Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Veri

Kapsül Haber Ajansı - Veri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sanofi, Bioexpo 2026’da Sağlıkta İnovasyonun Geleceğini Anlattı Haber

Sanofi, Bioexpo 2026’da Sağlıkta İnovasyonun Geleceğini Anlattı

Sanofi, 14–16 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen Bioexpo 2026’da sağlıkta inovasyonun birbirini tamamlayan iki boyutunu gündeme taşıdı. Aşı geliştirme ve üretim aşamalarında inovasyonun önemini ve ruhsatlandırmada dijital dönüşümün sağladığı katma değeri ele alan oturumlarda, yeni nesil koruyucu sağlık çözümlerinin geliştirilmesindeki süreç değerlendirildi. İnovasyonu, bilimsel keşiflerden yeni sağlık çözümlerinin insanlara ulaşmasına kadar uzanan bütüncül bir yaklaşımla ele alan Sanofi, küresel ölçekte edindiği bilimsel birikimive üretken yapay zekâ deneyimini kamu ve sektör temsilcileriyle paylaştı. Aşı inovasyonunda küresel deneyim ve yeni nesil çözümler “Aşı Geliştirmede ve Üretimde İnovasyon: Avantajlar ve Zorluklar” başlıklı oturumda konuşan Sanofi Aşı İş Birimi Avrasya Medikal Direktörü Dr. Özde Tırna, aşıların halk sağlığına katkısını, üretim süreçlerinin kendine özgü gerekliliklerini ve yeni nesil teknolojileri anlattı. Aşılamanın değerinin bireysel korunmanın ötesine geçtiğine dikkat çeken Tırna, hastalıkların önlenmesinin toplum sağlığına ve sağlık sistemlerine sunduğu kazanımları değerlendirdi. Sanofi’nin yüzyılı aşkın aşı deneyimini, geniş üretim ağını ve Ar-Ge yetkinliğini farklı teknolojik platformlarla geliştirdiğini belirten Tırna, şirketin “her hedef için en uygun platformu seçme” yaklaşımını somut örneklerle aktardı. Kullanıma hazır pediatrik karma aşılar, mRNA teknolojisi ve RSV’ye karşı koruma amacıyla geliştirilen uzun etkili monoklonal antikorların önemine dikkat çekti. Aşı ve bağışıklama alanındaki inovasyonun, yeni çözümler geliştirmenin yanı sıra uygulama kolaylığı ve farklı yaş gruplarının korunması açısından sunduğu olanakları paylaştı. Aşılama sayesinde çiçek hastalığının ortadan kaldırıldığını, çocuk felcinin önemli ölçüde azaltıldığını kızamık, kızamıkçık, tetanos, difteri, kabakulak ve boğmaca gibi hastalıkların kontrol altına alındığını belirten Dr. Özde Tırna, şunları söyledi: “Son 50 yılda aşılama sayesinde 154 milyon insanın hayatı kurtarıldı. Bu, dakikada 6 hayat anlamına geliyor. Aşılama, hastalığı önleyen, hayat kurtaran, tasarruf sağlayan ve güçlü ekonomik büyümeye katkı sunan en güçlü araçlardan biridir. Aşıların değeri bireysel korumayla sınırlı değildir, toplumların bütününe yayılan bir kazanımdır. Dolayısıyla aşı ve bağışıklama alanındaki inovasyon, yeni ürünler geliştirmenin yanı sıra daha güvenli, daha erişilebilir ve daha kolay uygulanabilir çözümler sunmakla ilgilidir. Amacımız, bebeklerden yetişkinlere her yaştan insanı önlenebilir hastalıklardan korumak.” Ruhsatlandırmanın geleceğinde insan, veri ve yapay zekâ İnovasyonun hastalara ulaşmasında kritik bir aşama olan ruhsatlandırma ise Sanofi Türkiye Ruhsatlandırma Direktörü Ecz. Derya Dönmez’in moderatörlüğündeki “Ruhsatlandırmada Dijital Dönüşüm: Başvurudan Karara İnsan, Veri ve Yapay Zekâ ile Regülasyonun Geleceğini Tasarlamak” başlıklı uydu oturumunda ele alındı. Oturuma TC Health Genel Müdürü Salih Güreş, Sağlık Bakanlığı Dijital Proje Yöneticisi Umut Ağyüz ve Sanofi Üretken Yapay Zekâ (GenAI) Ruhsatlandırma Lideri Karen Philippe katıldı. Elektronik başvurulardan veri odaklı değerlendirme süreçlerine geçişin tartışıldığı oturumda, veri kalitesi, sistemler arası entegrasyon, yapay zekânın kullanım alanları ve dijitalleşmenin sürdürülebilirlik boyutu ele alındı. Sektör ile düzenleyici otoriteler arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekilirken, dönüşümün güvenilir verinin etkin kullanımı, şeffaflık ve insanın karar süreçlerindeki sorumluluğuyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Sanofi’nin ruhsatlandırma alanındaki üretken yapay zekâ çalışmalarının uygulama boyutu ve deneyimlerinin de paylaşıldığı oturumda, her zaman çalışmaların odağında hastaların bulunduğuna dikkat çeken Ecz. Derya Dönmez, sözlerine şöyle devam etti: “Ruhsatlandırmada kâğıttan veriye, veriden akıllı karar destek sistemlerine uzanan bir dönüşüm yaşıyoruz. Bugün yapay zekânın değerlendirme ve karar süreçlerine nasıl entegre edilebileceğini konuşuyoruz. Bu yolculukta değişmeyen hedefimiz, güvenli, etkili ve kaliteli ilaçların hastalara en hızlı şekilde ulaşması. Teknoloji bu amaca hizmet ettiği ölçüde değerlidir. Dönüşümün başarısı ise, kaliteli ve standartlaştırılmış veriyi, insan uzmanlığını ve güvene dayalı iş birliğini bir araya getirmemize bağlı. Bioexpo’da da bu dönüşümün sahadaki karşılığını ve geleceğini farklı paydaşların deneyimleriyle birlikte ele alarak, tedavilere erişimi destekleyecek ortak yaklaşımları değerlendirdik”. Bilimin gücünü teknoloji ve iş birliğiyle somut faydaya dönüştürmek Bilimsel ilerlemeyi insan sağlığı için somut faydaya dönüştürmeyi hedefleyen Sanofi, küresel birikimini yapay zekâ, veri ve iş birlikleriyle buluşturan yaklaşımını Bioexpo’da paylaştı. Aşı ve ruhsatlandırma alanlarından örneklerle, bu yaklaşımın araştırma ve üretimden yeniliklerin insanlara ulaşmasına uzanan süreçteki karşılığını ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

The Hammers Awards 2026'da Ödüller Sahiplerini Buldu! Haber

The Hammers Awards 2026'da Ödüller Sahiplerini Buldu!

Pazarlama, teknoloji ve iş dünyasının temsilcilerini bir araya getiren Meetup Istanbul, 13 Ekim 2026’da UNIQ İstanbul’da gerçekleştirildi. Bu yıl 10. yılını kutlayan etkinlik, “Beyond Control” temasıyla teknolojik dönüşümü, değişen tüketici beklentilerini ve iş dünyasında yeniden şekillenen güç dengelerini gündemine taşıdı. Yapay zekâ, yaratıcılık ve veriye dayalı karar alma süreçlerinin ele alındığı buluşma, reklamveren ekiplerinin ödüllendirildiği The Hammers Awards 2026’ya da ev sahipliği yaptı. Pazarlamasyon Kurucu ve CEO’su Necip Murat’ın sunduğu törende, farklı uzmanlık alanlarında başarı gösteren reklamveren ekipleri ödüllerini aldı. Mobilite Partneri Ford’un desteğiyle gerçekleştirilen organizasyon, pazarlama faaliyetlerinin arkasındaki ortak emeği ve ekiplerin sonuçlara katkısını görünür kıldı. Altı ana bölümde farklı uzmanlıklar değerlendirildi The Hammers Awards 2026’nın değerlendirme kapsamı; strateji, teknoloji ve veri, sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik, marka deneyimi ile medya ve içerik, yapay zekâ ve trendler ve sektörel kategorilerden oluştu. Toplam 103 alt kategori, farklı iş alanlarında çalışan reklamveren ekiplerinin projelerinin kendi uzmanlıkları çerçevesinde değerlendirilmesine olanak tanıdı. Organizasyonun jüri başkanlıklarını PepsiCo’dan Mine Mavi Arıkan, Ford Türkiye’den Talat İşçioğlu, Anadolu Sigorta’dan Berna Semiz Ergüntan, Allianz Türkiye’den Onur Kırcı, ING Türkiye’den Sinem Serdar ve Aygaz’dan Ahmet Ercüment Polat üstlendi. Farklı sektörlerden yöneticilerin yer aldığı değerlendirme yapısı, pazarlama çalışmalarını çeşitli uzmanlık alanları üzerinden ele aldı. Birlikte üretme becerisi öne çıktı Meetup Istanbul’un 10. yılına ilişkin değerlendirmesinde Pazarlamasyon Kurucu ve CEO’su Necip Murat, “Geleceği şekillendiren en önemli unsur, değişime uyum sağlama ve birlikte üretme becerimiz.” ifadelerini kullandı. Murat, etkinliğin başlangıcından bu yana sektörün farklı paydaşlarını buluşturmayı ve yeni iş birliklerine alan açmayı amaçladığını belirtti. Aynı buluşmanın programında insan yaratıcılığı ile yapay zekânın ilişkisi, pazarlama liderlerinin değişen öncelikleri ve teknolojinin iş hedefleriyle nasıl ilişkilendirileceği de tartışıldı. The Hammers Awards, bu dönüşümü uygulamaya taşıyan reklamveren ekiplerinin çalışmalarını ödüllendirerek etkinliğin ortak üretim odağını tamamladı. Organizasyonun tüm kazananları, The Hammers Awards’ın resmî internet sitesinde yayımlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

L’Oréal Türkiye CIO’su Metin Yılmaz, Artık Yunanistan’dan da Sorumlu Haber

L’Oréal Türkiye CIO’su Metin Yılmaz, Artık Yunanistan’dan da Sorumlu

Metin Yılmaz, yeni sorumlulukları kapsamında Türkiye ve Yunanistan IT organizasyonlarına liderlik ederken, sınır ötesi iş birliğinin güçlendirilmesine, ortak teknoloji yetkinliklerinin geliştirilmesine ve iki ülke arasındaki sinerjilerin artırılmasına odaklanacak. Bu doğrultuda yenilikçi teknolojilerin iş süreçlerine entegrasyonunu hızlandırarak L’Oréal’in her iki pazardaki dijital dönüşümüne katkı sağlayacak. Yılmaz, aynı zamanda L’Oréal’in bugüne kadarki en kapsamlı dönüşüm programı olan NEO’nun Türkiye ve Yunanistan’daki teknoloji liderliğini üstlenecek. Finans, tedarik zinciri, ticari operasyonlar ve temel iş süreçlerini kapsayan bu uçtan uca dönüşüm programının başarıyla hayata geçirilmesi için iş birimleri ve bölgesel ekiplerle yakın iş birliği içerisinde çalışacak. Güçlenen iş birliği ve hızlanan teknoloji yolculuğu Metin Yılmaz’ın liderliğinde L’Oréal Türkiye BT ekibi, iş birimleriyle iş birliğini derinleştirirken yerel destek modellerini optimize etti ve çalışan deneyiminin iyileştirilmesine önemli katkı sağladı. Aynı zamanda veri ve yapay zekâ odaklı girişimlere hız kazandıran ekip, iş birimleri ve küresel teknoloji partnerleriyle güçlü ilişkiler geliştirerek Türkiye IT organizasyonunun iş hedeflerine doğrudan katkı sağlayan stratejik bir iş ortağı olarak konumunu güçlendirdi. Bu süreçte iş birliği kültürüne ve ekiplerin güçlendirilmesine öncelik veren Yılmaz, yerel çözümlerin bölgesel teknoloji ekosistemleriyle uyumlu hale getirilmesine, süreçlerin sadeleştirilmesine ve operasyonel verimliliğin artırılmasına liderlik etti. Yeni görevinde Yılmaz, Türkiye ve Yunanistan ekiplerinin deneyim ve yetkinliklerini bir araya getirerek teknoloji odaklı dönüşümün hızlandırılmasını ve her iki pazarda sürdürülebilir iş değeri yaratılmasını hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Çağında Rekabetin Yeni Gücü Çeşitlilik ve Kapsayıcılık Haber

Yapay Zekâ Çağında Rekabetin Yeni Gücü Çeşitlilik ve Kapsayıcılık

Poltio Kurucu Ortağı ve CMO’su Banu Güler’in de konuşmacı olarak yer aldığı panelde, teknolojik dönüşümün yalnızca yeni araçları kullanmakla sınırlı olmadığı, farklı bakış açılarını karar süreçlerine dahil edebilen kurumların rekabette öne çıkacağı vurgulandı. Pazarlama, iletişim ve iş dünyasının önde gelen isimlerini buluşturan Meetup Istanbul 2026, bu yıl “Beyond Control” temasıyla UNIQ İstanbul’da gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında düzenlenen “FutureHER: Powering Sustainability Through Data and Tech” başlıklı panelde, INAN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Taşkın Öztürk ve Poltio Kurucu Ortağı ve CMO’su Banu Güler, veri ve yapay zekâ ekseninde dönüşen iş dünyasında kadınların rolünü, kapsayıcı liderliği ve teknolojinin sürdürülebilir geleceğe etkilerini değerlendirdi. Panelde, geleneksel iş ve marka yönetimi anlayışının veri ve yapay zekâ teknolojileriyle yeniden şekillendiğine dikkat çekildi. Tüketici tercihlerinden kurumsal karar alma süreçlerine kadar pek çok alanda algoritmaların etkisinin arttığı belirtilirken, teknolojinin sunduğu fırsatlardan yararlanabilmek için farklı deneyimlerin ve bakış açılarının karar mekanizmalarına dahil edilmesinin önemine vurgu yapıldı. Çeşitlilik ve kapsayıcılığın yalnızca toplumsal bir sorumluluk değil, şirketlerin inovasyon kapasitesini, risk yönetimini ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir unsur olduğu ifade edildi. “Belirsizlik çağında kurumları güçlü kılan kolektif zekâ” INAN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Taşkın Öztürk, yapay zekâ çağında liderlik anlayışının da değişmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Bugün çeşitlilik ve kapsayıcılığı yalnızca bir eşitlik meselesi olarak ele almak yeterli değil. Farklı deneyimlerin, düşüncelerin ve yetkinliklerin bir araya gelmesi, şirketler için doğrudan ekonomik değer ve rekabet avantajı yaratıyor. Özellikle belirsizliğin arttığı bir dönemde tek bir liderin öngörüsünden çok, kurumun kolektif zekâsı önem kazanıyor. Birbirine benzeyen ekipler aynı sorunlara benzer çözümler üretirken, farklı bakış açılarını bir araya getiren kurumlar riskleri daha doğru değerlendirebiliyor ve yeni fırsatları daha erken görebiliyor. Ancak bunun için çalışanların fikirlerini özgürce ifade edebildiği, gerektiğinde liderin kararlarını da sorgulayabildiği bir kurum kültürüne ihtiyaç var. Gerçek psikolojik güvenlik, herkesin aynı fikirde olması değil, farklı fikirlerin korkusuzca dile getirilebilmesidir. INAN Derneği olarak kapsayıcılığın kurumların iş yapış biçimlerine ve ölçülebilir sonuçlarına yansıması gerektiğine inanıyoruz.” “Teknolojiyi kimin geliştirdiği, nasıl sonuçlar üreteceğini de belirliyor” Panelde yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesinde kadınların temsilinin artırılması gerektiğine de dikkat çekildi. Veri ve teknoloji alanında kadın temsilinin yüzde 26, yapay zekâ mühendisliğinde ise yüzde 19 seviyesinde olduğuna ilişkin veriler paylaşılırken, teknoloji geliştiren ekiplerdeki temsil eksikliğinin algoritmaların ürettiği sonuçlara da yansıyabileceği değerlendirildi. Poltio Kurucu Ortağı ve CMO’su Banu Güler ise teknolojik dönüşümün kapsayıcılıkla birlikte ele alınması gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Yapay zekâ sistemleri, onları geliştiren insanların deneyimlerinden, bakış açılarından ve beslendikleri verilerden bağımsız değil. Dolayısıyla kadınların ve farklı grupların teknoloji geliştirme süreçlerinde yeterince temsil edilmemesi, ortaya çıkan ürünlerin kapsayıcılığını da etkiliyor. Daha adil ve güvenilir yapay zekâ sistemleri geliştirebilmek için hem ekiplerdeki çeşitliliği hem de kullanılan verilerin kapsayıcılığını güçlendirmemiz gerekiyor. Yapay zekâ dönüşümünde asıl farkı yaratan, teknolojiyi yalnızca kullanmak değil, onunla neyi değiştirdiğimiz ve nasıl bir değer ürettiğimizdir.” Panelin öne çıkan bir diğer başlığı ise Bahar Taşkın Öztürk’ün birçok kuruma danışmanlık verdiği kritik konulardan biri olan yapay zekâ yatırımlarının somut iş sonuçlarına dönüştürülmesi oldu. Teknolojinin sağladığı hızın, geleneksel ve hiyerarşik karar alma mekanizmaları nedeniyle beklenen etkiyi yaratamayabileceği belirtilirken, kurumların öncelikle çözmek istedikleri sorunları ve ulaşmak istedikleri hedefleri netleştirmeleri gerektiği vurgulandı. Veri odaklı kararların başarısının yalnızca teknolojik altyapıya değil, bu kararları eleştirel biçimde değerlendirebilen, farklı görüşleri bir araya getiren ve değişime uyum sağlayabilen ekiplerin varlığına bağlı olduğu ifade edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mirsis, Londra Ofisiyle Avrupa’da Büyümesini Sürdürüyor Haber

Mirsis, Londra Ofisiyle Avrupa’da Büyümesini Sürdürüyor

Güçlü altyapısı ve yenilikçi çözümleriyle 18 yıldır bankacılık, finans ve sigorta başta olmak üzere farklı sektörlerdeki ulusal ve uluslararası müşterilerine ihtiyaca dayalı özelleştirilmiş çözümler sunan Mirsis, Avrupa yapılanmasını Londra ofisiyle güçlendirdi. Mirsis’in Avrupa pazarına açılmasını ve uluslararası iş bağlantıları geliştirmesini desteklemek amacıyla Londra Ofisi’ni YTÜ Yıldız Teknopark Londra Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisi (UTPO) içinde konumlandırdıklarını söyleyen Mirsis Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Gül Düzgider “Bir süredir projeler yürüttüğümüz İngiltere’de ofis açarak küresel finans ve inovasyon alanında öncü bir şehir olan Londra üzerinden Avrupa ve Körfez ülkelerinde yeni bir büyüme rotası oluşturmayı hedefledik. Berlin’deki satış ve pazarlama ekibimizle koordineli bir şekilde çalışacak olan Londra ofisimizde özellikle KOBİ finansmanını teknoloji ve veri yoluyla daha erişilebilir hale getirmeye odaklanacağız. 2024 yılında Bakü’de açtığımız ilk yurtdışı ofisimizin Türki Cumhuriyetlerde sigorta sektöründe yakaladığı büyüme potansiyelini, bu kez Avrupa’da ticari bankacılık alanında görmeyi hedefliyoruz” dedi. Ar-Ge yatırımlarıyla desteklenen küresel büyüme Mirsis’in uluslararası büyüme stratejisinin arkasında güçlü Ar-Ge yatırımları ve yenilikçi teknoloji geliştirme yaklaşımı yer alıyor. 2019 yılından bu yana Yerinde Ar-Ge Merkezi bünyesinde 50’den fazla Ar-Ge mühendisi ve uzmanıyla TÜBİTAK destekli ve uluslararası konsorsiyumlu Ar-Ge çalışmaları yürüttüklerini belirten Düzgider, “2025 yılında bir çalışmamız Avrupa ülkelerindeki sanayi ve araştırma kuruluşlarının rekabet gücünü artırmayı hedefleyen uluslararası iş birliği platformu Eureka’dan onay aldı. Yapay zekâ alanında liderliğini üstlendiğimiz projelerimizi bir adım ileriye taşıyan bu gelişmeyle, bankacılık sektörüne yönelik geliştirdiğimiz ürünümüzü kısa sürede ticarileştirmeyi hedefliyoruz. Bu projenin hem sektöre hem de yurtdışı hizmet ihracatı ile ülkemize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi. Mirsis 2008 yılında alanında uzman iki girişimci, Gül Düzgider ve Ece Kutlucan tarafından kuruldu. Bugün 350’ye yakın çalışanı ile özel yazılım geliştirme, teknoloji dönüşümü, proje yönetimi ve donanım bakımı alanlarında Türkiye’nin önde gelen bankaları ve sigorta şirketlerinin yanı sıra özel sektördeki yerli ve yabancı ortaklı birçok şirkete uçtan uca hizmet sunuyor. Ar-Ge merkezinde yeni teknolojiler kullanarak yaşamı kolaylaştıran, ekonomiyi gözeten ve katma değeri yüksek ürün ve hizmetler geliştirmeye odaklanan Mirsis; yenilikçi çözümleriyle farklı sektörlerden müşterilerin ihtiyaçlarına hızlı yanıt veriyor. İlk yurt dışı ofisini 2024 yılında Bakü’de açan Mirsis teknoloji ve insan kaynakları alanında sunduğu yenilikçi çözümlerle dünya genelinde dokuz ülkede hizmet veriyor. Mirsis, grup şirketleri Miera Bilgi Teknolojileri ile bilgi güvenliği ve sistem altyapı danışmanlığı, Odak Kariyer ve İnsan Kaynakları ile de insan kaynakları alanlarında hizmet sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ak Portföy’den Sektörde Yine Bir İlk:  Yapay Zeka Fonu Haber

Ak Portföy’den Sektörde Yine Bir İlk: Yapay Zeka Fonu

Fon, yeni dönemde yaratılan ekonomik değere damgasını vuran ve küresel ölçekte büyük potansiyel taşıyan yapay zeka ekosistemine bugünden ortak olma fırsatı sunuyor. Fon, yapay zeka teknolojileri geliştiren şirketlerin yanı sıra; bu şirketlere veri, otomasyon, yarı iletkenler ve diğer dijital altyapıları sağlayan şirketlere yatırım yapıyor. Bu yönüyle fon, teknoloji odaklı büyüme alanlarına geniş bir çerçevede yatırım imkanı sağlıyor. Ak Portföy’ün “Yatırımın Geleceği” ürün ailesinin en yenilikçi üyelerinden biri olan Yapay Zeka Teknolojileri Şirketleri Fonu, teknoloji ve inovasyon odaklı yatırım yaklaşımının yeni adımını temsil ediyor. Global ölçekte ekosistemin devleri arasında yer alan Open AI ve Antropic halka arzlarının 2026’nın ikinci yarısı için planlanmakta olması, yapay zeka alanına yatırım iştahının daha da artmasını sağlayacak. Ak Portföy Genel Müdürü Mehmet Ali Ersarı konuya ilişkin görüşlerini paylaştı: “Ekonominin verimlilik, rekabet ve ölçek mimarisi artık önemli oranda yapay zeka ekseninde şekilleniyor. Bu dönüşümle birlikte ekonomik değerin ve büyüme potansiyelinin önemli bir bölümü de yapay zeka teknolojilerine yatırım yapan, bu teknolojileri geliştiren ve ölçekleyen şirketlerde oluşuyor. Böyle dönemlerde yatırım dünyasının sorumluluğu, değişimi doğru analiz ederek uzun vadeli değer yaratabilecek alanları yatırımcılarıyla buluşturmak. Ak Portföy olarak bizler de yatırım yaklaşımımızı, ekonomik değerin yeniden tanımlandığı bu yapısal dönüşümü stratejimizin merkezine alarak şekillendiriyoruz. Türkiye’nin Tefas’taki ilk ve tek Yapay Zekâ Teknolojileri Şirketleri Fonu’nu hayata geçirirken çıkış noktamız da tam olarak bu bakış açısı oldu. Bu fonumuzla, geleceği şekillendiren bu kritik dönüşüme, tasarruf sahiplerinin bugünden değer ortağı olabilmelerine imkan sağlıyoruz. Bu adım aynı zamanda “Yatırımın Geleceği” vizyonumuzun da güçlü bir yansıması… Yapay Zekâ Teknolojileri Şirketleri Fonumuzla, yapay zekânın şekillendirdiği yeni ekonomik düzende ortaya çıkan fırsatları yatırımcılarımızla buluşturmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnovasyonun Değeri Artık Koruma Stratejisiyle Ölçülüyor Haber

İnovasyonun Değeri Artık Koruma Stratejisiyle Ölçülüyor

TOBB Patent ve Marka Vekilleri Meclisi Başkanı ve Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz, patent ve marka vekilliğinin şirketler için stratejik bir uzmanlık alanı olduğunu ve sınai mülkiyet süreçlerinin doğru yönetilmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Küresel rekabetin veri, yapay zekâ ve ileri teknoloji ekseninde yeniden şekillendiği günümüzde, sınai mülkiyet haklarının korunması ve stratejik yönetimi giderek daha kritik bir önem kazanıyor. Özellikle inovasyonun hızla arttığı sektörlerde, şirketlerin geliştirdiği teknolojilerin yalnızca ortaya konulması değil, aynı zamanda doğru şekilde korunması ve yönetilmesi sürdürülebilir rekabet gücü açısından belirleyici hale geliyor. Bu yeni tabloda patent ve marka vekilliği, yalnızca teknik süreçleri yöneten bir meslek olmanın ötesine geçerek; şirketlerin yeniliklerini koruyan, riskleri öngören ve fikri değerleri ekonomik faydaya dönüştüren stratejik bir danışmanlık rolü üstleniyor. TOBB Patent ve Marka Vekilleri Meclisi Başkanı ve Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz’e göre patent ve marka vekilliği, şirketlerin fikri değerlerini korumaktan ticari değere dönüştürmeye kadar uzanan geniş bir etki alanına sahip. “Bugün geldiğimiz noktada inovasyonun değeri, yalnızca ortaya konulan fikirle değil, o fikrin ne kadar doğru korunduğu ve yönetildiğiyle ölçülüyor. Patent ve marka vekilliği bu sürecin merkezinde yer alarak, başvuru aşamasından ticarileşmeye kadar tüm adımlarda stratejik bir rehberlik sunuyor. Doğru kurgulanmamış bir başvuru süreci; şirketler için geri dönüşü mümkün olmayan hak kayıplarına yol açabilirken, doğru yönetilen bir sınai mülkiyet hakları stratejisi ise aynı fikri güçlü bir rekabet avantajına dönüştürebiliyor. Veri ve yapay zekâ odaklı teknolojiler yeni riskleri ve fırsatları beraberinde getiriyor Özellikle veri, yapay zekâ ve dijitalleşme odaklı teknolojilerin hızla yükseldiği günümüzde, geliştirilen çözümler klasik ürünlerden farklı olarak sürekli güncellenen ve gelişen yapılara sahip. Bu durum, yalnızca teknik bilgi değil aynı zamanda ileri düzey stratejik bakış açısı gerektiriyor. Patent ve marka vekilleri bu noktada şirketlerin yalnızca mevcut durumlarını değil, gelecekte karşılaşabilecekleri riskleri de öngörerek hareket eden kritik bir danışmanlık rolü üstleniyor. Sınai mülkiyet hakları süreçleri doğası gereği küresel bir perspektif gerektiriyor. Şirketlerin yalnızca yerel pazarda değil, uluslararası alanda da haklarını etkin şekilde koruyabilmesi için süreçlerin doğru kurgulanması büyük önem taşıyor. Bu nedenle yetkin ve sicile kayıtlı vekillerle çalışmak hem sürecin güvenliği hem de hakların sürdürülebilir şekilde korunması açısından belirleyici oluyor. Aksi durumda yaşanabilecek hatalar, yalnızca hukuki değil aynı zamanda ciddi ticari kayıplara da neden olabiliyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

27. “Bilişim 500 Araştırması” İçin Başvuru Tarihleri Uzatıldı Haber

27. “Bilişim 500 Araştırması” İçin Başvuru Tarihleri Uzatıldı

Bu yıl “Teknolojinin İpek Yolu Anadolu’dan Geçmeli!” mottosuyla 27. kez gerçekleştirilecek araştırma, sektörün en kapsamlı referans çalışması olarak kamuoyuyla buluşmaya hazırlanıyor. En büyük 500 şirketin, genel sıralamanın yanı sıra faaliyet gösterdikleri alt kategoriler özelinde değerlendirileceği araştırmaya bilişim firmaları için başvuru tarihi 15 Mayıs tarihine kadar uzatıldı. Araştırmanın sonuçları ise 5 Ağustos tarihinde düzenlenecek ödül töreniyle açıklanacak. Bilişim 500 Araştırması, bu yıl “Teknolojinin İpek Yolu Anadolu’dan Geçmeli!” mottosuyla şekillenen temasıyla bilişim dünyasının öncülerini bir araya getirerek sektördeki gelişmelerin paylaşılmasına, deneyimlerin aktarılmasına ve geleceğe yönelik öngörülerin tartışılmasına önemli bir platform sunacak. Tema, geçmişte ticaretin en kritik geçiş noktası olan Anadolu’nun bugün veri, yazılım ve dijital üretimin de merkezi olma potansiyeline dikkat çekecek. Küresel rekabetin teknoloji üzerinden yeniden tanımlandığı bu dönemde Türkiye; coğrafi konumu, genç ve yetkin insan kaynağı ve gelişen teknoloji ekosistemiyle yeni dijital ticaret yollarında güçlü bir rol üstlenebilecek. Bu yaklaşım, Türkiye’nin sadece izleyen değil, yön veren bir oyuncu olması gerektiğine vurgu yaparak tüm sektörü ortak bir vizyon etrafında harekete geçmeye davet edecek. Bilişim 500 ise bu yıl yalnızca rakamları açıklamakla kalmayacak; önemli bir gerçeği de hatırlatacak: Geçmişte ticaret yollarını şekillendirenler geleceğin dünyasını kurarken, bugün teknolojinin yollarını şekillendirenler ise yarının gücünü belirleyecek. Teknolojinin hızla dönüşüm geçirdiği günümüzde, değişim ve gelişmelerden doğrudan etkilenen bilişim sektörüne yeni bakış açıları kazandırmayı, sektör temsilcilerini farklı perspektiflerden düşünmeye davet etmeyi hedefleyen Bilişim 500, Türkiye’nin dört bir yanındaki teknoloji şirketlerinin gücünü ortaya koyarak sektörün gelişimine ışık tutacak. Araştırma başvuruları 15 Mayıs’a kadar devam edip sonuçları ise 5 Ağustos’ta düzenlenecek ödül töreniyle kamuoyuna açıklanacak. Türkiye bilişim sektörü için önemli bir referans kaynağı olmanın yanı sıra bilişim dünyasında fark yaratmak isteyen şirketlere yol haritası sunan Bilişim 500 Araştırması; yerli ve yabancı yatırımcılar ile iş birliği geliştirmek isteyen kurumlar için de güçlü bir rehber olma niteliğini sürdürüyor. Başvurular Bilişim 500 web sitesi üzerinden devam ediyor Bilişim sektörünün “pazar yeri” olarak kabul edilen Bilişim 500’e başvuran şirketler; Sistem Entegratörü ve İş Ortağı, Dağıtıcı, Türkiye Merkezli Üretici ve Uluslararası Merkezli Üretici / Üreticinin Temsilcisi olmak üzere dört ana kategori altında değerlendirilecek. Bu kategorilerin donanım, yazılım ve hizmet gibi alt tabloları bulunurken, yeni teknoloji alanlarını kapsayan özel kategoriler de araştırma kapsamında yer alacak. Başvuru yapan tüm firmaların Bilişim 500 kataloğunda yer alacağı araştırmanın sonuçları, 5 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenecek ödül töreniyle kamuoyuna açıklanacak. Törende ayrıca sektörde 25 yılını dolduran kadın bilişimcilere verilecek özel ödüller, 35 yıl emek ödülleri, 50 yıl emek ödülü ve BThaber özel ödülleri de sahiplerini bulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone Türkiye’den 5G’de En Geniş Kapsama  Haber

Vodafone Türkiye’den 5G’de En Geniş Kapsama 

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 5G’deki kapsama gücünü artırmaya devam ediyor. Uluslararası bağımsız denetim kuruluşu P3 tarafından 81 ilde yapılan detaylı tarama testlerine göre Türkiye’nin en geniş 5G kapsamasına sahip operatörü Vodafone oldu. P3 tarafından 1-8 Nisan tarihleri arasında toplam 30 bin kilometrelik alanda yapılan değerlendirmede 5G kapsama alanı mevcut tüm frekans bantlarında değerlendirildi. 5G kapsama alanının güvenilir ve anlamlı bir şekilde tespit edilmesini sağlamak için birden fazla sinyal seviyesi eşik değeri uygulandı. Vodafone Türkiye elde ettiği sonuçlarla ülke genelinde en geniş 5G kapsamasını sağladı. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy şunları söyledi: “Vodafone olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti veren bir numaralı mobil operatörüz. Dünya genelinde 5G hizmeti verdiğimiz ülke sayısını Türkiye ile birlikte 23’e çıkardık. 1 Nisan’da 81 il ve 922 ilçede 5G sinyalini aynı anda vererek Bakanlığımızın 5G'yi ülke geneline iki yılda yayma hedefini Vodafone olarak büyük oranda daha birinci günden hayata geçirdik. Kapsama ve kullanıcı sayısı itibarıyla Vodafone’un dünyada yaptığı en büyük 5G lansmanına imza attık. Şimdi de uluslararası bağımsız denetim kuruluşu P3 tarafından ülkemizin en geniş 5G kapsamasına sahip operatörü sertifikasını kazanmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 5G’li yeni dönemde güçlü altyapımızı bir kez daha kanıtlamış olduk. Türkiye’nin dijital geleceğine duyduğumuz güvenle çalışmalarımıza devam edeceğiz.” Ayrıntılı ve güvenilir 5G kapsama analizi P3, 1 Nisan’da 5G’nin ticari olarak piyasaya sürülmesinin ardından ülke genelindeki 5G kapsamasını değerlendirmek üzere bir mobil karşılaştırma çalışması gerçekleştirdi. Ölçüm yöntemi olarak yüksek çözünürlüklü RF tarayıcının kullanıldığı değerlendirmeyle, kentsel ve kentsel olmayan alanlar dahil olmak üzere ülke çapında ayrıntılı ve güvenilir bir 5G kapsama analizi yapılması hedeflendi ve Türkiye'deki 5G kapsama alanına ilişkin detaylı bir görünüm elde edildi. Tüm ölçümler, uluslararası bağımsız kuruluş P3 tarafından global standardartlara uygun metodolojiler ile gerçekleştirildi. Karşılaştırma çalışması, tutarlı ve kapsamlı veri toplanmasını sağlamak için her biri eksiksiz ölçüm ekipmanına sahip tarayıcıların yer aldığı tam donanımlı 15 araç kullanılarak yürütüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.