Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Veri Merkezi

Kapsül Haber Ajansı - Veri Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veri Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

VAKIF GYO’nun Aktif Büyüklüğü 31,1 Milyar TL’ye Ulaştı Haber

VAKIF GYO’nun Aktif Büyüklüğü 31,1 Milyar TL’ye Ulaştı

Kuruluşundan bugüne bir milyon metrekarenin üzerinde yaşam alanına imzasını atan Vakıf Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ, 2025 yılı finansal sonuçlarını açıkladı. Değişken piyasa koşullarına rağmen güçlü bilanço yapısı, portföy çeşitliliği ve disiplinli nakit akışı yönetimi, ihtiyatlı risk yönetimi ve paydaşlarıyla kurduğu güvene dayalı iletişim sayesinde 2025 yılında istikrarlı büyüme trendini korumayı başaran Vakıf GYO’nun aktif büyüklüğü 31,1 milyar TL’ye ulaştı. Özkaynaklarını 24,5 milyar TL’ye yükselten Vakıf GYO’nun net dönem kârı ise 780 milyon TL olarak gerçekleşti. Müşteri beklentilerini merkeze alan esnek ödeme planları ve yenilikçi kampanyalarıyla geniş kitlelere ulaşan Vakıf GYO, 2025 yılı satış ve kiralama faaliyetlerinden de 1,7 milyar TL hasılat elde etti. Vakıf GYO’nun faiz geliri hariç operasyonel verimliliğinin göstergelerinden biri olan FAVÖK 422 milyon TL, FAVÖK Marjı ise %25 seviyesine ulaştı. Kaydedilen sonuçlar şirketin güçlü kârlılık yapısını pekiştirdi. Kira gelirlerini enflasyonun üzerinde %24 artıran Vakıf GYO’nun kira geliri 665 milyon TL, kira gelirinin toplam gelir içindeki payı ise %25 olarak gerçekleşti. Onur İncehasan: “Kira gelirimizin geçtiğimiz yıla kıyasla enflasyonun üzerinde %24 artış kaydetmesi, kira getirisi odaklı gelir modelimizin güçlendiğini ortaya koyuyor” 3,2 milyar TL’lik nakit varlığı, düşük borçluluk rasyosuna sahip güçlü bilanço yapısı ve sağlam özkaynak tabanının da yardımıyla mevcut portföylerinin değerini artıran adımlar attıklarına işaret eden Vakıf GYO Genel Müdürü Onur İncehasan, “Stratejik hedeflerimiz ve büyüme modelimiz doğrultusunda İstanbul Finans Merkezi ve Cubes Ankara projelerimizin devreye girmesiyle portföyümüzün değeri ve gelir yaratma kapasitesi arttı. Kira gelirimizin geçtiğimiz yıla kıyasla enflasyonun üzerinde, %24 oranında artış kaydetmesi, kira getirisi odaklı gelir modelimizin güçlendiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemlerde VSancaktepe Merkez projemizin, Kütahya’da kentsel dönüşüm kapsamında geliştireceğimiz yeni binamızın, mevcut kiralık gayrimenkullerimizin ve planlanan yeni yatırımlarımızın, kira gelirlerimiz üzerinde çarpan etkisi yaratacağına inanıyoruz” dedi. Riskleri dengelemek ve gelir sürdürülebilirliğini güçlendirmek amacıyla portföylerini farklı gelir dinamiklerine sahip varlıklarla çeşitlendirmeye devam edeceklerinin de altını çizen İncehasan, bu kapsamda Gebze’de bir veri merkezi projesini hayata geçirmeyi planladıklarını kaydetti. İzmir’in merkezi lokasyonlarından Konak Mersinli’de hayata geçirecekleri karma yaşam projesi VYeniKonak için inşaat sürecini başlatacak sözleşmeyi imzaladıklarını da dile getiren İncehasan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yapımı devam eden projelerimiz arasında yer alan ve ticari üniteler dahil toplam 332 adet bağımsız bölümden oluşan VSancaktepe Merkez projemizde inşaat ilerleme oranı %65 seviyesine ulaştı. Proje kapsamında 119 adet satış vaadi sözleşmesi imzaladık. Yatırım amaçlı gayrimenkullerimiz arasında yer alan Nidapark Küçükyalı projesindeki kalan bağımsız bölümlerin de satışlarını tamamladık. Medyan Kadıköy projesinde ise 30 adet bağımsız bölümün 28’i için satış vaadi sözleşmesi imzalayarak önemli bir satış başarısı elde ettik.” “Ülkemizin ihtiyaçlarını doğru okuyarak, yenilikçi bakış açısıyla geliştirdiğimiz projelerimizle sadece bugüne değil, geleceğe de yatırım yapıyoruz” Vakıf GYO olarak imza attıkları her projeyi içinde hayatın yeşereceği, ailelerin huzurla yaşayacağı, çocukların güvenle büyüyeceği ve ticari hayatın değer üreteceği nitelikli yaşam alanları olarak ele aldıklarını ifade eden İncehasan, “Ülkemizin ihtiyaçlarını doğru okuyarak, yenilikçi ve modern bakış açısıyla geliştirdiğimiz konut ve ticari projelerimizle sadece bugüne değil, geleceğe de yatırım yapıyoruz. Ülkemize değer katan, aile yaşamını güçlendiren ve ekonomik hayata sürdürülebilir katkı sağlayan projeler üretme sorumluluğuyla faaliyetlerimize kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. “Şirketimizi kalkınma hedefleriyle uyumlu beş yıllık stratejik plan çerçevesinde yönetiyoruz” Vakıf GYO’nun kurumsal yönetim ilkelerine bağlı, şeffaf, hesap verebilir ve paydaş memnuniyetini önceliklendiren çalışma anlayışıyla faaliyetlerini sürdürdüğünün altını önemle çizen Onur İncehasan, “Sürdürülebilirlik alanındaki sorumluluk bilincimizle; çevreye duyarlı uygulamaları hayata geçiriyor, tüm faaliyetlerimizde kaynak verimliliğini esas alan bir yaklaşımı benimsiyoruz. Şirketimizi kalkınma hedefleriyle uyumlu beş yıllık stratejik plan çerçevesinde yöneterek katma değerli toplumsal projelerimizle, hayat bulduğumuz bu topraklara vefa borcumuzu ödüyoruz. Bu anlayış doğrultusunda, 2025 yılı Ağustos ayında yayımladığımız TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu ile sektörde ilk üç GYO arasında yer almış bulunuyoruz. Ayrıca, Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne dahil olan ve Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notunu 9,42’ye yükseltmiş bir şirket olarak, kurumsal yönetim ilkelerini başarıyla taçlandırdığımız bir yılı daha geride bırakmış bulunuyoruz”dedi. “Sektörde referans kuruluş olma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” 2020 yılında başlattıkları kurumsal gelişim yolculuğunda EFQM modelini başarıyla uygulayarak sırasıyla Türkiye Mükemmellik Ödülü, Türkiye Mükemmellik Büyük Ödülü, akabinde dünyanın çeşitli ülkelerinden birçok kuruluşun yer aldığı EFQM küresel ödül sürecinde en yüksek puanı alarak 7 elmas ile ödül alan ilk kuruluş olmanın gururunu yaşadıklarını ve 2025 yılında çalışan memnuniyetini ve gelişimini merkeze alan güçlü ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı yaratma anlayışı doğrultusunda %91 Trust Index skoru ile Great Place to Work®️ Sertifikası almaya hak kazandıklarını da hatırlatan İncehasan, “Türkiye’nin en köklü bankalarından biri olan VakıfBank’ın gücü ve desteğiyle, vizyonumuzu bu büyük deneyimle harmanlayarak; yeniliğe öncülük eden, güvenilir ve sürdürülebilir projelerle, sektörde referans kuruluş olma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğuş Teknoloji, Kurumların Rekabet Gücünü Güçlendiren Yeni Nesil Altyapıyı Sunuyor Haber

Doğuş Teknoloji, Kurumların Rekabet Gücünü Güçlendiren Yeni Nesil Altyapıyı Sunuyor

Yapay zekâ uygulamalarının hızla yaygınlaşması, veri üretimini ve işlem gücü ihtiyacını benzeri görülmemiş bir seviyeye taşıyor. Üretken yapay zekâ, büyük dil modelleri ve makine öğrenimi tabanlı sistemler; yüksek yoğunluklu hesaplama, kesintisiz erişim ve güvenli veri yönetimi gereksinimlerini veri merkezlerinin merkezine yerleştiriyor. Küresel araştırmalar, bu dönüşümün etkisiyle 2030 yılına kadar dünya genelindeki veri merkezi sayısının 8.400’ün üzerine çıkabileceğini ortaya koyuyor. Doğuş Teknoloji, bu yapısal dönüşüme yanıt olarak uzun yıllardır hizmet veren veri merkezi altyapısını Unity Data Center markası altında, yapay zekâ odaklı yeni bir vizyonla yeniden konumlandırıyor. Unity Data Center, fiziksel barındırmanın ötesine geçerek; GPU tabanlı hesaplama kapasitesi, entegre altyapı katmanları ve yönetilebilir hizmet modeliyle yapay zekâ odaklı kurumsal dönüşümün altyapı temelini oluşturuyor. Yüksek güç yoğunluğuna uygun tasarlanmış mimarisi, ölçeklenebilir kapasite planlaması ve operasyonel sorumluluğu üstlenen hizmet yaklaşımı sayesinde kurumlar, yapay zekâ projelerini güvenli ve sürdürülebilir biçimde devreye alabiliyor. Yapay Zekâ Odaklı Yeni Nesil Veri Merkezi Altyapısı Yapay zekâ iş yüklerinin artmasıyla birlikte veri merkezlerinde güç yoğunluğu, enerji yönetimi ve soğutma altyapısı kritik birer unsur haline geliyor. Unity Data Center, yüksek yoğunluklu hesaplama gerektiren iş yükleri için tasarlanmış modüler ve ölçeklenebilir mimarisiyle bu ihtiyaca yanıt veriyor. Gelişmiş enerji, soğutma ve network altyapısı sayesinde düşük gecikme, yüksek erişilebilirlik ve kesintisiz performans gerektiren yapay zekâ uygulamaları kurumsal ölçekte destekleniyor. Uptime Institute standartlarıyla uyumlu Tier 3+ tasarımı, modüler büyümeye elverişli yapısı ve farklı ölçeklerde genişleme imkânı sunan mimarisiyle Unity Data Center; kurumların bugünkü ihtiyaçlarının yanı sıra gelecekteki yapay zekâ odaklı büyüme planlarına da uyum sağlayacak esnekliği sunuyor. Bu yaklaşım, operasyonel süreklilikten maliyet optimizasyonuna kadar geniş bir alanda rekabet avantajı oluşturuyor. Yönetişim, Süreklilik ve Kontrol Odağında Altyapı Yaklaşımı Dijital altyapı kararları, bugün yalnızca teknik tercihler olarak değil; regülasyon uyumu, kriz anlarında kontrol kabiliyeti ve kurumsal itibar gibi başlıkları doğrudan etkileyen stratejik yönetişim kararları olarak ele alınıyor. Bu çerçevede veri merkezleri, teknolojik kapasitenin ötesinde, kurumların belirsizlik dönemlerinde dahi operasyonel hakimiyetini korumasını sağlayan kritik bir yapı taşı haline geliyor. En verimli kurumlar, altyapıyı en az konuşanlardır. Doğru tasarlanmış ve iyi yönetilen bir altyapı, görünmez hale gelir. Unity Data Center, teknik karmaşıklığı arka planda tutan yaklaşımıyla; ekiplerin enerjisini altyapı yönetimine değil, iş geliştirme, müşteri deneyimi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine yönlendirmesine olanak tanıyor. Böylece teknoloji, karar alma süreçlerini zorlaştıran bir unsur olmaktan çıkarak, yönetişimi destekleyen bir zemine dönüşüyor. Tüm bu süreci destekleyen önemli bir unsur da veri merkezi operasyonları ile yapay zekâ kullanım senaryolarını birlikte değerlendiren uzman bir ekibin doğrudan yapı içinde konumlanması olması. Uzman ekip, altyapı kapasitesi ile AI projelerinin ihtiyaçlarını eş zamanlı ele alarak kurumların yapay zekâ uygulamalarını daha hızlı devreye almasına ve güvenle ölçeklendirmesine katkı sağlıyor. Bu yaklaşımı değerlendiren Teknoloji Operasyonları ve Siber Güvenlikten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Eray Gözener, “Bugün dijital altyapı, IT ekiplerinin yönettiği bir teknik alan olmaktan çıktı; doğrudan üst yönetimin sorumluluğunda ele alınması gereken stratejik bir başlık haline geldi. Çünkü altyapı doğru kurgulandığında konuşulmaz, işini yapar. Biz Unity Data Center’ı tam da bu anlayışla konumlandırıyoruz. Kurumların kriz anlarında refleks gösterebildiği, günlük operasyonlarda ise altyapıyı düşünmek zorunda kalmadığı bir teknoloji zemini oluşturmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde devreye alacağımız 250 kabinlik yeni yatırım ile kabin başına 10 kW güç kapasitesine sahip, AI-native prensiplerle tasarlanmış ve yönetilebilir hizmet modeliyle sunulan genişleme fazını hayata geçiriyoruz. Bu adım, yüksek güç yoğunluğu gerektiren yapay zekâ iş yüklerinde operasyonel sorumluluğu üstlenen entegre bir yapı sunmamızı mümkün kılacak.” dedi. Güvenlik, Esneklik ve Yönetilebilirlikte Kurumsal Standartlar Unity Data Center, yüksek güvenlik ve süreklilik beklentisi olan kurumsal yapılar için çok katmanlı bir mimari sunuyor. Fiziksel ve dijital güvenlik katmanları, yedekli network altyapısı, 7/24 izlenen operasyon merkezi ve uluslararası standartlarla uyumlu süreçler sayesinde kritik iş yükleri kesintisiz biçimde yönetiliyor. Hibrit ve bulut tabanlı altyapıları destekleyen sanallaştırma ve IaaS platformları; işletmelerin kaynaklarını anlık olarak ölçeklendirmesine, iş yüklerini esnek biçimde yönetmesine ve BT operasyonlarını sadeleştirmesine imkân tanıyor. Yönetilebilir hizmetler yaklaşımı, kurumların altyapı operasyonlarını merkezi ve kontrol edilebilir bir yapıya taşıyor. Sürdürülebilir Enerji Modeliyle Güçlenen Teknoloji Ekosistemi Unity Data Center’ı farklılaştıran temel unsurlardan biri de sürdürülebilir enerji altyapısı. 2.300 adet güneş paneliyle yaklaşık 800 kVA güç üreten yenilenebilir enerji sistemi sayesinde veri merkezinin enerji ihtiyacı büyük ölçüde sürdürülebilir kaynaklardan karşılanıyor. Yüksek enerji tüketimi gerektiren yapay zekâ iş yükleri, bu sayede çevresel etkiyi minimize eden bir altyapı üzerinde çalışıyor. Bu yaklaşım, sürdürülebilirliği teknoloji yatırımlarının ayrılmaz bir parçası haline getirirken, Unity Data Center’ı yalnızca bugünün değil, uzun vadeli dijital dönüşüm hedeflerinin de güçlü bir bileşeni olarak konumlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Estap, Veri Merkezi Standartlarını Yükseltiyor Haber

 Estap, Veri Merkezi Standartlarını Yükseltiyor

Türkiye’de kabinet sektörüne endüstriyel tasarım ve inovatif dizayn anlayışı kazandıran Estap, DCMax ve Cloudmax kabinetleriyle performans, estetik ve işlevselliği aynı çizgide buluşturuyor. %63 ve %80 perfore ön ve arka kapı seçenekleri sayesinde hava akışını maksimum seviyede yöneten bu çözümler, yüksek yoğunluklu veri merkezi ortamlarında dahi istikrarlı bir soğutma performansı sunuyor. Geniş açılabilen kapı yapıları, kurulum, bakım ve operasyon süreçlerini kolaylaştırarak zaman ve iş gücü tasarrufu sağlıyor. Sıcak ve soğuk koridor uygulamalarına uyumlu tasarlanan kabinetler, pasif soğutma avantajıyla enerji tüketiminin azaltılmasına katkıda bulunurken, işletme maliyetlerini de aşağı çekiyor. Estetik detaylarla desteklenen endüstriyel tasarım yaklaşımı, teknik gereksinimlerin yanı sıra mekânsal bütünlüğü de gözetiyor. DCMax ve Cloudmax kabinetler tüm bu özellikleriyle, sürdürülebilir, verimli ve geleceğe hazır veri merkezi altyapıları için güçlü bir çözüm alternatifi sunuyor. DCMax ve Cloudmax ile Güçlü Veri Merkezi Altyapıları Estap’ın DCMax ve Cloudmax kabinet serileri, veri merkezi altyapılarında operasyonel verimliliği artırmak üzere geliştirilen kapsamlı çözümler sunuyor. Kullanıcı odaklı tasarımlarıyla öne çıkan bu kabinetler; fan sistemleri, dikey kablo düzenleyiciler ve kablo tavaları, tekerlekli ya da sabit ayak seçenekleri, sabit ve hareketli raflar, aydınlatma modülleri, dengeleme barası, topraklama sürekliliği ve zemine sabitleme kiti gibi donanımlarla esnek ve güvenli bir kullanım sağlıyor. Büyük ölçekli veri merkezlerinin ihtiyaçları gözetilerek tasarlanan DCMax, sağlam gövde yapısı ve gelişmiş güvenlik özellikleriyle dikkat çekiyor. 1500 kg’a kadar taşıma kapasitesi, geniş iç hacmi ve fonksiyonel tasarımı sayesinde yoğun sistem yüklerinde dahi yüksek performans sunuyor. Genişletilmiş kablo giriş alanları kablo yönetimini kolaylaştırırken, IP20 koruma seviyesi ve %80 perfore ön ve arka kapıları etkin soğutma ve dengeli hava sirkülasyonu sağlıyor. Ayrıca 1000 kg sismik testten başarıyla geçen DCMax, dayanıklılığını uluslararası standartlarda kanıtlıyor. Modüler ve kurulumsuz (flat-pack) yapısıyla öne çıkan Cloudmax ise taşıma ve depolama süreçlerinde %50’ye varan alan tasarrufu sunuyor. Profesyonel kablo yönetim çözümleri sayesinde düzenli bir altyapı oluşturan Cloudmax, kablo karmaşasını ortadan kaldırarak kurulum ve bakım süreçlerini daha pratik hale getiriyor. Enerji Verimliliğini Destekleyen Kabinet Çözümleri 47U’ya kadar uzanan farklı boyut alternatifleriyle tasarlanan DCMax ve Cloudmax kabinetler, değişen altyapı gereksinimlerine esnek çözümler sunuyor. Kilitlenebilir çelik sac panelleriyle güvenliği üst seviyeye taşıyan bu sistemler, ön ve arka profillerde yer alan kablo düzenleyici halkalar sayesinde düzenli ve kontrollü bir kablo yönetimi sağlıyor. Fan ünitesi açma-kapama butonu, sigorta sistemi ile dijital ve analog termostat seçenekleri ise kullanım konforunu ve operasyonel kontrolü artırıyor. Estap’ın ileri teknolojiyle geliştirdiği DCMax serisi, kritik öneme sahip veri merkezi altyapıları için yüksek güvenilirlik ve ölçeklenebilirlik vadediyor. Tüm sunucu markalarıyla uyumlu yapısı, ekipmanlar yüklüyken dahi hareket kabiliyeti sunan 19" dikmeleri ve pratik şekilde monte edilebilen kablo düzenleyici aksesuarları sayesinde kurulum ve bakım süreçlerinde zaman ve maliyet avantajı sağlıyor. DCMax ve Cloudmax kabinetler, yalnızca güvenli ve dayanıklı bir altyapı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda enerji verimliliğini destekleyen çözümleriyle de öne çıkıyor. Projeye özel olarak kurgulanan sıcak-soğuk koridor uygulamalarıyla hava akışı optimize edilirken, Estap yerli üretim gücü ve mühendislik yaklaşımıyla veri merkezleri için yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone 5G İçin Yeni Nesil Otomasyon Platformu Horizon’ı Devreye Aldı Haber

Vodafone 5G İçin Yeni Nesil Otomasyon Platformu Horizon’ı Devreye Aldı

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, şebeke operasyonlarında yıllar içinde farklı ekipler tarafından geliştirilen dağınık uygulamaları yeniden kullanılabilir otomasyon modüllerine dönüştüren Horizon platformunu devreye aldı. Yerli teknoloji şirketi TechNarts iş birliğiyle geliştirilen Horizon; yazılım tanımlı ağ (SDN) farkındalığı, uygulama programlama arayüzü (API) tabanlı orkestrasyon yetenekleri ve merkezi yürütme kabiliyetiyle, mevcut altyapılar ile geleceğin dijital şebeke mimarilerini aynı çatı altında buluşturarak, mobil ve sabit IP omurga ağında, şebeke güvenliğinde, veri merkezi ve telco bulut ortamlarında uçtan uca operasyonel bütünlük sağlıyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Yago Lopez, şunları söyledi: “Geleceğin bağlantı teknolojileri yalnızca güçlü altyapılar değil, aynı zamanda akıllı, esnek ve yazılım odaklı operasyonel kabiliyetler gerektiriyor. Horizon ile operasyonlarımızı bağımsız çözümlerden bütüncül bir orkestrasyon yaklaşımına taşıdık. Yerli iş ortağımız TechNarts ile geliştirdiğimiz bu platform, mevcut ağlarımızı daha verimli yönetmemizi sağlarken, 5G ve ötesi için ölçeklenebilir, sürdürülebilir ve geleceğe hazır bir operasyonel temel oluşturuyor.” TechNarts Kurucu Genel Müdürü ve Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK) Yönetim Kurulu Üyesi Taha Yaycı da şöyle konuştu: “Vodafone Türkiye’nin, tamamen yerli olarak geliştirilen yazılım ürünlerini, kendi şebeke ekosistemlerine entegre etme yaklaşımı; ulusal haberleşme teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik güçlü bir kararlılığı ortaya koymaktadır. Horizon, küresel operatörler ile yerli teknoloji sağlayıcıları arasındaki iş birliğinin, ölçeklenebilir, güvenli ve geleceğe hazır platformların ortaya çıkmasını nasıl mümkün kıldığını göstermektedir. HTK ekosistemi içinde faaliyet gösteren bir şirket olarak TechNarts, Türkiye’nin dijital dönüşüm hedeflerini destekleyen ve teknolojik bağımsızlığı güçlendiren yerli yazılım çözümlerine yatırım yapmaya kararlılıkla devam etmektedir.” Türkiye’de bir ilk: Cisco CNC ile operasyonel SDN entegrasyonu Horizon, Türkiye’de ilk kez Cisco Crosswork Network Controller (CNC) ile doğrudan operasyonel entegrasyon sağlayan platform olma özelliğini taşıyor. Bu entegrasyon sayesinde gerçek zamanlı topoloji bilgisi, cihaz durumu ve kontrolcü zekâsı günlük operasyonel iş akışlarının doğal bir parçası haline geliyor. Orkestrasyon kararları hem SDN kontrolcü verileri hem de geleneksel operasyonel mantıkla birlikte değerlendirilerek daha akıllı ve bağlama duyarlı hale getiriliyor. Veri merkezinden IP omurga şebekesine kadar uçtan uca otomasyon Horizon, Ansible Tower entegrasyonu sayesinde veri merkezi operasyonlarını mobil ve sabit omurga operasyonlarıyla birlikte tek bir orkestrasyon çatısı altında yönetebiliyor. Provizyon, konfigürasyon ve doğrulama adımları yapılandırılmış ve tekrar kullanılabilir hatlar üzerinden yürütülürken; izleme, envanter, güvenlik ve kimlik sistemleri de platformla entegre çalışıyor. Bu yapı, farklı teknoloji katmanlarının birbirinden kopuk değil, birlikte çalışan bir otomasyon ekosistemi olarak yönetilmesini sağlıyor. Periyodik çalışan 86 bin farklı aktiviteyi otomatize ederek, operasyonel kabiliyeti %30’a kadar artırıyor. Operatör odaklı, geleceğe hazır platform Gerçek mühendislik çalışma biçimleri dikkate alınarak tasarlanan Horizon; özelleştirilebilir panolar, on-call (çağrı üzerine çalışan) ekranları, farklı ekip ihtiyaçlarına göre uyarlanabilen arayüzler ve tekdüzen kaynak konum belirleyici (URL) tetiklemeli otomasyon pencereleriyle operatör odaklı ve kolay uygulanabilir bir deneyim sunuyor. Vodafone Türkiye’nin şebeke operasyonlarının temel otomasyon katmanı olarak konumlanan Horizon, yapay zekâ destekli operasyonlar ve yeni nesil şebeke mimarileri için de güçlü ve sürdürülebilir bir zemin oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens ve ENKA’dan Dijital Altyapı İş Birliği Haber

Siemens ve ENKA’dan Dijital Altyapı İş Birliği

İş birliği kapsamında Siemens, ENKA İnşaat’ın veri merkezleri ve yeni nesil dijital altyapı yatırımlarına odaklanan grup şirketi ENKA Data Solutions’ın Tuzla Veri Merkezi Projesi’nde uçtan uca dijital altyapı çözümleriyle yer alacak. Bu iş birliği ile yüksek operasyonel süreklilik, enerji verimliliği ve ölçeklenebilirlik odağında yeni nesil bir veri merkezi altyapısının oluşturulması hedefleniyor. Siemens, ENKA İnşaat’ın veri merkezleri ve yeni nesil dijital altyapı yatırımlarına odaklanan grup şirketi ENKA Data Solutions tarafından hayata geçirilen Tuzla Veri Merkezi Projesi’nin dijital altyapı çözüm ortağı oldu. Siemens, yapay zekâ, bulut bilişim ve yüksek performanslı bilgi işlem uygulamalarının artan ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanan Tuzla Veri Merkezi Projesi’nde uçtan uca elektrik dağıtımı, otomasyon ve dijital altyapı çözümleriyle projenin yüksek süreklilik, güvenilirlik ve ölçeklenebilirlik hedeflerine katkı sağlıyor. Siemens ve ENKA İnşaat arasında gerçekleştirilen stratejik iş birliğini değerlendiren Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, “Veri merkezlerini dijital çağın fabrikaları olarak görüyorum. Veri merkezleri enerji ve verinin kesiştiği yerde yapay zekayı gerçek ekonomiye dönüştüren kritik alt yapılardır. Bu nedenle veri merkezleri, bugünün kapasite ihtiyacına değil Türkiye'nin rekabet gücüne ve dijital dayanıklılığına yapılan bir yatırımdır. Bu bağlamda, ENKA gibi inşaat sektörünün en önemli oyuncularından biriyle iş birliği yapmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Siemens olarak, ENKA Data Solutions’ın Tuzla Veri Merkezi Projesi’nde, uçtan uca elektrik, otomasyon ve dijital altyapı çözümlerimizle yüksek operasyonel süreklilik, güvenilirlik ve ölçeklenebilirlik sunan bir altyapının hayata geçirilmesine katkı sağlıyoruz. Yapay zekâ ve bulut tabanlı iş yüklerinin hızla arttığı bir dönemde, bu yaklaşım yeni nesil veri merkezi altyapılarının geliştirilmesi açısından önemli bir adımı temsil ediyor. Bu iş birliğinin enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı dijital altyapı yatırımlarını destekleyerek Türkiye’nin dijital dönüşüm hedeflerine önemli bir katkı sağlayacağına inanıyorum. Siemens olarak, uçtan uca dijital ve otomasyon çözümlerimizle Türkiye’nin stratejik dijital altyapı yatırımlarına değer katmayı sürdüreceğiz” dedi. Tuzla Veri Merkezi Projesi İçin Entegre Bir Dijital Altyapı Mimarisi Oluşturuluyor Proje kapsamında Siemens, veri merkezinin orta ve alçak gerilim elektrik dağıtım sistemlerinin yanı sıra hava izoleli 8BT2 ve gaz izoleli 8DJH orta gerilim panoları ile Sivacon alçak gerilim panolarını kapsayan altyapı çözümleri sunuyor. WinCC OA SCADA ve S7-1500 PLC ürün ailesi üzerinden enerji izleme ve yönetimi, bina otomasyonu ve soğutma sistemleri yönetimi gibi dijital altyapı çözümleriyle birlikte, veri merkezi için uçtan uca bir dijital altyapı yaklaşımı hayata geçiriliyor. Proje ile veri merkezinin orta ve alçak gerilim elektrik dağıtım sistemleri, enerji izleme ve yönetimi, bina otomasyonu ve soğutma sistemleri yönetimini kapsayan entegre bir dijital altyapı mimarisi oluşturuluyor. Sunulan bu çözümler, veri merkezinin mevcut operasyonel ihtiyaçlarını karşılarken, gelecekteki kapasite artışlarına ve büyüme senaryolarına uyum sağlayacak şekilde ölçeklenebilir bir yapı sunuyor. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde veri merkezinin enerji altyapısında dijital izlenebilirlik sağlanırken, operasyonel risklerin azaltılması ve enerji verimliliğinin artırılması hedefleniyor. Aynı zamanda sürdürülebilirlik odaklı altyapı tasarımıyla karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlanması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Veri Merkezlerinin Tasarım ve Operasyonları Yeniden Şekillenecek Haber

Veri Merkezlerinin Tasarım ve Operasyonları Yeniden Şekillenecek

Kritik dijital altyapı ve süreklilik çözümlerinin küresel sağlayıcısı Vertiv'in yayımladığı rapora göre, veri merkezi inovasyonu, yapay zekâ odaklı makro dinamikler ve teknolojik trendlerin etkisiyle şekillenmeye devam ediyor. Kurum genelindeki uzmanların katkılarıyla hazırlanan Vertiv™ Frontiers raporu, yapay zeka (AI) için güç altyapısının dönüşümünden dijital ikizlere ve uyarlanabilir sıvı soğutma teknolojilerine kadar, bugün ve gelecekte inovasyonu yönlendiren başlıca teknoloji trendlerini mercek altına alıyor. Vertiv Ürün ve Teknoloji Direktörü Scott Armul, konuyla ilgili şunları söyledi: "Veri merkezi sektörü, yapay zeka uygulamalarının ihtiyaç duyduğu yüksek işlem gücü ve hızlı kurulum beklentilerine uyum sağlamak için tasarım, kurulum ve işletme süreçlerini hızla değiştiriyor. Artan işlem yoğunluğu, veri merkezlerinin artık gigawatt seviyelerinde ve çok daha büyük ölçekte kurulmasını gerektiriyor. Bu da daha yüksek voltajlı DC güç altyapıları ve gelişmiş sıvı soğutma sistemleri gibi yeni teknolojilerin öne çıkmasına yol açıyor. Ayrıc a, yerinde enerji üretimi ve dijital ikiz gibi çözümlerin, yapay zekânın daha hızlı yaygınlaşmasına ve ölçeklenmesine önemli katkı sağlamasını bekliyoruz." Vertiv Frontiers raporu, Vertiv'in önceki yıllarda paylaştığı Veri Merkezi Trendleri öngörülerini bir adım ileri taşıyor. Raporda, veri merkezlerini dönüştüren başlıca etkenler yer alıyor. Bunlar arasında, yapay zekâ ve yüksek performanslı bilişimin (HPC) yol açtığı işlem yoğunluğundaki hızlı artış, veri merkezlerinin artık çok daha büyük ölçekte ve çok daha kısa sürede, gigawatt seviyelerinde kurulması, tesislerin yapay zekâ çağında tek bir "bili im birimi" olarak tasarlanıp işletilmesi gereği ve artan çip ve işlemci çeşitliliğine uyum sağlama ihtiyacı öne çıkıyor. Raporda, bu büyük değişimlerin veri merkezlerinin farklı alanlarını etkileyen beş temel trendi nasıl şekillendirdiği detaylı şekilde ele alınıyor. 1. Yapay zekâ için güç altyapısının dönüşümü Günümüzde pek çok veri merkezi, şebekeden BT kabinlerine kadar uzanan hibrit AC/DC güç dağıtım sistemleriyle çalışıyor. Ancak bu yapı, birden fazla enerji dönüşüm aşaması içerdiği için verimlilik kayıplarına neden oluyor. Yapay zekâ uygulamalarının beraberinde getirdiği yüksek güç yoğunluğu ise mevcut sistemleri giderek daha fazla zorlamaya başladı. Daha yüksek voltajlı DC mimarilerine geçiş, akımın azalmasını, kablo kesitlerinin küçülmesini ve dönüşüm adımlarının sadeleşmesini sağlıyor. Ayrıc a güç dönüşümünün oda seviyesinde merkezi olarak yapılmasına imkân tanıyarak sistemi daha verimli ve ölçeklenebilir hale getiriyor. Bugün hibrit AC ve DC çözümler yaygın olsa da, tam DC standartları ve teknolojileri olgunlaştıkça, artan raf yoğunluklarıyla birlikte yüksek voltajlı DC altyapıların daha yaygın şekilde kullanılacağı öngörülüyor. Yerinde enerji üretimi ve mikro şebekeler de bu dönüşümü destekleyen ve hızlandıran önemli faktörler arasında yer alıyor. 2. Dağıtık Yapay Zekâ (Distributed AI) Bugüne kadar büyük dil modellerini (LLM) desteklemek için yapay zekâ veri merkezlerine yapılan milyarlarca dolarlık yatırımlar, yapay zekâ çözümlerinin hem bireyler hem de kurumlar tarafından yaygın şekilde kullanılmasını amaçladı. Vertiv'e göre yapay zeka, şirketler için artık kritik bir iş bileşeni haline geliyor; ancak bu servisler in nerede ve nasıl sunulacağı, her kurumun kendi ihtiyaçlarına ve çalışma koşullarına göre farklılık gösterecek. Finans, savunma ve sağlık gibi regülasyonun yoğun olduğu sektörlerde ise veri güvenliği, verinin bulunduğu ülke sınırları içinde kalması ve düşük gecikme gereksinimleri nedeniyle yapay zekâ uygulamalarının, bulut yerine özel ya da hibrit ortamlarda, kurum içi veri merkezleri üzerinden çalıştırılması gerekebilecek. Bu noktada esnek ve ölçeklenebilir, yüksek yoğunluklu sistemleri destekleyen güç altyapıları ile sıvı soğutma çözümleri; ister yeni veri merkezi yatırımlarıyla ister mevcut tesislerin dönüştürülmesiyle, dağıtık yapay zeka mimarileri için gerekli kapasitenin hızlı ve güvenli şekilde hayata geçirilmesini sağlayacak. 3. Enerji Otonomisinin Hızlanması Veri merkezlerinde kısa süreli yerinde enerji üretimi, uzun yıllardır kesintilere karşı dayanıklılığı sağlamak için kullanılıyor. Ancak bugün, özellikle yapay zeka veri merkezlerinin hızla artan enerji ihtiyacı ve şebeke kapasitesindeki sınırlamalar, daha uzun süreli ve daha bağımsız bir enerji yapısına geçişi zorunlu kılıyor. Doğal gaz türbinleri ve benzeri teknolojilerle tesis içinde enerji üretimine yapılan yatırımlar; esneklik, güvenilirlik ve operasyonel süreklilik gibi önemli avantajlar sunsa da bu dönüşümün asıl itici gücü enerjiye erişimde yaşanan kısıtlar oluyor. Bu nedenle "Kendi Enerjini (ve Soğutmanı) Getir" gibi yaklaşımlar, veri merkezlerinin gelecekte daha otonom ve şebekeye daha az bağımlı çalışmasını sağlayacak stratejilerin temel parçaları arasında yer alacak. 4. Dijital İkiz Odaklı Tasarım ve Operasyonlar Yapay zekâ iş yüklerinin giderek yoğunlaşması ve GPU'ların daha güçlü hale gelmesi, bu karmaşık "AI fabrikalarının" çok daha hızlı şekilde devreye alınmasını zorunlu kılıyor. Yapay zekâ destekli araçlar sayesinde veri merkezleri artık dijital ikizler aracılığıyla sanal ortamda birebir modellenebiliyor. BT ve kritik altyapı sistemleri prefabrik ve modüler tasarımlar halinde entegre edilerek birer "bilişim birimi" (unit of compute) olarak sahaya kurulabiliyor. Bu yaklaşım, kurulum ve devreye alma sürelerini ciddi ölçüde kısaltarak, yapay zekâ uygulamalarında "time-to-token" süresini yüzde 50'ye varan oranlarda azaltma potansiyeli sunuyor. Dijital ikiz tabanlı bu model, gelecekte yapay zekâ için gerekli olacak gigawatt ölçeğindeki veri merkezi yatırımlarının daha hızlı ve verimli şekilde hayata geçirilmesinde kritik bir rol oynayacak. 5. Uyarlanabilir ve Dayanıklı Sıvı Soğutma Yapay zeka iş yükle rinin hızla artması, sıvı soğutma teknolojilerini veri merkezlerinin vazgeçilmez bir parçası haline getirdi. Ancak yapay zekâ sadece daha güçlü soğutma ihtiyacı yaratmakla kalmıyor; aynı zamanda bu sistemlerin çok daha akıllı ve verimli çalışmasını da sağlıyor. Yapay zeka destekli izleme ve kontrol mekanizmaları sayesinde sıvı soğutma altyapıları, olası arızaları önceden öngörebilen, akışkanları ve ekipmanları en verimli şekilde yöneten ve kendi performansını sürekli optimize edebilen yapılara dönüşüyor. Bu yaklaşım, yüksek değerli donanımların ve üzerlerinde çalışan kritik iş yüklerinin daha güvenilir, kesintisiz ve dayanıklı bir şekilde çalışmasına olanak tanıyor. Vertiv, 130'dan fazla ülkede faaliyet göstererek dünya genelinde veri merkezleri, iletişim ağları ile ticari ve endüstriyel tesislere yönelik kritik dijital altyapı çözümleri sunuyo r. Güç yönetimi, ısı yönetim ve BT altyapısını kapsayan geniş ürün ve servis portföyü, buluttan ağın uç noktasına kadar uzanan tüm dijital ekosistemi destekliyor. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde müşteriler, giderek karmaşıklaşan dijital dünyada operasyonlarını kesintisiz sürdürebiliyor, yüksek performans elde edebiliyor ve güvenle ölçeklenebiliyor.

Akbank’tan Yapay Zekâya Özel Yeni Nesil Altyapı Haber

Akbank’tan Yapay Zekâya Özel Yeni Nesil Altyapı

Akbank, müşteri deneyiminden operasyonel süreçlere kadar geniş bir alanda ve aktif biçimde kullandığı yapay zekâ çözümleri için yeni nesil bir altyapı yatırımını hayata geçiriyor. Bankanın günlük bankacılık işlemleri, risk ve kredi değerlendirme, güvenlik, müşteri iletişim merkezi ve dijital etkileşim noktaları gibi alanlarda kullanılan yapay zekâ uygulamalarının artması, yüksek işlem gücü ihtiyacını da beraberinde getirdi. Bu doğrultuda Akbank, yapay zekâ ve ileri analitik iş yüklerine özel olarak tasarlanan yeni nesil GPU altyapı yatırımını başlattı. Gerçekleştirilen yatırımın Akbank’ın yapay zekâ odaklı çalışmalarına güç katacağını belirten Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay, “Akbank’ta yapay zekâyı bankacılığın geleceğini şekillendiren temel bir mühendislik yetkinliği olarak ele alıyoruz. Bu kapsamda operasyonlarımız genelinde yapay zekâ temelli çözümlerle hem çalışma arkadaşlarımızın hem de müşterilerimizin yaşamına değer katıyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni nesil GPU altyapısı bu çalışmalarımızı geliştirmek ve geleceğe taşımak için ihtiyaç duyduğumuz yüksek işlem gücünü, güvenliği ve ölçeklenebilirliği kurumsal seviyede bir araya getiriyor. Tamamı Akbank Teknoloji mühendisleri tarafından tasarlanan bu altyapı, regülasyonlara uyumlu, sürdürülebilir ve gelecekteki kullanım senaryolarına açık yapısıyla bankacılıkta yapay zekâ kullanımını bir üst seviyeye taşıyacak. Bu yatırımla amacımız, teknolojiyi hazır çözümlerle tüketen değil; tasarlayan, yöneten ve sürekli geliştiren bir kurum olarak uzun vadeli değer üretmek” dedi. Akbank’tan Büyük Ölçekli Yapay Zekâ İş Yükleri için Yeni Nesil Altyapı 30 bin metrekare büyüklüğündeki Akbank Veri Merkezi içerisinde konumlandırılan Akbank Yapay Zekâ Altyapı Alanı, 1 MW ilave enerji kapasitesi ve 750 GPU’dan oluşan yüksek performanslı bir grafik işlemci kümesiyle kurgulanıyor. Altyapı; büyük ölçekli yapay zekâ modelleri, üretken yapay zekâ uygulamaları ve yoğun hesaplama gerektiren ileri analitik projeleri kurumsal seviyede destekleyecek şekilde tasarlanıyor. Yapay Zekâ Altyapı Alanı; model eğitimi, yapay zekâ ajanları ve üretken yapay zekâ uygulamaları için optimize edilmiş yüksek işlem gücünün yanı sıra yapay zekâya özel veri depolama çözümleri ve yüksek hızlı ağ altyapısıyla birlikte planlanıyor. Merkezi mimari yaklaşımı sayesinde fiziksel alan ve altyapı kaynaklarının daha verimli kullanılması hedeflenirken, gelecekteki büyüme ve yeni kullanım senaryolarına açık, esnek bir yapı oluşturuluyor. Sürdürülebilirlik ve Akbank Mühendisliği Odağı ile İnşa Ediliyor Akbank’ın yeni yatırımının tasarım sürecinde enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Yapay zekâ sistemlerinin beraberinde getirdiği yüksek enerji ve soğutma gereksinimleri, merkezi ve bütüncül bir mimari anlayışıyla ele alınıyor. Bu sayede yüksek performans hedefleri korunurken, enerji ve iklimlendirme kaynaklarının daha etkin biçimde yönetilmesi amaçlanıyor. Akbank, küresel ölçekte benimsenen modern ve ölçeklenebilir altyapı yaklaşımlarını referans alırken, bu modelleri bankacılık regülasyonları, güvenlik gereksinimleri ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden tasarlıyor. Yapay Zekâ Altyapı Alanı’nın tasarım ve hayata geçirilme süreci, uçtan uca Akbank Teknoloji mühendislerinin sorumluluğunda yürütülüyor. Bu yaklaşım, Akbank’ın teknolojiyi yalnızca kullanan değil; tasarlayan, yöneten ve geliştiren bir kurum olma vizyonunu yansıtıyor. Bu yatırımla Akbank, yapay zekâyı bankacılık faaliyetlerinde uzun vadeli değer üreten stratejik bir yetkinlik olarak konumlandırıyor. Banka, yapay zekâya yönelik altyapı ve mühendislik yatırımlarıyla Türkiye finans sektörünün dijital dönüşümüne yön vermeyi ve geleceğin bankacılığını bugünden inşa etmeyi hedefliyor.

ABB, Veri Merkezi Soğutmasında Yapay Zekâya Yatırım Yaptı Haber

ABB, Veri Merkezi Soğutmasında Yapay Zekâya Yatırım Yaptı

ABB–OctaiPipe iş birliği sayesinde veri merkezlerinin soğutma sistemlerinde %30’a varan enerji tasarrufu sağlanması hedefleniyor. İsviçre merkezli otomasyon ve elektrifikasyon teknoloji lideri ABB, veri merkezlerindeki soğutma süreçlerini yapay zekâ ile daha verimli hale getiren Birleşik Krallık merkezli OctaiPipe’a stratejik bir yatırım gerçekleştirdi. OctaiPipe’ın geliştirdiği yapay zekâ tabanlı yazılım, veri merkezlerinde hava ve sıvı akışını anlık olarak analiz ederek soğutma ihtiyacını en doğru şekilde optimize ediyor. ABB, bu yazılımı kendi elektrifikasyon ve otomasyon çözümleriyle birleştirerek enerji tüketimini azaltmayı, aynı zamanda operasyonel sürekliliği ve sistem dayanıklılığını artırmayı amaçlıyor. Bu iş birliğiyle ABB, veri merkezlerinde daha akıllı, verimli ve sürdürülebilir soğutma çözümleri sunmayı hedefliyor. Küresel veri merkezi kapasitesi talebinin 2023’ten 2030’a kadar yıllık yüzde 19 ila 22 arasında artması beklenirken, bu aynı zamanda enerji tüketimini de hızla artırıyor. 2024 yılında veri merkezleri dünyanın toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 1,5’ini oluşturdu. Sadece soğutma sistemleri bir tesisin elektrik tüketiminin ortalama yüzde 40’ını oluşturuyor. Sürdürülebilir bir gelecek için enerji verimliliğini tüm ürünlerinde en üst düzeye taşımayı hedefleyen ABB, bu noktada veri merkezlerinin soğutma sistemlerinin enerji verimliliğini ve operasyonel dayanıklılığı en üst düzeye çıkarmak için OctaiPipe’ın Federated AI çözümüne yatırım yaptı. Federated AI herhangi bir donanım yenilemesi gerektirmeden veri merkezlerinin soğutma sistemlerinde yüzde 30’a kadar enerji tasarrufu sağlanmasına imkân tanıyor. OctaiPipe CEO’su ve kurucu ortağı Eric Topham, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Veri merkezleri dijital ekonominin lokomotifleridir; ancak enerji tüketimlerinde radikal yenilikler olmadan sürdürülebilir bir şekilde devam etmeleri mümkün değil. Federated AI platformumuzu bir orkestra şefi gibi düşünün; soğutma sisteminin performansını, gerçekten ihtiyaç duyulan seviyeye göre akıllıca ayarlıyor. ABB ile güçlerimizi birleştirerek veri merkezlerinin altyapılarını geleceğe hazırlamalarına yardımcı oluyoruz” ifadelerini kullandı. ABB Hareket Servis İş Kolu Enerji Verimliliği Program Lideri Ankush Gulati ise “Enerji verimliliği, üretim tesislerinin daha çevik, daha temiz ve daha verimli çalışabilmesi için anahtar konumda. Bu bir tercih değil, zorunluluk. OctaiPipe’ın ileri yapay zekâ teknolojisini entegre ederek kanıtlanmış çözüm portföyümüzü gelişmiş yazılım yetenekleriyle genişletiyoruz ve veri merkezlerinin soğutma altyapısındaki enerji tüketimini optimize etmelerini sağlıyoruz. ABD ekonomisinin 2030 yılında veri işleme için tüm yüksek enerji tüketen sanayiden daha fazla elektrik tüketeceği öngörülüyorken bu yatırımımızın etki potansiyeli oldukça büyük” açıklamasında bulundu. Federated AI, gelişmiş ve özel yapay zekâ teknolojilerini kullanarak soğutma ayar noktalarını dinamik şekilde optimize ediyor; bunu yaparken de güvenliği ve regülasyonlara uyumu garanti altına alıyor. Bu yapay zekanın gizlilik öncelikli şirket içi mimarisi; bulut tabanlı çözümlere temkinli yaklaşan veri merkezi operatörleri için de en iyi çözümü sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Emre Pekar vMind’ın Danışma Kurulu Başkanı Oldu Haber

Emre Pekar vMind’ın Danışma Kurulu Başkanı Oldu

Türkiye teknoloji ekosisteminde kritik roller üstlenen, kurduğu girişimleri küresel ölçekte başarıya ulaştıran Emre Pekar, bulut bilişim sektörünün öncü kurumlarından vMind’ın Danışma Kurulu Başkanı olarak yeni bir sorumluluk üstlendi. Kurucusu olduğu ASNSKY ile teknoloji danışmanlığına yeni bir soluk getiren Pekar, bölgesel saha tecrübesiyle vMind’ın gelecek vizyonuna ve stratejik büyüme hedeflerine rehberlik edecek. 2026 Vizyonu: Egemen Bulut ve AI-Native Dönüşüm vMind periyodik yayınına konuk olan Emre Pekar, yeni odak noktalarını ve 2026 yılı teknoloji projeksiyonunu şu sözlerle özetledi: Dijital Egemenlik ve Güven: "Egemen bulut konusu artık teknik bir tercihin ötesinde, ülkelerin dijital bağımsızlık stratejisinin bir parçasıdır. 2026’da özellikle finans ve kamu gibi kritik sektörlerin ihtiyaç duyduğu 'regülasyon-native' bulut servislerini ve ve rinin güvenle işlenmesini sağlayan 'sovereign edge' mimarilerini önceliklendiriyoruz." Yapay Zekada Sürdürülebilir Verimlilik: "Yapay zeka yatırımlarının iş değerine dönüşmesi için sadece donanım yeterli değil. vMind bünyesinde, performansı ve maliyeti FinOps yaklaşımlarıyla optimize eden, müşterinin AI yolculuğunu uçtan uca yöneten bütünleşik bir AI-native bulut modeli kurguluyoruz. Hedefimiz sadece teknoloji sağlamak değil, dönüşümü yöneten bir oyuncu olmak." Sektöre Değer Katan Bir İş Birliği ASNSKY’ın saha tecrübesi ile vMind’ın bulut kabiliyetlerini aynı vizyonda buluşturan bu atama, Türkiye teknoloji pazarında bölgesel güç olma ve yeni yatırım modelleri geliştirme adına kritik bir adım olarak nitelendiriliyor. Emre Pekar’ın etkin liderlik anlayışı ve stratejik başarı kazanımları, vMind’ın 2026 ve sonrası hedeflerinde kilit rol oynayacak. ASNSKY Hakkında: ASNSKY, siber güvenlik (SIEM), sistem izleme ve yönetilen hizmetler alanında uzmanlaşmış, kurum lara stratejik BT danışmanlığı sunan bir teknoloji girişimidir. vMind Hakkında: vMind, yenilikçi bulut çözümleri, veri merkezi hizmetleri ve stratejik BT danışmanlığı ile bölgenin en prestijli bulut servis sağlayıcılarından biri olarak faaliyet göstermektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.