüm alanı oluşturmaktadır. Endüstri 4.0 ile gündeme gelen “karanlık fabrikalar” vizyonuna rağmen, gelişmiş karar destek sistemleri kurumların tamamen insansız yapılara dönüşmesini zorunlu kılmamaktadır. İnsan rolü ortadan kalkmak yerine, kararları yöneten ve denetleyen bir konuma evrilmektedir” dedi. “Kritik nokta, bu büyümenin ötesinde doğabilecek ikinci bir pazarın oluşması” Kurumsal yapay zekâ vizyonuna ilişkin değerlendirmelerini paylaşan zirvenin ana sponsoru da olan Treomind’ın CEO’su ve Yönetici Ortağı Alper Yıldız; “Yapay zekâ hayatın ve iş dünyasının ayrılmaz bir parçası hâline geldi. Rekabette geri kalmamak için yapay zekânın iş süreçlerine entegre edilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Türkiye’de pazar bugün yaklaşık 1.2 milyar dolar seviyesinde ve önümüzdeki beş yıl içinde 8 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bununla birlikte asıl kritik nokta, bu büyümenin ötesinde doğabilecek ve yaklaşık 50 milyar dolarlık yeni bir ekonomik hacim yaratma potansiyeline sahip ikinci bir pazarın oluşması. Bu dönüşümün; aynı kapasiteyle daha fazla üretim yapmayı, daha fazla müşteriye ulaşmayı ve sürdürülebilir, ölçeklenebilir büyümeyi mümkün kılacak” dedi. Generatif yapay zekânın son dönemde hızla hayatımıza girdiğini ve yapay zekâ ajanlarının karar süreçlerinde giderek daha etkin rol üstlendiğini söyleyen Yıldız, buna rağmen stratejik kararların her zaman insan tarafından verileceğinin altını çizerek; “Bu işin sonunda kararların sistemler tarafından verildiği düşünülebilir; ancak gerçekte nihai karar her zaman insana aittir. Önemli olan, insanın doğru rolde konumlanmasıdır” ifadelerini kullandı. İşNet sponsorluğunda gerçekleşen “Yetenek, Zekâ ve Algoritma Aynı Masada” başlıklı ana panelde; yapay zekâ, yetenek yönetimi ve algoritmik dönüşüm çok boyutlu biçimde tartışıldı. Panel açılış konuşmasını yapan BThaber Başkanı Murat Göçe; “Geçmişte rekabetin en temel gücünün teknoloji olduğunu, teknolojiye sahip olan şirketlerin öne geçtiğini ifade ediyorduk. Ancak bugün gelinen noktada bunun tek başına yeterli olmadığı görülüyor. Yapay zekâya, güçlü donanımlara ve gelişmiş teknolojilere sahip olmak artık rekabette fark yaratmak için tek başına yeterli değil. Gerçek farkı yaratan unsur; doğru yeteneklerin doğru karar mekanizmalarıyla, doğru algoritmalarla birlikte çalışabilmesidir. Şirketler ancak bu uyumu sağlayabildiklerinde rekabette öne çıkabilmektedir. Odağı “Yapay zekâ ile neler yapılabilir?” sorusundan daha ileriye taşımak gerekiyor. Günümüzde yapay zekânın teknik kapasitesi büyük ölçüde biliniyor. Asıl kritik soru ise ‘İnsan, organizasyon ve algoritma birlikte nasıl çalışmalı?’ Kurumsal başarı; yapay zekâyla uyumlu, iş birliğine dayalı ve değer üreten bir çalışma modelinin kurulmasına bağlıdır” dedi. “AGI’nin önündeki en büyük engel yine AGI’nin kendisi” İşNet CEO’su Mehmet Fahri Can ise; “AGI’ye giden yolda kurumların en çok zorlandığı başlıklar arasında altyapı, veri ve organizasyonel hazırlık da yer alır; saha da en büyük kırılma ise bu unsurların tamamında birlikte yaşanmaktadır. AGI, yapay zekânın en genel hâlini ifade eder; yani insanı taklit edebilen bir yapay zekâdan söz ediyoruz. Bugün pek çok kişi ve kurum tartışmayı tam da bu noktaya taşıyor: Gerçekten yapay zekâ insanı taklit edebilir mi, insan gibi davranabilir mi? Peki bunun sınırları nedir ve ne zaman gerçekleşecektir? Bu soruları hâlâ soruyor olmamız, AGI’nin henüz yeterince olgunlaşmadığını da gösteriyor. İnsan zekâsının yerini aldığı bir noktada olmadığımızı görüyoruz ve bunun ne zaman gerçekleşeceğini de bilmiyoruz. Dolayısıyla AGI’nin önündeki en büyük engel yine AGI’nin kendisi. Buna rağmen önümüze bakmamız gerekiyor; çünkü bu süreci, ortak bir kurgu ve anlayışla birlikte inşa etmeye çalışıyoruz” diyerek görüşlerini belirtti. “Doğru yetenek; yapay zekâyla etkin çalışabilen, insan becerilerini teknolojiyle harmanlayabilen kişi” Panelistler arasında yer alan diğer bir isim LHH, Türkiye Ülke Başkanı Neslihan Delikanlı ise “Artık ‘doğru yetenek’ yalnızca teknik açıdan güçlü ya da aynı kurumda uzun yıllar çalışmış deneyimli kişi anlamına gelmiyor. Günümüzde doğru yetenek; yapay zekâyla birlikte düşünebilen, hızlı ve çevik bir zihne sahip olan, kendini sürekli güncelleyebilen birey demek. Araştırmalar, hâlâ dünkü yetkinliklere göre işe alım yapan şirketlerin rekabette geri kalacağını gösteriyor. Buna karşılık, geleceğe hazır olmayı hem yetkinlik setlerini hem de doğru zihniyeti geliştirmeyi öncelik hâline getiren firmaların iş gücündeki dönüşüme liderlik edeceği ifade ediliyor. Bugün rekabet avantajı; hangi diplomaya sahip olunduğundan çok, değişime ne kadar hızlı uyum sağlandığı ve çevik düşünce yapısının organizasyona ne ölçüde kazandırılabildiğiyle ölçülüyor. Bu bağlamda teknoloji şirketleri için ‘doğru yetenek’; yapay zekâyla etkin çalışabilen, hızlı öğrenen, kurum stratejisine katkı sağlayan ve insan becerilerini teknolojiyle harmanlayabilen kişi anlamına geliyor. Artık ‘bu role en uygun kişi kim?’ sorusundan ziyade, roller değiştiğinde bizimle kimlerin dönüşebileceğini sormamız gerekiyor. Şirketlerin kendilerine yöneltmesi gereken asıl soru da bu. Çünkü gerçek dönüşüm noktasında doğru yetenek; yalnızca bir pozisyona uyan kişi değil, şirketlerin geleceğini birlikte inşa edecekleri kişi olarak tanımlanmalı” dedi. “Belirleyici unsur ise veri” Üretken yapay zekâ önemli bir alan olarak öne çıksa da asıl değerin hâlâ geleneksel yapay zekâ tarafında bulunduğuna dikkat çeken Zorlu Holding, Holding Teknoloji ve Yapay Zekâ Genel Müdürü Önder Kaplancık; “Yapılan değerlendirmelere göre yıl sonunda üretken yapay zekâdan elde edilecek kazanımdan daha fazlası geleneksel yapay zekâdan sağlanıyor. Bu noktada belirleyici unsur ise veri. Veri katmanının sağlam kurulması, dış kaynaklı verilerin doğru biçimde entegre edilmesi ve güçlü bir altyapıyla desteklenmesi; servis maliyetlerinin azalmasını, üretim süreçlerinin iyileşmesini ve operasyonel verimliliğin artmasını sağlıyor. Bu kazanımların ekonomik karşılığı da çoğu zaman üretken yapay zekâ uygulamalarının sunduğu değerin üzerine çıkabiliyor. Elbette üretken yapay zekânın kurumlara hız ve esneklik kazandıran önemli katkıları bulunuyor. Ancak tek başına kullanımı beklenen ölçekte bir değer yaratmayabiliyor. Bu nedenle veri temelli yaklaşım ve geleneksel yapay zekâ yetkinlikleri kritik önemini koruyor. Sonuç olarak gerçek ekonomik değerin veri ve geleneksel yapay zekâ ekseninde şekillendiği, bu yüzden kurumların veriyi sağlamlaştırmaya ve bulut tabanlı altyapılara taşımaya odaklandığı görülüyor.” dedi. “Yapay zekâ çıktıları, karar mekanizmalarına yeterince entegre edilemiyor” BTS&Partners Kurucu Yasin Beceni; “Günümüzde kurumların belirli bir hiyerarşi ve yönetişim yapısına sahip olduğu görülürken, yapay zekâ özellikle süreç optimizasyonunda en yaygın kullanılan teknolojilerden biri hâline geliyor. Ancak projelerin büyük bölümünün ölçeklenememesi, yapay zekâ çıktılarının karar mekanizmalarına yeterince entegre edilemediğini gösteriyor. Bunun temelinde, mevcut karar süreçlerinin yapay zekâ ile nasıl dönüştürüleceğine dair net bir modelin bulunmaması ve organizasyon genelinde bu dönüşümü destekleyen bir kültürün henüz oluşmaması yer alıyor. Oysa güven ve şeffaflık temelinde, insanın sistemle entegre çalıştığı yapılar kurmak ve her departmanın süreçlerini yapay zekâ perspektifiyle yeniden tasarlamak, kurumlar için bütüncül dönüşümün anahtarı olarak öne çıkıyor” diyerek görüşlerini paylaştı. “Teknoloji çoğu zaman en kolay kısımdır; asıl zorluk insanın ve kurum kültürünün dönüşmesidir” Teknoloji stratejisti İnci Abay Cansabuncu moderatörlüğünde Kurumsal Dönüşüm Mimarı Dr. Hakan Tetik ve Treomind Yapay Zekâ Birimi Başkanı Alper Sınav ile gerçekleşen söyleşide sektörlerde yapay zekâ orkestrasyonu kapsamlı biçimde ele alındı. Yapay zekâ orkestrasyonunun yalnızca araçların bir araya gelmesinden ibaret olmadığı; asıl değerin, bu araçları birbirine bağlayan doğru bağlantı noktalarının kurulmasıyla ortaya çıktığı vurgulandı. Başarılı bir yapay zekâ projesinin; ihtiyacın doğru anlaşılması, kullanım senaryolarının belirlenip önceliklendirilmesi ve sağlam bir iş planı ile ölçeklenebilir teknoloji altyapısının kurulması olmak üzere üç temel aşamaya dayandığı ifade edildi. Söyleşide ayrıca kültürel dönüşümün belirleyici rolüne dikkat çekilerek, “Teknoloji çoğu zaman en kolay kısımdır; asıl zorluk insanın ve kurum kültürünün dönüşmesidir” mesajları paylaşıldı. Yapay Zekâ Zirvesi’nde Transition Teknoloji PSC Bölge Direktörü Dr. Bilgehan Baykal “Örnek Vakalarla Kurumlarda Yapay Zekâ Dönüşümü”, Inspark CEO’su Serdar Susuz “AI: Nerede ve Nasıl Değer Üretir?” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdiler. Mina YZ Çözümleri CEO’su – Yapay Zekâ Bilim İnsanı Emre Yazıcı “Bütünleşik Yapay Zekâ” sunumu ile zirvede yer alırken, “Nadir Olaylarda Anomali Tahmini” başlıklı kapanış sunumunu Knowledge Club Yapay Zekâ Çözümleri Mimarı Erdeniz Ünvan tarafından yapıldı. Treomind ana sponsorluğunda gerçekleştirilen zirvede; İşNet ana panel sponsorluğunu üstlenirken, Transition premium sponsor, Inspark ise exclusive sponsor olarak zirvenin destekçileri arasında yer aldı. Knowledge Club, Mina Yapay Zekâ ve Inspark sunum sponsorları arasında konumlanırken; BTS Labs, Mina, Norax.ai, Soti Luna, WGuard, Workiom, Emploid. Ai, Fortinet tanıtım sponsorluğu üstlendi. Yapay Zekâ Arf Ödülleri Sahiplerini Buldu Zirvenin finalinde gerçekleştirilen Yapay Zekâ Arf Ödülleri töreninde, jüri değerlendirmesi ve halk oylaması sonucunda belirlenen projeler ödüllendirildi. 3 Boyutlu Fetal Beyin Ultrasonografisinde Lateral Ventrikül Anomalilerinin Yapay Zekâ Destekli Tespiti projesi ile KNOWLEDGE CLUB Yılın Yapay Zekâ Arf Ödülü’nün sahibi oldu. Verimlilik Artıran Projeler kategorisinin birincisi AHTABOT projesi ile ETCBASE YAZILIM olurken, Yenilikçi Projeler kategorisinin birincisi MobilDeniz VisionPro projesi ile INTERTECH oldu. Ekosisteme Fayda Projeler kategorisinin birincisi AssistCam AI: Hasar Yönetiminde Otonom Denetim ve Güvenlik Ekosistemi projesi ile ASSİSTCAM, Gelişmeye ve Geliştirilmeye Açık Projeler kategorisinin birincisi RabbitQA-Otonom Yapay Zekâ Destekli Deep Testing ve Güven Platformu projesi ile VİRGOSOL oldu. Sosyal Sorumluluk Projeler kategorisinin birincisi ve aynı zamanda Yılın Yapay Zekâ Arf ödülünün sahibi 3 Boyutlu Fetal Beyin Ultrasonografisinde Lateral Ventrikül Anomalilerinin Yapay Zekâ Destekli Tespiti projesi ile KNOWLEDGE CLUB oldu. Yapay zekâ ekosisteminde fark yaratan çalışmaların onurlandırıldığı tören, etkinliğin en heyecan verici anlarından biri olarak öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank’tan KOBİ’ler için Finansmana Erişimde Yeni Dönem Haber

Akbank’tan KOBİ’ler için Finansmana Erişimde Yeni Dönem

Akbank, Kredi Kayıt Bürosu (KKB) ile gerçekleştirdiği entegrasyon sayesinde KOBİ müşterilerinin e-defter verilerini dijital ortamda alarak işleyebilen bir altyapı oluşturdu. Yeni uygulama, işletmelerin finansal verilerini bankaya iletmek için yürüttüğü manuel süreçleri ortadan kaldırarak kredi değerlendirme ve finansmana erişim süreçlerinde hız ve doğruluk sağlıyor. Bu hizmetlerden kayıtlarının Banka ile paylaşılmasına izin veren KOBİ’ler yararlanabiliyor. Uygulama ile KOBİ’ler artık mali tablolarını hazırlayıp bankaya iletmek zorunda kalmadan verilerini güvenli biçimde dijital ortamda paylaşabiliyor. Böylece kredi başvuruları ve finansal değerlendirmeler daha kısa sürede sonuçlanırken, işletmelerin operasyonel yükü de azalıyor. Akbank, bu yenilikle birlikte KOBİ’lere yalnızca finansman sağlayan bir banka olmanın ötesine geçiyor. Müşterilerinin mali yapısını daha yakından anlayan Akbank, KOBİ’lerin ihtiyaçlarına yönelik daha isabetli, daha katma değerli ve kişiselleştirilmiş çözümler sunuyor. Böylece Akbank, KOBİ’lerin büyüme yolculuğunda bir danışman ve çözüm ortağı olarak yer alarak gelişimlerini destekliyor. Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, KKB entegrasyonuna ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Kredi Kayıt Bürosu iş birliğinde yürüttüğümüz e-defter entegrasyonu sayesinde elde ettiğimiz güncel verilerle işletmelerin finansal durumuna dair net analizler ve karar alma mekanizmaları sağlıyoruz. Bu sayede risk değerlendirmeleri güçlenirken, KOBİ’ler daha sağlıklı, hızlı ve verimli şekilde finansmana ulaşabiliyor. Alanında öncü olan bu uygulama, bankacılıkta veri temelli karar alma döneminin KOBİ segmentinde yaygınlaşmasının da önünü açıyor. Bu gibi yeniliklerle işletmelerin yanında olmaya devam edeceğiz.” KKB Satış, Operasyon ve Ürün Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Erşan Rasim Hoşrik ise şu sözlerle entegrasyon sürecini değerlendirdi: “E-defter entegrasyonu, KOBİ’lerin finansmana erişimde karşılaştığı en büyük zorluklardan biri olan tekrar eden belge hazırlama ve paylaşım yükünü ortadan kaldırıyor. KKB olarak, işletmelerin onayıyla mali verilerinin güvenli ve standart şekilde bankalarla paylaşılmasını sağlıyoruz. Bu yapı sayesinde KOBİ’ler, aynı bilgiyi her başvuruda yeniden üretmek yerine işlerini büyütmeye odaklanabiliyor; bankalar ise risk değerlendirmelerini güncel ve doğrulanmış verilerle yapabiliyor. Bu süreç, finansal ekosistemde veri temelli karar almanın KOBİ segmentindeki dönüm noktası. Söz konusu entegrasyonların yaygınlaşması için tüm paydaşlarla birlikte çalışmaya devam edeceğiz.” Akbank ve KKB iş birliğiyle gerçekleştirilen e-defter entegrasyonuyla işletmelerin finansmana erişim süreçleri sadeleştirilerek KOBİ’lerin büyümelerine katkı sunulması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Emlakjet ve Endeksa Güçlerini Birleştirdi Haber

Emlakjet ve Endeksa Güçlerini Birleştirdi

Analitik içgörü ile güçlü pazar deneyimini aynı yapıda buluşturan bu adım, Türkiye’nin en kapsamlı gayrimenkul teknoloji ekosistemini hayata geçiriyor. Yeni dönemde organizasyonun CEO’luk görevini Görkem Öğüt üstlenecek. Türkiye’nin lider emlak portalı Emlakjet ile yapay zekâ destekli gayrimenkul değerleme ve piyasa analizinde sektörün referans noktası olan Endeksa tek bir organizasyon yapısı altında birleşiyor. iLab grup şirketlerinden olan iki şirket, bu birleşmeyle teknoloji ve veri yetkinliklerini bir araya getirerek gayrimenkul sektöründe büyümeyi hızlandırmayı; profesyoneller ve bireysel kullanıcılar için daha bütünleşmiş, akıllı ve kesintisiz bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Verinin Gücü, Pazar Yerinin Erişimiyle Buluşuyor Her iki şirketi daha da güçlendirecek bu birleşme; emlak profesyonelleri, yatırımcılar ve bireysel kullanıcılar için gayrimenkul işlemlerinde analizden alım-satım kararına kadar uzanan süreçte daha şeffaf ve bütünleşik bir yapı ortaya koyuyor. Endeksa’nın yapay zekâ destekli değerleme ve piyasa analizi yetkinlikleri; Emlakjet’in yüksek kullanıcı hacmi ve yaygın emlak profesyoneli ağıyla entegre ediliyor. Böylece gayrimenkul arama, değerleme ve yatırım karar süreçleri tek bir yapı altında yeniden tanımlanıyor. Birleşme sonrası organizasyonun CEO’luk görevine Endeksa Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü, başarılı girişimci Görkem Öğüt atandı. Sürece ilişkin değerlendirmesinde Öğüt şunları söyledi: “Bu adımı, Türkiye’de gayrimenkul teknolojilerinin ölçeğini ve standardını yukarı taşıyan önemli bir dönüm noktası olarak görüyoruz. Amacımız net: Endeksa’nın analitik zekasını, Emlakjet’in kullanıcı ölçeğiyle birleştirerek sektörde veri temelli karar alma kültürünü güçlendirmek. Gayrimenkul arama, değerleme ve karar alma süreçlerini daha öngörülebilir ve daha güvenilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Türkiye’de gayrimenkul kararlarının veriyle şekillendiği bir dönem başlatacağız.” Stratejik Değer ve Uzun Vadeli Yaklaşım Emlakjet ve Endeksa, iLab çatısı altında marka kimliklerini koruyarak faaliyetlerini sürdürecek. İnternet ve teknolojiyi odağına alan; kolay erişilebilir, güvenilir ve şeffaf dijital platformlar geliştirme vizyonuyla hareket eden iLab, bu birlikteliği tüm paydaşları için uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratma stratejisinin doğal bir uzantısı olarak değerlendiriyor. iLab Strateji Direktörü Arda Ayvaz ise birleşmeye ilişkin olarak şunları belirtti: “Bu birliktelik, yalnızca ölçek büyüten bir adım değil; veri ile pazar gücünün aynı yapıda buluştuğu güçlü bir konumlanma. iLab olarak bu birleşmeyle hedefimiz, Türkiye’de gayrimenkul teknolojileri alanında daha yenilikçi ve ölçeklenebilir çözümler geliştirerek sektördeki konumumuzu daha da güçlendirmek. Her iki markamızı da ileriye taşıyacak bu sinerji sayesinde, kullanıcılarımıza Türkiye’nin en gelişmiş ve en kapsamlı emlak arama deneyimini sunacak yeni ürün ve hizmetleri de hayata geçireceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Teknolojileri "Generation Next Summit"te Konuşuldu Haber

Geleceğin Teknolojileri "Generation Next Summit"te Konuşuldu

. Farklı alanlardan uzmanlar geleceğin teknolojilerinde öncü olmanın Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı. Cerebrum Tech, geleceği şekillendirecek teknolojilerin ve küresel trendlerin ele alındığı "Generation Next Summit" etkinliğini gerçekleştirdi. 18 Şubat 2026 Çarşamba günü Rixos Tersane İstanbul'da gerçekleştirilen zirve, teknoloji dünyasına yön veren yerli ve yabancı konuk ve konuşmacıları bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın video konferansla katıldığı etkinlik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Kazakistan Eski Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı, Kazakistan Merkez Bankası Eski Başkanı Kairat Kelimbetov gibi önemli isimleri ağırladı. Cevdet Yılmaz yaptığı konuşmada “Bugünün dünyasında tam bağımsızlık, bağımsız savunma sanayiden dijitalleşmeye, yapay zekâdan kuantum ve blok zinciri gibi teknolojilerde de tam bağımsız olmaktan geçmektedir. Bu doğrultuda hazırladığımız 2021 2025 ulusal Yapay Zekâ stratejisi belgemizin uygulama dönemini başarıyla tamamladı. Küresel Yapay zekâ endeksleri de kat ettiğimiz mesafeyi açıkça ortaya koymaktadır. Stratejik belgemizin ilan edildiği 2021 yılında bu endekslerde 44’üncü sırada bulunan ülkemiz, 2024 sonu itibarıyla 34’üncü sıraya yükselerek küresel rekabette de önemli bir ivme yakalamıştır. Bu alanda, yerel ekosistemimizi geliştirecek ve Türkiye'yi veri işleme faaliyetleri açısından bölgesel bir merkez haline getirecek politika ve teşvikleri uygulamaya kararlılığınla devam ediyoruz.”dedi. Etkinlikte konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yapay zekânın açtığı büyük fırsat penceresiyle yeniliğin, üretkenliğin ve küresel rekabetin yönünü tayin ettiğini kaydederek, devletler için daha akıllı kamu hizmetleri sunma, stratejik öngörüleri güçlendirme ve vatandaşın hayat kalitesini veriye dayalı kararlarla artırma imkânı tanıdığını söyledi. Kacır, "Yapay zekânın vadettiği verimlilik ivmesi, katma değer artışı ve yeni sektörler oluşturma kapasitesi; küresel ölçekte sermaye, yetenek ve Ar-Ge yatırımlarının yapay zekâ ekosistemine yönelmesini sağlıyor. Farklı çalışmalar, bu teknolojinin dünya ekonomisine her yıl 4,4 trilyon dolara varan bir katkı sunabileceğini ifade ediyor." dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan ise “Sağlıktan finansa tarımdan sanayiye bütün alanlarda şirketlerin yüzde 94’ü iş süreçlerinde yapay zekâyı kullanıyor. Yapay zekâ kullanan ülkeler öne geçiyor. Türkiye olarak izleyen değil üreten taraftayız” diye konuştu. DEİK Başkanı Nail Olpak da sadece teknoloji zirvesinde buluşmadıklarını aynı zamanda küresel ekonomik güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir eşikte bir araya geldiklerini söyledi. Yapay zekâ ve küresel vizyon "Veriden yapay zekâya uzanan bu yolculukta; çözümler geliştirmenin ötesine geçiyor, geleceğin nasıl inşa edileceğini birlikte tasarlıyoruz" mottosuyla yola çıkan zirve, teknolojiyle insan zekâsının buluştuğu, yenilikçi fikirlerin değer kazandığı uluslararası bir platform oldu. Zirvenin açılış konuşmasını Cerebrum Tech Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. R. Erdem Erkul yaptı. Erkul konuşmasında şunları söyledi: “Yapay zekâdaki asıl kırılma artık teknoloji üretmek değil, organizasyonların bu teknolojiyi stratejik karar alma süreçlerine entegre edebilmesidir. Generation Next Summit’te gördüğümüz tablo, paylaşılan somut use case’ler ve liderlerin paylaşımları, Türkiye’nin artık deneme aşamasını geride bırakıp kurumsal ölçekte gerçek etki üreten bir AI fazına geçtiğini gösteriyor.” Stratejik konular, önemli konuşmacılar Etkinliğin konuk konuşmacıları, küresel teknoloji gündemini İstanbul'a taşıdı. Etkinliğe keynote konuşmacısı olarak katılan Microsoft Avrupa Güney Bölgesi Bölgesel Teknoloji Direktörü Tomislav Vracic, “Yapay zekâ, ülkelerin rekabet etme, çalışma ve toplumların değer yaratma biçimlerini yeniden şekillendiriyor. Sorumlu, kapsayıcı ve insan odaklı yapay zekâ anlayışını benimseyen Türkiye gibi ülkeler, bu dönüşüme uyum sağlayarak sürdürülebilir kalkınmanın şekillendirilmesine katkıda bulunabilir” diye konuştu. Zirvenin bir diğer uluslararası konuğu olan Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliği Ekonomi Bölüm Başkanı Junghwan Lim ise "Kore, Yapay Zekâya Hazır Bir Ülkeyi Nasıl İnşa Etti?" başlıklı sunumuyla, Kore'nin teknoloji alanındaki başarı hikayesini ve bu modelden alınabilecek dersleri katılımcılarla paylaştı. Öğleden sonraki oturumda sahneye çıkan Türkiye Bilişim Vakfı BaşkanıFaruk Eczacıbaşı, Daha Yeni Başlıyor başıklı konuşmasında “Uzağa değil, yarına bakalım ve teknolojiyi kendimiz için kullanalım” diye konuştu. Ufuk açıcı paneller Gün boyunca "Vizyon Konuşması: Türk Dünyası ve Küresel Güç: Teknoloji ve Yeni Ekonominin Yol Haritası", "Yapay Genel Zekâ (AGI),Ekonomik Güç ve Küresel Rekabet" ve "Kurumsal Yapay Zekâ: Kullanım Senaryosundan Ölçülebilir Etkiye" gibi başlıklar altında ufuk açıcı konuşma ve paneller, kendi alanlarında lider pek çok değerli ismi bir araya getirdi. Cerebrum Excellence Awards Teknoloji ortaklığını Microsoft’un yaptığı etkinliğe Yıldız Ventures, Tera Bank, Türk Telekom ve Sahibinden.com gibi pek çok kuruluş sponsor oldu. Zirve, teknoloji alanındaki başarılı projelerin ödüllendirildiği “Cerebrum Excellence Awards” seremonisi ile son buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.