Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Veri Depolama

Kapsül Haber Ajansı - Veri Depolama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veri Depolama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay Zekâ Çağında Enerji Yönetimi: EY Geleceğin Stratejilerini Açıkladı Haber

Yapay Zekâ Çağında Enerji Yönetimi: EY Geleceğin Stratejilerini Açıkladı

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY’ın Yapay Zekâ ve Enerji: Karşılıklı Etkileşim başlıklı raporu yayımlandı. EY Europe Central Energy Center'ın araştırmalarına, EY'ın yapay zekâ alanındaki deneyimlerine ve enerji sektöründeki tecrübelerine dayanan rapor, bu ikili dönüşümle karşı karşıya kalan şirketler ve liderler için önemli içgörüler sunuyor. Rapor, şirketlerin yapay zekâ odaklı verimliliği nasıl artırabileceğini, dijital büyüme için enerjiyi nasıl güvence altına alabileceğini ve yapay zekâ ile enerjinin birbirinden ayrılamaz olduğu bir gelecek için nasıl dayanıklı stratejiler geliştirebileceği hakkında önemli ipuçları veriyor. Veri merkezleri küresel elektrik tüketiminin yaklaşık %1,5’ini oluşturuyor Rapora göre yapay zekâ; enerji üretimi ve dağıtımından şebeke yönetimine kadar birçok alanda operasyonel verimliliği artırırken, veri merkezlerinin hızla büyümesi elektrik talebini de oldukça yüksek seviyelere taşıyor. Yapay zekâ odaklı tipik bir veri merkezi, yaklaşık 100 bin hanenin tüketimi kadar elektrik kullanırken, hâlihazırda inşa edilmekte olan en büyük veri merkezlerinin bunun 20 katına kadar enerji tüketeceği öngörülüyor. Küresel elektrik tüketiminin yaklaşık %1,5’ini oluşturan veri merkezlerinin enerji ihtiyacı, yıllık yaklaşık %12 oranında artıyor. Rapor, veri merkezi yatırımlarındaki artış ve yapay zekâ odaklı harcamaların, özellikle ABD’de iş yatırımlarının ve gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesinin itici güçlerinden biri haline geldiğini gösteriyor. Yapay zekâ, iş gücünün yetkinliklerini ölçeklendirerek yeni iş birliği ve karar alma biçimlerini destekliyor. Petrol, gaz ve elektrik hizmetleri sektörlerinde çalışanların günlük yapay zekâ kullanım düzeyi; teknoloji ve bankacılık sektörlerine kıyasla henüz daha düşük olsa da, bu sektörlerin de yapay zekâ uygulamalarının hayata geçirilmesi açısından geniş bir potansiyeli bulunuyor. Büyük teknoloji şirketleri yapay zekâya milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor Büyük teknoloji şirketleri, yapay zekânın üretkenliği önemli ölçüde artıracağı ve insanların çalışma ile değer yaratma biçimlerini yeniden şekillendireceği beklentisiyle bu alana yüz milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. 2020-2025 yılları arasında beş büyük teknoloji şirketinin toplam sermaye harcamalarının %280’den fazla arttığı tahmin ediliyor. Bu yatırımların giderek daha büyük bir bölümü yeni veri merkezlerine yönlendiriliyor. Küresel veri merkezi yatırımlarının 2025-2030 döneminde 7 trilyon dolara ulaşabileceği ve dünya genelinde 2.000’den fazla yeni veri merkezinin devreye alınabileceği öngörülüyor. 2025 yılı sonu itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 12 bin veri merkezi bulunurken, bunların yaklaşık %45’i ABD’de, %27’si ise Avrupa’da yer alıyor. Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre, küresel kurulu veri merkezi kapasitesinin 2020-2025 döneminde yıllık ortalama %13 büyüyerek 60 GW’tan 114 GW’a yükseldiği görülüyor. IEA’nın temel senaryosuna göre, bu büyümenin on yılın sonuna doğru daha da hızlanması ve yıllık ortalama %15 seviyesine ulaşması bekleniyor. Bu doğrultuda, toplam kurulu veri merkezi kapasitesinin 2030 yılına kadar 226 GW’a çıkabileceği öngörülüyor. Günümüzde veri merkezleri, küresel elektrik tüketiminin yaklaşık %1,5’ini oluşturuyor. En yüksek oran ABD’de görülüyor; burada veri merkezleri toplam elektrik talebinin yaklaşık %4,5’ini oluşturuyor. Veri merkezlerinin, 2025-2030 döneminde küresel elektrik talebindeki artışın yaklaşık %7’sini, daha geniş bir perspektifte değerlendirildiğinde ise 2025-2035 dönemindeki artışın yaklaşık %9’unu oluşturabileceği öngörülüyor. Jeopolitik gerilimler belirsizlik oluşturuyor Veri merkezlerinin gelecekteki elektrik talebine ilişkin projeksiyonları önemli ölçüde belirsizlik içeriyor. Düşük karbonlu ve maliyeti öngörülebilir enerji kapasitesine ve şebeke altyapısına erişim, yapay zekâ çiplerinin bulunabilirliği, donanım ve modellerde sağlanacak verimlilik artışları, spekülatif proje duyuruları ve yapay zekâ pazarındaki değişimler gibi birbiriyle bağlantılı birçok faktöre bağlı olabilir. Ayrıca, jeopolitik gerilimler de ek bir belirsizlik katmanı oluşturuyor. Bu gerilimler, kritik bileşenlere yönelik tedarik zincirlerini aksatma ve piyasa dinamiklerini yeniden şekillendirme riski taşıyor. Orta Doğu’da son dönemde yaşanan gerilimlerin tırmanması, uzun süreli belirsizliklerin hâlihazırda kısıtlı olan bellek çipleri ve veri depolama cihazları arzını daha da sıkılaştırabileceğine yönelik yatırımcı endişelerini artırdığı görülüyor. Avrupa’nın veri merkezi ekosistemi köklü değişimlerle şekillenebilir Avrupa’nın veri merkezi ekosistemi, hem kapasitedeki önemli büyüme hem de coğrafi dağılımdaki köklü değişimlerle şekillenen dönüştürücü bir on yıla giriyor. Geleneksel veri merkezlerinde arazi ve enerji kısıtlarının artmasıyla birlikte, işletmeciler ve yatırımcılar giderek daha fazla şebeke kapasitesi, uygun arazi imkânı ve daha düşük işletme maliyetleri sunan yeni lokasyonlara yöneliyor. Bu eğilim, son kullanıcılara yakınlığın daha az önem taşıdığı ve maliyet verimliliğinin öncelik kazandığı makine öğrenimini destekleyen uzak veri merkezlerinde özellikle belirgin şekilde görülüyor. Avrupa’nın geleneksel veri merkezi merkezleri dışında kalan ülkelerin, yeni yatırımlardan giderek daha fazla pay alması beklenirken, Orta Avrupa bölgesi bu büyümeden en fazla fayda sağlayacak bölgeler arasında yer alıyor. Orta Avrupa, veri merkezlerinin yaklaşık %63’ünü barındırıyor. Bölgenin enerji yelpazesinin yaklaşık %65’i hâlihazırda yenilenebilir enerji, nükleer enerji ve hidroelektrik gibi güvenilir düşük karbonlu kaynaklardan sağlanıyor. Bu durum, enerji yoğun veri merkezi yatırımlarının büyümesi açısından bölgeye önemli bir yapısal avantaj kazandırıyor. Veri merkezlerinin Orta Avrupa bölgesine giderek daha fazla yayılmasıyla birlikte, veri merkezlerinin ulusal elektrik talebi içindeki payının 2035 yılına kadar %2 ile %14 arasında yükselmesi bekleniyor. En yüksek yoğunlaşmanın ise Nordik ülkelerde görülmesi öngörülüyor. Norveç'te veri merkezlerinin toplam elektrik talebinin yaklaşık %9'unu oluşturabileceği tahmin edilirken, bu oranın Danimarka'da yaklaşık %13'e, İsveç'te ise aynı dönemde %8'in üzerine çıkabileceği öngörülüyor. EY Türkiye Enerji Sektör Lideri ve EY-Parthenon Şirket Ortağı Cem Çamlı, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Yapay zekâ günümüzde yalnızca dijital dönüşümün değil, enerji dönüşümünün de temel belirleyicilerinden biri. Bu ilişki tek yönlü olmamakla birlikte yapay zekâ; enerji sektörünü daha verimli, güvenilir ve sürdürülebilir hale getiriyor. Aynı zamanda yapay zekâ da büyümesini sürdürebilmesi için güçlü enerji altyapısına ihtiyaç duyuyor. Yapay zekâ ve enerjideki gelecek risk ve fırsatların bir arada ele alındığı raporumuza göre; sektörler arası koordinasyonu erkenden sağlayan, altyapı planlamasını uyumlaştıran ve yönetişim modellerini modernize eden enerji şirketleri; yapay zekânın sunduğu üretkenlik kazanımlarından çok daha etkili biçimde yararlanacak. Aynı zamanda erişilebilir maliyetli, güvenilir ve düşük karbonlu bir enerji sisteminin gelişimini destekleme konusunda avantajlı konumda olacak. Yapay zekâ yatırımlarını konuşurken sadece işlem kapasitesini değil, bu dönüşümü mümkün kılacak enerji ekosistemini de konuşmamız gerekiyor. Önümüzdeki yıllarda ülkelerin ve şirketlerin rekabet gücü; güvenilir enerji altyapısı, dijital yetkinlikler ve sürdürülebilirlik hedeflerini aynı strateji altında buluşturabilme becerisiyle şekilleneceğinin de altını çizmeliyiz. Bu ekosistemde, teknoloji şirketlerinden enerji sektörüne, yatırımcılardan politika yapıcılara kadar tüm paydaşların ortak hareket etmesi gerekiyor." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Huawei'den Şirketlere Uçtan Uca Yapay Zekâ Altyapısı    Haber

Huawei'den Şirketlere Uçtan Uca Yapay Zekâ Altyapısı   

Huawei Başkan Yardımcısı ve Huawei Veri Depolama Ürün Hattı Başkanı Yuan Yuan, 21 Mayıs'ta Paris'te düzenlenen forumda ‘Data Awakening, Infra Evolving’ başlıklı bir açılış konuşması gerçekleştirdi. Yuan, yapay zekâ ajanlarının şirketlerin yeni dijital çalışanlarına dönüştüğünü ve bunun da işlem yükünü görülmemiş bir hıza çıkardığını söyledi. Huawei yeni dönemin ihtiyaçlarına yanıt vermek için altı temel alanda destek veren kapsamlı bir altyapı çözümü geliştirdi: verinin depolanması, bilgi ve hafıza yönetimi, model kurulumu, ajan geliştirme, kaynak yönetimi ve güvenlik. Bu yeni yaklaşım; depolamadan güvenliğe kadar tüm halkaları tek bir bütün hâlinde sunarak kurumların yapay zekâ uygulamalarını daha hızlı, daha doğru ve daha ekonomik biçimde devreye almasını sağlıyor. "Yapay zekânın bir sonraki bölümü veridir" Yuan Yuan, yapay zekânın bugün şirketlerin çalışma biçimini kökten değiştirdiğini, ajanların ise yeni dönemin en önemli üretkenlik aracı hâline geldiğini vurguladı. Kurumların bu dönüşümü kaçırmamak için mevcut bilişim altyapılarını hızla yapay zekâya uygun hâle getirmeleri gerektiğine dikkat çeken Yuan, geleneksel sistemlerin artan veri yükünü kaldıramayacağının altını çizdi. Yuan Yuan konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Yapay zekâ, bilişim sektörü için yeni fırsatların kapısını aralıyor. Yapay zekânın bir sonraki bölümü veridir. Veri depolamada teknolojik yeniliğe bağlı kalan Huawei, sektördeki yapay zekâ benimseme deneyimini biriktirecek ve müşterilerin akıllı çağa yolculuğunu hızlandırmak için tüm sektörle yakın iş birliği içinde çalışacaktır." Bir pizza kutusu büyüklüğünde 11 petabayt veri, yüzde 90 daha hızlı yanıt Huawei'nin tanıttığı OceanStor Pacific depolama çözümü, oldukça küçük bir alana çok büyük miktarda veri sığdırarak şirketlerin depolama maliyetlerini önemli oranda düşürüyor. Şirketin DME Omni-Dataverse adlı veri yönetim platformu ise farklı kaynaklardaki ve farklı lokasyonlardaki verileri tek nokradan izlenebilir ve yönetilebilir hâle getiriyor. Ek olarak, milyarlarca veri parçası arasından aranan bilgiye saniyeler içinde ulaşılabilmesini sağlıyor. Yapay zekâ uygulamalarının en sık yaşadığı sorunlardan biri, kullanıcıya ilk yanıtı vermesinin uzun sürmesi. Huawei'nin geliştirdiği yeni hafıza teknolojisi Context Memory Storage (CMS), bu süreyi yüzde 90 oranında kısaltarak yapay zekânın çok daha akıcı çalışmasını sağlıyor. Şirketin sunduğu yapay zekâ veri platformu ise sorulara verilen yanıtların doğruluğunu yüzde 30 artırırken, kullandığı bilgi bankasıyla yüzde 95'in üzerinde doğru bilgi getirme oranı yakalıyor. Sistem ayrıca kendi kendine öğrenip gelişen bir hafızaya sahip. Tek donanımla kodsuz ajan geliştirme Huawei'nin ModelEngine çözümü, şirketlerin yeni yapay zekâ modellerini hiç kod yazmadan sistemlerine entegre etmelerini ve tek tıkla devreye almalarını sağlıyor. Çözümün akıllı kaynak yönetimi sayesinde, tek bir donanım birimi, aynı anda 10 farklı işi bir arada yapabiliyor; bu da şirketlerin çok daha fazla verim almasına olanak tanıyor. Şirketlerin kendi yapay zekâ ajanlarını oluşturması da artık çok daha kolay. Yapay zekâ sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte veri güvenliği de yeni risklerle karşı karşıya. Yapay zekâ araçlarının kötüye kullanılması, yanlış veri besleyerek sistemleri zehirlemesi, verileri değiştirmesi ya da fidye yazılımı saldırıları gibi tehditler artıyor. Huawei, şirketlerin bu risklere karşı uçtan uca bir koruma sistemi kurması gerektiğini vurguluyor ve sunduğu çözümle yapay zekâ verisini her açıdan güvence altına alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank’tan Yapay Zekâya Özel Yeni Nesil Altyapı Haber

Akbank’tan Yapay Zekâya Özel Yeni Nesil Altyapı

Akbank, müşteri deneyiminden operasyonel süreçlere kadar geniş bir alanda ve aktif biçimde kullandığı yapay zekâ çözümleri için yeni nesil bir altyapı yatırımını hayata geçiriyor. Bankanın günlük bankacılık işlemleri, risk ve kredi değerlendirme, güvenlik, müşteri iletişim merkezi ve dijital etkileşim noktaları gibi alanlarda kullanılan yapay zekâ uygulamalarının artması, yüksek işlem gücü ihtiyacını da beraberinde getirdi. Bu doğrultuda Akbank, yapay zekâ ve ileri analitik iş yüklerine özel olarak tasarlanan yeni nesil GPU altyapı yatırımını başlattı. Gerçekleştirilen yatırımın Akbank’ın yapay zekâ odaklı çalışmalarına güç katacağını belirten Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay, “Akbank’ta yapay zekâyı bankacılığın geleceğini şekillendiren temel bir mühendislik yetkinliği olarak ele alıyoruz. Bu kapsamda operasyonlarımız genelinde yapay zekâ temelli çözümlerle hem çalışma arkadaşlarımızın hem de müşterilerimizin yaşamına değer katıyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni nesil GPU altyapısı bu çalışmalarımızı geliştirmek ve geleceğe taşımak için ihtiyaç duyduğumuz yüksek işlem gücünü, güvenliği ve ölçeklenebilirliği kurumsal seviyede bir araya getiriyor. Tamamı Akbank Teknoloji mühendisleri tarafından tasarlanan bu altyapı, regülasyonlara uyumlu, sürdürülebilir ve gelecekteki kullanım senaryolarına açık yapısıyla bankacılıkta yapay zekâ kullanımını bir üst seviyeye taşıyacak. Bu yatırımla amacımız, teknolojiyi hazır çözümlerle tüketen değil; tasarlayan, yöneten ve sürekli geliştiren bir kurum olarak uzun vadeli değer üretmek” dedi. Akbank’tan Büyük Ölçekli Yapay Zekâ İş Yükleri için Yeni Nesil Altyapı 30 bin metrekare büyüklüğündeki Akbank Veri Merkezi içerisinde konumlandırılan Akbank Yapay Zekâ Altyapı Alanı, 1 MW ilave enerji kapasitesi ve 750 GPU’dan oluşan yüksek performanslı bir grafik işlemci kümesiyle kurgulanıyor. Altyapı; büyük ölçekli yapay zekâ modelleri, üretken yapay zekâ uygulamaları ve yoğun hesaplama gerektiren ileri analitik projeleri kurumsal seviyede destekleyecek şekilde tasarlanıyor. Yapay Zekâ Altyapı Alanı; model eğitimi, yapay zekâ ajanları ve üretken yapay zekâ uygulamaları için optimize edilmiş yüksek işlem gücünün yanı sıra yapay zekâya özel veri depolama çözümleri ve yüksek hızlı ağ altyapısıyla birlikte planlanıyor. Merkezi mimari yaklaşımı sayesinde fiziksel alan ve altyapı kaynaklarının daha verimli kullanılması hedeflenirken, gelecekteki büyüme ve yeni kullanım senaryolarına açık, esnek bir yapı oluşturuluyor. Sürdürülebilirlik ve Akbank Mühendisliği Odağı ile İnşa Ediliyor Akbank’ın yeni yatırımının tasarım sürecinde enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Yapay zekâ sistemlerinin beraberinde getirdiği yüksek enerji ve soğutma gereksinimleri, merkezi ve bütüncül bir mimari anlayışıyla ele alınıyor. Bu sayede yüksek performans hedefleri korunurken, enerji ve iklimlendirme kaynaklarının daha etkin biçimde yönetilmesi amaçlanıyor. Akbank, küresel ölçekte benimsenen modern ve ölçeklenebilir altyapı yaklaşımlarını referans alırken, bu modelleri bankacılık regülasyonları, güvenlik gereksinimleri ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden tasarlıyor. Yapay Zekâ Altyapı Alanı’nın tasarım ve hayata geçirilme süreci, uçtan uca Akbank Teknoloji mühendislerinin sorumluluğunda yürütülüyor. Bu yaklaşım, Akbank’ın teknolojiyi yalnızca kullanan değil; tasarlayan, yöneten ve geliştiren bir kurum olma vizyonunu yansıtıyor. Bu yatırımla Akbank, yapay zekâyı bankacılık faaliyetlerinde uzun vadeli değer üreten stratejik bir yetkinlik olarak konumlandırıyor. Banka, yapay zekâya yönelik altyapı ve mühendislik yatırımlarıyla Türkiye finans sektörünün dijital dönüşümüne yön vermeyi ve geleceğin bankacılığını bugünden inşa etmeyi hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.